Dünyanın En İyi 100 Üniversitesi Arasında, Türkiye'den Hiç Okul Yok
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) dünya üniversiteleri itibar listesini açıkladı. Geçen yıl 71-80 sıra bandında yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi de ilk 100'e giremeyince 2015'te 'itibar' listesinde Türkiye'den hiçbir üniversite yer almadı. Listenin ilk sıranda ABD’de bulunan Harvard Üniversitesi bulunurken, ikinci ve üçüncü sırada İngiltere’den Cambridge ve Oxford üniversiteleri yer aldı.Önder Öndeş'in Hürriyet’te yer alan haberine göre, listede BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkeleri üniversitelerinin son yılda yaptığı atılım dikkat çekti. Türkiye ’nin rekabet ettiği bu grupta en büyük başarıyı Rusya’dan Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi gerçekleştirdi. 2014 sıralamasında 51-60 sıra bandındaki üniversite bu sene kimi İngiliz ve Amerikan eğitim kurumlarını geride bırakarak 25. Sıraya yükseldi. 2014’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile aynı sıra grubunda yer alan Brezilya’dan Sao Paulo Üniversitesi de bu yıl 51-60 bandında kendine yer bulmayı başardı.21 ülkenin temsil edildiği sıralamada 43 üniversiteyle en fazla yer alan ülke, ABD oldu. Bu ülkeyi 12 üniversiteyle İngiltere ve 6 üniversiteyle Almanya takip etti.Times Higher Education’ın ODTÜ açısından sonuçlarını, üniversitenin eski rektörü Prof. Ural Akbulut Hürriyet gazetesine şöyle değerlendirdi:“Bu sene listede Avrupa ağırlıklı 13-14 yeni üniversite daha yer aldı. Bu durumda ODTÜ ilk 100’ün dışına itilmiş oldu. İlk 50’den sonra 4 yeni Fransız, 3 yeni İngiliz, 1 yeni Avustralya, 1 yeni ABD, 1 yeni Hollanda, 1 yeni Meksika, 1 yeni Danimarka, 1 yeni İsveç, 1 yeni Rus ve 1 yeni Finlandiya üniversitesinin 2015’te yer bulduğunu görüyoruz.”ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:“THE World Reputation Rankings 2015” sonuçlarına temel olan anket uygulamasında (2014) daha önceki yıla göre (2013) bazı değişiklikler görülüyor. Veri tabanının oluşturulmasında yeni bir kuruluşla işbirliği yapılmış (Thompson Reuters yerine Elsevier) ve farklı bir veri tabanı kullanılmış. Kullanılan veri tabanı, 9 dil yerine 15 dilde gönderilen anket uygulaması ile oluşturulmuş. Bu uygulamanın da sonucu olarak, ankete katılımın ülkelere göre dağılımında Batıdan Doğuya doğru önemli kayma görülüyor. ODTÜ’nün işbirliğinin daha yoğun olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın anket sonuçlarına katkısı azalırken Güney Doğu Asya bölgesinin temsili artmış. Sonucu en çok etkileyen faktörlerden biri de, kullanılan anketlerin bilim alanlarına göre dağılımının önemli oranda değişmiş olmasıdır. ODTÜ’nün aktif olduğu mühendislik, temel bilimler ve sosyal bilimler alanlarında her birinin ankete katılımı azalırken (toplam azalış yüzde 6), beşeri bilimler ile yaşam ve sanat bilimlerinin katkısı da bu oranda artmış.ODTÜ son 3 yıldır “saygınlık” sıralamalarda ilk 100’e girmiş ve sıralamalardaki yeri 51-60 bandı ile 91-100 bandı arasında değişkenlik göstermiştir. Bu listelere giren üniversitelere bakıldığında, ilk sıralarda yer alan üniversiteler dışındaki üniversitelerin puanlarının birbirlerine yakın seyrettikleri ve sıralamaya giren üniversiteler listesinin her yıl önemli oranda değiştiği görülüyor. Her yıl ankete katılanların ülke ve bilim alanına göre değişmesinden de kaynaklanan farklılıklardan dolayı, üniversitelerin listeye giriş ve çıkışları doğal karşılanmalı. Daha önceki yıllarda da belirttiğimiz gibi, dünya üniversite sıralamaları “tek boyutlu yarış” haline getirilmemeli. Önemli olan dünya liginde yer alan ve evrensel akademik standartlarda başarılı bir üniversite olmayı sürdürmektir.1-Harvard Üniversitesi2-Cambridge Üniversitesi3-Oxford Üniversitesi4-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)5-Stanford Üniversitesi6-Kaliforniya Üniversitesi7-Princeton Üniversitesi8-Yale Üniversitesi9-Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü10-Columbia ÜniversitesiT24
Üniversiteden Mezun Olmadan Önce Mutlaka İçinde Bulunduğunuz 18 Öğrencilik Hali
Zamanında üniversite öğrencisi olmuş olanlar veya hala eğitimine devam edenler çok iyi bilir; bir öğrenci olarak yapılabilecek fakat iş hayatıyla birlikte yalnızca birer anı olarak kalacak olan bazı şeyler bulunmakta. Hayatınızın öyle bir noktasındasınızdır ki, bu süreçte mutlaka deneyimlemiş olmanız gereken öğrenciliğe özgü bu durumlar sizin de mutlaka başınıza gelmiştir.
Facebook'ta Birini Arkadaşlıktan Çıkarmadan Önce 2 Kere Düşünmenizi Sağlayacak 9 Sıradışı Hikaye
''Facebook'tan silmek'' ilişkide olup bitenlere tepki göstermek adına, son günlerin en afili hareketi ve hatta belki de bir insana yapılabilecek en kötü şey. Artık ''O kadar kızdım ki; Facebook'tan sildim!'' cümlesine herkes çok aşina fakat silinen arkadaşlarınız her zaman tepkisiz kalmayabilir.İbret-i alem olan bu olaylardan sonra, siz siz olun arkadaşlarınızı silmeden önce iki kere düşünün.
Çocuğunun Gelişimi İçin Kendini Feda Eden Babaya Dair
Dünyada kabul görmüş bir davranış biçimi midir bilinmez ama Türk babaları çocuklarının yaptığı her şeyi abartı şekilde övme, göklere çıkarma eğilimindedir. Belki de doğrusu budur ama yaşanmış bir hikaye ile konuya eğilmek istedik.
YGS'ye Girecekleri Böyle Alalım:  Türkçe Öğretmeninden 17 Püf Noktası
etiket
YGS’ye birkaç gün kala heyecanlı olduğunuzu biliyorum. Kiminiz belki 9. sınıftan beri, kiminiz on aydır, kiminiz belki birkaç haftadır  hayatınızı belirleyecek olan bu sınava hazırlanıyorsunuz. Ben de sizin için Türkçe bölümüne dair önemli tüyolar vermek isterim. Tüyoları az sonra okuyacaksınız ama unutmayın bu sadece bir sınav ve ne kadar soğukkanlı davranırsanız zamanı  o kadar iyi kullanacak ve başarılı bir sınav çıkaracaksınız.
Reklam
Domuz Gribi Aramızda
İstanbul'da hizmet veren Gelişim Tıp Laboratuvarları Ocak, Şubat ve Mart ayında grip şikayetiyle kendilerine gelen 164 hastadan 13'ünde domuz gribi virüsü tespit etti. Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Paşa Göktaş, domuz gribinin salgın boyutta olmadığını ancak giderek artığını söylüyor.Radikal'den İdris Emen'in haberine göre Gelişim Tıp Laboratuvarları, İstanbul 'da son üç ayda çeşitli şikayetlerle kendilerine başvuran 13 hastada domuz gribi virüsüne rastlandığını açıkladı. Laboratuvarın verilerine göre 2015 yılı Ocak ayında çeşitli testlere tabi tutulan 76 hastanın 2’sinde domuz gribi virüsüne rastlandı. Şubat ayında teste tabi tutulan 51 hastanın 5’inde, Mart ayında ise test edilen 37 hastanın 6’sında domuz gribi virüsü tespit edildi. Yani 2015 yılının ilk üç ayında 13 hastada domuz gribi virüsüne rastlandı. Kış ve bahar aylarında domuz gribi vakalarının arttığını söyleyen enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Paşa Göktaş sözlerine şu şekilde devam etti:“Ocak 2015 tarihine kadar domuz gribi virüsüne rastlamadık. Ancak Kış ve bahar aylarına denk gelen Ocak, Şubat ve Mart aylarında domuz gribi virüsünde bir artış yaşandı. Bu üç aylık sürede laboratuvarlarımızda 164 hastanın 13’ünde domuz gribi virüsüne rastladık. Bu rakamlar dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak domuz gribinin şu anda salgın bir boyutta olmadığını ve kontrol altında olduğunu belirtmekte fayda var.”Domuz gribi belirtileri nelerdir?Halk arasında ‘domuz gribi’ olarak da adlandırılan, H1N1’in belirtileri arasında boğaz ağrısı, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı, burun akıntısı, öksürük, solunum güçlüğü, kusma, ishal ve yüksek ateş şikayetleri bulunuyor. Uzmanlar 38 dereceyi aşan yüksek ateşli hastalarda bu belirtilerden en az bir tanesinin görülmesi durumunda hastanın domuz gribine yakalanmış olabileceğini, dolayısıyla hastanın mutlaka doktora başvurması gerektiğini belirtiyor.Kimler domuz gribi tehdidiyle karşı karşıya?Hamileler, iki yaş altındaki çocuklar, kronik karaciğeri hastalığı olanlar, kalp -damar hastalığı olanlar, aşırı kiloya sahip olanlar, 18 yaş altı sürekli Aspirin kullananlar ve 65 yaş üstü olanlar domuz gribi risk grubunda bulunuyor. Domuz gribinden korunmanın en önemli yolunun hijyen olduğunu belirten uzmanlar, özellikle ellerin sabun ve bol suyla yıkanmasını tavsiye ediyor.
Reklam
Sağlık Çalışanlarının Nöbet Ücretine Yüzde 50 Zam
Başbakan Ahmet Davutoğlu, sağlık çalışanlarının fazla mesai ücretlerine yüzde 50 ila yüzde 75 zam yapılacağını açıkladı. Ayrıca isteyen doktorlar 70 yaşına kadar çalışabilecek.Başbakan Davutoğlu, Ankara'da, Sağlık Bakanlığı'nın 'Şifa Veren Ele Vefa' adlı etkinliğinde bir konuşma yaptı. Davutoğlu fazla mesai ücretlerine zam, daha yüksek emekli maaşı ve erken emeklilik gibi bir dizi yeni imkan ve hak getirileceğini söyledi:'Evvelki gece sağlık bakanımız ile konuştuk. Tıp bayramı münasebetiyle sağlık çalışanlarımızın nöbet ücretlerinde yüzde 50 zam yapıyoruz. Acil servislerde ve riskli noktalarda çalışanların mesai ücretlerine yüzde 75 zam yapıyoruz. Sabit döner sermayeden gelen gelirlerse isterseler daha fazla kesinti yapıp daha fazla emekli maaşı almaları sağlanacak. Hekim sayımızdaki açık var. Çalışmak isteyen hekimlere 70 yaşına kadar çalışma imkânı getireceğiz. Mali sorumluluk tazminatında 400 bin TL’lik limit 600 ila 800 bin TL’ye çıkarılacak. Ayda belli saat nöbet tutan hekimlerimize kademeli olarak emeklilikte fiili yıpranma hakkı verilecek.''Sağlık çalışanlarını anlamalıyız''En güzel hastaneleri kurabiliriz ama insan faktörü olmadan ne araçlar, ne kanunlar işe yarar' diyen Davutoğlu, sağlıkta gelişimin doktorlara bağlı olduğunu söyledi. Başbakan, 'Devletin saadeti insanın sıhhatine bağlıdır' dedi ve şöyle devam etti:'Hastanedeki her ortamda, o telaşlı koşuşturma içinde, belki zihninde beş hastayı aynı anda taşıyarak, oradan oraya koşturan doktorların, hemşirelerin, hasta bakıcıların haletiruhiyesini anlamadan, yaşadığı küçük bir sorun dolayısıyla, onlara saldırma cüreti, küstahlığı gösteren kişilerin merhamet yoksunu olduğuna inanıyorum.''Kadına şiddet alkol ve uyuşturucu bağımlılarından geliyor'Davutoğlu sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçilmesi için çağrı yaparken, kadına yönelik şiddete de dikkat çekti. Başbakan, 'Kadına şiddet özellikle alkol ve uyuşturucu bağımlısı kesimden geliyor. Buna da dikkat etmemiz lazım' dedi.Başbakan iç güvenlik paketinde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle mücade bir düzenleme getirileceğini belirtip, 'Hem şifa veren sağlık çalışanına saldırcaksın hem de arka kapıdan çıkacaksın. Bir hesap vereceksin. Vaka adli makamlara tevdi edilecek.' diye konuştu.Kaynak: Al Jazeera
Acı Zamanla Unutulur mu?
Yeni doğum yapmış kadınlar çektikleri acıdan dolayı ikinci çocuk için “bir daha asla” derler çoğunlukla. Ama yıllar geçip o acılar unutulunca yeni çocuklar doğar. Evrimsel açıdan soyun devamı bakımından işlevseldir bu durum. Fakat gerçekten de acılar unutulur mu?Doğum ağrısı konusunu inceleyen bir araştırmada kadınların aslında bu acıyı unutmadığını ortaya koyuyor. Ayrıca İsveç’te 2000 kadın üzerinde yapılan ve ağrıyla ilgili hafızanın zaman içinde değişip değişmediğine bakıldı.Kadınlardan bu ağrının şiddetini doğumdan iki ay sonra ve 12 ay sonra derecelendirmeleri istendi. Veriler ağrının unutulmadığını gösteriyordu. Kadınların yüzde 60’ı her iki dönemde aynı derecede ağrı bildiriminde bulunmuş, üçte biri daha önce hangi dereceyi bildirdiklerini unutmuş, yüzde 18’i ise 12. ayda daha fazla ağrı çektiklerini ifade etmişti.Beş yıl sonra araştırmacılar kadınlarla yeni bir değerlendirme yaptı. Bazı kadınların ağrıya dair hafızaları silikleşmiş, yarıya yakını ilk değerlendirmeden daha az acıya işaret etmişti; fakat ilk değerlendirmede en fazla ağrıdan söz edenlerde acıya dair hafıza etkisini yitirmemişti. Ancak bu kötü anlama gelmiyordu. Kadınlar doğum tecrübesini bir başarı olarak görüp, “doğum acısına katlandıysam her şeye katlanabilirim” sonucunu çıkarıyordu.Acıya dair hafızanın zamanla etkisini yitirmemesi bazıları için şaşırtıcı olabilir. Çünkü hafızayla ilgili psikolojik araştırmalar uzun süre, olayları her hatırlayışımızda hafızamızı biraz farklı bir biçimde yeniden şekillendirdiğimizi gösteriyordu. Yani hafızamız bir DVD gibi her defasında olayları olduğu gibi hatırlamıyordu.Teorik olarak doğum sancısı sonunda ortaya olumlu bir sonuç çıktığı için ağrıya dair hafızanın zamanla azalması gerekir. Fakat böyle olmuyor. Peki, daha kötü tecrübelerde yaşanan ağrıların şiddeti zamanla unutuluyor mu?Kendi güvenliğimiz ve iyiliğimiz açısından bazen acıyı ve o acıya neyin yol açtığını unutmamak önem taşır. Örneğin sıcak bir şeye dokunduğumuzda ya da teneke kutuyu açmaya çalışırken elimizi kestiğimizde hissettiğimiz acıyı akılda tutarak kendimizi benzer kötü tecrübelerden korumuş oluruz.Fakat bazı acıları unutmak da iyidir. Bazı hastalıklara bağlı kronik ağrılar gibi. Bu tür ağrıları kontrol etme ve azaltma konusunda yeni çalışmalar yapılıyor.Daha önce parmağınızı sıkıştırdığınız kapının yanından geçerken o acıyı hatırlayınca irkilirsiniz. Buna PKMzeta adı verilen bir molekülün neden olduğu belirtiliyor. Bu molekül, yeni bir şey öğrendiğimizde beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor; ayrıca acı bir tecrübenin ardından fiziksel duyarlılık oluşmasına neden oluyor.Arizona Tıp Fakültesi’nde fareler üzerinde yapılan deneylerde, omurilikte bu moleküller bloke edildiğinde acıya karşı ekstra duyarlılık ortadan kalkıyor. Bu veriler, bu yöntemin gelecekte kronik ağrıların tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.Acılı bazı tedavilerde benzer yöntemler kullanılıyor. Örneğin kolonoskopi yapılırken hastaları yatıştırmak için verilen midazolam türü ilaçlar ayrıca geçici olarak yeni hafıza oluşumunu da engelliyor; böylece o işlemin yol açtığı acının daha sonra hatırlanması zorlaşıyor.Fakat Avustralyalı anestezi uzmanı Andrew Davidson, geçen yıl bir tıp dergisine yazdığı makalede, bu tür ilaçların kullanımının etik sorunlar içerdiğini, bu ilaçların bilinçli hafıza oluşumunu zorlaştırmakla birlikte zımni hafızayı olduğu gibi koruduğunu belirtiyor. Yani kolonoskopi olan biri bu işlemi hatırlamasa da örneğin “hortum gördüğünde tuhaf bir rahatsızlık hissedebilir”. Davidson bu nedenle bu tür ilaçlar verildiğinde etik olarak hastanın bu tür bir etkiye karşı uyarılması gerektiğini söylüyor.BBC Türkçe
ÖSYM'den YGS  Açıklaması: 'Sorular Açıklanacak'
YGS kitapçığının yüzde 20'si telif haklarıyla yayınlanacak, geriye kalan kısmı ise sonuçların açıklandığı gün, Aday İşlemleri Sisteminden erişime açılacak.ÖSYM Başkanı Ali Demir, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın sınav soruları hakkındaki kararlarına uyacaklarını belirterek, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sorularının yüzde 20'sini sınav bittikten sonra tüm telif haklarını ücretsiz devrederek yayınlayacaklarını, geriye kalan soruların ise sonuçlar açıklandığı gün Aday İşlemleri Sisteminden adayların incelemesi için erişime açacaklarını bildirdi.Demir, AA muhabirine hafta sonu yapılacak olan YGS'ye ilişkin yaptığı açıklamada, yıl içerisinde yaptıkları en önemli sınavlardan biri olan YGS'nin 15 Mart'ta yapılacağını hatırlattı.YGS'nin Türkiye'nin yakından ilgilendiği bir sınav olduğunu belirten Demir, geçen yıldan itibaren soru havuzu oluşturabilmek amacıyla soruların sadece yüzde 20'sinin açıklandığını söyledi.Anayasa Mahkemesi'nin ve Danıştay'ın 2014 YGS sorularının açıklanması yönünde kararları bulunduğunu ifade eden Demir, basında ÖSYM'nin bu kararları uygulamadığı ve hukuku tanımadığı yönünde ithamlar bulunduğunu anımsattı.Bu değerlendirmelerin kendilerini de üzdüğünü ifade eden Demir, bu yorumların doğru olmadığının da altını çizdi.Bu yorumlarla, son 4 yıldır sınav güvenliği, şeffaflığı ile hak ve adaleti tesis etmek amacıyla yaptıkları faaliyetlerin görmezden gelindiğini belirten Demir, 'ÖSYM asla hak arama hürriyetine engel değildir. ÖSYM'nin hiç bir kararı hak arama, bilgi edinme hürriyetine engel değildir. Bugüne kadar, soru kitapçığını görmek isteyen tüm adaylar, ÖSYM'ye geldiler ve kendi soru kitapçıklarını incelediler, sorularımız hakkında inceleme isteyen merciler, bu incelemelerini yaptılar. Dava açmak isteyenler davalarını açtılar incelemelerini yaptırdılar' diye konuştu.Demir, adayların sınav sorularına odaklanmak yerine bilgiye ve konuya odaklanmalarını tesis ederek, bilerek ve sınava girmelerini sağlamak istediklerini belirtti.Sınav sürecinden beslenen dershanelerin özel okula dönüşü çalışmalarıyla Türkiye'de eğitim açısından önemli bir adım atıldığını kaydeden Demir, bu kararın önümüzdeki dönemde uygulanacağını dile getirdi.Soruların internet üzerinden yayınlanması ve kitaplar halinde basılarak dağıtılmasının, dershanelerin ekmeğine yağ sürdüğünü, bunları canlandırdığı ve ön plana çıkdığını anlatan Demir, şunları kaydetti:'Biz, bu uygulamayı engellemek adına böyle bir karar almıştık. Ama asla hak arama hürriyetine ve şeffaflığa zede vuracak bir uygulama değildi. Fakat bugün görüyoruz ki daha henüz Anayasa Mahkemesi'nin, gerekçeli kararı açıklanmaksızın, daha henüz Anayasa Mahkemesi neden bu kararı verdiğini açıklamaksınız, Danıştay bir yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bu yürütmeyi kararı bir mahkeme kararıdır. ÖSYM buna mutlaka saygı duyacaktır ve bunu uygulayacaktır. Bunun tartışması olamaz. ÖSYM'nin Danıştay'ı tanımama, Anayasa Mahkemesi'ni tanımama diye bir lüksü söz konusu olamaz. BenÖSYM Başkanı olarak buna asla müsaade etmem. Bunu kararı uygulayacağız. 'Demir, kararın, soruların doğrudan yayımlanmasını zorunlu kılmadığına da dikkati çekti.Tüm amaçlarının ölçme kalitesini iyileştirmek olduğunun altını çizen Demir, dünyada bir çok ülkenin 20 yıldır elektronik ortamda sınav uygulamasına geçtiğini, Türkiye'nin bu konuda geri kaldığını ancak geçen yıl e-sınav uygulamasına geçebildiğini dile getirdi.ÖSYM olarak artık e-YDS adında her ay sınav yaptıklarını anımsatan Demir, her ay hatta her hafta sınav yapmayı amaçladıklarını bildirdi.Bu sınavların, aynı sonucu doğurduğuna, bu nedenle de eşdeğer olması gerektiğine işaret eden Demir, her gün sınav yapıldığı ve sorular açıklandığı takdirde buna soru yetiştirecek kapasitede bir soru havuzunun bulunmadığına dikkati çekti.Göreve geldikten sonra soru havuzunu oluşturma yönünde çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Demir, son yıllarda hızlandırdıkları çalışmalarla elektronik ortamda kriptolu olarak saklanan 40 bin soru hazırlandığını, yaklaşık 40 bin soruya ilişkin de çalışmaların bitmek üzere olduğunu kaydetti.Soru hazırlama diye bir endişelerinin bulunmadığının altını çizen Demir, endişelerinin eşdeğerlilik ve ölçme kalitesinin iyileştirilmesi konusunda olduğunu ifade etti.Dünyada, ÖSYM gibi sınav yapan kurumların, sorularının zorluğu ve kolaylığını, gerçek sınavlarda deneme yaparak elde ettiğini anlatan Demir, buradan edinilen bilgilerle soruların olgunlaştırıldığını ve yenilendiğini dile getirdi.Sorular, açıklandığında bu tür bir uygulamayı yapma imkanlarının ortadan kalkacağını ifade eden Demir, bu nedenlerle, soruların yüzde 20'sini açıklama kararı aldıklarını hatırlattı.İsteyen aday inceleyebiliyorİsteyen adayın zaten soru kitapçığını ÖSYM'ye gelerek inceleye bildiğini kaydeden Demir, 'Ancak bakıyoruz ki Danıştay bunun yeterli olmadığını düşünüyor. Biz buna katılmamakla beraber, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararını uygulayacağız' diye konuştu.Demir, Danıştay'ın bu kararından dönmesini ümit ettiklerini ve nihai kararında, ÖSYM'nin soruları açıklamamadaki gerekçelerini anlayacağını düşündüklerini belirtti.Hukukun kararına saygı duyacağızBunun, hak arama hürriyetini, şeffaflığı veya hesap verebilirliği engelleme olmadığının altını çizen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:'O kararını verinceye kadar, tabii ki biz hukukun kararına saygı duyarak bunu uygulayacağız. Bu doğrultuda, ÖSYM Yönetim Kurulu, şu kararı verdi: Saat 13.10 itibarıyla sınav bittikten sonra, telif haklarıyla beraber, ücretsiz, herhangi bir telif hakkı beklentisi olmaksızın, isteyenin görüntülü, sesli yayınlamasına müsaade eder vaziyette soru kitapçığının yüzde 20’sini yayınlayacağız. Öte yandan sonuçlar açıklandığı gün, her aday ÖSYM'nin aday işlemleri sistemine girerek, kendi cevap kağıdını ve kendi soru kitapçığını inceleyebilecek. Bu sayede yasal itiraz süresi, dava süresi boyunca da bu incelemeyi yapabilecek. Herhangi bir endişesi, düşüncesi varsa yasal yollarla düzeltme yoluna gidecek. Biz asla hak arama hürriyetine karşı değiliz, asla sorularımızı gizlemiyoruz, asla sorularımızı kamuoyu denetiminden kaçırmıyoruz.'Tek arzularının sınavlarımızdaki ölçme kalitesini iyileştirmek ve eşdeğer sınavlarda tekrar kullanabilmek olduğunu ifade eden Demir, adayların sadece soru ezberleyerek sınava hazırlanmalarını önüne geçerek eğitime katkı vermek istediklerini vurguladı.Telif hakkı kimseye verilmiyorÖSYM'nin yüzde 20 dışındaki soruların hiçbirinin telif hakkını, hiç kimseye vermediğine dikkati çeken Demir, bu soruların ÖSYM'nin telif hakları kapsamında korunduğunu hatırlattı.Soruların hiçbir yerde ve ortamda paylaşılamayacağına dikkati çeken Demir, 'Sadece adayların, Danıştay'ın iddiası doğrultusunda, haklarını aramalarına imkan sağlamak, şeffaflığı tesis etmek için açıklıyoruz. Bu sorular, ÖSYM'nin telif hakları kapsamındadır. Adayların AİS'e girerek edindikleri sorular, ÖSYM'nin telif haklarıyla korunmuş sorulardır. Adayların bu soruları baslı olarak, sözlü olarak, görüntülü olarak paylaşmaları yasaktır. Telif hakları kapsamında bunları takip ederiz ve yasal işlem yaparız' şeklinde konuştu.Demir, 2014 yılındaki soruların yayınlanıp yayınlanmamasına ilişkin Yönetim Kurulunca bir komisyon oluşturulduğunu, çalışmaların neticesinin de kamuoyuyla paylaşılacağını sözlerine ekledi.Yıldız Aktaş, AA
Reklam
İlkokul Çocuklarına Skandal Kitap
İstanbul Esenler'de 'Bir Kitap Bir Dünya Projesi' kapsamında ilköğretim 4'üncü sınıf öğrencilerine 'Çiçek Bahçesi' isimli bir kitap dağıtıldı. 'İyi aslan tarafından huzur içerisinde yönetilen orman ülkesinde darbe yapmak isteyen sırtlanların” anlatıldığı çocuk kitabında “Dişi hayvanlara özgürlük verdiğimizde, kendilerini erkeklerle bir tutacaklar. Çalışmaya başladıklarında, ailelerine ayıracak vakit bulamayacaklar” deniliyor. Kitabın içeriğine büyük tepki geldi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı kitabın içerdiği uygunsuz ifadeler nedeniyle toplatılması talimatını verdi.  Ayrıca, kitaba uygunluk veren komisyon hakkında da inceleme başlatıldı. Kitabı “Cüneyd Suavi” takma adıyla Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Şükrü Şumnu 'Böyle çocuk hikayelerinde abartı olur” dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Basın Merkezi'nden alınan bilgiye göre, 'Bir Kitap, Bir Dünya Projesi'ne Esenler Kaymakamlığının 9 Ocak 2015'teki onayıyla başlandı. Proje ortaklarının ise Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Esenler Belediyesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve sivil toplum örgütü ESENİMDER olduğu belirtildi.
Türk Erkeğinin Kendine Göre Öne Çıkan 7 Eşsiz Özelliği
Türk erkeğini eleştirmeye başladığınız zaman, hemen üzerine alınıp bir görtev gibi Türk erkeğinin iyi yönlerini saymaya başlayan arkadaşlar çok sanal alemde. Her gün yüzlercesinin bu yöndeki mesajlarını okuyorum. Peki nedir Türk erkeğini bu kadar eşsiz kılan, bir Türk kadınlarının kıymetini bilmediği harikulade özellikleri? İşte benim edindiğim tecrübelerden süzdüğüm 12 tanesi.
Sevgilinin İlk Defa Eve Gelmesinden Önceki 5 Gün
Her ne sebeple olursa olsun, bir kızın bir erkeğin evine geliyor olması önemlidir. Ders çalışmak, film izlemek, oturup konuşmak, vs. Hiç fark etmez bir erkeğin hayatında dönüm noktalarından biridir eve gelen kız... Hele ki bu kız sevgilinizse...
Reklam
En Anlamlı Podyum Yürüyüşü: New York Moda Haftasında Engelleri Aşan Modeller
New York Moda Haftası tasarımcıları bu sene diğer zamanlardan farklı olarak, güzel kıyafetlerin güzel kalplerde taşınabileceklerini ispatlamak adına engelli modellerin podyumda oldukları ' Seni Sevmek' adlı bir defile düzenlediler. Şubat haftasında düzenlenen moda haftasında 'American Horror Story' dizisinden de tanıdığımız Jamie Brewer de podyuma çıkanlar arasındaydı. Down sendromlu Brewer ' Bizler sadece podyum modelleri değil, aynı zamanda rol modelleriyiz' mesajını vererek organizasyonun amacını net bir şekilde yansıttı.
Arjantin'de Bir Sanatçının Yarattığı, Gülümseten ''Kitle Eğitim Silahı''
Buenos Aires'te enteresan bir sanatçı olan Raul Lemesoff, geçtiğimiz günlerde garip tank yapısında bir araç yarattı. ''Kitle Eğitim Silahı'' (Arma de Instruccion Masiva). Amacı ise cehaletle savaşıp bilgiyi yaymak istemesi. Lemesoff, 1979 Ford Falcon'u görünüşte bir tank olabilecek bir yapıya dönüştürmüş. Tankın, tepe kısmı, çalışmayan bir topu ve hem içeride hem de dışarıda olmak üzere toplam 900 kitaplık yeri bulunmakta. Daha fazlası için koyduğumuz vidyoda, sanatçı Buenos Aires sokaklarında araçla dolaşıp genç, yaşlı herkese kitap dağıtmakta. İstediği tek şey ise, onlara verdiği şeylerin okunması. ''Görevim çok tehlikeli, insanlara çok eğlenceli ve komik bir şekilde saldırıyorum.'' diye de espri yapmayı unutmamış.
Reklam
12 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Hangi Burç Yatakta En İyi?
Astroloji hem kendimizi, hem de karşı tarafı anlamak ve daha yakından tanımak için vazgeçilmez yöntemdir. Bir çok konuda olduğu gibi, cinsel ilişkilerde de astrolojinin olanaklarını kullanarak çıkarımlar yapabiliriz. Dikkate alırsak, cinsel ilişkilerinizde zevk almak için karşı tarafla birbirbirinizi algılayışınız oldukça önemlidir, o zaman astrolojinin da önemini anlarsınız. Örneğin, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi ile ilgili kişisel tahmini, sevgilinizin ya da eşinizin yatakta nasıl olduğunu öğrenmek için bu burçlar elverişli olabilir. İster inanın, ister inanmayın, bu konuda astroloji verdiği bilgilerle hayatımızı yönlendirebilir diyebiliriz.Koç burcunun kadınları nasıl bir seks dünyasına sahip?Koç kadını her konuda olduğu gibi, cinsel yaşamda da liderliği vermek istemiyor. Seks onun için bir tür egzersiz gibidir. Karşısındaki kişiyi hem hayatta, hem de yatakta denemektedir. Bu çekici kadının yatak arkadaşı atletik vücutlu, mert ve dürüst bir kişi olmalıdır.Koç burcunun erkekleri nasıl bir seks dünyasına sahip?Sekse çok düşkün olan Koç burcunun erkekleri tutkulu davranışları ile karşısındaki kadını çılgına çevirir..
10 Maddede "Kedili Kadın" Kimdir?
'Kedili kadın' terimine hepimiz öyle ya da böyle aşinayız, sorarız size kedili kadın olmak kötü bir şey mi? Peki ya kimdir bu kedili kadınlar?
Reklam