Ortamlarda Clint Eastwood Gibi Havalı Olmanın 15 Canavar Gibi Yolu
Bir sinema filminde eğer Clint Eastwood oynuyorsa o filmin her yanından havalılık, karizma olmak ve ortamları duruşunla ele geçirmek vardır. Yemek yemesinden tutun sigara yakmasına, hatta öylece ıssız çölde yürümesine kadar adam dünyaya havalı olmak için gönderilmiş adeta. Bu yüzden havalı olmak istiyorsak örnek alacağımız ender insanlardan biri o olmalı.
Beş Yaşından Sonra Çürümesini Yazarak Durdurmaya Çalışan Yazar Alper Canıgüz'den 19 Alıntı
'Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.' diyor Alper Canıgüz. Hep sekiz yaşında kalıp hayatı keşfetmeye çalışan çocuklara inat, beş yaşında hayatının en olgun dönemlerini yaşayan çocuğu anlatıyor...Kendisinden de şöyle bahsediyor;'1969´da İstanbul´da doğdum. Çocukluğum Acıbadem´in çeşitli mahallelerinde, uydurduğum hikayeleri arkadaşlarıma anlatarak geçti. Kalan zamanlarımda da mahalle savaşlarına katılıyordum. Zannediyorum yalancı ve kötü huylu oluşum bundan ileri gelmektedir. 1980´de Dârüşşafaka´ya girdim. Orada, fazla konuşmak zayıf biri olduğunuzu düşündürebileceğinden hikayelerimi anlatmayı bırakıp yazmaya başladım. Bir ara Franz Kafka isimli şahsiyetin benim kadar iyi uydurabildiğini fark edip küçük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ama çabuk toparlandım. Ne de olsa ben daha gençtim ve o ölmüştü. Boğaziçi Üniversitesi´ndeki Psikoloji eğitimim bana Japon bıldırcınlarından pek de akıllı sayılamayacağımızı öğretti. Otuz yaşına geldiğimde, başladığım bir romanı nasıl olduysa bitirebildim: 'Tatlı Rüyalar, psiko-absürd romantik komedi. ' Bugünlerde 11 aylık kızım Ada'yla birlikte yeni romanım üzerinde çalışıyoruz. Jules Verne, Michel Zevaco, Dostoyevski, Calvino, Nabokov ve Fowles hayatımın farklı dönemlerinde beni etkilemiş, büyük uydurukçulardır.' diyor...İşte 'Beş Yaşından Sonra Çürümesini Yazarak Durdurmaya Çalışan Yazar Alper Canıgüz'den 19 Alıntı'.
17 Adımda Sporun Sadece Futboldan İbaret Olmadığını Anlayabilmek
Spor, kazanma-kaybetme duygusundan daha fazlasını barındırır. Daha sağlıklı bir yaşam ve toplumsal birliktelik için önemi tarif edilemez derecede büyüktür. Ancak gelin görün ki çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye'de de spor sadece futbol izlemek, takımının şampiyon olmasına, galibiyetler almasına indirgenmiş düzeydedir. Bu konuda son yıllarda diğer branşlarda alınan uluslararası başarılar artsa da, diğer branşlara karşı maddi ve manevi destek aynı ölçüde değildir. Spora farklı bir bakış açısı sunmaya çalıştığımız bu galerimizi sonuna kadar okumanızı öneririz.
Altan Tan Tartışması MYK'da...
'Bale kursunda seks skandalı oldu diye tüm balerinleri suçlamak yanlış...' HDP’li Altan Tan’ın Ensar Vakfı'na ait evde yaşanan çocuk istismarı ile ilgili söylediği bu sözler yaklaşık bir haftadır tartışılıyor. Bu, Tan’ın kendi partisi içinden tepki çektiği ilk açıklaması değil, daha önce de partisine yönelik eleştirileri nedeniyle tepkilerin odağı haline gelmişti. Açıklama partisinin Merkez Yürütme Kurulu’nda gündeme geliyor...
Siz de Güneşin Doğuşu ve Batışını Kaçırmayanlardansanız Bu Fotoğraflara Bayılacaksınız!
Julien Grondin 35 yaşında Fransız bir fotoğraf sanatçısı. 2013 yılında fotoğrafçılığa başlayan Julien doğa ve manzara fotoğrafları çekiyor. Bu fotoğraflarda uzmanlaştığı konu ise gün doğumu ve gün batımı. Fotoğraf yolculuğuna ABD'den başlayan daha sonra Avrupa ve Asya'yı da dolaşan Julien 50.000'in üzerinde kare yakalamış. Roma'dan Bangkok'a birçok şehir dolaşıp fotoğraflarını çeken Julien'in bu seneki planları arasında Faroe Adaları, Norveç, İtalya dağları ve Çin var. 3 yıl içerisinde Facebook'ta yaklaşık 35 bin Instagram'da ise yaklaşık 14 bin takipçi toplayan Julien'in fotoğraflarını online olarak sipariş de edebiliyorsunuz. Sanatçının buraya koyamadığımız daha birçok fotoğrafı için:web sitesi facebook instagram 500px flickr
23 Maddeyle İncir Reçeli Filminin "İsyeaaaaan" Dedirten AIDS Hakkındaki Cahillikleri
İncir Reçeli filmi hala birçok insanın en sevdiği romantik aşk filmleri arasında. Gösterildiği yıllarda ilk etapta Aids hastalığı için farkındalık yaratan bir çalışma gibi algılansa da, işin uzmanları olaya el atınca filmin tam bir cehalet ürünü olduğu ortaya çıkmıştı. Film resmen Aids hastalarına ve Hiv pozitif insanlara karşı ön yargıları körüklemişti. Filmin hikayesine bir daha göz atıp, hem hastalık hakkında hem de filmin cahillikleri hakkında bir kez daha bilgilenelim.