Ramazanda Kalbini Yoran 8 Hatalı Alışkanlık
İftar sonrasında ardı ardına sigara ve çay içmek… Çok hızlı yemek yemek… İftar sofrasından kalktıktan sonra spor salonuna koşmak.. Sahura kalkmamak.. Sağlıklı kişileri bile olumsuz etkileyen bu hatalı alışkanlıklar, kalp hastalarında çok ciddi tablolara yol açabiliyor. Örneğin nefes darlığı, ritim bozuklukları, hatta kalp krizi gibi...Ramazan ayı boyunca öğün sayımız ve yeme düzenimiz aniden değişiyor. Bu durum da vücut dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Günlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları Ramazan ayında da değişmemesine rağmen, bu ayda üç öğün olan günlük beslenme iki öğüne düşüyor ve kırmızı et, pide, hamur işleri, tatlı tüketimi artıyor. Tüm bu durumlar da sağlıklı insanlarda bile problemlere neden olabilirken özellikle kalp ve tansiyon hastalığı olanlarda ritim bozukluğu ve kalp krizi gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Duhan Bayraktar, Ramazan ayında kalbimizi yoran 8 hatalı alışkanlığımızı ve bunların yol açtığı sağlık sorunlarını sıraladı. 1- Hata:Doktora danışmadan oruç tutmak Kronik hastalığı olan kişiler ramazan ve oruç öncesi mutlaka doktorlarının kontrolünden geçmeli ve oruç tutmayı planlıyorlarsa onay almalı. “Kronik hastalığı olan herkes oruç tutamaz” demek doğru değil. Örneğin günde tek doz alınan bir antihipertansif ilaçla tansiyonu kontrol altına alınan bir hasta, Ramazan ayında ilaç saatini sabitlemek, tuz tüketimini kısıtlamak, yeteri kadar sıvı tüketmek, ağır ve aşırı miktarda yemeklerden kaçınmak koşuluyla oruç tutabilir. Ancak bu durumda olan kişilerin oruç tuttukları dönemde hergün düzenli tansiyon takibi yapmaları ve tansiyonda düşme yada yükselme eğilimi görmeleri durumunda mutlaka doktorlarına başvurmaları öneriliyor. Çok sayıda ilaç kullanan yeni kalp krizi geçirmiş hastalar, ciddi kalp yetersizliği olanlar ise oruç tutmamalı. 2- Hata: Su yerine gazlı, tuzlu veya şekerli meşrubat içmek İftarda yemeğe başlamadan önce 1 veya 2 bardak su içmek gerekiyor. Tüm gün kaybedilen sıvının yerine konulması ve doygunluk hissinin oluşması bakımından bu çok önemli. Gazlı içecekler ise diyaframın kalbe bası yapmasına, bunun sonucunda da ritim bozukluklarına ve nefes darlığına neden olabiliyor. Tuzlu içecekler de kan basıncında yükselmelere yol açabiliyor. Şekerli içecekler kan şekerinde oynamalara neden olup, metabolizmasının bozulmasına yol açıyor. 3- Hata: Bolca şarküteri ürünleri ve hamur işi gıdalara yer vermek İftar sofrasında salam, sucuk ve pastırma gibi ürünleri tercih etmek, gereksiz yere tuz tüketmek, özellikle hipertansiyon ve kalp yetmezliği hastalarını olumsuz etkiliyor. Hipertansif krizi (kan basıncının hayatı tehdit edici şekilde yükselmesi sonucu oluşan durum), kalp krizi, akciğer ödemi gibi ciddi tablolara neden olabiliyor. 4- Hata: Tek bir öğün yiyerek orucu geçirmek ve sahura kalkmamak Sahura kalkmamak için akşam yatmadan önce yemek yemek ve sahurda sadece su içerek tekrar uyumak özellikle yaz aylarında 18 saat gibi uzun bir süre aç kalınmasına ve metabolizma hızının yavaşlamasına sebep oluyor. Uzun açlıklarda kan şekeri düşüyor, sıvı ile tuz kaybı oluyor ve tansiyon düşüyor.. Bütün geceyi ve ertesi günü aç geçirmemek için mutlaka sahura kalkılmalı. 5- Hata: Sahurda ağır yemek yemek Sahurda yağlı ve ağır besinler yenildiğinde metabolizma hızı yavaş olduğu için vücuda alınan besinlerin yağa dönüşümü daha fazla oluyor ve ciddi reflü ile mide rahatsızlıkları görülebiliyor. Yine sahurda şeker içeriği yüksek gıdalar kan şekerini hızla yükseltiyor ve hızla düşürüyorlar ki bu da ertesi gün çok çabuk acıkmamıza ve kan şekerinin çok daha çabuk düşmesine yol açıyor. Kan şekerinin düşmesi sonrası şekeri yükseltmek için vücudun verdiği yanıt, kalbin daha hızlı atmasına ve damarlarda büzülmeye neden olarak kalp hastalarında çarpıntı, tansiyon yükselmesi, kalp damar hastalarında göğüs ağrısı, hatta kalp krizine kadar ilerleyebilecek durumların oluşmasına sebep olabiliyor. Ağır yemekler sonrasında kan akımının mide ve bağırsaklara yönelmesi kalp damar tıkanıklığı olanlarda kalpte beslenme bozukluğuna yol açabiliyor ve yine ritim bozuklarını tetikleyebiliyor. 6- Hata: Kan şekerini hızlı yükselten besinler tercih etmek ve hızlı bir şekilde iftar yapmak Ramazanda yapılan en büyük hatalardan biri de, çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmek. İftarda hızlı yemek yemek kalp ile beyne giden kan akışının azalmasına, bunun sonucunda da göğüs ağrısı, daha da kötüsü bayılmalara neden olabiliyor. Ayrıca midenin kalbe baskı yapması sonucu ritim bozuklukları gelişebiliyor. 7- Hata: İftar sonrasında ardı ardına sigara ve çay içmek İftar sonrası çok sayıda ve peş peşe sigara içmek, nikotinin etkisiyle tansiyon yükselmesine, çarpıntı ve ritim bozukluklarının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Ayrıca damarlarda büzüşmeye bağlı olarak göğüs ağrısı ile kalp krizine kadar ilerleyen problemler oluşturabiliyor. Yine iftardan sonra fazla miktarda ve koyu çay tüketilmesi zararlı olabiliyor. Çay besinlerden alından demirin emilmesini engelliyor, nabız ve tansiyonda yükselmeye yol açabiliyor. En önemlisi idrar çıkartıcı etkisinden dolayı zaten oruç süresince sıvı kaybeden vücut daha fazla sıvı kaybedebiliyor. 8- Hata: Ağır spor yapmak İftar sonrasında spor salonunda egzersiz veya halı sahada maç yapmak, sakatlık, ritim bozuklukları ve kalp krizi oluşturabiliyor. Ramazanda özellikle yaz aylarında gün içinde ağır egzersizden uzak durmalı. İftar sonrasında hafif, yürüyüş tarzında aktiviteler tercih etmeli.
'Otoyolların Parçaları': Yolda dinlenebilecek en iyi 15 Classic Rock parçası
Yaz mevsiminin gelmesiyle açan masmavi gökyüzü, şehirler arası yollarda sayısız saatin geçmesini sağlayan yolculukların başlamasını da beraberinde getiriyor! Radyo Gusto bazlı Classic Rock ve Heartland Rock programı 'Route 65 with Toykan Dogan' ın yapımcısı ve sunucusu Toykan Doğan, klişe Amerikan klasik rock tarihinde ortalığı kasıp kavuran ve yolculuklara en yakışacak 15 Classic Rock tarzı harika parçanın bir listesini hazırladı; işte, 'Otoyolların Parçaları':
LYS Sonuçları Açıklandı
Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 14-15 ve 21-22 Haziran 2014 tarihlerinde yapılan 2014-Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarını açıkladı.ÖSYM'den yapılan açıklamada, adayların sınav sonuçlarını 'https://sonuc.osym.gov.tr' İnternet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekleri bildirildi. Adaylar için sınav sonuç belgesi basılmayacağı ve adayların adreslerine gönderilmeyeceği kaydedildi. 3 Mart tarihinde gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı (2014-YGS) ile başlayan 2014-ÖSYS sürecinin sınav ayağının sonuçlarının açıklanması ile sonlandırıldığının belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'Bilindiği üzere, 2014-YGS'de başarılı olan toplam 1 milyon 423 bin 127 aday beş farklı sınav içeren 2014-LYS'lerde yarışmıştır. 14-15 Haziran 2014 tarihlerinde LYS1, LYS4 ve LYS5; 21-22 Haziran 2014 tarihlerinde ise LYS2 ve LYS3 tamamlanmıştır. ÖSYM, 6 gün gibi kısa bir süre içerisinde sınav sonuçlarını değerlendirerek adayların ve ailelerinin meraklı bekleyişlerini sonlandırmıştır. Bundan sonraki süreç, başarılı olan öğrenciler için hedefledikleri yükseköğretim programlarının tercih edilmesi ve yerleştirme işlemleri ile devam edecektir. 7-17 Temmuz 2014 tarihleri arasında adayların okumak istedikleri yükseköğretim programlarını belirleyen tercihleri alınacak ve ilgili yerleştirmeler de yapılarak 2014-ÖSYS süreci tamamlanmış olacaktır.' 161 adayın sınavı geçersiz ÖSYM tarafından yayınlanan LYS sayısal bilgilerine göre, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonrası LYS'ye girmeye hak kazanan aday sayısı 1 milyon 423 bin 127, sınavsız geçiş için başvuran aday sayısı ise 78 bin 427 olarak belirlendi. LYS'lere başvuran aday sayısı toplam 946 bin 252, sınava giren aday sayısı ise 925 bin 81 oldu. LYS-1'de 66, LYS-2'de 23, LYS-3'te 37, LYS-4'te 43, LYS-5'te 5 adayın sınavı geçersiz sayıldı. LYS'lerde sınavı geçersiz sayılan aday sayısı 161 oldu. Testlerdeki ortalamalar Matematik'teki 50 soru 725 bin 760 aday tarafından cevaplandırıldı ve ortalaması 9,72 olarak belirlendi. Diğer testlere katılan aday sayısı ve ortalamaları şöyle: Geometri 30 soru, 725 bin 825 aday, ortalama 5.47; Fizik 30 soru, 370 bin 598 aday, ortalama 5,28; Kimya 30 soru, 370 bin 598 aday, ortalama 7,54; Biyoloji 30 soru, 370 bin 598 aday, ortalama 9,33; Türk Dili ve Edebiyatı 56 soru, 719 bin 45 aday, ortalama 18,73; Coğrafya-1 24 soru, 719 bin 45 aday, ortalama 8,7; Tarih 44 soru, 410 bin 535 aday, ortalama 12.78; Coğrafya-2 14 soru, 410 bin 535 aday, ortalama, 5,24; Felsefe Grubu 32 soru, 410 bin 535 aday, ortalama 10,68; Yabancı Dil Almanca 80 soru, bin 927 aday, ortalama 25,24; Yabancı Dil Fransızca 80 soru, bin 61 aday, ortalama 32,75; Yabancı Dil İngilizce 80 soru, 62 bin 129 aday, ortalama 21,48. LYS puan dağılımı LYS'de 18 puan türünde 500 tam puan alan 1'er öğrenci yer aldı. 100 ve üstü puan alan ise MF-1, MF-2, MF-3 ve MF-4'te 590 bin 972, TM-1, TM-2 ve TM-3'te 866 bin 912, TS-1 ve TS-2'de 725 bin 672 aday oldu. Dil puanlarında ise 100 ve üstü puan alan aday sayısı DİL-1, DİL-2 ALM, DİL-3 ALM'de bin 681, DİL-1 FRA, DİL-2 FRA ve DİL-3 FRA'da 981, DİL-1 İNG, DİL-2 İNG, DİL-3 İNG'de 54 bin 308 olarak açıklandı. 180 ve üstü puan alan aday sayısı MF-1'de 251 bin 982, MF-2'de 235 bin 729, MF-3'te 239 bin 340, MF-4'te 237 bin 591, TM-1'de 436 bin 761, TM-2'de 451 bin 553, TM-3'te 476 bin 430, TS-1'de 357 bin 752, TS-2'de 409 bin 560 olarak belirlendi. Dil puanlarında ise 180 ve üstü puan alan aday sayısı DİL-1 ALM'de bin 346, DİL-2 ALM bin 554, DİL-3 ALM'de bin 666, DİL-1 FRA'da 869, DİL-2 FRA'da 939, DİL-3 FRA'da 976, DİL-1 İNG'de 41 bin 683, DİL-2 İNG'de 49 bin 828, DİL-3 İNG'de 54 bin 74 olarak açıklandı. ÖSYM'den adaylara tebrik Sürecin başarılı olabilmesi için 340 binden daha fazla akademisyen, öğretmen, kolluk kuvvetlerinin iki hafta sonu çalıştığı, 91 sınav merkezinde, 7 bin 295 sınav binasında ve 111 bin 149 sınav salonunda 13 farklı alanda toplam 5 milyon 521 bin 318 birbirinden tamamı ile farklı farklı soru kitapçığı ile sınavlar herhangi bir sorun yaşanmaksızın yürütüldüğü bildirildi. ÖSYM Sınav Koordinasyon Merkezi ve sınav günü masasının sınavlardan önce, sırasında ve sonrasında sınav evrakı ÖSYM tesislerine geri gelinceye kadar her iki hafta sonunda da kesintisiz olarak görev yaptığı, sınav evrakını kamera sistemleri ve elektromekanik kilitlerle izlediği ve güvenli bir sınav gerçekleştirildiği kaydedildi. Sınav sonuçları ve yapılan bilimsel analizlerin ÖSYS sınav süreci kadar kalitesinin de önemli oranda artırıldığını gösterdiğini belirtilerek, şunlar kaydedildi: 'Sınav sonuçları ile birlikte ÖSYM İnternet sitesi üzerinden 2014-Lisans Yerleştirme Sınavları Sayısal Bilgiler açıklanmıştır. Bu bilgiler arasında hem test bazında adayların verdiği cevapları ortalama ve standart sapmaları, doğru sayıları dağılımı, hem puan türü bazında ilgili puan dağılımları, hem de okul türüne göre ve adayların öğrenim durumlarına göre sonuçların dağılımı verilmiştir. Her zaman olduğu gibi sınavlarda en fazla başarı gösteren adayların bilgileri de sunulan bilgiler içerisinde bulunmaktadır. Benzeri şekilde bu bilgi setine, adayların tercihlerini yaparken dikkate almaları gereken yükseköğretim programları kontenjan bilgileri de (hem puan bazında hem de kontenjanı en fazla olan yükseköğretim kurumu bazında) dahil edilmiştir.' Açıklamada, ÖSYM bünyesinde oluşturulan 'takım ruhunu' sürekli canlı tutarak her türlü zorluğun üstesinden gelmeyi başaran tüm ÖSYM çalışanlarına, yükseköğretim kurumları rektörlerine, akademisyenlere, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan okul müdürleri, yardımcıları ve öğretmenlerine İçişleri Bakanlığına bağlı kolluk kuvvetlerine, diğer görevli olan kamu personeline destekleri ve emekleri için teşekkür edildi. Adaylar da tebrik edilirken, yükseköğrenimleri boyunca da aynı başarılarının kalıcı olması temennisi ile sonuçların adaylara, ailellerine ve Türkiye'ye hayırlı olması dilendi.AA | CNN Türk
Reklam
İçinde Uyumaktan Keyif Alacağınız 21 Şık ve Yaratıcı Nevresim Takımı
Ömrümüzün yaklaşık 1/3'ünü uyuyarak geçirdiğimizi düşünürsek yatağımıza ve yatak örtülerimize biraz daha önem vermemiz gerektiğini anlayabiliriz. Eğer siz de yatak odanızı kişiliğinizi yansıtır şekilde dekore etmek istiyorsanız bu galeri size bazı fikirler verebilir. İyi eğlenceler dileriz... 
Reklam
Türkiye'de En Çok Gişe Yapmış 20 Türk Filmi
21 Şubat 2014 tarihinde vizyona giren Recep İvedik 4, Türkiye'de en çok gişe yapan, başrollerini Ahmet Kural, Murat Cemcir'in oynadığı Düğün Dernek filmini çok değil 5 hafta sonra geçecekti. Geçti de. Düğün Dernek filmi her ne kadar yayınlanmayan 30 dakikayı sonradan vizyona koysa da değişen bir şey olmadı ve Recep İvedik 4 18 haftada 7.222.883 izleyiciye ulaştı.
Makyaj Yaparken Dikkat Edilecek Püf Noktalar
MAKYAJ YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR Yaptığınız makyajın kusursuz olması ve olduğundan çok daha güzel görünmeniz için makyaj yaparken dikkat edilmesi gereken püf noktaları  Dudakları dolgun göstermek için kalem çekmek: Dudaklarınızı dolgun göstermek için açık renk bir dudak kalemi seçmelisiniz. Şeffaf veya parlak bej renkleri dudakları dolgun gösterir. Elmacık kemiklerinin üzerine allık sürmek:Allık sürmeden önce yüz yapınızı iyice inceleyin.Uzun bir yüzünüz varsa allığı elmacık kemiklerinin alt kısmına uygulayın. Geniş bir yüzünüz varsa allığı şakaklarınıza uygulayın. Dolgun yanaklı kişiler kahverengi allıktan kaçınmalılar.Kirpiklerin içine çekilen göz kalemi gözleri daha küçük gösterir. Kirpiklerin dış tarafından sürülen göz kalemiise geniş ve çekici bakışlar sağlar. Birbirine zıt far renklerini iyi karıştırırsanız çok etkileyi renkler elde edebilirsiniz. Göz farı kullanmadan önce göz kapaklarına şeffaf pudra yada fondöten sürülüp gözün soluk görünmesini önler kırışık görünümünü azaltır. Yüzü aydınlatmak için çok açık renkli veya pembeye çalan bir fondöten seçmek hatalı bir seçimdir. Eğer fondöteniniz açık renkte olursa teninizi griye döndürür. Pembeye çalan fondöten ise yüzünüze yapay bir hava verir. Bu yüzden sarıya çalan koyu renkte ve cilt renginizle uyumlu bir renk seçin.Böylece doğal bir görünüm yakalayabilirsiniz. Dudakları ince göstermek için koyu renk ruj kullanmak: Yapılması gereken açık renkte mat bir ruj seçmek. Dudaklarınıza kapatıcı ve fondöten sürerek kalın dudaklarınızı inceltebilirsiniz Pembe ve kayısı rengi pudra kulanmak: Pudra teni renklendirmek için değil matlaştırmak ve kadifemsi bir yumuşaklık sağlamak için kullanılır. Bu yüzden şeffaf, renksiz bir pudra seçin. Pudranın kalıp gibi yüze yapışmaması içinT bölgesine ve ifadenizi donuklaştırmamak için göz çevresine fazla sürmeyin. Alt göz kapağına kalem çekmek: Gözleriniz eğer birbirne çok yakın ise alt göz kapağına kalem çekerek orantısızlığı daha çok gözler önüne serersiniz. Alt göz kapağının iç tarafından başlayarak gözün yarısına kadar açık renkli bir kalem çekin. Dışına doğru ise koyu renkli bir kalem kullanın. Alt kirpiklere rimel uygulamak: Alt kirpiklerinize rimel sürersiniz kirpikleriniz örümcek ağı gibi görülür ve bakışınızı aşağıya doğru çekersiniz. Sadece eyeliner ile ince bir çizgi çizebilirsiniz.
Dünya Kupası'nın En Çok Konuşulan İsmi: Axelle Despiegelaer
17 yaşındaki Belçikalı taraftar Axelle Despiegelaere, 2014 Dünya Kupası sayesinde bir anda fenomen oldu. İlk olarak Belçika - Rusya maçında ekranlara gelen Axelle bir anda ilgi odağı oldu. Sevenleri tarafından Facebook'da fan sayfası açılan Axelle, kısa sürede 135 bin kişilik hayran kitlesine ulaştı. Belçikalı gazeteciler tarafından sorulan modellik sorusuna daha çok küçük olduğunu söyleyen Axelle, kendisine yönelik bu ilgiyi 'beklenmedik' olarak tanımlıyor. Onedio
Reklam
Uludağ Sözlük’te Efsaneleşmiş 11 Olay ve Kişi
2005’in Aralık’ında, karlı bir sabahın köründe klavye başlığına girilen ilk entry ile kuruldu Uludağ Sözlük. Mottosu “ulu’lardan ulu bir sözlük” olan bu sözlük Ekşi Sözlük’ün en iyi alternatiflerinden biri olmuş, zaman geçtikçe Alexa’da Türkiye içinde ilk 100’e Dünya çapında ilk 5000’e girmiş bir site olmuştu. Son yıllarda ise başlı başına bir “troll” mekanı olan Uludağ Sözlük’teki efsane olayları ve kişileri şöyle bir inceledik ve ortaya şunlar çıktı:
Evlilik Aşkı Öldürür Mü?
Konuyla ilgili kendi görüşlerimi yazmadan önce sizin yorumlarınızın da önemli olduğunu belirtmek isterim. Çünkü ben bu konu hakkında gerçekten tartışmak istiyorum. Evlilik aşkı öldürür mü? Birini çok seviyorsunuz doğru insan olduğunu düşünüp evleniyorsunuz. Cicim ayları diye tabir edilen ilk zamanlardan sonra bir çok kişi evlilikte aşkın öldüğünü düşünüyor. Halbuki aşkı öldüren evlilik değil insanlardır. Aşık olmak çok yüce bir duygudur. Eğer evlilik sonrasında o aşk ateşinin söndüğünü hissediyorsanız sadece aşık olduğunuzu sanmış yanılmışsınızdır. Çünkü aşk bitmez.. İlgi duymak ve hoşlanmakla karıştırılsa da çoğu zaman aşk bambaşkadır. Zaten bu yüzen adına binlerce kitap ve şiir yazılmış sözler söylenmiştir. Hatta filmler çekilmiştir. Aşk basit olabilir mi? Bireylerin evliliğin aşkı öldürdüğü yönündeki düşünceleri kesinlikle kendi oluşturdukları sorunlar yığınıdır. Çok basit olacak ama yine de bir kaç örnek vermek istiyorum. Bir erkeğin sakal tıraşı olduktan sonra lavaboyu kirli bırakması ya da çoraplarını kıyafetlerini (nasıl olsa toplar düşüncesiyle) ortalığa atması. Bir şey isterken kalk getir demesi. Yani titizlik düzenlilik ve saygı noksanlığı. Diğer yandan kadınlar.. Eşlerine hem maddi hem de manevi yönden destek olmaması. Yorgun argın eve gelen bir erkeğin istediği iki şey vardır. Bir sıcak bir karşılama iki yine sıcak bir çorba. Bunlar yazıldığı kadar basit şeyler ama yine de etrafımda bunları yapmaktan aciz insanlar görüyorum. Böyle bir davranış biçimiyle o insana nasıl aşık olduğunuzu söyleyebilirsiniz? Söyleseniz bile bu ne kadar doğrudur? Bu yüzden aşk aslında olduğu yerde kalbimizde duruyor onu öldüren bizleriz. Çok daha uzun yazılası bir konu ama burada noktalamak istedim.
Reklam
Sadece Hemşirelerin Karşılaşabileceği 15 Durum
etiket
Hemşirelik mesleği halk arasında çok basitmiş gibi düşünülür. En büyük zorluğu doktor çeker, hemşireler onların yancıları gözüyle bakılır. Şunu kabul edebiliriz ki doktorların işi gerçekten de kolay değil. Ancak hemşireler oturduğu yerden mi maaş alıyor da böyle bir yanılgıya düşüyor insanlar şaşırtıcı. Hemşireler meslek hayatlarında bir çok zorluklarla karşılaşarak büyük sorunlar yaşayabiliyorlar. Bu sorunlar hemşireleri hem fiziksel hem de psikolojik yönden etkileyebilir. İşini hakkıyla yapan bütün hemşirelerimizin değerini bilmemiz gerektiğini söyleyerek meslek hayatlarında yaşadıkları zorlukları sizlerin de görmesini istedik.
Paris Hilton'un Muhteşem Dönüşü
Uzun zamandır 'uslanmış' görünen Paris Hilton aniden gündemin ilk sırasına oturdu. Hilton otellerinin varisi olan 33 yaşındaki Hilton, High Off My Love adlı şarkısı için çekilen klibin setinde objektiflere takıldı.
Reklam
Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin Kullanmanız Gereken 5 Takviye
Kril,yeryüzündeki en temiz sular olduğu bilinen Antarktika'nın soğuk sularındayaşayan bir canlıdır. Bu canlı, dipte yaşar, su yosunları ve planktonlarlabeslenir.  Krill Oil’in Faydaları          Kalp sağlığınıza fayda sağlar, Sağlıklı bir karaciğer için yardımcı rol oynar,       Hafızayı güçlendirir,        Kan şekeri ve Kolesterol gibi kritik sağlık sorunlarıyla mücadelenizde yardımcı rol oynar,        Beyin fonksiyonlarını geliştirir,    Yaşlanma karşıtı etkisi vardır,      Bağışıklık sistemini güçlendirir Önerdiğimiz Krill Oil Ürünümüz
Bir Kızın Mühendislik Okuması İçin 16 Mantıklı Sebep
etiket
Burada bahsedeceğimiz mühendislikler inşaat, makine, otomotiv, vb. erkek popülasyonunun fazla olduğu, kızların nispeten daha az tercih ettiği mühendislik bilimleridir. Bir kızın bu bölümlerde okumasının sanılanın aksine bir avantaj olduğunu kanıtlarıyla sunuyoruz.
Reklam