Bacak ve Kalça Şekillendirmek İçin Squat Hareketi
Bacak ve kalca bolgenizi sekillendirmek istiyorsaniz cok sayida squat yapmalisiniz.Squat hareketi bel kalca ve bacak bolgesini guclendirir.Fakat birkac dikkat etmeniz gereken nokta var.Eger hareketi duzgun yapmazsaniz bel ve diz rahatsizliklarina yol acabilirsiniz.Bu da hic isteyecegimiz bir durum degil.Kalça Dikleştirmek Ve YuvarlaklaştırmakKalcanin dik ve yuvarlak olamasin kadinlarin en cok istedigi seydir.bunun icinde squat birebirdir.Kalcanin yaninda belinde sekillenmesini istiyorsaniz Deadlift hareketinide yapmalisiniz.Deadlift hareketi sayesinde beliniz sekillenir.Bel cukuru olusur ve Kalcalariniz disa dogru cikar.Bu da ozellikle bayanlar icin muhtesem bir goruntu olusturur.Kalcalarinizi ve bacaklarinizi sekillendirmek sadece bayanlar icin onemli degildir.Ozellikle surekli masabasi is yapan veya soforler surekli oturduklari icin kalcalari yayvanlasir.Bunu engellemek icin erkeklerde squat yaparlar.Squat Hareketi Nasıl YapılırEger spora yeni basladiysaniz squat hareketini bos bar veya kendi vucut agirliginiz ile yapmanizi oneririm.Squat hareketin oncelikle belinizin konumunu dogru ayarlamalisiniz.Beliniz dik durumda olmali.Agirligi yerden almamalisiniz.Agirlik yuksede durur ve siz onun altina girersiniz.Agirligin altina girdiginizde dizlerinin hafif kirik pozisyonda olmalidir ki kalktiginizda agirlik omuzlarinizda kalsin.Agirligi trapez kaslarinizin uzerine yerlestirin.Bari tam ortalamalisiniz yoksa dengeniz bozulur.Asagiya cokerken kalcanizi disari dogru cikartmalisiniz.Ve ayni zamanda yuzunuz daima ileriyi gostermeli ve ayaklariniz omuz genisliginden biraz fazla acik olmalidir.Hareket yapilirken ayaklarin konumu degismemelidir.
Antarktika'da Dev Penguenler Yaşıyordu
Antarktika'da yapılan yeni araştırmalar, bir zamanlar boyu 2 metreye ulaşan dev penguen fosillerini ortaya çıkardı. Palaeeudyptes klekowskii türüne ait yeni ayak ve kanat fosilleri, canlının 115 kilo ağırlığa erişebildiğini gösterdi. Antarktika'nın Güney Amerika'ya en yakın olduğu noktanın açıklarında yer alan Seymour Adası'nda yapılan araştırmalar, bir zamanlar dünyada 'mega penguenler'in yaşadığını gösterdi. New Scientist'in haberine göre, binlerce penguen kemiği bulunduran bölgede yapılan yeni kazılar, bugüne kadar rastlanmış en büyük fosillere ulaşılmasını sağladı. Arjantin'in La Plata Müzesi araştırmacıları tarafından bulunan yeni kemiklerin, geçmişte tanımlanmış olan Palaeeudyptes klekowskii türüne ait olduğu ancak geçmişte bulunan kemiklerden farklı olduğu belirtildi. Yeni kemikler 37-40 milyon yıl önce yaşamış olan penguenin boyunun 2 metreye, ağırlığının ise 115 kiloya kadar ulaşabildiğine işaret etti. Günümüzde yaşayan en büyük penguenler olan İmparator penguenlerin boyu en fazla 1.36 metreye ulaşırken, ağırlıkları 46 kiloya kadar çıkıyor. Palaeeudyptes klekowskii türüne ait geçmişteki en büyük fosiller, nesli tükenen canlının en fazla 1.5 metre boya erişebildiğini göstermişti. Araştırmanın başında yer alan Carolina Acosta Hospitaleche, 'dev penguenin hayatta olduğu dönemin tüm penguen türleri için en iyi zamanlar olduğunu, Antarktika kıyılarında 10-14 türün hep beraber yaşadıklarını' söyledi. Comptes Rendus Palevol dergisinde yayımlanan en son araştırmada, P. klekowskii'ye ait yeni ayak ve kanat kemikleri bugüne kadar türe ait en büyük fosiller olarak kayıtlara geçti. Kemikleri inceleyen ABD'nin Bruce Müzesi'nden Dan Ksepka, 'kemiklerin tanık olduğu en büyük penguen fosilleri olduğunu belirterek, bir zamanlar gerçekten dev penguenlerin yaşadığını' ifade etti. Al Jazeera
Reklam
Hala insanlığın ölmediğinin 15 kanıtı!
Son zamanlarda 'İnsan nedir?' sorusu hep olumsuz cümlelerle yanıt buldu. Her olumsuzluk ise bizi tek bir sonuca götürdü: İnsan kötüdür. Peki bu genelleme doğru mu? Tabi ki hayır. İçinde hala merhamet taşıyan, yeryüzündeki tüm canlılara saygısı olan herkes aslında iyidir.Haçiko Derneği
Reklam
FEMEN'den Türkçe Manifesto
FEMEN, Facebook sayfasından Türkçe manifesto yayınladı.Hedefleri: Patriyarkaya karşı tam zafer.FEMEN Türkçe manifestosunu Facebook sayfalarından yayınladı. “Bizim silahımız çıplak göğüslerimiz” sloganıyla yola çıkan örgüt kendini “ korkusuz ve özgür olan Amazonların tekrar vücut bulmuş hali” olarak tanımlıyor. FEMEN Ukrayna, Fransa, Almanya, Brezilya, Kanada, İsrail, Meksika, İsveç, İspanya, Belçika, Hollanda ve Türkiye'de aktisitleri olan bir örgüt. FEMEN aktivistleri Fransa ve Ukrayna’da kurulmuş olan eğitim merkezlerinde fiziksel ve bedensel olarak eğitim gören ve Koordinasyon Konseyi tarafından yönetiliyor. FEMEN’in manifestosu şöyle: FEMEN aktivistleri, ne kadar zor ve ne kadar provoke edici olursa olsun her türlü insancıl görevi yerine getirmeye fiziksel ve zihinsel olarak hazır olan özel eğitimli kadınlardır FEMEN, feminizmin özel bir kuvvetidir, onun öncü militan birimidir ve korkusuz ve özgür olan Amazonlar'ın tekrar vücut bulmuş modern halidir. Siyasi, ekonomik ve kültürel olarak erkeklerin işgali altındaki bir dünyada yaşıyoruz. Kadın bedeninin tüm kontrolünü elde tutmak, kadını baskı altında tutma yolunda anahtar rolü görüyor. Kadının cinsellikteki politik atılımı, onun özgürlük yolundaki en önemli şey demek. Kadının kendi bedenini kendisinin sahiplenmesi onu özgürlüğe kavuşturacak ilk ve en önemli adım. Ataerkil sistemden bağımsız olarak bir kadının çıplak olması sisteme mezar kazmak anlamına geliyor. Bu aynı zamanda kadın özgürlüğünün militan manifestosu ve kutsal sembolü demek. FEMEN'in çıplak saldırıları, tarihten beri süregelen kadın-sistem çatışmasının çıplak mücadelesidir, onun en görülür ve öncül örneğidir. Patriyarkaya karşı tam bir zafer. Cesaretin ve kişisel örneğin gücüyle, köleliğin ilk ve son varoluş biçimi olan patriyarkaya karşı kadınların global bir güçte linç kanunu başlatmasına önayak olmak. Patriyarkanın insan karşıtı saldırgan doğasını ifşa etmek. Patriyarkanın en temel enstitülerini sarsmak: diktatörlük, seks endüstrisi, kilise. Patriyarkanın yarattığı erotik ve pornografik cinselliğe karşı olarak yeni bir devrimci kadın cinselliğini desteklemek. Modern kadın kültürüne kötülüğe karşı aktif bir muhalefet ve adalet için güçlü bir mücadele aşılamak. Dünyadaki en etkili ve en mücadeleci kadın birliğini oluşturmak. Kadınları dayanılmaz yaşam koşullarına iten diktatörlük rejimlerinin, özellikle de şeriatı ve kadınlara karşı diğer sadizm metotlarını uygulayan teokratik İslam devletlerinin, derhal son bulması “Kölelik ticareti'nin yatırımcılarını, organizatörlerini ve müşterilerini cezalandırarak kadın istismarının en berbat biçimi olan fuhuşu tamamen sonlandırmak. Tüm dünyada kiliseyi devletten tamamen ayırmak ve dini kurumların modern kadının sivil ve cinsel hayatına ve üreme/ürememe hakkına müdahale etmesini yasaklamak FEMEN manifestosunda finansal kaynaklarına da değiniyor. Örgüt bağışlar, örgütün sembollerini taşıyan giysi ve aksesuarların satışı ile FEMEN aktivistlerinin ürettiği ürünlerin satışından geldiğini ifade ediyor. Örgüt siyasi parti ve dini kurumlardan hiçbir finansal yardım almadığını belirtiyor. FEMEN, “Patriyarkaya karşı isyan eden, politik ve doğrudan eylemlerle vücut bulan kadın cinselliği” olarak tanımladıkları sektremizmi savunuyor ve bu feminist eylemsellik biçimini kendileri geliştirdiler. “Sekstrem eylemlerin onaylanmayan formatı, kadınların kendi protestolarını istedikleri zaman istedikleri yerde yapabilme ve bu eylemlerinin kolluk kuvvetleriyle herhangi bir uyum içinde olmama hakkını temsil etmektedir. Sekstremizm kadınların, erkeklerin kaba aşırılığıyla ve bu aşırılığın getirdiği kirli sakatlama suçlarıyla ve bir çeşit terör tarikatıyla alay etme biçimidir. Sekstremizm, şiddetsiz ama oldukça da agresif olan bir provokasyon şeklidir; çürümüş ataerkil sistemin ve eskimiş politik değerlerin tüm kurumlarını sarsmayı hedefleyen güçlü bir silahtır.” Bianet
Bastır Parayı Tıp'ta Oku
Devlet ve vakıf üniversiteleri arasında puan farkları şaşırtıcı boyuta ulaştı. Öğrencilerin en çok tercih ettiği tıp, hukuk gibi bölümlerde dahi puan farkları 265’i aşıyor. Parası olan üniversitede istediği bölüme girebiliyor Üniversitelerde merkezi yerleştirmeler tamamlandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yayınladığı sayısal veriler, üniversitelerin aynı bölümlerindeki puan farklılıklarını gözler önüne seriyor. Milliyet'ten Mine Özdemir'in haberine göre, devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki puan makası her geçen yıl açılırken, vakıf üniversitelerinin burslu, burssuz programları arasındaki farklar da giderek büyüyor.  Öyle ki öğrencilerin en çok tercih ettiği, önceki yıllarda kazanmanın çok zor olduğu tıp, hukuk gibi fakültelerde dahi bu farklar dikkat çekiyor. Bu yıl vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerinde burslu ve burssuz programlar arasındaki fark 240’a kadar ulaşıyor. Tıp fakültesi olan tüm üniversiteler arasındaki puan farkı ise 241’e kadar çıkıyor. Yine öğrencilerin en çok tercih ettiği bölümlerden hukuk fakültelerinde de puan farkları 265’e kadar ulaşıyor. Yani bir anlamda ilk 10 bindeki öğrenci ile bir milyonuncu öğrenci aynı sınıfta okuyacak. Bu durum sınıftaki öğretim kalitesinin en iyi öğrenciler aleyhine bozulmasına neden oluyor. Yüzde 100 burslu pek çok öğrencinin, sonraki yıl, üniversite değiştirmesinin ve özellikle de vakıflardan, devlete yönelmesinin en önemli nedeni bu. Kısacası parası olan üniversitede istediği bölüme girebiliyor. 256 puanlı hukuk fakültesi Hukuk fakültelerinde en yüksek puan 521 puanla Galatasaray Üniversitesi’ne ait, en düşük puan ise 256 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nde. Devlet üniversiteleri arasındaki en düşük puan 393 ile Atatürk Üniversitesi’nde. Yani en düşük puanlı devlet üniversitesiyle vakıf üniversiteleri arasındaki fark 137. Yine vakıf üniversitelerinin burslu burssuz programları arasında çok yüksek farklılıklar bulunuyor. En yüksek puan farkı 228 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nde. Üniversitenin hukuk fakültesi tam burslu programına 484 ile öğrenci alırken, burssuz (ücretsiz) programına 256 puanla öğrenci alıyor. Yine Fatih Üniversitesi de 210 puan farkıyla dikkat çekiyor. Üniversitede tam burslu programın taban puanı 500 iken yüzde 25 burslu öğrenci alan programın puanının 290 olduğu görülüyor. Psikolojide fark 280’e ulaştı Gözde bölümlerden olan ve her yıl neredeyse kontenjanlarının tamamını dolduran psikoloji bölümünde de 280’e ulaşan puan farklılıkları dikkat çekiyor. Psikoloji bölümünde en yüksek puan 484 ile Boğaziçi Üniversitesi’ne ait, en düşük puan ise 204 ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde. Devlet üniversiteleri arasında en düşük puan ise 395 ile Bingöl Üniversitesi’nde. Bu durumda en düşük puanlı devlet üniversitesiyle vakıf üniversiteleri arasındaki fark 191. Vakıf üniversitelerinin burslu burssuz programları arasındaki puan farkı da 225’e kadar çıkıyor. Psikoloji bölümünde en yüksek puan farkı 225 ile İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ait. Üniversite İngilizce Psikoloji Bölümü’ne 457 puanla öğrenci alırken, burssuz programına 256 puanla öğrenci alıyor. Yine Üsküdar Üniversitesi’nde 220, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 210, Bahçeşehir Üniversitesi’nde 210, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde 200, Fatih Üniversitesi’nde 204, Doğuş Üniversitesi’nde 200 puan farkı dikkat çekiyor. Tıpta makas açılıyor Devlet üniversiteleri arasında en yüksek puan 531 ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce programına ait. Vakıf üniversitelerinde ise en yüksek puan 541 ile Koç Üniversitesi’nde, en düşük puan da 300 ile Yakın Doğu Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde yer alıyor. Tıp fakültesinin burslu burssuz programlarındaki en fazla fark 221 ile Bahçeşehir Üniversitesi’nde. Diğer üniversitelerdeki puan farkları ise şöyle: Yakın Doğu Üniversitesi’nde (İng) 147, Fatih Üniversitesi 114, Şifa Üniversitesi’nde 110, Yakın Doğu Üniversitesi’nde 98, Turgut Özal Üniversitesi’nde 95, Acıbadem Üniversitesi’nde 94, Zirve Üniversitesi’nde 93, İstanbul Bilim Üniversitesi’nde 88, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nde (İng) 85, Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde 82, Yeditepe Üniversitesi’nde 79, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde 78, Maltepe Üniversitesi’nde (İng) 76, Mevlana Üniversitesi’nde 68, Bezmialem Üniversitesi’nde 54, Maltepe Üniversitesi’nde 55, Ufuk Üniversitesi’nde 47, Başkent Üniversitesi’nde 44 oldu. Tıp fakültesindeki bütün programlarına burslu öğrenci alan Koç Üniversitesi’nde tam burslu ve yüzde 50 burslu programları arasındaki fark da 33’e kadar çıktı.Milliyet
Reklam
Hyundai'den Nissan Juke'a Rakip Model
Nissan'ın sıra dışı tasarımıyla beğeni kazanan modeli Juke'a bir rakip geliyor. Hyundai Amerika CEO'su Dave Zuchowski, verdiği röportajda 2016 yılında tanıtılacak yeni Elantra ve daha sonrasında satışa sunulacak ix35 ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunurken, asıl dikkat çekici nokta ise Nissan Juke'a direkt olarak rakip olacak bir crossover hazırlığı içinde olduklarını belirtmesi oldu. Genç kitleyi hedef aldıklarını belirten Zuchowski, aracın mini bir ix35 olacağının altını çizdi. Bu açıklamalar sonrasında, akıllara 2011 yılında Detroit Otomobil Fuarı'nda tanıtılan Curb konseptini getirdi. Bu yeni otomobilin bu konsept üzerinden geliştirilmesi bekleniyor. Fotoğraf Curb konsept modeline aittir. Kaynak: Otohaber
Çift Başlı Yunus Ölüsü Sahile Vurdu
İZMİR’in Dikili İlçesi’nde çift başlı, çift yüzgeçli, tek kuyruğu olan yavru yunus, sahilde ölü bulundu. Antalya’dan tatil için Dikili İlçesi’ne giden Beden Eğitimi Öğretmeni Tuğrul Metin, sahilde yüzerken kıyıya bir balığın vurduğunu gördü. Sahile çıkan Tuğrul Metin, tek kuyruklu, çift başlı ve yaklaşık 1 metre boyunda ölü yunusla karşılaştı. Tuğrul Metin’in durumu bildirmesi üzerine sahile gelen Dikili Jandarması’na bağlı ekipler, ölü yavru yunusu alarak incelenmek üzere götürdü. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, ender görülen bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, 'Yapışık ikizlerin benzeri bir durum. Yapılacak incelemelerin ardından mutlaka bir sonuca ulaşılacaktır' dedi.Süleyman EKİN/ ANTALYA, (DHA)
'Dunning-Kruger Etkisi'nden Muzdarip Kişileri Tanımanın 10 Yolu
etiket
Öncelikle Dunning-Kruger Etkisi nedir kısaca ona bir göz atalım. 'Dunning–Kruger etkisi' ya da 'Dunning–Kruger sendromu', Cornell Üniversitesinin iki psikologu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık eğilimidir. Cornell University’de görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000 yılında Nobel almalarına neden olan tanı, “Cahil cesareti” olarak tanımlanıyor. Teorileri özetle, “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” diyor. Bizde de bu etkiyi anlatan çok güzel deyim ve atasözleri mevcut. Mesela 'cahil cüretkar olur kendini alim sanır' demiş atalarımız ya da 'boş başak dik durur dolu başak eğik durur' demişler. Özgüven zehirlenmesi tabiri de bu etkiyi izah eden deyişlerden ya da 'kifayetsiz muhteris'. Peki ne gibi sonuçlara ulaşmış bu psikologlar? -Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. -Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.  -Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.  -Nitelikleri, eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Peki hepimizin çevresinde bolca bulunan bu arkadaşları nasıl tanıyabiliriz? İşte size birkaç ipucu
Reklam
Seksilik Detayda Gizlidir!
Seksi olmak için Pamela Anderson gibi göğüslere,  Jennifer Lopez gibi kalçalara veya GiseleBündchen gibi bacaklara sahip olmak zorundayız diye düşünüyorsanızyanılıyorsunuz. Hiç aklınıza gelmeyecek detaylar, sizi bir erkeğin gözündeaniden seksi yapabilir! Seksi Hareketler; işte bunlar erkeklerin biz bayanlardagörmek istediği hareketler. *Dudaklarımızı genelde stresten kemiririz. Ama müjde, birstres içinde kıvranırken çevremizdeki erkekler de bizim için kıvranıyor. Kravat bağlamayı biliyorsanız hemen öğrenmenizi tavsiyeederim. Çünkü bir erkeğin boynundaki kravatı sizin bağlamanız, onu boynunatasma geçirilmiş sevimli bir finoya çeviriyor. *İyi masaj yapabilmeniz de sizin parmaklarınızdan onunvücuduna ateş dalgalarının akmasına neden olacaktır. göz göze geldiğinizden gözlerinizi kaçırmayın. Bu kendinegüvenli hareket onu eritecektir. Seksi giysiler; Soyunarak seksi olmak rafa kalktı. İştegiyinerek seksi olmanın yolları. *Dekolte giymek out. Dekolte giymeden dekolte vermek in. *Topuklu ayakkabı seksiliğin birinci şartı hele bir detopuklu ayakkabılarınızla sessiz bir ortamda yürürseniz, her adımda birilerininkalbinin hoplayacağına emin olun. *Enseden bağlı kıyafetler ve straplez üstler, erkeklere siziküçük bir hareketle çıplak bırakabileceğini düşündürdüğü için çok seksigeliyor. *Halka küpeler de erkeklerin favorilerinden. *Son yıllarda gözde modası tek omzu düşürerek açıkta bırakangiysiler, sizi tahrik edici yapan detaylardan. *Deri her zaman seksi olma özelliğini koruyor. Özellikledevücudunuzu saran deri elbise, etek ve pantolon. *Son bir tüyo! Üzerinizden bir şey çıkarırken kollarınızıteker teker çıkartmak yerine, kıyafeti çapraz sağdan ve soldan tutarak tek birhamlede çıkarın. Seksi Saçlar; Kadını kadın yapan en önemli farklardan biride saçlardır. Saç rengi konusunda her erkeğin zevki birbirinden farklı olsa da,diğer ayrıntılarda buluştukları ortak noktalar elbette var. *Erkekler için kadın dediğin uzun saçlı olmalı. *Şaşırtıcı ama kakülü seviyorlar. Özellikle başka bir şeyleuğraşırken yüzünüze düşen kakülü kenara çekme hareketiniz onlara çok seksigeliyor. *Saçlardan gelen şampuan kokusuna istisnasız tüm erkeklerdayanamıyor. Bu şampuan kokusu, onların gözünün önüne sizin duştaki halinizgetiriyor olabilir mi acaba? *Tüm erkeklerin tav olduğu başka hareket ise saçlarınızıkalemle dağınık şekilde topuz yapmanız. Seksi Alışkanlıklar da erkeklerin biz kadınları seksibulmasında önemli rol oynuyor. Örneğin ister işiniz olsun ister bir spor dalıveya herhangi bir hobiniz sizin hayatınızda tutkuyla bağlandığınız her şey.Ayrıca kendiniz olun ve kendinize güvenin bence kadını seksi yapan en önemlişeydir kendine güven.
Reklam
Beyaz Et Hakkında Soru ve Cevaplar
Böyle bir görüş bilimsellikten uzak bir yaklaşım olup tamamen safsatadır. Piliç etinin erken ergenliğe neden olduğuna dair hiçbirbilimsel yayın bulunmamaktadır. Böyle bir durumun olması hiçbir zaman sözkonusu değildir.
Genç Yaşta Yapılan Makyaj Cildi Mahvediyor
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Teoman Erdem, popüler kültürün etkisi ile küçük yaşta makyaj yapıldığını vurgulayarak, “Derinin gelişimi 17-18 yaşına kadar sürüyor. Özellikle küçük yaştaki kız çocuklarının derileri daha ince olduğu için makyaj emiliyor” dedi.Erdem, yaptığı açıklamada, kadınların yılda ortalama 2 kilogram kozmetik ürün kullandığının tespit edildiğini belirtti.Kozmetik ve makyaj malzemelerinin yaklaşık 800′den fazla zararlı madde içerdiğini kaydeden Erdem, tespit edilen zararlıların 30 bin adet olduğunu belirtti.Erdem, kozmetik ürünlerinin başlıca 3 yan etkisi olduğuna dikkatleri çekerek, “Birincisi, bilhassa yağlı kozmetik ürünler, ‘sivilce’ dediğimiz akne yapıyor. ikinci olarak zararlı maddeler deride kızarıklık yapıyor. üçüncü yan etkisi de kesinleşmiş değil ama kanser yaptığına dair bulgular var” diye açıkladı.Vazelin ve parafin içerikli kozmetik ürünlerinin derideki gözenekleri kapatarak sivilce oluşturduğunu anlatan Erdem, “Ağır ve her gün yapılan makyaj, pudra ve kapatıcı ürünlere bağlı da sivilce oluşabiliyor” diye açıklamada bulundu.kaynak:  724saglik.org/sağlık haberleri
Karbonatın Saça Faydaları
Diş ve cilde yaptığı olumlu etkilerinin dışında karbonat saç için de son derece yararlıdır. Karbonatın saça faydaları arasında saçların yağlanma problemini gidermek, kepeği engellemek ve saçları yumuşatmak yer alıyor.Karbonatı saça nasıl uygulayacağız?2 tatlı kaşığı karbonatı 1 bardak suda eriterek saçlarınızı şampuanlıyormuş gibi bu karışımla yıkayıp birkaç dakika sonra durulayın. Uyguladığınız bu işlemden sonra saç diplerindeki yağlanma farkedilir seviyede azalacak, kepek sorununuz ortadan kalkacak ve daha canlı saçlara sahip olacaksınız. Saçları kuru olan kişiler için karbonat miktarı yarı yarıya azaltılarak kullanılmalıdır.kaynak:  724saglik.org/bakım
Reklam