Diş Telleri Tarihe Karışıyor
Yeni nesil uygulamalardan olan Invisalign yöntemi ile görünümümüze zarar vermeden diş ve çene yapımızda olumlu değişiklikler yapılması mümkün. Konuyu işin uzmanı Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu ile görüştük.Geleneksel diş tellerinin dış görünümü bozması yüzünden tedaviyi zora soktuğunu söyleyen Kışlaoğlu yeni ve eski yöntem arasında farkları şöyle özetliyor;“Geleneksel diş telleri, yetişkinlik döneminde daha uzun sürebilen diş çarpıklığı tedavisini, dişlerin özellikle de ön yüzeylerini saran aparatlar nedeniyle zora sokabilmektedir. Söz konusu diş telleri, iş hayatının gerektirdiği prezantabl görünüme gölge düşmesini istemeyen kadın ve erkeklerin tedavi cesaretini kırabilmektedir. Teknolojinin getirdiği yenilikler neticesinde kullanılmaya başlanan yeni nesil tedavilerden olan , görünmez olması ve çıkarılıp takılabilmesi sayesinde, çalışanlara büyük avantajlar sağlamaktadır.”Tel gibi dikkat çekici aparatlara ihtiyaç duymadan uygulanması açısından değerli olan yöntemi şeffaf braket ve diş arkasından sabitleme yöntemi (Lingual braket) olmak üzere iki şekilde uygulanabilmekte. Şeffaf braketlerin bilgisayarda 3 boyutlu olarak modellenmesiyle diş yapısına en uygun ve kişiye özel olarak üretiliyor. Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu bu iki yöntemin de 2 hafta kadar bir süre kullanıldığını belirtiyor.Çağdaş Kışlaoğlu, bu yöntemin estetik açıdan önemini vurgulayarak: “Invisalign yöntemi kullanılarak diş çarpıklığının tedavi edilme süresi, dişlerin de durumuna bağlı olarak, 1 ile 1,5 yıl arasında değişiklik göstermektedir. Ortodonti uzmanı desteğiyle yürütülecek olan bu süreç, geleneksel ortodonti yöntemlerinde daha uzun sürebileceği gibi, estetik açıdan da kişilerin sosyal ve iş yaşantılarında tatminsizlik sorunuyla karşı karşıya kalmalarına neden olabilecektir. Ancak uygulaması sayesinde, tedavinin daha kısa sürmesi ve kişilerin estetik kaygılarını da aynı anda gidermek mümkün olmakta, kişiler iş yaşamlarında hayal ettikleri gülüşü sergileyebilmektedir” diyor.
Bir Bardak Suyun 46 Faydası
Suyun faydalarını öğrenelim, daha çok tüketelim! Bir bardak suyun 46 yararı var Suyun insan vücudu için hayati önemde olduğunu bilmeyen yok. Az su içmek, vücudun tüm dengesini alt üst edebilir. Su; metabolizmanın düzenlenmesinde ve vücudumuzdaki tüm reaksiyonlarda görevlidir. Bakın bir bardak su içtiğinizde vücudunuzda neler oluyor! İşte suyun faydaları Susuz kalmak cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir. Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz. Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz. Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler. DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır. Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir. Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında görev yapar. Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır.
Göz Şişmesi Nasıl Geçer?
Sabahları aynaya baktığınızda şiş gözler görmek istemiyorsanız göz şişmesi ile ilgili haberimizi mutlaka okuyun. Göz hastalıkları mutlaka ama mutlaka önemsemeniz gereken konuların en başında geliyor. Hem birçok organ rahatsızlık sinyalini göz üzerinden veriyor hem de göz, sosyal hayatımızda en çok kullandığımız organ olduğu için bu açıdan da ayrı bir öneme sahip. Göz şişmesi neden olur? Uykusuzluk, alışılandan fazla kitap okumak, yorgunluk ve stres gibi nedenler gözlerinizin şişmesine ve kızarmasına neden olur.Göz şişmesinedenleri arasında ayrıca alkol, sigara gibi kötü alışkanlıklar ve havasız ortamlarda bulunmak ve yemeklerinizde çok fazla tuz olması da bulunur. Göz şişmesi nasıl geçer? Göz şişmesi, bu rahatsızlığa sebep olan durumu ortadan kaldırdıktan bir süre sonra kendiliğinden geçecektir. Fakat siz evinizde uygulayacağınız birkaç basit uygulama ile göz şişmesi durumundan kurtulabilirsiniz. Bunlardan biri patetesi ve salatalığı yuvarlak dilimleyip 25 dakika boyunca şişen gözleriniz üzerinde tutmak ve daha sonra gözlerinizi iyice durulamaktır. Bir diğer yöntemde ise buz dolu poşeti dayanabildiğiniz kadar gözlerinize tutup bekletmek. Geçmişten günümüze gelen en önemli çözüm ise hepimizin bildiği gibi; çay. Demlenmiş çaya batırdığınız pamuğu 15 dakika boyunca gözünüzde bekletin. Bu uygulamayı yeşil çay ile de deneyebilirsiniz.
Asya'da Yeni Bir Kuş Türü Keşfedildi
Bilim insanları, türünün yalnızca tek bir örneği olan yeni bir kuş familyası keşfetti. Tüneyen ötücü kuşlardan serçe familyasını inceleyen araştırmacılar, hayat ağaçlarında 10 farklı dal tespit etti. Uzmanlar, çalıkuşu ve diğer ötücü kuşlara benzeyen yeni kuş türünün 'Elachura' olarak tanımlanmasını tavsiye ediyor. Araştırma, Biyoloji Mektupları (Biology Letters) adlı dergide yayımlandı. İsveç Uppsala Üniversitesi Ziraat Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Per Alstrom, “Türünün tek örneği olan bu kuş, en büyük grup olan tüneyen kuşlar içinde yaşayan en eski temsilci. Bu familya dünyadaki 10 bin 500 kuş türünü yüzde 36’sını kapsıyor” dedi. Araştırmayı Uppsala Üniversitesi ve Çin Bilim Akademisi ortak yürüttü. Daha önce Spelaeornis formosus, olarak bilinen Elachura formosa , Himalayalar’dan Çin’in güneyine kadar uzanan bölgede tüneyen ötücü kuşların küçük bir türü. Prof. Alstrom bu türü, “çok gizemli ve subtropikal dağlık ormanlardaki karışık bitki örtüsünün derinlerine gizlendiği için gözlemlemesi güç” olarak tanımlıyor. “Fakat, erkek kuşlar kuluçka döneminde kendilerine has çok tiz bir sesle ötmeye başlıyor. Bu ses Asya’daki hiçbir diğer kuşun sesine benzemiyor. Bazen çalıların arasında bir dala konmuş halde görülebiliyor.” Prof. Alstrom, bu yeni tür kuşun daha önce fark edilmemiş olmasını da ‘çalıkuşu ve diğer ötücü kuşlarla’ büyük benzerlikler taşımasına bağlıyor. Uzman, Elachura’nın diğer türlerle aynı doğa şartlarında yaşadığı için gelişim sırasında benzerlikler doğabileceğini söylüyor. Biyologlar, kuşların kalıtımsal yapılarını anlamak için DNA’larındaki moleküler farkları inceledi ve gelişimlerini açığa çıkardı. Araştırmacılar geçtiğimiz yıllarda da benzer yöntemlerle yaptıkları keşiflerde aladoğan türünün, atmacadan çok, şakrakkuşu türüne yakın olduğunu tespit etmişti. Prof. Altrom, moleküler incelemelerin kuş türleri arasındaki bağı anlamak için büyük öneme sahip olduğunu ve bu yolla yapılan araştırmalarda, flamingo ve dalgıç kuşları ile şahin, papağanı ve ötücü kuşlar, tarla kuşu ve bıyıklı baştankara arasındaki ilişkilerin de gözlemlendiğini söylüyor. Prof. Alstrom, “Daha fazla tür incelendikçe, gelecekte yeni keşifler de yapılabilir. Ama, Elachura gibi keşfedilmeyi bekleyen türünün tek örneklerinden çok fazla kalmadığını düşünüyorum” diyor.BBC
Nicki Minaj’dan Çıplak Duş Selfie’si
ABD’li R&B şarkıcısı Nicki Minaj Instagram hesabından paylaştığı çıplak duş selfie pozlarıyla hayranlarına gönderme yaptı.31 yaşındaki ünlü şarkıcının duş alırken pozları hayranları tarafından sosyal medyada paylaşıldı.Fotoğrafların devamı için tıklayın
Reklam
Skoda'nın Yeni "Vision"U
Skoda Vision C konsepti, markanın gelişiminin ve tasarım anlayışındaki bir sonraki aşamanın simgesi olarak Cenevre Motor Show’da beğenilere sunuldu. Fuarda, ailelere ve maceracı ruhlara hitap eden Octavia Scout modelinin yanı sıra CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) ile çalışan seri üretim ilk Octavia da yerini alırken, eşsiz ve özel Octavia L&K, Yeti, Rapid Spaceback ve Citigo’nun Monte Carlo versiyonları da tanıtıldı. Çek otomobil üreticisi Skoda, markanın dinamizmini Cenevre Motor Show’da sergilediği yeni modeller ve versiyonlarla bir kez daha ortaya koydu. Son yıllarda dinamik modeller ve tasarım felsefesindeki gelişimle kaydettiği başarıyı “VisionC” coupe konseptiyle bir sonraki aşamaya taşıyan Skoda, fuarda yeni Octavia Scout ve doğalgazlı Octavia G-TEC’in dünya lansmanları gerçekleştirdi. Ayrıca yeni Octavia’nın en üst donanım seviyesini oluşturan Laurin & Klement versiyonu da Cenevre’de ilk kez görücüye çıktı. Skoda, sportif donanımlara sahip Yeti, Rapid Spaceback ve Citigo’nun yeni Monte Carlo özel versiyonlarını da fuarda sergiledi. Önemli bir kilometre taşı: “Skoda VisionC” Dinamik ve seçkin bir 5 kapılı coupe tasarım çalışması olan “Skoda VisionC”, kusursuz çizgileri ve mükemmel orantılara sahip hatlarıyla ön plana çıktı. Skoda’nın bu tasarım çalışması, aynı zamanda fonksiyonellik ve çevreye saygı anlamında da sofistike bir araç. Skoda’dan beklendiği üzere oldukça ferah bir iç mekana, mükemmel aerodinamik yapıya sahip Skoda VisionC, aynı zamanda doğal gazla çalışıyor. Marka açısından bir ilk olan beş kapılı coupe tasarımını görücüye çıkartan Skoda, böylece yeni araç konseptlerine uzak olmadığını da açıklıkla ortaya koydu. VisionC’yi, tasarım anlayışlarının bir sonraki aşamasının habercisi olarak niteleyen Skoda CEO’su Prof. Dr. Winfried Vahland, “Bu araç, Skoda’nın hareketli bir marka olduğunu açıkça kanıtlıyor. Skoda’nın geleneksel değerlerinden ödün vermeden, sofistike tasarımlar sunup, markanın duygusal karizmasını pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Şirket tarihinin en büyük model atağı çerçevesinde, önümüzdeki yıllarda model ailemizi genişletmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Skoda Satış & Pazarlama’dan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Werner Eichhorn da Cenevre’de görücüye çıkan “VisionC” konseptinin, marka tasarım dili açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak, “Skoda VisionC, heyecan verici ve açıkça, atılım içinde olan bir markayı temsil etmekte” diye konuştu. Çok yönlü ve maceraya hazır “Skoda Octavia Scout” Yeni Skoda Octavia Scout modelinin dünya lansmanı da Cenevre’de yapıldı. Bir crossover olan Octavia Scout, güçlü off-road aracı görüntüsü, zorlu zemin koşullarında bile mükemmel olan sürüş dinamikleri, güçlü modern dört tekerlekten çekiş sistemi ve yenilikçi teknolojileriyle gerçek bir scout konsepti deneyimi sunuyor. Çok yönlülüğüne ek olarak, yeni Octavia Scout, yeni nesil Octavia’nın tüm en iyi özelliklerini de üzerinde barındırıyor: yüksek fonksiyonellik, olağanüstü ferah iç mekan, mükemmel kalite, en yeni güvenlik ve konfor donanımları. Farklı yeteneklere sahip olan Octavia Scout, off-road koşullarında olduğu kadar, çarpıcı maceracı görünümüyle kendisini caddelerde de fark ettiren gerçek bir karakter. Güçlü ön ve arka tamponlar, aracı çevreleyen plastik koruma bantları Octavia Scout modelinin ayırt edici görsel özelliklerinden. Yerden yüksekliği 171 mm’ye çıkarılan araç, böylece standart Octavia’dan 33 mm daha yüksek hale gelirken, iç mekanında da Scout modeline özel bazı tasarım unsurları taşıyor. Beşinci nesil Haldex kavrama sistemine sahip dört tekerlekten çekiş sistemi, arazi koşullarında bile mükemmel sürüş kalitesi sunuyor. Yeni Octavia Scout, mükemmel yokuş tırmanma performansı ve yol tutuşuyla da yüksek puanlar topluyor. Octavia Scout’ta ayrıca yenilikçi çok kollu arka aks bulunuyor. Güçleri 184 PS’ye kadar ulaşan motor seçenekleri arasında iki dizel ve bir benzinli motor bulunuyor. Bir önceki modelle karşılaştırıldığında yeni Octavia Scout’ta emisyon ve tüketim değerleri ortalama yüzde 20 oranında düşürüldü. Skoda Octavia G-TEC: “doğayı önem veren erişilebilir teknoloji” Octavia’nın seri üretim ilk doğalgazlı versiyonu olan “Skoda Octavia G-TEC” de Cenevre’de dünya lansmanı yapılan modelleri arasında yer aldı. Yeni Octavia G-TEC, Skoda yelpazesini doğa dostu ve erişilebilir modellerle genişletmesi açısından önemli bir kilometre taşını simgeliyor. 1.4 TSI 110 HP’lik hem benzin hem de doğalgazla çalışabilen motora sahip Octavia G-TEC, bir depo yakıtla maksimum 1.330 km menzile ulaşabilen “yakıt ekonomisi uzmanı” olarak nitelendiriliyor. İki tam dolu gaz tankı toplam 410 km’lik menzil sağlıyor. CNG tankları boşken, araç otomatik olarak benzinle yola devam ediyor. Sadece benzinle aracın katedebildiği toplam yol ise 920 km. Octavia G-TEC doğa dostu Green paket ile (Start-stop sistemi ve fren enerjisi geri kazanım sistemi standart) satılıyor. Yakıt tüketimi 100 km’de 5.4 m3 (3.5kg), doğal gaz ve emisyon değeri yalnızca 97 g/km. Doğa dostu doğal gaz seçeneği Skoda Octavia’nın Octavia Combi modellerinde de sunuluyor. Octavia, Çek üreticinin Citigo’dan sonra doğal gazlı versiyona sahip ikinci aracı oluyor. Ekonomik, düşük emisyonlu Skoda GreenLine modelleri, olağanüstü çevresel değerler sunuyor. Şu anda emisyon değerleri 120 g CO2/km’nin altında olan 97 Skoda modeli bulunurken, bunun 17’sinin CO2 salımı 100 g CO2/km’nin altında. Eşsiz ve zarif “Octavia L&K” Cenevre Motor Show’da tanıtılan ve Çek üreticinin kurucularından Laurin ile Klement’in isimlerini simgeleyen Skoda Octavia L&K ise eşsiz bir zarafet sunuyor. Bu üst donanım paketi ise Skoda Octavia ve Octavia Combi’de yer alıyor. L&K paketinin donanımları arasında; 18 inç alüminyum jantlar, LED gündüz farlarına sahip bi-xenon farlar, LED teknolojili stop lambaları, iç mekandaysa 4 kollu çok fonksiyonlu direksiyon simidi, eşsiz kahverengi deri/Alcantara koltuklar, Canton ses sitemi ve yeni dekoratif döşemeler bulunuyor. Yeni Octavia L&K, üç güçlü motor seçeneğine sahip. Bunlar 1.8 TSI/184 HP benzinli, 2.0 TDI/150 HP ve 2.0 TDI/184 HP dizel motorlar. 1.8 TSI ve 2.0 TDI/150 HP motorlarda manuel veya DSG otomatik şanzıman seçenekleri bulunuyor. 2.0 TDI/150 HP’lik manuel şanzımanlı dizel motor, 4 tekerlekten çekiş sistemiyle tercih edilebiliyor. 2.0 TDI/184 HP motor seçeneğiyse 6 ileri DSG şanzıman ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle 2014 yılının ikinci yarısından itibaren satışa çıkıyor. Monte Carlo model ailesi genişliyor Skoda’nın Cenevre’de sunduğu diğer yenilikler ise daha sportif tarza sahip üç yeni Monte Carlo versiyonu. Çek üretici, Yeti, Rapid Spaceback ve Citigo’nun Monte Carlo versiyonlarını ilk kez bu fuarda sergiledi. Bu üç yeni üyenin katılmasıyla, daha önceden tanıtılan Fabia ve Fabia Combi’yle birlikte Monte Carlo özel modellerinin sayısı da 5’e yükseldi. Sportif tasarıma sahip araçlarda etkileyici siyah 15–17 inç alüminyum jantlar, karartılmış arka yan camlar ve ayırt edici siyah tasarım unsurları kullanılıyor. Yeti ve Rapid Spaceback Monte Carlo, siyah tavana sahip. Monte Carlo modellerinin iç mekanında özel kırmızı dikişli direksiyon simidi, siyah iç mekan ve özel tasarımlı spor koltuklar bulunuyor. Bu özel modeller Skoda’nın motor sporlarındaki başarısını simgeliyor.
Reklam
20 Fotoğraf İle Paris Moda Haftası
Elbiseler,makyaj trendleri derken bu senenin akseuar trendleri de çok ilginç tasarımlara sahip. Gelin hep beraber Paris moda haftasındaki aksesuarlar göz atalım.kaynak:http://www.vogue.it/
En Enteresan 12 Fobi
Fobi nedir? Öncelikle bunu bi’ açıklayalım. Fobi, herhangi bir şeye karşı duyulan korkunun, kişinin gündelik yaşantısını olumsuz yönde etkilemesidir. Ayrıca şunu da genel kültür olsun diye söyleyelim; fobi kelimesi, Yunanca Phobos kelimesinden gelir ve Phobos, Yunan mitolojisinde korku tanrısıdır.Ayrıca klinik psikolojide, fobi, genel kaygı bozukluğu başlığı altında tanımlanır. Klinik psikolojide, sosyal fobi, spesifik fobi ve agorafobi olmak üzere üç fobi olmasına rağmen, klinik psikologlar karşılaşmış oldukları ilginç mi ilginç spesifik fobilerin bir listesini hazırlamışlar. Bize de incelemek düşüyor. Haydi, “En Enteresan 12 Fobi” listesine bakalım o halde.1. Triskaidekafobia – 13 sayısından korkmak.2. Tripanofobia – Şırınga korkusu3. Sokerofobia – Kaynana korkusu4. Latrofobi – Doktor korkusu5. Pogonofobi – Sakaldan korkmak6. Fobofobi – Korkmaktan korkmak7. Olfaktofobi – Kokulardan korkmak.8. Mnemofobi – Anılardan korkmak.9. Lailofobi – Konuşmaktan korkmak.10. Geliofobi – Gülmekten korkmak.11. Kronofobi – Zamandan korkmak.12. Katoptrofobi – Aynalardan korkmak.“En Enteresan 12 Fobi” listesine baktınız. Peki ya söyleyin, listede olan ya da olmayan korkularınız var mı? Bizimle paylaşın!
Reklam
Protein Çeşitleri ve Aralarındaki Farklar
Aynı 23 amino asitten üretilmiş olsalar bile bütün proteinler aynı değillerdir. Farklı fonksiyonları vardır ve vücudun farklı bölgelerinde çalışırlar. İki çeşit protein vardır; tam protein ve eksik protein. Tam protein doku üreten sekiz gerekli amino asidin uy­gun bir şekilde dengesini sağlar ve et, kümes hayvanı, deniz mahsulleri, yumurta, süt ve peynir gibi hayvan kökenli yi­yeceklerde bulunur. Eksik proteinin bazı temel amino asitlere ihtiyacı vardır ve tek başına alındıklarında verimli değillerdir. Bununla birlikte, küçük miktarlarda hayvan kaynaklı proteinle bir­leştirildiklerinde tam hale gelirler. Çekirdeklerde, kabuklu yemişlerde, bezelyede, tahıllarda ve fasulyelerde bulunur. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme ve diyet
Vince Türkiye'de İlk Mağazasını Açıyor
İstanbul’da açılan lüks mağazalara bir yenisi daha eklendi. Moda tutkunların yakından takip ettiği Vince markası artık Türkiye’de! Günlük kıyafetten aksesuara, geniş ürün yelpazesiyle, günlük giyimin vazgeçilmez markaları arasında yerini alan Vince, modern tasarımları ile şehirli kadın ve erkeğin vazgeçilmez markalarından biri olacak gibi… BCBGMAXAZRIA markasının Türkiye distribütörü, Gökse Tekstil’in sahipleri Seda&Gökhan Çelik’in bünyesine kattığı dünyaca ünlü moda markası Vince Türkiye’deki ilk mağazasını Mart ayında Akasya AVM’de açıyor.haber kaynağı: stiltutkusu.com/moda-haberleri
Otomobil Markaları Amblemleri ve Anlamları
Şirketin kurucusu Karl Benz, Deutz'daki motor fabrikasındaki görevinin ilk yıllarında, Köln ve Deutz manzaralı evinin tepesine bir yıldız amblemi koymuş, eşine yazdığı mektuplarda bu yıldızın günün birinde başarıyı ve gücü temsil edeceğini ve fabrikasının üzerinde parlayacağını söylemişti. Yıldız Daimler'in, motorlu araçların 'karada, suda, havada' evrenselliğini simgelemektedir. 1909'da tescil edildi.1916 yılında yıldızın etrafı, içinde dört küçük yıldızın ve Mercedes isminin yer aldığı bir daireye çevrildi.1926'da Daimler-Benz birleşmesi ile Benz'in defne yapraklarından çelengi yıldızın etrafını sardı.Bu arada belirtelim markadaki Mercedes ismi şirketin kurucusu Karl Benz'in büyük kızının ismidir. Benz de soyadlarıdır.Ayrıca bazı modellerinin arkasında görüp de merak edenler için;AMG (Aufrecht Melcher Großaspach), Hans-Werner Aufrecht ve Erhard Melcher tarafından 1967 yılında Almanya'nın Stuttgart şehrindeki Großaspach kasabasında kurulmuş bir modifiye şirketidir. AMG bir kısaltma olup; kurucularının soyadları ve bulundukları kasabanın baş harflerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. AMG; Hans Werner Aufrecht - Eberhard Melcher - Großaspach'.
Reklam
'Marilyn Monroe'nun Kennedy'lerle Seks Kasedi' Direkten Döndü
Marilyn Monroe ’nun eski ABD Başkanı John F. Kennedy ve kardeşi Robert Kennedy ‘yle olduğu iddia edilen ve açık artırmaya çıkarılacağı açıklanan grup seks kasedi, son anda sahibi tarafından satılmaktan vazgeçildi. Hollywood’da birçok ünlünün koruma görevliliğini yapmış William Castleberry , geçtiğimiz günlerde Marilyn Monroe’nun Kennedy kardeşlerle birlikte grup seks videosu olduğunu iddia etmiş ve kasedi satacağını açıklamıştı. Elindeki kaydın gerçek olduğunu ve borcundan dolayı böyle bir şey yaptığını söyleyen Castleberry, açık artırmadan kısa bir süre önce satışı iptal etti. Yaklaşık 200 bin dolarlık bir borcu olduğunu belirten koruma görevlisi, bu borcun bilinmeyen biri tarafından ödendiğini, kendisinin de çok şaşkın olduğunu, ama artık videoyu satmaya gerek olmadığını söyledi. Kasetin bir süredir elinde olduğunu belirten Castleberry, Monroe’nun eski eşi Joe DiMaggio ‘ya saygısızlık etmek istemediği için de kaseti satışa çıkarmadığını ifade etti.Diken
Reklam
Karın Sıkılaştırıcı Tavsiyeler!
Düz ve seksi görünen bir karına sahip olmanıza 5 adım var! İşte karın sıkılaştırıcı önerilerimiz. Yaza daha çok var diye düşünenleri uyaralım, son dakikaya bırakınca sizi bir telaş saracak! Şimdiden önlemi almak ve yaza dümdüz bir karınla merhaba demekse en güzeli! Öncelikle yapmanız gereken kızartma ve yapay gıdalarda bulunan trans yağlardan uzaklaşmak! Zeytinyağı gibi doğal yağlar, vitamin ve minerallerin daha etkili şekilde sindirilmesini sağlar. Sıkı bir karına sahip olmak herkesin hayali. Tabii ki bunun için eziyetli egzersizler gerekebiliyor. Fakat şimdi okuyacaklarınız sayesinde kısa sürede gözle görülür harika bir karına sahip olabilirsiniz! 1 - Sabah saatlerinde vücudunuz ham olduğu için ona masaj yaptığınızda kan dolaşımınız ve dokularınız daha hızlı şekilde sıkılaşacaktır. Bir avuç deniz tuzu ve 10 ml. limon yağını karıştırarak elde edeceğiniz karışımla, saat yönünde yuvarlak hareketlerle karnınıza masaj yapın. Özellikle de duş alırken uygulayınız. 2 - Yağ tabakasından dolayı karın bölgenizdeki kan dolaşımınız yavaşlıyor. Bu nedenle de deriniz sarkık ve kırışık görünüyor. Bu nedenle kan dolaşımınızı hızlandırmak için buzdan yararlanabilirsiniz. Yatmadan önce bez içerisine koyduğunuz buzları karın bölgenizde gezdirmelisiniz. 3 - Sabah uyanır uyanmaz meyve ya da bitki çayı tüketin. Çay sindirmenizi hızlandır ve hazmınızı kolaylaştırır. Bu da karnınızın düzleşmesinde önemli bir rol sahibi. Gereksiz şişlikler için gaz yapmayacak çayları içmelisiniz. 4 - Karnınızın şişmesine çoğu zaman yedikleriniz yol açar. Buna engel olmak için pirinç, kek gibi unlu gıdalarla, et ürünleri ve tuz tüketirken fazla abartıya kaçmamaya dikkat etmelisiniz. Çünkü bu tür besinler vücutta, özellikle de karın bölgesinde su tutulmasına neden olur. Bunların yerine domates, biber, mısır, ıspanak gibi taze sebzeleri tercih etmelisiniz. Et, balık, makarna ve pilav çeşitlerini taze bitkilerle tatlandırabilirsiniz. Özellikle maydanoz, dereotu, fesleğen, defne gibi bitkiler mide ve bağırsakların rahatlamasını sağlar. 5 - Canınız tatlı çekiyorsa imdadınıza sakız yetişsin. Çünkü ağızdaki boşluk hissi çoğu zaman tatlı isteğini pekiştiriyor. Bu isteğinizden kurtulmanız için size sakız çiğnemenizi öneriyoruz. Tabii ki sağlığınız ve dişlerinizi de düşünerek tatsız olanları tercih edin.
Karakteristik Yüz Hatları Trendi
2014 estetik trendlerinde büyük operasyonların yerini, aynı etkiyi yaratacak minik girişimler aldı. Ünlü Estetik Cerrahı Op. Dr. Fındık “Yüze yakışan bazı kusurlar var. Kişiler, estetik operasyonlara karar verdiğinde var olan güzelliklerinin vurgulanmasını ve estetikli olduğu belli olmayan bir görünüme kavuşmayı isterler. Ancak son zamanlarda estetikli olduğu hemen anlaşılan, bir birine benzeyen bireyler ortaya çıktı. Bu görünüm herkesi çok rahatsız etti. Dolayısı ile Baby Face, yani doğal olmayan kusursuz görünüş yerini, kişisel özelliklerin belirginleştiği, karakteristik yüz hatlarını vurgulayan daha doğal bir görünüme bıraktı.” dedi. Dr. Fındık, hepsi birbirine benzeyen ve daha da önemlisi ifadesiz ve sıradan olan her yerde kolayca rastlanabilen yüzler artık her yerde var… Önemli olan farklı olabilmek! Estetik cerrahi de amaç; aslında kişiyi özel ve farklı kılmaktır. Yani kişiye; az bulunan, doğal, estetikli olduğu belli olmayan, herkese benzemeyen, yüzdeki karakteristik olan her şeyi yok etmeden bir ifade kazandırmaktır. Dolayısıyla estetik cerrahlar da kişiye özel estetiğin peşindeler… Yüzdeki pek çok kusur aslında güzelliğin altını çiziyor. Burunda ki tek bir kemik, çıkıntılı çene ya da bazen kepçe kulak insanın daha güzel olmasını sağlayabiliyor. Estetik Cerrah Op.Dr. Hasan Fındık baby face modasının çoktan geçtiğini belirterek artık ”estetikte de tercih edilen var olan karakteristik yüz hatlarıyla doğal ve güzel görünmek” bu nedenle karakteristik yapıyı koruyan yüz hatlarına, sadece minik müdahaleler ile sağlanan güzellik 2014′de öne çıkacak” dedi. Konuyla ilgili bilgi veren Dr. Fındık, “Yüz hatları güzel ise, bir tane kusuru kaldırabilir ve bu kusur da zaten hoş olmayan bir görüntü oluşturmaz; tam tersi güzelliğe, sempatikliğe ve çekiciliğe pozitif katkısı olan bir unsur olarak yüzdeki yerini alır. Yani estetik görünmeyen ama bakıldığında kişiye güzellik katan bu özellikleri karakteristik özellikler olarak tanımlayabiliriz. Örneğin; kişilerin burnundaki minik asimetriler, abartılı olmayan normal kalınlıktaki dudaklar, küçük gözler, belirgin üst dişler gibi sorunlarla yüzlerine müdahale edilmesi istendiğinde; aslında kişiye karakteristik değer katan bu unsurların, eğer yüzde bulunan diğer hatlar başka bir özellik taşımıyorsa, ona ayrı bir değer kattığını belirtiyor ve sadece minik dokunuşlarla bireylerin yüz hatlarını koruyoruz” dedi. Bazı özellikler güzellik oranlarına (altın oranlar) uymamakla birlikte, kişilerle özdeşleşmiş, onların karakteristiği olmuştur. Bu nedenledir ki normal oranlar dışında ki bu uzuvlar şirin ve çekici görünür. Örneğin; Antonio Banderas’ın geniş bir çenesi ve çok düşük seviyede kaşları vardır. Ama çoğu insana göre yakışıklıdır. Richard Gere da küçücük kısık gözlere ve yüzüne göre hacimli bir buruna sahiptir ama o da çekicidir. Julia Roberts büyük ağıza, Jennifer Aniston belirgin bir çeneye, Meg Ryan dar açılı küçük ve çıkıntılı bir çeneye Cindy Crawford ise dudak çevresinde belirgin bir bene sahiptir ama hepsi pek çok hayran kitlesi tarafından bu özellikleri ile beğenilir, güzel ve çekici bulunurlar.
İstanbul’da Üniversiteli Olmak: Faydaları ve Zararları
İstanbul’da Üniversiteli Olmak – Faydaları İstanbul kendinizi geliştirebilmenizi sağlamaktadır. Entelektüel birikim için ideal bir şehir, kültürel etkinlikler çok fazla. Mesela çok sevdiğiniz yabancı bir grup konser için Türkiye’ye gelecek olsa, İstanbul’a gelir. İstanbul’a çok fazla turist gelir, yabancı ülkeden insanlara tanışabilir, vizyonunuzu genişletebilirsiniz. İstanbul’da üniversite eğitimi dışında hobilerinizi uygulamaya geçireceğiniz birçok kurs var. Adeta bilgiye ulaşmanın şehri İstanbul. Staj olanakları oldukça geniştir, özellikle mühendislik öğrencileri için. Kaldı ki mühendislik okuyacak öğrencilerin ilk tercihidir İstanbul, öyle güzel şehir. Kadıköy, Beşiktaş, Bebek, Ortaköy, Caddebostan, Taksim ve daha birçok yer, eğlencenin önemli noktaları, sosyalleşmenin merkezi. Canınız mı sıkıldı? Boğaz var yahu. Metro, Metrobüs, Marmaray, Vapur olsun, her yere ulaşabilirsiniz. Ulaşımı bir öğrenci için oldukça ucuzdur. Tarihi açıdan çok zengin bir şehir İstanbul, gezip öğrenme meraklıları için avantaj. Bölümünüzle ilgili semirnerlere, konferanslara katılabilirsiniz. Bu eksikliği hiçbir zaman çekmezsiniz. En önemlisi de hayatı diğer şehirlere kıyasla daha çabuk öğrenir, tanırsınız. İstanbul öğrenci şehridir! İstanbul’da Üniversiteli Olmak - Zararları İstanbul’un kalabalığı ve trafiği çekilecek gibi değil. Hele ki metrobüs! İstanbul pahalı bir şehir; evinizden ya da yurdunuzdan dışarı adım attığınızda para harcamadan edemiyorsunuz. Eğer ki İstanbul dışından bir ilden gelmişseniz ve yurtta kalamam, en iyisi ev kiralayayım diyorsanız, bilin ki yüksek kiralar ödemek zorundasınız. NOT: İstanbul’da üniversite okumanın faydalarına ve zararlarına bir madde de sen eklemek istersen yorum yaz, paylaşalım!
Chanel Makyaj Trendi-2014/2015
Özellikle dikkati gözlere çeken çıplak bir makyaj trendi oluşturmuşlar. Bu sene her markada gördüğümüz gibi soft pudra tonlarında ruj dokusu seçen Chanel elmacıklara çok çok hafif gül kurusu allıkta kullanmayı ihmal etmemiş yüzü canlı ve prüzsüz göstermek hedeflenmiş.kaynak:http://www.vogue.com.au/
Reklam