Hiç Vakit Kaybetmeden Düzenli Spor Yapmaya Başlamanız İçin 20 Sağlam Gerekçe
'Neden düzenli spor yapmaya başlamalıyım' sorusuna sıklıkla, ' Sporun sayısız faydası vardır' diye başlayan ama ardı gelmeyen cümlelerle cevap verildiğine tanık olmuşsunuzdur. Aslında gerçekten de öyledir. Sporun, insanın hem fiziksel hem de ruh sağlığına onlarca faydası vardır. Ama bu faydaları karşı tarafa aktarmak için önce bilgi sahibi olmamız gerekir. Aksi takdirde ikna edici olamayız. İşte bu galeriyi de bu noktadan yola çıkarak hazırladık. Konuyla ilgilenenler ve uzmanları listeye eklenebilecek daha onlarca madde olduğunu fark edecektir. Ama bir farkındalık yaratmak adına biz bu 20 maddenin iyi bir başlangıç olacağını düşündük. Galerimizin en kısa zamanda spora başlamanıza vesile olacağını umut ederek, herkese sağlıklı yarınlar dileriz..
30 Milyon Yardıma Muhtaç
2012’de 23 milyon 668 bin olan yardıma muhtaç insan sayısı 2014’te 30.5 milyona yükseldi. Yardıma muhtaç hane sayısı da 8 milyona çıktı.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2015 bütçesi sunum kitapçığına göre nüfusun yüzde 40’ı muhtaçlar kategorisinde yer alıyor. 52 milyon 695 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 10 milyon seçmen yardımlara muhtaç yaşıyor.Cumhuriyet'ten Olcay Büyüktaş'ın haberine göre; Temel gereksinimlerini karşılayamayan ve yaşamlarını en alt düzeyde dahi sürdürmekte zorluk çeken kişi ve ailelere, karşılıksız ayni ya da nakdi olarak olarak verilen sosyal yardımlar için geçen yıl 20 milyar 393 milyon lira harcandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) 2015 bütçesi sunum kitapçığında yer alan bilgiler, nüfusun yüzde 39’nun muhtaçlar kategorisinde yer aldığını gösterdi. Aylık geliri 270 liranın altında olanlar muhtaçlar ordusunda yer alıyor.
Türkiye'nin Güneş Enerjili İlk Aile Arabası 5 Liraya 500 Kilometre Yol Gidebiliyor
İTÜ Güneş Arabası Ekibi tarafından üretimine başlanan, Türkiye'nin güneş enerjisiyle çalışan ilk aile arabası ‘Aruna’ ile 5 liraya 500 kilometre yol alınabilecek.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Güneş Arabası Ekibi tarafından üretimine başlanan, Türkiye'nin güneş enerjisiyle çalışan ilk yerli aile arabası 'Aruna' ile ortalama 70 kilometre hızla 5 liraya 500 kilometre yol gidilebilecek.Üniversite öğrencilerinden oluşan ve 9 yılda yaptığı 7 arabayla 18 kupa kazanan İTÜ Güneş Arabası Ekibi, yeni bir yeniliğe imza atmaya hazırlanıyor. Bundan önce yarışlara yönelik otomobil üreten ekip, şimdi vatandaşların da kullanabileceği, Türkiye'nin güneş enerjisi ile çalışan ilk yerli arabasını üretiyor.Mitolojide güneşin doğuşunu temsil eden kızıllık ve 7 atın çektiği araç anlamına gelen 'Aruna' ismi verilen 4 kişilik araç, yerli otomobil üretimine destek vermek ve alternatif enerjinin günlük hayata uygulanabilir olduğunu göstermek amacıyla tasarlandı.Aracın tasarımını tamamlayarak, yüklenici firmaya teslim eden 25 kişilik ekip, üniversitedeki atölyelerinde aracın üretimini ara vermeden devam ediyor. Otomobilin kaba üretiminin bu ay sonunda, montajının haziranda tamamlanması, temmuzda da yollarda olması planlanıyor.‘Yerli babayiğit’ aranıyorEkip lideri Burak Oklar, çok heyecanlı olduklarını ve tamamına yakını 'yerli' alan bir otomobil üretmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.Seri üretime sokulabilecek bir araç tasarladıklarını aktaran Oklar, 'Diğer araçlarımızdan farklı olarak, bunu piyasaya sürülebilecek şekilde tasarladık. Zaten aile aracı. Eğer babayiğidin biri çıkıp, bunu üretmek isterse, tam anlamıyla buna uygun bir şekilde tasarımını yaptık. Tüm çalışmaları sponsor desteği ile yapıyoruz. Bu kadar önemli bir projede sponsorlardan gelecek yardımları da bekliyoruz' dedi.2 saatte şarj oluyorOklar, araçta dokunmatik orta ekran, park sensörü, head-up display ve cruise kontrol gibi donanımlar bulunduğunu belirterek, 'Aracımız, güneş enerjisini depolayan aküyle çalışacak. Bu aküyü, atölyemizde kuracağımız 7,5 kilovatlık şarj ünitesi ile 2 saatte şarj edebileceğiz. Bir depo ile güneşten enerji almadan, ortalama 70 kilometre hızla 5 liraya 500 kilometre yol yapılabilecek. Bu hızla giderken evde kullanılan bir su ısıtıcısı kadar güç harcıyoruz' diye konuştu.Aruna'nın, kilometrede 1 kuruşluk bir elektrik tüketeceğini dile getiren Oklar, 'Bu hesaba, güneşten alınan ve geri kazanımlı fren sistemi de eklendiğinde bu miktar 0,8 kuruşa kadar düşüyor' dedi.AA
Görenleri Şaşkına Çeviren, Burnu Olmayan Bebeğin İlginç Hikayesi
Her anne adayı gibi, Brandi McGlathery de doğacak bebeğiyle tanışmak için oldukça heyecanlıydı. Fakat doktorlar yeni doğan bebeği Brandi'ye verdiklerinde, o hayatının en inanılmaz anlarından birini yaşadı..Brandi'nin sözleriyle anlatacak olursak, 'Durdum ve doktorlara 'Bir yanlışlık olmalı' dedim. Doktorlar da bana 'Hayır, onun durumu çok iyi' dediler. Ardından da 'Ama burnu yok!' diye bağırdım..
Reklam
6 Nisan 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG  servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Hayata Gözlerini Yummadan Önce Torununun Çocuğunu Gören 101 Yaşındaki Büyük Büyükanne
Neslini devam ettirme içgüdüsüne sahip olan biz insanlar; aynı zamanda sürüp giden neslimizi görmek için can atarız. Çocuklar, torunlar, torun çocukları ya da torununun torunu derken durmak hayallerimiz büyüdükçe büyür. Bu hayalleri gerçekleştirme fırsatına nail olan 101 yaşındaki büyük büyük anne Rosa Camfield'ın, torununun 2 haftalık minik kızı Kaylee ile çekilmiş fotoğrafı yeni bir akım başlattı. Dünyanın her yanından ailenin en büyüğü ve aileye en son katılanların poz verdiği fotoğraflar yayınlanmaya başladı. Bu fotoğraflar da tıpkı Kaylee gibi; ailelerin sonuncu üyeleri olan yeni doğmuş bebeklerle dolu bu fotoğraflarla ortaya çıkan en büyük yaş farkı ise tamı tamına 112 yıl. İşte aile bağlarını yalnızca iki kişiyle anlatabilen o yürek ısıtan fotoğraflar...
Reklam
6 Örnekle Dünyanın Nükleer Kazalarla İmtihanı
Güvenli reaktörler bir masaldır. Kazalar her nükleer reaktörde olabilir. Her biri çevreye ölümcül radyoaktif serpinti yayma tehdidi taşımaktadır. Dahası tasarlandıkları gibi çalışsalar bile mutlaka bir miktar radyoaktif madde havaya ve suya karışmaktadır. 1940'lardan beri nükleer endüstri bu gerçeği askeri bir sır gibi saklamaya devam etmektedir. Ülkemizdeyse televizyonlarda, sokaklarda reklamlarını görmeye başladığımız Akkuyu Nükleer Santrali'nin yaratacağı tehlikeyi farkedebilmemiz için dünyadan bazı nükleer felaket örnekleri seçtik.
Dil Bölümü Okuyanların Aşina Olduğu Bıktırıcı 19 Durum
etiket
Yabancı dil , özellikle İngilizce, öğrenmek Türkiye'de hala büyük bir iş. Şimdilerde dil eğitimi ilkokul ikinci sınıftan itibaren verilmeye başlandı.Ancak dil hala ikinci planda bırakıldığı için yıllarca İngilizce dersleri görmemize rağmen çoğu öğrencinin İngilizcesi 'I, you, we, they' de takılı kalıyor.Haliyle birçok insan, hele ki büyüklerimiz, yabancı dil bölümü okuyanları birtakım sorulara boğuyor.Ama bu sorularla biz o kadar çok karşılaşıyoruz ki, bir kez daha duymaya mecalimiz yok artık ! Sadece bunlar da değil, bölümümüz insan ilişkilerimizi de bir hayli etkiliyor.Eminim birçok dil bölümü öğrencisi bu durumlara ve tepkilere aşina.
Reklam
Obezite Tipleri Nelerdir?
Daha genç olduğunuz ve istediğinizi yediğiniz halde kilo almadığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Günümüzde ise, kimyasal katkılı gıdaların bizi sürekli yemeye sevk etmesi, çevresel toksinlerin yağ depolanmasını uyarması nedeniyle fazla kilo ve obezite oranları her yıl önlenemez şekilde artmaktadır.Obezite şu anda tüm dünyanın karşılaştığı en önemli sağlık problemi haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin üçte birinden fazlası, çocuk ve genç erişkinlerin 100’de 17’ si obezdir ve bu sayılar hızla artmaktadır. Yeni bir ankete göre insanların 100’de 55’i kilo kaybetmek için çeşitli yöntemleri denemektedir.Vücutta biriken yağ ya deri altında, tıbbi adıyla subkutan, veya karın içerisinde, tıbbi adıyla visceral yağlanma olarak toplanır. Subkutan ya da deri altı yağ esas olarak vücudun alt kısmında toplanır ve sıklıkla kadınlarda görülen armut tipi obeziteye yol açar. Yağın karın içerisinde toplandığı obezite tipi ise elma tipi olarak adlandırılır ve erkeklerde daha sık görülür.Visceral yağlanma, santral veya abdominal yağlanma olarak bilinen bu tip, en tehlikeli yağlanma tipidir. Çünkü kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve diğer kronik hastalıkların oluşumunda rol oynar. Metabolik sendrom olarak bilinen bu tablo ciddi sağlık riskleri içerir.Visceral yağ tipik olarak toplam vücut yağının küçük bir oranını oluşturur ancak sağlık üzerinde ciddi etkileri sahiptir. Çünkü bu yağ karaciğer, böbrek ve pankreas gibi hayati organların etrafında yerleşir.Obezite genetik, hormonal, çevresel ve bir çok farklı faktörün rol oynadığı kompleks ve dinamik bir süreçtir. Vücutta biriken bu yağ endokrin bir organ olarak kabul edilmektedir. Çünkü metabolik olarak aktiftir, hormonlar tarafından etkilenir. Aynı zamanda çok sayıda hormon benzeri proteinler ve güçlü kimyasallar salgılar. Karın içerisinde toplanan yağ ise özellikle tehlikelidir çünkü metabolik olarak çok aktiftir, vücutta inflamasyona yol açar, ve hücre düzeyinde hastalıklara giden süreçleri başlatır.Visceral yağ aynı zamanda insülin direnci ile de ilişkilidir. Insülin direnci Tip 2 diyabet ve diğer obeziteyle ilişkili yandaş hastalıklarda en önemli faktördür. Karaciğerde biriken yağ siroz ve hatta karaciğer kanserinin öncülüdür.Kan şekerindeki bozulmalar, artmış kan yağları, lipoprotein dengesinin bozulması ve yüksek kan basıncı topluca metabolik sendrom adı verilen bir tabloya yol açar. Metabolik sendrom kardiyovasküler hastalık, Tip iki diyabet gibi diğer sağlık risklerinin bir göstergesidir.Gerek ameliyatsız bir takım müdahaleler, herekse obezite cerrahisi ile visceral yağ dokusu azaltılabilir. Visceral yağ dokusunun azaltılmasında egzersiz en önemli ve en etkili yaşam tarzı değişikliklerindendir. Bunun yanısıra yağdan ve kaloriden fakir, proteinden zengin bir diyet planı son derece faydalı olacaktır. Diyetteki lif ve protein oranlarının artırılmasının visceral yağ kaybını başlattığı kanıtlanmıştır. Protein desteğinin en iyi kaynağı süt kökenli whey proteindir. Whey proteinin en önemli faydaları doyma hissi ve açlık kontrolü üzerindeki etkisi, metabolizma ve kas protein sentezi üzerindeki pozitif etkileri ve metabolizma hızlandırıcı etkileridir. Ancak bütün protein destekleri birbirinin aynısı değildir. Klasik yollarla hazırlanan ticari whey proteinler pastörize edilmek zorundadır. Bu da çok yüksek sıcaklıklara ve kimyasallara maruz kalmaları anlamına gelir. Bu işlemler bir çok enzimi yok eder, proteinleri çökertir ve besleyici değeri azaltır. Tüketilen kalorinin azaltılması ve sık aralıklarla beslenmenin karın için yağ miktarını azalttığı da gösterilmiştir.
Reklam
'Bu Behlül Başka Behlül'
Çocuklarının evde beslemek için 10 yıl önce semt pazarından aldığı civcivi büyüterek, evladı gibi benimseyen Ahmet Öztel, İstanbul'un yarısına karşılık bile horozu 'Behlül'den vazgeçemiyor.Bir fırında şoför olarak çalışan Ahmet Öztel, evde kedi, köpek, kuş ve balık besleyenlerin aksine kendisine evcil hayvan olarak horozu seçti. Öztel, semt pazarından çocuklarının evde beslemek için 2 horoz aldığını belirterek, 2-3 ay evde besledikten sonra horozlardan birini karganın telef ettiğini söyledi.
Aşk Olsun 10 Nisan'da Gösterimde!
'Aşk Olsun' güçlü oyuncu kadrosu ve yepyeni aşk şarkıları ile 10 Nisan 2015'de sinemalarda2015 Yılının en sevimli filmi Sinema Severlerle buluşmak için gün sayıyor... Üstelik hem komik hem de romantik..Bu film aşka ve aşıklara çok iyi gelecek...Filmde “Acaba Bizim de Aşk Doktoru’na ihtiyacımız var mı? “ sorusuna da yanıt arıyoruz. Baş rollerinde İlker Aksum, Sedef Avcı, Kenan Ece ve Selen Seyven’in yer aldığı “Aşk Olsun “ filmi aşktan yana derdi olan herkese iyi gelecek…Film vizyona dahi girmeden  “İrem Derici “ tarafından seslendirilen “Aşk Olsun” şarkısı ise internette tıklanma rekorları kırıyor.Yönetmenliğini Neslihan Yıldız Alak ve Murat Serezli’nin yaptığı senaryosu Eşref Dinçer tarafından yazılmış olan “Aşk Olsun” sinema filminin yapımcılığını Film Bahçesi üstlendi.Filmde; Aşk duygusunun insanın hayatını ne kadar alt üst edebilen bir duygu olduğunu ve İlker Aksum (Ozan) ‘ın ise aşk acısı içinde kıvranan kalplere bir aşk doktoru olarak nasıl şifa olmaya çalıştığını izleyeceğiz.  Ancak işinin ehli bu aşk doktoru bile aşkın insanların karşısına ne sürprizler çıkarabileceğini Sedef Avcı (Pınar) ile tanıştığında anlayacaktır. Ozan’ın profesyonelce başkalarına sattığı aşk taktikleri acaba  kendi aşk acısını dindirmeye yetecek midir,  keyifle izleyeceğiz.Film boyunca bir dargın bir barışık yürütmeye çalıştıkları ilişkileri içinde Kenan Ece (Caner) ve Selen Seyven (Ceyda) karakterlerini ise izlerken kahkahalarınızı tutmayacaksınız. Çünkü her aşkta biraz kavga, heyecan, kibir, saflık ve biraz da intikam duygusu  vardır ve bu duygular bir araya geldiğinde eğlenceli dakikalar da peşinden gelir…BU FİLMDE  MUTLAKA KENDİ HAYATINDAN BİRŞEYLER BULACAKSIN…
Reklam
Van Gölü 600 Bin Yaşında
Bilim insanlarının 11 yıl önce başlattığı Paleo-Van projesinde Van Gölü'nün yaşı 600 bin yıl olarak belirlendi. Ayrıca 600 bin yılda büyük ölçekli 600'den fazla deprem ve volkanik hareketlilik saptandı.Dünyadaki iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın nedenlerini araştırmak için 12 ülkeden 36 bilim insanının 11 yıl önce Van Gölü'nde başlattığı Paleo-Van projesinde Van gölünün oluşumu ve bölgede yaşanan sismik hareketlerle ilgili önemli verilere ulaşıldı.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin lojistik destek verdiği projeyi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Almanya’dan Geomar, Bremen ve Bonn Üniversiteleri ile İsviçre Çevre Bilimleri Enstitüsü ortaklaşa yürüttü. Yine TÜBİTAK ve Uluslararası Karasal Bilimsel Sondajlama Programı da çalışmalara destek verdi. Projede gölün su yüzeyinden yaklaşık 700 metre derine inilerek göl tabanından sondajlarla karotlar alındı. Bu örneklerde iklim değişiklikleri ve küresel ısınmanın nedenleri araştırıldı. Araştırma 11 yıl sürdü.Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Jeoloji bölümünden Yrd. Doç. Ayşegül Feray Meydan, çalışmanın sonuçlarıyla ilgili Al Jazeera’ya konuştu.’Van Gölü'nün yaşı önceki araştırmalarda 400 bin yıl dendi. Hatta 1 milyona kadar çıkabilir denilmişti. Ama ICDP PaleoVan Projesinin verilerine göre 400 bin yıllık yaş, 600 bin yıl olarak güncellendi. Gölün oluşumunda ise halen eski görüş geçerli. Muş ovasının devamı olan göl alanının Nemrut volkanizmasının patlaması sonucu kapanmasıyla oluştuğu görüşü etkin’’600’ün üzerine deprem ve volkanizma etkisi varMeydan'ın verdiği bilgiye göre, Ahlat sırtı ve kuzey havzasınde iki önemli sondaj yapıldı. Kuzey havzasında 140, Ahlat sırtında 220 metre derine inildi:‘’600 bin yıldan bu yana 600’ün üzerine volkanik ve tektonik yani deprem ve volkanizma etkisi var. Volkanizma özellikle Kuvaternerde en yoğun dönemine ulaşıyor. Daha önceki bilgiler de böyleydi. Kayıtlardan da bu çıkıyor. Hatta son zamanlarda Van depremiyle Van Gölü'nün altında volkanik hareket başladı diye söylemler oldu. Bizim böyle bir verimiz yok. Öyle bir sismik hareket datamızda yok. Kaç şiddetinde depremlerin olduğunu tam olarak söyleyemiyoruz. Geçmiş deprem etkinliğinin sayısı ve büyüklüğü konusunda çalışmalar devam ediyor. Bunlar ilk ve en büyük veriler. Genel tanı 600 den fazla etkinlik var. Yıl aralıkları ortalama 600 bin bölü 600 diyeceğiz. Yani ortalama her bin yılda bir böyle bir büyük bir hareket var.’’Van gölü'nün çevresinin volkanik dağlarla çevrili olduğunu ifade eden Meydan, Almanya Geomar ile yaptıkları sismik ve batimetrik çalışmaların arazi kısmının tamamlandığını fakat veri yorumlamanın devam ettiğini söyledi.Al Jazeera Turk
Dikkat Etmediğiniz Takdirde İlişkinizin Zarar Görüp Sona Ermesine Sebep Olabilecek 10 Şey
Herkesin hayatında 'ahh keşke şunu yapmasaydım' diye anlattığı, hüzün yüklü bir aşk hikayesi vardır. Çünkü çoğu insan elinde olanın kıymeti ancak kaybettiği zaman anlar. Aslında çoğu ayrılığın altında yatan sebepler üç aşağı beş yukarı aynıdır. Örneğin, empati noksanlığı ya da bir tarafın kendine, haddinden fazla odaklanması vb. onlarcası.... Aşağıdaki maddeleri de bir tür uyarı olarak düşünebilirsiniz. Şayet farkında olmadan bunları yapıyorsanız, kendinize ivedilikle çeki-düzen vermenizde fayda var demektir. Okuyunca uygulanmalarının hiç de zor olmadığını göreceksiniz. Gerisi sizlere kalmış..
Oyuna Sahip Çık ! (Oy ve Ötesi)
24 Nisan 2014 tarihinden itibaren Oy ve Ötesi Derneği olarak resmiyet kazanan ve kurulan dernek o günden bugüne faaliyetleri sürdürmektedir. Tamamen bağımsız hiçbir parti ile bağlantısı olmayan, insanların şehrine ve oyuna sahip çıkmak üzere örgütleşen ve birleşen bu insanların tek bir amacı var; Daha insancıl ve demokratik bir ülke.7 haziran seçimlerinde sizde oyunuza sahip çıkmak için bu derneğe üye olup gönüllü sandık görevliliğine başvurmanız yeterlidir. Buradan kaydolmanız yeterli.
25 Yıllık Ceviz Kabuğu ne yaptı?
Bu yıl 25. yılını kutlayan ÇEKÜL 'ün (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) bu zamana kadar yaptıklarına dair kısa bir galeri..
Reklam