Oscar'a Aday Olan Dünyanın En Kısa Filmi: Fresh Guacamole
PES film tarafından çekilen bu film, Oscar'a aday olmuş Dünyanın en kısa filmi olma özelliğinde. Not: Guacamole, avakodulu değişik bir sos, soğan, domates ve değişik baharatların karışımından oluşan; tercihe göre cipsle (tortilla) yenen bir Meksika yemeğidir.
Dile Gelen Mermerlerin Öyküsü (Heykel Ne Anlatır ?)
Michelangelo Rönesans zamanında yaşamış, gelmiş geçmiş en büyük ustalardan birisidir. Bu çalışmasında gördüğümüz bu meşhur adam bu gün ki İsrail topraklarında yaşamış ve İncil'de hikayesinin anlatıldığı bir kahramandır. Yaşadığı topraklara dadanan dev Golyat'ı kimse yenememektedir. Oldukça güçlü bu devin karşısına, çobanlık yapan Davud çıkmaya karar verir. Elinde sadece sapanı bulunan Davud, tek bir taş ile dev Golyat'ı mucizevi bir şekilde yenmeyi başarır. Ve o topraklarda büyük bir imparatorluk kurar. Büyük usta omuzuna attığı sapanını tutan Davud'u bu şekilde ölümsüzleştirmiştir.
Gintama'nın Yerinin Ayrı Olmasının Nedenleri
Animeler, çoğumuz için vazgeçilmez zevkler olup hayatımızda yeri doldurulamaz öneme sahip olmuşlardır. Aksiyonundan, Dramına, Korkusundan, Gerilimine, Hareminden, Komedisine kadar bir çok kategoriye ayrılan anime dünyasında bazI animeler vardır ki kategorisinden taşar ve kendi başlığını ilan eder. İşte Gintama'da onlardan biri, başta Absürt Komedinin Kralı olan bu anime diğerlerinden tümüyle ayrı bir yer edinmiş ve ne yazık ki yaşamayan efsaneler arasındaki yerini almıştır. O halde ne dersiniz bilenler ve bilmeyenler olarak gelin bir kaç gif ile Gintama'yı yad edelim. :)
'Soru Hatalı' Demişti, Haklı Çıktı
Soru hatalı diyerek Kim Milyoner Olmak İster'e dava açan yarışmacı TÜBİTAK'tan gelen rapor ile haklı bulundu... Kim Milyoner Olmak İster yarışmasına katılan Serpil Kanak, 60 bin liralık soruda elenmiş, fakat doğru olduğu söylenen cevabın yanlış olduğunu iddia etmiş ve elendiği için psikolojisinin bozulduğunu söyleyerek mahkemeye başvurmuştu. Kanak, Kenan Işık'ın yönettiği 'Hangisi bir hayvan değldir?' sorusu için avukatı Ada Jale Orhan aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçesinde söz konusu soruda iki doğru yanıt olduğunu, TÜBİTAK'ın 'yakamoz'un hayvanlar âlemine değil 'protista' denilen tek hücreli canlı sınıfına sokulduğunu iddia ederek uğradığı zarar nedeniyle 10 bin TL manevi tazminat ile yarışmaya 60 bin TL'lik sorudan devam etme talebinde bulunmuştu. Mahkeme haklı buldu Mahkeme tarafından atanan bilirkişi rapor geçtiğimiz günlerde mahkemeye sunuldu. Raporda 'yakamoz'un bir olayın adı olduğu için ne hayvan ne de bitkisel bir canlı olarak adlandırılamayacağı, sorunun yanıtının hem 'yakamoz' hem de 'çarkıfelek' olduğu, bu nedenle yarışmacı Serpil Kanak'a yöneltilen iki cevaplı sorunun yanlış olduğu kaydedildi. Post Medya
Yeryüzüne Dayanabilmek İçin Edebiyat
En zarif, en içten ve en direnişçi yazarlarımızdandır Tezer Özlü. O da yakın dostu Leylâ Erbil gibi bir put kırıcıdır; insan yaşamını hapishaneye çeviren gelenek, dogma, tabu, kural, sınır, dayatma… ne varsa gözden geçiren; kalıpları kıran, yerleşik değerleri sorgulayan, yeni değerler arayan özgün ve özgür bir yazardır. Onun sıra dışı kişiliği, metinlerinde bütün canlılığı ile varlığını duyumsatır.Yıllar önce okuma günlüğüme şöyle yazmıştım: “ Tezer Özlü’nün asi ruhundan, kendine özgü kişiliğinden yansıyan erdemin, düşüncelerimde sürekli çoğaldığını fark ediyorum. Çünkü yaşamıyla yazdıkları bu denli iç içe olan yazarlara çok rastlanmıyor. Korkmadan, çekinmeden, bütün içtenliğiyle kendini ortaya koymak, ‘ben böyleyim.’ diyebilmek kolay mı? Bence her şeyden önce cesaretin simgesi Tezer Özlü. Kalanlar’ın önsözüne belirtildiği gibi: ‘Kendi üstündeki giysinin örgüsünü çözen ve yazdıklarında kendi çırılçıplak gerçeğini okuruna sunmak isteyen, bu anlamda korkusuz, ender yazarlardan biriydi.’ Yapıtlarında kendini dürüstlükle; yalansız, riyasız gösterirken aynı anda toplumun bütün sahte değerlerini kıyasıya eleştiriyor, yüzlerden maskeleri çekip alıyor. İlk olarak kendine yöneltiyor eleştirel bakışlarını; kendine sansür uygulamadan yazarak bir özgürlük ufku açıyor önce. Sonra bu ufku genişleterek toplumun dayatmalarına, baskılarına, sahteliklerine, ikiyüzlülüğüne savaş açıyor. Farklı olmanın, aykırı kalmanın bedelini ise yalnızlıkla, mutsuzlukla ödüyor Tezer Özlü. ” 1963’ten itibaren edebiyat dergilerindeki öyküleriyle dikkati çeken ve ilk kitabı Eski Bahçe ’de öykülerini buluşturan Tezer Özlü, kendi trajedisini görmekten ve onunla yüz yüze gelmekten korkmayan yazarlardandır. Çocukluğun Soğuk Geceleri ’nde çocukluk korkuları ve sıkıntılarıyla yüzleşir. 1983’te Marburg Yazın Ödülü’nü alan Yaşamın Ucuna Yolculuk adlı eseri, yaşamlarında intihar düşüncesine çok yer veren büyük yazarlar Kafka, Svevo ile Pavese‘nin yaşadığı yerleri görmek üzere çıktığı 700 km’lik bir yolculuğun notlarından oluşur. Yaşamın anlamını gitmekte bulur Tezer Özlü. Kitabın başkişisi yine kendisidir; ölüm, yalnızlık, bunaltı, varoluş izlekleri onu bırakmaz. Bu romanı da çocukluğuna ve gençliğine göndermelerle doludur. 1986’da kırk üç yaşındayken göğüs kanseri nedeniyle yaşama veda eden Tezer Özlü, içten ve özgün metinleriyle edebiyatımızın unutulmaz kişilikleri arasında yer aldı; yıllar geçtikçe adının çevresinde efsanevi bir hale oluştu. Leylâ Erbil , “ Tezer Özlü’nün yaşamı acıyla, ölümle, intihar duygusuyla, canlılık ve yaşam tutkusuyla iç içeydi. ”…“ Kendi olmayı hiç reddetmeden, kendi ruhundaki acılardan taşarak akraba acıların dünyasına ulaşmaktadır. Bu ise küçümsenecek bir nitelik değildir; kalıcıdır. ” diyor Zihin Kuşları ’nda. Özyaşam anlatıdan kaçınmayan Tezer Özlü’nün bu tarz anlatıyı sanat katına yükselttiğini ifade ediyor. En son, Tezer Özlü’den kalan bazı yazı ve notlar Kalanlar adıyla 1990’da yayımlanmıştı. Geçen ay Tezer Özlü’nün farklı sanatsal yönleri ve ilgilerini keşfettiğimiz yazıları, kızkardeşi Sezer Duru tarafından Yeryüzüne Dayanabilmek İçin başlığı altında bir araya getirilerek kitaplaştırıldı. Tezer Özlü’nün bir yazısından alınan bu başlık, onun varoluşçu bakışını ve dünyadaki temel meselesini özetliyor: “Neden edebiyat? Yeryüzüne dayanabilmek için.” Tezer Özlü’nün, yurt dışındayken Türkiye’deki dergilere gönderdiği kültür, sanat, edebiyat yazılarından oluşan kitap, onun bir kültür gözlemcisi olarak çevresindeki sanatsal ve yazınsal olaylara dair duygu ve düşüncelerini netlikle görmemizi sağlıyor. Dikkatle ve titiz ayrıntılar üzerinden yazıyor Tezer Özlü. Kendi dünyasına yakın bulduğu yazarlar ve eserlerine yaklaşımında hassasiyeti doruğa ulaşıyor. Kitaptaki yazıların bir kısmı söyleşi ve röportajlardan oluşuyor; ancak kitabın ağırlık merkezinde deneme türünün güzel örneklerini oluşturan metinler yer alıyor. Anı, izlenim ve düşlerin ışıklı yansımalarının yanı sıra eleştirel bir bakış açısı taşıyan bu yazılar Tezer Özlü’nün derin entelektüel kavrayışının; sezgi ve duyuş gücünün birer göstergesi durumunda. Edebiyatla yoğurulmuş engin bir sinema kültürü olan Tezer Özlü, başta Berlin, Venedik olmak üzere Avrupa kentlerindeki film festivallerinde izlediği filmlerle ilgili ustalıklı yorum, eleştiri ve değerlendirmeler yapıyor. Kültür sanat ortamlarında soluk alan yazar, buralardan edindiği izlenimler ve tanıklıklarını nesnel bir bakış açısıyla değerlendirerek Milliyet Sanat’ın ve dönemin başka dergilerinin okurlarıyla paylaşıyor. Bu yazıların çoğunun, Tezer Özlü’nün ölümünden birkaç yıl önce yazılmış olduğunu fark etmek içimizi sızlatıyor. Okudukça onun kültür, sanat, edebiyat güzellikleriyle dopdolu, seçkin ve entelektüel bir yaşamı olduğunu görüyoruz. Yazılarında, kendi yazınsal ve düşünsel dünyasını şekillendiren ve ruhen akraba olduğu yazarlara öncelik veren Tezer Özlü, özellikle Kafka ve eserlerini ince bir duyarlılıkla ele alıyor. “Niçin yazıyorum?” sorusuna yanıt arayışlarını Kafka, Svevo ve Pavese’den cümlelerle destekledikten sonra “ Bir cümle de ben eklemek istiyorum: Yaşamla ve ölümle hesaplaşmakiçin yazıyorum. ” sözleriyle derin etki yaratıyor. Dünyanın acılı bir yer olduğunu, bunun için yazdığını; duyguların taşmasının da bir yazma nedeni olduğunu vurgulayarak, kendi dünyasına egemen olmayı edebiyatla öğrendiğini dile getiriyor. Kafka ile Yaşamak denemesi, sorgulamalarla genişleyen zihin açıcı bir tarzda yazılmış. Tezer Özlü, “Kafka ile yaşamak, acınacak güncelliğimizin en büyük umudu.” ifadesiyle Kafka’daki düşsel, alegorik ve ironik tutumun önemini vurguluyor. Tezer Özlü’nün kaleminden Kafka’yı okumak, onun duyarlı, sezgisel yaklaşımıyla Kafka’yı yeniden değerlendirme imkânı veriyor. Bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş halde bulan Gregor Samsa’nın, Kafka’nın bütün iç dünyasını yansıttığını belirten Tezer Özlü; “Bürokrasi ve iş çarkının, yüzyılımız insanını böceğe ya da robota dönüştürdüğünü, hepimizin birer Gregor Samsa olduğumuzu kavrayamazsak, biz dünyaya değil, dünya bize bakıyor olmaz mı?” diye soruyor. Yazar dostlarının ardından incelik ve değerbilirlikle yazan Tezer Özlü; Sevgi Soysal, Celal Sılay, Peter Weiss’ı sevgi dolu cümlelerle anıyor. Kitapta, hem yaşamı hem de ölümüyle büyük yankılar uyandıran Stefan Zweig, Tezer Özlü tarafından başarıyla değerlendiriliyor; Zweig’ın 2. Dünya Savaşı yıllarındaki savaş karşıtı tutumu, yaşadığı bunalım ve karısıyla birlikte intiharı üzerinde önemli tespitler yapılıyor. Kitaptaki metinlere, Tezer Özlü’nün insana inanan ve ona değer veren düşünce biçimi damgasını vuruyor. Varoluşçu felsefenin izinde giden ve insanın özgür bir birey olma yönünde çaba göstermesinin gerekliliğini vurgulayan satırlarla sık sık karşılaşıyoruz. “ Yaşam, şöyle bir yaşanıp geçmek için varolmak değildir. Aksine insanları, en insancıl yaşamlara ulaştırmanın mücadelesinin verildiği bir olgudur. ” diyen Tezer Özlü, insanın toplumdan, dünyadan sorumlu bir birey olduğu gerçeğinin altını çiziyor. Yeryüzüne Dayanabilmek İçin Tezer Özlü’nün kültür, sanat, edebiyata dair düşünce ve görüşlerini yakından görme ve anlama olanağı sağlıyor. İlgili ve meraklı okurların, bu kitapta kendilerini Yaşamın Ucuna Yolculuk ve Çocukluğun Soğuk Geceleri ’ne yeniden yönlendirebilecek nitelikte güçlü imgeler ve etkili izlekler bulacakları kanısındayım. Kısacık yaşamına sonsuz bir evreni sığdıran Tezer Özlü, defalarca okunmayı hak eden, duygu dolu radikal bir yazar.
Türkiye'nin En Zengin 100 İsmi Belli Oldu
Geçen yıl üçüncü sırada yer alan Murat Ülker servetini 600 milyon dolar artırarak 3,7 milyar dolarla Türkiye'nin yeni 'en zengini' oldu FORBES Türkiye, bu yıl dokuzuncusunu hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesini açıkladı. Geçen yıl 44 dolar milyarderinin olduğu listede 19 kişi bu unvanını kaybetti. Bu yıl listede 25 dolar milyarderi yer alıyor. FORBES 100’ün zirvesinde de büyük bir değişiklik var. Geçen yıl 3,4 milyar dolarla Türkiye’nin ‘en zengini’ olan Ferit Şahenk ’in serveti Garanti Bankası’ndaki değer kaybına bağlı olarak 2,1 milyar dolara geriledi ve listede ancak bu yıl ancak altıncı olabildi. Geçen yıl üçüncü sırada yer alan Murat Ülker ise borsadaki düşüş ve dolar kurundaki yükselişe rağmen servetini 600 milyon dolar artırarak 3,7 milyar dolarla Türkiye’nin yeni ‘en zengini’ oldu. Geçen yıl Forbes'un listesine göre Türkiye'nin en zengin insanı Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk'ti. Doğan Haber Ajasnı'nda yer alan habere göre, Enka İnşaat’ın Borsa İstanbul’daki piyasa değerinin dolar bazında yüzde 18 artmasıyla Şarık Tara da servetini 500 milyon dolar artırarak listede ikinciliğe yerleşti. “En Zengin 100 Türk” listesinde dikkat çeken önemli değişikliklerden biri de Sabancı Ailesi’nden altı, Koç Ailesi’nden de üç kişinin dolar milyarderi unvanını kaybetmesi. FORBES 100’de Türkiye dışından iki milyarder var. Amerika’da Chobani Yogurt markasıyla büyük bir başarı yakalayan Hamdi Ulukaya bu yıl servetini 1,4 milyar dolara yükseltti. KKTC’den Suat Günsel de 1,2 milyar dolarlık servetiyle listede yer buldu. FORBES 100’de aileler sıralamasında da değişiklikler var. Geçen yıl 12,7 milyar dolarlık toplam servetiyle Türkiye’nin en zengin ailesi olan Koçların serveti 3,8 milyar dolar azalarak 8,8 milyar dolara geriledi. Toplam serveti 8,9 milyar dolar olan Sabancılar ise ‘en zengin aile’ unvanını Koç Ailesi’nden devraldı. İşte en zengin 10 Türk MURAT ÜLKER YILDIZ HOLDİNG 3.7 milyar dolar ŞARIK TARA ENKA İNŞAAT 3.3 milyar dolar HÜSNÜ ÖZYEĞİN 3 milyar dolar ERMAN ILICAK RÖNESANS HOLDİNG 2.8 milyar dolar SEMAHAT ARSEL KOÇ HOLDİNG 2.2 milyar dolar FERİT ŞAHENK DOĞUŞ HOLDİNG 2.1 milyar dolar RAHMİ KOÇ KOÇ HOLDİNG 2.1 milyar dolar SUNA KIRAÇ KOÇ HOLDİNG 1.85 milyar dolar FİLİZ ŞAHENK DOĞUŞ HOLDİNG 1.8 milyar dolar SİNAN TARA ENKA İNŞAAT 1.6 milyar dolar FORBES 'En zengin 100 Türk' listesinde öne çıkanlar Toplam Servet: 92,8 milyar dolar. Bu rakam geçen yıl 117,8 milyar dolardı. Milyarderler: Bu yıl FORBES 100’de 25 dolar milyarderi Türk var. Geçen yıl bu sayı 44’tü. Milyarderler listesinde Sabancı Ailesi’nden hiç kimse yok. Ortalama Servet: FORBES 100’ün ortalama serveti bu yıl 863 milyon dolara geriledi. Geçen yıl bu rakam 1 milyar 43 milyon dolardı. Sektörler: Sektörler listesinin ilk üçünde gayrimenkul, enerji ve turizm var. Gayrimenkulle 83, enerjiyle 82, turizmle ise 53 zengin faaliyet gösteriyor. Kadın Sayısı: Bu yıl listede 22 kadın var. Geçen yıl 10 olan kadın milyarder sayısı ise beşe geriledi. Kadınların toplam servet içindeki payı yüzde 20,6. Ortalama servetleri ise 870 milyon dolar.T24
Reklam
'Şarkısını Söylerken Ahmet Elimden Tuttu, Gülten Sırtımı Sıvazladı'
Ahmet Kaya anısına hazırlanan albümde bir şarkı seslendiren Sezen Aksu, 'şarkıyı söylerken Ahmet Kaya elimden tuttu, iyi geldi' dedi.T24Ahmet Kaya’nın anısına hazırlanan ‘... bir eksiğiz’ albümü 3 Mart günü raflarda yerini alacak. Albümde 27 sanatçı, Ahmet Kaya’nın parçalarını yorumladı.Radikal gazetesi, albümde yer alan 13 sanatçıya albüm hakkındaki düşüncelerini sordu. Albümde yer alan sanatçılardan Vedat Yıldırım , albüm hakkında ‘’Popüler faşizmin saplanan çatallarına mütevazı bir cevap’’ nitelemesi yaparken Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin , “albümün yıllar sonra kimin nasıl hatırlanacağına muktedirin değil, halkın karar vereceğini görmemize vesile olmasını dilerim” şeklinde konuştu.Sanatçıların ‘... bir eksiğiz’ albümü ile ilgili paylaştıkları şöyle:Sezen Aksu Gülten Kaya’nın eşsiz sözlerinin, Ahmet’in kulağımdan gitmeyen sesiyle, aşkla beden bulduğu ‘’Ağladıkça’’yı söylerken, acıdan yeşeren umudu, tüm hücrelerimde yeniden hissettim. Aslında ağladıkça güneşe doğru yürüdüğümüzü bir kez daha hatırlamak, yaşamla ilgili inandığım, söylediğim, tutunduğum her şeyi onayladı sanki. Söylerken Ahmet elimden tuttu, Gülten sırtımı sıvazladı, iyi geldi. Dilerim başkalarına da yeniden iyi gelir bu hüzünlü umudun şarkısı.Bülent Ortaçgil Ahmet Kaya’yı şahsen tanımadım, müziğini de çok fazla bilmiyorum. Ancak milyonları derinden etkilemiş Ahmet Kaya için hazırlanan ‘... bir eksiğiz’de yer almayı istedim. Kaya’nın ne söylediğinden çok, söylemesi gerektiği şeyleri rahatlıkla ifade etmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin bu günlerde birbirine empati kurmak ve saygı duymak konularında ortak hareket etmeye ihtiyacı var. Empatileri geliştirecek bu gibi projelere şiddetle ihtiyaç var. Bu albüm Türkiye için örnek olmalı.Cahit Berkay Ahmet Kaya şarkılarıyla ve duruşuyla sevdiğim bir insan. İçimizde acısı büyüktür. Derya Petek’le ‘’Metris’in Önünde’’yi söyledik. Ahmet Kaya albümünde bir Ahmet Kaya şarkısı söylemek bir onurdur benim için.Vedat Yıldırım (Bajar): ‘’Bir eksiğiz’’ sözüdür bizi de bu sofraya katan... İade-i itibarlar, özürler geri getirmiyor giden nice canı. Bir gün Gezi’de, Roboski’de ölen çocuklar için de vicdan sahibi insanların baskıları zorbalara özür diletecek. Lakin bu çocukların ana, baba, kardeşleri, sevgilileri için o büyük kifayetsizlik devam edecek. Popüler faşizmin saplanan çatallarına mütevazı bir cevap bu albüm. Ama asıl cevap bizlerin de Ahmet Kayalar gibi can alıcı meselelerimize değen ürünler vermemiz.Hayko Cepkin Çocukluğumda bir arkadaşım sayesinde sesiyle tanıştım. Arkadaşımın ne mezhebini ne dinini ne inancını bildim. Ne sordum ne merak ettim. Ne sordu ne merak etti. Merak edilen tek şey hep gözümdü. Dinlediği ses daha çok şarkı aralarındaki şiirlerle mücadele veren bir adamın ya da bir kadının ya da birilerinin hayatından bir parça anlatıyordu. Uzun süre dinledim. Neden dinlediğimi bilmeden. Gün oldu hikâyeler netleşti. Bilmek mi hep iyiydi? Bilmeden sevmek mi? Ben bildim ve bir dalından ses oldum.Yaşar Kurt Ahmet Kaya 80’lerdeki ilk göz ağrımız, ilk aykırı sesimiz. Cezaevlerine dikkat çeken, oralarda neler olduğundan bahseden müthiş bir sanatçı. Büyük haksızlığa uğradığını düşünüyorum. ‘Kaçak ve Anne’yi söylüyorum. Benim için tüm şarkıları önemlidir. Şarkıya dokunmadan söylemeye çalıştım, biraz Ahmet Kaya’ya benzesin istedim.Hakan Vreskala İlk kez ‘Şarkılarım Dağlara’ albümünü duymuştum... O zamanlar Türkçe müzik dinlemezdim; varsa yoksa punk, trash, rock... Sözlerindeki isyan, özgünlük ve bunca kafaya kazınan harika ezgi beni bağımlısı yapmıştı. Dinlediğim hiçbir şeye benzemiyordu; ‘Cinayet Saati’nin, ‘Gururla Bakıyorum Dünyaya’nın sözlerini ezberlerken buldum kendimi. Kendi kendime binlerce kez söylediğim parçalarından birini, bu albümünde seslendirmek çok büyük gurur.Harun Tekin Bu albümün birbirimizi dinlememize, Ahmet Kaya’nın değerinin tekrar tekrar hatırlanmasına ve yıllar sonra kimin nasıl hatırlanacağına muktedirin değil, halkın karar vereceğini görmemize vesile olmasını dilerim.Ceza Türkiye’deki müzik tarihinin en önemli isimlerinden biri için toplandık. Barış, kardeşlik, dostluk için. Seslendirdiğim parça Ahmet Kaya’nın seslendirdiği sayısız parçadan birkaçının birleşmiş hali. Sözler kendisine ait diyebiliriz. Protest, duygulu ve anlamlı sözler rap ile tekrardan dile geldi.Küçük İskender Ahmet Kaya çok önemsediğim biriydi. Kimi şiir akşamlarımızda bize katılırdı. İlkeli duruşuna hep saygı duydum. Katı, sert, radikal bir söylemi olsa da daima güler yüzlüydü. Bu, onun hümanist yanıydı. Farklı bir platformda, Ahmet Kaya ve Yusuf Hayaloğlu ortaklığındaki bu şarkıyı seslendirebilmek mutluluk verici.Cem Adrian Bir Ahmet Kaya şarkısını söylemek için uzun zamandır bekliyordum. Bu albüme katılmamın istenmesi, Ahmet Kaya’nın sevgili eşi Gülten Kaya tarafından bana iletilmesi ve en sevdiğim şarkılardan olan ‘Yakamoz’u söyleyebilmem beni çok mutlu etti, onur duydum.Redd Eskiye göre rahat görünmesine karşın, hâlâ sanat dalları baskı ve otosansüre tabi. Tüm şarkıları dinledik, bize ve bugüne uygun bir şarkıyı formuyla oynayarak değişik bir şekle soktuk.Gece Yolcuları Çok değerli şiirleri bestelemiş, bir döneme damga vurmuş, her kesimin kucakladığı bir sanatçı... Tüm diskografisini bildiğimiz bir sanatçının bu albümünde olmak büyük keyif verdi.Aylin Aslım ‘İçimde Ölen Biri Var’ı ilk kez Ahmet Kaya’yı kaybedişimizin 10’uncu yılındaki anma gecesinde Yavuz Bingöl piyano çaldı, ben söyledim. Bu saygı albümü düşünüldüğünde Gülten Abla bu şarkıyı benim söylememi istedi. Onur duydum albümde yer almaktan. Tek bir keşkem var, kayıt esnasında 40 derece ateşim vardı. Kırk yılda bir hastalanırım, o da kayda denk geldi. Erteledim ama bir ay iyileşemeyince girdim artık stüdyoya.
Forbes En Zengin 100 Türk Listesi
FORBES Türkiye, bu yıl dokuzuncusunu hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesini açıkladı.Geçen yıl 44 dolar milyarderinin olduğu listede 19 kişi bu unvanını kaybetti. Bu yıl listede 25 dolar milyarderi yer alıyor. FORBES 100’ün zirvesinde de büyük bir değişiklik var. Geçen yıl 3,4 milyar dolarla Türkiye’nin ‘en zengini’ olan Ferit Şahenk’in serveti Garanti Bankası’ndaki değer kaybına bağlı olarak 2,1 milyar dolara geriledi ve listede ancak bu yıl ancak altıncı olabildi. Geçen yıl üçüncü sırada yer alan Murat Ülker ise borsadaki düşüş ve dolar kurundaki yükselişe rağmen servetini 600 milyon dolar artırarak 3,7 milyar dolarla Türkiye’nin yeni ‘en zengini’ oldu.Enka İnşaat’ın Borsa İstanbul’daki piyasa değerinin dolar bazında yüzde 18 artmasıyla Şarık Tara da servetini 500 milyon dolar artırarak listede ikinciliğe yerleşti.“En Zengin 100 Türk” listesinde dikkat çeken önemli değişikliklerden biri de Sabancı Ailesi’nden altı, Koç Ailesi’nden de üç kişinin dolar milyarderi unvanını kaybetmesi.FORBES 100’de Türkiye dışından iki milyarder var. Amerika’da Chobani Yogurt markasıyla büyük bir başarı yakalayan Hamdi Ulukaya bu yıl servetini 1,4 milyar dolara yükseltti. KKTC’den Suat Günsel de 1,2 milyar dolarlık servetiyle listede yer buldu.FORBES 100’de aileler sıralamasında da değişiklikler var. Geçen yıl 12,7 milyar dolarlık toplam servetiyle Türkiye’nin en zengin ailesi olan Koçların serveti 3,8 milyar dolar azalarak 8,8 milyar dolara geriledi. Toplam serveti 8,9 milyar dolar olan Sabancılar ise ‘en zengin aile’ unvanını Koç Ailesi’nden devraldı.İŞTE EN ZENGİN İLK 10 İSİM ŞİRKET2014 SERVETİ(milyon dolar)2013 SERVETİ(milyon dolar)1MURAT ÜLKERYILDIZ HOLDİNG3.7003.1002ŞARIK TARAENKA İNŞAAT3.3002.8003HÜSNÜ ÖZYEĞİNFİBA HOLDİNG3.0003.1004ERMAN ILICAKRÖNESANS HOLDİNG2.8002.5005SEMAHAT ARSELKOÇ HOLDİNG2.2003.2006FERİT ŞAHENKDOĞUŞ HOLDİNG2.1003.4006RAHMİ KOÇKOÇ HOLDİNG2.1002.9008SUNA KIRAÇKOÇ HOLDİNG1.8502.6009FİLİZ ŞAHENKDOĞUŞ HOLDİNG1.8003.00010SİNAN TARAENKA İNŞAAT1.6001.400ÖNE ÇIKANLARToplam Servet: 92,8 milyar dolar. Bu rakam geçen yıl 117,8 milyar dolardı.Milyarderler: Bu yıl FORBES 100’de 25 dolar milyarderi Türk var. Geçen yıl bu sayı 44’tü. Milyarderler listesinde Sabancı Ailesi’nden hiç kimse yok.Ortalama Servet: FORBES 100’ün ortalama serveti bu yıl 863 milyon dolara geriledi. Geçen yıl bu rakam 1 milyar 43 milyon dolardı.Sektörler: Sektörler listesinin ilk üçünde gayrimenkul, enerji ve turizm var. Gayrimenkulle 83, enerjiyle 82, turizmle ise 53 zengin faaliyet gösteriyor.Kadın Sayısı: Bu yıl listede 22 kadın var. Geçen yıl 10 olan kadın milyarder sayısı ise beşe geriledi. Kadınların toplam servet içindeki payı yüzde 20,6. Ortalama servetleri ise 870 milyon dolar.Etiketler: forbes dergisi türkiyenin en zenginleri, , , forbes türkiye'nin en zenginleri, forbes türkiye'nin en zenginleri 2013, forbes türkiye'nin en zenginleri 2014, türkiye'nin en zengin adamı, türkiye'nin en zengin adamı 2013, türkiye'nin en zengin adamı 2014, türkiye'nin en zengin adamı kim, türkiye'nin en zengin adamları 2013, türkiye'nin en zengin adamları 2014, türkiye'nin en zengin insanı, türkiye'nin en zengin kişileri, türkiye'nin en zengin kişisi, türkiyenin en zenginleri, türkiyenin en zenginleri 2013, türkiyenin en zenginleri 2014, türkiyenin en zenginleri ilk 100, türkiyenin en zenginleri listesi, türkiyenin en zenginleri listesi 2013, türkiyenin en zenginleri listesi 2014, türkiyenin en zenginleri sıralaması
Reklam
RTÜK'ten Shakira ve Rihanna’nın Klibine 'Eşcinselliği Teşvik' Cezası
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) son toplantısında dünyada büyük yankı yaratan Shakira ve Rihanna’nın, “Can’t Remember To For You” adlı klibine ilişkin raporu ele aldı. Raporda, Show TV’nin tekrar tekrar bu klibi yayınladığına dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi:“Klipte, Shakira bir yatağın içerisinde ellerini sık sık bacaklarının arasına götürmekte, iki kadın sanatçı aynı yatağın içerisinde, vücutlarının yarısı açık biçimde, son derece açık saçık giysilerle ve ritmik hareketlerle kıvrılmaktadır. Shakkira ve Rihanna sırtını-kalçasını duvara sürterek olumsuz görüntüler veriyor.” 'EŞCİNSELLİĞE TEŞVİK EDİYOR' Raporda, Bogota’da bir meclis üyesinin Shakira’nın lezbiyenliği teşvik edici klibiyle Kolombiya ve Latin Amerika gençliğinin ahlaki karakterini yaraladığına ilişkin sözlerine yer verildi. Raporda, “Söz konusu klipte eşcinselliği çağrıştıran görüntülerin olduğu mülahaza edilmiş olup, bu durumun doğuştan gelen bir şey olmadığı, aksine model olma yaklaşımıyla ortaya çıkabileceğine ilişkin çeşitli görüşler de mevcuttur” denildi.Raporda, “İncelenen klibin çocuk ve gençlerin ekran başında olduğu saatlerde yayınlandığı(defalarca ekrana geldi) ve olumsuz unsur içerdiği, yine bu izleyici kitlelerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verecek türde olduğu, eşcinselliği çağrıştıran ve yanlış mesaj içeren unsurları barındırdığı düşünülmüştür” denildi. Üst Kurul, Show TV’ye ocak ayı reklam gelirinin yüzde 1’i kadar para cezası verdi.ÖNDER YILMAZ | Milliyet
Reklam
Aynı Rolle 4 Kez "En İyi" Seçildi, Ödülleri Reddetti
Ferhunde Hanımlar'ın Nevzat'ı, Bizim Evin Halleri'nin Sali'si, Keşanlı Ali Destanı'nın Zilli Zarife'si İpek Çeken, kendisine verilen 'en iyi kadın oyuncu' ödüllerini kabul etmiyor. Çeken, geçen sezonda büyük beğeni kazanan '33 Varyasyon' oyunundaki performansıyla 4 farklı kurumdan ödüle değer bulunduğunu ancak bunlardan sadece birini aldığını belirtti.Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri, Tiyatro Eleştirmenler Birliği, Spor Yazarları Derneği ve Direklerarası Seyirci Ödülleri'nde 'en iyi kadın oyuncu' seçildiğini anlatan Çeken, bu ödüllerden yalnızca Spor Yazarları Derneğinin törenine gittiğini bildirdi. Tiyatrodaki ödül sisteminin samimiyetine inanmadığını söyleyen Çeken, 'Bu ödülleri Türkiye'de veren, ödül mekanizmasında bulunan insanlar hep aynı. Ben hayatımın sonuna kadar bir daha ödül almayacak kadar şimşekleri üzerime çekmeyi göze alarak bunları söylüyorum çünkü adları değişik olan ödüllerin aynı kişilerce verilmesini samimi bulmuyorum' dedi. Çeken, tiyatroda ödül alan pek çok sanatçının da aynı sıkıntıları hissettiğini ancak bunları dile getiremediğini savundu. 'Biz devletin tiyatrosuyuz, üzerimizde bir misyon var' 33 Varyasyon oyununun, çok beğeni toplamasına rağmen uzun zamandır perde açmadığını dile getiren Çeken, İstanbul'da sahne alan ve 40 yılını geride bırakan Cats müzikali gibi yurt dışında, birçok oyunun yıllarca oynandığına dikkati çekti. Çeken 'Neden Türkiye'de bu olmasın? İyi oyunlarımız neden yıllarca oynamaz? Biz devletin tiyatrosuyuz, bizim üzerimizde bir misyon var. Kapalı gişe oynayan birçok oyun maalesef kaldırılıyor' diye konuştu. 'Ödül sistemi objektif olamaz ' Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV) Başkanı Tamer Levent, sanat için önemli bir sorumluluk olan ödülün, eleştiriyle başladığını ve eleştirinin de ülkenin sosyal, toplumsal yapısına katkı sağladığını belirtti. Ödül verenlerin de her zaman bu sorumlulukla davranması gerektiğine işaret eden Levent, 'Eğer ödül verme sistemine karşı güvensizlik ortamı doğuyorsa, ödüller değer kaybeder, bu da sanatın değer kaybetmesi anlamına gelir. Bundan da herkes zarar görür' diye konuştu. Levent, bir sanatçının ödül almak istememesinin ödüle duyulan güvensizliğin göstergesi olduğunu söyleyerek, değişik kurumların ödül jürisinin zaman zaman denk gelebileceğini ancak bunu genellemenin ödül mekanizmasına aykırı olduğunu dile getirdi. 'Ödül sistemi objektif olamaz çünkü ödüller jüride bulunan kişilerin beğenisine göre verilir' ifadesini kullanan Levent, tiyatro jürisinin önünde de tıpkı dans yarışmalarındaki gibi bir değerlendirme cetveli konulması gerektiğini, bunun yanı sıra jüri üyelerinin geçerli sistemdeki gibi ayrı ayrı zamanlarda değil aynı anda oyunu izleyip yorumlamasının daha doğru olacağı görüşünü bildirdi. Tuğba Özgür DurmazAA
Reklam
Bob Ross'un Fırça Temizleme Hareketi
Bob Ross'un fırçasına bulaşan van dyke kahverengisi, titanyum beyazı, karmen kırmızısı gibi renklerin fırçadan nasıl atıldığını; o mutlu küçük bulutcukların fırçada bıraktığı izlerin nasıl temizlendiğini ve Bob amcanın bundan aldığı hazzı  bir kolaj halinde izliyoruz.
İsdemir %11'lik Hak Sahipleri İçin Müjdeli Haber Geldi
Uzun yıllardır yılan hikayesine dönen İsdemir %11′lik hisselerinde beklenen müjdeli haber sonunda geldi.İSDEMİR Vakfı Başkanı Bayram Altun resmi açıklamayı yaparak tüm hissedarlara bayram havası yaşattı.Bayram Altun hisse konusu ile ilgili yapılan resmi açıklama şöyle;Sevgili Hisse Hak Sahipleri,İsdemir Vakfı olarak sizleri hep doğru bilgilendirdiğimizi ve bilgilendirmeye devam edeceğimizi, bu sorumluluktan asla kaçınmayacağımızı ifade ettik. İsdemir Vakfımıza olan güveninizi asla boşa çıkartmadık ve her zaman sizlere layık olmaya çalıştık. Söylediklerimizin hep arkasında durduk ve bunları bir bir gerçekleştirmenin gururunu hep beraber yaşadık.Bedelsiz hisse üzerinden yalana ve iftiraya dayalı haksız ve yersiz ithamlarla İsdemir Vakfı’ nı ve bu hakkın çalışanlar adına alınmasını sağlayan Çelik-İş Sendikası’nı hedef gösteren malum sarı sendikaya ve onun malum zevatına, bütün çabaları hak sahiplerini dolandırmak ve haklarını gasp etmek olan bazı dernek ve işbirlikçi çıkar guruplarına itibar etmediğiniz için teşekkür ediyorum.Sermaye Piyasası Kurulu, İsdemir Vakfının 19.01.2013 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında çalışanlar adına elinde bulundurduğu İsdemir paylarının çalışanlara devrine ilişkin aldığı karar çerçevesinde 04.02.2013 tarihli yaptığı başvurularını 13.12.2013 tarih ve 41/1338 sayılı toplantısında Kurul gündemine almış olup, alınan karar doğrultusunda ortaklık hakkı kazanan kişilerin İsdemir A.Ş. Pay Defterine kaydının yapılması gerektiğini karara bağladığını daha önce sizlere duyurmuştuk.Sermaye Piyasası Kurulu’nun aldığı bu kararın yerine getirilmesini teminen İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu; mevcut nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberlerinin pay sahiplerinden alınmasına ve iptaliyle yeni sermaye durumuna göre yeni nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberleri çıkartılmasına, söz konusu ilmühaberlerin küçük kupürler halinde bastırılmasına ve şirket pay defterindeki pay sahiplerine teslim edilmesine karar vermiştir.Bu karar ile İsdemir’in sermaye artırımı sonrası 2.900.000.000,00-TL (İkimilyardokuzyüzmilyonTürkLirası)’ ye yükseltilen sermaye miktarı göz önünde bulundurularak Vakfımız hisse karşılıkları hesabında kayıtlı bulunan miktar esas alınarak ve her bir hissedarın hak sahibi olduğu miktar kadar İsdemir tarafından küçük kupürler halinde önce Vakıf adına düzenlenecek ardından muvakkat hisse senedi ilmühaberleri Vakfımız tarafından alınan Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda devir ve ciro edilerek siz değerli hak sahiplerine teslim edilecektir. Küçük pay kupürleri halinde bastırılması ile ifade edilmek istenen, her bir hissedarın hisse sahibi olduğu miktar kadar nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberi bastırılmasıdır.Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin devir ve ciro yoluyla tarafınıza teslim edilmesini müteakip, tarafınızdan İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.’ ne müracaat edilerek devir ve ciro yoluyla teslim aldığınız Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerine dayanarak Şirket pay defterine adınızın kaydedilmesini talep etmeniz gerekmektedir. Bu müracaatın ardından İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu bu talebiniz doğrultusunda gerekli kararları alacak ve İsdemir pay defterine adınızın kaydedilmesiyle pay sahibi olma ve elinizde bulunan Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberini devir ve ciro etmek kaydıyla dilediğiniz kimseye satma hakkına kavuşmuş olacaksınız.İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. tarafından küçük kupürler halinde Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin basılması ve Vakfımıza teslim edilmesini müteakip siz değerli bedelsiz hisse hak sahiplerine ayrıca duyuru yapılarak Vakfımıza müracaat etmeniz istenilecektir.Hisse sahiplerinin yaklaşık 12 yıldır beklediği bu haberi sizlerle paylaşmaktan ve sizlere duyurmaktan dolayı son derece mutlu olduğumuzu belirtmek isterim.Kesinleşen mahkeme kararlarına göre; %11 nispetindeki bedelsiz hisselerden yararlanacak kişiler, İsdemir’ in Erdemir’ e devrini öngören Özelleştirme Yüksek Kurulu’ nun karar tarihi olan 08.02.2001 tarihi esas alınarak 235 Provizyon ve 10.765 yararlanacak kişiler tespit edilmiş olup bu kişilere dağıtımı yapılmıştı. Provizyon olarak ayrılan 235 Hisseden 189 Hisse, belgelerini ibraz eden Hak Sahiplerine verilmiş olup geri kalan 46 Hisse ise, 10.954 Bedelsiz Hisse Hak Sahiplerine eşit olarak dağıtımı yapılarak işlem tamamlanmıştır.Ayrıca asıl Hisseleri ellerinden alınmakla birlikte Bedelli Sermaye artırımına katılan kişilerin Hisselerinin uhdelerinde bırakılmasına karar verilen 506 kişi olmak üzere toplam 11.460 Hisse Hak Sahibinin Ad Soyad ve karşısında sahip olduğu Hisse Adedini gösteren liste 21.02.2014 tarihinde saat 20:00’da VakfımızınSevgili Hisse Hak Sahipleri,İsdemir Vakfı olarak sizleri hep doğru bilgilendirdiğimizi ve bilgilendirmeye devam edeceğimizi, bu sorumluluktan asla kaçınmayacağımızı ifade ettik. İsdemir Vakfımıza olan güveninizi asla boşa çıkartmadık ve her zaman sizlere layık olmaya çalıştık. Söylediklerimizin hep arkasında durduk ve bunları bir bir gerçekleştirmenin gururunu hep beraber yaşadık.Bedelsiz hisse üzerinden yalana ve iftiraya dayalı haksız ve yersiz ithamlarla İsdemir Vakfı’ nı ve bu hakkın çalışanlar adına alınmasını sağlayan Çelik-İş Sendikası’nı hedef gösteren malum sarı sendikaya ve onun malum zevatına, bütün çabaları hak sahiplerini dolandırmak ve haklarını gasp etmek olan bazı dernek ve işbirlikçi çıkar guruplarına itibar etmediğiniz için teşekkür ediyorum.Sermaye Piyasası Kurulu, İsdemir Vakfının 19.01.2013 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında çalışanlar adına elinde bulundurduğu İsdemir paylarının çalışanlara devrine ilişkin aldığı karar çerçevesinde 04.02.2013 tarihli yaptığı başvurularını 13.12.2013 tarih ve 41/1338 sayılı toplantısında Kurul gündemine almış olup, alınan karar doğrultusunda ortaklık hakkı kazanan kişilerin İsdemir A.Ş. Pay Defterine kaydının yapılması gerektiğini karara bağladığını daha önce sizlere duyurmuştuk.Sermaye Piyasası Kurulu’nun aldığı bu kararın yerine getirilmesini teminen İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu; mevcut nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberlerinin pay sahiplerinden alınmasına ve iptaliyle yeni sermaye durumuna göre yeni nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberleri çıkartılmasına, söz konusu ilmühaberlerin küçük kupürler halinde bastırılmasına ve şirket pay defterindeki pay sahiplerine teslim edilmesine karar vermiştir.Bu karar ile İsdemir’in sermaye artırımı sonrası 2.900.000.000,00-TL (İkimilyardokuzyüzmilyonTürkLirası)’ ye yükseltilen sermaye miktarı göz önünde bulundurularak Vakfımız hisse karşılıkları hesabında kayıtlı bulunan miktar esas alınarak ve her bir hissedarın hak sahibi olduğu miktar kadar İsdemir tarafından küçük kupürler halinde önce Vakıf adına düzenlenecek ardından muvakkat hisse senedi ilmühaberleri Vakfımız tarafından alınan Olağanüstü Genel Kurul Kararı doğrultusunda devir ve ciro edilerek siz değerli hak sahiplerine teslim edilecektir. Küçük pay kupürleri halinde bastırılması ile ifade edilmek istenen, her bir hissedarın hisse sahibi olduğu miktar kadar nama yazılı muvakkat hisse senedi ilmühaberi bastırılmasıdır.Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin devir ve ciro yoluyla tarafınıza teslim edilmesini müteakip, tarafınızdan İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.’ ne müracaat edilerek devir ve ciro yoluyla teslim aldığınız Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerine dayanarak Şirket pay defterine adınızın kaydedilmesini talep etmeniz gerekmektedir. Bu müracaatın ardından İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu bu talebiniz doğrultusunda gerekli kararları alacak ve İsdemir pay defterine adınızın kaydedilmesiyle pay sahibi olma ve elinizde bulunan Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberini devir ve ciro etmek kaydıyla dilediğiniz kimseye satma hakkına kavuşmuş olacaksınız.İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. tarafından küçük kupürler halinde Nama Yazılı Muvakkat Hisse Senedi İlmühaberlerinin basılması ve Vakfımıza teslim edilmesini müteakip siz değerli bedelsiz hisse hak sahiplerine ayrıca duyuru yapılarak Vakfımıza müracaat etmeniz istenilecektir.Hisse sahiplerinin yaklaşık 12 yıldır beklediği bu haberi sizlerle paylaşmaktan ve sizlere duyurmaktan dolayı son derece mutlu olduğumuzu belirtmek isterim.Kesinleşen mahkeme kararlarına göre; %11 nispetindeki bedelsiz hisselerden yararlanacak kişiler, İsdemir’ in Erdemir’ e devrini öngören Özelleştirme Yüksek Kurulu’ nun karar tarihi olan 08.02.2001 tarihi esas alınarak 235 Provizyon ve 10.765 yararlanacak kişiler tespit edilmiş olup bu kişilere dağıtımı yapılmıştı. Provizyon olarak ayrılan 235 Hisseden 189 Hisse, belgelerini ibraz eden Hak Sahiplerine verilmiş olup geri kalan 46 Hisse ise, 10.954 Bedelsiz Hisse Hak Sahiplerine eşit olarak dağıtımı yapılarak işlem tamamlanmıştır.HAK SAHİPLERİNİN TAM LİSTESİ www.isdemirvakfi.orgAyrıca asıl Hisseleri ellerinden alınmakla birlikte Bedelli Sermaye artırımına katılan kişilerin Hisselerinin uhdelerinde bırakılmasına karar verilen 506 kişi olmak üzere toplam 11.460 Hisse Hak Sahibinin Ad Soyad ve karşısında sahip olduğu Hisse Adedini gösteren liste 21.02.2014 tarihinde saat 20:00’da Vakfımızın www.isdemirvakfi.org adresinde yayınlanacaktır.Kangren haline gelmiş bu konunun çözümüne yönelik olmak üzere gerekli kararı alan İsdemir Yönetimine teşekkür ediyor ve bedelsiz hisse hak sahiplerimize hayırlı olmasını diliyorum.**Saygılarımla,**Bayram ALTUN**İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.Çalışanları Yardımlaşma Sandığı Vakfı Başkanı
Reklam
Bob Marley'in Veliahtı: Mitchell Brunings
Hollanda'nın ses yarışması The Voice of Holland'da sahneye çıkan yarışmacı Mitchell Bruning'in seslendirdiği Redemption Song'u duydukları anda tüm jüri üyeleri Bob Marley'in yeniden doğduğunu sandılar ama tabi çok uzun sürmedi bu çünkü tipe bakınca pek andırmıyo mitchel abimiz. kısacası kulaklarımızın pasını silmek için geldi diyelim ve dinlemeye başlayalım !
Silkelenen Köpeklerin Aşırı Sevimli Yavaş Çekim Fotoğrafları
Ödüllü fotoğrafçı ve hayvan terbiyecisi  Carli Davidson 'Shake' ismini verdiği fotoğraf serisini kitap olarak yayınladı. Başlarını sallarken çok komik şekillere giren köpeklerin galerisi ise görülmeye değer.  Saniyede 10 kare çekebilen fotoğraf makineleriyle yapılan çekimler sayesinde köpeklerin şapşal hallerini görebiliyoruz.  İşte 'Silkelenen Sevimli Köpeklerin Yavaş Çekim Fotoğrafları' galerisi...
5 Büyük Borsa Efsanesi
Libor skandalı, London Whale skandalı, ve analistlerin çıkar çatışması gibi fiyaskolar ortaya çıktığında yatırımcıların güveni tamamen dibe çökebilir. Pek çok yatırımcı hisse senetlerine yatırım yapmanın bu karmaşaya değip değmeyeceğini merak eder. Ancak yine de borsa hakkındaki gerçekçi görüşleri korumak önemlidir. Gerçek sorunlar göz ardı edilerek ortaya borsayla ilgili bazı efsaneler ortaya atılır. İşte bu efsanelerden beş tanesi: 1. Hisse senetlerine yatırım yapmak kumar oynamak gibidir Bu düşünce pek çok kişinin borsadan uzak durmasına neden olur. Borsanın neden doğası gereği kumardan farklı olduğunu anlamak için hisse senedi satın almanın ne demek olduğuna bir göz atmamız gerekir. Bir hisse senedine sahip olmak, bir şirkete ortak olmak demektir. Hisse senetleri elinde bulunan kişiye o şirketin varlıkları ve  yarattığı kar üzerinde pay oranında hak iddia edilmesi hakkını tanır. Çoğunlukla yatırımcılar hisse senetlerinin bir al-sat (trading) aracı olduğunu düşünür ve hisse senetlerinin o şirketin hissedarlığını temsil ettiğini unuturlar. Borsa yatırımcıları durmadan hissedarlara kalan karı hesaplamaya çalışırlar. İşte bu nedenle hisse fiyatları dalgalanır. İşletmenin görünümü her zaman değişir, dolayısıyla işletmenin gelecekteki kazanımları da. Bir şirketin değerini hesaplamak gerçekte kolay değildir. Kısa dönem fiyat değişimlerinin rassal (akademide buna Rassal Yürüyüş Teorisi denir) olarak ortaya cıkmasının ardında pek çok değişken vardır, ancak uzun vadede şirketin değerinin gelecekteki karlarının bugünkü değere indirgenmiş haline eşit olması beklenir. Bir şirket kısa vadede (gelecekteki kazanımların beklentisiyle) kar olmadan ayakta kalabilir, ancak hiçbir şirket yatırımcısını sonsuza kadar kandıramaz – eninde sonunda bu şirketin hisse senedi fiyatının şirketin gercek değerini yansıtması beklenir. Öte yandan, kumar bir tarafın kaybettiği diğer tarafın kazandığı bir oyundur. Kumarda para, kaybedenden kazanana geçer, asla bir değer yaratılmaz. Borsaya yatırım yaparak ekonominin genel zenginliğinin artmasına katkı sağlarız. Yatırım yapmayı ve değer yaratmayı kumarla karıştırmamak gerekir. 2. Borsa brokerlar ve zenginlere özel bir kulüptür Pek çok piyasa danışmanı, piyasanın her hareketine karşı pozisyon alabileceğini iddia eder. Neredeyse tüm çalışmalar göstermiştir ki bu iddialar çoğunlukla asılsızdır. Piyasa kahinlerinin çoğu yanlış tahminleriyle kötü şöhrete sahip olmuşlardır; dahası internetin varlığı piyasaları daha önce hiç olmadığı kadar halka açık hale getirmiştir. Önceden tüm veriler ve araştırma araçları sadece brokerların kullanımına açıkken şimdi bireylerin de kullanımına açıktır. 3. Düşen melekler eninde sonunda geri yükselecektir Bu efsanenin çekiciğinin sebebi her ne olursa olsun, amatör bir yatırımcı için hiçbir şey 52 haftanın en düşüğündeki bir hisse senedini satın almanın iyi bir yatırım olduğunu düşünmek kadar yıkıcı olmamıştır. Bunu eski bir Wall Street atasözü gibi düşünün, “Düşen bir bıçağı yakalamaya çalışanlar sadece yaralanacaktır.” Diyelim ki iki hisse senedine bakıyorsunuz: X geçen yıl tüm zamanların en yükseğine ulaştı ve 50 dolar civarına geldi, ancak sonra 10 dolara düştü. Y daha küçük bir şirket ama son zamanlarda 5 dolardan 10 dolara cıktı. Hangisini alırdınız? İster inanın, ister inanmayın, eşit koşullarda, yatırımcıların coğu 50 dolardan düşen hisseyi almayı seçiyor, çünkü fiyatın tekrar aynı seviyelere çıkacağına inanıyorlar. Bu şekilde düşünmek yatırım dünyasında büyük bir günah! Fiyat, yatırım denkleminin sadece bir parcası (al-sat yatırımdan farklıdır, al-sat teknik analizi kullanır). Amaç, makul fiyattan iyi şirket hisselerini satın almaktır. Sadece piyasa degeri düştü diye bir şirketin hisse senedini almak sizi bir yere götürmez. Bunu hisse senetleri piyasada yanlış değerlenmiş yüksek kalitedeki şirketlerin hisselerini almakla (value investing) karıştırmayın. 4. Yükselen hisse senetleri mutlaka düşecektir Fizik kuralları borsada geçerli değildir. Hisse senetlerini aynı seviyeye çekecek bir yerçekimi gücü yoktur. 20 yıl önce Berkshire Hathaway’in hisse fiyatı yaklaşık beş yılda 7,455 dolardan 17,250 dolara çıktı. Eğer bu hissenin tekrar düşük fiyat seviyesine geri döneceğini düşünseydiniz, bu hissenin yıllar içinde 170,000 dolara çıkışını kaçırırdınız. Size hisse senetlerini asla bir düzeltmenin altına inmeyeceğini söylemeye çalışmıyoruz. Önemli olan hisse senedinin o şirketin bir yansıması olduğudur. Eğer muhteşem yöneticiler tarafından yönetilen harika bir şirket bulursanız, o şirketin hisse senedi fiyatının yukarı gitmemesi için hiçbir neden yoktur. 5. Az bilgi hiç bilgiden iyidir Genel olarak bir şeyler bilmek hiçbir şey bilmemekten iyidir, ancak borsadaki bireysel yatırımcıların paralarıyla ne yaptıklarını bilmeleri hayati önem taşır. Ödevini gerçekten iyi yapan yatırımcılar başarılı olanlardır. Paranızla ne yapacağınızı tam olarak öğrenmek için yeterli zamanınız yoksa kaygılanmayın, bu durumda bir danışman yardımı almak kötü bir fikir değildir. Ne olduğunu tamamen anlamadığınız bir şeye yatırım yapmanın malıyeti bir danışman tutmaktan daha fazladır. Bitirirken Yatırım klişeleriyle bitirdiğimiz için bizi affedin ancak başka bir eski atasözünden bahsetmekte fayda var: “Aşikar olan açıkca yanlıştır.” Bunun anlamı, biraz bilmek sizin kuzu gibi sürüyü takip etmenize neden olacaktır. Her şeyin bir bedeli oldugu gibi, başarılı yatırım yoğun çalışma ve emek gerektirir. Az bilgisi olan bir yatırımcıyı az bilgisi olan bir cerrah gibi düşünün; yapılacak hatalar finansal sağlığınızı feci şekilde sakatlayabilir. Çeviren: Görkem Meral - http://gorkemmeral.blogspot.com.tr/2014/02/bes-buyuk-borsa-efsanesi.htmlYazının orijinali: http://www.investopedia.com/articles/02/061902.asp
Reklam