Dağlardan Kaldırımlara Ormanlık Alanlardan Bubi Tuzaklarına Kadar Dünyadaki En İlginç Ülke Sınırları
Ülke sınırları genellikle sınır kapılarıyla bölünüyor. Bazı sınırlar da var ki oralarda doğa parçalanmamış veya doğaya insan eliyle müdahale edilmemiş. Bu ilgi çekici ülke sınırları doğanın bir bütün içerisinde uyumla hayatta kaldığı yerlerden. Bazı yerlerde iki ülkeyi bir kaldırım veya bir ev bile ayırabiliyor. Bu içeriğimizde dünyadaki en ilginç ülke sınırlarını keşfedebilirsiniz.
Ünlülerin Diyet Sırları
Her zaman fit görüntüleriyle bizi kendilerine hayran bırakan kırmızı halı ünlüleri, herkesin merak ettiği diyet sırlarını paylaşıyorlar. İşte, Rihanna’dan Demi Moor’a ünlü kadınların zayıf kalabilme sırları ve diyet stratejileri… Rihanna Her daim fit olmayı başaran Rihanna, kilo vermek için sıkı diyetler yapmak yerine spor ve sağlıklı beslenmeye yöneliyor. “İyi hissetmenin tek yolu sağlıklı beslenmek ve spora gitmek. Eğer bu bakış açısına sahipseniz, kilo vermek için uğraşmanıza gerek kalmaz ve bu konuda oldukça başarılı olursunuz.” Diyerek konuyu özetleyen yıldız, yumurta beyazı, taze meyve-sebzeleri tüketmeye ve bol su içmeye özen gösteriyor. Karbonhidratları ise en büyük düşmanı olarak görüyor. Demi Moore Kırk ve üstü yaşlardaki kadınlar, düşüşe geçen östrojen hormonu seviyesi nedeniyle daha çok yağlı ve karbonhidratlı besinler tüketmeye meyillidirler. Ancak şeker ve tatlı krizleri her daim vardır. 51 yaşındaki Demi Moore, bu tip tatlı krizlerini taze elma dilimlerinin üzerine yer fıstığı ezmesi sürerek atlatıyor. Jennifer Garner Hamilelik döneminde epey kilo alan Jennifer Garner, bu durumdan kurtulmak ve eski fit görüntüsüne kavuşmak için epey vakit harcamış. “Doğum kilolarımı vermem neredeyse 6 ayımı aldı. Yeni anne olduğum dönemde de kilo almaya devam ettim. Bu durumu fark ettiğimde kruvasan ve bagellerden ( simit benzeri hamurlu yiyecek) kurtulmam gerektiğini anladım. Artık waffle da yememeliydim. Salatlar ve proteinli besinler tekrar hayatımın bir parçası oldu. Her gün bir parça çikolata tüketmeye devam ettim. Zayıf kalabilmekte önemli olan aşırıya kaçmamanız. ” diyen Jennifer, zayıflık sırrını böyle açıklıyor. Alicia Silverstone Alicia Silverstone’un zayıf kalmak için uyguladığı tek bir yöntem var: Vejetaryenlik. “Eğer kilo vermek istiyorsanız sağlığınıza odaklanmanız gerekli. Tamamen diyet düşüncesine sahip olmak zorunda değilsiniz, sağlıklı beslenmeli daha çok bitkisel gıda tüketmelisiniz. Karalahana ve pazıyı bol tüketin. cilt sağlığı için oldukça faydalı. Tek ihtiyacınız olan tam tahıllı ürünler ve bitkisel besinler tüketmek.” Diyen Alicia, fit vücudunu bu tüyolara borçlu. Carrie Underwood Geçtiğimiz yıl American Idol yarışmasını kazanan şarkıcı Carrie Underwood, 40 bedenden 36 bedene kısa sürede düştü. “Kilo vermede bazı kurallarım vardır. Asla kahvaltıyı atlamıyorum” diyen Carrie, bunun yanı sıra alkolü, şekerli içecekleri ve beyaz unu da hayatından çıkarmış. Bunların yerine beslenme listesine şekersiz yeşil çay ve tam tahıllı gıdalar eklemiş.
Sevgiliye Bağlanmanın Da Bir Sınırı Var
İlgisizlik, yalnızlık, kaybetme korkusu hepimizin ara ara yaşadığı duygular. Yine de ara ara durup içinde bulunduğumuz durumda mı sorun var yoksa biz mi abartıyoruz bir dikkat etmek lazım. İşte dikkat etmeniz gerektiğini haber veren sinyaller Her an size yazmasını beklemek Birisiyle beraberseniz sizi aramasını, sormasını beklemek elbette çok normal ama yazdığınız sms’e en geç beş dakika içinde cevap vermesini bekliyorsanız ortada bir sorun var demektir. Her ikiniz de baş etmeniz gereken kocaman bir hayat var. Bağlanmada tehlikenin başladığını gösteren önemli belirtilerden birisi bir iki saat için bile olsa ondan haber almadan duramamanızdır. Sakin olmak en önemli kural unutmayın. Sadece ondan bahsetmek Arkadaşlarınızla dışarıdasınız, sohbetinizde onun adı kaç kere geçiyor? Eğer başınıza gelen komik bir olayı anlatıyorsanız çok güzel ama konu ne olursa olsun dönüp dolaşıp lafı ona getiriyorsanız bir sorun var demektir. Arkadaşlarınızı sıkabileceğiniz gibi bir süre sonra gerçekten başka neler üzerinden kendinizi ifade etmeyi de unutabilirsiniz. Üstelik arkadaşlarınızın da ona karşı gereksiz bir önyargısı oluşabilir. Sizsiz plan yapmasına tahammül edememek Eğer hayat şartlarınız uygunsa ve birbirinizi her gün görebiliyorsanız bu elbette çok güzel ama siz olmadan plan yapmasına tahammül dahi edemiyorsanız ortada bir sorun var demektir. İkinizin de başka hayatları olduğunu, nefes almanız, birbirinize anlatacak şeyler biriktirmeniz gerektiğini unutmayın. Bitmeyen kıskançlıklar Hoş bir kadınla flörtöz bir şekilde konuşurken gördüğünüzde ya da eski sevgilisine yazdığı mesajları yakaladığınızda kıskanmanız elbette çok normal ama ailesinden, yakın arkadaşlarından da kıskanıyorsanız dikkat! Bir adam sizin herkesi ama herkesi kıskanmanıza sebep oluyorsa ya yanlış kişiyle berabersiniz demektir ya da kendinize dair çözmeniz gereken başka şeyler var demektir. Ağlamadan duramamak Onun için ne sıklıkta ağlıyorsunuz? Ağlamak elbette sağlıklı bir tepki ama bazı durumları da sakin ve olgunlukla karşılamak gerekir değil mi? Eğer birkaç gün sonra onu göreceğinizi bildiğiniz halde ya da sadece çok ufak bir şeyinizi eleştirdi diye ağlıyorsanız yanlış! Lütfen dikkatinizi olumlu şeylere yoğunlaştırın. Büyük planlar yapmak Bir haftadır berabersiniz ve ona kır düğününden, çocukları ne kadar sevdiğinizden bahsetmeye başladınız. Hayal kurmak elbette çok güzel ama henüz siz bile duygularınızdan tam emin değilken karşınızdakini sıkmaya ne gerek var? Yalnızlık korkusundan kendi isteklerinizi bile yeterince tartmadan, ortak bir hayatın nasıl olacağına dair yeterince fikir sahibi olmadan karar almaya ve aldırmaya çalışmak hoş ve iyi olmaz. Yanınızda değilse depresyondasınız Özlemek çok doğal, çok güzel bir duygu ama onu bir iki gün göremediğiniz için eliniz ayağınız kesilmiş gibi mi davranıyorsunuz? Hayatınızı tamamen onun varlığı üstüne kurmamalısınız. Unutmayın başka birini mutlu edebilmek için de önce tek başına birey olarak mutlu olmayı becerebilmelisiniz.
Sevdiklerimizi Öpmenin Faydaları
İnsanlık tarihinde öpüşmeyi ilk kim buldu henüz bilinmiyor fakat kim bulduysa iyi etmiş! Alman bilimadamlarına göre öpüşmek yalnızca mutluluk vermekle kalmıyor, hiç de yok sayamayacağımız faydalarıyla insan sağlığına katkıda bulunuyor. Örneğin araba kullanmadan önce öpüşen insanlar, daha dikkatli araba kullanıyorlar. “Düzenli olarak öpüşmek insanın en az 5 yıl ömrünü uzatıyor.”, diyen bilimadamlarının araştırma sonuçları şöyle: -Öpüşmek, stres hormonlarını olumlu yönde etkiliyor ve düzenli olarak öpüşenler daha az depresyona giriyor. -Öpüşme sırasında hareket eden kaslar nedeniyle cilt daha gergin ve genç gözüküyor. -Öpüşmek ortalama 15-20 kalori harcatıyor. -Öpüşmek, stres hormonlarını olumlu yönde etkiliyor ve düzenli olarak öpüşenler daha az depresyona giriyor. -Öpüşme sırasında hareket eden kaslar nedeniyle cilt daha gergin ve genç gözüküyor. -Öpüşmek ortalama 15-20 kalori harcatıyor. -Öpüşmek, tansiyon ve kolestrolü düşürüyor. -Kalp krizi ve felç riskini azaltıyor. -Öpüşmek, bakteri alışverişine yol açtığı için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu bakteriler antibiyotik görevini üstleniyor ve enfeksiyonları engelliyor. -Öpüşmek, ciğerleri güçlendiriyor ve normalde dakikada aldığınız nefesin sayısı öpüşme esnasında 3 katına çıkıyor. -Öpüşmek, diş minesini güçlendiriyor. -Öpüşme esnasında kan damarları genişliyor ve bu esnada hücreler kanla daha iyi besleniyor. -İnsülin ve adrenalin üretiminin artmasıyla stres hormonu azalır. -Sık öpüşen çiftlerde mide, idrar yolu ve kan enfeksiyonları daha seyrek görülür. -Tükürükte ağrıyı azaltan doğal bir ağrı kesici vardır. Öpüşmek hıçkırığa iyi geliyor. Ve son olarak bugünlerde çok popüler bir videoyla sizi yalnız bırakıyoruz.
Doğru Makyaj İle Daha Sağlıklı Gözükün!
Boyanmak, süslenmek ihtiyacı insanlık tarihi kadar eskidir. İlkel toplumlarda erkekler de boyanırlarmış. Şimdi sadece objektiflerin veya kameraların karşısına geçerken makyaj yapıyorlar. Kadınlara gelince, bizim için makyajın anlamı oldukça farklı. Her şeyden önce, son derece doğal bir içgüdü olan, beğenilmek ihtiyacına hitap eder. Ancak çağımızda, bunun da ötesinde, bakımlı olmak bir sosyal değere, hatta neredeyse baskıya dönüşmüştür. Modern kadınlar, yalnızca güzel olmak için değil, aynı zamanda sosyal özgüvenlerini ve saygınlıklarını korumak için makyaj yapmak zorunda kalıyorlar. Neyse ki hepimiz için oldukça keyifli bir zorunluluk. Pek şikâyetimiz olduğunu sanmıyorum! O halde biraz da makyaj düzeninden ve kısaca makyaj malzemelerinden bahsedelim; Makyaja başlamadan önce yüz güzelce temizlenir ve tonikle silinir. Biraz bekledikten sonra nemlendirici sürülür.Sonra kaşlar gözden geçirilir, gereksiz tüyler cımbızla temizlenir.Gerçek makyaj, cilt renginize ve cilt tipinize uygun bir fondöten sürmekle başlar.Sonra pudra ile yüzün parlaklığı alınır ve hafifçe matlaştırılır. Bu işlemlerden sonra yüzünüz nötr-donuk bir hale gelir. Artık sıra, yüzünüze anlam vermeye gelmiştir. Bunun için;Göz makyajı yapılır. Önce far, high lighter sürülür. Sonra kalem veya eye liner ile göze bir çerçeve yapılır. Rimel en son sürülür. Gerekiyorsa, bu arada kaşlar da hafifçe boyanabilir.Yüzü biraz daha canlandırmak için allık kullanılır.En son dudaklar boyanır. Bunun için önce dudak çerçevelenir sonra da ruj sürülür. Makyaj yaparken önemli olan; mümkün olduğu kadar doğal, kişiliğinize ve cildinize uygun ayrıca sizi en iyi ifade edecek tarzı bulmaktır. Bu nedenle makyaj malzemelerini; cilt tipinize, cilt renginize, yaşınıza ve yaşam tarzınıza göre seçmeniz gerekir. Cildin yağlı, kuru veya hassas olması kullanılacak makyaj ürünlerini çok etkiler. Örneğin, seçilecek fondötenler; yağ bazlı, su bazlı, yağsız, susuz veya pudra bazlı olabilir. · Yağ bazlı fondötenleri, kuru ciltler çekinmeden kullanabilirler. · Su bazlı fondötenler, kuru ve normal ciltler için uygundur. · Pudra bazlı fondötenler, normal ve hafif yağlı ciltler içindir. · Yağsız fondötenler (oil- free), yağlı ve akneli ciltlere tavsiye edilir. · Susuz fondötenler (water- free) aşırı kalıcıdır ve sadece özel durumlarda kullanılır. · Tüm bu fondötenlerin, içinde ‘’güneşten koruma faktörü’’ olanları da bulunur. Bunlar gerçekten çok yararlı ürünlerdir. Seçilecek fondötenin, cildin yapısı kadar, rengine de uygun olması gerekir. Cilt rengini belirlemek için en uygun ışık, gün ışığıdır. Kozmetik merkezlerini aydınlatan suni ışıklar, gözü yanıltabilir. Fondöten seçerken, el bileğinin iç yüzüne sürerek rengini deneyebilirsiniz. Çünkü yüze en yakın renk bu bölgededir. Bu arada dükkândan dışarı çıkıp, bir de gün ışığında bakmanız yerinde olur. Allık Yüzün ifadesini hemen yükseltir. Yanakların pembeleşmesi, insanı canlı, genç ve neşeli gösterir. En çok kullanılan allıklar, preslenmiş pudradan yapılanlardır. Her tip cilde rahatlıkla uyum sağlarlar. Preslenmiş pudraların yağlı veya yağsız çeşitleri bulunur. Yağsız olanlar akneli-yağlı ciltlerde, yağlı olanlar kuru ciltlerde kullanılır. Preslenmiş pudra allıklar, yumuşak fırçalarla sürülür. Sert fırçalar cildi tahriş eder. Ayrıca en kaliteli allık bile kötü bir fırçayla sürülünce, umulmadık görüntüler ortaya çıkabilir. Fırçaların bakımı ise genellikle ihmal edilir. Oysa fırçalara krem, fondöten artıkları ve tozlar yapışır. Bu nedenle fırçaları 5–6 kere kullandıktan sonra, ılık su ve sabunla yıkamanız gerekir. Göz makyajı Klasik kural, doğal göz rengine, ten rengine ve giysilerinize uygun renkleri seçmektir. İddiasız bir makyaj için göz rengine uygun renkler tercih edilir. Ama kontrast renkler de gayet modern ve çarpıcı ifadeler yaratabilir. Yukarıda yazılanlar son derece özetle ifade edilmiş, genel kurallar. Bu kurallar malzeme seçimi ve genel teknikler için kısıtlı olsa da, makyaj son derece yaratıcı bir şekilde yapılabilir. Göz biçiminiz, göz kapaklarının şekli, yüzdeki çizgiler, ten renginiz, göz renginiz, saç renginiz ve giysileriniz makyajınızı tamamen size özel ve bazen o güne özel hale getirir. Tercih sizin ama nasıl, ne renk, ne kadar az veya ne kadar çok makyaj yaparsanız yapın, gece yatmadan önce mutlaka özenle temizleyin.
Diyet Zorluklarıyla Başa Çıkmanın 7 Yolu!
Kilo vermek birçoğumuz için zorlu bir maraton. Neyse ki, bu tarz tavsiyeler kilo verme mücadelesini bir adım daha kolaylaştırıyor. Kilo vermeyi zor ve sıkıntılı bulanlar, yalnız değilsiniz! Kilo vermek için tabii ki mücadele etmelisiniz, çaba göstermeden vücudunuzu nasıl şekle sokacaksınız? İstediğiniz kiloya çoktan ulaştınız ama şimdi de kilonuzu ve rutin alışkanlıklarınızı korumak için mi uğraşıyorsunuz? İşte birçok insanın boğuştuğu kilo verme güçlükleri ve bunları nasıl aşacağınıza dair 7 tüyo! Düzenli olarak egzersiz yapmak kilo verme ve fit olmak mücadelesinin yalnızca bir yarısı. Ne yediğinizi ve vücudunuza nasıl davrandığınızı iyi düşünün. Eğer bir egzersiz rutininiz varsa o halde bir de beslenme planı yapmalısınız. Fazladan bir iki kilo vermek için kendinizi aç bırakmayın. Bu vücudunuza yarar sağlayan bir davranış değil ve kilo vermek için harcadığınız çabayı çöpe atmış olursunuz. Kilo vermeye çalışırken yoğun bir programa sahip olmanın sizi nasıl zorladığını anlayabiliyoruz. Fakat kilo vermek için planladığınız şeylerden kaytarmak için yoğun programınızı bahane etmemelisiniz. Kilo verme planınıza harfi harfine uymak zorunda değilsiniz ama bu planınıza bağlı kalmak için çaba göstermeniz gerekli. Eğer sabah yürüyüşe çıkmak için vaktiniz yoksa yakın mesafeleri yürüyerek gidebilir ya da asansör yerine merdivenleri tercih edebilirsiniz. Neden kilo vermek istediğinizi düşünün. Plajda sergileyecek güzel bir vücuda sahip olmayı mı ya da daha sağlıklı bir yaşam mı düşlüyorsunuz? Düşünceler gerçekten çok güçlüdür. Eğer gayret gösterirseniz her şeyin üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için düşüncelerinizi bir yardımcı gibi kullanın. Bir dilim pastayı görüp imrendiğinizde mağaza vitrininde görüp beğendiğiniz bikiniyle kıyaslayın. Hangisini daha çok istiyorsunuz? Bulunduğunuz nokta rahatınızı kaçırmıyorsa o halde kendinizi zorlamıyorsunuz demektir. Denemek istediğiniz yeni şeylerin bir listesini yapın ve tamamladıkça üstlerine bir çizgi çekin. Ya da listenin sonuna geldiğinizde tekrar başa dönün. Böylece rutininizi hareketli kılacak ve sürekli aynı sonucu elde etmeyeceksiniz. Alışkanlıklarınızı değiştirdiğiniz her zaman değişimin sonuçlarını anında göremezsiniz. Vücudunuz size ayak uydurmaya çalışıyor. Bir yaranın iyileşmesi ya da saçların uzaması gibi bunun da zaman gerektirdiğini bilmelisiniz. Vücudunuzdaki her gramı takıntı haline getirmekten vazgeçin ve büyük reme odaklanın. Kilo verdiğinizde yeni vücudunuza alışmak çok heyecan vericidir. Eski kıyafetleriniz üzerinize olmadığı için istediğiniz gibi alışveriş yapabilir ve kilo vermenizi bu şekilde kutlayabilirsiniz. Alışverişe çıkmak motivasyonunuzu artırır ve kendine güveninizi yerine getirir. Hayalinizdeki vücuda kavuştuğunuzda diyet alışkanlıklarınıza devam edin. Evet, artık vücudunuzda daha fazla değişim görmek istemiyor olabilirsiniz ya da kendinizi bir rutine bağlı kalmak zorunda hissetmeyebilirsiniz ama durmayın. Kendinize küçük aralar verebilirsiniz ama kendinizle mücadele etmekten vazgeçmeyin. Kilo vermek ve sağlıklı olmak hayatınızda bir dönem uygulayacağınız bir şey değildir.Tüm hayatınız boyunca devam etmek gerekir.
Reklam
Bembeyaz Dişler İçin 7 Basit Yöntem
Güvenle ve bembeyaz dişlerle gülümsemek sizin için önemliyse dikkat etmeniz gereken 7 ipucunu Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Banu Okur Çakmakcı anlattı. 1. Diş hekiminizi ziyaret edin:Yılda en az 2 defa yaptıracağınız kontrollerle erken aşamadaki çürük, diş eti hastalığı, travma ya da kanser gibi problemlere büyümeden müdahale edebilirsiniz. 2. Asitli içeceklerden uzak durun Fosforik ve sitrik asit içeren içecekler diş minesinin hassasiyetini artırarak daha kolay aşınmasına neden olur. 3. Şekerden uzak durun Şeker diş çürümesinin en büyüksuçlusudur. Bakteri ve asit oluşumuna neden olarak diş minesini ve diş etlerini yıpratır. Şekerden vazgeçmeniz zorsa, azaltın; her yemekya da aperatif sonrası dişlerinizi fırçalayın ve diş ipi kullanın. 4. Sigarayı bırakın Sigaradaki nikotin ve katran dişlerinizde sarı, çirkin lekelere neden olur. Ayrıca dişlerde ve diş eti çizgisi boyunca bakteri ve plak oluşumuna yol açar. Bu durum diş ve diş etlerinize zarar vererek diş kaybı riskinizi artırır. Daha da kötüsü sigara ağız kanserinin en büyük nedenlerinden biridir. 5. Doğru diş fırçası kullanın Diş yapınıza göre hekiminiz belirleyeceği nitelikte diş fırçası kullanın. Böylece fırçanızın diş ve diş etlerinizi yaralamasına engel olurken; fırçanızı ne zaman değiştirmeniz gerektiğini de fark edebilirsiniz. 6. Uygun teknikle diş fırçalayın: Diş fırçanızı 45 derecelik açıyla tutun ve diş eti çizgisine doğru nazik ve kısa, dairesel hareketlerle en az 2 dakika dişlerinizi fırçalayın. Ancak bunu yaparken kuvvet uygulayarak aşırıya kaçmayın. Çünkü agresif fırçalama diş ve diş etlerinize zarar verebilir. 7. Diş ipi kullanın Diş ipi sağlıklı diş ve diş etleri için vazgeçilmezdir. Fırçalama gibi yanlış yapıldığında diş eti hattına zarar verebilirsiniz. Bunun için diş ipini yaklaşık 30 cm kesin. Her iki elinizin orta parmaklarına sarın. İki dişin arasına yerleştirin. Dişi sararak ipi yukarı çekme hareketiyle temizleyin. İpi kesinlikle aşağı yukarı itmeyin.
Külüne Muhtaç Olmak İstemeyeceğiniz 16 Komşu Tipi
Ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır gibi güzel atasözlerimizi kulaklarımızda çınlatan komşulardan bahsedeceğiz sizlere, bunlardan bahsederken 'kötü komşu insanı ev sahibi yapar' atasözünü de aklınızdan çıkarmamanızı isteyeceğiz. Olumlu yanlarını da görmek lazım bu komuşularımızın.
Reklam
Fmf Hastalığı Nedir?
Fmf hastalığı nedir?Fmf, Familial Mediterranean Fever kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelerek oluşturduğu, Ailesel Akdeniz Ateşi olarak da bilinen hastalığın kısa adıdır.Fmf kimlerde görülür?Kalıtsal bir hastalık olması sebebi ile genelde ailevi bağlardan geçer. Genellikle Akdeniz kökenli kişilerde meydana gelir. Genelde; Türk, Ermeni, Arap ve Askenazi kökenli olmayan Yahudi toplumlarında saptanır.
Reklam
Karın Şişkinliği Nasıl Geçer?
Özellikle kadınların en çok şikayetçi olduğu sorunlarından biri karın şişkinliği. Stres ve birçok faktör şişkinliğe yol açabiliyor. Nedenini bilirsek, çözümüne kolay ulaşabiliriz. Bugün şişkinliğin 70’e yakın nedeni olduğu biliniyor. Siroz, nefrotik sendrom, tüberküloz, Akdeniz ateşi gibi hastalıkların karın bölgesinde şişkinlik ve ödeme yol açtığı tıbbi bir gerçek. Fakat ciddi bir sağlık sorunu olmayan, hatta tamamen sağlıklı kişilerde bile şişkinlik gözlenebiliyor. Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber karın şişkinliğinin neden oluşabileceğini ve şişkinlikten kurtulma yöntemlerini şöyle açıklıyor: KABIZLIK Genellikle 3 günden fazla süren kabızlık probleminde, karın şişliği ve vücudun ödem tutması doğaldır. Bağırsakların doluluğu karın bölgesine yansır ve kişi genelde karnının alt bölümü olmak üzere bazen tamamını şiş hissedebilir. Kabızlığın yaygın nedenleri Yetersiz sıvı tüketimi, yetersiz lif tüketimi, düzensiz beslenme, hareketsizlik ve stres. Kabızlıkla savaşmanın yolları Günde 2-2,5 litre sıvı tüketimine özen gösterilmeli. Çiğ sebze, sebze yemekleri ve meyveler günlük beslenme düzeninde mutlaka yer almalı. Kabuklu tüketilebilen meyvelerin kabuğunun soyulmaması önemli. Uzun süre aç kalmamak ve gün içerisinde 3 saatte bir düzenli beslenmek kabızlıkla mücadele ederken en önemli faktörlerden biri. Gün içerisinde yapılacak yarım saatlik kısa yürüyüşler ve stres koşullarının iyi yönetimi de kabızlığın çözülmesi için gerekli. Kabızlık için soframızdaki ilaçlar Kuru kayısı, kuru erik, kuru incir, kivi, ananas, kayısı, ıspanak, semizotu. Kabızsanız bir süre tüketmeyin Muz, şeftali, tatlı elma, asitli içecekler, beyaz ekmek. HORMONAL DEĞİŞİMLER VE REGL DÖNEMLERİ Regl dönemleri öncesinde birçok kadının ortak şikâyeti şişkinlik hissidir. Özellikle PMS (Premenstrüal Sendrom) sorunu yaşayan kadınlarda şişkinlik hayatı kâbusa çevirebilir. Regl öncesi şişkinliğin yaygın nedenleri Aşırı tatlı tüketimi, yanlış karbonhidrat tüketimi, yetersiz sıvı tüketimi, yağlı besinlerin aşırı tüketimi, asitli içecek tüketimi, aşırı tuz tüketimi. Regl öncesi şişkinlikle savaşmanın yolları Günde 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmeli. Beyaz şeker ve beyaz un içeren besinlerin tüketimi minimal düzeye indirilmeli, mümkün olduğunca tam tahıllı ekmek ve tam tahıl ürünleri tercih edilmeli. Tatlı ihtiyacı hissedildiğinde, meyve ve bitter çikolata ile karşılanması daha sağlıklıdır. Asitli ve kafeinli içecek tüketimi bu dönemde şişkinlik hissini ciddi derecede artırır. Şişkinlik hissinin azalması için az tuzlu besinler tercih edilmeli, salamura, turşu, konserve gibi tuz içeriği yüksek besinler bu dönemde tüketilmemelidir. Yağ, midede uzun süre kaldığından ötürü kızartma, kavurma gibi yağ içeriği yüksek besinler şişkinlik hissini artırır. Tenecere yemekleri, ızgara ve fırında pişirilmiş yemekler tercih edilmeli, yemeklere mümkün olduğunca az yağ eklenmelidir. Regl öncesi şişkinlik için soframızdaki ilaçlar Maydanoz, semizotu, yeşil çay, kiraz sapı çayı. Regl öncesindeyseniz bir süre tüketmeyin Beyaz şeker, beyaz un, kolay sindirilebilir pirinç gibi diğer karbonhidrat çeşitleri, asitli içecekler, konserve, turşu, salamura besinler, kızartma, kavurma, yağlı et çeşitleri, tavuk derisi.
Reklam
Göz Tiplerine Göre Makyaj Nasıl Yapılmalıdır?
Makyaj yaparken birçok bayan göz şekillerine göre değil de genellikle kıyafet seçimlerine ve farklı renklere göre makyajlarını yaparlar. Buna göre kesinlikle makyaj yaparken yüz tipinize göre dikkat etmeniz gerekmektedir. Bilinmesi gerekmektedir ki makyaj stili, her yüze uygun olmaz. Aynı durumlar göz makyajı içinde geçerli olmaktadır. İşte bu durumlarda da başkasında beğendiğiniz makyaj modellerinin sizlerde neden güzel olmadığı tamda bu nedenlerden dolayı olmaktadır. Mutlaka göz tipinizi öğrenip, onlara uygun şekillerde olacak şekillerde yapmanız gerekmektedir.Kaynak: **http://www.dunyamodasi.net/goz-tiplerine-gore-makyaj-nasil-yapilmalidir.html**
Erkekleri 'Kaba'laştıran Kadınlar!
Kadınlar güçlü erkekleri seviyor. Kabalık ise, zaafların ve kişilik zayıflıklarının üstünü örtüp erkek bedenine ve kimliğine kallavi bir cila atıyor! Sevgiliye hakaret etmeler, sert çıkmalar, en basit nezaket kurallarını bile unutmalarla birlikte, ciddi bir kıskançlık da söz konusu. Ancak erkeği asıl kaba yapan nedenler bunlar değil. Asıl sebep kadının imajı, toplum içindeki varlığını değerini gün geçtikçe sağlamlaştırması. Çalışma hayatındaki koltuklar kadınlar tarafından paylaşılıyor, kadınlar erkeklerden daha fazla kazanabiliyor ve ne yazık ki artık kadın kendini erkeğine saklamıyor! Dolayısıyla kadınlar, cinsel olarak da en az erkekler kadar tecrübeli bir hale geldiler Erkeğe has olan ne varsa, kadın da buna ortak; bir tek yalnız üreyemiyorlar ve dolayısıyla da bu konuda erkeklere ihtiyaç duyuyorlar. İşte tam da o safhada devreye giren erkeklik gururu, çalınan rollerin öcünü, kadınlardan çeşitli kabalıklar ve sertliklerle almaya dönüşüyor. Özgüvenlerini gün geçtikçe yitiren erkekler, yitik özgüvenlerinin üstünü, kabalık ve maçoluk kisvesiyle, külhanbeyi tavırlarla örtmeye çalışıyorlar. Toplumsal roller bize erkeğin sert olması gerektiğini öğütlüyor: ‘Erkekler ağlamaz’ gibi deyimlerle erkeğin sert olması gerekiyor. Dolayısıyla kibarlık göstermeyen, hayatındaki kadına maço davranan erkek modelini, doğru kişi sanma yanılgısına düşebiliyoruz. Yatakta daha iyi olacaklarına inanılıyor: Kaba erkeklerin yatakta da akıl almaz olacağına inanılıyor oysa sonuç çoğunlukla hüsran oluyor.
Reklam
Adil Işık İlkbahar Yaz Elbiseleri
Ne istediğini bilen kadının çizgisi Adil Işık, bayanların gözdesi olma yolunda ilerlerken, şu sıralar yeni sezon da sade bir koleksiyon ortaya koydu. Renkleri nasıl kullanacağını iyi bilen marka, her sezon öne çıkan farklı tasarımları ile kendine özgü bir kalitede modellerini üretmeyi başarıyor. “Codentry “ koleksiyonu iddialı, enerjik ve canlı stili ile “Love My Body” kreasyonu modanın nabzını tutarken, Night Zoom’un yoğun el işçiliği ve hassas materyaller kullanılarak hazırlanan gece koleksiyonu da markayı farklılaştıran gruplarıdır. Bununla birlikte sektördeki satış gücü, hızlı tedarik sistemi ve global trendleri fırından yeni çıkmış gibi piyasaya sunması da başarısını bizlere kanıtlıyor.
Kadınlar Neden Tayt Giymeyi Seviyor?
İşte kadınların taytı çok sevmesinin geçerli sebepleri… 1. Kendinizi şişman hissettiğinizde sizi zayıf ve rahat hissettirir. 2. En düz kalçalı bayanlar bile kusursuz popoları varmış gibi görünebilir. Bu durumun gerçek ya da taytın marifeti olması önemli değil siz sonuca bakın! 3. Taytı her yerde giyebilirsin. Topuklu ayakkabıyla kombinlenmiş herhangi bir kıyafet akşam dışarı çıkmak ve arkadaşlarınla partiye gitmek için yeterince rahat mı? 4. Mükemmel bir seyahat kıyafetidir. Tayt seyahat eden bayanlar için harika bir kıyafettir. Bacaklarınızı istediğiniz şekilde hareket edebilir ve rahat bir yolculuk geçirirsiniz fakat kot pantolon ya da mini etek için bu durum geçerli değildir. 5. Spora giderken giyip oradan da arkadaşlarınızla takılmaya gidebilirsiniz. Tüm yapmanız gereken sadece ayakkabınızı değiştirmek ve üzerinize bir hırka geçirmek. 6. Dolabınızda fazla yer kaplamazlar. Dolabınızdaki diğer kıyafetler gibi gereksiz yer kaplamazlar ve hemen hemen her şey ile kombin oluşturabilirler. 7. Pahalı değiller. Aldığınız diğer kıyafetler ve onları tamamlamak için aldığınız başka şeylere ödenecek paranın çok daha azına tekabül ederler ve inanın daha kullanışlıdırlar. 8. Ne kadar yemek yersen ye pantolon düğmesini düşünmene gerek yoktur. Elastik olduğundan sıkıntı yok 9. Sizi atletik gösterir aylardır spor salonuna adım atmamış olsanız bile… Herkes spor yaptığınızı düşünür çünkü tayt kalçalarınızı şekle sokar. Kahvaltıda yarım ekmek yediğiniz akıllarının ucuna bile gelmez.
Obezite Hastası Nasıl Egzersiz Yapmalı?
Egzersiz yapmak, obezite hastalığı olan ya da olmayan her insan için pek çok olumlu etki yaratmaktadır. Egzersiz programları, daha etkin kilo kaybı ve verilen kilo kaybının daha uzun bir süre korunmasına yardımcı olmak bakımından obezite tedavisinde çok işe yarar. Egzersizin diğer olumlu etkileri ise; Kalp krizi ve yüksek tansiyon risklerini azaltır. Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltırç Tip 2 diyabet hastalarında şeker düzeyi kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Kalp ve akciğerlerin güçlendirerek, kapasitelerini arttırır. Kemik erimesini azaltır. Kas ve eklem bağlarını güçlendirir. Stres oranını azaltarak, uyku kalitesini arttırır. Egzersizlerin dört çeşidi bulunmaktadır. Bunlar: aerobik, kas güçlendirici, kemik güçlendirici, gerdirme olarak dört gruba ayrılabilir. Obezite tedavisinde hastanın ihtiyacına göre hangi egzersiz programı kullanılacağı belirlenir. Morbid obezite hastalarında genellikle orta – ağır egzersiz programları tercih edilmektedir. Fakat bu tercihte kriter yalnızca vücut kitle indeksi değildir. Her hasta kendi fiziksel şartına göre değerlendirilir. Hastaların egzersiz programlarına alınmadan önce kalp ve damar hastalıkları ve kalp kapasitesi bakımından değerlendirilmeleri gerekmektedir. Solunum testleri gözardı edilmemelidir. Herhangi bir problem fark edilirse ilk olarak o problemin tedavisi yapılmalıdır. Egzersiz programına ise bu tedavinin sonrasında karar verilmelidir.İzotonik egzersizler, obezite tedavisinde en önemli egzersizlerdir.Günlük minimum 30-60 dakika kadar bir süre aerobik egzersiz tavsiye edilir. Haftada 5-7 gün kadar uygulanan bu aerobik egzersizler kilo vermeyi ve verilen kiloların muhafaza edilmesini sağlar. Aerobik izotonik egzersizler sayesinde yeterli kilo kaybı olduktan sonra kas kitlesinin zayıflamasını engellemek ve mevcut kilo kaybının korunmasına yardımcı olmak hedefiyle direnci yükselten izometrik egzersizler aşamalı şekilde eklenebilmektedir. Bu egzersizler sayesinde artan kas oranının glukoz tüketimi de doğal yollar ile yükseltilmiş olacağından, şeker hastaları için Aerobik izometrik egzersizler özellikle daha fazla yararlıdır. Düzenli olarak devam ettirilen egzersizler kişi fazla yormamalı ve uzun olmamalıdır. Öncelileri onar dakikalık seanslar şeklinde başlayabilir. Hangi tür egzersiz uygulanacak olursa olsun, süresi ve ağırlığı kademe kademe arttırılmalıdır. Şeker hastalarında ve kalp sorunları olan kişilerde ağır egzersizler uygun görülmez. Tavsiye edilen egzersiz çeşitleri yürüyüş ya da hafif tempoda hızlı yürüyüşler, yüzme ve merdiven çıkmaktır. Tüm egzersizler için ısınma, çok önemlidir. Bu hafif tempo 10 dakilalık yürüyüşlerle sağlanabilir. Aşama aşama tempo yükseltilebilir. Yaklaşık 30 dakikalık bir egzersizden sonra aniden durmak sakıncalıdır. Yavaşlamak ancak hafif hareketlere en az 5-10 dakika kadar daha devam etmek, kasların dinlendirilmesine ve yüksek enerji harcamalarından dinlenme pozisyonuna geçmesini sağlar. Bu aşamaya soğutma adı verilir. Soğutma yapılmadan, aniden kesilen haraketlerde kaslarda ve tendonlarda yaralanmalar ve kramplar görülebilir. Morbid obezite, kişiler için sosyal hayatı zorlaştırarak dezavantaj olabilmektedir. Egzersiz yapmak sağlıklı ve etkin bir biçimde kilo vermenin yolu ols da, morbid obezite hastaları için spor salonlarına gitmek bir çekince oluşturabilir. Bu anormal bir his değildir. Salonlardaki birçok alet, morbid obezite hastlarının ölçülerine de uygun değildir. Bunlar sıkılma ve stres unsuru olarak morbid hastalarına yansıyabilir. Böyle durumlarda yüzmek gibi tek başına yapılabilen sporlar tercih edilebilir. Yorulmadan daha fazla kalori yakımı bu şekilde sağlanabilir. Ya da belirleyenecek saatler aralığında iki kat merdiven çıkmak da faydalı olacaktır.
7 Adımda Başarılı Olmak
Bu yazımızda sizi yedi adımda başarıya götürüyoruz. Haydi, hayırlı olsun! Öncelikle nasıl başarılı olabilirsin, bunu öğren! Kendini ölç, “Ben kimim ya?” diye bi’ sor kendine. Amaçlarını belirle, “Neler yapmak istiyorum ya ben?” diye sor bi’ kendine. Sonrası planlamak, “Amacımı belirledim, şimdi ona nasıl ulaşabilirim?” diye sor bi’ kendine. Harekete geç, harekete geç, “Ne zaman ve Nereden başlamalıyım?” diye soracaksın zaten kendine, söylememize gerek yok. Sonuç alana kadar devam etmelisin, devam et, “Sonuç alabilmem için alternatif yollar neler?” diye bi’ sor kendine. Ve işleri sonuçlandır, “Oh be!” deyip bırakma, bi’ değerlendir yahu, “Neler başardım? Nasıl başardım?” diye bi’ sor kendine. Şimdi “Oh be!” diyebilirsin.
Reklam