Spordan Önce Kahve İçmenin Faydaları
Kahve içmenin sayısız faydaları olduğu biliniyor. Yapılan son araştırmalarda, kahvenin kilo kaybında da etkili bir içecek olduğu ortaya çıktı. Spordan hem önce hem sonra içilen kahvenin bu konuda oldukça etkili olduğu söyleniyor. Kahve kan dolaşımının daha iyi olmasını sağlar Daha iyi bir spor için kaslarınıza daha çok oksijen gitmesi gerekir. İşte kahve bunu sağlıyor. Japonya’da yapılan araştırmalarda aşırı kahve tüketmeyen kişilerde, kahve içildikten sonraki 75 dakika boyunca kan dolaşımının yüzde 30 daha hızlı olduğu tespit edilmiştir. Kahve kasları korur Yapılan araştırmalarda, kafein maddesinin kasları koruduğu ortaya çıkmış. Vücudun yaşlanmayla kas gücünü kaybetmesi kahve içenlerde daha yavaş gerçekleşiyor. Spor sonrası kahve Spor sonrası kahve kaslar için yakıt görevi görür ve bir sonra egzersiz için daha güçlü olmanızı sağlar. Spordan önce Türk Kahvesi Spor yapmadan 30-35 dakika önce içilen kahve yağ yakımına destek veriyor ve egzersizde daha çok kalori yakmanızı sağlıyor. Üstelik bir fincan şekeriz kahvede sadece 1 kalori var. Kahve spor ağrılarını önler Yoğun egzersizlerden önce içilen 2-3 bardak şekersiz kahvenin, spor ağrılarını azalttığı ve ağrıları önlediği biliniyor. Kahve tüketiminde aşırıya kaçmak yarar değil zarar verir. Kilonuza göre içebileceğiniz kahve miktarı kilo başına 6 mg.dır. Kahveyi her gün aynı saatte içmek kahvenin yarattığı dehidrasyonun ortadan kalmasına sebep oluyor. Kahvenizi sağlıklı besinle ;
Yaz Aylarında Yaşanan Saç Problemleri ve Çözümleri
Bol tatilli, bol eğlenceli yaz mevsimini çok seviyoruz fakat sıcak havalar bazı sıkıntıların kaynağı olabiliyor. Bu sıkıntıların bir kısmı saçlarımızla ilgili oluyor.Sıcak hava ve aşırı nem saçlarımıza zarar verebiliyor. Hepimizin saç tipleri farklı olsa da bazı problemlerimiz ve çözümlerimiz ortak. İşte yazın karşılaştığımız saç problemleri ve çözümleri ; Kuruluk Güneşlenerek geçirdiğiniz uzun saatler kuru saçlar a neden olabiliyor. Bu sıcak ve yakıcı havanın saçımızdaki nemi emmesi çok normal aslında. Bunun tek çözümü, saçınızı her gün dipten uca iyice nemlendirmek ve düzenli olarak nem bakımı uygulamak. Yeşil saçlar Saçlarınız sarıysa, tatil sonunda klor nedeniyle saçlarınızın yeşile yakın bir renge dönebilir. Bunu engellemek için ilk olarak tatil boyunca saçlarınızı arındırıcı özelliği olan, klor giderici bir şampuanla yıkamalısınız. Ayrıca havuzdan çıkar çıkmaz saçlarınızı temiz suyla yıkamanız da saçınızdaki yeşil rengi azaltabilir. Yağlı saçlar En büyük saç problemlerinden yağlanma, elbette yazın da peşimizi bırakmıyor. Hiç kimse yağlı, sönük ve donuk saçlarla dışarı çıkmak istemiyor. Ama artık bunun da pratik bir çözümü var. Saç pudraları ya da şu sıralar oldukça popüler olan kuru şampuanları deneyebilirsiniz. Solmuş saç rengi Saçınızda boya varsa, yaz sizin için daha sık bakım yaptırmak anlamına gelebilir. Güneş, kum ve deniz bizim için mükemmel bir üçlü olsa da, saçlarımız için aynı şeyi söylemek zor. Boyalı saçlar için özel üretilmiş şampuanlardan özellikle UV korumalı olanları tercih ederek saçlarınız için doğru bir yaz bakımı uygulayabilirsiniz. Büyük bir şapkayla hem stilinize renk katmayı hem de saçlarınızın rengini korumayı da deneyebilirsiniz. Cansız saçlar Eğer ince telli saçlara sahipseniz, yazın en çok cansız saç görünümüyle uğraşabilirsiniz. Katlı bir saç kesimine sahip olmak, sadece yaz için değil her zaman en iyi çözüm olacak. Ayrıca hacim veren şampuanları ve kremleri tercih etmeniz de size yardımcı olabilir. Elektriklenme Bazılarımızın saçları soğuk ve nemli havada elektriklenirken, bazılarımızınki yaz sıcaklarından dolayı tel tel oluyor. Özellikle kıvırcık saçlıların karşılaştığı bu problemin en iyi çözümü saç serumları ve kremleri. Tabii ki bunların yağ bazlı ürünler olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Hatta zaman zaman saçınıza uygulayacağınız saç bakım yağları da bu problemi çözmenize yardımcı olabilir Şekil almayan saçlar Bahsettiğimiz saç problemlerinin yanı sıra ya da onların birleşmesiyle oluşan en büyük sorunsa;
Bağışıklık Sistemimizi Gösteren 16 İnanılmaz Fotoğraf
İnsan vücudu ve içerisindeki bütün sistemler inanılmaz bir şeydir. Bu sistemlerden birisi de bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi, patojen olarak bilinen ve vücudumuzda hastalığa sebebiyet veren mikropların tespit edebilmesi ve etkisiz hale getirilmesinden sorumludur.  28 yıl evvel, National Geographic Magazine 'Our Immune System: The Wars Within' adıyla bir makale yayımladı. Fotoğrafları Boehringer Ingelheim firmasından Lennart Nilsson tarafından çekilen Peter Jaret tarafından yazılan makale 1986'da National Geographic Magazine dergisinin Haziran sayısına basılmıştır. Nisan 2013'te, Reddit kullanıcısı 'spukkingfaceship' , bu makalenin fotoğraflarını Imgur sitesinde bulmuş ve gün yüzüne çıkarmıştır.  Aşağıda bu fotoğrafları ve altlarında ise açıklamalarını bulabilirsiniz.
İstatistiksel Olarak Köpek Balıklarından Daha Ölümcül Olan 11 Sıradan Nesne
Köpek balıkları genel olarak insan katili olarak bilinirler. Fakat ABD'de ortalama iki yılda bir ölümlü köpek balığı saldırısı yaşanmaktadır. Eğer Dünya Kupası için Brezilya'ya gittiyseniz Luiz Suarez tarafından ısırılma ihtimaliniz bir köpek balığı tarafından ısırılma ihtimalinizden daha yüksektir :) Köpek balıklarından kat kat fazla insanın hayatına mal olan 11 gündelik nesne karşınızda...
Reklam
Doğal SİT Alanlarında HES Yapımına İzin Verilmeyecek
Özgün ekosistem, yapısına sahip ve endemik türlerin üreme ve beslenme ve göç yollarını içeren doğal alanlarda hidroelektrik santralı (HES) yapımına izin verilmeyecek. Doğal SİT alanlarında planlanan HES projelerinin gerçekleştirilmesine yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölge komisyonlarına gelen başvuruların değerlendirilmesinde uyulacak ilke kararı Resmi Gazete’'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Karara göre, ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu sonucunda; bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri/türleri bulunduran, özgün ekosistem yapısına sahip, doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlayan ve besin zinciri içinde yer alan kritik türleri barındıran doğal SİT alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek. Aynı rapor sonucunda; küresel ve ulusal ölçekte dar yayılımlı, kritik, nesli tehdit ve tehlike altında endemik tür veya türlerin üreme ve beslenme, yaşama ve göç yolu alanlarını içeren veya jeolojik ve jeomorfolojik açıdan istisnai özellikte olan doğal sit alanlarında HES yapımına izin verilmeyecek. Doğal sit alanlarında yeniden değerlendirme yapılıncaya kadar, bu özellikleri bünyesinde barındırmayan birinci, ikinci ve üçüncü doğal sit alanlarında tarımsal su ihtiyaçların dikkate alınması ve biyolojik çeşitliliğin devamının teminat altına alınması şartıyla buralarda HES yapımı taleplerine izin verilebilecek. Ancak kesin korunacak hassas alanlarda HES projelerine gerçekleştirilemeyecek. DHA
Reklam
Yola Çıkmadan Bakılması Gereken 7 Uygulama
Yola çıkmadan önce; Trafiğin durumundan, havanın gidişatına; navigasyondan, gideceğiniz bölgede yer alan kampanyalara kadar bir çok bilgiyi sunan uygulamaları bulacağınız bu listeye mutlaka göz atılmalı. İBB Trafik Gideceğiniz güzergahta yoğunluğun olup olmadığını öğrenebileceğiniz en faydalı uygulama. Trafiğin her an yoğunlaşabileceği İstanbul’da mutlaka kullanılması gerek. Accuweather “Hava birkaç saate ne olur acaba?” sorusu, bu uygulama ile son buluyor. Saat saat ve gün gün hava durumunu gösteren uygulama en çok tercih edilenlerden. Waze Trafikte bulunan diğer araçlarla sohbet etmenizi sağlayan Waze, yol durumunu öğrenmek ve navigasyon için kullanılabilecek uygulamalardan. Eventbrite Gideceğiniz bölgede etkinlik mi arıyorsunuz? Eventbrite üzerinden etkinlikler hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz. OSM Android Navigasyonun internetinizi kullanmasını istemiyorsanız; OSM Android üzerinden offline bir şekilde çalışan haritalara ulaşıp, internet paketinizi daha verimli kullanabilirsiniz. Son Dakika Otel Gideceğiniz bölgede konaklamanız mı gerekecek? Son dakika otel uygulaması ile o güne özel indirimli otelleri yakalayabilirsiniz. TAG Gideceğiniz yere daha mutlu ve konforlu gitmenizi sağlayan ekonomik yolculuk paylaşım uygulaması TAG ile ulaşım çok daha keyifli olacak.
Reklam
Fazla Kilolardan Korunmanın Yolları
Memorial Ataşehir Hastanesi ve Etiler Tıp Merkezi Endokrinoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Gökhan Özışık, şişmanlıkla baş etmenin yolları hakkında bilgi verdi.TOKSİK YAĞLAR VÜCUTTA BİRİKİRİnsanlığın eski düşmanı şişmanlığı, toksik yağların olmaması gereken yerde depolanıp vücudun tahammül edemeyeceği miktarlara ulaşması' şeklinde tanımlamak doğru olacaktır. Aşırı yemek, hareketsizlik kilo almak için elbette birer faktördür. Örneğin; bir deney hayvanı fazla beslendiğinde ya da tokluk merkezini kontrol eden tek bir geni/hormonu yok edildiğinde obeziteye yol açılabilir. Bu tablonun temelinde 'hücresel düzeyde kapasite zorlanması' yatmaktadır. Ancak günümüz insanındaki durum çok daha farklıdır. Bunun nedeni tükettiğimiz gıdaların organizmamızın tanımadığı şeker, yağ ve amino asitlerle dolu olmasıdır. Kısacası bunlar doğal değildir ve problemin asıl sebebidir.KARACİĞER KARGO MANTIĞI İLE ÇALIŞIRSindirim yoluyla kana karışan tüm besinler kimi kendi başına kimi de onları tanıyıp refakat eden özel proteinlerce doğru karaciğere götürülmektedir. Karaciğer bunları ayırmakta ve gerektiğinde de işleme tabi tutmaktadır. Bir kargo mantığı ile çalışarak 'lipoprotein' adı verilen ve adeta kargo kutularına benzer özel proteinlerle paketlemekte, üzerine de içinde ne olduğunu ve nereye teslim edileceğini gösteren bir barkod yapıştırıp daha sonra tekrar kana vermektedir. Hemen göndermeyeceklerini ise depolamaktadır. Eğer bu kargonun içindeki madde 'trans yağ, oksitlenmiş yağ ya da vücudun tanımadığı bir şey' ise hücreler bu kargoyu almak istemez ve geri gönderirler. Karaciğer ise bu iade edilen bozuk kargoyu gözden uzak bir yere (cilt altı gibi) adeta sürgüne göndermektedir. Basit mantıkla, toksik maddeden kurtulmaya çalışmakta, adeta onları yağ dokusu içinde izole etmeye çalışmaktadır. Sonuç şişmanlık yani istenmeyen yerlerde yağların birikmesi ve vücudun deforme olmasıdır.CİLT YAŞLANIR, YAŞLANMA HIZLANIR, KANSER KAPIYI ÇALABİLİRHücre içine giren toksinler hastalık ve kansere giden yolu açmaktadır. Yağ depolarında istiflenen toksinler ise; olduğu yerdeki dolaşımı bozmakta ve insülin, leptin, adiponektin, cinsiyet hormonları gibi hormonlara itaat etmemeye kadar bir dizi metabolik probleme yol açmaktadır. Zamanla bu durum daha da kötüleşerek kontrolden çıkmaktadır. Giderek daha da kilo alma ve vücudun deforme olması bir yana cilt sağlığı bozulmuş, kırışıklıklar, lekeler ve selülit ortaya çıkmış, yaşlanma hızlanmıştır. Kanser, kronik organ hasarı, beyin ve sinir sistemini dejenere eden hastalıklar (Alzheimer gibi) ise işin başka bir boyutudur.Şişmanlıktan korunmanın ipuçları:1.Öğünleri aceleye getirmeyin, sakin ve rahat bir ortamda yemeye çalışın. İyi çiğneyin.2.Lokmalar arasında birkaç yudumdan fazla su içmeyin.3.Günlük kalorinin ¾'ünü kahvaltı ve öğlen yemeğinde almaya çalışın, akşam yemeği sonrası atıştırmalardan kaçının.4.Doğal/geleneksel yöntemlerle beslenmiş hayvanların etini, yumurtasını tercih edin. Dana ve tavuk etini ızgara yerine güveçte pişirin.5.Sebze/meyve satın alırken bilinçli davranın.6.Kahvaltı dışında yemekle, meyve tüketmeyin.7.Pastörize günlük sütten yapılmış yoğurt ve kefir tercih edin.8.Yağsız/light ürünleri bilinçli tüketin.9.Salatalarınıza elma sirkesi, nar ekşisi koyun, uygun miktarda turşu tüketin (cam şişede olanları tercih edin).10.Tiroid hormonlarınızı, insülin düzeylerinizi ve idrarınızın pH'sını kontrol ettirin.11.Konserve, işlenmiş, hazır gıdaları bilinçli tüketin, tatlandırıcıları (doğal olsa da) hekiminize danışmadan kullanmayın.12.Kaliteli uyku ve egzersizi ihmal etmeyin, stresi nasıl yöneteceğinizi öğrenin.13.Güneşten yeterli derecede faydalanın.14.Sağlıklı bir bağırsak florasını nasıl idame ettireceğinizi öğrenin.15.Ağız hijyenini ihmal etmeyin.
Reklam
Reklam
Öğrenciyken İş Hayatına Atılanların Çok İyi Bildiği 15 Şey
Çoook ünlü atalarımızın bir tespiti var aslında 'I LOVE ANA BABA PARASI'. Yine de bazen kafaya estiğinden bazen onlarda da yoksa ihtiyaçtan bir yerde iş hayatına atılmak durumunda kalabiliyorsun ya da gerçekten çalışmak istiyorsun. Sonra birden hooop emeklilik hayalleri kurarken buluyorsun kendini, daha okul bitmeden. Öğrencilik hayatına iş hayatını da sığdıranların iyi bildiği bazı gerçekleri sıraladım:
Erdoğan Seçimi Kazanınca O İlçenin Adı Değiştirildi
Resmi olmayan sonuçlarına göre 12. Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın baba ocağı Rize'nin Güneysu ilçesinde sevinç sürüyor. Güneysu Belediyesi tarafından ilçe merkezine 'milletin adamı cumhurbaşkanı' yazılı pankart asıldı. Güneysu ilçe girişindeki tabelanın üzerine vatandaşlar tarafından 'Çankaya' yazıldı.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dayısı Saim Mutlu, çocukluğundan beri siyasetle uğraştığını, bir şey yapacağı zaman ani karar vermediğini, karar verdiği zaman kararından asla dönmediğini söyledi.  Erdoğan'ın Güneysu'ya geldiği tatil zamanlarında kendilerinde kaldığını ifade eden Mutlu, 'Rahmetli annem onu çek severdi diye bize gelirdi. Potomya camisindeki hocadan ders alırdı. Evden okula, okuldan eve gider gelirdi, ders çalışırdı. Okullararası düzenlenen münazara yarışmalarına çok giderdi. Girdiği yarışmalarda başarılı olurdu' dedi. Habertürk
Reklam