Editörün Notu: Halt Etmişsin Victor Hugo!
Fransız yazar Victor Hugo’nun başyapıtı Sefiller’in muhafazakâr yayınlarıyla bilinen Ötüken Yayınları’nca yayımlanan baskısına editörünün düştüğü “eleştirel” dipnot, bu kadarına da pes dedirtti...Fransız yazar Victor Hugo’nun başyapıtı Sefiller’in muhafazakâr yayınlarıyla bilinen Ötüken Yayınları’nca yayımlanan baskısına editörünün düştüğü “eleştirel” dipnot, bu kadarına da pes dedirtti.  Hürriyet'e konu olan haberde 1907 yılında Avanzade M. Süleyman tarafından Osmanlı Türkçesiyle yayımlanmış metni günümüz Türkçesine uyarlayan editör Erol Kılınç, Victor Hugo’nun romanda Paris lağımlarının yeraltı şebekesi bağlantılarını Doğu alfabesinin karışık estetiğine benzettiği tasvirine veryansın ediyor.'SENDE ESTETİK NE GEZER'Editörün Hugo’nun “Karanlık bir zemin üzerinde Doğu’nun bir çalı gibi karışık ve şekilsiz harfleri görünüşte bir karışıklıkla gelişigüzel serpilmiş gibidir (...)” ifadesi üzerine düştüğü dipnot şöyle: “Halt etmişsin sen! Senin harflerinde estetik bir düzen olsaydı, senin medeniyetinde de hat sanatına benzer bir yazıya dayalı sanat dalı ortaya çıkardı!
Taylor Swift: 'Müziğimde Yalnızlığım Var'
ABD’nin country dalında son yıllarda yetiştirdiği en başarılı isim olan Taylor Swift, müziğe başlamasını “yalnızlığına” borçlu olduğunu açıkladı ABD’nin country dalında son yıllarda yetiştirdiği en başarılı isim olan Taylow Swift, müziğe başlamasını “yalnızlığına” borçlu olduğunu açıkladı. İngiltere’de yayımlanan Daily Star Sunday gazetesine konuşan Swift, “Hiçbir partiye davet edilmezdim. Sevdiğim çocuk yüzüme bile bakmazdı. Ben de şarkı yazmaya başladım” dedi. 1989 doğumlu Swift, “Şarkı yazmak bana çok şey öğretti. Hayatta öğrenilecek en zor derslerden biri, bazen birinin sizi sevmesini sağlamak için yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Bazen sadece boşvermelisiniz” dedi.BILLBOARD | Taraf
Karanlık İşitme Duyusunu Geliştiriyor
ABD’deki John Hopkins Üniversitesi’nden uzmanların bir hafta süresince karanlık bir ortamda tuttuğu farelerin beynindeki duyma ile alakalı bölgesinde gelişme olduğu tespit etti. John Hopkins Üniversitesi’nden sinir bilimi uzmanı Hey-Kyoung Lee “Araştırmanın en önemli neticesi bir duyunun kaybedilmesi diğer bir duyunun gelişimini artırıyor. Bu deneyde görme duyusunun kaybı işitme duyusunu artırdı. Bu normalde yetişkinlerde yapılması çok zor bir şeydir.” şeklinde konuştu. Deneyin sonucunu yorumlayan Maryland Üniversitesi’nden biyolog Patrick Kanold, “İnsanlarda işitme duyusunun artması için...Haberin devamı için 365Haber
Kim Daha İyi Programcı ?
Çoğu zaman programcı adaylarının piyasada en çok talep gören programramlama dilini seçip, bu dili öğrendikleri malum. Bu doğal bir seçim; talep olan yerde arzın bedeli olur. Bu bedel programcının iyi bir maaş ile hayatını sürdürmesi anlamına gelir.Bilindiği üzere son zamanların en popüler ve talep edilen dili Java. İnternetteki birçok istatiktik Java’nın bir numara olduğunu tastikliyor. Programcı adaylarının da Java’yı seçmeleri doğal.Java’yi bilenler ve kullananlar iyi ve akıllı programcılardır degil mi? Peki Python ya da piyasası pek fazla olmayan bir başka dili bilen bir programcının sadece Java’ya hakim bir programcıdan daha iyi ve akıllı bir programcı olduğunu söylesem nasıl tepki verirdiniz?İyi programcı, program yazmayı seven programcıdır. İyi programcı yenilikleri deneyip, ufkunu genişleten programcıdır. İyi programcı programcılık dünyasının sadece Java’dan oluşmadığını bilendir. Peki iyi programcıyı nasıl anlarsınız? Bir sonraki iş görüşmesinde işe alınacak programcı adayına Java haricinde hangi dil ya da dilleri bildiğini sorun. Alacağınız cevap programcının ne kadar iyi olduğunu gösteren indikatördür. Eğer aday sadece Java’yı bildiğini söylerse iyi bir programcı olma ihtimali doğru olabilir. Bunun ispatı edindiği tecrübeler ve bilgi birikimidir. Eğer aday Java’nın yanında Python ya da Groovy dillerine de hakim olduğunu söylerse, bilin ki karşınızda akıllı (smart) bir aday duruyor. Neden? Bunun nedeni çok basit. Piyasası olmayan bir programlama dilini ögrenmiş bir programcı, program yazmayı gerçekten seviyor olmalı ki talebin dışında kalan bir programlama dilini zaman ayırarak öğrenmiş. Bu onun yenilikçi, ögrenmeyi ve program yazmayı seven birisi oldugunu gösterir. Karşınızdaki bu kişi büyük bir ihtimalle sadece Java bilen bir adaydan çok daha akıllı ve programcılık konusunda ileri seviyede.Yanlış anlaşılmasın; Java’ya hakim olanlarda mutlaka iyi programcılardır. İyileri de var, iyi olmayanları da. Ama piyasının ihtiyacı olmayan bir dili öğrenen bir programcı çok daha fazla potansiyele sahip. Bu bir gercek! Ben böyle bir programcıyı tercih ederdim.Sadece bir programlama dilinde (bu genelde piyasası olan bir dil olacaktır) takılıp kalmış olanların verdiği cevap hep aynı olacaktır: “Çalıştığım ortamlarda yeni bir programlama dili öğrenme fırsatı bulamadım.” Gerçekten programcılığa gönül vermiş birisi o fırsatı hemen yaratır!Bu konuda Paul Graham’ın yazısını okumanızı tavsiye ederim.Özcan Acar.
Reklam
iPhone'umuzun Şarj Süresini Uzatmanın 19 Yolu...
Eğer iPhone 4 kullanıyorsanız anten problemi yüzünden cihazın tutma şekli önemli. Sol alt köşeden tutmamaya çalışmak gerek. Özellikle telefon konuşmaları esnasında.Telefonu koruyayım diye ekstrem kılıflar kullanarak farkındaolmadan şarj süresini kısaltabilirsiniz. Zira bağlantıda güçlük çeken cihaz,bağlanmak için daha fazla güç tüketecektir. Çok sık kullanılan uygulamaları bir Klasör'e atarak sayfalararası gezinme süresi kısaltılabilir. (Gözle görülür bir fark yaratacağı yok daişte, insan yapıyor...)
Paralaks 3D Canlı Duvar Kağıdı
Android cihazınızın ekranını 3D Paralaks efektiyle süsleyebilirsiniz.Paralaks 3D canlı duvar kağıdı, 3D paralaks etkisi ile soyut Nexus arka plan resimleri sunan bir uygulamadır!Paralaks nedir?Gözlemcinin yerinin değişmesine bağlı olarak bir cismin gözlenen doğrultusunda meydana gelen değişme.Şimdi kendi fotoğraflarınızı da yükleyebilirsiniz! Ayarlar ekranında 'Özel Fotoğraf' seçeneğini etkinleştirin.Kullanmak için: Ana Sayfa -> Menü -> Duvar Kağıtları -> Canlı Duvar KağıtlarıNOT Samsung Galaxy S4, Nexus 7, HTC One ve Sony Xperia Z gibi yeni cihazlar üzerinde test edilmiştir.
Reklam
Sevgililer Günü’nde Hangi Filmi İzlemelisiniz?
Şöyle mendil ıslatan, kalpleri yumuşatan, hayallere daldıran romantik bir film izlemek için Sevgililer Günü'nden güzel gün var mı?  Senede bir yakalanan bu fırsatı iyi değerlendirin. Ama film seçerken de helak olmayın. Testi çözün, sonucu  'Bize Gelsene Film İzleriz ;) mesajıyla sevgilinizle paylaşın, ortamı ayarlayın, oynat'a basın! İşte gerçek Mutlu Son! Sadece Sevgililer Gününde değil, her gün Samsung Sinema’ya tüm akıllı Samsung cihazlarınızdan* erişebilir, onlarca filmin, dizinin ve çizgi filmin keyfini sürebilirsiniz!
Gezegenimizden Birbirinden Çarpıcı 10 Etkileyici Manzara
Dünya çapında geziye çıkan tüm insanların el kitabı olan Lonely Planet seyahat rehberi, tüm dünyada çok uzak yerleri keşfetmek için insanlara gereken ilhamı veren bir başyapıt niteliğinde. Lonely Planet'tan seçilen 10 efsane manzara gezi severleri kıskandıracak nitelikte.İşte nefes kesici 10 fotoğrafla, Lonely Planet seyahat rehberinden seçilen manzaralar...
Reklam
Siyahi Popstar, Siyahları Beyazlatan Krem Üretti!
Afrika kökenli bir popstar cildi beyazlaştıran bir krem üretti. Şarkıcı, açık tenli olmayı teşvik etmediği iddiasında T24 Afrika kökenli popstar Dencia siyah teni beyaza çeviren krem üretti. Dencia’nın kendi ürettiği Whitenicious adlı krem, üç yıl sonunda siyah olan ten rengini beyaza çevirdi. Şarkıcının siyahi insanlar için ürettiği ürün internet sitesinde “Doğal renginize sonsuza dek hoşçakal deyin, sadece 7 günde cildinizdeki farkı görün!” sloganıyla satılıyor. Dencia ise açık tenli olmayı teşvik ettiği yönündeki iddialara “Ürünü kullananlar, Afrikalılar değil. Afro- Amerikalılar. Onlar da beyaz değil, siyah olmak istiyor. Bugün dünyadaki başarılı Afrikalılara bakarsanız, hepsinin manken Alek Wek kadar siyah olduğunu görürsünüz. Ben de Alek kadar siyah olsaydım, rengi açmazdım” şeklinde yanıt veriyor.
Yazılımcıların Garip Halleri - 2
Bazen sıkıcı toplantılar yapıyoruz,Bazen olmaması gereken şeyler yapıyoruz ,Bazen çok yoruluyor ve hatta ofiste uyuya kalıyoruz,Bazen takım olarak mantıklı kararlar almıyoruz,(mantıklı her şey bürokrasi engeline takılır.)Bazen kendimiz çok strese sokuyoruz.Ama biz yazılımcılar bu işi seviyoruz...
İnceleme: Warface
Bu yazı daha önce Oyungezer Dergisi'nde yayınlanmıştır.**Kabul etmek lazım, biz oyuncular biraz 'boş mezar buldun mu içine bile girersin' sınıfından insanlarız. O yüzden ücretsiz oyun gördük mü bala üşüşen arı gibi saldırıyoruz. Aslında çoğunlukla zaman geçirdiğim oyunlara baktığımda aslan payını ücretsiz olanların çektiğini görüyorum ki benim için bu League of Legends demek, sizin için Wolfteam , World of Tanks veya başka bir oyun olabilir. Ama ne demek istediğimi anladınız sanırım, oynanış süresi açısından pazar payının anormal bir bölümünü kapan ücretsiz oyunlar her geçen gün daha da gelişiyor ve oyuncuya daha iyi bir oyun tecrübesi sunmak için çabalıyor. F2P birçok FPS oyunu var lakin çok azı tarayıcı üzerinden oynanıyor ve hiçbiri arkasına Crytek gibi büyük bir yapımcının rüzgarını katmıyor. Kısacası dersimiz: Warface , artıları ve eksileri ile (ama sanırım artıları daha fazla).Betası Rusya ve Çin'de şarıl şarıl oynanırken ve gelen tepkiler 'Gerçekten iyi oyun' minvalindeyken bizler burada sabırsızlıkla bekliyorduk. Kapalı beta, beta derken nihayetinde oyun herkes için oynanabilir hale geldi. Oyunu oynamak için hesabınızı yarattıktan sonra her ne kadar tarayıcı tabanlı olsa bile 3.2 GB'lik bir indirme gerçekleştireceksiniz yani kotanız varsa hesaplarınızı ona göre yapın derim. Bundan gayrı pek fazla seçim hakkı tanımayan askerinizin görünümünü ayarlama ekranından sonra savaş alanlarına dalıyorsunuz.İki türlü oyun oynama seçeneğiniz var, klasik diğer oyuncular ile birbirinizi bir kaşık suda boğmaya çalıştığınız PvP hali ya da aynı adamlarla bir senaryoyu geçmek için A Takımı'nı (ya da Voltron'u hangisini seviyorsanız artık) oluşturmanız gereken co-op modu.Havada durdum şahitlerim var. Merak etmeyin oyun hataları yok denecek kadar az, ben bir kere rastladım.PvP modu için diyebileceğim tek şey MW2 'den sonra aradığım ama bir daha rastlayamadığım arcade FPS hissine Warface 'in çok yakın olması. Özellikle benim için bir hezimet olan COD: Ghosts 'tan sonra savaş hissi MW2 'den aşağıya kalmayan WF gönlümü PvP yönü ile kazandı diyebilirim. Eksikleri yok mu? Elbette var, betadan beri pek bir kuvvetli olan keskin nişancı tüfekleri halen gayet kuvvetli. Seri atış kabiliyetleri ile herhangi birini iki vuruşta ya da yumuşak kafasından vurarak tek hamlede mesafe ne olursa olsun indirebiliyor. Haritaların çok büyük olmadığını düşünürseniz kazandırdığı avantajı tahmin edebilirsiniz. Bunun yerine dolum süresi ile atış süresini biraz uzatsalar daha dengeli olacağını düşünüyorum. Haritalar biraz ufak sayılır ama hepsi iyi dengelenmiş diyebilirim. 8'e karşı 8 kişi oynamak biraz sıkıcı, gerçi harita boyutunu düşündüğünüzde mantıklı bir rakam olarak kalıyor ama daha büyük haritalar ve daha fazla oyuncu sayısı özellikle böyle iddialı bir oyundan beklenen bir hareket.Yerden kayarak düşmana saldırmak önemli bir hareket, vurulmanızı zorlaştırıyor.Hızlı Nişan Alan KazanırPVP modları ise az ama yeterli; Team Deathmatch, Plant the Bomb, Free For All ve Storm. İkisini açıklamama bile gerek yok zannedersem. Plant the Bomb'un Counter-Strike 'tan herhangi bir farkı yok, iki nokta ve o iki noktadan birini havaya uçurmanız o raundu kazanmanıza yetiyor ve ölen kişi oyunun bitmesini bekliyor. Storm ise üç parçaya ayrılmış büyük bir haritadaki önemli merkezleri verilen kısıtlı zaman içerisinde ele geçirme mantığı üzerine kurulu. En mücadele ettirici ve kurşunların havada uçuştuğu oynama şekli diyebilirim. Oynadığınız oyun ne olursa olsun performansınıza göre (ki bu performans ağırlıklı olarak kaç adam öldürüp, kaç defa öldüğünüz üzerinden hesaplanıyor) maç sonunda para ve tecrübe puanı kazanıyorsunuz. Tecrübe puanı yeni rütbenize gidiyor, para ise hesabınızda birikiyor ve bu şekilde yeni silahları veya mühimmatı satın alabiliyorsunuz. Warface para konusunda biraz cimri, ortalama bir silah alabilmek için uzun süre oynamanız gerekebiliyor. Elbette bir oyuna başlamadan önce silah, aksesuar ya da giyim seçeneklerinden birinde karar kılmanız da gerekLİ çünkü o maçta kazandığınız puanlar, tercih ettiğiniz kategoride toplanıyor. Silah açmak için sürekli silahlara yüklenmeniz gerekli anlayacağınız. Her şeyi açabilmek için bir hayli maç çevirmeniz lazım. Her F2P oyunun bir şekilde para kazanması gerekiyor o yüzden satın alabileceğiniz oyun parası ile bazı silahları erkenden edinebiliyorsunuz. Düşüncelerimi tek bir potada eritmem gerekirse; evet PvP'sini oynamaktan zevk aldım, savaşırken eğlendim.Aslında hangi düğmeye bastığımı ben de bilmiyorum, o gördükleriniz de Çokonat bomba değil.Takım Oyunu Yoksa Co-Op Bölümleri GeçemezsinizOyunun Co-op'u, hatta buna PvE de diyebiliriz, aynı PvP kadar eğlenceli. Warface ekibi olarak kötü adamlardan kurulu Blackwood örgütüne karşı harita harita savaşıyorsunuz. Oyunun belirli noktalarında belirli aksiyonlar oluyor ve bunları geçebilmenin tek yolu dengeli bir takım kurarak hep beraber uyum içinde oynamak. Geçmeniz gereken uzunca bir cadde ve sağa sola dizilmiş düşman keskin nişancıları mı var? O zaman sizin de keskin nişancınız olabildiğince dikkatli oynamalı çünkü o caddeyi kolay kolay geçebilecek başka bir birim bulunmuyor. Medic iseniz savaşmaktan daha çok yaralanan arkadaşlarınızı iyileştirmeye odaklanmalısınız mesela. Bazı bölümlerin sonunda ise bölüm sonu canavarı diyebileceğim büyük abiler çıkıyor. Hepsinin zayıf bir noktası var ve sabırla düzgün bir strateji uygulamazsanız sizi paketleyip ailenize geri gönderiyorlar. Siz bir haritayı ne kadar iyi bilirseniz bilin her seferinde yeni oyuncularla birlik kuracağınız için onların verdiği tepkileri bilmediğinizden daha haritanın başında çok zorlanabiliyorsunuz.Peki en önemli soru geliyor. Warface gavurun pay to win yani 'ödeyen kazanır' dediği tarzda bir oyun mu? Bir bakıma öyle denilebilir çünkü tecrübe desteği satın alan oyuncular daha hızlı seviye atlayabiliyorlar bu da daha iyi silahlar demek çünkü silahlar arasında özellikle saldırı tüfeklerinde önemli bir fark var. Ama bu demek değil ki oyun dengesiz, her önüne gelen sizi ördek gibi vuruyor. Warface bir başka F2P FPS olan Tribes 'dan çok daha iyi diyebilirim. Planetside 2 savaş alanı büyüklüğü açısından çok üstün olmasına rağmen, Warface de sunduğu eğlence açısından en az Planetside 2 kadar beni oyaladı. Yani diyeceğim şu ki; F2P bir FPS arıyorsanız ve hatta sistem dostu olması ( Planetside 2 pek sistem dostu değil) sizin için çok önemliyse hiç çekinmeden Warface 'te tetik çekmeye başlayın, eğlence garantisi veriyorum.KÜNYEWARFACE- PCTür FPSYapım Crytek KievDağıtım İnternetSistem EkonomikKutulu Fiyatı YokDijital İndirme ÜcretsizYaş Sınırı BelirlenmediDahası İçin http://warface.wikia.com/wiki/WarfaceKARNENOTU: 7Ne kadar oynanır 1 Yıl.SON KARAR Bir bölüm daha oynayayım hadi bir bölüm daha derken bilgisayarın başına mıhlayan oyunlardan Warface ve bunu da dengeli PvP sistemine borçlu. Alet edevat biraz yavaş açılıyor ama kendini oynattığı için pek kafaya takılacak bir ayrıntı değil.Bulunduğu PlatformlarPC, PS3 (belki), Xbox 360 (2014'te)+Arcade oyun tarzı başarılıCo-op bölümleri mücadele ettiriciTarayıcı tabanlı olmasına rağmen grafikler gayet iyi-Paralı tecrübe puanı bonusu alanlar sizden birkaç adım öndeMaçlarda oyuncu sayısı azOynayacak sunucu zor bulunuyor
Reklam
Zamanın Normalden Daha Yavaş Aktığı 12 An
Çok bariz bir şekilde pazartesi diğer günlerden daha uzun süreli bir gündür. Sanki 24 değil de 45, ne bileyim 50 saatmiş gibidir. Standart bir çarşambanın iki katıdır, geçmek bilmez.
Darth Vader'ın Facebook'unda Neler Oldu?
Star Wars'un imparatoru Darth Vader'in bir facebook hesabı olsaydı 'A Look Back' videosu böyle olurdu.Facebook'a katıldığı günden beri paylaştığı fotoğraflar,videolar ve yazılar tek bir video altında toplanmış şekilde.Gelin Darth Vader'in geçmişten bugüne olan videosunu sizde izleyin.
Reklam
Walter White'ın Facebook'u Olsaydı
Breaking Bad'in Heisenberg'i Walter White'ın bir facebook hesabı olsaydı,geçmişten bugüne kadar paylaştığı içerikler bu şekilde tek bir video altına dönüştürülebilirdi.'A look back' videosu olarak bilinen bu facebook uygulaması günden güne herkes tarafından kullanılmaya başlandı.
İnternet'te Gerçekleşen 10 İlk
İnternet kullanımının küresel ölçekte artması, mobil odağında büyüme, sosyal medyada kişi başında geçirilen süre haberleri güncel konular arasında bulunsa da bugün internetin ilk zamanlarına gidelim. İnternette satılan ilk üründen, ilk e-postaya, ilk internet bankacılığı uygulamasının aralarında bulunduğu internetin ilk 10′unu sizin için derledik. İlkler unutulmaz demenin çok mümkün olmadığı internetin hızında kaybolmuş belki de daha önce hiç duymadıklarınız ilker yazıda yer alıyor. Her geçen gün büyümesini sürdüren e-ticaret pazarının temeli olan internette satılan ilk ürünün uyuşturucu olması gibi dikkat çeken bilgilerin bulunduğu listede Amazon ve eBay’de satılan ilk ürünler de yer alıyor. webrazzi
Trafo Gibi Bir Adam
Sırp asıllı Slavisa Pajkic’in görenleri hayrete düşüren bir özelliği var. Sırbistan’ın Pozeravac şehrinde yaşayan Slavisa Pajkic yüksek voltaja hiçbir yara almadan dayanabiliyor. Sıradışı bu özelliğini 17 yaşında keşfeden Slavisa Pajkic bir insan için 50 voltluk bir lektrik bile tehlikeli olabilirken hiç gözünü kırpmadan elektrik prizine elini sokabiliyor, ampülleri yakıp bir sosisi küle bile çevirebiliyor… Slavisa 1983′te 20 bin voltluk akımı alarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girerken 2003′te ise rekorunu bir suyu 1 dakika 37 saniye içinde 97 dereceye kadar ısıtarak yenilemiş.Bilimadamlarının vücudunda gelişen olayları tam olarak açıklayamadığı Slavisa’nın iletken bir yapıya sahip olduğu söyleniyor. Üzerinde yapılan araştırmaya göre akımların vücudunun içinden geçmeyerek sadece derisinden aktarıldığını bulmuşlar. Dünya üzerinde birçok şova konuk olan Slavisa, gönüllü olarak insanların migren, sinüzit ve sırt problemlerini çözmeyide başarmış.
Sevgililer Günü Hediyesini Bedavaya Getirmenin 10 Yolu
'Sevgililer Günü'ne inanmıyorum', 'Aaaa nasıl da unutmuşum pirenses', 'Bebeğim senin hediyen benim' gibi cümleler sizi bugüne kadar kurtardı. Ama sevgilinizin gözlerini bir uçtan bir uca devirdiği an da gözünüzün önünden gitmedi.  Bu sene edebiyatı bırakın, biraz kafayı çalıştırın. Hem vakitten, hem nakitten tasarruf edeceğiniz son dakika sürprizlerini sizin için seçtik.  Laf aramızda içlerinde Sınırsız Sinema Bileti de var. Nasıl mı? Galerinin sonunda!
Reklam