Çağdaş Sanatta Dünya'da Bir İlk İzmir'de Gerçekleşiyor.
'BEING WOMAN - KADIN OLMAK” İnterdisipliner Sanat Sergisi 8 Mart - İKSEV Ressam ve eğitmen Cengiz Ceylan’ın toplumsal kimlik vecinsiyet üzerinde duran sergisi “Being woman - Kadın Olmak”, pek çok sanat dalını yöntemolarak kullanarak disiplinlerarası çağdaş sanat olgusuna yeni bir solukgetirmektedir.Dünya'da bir ilki gerçekleştiren sanatçı, revizyonist bir tavırla 'BEING WOMAN - KADIN OLMAK' İnterdisipliner Sanat sergisinin açılış ve performanslarıYoutube ve Cengiz Ceylan Resmi Web Sitesi nden tüm Dünya'da canlı yayınlanacaktır.Sergide kadının özellikle ulusal konjonktürdeki saptanankonumlarıyla ilgili 10 fotoğraf ve 10 resim çalışmasının yanında, açılışgününde bir teatral gösteri, düşünürlerin kadınla ilgili söylemleri, piyano vekeman ile canlı müzik ve pek çok çağdaş sanat söylemi mizahi ve kinayeli birdille ifade edilecektir.  Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi SahneSanatları Bölümü hocalarından Prof. Dr. Hülya Nutku koçluğunda ve fotoğrafçı veyazar Deniz Denizel’in küratörlüğünde ve Yağmur İfan'ın süpervizörlüğünde gerçekleşecek projede sergilenecekperformansın metni yazar Harun Baran’a, performansı oyuncu Yağmur Cesur’a,müzikte, keman Ceren Cengiz’e ve piyano performansı ise Murat Aygün’e aittir.Projenin görsel kimliği grafik tasarımcı Çağrı Akın’a aittir. Tanıtım videokurgusunu Özcan Batçı üstlenmişken photo-edit çalışmalarıysa grafik tasarımcı veakademisyen Yaşar Ali İşgören’in süpervizyonu altında gerçekleşmiştir.  Serginin içeriğinde,postmodernite olgusu kapsamında özellikle neo-liberalizm ve geç-kapitalizmaltında cisimleşen kadın modeli, Avrupa’lının “hanımefendisi” üzerinden kendiniözerkleştiren ve yayılan karakter biçimlerinin yarattığı melodramatik özerklik,geçmişten günümüze medyada yar alan kadın imgesi ve medya tarafından manipüleedilen kadın imajının yaratmış olduğu “bağımsız kadın” sureti, kadın doğasınıngetirdiği çoklu kişilik sendromları ve onların yarattığı paradoks; aynı zamandafelsefi anlamda kadının konumu disiplinlerarası pek çok sanat dalınınyardımıyla işlenerek sanatseverlerin beğenisine sunulacaktır. Serginin anafikri, genel bağlamda kadın doğasının yeniden tanımlanması üzerinden ifadeedilecektir. Sergide kadın ile erkeği algısal ve mantıksal boyuttabirbirlerinden ayıran temel prensiplere de gönderme yapılacak ve durum yineolgusallaştırılarak toplumsal boyutta eleştirilecektir. Bir erkek gerçekliğibölümlere ayrılmış bir biçimde, her şeyi kendi özerkliğinde algılarken, birkadın her şeyi iç içe, sanki akan bir nehir gibi algılar. Bununla birlikteerkek birçok olguya mantığıyla bakarken bir kadın pek çok zaman duygularıylabakar; aynı zamanda erkeğin mantığı bütünüyle doğrusal işlerken, bir kadınınmantığı eklektik olarak birbirinden farklı şeyleri seçip bir bütün oluşturmaüzerine işler. Kadın Olmak sergisinde kadın ile erkeğin doğalarındaki bu teorikve temel farklar da işlenecektir. Aynı zamanda postmodern feminizme ve güncelmedyada kendini gösteren bazı kadın karakterler üzerinden de çoklu göndermeleryapılacaktır. Sergi 8 Mart 2014 Saat : 18:00'da İKSEV (İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı)'nda kapılarını açıyor.
Yeni Matrix Üçlemesi mi Geliyor?
Wachowski kardeşlerin sinema tarihini damgasını vuran Matrix serisi için yeni bir üçleme çekileceği iddia edildi. Serinin yapımcısı Warner Bros'tan çıt çıkmasa da iddialar 2017'de ilk filmin vizyona gireceği yönünde.Latino Review'de yer alan iddiaya göre Wachowski kardeşler yazma işlemini başlattılar bile. Aynı şekilde Neo karakterini oynayan Keanu Reeves'in yeni seride olup olmayacağı konusu da bilinmiyor.CNN Türk
Küçük Oyuncakları Çizim Makinelerine Dönüştüren Yaratıcı Sanatçı
Eindhoven Tasarım Akademisi'nin çalışmalarının bir parçası olarak sanatçı ve grafik tasarımcısı Echo Yang tarafından yapılan bu özgün çalışma ilk bakışta pek sanat eserini andırmıyor. Fotoğraflara bakıldığında da fazla bir fikir vermiyor. Fakat galerinin altındaki videoyu izlerseniz küçük oyuncakların nasıl sanat makinelerine dönüştürüldüğüne inanabilirsiniz.İşte 'Küçük Oyuncakları Çizim Makinelerine Dönüştüren Yaratıcı Sanatçı' galerisi...
Çizgifilm Karakterleri Büyüdü
Artist Celeste Pille 90'ların popüler çizgifilm karakterlerini büyütmüş. Nickelodeon ile ülkemizde bazıları yayınlanmış çizgifilmlerin orijinal isimleri şöyle: Pepper Ann, Rugrats, Hey Arnold!, The Magic School Bus.
Reklam
Artık Dansöze Para Takmak da Yasak
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Kanal D’de yayınlanan, “Ben Bilmem Eşim Bilir” adlı yarışma ve eğlence programında dansözün göğüs ve kalçasına para yapıştırmaya verdiği 200 bin 640 TL cezaya yargı da onay verdi. RTÜK, cezaya gerekçe olarak dansöze para yapıştırmanın çocukların ahlakını bozacak nitelikte olduğunu vurgu yaparken “Türk toplumunun genel ahlak anlayışını zedeleyebilecek, ailece izlenmesi sırasında bireylerin utanma, sıkılma ve huzursuzluğa yöneltebilecek nitelikte” olduğunu kaydetti. Ceza kararı verilirken muhalefet partileri kontenjanından seçilen bazı Üst Kurul üyeleri dansöze para yapıştırmanın düğünlerde ve eğlencelerde sık rastlanan bir durum olduğunu, Türk kültürünün bir parçası haline geldiğini belirterek cezaya karşı çıktılar. Ancak Üst Kurul cezada ısrarcı oldu. Kanal D yönetimi, “dansöz” cezasını yargıya taşıdı.Ankara 3. İdare Mahkemesi ceza kararını bilirkişiye havale etti. Bilirkişinin hazırladığı raporda şu ifadelere yer verildi: “Ben Bilmem Eşim Bilir adlı programda yeralan içeriğin çocuk ve gençlerin zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimlere zarar verebilecek nitelikte içerik taşıyan programların çocukların izleyeceği zaman diliminde gösterilmesi nedeniyle cezalandırma doğru olduğu, televizyonların ulaştığı kitleler dikkate alınarak sorumlu davranılması gerektiği ve cezanın yerinde olduğuna karar verilmiştir.” Ankara 3. İdare Mahkemesi Kanal D’nin cezanın iptali için açtığı davada, “dansöze para yapıştırmayı” çocukların ahlakını bozacak nitelikte olduğuna karar verdi. Böylece RTÜK’ün dansöze ceza kararı yargı kanalıyla da onanmış oldu.Cumhuriyet
Reklam
Counter-Strike Online Güncellemelerde Hız Kesmiyor
Yeni bir harita, yeni etkinlikler ve öğelerle savaş alanı giderek ısınıyor! NEXON Avrupa, tüm dünyadaki online FPS oyuncuları tarafından beğeniyle takip edilen oyunu Counter-Strike Online için yeni bir harita ve heyecan verici etkinlikleri içeren son güncellemesiyle barut kokusunu seven herkesi savaş alanına davet ediyor. Rakiplerinizi uzak mesafelerden alt etmek için yeni bir keskin nişancı tüfeği mi arıyorsunuz? SL8’in şarjör başına 5 adet daha fazla mermi kapasitesine sahip ve %2 daha fazla hasar ile isabet oranına sahip yeni versiyonu SL8 Gold ile rakipleriniz, onları kimin vurduğunu anlayamayacak bile. Yeni güncellemeyle oyuna eklenen silahlardan diğeri ise Blaster. Yüksek ateş hızı ve 45 mermilik şarjörüyle savaş alanında dengeleri kolayca değiştirebilecek kurgusal bir saldırı tüfeği. Yeni güncellemeyle artık silahlarınızı geliştirebileceksiniz. Özel Geliştirme Malzemesi ile silahınızın farklı özelliklerini geliştirin ve maksimum güce ulaşın! Ayrıca silahınızı geliştirirken işler yolunda gitmezse Anti-Geliştirme Malzemesi ile silahınızın değerlerini sıfırlayabilirsiniz. Siz silahınızı geliştirirken arkadaşlarınızın gerekli geliştirmeleri yok mu? Sorun değil, yeni eklenen Üretim Öğesi Çantası ile arkadaşlarınıza malzeme gönderebilir ve güçlerine güç katabilirsiniz. Silahlı Ölüm Savaşında daha güçlü silahlar mı kullanmak istiyorsunuz? O zaman Şanslı Silahşör öğesi tam size göre. Bu öğeyle güçlü silahların çıkma şansını ikiye katlayabilirsiniz. Ayrıca 30’lu Kod Çözücü öğesi de artık oyun içinde satışta. Counter-Strike Online, oyunseverlere nişancılık yeteneklerini test edebilecekleri yepyeni bir harita sunuyor: Suzhou. Birçok dar kanal ve balkona sahip olan bu harita şimdi senin ve rakiplerinin amansız savaşlarına sahne olmayı bekliyor. Suzhou’da 19 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında ter döken oyuncular, yeni haritanın şerefine %50 bonus TP/Puan kazanıyor. Günde en fazla 5 kere olmak üzere bu haritada 60 dakika oynayan oyuncular ise, seans bitiminden sonra gelecek ödül penceresinde Büyük Medikit (2 adet), Galil (3 gün), Yeniden Doğma (3 adet), AWP (3 gün) ve 3. Sv Puan Kuponu (1 adet) öğelerinden dilediklerine sahip olabiliyorlar. Aynı tarihlerde oyunseverlerin katılabileceği 4 farklı etkinlik daha bulunuyor. Yenilenen Silahlı Ölüm Savaşı modunda 50 kez oynayan oyuncular Şanlı Silahşör (15 gün) öğesine sahip oluyor. Aynı tarihlerde oyuncular Savaş Alanı Desteğinden rastgele olarak Özel Geliştirme Malzemesi (50 adet) kazanabiliyorlar. Ayrıca etkinlik süresinde ilk kez oyuna giren oyuncular TP Kuponu Sv. 3 ile ödüllendiriliyorlar. Etkinlik süresinde öğe yenilemesini aşağıdaki gibi yapan oyuncular ise etkinlik başına bir kez olmak üzere ödüllendirilecek: Öğe üretimi: Öğe Çantası (1), 1. Sınıf Savaş Şablonu A, 2. Sınıf Savaş Şablonu A Öğe Sökme: Öğe Çantası (1), 3. Sınıf Savaş Şablonu A, 4. Sınıf Savaş Şablonu A Öğe Geliştirme (8. derece): Öğe Çantası (1), Gizli Tarif: Şanslı Zanaatçi (5), Gizli Tarif: Geri Dönüşüm (5), 5. Sınıf Savaş Şablonu A 2- Şifre Kaydı: 6. Sınıf Savaş Şablonu A, Özel Geliştirme Malzemesi (5) Yine aynı tarihler arasında sıralama güncellemesi telafi etkinliği kapsamında oyuna ilk kez giriş yapacak oyuncular, TP Kuponu 3. Sv ile ödüllendirilecek. 19 Şubat – 20 Nisan Tarihleri arasında ise en iyi geri dönüş ödülü etkinliği kapsamında oyuna ilk kez giriş yapacak oyuncular AK47 / M4A1 / Desert Eagle / AWP (20 gün), HK23 / Üstün DNA / Hafif Zombi (10 gün) ve Büyük Medikit (10 adet) öğelerini kazanacaklar. 26 Şubat tarihinde ise çok farklı bir etkinlik Türk Counter-Strike Online oyuncularını bekliyor. Kullanıcılar, Galatasaray - Chelsea futbol derbisinden önce ve sonra, %100 bonus TP/Puan kazanacaklar! Counter-Strike Online hakkında daha fazla bilgi buradan veya Counter-Strike resmi Facebook sayfasından alınabilir.bilgicagi.com
Harman Yeri 1915 Tekrar Sahnelerde
Bu yıl 10.yılını kutlayan Tiyatro Prizma ekibinin her yıl düzenli olarak çıkardığı bir oyun 'Harman Yeri 1915'.Gel gelelim bu oyunun içeriğine:20. yüzyıla sarsıntılarla giren Osmanlı, Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile topraklarını kaybeder, Avrupa’da savaş ilerleme göstermediği için İngiltere, Savaş Konseyi’ni toplar. Avrupa taraflarında, vahşice saldırmaya hazırlanan çelikten sırtlanlar, Osmanlı tarafındaysa topraklarına yapı-şıp, yürekleriyle direnecek olan ana kuzuları… Harmanyeri 1915, tarihe sığmayan koca bir destanın nasıl yazıldığını adım adım işliyor ve Çanakkale Savaşı’nın tüm safhalarını bir bir sahneye taşıyor.Oyunda;Savaş öncesi, savaşa giriş, sivil halkın durumu, Türk vekarşı tarafın yönetim kademeleri, karşılıklı cepheler… Deniz savaşı, karasavaşları, cephe gerisi, hasta ve yaralıların tedavileri ve savaşın sonuçlarıbelgesel görüntülerle desteklenerek 20 sahnede 70 karakterle bir bircanlandırılmaktadır.Oyun içinde görecekleriniz;32Belge, 80 Fotoğraf, 20 Dakikalık özel görüntülerle sahneler üç boyutlu olaraksunulmaktadır. 33 özel stüdyo kaydı ve 18 Efekt kullanılan oyun, yaklaşık 2saat sürmektedir.45 kişilik bir ekiple(oyuncu,dekorcu,ışıkçı vs.) çalışıldı.Tiyatro sahnelerinde Çanakkale Savaşlarını baştan sona, tümyönleriyle kronolojik sırada ele alan ve tüm gerçekleri belgeleriyle gözlerönüne sererek Çanakkale’yi tiyatro sahnesine aktarma özelliğini taşıyan İLK veTEK OYUNDUR.Harman Yeri 1915 Başarıları:ŞEHİRTİYATROLARI repertuarına alındı.DEVLET TİYATROLARI repertuarına alındı.TRT RADYO-1‘ de 7 Bölüm “ARKASI YARIN” olarakyayınlandı. (13 / 20 Mart 2006 )T.C. MEB.’lığı “EĞİTİME % 100 DESTEK” projesikapsamında incelemeye alındı.T.C. Çanakkale Valiliği RESMİ ANMA TÖRENLERİNDEsahnelendi. (14 Mart 2006)DİREKLERARASI JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ'nü aldı.Farklı illerde 250’DEN FAZLA GRUP tarafındanoynandı. Yurt dışındaki gruplarca 3 ÜLKEDE(Almanya-Fransa-Avustralya) sahneye kondu.Ekip Kadrosu:DRAMATURJİ : DuyguÇIRÇANIŞIK ve BARKOVİZYON : Uğurcan AĞGÜL DEKOR : Zeki CEYLANKOSTÜM : Esra AKPINAR ÖZTEZCANAKSESUAR : Yasemin YILMAZMÜZİK DİREKTÖRÜ : Pelin KÖSEOĞLUGÖRÜNTÜ : Serkan BİLGİLİMONTAJ : Erhan ŞAHİNSES KAYIT : Sedat AKDEMİRSERGİ FUAYE : Sena BİBERCİGENEL KOORDİNATÖR : Ersin TURANİDARİ KOORDİNATÖR : Sibel SALİHOĞLUWEB SİTE : Selda GÜMÜŞ. O Y U N C U L A R . SAZ: Erkut COŞKUNAlaaddin TANRIVERDİ / Cem İLK / Ceyda Esra ALTUN /Coşkun UĞUR / Duygu ÇIRÇAN / Emrah KERVAN / Erhan ŞAHİN/ Esra AKPINAR ÖZTEZCAN / Gizem SÖLÜMBOZ / GörkemSAYGI / Hakan ÖZALAN / Haldun YILDIRIM / Halil ÇOKYÜCE Hasan AYDIN / Muharrem BAYRAK / Murat ANIK /Mustafa KARTAL / Mutlu AKÇAY / Nuri AYDIN / Nuri BALKANLI / OğuzhanKARAMANÖzer GÜLMEZ / Pelin KÖSEOĞLU / Pınar POLAT / SalihYAVAŞ Sena BİBERCİ / Serkan BİLGİLİ / Seyfi AYGIN / SibelSALİHOĞLU / Tolga Can AYDOĞAN / Tuğba KULAK TANRIVERDİ / Yasemin YILMAZ / YusufDÜNDAR Ve Son Olarak Tiyatro Prizma Grubunun Sıcak Davetiyle Noktalıyoruz:Eğer bunlar göğüsleyecek cesaretiniz var ise buyurun sizi1915 li yıllara götürelim. Bu günleri ve elimizdekilerin değerini daha iyianlamak için o günler de nelerin nasıl ve ne için yaşandığını iyi bilmemiz veasla unutmamamız lazım.Emeğimize saygı duyan tüm Çanakkale ve tiyatro sevdalısıgönül dostlarımızı bu acı türküyü birlikte söylemeye davet ediyoruz….Eğer daha önemli bir işiniz yoksa, gelin bir akşam, oyıllara birlikte dönelim… Neler, Nerede, nasıl yaşandığına bir bir tanık olalım…Ne dersiniz? O yılları bizimle birlikte yaşamaya varmısınız?
Vahşi Yaşamın İçinde Büyümüş Tippi'nin 16 Müthiş Fotoğrafı
Vahşi yaşam fotoğrafçısı Fransız bir ailenin kızı olarak Namibya'da doğan ve çocukluğunu vahşi yaşamın içinde geçiren Tippi'nin fotoğrafları 'Afrikalı Tippi' adıyla yayınlandı. 1990 doğumlu Tippi, annesi ve babasına vahşi yaşamdan fotoğraflar çekerken eşlik ediyordu. Gittikçe olayın başrol oyuncusu olan Tippi, hayvanlarla kolayca arkadaşlık kurdu. En iyi arkadaşı, 28 yaşındaki Abu isimli fildi mesela. Abu'nun dışında fotoğraflardan göreceğiniz gibi 'vahşi' bildiğimiz çoğu hayvanla arkadaşlık kurdu.  Yerel halkla da arası çok iyi olan Tippi'nin çocukluğundan 16 fotoğraf sizlerle... 
Reklam
Erdoğan, Madencilere 640 Gündür Çile Çektiriyor.
Erdoğan, madencilere 640 gündür çile çektiriyor. Madencileri medya patronluğuna zorlayıp tehdit etti! Bugün hiç kimse “müjde krizi çözüyoruz” diye ortaya çıkmasın, bu kaosu yaratan bizzat Erdoğan’dır, tabii ki çözmesi gereken de kendisidir.AnkaraCHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'ın, madencilik sektörünün Başbakanlık genelgesi nedeniyle 640 gündür yaşadığı kriz ve kaos ortamına ilişkin verileri ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Umut Oran, 'Madencilik sektöründeki ruhsat krizinin mimarı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan, madencilere 640 gündür çile çektiriyor, madencileri önce medya patronluğuna zorlayıp sonra da tehdit etti! Bugün hiç kimse “müjde krizi çözüyoruz” diye ortaya çıkmasın, bu kaosu yaratan bizzat Erdoğan’dır, tabii ki çözmesi gereken de kendisidir. Çıkardığı yasaları ile tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım giden bir Erdoğan var. Maden ruhsat izinlerinin Başbakanlık onayına bağlamanın amacı nedir? Uygulamanın sektörü felç ettiği ortada… Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönülmelidir!' dedi.CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın bugün yaptığı yazılı basın açıklaması şöyle:16 Haziran 2012’de yayınlanan Başbakanlık Genelgesi ile madencilikte yeni ocak izinleri Başbakanlık’ın iznine bağlandı.O günden bu yana Başbakanlık’ta izin bekleyen maden ruhsatı sayısı 12.000’e ulaştı. Madenciler 640 gündür çile çekiyor.Recep Tayyip Erdoğan bununla da yetinmedi, basın patronlarının maden sektörüne girişini önce teşvik edip, daha sonra da buradaki yatırımlarını ayrımcı şekilde engelleme tehdidiyle medya gruplarını kontrol altına almaya çalıştı.Yeni ruhsat başvurularına ilişkin Başbakanlık’ta yapılan incelemelerin çok uzun süre alması sektörü tıkadı.İzin alma süreci uzayınca, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor.Çoğu yeni ruhsat başvurusu da geri çevriliyor.İzinlerin alınmasındaki gecikmeler nedeniyle, mevcut arama ve işletme ruhsatlarında planlanmış olan arama yatırımları olumsuz yönde etkileniyor ve diğer birçok arama çalışması mevsiminde yapılamıyor.Madencilerin “genelge kâbusu” halen devam ediyor. Sektör hızla kan kaybediyor. Türkiye ekonomisi yüzde 4 büyürken, madencilik sektörü yüzde 3.3 küçüldü.Madencilik, katma değeri yüksek bir sektör olduğu için yaşanan bu süreçten jeoloji, jeofizik, sondaj, laboratuvar, harita, çevre, teknoloji konularında hizmet veren ve sektöre makine-ekipman sağlayan yüzlerce şirket de olumsuz etkileniyor.Çıkardığı yasaları ile tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım giden bir Erdoğan var. Maden ruhsat izinlerinin Başbakanlık onayına bağlamanın amacı nedir?Uygulamanın sektörü felç ettiği ortada… Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönülmelidir!...KOBİ niteliğindeki firmaların faaliyet gösterdiği madencilik sektörü ve onunla çalışan birçok sektörün mağduriyetinin giderilmesi, ülke ekonomisine daha fazla zarar verilmemesi için hükümet bu genelgeyi derhal iptal etmelidir!...Bu da yetmez; madencilikte üretim ve istihdam artışını teşvik eden, iş güvenliğini de gözeten bir düzenlemeye gidilmeli, potansiyel katkısından dolayı Madencilik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı kurulmalıdır.Madencilik yatırımları için gerekli ruhsat ve izinlerin alınmasını kendisinin onayına tabi tutan Recep Tayyip Erdoğan Genelgesi, 640 gündür sektörü tam anlamıyla felç etti. Bu keyfi uygulama nedeniyle kimse ruhsat alamıyor, mevcut ruhsatlar yenilenmiyor, sektör ayakta duramaz hale geldi, hükümet ülke madenciliğini bitiriyor.16.06.2012 tarih ve 28325 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları taşınmazların kullanımı; bu çerçevede yeni maden ruhsatları da Başbakanlık iznine bağlandı. Bu genelge madencilik sektörü için tam bir kâbus oldu. Madenciler hem yeni ruhsat almada, hem de süresi dolan ruhsatlara ilişkin süre uzatımlarında sorun yaşıyor. O günden bu yana Başbakanlık’ta izin bekleyen maden ruhsatı sayısı 12.000’e ulaştı. Yeni ruhsat başvurularına ilişkin Başbakanlık’ta yapılan incelemelerin çok uzun süre alması, tam anlamıyla sektörü tıkadı. İzin alma süreci uzayınca, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor. Çoğu yeni ruhsat başvurusu da geri çevriliyor.Önceki yıllarda 10 bin dolayında seyreden yıllık ruhsat sayısı 2012’de 1.407’ye indi, 2013’te ise izinler adeta durma noktasına geldi ve sadece 84 ruhsat düzenlendi.Erdoğan, madencileri medya patronluğuna zorladıBu konuyu yakından biliyor ve takip ediyorum, hatta TBMM kanalıyla resmi yollardan da bizzat muhatabına aktardım sektörün sıkıntılarını. Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiğim önergede halen yanıt bekleyen sorularım şöyle:Basın patronlarının maden sektörüne girişini önce teşvik edip, daha sonra da buradaki yatırımlarını ayrımcı şekilde engelleme tehdidiyle medya gruplarını kontrol altına almaya mı çalışıyorsunuz?16 Haziran 2012 tarihinde yayınlanan Başbakanlık genelgesi ile maden ruhsatları ve maden alanlarındaki izinlerin Başbakanlık iznine tabi tutulmasının nedeni bu alanda yatırımı olan medya holdinglerini baskı altında tutmak mıdır?Maden sektöründe faaliyet gösteren Koza İpek Holding’in madencilik faaliyetleri, grubun sahibi olduğu medya organlarının yayınları nedeniyle mi engellenmektedir? Ciner Holding’i de madencilik faaliyetlerini engellemekle tehdit ettiniz mi?Enerji Bakanı da bekliyorEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na madencilik ve mermerle ilgili olarak yönelttiğim soru önergesi de (www2.tbmm.gov.tr/d24/7/7-39052s.pdf) halen yanıtlanacağı günü beklemektedir.Ekonomi yüzde 4 büyürken madencilik yüzde 3.3 küçüldü…Konuyu teknik olarak incelediğimizde ise GSYH’ye ilişkin alınan en son verilere göre 2013’ün ilk dokuz aylık döneminde Türkiye ekonomisi sabit fiyatlarla yüzde 4 oranında büyüme kaydederken, madencilik sektörü yüzde 3.3 küçüldü. Madencilik, bu dönemde büyüme oranı negatif çıkan tek iktisadi faaliyet kolu oldu. 2012’nin aynı döneminde madencilik yüzde 2.8’le GSYH’dekine paralel bir büyüme göstermişti. Türkiye ekonomisi büyürken, madencilik sektörünün küçülmesinin nedeni, sektörü tıkayan ruhsat izinlerindeki sıkıntıdan kaynaklanıyor.Gecikme iptalleri getiriyor…Başbakanlık’ta bir türlü bitmek bilmeyen incelemelerde izin alma sürecinin uzaması üzerine, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor. İzinlerin alınmasındaki gecikmeler nedeniyle, mevcut arama ve işletme ruhsatlarında planlanmış arama yatırımları olumsuz etkileniyor ve diğer birçok arama çalışması mevsiminde gerçekleştirilemiyor. Ormanlık alanlardaki maden işletme izinleri de aynı şekilde gecikmeye uğruyor. Madencilik sektörü, katma değeri yüksek bir sektör olduğu için yaşanan olumsuzluklardan sektörün sadece kendisi değil; jeoloji, jeofizik, sondaj, laboratuvar, harita, çevre teknoloji konularında hizmet veren ve sektöre makine-ekipman sağlayan yüzlerce şirket de olumsuz etkileniyor…Genelge yasanın üstünde olamaz…3213 saylı Maden Kanunu gereğince maden ruhsatları Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından veriliyor. 16.06.2012 tarihine kadar Maden Kanunu uyarınca T.C vatandaşı veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulu şirketler ilgilendikleri maden saha başvurularını MİGEM’e yapıyor ve bir maden arama ruhsatı en fazla 15 gün, maden işletme ruhsatı da azami 2 ay içinde veriliyordu. Ancak söz konusu genelge yüzünden 16.06.2012 tarihinden sonra ruhsat alma ve uzatma işlemleri tıkandı. Halen 12.000 maden ruhsatı Başbakanlık’ta izin için bekliyor. Madenci başvuru yaptığı ruhsatların harç ve teminatlarını 3213 saylı Kanun hükümlerine göre eksiksiz ödediği halde ruhsatını alamıyor. Madenciler bu genelge yüzünden ruhsatlarını alamıyor ve madeni çalıştırmaya başlayamıyor. Madenciler mağdur durumda.Bu genelge yasanın önüne geçmiş durumda. Oysa hukuk devletinde hiçbir genelge yasanın üstünde olamaz.Genelgenin amacı gizleniyor…Erdoğan’ın keyfi uygulamalarından biri olan bu genelgenin ne amaçla çıkarıldığı kamuoyundan gizleniyor. Ülke genelindeki tüm maden sahalarının kullanımı Başbakanlığa, daha doğrusu Erdoğan’a, yani bir kişiye veriliyor. Çıkardığı yasalarla tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım gidiyor.Firmalar zor durumda… Genelge sonrası maden sahası ruhsatını almak için ya çok uzun süre beklemek zorunda kalan ya da o ruhsatı hiç alamayan madencinin maden arama şevki kırılmıştır. Genelge yüzünden ruhsatları ciddi oranda geciken ya da başvurusu yasaya göre eksiksiz olduğu halde bu genelge yüzünden ruhsat alamayıp hakkını yitiren firmalar her geçen gün artıyor. Yine bu genelge yüzünden ruhsat alamayıp taahhüt ettiği madeni çıkaramayan firmalar müşterileri ile yaptıkları sözleşmeler gereğince cezai duruma düşüyorlar.Bu uygulama ekonomiye darbedir…2012/15 sayılı genelge ülke içindeki madenciliği bitirme noktasına getirirken, sektöre yönelik doğrudan yabancı yatırımları da caydırıyor. Birçok yerli ve yabancı sermayeli madencilik firması bu genelge yüzünden ülke madenciliğine ya yatırım yapmıyor ya da mevcut yatırımlarını başka ülkelere kaydırıyor. Birçok yabancı sermayeli firma yatırımını ya iptal ediyor ya da askıya alıyor. Bu durum ülke ekonomisi için ciddi döviz ve vergi kaybı demek… Sektör uzmanları genelgenin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana kaybın 1.5 milyar doları aştığını bildiriyor. Genelge istihdama da darbe vuruyor. Orta ölçekli bir maden sahasında en az 50 kişi istihdam ediliyor.Hükümet madencinin çığlığını duymazdan gelemez…Madencilik, vergisi ve diğer yükümlülüklerini en düzenli ödeyen ve en çok kayıt altında olan bir sektör. Madenciler tamamen kayıt altında oldukları için, bulundukları illerde çoğunlukla vergi rekortmenleri arasında yer alıyor. Taşıma sektörünü ayakta tutan sektörlerin başında madencilik geliyor. Maden rezervleri ülke ekonomisi için önemli bir kaynak ve aynı zamanda ciddi bir istihdam deposu... Sektör karının önemli bir kısmını arama geliştirme çalışmalarına harcıyor. Göçü kaynağında kesen madencilik sektörü, dağ başlarına yol, su ve elektrik götürüyor. Tüm bunların karşılığında ise bürokratik engellerden kurtulmak, çalışıp üretmek istiyor. Oysa keyfi uygulamalarla önlerine engeller çıkarılıyor. Ruhsat devirleri de başbakanlık iznine bağlanırsa sektörde kaos olur…Genelgenin ilk uygulamasında, maden sahası ruhsat devirleri için Başbakanlık izni gerekmiyordu. Bugün sektörde ruhsat devirlerinin de Başbakanlık iznine tabii olacağı konuşuluyor. Sektör yetkilileri, maden sahası ruhsat devirlerinin de izne tabi olması durumunda, sektörün ciddi bir darboğaza gireceğini, iflaslar ve kaos yaşanacağını söylüyor. Genelgenin en kısa sürede yürürlükten çekilmemesi durumunda küçük ve orta ölçekli firmaların sektörden silinip gideceği belirtiliyor. Mermerciliğe de darbe…Türkiye mermerciliği, bütün mermer üreticisi ülkeler içinde adeta kıskanılacak bir konumda bulunuyor. Çin’e mermer ihracatı yapan ülkeler arasında ilk sırada yer alan Türkiye ABD, Irak, Belçika, Suudi Arabistan, Kanada, BAE ve daha birçok ülkeye yapılan ihracatta birinci sıraya yerleşiyor. Türkiye mermerciliğinde kalite giderek yükseltiyor. Sektör uluslararası pazarlarda her koşulda rekabet edebilecek bir konuma erişti. 2013 yılında 147 ülkeye işlenmiş ihraç edildi. Geçen yıl 2.2 milyar dolara ulaşan mermer ihracatımızın yaklaşık yarısını işlenmiş ürünler oluşturdu. Ancak 16 Haziran Genelgesi bütün madenciler gibi mermercilerin de önünü tıkadı. Türkiye bu alanda da silahı kendi ayağına sıkıyor.MADENCİLİĞE ENGEL DEĞİL TEŞVİK VE DESTEK LAZIM…. Maden arama için ruhsat alma ve ruhsat süresi uzatma izinlerinin Başbakanlığa bağlanması şeklindeki amacı ve niyeti bozuk düzenlemenin sektörü felç ettiği ortada…Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönmelidir! Böyle giderse sektör batacak, ülke ekonomisine büyük bir darbe inecek. Çok büyük oranda KOBİ niteliğindeki firmaların faaliyet gösterdiği madencilik sektörü ve onunla çalışan birçok sektörün bu mağduriyetinin giderilmesi, ülke ekonomisine daha fazla zarar verilmemesi için hükümet bu genelgeyi derhal iptal etmelidir! Aksi halde sektör ayakta kalamayacak, çökecek… Hükümet madencinin çığlığını duymazdan gelemez, buna hakkı yok… Madencilikte, iş güvenliğini göz ardını etmeden üretim ve istihdam artışını teşvik eden bir düzenlemeye gidilmelidir. Madencilik, ileride ülke ekonomisine çok büyük katkı yapacak potansiyele sahiptir. Bu nedenle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan ayrı bir Madencilik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı kurulması, bu potansiyelin kullanılmasında önemli katkı sağlayacaktır. 
Beyin Yıkayan 37 Cyriak GIFi
Kabus sanatçısı Cyriak Harris orijinal çalışmalarına hipnoz etkili müzikler ekleyerek insanların bilinç altına sesleniyor. Yaptığı görsel işler birbirini tekrar eden, iç içe geçmiş fraktal çalışmalardan oluşuyor. Zihnimizle oyun oynayan diğer çalışmaları için Cyriak Harris'in youtube sayfasını ziyaret etmenizi öneririm.
Reklam
Heavy Metal'e Japonlar'dan Cevap: Baby Metal
3 tane çıtı pıtı Japon hanım kız, sert bir metal müzik parçası meydana getirmiş. Gruplarının isimleri de BabyMetal imiş. 'Trash'i, Black'i, Heavy'yi, Death'i, Power'ı duyduk da bu ne ola ki?' dedirtiyor. Yine de eğlenceli bir iş, izliyoruz..
Dünyanın En Pahalı Motorsikleti Altın ve Elmastan
Hamburg Motor Fuarı’nda sergilenen dünyanın en pahalı ve en hızlı motosikletleri 50 binden fazla ziyaretçinin ilgi odağı oldu. 45 bin metrekare alanda 300 motosiklet firması ürettikleri araçları müşterilerinin beğenisine sundu. Artan akaryakıt fiyatlarına alternatif olarak elektrikli motor ile çalışan geleceğin motorları fuarda başı çekti. Harley Davidson firmasının 24 ayar altın ve 200’den fazla elmas kullanarak yaptığı dünyanın en pahalı motosikleti görenleri hayretler içinde bıraktı. Fuarda bir diğer bölümünde ise jet motoru takılarak 7 bin beygir gücüne çıkarılan dünyanın en hızlı motoru dikkatleri üzerine çekti. Hamburg eyaletinde bu yıl yirmincisi düzenlenen fuarında iki üç ve dört terkli olmalarının yanı sıra ve farklı tasarım ile üretilmiş motosiklet modelleri büyük ilgi çekti. Motor fuarının ilgiyle izlenen diğer bölümü ise tek teker üstünde durma, ateş çemberi içinden geçme ve kendi etrafında dönme gibi gösteriler oldu.veteknoloji
Reklam
Teknolojiye Yenik Düşerek Kaybolan 10 İlginç Meslek Dalı
Teknoloji bile yeni teknolojiye yenik düşerken bazı mesleklerin tarihe karışması anormal karşılanacak bir durum değil. Fakat içinde yaşadığımız çağın gereği olarak bizlere çok garip gelebilecek 10 eski meslek dalını tarihin tozlu raflarından çıkartıyoruz.İşte 'Teknolojiye Yenik Düşerek Kaybolan 10 İlginç Meslek' galerisi...
İstanbul'un Mutlaka Görmeniz Gereken 45 Mekanı
Nice imparatorluklara başkentlik yapmış, doğu ile batının birleşme noktası olan güzel şehir İstanbul. Bu şehirde gezilecek o kadar çok yer, fotoğraflanacak o kadar çok tarih var ki, hepsinin bu listeye sığmayacağını garanti edebilirim. İşte güzel bir İstanbul turu yapmak isteyenler için hazırlanmış; İstanbul'un görmeniz gereken mekanları...45 Places You Should Definitely Visit in İstanbul
Reklam