Sınavları, Finalleri, Raporları Salla! İşte Sınavların Ölçemeyeceği 7 Zeka Tipi
Final haftalarından oldum olası nefret etmişimdir. Yani, nasıl bir insanın değerini ölçmek için bir saatlik bir sınavla nasıl bir deneme yaratabilirsiniz ki? Zekanızın ve başarınızın ölçüsünü nasıl bir yanıtla,  ya da yarısı doldurulmuş boşluklarla kanıtlayabilirsiniz ki?Büyürken girdiğimiz tüm sınavlarda olduğu gibi –YDS, ÖSS vb- ait olduğumuz yeri belirleyen her zaman sadece bir deneme, bir not vardı. Zekamızın sadece bir ölçümü vardı ve bunu orada kanıtlayamıyorsanız, e işte, aptalın biriydiniz.Şimdi final haftası geldi çattı ve değerinizi kanıtlayacak tek seferlik sınavla yüz yüzesiniz. Peki neden böyle olsun ki? Neden başarılı olup olmamanızı bu bir sınav belirlesin? Neden bir not başarılılar listesine girip giremeyeceğinize karar versin?Ne yazık ki birçok okul, öğrencilerinin kabiliyetlerini tek bir tip zekaya göre ölçmeyi tercih ediyor. Yeteneklerimizin ve niteliklerimizin büyüklüğü ve farklılığını basmakalıp bir yaklaşıma çeviriyor.Öğrencilere söylememekte ısrar ettikleri şey ise yeteneğin altı farklı ölçümü daha olduğu ve onların sınıfında olmasa da bir dahi olabileceğiniz.1983’te, bir gelişimsel psikolog ve Harvard’da profesör olan Howard Gardner çoklu zeka teorisini ortaya attı. “Aklın Çerçeveleri: Çoklu Zeka Teorisi” kitabında, insanların sahip olabileceği yedi farklı zeka türünü belirtir.Yanıtlamaya çalıştığı asıl soru şuydu: Zeka tekil bir şey midir yoksa --birbirinden bağımsız çeşitli entelektüel duyular mıdır?Gardner, yüksek bir IQ’nun zekayı ölçmede doğru bir yöntem olduğuna inanmadı. Zeka tanımı şuydu;Zeka, kültürel bir ortamda sorunları çözmek ya da kültürel bir değeri olan ürünler yaratmak amacıyla etkinleştirilebilecek bilgiyi işleme sokan biyopsikolojik bir potansiyeldir.Yüksek bir IQ’ya sahip olmak insanın toplumda üretken olacağı anlamına gelmez. Sırf bir takım bilgileri aklında tutmak insanın o bilgiyi gerçek hayatta uygulamaya sokabileceği anlamına gelmez.Zeka genel bir kabiliyet değil, toplumun birçok farklı alanında ifade edilen türlü yaklaşımlardır.Gardner’ın teorisi gelişimsel psikolojide bir gelişme değil, insanoğlu için bir özgürlüktü. Sonuç olarak, düşük sınav notlarından dolayı kapana kısılan, puanlar yüzünden baskı gören ve kendi dahiliklerini inkar eden insanlara karşı olan bakış açısı değişti.Kalkülüs sınavlarında yeterli notları alamamaları ya da makalelerinden tam not alamamaları yetenekli olmadıkları anlamına gelmiyordu. Sadece zekalarının bu alanlarda olmadığı anlamına geliyordu. Zekaları başka bir yerden, başkalarının kıskanabileceği bir yerden geliyordu.Yani finalleriniz bitiyorsa, başlamak üzereyse ya da hali hazırda başarısız geçtiyse çok ciddiye almayın. Çünkü sizin zekanız bu optik kağıtlardan çok ötede bir yerde olabilir.Aşağıdakiler Gardner’ın yedi çeşit zeka teorileri. Kendinizinkini bulun ve başarıya giden yolunuzu izleyin.
"Sevişme" İle İlgili Kimseden Duyamayacağınız 9 İnce Tespit
Cinsellik ülkemizde tabu. Bu konu ile ilgili bilgileri ya kendi çabamızla ya da sağdan soldan duyduklarımızdan ediniyoruz. Hal böyle olunca cinsellik konusunda yetersiz, bilgisiz, çaresiz bir topluma dönüşüyoruz. İşte size cinsellik konusunda kimseden duyamayacağınız ilginç bilgiler ve hikayeler.NOT: SEKSLİ İÇERİK
Reklam
19 Aralık 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Doğaya Karşı Verilen Yaşam Mücadelesi Temalı 24 Etkileyici Film
Tarihsel süreçte doğadan gitgide uzaklaşan biz insanlar, vahşi yaşamın ortasına düştüğümüzde atalarımızdan kalma içgüdülerle hayata tutunmak için her şeyi yapabiliyoruz. Bu durumu konu edinen, aralarında gerçek hikayelerin de bulunduğu o survival filmlerinden bazıları:
Reklam
15-21 Aralık 2014 Haftalık Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Beynimizin Yarısıyla Yaşayabilir miyiz?
Beyninin bir kısmı olmadığı halde normal yaşamını sürdüren uç örnekler var. Tom Stafford bunun nasıl mümkün olabildiğini açıklıyor.Beynimizin ne kadarına gerçekten ihtiyaç duyuyoruz? Beyninin bir kısmı olmayan ya da hasara uğramış olan insanlarla ilgili haberler son zamanlarda medyada birkaç kez yer aldı. Bu vakalar beynin nasıl çalıştığını tam olarak anlamadığımız gibi onu yanlış ele alıyor olabileceğimizi de gösteriyor.Birkaç ay önce, bir kadının beyninin arka kısmındaki beyincik bölgesinin olmadığına dair bir haber çıktı. Yani bu kısım hasar görmüş değildi, hiç yoktu. Bazı tahminlere göre toplam beyin hücrelerimizin yarısı beyincikte bulunuyor. Ama 24 yaşındaki bu kadın normal bir yaşam sürüyordu. Eğitimini tamamlamış, evlenmiş ve normal bir hamileliğin ardından bir çocuk sahibi olmuştu.Ama bu durumun kadın üzerinde tümüyle etkisi yok denemezdi. Ömrü boyunca tereddütlü, hantal hareket etmişti. Ama asıl şaşırtıcı olanı, beyninin bir kısmı olmayıp da hareket edebilmesiydi. Beyincik beynin öylesine temel bir bölgesidir ki ilk omurgalı canlılarda ortaya çıkmıştır. Dinozorların hayatta olduğu dönemde bile köpekbalıklarının beyincikleri gelişmiş durumdaydı.
Reklam
"Ne Seninle, Ne De Sensiz" Diyen İstanbullulara, Kalmak ve Gitmek İçin 9 Ayrı Neden
İstanbul'da yaşayanlar her fırsatta terk etmek ister bu şehri ve her zaman şikayet ederler yaşadıkları şehirden. Özellikle Avrupa'nın sevilen şehirleri ile karşılaştırılır. O şehirlere gidenler hep aynı tonda 'keşke burada yaşasak!' der. Özellikle Amsterdam'a gitmiş olanlar. Siz de benim gibi İstanbul'a okumaya gelmiş ve sonra gidememişseniz, bu liste bir yerden tanıdık gelecektir.
11 Fotoğrafla Fas'ın Saklı Mavi İncisi 'Chefchaouen' Kasabası
Fas’ın kuzeyinde yer alan 'Chefchaouen', tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve olağanüstü mimarisiyle dünyanın her köşesinden gelen turistleri büyüleyen bir kasaba. Ancak bu kasabanın en belirgin ve ilgi çekici özelliği, mavinin her tonunu bulabileceğiniz ilginç mimarisi. Chefchaouen tam anlamıyla mavi bir cennet.
Reklam
Kahve Alkolün Etkisini Geçirir mi?
Aşırı alkolün etkisini kafeinle giderebileceğimizi sanırız; fakat araştırmalar bunun o kadar da kolay olmadığını gösteriyor.Fazla miktarda alkolün teskin edici etkisi kanıtlanmıştır. Alkol aldıktan sonraki ilk bir buçuk saat kandaki alkol oranı fazla olduğu için insan kendisini uyarılmış hisseder. Alkol alımından sonraki 2-6 saat içinde ise uyku hali artar. Kafein ise ters etki yaratır. Bu nedenle alkol alımı sonrasında içilen kahvenin alkolün etkisini ortadan kaldıracağı inancı yaygındır.Fakat ne yazık ki durum bu kadar basit değil. Alkol almış sürücüler üzerinde kafeinin nasıl bir etkisi olduğunu araştıran laboratuvar çalışmalarından geçmişte çelişkili sonuçlar elde edilmişti. Bazıları kafeinin, alkol etkisiyle oluşan gecikmeli reaksiyon durumunu giderdiği, bazıları ise böyle bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varmıştı.2009’da yayımlanan bir araştırma ise kafeinin alkol üzerindeki etkisini daha ayrıntılı inceledi. Farelere önce alkol verilmiş, daha sonra ise insan için sekiz fincana denk düşecek miktarda kahve içirilmişti. Kahvenin ardından farelerin daha uyanık hale geldiği, fakat labirentte yol bulmaya çalışırken hâlâ ayık farelerden daha kötü performans sergiledikleri görülmüştü.Yani kafeinin alkolün getirdiği yorgunluk hissini ortadan kaldırdığı söylenebilir. Yemek sonrasında insanların kahve içmesinin ardında da bu neden yatıyor olabilir. Fakat alkol etkisiyle oluşmuş sarhoşluk halini ve algı azalmasını ortadan kaldırmaz. Çünkü alkolün etkisinin geçmesi için onu metabolize etmek gerekir. Vücudumuz alkolü çeşitli şekillerde işlemden geçirir. Çoğu karaciğerdeki iki enzimle parçalanır. Daha sonra ise su ve karbondioksit olarak vücudumuzdan atılır.Vücudumuz bir birim alkolü yaklaşık bir saatte metabolize eder. Kişilerin genetik yapısı, yedikleri yemek miktarı ve ne sıklıkta alkol aldıklarına bağlı olarak bu süre biraz daha artar ya da azalabilir. Kafein bu süreci hızlandırmaz. Fakat hangi fonksiyona baktığınıza bağlı olarak farklı etkileri görülebilir. Örneğin bir araştırmada, fazla miktarda kafeinin alkolün hafıza üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırdığı, ancak baş dönmesinin devam ettiği ortaya konmuştu.Fakat kafeinin olumsuz etkide bulunduğunu iddia edenler de var. Kendinizi yorgun hissettiğinizde fazla alkol almış olduğunuzun farkına varırsınız; ama kafein bu yorgunluğun bir kısmını ortadan kaldırdığında hâlâ ayık olduğunuz hissine kapılırsınız.2008’de Amerika’da lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada elde edilen bulgular buna işaret etmiştir. Alkolün yanı sıra kafein içeren içecekler de tüketen öğrencilerin herhangi bir kazada yaralanma ya da alkollü birinin kullandığı araca binmeyi kabul etme ihtimalinin çok daha büyük olduğu görülmüştür.Kısaca söylemek gerekirse, alkolün etkisini bertaraf etmek kafeinle değil, ancak vücudun onu işlemden geçirmesi için gereken zamanın geçmesiyle mümkündür.Claudia Hammond | BBC Future
Reklam
25 Aralık'ta Burak Bora'ya Gelmek İçin 10 Sebep
Oğlu Burak Bora'nın anısına yaptırdığı okulla sıcak bir yuvanın temellerini kurmuştu Ülkü Bora. Gerek öğrencileri gerekse idari kadrosuyla bir aile olan BBAL, içlerinden birinin yaşadığı aciliyet gerektiren bir olay sonucu kan bağışının önemini anlamış, böyle bir proje başlatmıştır.Geçen sene ilki gerçekleştiren kan bağışı etkinliğiyle 400 donör toplanmış ve çevreye kan bağışı bilinci aşılanmıştır. Burak Bora Anadolu Lisesi'nin büyük hedefi de bu kan bağışı projesini devam ettirmek, her zamanki başarılarının devamını sağlamak  ve daha da büyük hedefler koymaktır.
2015 Sony Fotoğrafçılık Ödülleri'nde Diğer Katılımcılar Arasından Öne Çıkmış 15 Müthiş Fotoğraf
Sony Fotoğrafçılık Ödülleri, her yıl birçok kategoride düzenlenen ve özellikle amatör fotoğrafçıların da başvurabildiği prestijli bir yarışma. 2007'den beri devam eden bu yarışmaya bugüne kadar 700.000'den fazla fotoğraf gönderildi. Bu içeriğimizde de birçok kategoriden 16 fotoğrafı sizlere sunduk. Bu arada hevesli fotoğrafçılar için hala çok geç değil, yarışma hala devam ediyor. Yapmanız gereken ise çok basit: makinenizi alın ve kendinizi doğaya vurun!
Şimdi de Zehirli Tişört Alarmı
Antalya’da tişört ithal eden bir firmanın ürünlerinde, kansere neden olduğu belirtilen ‘aromatik amin’ maddesi tespit edildi.TÜRKİYE zehirli ayakkabıların şokunu henüz atlatamamışken, bu defa da zehirli tişört skandalı patlak verdi. Antalya’da motosiklet tutkunları için ‘Harley Davidson’ baskılı tişört ithal eden bir firmanın ürünlerinde kanserojen ‘aromatik amin’ maddesine rastlandı. Çin menşeli tişörtlerin Belçika’daki depodan 22 Ekim 2014 tarihinde satın alındığı ve Halkalı Gümrük Müdürlüğü üzerinden firmanın Antalya’daki mağazasına gönderildiği belirlendi. Ancak Gümrük Müdürlüğü’nde alınan numunelerde yapılan ‘azo boyar’ testi ‘olumsuz’ çıktı ve kanserojen madde bulundu. Durum sağlık Bakanlığı’na iletildi.‘SADECE 10 ÜRÜNDE’ SAVUNMASIHabertürk’ün ulaştığı ithalatçı firma Ant Motor’un yetkilileri ise, olayı doğruladı, ancak ‘aromatik amin’ maddesi tespit edilen ürünlerin piyasaya sürülmediğini savundu. Kanserojen maddenin sadece 10 adet üründe ortaya çıktığını belirten firma yetkilileri, “Tişört, ceket, gömlek gibi 218 parça ürün ithal edildi. Testlerde sadece 10 adet tişörtte bu madde bulundu. Tişörtlerin 2’si gümrükte imha edildi, 8 parça da gümrük gözetiminde tutuluyor. Kanserojen maddeli ürünlerin satılması veya geriye toplatılması gibi bir durum söz konusu değil. Firmamızı zor durumda bırakmak için sanki tüm ürünler böyleymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor” dedi.!‘UZUN DÖNEM MARUZ KALINMAMALI’TÜRK Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın: “Bu tür kanserojen maddelere uzun dönem maruz kalmak riskli. Ancak ardı ardına yasaklı madde içeren ürünlerin ortaya çıkması, bunların yaygın kullanıldığını gösteriyor. Devlet denetimleri çok sıkı tutmalı.”HABERTÜRK
18 Aralık 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam