Yeni Trend Elektronik Makyaj: Omote
Dijital dünyada yeni trendler insanlar tarafından ilgi ile karşılanmaya devam ediyor. Şimdi yeni trend Elektronik Makyaj modası. Dijital bilgisayarlar ile birlikte teknolojinin gerçekleştirmiş olduğu hareketli görüntüler sunmak yeni bir şey değil tabii ki. Fakat yansıtılan yüzeyler canlı bir insan yüzü ise, karşımıza çıkan sonuç inanılmaz olaylara sahne olabiliyor. GERÇEK ZAMANLI CANLI MAKYAJ Gerçek zamanlı yüz tarama teknolojisinin kullanıldığı Omote , 3D grafikler insan yüzüne yansıtıldığında büyüleyici görüntüler ortaya çıkabiliyor. Bu görüntülere “ Canlı makyaj ” isminin verilmesi algılanan içerikler ve özellikler sayesinde görüntüleme teknolojisinin ortaya çıkardığı sonuçlara bakılarak veriliyor. Model yüzünü sağa ve sola çevirdiğinde bile yüzünün açısına göre yeni görüntüler oluşturulabiliyor. Şimdiden binlerce kişi tarafından merak uyandıran “ Canlı makyaj ” dijital tasarımcılar ve makyaj uzmanları tarafından oluşturulan ekip ile birlikte dijital bir eser ortaya çıkartılmış oluyor. Omote olarak bilinen teknolojide henüz teknik detaylar verilmezken, ileride hareket halinde yer alan objeler üzerinde geliştirilme ve uygulama aşamları da yer alacak. PCHOCASIELEKTRONİK MAKYAJ TRENDİ
'Türkiye Ebola Salgınına Hazır mı?'
Batı Afrika'yı etkisi altına alan ebola salgını tüm hızıyla yayılırken, Türkiye bu salgına karşı önlemlerini almak konusunda ağır davranmaktadır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi, tatil heyecanı derken hayati konuları ıskalayan Hükümet, Ebola şüphesi ile Atatürk Havalimanı'nda karantina (!) altına alınan yolcunun, karantina protokellerine aykırı biçimde sedyeyle hastaneye taşınması sırasında ne kadar hazırlıksız olduğunu gözler önüne serdi. Türkiye'nin sınır kapılarından Suriyeli ve diğer mültecilerin, kaçakçıların da ne kadar kolay ve kontrolsüz girdikleri göz önünde bulundurulunca Ebola'nın Türkiye için gerçek bir tehdit olma ihtimalinin yüksek olduğu gözler önüne serilmektedir. CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal; çok geç olmadan gerekli önlemlerin alınması adına Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na verdiği soru önergesinde şu soruları sordu;  1-      Batı Afrika'yı etkisi altına alan ebola salgını, tüm hızıyla yayılırken ebola virüsü hakkında gerekli araştırma yapılmış mıdır? 2-      Ebola virüsü ile ilgili olarak herhangi bir önlem alınmış mıdır? Önlem alınmadıysa bunun hukuki gerekçesi nedir? 3-      Ebola virüsü ve gündemde olan ebola salgını hakkında toplumun bilinçlendirilmesi ile ilgili bir çalışma yapıldı mı? Çalışma yapıldı ise, hastalığın nedenleri, bulaşma şekli, belirtileri ve yapılması gerekenler hakkında kapsamlı ve ayrıntılı bir çalışma ortaya konabilmiş midir? Toplumu bilinçlendirmek amacıyla herhangi bir çalışma yapılmadı ise bunun hukuki gerekçesi nedir? Yeterli bir çalışma yapılmamış olması toplum sağlığını tehlikeye atmak değil midir? 4-      Ebola virüsünün sebepleri ve tedavi yöntemleri ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmış mıdır? Virüs ile ilgili herhangi bir araştırma ve çalışma yapıldı ise bulunan sonuçlar toplumla paylaşılmış mıdır? Virüsün kaynağı ve tedavi yöntemleri ileilgili herhangi bir araştırma yapılmadı ise bunun hukuki gerekçesi nedir? Var olan bir tehlikeye karşı kayıtsız kalmak hükümetin sorumluluğunu yerine getirmemesi anlamına gelmemekte midir? 5-      Türkiye’de mevcut hastanelerde, ebola virüsü ile ilgili olası bir tehlikeye karşı gerekli ilaç ve ekipman sağlanmış mıdır? Virüs ile ilgili gerekli ilaç ve ekipman temini sağlanmadı ise bunun hukuki gerekçesi nedir? 6-      Türkiye’de mevcut hastanelerde çalışan sağlık personelleri, ebola virüsü hakkında bilgilendirilmiş midir? Sağlık personellerine virüse yakalanmış kişilere nasıl bir tedavi yöntemi uygulanacağı hakkında gerekli eğitimler verilmiş midir? 7-      Ebola salgınının ciddi boyutlara ulaştığı ülkelerden Türkiye’ye gelen vatandaşlar ile ilgili herhangi bir sağlık sorgulaması yapılmakta mıdır? Böyle bir uygulama getirilmedi ise bunun hukuki gerekçesi nedir? 8-      Türkiye’de Ebola virüsünü araştıran yetkililer Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile koordinasyon içinde midir? Koordine bir çalışma yapılmamakta ise bunun hukuki gerekçesi nedir? 9-      Türkiye’de son zamanlarda artan mültecilerle birlikte Türkiye Ebola salgınına karşı savunmasız bir konuma düşmüş müdür? Türkiye’ye sığınan mültecilerle ilgili herhangi bir sağlık sorgusu yapılmış veya yapılmakta mıdır? 10-  Birçok ülkede ciddi boyutlara ulaşan Ebola virüsünün Türkiye’ye yansıması öngörülerek, bahse konu virüsle ilgili geliştirilmiş bir strateji planı yapılmış mıdır? Türkiye Ebola salgını tehlikesine karşı hazırlıklı mıdır? Sağlık Bakanlığı'nın bu sorulara ne yanıt vereceği merak konusu iken Tanal'ın uyarı maiyetinde sorduğu bu soruların Sağlık Bakanlığı'nı uykusundan uyandırması ve gerekli önlemlerin çok geç olmadan alınması gerekmektedir.
Dünyanın Bu Yılki Kaynakları Bugün Tükendi
Küresel Ayak İzi Ağı’nın yaptığı hesaplamaya göre 2014 yılında gezegenin kaynaklarının tükendiği Dünya Limit Aşım Günü (Earth Overshoot Day) bugün. Bu demektir ki gezegen tüketilen kaynakların yerine yenilerini koyamadan insanlık, yılın sonuna kadar kalan 3,5 ayda gelecek yılki kaynaklardan tüketecek. Bankadan ihtiyaçlar için kredi kullanılması gibi düşünülebilecek bu durumun faizini ise insanlık; kıtlık, toprak kaybı, atmosfere daha fazla karbondioksit salınması ve daha fazla afet olarak ödeyecek. Tarih boyunca insanlık doğal kaynakları şehirlerin, yolların yapımı için yiyecek sağlamak ve ürün üretmek için kullandı. İnsan faaliyetleri sonucu oluşan karbondioksit ise gezegenin bütçesinden kullanılarak absorbe edildi. Ancak 1970 ortalarında kritik bir eşiğe gelindi: İnsanlık gezegenin yerine koyduğundan daha fazla kaynağı tüketmeye başladı. Küresel Ayak İzi Ağı’nın hesapları gösteriyor ki yenilenebilir ekolojik kaynaklara olan talebimiz günümüzde 1,5 gezegen seviyesinde. Verilere göre yüzyıl ortasında ihtiyaç 2 gezegene çıkacak. Türkiye’nin doğal kaynakları tüketimi ise 1,7 kadar Türkiye gerektiriyor. Geçen sene Dünya Limit Aşım Günü 20 Ağustos’u gösteriyordu. Her sene tarihi daha da öne gelen Dünya Limit Aşım günü tehlike çanlarının çaldığını, dünyanın alarm verdiğini gösteriyor. Zeliha Yıldırım | Yeşil Gazete
Reklam
Karadeniz'de Turistlerin Yeni Gözdesi Kamilet Vadisi
Doğa, tarih ve kültür turunun bir arada sunulduğu Doğu Karadeniz'de turistlerin yeni gözdesi Kamilet Vadisi, Mençuna Şelalesi ve Çiftekemer Köprüsü ile doğaseverleri adeta büyülüyor. 5 yıl öncesine kadar çok az kişi tarafından bilinen Kamilet Vadisi, el değmemiş doğasıyla Türkiye'nin saklı cenneti olarak tanımlanıyorDoğa, tarih ve kültürü bir arada yaşamak isteyenlerin ilgisini çeken Doğu Karadeniz'de turistlerin yeni gözdesi olan Kamilet Vadisi, Mençuna Şelalesi ve Çiftekemer Köprüsü ile doğaseverlere unutulmaz bir tatil fırsatı sunuyor.AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, sisler ülkesi Karadeniz, vadilerindeki yeşilin binbir tonuyla ziyaretçilerini büyüleyici bir atmosferde ağırlıyor.Bölgedeki vadilerin en bilinenleri ve ziyaret edilenleri arasında Fırtına, İkizdere ve Sümela Manastırı'nın da içinde yer aldığı Altındere vadileri yer alıyor.Karadeniz'in doğusunda yer alan Kamilet Vadisi ise son yıllarda Artvin ve Batum turlarının da etkisiyle yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor.Turların yeni gözdesi olan ve Karadeniz bölgesinin sahip olduğu tarihi ve doğal zenginlikleri bünyesinde barındıran Kamilet Vadisi'nde, özellikle tarihi Çiftekemer Köprüsü ile Mençuna Şelalesi turistlerin akınına uğruyor.5 yıl öncesine kadar çok az kişi tarafından bilinen Kamilet Vadisi, el değmemiş ormanları, bitki çeşitliliği, dereleri, yaban hayatı, tarihi köprüleri ve doğa harikası şelalesiyle yerli ve yabancı turistler tarafından Türkiye'nin saklı cenneti olarak tanımlanıyor.Türkiye'nin ekolojik zenginliğinin en iyi korunduğu alanlardan birisi olan Kamilet'in, sarp arazi yapısı nedeniyle önemli bir bölümünde yol ağı bulunmazken, neredeyse el değmemiş bu coğrafyada Doğu Karadeniz kuzey kesimi florasının önemli bir bölümü bulunuyor.18. yüzyılda yapılan Çiftekemer Köprüsü, doğaseverlere vadi içinde tarih zenginliği sunuyor. Osmanlı dönemi eseri 2 kemer köprü, 2 farklı akarsuyun birleşme noktasında yer alıyor.Doğa harikası Mençuna ŞelalesiÇiftekemer Köprüsü'nün ardından vadide Küçükköy yolunu takip eden turistler, akarsu kıyısında Mençuna Şelalesi'nin aşağı kısmına kadar araçlarla gidebiliyor. Ziyaretçiler, buradan rampa bir patika yolu takip ederek, yaklaşık 25 dakika yürüdükten sonra etrafı yoğun bitki örtüsüyle kaplı, muhteşem görselliğe sahip Mençuna Şelalesi'ne ulaşıyor. Yaklaşık 70 metre yüksekliğe sahip şelale, döküldüğü yerde küçük bir gölet oluşturuyor. Göletin ardından küçük bir şelale daha oluşurken, turistler bu şelalenin üzerinde bulunan köprüden büyük şelaleyi izliyor. Güneşli havalarda şelaleden düşen su damlacıkları küçük bir gökkuşağı oluşturuyor.
Yaz Biterken Yapılabilecek Güzel Bir Kaçamağa Ne Dersiniz?
Ağva Gezi Rotası – Görülmeye Değer Güzellikler Özellikle İstanbulluların kaçış noktası, 4 mevsim farklı güzellikleri ile büyüleyen Ağva şimdi sizleri bekliyor. Düzce, Zonguldak, Ankara, Bolu ve Yalova gibi kentlere de yakın olması nedeniyle günübirlik ya da hafta sonu gezilerinin odağı olan Ağva’da gezilecek yerler saymakla bitmiyor. Romantizmin doruklarda yaşandığı otelleri, Karadeniz’e karşı gelen koyları, dar sokakları ve küçük mekanları ile masalsı bir tatil sizi bekliyor. Yaz aylarında plajlarda güneşlenerek ve yürüyüş yaparak geçirilen zamanlar kışın yerini otellerin şömine başlarında vakit geçirmeye ya da doğa yürüyüşlerine bırakıyor. Her adımda saklı bir güzelliğe ulaşacağınız bölgede etkinliklere de katılabilecek, rutininizden çıkabileceksiniz.Ağva’da Gezilecek Yerler Ağva’da görülecek onlarca yer var. Bu nedenle günübirlik gezilerinize bir de uzun tatillerinizi ekleyebilirsiniz. Kilimli koyu Kadırga koyu Göksu Yeşilçay Kerpe Saklıgöl Kalemköy Hacıllı köyü Akçakese köyü Aşıklar yolu İsteyen konuklar Şile merkezinde ve çevresinde de pek çok tarihi mekanı, doğal mirasları ziyaret edebilir. Kumbaba Tepesi, Ağlayankaya, Mağaralar, Onbir Göller, Hayvanat Bahçesi, Ocaklı Kale, Sarıkavak Kalesi, Yeşil Vadi, Hanımsuyu Çeşmesi, Lahit mezarlar, Papazın çeşmesi bunlardan birkaçı. Yapmadan Dönmeyin! Bisiklet ve nehir turlarına katılın. Nehrin kenarında ya da Karadeniz manzaralı bir otelde konaklayın. Bıldırcın ve domuz avlarına katılın. Balık tutun. Fotoğrafçılık turlarına katılın. Trekking ve bitki gözlemciliği turlarına katılın. Denize girin ve güneşlenin. Gelin Kayası’nı ziyaret edin. Nehir restoranlarında ızgara balıkların tadını çıkarın. Saklı Göl ve Onbir Gölleri ziyaret edin. Yörede yer alan mağaraları gezin. Kano ve deniz bisikletine binerek farklı bir aktivite yapın. Köyleri ziyaret ederek yöresel yemeklerin tadına bakın. Yemyeşil tepelerde piknik yapın. Her sabah yürüyerek güne başlayın ve otelinizin bahçesindeki hamaklara uzanarak kitap okuyun. Denk gelirseniz Şile’ye uğrayarak Şile Bezi Festivaline katılın.
Reklam
Ünlüler ''Valentino Rockstud'' Hayranı
Bazı giyim parçaları ilk çıktıklarında çok moda olur, herkeste görülür ve beğenilir. Fakat, bu popülerlik sezonlar boyunca devam ederse, o parçanın klasikleşme yoluna girdiğini söylemek yanlış olmaz. Bu tanıma en güzel uyan parçalardan biri: Valentino Rockstud ayakkabılar... 2010 yılının sonbaharında Valentino tarafından modaseverlere sunulan bu ayakkabı, 2014 yılında hala trend olarak anılıyor. Valentino Rockstud ayakkabının en büyük hayranları arasında Hollywood'un yıldız isimleri, ünlü stil ikonları ve moda bloggerları başı çekiyor.
Kozmetik Ürünler Meme Kanseri mi Yapıyor?
Meme kanseri görülme yaşı gittikçe küçülüyor. Bu yüzden uzmanlar klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 olmasını öneriyor. Bazı araştırmaların, kozmetik ürünler de bulunan kimyasalların kanser gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çektiğini söyleyen, Meme Cerrahı Prof. Dr. Levhi Akın “ Meme kanseri nde erken tanı ancak düzenli kontrol ile mümkün. Ayrıca dünyada ve ülkemizde milyonlarca kadın ın kullandığı bazı kozmetik ürünler in içinde yer alan kimyasallar, vücutta östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek hormonal dengeyi bozabilir. Bu yüzden kozmetik ürünler le mesafeli bir ilişki kurmak çok önemli” diyor. Prof. Dr. Akın meme kanseri ile kozmetik arasındaki olası ilişkiyi şöyle açıklıyor: “Araştırmalar bazı kimyasalların insanlarda kanser gelişimine katkıda bulunabileceğini düşündürüyor. Bu kimyasalların birçoğu vücuttaki östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek vücudun hormonal dengesini bozabilir. Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri çeşitli bileşimlerden oluşmalarına rağmen, meme kanseri ile bağlantıları araştırılan kimyasallar; birçok kozmetik ürün de koruyucu olarak sıklıkla kullanılan parabenler ( makyaj , nemlendiriciler , saç bakım ürünleri ve tıraş kremleri/jelleri ) ve oje , saç spreyindeki renkleri tutmak ve kırılganlığı azaltmak için sıklıkla kullanılan, ayrıca birçok kişisel bakım ve temizlik ürünü kokularının içinde bulunan ftalatlar’dır.”
Reklam
Vücut Sıkılaştırma Yöntemleri
Vücudunuzu sıkılaştırmak için sadece spor yapmak yeterli değildir. Spor ve egzersizin yanında cildinize uygulayacağınız masajlar, kremler ve farklı beslenme yöntemlerinden de faydalanmak gerekir.Vücut Sıkılaştırıcı Kremler Sıkılaştırıcı kremler içerdikleri bileşenlerle vücudun kolajen üretimine olumlu katkı yapar ve cildin daha sıkı bir hal almasını sağlar. Özellikle E ve A vitamini içeren sıkılatırcı kremler cildinizin toparlanmasında size oldukça yardımcı olacaktır.Masaj Yöntemi İle Vücut Sıkılaştırma Vücudunuzun sarkmış kısımlarındaki cansız hücreleri harekete geçirmek için masajdan yararlanabilirsiniz. Masaj sayesinde doğal yollardan sağlanan kolajen ile vücudunuzdaki hücreler canlanır ve cildiniz daha sıkı bir hal alır. Haftada bir kere uygulayacağınız masajın etkisi sıkılaştırmada büyük rol oynar.Su Tüketimi ile Daha Sıkı Bir Vücut Vücudun her derde deva içeceği suyu sıkılaşmak için de bol bol tüketmek gerekir. Önerilen su tüketim miktarı günde en az 8 bardaktır. İçeceğiniz 8 bardak su cildinizi sıkılaştırıp daha pürüzsüz görünmesini de sağlar.Daha Sıkı Bir Vücut için Ağırlık Çalışma Kilo veren kişiler birdenbire daha fit olacaklarını düşünürler. Bilhassa fazla miktarda kilo verdiyseniz derinizin sarkması kaçınılmaz bir sondur. Bundan dolayı sıkılaşma amacı ile ağırlık çalışması yapabilirsiniz. Spor salonunda hoca eşliğinde haftada 3 kere yapacağınız egzersizler daha sıkı görünmenizi sağlayacaktır.Yoga Yaparak Vücut Sıkılaştırma Yoganın ruhunuz üzerindeki olumlu etkileri vücudunuza da yansır. Daha sıkı bir vücut için yoga size destek olacaktır. Yoga, hızlı kilo verme ve kilo vermenin yanında sıkılaşmaya teşvik etme gibi ruhsal iyileşmelere de olanak tanır. Esnek bir bedenle ne kadar estetik olduğunuzu göreceksiniz.haber kaynağı: 724saglik.org/güzellik
Yüz Zayıflatma
etiket
Bölgesel zayıflama yöntemlerinde kastedilen basen ve karın bölgesi bir şekilde eriyebilir. Ancak vücuttan daha kilolu duran yanakları, göz ve alın çevresini eritmek sanılanın tersine oldukça zordur. Zayıf ve ince bir yüz hayal ediyorsanız, yüz egzersizlerinden yararlanabilirsiniz.Yanak Eritme Egzersizi Uzmanlar yanakların sadece tek bir yöntemler eriyebileceğini ifade ediyor. Gün içerisinde sadece 10 kez gülümseyerek yanaktaki fazlalıklardan kurtulabilir, daha ince bir yüze kavuşabilirsiniz. Yüzünüze büyük bir gülümse edinin, bir dakika süresince bu halde kalın ve bu gülümsemeyi 10 kez tekrarlayın. Yanaklarınız için bu hareketi her gün yapmayı unutmayın. Göz Çevresi Toparlama Egzersizi Göz çevresini toparlayan bu egzersizi en kolay şekilde bir yere uzanarak uygulayabilirsiniz. İşaret parmaklarınızın burun kenarlarına, orta parmaklarınızı kaşların bitiş bölümüne yerleştirin Gözlerinizle alnınıza bakmaya çalışın. Hereketi uygularken alt göz kapaklarınızı asla kapatmayın, kısın ve bu şekilde 10 kez kısıp bırakın. Hareketi uygularken her tek seferde 40′a kadar sayıp bekleyin. Gün içerisinde 2 defa bu egzersizi tekrar edin. Bu hareket sayesinde göz çevrenizde oluşan fazlalıklar yok olur. Göz çevresindeki kırışıklıklar zamanla kaybolur ya da kırışıklık oluşmaz. Göz çevresindeki kaslar harekete geçtiğinden göz kapakları güçlenir ve gözaltı torbaları yok olur. Gözaltı torbalarının gitmesini sağlanır ve göz kapakları güçlenir. Parlak ve geniş gözlere sahip olmanızı sağlar. Burun Küçültme Egzersizi Burnunuzun küçülmesini sağlayacak bu egzersizi her yerde uygulayabilirsiniz. İşaret parmağınızı burnunuzun ortasına koyun ve 1 saniye aralıklarla bastırıp çekin. Burun kenarlarınızın şişmemesi için diğer elinizin işaret ve baş parmağı ile burnunuzun kenarlarını tutabilirsiniz 35 kez tekrarlayın. Gün içinde 1 kez uygulayın. Burun Burun küçültme egzersizi, büyük ve geniş burunların küçülmesini sağlar, burun bölgesindeki kan akışını hızlandırır ve bu bölgenin daha biçimli görünmesine yardım eder. Dudak Egzersizleri Dudak kenarlarındaki sarkıkların giderilmesi ve dudakların daha şekilli ve dolgun görünmesi için dudak egzersizlerinden yararlanabilirsiniz. Bu egzersiz sayesinde aşağı düşen ağız kenarınız toparlanacak bu alanda görülen şişme yok olacaktır. Dudak kenarı egzersizinin başarılı olması için ağzınıza bir kalem alarak yapabilirsiniz. Kalemi ağzınızda tutun ve kalemi dudaklarınızda itebildiğiniz kadar yukarı doğru itin. Ağzınızın kenarlarında ve dudaklarınızda bir yanma hissedinceye kadar bu hareketi yapın ve gerekirse içinizden 30’a kadar sayın. Sonra bırakın ve işaret parmağınız ile dudaklarınıza bir iki defa dokunun ve tekrarlayın. Bu hareketi uygularken dudaklarınızı büzüp de kırışmasını sağlamayın. haber kaynağı:724saglik.org/estetik-güzellik
Kuru Ciltleri Nemlendiren Maske
30′lu yaşların sonunda olmasına rağmen hala cildinin ve fiziğinin güzelliği konuşulan Ebru Şallı’dan kuru ciltlere özel bir maske tarifi. Şallı’nın tarifini verdiği bu maske sayesinde cildinizin kuruluğu yerini daha pürüzsüz ve güzel bir görüntüye bırakacak.Kuru Cilt Maskesi Ebru Şallı TarifiSüt (yağlı 3 yemek kaşığı), Buğday yağı (3 damla), Buğday nişastası (1,5 yemek kaşığı).Buğday nişastasını bir kaseye ekleyin ve içerisine yağlı sütü ekleyip karıştırın. Güzelce yedirdikten sonra buğday yağını ekleyip tekrar hafifçe karıştırın. Hazırladığınız karışımı temizlenmiş cildinize uygulayın ve 15 dakika süresince bekletin. Süre sonunda cildinizi ılık su ile temizleyip gül suyu ile silin. Bilhassa kuru cilde sahip kişiler  kuru cilt maskesini haftada 3 kez ciltlerine uygulamalıdırlar. Maskenin içerisinde bulunan buğday yağı dahası kırışıklıklar için de oldukça etkilidir.haber kaynağı: 724saglik.org
Reklam
Çil Tedavisi İçin Doğal Yöntemler
Genelde açık tenli insanların maruz kaldığı, yazın sayıları ve büyüklükleri güneş nedeniyle oldukça artan, renkleri koyulaşan çiller; özellikle yüz, dekolte ve sırt bölgesinde yoğunluk gösterir. En önemli etken maddesi güneş olduğu için hassas ciltlere sahip olanların yakıcı güneşten korunmaları gerekmektedir Çillerden kurtulmak için uzmanlar kimyasal peeling ve lazer tedavisi öneriyor. İki yöntemle de çillerinizin rengini açarak ebatlarını küçültebilirsiniz. Başarılı bir kimyasal peeling tedavisi, çillerin yoğunluğuna göre 5 ile 10 seans arası sürüyor. Lazer tedavisi ise daha erken sonuçlar elde etmenizde yardımcı olacaktır. Bunların haricinde çillerinizle evde savaşmak istiyorsanız limon suyu çillerinizin baş düşmanı olacaktır. Limon suyu çillerinizin yok olmasını sağlayacağı gibi aynı zamanda yağlı ciltler için de çok iyi bir cilt temizleyicisidir. Bir diğer yöntem ise; bir yemek kaşığı keten tohumunu kaynatın. Soğuduktan sonra çillerinizin üzerine bir pamuk yardımıyla sürün. 20 dakika cildinizde bekleyen formül çilleriniz için peeling etkisi yapacaktır. Son olarak bol su ile yüzünüzü durulayın.
Reklam
Çatlaklar İçin Doğal Formül
Bayanların karın ve bacaklarında olaşan çatlak problemleri ne karşı Suna Dumankaya’nın özel bir formülünü sizlerle paylaşıyoruz. Suna Dumankaya‘dan çatlaklarınızı azaltacak doğal formül ; Eşit miktarda kakaoyağı, hindistancevizi yağı, buğday özü yağı ve limon suyunu iyice karıştırın. Bu karışımı, hafif masaj yaparak, temizken çatlaklı bölgelerinize yayın. Etkili bir sonuç almak için bu formülü her gün uygulamanızı tavsiye ederim. Çatlaklarınız hafifleyecektir ;
19 Ağustos 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Sevgililik Bir Meslek Olsa Gerçekleşmesi Muhtemel 17 Şey
Düşünsene o kadar ilişkin oldu, bu da bir kariyer sonuç olarak. Hem nasıl ki iş hayatında herkes bir değilse, ilişkide de herkes bir değil. Sen doğru sevgili adayısın ama aşkta özgeçmişe bakılmıyor be canım :( Tüm aşamalar iş hayatıyla aynı olsaydı muhtemelen aşağıdaki gibi olurdu:
Reklam