Görüş Bildir

Yok Denebilecek Kadar Küçük Bir Beyinle Hayata Tutunarak Tıp Bilimine Meydan Okuyan Adam

Haberler
> Yok Denebilecek Kadar Küçük Bir Beyinle Hayata Tutunarak Tıp Bilimine Meydan Okuyan Adam

Beyin insan vücudundaki en az anlaşılmış, en gizemli organ konumunda. Yavaş yavaş daha iyi anlamaya başlıyor olsak da, hala tüm sırlarını ortaya çıkarmamıza uzun bir süre var. Bu yazımızda da beynin en büyük gizemlerinden birine sahne olan örneklerden birini işleyeceğiz.

Kaynak: http://www.iflscience.com/brain/man-t...

Olayımızın kahramanı 44 yaşındaki bir Fransız adam.

Olayımızın kahramanı 44 yaşındaki bir Fransız adam.

Bu adamın özelliği oldukça nadir görülen bir duruma sahip olması. Kendisi 44 yaşına kadar oldukça normal bir hayat sürmüş. Evlenmiş, iki çocuğu olmuş. IQ'su ortalamanın altında olsa da aşırı düşük değilmiş. Yani görünürde olağan dışı hiç bir şey yokmuş.

Ancak ilginç gerçek adamın iki haftadır sol bacağında zayıflık hissetmesi sonucunda doktora gitmesiyle ortaya çıkmış.

Ancak ilginç gerçek adamın iki haftadır sol bacağında zayıflık hissetmesi sonucunda doktora gitmesiyle ortaya çıkmış.

Beyin taramasına giren adamın sonuçlarını inceleyen doktorlar sonuç karşısında şok olmuşlar; çünkü beyin yerine büyük bir sıvı birikintisi ile karşılaşmışlar. Bu sıvı normal şartlarda da beynimizin etrafında bulunuyor, ancak düzenli olarak geri emilimi yapılıyor ve bu derece fazla miktarda bulunmuyor. Hastanın beyninde geri emilim yapılmadığı için sıvı zamanla birikiyor, birikiyor ve sonunda asıl beyin kısımlarının küçücük kalmasına neden oluyor. Küçücük kalan beyne rağmen nasıl 44 yaşına kadar gelebildiği ise soru işareti.

Bu durum beynin aslında ne kadar şaşırtıcı bir organ olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.

Bu durum beynin aslında ne kadar şaşırtıcı bir organ olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.

Aynı zamanda akla ilginç sorular da getiriyor; örneğin yaşama devam edebilmek için gereken en küçük beynin boyutları ne kadardır? Beynin hangi bölümleri olmadan yaşamaya devam edilebilir?

Bu tip sorulara cevap verebilmemize olanak sağlayacak ilginç örnekler çıkıyor karşımıza ara ara.

Örneğin geçen sene bulantı ve baş dönmesi sorunlarıyla hastaneye giden Çinli bir kadının beyinciği olmadan yaşadığı anlaşılmış. Beyincik vücuttaki en önemli bölümlerden biri olmasının yanı sıra vücudun denge kontrolünü yapan organdır. Bu denge, vücutta cereyan eden motor faaliyetleri ve bu faaliyetleri yapan dokuların uyumlu bir şekilde işlemesini sağlar. Bu nedenle beyincik olmadan yaşam sürdürmenin imkansız olması gerekirken bu kadın bir şekilde yaşamaya devam etmiş. Yine de bu tip durumların çok nadir gerçekleştiğini belirtelim; bu hastayla beraber tüm tıp tarihinde beyinciği olmadan yaşadığı tespit edilen sadece 9 insan bulunuyor.

Farklı bir örneğe bakmak gerekirse; 12 yaşındaki bir çocuğun beyin taramaları sonucunda sadece beyin sapına sahip olduğu tespit edilmiş. Bir nevi beyni olmadan yaşamış. Bu tip durumlarda ömrün sadece 3 aylık olacağı tahmin edilirken Trevor adlı bu çocuğun 12 yıl yaşamasını doktorlar açıklayamıyor.

Özetle beyin tüm bilimsel gelişmelere rağmen hala tam olarak çözemediğimiz, şimdilik sırlarla dolu bir organ.

Tüm bu örnekler de beynin çok zor koşullarda bile bir şekilde yaşama devam etmenin yollarını bulabildiğini göstermeleri açısından çok önemli. Umarım beyni tamamen anlayabildiğimiz günleri görebilir ve bu organın büyüleyiciliğine tüm ayrıntılarıyla şahit olabiliriz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
223
87
29
11
10
7
2
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Ferid Elizade

Aslinda o kadar şaşırmadım zaten ülkede o kadar çok beyinsiz dolaşıyor normal bi sey bu

O da bir şey mi yahu ? Türkiye'de beyin olmadan dolaşanlar tanıyorum.

suphi söylemez

2.sınıfda anatomi hocamız tahtaya nokta koymuş ve bu beyin hakkında bildiklerimiz demişdi sonra o noktadan anatomi yazmış geri kalanıda bilmediklerimiz demişti!