Usta Şef Hem Yönetecek Hem Çalacak
Dünyaca ünlü şef Zoltan Kocsis 2 Nisan'da hem yönetecek hem de çalacak.Macaristan Ulusal Filarmoni Orkestrası ikinci konserinde 1997 yılından beri Zoltán Kocsis'in şef ve solistliğinde Haydn ve Mozart’tan Çaykovski’ye uzanan renkli bir program sunuyor. Yurtdışından aldığı çok sayıdaki davet sonucunda 1997'den beri 40 ülkede 100'e yakın konser veren orkestra Kocsis'in Debussy ve Ravel eserlerinin orkestrasyonunu içeren 2003 tarihli CD'si ile ‘Yılın En iyi Macar Klasik Albümü’ ödülüne layık görüldü. Macar sanatçı incelikli şefliğinin tescili olan bu ödülün dışında aralarında Bartok Piyano Konçertoları için bir Edison ve Debussy Albümü için bir Gramophone'un da bulunduğu çok sayıda ödülün sahibi.
Kıbrıs'da Ücretsiz Deep Purple Konseri!
25- yılını görkemli etkinliklerle kutlayan KKTC Yakın Doğu Üniversitesi’nde 24 Mayıs 2014, Cumartesi akşamı konser düzenleyecek olan Deep Purple konserinin ücretsiz olduğu duyuruldu. Bu büyük etkinlik için, Türkiye’den Kıbrıs’a uçuş olan her noktandan uygun bilet avantajları için de çalışmalarını sürdüren Yakın Doğu Üniversitesi, ayrıca “Konser günü tulumunu veya çadırını al, gel!” diyerek konsere gelen herkese kampus içerisinde konaklama imkânı sunuyor. YDÜ kampüsü içinde, 105,000 metrekare alanda, 150,000 kişi kapasiteli seyirci alanına sahip olan Park Near East’te gerçekleşecek Deep Purple konseri için 50 m genişliğinde ve 25 m derinliğinde 1,250 m2’lik devasa bir sahne hazırlanıyor. Etkinliğe katılım için Yakın Doğu Üniversitesi’nin web sayfası “www.neu.edu.tr”den form doldurarak rezervasyon yaptırmak yeterli. haber kaynağı: 365haber.org/kültür-sanat
500 Startups'ın İş Modeli ve Gelir Rakamları
Özellikle internet girişimciliği denildiğinde ilk akla gelen bilgi kaynaklarından olan Quora‘da, kullanıcıların sorduğu sorulara direkt olarak konunun birinci dereceden muhatabının yanıt vermesi oldukça sık yaşanan bir durum. Şu an okuyor olduğunuz yazının konusu da 500 Startup’ın iş modelinin sorulduğu soruya bizzat Dave McClure’un verdiği yanıt.Bir erken aşama yatırım ve inkübasyon kuruluşu olarak değerlendirebileceğimiz 500 Startups, bunların yanında sahip olduğu iş ortaklıkları ve düzenlediği ya da parçası olduğu etkinliklerle öne çıkıyor. 2010 yılının Mart ayında, yani bundan yaklaşık 4 sene önce, kurulan 500 Startups, bizzat Dave McClure‘un paylaştığı rakamlara göre 2013 yılında 6 milyon dolar ciro elde etmiş. Diğer yandan oluşumun 2014 yılındaki harcamalarının ise 8-9 milyon doları bulması bekleniyor.500 Startups’ın 2014 yılındaki gelirleri ise birbirine eşit olarak şu üç kanaldan gelecek: yatırım fonu için yönetim bedeli, girişimlerden alınan ofis alanıyla diğer ücretler ve 500 Startups’ın düzenlediği ya da parçası olduğu organizasyonlar.Kuşkusuz oluşumun ana hedefi yatırım yaptığı girişimlerden karlı çıkışlar yapmak. Ancak bu konuda Dave zamana ihtiyacı olduklarının altını özellikle çiziyor. 500 Startups’ın 2014 yılı içindeki tahmini ciro rakamlarına da değinen Dave, aşağı yukarı 3 milyon dolar gibi bir rakamı fon yönetim bedeli olarak alacaklarını paylaşıyor. Yine yaklaşık olarak 3 milyon doları girişimlerden çeşitli hizmetler sonucu kazanacak olan 500 Startups, 2-3 milyon dolar civarında bir parayı da organizasyon ve sponsorluk anlaşmalarından dolayı kasasına koyacak.Ayrıca 500 Startups’ın yatırım haricindeki aktivitelerine bakacak olursak şirketin 2011 yazından bu yana karlı durumda olduğunu görüyoruz. Tüm bunların yanında 500 Startups’ın mentörlerinin çok büyük bir kısmına herhangi bir hisse vermediğini de ekleyelim.
Güneş Sistemi'nde Halkalara Sahip İlk Asteroit
Gökbilimciler, Güneş Sistemi'nde halkalara sahip olan dört gezegenin ardından aynı özelliği barındıran ilk asteroidi keşfetti. Chariklo adı verilen asteroidin etrafında, iki toz halkası bulundu.Avrupa Güney Gözlemevi’ne (ESO) bağlı La Silla Gözlemevi’nin de dahil olduğu Güney Amerika’daki teleskoplar, Güneş Sistemi’nin dışında yer alan bir asteroidin olağandışı bir özelliğini ortaya çıkardı. Etrafında biri ince diğer kalın olmak üzere iki toz halkası içeren Chariklo adlı asteroid, Güneş Sistemi’nde yer alan Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün ardından, halkaya sahip olduğu ortaya çıkarılan beşinci gök cismi oldu. Halkaların kökeni henüz bir gizem olarak kalırken, bir çarpışmadan kalan kalıntılar olabileceği tahmin ediliyor. Chariklo gözlemlerinden elde edilen sonuçlar, Nature dergisinin 26 Mart 2014 tarihli sayısında çevrimiçi olarak yayınlandı. Satürn’ün halkaları gökyüzündeki en dikkat çekici görünümlerden biri olduğu gibi, daha az belirgin olan halka sistemleri diğer dev gezegenlerin etrafında da keşfedildi. Birçok araştırmaya rağmen, Güneş’in etrafında dolanan ve Güneş Sistemi’nde yer alan daha küçük nesnelerin etrafında bugüne kadar halkalar bulunamamıştı. Ancak, ESO gözlemleri uzak cüce gezegen Chariklo’nun bir yıldızın önünden geçişi sırasında iki adet ince halkayla çevrili olduğunu ortaya çıkarmayı başardı. Brezilya’nın Ulusal Gözlemevi’nden Felipe Braga-Ribas, “Bir halka aramıyorduk ve Chariklo gibi küçük nesnelerin de bunlara sahip olduklarını düşünmemiştik. Bu nedenle yaptığımız keşif ve sistemde gördüğümüz hayret verici detaylar, tamamen sürpriz olarak karşımıza çıktı” yorumunda bulundu.Güneş Sistemi’ndeki gizemli gök cismi Chariklo, Güneş Sistemi’nin dış kısmında Satürn ve Uranüs gezegenleri arasındaki yörüngede yer alan Centaurus adlı nesnelerin en büyük üyelerinden bir tanesi. Tahminler, 3 Haziran 2013’te UCAC4 248-108672 adlı yıldızın önünden geçeceğini ve bu geçişin Güney Amerika’dan görülebileceğine işaret ediyordu. Şili’deki La Silla Gözlemevi’nde bulunan 1.54-metrelik Danimarka ve TRAPPIST teleskobu da dahil olmak üzere yedi farklı bölgedeki teleskopları kullanan gökbilimciler, bir örtülme olayına tanık oldular. Gökbilimciler, bu süreçte, birkaç saniye boyunca ışığı Chariklo tarafından engellenen yıldızın gözden kaybolduğunu izleme şansını elde etti. Örtülmenin birkaç saniye öncesi ve sonrasında, yıldızın görünür parlaklığı altında birbirlerinden uzak iki adet hafif karaltı gerçekleşti. Işığı engelleyen nesneleri ortaya çıkarabilmek için farklı yerleşkelerden alınan görüntüler karşılaştırıldı. Bulgular, sadece asteroidin şekli ve boyutunu değil, ayrıca yeni keşfedilen halkaların da özelliklerini de ortaya koydu. Gökbilimciler, keskin sınırlara sahip olan iki toz halkasından bir tanesinin üç, diğerinin yedi kilometre genişliğinde olduğunu tespit etti. Halka sisteminin arasında kalan temiz alanın genişliği ise 9 kilometre. Chariklo’nun Satürn’ün ötesinde kalan yörüngesinin çapı ise yaklaşık 250-kilometre. Birçok soru cevaplanmamış olarak kalsa da, gökbilimciler halka sisteminin bir çarpışmadan sonra oluşan enkazdan doğmuş olabileceğini düşünüyor. Felipe Braga Ribas, halkaların ‘küçük uydular tarafından da iki ayrı dar halkaya hapsedilmiş olabileceğini’ belirterek, “Halkalar gibi, Chariklo’nun keşfedilmeyi bekleyen en az bir uydusunun da olduğunu düşünüyoruz” ifadesini kullandı. Halkalar, sonradan ortaya çıkan küçük bir uydunun da oluşabileceği olgusunu kanıtlıyor olabileceği gibi, birbirini izleyen bu tür olaylar Ay’ın da Güneş Sistemi’nin erken dönemlerindeki oluşumunu, aynı zamanda diğer gezegenlerin ve asteroidlerin etrafındaki birçok uydunun kökenlerini de açıklayabilir. Projenin yürütücüleri keşfedilen halkaların isimlerini geçici olarak Brezilya’nın kuzey ve güney uçlarında bulunan Oiapoque ve Chuí nehirlerinden esinlenerek belirledi. Kaynak: eso.public.org
Türkiye'de Petrol Var mı?
Türkiye'de petrol var mı diye sorarsak cevabı evet, var. Ama ne kadar? Halk arasında dolaşan birçok efsane mevcut. Amerikalılar geldi petrol buldular ama betonla kapatıp gittiler, komşu ülkelerde heryerde petrol var bizde neden çıkmıyor? Arkadaşlarınızla, akrabalarınızla bu tarz sohbetlere girmişsiniz veya duymuşsunuzdur. Gerçek nasıl? Gelin hep beraber inceleyelim.
Dünya’yı Değiştirecek Teknoloji: 3D Yazıcılar
Marshall Mcluhan’a göre biz ilk başta aletlerimize şekil veririz ve daha sonra aletlerimiz bize şekil verir. Mcluhan’ın teknolojik determinizme olan inancını anlatmak için sarf ettiği sözler geleceğin teknolojisi olan üç boyutlu printerların tam olarak yaptığı işi tanımlıyor.Sadece teknolojinin şu an içinde bulunduğumuz çevreye şekil verdiğini düşünmekten ziyade üç boyutlu printerlar bedenimizden, ulaşım araçlarına hatta kullandığımız günlük eşyalara kadar hayatın bir çok alanına şekil verebilecekler.3D Yazıcı Neden Önemli?Öncelikle zaman ve mekan kavramını ortadan kaldırıyor. Örneğin herhangi bir markanın internet sitesinde gördüğünüz bir elbiseyi parasını ödeyip satın alıyorsunuz. Onun DNA’ sı, özellikleri bilgisayarınıza iniyor, düğmeye basıyorsunuz ve elbiseyi yazıcınızdan çıkartıp giyebiliyorsunuz. Akşam bir yere gideceksiniz ve uygun ayakkabınız yok. Ayakkabıyı beğeniyorsunuz, internetten satın alıyorsunuz ve ardından basıyorsunuz. Ne renk istiyorsanız bilgisayarınızdan çıkıyor. İleride 3D yazıcılardan araba bile basılacağını iddia edenler var.Zaman Kavramı3D yazıcılarla birlikte istediğiniz zaman alışveriş yapabileceksiniz. İhtiyacımız olduğu an bir malı satın alıp kullanabileceğiz. Tüm bunlar bir yere gitmeden gerçekleşecek. Saatin kaç olduğu, mağazanın açık ya da kapalı olması artık önemli olmayacak. Tek yapmamız gereken ürünü beğenip parasını ödemek ve ardından basmak olacak.Mekan KavramıMekan kavramına getireceği yenilik ticareti dünya çapında canlandıracak. Örneğin bir Türk bir Çinli üreticinin ürettiği bisikleti beğendiyse onun parasını ödeyecek. Daha sonra yazıcıdan parçalarını basacak ve onu birleştirip bisikletine binebilecek. Üç boyutlu yazıcının bize getirdiği olağanüstü yenilikler var. Bunun önemli bir kısmı da askeri malzemeleri taşımakla ilgili olacak. ABD Afganistan’da ki askerlerine her gün onlarca uçakla ikmal desteği veriyor. Silah ya da yiyecek götüremese de gelecekte, askerlerin kullandıkları bir çok günlük eşya yazıcılardan basılabilecek.3D Yazıcılar Güvenliğimiz İçin Bir Tehdit Oluşturabilir mi?Her yeni teknolojinin getirdiği yararlar kadar zararlar da vardır. Bu konuda 3D yazıcıların zayıf noktasını güvenlik sorunu oluşturuyor. Yazıcıdan basılan silahlar yakın zamanda ABD’de denetlendi. Amerika’da güvenlik dedektörlerine yakalanmayan silah yapmak yasak olduğundan içine metal parça eklendi ama daha sonra BBC İngiltere’de böyle bir yasa olmadığı için dedektörlere yakalanmayan bir silah bastırdı. Basılan silahla güvenlik kontrolünden geçildi ve güvenlik kameraları hiçbir şekilde bunu algılamadı. Artık çok yüksek güvenlikli yerlere girip orada bir işbirlikçiniz varsa işbirlikçiniz silahı sizin için basabilecek ve en sıkı korunan insanı bile vurabileceksiniz. Üç boyutlu yazıcılar getirdikleri olumlu ve olumsuz özellikleriyle insanlık tarihini değiştirebilecek nitelikte bir buluştur.Bugüne Kadar 3D Yazıcıyla YapılanlarPrinceton Üniversitesi geçtiğimiz yaz 3D yazıcıyı kullanarak bir ilk gerçekleştirdi ve insan kulağı bastı. Kulak, suyla etkileşimde çözülmeyen hidrojel, insan kalçasından alınan hücreler ve gümüş nano parçacıklarla basıldı. Henüz insana uyumlu halde değil; çünkü sinir uçlarına ve damarlara bağlanamıyor. Bilim adamları yaptıkları açıklamalarda en geç 5 sene içerisinde printerdan basılan organların insana uyumlu hale geleceğini söylüyorlar.Hollanda’da 3D yazıcıdan bisiklet basıldı.NASA, Kasım 2012’de yeni nesil ağır yük roketi için ’’basılmış’’ parçalar test etmeye başladı. DIYROCKETS basılacak roket motoru geliştirme yarışması başlattı.Boeing 787 Dream Liner üzerinde 30 tane yazıcıda basılmış parça var. General Electiric şirketinin havacılık bölümü GE AVİATİON iki 3D baskı firmasını satın aldı. Şirketten yapılan açıklama: ”3D havacılığın geleceğini belirleyecek.”Boeing 15 yıl içinde uçakların % 85’ini yazıcıdan basmayı düşünüyor.3D Yazıcılarda titanyum seramik ve reçine gibi malzemeler kullanılmaya başlandı. Yeni materyaller geliştirmek için her yerde çalışmalar var.
Sosyal Medya Nedir ?
Teknolojinin hızlı gelişimiyle birlikte internet hayatın hemen hemen her alanın da kullanılır hale gelmiştir. Mobilin de hayatımıza girmesiyle birlikte her gün yeni bir mecra ile karşılaşmaktayız. Bu mecralar, ilgi alanları ve kullanım tercihleri ile ilgili sayısız özellik sunmaktadır.Fotoğraf, video, yazı gibi üretilen içerikler sayesinde aslında herkes büyük bir medya alanı oluşturmaktadır. Bu durum, üretici ve tüketici kavramlarına yeni bir boyut getirmiştir. Tüketici artık sadece ona verileni alan kişi değil aynı zamanda üreticiyi yönlendiren, kontrol eden ve hatta kendisi üreten kişi haline gelmiştir. Üreticiler ise sosyal ağlar aracılığı ile isimlerini duyurma ve çeşitli kampanyalar düzenleyerek geniş kitlelere ulaşma şansına sahip olmuştur.Sosyal Medya, Facebook, Twitter, Google Plus, Youtube, Pinterest, İntagram gibi platformlar aracılığıyla, insanların küresel çapta etkileşim içinde olmasını sağlayan mecralardır.Günümüzde insanlar, hemen hemen her konu hakkında bilgi alamak için internete başvurmaktadır. Google aramalarında üst sıralarda yer almak, sitenin büyümesi ve daha çok ziyaretçi çekmesi açısından önemlidir. İşte bu nokta da sosyal medya dediğimiz oluşum siteye ziyaretçi çekmek için ekstra linkler oluşturmakta ve kullanıcılar ile firma arasında bağ kurmaktadır.Sosyal Medya hesapları düzgün yönetilen firmalar daha güvenilir bulunmaktadır. Kullanıcılar, satın almak istedikleri ürün veya herhangi bir bilgi için öncelikle Sosyal Medya’ya başvurmaktadır. Bu mecralar, doğası gereği hızlı ve geri bildirim vermek açısından üstünlük sağlamaktadır.Dolayısıyla, bir sitenin oluşum aşamasından gelişim aşamasına kadar geçen süre sosyal medya hesaplarıyla desteklenmelidir. Ancak, yeni açılan hesapların kullanıcılara ulaşması ve büyümesi için reklama ihtiyaç vardır. Sosyal Medya platformlarının sunduğu bir özellik olarak hedef kitle belirleme ve ona yönelik olarak reklam oluşturma stratejisi ile reklam doğrudan ulaşılmak istenen kitleye ulaştırılmaktadır.Kitle iletişim araçları aracılığıyla verilen reklamların maliyetleri yüksek olmakla birlikte firmanın hedef kitlesi belirlenememektedir.Sosyal Medya, bu yönüyle de bir site için vazgeçilmez durumdadır.
Turabi Çamkıran'ın Bilinmeyenleri Fotoğraf ve Videoları
Turabi, 1986 yılında Mersin’de dünyaya geldi.Turabi nin asıl mesleği dans üzerinedir fakat kendini delikanlı bir dövüşçü olarak tanıttıktan sonra medyaya striptiz yaptığı görüntüler dökülünce gerçekler ortaya çıkmıştır. Turabi hem striptizci hem gogocu hemde dövüşcüdür fakat benim gözlemlediğim kadarıyla dövüş alanında sadece bir kaç musabakaya katılmıştır o kadar. Asıl mesleği dövüşmek değil barlarda ve gece kulüplerinde sexi danslar sergilemektir.Onlarında görüntüsü çıkar mı bilmem ama jigolo diyenler bile var. İnternette gerçekten çok fazla fotoğrafı var bunlar sadece benim seçtiklerim ve bilmediğiniz birkaç özelliği...
'Teen Wolf' 4. Sezon Türkçe Altyazılı Tanıtım Fragmanı
'Teen Wolf' 4. sezon Türkçe altyazılı tanıtım fragmanı yayında!'Teen Wolf'un 4. sezon 1. bölümü 23 Haziran 2014 (Pazartesi) tarihinde yayınlanacak.'Teen Wolf'un 4. sezon Türkçe altyazılı tanıtım fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
10 Adımda Yavaş İnternet İle Kendini Kaybetmek
Yavaş internet öyle hain, öyle bıktırıcı, öyle trajik birşeydir ki, önce inkar edersin, sonra öfke tüm damarlarında dolaşır, kablolarla pazarlık etmeyi denersin, işe yaramaz depresyona girersin. Gözyaşların yanaklarından süzülürken üzerine bir kabulleniş çöker. Tebrikler artık peygamber sabrına sahipsin!
HTC One'ın Şarjı 2 Hafta Nasıl Gidecek?
Tayvan merkezli teknoloji devi HTC'nin 2014 yılındaki yeni amiral gemisi modeli HTC One (M8)'i nihayet geçtiğimiz gün itibarıyla duyuruldu . Şimdiye kadar hakkında birçok söylenti çıkan HTC One (M8) oldukça iddialı özellikleri bünyesinde barındırıyor. Bu özelliklerden birisi de cihaza üstün batarya performansı sağlayan ' üstün güç tasarrufu ' modu. Cihazın ana ekranının üst kısmında yer alan özellikler arasında bulunan bu modu cihazınız tam şarja sahipken açtığınızda 2 hafta standby süresi sunuyor. Yani cihazınız bu mod sayesinde 2 hafta boyunca bekleme modunda kalabiliyor. Ayrıca dünkü lansmanda belirtilene göre HTC One M8 , bu mod sayesinde halihazırda iyi bir pil ömrü sunan HTC M7'ye oranla yüzde 40 daha iyi bir pil ömrü sunuyor. Öte yandan HTC One (M8)'in bu modu cihazın şarjı yüzde 20 iken açıldığında ise tam olarak 60 saat bekleme süresi sunuyor. Bu rakam yüzde 10'da iken ise 30 saat oluyor.
Hurda Metalleri İnanılmaz Sanat Eserlerine Dönüştüren Adam
70 yaşındaki Avustralyalı John Piccoli'nin alışılmışın dışında bir sanat anlayışı var. Hurda metalleri şehir mobilyalarına ve heykellere dönüştüren sanatçının eserleri gerçekten görülmeye değer. Bu arada sanatçımız uzun yıllar önce geçirdiği çocuk felci nedeniyle çalışmalarını tekerlekli sandalyesinde ve bir vinç yardımıyla sürdürüyor.