2 saatlik hasta gezintisinin ardından 'köpeğin dalağını alsak koşar mı' gibi bir soru sorabilen ve karşılığında ciddi bir cevap bekleyen tuzaklarla dolu cerrahi hocası. köpeklerde dalak yokmuş.Sözlü sınavda öğrencilerin ameliyata girip girmediğini anlamak için ameliyatla ilgili bir soru sormak yerine 'ameliyathane duvarlarının rengini' sorarak öğrencilere nasıl bir belayla karşı karşıya olduklarını anında belleten hocadır aynı zamanda..
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’nin dünkü sayısında “Doğal Sit Alanlarında Planlanan Hidroelektrik Santralleri Projelerinin Gerçekleştirilmesine Yönelik İlke Kararı” yayınlandı. Haber medyada 'Doğal sit alanlarında HES izni yok' diye yer alsa da, karar gerçekte belirli istisnai kriterleri taşımayan doğal sit alanlarında HES'lerin yapılmasına izin veriyor. Yani SİT alanları yeniden derecelendirilerek, HES projelerine yeniden izin vermenin önü açılıyor. Evrensel'e konuşan Dersim'deki pek çok çevre davasının avukatlığını üstlenen Barış Yıldırım, mevcut yasalara göre sit alanlarına HES projelerine zaten izin verilmediğini ifade ederek, bu süreci ardı sıra çıkan Milli Parkları, sulak ve ormanlık alanları yapılaşmaya açan yönetmeliklerin bir devamı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz'deki HES davalarının avukatlığını yapan Yakup Okumuşoğlu da yaptığı açıklamada, ilke kararı ile 'Doğal sit alanlarında HES yapmanın önü kapatılmış' algısı yaratıldığını söyleyerek, 'Gerçek bunun tam tersidir. Bu karar ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uzun süredir üzerinde düşündüğü doğal sit alanlarını enerji projelerine açma girişimini başlatmış oldu. HES yapılmaması için aranan ekstra özelliklerin çok sınırlı sayıdaki alanı koruyabileceğini, ilke kararı ile gelen ekstra ekosistem ve türler açısından özellik arayışına gidilirse örneğin Karadeniz de hiçbir doğal sit alanı korunamayacağını söylemek mümkün' diye konuştu. Doğa Derneği de, kararı Anadolu doğasını yok oluşa götüren mevzuat değişikliklerinin son halkası' olarak değerlendirdi. Dernek, 'Bu karar, bugüne kadar HES'lere karşı verilen birçok hukuki mücadelenin altlığını yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu karar ile, Alakır, Fırtına, Fındıklı, Papart gibi birçok vadide HES'lerin önü tamamen açılacaktır' diyerek, karara karşı hukuki mücadele başlatacaklarını ifade etti. Arkitera
Aşk yaşadığımız en önemli duyguların biridir. İnsan beyni doğası gereği yalnız kalmayı ve ret edilmeyi bir tehdit olarak algılar. Hem biyolojik hem de kültürel nedenlerden dolayı, çoğumuz kalıcı bir aşk ilişkisi gerekliliğine inanırız. Oysa, gerçekte ne sevgi mutlaka kalıcı ve değişmez bir durumdur ne de kendimizi dışında tutabileceğimiz bir şey değildir. Aksine, sevgi içimizde bir yerde pusu kurmuş yatar, kalbimizi açmaya her zaman hazırızdır. Uzun süreli ilişkiler ise kendiliğinden devam eden bir ilişki biçimi değildir, özveri ister ve istekli olmak gerekir. Aşkla ilgili yapılan araştırmalar ise konunun düşündüğümüzden daha karmaşık olduğunu gösterirken, ilginç sonuçlar ortaya çıkarıyor:Aşk Tutkudan FarklıdırFiziksel çekim iki kişi için mutlaka gerekli bir durum. Ancak duygusal aşk ve tutku birbirinden farklıdır. Her zaman ilk görüşte çok hoşlandığımız birisi ile uzun süreli ilişki yaşayacağımızın garantisi yoktur. Beyin üzerinde yapılan gerçek zamanlı bilimsel çalışmalar gösteriyor ki tutku ve heyecan beynin ödüllendirme ile ilgili bölümünü aydınlatırken; aşk empati ve önemseme ile ilgili bölümlerinin uyarılmasına neden olur.Aşk bir anlık duyguyu ve bir ömürlük hissi aynı anda hissettirirYeni çalışmalar gösteriyor ki aşkı bir anda ve çok yoğun bir hisle yaşıyoruz. Bu karşılıklı iki kalbin ritminin hızla artık bir süre aynı anda atması demek demek oluyor. Bu ilgin anda iki kişi sanki bir ayna karşısındaymış gibi birbirlerini jest ve mimiklerini, hareketlerini taklit eder. İlginçtir ki bu durum ağrıların azalmasına ve acıların hissedilmemesine dahi sebep olur.İyi bir takım olmakUzun süre ilişki yaşayan çiftlerin katıldığı araştırmalar gösteriyor ki çiftler davranışları ile birbirini destekler ve gelişimine pozitif katkı sağlar. Bu katkı birlikte geçirmedikleri zamanlarda aynı şekilde devam eder.Aşk, Kapasitemizi GeliştirirAşık olan çiftlerle yapılan araştırmalar beynin şefkat ve öz-sevgi bölümlerinin aşk ile birlikte kapasitesini arttırdığını ve beynin alfa dalgalarının farklı bir ritim ile yayıldığını gösterir. Aşkın Aşkın pozitif etki yaratarak beynin korku merkezine baskı yaptığı kanıtlanmıştır.Aşk Sadece Kafanızda DeğildirUzun süren çalışmalar gösteriyor ki sağlıklı bir vücut için aşk gerekli. Yalnızlık ve sosyal bağların kopuk olması sigara kadar sağlığımız üzerinde tehlikeli etkiler yaratır. Bir guruba üye olmak ve ait olma hissi bu etkiyi azaltır. Özellikle erkekler için evlilik sağlığı pozitif etkilerken, yaşam süresini uzatır. Belki de eşlerinin hazırladığı güzel yemekler ve doktor randevularını takip ederken hassas olmaları bu durumu doğuruyor olabilirEğer Aşık Olmak İstiyorsak OluruzKabul edelim ki herkes sevmek ve sevilmek ister. Aidiyet duygusu ve takdir edilme bizi geliştiren önemli etkenlerdir. Bu nedenlerden ötürü aşık olmadan yaşamak ya da aşktan uzak durmak neredeyse imkansız. Çünkü aşk psikolojik bir ihtiyaçtır.Aşk Her Zaman Aynı Yoğunlukta OlmazBirisini çok seviyor olmak başkalarını sevmeyeceğiniz anlamına gelmez. Hatta birisine aşık olduğumuz zaman bir çok insana yaklaşımınız pozitiftir ve daha sevgi doludur.Aşk Koşulsuz DeğildirSevgi de tüm davranışlarımızda olduğu gibi bazı karşılıklar bekler ve koşulsuz değildir. Emniyet ve güven duygusu aşkın ön koşuludur. Birisinden hoşlandığınız zaman beynin “savaş ya da kaç” alarmı kapanır. Geçmişinde travmalar bulunan bireyler bunun için daga farklı tepkiler de geliştirmiş olabilir. Güvende hissetmek aşk için yeterlidir.Aşk BulaşıcıdırYaşadığınız sevgi, gördüğünüz şefkat ve ilgi başka insanlar için ilham kaynağı olabilir. Hissettiğiniz duygular çevrenizdeki yalnızları da etkiler ve aşk aramaya iter. Sizin mutluluğunuz onların ilhamı olur.Aşk Her Zaman Sonsuz DeğildirAşk her zaman sonsuz değildir, ancak bunu sonsuz kılabilirsiniz. Çünkü insan bir önceki günden farklıdır ve zaman geçtikçe değişimimiz artar. Açıkçası şu klasik söz “ Sen çok değiştin” i duymak neredeyse kaçınılmazdır. Uzun süreli ilişkiler üzerinde yapılan araştırmalarda çiftlerde yaşanan değişimi beyin, yeni bir durum gibi algılayarak heyecanı ve mutluluğu tetikleyebiliyor.
İpek böceği larvaları yıllardır ipek üretiminde kullanılmaktadır. Ancak ipek üretiminde kullanılan bu larvalar büyüdüklerinde oyuncak ayıya benzeyen güveler haline gelir.
Gazetelerde zaman zaman görmüşsünüzdür, 'bu bölümü bitirenler havada kaplıyor' türünden haberleri. İşte sizler için, geleceğine yön vermek isteyen arkadaşlar için medyada bitirenlerin işsiz kalmadığı söylenen 20 bölümü derledik. Kariyer planlamanızı yapmadan okumanızda fayda var.
Kilolu olmak yarattığı sağlık sorunlarının yanı sıra erkekte ciddi estetik sıkıntılara da sebep oluyor. Erkeklerde büyük göğüslü olmak bunların başında geliyor. Gündelik yaşamda yarattığı zorluklar ve sıkıntılar erkekleri ciddi ciddi düşündürüyor. İşte bu sıkıntılardan birkaçı.
Ah şu kırmızı güller. Her derde devadır kendileri tabiri caizse çiçek ülkesinin başkentidir. İster bir tane ister onlarca ister yüzlerce hiç fark etmez. Taşıdığı tek bir anlam vardır; 'Seni seviyorum'. Hiç beklenmedik anda gönderilir şaşırtılıp mutlu edilir, bir eşeklik yapılmıştır özür dilenir.. Kısacası kırmızı gül her zaman her durumda kurtarıcıdır.
Ağustos sonunda dünya lansmanı gerçekleştirilecek olan Yeni Volvo XC90, Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi (SPA) modüler şasi teknolojisi ile üretilen kendi sınıfındaki ilk otomobil olacak. Geçtiğimiz 4 yıl içerisinde Volvo tarafından geliştirilen Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi (SPA), şirketin halen devam eden 11 milyar dolarlık değişim planlarının yapı taşını oluşturuyor. İlk kez yeni XC90 ile lanse edilecek olan SPA, ardından tüm ürün sınıflarında kullanılıyor olacak. Haberin devamı için tıklayın
Fotoğrafçı ve 4 çocuk annesi olan Leilani Rogers ''Kamu Emzirme Bilinçlendirme Projesi'' isimli bir çalışma başlattı. Dünya Emzirme Haftası sebebiyle ABD, İrlanda ve Kanada'da bazı fotoğrafçılarla birlikte kamusal alanlarda bebeklerini emziren anneleri fotoğrafladı. Bir fotoğrafçı ve emziren bir anne olan Kayla Gonzales bu çalışmanın dünya çapında bir harekete dönüşmesinden çok mutlu olduğunu ve çekilen fotoğrafların ne şartta, nerede ve ne şekilde olursa olsun anneleri çocukları beslemeleri konusunda cesaretlendireceğine inandığını söylüyor. Ayrıca Gonzales, bebekleri beslemenin ayıp bir şey olmadığını ve toplumun buna alışması ve yadırgamaması gerektiğini de söylüyor. Gonzales'e göre, emzirmek teşhir etmek değil sadece aç bir bebeğin karnını doyurmak olarak görülmelidir. Bu konudaki tartışmalar devam ederken, kamusal alanlarda bebeklerini emziren annelerin fotoğraflarına bakabilir ve kendi görüşünüzü ortaya koyabilirsiniz.
Cafe Racer, motosiklet jargonunda hem sürücü tipini, hem de motosiklet tarzını belirten bir tabirdir. Kökeni özellikle 1960′lı yıllarda, savaşın yorgunluklarından kurtulmuş, başta ingiliz olmak üzere Avrupa’lı gençler arasında yükselişe geçen Rockers akımına dayanır.Rocker’lar, Rock’n Roll’a tepki olarak, karşıt kültürünü benimsediler ve özellikle İngiltere’de 60′ların ortalarında Londra etrafında yeni yeni tamamlanmaya başlayan taze asfaltın üzerinde yarışmaya başladılar. Bu gençler hem görsel olarak kendilerine özgü, hem de hızlı makinelerini şehrin bir ucundaki kafedeki karşıt gruplarla boy ölçüştürmek, hem de sosyalleşmek için kullanırlardı. Bir çete savaşından daha ziyade, kimin daha hızlı ve özgün motosikleti yapacağına dayalı bir rekabetti
Düzenli spor yapmanıza ve sağlıklı yiyeceklerle beslenmenize rağmen kilo veremeyebilirsiniz. Ufak tefek hatalar ve ihmaller hedeflediğiniz kiloya giden yolda önünüze engel olarak çıkabilir. İşte kilo verememenizin sebepleri ; Yeterli su içmemek Vücudunuzu nemlendirmenin yanında düzenli olarak su içmek kilo kaybına da yardımcı oluyor. Yemeklerden önce bir bardak su içmek ve bol miktarda su içeren meyve sebze tüketmek daha az yemenizi sağlar. Yapılan araştırmalara göre soğuk su içmek, metabolizmayı hızlandırıyor ve vücudunuzun şekerli içeceklere olan isteğini bastırıyor. Bütün gıda gruplarından yememek Bütün gıda gruplarından yeterince tüketmemek, yemeyi kestiğiniz gıdalara daha fazla istek duymanıza ve beslenme yetersizliğine sebep olur. Karbonhidratları tüketmeyi kesmek yerine kepekli tahıllara odaklanmanız daha doğru olur. Yeteri kadar yürümemek Günlük 15 dakika tempolu yürüyüş yeterli görünse de size planladığınız kadar kilo kaybı sağlamayabilir. Kilo verebilmek için günde en az 30 dakika tempolu şekilde yürümelisiniz. Aç karnına egzersiz yapmak Araştırmalara göre aç karnına egzersiz yapıldığında kalori yakımı yağdan değil, kastan oluyor. Bunu engellemek için spordan önce hafif bir şeyler yemeyi deneyebilirsiniz. Bu şekilde vücudunuzdaki kas kaybını önleyebilir ve spor yaparken daha fazla enerjiye sahip olabilirsiniz. Sadece kardiyo yapmak Kilo vermek için sadece kardiyo yapmak yeterli değil. Ağırlık çalışmalarının da önemli bir yeri var. Ağırlık çalışarak kaslarınızı güçlendirebilir ve metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Metabolizma hızınızın artması, daha çok kilo vermeniz anlamına gelecek. Kararlı olmamak Uyguladığınız diyet ya da spor programına gönülden bağlı değilseniz, iyi bir sonuç alamazsınız. Uyguladığınız programda mutlaka kararlı olun. Ayakta yemek yemek Buzdolabının ya da mutfak tezgahının önünde durup bir şeyler yemek zamandan kazanç gibi görülebilir, ancak farkında olmadan fazla yemenize sebep olur. Yemek için kendinize zaman ayırmalısınız. Düşünmeden yemek yemek Yemeklerinizi televizyon ya da bilgisayar karşısında yemeniz kilo almanıza neden olur. Bunun sebebi beyniniz başka bir şeyle meşgul olduğundan, doygunluk hissini fark etmemeniz. Yeterince meyve ve sebze yememek Günde 5-6 porsiyon meyve ve sebze yemek oldukça önemli. Sebze ve meyve yemek kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlayacağından kilo vermenizi de kolaylaştıracak. Yeteri kadar yememek “Daha sonra yemek yerim” diyerek kendinizi aç bırakmayın. Bu sadece metabolizmanızın dengesini bozar ve daha fazla yemenize sebep olur. Ara öğünlerinizi ihmal etmezseniz ana öğünlerinizde daha az yiyebilirsiniz. Çok bol kıyafetler giymek Rahat ve bol kıyafetler kilolarınızı fark etmenizi engeller. Bu durum kilo verme motivasyonunuzu olumsuz yönde etkiler. Vücut hatlarınızı belli eden kıyafetler giyerseniz, fiziğinizin farkında varıp buna göre bir diyet yapabilirsiniz. Porsiyon kontrolü yapmamak Diyetlerde tabağınızdaki yemeğin kontrolünü sağlamak çok önemli. Öğünlerinizin miktarını belirlemek ve beyninizin verdiği tokluk sinyallerine kulak vermek kilo vermenizi kolaylaştıracak. Yeterince uyumamak Az uyumak istediğiniz seviyede kilo vermenizi engeller ve spor yapmak için de vücudunuz daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle uyumak çok önemli. Kahvaltı etmemek Kahvaltıyı atlamak kilo vermek için güzel bir yol gibi görünebilir ama bu durumda vücudunuz;