onedio
Türkiye'nin En Büyük Savaş Gemisi Geliyor
Deniz Kuvvetleri en büyük savaş gemisi için ihaleye çıkıyor. 4 milyar doları aşması beklenen gemi projesi için Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), fizibilite çalışmalarını tamamladı. Dev savaş gemisi için önümüzdeki günlerde ihaleye çıkılacak. TF-2000 adı verilen gemi Türkiye'nin denizlerdeki 'hava savunma üssü' olacak. 4 milyar doları aşması beklenen gemi projesi için Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), fizibilite çalışmalarını tamamladı. 15 yıldır askıda Hürriyet'in haberine göre, 1999'dan beri Deniz Kuvvetleri'nin istediği proje yine aynı yıl yaşanan Gölcük depremi ile ekonomik kriz nedeniyle askıya alınmıştı. İlk TF-2000 projesinde 12 firkateynin inşa edilmesi, 2003-2008 yılları arasında da hizmete girmesi planlanıyordu. Savunma Sanayii İcra Kurulu bu sayıyı 4'e düşürdü. Sayının düşürülmesinde ABD'den alınan aynı sınıftaki firkateynler de rol oynadı. TF-2000 gemisi, uçaklardan ve diğer hava araçlarından atılan füzelerin takibini ve imhasını sağlayacak. Gemi ayrıca komuta kontrol ve muhabere, gözetleme, erken ihbar, keşif ve teşhis, su üstü harbi, denizaltı savunma harbi, elektronik harp görevlerini de üstlenecek. TF-2000, eşlik ettiği donanma filosundaki gemileri ya da görevlendirileceği liman kentini hava saldırılarına karşı koruyacak. Akdeniz, Karadeniz ve Marmara'da görev yapacak bu savaş gemileri, Türkiye'ye gelecek NATO Patriot sistemleri ve yeni alınacak uzun menzilli füzelerle entegre hale getirilecek. Aselsan'la masaya oturdu Radarların aldığı görüntüler doğrudan, uzun menzilli hava savunma sisteminin komuta kontrol merkezine iletilecek. Böylece gemiler komşulardan gelebilecek füze saldırılarını önceden tespit ederek hava savunmasına da katkıda bulunacak. Geminin en büyük özelliği ise faz dizinli radara sahip olması. Faz dizinli radar sayesinde binlerce hedefin aynı anda izlenmesi mümkün oluyor. TF-2000 firkateyninde de ana sensörü olacak faz dizinli radarların yapılması için 2012'de toplanan Savunma Sanayi İcra Komitesi, Aselsan'la masaya oturma kararı almıştı.veteknoloji
Yeni Filmi İçin Cadı Oldu
Angelina Jolie’nin bir cadıyı canlandırdığı heyecanla beklenen filmi “Maleficent”ın afiş çalışması hayranlarının ilgisini çekti. Mayıs ayında beyaz perdede göreceğimiz filmde “Uyuyan Güzel”in kötü kalpli cadısı Maleficent’ı canlandıran Jolie, ilgi çekici makyajı ve kostümüyle film afişinde tek başına yer aldı.haber kaynağı: sanatrehberi.info/sinema
Einstein ve Şöförü
Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş.Yine bir gün konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a;“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum” demiş.Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulunmuş“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar.”, “o halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim.”Şoför, gerçekten çok başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan tüm soruları doğru yanıtlamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış bir soru sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip” demiş.Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etmiş:“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile yanıtlayacak.”
Bir Üniversite Öğrencisinin Başarı Öyküsü
Başarılı üniversite öğrencisi Metin Can’ın, hayattan istediklerini nasıl aldığının öyküsünü kendi ağzından okuyun “Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü kazandığım ilk yıl (2000), maddi imkansızlıklar yüzünden yurtta kalmam gerekiyordu. Oysa ben, üniversiteyi evde okumak ve çalışmak istiyordum. Gazeteciliğe olan merakım, para kazanma isteği ile birleşince okulun yanı sıra hayata da atılmaya karar verdim… Okula giderken her gün önünden geçtiğim bir yerel gazete vardı, öncelikle buraya gitmeye karar verdim, kapıdan içeri girdim. ‘Yetkili bir kişiyle görüşmek istiyorum’ dedim. Çok geçmeden içeriden gazetenin yazı işleri müdürü ve diğer yöneticiler geldi. Sanırım kötü bir günde gelmiştim, herksin suratı nedense çok asıktı. Neyse konuya girmek gerekiyordu. ‘Ben öğrenciyim gazeteniz de çalışmak istiyorum vs’.. dedikten sonra yazı işleri müdüründen klasik bir cevap geldi… ‘Gel burada çalış ama, para verebilecek durumumuz yok.’ Oysa benim para kazanmam gerekiyordu ve bunu gazetecilik yaparak gerçekleştirmek istiyordum. Ancak tabi ki her şey istenildiği gibi olmuyor… Olsun, ben de bir müddet bedava çalışırım dedim ve kabul ettim. ilk günler genelde insanlara çay yapıyordum. 2-3 hafta böyle geçti, anladım ki bu şekilde para kazanamayacağım. Aklıma üniversite gazetesi çıkarabilir miyim diye bir düşünce geldi. Çünkü, 20 bin öğrencinin okuduğu bir üniversitede, öğrenciye yönelik tek bir gazete bile yoktu… Gazetenin yöneticilerine, öğrenciye yönelik bir gazete çıkarmayı düşündüğümü ve bunun finansmanınıreklam ile karşılayabileceğimi anlattım, çok sıcak baktılar ve kabul ettiler. Gazetenin çıkması tahminlerimden daha kolay gerçekleşti. Çünkü çıkarmayı düşündüğüm gazete, reklam verecek olan esnafın da ilgisini çekmişti, böylece gerekli finansmanı daha ilk günde fazlasıyla karşıladım. İlk sayıyı üniversitenin rektörüyle de söyleşi yaparak çıkardım. Bunun yanı sıra gazetede, üniversitenin ulaşım eğitim vb.. sorunlarından da bahsedince gazete bir anda bütün cephelerde yankı uyandırdı. Gazetenin ismini ‘Kampus Gazetesi’ koymuştuk ve ben Kampus Gazetesi’ni bir yıl boyunca çıkarmaya devam ettim. Bu süre içersinde gazetenin aracılığıyla konserler ve fuarlar da düzenledik. Netice de bir yıl sonra, yani üniversite ikinci sınıfın ortalarında hem iyi para kazanmıştım hem de çevrem fazlasıyla genişlemişti ve tabi ki eve de çoktan çıkmıştım. Şimdi de bunun üzerine bir şeyler eklemem ve ulusal basına geçmem gerekiyordu ama, bu hedefe Kütahya’dan ulaşmak gerçekten de zordu. Bir çok ulusal gazeteye staj için başvurmama rağmen olumlu sonuç alamadım. Üçüncü sınıfın başlarında, dağcılık sporu ile ilgilenmeye başladım ve burada tanıdığım bir iş kadınının Akşam Grubu ile bağlantısının olduğunu öğrendim. Bu bayan aynı zamanda Kütahya’daki tek yabancı dil kursunun da sahibi idi. Çıkardığım gazete için onunla söyleşiye gittim, gazetede haberini çıkardıktan sonra da beni Akşam Grubu’ndan her hangi bir yayın organıyla tanıştırmasını istedim. Yaklaşık 6 ay sonra bu isteğim gerçek oldu ve Akşam Grubuna bağlı Aylık Ekonomi Dergisi olan Platin Dergisi ile bu bayan aracılığıyla tanıştım. İlk olarak derginin yazı işleri müdürü ile görüşmeye başladım ve kendisine burada çalışmak istediğimi ilettim. Aldığım cevap bundan önce Kütahya Gazetesi’nden aldığım kinden farklı değildi. Yani buraya da ancak bir proje üreterek girebilirdim. Daha sonraki görüşmelerimizde dergi yönetimine; Platin Dergisi’nin Anadolu’da pek iyi tanınmadığını oysa Anadolu’nun, ekonomi dergileri için ciddi bir pazar olabileceğini anlatarak, her ay farklı bir il eki yapmayı teklif ettim, gerekli olan finansmanı yani reklamını da ( basın dünyasında finansmanı sağlanmadan asla ek çıkarılmaz) o ilden bulabileceğimi söyledim’. Dergi yönetimi bunu kabul etti. Ancak, ekin çıkması için gerekli olan finansmanın yüksek olduğunu söyleyip, bunu bulup bulamayacağımı sordular. (Denemekten ne çıkar!) Bulurum dedim… Daha sonra dergiyle birlikte ‘Denizli İl Eki’ni’ yapmayı kararlaştırdık ve ben hayatımda ilk defa Denizli’ye gitmek için yola çıktım. Kampus Gazetesi’yle de uğraşamadığımdan gelirlerim iyice azalmıştı ve cebimdeki çok az parayla 10 gün içinde istenilen reklamı Denizli’de buldum. İzlediğim strateji ise, o bölgedeki kurumları ve önemli kişileri projeye dahil etmek ve bu çalışmanın illeri için iyi bir tanıtım olacağını vurgulamak oldu sadece. Daha sonra Platin Dergisi’ne 7 ayrı il eki yaptım. Ancak bu sefer eklerin finansmanını ve benim tüm masraflarımı dergi karşılamaya başladı, çünkü Anadolu ekleri gerçekten iyi tutmuştu… Uzun bir süre, burada çalışmaya devam ettim. Daha sonra başka yayın organlarından teklifler gelmeye başlayınca, Freelens olarak bir çok ulusal basın ile çalışmaya başladım. Devamlı Anadolu’yu gezmem ve buradaki niş haberleri toplamam ulusal basında kendime kolayca yer bulmamı sağladı. Freelens gazetecilik dönemimde, 40’a yakın ilde yüzlerce Anadolu şirketi ile görüştüm ve onların başarı öykülerini ulusal basına taşıdım, bir çok özel haber ve araştırmaya imza attım… Bundan sonrası da çorap söküğü gibi geldi zaten… Bu süreç beni Anadolu ekonomisi konusunda giderek uzmanlaştırmaya ve aranan bir isim haline getirmeye başladı. Ayrıca, bu gelişme, gazeteciliğin dışında da Anadolu’ya yönelik yapılan bir çok projede yer almamı da sağladı. Yapı Kredi Bankası’nın sponsorluğunda hazırlanan “ANADOLU250” Araştırması’nın fikir mimarlarından ve uygulayıcılarından oldum. Türkiye’nin en büyük hosting şirketi olan TURKTICARET.Net firmasının da Anadolu’ya yönelik bir çok çalışmasında ve projesinde yer aldım HP’nin (Hawletck Packard) “Hepbizz” projesinde KOBİ editörlüğü yaptım. Ve Türkiye’nin önde gelen daha bir çok firmasının Anadolu ve KOBİ’lere yönelik gerçekleştirdiği çalışmalarda belirli konumlarda görev yaptım. Bu süreç bu şekilde ilerlerken, ulusal basında üst düzey yöneticilik yapmış çok deneyimli iki gazeteci ile birlikte, bir Halka İlişkiler ve Danışmanlık şirketinin kurucuları arasında yer aldım. Zaten yukarıdaki projelerde de birlikte çalışmıştık ve İstanbul’da gerçekten çok güçlü bir portföyleri vardı. Ben de daha sonra tüm çalışmalarımı ve kendi portföyümü bu şirkete yönlendirmeye başladım. Kısa sürede çok hızlı bir büyüme sürecine girdik. Türkiye’nin önemli şirketleri bizim müşterimiz haline gelmeye başladı. Anadolu’daki uzmanlığımız sayesinde dev şirketlerin cesaret edemedi organizasyonları biz başarıyla gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra Anadolu’daki şirketlere de halkla ilişkiler hizmeti vermeye başladık. Böylece hem İstanbul’dan hem de Anadolu’dan çok saygın müşterilerimiz olmaya başladı. Kısacası Anadolu’daki uzmanlığımızı İstanbul’a, İstanbul’daki uzmanlığımızı da Anadolu’ya taşıyınca başarı kaçınılmaz oldu. Bugün Türkiye’nin dev kuruluşlarına halkla ilişkiler ve iletişim hizmeti veren bir kurum haline geldik, müşteri sayımız her geçen gün arttığı gibi raflarımızda da onlarca proje Anadolu topraklarında hayat geçmek için sırasını bekliyor. Böylece Üniversite birinci sınıfta eve çıkmak için girdiğim serüven (2000), beni üniversiteden mezun olduğum 2004 yılında, buralara kadar sürükledi. İşin ilginci bu serüvene atılırken tek istediğim evin kirasını ödeyebilecek kadar para kazanmaktı…Ama olmadı attığım her adım bir sonraki hedefe doğru beni sürükledi…
Reklam
Gelmiş Geçmiş En Zor 15 Mülakat Sorusu ve Cevapları
1-NİÇİN BU ALANDA ÇALIŞMAK İSTİYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Alışveriş yapmayı çok severim, çocukken bile saatlerce katalogları incelerdim.” Sizi işe alacak yetkili için neyi sevip sevmediğiniz hiç önemli değildir. Belli bir alandaki geçmişinizi ve varsa başarı öykülerinizi anlatmaya odaklanın. DOĞRU CEVAP: ”Alışveriş yapmayı her zaman sevdim ama bir mağazada çalıştığımdan beri benim ilgimi çeken asıl kısım işin pazarlama kısmı oldu. Çalıştığım yerde ürettiğimiz kıyafetler çok kaliteliydi ama düzenli bir satışımız yoktu. Bu yüzden bir işletmeciyle pazarlama stratejileri üzerine çalıştım ve satışlarımız ilk yılda %25 arttı. Bu endüstri dalında başarılı olmak çok harika bir histi ve kendimi ürünlerin tanıtımı ve pazarlanmasına adadım.” 2- BİZE KENDİNİZDEN BAHSEDİN YANLIŞ CEVAP: ”Michigan Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden geçen yıl mezun oldum ama biyolojinin benim ilgi alanım olmadığının farkına vardım. Böylece başka bir alanda ilk işimi buldum ve satış departmanında işe başladım. Daha sonra bir hukuk firmasının mali işleriyle ilgilendim. Son olarak da birkaç aylık bir tatil arasından sonra tekrar pazarlama dalında çalışmak istedim ve işte daha rekabete açık bir pozisyon için buradayım.” Kendiniz hakkında kronolojik bir sıralama vermektense, güçlü yanlarınız üzerinde durun ve başvurduğunuz pozisyona uygun olarak örneklerle, bu alandaki başarılarınızı kanıtlayın. DOĞRU CEVAP: ”Çok güçlü iletişim kurabilen biriyimdir. Satış departmanında iki yıl çalışmak kendime olan güvenimi arttırdı ve müşterinin güvenini kazanmanın önemini kavrattı. Ayrıca bu işte gerçekten başarılı olabileceğimi anladım. Son işimde firma için müşterilerinin devamlılığını sağlama ve yeni müşteriler bulabilmek adına bir mektup stratejisi belirledim. Bunun sonucunda firmanın karı 2 yılda %10 artış gösterdi. Ek olarak, firmaların daha iyi pazarlama olanakları bulmak adına internet ortamından nasıl yararlanabileceğine dair yeni fikirler üzerinde çalışıyorum ve bu fikirleri seve seve sizin için hayat geçirebilirim.” 3- ESKİ PATRONUNUZ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Gerçekten yeteneksiz biriydi ve onunla çalışmak bir kabus gibiydi ki bu yüzden işten ayrıldım.” Unutmayın ki eğer işe alınırsanız bunları anlattığınız kişi bir gün patronunuz olabilir. İşe alacakları birinden isteyebilecekleri son şey büyük ihtimalle ağzının bozuk olmasıdır. Eski patronunuzdan kötü bahsetmektense, pozitif yaklaşın ve ondan ne öğrendiğinize odaklanın.(gerçekte ne kadar kötü biri olsa bile) DOĞRU CEVAP: ”Eski patronum işlerin zamanında bitirilmesi konusunda çok hassastı ve bu konuya her şeyden çok önem verirdi. Onun bu tutumu beni daha çok çalışmaya itti ve işlerin zamanında bitirilmesinin önemini kavramamı sağladı.” 4- NİÇİN ŞİMDİKİ İŞİNİZDEN AYRILMAK İSTİYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Patronuma ve yaptığım işe katlanamıyorum.” Yaptığınız işle ve patronunuzla ilgili kötü konuşmamanız gerektiğini tekrar hatırlayın ve olumlu yönler üzerinde durun. DOĞRU CEVAP: ”Şu anki rolümden çok şey öğrendim, ama şimdi sınırlarımı genişletmek ve yeni yetenekler kazanmak için, potansiyeli olduğunu düşündüğüm yeni bir iş arıyorum.” 5- 5 YIL İÇİNDE KENDİNİZİ NEREDE GÖRÜYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Miami’de bir plajda rahatlarken” veya ”sizin firmanızda çalışırken.” Bu soru için gerçekten doğru bir cevap yoktur ama karşınızdaki kişi sizden amaçlarınızı, kariyeriniz doğrultusundaki planlarınızı ve kendinizi onun şirketine adayıp adamayacağınızı duymak ister. Yani hayallerinizi anlatmaktan veya esprili olmaya çalışmaktansa, onlara eylemlerinizdeki kararlılığınızı ve sorumluluklarınızın bilincine sahip olduğunuzu gösterin. DOĞRU CEVAP: ”Beş yıl içinde bu iş dalında daha donanımlı hale gelmeyi istiyorum. Ayrıca insanlarla birlikte çalışmayı çok seviyorum ve firmada iletişim becerilerimi ve iş hakkındaki bilgilerimi daha verimli kullanabileceğim bir yönetici pozisyonunda çalışmayı hedefliyorum.” 6- EN BÜYÜK ZAYIFLIĞINIZ NEDİR? YANLIŞ CEVAP: ”Çok çalışmayı sevmem” veya ”Sarışın olmak.” Bu soru pozitif bir etki bırakmak için çok büyük bir fırsattır. Ama soruya bir klişeyle veya gereksiz bir şakayla cevap vermek yerine üstesinden geldiğiniz bir zayıflığınızı örnek gösterebilirsiniz. DOĞRU CEVAP: ”Topluluk karşısında konuşma yaparken kendimi hiç rahat hissedemezdim ve bu sizin de bildiğiniz gibi iş alanında benim için büyük bir engeldi. Bunun büyük bir sorun olduğunu fark ettikten sonra eski patronuma bu konuda bir kurs almak istediğimi belirttim ve bir kursa kaydoldum. Bunun sonucunda bu engelin üstesinden geldim. O zamandan beri çok önemli yöneticiler karşısında birçok sunum yaptım ve gayet başarılı oldum. Bu işi yapmayı hala sevmiyorum ama kimse başarısız olduğumu söyleyemez. 7-MAAŞ KONUSUNDA BEKLENTİLERİNİZ NEDİR? YANLIŞ CEVAP: ”Bundan önceki işimde 35 bin dolar civarında kazanıyordum, yani artık 40 dolar civarı bir beklentim var.” Kesin rakamlar vermekten kaçınmalısınız. Maaş konusunda pazarlık etmeye çalışırsanız işi kaybedersiniz. Beklentinizin para değil iş olduğunu defalarca tekrarlayın. Eğer bir miktar belirtmek zorundaysanız çalıştığınız konum ve yaşadığınız şehre bağlı geniş tabanlı bir miktar belirtin. DOĞRU CEVAP: ”Kazanacağım paradan çok çalışacağım konumla ilgileniyorum. Beş yıllık tecrübelerim dahilinde çalışacağım konuma uygun bir maaş beklentisi içerisindeyim. Ayrıca bu şehirde yaşamanın yüksek maliyeti göz önünde bulundurularak belirlenen adil bir maaş benim için uygun olacaktır.” 8-NİÇİN SİZİ İŞE ALMALIYIZ? YANLIŞ CEVAP: ”Çünkü bu iş için en uygun aday benim.” Güzel bir cevap sizin özelliklerinizi ve sizi neyin özel yaptığını vurgular. DOĞRU CEVAP: ”On yıl boyunca yönetici asistanlığı yaptım ve patronum sıkça ben olmadan işlerinin çok zor olacağını vurgulardı. Ayrıca bilgisayar eğitimi almaya da zaman ayırdım ve Excel konusundan çok ilerleme kaydettim ki bu da çok daha hızlı çalışabileceğim anlamına geliyor. Patronumun benden beklediklerinden çok daha fazlasını yapmaya gayret ederim ve çoğu kişi için iyi olan benim için asla yeteri kadar iyi değildir.” 9-EN BÜYÜK BAŞARISIZLIĞIN NEYDİ? VE BUNDAN NE ÖĞRENDİN? YANLIŞ CEVAP: ”Hukuk fakültesini bitiremedim ve o günden beri sadece zor olduğu için bir şeyden vazgeçmenin ne kadar büyük bir hata olduğunu biliyorum.” Aslına bakarsanız sizi gerçekten başarısız gösterebilecek bir pişmanlığınızı vurgulamak zorunda değilsiniz. Bunun yerine daha önemsiz bir başarısızlığınız üzerinde durun ve ondan çıkardığınız dersi belirtin. DOĞRU CEVAP: ” Üniversitedeyken ders programımı tamamlamak için sanat dersi aldım. Ama o dersi pek ciddiye almadım, mühendislik derslerimle kıyaslayınca parkta bomboş yürümek kadar kolay görünüyordu. Dönem ortasında düşen notlarımdan anladım ki eğer bu dersi geçemezsem bursumu bile kaybedebilirim. Dönemin geri kalanında bu ders için çok çalıştım ve yeterli bir not almayı başardım. Sonra anladım ki yaptığım şey ne olursa olsun, en iyisini tüm gücümle yapmalıyım aksi halde emek harcadığım onca şey boşa gider.” 10-ÇALIŞMADAN GEÇİRDİĞİN ZAMANI NASIL AÇIKLAYABİLİRSİN? YANLIŞ CEVAP: ” Çalışmaktan çok yorulmuştum, bu yüzden bir molaya ihtiyacım vardı” veya ”İş bulamadım.” İşsiz geçirilen dönemleri açıklamak daima zordur. Tembel biri veya işe alınmaması gereken biri izlenimi vermek istemiyorsanız işsizliğinizi sizin seçtiğiniz bir ve mantıklı bir sebepten kaynaklandığı göstermenin bir yolunu bulmalısınız. DOĞRU CEVAP: ”İşim benim için çok önemlidir. Önüme çıkan ilk teklifi beni mutsuz etme ihtimali olmasına rağmen kabul etmektense, doğru iş için, doğru kararı verebilmek adına, doğru zamanı bekledim.” 11. HANGİ ŞARTLARDA İŞİNİZ SİZİ MUTLU EDER? YANLIŞ CEVAP: “İşimi iyi yaptığım zamanlar aldığım övgüler beni çok mutlu eder.” Belirsiz cevaplar vermektense, iyi olduğunuz, zevk aldığınız ve bu işle bağlantısı olan durumlardan bahsedin. Bu soru ilgi alanınızı belirtmek, bu işe ne kadar uygun olduğunuzu göstermek ve istekli olduğunuzu kanıtlamak için bir fırsat olabilir. DOĞRU CEVAP: Ben insanlarla beraber olduğum, müşterilerle ilgilendiğim ve onlara sağlanabilecek en iyi olanakları sağlayıp onları memnun edebildiğim sürece mutluyumdur. Bu benim için çalışmanın en iyi yanıdır ve bu nedenle daha iyi bir konumda müşterilerle daha iyi bir iletişim kurabileceğim için sizinle çalışmak istiyorum 12-İŞİNİZİN EN AZ SEVDİĞİNİZ YANI NEDİR? YANLIŞ CEVAP: “İstikrarsız, başarısızlık getirebilecek işleri sevmem.” Eski işinizin ekonomik, siyasal ve kültürel durumuyla ilgili yorumlar yapmaktan kaçının. Bu tip yorumlar ne kadar doğru olursa olsun üzerinizde negatif bir izlenim bırakacaktır. Ayrıca yeni işinizde sahip olabileceğiniz konumun işlevleriyle ilgili hoşlanmadığınız bir durum varsa bu tip yorumlar da yapmayın. DOĞRU CEVAP: “Eski işime dair nefret ettiğim bir durum söz konusu olmasa da, işimin hoşlanmadığım bazı yönleri vardı. Eski konumumda haftada en az iki kere seyahat etmem gerekiyordu. Seyahat etmeyi her ne kadar çok sevsem de, ayda iki seyahat bazen çok yorucu olabiliyordu. Bu sebepten dolayı kendime iş harici pek fazla vakit ayıramıyordum. Yine aynı konumda çalışacak olsam da, daha az seyahat etmeyi tercih ederim.” 13. İŞ ARKADAŞLARINIZLA YAŞADIĞINIZ BİR PROBLEMDEN BAHSEDİN YANLIŞ CEVAP: “Çevremdekilerle hep iyi geçinirim dolayısıyla hiçbir iş arkadaşımla problem yaşamadım.” Firmalar bu tip kaçak cevaplardan hoşlanmazlar. Ayrıca büyük ihtimalle yalan söylediğinizi düşünürler. Gerçek olabilecek bir örnek verin ve onu kendi lehinize çevirin DOĞRU CEVAP: “Bir kaç tane hemşire arkadaşımla vardiya sırasının kimde olduğu ve çocuk hastaların aileleriyle konuşmanın kimin görevi olduğuna dair bir anlaşmazlık yaşamıştım. Kişiliklerimiz uyuşmuyordu. Tartışmadan üç ay sonra, arkadaşlarımdan birine beraber öğle yemeği yemeyi teklif ettim. Yemek boyunca aramızdaki farklılıklardan ve niçin anlaşamadığımızdan bahsettik Bu konuşma aramızdaki sorunların çoğunu çözdü. Daha farklı iletişim kurmaya ve beraber iyi çalışabilmeye başladık. Bence konuşmak sorunlarınızı çözmenizin en etkili yoludur. 14. NELER SİZİ MOTİVE EDER? YANLIŞ CEVAP: “İşimi iyi yaptığım zamanlar ödüllendirilmek.” Bu yanlış bir cevap değildir ancak önemli bir fırsatı kaçırmanıza sebep olur. Bu soru iyi özellikleriniz üstünde durmanız, karakteriniz hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermek için önemli bir fırsattır. Bu yüzden genel ve içi boş cevaplar vermektense, örneklerle kendinizi açıklamayı denemelisiniz. DOĞRU CEVAP: “Son işimde daima zor geçen teslim tarihlerindeki rekabet beni çok motive ederdi. Ürünlerin teslimini tam zamanında yapma konusunda %100 başarılı olmak zorundaydım. Bu işin çok hızlı yapılması gerektiğini ve zor olacağını bilmeme rağmen, yaşanan rekabetten çok hoşlanırdım.” 15-ARKADAŞLARINIZ SİZİ NASIL TARİF EDER? YANLIŞ CEVAP: “Gerçekten çok iyi bir dinleyiciyimdir.” İyi bir dinleyici olmak çok önemli bir özellik olmasına rağmen, işvereniniz büyük bir ihtimalle bunu umursamayacaktır. Seni büyük bir ihtimalle omzunda ağlamak için işe almıyorlardır. Cevapların başvurduğun pozisyonda başarılı olabileceğini destekler nitelikte ve kendine özgü olmalıdır. Eğer isterseniz örnek verebilirsiniz. DOĞRU CEVAP: “Arkadaşlarım beni büyük bir ihtimalle çok hırslı olarak tanımlayacaktır. İstediğimi elde edene kadar asla geri adım atmam. Program geliştirici olarak çalıştığım dönemde teknoloji konferansı için konuşmacılara götürdüğüm tekliflerden tek tek ret cevabı aldım. Ancak gerçekten büyük oynamak istiyordum ve “hayır”ı bir cevap olarak asla kabul etmedim. Hepsine ve yeni kişilere tekrar tekrar teklif götürdükten sonra konferansın katılımı planladığımın iki katına çıktı. Birçok kişi bir kez hayır dedikten sonra cevabını değiştirmez ama bunu kabullenmek benim doğamda yok. Bir şeyin mümkün olduğunu bildiğim sürece başarana kadar denemeye devam ederim.”
Selfie'de Sınıfta Kaldık!
TIME dergisinin Instagram'da paylaşılan 'selfie' etiketli fotoğraflarda yaptığı incelemeye göre Türkiye'de en çok selfie Adapazarı ve Eskişehir'den paylaşılıyor. İstanbul ise ilk 100'e dahi giremedi. Filipinler’in finans merkezi olarak bilinen şehri Makati City listenin birincisi olarak dünyanın ‘Selfie Başkenti’ unvanını kazandı. Listede Türkiye’den ise Adapazarı ve Eskişehir’in yer alması dikkat çekti. Araştırmaya göre; 65’inci sıradaki Adapazarı’nda her 100 bin kişiden 39’u, 80’inci sıradaki Eskişehir’de ise her 100 bin kişiden 35’i selfie çekiyor. Araştırmaya göre, İlk 100 şehrin yer aldığı listeye giremeyen İstanbul’da ise her 100 bin kişiden 28’i selfie çekiyor. TIME dergisinin yaptığı araştırmada ‘selfie’ etiketiyle paylaşılmış 400 bin Instagram fotoğrafı incelenerek bir ver tabanı oluşturuldu. Araştırmanın sonucunda, 459 şehrin yer aldığı interaktif bir selfie haritası oluşturuldu. İşte listenin ilk 10’u 1- Makati City and Pasig, Filipinler (Her 100 bin kişiden 258’i) 2- Manhattan, New York, ABD (Her 100 bin kişiden 202’si) 3- Miami, Florida, ABD (Her 100 bin kişiden 155’i) 4- Anaheim and Santa Ana, California, ABD (Her 100 bin kişiden 147’si) 5- Petaling Jaya, Malezya (Her 100 bin kişiden 141’i) 6- Tel Aviv, Israil (Her 100 bin kişiden 139’u)7- Manchester, İngiltere (Her 100 bin kişiden 114’ü) 8- Milan, İtalya (Her 100 bin kişiden 108’i) 9- Cebu City, Filipinler (Her 100 bin kişiden 99’u) 10- George Town, Malezya (Her 100 bin kişiden 95’i) CNN TÜRK
Reklam
20 Maddede Zengin Olmak
Bu yazımızda sizlere ABC televizyonunun ABD’nin zengin insanlarının hayat hikâyelerinden yola çıkarak yazmış olduğu yirmi maddeyi paylaşıyoruz. Milyarder olmak için uymanız gereken yirmi madde, haydi bakalım. Ne yapmayı sevdiğinizi ve bunu 10 yıl boyunca yapıp yapamayacağınızı da düşünün. Başta size para kazandırmıyor bile olsa bunu yapmaya devam edin Gerçekçi olunDeğerlerinizin ne olduğunu bilin ve onlara göre yaşayınİş ile hayatı ayırmak yerine onları birleştirmeye çalışınGerçek arkadaşlıklar kurunParayı veya statünüzü değil, mutluluğunuzu artırmaya çalışınBaşarı tanımınızı yapınRedddilmeye hazır olunBaşarınızı ve zenginliğinizi paylaşınBaşarılı insanlar, başarısızların yapmak istemediklerini yapanlardırDeğer ve etik herşeyden önce gelmeliAsla yalan söylemeyin, para çalmayın ve kandırmayınKötü insanlarla yapılan işin de hep kötü olacağını unutmayınHep daha iyisini arayın. Daha iyisine ulaşmak için yaptığınız bir işi bitirme konusunda kararlı olunÇalışanlarınıza değer verin, onlarla iyi geçininGerçek soğuk ve zordur ama umut yolundaki ilk aşamadırPara için çalışmayın. O iş için kalbiniz atıyorsa yapınİyi biri olursanız bu hep iyi bir sonuç olarak size geri dönerKendinize karşı her konuda dürüst olun. Bu da sizi güvenilir kılarRisk alın.
Berkin Elvan, Ayaz Bebek ve Ölen Çocuklarımıza Bir Şarkı
24 Aralık 2013 tarihinde Konya’nın Ereğli İlçesi’nde henüz nüfusa kayıt ettirilmeyen 40 günlük Ayaz bebek, emzirmek için uyanan 21 yaşındaki annesi Maviş Eşme tarafından yattığı yerde ölü bulunmuştu. Bu haber tıpkı açlıktan ölen Kübra bebek ve yine karda çaresizce ölen Muharrem bebek gibi Türkiye’nin acı gerçeklerini vicdanımıza kazımıştı.Artık yoksulluktan bebeklerin ölmesine dur demek, Berkin gibi haksızca öldürülen tüm çocuklar için ve halkın bu konuda duyarlı olmasını sağlamak için “Ayaz” şarkısını topluma mal ettik.Gezi Parkı’yla başlayan ve halk bilinciyle kurulan park forumlarından Bakırköy Halk Meclisi’nin iki üyesi tarafından hayata geçirilen bu ağıt Türkiye’nin çaresiz gerçeklerini gözler önüne seriyor ve dinleyenleri vicdanıyla baş başa bırakıyor. Türkiye’de sürekli olarak tekrarlanan bu ortak acının sıradan bir durum haline gelmesini istemiyoruz.
Pi Günü'nü Kutlamak İçin En Tatlı 13 Neden
Ünlü matematik sabiti olan Pi sayısı (3,141592653589793238462643383...) :) her sene 14 Mart'ta coşkuyla kutlanıyor. Peki neden bu kadar coşkuyla kutlanıyor biliyor musunuz? Pi Günü demek bol bol turta, kurabiye, pasta ve pizza demek :) Okullarda, adına şenlikler düzenlenen 14 Mart Dünya Pi Günü'nü kutlamak için 13 lezzetli neden bir arada! :)
Reklam
9 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 9 film vizyona girdi. Ödüllü yönetmen Ferzan Özpetek'in 10. filmi 'Kemerlerinizi Bağlayın/Allacciate le Cinture' sinemaseverlerle buluşacak. 'Kemerlerinizi Bağlayın' Başrollerini Kasia Smutniak ve Francesco Arca'nın paylaştığı filmde, Filippo Scicchitano, Carolina Crescentini, Francesco Scianna, Elena Sofia Ricci, Carla Signoris, Paola Minaccioni rol aldı. Hikaye ve senaryosunu Ferzan Özpetek'in Gianni Romoli ile birlikte yazdığı filmin görüntü yönetmenliğini Gian Filippo Corticelli, kurgusunu Patrizio Marone yaptı, kostümleri Alessandro Lai hazırladı. İzleyiciyi yasak bir tutkunun hikayesinden, 13 yıllık bir evliliğin yolculuğuna çıkaran ve gerçek bir hikayeden esinlenilen filmin çekimleri, İtalya'nın güneyindeki Lecce şehrinde gerçekleştirildi. 'Zaman Makinesi 1973' Yönetmenliğini Aram Gülyüz'ün yaptığı, yapımcılığını Mustafa Sirmen'in üstlendiği 'Zaman Makinası 1973'ün senaryosunu Kemal Kenan Ergen yazdı. Müziklerini Gökalp Ergen, kostümlerini Ayten Şentürk'ün yaptığı filmde, Gürgen Öz, Seda Bakan, Mustafa Uzunyılmaz, Zihni Göktay, Ali Rıza Tanyeli, Ferdi Sancar, Damla Tangül, Esvet Şahin, Ali Yoğurtçuoğlu, Fülhan Tekin, Birsu Demir, Fatih Koyunoğlu, Can Bartu Aslan ve Fehmi Dalsaldı kamera karşısına geçti. Bir baba-oğul hikayesi olan Zaman Makinesi 1973'ün konusu özetle şöyle: 'Tolga'nın babası Ali Rıza Bey vefat eder, tüm servetini annesine bırakırken, Tolga'ya sadece Anadol STC 16 marka eski bir otomobil bırakır. Tüm mirastan men edilen Tolga sinirlenir ve arabaya atlayıp uzaklaşmak ister. Sinirle başına gelenleri eleştiren Tolga, bir anda havalanan arabası ile kendisini gökyüzünde bulur ve araba onu kumsala ulaştırır. Zaman Makinesi 1973, Tolga'nın günümüzden geçmişe gidişini ve 1973 senesinde başına gelen olayları anlatıyor.' 'Sadece Sen' Haftanın merakla beklenen filmlerinden biri de Güney Kore yapımı 'Only You Always'den uyarlanan 'Sadece Sen'... Yönetmenliğini Hakan Yonat'ın yaptığı filmin uyarlama senaryosunu Asli Zengin ve Ceren Aslan yazdı, müzikleri de Yıldıray Gürgen imzası taşıyor. En son 'Kelebeğin Rüyası' adlı filmde başarılı performansıyla dikkat çeken Belçim Bilgin'in görme engelli 'Hazal'ı, oyuncu İbrahim Çelikkol'un da eski bir boksör olan Ali'yi oynadığı filmde, Kerem Can, Necmi Yapıcı, Cezmi Baskın ve Erol Demiröz de rol aldı. Filmin konusu şöyle: 'Görme engelli Hazal ile eski bir boksör olan Ali'nin yolları sürpriz bir şekilde kesişir. Ali'nin aşkı, karanlığa mahkum olmasına rağmen hayat dolu olan bu genç kız için bir umut olur. Kader onları aşk ile birleştirir ancak Ali'nin karanlık geçmişi ikisinin de bilmediği bir gerçeğin ortaya çıkmasına sebep olur. Ali, Hazal için hayatını tehlikeye sokacak bir oyunun içine girer. Aşkı uğruna girdiği bu mücadele yine onların kaderini belirleyecektir.' 'Köksüz' Deniz Akçay, ilk uzun metrajlı filmi 'Köksüz'ün senaryosunu da kendisi yazdı. Ahu Türkpençe, Lale Başar, Savaş Alp Başar ile Sekvan Serinkaya'nın rol aldığı film, beklenmedik bir kayıpla sarsılan bir ailenin, bu kaybın ardından nasıl baş edeceklerini bilemedikleri yeni durumla karşı karşıya kalmaları, aile içindeki erk mücadelesi ve yetersizlik, kaçışlar, iletişimsizlik, suçluluk, bunun yarattığı öfke ve bunalım, aidiyet hissi ve bu hissin yoksunluğunun insanları sürüklediği suçlar üzerine kurulu. 2013 Venedik Film Festivali'nin 'Yarışma Filmi' olarak gösterilen 'Köksüz', 2013 Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ve 'Yılmaz Güney' ödüllerini, 2013 Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde ise 'Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü'nü aldı. 'Dursun Çavuş' Ali Engin'in yönettiği 'Dursun Çavuş' adlı filmde, Turan Özdemir, Sinan Bengier, Perihan Savaş ile Seden Kızıltunç oynadı. Konusunu yaşanmış gerçek bir hikayeden alan 'Dursun Çavuş', 1973 yılında Adıyaman'da yaşanan bir seçim yarışında meydana gelen trajik komik olayları konu ediniyor. 'Büyük Usta' Yönetmenliğini Çinli yönetmen Kar Wai Wong'un üstlendiği 'Büyük Usta/Grandmaster', Uzak Doğu dövüş sanatlarına odaklanıyor. Filmde, Ziyi Zhang, Tony Leung, Chiu Wai, Cung Le, Hye-kyo Song, Chen Chang rol aldı. Filmde, Bruce Lee ve onun gibi birçok efsane dövüşçüyü yetiştiren Ip Man'in gerçek hikayesi beyaz perdeye aktarılıyor. 'Rüzgar Yükseliyor' Haftanın animasyon filmi Japon yönetmen Hayao Miyazaki imzası taşıyor. 'Rüzgar Yükseliyor/The Wind Rises' adlı filmin senanyorusun da Hayao Miyazaki yazdı. Müzikleri Joe Hısaishi imzası taşıyan film, Jiro'nun yaşamını, Kanto depremini ve Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'na girişini konu ediniyor. Filmin konusu özetle şöyle: 'Jiro uçmayı ve güzel uçaklar tasarlamayı hayal ediyordur. Erken yaşlardan itibaren miyop olan ve pilotluk yapması mümkün olmayan Jiro, 1927 yılında Japonya'nın önde gelen havacılık şirketlerinden birinde kendine iş bulur. Dehası kısa bir sürede fark edilir ve Jiro dünyanın sayılı uçak tasarımcılarından biri olur.' Japon Akademi Ödülü'nde 'Yılın Animasyonu' ödülünü alan filmde, Hideaki Anno, Miori Takimoto, Hidetoşi Nişijima rol aldı. 'Bay Peabody ve Meraklı Sherman: Zamanda Yolculuk' Sinemaseverleri 'Madagaskar', 'Kung Fu Panda' ve 'Şrek'le tanıştıran stüdyo Dreamworks Animation'ın yeni macerası 'Bay Peabody ve Meraklı Sherman: Zamanda Yolculuk' vizyona girecek. 'Büyük bir işadamı, kaşif, bilim adamı, gurme, Olimpiyat Madalyası sahibi bir atlet ve bir dahi olmasının yanında, dünyanın en zeki ve en başarılı köpeği' Bay Peabody'u Yekta Kopan'ın seslendirdiği animasyon filmi, Rob Minkoff'un yönettiği filmin senaryosunu Jay Ward ve Craig Wright yazdı. 'Hız Tutkusu' EA Games'in aynı isimli dünyaca ünlü video oyunundan uyarlanan 'Hız Tutkusu/Need For Speed', hız ve macerayı bu sefer beyazperdeye taşıyacak. 3D seçeneğiyle vizyona giren filmin başrollerinde Aaron Paul, Dominic Cooper, Imogen Poots, Ramon Rodriguez, Rami Malek, Scott Mescudi, Dakota Johnson, Harrison Gilbertson ve Michael Keaton yer aldı. Filmin yönetmenlik koltuğuna ise usta isim Scott Waugh oturdu. Filmin konusu şöyle: 'Tobey Marshall, ailesinin otomotiv dükkanını işletmektedir. En büyük hobisi sokaklarda arkadaşlarıyla araba yarışlarına katılmaktır. Çok mutlu bir adam olan Tobey, işlemediği bir suç yüzünden hapse atılınca tüm hayatı tepetaklak olur. Bedeli ne olursa olsun 2 yıllık hapis cezası bittikten sonra düşmanlarından intikamını alacaktır.' CNN TÜRK
El Titreme Hastalığı Olanlar İçin Üretilmiş Süper Pratik Kaşık
El titreme hastalığı (esansiyel tremor, parkinson) olanlar için yemek yemek bir kabustur. Ancak Amerikalı şirket Lift Lab, icat ettiği bir kaşıkla bu kabusa bir son veriyor. El titremesini kendi titremesiyle dengeleyen alet; bu hastalığa sahip kişilere pratik bir kolaylık sağlıyor. Teknoloji, sen iyi ki varsın!
Reklam
Türkiye’nin Top 5 En İyi Online Alışveriş Sitesi
etiket
Günümüzde artık mağazaları tabana kuvvet dolaşma devri eskide kaldı. Bundan böyle artık yapılacak alışverişler içerisinde, ucuzluk, fırsat ürünleri, toptan fiyatları ve ürün çeşitliliği ön plana çıkar oldu. Müşteriler en ucuz ürün peşinde koşarken, e ticaret siteleri de kullanıcılarına en kaliteli ürünü en düşük fiyatla satışa sunmaya başladı. Biz de Türkiye’nin en iyi online alışveriş siteleri Top 5 listesini yaparken, temel kriterleri göz önünde bulundurduk. Hemen hatırlatalım ki, güvenli alışveriş yapılabilecek siteler ülkemizde mevcuttur. Ancak, bunların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Dijital ürün ve hizmetler alışverişi yapan e-ticaret sitesi listesi de yine bu sitelerin popülariteleri ile burada listelenecektir. Sözü fazla uzatmadan, gelin hep beraber bu en güvenilir ve en iyi top 5 alışveriş siteleri listemize bir göz atalım. 1. GittiGidiyor.com – Türkiye’nin En İşlek Alışveriş Merkezi: Alıcı ve satıcıları bir e-ticaret sitesi üzerinde buluşturan GittiGidiyor, internet üzerinde keyifli, konforlu ve güvenli bir platform yaratmayı başarmıştır. Bu harika site, 2001 yılında sıfır risk sistemi yöntemini geliştirerek, hem alıcıyı hem de satıcıyı koruyan bir ödeme sistemi oluşturdular. 13 milyonun üzerinde satış gerçekleştiren bu online alışveriş sitesi, cep telefonu, bilgisayar, giyim, fotoğraf makinesi, eski para, nostaljik pullar gibi binlerce ürünü alıcılara ulaştırmaktadır. Çalışma prensibi olarak E-Bay’a benzeyen GittiGidiyor, 2007 yılında tamamen E-bay’a katılarak, hem ürün çeşitliliğini, hem de sağladığı ürünleri arttırmıştır. Prensip olarak, ürün satmak isteyen kullanıcılar, kolaylıkla kayıt olup, ürünlerini listeleyebiliyor, alıcılar da yine bedava üyelik ile rahatlıkla ürün aratıp, alım işlemlerini gerçekleştirebilmektedirler. 2. Hepsiburada.com – Türkiye'nin En Büyük Online Alışveriş Sitesi:Sadece internet üzerinden satış yapan, ve 1998 yılından beri hizmet veren bu harika online alışveriş sitesi hepsiburada.com, 14.000 metrekare alanda 300’den fazla çalışanı ile Türkiye’nin en iyi alışveriş sitesi listemize girmeye hak kazanmıştır. Ürün çeşitleri arasında baş sıralarda cep telefonu, bilgisayar, televizyon, kozmetik gelirken, bunun yanında daha binlerce ürün uygun fiyatlarla hepsiburada.com'da. Ücretsiz kargo fırsatları ile siz ürüne değil, ürün size gelmektedir. Bu arada unutmayınız ki, bu sitede bazı ürünler yurtdışına da kargolanabilmektedir. 3. Onlira.com – Onlira'da herşey 10 lira! İster al, ister sat!Türkiye'nin alışveriş merkezi Onlira'da, website, grafik, tasarım, logo, video, seo, içerik yazmak, hediyelik eşya ve daha fazlasını 10TL'a alabilirsiniz! Türkiye’nin en iyi alışveriş siteleri arasına kısa zamanda girmeyi başaran Onlira, diğer e-ticaret sitelerine göre bambaşka bir konsept izlemektedir. Hem kargolanabilir, hem de dijital ürün hizmeti sunan bu özgün site sayesinde, site içersinde yer alan herşeyi 10 liraya mal edebilirsiniz. Makale yazarı mı arıyorsunuz?, Seo uzmanına mı ihtiyacınız var?,  yada, Logo mu yaptırmak istiyorsunuz?, o zaman Onlira tam size göre demektir. Birbirinden farklı yüzlerce ürün ve hizmeti bulabileceğiniz bu e-ticaret sitesinde, kullanıcılar hem alıcı, hem de satıcı olabilmektedirler. Elinizden gelen en iyi şey için 10 lira isteyebilirsiniz. Sadece 10 lira gibi cüzi bir miktar ile WordPress kurdurabilir, yada Twitter takipçileri kazanabilirsiniz. Hemen üye olup, siz de alışılagelmiş e-ticaret sisteminden kurtulup, sıradışı bir maceraya, Onlira’ya katılabilirsiniz. 4. Cimri.com – En Ucuz Fiyatı Bulur, Cebinize ÇalışırÜrünlerle ilgili aradığınız tüm bilgiler Cimri'de. En ucuz mağaza fiyatları, ürün incelemeleri, haberleri, özellikleri, kullanıcı yorumları ve daha fazlası! Bu site aynı akakçe gibi fiyat listeleri oluşturarak, müşterileri en ucuz ürüne ulaştırmayı amaçlamaktadırlar. Site kullanım açısından ve dizayn olarakta büyük benzerlikler gösterir. 5. Akakce.com – Fiyat Arama Motoru – Internet Alışveriş RehberiOnlarca alışveriş sitesinden en ucuz fiyatları anında bulabilmek, bir nevi fiyat arama motoru sitesi arıyorsanız, bu harika internet alışverişrehberi akakçe iletanışmanız gerekiyor. Bu site, direk alıcı ve satıcıyı buluşturmaktan çok, alınacak ürünü satan tüm diğer e-ticaret sitelerinin fiyatlarını listelemeye yardımcı olarak, her siteyi ayrı ayrı ziyaret etmektense, en kısa ve hızlı yoldan en ucuz ürünü bulmanızı hedeflemektedirler.
Reklam
Adolf Hitler'in Hızlı Yükselişinin Belgesi Niteliğindeki 14 Fotoğraf
Bir dönem dünyayı ilgilendiren bir durum / tehdit / kimilerine göre lider olan Adolf Hitler'in söylemleri, eylemleri, hayat görüşü yıllardır tartışılıyor ve tartışılmaya devam edecek. Fakat yaşadığı dönemde üstün hitap yeteneğiyle etrafına topladığı milyonlarca insan olduğu hepimizin malumu. Bu durumun kanıtı niteliğindeki 14 ilginç fotoğraf sizlerle...
Konsol Kırdıran En Zor 10 Oyun
Oyunlar çoğu zaman çok eğlenceli zaman geçirmemizi sağlasa da, uzmanlar tarafından onaylı olarak hafızamızın ve beyin işlevlerini kullanma kabiliyetimizi artırsa da bazı anlarda çok sinir bozucu duruma getirebiliyor bizleri; hatta konsolları kırabiliyoruz bile. Mutlaka daha önce bu tarz bir videoya rastgelmişsinizdir. Monitörü parçalayanlar, klavyeyi duvardan duvara vuranlar ve daha nicesi. Konsolların fiyatını işin içine katarsak bu alanda daha az olduğunu söyleyebiliriz. İlk olarak sizleri örnek bir bayan arkadaşımızla baş başa bırakalım. Bırakalım ki sadece erkeklerin oyun sevdalısı olmadığını anlayın.
Adnan Oktar: 'Bazı Kadınlar Kaşar ve Çok Arsızlar'
A9 ekranlarında kadın talebeleriyle düzenlediği programda kendisine edilen iltifatlara karşılık veren Adnan Oktar ilginç bir yorumda bulundu. 'Hocam size hayranım siz çok güzelsiniz' diyen talebesine cevap veren Oktar, kadınlarla ilgili tartışılacak bir tespit yaptı. 'BAZI KADINLAR ÇOK KAŞAR VE ARSIZLAR'Oktar, 'Ben bakıyorum bazı kadınlar görüyorum; sizin kendinize has bir asaletiniz, temizliğiniz var. Ama bazı kadınlar çok arsız oluyor. Bunu Türkçe'de tam açıklayan bir tabir var; o da kaşar' dedi.gazetevatan.com
Erkek Arkadaşları Bile Aynı Olan "Silikon İkizler"in Garip Hayatları
Avustralya'nın Perth şehrinde yaşayan ikizler Lucy ve Anna Decinque (Facebook sayfaları için tıklayın) ikiz kardeşlik olayını farklı bir boyuta taşımışlar. Toplamda 500.000 TL harayarak estetik yaptıran kardeşler, ikizlikleri bozulmasın diye tüm estetiklerin tıpatıp aynı olması konusunda da özen göstermişler.  Paylaştıkları şey sadece görünümleri de değil. Arabaları, telefonları, işleri, yatakları, kıyafetleri ve Erkek Arkadaşları!  New York Post gazetesinde yeni yayımlanan röportajlarında şöyle demişler 'Bize bu hiç de garip gelmiyor. Tek bir erkek arkadaşımız var ve üçümüz aynı yatağı paylaşıyoruz. Her şeyde zevklerimiz aynı bu yüzden aynı erkekten hoşlanmamızda bir gariplik yok'
Reklam