Yaratıcılık Patlaması Çıkartmalar Paris Sokaklarında Görücüye Çıktı
Sokak sanatçısı  Charles Leval, nam-ı  Levalet tarafından yapılan çıkartmalara 'wheat paste' adı veriliyor. Bu çıkartmalar ilk önce bir kağıda çiziliyor daha sonra bu çizimler yüzeye aktarılıyor.Paris sokaklarına akıllıca yerleştirilen bu harika çizimler görenleri hayran bırakıyor.İşte yetenek ve yaratıcılığın birleştiği harika çalışmalar...
Lenovo, En İnce Akıllı Telefonuyla Pramit Şov Yaptı
Lenovo, 2013 yılının sonlarında Vibe X adında Android akıllı telefonunu tanıtmıştı. Vibe X, şuanda şirketin en ince yüksek özelliklere sahip akıllı telefonu. Cihaz, 144 x 74 x 6.9 mm ölçülerinde ve sadece 121 gram ağırlığında. Lenovo Vibe X’in inceliğine dikkat çekmek için farklı bir yönteme başvurdu. Şirket Vibe X ile katlı bir pramit oluşturarak resmi Twitter hesabından paylaştı. Vibe X her pazarda mevcut değil ve 420 dolar fiyat etiketi ile Çin, Hindistan ve Rusya gibi pazarlarda satın alınabilir. Cihaz, bir 5-inç Full HD (1080 x 1920) ekran, 1.5GHz dört çekirdekli MediaTek MT6589T işlemci, 13MP arka kamera, 5MP ön kamera, 2GB RAM, 16GB dahili hafıza, Android 4.2 Jelly Bean ve 2.000 mAh pil gibi özelliklere sahip. Geçtiğimiz günlerde Motorola’yı satın alan Lenovo’nun, akıllı telefon pazarında daha aktif rol oynaması bekleniyor.Teknolojioku
Dünyanın En Şanslı Adamının Reklam Filmi
Amerikan bira markası Budlight Super Bowl için çok eğlenceli bir viral reklam filmi çekmiş. Ian adında sıradan bir adamla güzel bir kız, bir barda tanışır ve adam hayatının en ilginç gecesini yaşadığı olaylar zinciri başlar. Arnold Schwarzenegger ise reklamın bonusu. İzliyoruz.
Okul Otobüsünü Mobil Eve Dönüştüren Öğrenciler ABD Turunda
Yüksek lisans mimarlık öğrencisi Hank Butitta ve 2 arkadaşı 3000 dolara aldıkları otobüsü mobil bir eve çevirdiler. 15 haftalık emek ve 6000 dolar ekstra harcamadan sonra otobüs çok ilginç bir atmosfere büründü. Normal bir evde olan mutfak, banyo, tuvalet, oturma odası ve yatak odaları bulunan otobüs biraz dar olsa da öğrenciler için harika bir mekan olmuş. Şuan otobüsleriyle ABD turuna çıkan öğrenciler hayatlarından memnun görünüyor...Bu ilginç mobil eve yakından bakalım...
Aslında Süper Kahramanlar
Süper Kahramanlar bir anlık şeytana uyarsa. HangerArt Türkiyenin En Modern Kültür ve Sanat Sitesi Daha Fazlası Için Tıklayınız.
Reklam
Odun Herif Yazdı: 'Biz Facebook'a Giremezsek...'
En sevdigimiz Twitter fenomeni “Odun Herif” yeni internet yasasına Dipnot Tablet‘den meydan okudu “Biz Facebook’a giremezsek seçim kampanyasını nasıl yürüteceksiniz? Biz Twitter’a giremezsek yaptığınız çalışmaları nasıl anlatacaksınız?” “İnternetimize Dokunmayın!” Valla ben hükümetin internet yasaklarından falan korkmuyorum asıl hükümet korksun. Türkiye’de internet yeni yeni yayılmaya başladığında mahallede evine internet bağlatan ilk ben olmuştum. İlk bağlattığımda interneti tek başıma kullanıyordum, sonra bir gün kapı komşusu İbrahim Ağabey rica etti modemden bir kablo da ona çektim. Sonra alt komşu, karşı bina, berber Kemal, bakkal Muharrem derken tüm mahalle internet hizmetini benden almaya başladı. Telekom firmasındaki yetkililerin kulağına gitmiş. Eve geldiler, bir gün. Sözleşmeyi önüme koydular, tomarla para saydılar. Bizim mahallede kurduğumuz ağ, telekom firmasının ağından daha geniş olduğu için bizim ağımıza dahil olmak istemişler. Şartlarımı söyledim görüştük, anlaştık. Aradan 6 yıl geçti. Bu sosyal ağlar çıkana kadar çok sorun yaşamıyorduk. Şimdi bazen Facebook’tan bakıyorum, berber sevmediğim bir şey paylaştığında gidip modemden onun kablosunu söküyorum. 3 saat, 5 saat, 1 gün artık kafama nasıl eserse çekiyorum internetinin fişini. Aklı başına gelene kadar. Bakkal Muharrem onu bunu dürtüyor şikayet geliyor, çat çekiyorum kablosunu. Mahalleli üzerinde çok ciddi bir baskı uyguluyorum, kafama göre at koşturuyorum. Şimdi hükümet internet yasası çıkarıyormuş kafasına göre milletin internetini kesecekmiş. Oldu canım! Bir kere o fikir bana ait. Onu geçtim nasıl uygulayacaksın? Bir kere biz sizden daha kalabalığız. Ben buradan telekomun fişini bir çeksem biz mahalleli olarak birbirimize yeteriz de siz ne yapacaksınız onu düşünün. Biz Facebook’a giremezsek seçim kampanyasını nasıl yürüteceksiniz? Biz Twitter’a giremezsek yaptığınız çalışmaları nasıl anlatacaksınız? Artık hiçbirimiz klasik medyayı takip etmek istemiyoruz. İnternet olmadan kendinizi bize nasıl anlatacaksınız? İnternetimize dokunmayın, kendinize gelin, aklınızı başınıza alın, çekerim fişinizi. Odun Herif **https://twitter.com/KadirDB** Dipnot Tv
Reklam
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Reklam
Flappy Bird'de Hile Ortaya Çıktı
Flappy Bird çılgınlığı başladıktan sonra borulardan geçemeyenler sinir hastası olma yolunda ilerliyor. Flappy Bird’te de hile yapmanın yöntemleri ortaya çıktı.    Oyun skorunu yüksek tutmak için hileye başvurmanız gerekiyor. Bu sayede çevrenizdekilere ne kadar iyi bir oyuncu olduğunuzu gösterebilirsiniz… İŞTE O HİLELER
Klasik Tablolar Gerçeğe Hiç Bu Kadar Yakın Olmamıştı
Klasik tabloların yüzlerce farklı projeye alet edilerek karşımıza çıkmasına alışığız. Ama uzun zamandır, Rino Stefano Tagliafierro nun elinden çıkma muazzam iş kadar etkileyicisiyle karşılaşmamıştık. Stefano, 2.5D tekniğiyle Caravaggio dan Rubens e kadar uzanan ressamların efsanevi tablolarını neredeyse gerçekmişçesine animasyon haline getiriyor. İlk olarak GIF haline getirdiği tabloların, 10 dakikalık videoda aldığı son şekil gerçekten etkileyici. Daha Fazlası İçin
100 Yıl Öncesinden “Selfie” Pozlar
Quora.com tarafından açılan en iyi selfie fotoğraflara yönelik bir içeriğe Amerika’dan Tom Byron, büyük büyük dedesi Joseph Byron Clayton’ın fotoğraflarını koyarak adeta tarihi bir gerçeği ortaya çıkarttı. 100 yıldan öncesine, 1909 yılına ait olduğu belirtilen fotoğraflarda Byron’ın dedesi ve arkadaşları, bugünün Instagram kareleriyle yarışabilecek selfie pozlar vermiş.Kendinden efektli olarak nitelendirebileceğimiz bu yüz yıllık pozlar, dönemin teknolojik imkansızlıklarına, kendilerini görebilecekleri bir ekran olmamasına rağmen iki kişinin desteği ile oldukça net bir şekilde elde edilmiş. Selfie fotoğraflar, o dönemde fotoğrafçı olan Joseph Clayton tarafından Londra’da çekilmiş. Şimdiye kadar çekilen en eski selfie pozlar arasında yer alan bu karelerde ne ördek dudak ne de 45 derece yana eğimli bir kafa göremedik. Ancak gelecek nesillere selfie alışkanlığı bırakmayı başardıkları kesin.
Reklam
Kurtlar Vadisi'nde İkinci Polat!
Kurtlar Vadisi Pusu'dan teklif aldığını söyleyen Ebru Polat, 'Şu anda görüşmeler olumlu geçti' dedi.Türk televizyonlarının en uzun soluklu dizisi olan Kurtlar Vadisi Pusu, bu sezon da perşemde akşamlarının en çok izlenen yapımı olmayı başardı. Diziye renk katmak isteyen senaristler, yeni karakterler için kolları sıvadı.VADİ'YE İKİNCİ 'POLAT'Dizinin 213. bölümünde 'Baltazar' karakteriyle dahil olan usta oyuncu Murat Aydın, büyük beğeni kazanmıştı. Kadroya kadın oyuncu transferi için de çalışmalarını sürdüren senaristler, güzel şarkıcı Ebru Polat'a teklif götürdü.TEKLİFİ DOĞRULADIVadi ekibinden teklif aldığını sdoğrulayan Polat, 'Şu anda görüşmeler olumlu geçti' dedi.
Nereye Gidiyor Bu Hologram Teknolojisi?
Filmlerde sıkça kullanılan hologramların bir gün gerçek olacağına hep inandık. Bugün bu hayale yakınız ama sahnelerin tam anlamıyla gerçek olmasına daha zaman var. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Outwork’ün kurucusu Cengiz Ayyıldız ve ekibi, dünyada ilk olacak bir proje üzerinde çalışıyor. Yıldız Savaşları’nda Prenses Leia’nın, sanal görüntü transferiyle “bana yardım et Obi-Wan” dediği günden bu yana, bilimkurgu filmlerinin en heyecan verici unsurlarından birisi hologram teknolojisi oldu. Sayısız filmde kullanılan hologramların bir gün gerçek olacağına hep inandık. Bugün bu hayale yakınız, ama film sahnelerinin tam anlamıyla gerçek olmasına daha zaman var. Teknoloji tabanlı etkinlik yönetimi şirketi Outwork’ün kurucusu Cengiz Ayyıldız’a göre Yıldız Savaşları’ndaki gibi hologram görüntü yapmak bugünün teknolojisinde mümkün değil: “Işığın yapısından dolayı dijital görüntüyü mutlaka bir yüzey üzerine yansıtmanız gerekiyor. Bu, gözle görülmeyecek kadar ince bir perde, şeffaf bir yüzey, buhar veya su olabilir. Ama bir taşıyıcı yüzey şart.” İstanbul merkezli şirketin kurucusu Ayyıldız, lisans eğitimini Doğuş Üniversitesi, MBA eğitimini ise Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapmış genç bir girişimci. Eğitiminin ilk yıllarından itibaren profesyonel çalışma hayatına adım atmayı hayal etmiş. Fark oluşturacak bir alana yönelmek isteyen Ayyıldız, 3 boyutlu görüntü sistemleri ve hologramlara merak salmış ve bu alanda etkinlik projeleri geliştirmek üzere Outwork’ü kurmuş. 2008’de kurulan şirket için gereken teknoloji tedarikini Polyvision sağlıyor, onun başında da kuzeni Aret Yıldız var. Cengiz Ayyıldız, piyasada şimdilik rakipsiz olduklarını ifade ederken, memnuniyetini gizlemiyor: “Türkiye’de bu alanda bizden başka, bu kadar büyük ölçekte iş yapan başka bir şirket yok. Bu işe çok emek verdik. Hologram ve görüntü işini beş senedir yapıyoruz ama araştırmalara uzun yıllar önce başladık. Danimarkalı holografik teknoloji şirketi Vizoo’nun Türkiye distribütörlüğünü aldık. Ama sadece ürün tedarik etmedik, Türkiye’deki ilk hologram defile, ilk indoor 3D mapping gibi projeler yaptık. 3D zemin grafik sanatçısı Kurt Wenner’ı Vestel için Türkiye’ye getirdik. Farklı neler yapabilirsiniz sorusuna doğru cevap veren 16 kişilik bir ekibimiz var. Çok özel talepler gelmesi durumunda dışarıdan da destek alıyoruz.” Hologram görüntü son yıllarda dünyanın çeşitli şov ve etkinliklerinde etkileyici biçimde kullanılan bir teknoloji. 2012’de Amerika’da düzenlenen Coachella müzik festivalinde, bundan 15 yıl önce hayatını kaybeden şarkıcı Tupac’ın sahnede Snoop Dog’la sanal düet yapması çok ses getirmişti. Burberry ve Diesel gibi moda markaları bu teknolojiyi defilelerinde uyguladı. Japonya’da ise Hatsune Miku adlı sanal animasyon karakterinin verdiği hologram konserler ise büyük ilgi gördü. “Dünyada iki tür hologram teknolojisi var, biz Free Format adlı teknolojiyi kullanıyoruz. Yeşil veya mavi fon önünde çekilen görüntüler veya animasyonlar, özel olarak ışıklandırılmış bir ortamda, gözle kolay görünmeyen holografik bir perdeye yansıtılıyor. Perdedeki görüntüler belirli bir mesafeden izlendiğinde holografik olarak görünüyor. Gerçekte 2 boyutlu bir görüntü izliyoruz, ama özel ışıklandırma, derinlik algısı ve göz yanılmasından dolayı sanki 3 boyutluymuş gibi algılıyoruz.” diyor Ayyıldız. Başbakan Erdoğan’ın İzmir’deki hologramlı parti toplantısını da organize eden Ayyıldız’ın belirttiğine göre çekim için yaklaşık 1 gün, post prodüksiyon içinse 2-3 gün harcanmış. Gösterilen ilgiye oldukça şaşırmış: “Çekimler esnasında gerek Başbakan gerekse ekibi oldukça rahattı. Bunun benzeri çok etkinlik yaptık ama bu teknolojinin Başbakan tarafından kullanılması büyük ilgi çekti. Bu projenin o hafta dünyada en çok konuşulan haberlerden birisi olacağını hiç tahmin etmiyorduk.” Siyasilerin hologramı kullanması yeni yeni yaygınlaşan bir durum. Bu teknolojiyi dünyada ilk kullanan politikacı Hindistan’ın Gujarat eyaleti başkanı Narendra Modi olmuştu. 53 ayrı organizasyonda bu teknolojiyi kullanan Modi, Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Kapısında hologram mankenin hoş geldiniz dediği ve bir bilimkurgu film şirketinin stüdyosunu andıran ofisinde konuştuğumuz Ayyıldız, “Peki nereye gidiyor bu hologram teknolojisi?” sorusu karşısında oldukça heyecanlanıyor: “Bu teknolojinin ucu bucağı yok. Şimdiye kadar hep mevcut teknolojiler üzerinde bir şeyler yapalım dedik ama şimdi yeni teknolojileri geliştirelim istiyoruz. Outwork ve Provision olarak üzerinde çalıştığımız bir projemiz var ve bu dünyada ilk olacak. Stereoskopik Hologram adı verilen bir teknikle 3 boyutlu televizyon veya sinemada aktif gözlüklerle izlediğimiz görüntüyü holografik olarak oluşturacağız. İzleyici üzerinde çok büyük etkisi olacak. Bir de yedi farklı ilde aynı anda yayınlanacak hologram konser projemiz var.” Bir girişimci olarak Ayyıldız’ın gençlere de tavsiyesi var: “Türkiye’de girişimcilik kolay değil. Üç önemli özellik şart; cesaret, sabır ve uzun vadeli hedef. Bu bir maraton, mutlaka engeller çıkacaktır, yılmamak gerekiyor. Rekabetin olmadığı yerlerde daha hızlı büyümek mümkün. Bu işlere girdiğimizde ilktik ve hâlâ tekiz. Bu tip alanları keşfetmek gerek.” DENİZ ERGÜREL - İSTANBUL
Reklam
Taksitle Cep Telefonu Nasıl Alınır?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun kredi kartlarına getirdiği yeni düzenlemeler ile cep telefonu satışları taksitsiz olarak gerçekleştiriliyor.  Teknogram.com'un haberine göre, Türk halkı bu sorunu aşmanın da yolunu buldu. İşte o yöntemler -Sıradan sokak arası telefoncular “Kılıf alana telefon bedava” kampanyası başlattı. Bu sayede 9 taksite kadar cep telefonu alabiliyorsunuz ancak telefonun garantisi olmuyor. -Teknoloji marketlerdeki hediye kartlarını 9 taksitle alıp, kasaya beğendiğiniz telefonu verip hediye kartından tahsilatının gerçekleştirileceğini söylediğinizde 9 taksitle telefonunuzu almış oluyorsunuz. -Teknoloji marketlerde alacağınız telefon fiyatına yakın bir cihazı alıp 9 taksit yaptırın. Ardından hemen müşteri hizmetlerine geçip iade edin ve yerine telefon almak istediğinizi belirtin. Bu sayede 9 taksitle cep telefonu almış oluyorsunuz. -24 ay taksitle hem de konuşma, mesajlaşma ve internet paketli telefon alabilirsiniz. Turkcell, Vodafone ve Avea’nın kontratlı paketleri bitmedi. 24 ay taahhüt ederek aldığınız telefonu 24 taksitle alabiliyorsunuz. -Büyük teknoloji marketler kasada artık kredi veriyor. Cüzi bir faiz işlese de tüketici kredisi gibi kredi alıp telefonunuzun taksitini 24 ayda ödeyebilirsiniz. Bizim size tavsiyemiz ise gelecekte sahip olacağınız kazançlarınızı şimdiden harcamak yerine tasarruf edip harcama yöntemini seçmenizdir. Hem bütçeniz sarsılmaz hem de yasaları delmek zorunda kalmazsınız.
Son Derece Çarpıcı ve Yaratıcı 27 Reklam Afişi
etiket
Bazı reklamlar rahatsız edici ve saçma olabiliyor. Fakat iyi bir pazarlama stratejisi ve yaratıcı bir ekip ile harika reklamlar hazırlayabilmek mümkün. Bazılarını ilk bakışta anlamayabilirsiniz fakat biraz daha dikkatli bakın içerisinde harika bir mesaj veya mizah gizli olduğunu göreceksiniz. Keşke tüm reklamlar bu kadar yaratıcı olsa da biz de onlardan nefret etmesek. İşte yaratıcılık patlaması 27 reklam afişi...
Şehzade Mustafa'nın Ölümü Herkesi Ağlatacak
Muhteşem Yüzyıl'ın 123. bölüm 1. fragmanı yayınlandı. Dizinin en sevilen karakteri olan Şehzade Mustafa, gelecek bölümde idama gidecek.Rüstem Paşa ve Hürrem Sultan'ın Şehzade Mustafa'nın adıyla İran Şahı'na yazdığı sahte mektuba şah Tahmasb'ın gönderdiği cevap mektubu Sultan Süleyman tarafından okundu. Şehzade Mustafa'nın kendisine ihanet ettiğini sanan Sultan Süleyman, Şeyhülislam Ebu Suud'a mektup yazarak böyle bir ihanetin cezasının ne olacağını sorar. Gelen cevapta ise katlinin vacip olduğu hükmü verilir.BEYAZLAR İÇİNDEKİ ŞEHZADE MUSTAFA İDAMA GİDİYORYeniden İran seferine çıkan Sultan Süleymen, Muhteşem Yüzyıl'ın gelecek hafta yayınlanacak 123. bölümünde Şehzade Mustafa'ya sefer sırasında yanına çağırır. Sahte mektuptan haberi olan Şehzade Mustafa, adeta öldürüleceğini anlayarak ve masum olduğunu göstermek için beyaz atı ve beyaz kıfayetleriyle babasının çadırına gelecek. Şehzade Mustafa, 19 Şubat Çarşamba yayınlanacak olan 124. bölümde idam edilerek diziye veda edecek.
Reklam