2010'da Fransız fotoğrafçı Antoine Bruy otostop çekerek rotasız bir Avrupa yolculuğuna doğru yola çıktı. Gezileri sırasında, şehir hayatını tamamen terk etmiş, izole bölgelerde yaşayan insanlarla tanıştı. Bunu onu etkilemiş olacak ki, gözden uzakta yaşayan insanları fotoğraflamak istedi. Yolda, kırsallarda, izole bölgelerde ve tarlalarda geçen 3 yıl sonunda, 'Scrublands' adını verdiği, şehirden uzak yaşam tarzının yansıtıldığı bir proje hazırlamıştı. Her yaşam tarzı birbirinden farklı olsa da, bu insanların kaçtığı tek bir şey vardı, o da şehirlerdeki karmaşa ve yarış. Doğayla uyum içerisinde yaşama isteği ağır basmıştı. Bruy'in Scrublands projesinden bir kaç fotoğrafı sizinle paylaştık. Daha fazlası için web sitesi olan http://www.antoinebruy.com'a göz atabilirsiniz.
Çevre adına imza attığı uygulamalarla tepki çeken AKP hükümetinden skandal bir karar daha geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın maden atıklarının karada uygun ortam bulunmaması halinde denize boşaltılmasına vize vermeye hazırlandığı belirtildi. Hürriyet’ten Erdinç Çelikkan’ın haberine göre, Maden Atıkları Yönetmeliği taslağında ‘ su kalitesinin değişmeyeceğinin kanıtlanması, atığın döküldüğü derinlikte oksijen ve canlı yaşamın bulunmaması ‘ şartıyla bu yola başvurulabileceği belirtildi. İşleme vize verilebilmesi için detaylı bir izleme programı oluşturulması şartı da aranacak. 'Şirketler maliyet düşürmeye çalışacak' Karara kuşkulu yaklaşan sivil toplum örgütleri ve odalar ise söz konusu boşaltma işleminin ekosistem için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, maden çıkaran şirketlerin bu şekilde maliyetini düşürmeye çalışabileceklerine dikkat çekti. Bozoğlu, “ Ormanları yok etmiyoruz deniz dibine yaşamın olmadığı alana gömüyoruz diyecekler. Denizlerde ekosistem zaten bozuk olduğu için atıkların boşaltılması risk yaratır. Deniz dibine atıkları boşaltsanız bile su bunu yüzeye çıkarabilir. Çünkü altta bir sirkülasyon var ” dedi. 'Bilimsel raporlara güvenmiyoruz' DOĞA Derneği Başkanı Engin Yılmaz ise “ Bugüne kadar gerçekleştiği söylenen bilimsel süreçlerin gerçeği yansıttığından kuşkuluyuz. Olumsuz şeyler yazılmadığı için bilimsel raporlara güvenmiyoruz ” diye konuştu. Diken
Kars merkeze bağlı Subatan köyünde içme suyu sıkıntısı yaşayan köylülerin protestosuna, bornoz giyen Şefik Kaya ve Hakkı Öztürk öncülük yaptı. Kars'a 35, Ermenistan sınırına 10 kilometre mesafedeki 130 haneli, Subatan Köyü'nde derelerin kurumasıyla iki aydır su sıkıntısı yaşanıyor. Köylüler içme suyu sorunun çözümü için başvurdukları yerlerden sonuç alamadı. Bunun üzerine protesto gösterisi yapan köylüler karayolunu trafiğe kapatırken, onlara Şefik Kaya ve Hakkı Öztürk bornoz giyerek önderlik yaptı. Sorunlarının bir an önce çözülmesini isteyen Şefik Kaya, hayvanların su içtiği göletin bile kuruduğunu ve köydeki tüm canlıların susuz kaldığını anlattı. Kaya, şunları söyledi: 'Subatan köyü, 1918'de Ermeni katliamını yaşayan bir köy. Bu çağda susuzluğu hak etmiyoruz. İl yöneticilerine dertlerimizi anlattık. Kars Belediye Başkanı'ndan da itfaiye aracıyla su göndermesini istedik. Bugün bornoz giyiyorum. Bir aydır banyo yapamıyorum. Evimizde hanımlarımız bizi yataklarına almıyor. Başbakanıma sesleniyorum, bizden 3 çocuk istiyor ama biz bu şekilde nasıl 3 çocuk yapacağız.' Bedir ALTUNOK / DHA
İstanbul’un simgelerindendir. İstanbul’da mutlaka gidilmesi gereken yerlendendir. Her gün yüzlerce yerli, yabancı turiste ev sahipliği yapan Kız Kulesi sahip olduğu manzara ile gelenleri büyülemekte.Kaynak: http://birinfo.com/Haber/HaberGoster/%C4%B0stanbulda%20Gezilecek%20Yerler/167
Giresun İli, Keşap İlçesi, Karabulduk Beldesine bağlı Armutdüzü Köyü sınırları içersinde bulunan Şahin Kayalığı adıyla bilinen ve üzerinde biten ağaç ve bitkilerinde oluşuyla doğal Türkiye Haritasının bulunduğu kayalık dik ve sarp bir kayalık şeklindedir. Şahin Kayası olarak adlandırılan bu kayalığın tam ortasında ağaç ve bitkilerin yardımıyla oluşmuş bir Türkiye Haritası bulunmaktadır. Bu haritanın tam ortasında Ankara’nın yerine denk gelecek şekilde büyük bir mağara bulunmaktadır. Tamamen tesadüfen oluştuğu anlaşılan ve Türkiye haritası ölçülerine birebir uyan bu kayalık alan 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA, buzulların erime hızını saptamak için Kuzey Kutbu üzerinde uçuşlar gerçekleştirmeye hazırlanıyor. NASA, Kuzey Kutbu'ndaki araştırma uçuşlarına bu hafta Grönland'dan başlayacak. Yetkililer, buzulların tahminlerinden çok daha hızlı eridiğini ifade ediyor. Yapılan açıklamada 80'li yıllardan kalan uydu verileri incelendiğinde, buzulların 3'te birinin kaybedildiğine dikkat çekiliyor. Milliyet
İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKOTAM) tarafından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen ve 66 farklı katılımcının yer aldığı yarışmada, birinciliği Vali Vecdi Gönül Anadolu Lisesi Öğrencisi S. Dilara Vollack kazandı. Yarışmada, ikinciliği Bayraklı Ali Osman Konakçı Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nden Gamze Akbulak, üçüncülüğü de Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi’nden Kadri Demircan Kaçel aldı. Gençler, kuraklık ve radyoaktiviteyi önleyecek, çevre dostu kahramanlar üzerinde durdu.EKOTAM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Can Özcan, düzenledikleri yarışma ile gençlerin kendi bakış açıları ve hayalleriyle tasarım dünyasına ilk adımlarını attıklarını ifade etti. Özcan, gençlerin sosyal sorumluluk duygusuyla dünyayı daha yaşanabilir kılmak adına tasarımın gücünü kullanmalarının önemine dikkat çekti.-Haziran
Muğla’nın Milas İlçesine bağlı Akçakaya Mahallesi yakınlarında başlayıp şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla büyüyen ve 18 kilometre uzaklıktaki Gökova Körfezi’ne kadar ulaşan yangın, bugün saat 07.30′da yani 18,5 saat sonra tamamen kontrol altına alınabildi. Yangının tehlike yarattığı çok sayıda sitenin sakinleri geceyi sahil ve araçlarında geçirdi. Dumandan 3 orman işçisinin etkilendiği, sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı. Ormanlık ve tarım alanları dışında köylünün zeytinlikleri ile kovanlarına da zarar veren yangının etkilediği alanın zarar tespit çalışmaları sonucu netleşeceği açıklandı.Milas’a bağlı Fesleğen Mahallesi’nde dün (cuma) saat 13.00 sıralarında başlayan yangın, Akçakaya ve Gürceğiz mahallerindeki ormanlık alan ve tarım arazilerinin ardından 18 kilometre uzaklıktaki Gökova Körfezi sahilindeki Ören, Türkevleri Çökertme Sahili’ne kadar ulaştı. Alevlerin, Gökova Sahil şeridinde bulunan ve yaklaşık 3 bin kişinin yaşadığı Gözdekent, Denizyıldızı, Bakra, Sertaş, Havacılar, Doğuş, Ünlüsoy, Rüyakent, Sılay tatil sitelerine oldukça yaklaşması üzerine, olası bir olumsuzluğa karşı, buradaki evler jandarma tarafından tahliye edildi. Tahliye çalışmalarına Sadettin Uslu liderliğindeki 30 kişilik Bodrum AKUT ekibi de katıldı. Yangın ayrıca Kılıç balıkçılığa ait kuluçkahane ve yem fabrikası ile Türkevleri’nde bulunan Kemerköy Termik Santrali’ni tehdit etti. Çalışmalara 3 söndürme uçağı, 6 helikopter, 40 arazöz ve 300 orman işçisi müdahaleye başladı. Bölgelerde önlem alan ekiplerin çalışması sonucu alevler herhangi bir yerleşim yerine zarar vermedi. Gece çalışmalarına ara veren helikopter ve uçakların gökyüzünün aydınlanmasıyla birlikte tekrar görev alması üzerine yangın bugün 07.30′da yani 18.5 saat sonra tamamen kontrol altına alınabildi. Çalışmalar sırasında 3 orman işçisinin dumandan etkilendiği, hastaneye kaldırıldığı ve sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Korkan yerli ve yabancı tatilciler ile bölgede yerleşik yaşayanlar, geceyi başta sahil olmak üzere araçlarında geçirmeyi tercih etti. İstanbul’dan tatile gelen emekli öğretmen 65 yaşındaki Nedim Uzun, “Alevlerin evlere yaklaştıklarını söylediklerinde hemen eşim ile evden ayrılıp sahile gittik. Yapacak bir şey yoktu. Ancak orman ekipleri tüm güçleri ile çalıştılar ve evleri yanmaktan kurtardılar” dedi. Hanay Sitesi sorumlusu Mehmet Aydın, “Yangın başladığında buraya kadar geleceğini tahmin edemedik. Gece boyunca devam eden yangın nedeniyle siteyi tamamen boşalttık. Sabah uyandığımızda asırlık çam ağaçları ile kaplı sitenin etrafını küle dönmüş görünce büyük şok ve üzüntü yaşadık. Evlerimizin kurtulduğuna sevinemedik” diye konuştu. Köylünün zeytinlikleri ve kovanlarına da zarar veren yangınla ilgili zarar tespitinin yapılacağı, tarım arazileri de dahil yanan ormanlık alanın ne kadar olduğunun inceleme sonucu açıklanacağı ifade edildi. DHA
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
1913 yılında Londra’da küçük bir atölyede Lionel Martin ve Robert Bamford tarafından kurulmuş. İlk otomobillerini 1914 yılında piyasaya sürmüşler.Aston Martin otomobilleri tamamen el yapımı olup, üzerlerine, en son parçayı monte eden işçinin adı yazılır.Araçta plastik madde kullanılmadığından küllük, düğmeler ve havalandırma ızgaraları alüminyumdan imal edilir.
Kuzey Ormanları’nı bağlantı yollarıyla şimdiden çoraklaştıran 3′üncü köprü projesine bağlanması planlanan Kuzey Anadolu Otoyolu’nun Ağva geçişi, milli park niteliğindeki 11 göller vadisini ve soyu tükenmekte olan balıkçıl kuşların yaşam alanlarını tehdit ediyor. Küçük Oteller Derneği, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’e gönderdiği yazıda otoyol projesinin Göçe köyü ile Kurfallı köyü kavşakları arasında kalan ve Ağva Göksu Deresi üstünden uzanan ‘Ağva Geçişi’ nin bölge ekosistemine zarar vereceği gerekçesiyle revize edilip Ağva’dan uzaklaştırılmasını istedi. İstanbul'un el değmemiş son bölümüAğva’yı sarmalayan Kuzey Ormanları’nın, İstanbul sınırları içerisindeki el değmemiş son yeşil bölüm olduğunu kaydeden Explore Ağva / Ağva’yı Keşfet Sürdürülebilir Turizm ve Çevre Platformu üyesi Dr. Haşim Atasoy, bölgeyi şöyle tarif etti: “Bozulmamış bir ekosistemde yer alan Ağva’daki Göksu ve Yeşilçay dereleri, su kaplumbağaları, porsuklar, balıkçıl kuşlar, saka kuşları ve onlarca nadir türün yaşadığı bir su yolu. Milli park niteliğindeki 11 göller vadisi ve Hacıllı Şelaleleri, İstanbul’a mirastır.” 'Ağva'dan uzaklaştırılmalı'Altı şeritli TIR ve kamyon ağırlıklı otoyolun Ağva’nın tam ortasından geçmesinin tüm bu değerlere onarılması imkansız zararlar vereceğini kaydeden Atasoy şunları söyledi: “Şile’den başlayan otoyolun Tünel ve Viyadükler ile doğaya daha az zarar vererek, Ağva’ya ulaşmasına rağmen, Ağva bölümünde, ovadan, tüm bu güzelliklerin ve Ağva’nın tam ortasından geçmektedir. Otoyolun 6-7 km daha güneye kaydırılması ve bu bölgelerden tünel ile geçmesi yukarıdaki olumsuzlukları nispeten azaltacaktır.” 'Yol demek doğa tahribatı demek'Ağva bölgesinde bulunan küçük otel Beyaz Ev’in ortaklarından Aslı Esen ve Rengin Tekin ise yol yapmanın ‘doğayı katletmek’ anlamına geldiğini söyledi. “Her şeyden önce altı şeritlik bir yolun geçmesi demek; var olan yeşili, bitki örtüsünü hatta içinde yaşayan canlıları yok etmek demektir” diyen Esen ve Tekin tahribatın sadece yolun geçtiği alanlarla sınırlı kalmayıp, toplu konutların büyük beton yapıların da önünü açarak daha geniş alanı kapsayacağını söyledi.Diken
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Muğla'nın Milas İlçesi'ne bağlı Fesleğen Mahallesi'ndeki ormanlık alanda yangın çıktı. Alevlere havadan ve karadan müdahale edilirken, söndürme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Fesleğen Mahallesi, Akçakaya Mevkisi'ndeki kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanlık alandan bugün saat 13.30 sıralarında alevler yükselmeye başladı. Rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede büyüdü. Çıkış nedeni henüz tespit edilemeyen yangın, ilk belirlemelere göre 6 hektarlık alanda etkili olurken, havadan ve karadan müdahalenin sürdüğü bildirildi. SÖNDÜRME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Muğla'nın Milas İlçesine bağlı Fesleğen Mahallesi'nde başlayan Akçakaya ve Gürceğiz Mahalleri'ndeki ormanlık alan ve tarım arazilerine de ulaşan orman yangına 3 söndürme uçağı, 6 helikopter, 40 arazöz ve 300 orman işçisiyle müdahale ediliyor. Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Kara'nın helikopterden yönlendirdiği söndürme çalışmaları, 3 saattir aralıksız devam etmesine rağmen alevlerin önüne geçmek mümkün olmadı. Şiddetli rüzgar ve arazinin sarp olmasının söndürme çalışmalarını güçleştirdiği bildirildi. 80 hane 250 nüfuslu Akçakaya Mahallesi'nde, alevlerin evlerin bahçelerine kadar ulaşması paniğe neden oldu. Köylüler, tedbir amacıyla evlerini boşaltmak zorunda kaldı. Bazı köylülerde kazma ve küreklerle söndürme çalışkalarına destek verirken yangının, ilk belirlemelere göre, yaklaşık 100 hektarlık ormanlık alanda etkili olduğu, büyük bölümü zeytinlik 50 hektarın üzerinde de tarım arazisinin zarar gördüğü bildirildi. Akçakaya Mahallesi Muhtarı Hüseyin Korkmaz, 'Bir noktadan çıkan yangın rüzgarın etkisi ile hızla büyüdü. Önce köylüler müdahale ettik ardından yardım istedik. Evlerin içine kadar giren yangında tek tesellimiz can ve mal kaybı olmaması. Ancak rüzgar çok şiddetli. çam ağaçları alev alev yanıyor. Mahallemizdeki 50 hektarlık zeytinlik alan ile 600 kovan arı küle döndü' dedi. Cumhuriyet
Victoria’s Secret, merakla beklenen “What Is Sexy?” (Seksi Nedir?) listesini geçen hafta düzenlediği bir etkinlikle duyurdu. Markanın Eylül ayında mağazalarında yer alacak Simply Sexy koleksiyonu ve Eau So Sexy parfümünü tasarlarken ilham aldığı listede, Hollywood’un doğal güzelliğiyle ilham veren ve teknolojik hiç bir filtreye gereksinim duymadan güzelliğini sergileyen popüler isimlere yer verdi.İşte, Victoria’s Secret “Seksi Nedir?” Listesi: En Seksi Aktrist: Margot Robbie En Seksi Bacaklar: Amber Heard En Seksi Bikini Vücudu: Jenna Dewan Tatum En Seksi Saçlar: Lily Collins En Seksi Gülüş: Taylor Swift En Seksi Dudaklar: Emilia Clarke En Seksi Mizah Anlayışı: Zooey Deschanel En Seksi Anne: Jessica Simpson En Seksi Şarkıcı: Ellie Goulding En Seksi Yabancı: ... haberin devamı: stilveyasam.com/moda haberleri
Konunun anlaşılabilirliği açısından gerdek gecesini çağrıştıran “İlk Gece” deyimi yerine “İlk Cinsel İlişki” deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda elimizde gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınlarımızın belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki bir dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar. İlk Deneyimin Önemi Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, orgazm olamama, veya çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik (sorunlu) bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bu beklenen bir sonuçtur, zira kadın tarafından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılma zorunluluğu nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Netice itibarıyla hazırlıksız, uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir. İlk İlişki Mutlaka Ağrılı Mıdır? Kızlık zarı kadınların %90′ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, “ön sevişmeyle” bölgede yeterli kayganlık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda, kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, veya az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu kadar düşük şiddette bir ağrı uyaranının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanma ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür. İlk İlişkide Mutlaka Kanama Olur Mu? İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir. Kızlık Zarının Çok Kalın Olması Nedeniyle İlişkinin Gerçekleşememesi Mümkün Olabilir Mi? Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir. Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir. Kızlık Zarı Yırtılmasına Bağlı Oluşan Kanama Ne Kadar Sürer? Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon kanaması” (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin “sert hareketlerle” cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve “yırtık” olması gerekenden daha büyük olmuştur. Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur. Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken “İlk Gece” bazı durumlarda aynı gece veya takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir. Yapılması Gerekenler Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normaldışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur. Başarılı bir “İlk Gece” için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.