onedio
Meksika'nın Gizemli "Oyuncak Bebek Adası"ndan Kabuslarınıza Girecek Fotoğraflar
Mexico City'nin güneyinde bulunan ve kanallarla çevrili kırsal alan Xocimilcho'da bulunan ufak bir ada gerçekten garipliğiyle insanın kanını donduracak nitelikte.  Yerel halk tarafından lanetli olduğu ve doğaüstü birşeylerin olduğu iddia edilen Oyuncak Bebek Adası'nda gerçekten hayalet var mı bilemem ama, dünyanın en acayip yerlerinden birisi olduğu kesin.  Hikayeye göre 50 yıldır adada tek başına yaşayan ve 2001 yılında ölen Don Julian Santana, hiç bir şekilde insanlarla iletişime geçmiyormuş ve küçük bir kız hayaletinin peşinde olduğuna inanıyormuş. Bu yüzden adanın çeşitli yerlerine kızdan korunmak ve ona aslında arkadaş olduğunu göstermek için bir çok oyuncak bebek asmış. Tabi bu oyuncak bebekler zamanla yıpranarak gerçekten acayip bir görüntü oluşturmuşlar.  İşte adadan bazı fotoğraflar
Otomobil Kullanırken Dinlememeniz Gereken 7 Parça
Artık trafik sıkışıklığı sıradan bir olay haline geldi. Bu yüzden de evde/ofiste dinleyeceğimiz parçalardan ziyade 'bugün işe giderken ne dinlesem?' şeklinde soruları kendimize sorarken buluyoruz.Müzik seçimi çok önemli. Malum, radyo kanalları her zaman sevdiğimiz şarkıları çalmıyorlar. En sağlamı, kendi müziklerimizi kendimiz seçip gerek USB, gerek Bluetooth ile direksiyon başında dinlemek oluyor.Ancak bazı parçalar var ki, insanda yarattığı etki, direksiyon başında çok uygun olmuyor.
Şu An Lost'a Başlamak İçin 7 Sebep
Anlayan vardır, anlamayan vardır. Final bölümü biraz anlaşılmamış bu yüzden de 'bozdu' denilmiştir. Ama Lost dediğin dizi zaten bilim-kurgu ögeleri olan bi' dizidir dolayısıyla bozduğu filan da yoktur. Yazı spoiler içerebilir, içerlemeyiniz.
Aşkı Anlatan Çekilmiş En Güzel Kısa Film
Avustralyalı yönetmen  Patrick Hughes, etkileci olduğu kadar sürükleyici bir aşk hikayesini tek kelime konuşma geçmeyen bir kısa film ile anlatmayı başarmış. Signs yayınlandığı 2008 senesi boyunca en çok izlenen 10 video arasında yer almış. Yapım : Avustralya / 2008Yönetmen : Patrick HughesSüre : 12 DakikaÖdül : Schweppes Kısa Film Festivali
Bozuk Paraları Boyayarak Yeni Bir Kimlik Veren Proje: Tales You Lose
Instagram'da kendi konseptini yaratıp zamanının konsept bloglarında olduğu gibi hızla takipçi sayısı artan kullanıcılardan zaman zaman bahsediyoruz. Bu projenin de çıktığı yer esasında Andre Levy'nin bu Instagram hesabı. Brezilyalı sanatçı eğlenceli ve farklı bir tema yaratarak bozuk paraları boyuyor. Yarattığı serinin ismi Tales You Lose. Bozuk paraların üzerindeki yüzleri renkli renkli boyuyarak yeni bir karakter yaratan Levy devlet adamlarından birer süperkahraman ya da pop kültür ikonu çıkarıyor.
Reklam
Mozart Neden Türk Marşı Besteledi?
etiket
Hiç düşündünüz mü Mozart neden Türk marşı besteledi? Sizler için araştırdık ve bulduk Türklerin Avrupa'da hayranlık uyandırdığı yıllarda, Mehter Marşı'ndaki ritimden esinlenmiş  Mozart, 1783 yılında 11 numaralı la majör piyano sonatı'nın (K. 311) 3'üncü bölümünde 'Ronda alla Turca' (Türk Marşı)'nı besteler. Bu beste halen, Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm özel davetlerinin yanı sıra, ülke tanıtımında kullanılmaktadır. Ludwig Van Beethoven'ın da Türk Marşı olarak eseri vardır. Turkish March Beethoven (part of Op. 113 No. 4): Die Ruinen von Athen (The Ruins of Athens) Türk rap sanatçısı Ceza, sonatın üçüncü bölümüne 2012 yılında Türkçe söz yazdı ve parçaya bir klip çekildi.
Dünyanın Nüfus Yoğunluğu Bakımından 1 Numarası, Kanunsuz Şehir
Yıkılmadan önce dünyanın 1 numaralı nüfus yoğunluğuna sahip gotik şehri Kowloon Walled City, görüntüsüyle ve yaşantısıyla görenleri etkiliyor. Kötü bir yaşantı, illegal bir yaşam tarzı, kanunsuz bir şehir. Otoritenin bile giremediği bir bölge, garip bir yerleşim. Nasıl betimlemeler yapılabilir ya da hangisi burayı tarif etmeye yeterli olur bilemiyorum fakat Banliyö 13 filminindeki bölgenin orjinal hali, birçok filme ev sahipliği yapmış ya da ilham olmuş şehir diyebiliriz burası için. Greg Girard fotoğraflarıyla, kısa açıklamalarıyla bu şehri-bölgeyi biraz olsun tanımaya çalışalım...
Reklam
Facebook'ta Sinir Bozan 9 Kusurlu Hareket
Facebook... Bir üniversite öğrencisini kız tavlamak için kurduğu bu sosyal ağ; dünyayı yerinden oynatıyor... Telefonda, tablette, bilgisayarda sürekli yenileyip durduğumuz, 'Kim ne paylaşmış bakayım' derken bizi bağımlısı hale getiren, milyonları hatta milyarları peşinden sürekleyen Facebook... Adeta günlük hayatımızın sanal hali olan Face'de sizinde sinirlerinizi bozan, saç yolduran 10 hareketle karşınızdayız...
Yabancıların Gözünden 2 Dakikada Türkiye
WOKITOKI adlı grup, çoğu ülke hakkında bilgilendirici ve eğlendirici 2 dakikalık videolar hazırlıyor. Grup, Türkiye hakkında da bayağı açıklayıcı bir video hazırlamış. Derleme, yabancıların gözünden nasıl göründüğümüz hakkında bir fikir vermesi açısından oldukça eğlenceli de. Ve bu grubun diğer videolarını da izledikten sonra diyebilirim ki en eğlenceli video Türkiye'ninki (Belki Rusya).
Balat'ın Fotoğrafçılardan ‘Çektiği’
ZEYNEP KILIÇ HABERLER PazarBalat karelerinin olmazsa olmazı ‘top oynayan çocuk’, ‘camdan bakan teyze’ ve ‘halı yıkayan kadın’a sorduk: Neden sizi çekiyorlar? Cevap: “Biz de bilmiyoruz.”“10-15 kişiden oluşan amatör fotoğraf gruplarının akınıyla bahara girildiğini anlayan Balat halkı, sokakta halı yıkama seanslarına start verdi.”Son dakika gelişmesi gibi duran bu cümle, tahmin edeceğiniz üzere ironik haberlere imza atan mizah sitesi Zaytung’dan. Ve her Zaytung haberi gibi gerçeklerden tamamen kopuk değil. Nitekim amatöründen profesyoneline fotoğraf meraklıları için bir nevi laboratuvar işlevi gören Fener ve Balat semtleri bu konuda Tarlabaşı’nın bile pabucunu dama atmış durumda. Şimdilerde fotoğraf makinesini eline alan, bu iki semtin yolunu tutuyor ve tabiri caizse; ‘camdan bakan yaşlı teyze’, ‘saçı başı dağılmış çocuk’, ‘kapı önünde laflayan kadın’ avına çıkıyor. Dizi ve film çekimlerine gelen ekipleri hiç saymıyoruz bile.Durumu ‘eskiye duyulan özlem’, ‘tarihi yapılara duyulan merak’ gibi sebeplerle açıklamak kolaycılık olacağından bizzat sakinleriyle görüşmek üzere Fener-Balat’a doğru yola koyuluyoruz. Bir elimde ses kayıt cihazı, diğerinde not tutmak üzere defterimle ara sokaklarda gezindikçe kimse dönüp bakmıyor bile. Bir şekilde semtlerini incelemeye gelenlere o kadar alışkınlar ki. Niyetimi açıkladığım kişiler de ağız birliği etmişçesine aynı tepkiyi veriyor: “Evet geliyorlar fotoğraf çekmeye. Hafta sonları bu sokaklardan geçilmiyor bazen. Bilmiyoruz ki neden çekiyorlar. Eski binaları seviyorlar herhalde.”‘Renkli çamaşır asar mısınız?’ diye soruyorlarDışarıdan oldukça koyu olduğu belli olan pencere önü muhabbetlerden birini bozmak zorunda kalıyorum. Kur’an kursuna giderken komşusuyla iki lafın belini kırmak üzere duran kadına yaklaşıyor ve soruyorum: “Buralarda sürekli fotoğraf çekilmesinden sıkılıyor musunuz?” “Kızım ben pek anlamam o işlerden” deyip, pencereden bize bakan komşusunu çağırıyor. Fatma Korkmaz bizi kırmayıp aşağıya geliyor. 19 yaşındaki Korkmaz, Balat’a beş yıl önce gelin gelmiş. Fotoğrafçılardan sıkılıyor musunuz, sorusuna “Yoo niye sıkılalım, alıştık biz.” diye cevap veriyor. “Türkler de çok var ama daha çok yabancılar geliyor. Bir gün AB’ye girersek hiç yabancılık çekmem.” diye de espri yapıyor. Ona göre fotoğrafçıların en çok ilgisini çeken, binalar ve çamaşırlar. Fotoğrafçıların ve film ekiplerinin bazen kendilerinden ‘renkli çamaşırınız varsa asar mısınız?’ diye ricada bulunduklarını anlatan kadınlar, “Bazen de kendileri çamaşır getiriyor.” diyor. Korkmaz, bir gün de ‘ne kadar güzel evlerde oturuyorsunuz bir bilseniz’ diyen bir kadına evin durumunu anlatıp ‘isterseniz değiştirelim evleri’ diye karşılık verdiğini anlatıyor. Fotoğrafçıların ilgisinden genel olarak rahatsız olmadıklarını belirtirken eklemeden de geçemiyor genç kadın: “Geçende halı yıkarken çekmeye çalıştılar, rahatsız olduk. Sonuçta üstümüz başımız ıslak oluyor. Ben nereden bileyim o fotoğrafı nerede kullanacağını. Çekmeyin deyince çekmiyorlar sağ olsunlar. Ama haberimiz olmadan çekip koyuyorlarsa bir yerlere ona bir şey yapamıyoruz.”‘Para verdiklerinde seviniyoruz’Korkmaz’ın yanından ayrılıp bir başka ara sokağa giriyorum. Karşıdan, bu zamana kadar belki yüzlerce kez fotoğrafı çekilen Balatlı üç çocuk geliyor. Buz gibi havaya rağmen ve daha da önemlisi internet kafeye gitmek üzereyken yollarından ediyorum Aziz ve Bünyamin kardeşler ile Burak’ı. Geri çevirmiyorlar beni ve hep bir ağızdan başlıyorlar anlatmaya: “Abla bizim ev tarihi. 1970’te yanmış sonra tekrar yapılmış. Bizim evin önünde çok fotoğraf çekiyorlar. Geçen de benim fotoğrafımı çekti turist. Facebook’a da eklemiş. Bazen de biz onların fotoğrafını çekiyoruz. Kenan İmirzalıoğlu ile geçende fotoğraf çektirdik. Bazen para veriyorlar. Bana 5 lira verdi bir tanesi. O da bir şey mi bana 20 TL verdi...”‘Hiç sıkılmıyor musunuz peki?’ diye araya giriyorum. “Bazen sıkılıyoruz. Gözlerimiz ağrıyor.” diyor biri. “Para verince hoşumuza gidiyor.” diyor bir diğeri. “En çok maç yaparken çekiyorlar. En heyecanlı yerinde oyunu bozuyorlar.” diyor nihayetinde en küçükleri. Kimin, ne dediğine ben de şaşırıyorum ve ‘Eee bir fotoğraf da ben çekeyim bari’ diyorum. Dedik ya belki yüzlerce kez fotoğrafları çekildiğinden inanılmaz antrenmanlılar ve daha fotoğraf lafını duyar duymaz pozisyon alıyorlar. Kollarını birbirlerinin omuzuna attıkları o klasik pozu bir kez de bana verip internet kafenin yolunu tutuyorlar.‘Camdan bakan kadın’ın nesi ilginç?Fotoğrafçıların ilgisinden çok rahatsız olanlar da var. Az önce kırdığı odundan kalanları süpürürken karşılaşıyoruz onlardan biriyle. İsmini vermek istemeyen kadın “Çoğu insan sıkılmıyor olabilir ama ben istemiyorum hem kendimin hem çocuklarımın fotoğrafının çekilmesini.” diyor. 30 yıldır burada yaşadığını ve hâlâ ‘neden fotoğraflarının çekildiğini’ anlamadığını söylerken kendi kendine çıkarımda bulunuyor: “Çamaşır asan, camdan bakan kadın niye ilginç geliyor ben bilmiyorum. Kim bilir hâlâ bu devirde sokakta odun kıran kadın görmek ilginç geliyor onlara. Belki de küçümsüyorlardır.” Çocuklara para verildiğini öğrendiğinde ise fotoğraf çekilmesini istememesinin haklılığı kanıtlanmışçasına ekliyor: “Öyle bir şey varsa, çok kötü. Yani çocuklarımızı öyle bir şeye alıştırıyorlarsa bu hiç iyi bir şey değil.”‘Oryantalizmin bize de sirayet etmiş hali’Gezgin Dergisi Fotoğrafçısı ve Yazarı Hayrettin Oğuz, Balat’ta gelinen noktayı oryantalizmle ilişkilendiriyor: “National Geographic bakış biçimi adını verdiğimiz oryantalizmin bizim insanımıza da sirayet etmesiyle ilgili bir durum. Çünkü modernite ve oryantalizm ‘öteki’nin varlığıyla ayakta durur. Bugün bu tür mahallelere giderken fotoğraf makinesi elinde olan insan, karşısındaki insana selam bile vermez. Çünkü o bir insan değil sadece fotoğrafın malzemesidir. Tüketilmesi gereken bir unsurdur.”O insanlardan çok farklı değil hayatımızFotoğrafçılık bölümü mezunu Gökçe Öktem’in ders kapsamında semtte defalarca çekim yapan biri olarak söyledikleri dikkat çekici: “Fotoğraf öğrencisi olarak Balat’ta fotoğraf çekmek gibi bir deneyim yaşamak kaçınılmazdır. Oraya gidip toprakla oynayan çocuk, örgü ören yaşlı kadın, pencereden bakan genç kız vs. fotoğrafı çekilir. Sokaklarında gezerken sanki dünyanın en medeni ülkesinden inmiş şaşkın turistler gibi hayretlere düşmek, oradaki halka samimi görünmeye çalışarak yapmacık olmak da yanında hediyesidir. Neden oraya götürülüp sanki o insanlardan çok farklı bir dünyada yaşıyormuşuz gibi o hayatı belgelemek zorunda bırakıldığımızı asla anlayamadım.”Rahatsız olanların sayısı artacaktırFener-Balat-Ayvansaray kitabının Yazarı Ahmet Özbilge, fotoğrafçıları oryantalist bir bakış sahibi olarak nitelemek biraz haksızlık olacağını düşünmekle birlikte, bölge turistleştikçe fotoğraflarının çekilmesinden gına gelenlerin sayısının artacağını düşünüyor. Ancak Özbilge’ya göre bunun sebebini oluşturanlar bölgeye fotoğraf çekmeye gelenlerden ziyade, bölgedeki değerlerin ranta dönüşebileceğini fark edip bu yönde çalışmalar yapanlar.
Reklam
Ünlülerin En Çok Beğendiği Filmler Listesi
Ünlülerin de tıpkı bizim gibi birer insan olduklarını düşünürsek elbette onlarında beğendikleri filmler, müzikler vb. şeyler vardır. Gerek hayranlıkla filmlerini izlediğiniz oyuncuların, eserlerini hayranlıkla dinlediğiniz şarkıcıların ve bir çok tanınmış ismin en beğendikleri filmlerden seçmeler yaptık ve karşınıza sunduk. Eğer içlerinden birisini seçip izlemeye karar verirseniz, şimdiden iyi seyirler.
Gündelik Kıyafetlerle Doğa Fotoğraflarını Zekice Tamamlamak
Brighton merkezli fotoğrafçı Joseph Ford, sanat yönetmeni Stephanie Buisseret, stilist Mario Faunez ve ilerleyen günlerde ekibe katılan bir diğer stilist Almut Vogel ile birlikte gündelik kıyafetlerin yakın çekim fotoğraflarıyla doğa fotoğrafları zekice birleştirilmiş. Kazağın kıvrımları bir çölü, kot pantolondaki görüntü bulutu, fermuarlar ise yolları tamamlamış. İşte oldukça yaratıcı çalışma sizlerle...
Kabına Sığmayan Bebeklerin Firarları
Zekası boyutlarından çok daha büyük olan bebeklerin firarlarını konu alan eğlenceli bir derleme yapılmış. Bu bebekler yürümeden önce tüymeyi öğrenmişler. Kutluyoruz :)
Reklam
Dünyanın En Gariban Ülkeleri
Öncelikle her tür zenginliğin sömürüden geçmekte olduğunu belirtmek isteriz. Sistemin bu sömürüye dayalı kirli düzeninin dişlileri arasında sıkışıp kalmış bu ülkelerin tez zamanda refah dolu günler yaşamasını diliyoruz. Amacımız elbette mizah yapmak değil, farkındalık yaratmaktır. Ayrıca adı geçen ülkelerin hemen hemen hepsinde bir dönem devam etmiş ya da halen devam etmekte olan iç savaşlar, işgal ve salgın hastalıklar olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğiz.
Reklam
İnsanlardan Sonra Yaşam Nasıl Olurdu?
İnsanlardan sonra yaşam nasıl olurdu hiç düşündünüz mü? Hesaplı Reyonum sosyal medya ekibi sizler için araştırdı. Gezegenimiz sadece bize ait değil unutmayalım. Yerleşim yerlerimiz bir gün asıl sahiplerine geri dönecek.
17 Karede En İyi Breaking Bad Duvar Kağıtları
Malumunuz izlediğimiz diziler yabancı ya da yerli bir süre sonra bizim için sadece bir dizi olmaktan çıkıyor. Özellikle bitene kadar her gün aralıksız izleyip, bittikten sonra da 'yahu keşke yavaş yavaş izleseydim' dedirterek hayatımız da açılmış bir boşluğu yüzümüze vuruyor.  Bu boşluğu bir nebze de olsa kapayabilmeniz için masaüstünüzü süsleyecek birbirinden güzel 17 Breaking Bad wallpaperı. Not: Yüksek kalite de indirebilmek için resmin sol üst köşesine gelip, kenar da çıkan seçeneklerin en altında ki aşağı doğru bakan okumsu kırmızı kutucuğa tıklayın.
Reklam