Tarihin Akışını Değiştiren 20 Kadın
Devletlere yön veren, tek bir sözüyle imparatorlukları titreten, yaptıkları buluşlarla dünyayı güzelleştiren kadınlar, yüzyıllardır tarihin akışını değiştiriyor. İşte tarihin akışını değiştiren kadınlar…
21 Maddede Türkiye'de Çalışan Kadın Olmak
Sadece kadın olmanın bile zor olduğu Türkiye'de bir de çalışan kadın olmak, hele hele çalışan anne olmak herkesin kolay kolay altından kalkabileceği bir yaşam tarzı değil. Gün boyu işte çalışıp eve yorgun argın gelen erkek, kendisiyle aynı şartlarda çalışan kadından eve geldiğinde ev işlerini de yoluna koymasını, çocuklarla ilgilenmesini, yemeğini önüne koymasını, çocukları uyutmasını ve ertesi gün bütün bunlara baştan başlamasını beklemektedir. İş yerinde de kendisini sırf kadın olmasından dolayı yaşanan en ufak bir sıkıntıda eleştirecek patronlara, iş arkadaşlarına sahip olmak demektir. Neticede kadın olmanın zor olduğu bir ülkede bunun yanına bir de iş hayatını eklemek ancak kadın olmanın gücüyle açıklanabilecek bir durumdur. İşte size Türkiye'de çalışan kadın olmanın kısa bir özeti.
İyi Bir GAMER Olmak İçin Dikkat Etmeniz Gereken 10 Madde
Bilgisayarın başında uzun soluklu bir yaşama hazır olun.Bilgisayarın başından uzaklaştığınız zaman sanki sizden bir parçası eksik olmuş gibi hissetmeye başladığınızda ve kafanıza ağrılar girmeye başladığında bu durumun nasıl bir his olduğunu daha iyi anlayacaksınız.
"Bir Kadının Vücudu ......... Olmalıdır" Cümlesindeki Tüm Sıfatlara Karşı Çıkıyoruz!
Artık erkekler tarafından bir kadının vücudunun nasıl olması gerektiğine dair tüm tanımlara, sıfatlara karşı çıkmamızın zamanıdır. Kadınların vücutlarına ilişkin her şey bizzat ve sadece o kadının kendisini ilgilendirir. Erkekler büyük memelerden, küçük memelerden, çıkık kalçalardan hoşlanıyor, kol kıllarını itici buluyor diye hiçbir kadın kendi memnuniyetinden ve sağlığından vazgeçmemelidir. Erkekler bir tek 'boyu' konusunda bile deliler gibi takıntı yaparken kadınların vücutlarının her parçasını eleştirme hakkına sahip değiller.
Reklam
YÖK Genel Kurulu, 8 Üniversite İçin 21 Rektör Adayını Belirledi
Yükseköğretim (YÖK) Genel Kurulu’nun 5 Mart günü gerçekleştirilen 2015 yılının 3. toplantısında 8 devlet üniversitesinde yapılan seçimle belirlenen rektör 6 adayı arasından, yapılan seçim sonucunda belirlenen üç adayın Cumhurbaşkanlığı makamına arzına karar verildi.YÖK Genel Kurulu’nda 8 üniversite için sıraya göre belirlenen üçer adayın isimleri şöyle:Afyon Kocatepe Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Mustafa Solak2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Hasan Çimen3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Hakkı YazıcıÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Yücel Acer2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Muammer Karaayvaz3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Sedat LaçinerDumlupınar Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Remzi Gören2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Kaan Erarslan3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ali ÖzelKarabük Üniversitesi 1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Refik Polat2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Mustafa Boz3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ahmet GürbüzMardin Artuklu Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ahmet Erkol3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Adnan DemircanMuş Alparslan Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ekrem Atalan3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Osman ÖzcanŞırnak Üniversitesi 1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ayhan Demirbaş3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Hasan AkanUludağ Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Yusuf Ulcay2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Kamil Dilek3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. İrfan KaragözCihan
Marmara Üniversitesi’nin Kadın Öğrencilerinden 8 Mart Mesajı: "Ben 8 Mart 105 Yaşındayım"
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, 8 Mart dünya kadınlar günü için farklı kadınların yaşanmışlıklarını, mücadelelerini ve hayallerini konu alan bir video hazırladı. Öğrencilerin “Ben 8 Mart 105 yaşındayım, paylaştıkça çoğalıp, çoğaldıkça güçlenelim diye sizinleyim” dedikleri ve kadınları harekete geçmeye çağıran video şu şekilde:
Reklam
Mevcut Siyaset Dilinin 'Kadını Ötekileştirdiğini ve Erkeklerin Hedefi Haline Getirdiğini' Kanıtlayan 18 Demeç
21. yüzyılda halen kadın-erkek eşitliğine inanmayan insanların yönettiği bir dünyada yaşıyoruz. Salt bu sebeple Birleşmiş Milletler'in kadınların üreme haklarını ve kararını koruyan pek çok bildirgesi var. Siyasi erk kürtaj, doğum kontrolü, doğacak çocuk sayısı, doğum şekli gibi konularda kadınların yasalarla elde ettiği hakların karşısına ahlak, günah, aile yapısı, toplumsal değerleri çıkarıyor. Kadın bedeni üzerinden yapılan politikalar, kimi söylemler de, onu erkeğin hedefi haline getiriyor, ötekileştiriyor.Galeride kullanılan görseller İtalyan fotoğraf sanatçısı Emi Haze'e aittir. Sanatçının çalışmalarını buradan takip edebilirsiniz.
Sadece Burs Alan Üniversite Öğrencilerinin Anlayacağı 14 Durum
Karşılıklı olsun, karşılıksız olsun... Hepimiz aynı yolun yolcularıyız. Bu dünyada bizleri bizlerden başka hiç kimse anlayamaz. Ayın yedisine doğru yükselen telaşımızın 'O' gün geldiğinde yerine tarifsiz bir mutluluğa bırakmasını yalnızca biz burslu öğrenciler anlayabiliriz.İşte yalnızca burs alan üniversite öğrencilerinin anlayabileceği 14 durum;
Türkiye'de Kadınların En Uzun Yaşadığı İl Giresun
TÜRKİYE İstatistik Kurumu araştırmasına göre 1 milyon 99 bin kadın nüfusuna sahip Antalya'da kadınların ortalama beklenen yaşam süresi 80.4 yıl olarak hesaplandı. Bölge iller Burdur'da 80, Isparta'da ise 79.1 yıl oldu.TÜİK verilerine göre TR61 olarak adlandırılan Antalya, Isparta ve Burdur'un oluşturduğu Batı Akdeniz Bölgesi'nde kadınların yaşam süresi Türkiye ortalamasının üzerinde çıktı. 2014 yılı sonu itibariyle Antalya'da kadın nüfusunu 1 milyon 99 bin 565 olarak açıklayan TÜİK Bölge Müdürü Abdi Öncel, Isparta'da 209 bin 943, Burdur'da ise 129 bin 740 olduğunu söyledi. Doğuşta beklenen yaşam süresinin Türkiye geneli için kadınlarda 79.4 yıl olduğunu belirten Abdi Öncel, kadınlarda doğuşta beklenen yaşam süresinin Antalya'da 80.4 yıl, Isparta'da 79.1 yıl, Burdur'da 80 yıl olarak açıkladı.EN UZUN GİRESUN'DA YAŞIYORLARTürkiye'de kadınlarda ortalama yaşam süresinin 79.4 yıl olduğunu dile getiren Abdi Öncel, genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun süre yaşadığını, doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5.7 yıl olduğunu kaydetti. Öncel, ülkemizde kadınlarda doğuşta beklenen yaşam süresinin en fazla olduğu ilin 82.2 yılla Giresun, en az olduğu ilinse kadınlarda 74 yılla Erzurum olduğunu söyledi.Öncel, evliliklere ilişkin de şu bilgileri verdi:'Antalya'da evliliğini 2013 yılında yapmış olan çiftlerin yüzde 68.6'sında gelinin yaşı damadın yaşından küçük iken yüzde 14.1'inde gelinin yaşı damadın yaşından büyük olup, yüzde 7.6'sında gelin ve damadın yaşları eşit oldu.Isparta'da evliliğini 2013 yılında yapmış olan çiftlerin yüzde 75'inde gelinin yaşı damadın yaşından küçük iken yüzde 13'ünde gelinin yaşı damadın yaşından büyük olup, yüzde 9.9'unda gelin ve damadın yaşları eşit oldu.Burdur'da evliliğini 2013 yılında yapmış olan çiftlerin yüzde 77'sinde gelinin yaşı damadın yaşından küçük iken yüzde 11.3'ünde gelinin yaşı damadın yaşından büyük olup, yüzde 8.9'unda gelin ve damadın yaşları eşit oldu.'Mehmet ÇINAR/ANTALYA, DHA
Reklam
Seçilme Hakkının Yıl Dönümünde TBMM’ye Seçilen İlk Kadın Milletvekilleri
Türkiye’deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923’te atmışlardı. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi “Kadınlar Halk Fırkası”nı kurma isteğidir. Fakat 1909 Seçim Kanunu sebebiyle bu parti kurma girişimi, Kadınlar Halk Fırkası’nın Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştı.Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti. Her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi. Yasanın çıkmasının ardından 7 Aralık 1934’te, Türk Kadınlar Birliği İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda büyük bir kutlama mitingi ve Beyazıt’tan Taksim’e bir yürüyüş düzenledi.Kadınların ilk kez katıldığı 1935 yılı seçimleri yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir. Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili T.B.M.M’ye girdi. Kadınların da katıldığı ilk seçimler olmasına rağmen katılımın fazla olması, onların konuya olan ilgilerini ortaya koyması açısından olumlu bir gelişmeydi.1936 yılı başında boşalan milletvekillikleri için yapılan ara seçiminde emekli öğretmen Hatice Özgenel’in Çankırı Milletvekili olarak seçilmesiyle meclisteki kadın milletvekili sayısı 18’e çıktı.TBMM’ye Seçilen İlk Kadın milletvekillerini tanıyalım.
Reklam
MEB, Robin Hood'u Sakıncalı Buldu
Milli Eğitim’in “değerler eğitimi”ne göre; Alaaddin’in Sihirli Lambası, Pamuk Prenses, Robin Hood, Külkedisi, Sherlock Holmes gibi kitaplar “hırsızları kutsadığı için” sakıncalı.İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün şubat ayında 9. sayısı çıkan İstanbul Eğitim ve Kültür Dergisi’nde, 'Değerler Eğitimi Özel Sayısı'nda Batı’da ortaya çıkan masal ve romanların çocukları edilgenliğe ve hırsızlığa yönelttiği iddia edildi.Türkiye’nin yeni değerlerinin Kuran ve din olduğunun vurgulandığı dergide ‘Batı Edebiyatının Olumsuz Etkileri’ başlıklı bir yazı kaleme alan Tuncel Altınköprü, “Kendi yazınımızla birlikte Batı’nın kimi edebiyat ürünlerini hiç incelemeyip irdelemeden çocuklarımıza sunarken, ne yazık ki onları birtakım tehlikelerin içine atıyoruz” diyor.'KATİLLER KUTSANIYOR'Altınköprü, kült haline gelmiş ve dünyanın her tarafında okutulması için devletlerce teşvik edilen klasikleşen kitaplar için şu ifadeleri kullanıyor: 'Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaeddin’in Sihirli Lambası, Çizmeli Kedi, Sihirli Fasülyeler, Bremen Mızıkacıları, Oduncunun Çocukları, Külkedisi, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses, Kibritçi Kız gibi masallarsa fena! Bu masalların aslında hırsızlığı, kapkaççılığı, dolandırıcılığı övdüğünü; kötüleri, hırsızları, katilleri kutsadığını, giyim kuşam düşkünlüğünü körüklediğini; tembelliği, acizliği teşvik ettiğini; onları pasifliğe sürüklediğini, çocuklarımızı bu tür davranışlara özendirdiğini söylersem bana inanır mısınız? …Bütün bu saydığım masalların konuları aslında ortaktır ve hırsızlık masallarıdır. Masal kahramanları, bu serüvenlerde Kırk Haramilerin zenginliklerini, büyücünün sihirli lambasını, devin altın yumurtlayan tavuğunu, sihirbazın ve hırsızların hazinesini çalarlar. Sahipleri peşlerine düştüğünde de, onları acımasızca öldürürler. Sonra da elde ettikleri bu zenginliklerle ömürlerinin sonuna kadar rahat ve mutlu yaşarlar.'ORMANDA BİR SOYGUNCU YAŞANIYORDergide Tuncel Altınköprü imzasıyla yer alan yazıda sadece masallar değil romanlar da akıl almaz ifadelerle itham ediliyor. “Yabancı kökenli masallardaki olumsuz öğeler masallarla sınırlı değil ne yazık ki! Bazı çeviri romanlarla ilgili şu kısa bilgiler sözlerime tercüman olmaya yeter” ifadelerine yer veren yazar, ünlü edebi romanlar için şu ifadeleri kullanıyor:Robin Hood Ormanda yaşayan bir soyguncu ve çetesi… (Televizyonda gördüm, Hırsızlar Prensi diye yüceltilerek isimlendirilmişti.)Arsen Lüpen Kibar hırsız, salon adamı… Polislere asla yakalanmayan gözü pek ve çapkın maceracı…Fantoma Bir türlü başa çıkılmayan suç makinesi… Fantoma ve Müdürü Juve…Killing Ele geçirilemeyen cani…Sherlock Holmes Nikotin ve esrar bağımlısı, anti sosyal efsanevi özel dedektif….'BOMBADAN DAHA TEHLİKELİDİR' ZİHNİYETİn Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Barış Uluocak ‘Değerler Eğitimi’ diye cilalanarak okullara yerleştirilmeye çalışılan modelin nasıl ürkütücü bir edebiyat ve sanat düşmanlığı içerdiğini dergi sayesinde tespit ettiklerini söyledi. Uluocak, “Çocuk edebiyatı klasiklerinin ve masalların bile suça teşvik eden unsurlar gibi gösterilmesi nasıl derin bir cehalet taarruzuyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Masalları ve hikâyeleri akıl almaz bir saldırganlıkla itham edenler sanırım ‘bazı kitaplar bombadan daha tehlikelidir’ diyen Erdoğan’ın izinden gidiyorlar” değerlendirmesi yaptı.Serbay Mansuroğlu / BirGün
Reklam
5 Adımda Bahar Yorgunluğu Sizden Uzaklaşsın!
Soğuk, uzun bir kış bitiyor ve bahar geliyor. Doğa uyanırken mart ayı size oyunlar oynayabilir, güneşli sıcak bir gün ve ardından gri bulutların getirdiği kısa yağışlar. Sabah ne giyeceksiniz şaşırabilirsiniz, yataktan çıkmak zor da gelebilir.Mevsim dönüşleri özellikle de bahar, biraz da barındırdığı yoğun enerjiden dolayı, bize yorgunluk olarak gelebilir. Kaygılarımız artabilir ve endişeler zihnimize yerleşebilir.Biraz önlem alayım diyorsanız, işte size birkaç adımda kendinizi daha iyi hissedebileceğiniz ipuçlarımız:
Tarihe tanıklık etmiş İlkkurşun toprakları tarih olamaz!
İlkkurşun Köyü 1864 Büyük Kafkas göçüyle bölgeye yerleştirilen halk tarafından kurulmuş İzmir ili Ödemiş ilçesinin 10 km batısında yer alan; kuzey, güney ve batı tarafındaki üç tepenin eteklerinde kurulmuş, doğu tarafı açık, Ödemiş Ovasına bakan bir Çerkes köyüdür. İlkkurşun köyü, Kuzey Kafkasya'nın Otokhton (yerli) halklarından olan Adigelerin Şapsığ boyundandır. Köyde nüfusun tamamı Çerkeslerden oluşmaktadır.
Reklam