onedio
iPhone'lar Uçak Modunda Hızlı mı Şarj Oluyor?
Akıllı telefonların büyük sıkıntısı batarya şarj süreleri. Bunu psikolojik olarak aşanlar neye dikkat çekiyor?Apple iPhone akıllı telefonlar için yeni bir iddia ortaya atıldı. Hızlı şarj etmek için “Uçak Modu”nun kullanılması gerekiyor. Ancak yapılan araştırmalarda bunun fayda sağlamadığı göründü.“Uçak Modu”nda ve tüm fonksiyonlar açıkken şarj edildiğinde iPhone ‘un şarj süresi Uçak Modu’nda iken 1 saat 29 dakika, tüm fonksiyonları çalışırken ise 1 saat 32 dakika sürüyor. Yani Uçak Modu’na alıp şarj etmenin tek getirisi 3 dakika.
Sadece İlginç İsme ve Soyisme Sahip İnsanların Anlayabileceği 20 Durum
Toplumun içinde sadece biz yaşamıyoruz, ailelerinin tercihiyle ilginç isme ve soyisime sahip olan insanlar da yaşıyor. Bu isimleri onlar seçmediler. Onların tercihi olsaydı her şey farklı olurdu :)))))) Lütfen biraz daha duyarlılık :))) İlginç isimli insanların günlük hayatta yaşadığı zorluklar. (Not: İçerik oluşturulurken bire bir çeviri yapılmamıştır.)
Neden mi Yüzüklerin Efendisi?
Lord hayranı olanlar büyük bir ihtimalle bu maddeleri okuduktan sonra filmi tekrardan izleyecek. Kendimden biliyorum insan kendini tutamıyor. Biraz uzun ama okumaya değer diye düşünmekteyim.
Bu Hafta 3 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta vizyona girecek 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Bu hafta üç film vizyona girecek.  Reha Erdem'in son filmi 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' izleyici ile buluşuyor. Deprem ihtimali nedeniyle boşaltılmak istenen bir adada, bu karara karşı çıkan kadınların mücadelesinin anlatıldığı filmde, Binnur Kaya, Philip Arditti, Kevork Malikyan ve Deniz Hasgüler rol alıyor. Daha önce Toronto Film Festivali'nde gösterilen filmin konusu şöyle: 'İstanbul'un adalarından birinde, muhtemel bir deprem nedeniyle adayı boşaltma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın adadan ayrılır ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta direnir. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken, geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları heyecan verici insani serüvenleri etrafında şekilleniyor.' 'Recep İvedik 4' 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosunu Şahan Gökbakar'ın yazdığı filmi, Togan Gökbakar yönetti. İlk üç filmi izlenme rekorları kıran serinin 4. filminin çekimleri, Maldivler'de tamamlandı. Şahan Gökbakar'ın yanı sıra İrfan Kangı ve Cem Korkmaz gibi oyuncuların rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Recep İvedik, mahallesindeki çocuklardan kurulu futbol takımının antrenörüdür. Ancak düzenli olarak idman yaptıkları araziyi sermaye sahibi biri satın alacaktır. Recep'in buna izin vermeye niyeti yoktur. Recep'e göre araziyi kurtarmanın tek yolu, para bulup araziyi satın almaktır. Bulabildiği tek çözüm ise Survivor'a katılıp büyük ödülü kazanmaktır. Recep, burada Karayip korsanlarıyla karşılacak ve macera kaldığı yerden devam edecek.' 'Yasak Aşk' Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödüllü 'Büyükanneler' adlı kısa öyküsünden, beyazperdeye aktarılan 'Yasak Aşk' filminin başrollerini, Naomi Watts ve Robin Wright paylaşıyor. Yönetmenliğini Anne Fontaine'in yaptığı filmin senaryosu Oscar ödüllü senarist Christopher Hampton'a ait. Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde gerçekleşen film, Avustralya'da yaşayan çocukluk arkadaşları Lil ve Roz ile onların iki oğlu arasındaki ilişkiyi anlatıyor. AA
Reklam
500 Yıllık 'Popo' Bestesi Çözüldü
Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'un tablosundaki gizli 'popo şarkısı' notalara döküldü Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, hayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi'nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick'in keşfettiği hazine, altından değildi. 15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights' tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939'dan beri Madrid'deki Prado Müzesi'nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch'un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda '500 yıllık popo şarkısı' adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından '500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi' olarak yorumlanıyor. Kaynak: Milliyet Sanat
WhatsApp: Bakkal Çırağından Milyarderliğe Bir Başarı Hikayesi
Facebook 'un 19 milyar dolar ödeyerek sahip olduğu WhatsApp, sıfırdan gelip zengin olan bir insanın dikkat çekici başarısını da kendinde barındırıyor. WhatsApp'ın ortak kurucusu Jan Koum Ukrayna'nın başkenti Kiev'in hemen dışındaki bir köyde doğdu. Forbes dergisine göre ailesinin yaşadığı evde sıcak su dahi yoktu. Annesi ile birlikte California'ya göç ettiğinde 16 yaşında idi. Amerika'ya geldiklerinde küçük bir dairede hükümet yardımı ile hayata tutunmaya çalıştılar. Koum ailesine maddi yardımda bulunabilmek için küçük bir bakkalda çalıştı. Koum kendi kendine bilgisayar ağını öğrenmeye başladı. Sonunda Yahoo 'da bir işe girdi ve burada WhatsApp'ın diğer kurucusu Brian Acton ile tanıştı. Nihayetinde ikili WhatsApp'ı yarattı. Bu hafta Facebook ile nihai anlaşmayı yapmak için aracı ile gittiğinde Koum, normal güzergahı dışında tren yolunun olduğu bir bölgeden geçmeyi tercih etti. Bu bölgenin Koum için özel bir önemi vardı: Bir zamanlar devletin dağıttığı yemek kartını almak için burada sıraya girerdi. Google, WhatsApp'a Facebook'tan daha büyük bir teklifle gitmiş Business Insider haberine göre mobil mesajlaşma uygulamasına daha önce Google 19 milyar dolardan daha fazla bir teklifle gitti. Habere göre WhatsApp, Google'ın CEO'su Larry Page'in teklifini reddetmiş. Teklifin reddedilmesinin nedeni ise şirketin, Page'in WhatsApp'ın sunduğu fırsatlardan ziyade bu uygulamanın Facebook'un eline düşmesini engellemesi hırsı ile hareket ettiğini düşünmesi. DERLEYEN THE WALL STREET JOURNAL TÜRKIYE
Reklam
İnternet Uygulamaları Ülkeye Göre Değişiyor
Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştirirken, AB üyesi Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibiyle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor.Tüm dünyada, insanların en önemli özgürlük alanlarından biri olarak kabul ettiği internete yönelik ülke uygulamalarına zaman zaman tepkiler gelebiliyor. Torba yasa ile birlikte Türkiye gündemine taşınan yeni internet düzenlemesi de bazı tepkileri beraberinde getirdi. Özellikle trafik bilgilerinin saklanması ve TİB Başkanı'nın yetkilerini içeren konular, tartışmalara yol açtı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bu iki konu üzerine çekince bildirmesi üzerine, ilgili kesimlerin görüşleri doğrultusunda yeni bir değişikliğe gidildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan dün geçen değişikliklerle trafik bilgisi tanımı daraltılırken, TİB Başkanı tarafından verilen erişimi engellemenin devamı mahkeme kararı şartına bağlandı. Başka ülkelerdeki uygulamalar İnternet içerik düzenlemeleri nedenleri ve konuları, uygulanan modeller, ölçütler, ülkelerin konuya yaklaşımları, hukuksal ve örgütsel yapılar ve bunların işleyişleriyle ilgili hususlar ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. İnternetin güvenli kullanımını sağlamak amacıyla ülkeler, bir yandan siber suçlarla mücadele ederken, diğer yandan da internet içeriğinin güvenliği ile ilgili birtakım önlem ve müdahaleleri kapsayan düzenlemeler yapıyor. Söz konusu düzenlemelerin yöntemi ve kapsamı tartışmalara neden olabiliyor. Dünya örneklerinde yönteme ilişkin görüş ayrılıkları genelde içerik düzenlemelerinin doğrudan devlet eliyle mi, yoksa sivil inisiyatif tarafından mı ya da her ikisinin birlikte yapmasının ve uygulamasının mı uygun olacağı noktasında ortaya çıkıyor. İçerik düzenlemesinin kapsamı konusunda ise zararlı ve yasadışı olarak kabul edilerek mücadeleye konu edilecek içerik türlerinin neler olacağı ve özellikle erişim engellemeye veya filtrelemeye konu olan hususların sınırları tartışılıyor. Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştiriyor. Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de bunun yerine 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibinden hareketle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor. ABD, Kanada, Brezilya, Japonya, Rusya, Güney Kore, İngiltere, Fransa, İtalya, Danimarka, Hollanda ve Finlandiya gibi birçok ülke ise hem mevcut yasalarını internet içeriklerine göre revize ederek hem de belirli bir tür içeriğe özel yasalar çıkartarak parçalı ve değişik düzenlemeler yapmayı tercih ediyor. Ulusal güvenlik konularında duyulan endişeler (terörizm, ırkçılık ve ayrılıkçılık gibi) internette yer alan bazı içerikler karşısında toplumların ve devletlerin, kendi geleneksel, tarihsel, kültürel, sosyal, siyasal, dinsel ve ahlaki değerlerine ilişkin taşıdıkları kaygılar, devletleri bu alanda düzenleme yapmaya itebiliyor. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, bazı istisnalar dışında, genelde ortak görüş olarak çocuk pornografisi ve cinsel istismarı ile telif haklarına ait içerikler yanında çocukların pornografik içerikten korunması konularında uzlaşıya varmış durumdalar. Bunlar dışında en çok düzenlemeye konu edilen içerik türleri ise extrem pornografi, ırkçılık ve ayrımcılık, nefret ve şiddet içerikleri, online kumar, intihara ve uyuşturucu kullanmaya teşvik gibi konulardan oluşuyor. Birçok ülkenin yanında AB üyesi İngiltere, Almanya ve Fransa ekstrem pornografiyi yasak içerik kapsamında değerlendirirken, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Çin, Suudi Arabistan ve İran gibi birçok ülke her tür müstehcen ve pornografik içeriği yasadışı olarak kabul ediliyor. Irkçı ve ayrımcı, nefret ve şiddet içerikleri de özellikle başta Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya olmak üzere birçok AB üyesi ülkede ve Avustralya, Brezilya ve Rusya’da yasadışı olarak kabul ediliyor. Online kumar, bahis ve şans oyunları, uyuşturucu kullanmaya teşvik içerikleri de birçok ülkede yasa dışı sayılıyor. Bunlar dışında ülkeler, ulusal güvenlik ve terörizmle mücadele gerekçesiyle anti-terör yasaları çıkartarak bu kapsamda değerlendirdikleri içeriklere müdahale ediyorlar. Bu çerçevede ABD'nin sadece ülkesindeki değil, tüm dünyadaki telefon ve internet trafiğini takip ettiği ve müdahalede bulunduğu sıkça dile getiriliyor. Avrupa ülkelerinde genelde filtreleme ve erişim engellemesi, konuya ilişkin açık bir mevzuat düzenlemesi olmaksızın sivil toplum, polis ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) işbirliği ile 'gönüllülük' kapsamında yapılıyor. Ancak, hükümet temsilcilerinin, 'gönüllülük' esası tesis edilemediği taktirde başka yaptırımların uygulanacağına yönelik beyanları, İSS'leri gerekli tedbirleri 'zorunlu gönüllü' olarak uygulamaya yöneltiyor. Bazı ülkelerdeki internet uygulamaları şöyle: İngiltere İngiltere’de internette terörle mücadele ve çocuk istismarını önleme çalışmaları ülke genelinde devlet kurumları ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) tarafından yürütülüyor. İngiltere, İSS'lere karşı bilgi akışının izlenmesine yönelik herhangi bir talimat vermemesine karşın ülkenin önde gelen servis sağlayıcılarından BT (British Telecom) çocuk pornografisi materyallerini takip ederek filtrelemeye başladı. Proje kapsamında ilgili kurum tarafından oluşturulan kara listeler genellikle 800-1200 arasında URL'den oluşuyor. İngiltere'de terörizm kanunu ise terörizmle ilgili içerikleri barındıran internet içeriklerinin engellenmesini düzenlemekte ve İSS’lere sorumluluklar yükleniyor. Geçen kasım ayında Google ve Microsoft arama sayfalarından çocuk istismarı görüntülerinin kaldırılmasına yönelik daha radikal girişimler başlatıldı. İlk etapta 100 bin içeriğin Google ve Bing arama sayfalarından kaldırılması sağlandı. Fransa Fransa'da internetteki yasadışı faaliyetler AB'nin konuya ilişkin direktifine uyumlu çıkartılan kanun çerçevesinde yürütülüyor. İSS'ler ve yer sağlayıcılar yasadışı içerikleri çıkartmakla yükümlüler. Yasada, yer sağlayıcıların (Youtube gibi büyük içerik sağlayıcılar kanunda yer sağlayıcı olarak sayılıyor) konusu suç içeriği araştırmak gibi bir zorunlulukları olmamakla birlikte, içerik sağlayıcılara ırkçılık, insanlık suçu, hakların ihlali ve çocuk pornografisi ile mücadelede bilgilendirme mekanizması oluşturma yükümlülüğü getirildi. Ayrıca yer sağlayıcısına, konusu suç oluşturan içeriğe karşı işlem yapmaması halinde 1 yıl hapis ile para cezası uygulanıyor. Fransa'da yasadışı kumar sitelerine önlem alma çerçevesinde mahkeme kararı olmaksızın ARJEL isimli çevrimiçi oyunları düzenleyen otorite tarafından İSS'lere erişim engelleme kararları aktarılabiliyor ve cezai yaptırımlar verilebiliyor. Çocuk pornografisi içerikleri ile ilgili yargı mekanizması haricinde idari kanallardan da bildirimde bulunulması halinde içeriğin derhal kaldırılması zorunluluğu var. Almanya Almanya'da devlet himayesinde engelleme ve filtreleme mevcut değil, buna rağmen mahkemeler ve kamu otoriteleri tarafından bazı içeriklerin kaldırılmasına yönelik kararlar verilebiliyor. İnternetteki yetişkin pornografisi dahil tüm içeriğin görüntülenmesinin yaş doğrulama sistemi ile gösteriliyor. Almanya'da internet içerik sağlayıcısı ve internet şirketleri tarafından oluşturulan öz düzenleme kuruluşu MultiMedya Servis Sağlayıcısı (FSM) tarafından geliştirilen filtreleme yazılımları ile özellikle Almanya dışında kusurlu bulunan her türlü içerik kara listeye alınarak, Almanya'daki internet sağlayıcılar tarafından bu kara listelere uyulması isteniyor. Almanya’da mahkeme kararları genellikle kamuoyuna açık olmasına rağmen, ilgili kurumlardan gelen ihbarlarla indekslenen engelleme ve içerik çıkartma listeleri gizli tutuluyor. ABD ABD'de de İSS'lere ve içerik ve yer sağlayıcılara güçlü sistemler sunarak internet içeriğini sınırlandıracak yükümlülükler yükleniyor. Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA) 13 yaş altı çocukların internette zararlı olarak nitelendirilen içeriklere ulaşımını kısıtlıyor. Çocukların kişisel bilgilerini tutan operatörlerin hassas davranmaları gerektiği ve bu bilgileri tutan operatörlerin niçin, ne amaçla bu bilgileri tuttukları COPPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor. Bu bilgiler toplanırken aile rızasının alınması ve bu rızanın doğru adresten alındığı teyit ediliyor. ABD'de ilgili kanunlar, kamu otoritelerinin mahkeme kararı olmaksızın dilediği şüpheliyi ele geçirme ve yine herhangi bir karar olmadan iletişimin izlenmesi, dinlenmesi gibi faaliyetlerin önünü açıyor. Muhabir: Tamer Toğanaş AA
Web Sitenizden veya Bloğunuzdan Reklam Yayınlayarak Para Kazanabilirsiniz
Söz konusu internetten para kazanmak olduğu sürece reklam ağlarının önemini göz ardı etmek olmaz. Bir web siteniz veya blogunuz varsa mutlaka reklam geliri elde etmek isteyeceksinizdir. Ama öncelikle web sitenizin orjinal içerikte olması ve belirli bir ziyaretçi kitlesine ulaşması gerekiyor. Kopyala-yapıştır yöntemi ile hazırlayacağınız bir siteden reklam geliri elde etmeniz oldukça zor. SEO optimizasyonu iyi yapılmış bir web siteniz var ise ve bu site özellikle belirli bir konuya odaklanmış ise önemli miktarlarda reklam geliri elde edebilirsiniz. Genellikle görsel olan (Metin tabanlı olanları da mevcut) Banner’ı reklam ağları kanalıyla sitenize yerleştirirsiniz. Büyük web siteleri reklam ajansları aracılığı ile doğrudan müşteriden reklam alırlar. Ancak küçük veya orta halli sitelerin neredeyse tamamı reklam ağlarını kullanırlar. Kullanılan bu reklam ağlarının en meşhur olanı tabii ki Google AdSense’dir. AdSense, içeriğe dayalı bir reklam ağıdır. Web sitenizin içeriğine uygun olan reklamların sitenizde yayınlanmasını sağlar. AdSense’ye üye olduktan sonra eğer siteniz reklam ağına dahil edilirse size bir kod verilir. Size özel olan bu kodu web sitenizde reklamların görünmesini istediğiniz bir yere yerleştirirsiniz. Sonrasında ise ziyaretçilerinizin bu reklamlara tıklamasını beklersiniz. Eğer Google’ı kandırmaya çalışarak reklamlarınızın tıklanma sayısı artıracak yöntemlere başvurursanız üyeliğiniz askıya alınır ve sitenize reklam gönderilmez. Bu yüzden kullanım koşullarını iyi okumanızı tavsiye ederiz. Google AdSense dışında da kullanabileceğiniz yabancı kaynaklı reklam ağları var. Ancak bunların birçoğu Türkçe içerikli siteleri reklam ağlarına dahil etmiyor. Yine de tek alternatifiniz Google değil. Türkiye’de de son yıllarda reklam ağları oldukça arttı. Bu reklam ağlarına üye olarak sitenizde reklam yayınlayabilirsiniz. Geçmişte çok acemice yapılmış olsa da günümüzde artık Türk reklam ağları da oldukça profesyonel olarak çalışmakta. Bizim görüşümüz ise AdSense’yi kullanıyor olsanız da mutlaka bu ağlarda da yer almanız yönünde.
Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası
İnsanoğlu yaratıldığından beri hep daha yüksek binalar yapmaya çalışıyor. Bazı metropollerde ise yatay alan kalmamasından dolayı bu durum bir zorunluluk haline gelmiş. Bu megakentlerin büyüleyici siluetleri ise görülmeye değer.  İşte 'Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası' galerisi...
Reklam
Japonya'da Bulutların Üstünde Mükemmel Manzara!
Unkai Terası,Japonya'nın Hokkaido adasının dağ yamacına kurulmuş olup,turistlere nefes kesici yüzen bulutların görüntüsünü sunuyor! Unkai ( Japoncada bulut denizi anlamına gelir ) çok nadir bir doğa harikası, sadece özel hava şartları altında size kendini gösterecektir. Teleferikle çıkacağınız Unkai Terası'nda bir şeyler içmek istemez miydiniz? Siz en iyisi nefes kesen Unkai Terası'ndan çekilen resimlere bir göz atın, hayran olacaksınız.
Reklam
Facebook'un İşe Almadığı Acton, Whatsapp'ı 19 Milyar Dolara Sattı
Facebook'un toplamda 19 milyar dolar bedelle Whatsapp'ı satın alması, teknoloji dünyasının son dönemde tanık olduğu en büyük yatırımlardan birisi olarak dikkat çekiyor.1.2 milyar üyesi olan Facebook, 450 milyondan fazla aylık aktif kullanıcısı bulunan Whatsapp ile iletişim alanında dünyanın en büyük şirketi olmayı hedeflediğinin işaretlerini veriyor. Kendi geliştirdiği mesajlaşma yazılımı beklentilerin çok gerisinde kalan Facebook, Google'ın 10 milyar dolarlık teklifinin %60 üzerine çıkıp, sadece 5 yıllık geçmişi olan Whatsapp'ı bünyesine katarak insanlar arası iletişim platformu olma arzusunu, başarısız olan Facebook Messenger girişimi sonrasında bir kez daha gözler önüne seriyor. Satın alma sürecinin detayları arasında bir de başarı hikayesi yatıyor. Whatsapp'ın kurulduğu tarih olan 2009 yılında, şirketin kurucu ortaklarından Brian Acton, Facebook'ta çalışmak için iş başvurusunda bulunuyor ancak 'hayır' cevabı alıyor. Hatta daha öncesinde Acton'ın, Twitter'da şansını denediği ancak benzer şekilde 'olumsuz' cevap aldığını görüyoruz. Bugün gelinen noktada Brian Acton, Facebook'tan geri çevrildiği dönemde Ukraynalı arkadaşı Jan Koum ile birlikte kurduğu Whatsapp'ı, toplamda 19 milyar dolar gibi rekor bir fiyatla Facebook'a satarak, müthiş bir başarı öyküsüne de imza atmış oldu. Whatsapp'a biçilen değer, aynı zamanda 'startup' olarak bilinen genç ve yenilikçi şirketler için ödenen en yüksek meblağa olma özelliğinde. 3 yıl önce Microsoft'un 8.5 milyar dolara satın aldığı Skype'ın hayli üzerinde bir bedelle el değiştiren Whatsapp için, fiyatın yüksek biçilmesinde, hızlı büyümesi ve yüksek kullanıcı sadakatinin etkili olduğu ifade ediliyor.DH
Valilik Harekete Geçti, Şefkat Tepe'nin Çekimleri Durduruldu
Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Samanyolu Televizyonu'nda yayınlanan Şefkat Tepe dizi çekimlerine verdiği onayı iptal etti. Yapılan açıklamada, Konya ve ilçelerinde dizi çekimi için verilen onayın Konya Valiliğince 19 Şubat 2014 tarih ve 682 sayılı onayı ile iptal edildiği belirtildi.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, izin onayının iptaline gerekçe olarak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Konunu kapsamına giren mekanlarda yapılan çekimlerin Müze Müdürlüğü'ne önceden bilgi verilmemesi, ilgili mekanlarda temizlik ve tamirat gibi çalışmaların müze uzmanı denetiminde yapılmaması ve dizide 25 Ocak'ta yayınlanan bölümde Hz. Muhammed (SAV)'e ilişkin görüntülerin yazılı ve görsel basında tepkilere neden olması olarak belirtildi. 'Türkiye'de Ticari Amaçlı Film Çekmek İsteyen Yerli Yapımcılar İçin Başvuru Formu'nda '2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına giren mekanlarda film çekimi sırasında, önceden bağlı Müze Müdürlüğüne bilgi verilmeden anılan mekanlarda film çekimi yasaktır' hükmü bulunmasına rağmen her bölüm için bağlı bulunduğu Müze Müdürlüğünün bilgilendirilmemesi; Anılan mekanların çekim öncesi hale döndürülmesi sürecinde temizlik, tamirat vb. çalışmaların bir müze uzmanı denetiminde yapılması gerekirken konuyla ilgili bağlı Müze Müdürlüğüne herhangi bir talepte bulunulmaması; Dizinin 25.01.2014 tarihinde yayınlanan bölümünde yer alan İslam dini Peygamberi'ne ilişkin görüntülerin kamuoyunda, yazılı ve görsel basında tepkilere neden olması; Gerekçeleriyle ilgide kayıtlı 22.08.2013 tarih ve 3302 sayılı çekim izni onayının iptal edilmesini, ilimizde yapılacak dizi çekimlerinin durdurulmasını, olurlarınıza arz ederim.' Muzzafer SalcıoğluZaman
Reklam
Facebook'un Sonraki Hedefi Flipboard Olabilir mi?
Önerme 1 Facebook, kullanıcı kitlesi itibarıyla doygunluk noktasına yaklaştı. WhatsApp ise, Zuckerberg’in ifadesiyle ‘görülmedik bir hızla’ büyümeyi sürdürüyor.Önerme 2 İnternette tüm faaliyetlerin gerçekleştirilebildiği en kapsamlı ve nihai platform olma iddiasındaki Facebook’un büyüyebilmek için mobile ve dikeylere odaklanmaktan başka şansı yok.Bu iki temel önermeyi doğru kabul edersek, Facebook’un WhatsApp’i 16+3 milyar dolar gibi dehşet bir bedelle satın alması mantıklı görünüyor. Kimileri aynı fikirde olmasa da, Zuckerberg söz konusu meblağı “gayet uygun” olarak nitelendirmekte haklı. Çünkü mobil mesajlaşmayı çok yoğun şekilde kullanan 450 milyon kullanıcıyı bir anda Facebook’un mobil alemine dahil etmek çok önemli bir hamle. Özellikle de FB Messenger’ın kitlesel popülarite yakalamakta çok zorlandığı düşünüldüğünde.Üstelik mevcut geniş kullanıcı kitlesine ragmen WhatsApp henüz iki şirketin de anavatanı olan ABD’de yeterince popüler değil. Yani Facebook’un desteğiyle bir kaç ay gibi çok kısa sürede tabanına 50 milyondan fazla kişiyi eklemesi son derece olası. İnanılmaz hızla büyüyen, genç kullanıcı kitlesine sahip böyle bir şirketi satın almak, FB Messenger’a yıllar ve milyonlar yatırmaktan çok da hesaplı bir seçenek olarak ortaya çıkıyor.Nitekim dün Facebook’un büyük yatırımcılarına hesap veren Zuckerberg, WhatsApp’i satın alarak FB’yi mobilde çok daha hızlı büyütmeyi ve zamanla topyekün bir mobil şirkete dönüştürmeyi hedeflediklerinden bahsetti.Coğrafi açıdan bakıldığında, Facebook’un özellikle büyük potansiyel barındıran, insanların önemli bölümünün internete mobilden bağlandığı Orta Doğu ve Afrika’da da gideceği çok yol var. Bu bölgelerdeki yaşayan genç nüfus, aslında hemen tüm diğer bölgelerde olduğu gibi, görece ‘daha az akıllı’ telefonlarında karmaşık bir yolla kullanılabilen FB Messenger’a başvurmak yerine, kullanıcı dostu, temiz ve kullanışlı tasarım ve işleve sahip WhatsApp’i tercih ediyor.WhatsApp satın alması, herşeyden önce, Facebook’un mobilde başarılı dikeyleri satın alma stratejisi çerçevesinde beklenebilir bir girişimdi. Facebook’un mobil görsel paylaşımı konusunda gücünü artırmak amacıyla 2012’de Instagram’ı satın alması bu stratejinin ilk büyük adımıydı denebilir. Instagram’ın (kısmen) bağımsız kalmasına izin veren Facebook, sosyal paylaşımla ilgili geliştirmelerle yetindi.Fotoğraf paylaşım trafiğine Instagram satın almasıyla hakim olan, anlık mesajlaşma alanında WhatsApp ile liderliğe yükselen Facebook’un bu stratejisini göz önüne alınca, bir sonraki hedefin haber/makale paylaşımı kulvarında olabileceği akla geliyor. Malumunuz bu alanda şirket oldukça ses getiren bir girişimde bulunmuş ve Facebook Paper’ı geçtiğimiz aylarda lanse etmişti.Henüz sadece ABD’de kullanılabilen FB Paper, bu alandaki lider uygulama olan Flipboard’un, ufak tefek farklılıkları saymazsak, neredeyse aynısı. FB Paper, esasen Facebook’ta yayın yapan haber kaynaklarının gönderilerinden ve arkadaş zaman çizelgelerindeki haberlerden besleniyor. Kullananlar bilir, Flipboard, haber kaynağı ve kategori seçiminde ve kapak sayfasını belirlemede çok daha fazla kişiselleştirme seçeneğini sosyal ağlarla entegre olarak sunuyor.Yine WhatsApp’e çok benzer şekilde, hızlı bir büyüme trendi içinde olan Flipboard, kullanıcı sayısını sadece bir yılda ikiye katlayarak 100 milyonun üzerine çıkardı. 2014 sonu itibarıyla 150 milyon gibi ulaşılabilir bir hedeferi var. Flipboard, akıllı telefon veya tabletlerinin ekranında favori haber kaynaklarından gelen ve anlık güncellenen makalelerden oluşmuş bir haber uygulaması görmek isteyen (çoğu genç) mobil kitlenin çoğunluğunun ilk tercihi konumunda.Öte yandan Flipboard’un oturmuş kullanıcı kitlesi üzerinden para kazanmaya başlamak da daha hızlı ve kolay. Haber uygulamasının, haber kaynağıyla gelir paylaşımına dayanan çok basit bir gelir modeli var. Dolayısıyla büyüme potansiyeli ve pazar liderliği bazında bakıldığında, Facebook’un egemen olmak istediği bir başka alan olan haber toplayıcılığında Flipboard en mantıklı hedef gibi görünüyor.Tabi Flipboard’a verilecek bir teklifin olumlu yanıt alacağı elbette söylenemez. Google 2010’da firmayı satın almak istemiş, ancak teklif Flipboard kurucuları Mike McCue ve Evan Doll tarafından “bağımsız kalmayı tercih ediyoruz” denilerek reddedilmişti. O vakitler, Google’ın “Propeller” adı verilen bir haber toplama servisi üzerinde çalıştığı ve bunu Flipboard’u satmaları için kuruculara karşı tehdit unsuru olarak kullandığı söyleniyordu. Tabi Propeller hiç hayata geçmedi.
Ferit ''wtcN'' Karakaya 2014 Sezon'undan Men Edildi
HWA Gaming League Of Legends takım kaptanı ve aynı zamanda Saldırı Gücü Taşıyıcı'sı Ferit ''wtcN'' Karakaya Riot Games Türkiye'nin yapmış olduğu açıklama ile 2014 Sezon'undan çıkarıldı.Riot Games'in yaptığı açıklamaya göre yapılan kural ihlali sonucu Ferit Karakaya 2014 sezonundan çıkarılmasının dışında kullanmış olduğu hesap süresiz olarak askıya alındı.Yapılan açıklamayı kabul eden Ferit Karakaya'dan tam anlamı ile bir cevap gelmezken HWA Gaming yönetiminden konu ile ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.Açıklamanın tamamını okumak için: http://lolespor.com/haberler/genel-duyuru/kural-ihlali-hakk%C4%B1nda-a%C3%A7%C4%B1klama
Reklam