Sadece Seyahat Tutkunlarının Anlayabileceği 30 Durum
Ev; 4 duvar arasına kurulan yaşam alanı değil, insanın kendini huzurlu hissettiği yerdir diye boşuna dememişler. Eğer siz de bir seyahat tutkunuysanız eviniz olarak tabir edebileceğiniz birden fazla şehir olduğuna eminiz.  Seyahat tutkunları için söyleyeceklerimizin hepsi bu kadar değil tabi ki:İşte, size 'bizi bizden başka kimse anlamaz' dedirten 30 durum;
Tarihin En Sıcak Eylül'ü
NASA, tarihin en sıcak Ağustos ayının ardından, Eylül'ün de kendi rekorunu kırdığını açıkladı. Verilere göre 2014 insanlık tarihinin en sıcak yılı olabilir.NASA Uzay Çalışmaları Goddard Enstitüsü (GISS) tarafından yapılan analizler, Ağustos'un ardından bugüne kadar yaşanan en sıcak Eylül'ü geride bıraktığımızı gösterdi. 1880'den bu yana yapılan ölçümlerde, bir önceki rekor 2005 yılındaki Eylül'de kırılmıştı. Ölçümlere göre, Eylül ayı 1951-1980 ortalamasının 0.778 derece daha üzerine çıktı.NASA ve Ulusal İklim Veri Merkezi (NCDC), geride kalan yazı, tarihin en sıcak ayların olarak açıklarken, 2014'ün insanlık tarihinin en sıcak yılı olabileceği ifade edildi. NCDC'de iklim bilimci olan Jake Crouch, 'geride kalan ayların bugüne kadar ölçülen en sıcak aylar sıralamasında ilk beşe girmesi halinde 2014'ün en sıcak yıl olacağını' söyledi.Bilim insanları, sıcaklık artışında okyanuslardaki ısının önemli rol oynadığını, Pasifik Okyanusu'nun tropik bölgelerindeki artışa El Nino'nun katkıda bulunduğunu belirtti. Livescience sitesine açıklama yapan Atmosfer Araştırması Ulusal Merkezi'nden Kevin Trenberth, 'sera gazlarıyla yayılan ısının yüzde 90'ının okyanuslarda saklandığını' ifade etti.Sırasıyla en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçen 2010, 2005, 1998, 2013 ve 2003 yılları arasında sadece 2013 büyük bir El Nino'ya tanık olmadı. 2014'te de yaşanmasa da, bilim insanları, yıl sona ermeden El Nino güney salınımlarının gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu belirtti.Araştırmacılar, en sıcak aylar arasındaki sıcaklık farkının birçok faktörden kaynaklanıyor olabileceğini, farklılıkları tespit ederek küresel ısınmaya daha geniş açıdan bakabileceklerini not düştü.Kaynak: Al Jazeera
Size 'Şu Adam/Kadına Bak, Bir de Yanındakine Bak!' Dedirtecek 15 Çift
Toplumun gözü önünde olan insanlar için yaşadıkları ilişkiler her zaman soruna yol açmıştır. Hayranlarının tepkilerinden tutun da, magazin basınına kadar herkes ilişkinizin içindedir. Biz de kamuoyu tarafından farklı tepkilerle karşılanan, yok artık dedirten ilişkileri inceledik. NOT: Galeri hazırlanırken kesinlikle kişisel tercihlerle dalga geçme gibi bir niyet güdülmemiştir. En nihayetinde bu aşktır, güzel bir şeydir.
Sevgilinizi Terk Ederken Kullanabileceğiniz 12 Yalandan Teselli Cümlesi
Sevgilimiz olan kişiye, onunla olan ilişkimizi bitirmek istediğimizi söyleyebilmek için şekilden şekile gireriz. Birçoğumuz için, belki de hayatımızdaki en zor anlardır onlar. Bir türlü uygun zaman gelmez veya gereken cesareti bulamayız. Kıvrınıp dururuz ama ilişkiyi bitirmek istediğimizi bir türlü söyleyemeyiz. Bu gibi anlarda, klişe sayılabilecek fakat oldukça faydalı olan 'teselli cümleleri' yardımımıza koşar ve ilişkiyi bitirme anını bizler için oldukça kolaylaştırırz. Bu cümleleri galeride bir araya getirdim. Sizin kullandığınız daha yaratıcı 'teselli cümleleri' var mı?
Reklam
Aldatıldığınızı Anlamanın 10 Yolu
Eşiniz sizi aldatıyor mu? Peki, bunu nasıl anlayacaksınız? İşte aldatıldığınızı anlamanın 20 yöntemi...Birlikte olduğunuz sevgiliniz ya da bir hayatı paylaştığınızı sandığınız eşiniz sizi aldatıyor mu? Peki, bunu nasıl anlayacaksınız? İşte aldatıldığınızı anlamanın 20 yöntemi…1. Gündelik hayatındaki alışkanlıklarını değiştirir ya da yeni hobiler edinir.2. Alışkanlığı olmadığı halde sık sık hediyeler alır.3. Olur olmaz nedenlerden kavga çıkarabilir.4. Bahaneler yaratarak sizinle daha az konuşmaya ve daha az vakit geçirmeye başlar.5. Sık sık kabuslar geçirir ve tanımadığınız kişilerin ismini sayıklar.6. Sinema ve müzik gibi alanlarda zevkleri değişebilir.7. Kendisine daha çok vakit ayırır ve daha fazla bakımlı olmaya başlar.8. Sizi başkalarıyla kıyaslar.9. Sizin artık kendisiyle ilgili sorular sormanıza tahammülü kalmaz. “Neredesin?” sorusu onu bir anda sinirlendirmeye yeterli olur.10. Kendisiyle ilgili hiçbir eleştiriyi kabul etmez.
Isıtılıp Yenen Makarna 'Daha Az Kilo Yapıyor'
Yüksek karbonhidrat değerlerine sahip makarnanın şişmanlattığı algısı oldukça yaygındır. Ancak yapılan son araştırmalar pişirildikten sonra soğumaya bırakılan makarnanın vücut tarafından lifli gıdalar gibi algılandığını gösteriyor.Normalde makarnadaki karbonhidrat vücuttaki enzimler tarafından moleküllere ayrılıp şeker haline getiriliyor. Bunun sonucunda da kandaki şeker seviyesi yükseliyor.Şeker seviyesini tekrar normale indirmeye çalışan vücut da insülin salgılıyor ve tüm bu süreç vücudu yorup acıkma hissinin çok kısa sürede geri dönmesine yol açıyor.Son araştırmalar ise piştikten sonra soğumaya bırakılan makarnanın molekül yapısının değiştiğini ve 'dirençli nişasta' olarak tanımlanan bir yapıya büründüğünü gösterdi.'Dirençli nişasta' enzimler tarafından parçalanamıyor ve glükoza dönüşmüyor. Böyle olunca hem vücut daha az yoruluyor hem de kandaki şeker değerleri yükselmiyor.Soğutulmuş makarnanın faydalarını keşfeden İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden Denise Robertson 'Eğer makarnayı pişirdikten sonra soğutup yerseniz vücudunuz bunu aynı lifli gıdalar gibi algılayacaktır. Daha az glükoz üreteceksiniz ve bağırsaklarınızdaki faydalı bakteriler de destek görecek' diyor.Soğutulan makarnanın kalorisi de daha düşük.Peki makarnayı soğuk yemeyi tercih eder misiniz? Genelde alınan cevap 'Hayır'.University College London'ın medyatik doktoru Chris van Tulleken, makarnanın soğuduktan sonra tekrar ısıtıldığında 'dirençli nişastanın' faydalı özelliklerini koruyup korumadığını merak etti.Seçilen deneklere haftanın üç farklı gününde aç karnına makarna yedirildi.Servis edilen makarnalar gelişigüzel biçimde sıcak, soğuk ya da yeniden ısıtılmıştı.Denekler her öğünden sonra iki saat boyunca her 15 dakikada bir kan örneklerini verdiler. Çıkan sonuç ise şaşırtıcıydı: Tekrar ısıtılan makarnanın soğuk makarnadan bile daha sağlıklı hale geldiği görüldü.Yeniden ısıtılan makarnayı yiyenlerde kana karışan şeker oranı yüzde 50 azaldı. Doktor Chris van Tulleken, makarnanın yeniden ısıtılmasıyla birlikte 'daha da dirençli' bir nişasta türünün elde edildiğini söylüyor.BBC Türkçe
Reklam
Sigarayı Bırakmak İsteyenlere Bakanlık Desteği
Sigarayı bırakmak için kullanılan ilaçlar sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın vatandaşlara ücretsiz verilecek.Bakanlar Kurulunca nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCI ve Vareniklin içerikli ilaçların, sigarayı bırakma tedavisi alanlara sayıları 300 bini geçmemek şartıyla sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz karşılanması kararlaştırıldı.Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararında, sigarayı bırakma tedavisi alan hastaların; sayıları 300 bini geçmemek şartıyla herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Sağlık Bakanlığınca temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtımı yapılacak nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCI ve Vareniklin içerikli ilaçlardan, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri vasıtasıyla yararlanmada, 4736 sayılı Kanunun 1'inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf olduğu belirtildi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye gelen İran Tedavi ve Tıp Eğitimi Bakanı Seyyid Hassan Qazizadeh Hashemi ve beraberindeki heyeti kabulünün ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.Müezzinoğlu, bugün sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçların vatandaşlara ücretsiz verilmesine ilişkin Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'na ilişkin bir soru üzerine de 'Türkiye'nin Dumansız Hava Sahası' adı altında tütün ve tütün ürünleri ile mücadele noktasında çok başarılı sonuçlar elde ettiğini söyledi.Şu anda 2 milyonun üzerinde kişinin sigarayı bıraktığını ifade eden Müezzinoğlu, burada esas başarının son 5 yılda 15-25 yaş grubunda sigaraya başlama oranındaki düşme ile elde ettiklerini belirtti. Müezzinoğlu, bu oranın yüzde 7-8 civarında olduğunu kaydetti.'Sigara bırakma polikliniklerinde ilaç desteğini ücretsiz olarak, Bakanlar Kurulu kararı ile 300 bin vakaya yine verilecek' diyen Müezzinoğlu, ilgili vakaların kimler olacağına 'sigara bırakma polikliniklerinde görev yapan hekimlerin karar vereceğini' bildirdi.İranlı gazetecinin sorusu üzerine Müezzinoğlu, dünyanın ülkeye uyguladığı ambargo dolayısıyla Türkiye'nin duruşunu en iyi İran halkının bildiğini belirterek, 'Son dönemlerde Mısır'daki darbe konusunda da yine Türkiye'nin duruşu nettir ve bellidir. Türkiye ve Türk halkı fıtratı gereği, haksızlıklara, adaletsizliklere ve zulümlere karşı değerlerinde olan bir duruşu yönetim olarak sergilemiştir ve sergilemeye de devam edecektir' diye konuştu.Bir başka gazetecinin, 'İki ülke arasında yapılan mutabakat zaptında yer alan organ naklinde işbirliği sağlanacağı belirtiliyor. İran'da farklı bir model var. Nasıl olacak?' sorusu üzerine Müezzinoğlu, 'Bu konular, bizim gündemimize aldığımız ve bizim onlardan, onların bizden fikir, tecrübe ve yol haritası olarak istifade edebileceğimiz alanlar. Şu anda bunların değerlendirmesini teknik heyetler yapıyor' dedi.Müezzinoğlu, İran'ın organ naklindeki başarı ve uygulamadaki farklılıklarına değinerek, 'Tabii ki Türkiye, 'ben de bu çerçeveyi değerlendirebilirim' diyebilir veya 'ülkemde bunu uygulamayacağım' diyebilir. Bunlar, bizim şu anda ortak konu başlıklarımız. Alınmış bir karar yok' yanıtını verdi.'Şu anda ülkemiz adına, panik yapacak durumda değiliz'Bir gazetecinin, 'Dünyada eboladan ölenlerin sayısı artıyor. Sağlık Bakanlığı olarak, alınan ek önlemler var mı?' sorusu üzerine Müezzinoğlu, ebolanın bugün için dünyayı tehdit edecek bir noktaya geldiğini söyledi.Bu virüse karşı henüz bir aşının üretime geçmediğinin altını çizen Müezzinoğlu, dolayısıyla alınabilecek tedbirlerin çok sınırlı olduğunu vurguladı. Müezzinoğlu, uyarıcı ve erken tedbirlerin alınmasının önemine işaret ederek, şunları kaydetti:'Özellikle bulaşıcılığın kontrol altında tutulması önemli. Türkiye olarak yaklaşık 4 aydır, belki de daha aşkın süredir özellikle salgının olduğu bölgelerden geliş-gidişlerde, gerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerekse o bölgelerden değişik amaçlı gelen-gidenleri, gerek bilgilendirme, gerekse en ufak bir sağlık sorunu veya risk taşımaları konusunda son derece duyarlı olunuyor.Uçağa binildiği andan itibaren takip eden ve bunu sistematik yapan, belki de dünyada bu anlamda duyarlılığı en üst düzeyde tutan ülkeyiz ya da ülkeler arasındayız.'Müezzinoğlu, dün itibariyle bir şüpheli vakanın olduğunu ifade ederek, 'Sanırım 5. vaka oldu. Hepsinde sıtma teşhisi konuldu. Tedavisi henüz tıp alanında olmadığı için tedbir konusunu öncelikliyoruz. Tedbirleri en üst düzeyde tutuyoruz' dedi.Ebolanın birçok ülkede sıkıntı yarattığını, ancak bu durumun Türkiye için geçerli olmadığının altını çizen Müezzinoğlu, 'Şu anda ülkemiz adına, halkı panik yapacak bir durumda değiliz' açıklamasında bulundu.İstanbul'da 6 ilçede yapılan çocuk felci aşısının Türkiye genelinde yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine de Müezzinoğlu, 'Özellikle güney sınır bölgemizde 2 periyot olarak aşı yaptık. Geçtiğimiz Mayıs ayında da Bilim Kurulumuz İstanbul'da da 6 bölgede aşılama yapılmasında yarar olacağı kararını verince, biz 6 ilçemizde aşı yaptık. Onun ikinci periyodunu şimdi yapıyoruz.Burada karar, Sağlık Bakanlığının değil. Karar, bilim kurullarınındır. Bulaşıcı hastalıklarda alınması gereken tedbirleri devamlı bizim bilim kurullarımız takip ediyor ve buradan bize gösterilen yol haritasına göre adımları atıyoruz. Şu anda bu anlamda ilçeleri genişletecek bir risk bize yansıtılmadı.'Muhabir: Selma Bıyıklı Adabaş, Yeşim Sert Karaaslan | AA
4 Yıldır Kayıp Olan Papağan İspanyolca Öğrenmiş
 ABD'nin California eyaletinde kaybolmadan önce İngiliz aksanlı İngilizce konuşan bir papağan, dört yıl sonra geri döndüğünde İspanyolca konuşurken bulunduNigel adlı Afrika gri papağanı dört yıllık aradan sonra geçen hafta İngiliz sahibi Darren Chick ile yeniden buluştu. Papağanın bu dört yıllık sürede neler yaptığı, başına neler geldiği bilinmiyor, ancak sık sık 'Larry' diyor.Torrance kentinde yaşanan olayda Nigel'ın sağlık durumunun iyi olduğu, ancak buluştuklarında Darren Chick'i birkaç kez ısırmaya çalıştığı söyleniyor.Dört yıl ortadan kaybolan papağan Nigel ilk olarak cins köpekler yetiştiren Jonathan ve Julia Sperlin çiftinin evinin bahçesinde bulundu.Sperling papağanı bulduğunda olanları 'Bulduğumuzda şarkı söylüyor, bir şeyler diyor ve köpek gibi havlıyordu. Ben Panamalıyım. İspanyolca 'Ne oldu?' diyordu' diye anlatıyor.ÜZERİNDEKİ MİKROÇİPTEN SAHİBİ BULUNDUSperling papağanın sahibini bulmaya çalışırken kendi kayıp Afrika gri papağanını arayan veteriner Teresa Micco'yla karşılaştı.Micco Nigel'ın kendi papağanı olmadığını anlayınca kuşun üzerindeki mikroçip sayesinde sahibi Darren Chick'e ulaştı.Chick 'Nigel'ın sağlık durumu harika. Gerçekten garip bir durum. Görür görmez o olduğunu anladım' dedi.BBC TÜRKÇE
Reklam
Aras Nehri Kuş Cenneti Kuraklığa Kurban Gidiyor
Google Earth’den görünce çok iyi bildikleri yörenin gerçeğiyle karşılaştılar. Bu manzarının peşine düşen Kuzey Doğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu ve ekibi Aras Kuş Cenneti'ni böyle görüntülemeyi başardı. Şimdi ekip tehdit altındaki bölgenin telef olmasına engel olmaya çalışıyor.IĞDIR’daki 258 kuş türüne sahip ’Aras Nehri Kuş Cenneti’ 200 metre yüksekten kuşbakışı görüntülendi. Kars’taki Kuyucuk Kuş Cenneti’nin kuraklığa kurban gittiğini belirten Kuzey Doğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, 'Aras Kuş Cenneti yok olmasın' dedi.Tuzluca ilçesinin Yukarı Çıyrıklı köyünde 2006 yılından beri yaptıkları bilimsel çalışmalarla alanda barınan 258 kuş türünü kayıt altına alan ve 67 binden fazla kuşu halkalayan Kuzey Doğa Derneğinin Başkanı ve Utah Universitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, Aras Kuş Cenneti’ni yüksekten görüntüleyip, kuşlar gibi görmeye çalıştıklarını ifade ederek şunları söyledi:'Aras Nehri’ni 2005 yılında Google Earth’den görünce bir kuş cenneti olduğunu o zamandan fark ettik. Yöreyi çok iyi bilmemize rağmen görüntüleri izleyince nefesimiz kesildi. Alanı kuşların gözünden en iyi şekilde görebilmek için uçan kameranın sınırlarını aştım. 200 metre yukarı çıkardım, bin 100 metre uzağa yolladım. Risk aldım ve çekimler esnasında uçan kamera Aras Nehri’ne düşerek kayboldu. Ama aldığımız görüntülere değdi. Etrafı tamamen kurak ve bozkırla çevrili bir cennet. Sibirya’dan Ortadoğu ve Afrika’nın zorlu coğrafyalarına gidip gelen milyonlarca kuş için hayati önem taşıyan bir konaklama, beslenme, üreme ve kışlama alanı. Aras Nehri Kus Cenneti’nin vahası bölgeye yapılması planlanan baraj yapımı yüzünden yok olursa, göç esnasında yüz binlerce kuş alıştıkları bu vahayı kaybeder ve telef olur.'Aras Nehri boyunca yaklaşık 10 kilometrekarelik bir alanı kaplayan Kuş Cenneti’nin Doğu Anadolu’nun ilk ’Tabiatı Koruma Alanı’ ilan edilmesinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce uygun görüldüğünü bildiren Doç. Dr. Şekercioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aras’ın tabiatı koruma alanı ilan edilmesi Türkiyede doğa koruma, ekolojik araştırma ve ekoturizm için son yılların en büyük başarılarından biri olacaktır. Aras Nehri Kuş Cenneti’nde 2006 yılından beri yaptığımız çalışmalar sonucu 67 binden fazla kuşa halka taktık. Bu Halkalı kuşlar 3 ayrı kıtada Güney Afrika, Zambiya, Rusya, Macaristan, Kıbrıs, İsrail, arabistan gibi birçok ülkeye gitti ve diğer ülkelerden bize birçok halkalı kuş geldi. Ümidimiz Aras Nehri Kuş Cenneti’ni kuş gözlem kulesi, konukevi gibi diğer yatırımlarla Iğdır’ın ekoturizm merkezi ve dünya çapında bir marka noktası haline gelmesi. Kars’taki Kuyucuk Kuş Cenneti kurudu, Doğu Anadolu’nun en zengini Iğdır’daki Aras Kuş Cenneti yok olmasın.'Bedir ALTUNOK/IĞDIR, (DHA)
İstanbul'da Ebola Şüphesini, Twitter Pek de Ciddiye Almadı! İşte Atılan Şakalı Tweetler
Dün gece Marmara Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nin acil servis bölümünün Ebola şüphesiyle boşaltılması ve karantinaya alınması sosyal medyanın gündemine oturdu. Haftalardır dünyanın gündeminde olan, Afrika, Amerika ve sonunda Avrupa'ya uzanan ebola virüsü ile ilgili öne çıkan Twitter paylaşımlarını derledik.Not: Bugün sabah saatlerinde Fildişi Sahilli kadına sıtma teşhisi konulduğu ve acil servisin normale döndüğü öğrenildi.
Reklam
Reklam
16 Ekim 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
AB, Ebola İçin Olağanüstü Toplanıyor
Avrupa Birliği üyesi ülkelerin sağlık bakanları, Ebola salgınına karşı alınacak önlemleri görüşmek üzere bugün Brüksel'de bir araya geliyor.Toplantıda, salgının etkili olduğu Batı Afrika ülkelerinden gelen yolcular için tarama uygulamalarının öne çıkması bekleniyor.İngiltere geçen hafta büyük havaalanları ve tren istasyonlarında virüs için tarama uygulaması başlatmıştı.Havalimanı işletmecilerinin çatı örgütü ACI Europe'dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, 'Gereksiz önlem ve kaygılara engel olmak amacıyla alınacak muhtemel önlemlerin koordine edilmesi' istendi.Ebola salgınının en çok etkili olduğu ülkelerin başında gelen Liberya, Sierra Leone ve Gine'ye halen Air France ve Brussels Airlines direkt uçak seferleri düzenliyor.Bu arada Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre Ebola salgınında ölenlerin sayısı 4 bin 400'ü aştı. DSÖ, virüse karşı gerekli önlemlerin alınmaması halinde şu anki veriler ışığında aralık ayının başından itibaren her hafta 5 bin ilâ 10 bin yeni vakanın ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.Deutsche Welle Türkçe
'Enerji İçecekleri Sağlığa Zararlı'
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Türkiye ve Avrupa genelinde tüketimi hızla artan enerji içeceklerinin, halk sağlığını olumsuz etkilediğini belirtiyor.Yoğun kafein içeren enerji içecekleri, özellikle çocuk ve gençlerin sağlığını tehdit ediyor. Enerji içeceklerinin fazla miktarda tüketilmesi, kafein zehirlenmesi riskini artırıyor.WHO Avrupa Ofisi, enerji içeceklerinin halk sağlığı üzerindeki etkileri konusunda kapsamlı bir rapor hazırladı. Rapora göre, enerji içecekleri, sağlık açısından olumsuz etkiler içeriyor.Uyarıcı etki yaptığı gerekçesiyle özendirilen enerji içecekleri, geçici olarak öğrenme performansını artırıyor. Bu nedenle özellikle çocuklar ve gençler tarafından sıkça tüketiliyor.Rapora göre, enerji içecekleriyle ilgili en önemli sorun, içerdiği kafein miktarı. Kahve sıcak olduğu için yavaş yavaş tüketiliyor. Ancak enerji içeceği soğuk olduğu için kısa sürede aşırı miktarda tüketilebiliyor. Bu da kafein zehirlenmesi olasılığını artırıyor.Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu'nun araştırmasına göre çocukların vücuduna giren kafeinin yüzde 43'ü enerji içecekleri yoluyla alınıyor. Bu oran gençlerde yüzde 13, yetişkinlerde ise, yüzde 8.Enerji içecekleri ile ilgili bir başka sorun da alkolle birlikte alınması. 18 - 29 yaş aralığındakilerin yüzde 70'i enerji içeceğini alkolle karıştırıyor. Bunun yol açtığı sorunlardan biri, enerji içeceğinin alkolün etkisini bastırması nedeniyle sarhoş olunduğunun geç anlaşılması.WHO Avrupa Ofisi'nin raporuna göre, ABD ve Avustralya'da yapılan araştırmalar aşırı enerji içeceği tüketiminden kaynaklanan sorunların arttığını gösterdi ve örgüt, bu tür kapsamlı araştırmaların Avrupa'da da yapılması gerektiğini vurguluyor.Enerji içecekleri Türkiye ve bütün Avrupa ülkelerinde satılıyor.Ancak bazı ülkeler bu içeceklere karşı önlem almaya başladı. Örneğin Macaristan'da enerji içecekleri özel sağlık vergisine tabi.İsveç'te de bazı içecekler sadece eczanelerde satılıyor ve çocuklara satışı yasak.WHO Avrupa Ofisi araştırma grubu, enerji içeceklerinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisinin kesinleştiğini belirtiyor. Bu nedenle enerji içecekleri konusunda yaş sınırlandırması getirilmesini salık veriyor.Örgüt ayrıca maksimum kafein seviyesinin belirlenmesini ve sözkonusu içecekleri çocuk ve gençlere pazarlayan reklamların yasaklanmasını da öneriyor.Raporda, hekimlerin enerji içeceğine bağlı sağlık sorunlarının belirtilerini daha kolay tanıyabilmeleri için eğitimden geçirilmeleri de öneriliyor.Alkolsüz ve çok fazla kafein içeren enerji içecekleri, aynı zamanda vitamin ve uyarıcı etkiye sahip taurine, gingseng, guarana gibi maddeler barındırıyor.Türkiye pazarında artan enerji içeceği miktarı, 2012 yılı rakamlarına göre 30 milyon litreden fazla. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık enerji içeceği tüketimi 0,33 kutu.Bu oran Avrupa'da çok daha yüksek bir seviyede seyrediyor. Kişi başı yıllık enerji içeceği tüketim Avrupa'da ortalama 10 kutu civarında.
Kadınların, Erkeklerde Görmek İstediği 15 Olmazsa Olmaz Özellik
Kadınların aradığı erkek gerçek anlamda bir adamdır, bir çocuk değil. Bu iş bu kadar basit. Kadınların, erkeklerde aradığı bazı olmazsa olma özellikler var ki, bu özellikler bir 'adam' ile bir 'çocuk' arasındaki farkı da ortaya koyuyor. Bir çocuk ile bir adam arasındaki tek farklılık yaş değil elbette. Erkekleri adam yapan ve kadınların da erkeklerde görmek istediği o özellikleri sizler için sıraladık. Siz ne düşünüyorsunuz? Yoksa 'söz konusu aşk ise, gerisi teferruattır' diyenlerden misiniz?
Reklam