Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ne Varsa Doğada Var: Doğa ile İç İçe Yaşamanın İnsan Vücudu ve Psikolojisine Katkıları

Doğa-
3 dakikada okuyabilirsiniz

İnsanlardan olabildiğince kopup tamamen doğayla bütünleşmek gibisi var mı? Sadece ayağınızın altında hışırdayan yaprakların, rüzgarın ve doğada yaşayan canlıların sesinin olduğu bir yer...

Ama ne yazık ki, sadece çok azımız doğayla bütünleşebilme imkanına sahip. Artan kentleşme yüzünden, yeşilin ne olduğunu unutacak hale gelmek üzereyiz. EliteDaily'den derlediğimiz bu içerik yardımıyla, doğanın vücudumuza ve psikolojimize olan olumlu etkilerini bilirsek, belki onunla iç içe yaşayabilmek için biraz daha fazla çaba gösteririz. 

Bilim de, doğayla iç içe yaşayanların daha mutlu, daha sağlıklı ve daha yaratıcı olduğunu söylüyor! 

Kaynak: http://elitedaily.com/life/people-who-ap...

Doğa, mutluluk verir ve hayatı anlamlandırmamıza yardımcı olur.

Bu zamana kadar, doğanın insan psikolojisi üzerindeki etkisini anlamak için yapılmış bolca araştırmanın sonucu hep aynı: Doğaya ne kadar yakın olursak, o kadar mutlu hissederiz.

Şehir hayatına kıyasla, zamanını doğada geçirenler çok daha az strese maruz kalıyor.

Japonya ve çevresindeki 24 ormanda, 280 katılımcı ile yapılan deneyde, katılımcıların yarısı ormanlara, yarısı da şehre gönderildi. Ertesi gün ise ormandakiler şehre, şehirdekiler ormana gidecek şekilde yer değiştirildi. 

Sonunda ise, bilim adamları günlerini ormanda geçirenlerin daha düşük kan basıncı ve kortizol yoğunluğuna sahip oldukları bulgusuna ulaştı. Diğer bir deyişle; kalabalık şehir hayatı insanlarda strese sebep olurken, doğa bu stresi azaltmaya yardımcı oluyor.

Doğa, çok güçlü bir antidepresandır.

Bu yüzden, bunalmış veya cesaretiniz kırılmış hissettiğinizde bir doğa yürüyüşüne çıkın; modunuz yükselecektir.

Çünkü doğa evrenin en büyük öğretmenidir. Bütün kaosların ortasında bile, devam etmemiz için bir yol olduğunu gösterir bize.

Doğa yürüyüşü yapmak bağışıklık sistemimizi ve kaslarımızı güçlendiriyor.

Doğanın iyileştirici gücünden nasibini alan sadece zihnimiz değil aynı zamanda bedenimiz...

Bitkilerden yayılan kimyasalların insanların bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmış bir bilgi. Aslında bitkiler bu kimyasalları böceklerden ve çürümeden korunmak için açığa çıkarıyorlar. Tokyo'daki Nipon Tıp Fakültesi'nde yapılan araştırmaya göre, insanlar bu kimyasalları soluduğunda vücutlarındaki akyuvar ve öldürücü hücre oranı artıyor. Öldürücü hücreler ise vücudumuzdaki tümör ve bozulmuş hücrelerle savaştıkları için oldukça faydalılar. 

Yani, doğa yürüyüşü yapmak bir nevi hayatımızı kurtarıyor.

Doğada geçirdiğimiz zaman arttıkça, zekamız sivriliyor ve yaratıcılığımız artıyor.

Modern yaşamın bize getirdiği en büyük kötülük, akıllı telefonlarımıza bağımlı halde geçirdiğimiz zamanlar. Ne zaman sıkılsak elimiz onlara gidiyor.

Aslında, sıkılmanın yaratıcılığı arttığına dair oldukça fazla kanıt var. Çünkü sıkıldığımız anlarda beynimiz yeni alanlara yönelmeye çok hazır durumda. Buradan çıkarmamız gereken mesaj: Sıkıldığınızda telefonlarınızı bırakın, hatta onlardan olabildiğince uzaklaşın.

Doğa, problem çözme becerilerinin gelişmesine ve dikkat dağınıklığının önlenmesine birebir.

Kansas ve Utah üniversitelerinde yapılan araştırmalara göre, dört duvarın dışında ve teknolojiden uzak geçirilen zamanlar bizi çok daha yaratıcı ve sezgisel kişilere dönüştürüyor.Araştırmacılar 56 katılımcıyı, Alaska, Kolorado ve Washington'da 4-6 gün süren doğa yürüyüşlerine çıkarttı. Bu süre boyunca katılımcıların hiçbir şekilde teknolojik alet kullanmalarına izin verilmedi.

Araştırma sonunda ise, katılımcıların %50'sinin dikkatini toplama, yaratıcılık ve problem çözme becerilerinde büyük bir artış gözlemlendi.

Doğayla iç içe yaşamak acılara dayanma gücümüzü artırıyor.

Genetik olarak vücudumuz etrafında ağaçları, çiçekleri, denizi veya diğer doğal çevreleri görmeye programlanmış. Doğal ortamda, doğal güzelliklerle iç içe yaşamak bizi acılarımızdan ve kederlerimizden uzaklaştırıyor.

Robert Ulrich, safra kesesi ameliyatı olan hastalarla bir araştırma yürüttü. Hastaların yarısı ağaç manzaralı yarısı da yalnızca duvarı gören odalarda kaldılar. Araştırma sonucunda, ağaç gören odalarda kalan hastaların acıya daha rahat dayandıklarına, hemşirelerle daha iyi geçindiklerine ve daha çabuk taburcu olduklarına tanık oldu.

Bilişsel ve duyuşsal yeteneklerimizin artması için doğa ile bütünleşmek şart.

Çünkü doğal çevreler, beynimizin medeniyetlerin erişemediği bölgelerine erişiyor. Tarihin en çok saygı gören resim, edebiyat ve müzik ürünlerinin de doğayla bütünleşik bir şekilde yaşayan insanlar tarafından üretilmesine şaşmamak lazım.

Yaban hayat bir ilaç, arkadaş ve en güzel ilhamdır. Size ihtiyacınız olan her şeyi verir ve karşılığında hiçbir şey talep etmez. (Belki biraz saygı, hepsi bu.)

Anne Frank'in de söylediği gibi;

"Korkan, yalnız hisseden ve mutsuz olan herkesin ilacı evden dışarı çıkmaktır... Doğa bütün sıkıntıları avutacak güce sahiptir."

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
corpse-bride

nerde cokluk orda .......... o nedenle dogaya donusun baslaması lazım dogayla butunlesmeyen stress altında kı bır varlık cok fazla tutunamaz dunyada bana gore

ezgisen

ahh ahh özlem hep özlem kaldık taşların arasında

Gizli Kullanıcı

Gerçekten de öyle :D ♥ ♥ ♥ ♥ ♥

Başlıklar

BilimJaponyaannemüzik
Görüş Bildir