2. El Araba Alacaksanız Bu Habere Dikkat Edin
Sahibinden araba almak istiyorsunuz ama kafanızda soru işaretleri mi var? Sahibinden araba almadan önce dikkat edilmesi gerekenler. Sahibinden araba alacaksanız bu habere dikkat edin Sahibinden araba almak istiyorsunuz ama kafanızda soru işaretleri mi var? Sahibinden araba almadan önce dikkat edilmesi gerekenler. Sahibinden araba alacaksanız bu habere dikkat edin Sahibinden araç satışlarının arttığı bugünlerde Sahibinden araç alırken dikkat etmeniz gereken püf noktaları var. İşte Sahibinden dizel araç alırken dikkat edilmesi gerekenler Sahibinden araç satışlarının arttığı bugünlerde Sahibinden araç alırken dikkat etmeniz gereken püf noktaları var. İşte Sahibinden dizel araç alırken dikkat edilmesi gerekenler Sahibinden araç satışları 2013 yılında otomobil satışları 664 bin 655 adetle yeni bir rekora imza attı. Sahibinden en çok satan araba markaları! İşte o liste İşte sahibinden satılık araç ilanları arasında başı çeken sahibinden.com adresinin en önemli markaları en çok satılan otomobil markaları Artan kur ve gelen ÖTV artışı ile otomotiv sektörü sıkıntılı bir yıla girerken 2013 yılını ise rekorla kapattı. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) raporuna göre 2013 yılında otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 9.72 yükselerek 853 bin 378 adet oldu. 664 bin 655 adetle rekor kıran otomobil satışlarının yanı sıra 188 bin 723 adet hafif ticari araç satıldı. Sahibinden en çok araç satan marka sıralamasında ise bu yıl ilk defa bu unvanı alan bir marka zirvede yer aldı. 2013 YILINDA SAHİBİNDEN EN ÇOK SATAN ARABALAR SAHİBİNDEN BU OTOMOBİLLER YOK SATIYOR Sahibinden bu otomobiller kapış kapış, Sahibinden en çok satılan araba markası belli oldu, Türkiye'nin en büyük ilan sitesi sahibinden.com'a verilen ilanlarla ilgili çok ilginç veriler ortaya çıktı. Peki sahibinden en fazla satılan markalar bakın neler? Sahibinden.com'da peynir ekmek gibi satılan markalar belli oldu. Türkiye'nin en büyük ilan sitesi sahibinden.com'a verilen ilanlarla ilgili çok ilginç veriler ortaya çıktı. Sahibinden.com'da ilk üç ayda 300 bin'in üzerinde vasıta satıldı ya da kiralandı. Türkiye'nin en büyük pazar yeri sahibinden.com, 2013'ün ilk üç aylık sahibinden 'vasıta' verilerini açıkladı. Verilere göre yılın 1. çeyreğinde her 23 saniyede sahibinden 1, saatte sahibinden 160 ve günde sahibinden 3 bin 859 adet vasıta satıldı veya kiralandı. Sahibinden en çok tercih edilen marka ise Renault oldu. Ayda 3 milyarı aşkın sayfa görüntülemesi ile Türkiye'nin en çok ziyaret edilen e-ticaret sitelerinden sahibinden.com'da, 2013'ün ilk üç ayında satılan veya kiralanan vasıta sayısı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 17 artış gösterdi. Bu dönem içinde sahibinden.com aracılığıyla 347 bin 373 adet vasıta yeni kullanıcılarıyla buluştu. İlan sayısında da 2013 yılı Ocak-Şubat ve Mart aylarında geçtiğimiz yıla oranla yüzde 26 büyümeyle toplam 1 milyon 887 bin 642 adet vasıta ilanının girildiği sahibinden.com'da, her 23 saniyede 1, saatte 160 ve günde 3 bin 859 adet vasıta satıldı veya kiralandı. En çok Renault, en hızlı Hyundai satılıyor Sahibindex 2013 ilk üç ayını kapsayan 'vasıta' verilerine göre, ilan giriş tarihinden bağımsız olarak en çok satılan marka 34 bin 300 adet ile Renault oldu. Renault'u sırasıyla Fiat, Opel ve Volkswagen takip etti. Hyundai ise ortalama 7 gün ile en hızlı satışı gerçekleşen otomobil markası oldu. En çok satılan model Ford Focus sahibinden.com aracılığıyla 2013'ün ilk çeyreğinde en çok satılan model ortalama 28 bin 500 TL ile Ford Focus oldu. Ford Focus'u, ortalama 23 bin 500 TL ile Renault Megane, ortalama 24 bin 500 TL ile Opel Astra ve 23 bin 100 TL ile Toyota Corolla izledi. 2013'ün 1. çeyreğinde de beyaz renkli manuel araçları tercih ettik Sahibindex verilerine göre 2013 Ocak-Şubat-Mart aylarında, 2011, 2010 ve 2004 model, beyaz renkli, yakıt tipi benzin ve Lpg araçlar tercih edildi. Yüzde 78 oranla manuel vites, yüzde 57 oranla da Sedan kasa araçlar en çok aranan özelliklerde ilk sırada yer aldı. SAHİBİNDEN SATILIK ARAÇLAR Sahibinden otomobil alanlara çok önemli uyarı geldi. ( Sahibinden ) Kilometresi düşürülmüş araçlarla karşılaşma riskinin arttığına dikkati çeken yetkililer sahibinden araç alacakları uyardı. Tüm ayrıntılar bu haberde. Otomobil almaya karar verdiniz. Ancak sıfır kilometre bir araç almayı düşünmüyorsunuz. Peki ikinci el araç alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Otomobilin motorundan şanzımanına, kaportadan döşemesine kadar dikkatle inceleyin. Mümkünse satın almaya bir otomobil tamircisi ile gidin. Otomobilin çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şase numaralarını, ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çalıntı otomobil aldıysanız ödediğiniz paradan olacağınız gibi, çalmadığınızı ispatlayana kadar uğraşmanız gerekecektir. Otomobili mutlaka deneyin. Tanıdığınız bir tamirci veya kaportacıya götürüp kontrol ettirin. Kaza geçirip sonradan toplanmış olabilir. Vergi numarası uygulaması sayesinde artık ruhsatı üzerinize almamak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine de aykırı uygulamalar olabilmekte. Bunun için mutlaka Ruhsat sahibi ile anlaşmaya çalışın. Otomobil sahibi ile anlaştığınızda, otoyu ücretini ortaklaşa ödeyeceğiniz bir otoparka teslim edin. Trafik Şube Müdürlüğü’nden otomobilin hilesiz olup olmadığını öğrendikten sonra, otomobilin sahibi ile birlikte otomobili çözün. Son zamanlarda rent a car şirketlerinden kiralananlar oto pazarında satılmakta. Bu otomobilleri alan kişiler ise mağdur durumda kalabiliyorlar.Bu nedenle otomobilin sicilini araştırmadan asla kaparo vermeyin. ALMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ OTOMOBİLE BAKMAYA GİTMEDEN ÖNCE Eski elbiselerinizi giyin: Yeni elbiselerinizi kirletmekten çekindiğiniz için onlardan çok daha pahalıya malolacak arızaları göremeyebilirsiniz. yanınızda ellerinizi silecek bez ya da kağıt havlu alın Diğer gerekli malzemeler: Bulabilirseniz küçük bir mıknatıs Kalem Ekteki çeklist’in (kontrol listesi) fotokopileri Bulabilirseniz bir “Buji Anahtarı” Her zaman otomobile bakmaya gündüz gidin! Yağmursuz bir hava işinizi daha da kolaylaştıracaktır. Eğer mümkünse otomobilin geceyi geçirdiği yere gitmeyi tercicih edin, bu size ilk çalışmadaki sorunları gösterecektir. Satıcıya otomobil hakkında hiçbir şey sormaktan kaçınmayın. Kontrol için yeterli zaman ayırın, aceleci davranmayın Deneme sürüşünü mümkünse 20-50 kilometre hızla bir duvar boyunca yapın, Duvardan yankkılanan ses alışılmamış gürültüleri duymanıza yardımcıı olacaktır. Eğer bir aracınız varsa bu kontrolü daha önceden kendi arabanızla test edip kulağınızı eğitebilirsiniz. Satıcıyla randevulaşmışsanız 15 dakika önce gidin, otomobil için yapılan hazırlığı görmüş olursunuz. Mümkünse size yardımcı olacak bir arkadaşınızı yanınıza alın Otomobilin etrafında gezerek pas çürük ve boya hatalarını görmeye çalışın, ağır hasar görmüş bir arabayı dahi onarmak mümkündür. Ancak mükemmel onarım her zaman mümkün değildir. Otomobile her iki tarafından boylu boyunca bakın otomobilin üstündeki yansımalar bozuk olmayan kesintisiz bir hat izlemelidir. Onarım görmemiş bir otomobil, çıtaları düz bir hat izliyor ve boya üzerindeki yansımalar düzgün değildir. Onarım görmüş bir otomobil; kaporta üzerindeki yansımalar düzgün değil. Otomobilin kapı ile çamurluk aralarında üst ve alt aralıklarına dikkat edin üst ve alt aralıklar arasında fark olmamalıdır. Cam kenarını ve kapı açma kollarını/kilitlerini gözden geçirin; buralardaki boya hatalarını ya da kauçuk/metal aksam üzerindeki boya kalıntılarını bulmaya çalışın, bu tür izler otomobilin tekrar boyandığını gösterir. Kapıları açıp kapı iç kenarlarında kilit aksamı, elektrik kablo tesisatı kapı fitili gibi yerlerde boya izleri arayın. Kaputu açıp kaput bağlantı menteşelerindeki cıvata kenarında boya sıyrılma veya yer değiştirme izlerine bakın. Çamurluk ağızlarına, marşpiye altına paslar için bakın. Mıknatısınızı otomobilin değişik yerlerine (özellikle köşelerine ve tavanına) yapıştırın; mıknatısın değişik çekim gücü gösteriyorsa, bu boyanın altında macun tabakası olduğunu ve aracın anarıma girdiğini gösterir. Otomobilin dört köşesine gidip yukarıdan aşağıya sallamaya çalışın ve bırakın sağlıklı bir süspansiyon (amortisörler) 1-2 kez yukarı aşağıya hareket ettikten sonra duracaktır. Aynı akstaki lastiklerin hepsi (ön arka çiftler) aynı marka ve model olmalıdır. Otomobile dışardan bakın düz bir zeminde öne-arkaya veya sağa sola yatık duruyorsa yine süspansiyon sisteminde sorun vardır. Kaputu, motor çalıştırmadan açıp motora ve kablo demetlerine dikkatlice bakın yağ sızıntılarını ve sonradan bantlanmış kabloları tespit etmeye çalışın, sonradan bantlanmış kablolar gelişi güzel yapılmış onarımları işaret eder. Yağ kapağını açın ve fenerinizle içeriyi görmeye çalışın içerideki parçalar yağlı fakat kurumsuz, temiz olmalıdır. Yağ çubuğunu çekip ucundaki yağın rengini kontrol edin yağ eğer yeni ise koyu sarı olması çok önemli değildir. Çubuğun ucundaki yağı parmaklarınızın arasında ezip içinde çok küçük metal parçalar olup olmadığını hissetmeye çalışın; eğer metal parçalar hissederseniz motorun durumu sağlıklı değildir. Motor kayışlarını ve su seviyesini kontrol edin. Bunu yapmak için radyatör kapağını açmanız gerekecektir. Bu koşullarda motorun soğuk olduğundan emin olun; sıcak su yanıklara yol açabilir. Motoru çalıştırın; kolay çalışıp çalışmadığını kontrol edin, 3-5 dakika gaza basmadan çalıştırın bu sırada olağandışı sesleri dinleyin. Daha sonra 1 dakika yarım gaz verip egzozdan çıkan gazın rengine bakın; Mavi renkli gaz motorun yağ yaktığını ve onarıma girmesi gerektiğini gösterir (bu durum satıcı tarafından daha yoğun bir motor yağı 30 numara-konarak veya bir motor katkısı konarak berteraf edilebilir ancak bu durumda da buji kontrolü size gerçeği söyleyecektir.) Siyah renkli duman motorun gereğinden fazla yakıt tükettiğini gösterir; motor ve yakıt sistemi bakımsızdır. Yoğun beyaz duman silindirlere su karıştığını gösterir, motorun açılması gerekmektedir. Motor eğer soğuksa az miktarda beyaz duman ve bir miktar su damlaması normaldir. Çünkü zaten benzinin yanmasıyla bir miktar su oluşur. Motor ısındığında rolantide motorun normalin üstünde sarsılıp sarsılmadığını kontrol edin Eğer sarsılıyorsa düzensiz ateşleme veya yakıt kesintisi olmaktadır. Ateşleme sistemi veya yakıt sistemi bakımı gerektirir. Motora gaz verdiğinizde egzozdan gelen sesi dinletin patlat susturucu veya egzoz sızıntılarını belirlemeye çalışın. 1.vitesi takın ve el frenini bırakmadan otomobili yavaşça hareket ettirmeye çalışın otomobil hareket ederse el freni çalışmıyordur buna dikkat edin. Hareket etmezse el frenini indirip hareket edin. Olağan dışı bir sarsılma olursa debriyajınızda bir sorun var demektir. Otomobili hareket ettirdikten sonra hızlanmadan önce henüz 1. vitesteyken yavaşça frene basıp frenlerin çalışıp çalışmadığına bakın. Çalışmıyorsa el freni ile durmaya çalışın. Otomobili sürün ve sesini başta belirtildiği gibi dinlemeye çalışın, olağan dışı vuruntu, gıcırtı, tıkırtı gibi sesleri tespit etmeye çalışın. Tek seferde 180 derecede dönüş yapabileceğiniz bir yer bulun ve dönerken akslardan gelen sesi dinleyin aks uçları aşınmışsa dönerken tıkırtılar gelecek, otomobil düzeldiğinde bu tıkırtılar kesilecektir. Düz bir hatta giderken kontrollü bir şekilde direksiyonu bırakın otomobil sağa sola çekerse rot ayarında bir sorun vardır. Düz bir hatta seyrederken direksiyon düz değilse rot ayarı gerekmektedir. Düzgün bir yolda hızlandığınızda otomobil ve direksiyon titriyorsa lastiklerin balansı bozulmuştur, balans ayarı gerekmektedir. Aynı şekilde hızlandığınızda otomobil sağa sola sapıyor ve direksiyonu kontrol etmekte güçlük çekiyorsanız arka lastiklerden biri inik olabilir ya da ön takımda (rot ve rotiller, akslar, salıncak burçları) sorun vardır. Rot ve balans ayarları bozuk bir otomobili bu ayarları yaptırmadan almayın birçok durumda ayar bozukluklarına bozuk bir parça neden olmaktadır. Sahibinden Dizel araç alacaklara uyarı Türkiye'de dizel araçlara karşı bir yönelim olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kadir Aydın, benzinli mi yoksa dizel mi alınmalı sorusunu şöyle yanıtladı; 'Dizel araçlar yüzde 5 daha az yakıt harcadığı için şuanda çok rağbet görüyor. Fakat Türkiye'de dizel araçların egzoz emisyonu daha fazla diye vergilerinin arttırılması söz konusu. Bundan 3-5 yıl önce benzinle motorinli araçlar arasındaki fiyat farkı 2-3 bin TL civarındayken, 6-8 bin TL ve daha üzerine çıktı. Bunun için vatandaşlar araç alırken çok daha dikkatli olsun! Bugün benzinli araçlarda da çok az tüketen dizel ve benzinli araçların bir karmaşığı olan TSI - GDI dediğimiz direk benzin püskürtmeli motorlar var. Bu araçların da yakıt tüketimleri dizel araçlara çok yakın. Artık insanlarımız seçim yaparken maliyet, kullanım sürelerini dikkate alınmalı. ' Milliyet
Muhtemelen Dünyanın En Yetenekli İnsanları
Dünyanın en yetenekli insanlarının muhteşem bir derlemesi karşınızda. Bu insanlar gerçekten yetenekli.1. Şarkı için: https://www.youtube.com/watch?v=tZWr8X2OziU2. Şarkı için: https://www.youtube.com/watch?v=GGXzlRoNtHU3. Şarkı için: https://www.youtube.com/watch?v=_VlNtNnC5RI
'İncir Reçeli 2' Filminin Fragmanı Yayınlandı
Şarkıcı Halil Sezai'nin başrolünde olduğu filmin fragmanı seyirci ile buluştu Başrollerinde Halil Sezai ve Melike Güner'in yer aldığı yer aldığı İncir Reçeli filmi 2011 yılında vizyona girmiş ve oldukça dikkat çekmişti. Halil Sezai de geçtiğimiz günlerde filmin devamının çekileceğini açıklamıştı. Vizyon tarihi henüz belli olmayan İncir Reçeli 2'nin ilk tanıtım fragmanı da yayınlandı. Sabah
Jennifer Lawrence Vileda'nın Mucidini Oynayacak
Yönetmen David O. Russell yeni filminde favori oyuncularından Jennifer Lawrence için başrol düşünüyor 'Umut Işığım / Silver Linings Playbook' ve 'Düzenbaz / American Hustle' filmlerinde birlikte çalışan Oscar ödüllü Jennifer Lawrence ve yönetmen David O. Russell yeni bir proje için yeniden bir araya geliyor. Jennifer Lawrence'ın Amerikalı dul bir anneyken girişimciye dönüşen ve viledayı icat eden Joy Mangano'nun biyografik filminde Mangano'yu canlandırması planlanıyor. Milliyet Sanat
Reklam
Sosyal Medyada Paylaşım İçin En Uygun Saatler, Günler
Sosyal medyada etkileşimi artırmak için neler yapılmalı sorusunu cevaplarken görsel ve aksiyona çağırmanın da bulunduğu uzun bir makale yazılabilir. Paylaşılacak içerik hazır olduğundaysa geriye tek bir soru kalıyor; ne kadar kişiye ulaşabilecek? Kullanıcıların Facebook, Twitter, LinkedIn, Pinterest ve Tumblr’da aktif olma sürelerine bağlı olarak paylaşımlar için en uygun saatleri Social Marketing Writing infografik haline getirmiş. En uygun saatlerle birlikte en az etkileşimin alındığı zaman aralığının da yer aldığı infografik, günde bir yada iki paylaşım yapıyoruz onu da ne zaman yapalım diyenler için önemli bir kaynak olabilir. Paylaşıma en uygun saatlerle başlayan infografikte, gün sabah ve öğleden sonra olmak üzere ikiye ayrılmış. Buna göre sabah paylaşımları için Google+’ta sabah 9:00 ile 11:00 arası, LinkedIn’de sabah 7:00 ile 9:00 arası ve Pinterest’te günün ilk saati en yoğun zamanlar olarak belirtilmiş. Öğleden sonraysa Facebook 1:00 ile 4:00 arası, Twitter 1:00 ile 3:00 arası ve Linkedin 5:00 ile 6:00 arası olarak belirtilmiş. Kısa bir çıkarımla internet kullanıcıları işe başlarken ve işten çıkmadan önce LinkedIn’i kontrol ediyorlar, gün içerisindeyse özellikle öğleden Facebook ve Twitter’da vakit geçiriyorlar. İşin bir diğer boyutunda hangi saatlerde paylaşım yapılmaması konusunda da bilgi veren infografik beklentilerin dışından sürpriz yapmamış.Neredeyse hemen hemen tüm sosyal ağlarda günün ilk saatinden sabah 8′e kadar paylaşımın sabah saatleri arasında karşılaştırıldığında en kötü zaman dilimi olduğunu, öğleden sonraysa 8 ile 12 arası paylaşımlarının öğleden sonraki saatler arasında karşılaştırıldığında en kötü zaman dilimi olduğu infografikte paylaşılmış. Sosyal ağların en yoğun olduğu zaman dilimlerini inceleyen infografiğe daha detaylı bakmak isteyenler aşağıda bulabilirler.webrazzi
Reklam
Hakan Arslan’ın Elinden Yeşilçam’ın Kötü Adamları
Yeşilçam Kötüleri, genç illüstratör Hakan Arslan imzalı bir illüstrasyon serisi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği Programı’ndan mezun olan Aslan, yine aynı okulda yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Çalışmalarını freelance olarak sürdüren Arslan’ın illüstrasyonlarının altındaki bilgileri ise Kürşat Sevim’in şuradaki sayfasından aldım.metin kaynak: elmaaltshift.com
Ölmeden Önce Gün Batımını İzlemeniz Gereken 25 Özel Mekan
Doğada gün batımı kadar güzel başka ne olabilir ki? Doğru ayarla, doğru zamanda ve doğru yerde sizde böyle unutulmaz fotoğraflar çekebilirsiniz.İşte mükemmel manzaralarıyla 'Ölmeden Önce Gün Batımını Görmeniz Gereken 25 Özel Mekan' galerisi...
Mozaikler Gidiyor, BİM Geliyor
Market zinciri BİM'in Kemalpaşa'da depo yapmak istediği arsada bulunan tarihi mozaiklerin taşınmasına karar verildiği ortaya çıktı. Ancak Batı'nın Zeugma'sı olarak da adlandırılan mozaiklerle ilgili yapılan görüşmeler, kamuoyuna 'Urla Villaları'yla ilgili olarak yansıdı. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, görevi devrettiği Bakan Ömer Çelik ve BİM'in ortaklarından işadamı Latif Topbaş'ın kamuoyuna da yansıyan konuşmalarındaki mozaiklerin aslında bu tarihi kalıntılarla ilgili olduğunu söyledi. 2012 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay mozaiklere hayran kalmıştı Günay, Hürriyet gazetesinden Banu Şen'e  şu bilgileri verdi: 'Ben Kemalpaşa'daki mozaiklerin bulunduğu alanı 2012'nin son aylarında gidip görmüştüm. Gerek mozaikler, gerekse çevresindeki duvar kalıntıları önemli bir yerleşim merkezi olduğunu açıkça gösteriyor. Gördüklerimiz bizi çok heyecanlandırdı ve Ege Bölgesi'nde önemli bir Zeugma keşfettiğimizi düşündük. Bu düşüncelerimizi de basınla paylaştım. Ancak bu buluntulardan yaklaşık üç ay sonra görevimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu alan o zamanki tespitlerime göre 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak işaretlenmesi gereken bir alandır. Şimdi burada yeni bir yapılaşma gerçekleştirmek için sürdürülen çalışmaları dikkatle takip ediyorum ve ayrıntıları öğrenmeye çalışıyorum. Daha ayrıntılı bilgi edindikten sonra bu konuda ve İzmir'de SİT alanlarında yapılmaya çalışılan başka alanlarla ilgili detaylı açıklama yapacağım. Yalnız bir şey var ki o da bun alana kesinlikle depo yapılamaz.' Önce taşınamaz sonra taşınsın kararı Süreç şöyle gelişti: 2012'de Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Ulucak mevkii 7 No'lu parselinde perakende zinciri BİM depo amaçlı inşaat yapmak üzere çalışmalara başladı. Sondaj çalışmaları sırasında arkeolojik buluntular ortaya çıktı. Alan, İzmir 2 No'lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından mozaikler ve duvarlara ulaşılmadan, ilk etapta 3. Derece SİT olarak tescillenip korumaya alındı. Alanda kurtarma kazıları başladı.Bu kazılarda Anadolu parsı ve aslanı gibi nesli tükenen hayvanlara ait mozaikler ve büyük bir yerleşim kompleksi ortaya çıktı. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay o günlerde, alanda bir basın toplantısı yaparak, buranın 'Batı'nın Zeugması' olacak değerde önemli bir arkeolojik bölge olduğunu söyledi. Bu arada BİM sanayi inşaatı yapmak istediğini, alanın ya üzerinin örtülmesini ya da mozaikler ile duvar kalıntıların kaldırılmasını talep etti. Ancak kurtarma kazıları tamamlandığında mozaikler ve duvarların olduğu alanın 1. Derece, diğer kısımların ise 3.Derece olarak tescillenmesi, bu nedenle de mozaik ve duvarların kaldırılmadan yerinde korunmasına karar verildi. BİM; kurulun 12.06.2013'te aldığı bu karara iki kez itiraz etti. Bu kez itirazlar Ankara'ya, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'na gitti. 12 Aralık 2013'te toplanan kurul, BİM'in itirazlarını değerlendirdi. Müze müdürlüğünün raporu ile BİM'in yaptığı itiraz başvurusuna ek olarak sunulan ve Ege Üniversitesi Rektörlüğünden Prof. DR. Ersin Doğaner ve Yrd.Doç. Emine Tok tarafından hazırlanan raporları dikkate alan Yüksek Kurul, mozaiklerin taşınmasına karar verdi. Plan veren duvarların bulunduğu alana ilişkin ise Koruma Yüksek Kurulu'nun 37 sayılı ilke kararları hükümleri göz önünde bulundurularak hazırlanacak projelerin, İzmir 2 Nolu Koruma Kurulu'nca değerlendirilmesi kararı çıktı. Koruma altında Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi içindeki alan, koruma altına alındığı günden bu yana sürekli polis gözetiminde tutulurken, 550 metrekarelik villanın 11 odasının altısında bulunan mozaiklerin ise toprakla kaplanarak koruma altına alındığı görüldü. Kalıntılar arasında duvarlar, sütunlar ve mezarlar da dikkat çekti. Takdir kurulun Kurtarma kazılarını gerçekleştiren İzmir Arkeoloji Müzesi'nin Müdürü Mehmet Tuna, özellikle mozaiklerin bulunduğu alanın 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olduğunu belirtirken Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Antik Smyrna Kazı Başkanı Yrd.Doç.Akın Ersoy buluntuları değerlendirdi: 'İpuçlarından MS.4.yy yüzyıl sonralarından 7.yy'a kadar kullanıldığı anlaşılıyor. O dönemde kırsalda olan merkezi mekanlı villalara benziyor. Ya zengin Nyphaion'li (Kemalpaşa) ya da Smrynalı (İzmir) bir aristokrata ait bir villa olabilir. 200 yıllık yaşam süren bir yapı. Kente Müslüman Arap saldırıları olduğu sırada burada yaşamın sona erdiğini söylemek mümkün. Şu an görünen malzemeler orijinal. Kamu yararı söz konusu olduğunda kimi zaman kurullar müzede sergilenmesi yönünde böyle kararlar alabilir. Ancak bu şekliyle baktığımızda 1. Derece Arkeolojik SİT alanı olmaya aday bir alan. Ama takdir yine de koruma kurulunundur.' Alanın en son durumu ile görüşlerine başvurulan İzmir 2 No'lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, internet sitelerindeki arıza nedeniyle en son yüklemeyi 2 Eylül 2010'da yaptıklarını daha sonra başvurumuza yazılı olarak yanıt vereceklerini belirtti. Batı'nın Zeugması Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 20 Ekim 2012'de 'İzmir'e bayram öncesinde herkesi çok şaşırtacak ve görenlerin şaşkınlığını gizleyemeyeceği büyük bir arkeolojik müjde vereceğiz' şeklinde açıklamasıyla gündeme gelmişti. Milattan sonra 4'ncü yüzyıla ait antik bir Roma kenti olduğu düşünülen alanda yapılan kurtarma kazısı sonrasında geniş çaplı kazı çalışmaları başlamış ve yine o dönemin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Murat Süslü, 'Anadolu'da kayıp kentlerin olduğu biliniyor. Yapılacak bilimsel çalışmalar sonucu belki bu kentin de hangi kayıp kent olduğu ortaya çıkacak. Burada 'Batı'nın Zeugması' denebilecek bir yapılaşma var' demişti. Süslü, 'Alan sadece villadan oluşmuyor. Sondaj kazılarıyla arazi genelinde yapılara rastlamakla beraber zaman içinde zengin verilere de rastlayacağımız aşikar. Bir kent ya da yerleşim birimi olup olmadığı belirlendikten sonra buranın durumu netlik kazanacak' demişti. BİM: GERİ ALINMASI İÇİN BAŞVURACAĞIZ BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. ise konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: Sosyal medya üzerinden yayıldığı tespit edilen tapelerle, mülkiyeti şirketimize ait bu arazi arasında hiçbir ilişki yoktur. Şirketimize ait İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinde yaklaşık 40.000 m² büyüklüğünde bir arazi bulunmaktadır. Söz konusu araziye ilişkin son durum bilgileri kronolojik olarak şu şekildedir: 1- 26 Ocak 2012 tarihinde bu arazi üzerinde bir depo yapımı için proje hazırlanmış ve yerel yönetimin onayına sunulmuştur. 2- Bunu takiben 13 Mart 2012 tarihinde kuralına uygun olarak başlatılan hafriyat çalışmaları esnasında bazı kalıntıların varlığı tarafımızca tespit edilmiş ve gecikmeksizin İzmir Müze Müdürlüğü bilgilendirilmiştir. 3- 23 Mart tarihinde müze arkeologları yerinde yaptıkları inceleme sonucunda söz konusu kalıntılar ile ilgili bir tespit tutanağı düzenlemişlerdir. Bunun akabinde 23 Mayıs 2012 tarihinde İzmir 2 No'lu Koruma Kurulu tarafından mülkiyetimizde olan bu arazi 3. derece sit alanı ilanı edilmiştir. 4- 3 Eylül 2012 tarihinde ise Müze Müdürlüğü tarafından öncelikle sondaj kazıları başlatılmış ve devamında 26 Eylül tarihinde kurtarma kazıları başlatılmıştır. Keza 29 Ekim 2012 tarihinde kazı alanı dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından ziyaret edilmiş; bulunan tarihi eserler basında haber olarak yer almıştır. 5 – 5 Nisan 2013 tarihinde kurtarma kazısı tamamlanmış, müze uzmanları tarafından hazırlanan rapor temelinde İzmir 2 No'lu Koruma Kurulu, 12 Haziran 2013 tarihinde eserlerin bulunduğu bölüm için 1. derece sit diğer kalan kısım için 3. derece sit alanı kararı almıştır. 6- 20 Ağustos 2013 tarihinde şirketimiz, bulunan tarihi eserlerin müzeye taşınması hususunda ilgili Üst Kurula bir başvuruda bulunmuştur. Üst Kurul Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan raporu dikkate alarak 12 Aralık 2013 tarihinde bulunan mozaiklerin müzeye taşınması ve diğer kalan duvar kalıntılarının yerinde korunması şartıyla araziyi 3- derece sit alanı ilanı olarak karara bağlamıştır. Bugün bulunulan noktada, şirketimiz tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'na söz konusu arazinin maliyet fiyatı üzerinden kamu tarafından geri alınması için yazılı müracaatta bulunma kararı alınmış bulunmaktadır. Hürriyet - Gerçek Gündem
Reklam
2014 Sony Dünya Fotoğraf Yarışması'ndan Mutlaka Görmeniz Gereken Fotoğraflar
Her yıl yapılan ve Dünya Fotoğrafçılık Organizasyonu tarafından düzenlenen ve Sony'nin sponsor olduğu Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri için finale kalan fotoğraflar açıklandı. 166 ülkeden fotoğrafçıların 140.000 fotoğraf ile katıldığı yarışmada finale kalan fotoğraflardan 33'ü organiazasyon tarafından The Atlantic ile paylaşılmış.  Ödül 30 Nisan'da Londra'da yapılacak törenle verilecek. İşte gözlere ziyafet 33 Fotoğraf
Tek Fotoğraf Karesinde Şehirlerin Gece ve Gündüz Halleri
'Day to Night' harika şehirlerin gece ve gündüz fotoğraflarının tek karede birleştirilmesiyle oluşturulmuş eşsiz bir çalışmadır. Stephen Wilkes tarafından hazırlanan bu çalışma günde 15 saat çalışma ve 15000'in üzerinde fotoğraf çekimini içeriyor. Ayrıca sanatçının gece ve gündüz fotoğraflarını birleştirmesi de yaklaşık 1 ayını almış. Her kare sabahın ilk ışıklarından gece yarısına kadar çekilen onlarca fotoğrafın bir ürünü. Fotoğraflarda kentlerin tarihi yapıları, sosyal hayatları ve sokak yaşantıları ön plana çıkarılmaya çalışılmış. Ağırlıklı olarak da New York manzaralarına yer verilmiş.İşte harika fotoğraflarla 'Day to Night' projesi...
Oscar'da Hakkı Yenenler
Sinema yazarı Kerem Akça  86. Oscar Ödülleri’nde ‘hakkı yenenler’i kaleme aldı. Her sene Oscar yarışının bir de görünmeyen tarafı oluyor. Aday gösterilen filmler, oyuncular ve sanatçıların girdikleri rekabetin yanı sıra kulislerde de ‘hakkı yenenler’ konuşuluyor. Elbette Akademi’nin seçimleri bir lobi faaliyetinin, iyi alınan kritik virajların, festival takvimini lehine çevirme becerisinin ve atları tespit etme kıvraklığının bir sonucu olarak şekilleniyor. Günümüzde büyük oranda TWC, Warner Bros., Fox Searchlight, Paramount ve Columbia gibi şirketlerin idare ettiği bir yarış geçiyor. Hiçbir zaman ‘şu film iyiydi ama niye Oscar almadı?’ gibi bir şeyden söz etmek mümkün değil. Yoksa sinema tarihinin gerçekleriyle çelişiriz. Hitchcock ve Kubrick’in ‘En İyi Film’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dalında Oscar heykelciğine ulaşamadığı bir dünyada böylesi bir iddia ne kadar tutarlı olabilir ki? EN AKLA YATKIN MAĞDURLAR HANGİLERİ? Ama bana kalırsa belli bir noktada geriye çekilip bu konuyu masaya yatırmak şart hale gelmeli. Elbette yarıştaki konuma göre bakınca “Sen Şarkılarının Söyle”nin (“Inside Llewyn Davis”) son düzlükte hamle yapamayarak devre dışı kaldığı, “Lee Daniels’ The Butler”ın görücüye çıktıktan sonra yavaş yavaş zirveden uzaklaştığı, Robert Redford, Tom Hanks, Oprah Winfrey, Emma Thompson ve Daniel Brühl’ün de onlara eklenebileceği net. Tabii ki bunlar etrafta dolaşan tahminler, ödül sezonunun getirdikleri ve stratejileri ışığında şekillenen tablonun koşulsuz görüntüleri. Olaya diğer tarafından bakınca ise bambaşka bir resim ile karşılaşıyoruz. Zira bu noktada “Mavi En Sıcak Renktir” (“La Vie d'Adèle”) ve “Zafere Hücum” (“Rush”) gibi yarışın içindeyken hiçbir şekilde kendini öne atamayan filmlerin niye sıfır çektiğini sorgulamak abesle iştigal etmekten öteye gitmez. Ama bunu mantıklı bir çerçevede yorumlamak elbette bizim hakkımız. Şirketleri Sundance Selects ve Universal’ın ‘gaza basma’ hazırlıksızlığından çeken bu ikili, Oscar’a uygun olmamasının da zararını görmüş gibi. İlkinin lezbiyen sinemada cinsellik konusunda cüret gösterip ‘muhafazakar’ damarı rahatsız ederek itici durması, ikincisinin ise ‘gösterişli sinema’sı ve “Senna”nın (2010) varlığı sebebiyle tatmin etmediği çok açık. DÖRT İYİ AMERİKAN FİLMİ GÖRMEZDEN GELİNDİ Ama ‘En İyi Film’ kategorisinde bana kalırsa kalite adına, Andrew Dosunmu’nun Sundance’den ödüllü, Brooklyn’de yaşayan bir Nijeryalı aileyi merceğine alan, şiirsel, ayrıksı ve gerilla sineması karşıtı “Mother of George”u en öne çıkan. Derek Cianfrance’nin polisiye kalıplarını altüst eden becerisi “Babadan Oğula” (“The Place Beyond the Pines”) ve Terrence Malick’in büyüleyici, tanımsız ve ruhsal aşk filmi yorumu “Aşkın İzleri” (“To the Wonder”) ilave edilebilir. Elbette biraz daha ileri gidersek “Elysium: Yeni Cennet”in (“Elysium”) “Yerçekimi”nin (“Gravity”) üzerinde olmasına karşın türünde daha az gerçekçi durmanın mağduriyetini yaşadığını da ekleyebiliriz. Zira Akademi’nin kurallarına göre ‘drama’ alanına yatkın, hikaye anlatma sinemasının genel kurallarının fazla dışına çıkmayan eserler kazanabiliyor. Yenilikçi anlatı modelleri deneyen, cinsel özgürlüğün sınırlarını zorlayan filmlerin şansı az oluyor. Dönem filmlerinin, politik filmlerin, geleneksel biyografik filmlerin, gerçek hikaye uyarlamalarının, savaş filmlerinin, tarihi-epiklerin, westernlerin, müzikallerin ve zaman zaman da felsefi komedilerin gücünü hissettirdiği görülebiliyor. Aşk da böylesi bir sürecin içinde başını içeriye sokabiliyor. Ama “Hayat Ağacı” (“The Tree of Life”, 2011), “Aşk” (“Her”) gibi bütün kriterleri reddeden ama özgünlüğü kabul edilen eserler, özellikle ‘beş film adayı’ kuralının değişmesiyle şans taşımaya başladı. Yeniden yukarıda adını geçirdiğim filmlere dönersek, ‘En İyi Yönetmen’ dalında da müthiş bir yetkinlik olduğunu belirtmek boynumuzun borcu. Elbette “Mother of George” gibi geleneksel çerçeve algısını her anında kaybedip, klasik anlatıyı ve lineer akışı yıkan stil duygusu yüksek bir eserden böylesi bir başarı beklemek garip olur. Veya “Babadan Oğula” gibi soğukkanlılık üzerine bir yapı kurup, asla seyircisiyle bağ kurmayan bir yapıttan… Zira Akademi için özdeşleşme yaratırken anlamlı olmak, bizi bir karakterle ilişkiye sokup, onun irade, başarı hikayesine yönlendirmek esaslı kriterlerden biri. Tabii bu dalda Ron Howard gerçeğinin özellikle üzerine basmadan parantezi kapatmak olmaz. ANA OYUNCU KATEGORİLERİNDE FAZLA MAĞDUR YOK Diğer kategorilere geçince ise ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalının bu sene bir iyi performans bolluğu içinde olduğunu söylemeliyim. Ama Emma Thompson’ın “Mr. Banks”teki (“Saving Mr. Banks”) P.L. Travers performansının, Naomi Watts’ın tepeden tırnağa hakimiyeti altına aldığı “Diana” kompozisyonunun, Paulina Garcia’nın “Gloria”da cesaret ve heyecan yüklediği orta yaşlı kadın portresinin ve Adèle Exarchopoulos’un 18 yaşındaki doğallığının, bedenini kullanma cüretinin bir yerlere gelmesi mümkündü. ‘En İyi Erkek Oyuncu’da ise aslında fazla seçenek yoktu. Toni Servillo’nun, makyajdan güç alınca ‘unutulmaz’ portreler çıkaran oyunculuk yeteneği “Muhteşem Güzellik”te (“La Grande Bellezza”) de canlanıyor. Bu performans, Hanks’ten de, Redford’dan da, Bale’den de daha yukarıda bana kalırsa. Ama kendi dilinde oynayan yabancı oyuncular, genelde ancak Hollywood’a sızmışsa bir şans elde edebiliyor. Onun yanına elbette “Aşk”ta Jonze ile müthiş bir işbirliği içinde bütün filmi sırtlayıp götüren Joaquin Phoenix’i de koymazsak ayıp olur. Kerem Akça’ya göre Oscar’da hakkı yenen aday adayları En İyi Film: Mother of George En İyi Yönetmen: Derek Cianfrance (Babadan Oğula) En İyi Kadın Oyuncu: Emma Thompson (Mr. Banks) En İyi Erkek Oyuncu: Toni Servillo (Muhteşem Güzellik) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Julie Walters (One Chance) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Daniel Brühl (Zafere Hücum) En İyi Özgün Senaryo: Upstream Color En İyi Uyarlama Senaryo: Il Futuro En İyi Görüntü Yönetimi: Mother of George En İyi Kurgu: Zafere Hücum En İyi Müzik: Muhteşem Gatsby En İyi Yapım Tasarımı: Muhteşem ve Kudretli Oz Yabancı Dilde En İyi Film: Büyük Usta (Yi Dai Zong Shi) Kerem Akça | HaberTürk
Reklam
15 Aylık Bebeğin Yağmurla Tanışma Anı
ABD’nin California eyaletinde 15 aylık bir bebeğin yağmur ile tanışma anı izleyenleri gülümsetiyor... Kayden isimli bu şirin bebeğin heyecanı ve tepkileri gerçekten büyüleyici. Yağmuru 'yakalamaya' çalışan Kayden'in muhtemelen ebeveynleri tarafından kaydedilmiş bu eğlenceli anları sosyal medyanın gönlünü çoktan kazandı. Video içinde bulunduğumuz günlerin en çok paylaşılanları arasında üst sıralarda. Mutluluk veren bir 2.5 dakika, iyi seyirler...
Reklam
Fotoğraf Sanatına Yeni Bakış Açısı
İsveçli fotoğrafçı Eric Johansson çalışmalarıyla gerçeği sorgulatıyor. Çünkü onun fotoğraflarında, ortadan ikiye ayrılan yollar ya da karada giden sandallar gibi sürreal unsurlar neredeyse normal Fotograflara verdiği sihirli havayla reklam şirketlerinin gözdesi haline gelen Isveçli sanatçı Andy Warhol un tahtında.. Pop art ın kurucusu Andy Warhol gibi yeni bir akım başlattığı düşünülen genç sanatçının pek çok çalışmasına aslında aşinayız.Daha fazlası için.. HangerArt Türkiyenin En Modern Kültür ve Sanat Sitesi
Tiyatro Salonlarında Her Daim Görebileceğiniz Seyirci Tipleri
Genelde babasından mesajlaştığını diğer insanlardan da telefonun ışığını gizlemeye çalışır.Sonunda annesinden uyarı alır ve ''höff annee yaa'' derken duyabilirsiniz.Çoğu zaman oyundan da bir şey anlamaz,tek amaç tiyatroya gidip çocuğa entel olduğunu belli etmektir.
Allahım Bu İnsanlar Neler Yapıyor!
243 tane adrenalin dolu videonun muhteşem bir derlemesi. Tek tek izlemesi saatler alabilecek olan bu muhteşem videoların derlemesi burada. Tek tek izlemek isteyen ya da videoları merak edenler için sırasıyla tam listeye şuradan ulaşabilirsiniz: https://plus.google.com/+LucBergeronzapatou/posts/9axwBmgfiHU
Reklam