Yerli İHA'lar İçin Geri Sayım Başladı
Kale Grubu, Teknik Grup Başkanı Osman Okyay, ürettikleri gözlem amaçlı İnsansız Hava Araçlarının 12 adedini bu yıl teslim edeceklerini bildirdi. Okyay, çarşamba günü düzenlenen basın toplantısıyla gubun çalışmaları hakkında bilgi verdi. Grup olarak savunma, havacılık ve bu alanlarda Ar-Ge konularına odaklandıklarını, son dönemdeki dikey büyüme alanlarını savunma ve havacılık sanayinin oluşturduğunu belirten Okyay, 1989 yılında Kale Kalıp şirketinin Stinger füze projesine dahil olmasıyla girdikleri bu sektörde, Kale Havacılık ve Kale Pratt&Whitney şirketlerini kurup sağlam adımlarla ilerlediklerini belirtti. Okyay, 'Havacılık ve savunma alanındaki faaliyetlerimizi altında topladığımız Teknik Grup olarak, 100 milyon lira ciroyla tamamlamayı hedeflediğimiz 2013 yılını 109 milyon lira ile noktaladık. Bu yıl için 200 milyon lira ciro hedefimiz var. 2018 hedefimiz 400 milyon lira ciroya ulaşarak, stratejik oyuncusu olduğumuz sektörün, ekonomi ölçeğinde de liderleri arasına girmek. Gelecek 5 yıl içinde de bu alanda 70 milyon dolarlık daha yatırım planlıyoruz' diye konuştu. 'Türkiye'nin ilk defa kendi geliştirdiği bir jet motoru ortaya çıkacak' Dünyanın en büyük uçak motoru üreticilerinden Amerikalı Pratt&Whitney ile Kale'nin yüzde 51 oranındaki hakim ortaklığıyla İzmir'de temelini attıkları Kale Pratt&Whitney Fabrikası'nın 1. etap yatırımının tamamlandığını anlatan Okyay, 'Bu fabrika sayesinde dünyanın en gelişmiş savaş uçağı olan F35'lerin çok kritik motor parçaları artık İzmir'de üretilecek. Fabrikamızın açılış törenini 6 Haziran'da, daha önce temel atma törenimizde de bizleri şereflendiren Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün himayelerinde gerçekleştireceğiz' ifadelerini kullandı. Kale Havacılık'ın yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket olarak Turbo Jet Motor Geliştirme Projesi'ni üstlendiğini anımsatan Okyay, 'Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın Türk SOM Füzesi için istediği bu projeyle, Türkiye'nin ilk defa kendi tasarladığı, kendi geliştirdiği bir jet motoru ortaya çıkmış olacak. Çok kapsamlı bir proje olan jet motoru, mekanik sektörünün ulaşabileceği en zor, en hassas imalat seviyesidir. Malzeme araştırması bile çok zorludur çünkü çok yüksek sıcaklıklara, çok yüksek devirlere, çok yüksek itki güçlerine dayanabilen bir malzeme grubundan bahsediyoruz. Ağırlık, boyut, itki gücü gibi kriterlerin çok ciddi optimizasyonunu gerektiren ve zorlu bir tasarım, analiz ve test çalışması içeren turbo jet motoru geliştirme projesini, bize eşik atlatacak bir iş olarak değerlendiriyoruz' bilgisini verdi. Kale Kalıp-Baykar iş ortaklığı olarak üstlendikleri Türkiye'nin gözlem amaçlı Taktik İnsansız Hava Aracı (İHA) tasarımını tamamladıklarını açıklayan Okyay, 'Şu anda test çalışmaları devam eden İHA'ları bu yıl içinde teslim edeceğiz. Toplamda 12 adet kesin, 6 adet opsiyonlu olmak üzere 18 araçtan söz ediyoruz. İHA'ların Türkiye için stratejik önemi hepimizin malumu. Ortağımız Baykar Makina bu alanda büyük bir know-how sahibi. Ülkemiz savunmasına son derece gelişmiş ve özgün bir hava aracı tasarımı ve üretimi ile destek veren bir projenin parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz' diye konuştu. (AA)
Reklam
İşte Türkiye'nin Vergi Rekortmenleri
2013 yılı için 37 milyon 492 bin 324,78 lira vergi tahakkuk ettirilen Mustafa Rahmi Koç, Türkiye'nin vergi rekortmeni oldu. Listenin 2. sırasında 31 milyon 766 bin 152,76 lira vergi tahakkuk ettirilen Semahat Sevim Arsel yer aldı. Gelir Vergisi rekortmenleri sıralamasında Koç ve Arsel'i Suna Kıraç, Mustafa Vehbi Koç, Yıldırım Ali Koç, Mehmet Ömer Koç izledi. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 2013 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilen Gelir Vergisi beyanları sonucunda Türkiye genelinde en çok vergi beyan eden ilk 100 mükellefi açıkladı. Buna göre, Türkiye'nin vergi rekortmenleri listesinin ilk sıralarında Koç ailesi mensupları yer aldı. Rahmi Koç'a kendi adına menkul sermaye iradı faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 37 milyon 492 bin 324,78 lira, Arsel'e menkul kıymet yatırım ortaklığından elde ettiği gelir için 31 milyon 766 bin 152,76 lira, Suna Kıraç'a ise menkul kıymet aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 26 milyon 949 bin 760,90 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi. Listenin 4. sırasında menkul kıymetler aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 22 milyon 673 bin 36,81 lira vergi tahakkuk ettirilen Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Vehbi Koç, 5. sırasında ise 19 milyon 317 bin 769,16 lira ile Yıldırım Ali Koç, 19 milyon 36 bin 370,69 lira vergi tahakkuku ile Mehmet Ömer Koç 6. sırada yer aldı. ENKA Şirketler Grubu Fahri Başkanı Şarık Tara, 14 milyon 878 bin 940,13 lira ile listeye 7. sıradan girdi. Listenin 8. ve 10. sırasında yer alan kişiler isimlerinin açıklanmasını istemezken, 9. sırada kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 11 milyon 718 bin 726,69 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirilen Aydın Doğan Vakfı Kurucu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan bulundu. Acun Ilıcalı, Cem Yılmaz ve Kıvanç Tatlıtuğ listede Gelir Vergisi rekortmenleri arasında televizyoncu Acun Ilıcalı, komedyen Cem Yılmaz ve manken Kıvanç Tatlıtuğ da yer aldı. Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu gibi faaliyetlerden oluşan geliri için 6 milyon 204 bin 783,57 lira gelir vergisi tahakkuk ettirilen Acun Ilıcalı geçen yıla göre 16 basamak yükselerek listeye 15. sıradan girdi. Ünlü komedyen Cem Yılmaz da listede 73. sırada yer alırken, Yılmaz'a 3 milyon 40 bin 728,74 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi. Kıvanç Tatlıtuğ ise aynı bağımsız manken ve modellerin faaliyetlerden oluşan geliri için kendisine tahakkuk ettirilen 2 milyon 642 bin 539,77 lira vergi ile listede 90. sırada bulundu. Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için Ali Ağaoğlu, 4 milyon 109 bin 141,68 lira vergi ile listede 41. sırada yer aldı. Kira gelirinde rekortmen ismini açıklamadı 2013 vergilendirme dönemi Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) gelirleri için ödenecek Gelir Vergisinde ise listenin ilk 3 sırasında yer alan kişiler, isimlerinin açıklanmasını istemedi. Listenin 4. sırasında kendisine 2 milyon 74 bin 009,46 lira vergi tahakkuk ettirilen Rüksan Ürgüplü yer aldı. Söz konusu listede 5,6,7, 8 ve 9. sıradaki kişiler de isimlerinin açıklanmasını istemezken, 10. sırada Funda Acar bulundu. Bakan Şimşek'ten vergi rekortmenlerine teşekkür Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı açıklamada, vergi rekortmenlerini canı gönülden kutladığını belirterek, hepsine şükranlarını sunduğunu kaydetti. Bakan Şimşek, anayasaya göre herkesin mali gücüne göre vergi ödemekle mükellef olduğunun altını çizerek, 'Vergi yükümlülüğü aynı zamanda toplum içinde yaşamanın da gereğidir. Toplanan vergiler, doğru kullanıldığı takdirde birçok yatırıma vesile olarak ekonomik büyümemize katkı sağlamaktadır' değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, vergi rekortmenlerine de teşekkürlerini sunarak, 'Ödediği vergilerle ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunan 2013 yılı Gelir Vergisi Türkiye Geneli İlk 100 sıralamasına girmiş mükelleflerimiz başta olmak üzere tüm mükelleflerimize bir kez daha teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim' ifadelerini kullandı. Muhabir: Arife Yıldız Ünal, İbrahim Yılmaz | AA
117. Elementin Varlığı Kanıtlandı
Periyodik tablonun 117. elementi ununseptiyum’un (Uus) varlığı dört yıllık sıkı bir çalışmanın ardından kanıtlandı. Ununseptiyum 2010 yılında Rus ve Amerikan fizikçiler tarafından keşfedildi fakat varlığı kanıtlanamadı. Bağımsız bir kimya grubu olan Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği (IUPAC) tarafından üstlenilen çalışmalar dört yıl sürdü ve en sonunda elementin varlığı kanıtlandı. Uranyum ötesi olarak kategorize edilen 117. element, geçici adı ununseptiyum yerine gerçek ismini alacak ve periyodik tabloya yerleştirilecek. 117- elementi kanıtlayan örnek, Almanya’daki GSI Helmholtz Centre araştırma merkezinde yaratıldı ve bulgular Physical Review Letters’da yayınlandı. Ekip elementi yaratmak için kalsiyum izotoplarını radyoaktif berkelyum ile etkileşime soktu ki bu hiç de kolay bir süreç değil. Avustralya Ulusal Üniversitesinden Profesör Davind Hinde, element 177′yi yaratmanın yapabileceklerinin en uç noktası olduğunu belirtiyor. Diğer uranyum ötesi elementlerde olduğu gibi, ununseptiyum da bir hayli istikrarsız bir element ve yarı ömrü 80 milisaniye civarında. Prof. Hinde, 118. elementin ardından bir istikrar adasına ulaşabilecekleri ihtimalinin üzerinde duruyor; bu elementlerim yarı ömrünün saatler, günler ve hatta yıllar olabileceğini düşünüyor. 117- elementin varlığını kanıtlayan ve onu periyodik tabloda konumlandırmaya hazırlanan bilim adamları, kaleme aldıkları raporda keşfin istikrar adasındaki daha uzun ömürlü süper ağır element çekirdeklerinin keşfedilmesi için çok önemli bir adım olduğunu belirtiyor.stuff
Reklam
Dünya Bu Türk'ün Peşine Düştü
Alternatif enerji üretiminde büyük bir buluşa imza atan Turgay Kamışlı, üç bakanlığın destekleme kapsamına aldığı ve birçok ödül alan buluşuyla hidrojen enerjisini kendi tasarımı olan prototip reaktörle üretiyor. Literatürde benzeri olmayan bir yöntemle, geleceğin enerjisi olarak adlandırılan hidrojeni, katalizör ve tetikleyici kullanmadan elde ediyor. Kamışlı, çok sayıda üniversite ve araştırma merkezinden, kendi buluşu reaktörlerin yüzde 100 hidrojen ürettiğine dair test ve analiz raporları aldı. Alüminyum ve borun geri dönüşümü olmayan tehlikeli ve zehirli atıklarını kullandığını söyleyen Kamışlı, mevcut maden atıklarını reaksiyonla fermente ederek zararlı ve tehlikeli muhteviyatı pastörize ettiğini belirtti. Kamışlı, reaktörlerin çalışmasıyla dışa vuran egzotermik dış ısıdan yararlandığını kaydetti. Reaktörlerin iklim şartlarına göre 20 dakikayla 1 saat içerisinde reaksiyona geçtiğini ifade eden Kamışlı, fermente sonrası oluşan pastöre atığın tarım alanlarında ve inşaat sektöründe kullanılabileceğini dile getirdi. Dünya Enerji Konseyi'nden destek Teknolojisi gelişmiş ülkelerde hidrojenin suyun elektroliziyle elde edildiğine işaret eden Kamışlı, 'Bunun haricinde alternatif deformasyonlarla, mesela doğal gazla, kömürle hidrojen elde edersiniz, suyu ayrıştırırsınız. Benim sistemimde, alüminyum ve bor gibi maden atıklarını kullanarak suyu ayrıştırıyorsun, hidrojeni elde ediyorsun. Devletin ve üretim tesislerinin zehirli ve tehlikeli madeni atıkları, çimento ve demir fabrikalarında bertaraf edilen atıkları ya da kayıt dışı olarak araziye dökülen atıkları enerjiye çeviriyorum. Bununla ilgili birçok üniversite ve Türkiye Hidrojen Araştırma Merkezi ile müşterek çalışmalarım oldu. Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu da üretim şekliyle yeni bir buluş olduğunu bildirdi' dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kendi projesini sanayi-devlet iş birliğiyle destek kapsamına aldığını anlatan Kamışlı, 'Buluşum, 18 Nisan 2013 tarihinde Enerji Bakanlığı ile yapılan toplantıda, atıkların bertarafı ve Türkiye'de hidrojen enerjisinin eldesi olarak desteklenen en iyi projelerden biri kabul edildi. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğinin 2012 yılında düzenlediği 'Metalik Fikirler Ar-Ge Proje Pazarı' yarışmasında 'metal ve cevherlerin (alüminyum, demir, bor gibi) atıklarının değerlendirilmesi ve enerji üretilmesi' projesi olarak üçüncü oldu. 2010 yılında Gaziantep'te yapılan sempozyumda bu sistem TÜBİTAK tarafından Türkiye'nin en iyi 8 projesinden biri seçildi. Çalışmalarımda üniversitelerden büyük destek gördüm, bana kapılarını açtılar' diye konuştu. ' Hayata geçerse enerjiye yüzde 20 25 katkısı olur ' Kamışlı, hidrojen enerjisinin elektrik üretiminde, araç yakıtlarında, ısınmada, her türlü gaz motorunda rahatlıkla kullanılabildiğini, ABD, Rusya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin uzay çalışmalarında da kullandıklarını kaydetti. Bir litre hidrojenin 5 litre petrol türevi yakıta muadil olduğunun altını çizen Kamışlı, 'Şu an dünya birim fiyatı olarak hidrojenin metreküpü 25-30 lira civarında. Ben bu sistemle hidrojen enerjisini çok çok ucuza, 50 kuruş ile 1 lira arasında bir maliyetle üretiyorum. Üniversitelerdeki ilgililer kar marjı olarak devlete bire 9 katlayacağını, katma değer olarak devletin patentten büyük gelir sağlayacağını söylediler. Bu enerji türü ülkemizde hayata geçsin istiyorum. Hayata geçerse ülkemizde yüzde 20-25 enerjiye katkısı olur. Çünkü tehlikeli atıklarla çalışıyor. Bu atıklar pastörize oluyor, fermente kazanında reaksiyona giriyor' ifadelerini kullandı. 100 litre benzin enerjisi 10 lira Projesine yurt dışından da ilgi olduğunu, birçok bilim adamının kendisiyle görüştüğünü anlatan Kamışlı, 'Geri dönüşümü olmayan metal ve cevherlerin atıklarının değerlendirilerek hidrojen gazı üretilmesiyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlanacağını düşünüyorum. Ben şov yapma ya da pazara çıkarma niyetinde değilim. Şu an başvuru yapsam zaten dış ülkelere giderim. Bu ülkemde hayata geçsin, ülkemin olsun istiyorum, amacım budur. Bu sistemle 100 litrelik bir benzin enerjisini 10 liraya üretebiliriz. Bu mübalağa değil, gerçektir' dedi. ' Bazılarının rahatı kaçıyor ' 'Bu buluş yüzünden bazılarının rahatı kaçıyor' diyen Kamışlı şunları söyledi: 'Ben bu çalışma sebebiyle 125 ve 160. maddeden yargılandım. Bazı elçiliklere çağrıldım. Vatandaşlık başvurusu yapmamı istediler. Hatta bir elçilik Enerji Bakanlığı toplantısına katılmak istedi fakat kabul edilmedi. Dışarıdan gelen bilim adamları bizlerden bir şey alıp götürmeye geliyor. Bazı projelerin güvenliği yok. Benim projemin de güvenliği olduğuna inanmıyorum. Bu projenin Türkiye'de kalmasını istiyorum, fakat başıma etik olmayan olaylar geliyor. Maddi ve manevi baskılar ve etkisizleştirmeyle karşılaşıyorum. Bu konuda saldırıya da uğradım. Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun yemeğinden 1 saat önce kaldığım yerin camları kırıldı. Bu konuyu Kıbrıs'ta ülkemin imajı sarsılmaması için gündeme getirmedim. Maalesef o saldırıyı yapan da Türkiye'den bir bilim adamıydı.'Kaynak: İHA
Reklam
Piramitler Su Yardımı İle İnşa Edilmiş
Bilim insanları, Giza piramitlerinin nasıl inşa edildiğine dair en çok merak edilen sorulardan bir tanesinin cevabını buldu. Araştırmalar, antik Mısırlıların su yardımıyla taş blokları taşıdığını gösterdi. Piramitlerin inşasında kullanılan devasa kayaların, taş ocağından inşaat alanına nasıl taşındığı sonunda anlaşıldı. Araştırmacılar, antik Mısırlıların ağır nesneleri taşımak için kullanılan mekanizmanın önündeki kumları ıslatarak taşımayı kolaylaştırdığını belirtti. Amsterdam Üniversitesi araştırmacıları, çöl kumu üzerinde kurulacak bir kızakta ağır nesneleri çekmek için gerekli olan kuvveti hesapladı. Araştırmada, kızağın önündeki kumun ıslatılmasının, ilkel kızaktaki sürtünmeyi azaltarak taşımayı kolaylaştıracağı anlaşıldı. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan araştırma, yüzyıllardır bilim dünyasını meşgul eden en önemli sorulardan birine açıklık getirmiş olabilir. Araştırmacılar, M.Ö 2589 ile 2504 yılları arasında inşa edilen ve dönemin teknolojisiyle ortaya çıkarılması neredeyse imkansız gözüken piramitler hakkında sayısız teori öne sürmüştü. Hollandalı araştırmacılar, savlarını desteklemek için antik Mısır duvar resimlerinden de ipucu çıkartmaya çalıştı. M.Ö 1900 yılına ait, dönemin bölge hükümdarlarından Djehutihotep'e ait mezarda, aranan delile ulaşıldı. Mezardaki duvar resminde, 172 işçi devasa bir heykeli iplerle bir kızak üzerinde çekerken tasvir edilmişti. Tasvirdeki erkeklerden bir tanesi, kızağın önüne su dökerken görülüyordu. Denemeler teoriyi doğruladı Araştırmada yer alan fizik profesörü Daniel Bonn, meslektaşlarıyla minyatür kızaklar inşa ederek, çöl kumu üzerinde antik duvar resimlerindeki yöntemin gerçekliğini sınadı. Kızağın ilerleyeceği kum üzerine su dökülmeden yapılan ilk denemelerde, kayalar ön tarafta birikerek kızağı çekmeyi iyice güçleştirdi. Kuma su döküldüğünde ise zemin sertleşti ve kızak çok daha rahat bir şekilde çekilebildi. Araştırmacılar, su damlalarının kum taneleri arasında köprü görevi görerek birbirlerine yapışmasını sağladığını belirtti. Bu mantık, çocukların kumsalda kuru kum yerine ıslak kumdan daha sert kaleler yapılabilmesini de açıklıyor. Bonn, kızağın dengesinin sağlanması için kullanılacak su miktarının çok önemli olduğuna dikkat çekerek, kumun hacminin yüzde 2-5'i kadar suyun optimum miktar olduğunu belirtti. Araştırmacılar, elde edilen yeni bilgilerin günümüzde de kullanılabileceğini ifade ediyor. Yeni yöntem, asfalt, kömür veya beton gibi tanecikli materyallerin taşınmasında yeni yöntemler sunabilir. aljazeera.com.tr
Reklam
Mısır'da 50 Mumya Bulundu
Mısır’da daha önceden yağmalanan bir antik mezarda 50 mumya bulunduMısır’da daha önceden yağmalanan bir antik mezarda 50 mumya bulundu. Mısır’da daha önceden yağmalanmış bir yer altı mezarında bulunan ve M.Ö. 1400’lü yıllarda yaşamış aristokratlar olduğu düşünülen 50 mumyanın içinde kraliyet ailesine mensup bir prens ve prenses de yer alıyor.ÇALIŞMALAR TAMAMLANDIKrallar Vadisi’nde bulunan KV 40 bölümündeki ufak bir çöküntünün araştırılması sonucu 3 yıl önce tespit edilen anıt mezardaki arkeolojik çalışmalar kalın kurum tabakası yüzünden güçlükle tamamlanabildi. Rusya'nın Sesi'nin The Daily Mail'den aktardığı haberde, yerin 5 metre altında bulunan ve 4 odadan oluşan mezarın yasadışı define avcıları tarafından 19. yüzyılda yakıldığı, söz konusu kurum tabakasının bu yüzden oluştuğu bildirildi. İlk olarak antik dönemde yağmalanan mezarda bulunan değerli eşyaları çalan hırsızlar, o dönemde mumyalara zarar vermemişti.PRENS DE BULUNDUMezarda çalışmalar yürüten arkeologlar ve Mısır tarihi uzmanları, buradaki vazoların üzerinde bulunan yazıtlardan mumyaların 30’unun kimliğini belirlemeyi başardı. Söz konusu mumyaların içinde IV. Thutmose ve III. Amenhotep’in akrabaları olan ve M.Ö. 14. yüzyılda hüküm sürmüş 18. kraliyet soyundan gelen bir prens ve bir de prenses bulunuyor. Arkeologlar, varlıkları hakkında herhangi bir bilgi olmayan 8 prenses, 4 prens ve birkaç yabancı hizmetçinin de söz konusu mezarda yattıklarını düşünüyor.Birgün
Gökkuşağının Tüm Renklerinin Buluştuğu Yer: Burano
Burano Adası, Venedik’in 11 km. kuzeyinde yer alan 3500 nüfuslu küçük bir adadır. Geçmişte balıkçılık ile kendini geçindiren Burano’nun bugün en önemli geçim kaynağı turizmdir. Burano adası, renkli evleri ve dantel sanatıyla ünlüdür. Bir zamanlar balık tutmaktan dönen ada sakini erkeklerin evlerini şaşırıp başka evlere girmesinler diye evler farklı renklere boyandı rivayeti dolaşan adanın ne nedenle böylesine rengarenk olduğu tam olarak bilinmese de bu hikaye de kulağa hoş geliyor. Gökkuşağının tüm renkleri bu adada. Burano’da hemen her evin önünde mutlaka kendine ait ve evle aynı renk sandalı var. Komşularına bile bazen bu sandallarla giden ada halkı evinin geçimini de bu sandallarla balıkçılık yaparak sağlıyor. 10-12 yaşındaki çocuklar ve yaşlı kadınlar dahi bu sandalları rahatlıkla kullanabiliyor ve ada içinde gezinti, market alışverişi yapıyorlar.  Burano’yu diğer adalardan ayıran bir diğer özellik de dantelleri ile meşhur olması. Burano’nun daracık sokak aralarında gezinti yaparken sağlı sollu sıralanmış pek çok küçük dükkanda dantel satıldığı görülüyor. 1872 yılında adada dantel öğretmek için okul da açılmış. Burano danteli iğne ile işleniyor ve dantel elbiseler oldukça pahalı satılıyor. Dantel bir çocuk ya da kadın elbisesinin fiyatı 600-700 lirayı buluyor.
Reklam
Yarın Hangi Simpsons Karakteri Ölecek?
Dünyanın en çok izlenen televizyon dizilerinden The Simpsons’ ın karakterlerinden biri yarın yayımlanacak ‘ Yellow Wedding ‘ (Sarı Düğün) bölümünde aramızdan ayrılıyor. ‘ Acı haberi ‘, dizinin yapımcısı Al Jean sezon başında yaptığı açıklamada duyurmuştu. Jean, ipucu olarak da “ Ölecek karakteri seslendiren kişi o rolle Emmy kazanmıştı ” demişti. Ancak dizinin hemen hemen tüm seslendirme sanatçıları Emmy ödüllü olduğu için, bu bilgi tahminleri netleştirmeye yetmemişti. Homer, eşi Marge, çocukları Bart, Lisa ve Maggie’nin öldürülmekten ‘ yırtması ‘ muhtemel görünürken, seslendirme sanatçısı Hank Azaria da karakterlerinin son yolculuğuna uğurlanmayacağını açıkladı. Azaria, bar sahibi Moe, çizgi roman dükkanı sahibini (Comic Book Guy) ve Hint asıllı karakter Apu, komiser Wiggum ve Doktor Nick’i seslendiriyor. Ölebilecek isimler arasında birçok ihtimal bulunuyor. Ancak ismi en çok zikredilen karakterler şöyle: Simpsons ailesinin dedesi, komşu Ned Flanders, Figüran Bob, polis Lou, sürekli sarhoş gördüğümüz Barney Gumble. Bir karakteri öldürme kararının, dizinin düşük reytinglerinden kaynaklandığı ileri sürülüyor. Bol ödüllü dizinin en son bölümü sadace 3 milyon 400 bin kişi tarafından izlenmiş, bu da dizi tarihinde ‘en düşük seyirci’ olarak kayda geçmişti. Dizide daha önce Ned Flanders’ın eşi Maude, Homer’ın annesi, Bart’ın öğretmeni Edna Krabappel gibi karakterler öldürülmüştü.Diken
Emlak Danışmanı Nasıl Olunur?
Ülkemizde en çok merak edilen ve yapılmak istenen işlerin başında geliyor. Özelikle konut piyasasındaki hareketlilik, hızlı ekonomi büyümesi ile birlikte kişi başı milli gelirin yükselmesi, Ailelerin küçülmesi, ayrılık ve yeni evliliklerin oluşmasından dolayı çok hareketli ve öyle de devam edecek. Türk insanında yatırımda birinci tercihi konut olunca yıllık konutta satım ve alımlar hızla artıyor. Ortalama bir ev 6 yılda el değiştiriyor. En çokta İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya ve İzmir’de oranlar baya yüksek. Bu büyümeden faydalanmak isteyen girişimciler de emlakçılık ve inşaatçılık olmak üzere hemen hemen her sektörden kişilerin ilgisini çekiyor.Ülkemizde kesin kanunlar olmamakla birlikte, Emlak danışmanı olmak için Üniversitelerin bölümlerinde eğitim veriliyor. Ayrıca devletin meslek edindirme kursları programında emlak danışmanlık eğitimleri vardır. Ofis açmak için bu kurslara gitmek zorunlu değil ancak sizlere gitmenizi tavsiye ediyorum. Kazanmanın ilk kuralı eğitimdir. Eğitimsiz kişilerin gelirleri düşük oluyor eğitimsizlere göre ortalama arada en az 2 kat fark görünüyor. Eğitimli bir elaman ayda 5000 ile 15000 TL arasında geliri oluyor tabi ki bu oran yasadığı semte ve çalışmasına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.İyi bir gayrimenkul danışmanı Avukat, Doktor, Savcı ve Uzmanlar kadar çok para kazanır. Gayrimenkul sektöründe danışmanlık yaparak kazanç sağlayan kişiler bir emlak ofisinde çalışa bilir yâda kendi iş yerini de açar. Bazılar gereksiz görerek ayakçı emlakçı tabiri ile hiçbir yere bağlı olmadan çalışmak istiyorlar ve dolasıyla yıllar geçse de fazla para kazanamıyorlar. Kendi ofisini kurmak isteyenlere en az 3 yıl bir bölgede çalışmaları kendileri için daha doğru karar almalarını sağlar.
Dünyanın En Büyük 20 Hava Yolu Şirketi
Air Canada, Kanada'nın ulusal ve en büyük havayolu şirketi. Yaklaşık 28 yıl boyunca Trans-Canada Air Lines adını taşıyan şirket bugünkü adını 1 Ocak 1965'te aldı. Air Canada'nın merkezi Montreal'dedir. 1966'da, Moskova'ya (Sovyetler Birliği) sefer düzenleyen ilk Kuzey Amerika havayolu şirketi oldu.Air Canada, ülke içinde 15 yurtdışında ise 81 noktaya uçmaktadır. Canada Air filosu  362 yolcu uçağından oluşmaktadır.
Dünyanın En İlginç ve En Bilinmeyen Hayvanları
etiket
Kulakları sayesinde okyanus tabanından kolay bir şekilde yiyecek alan, burunları ile dişileri ilişkiye çağıran, hem finoya hem güveye benzeyen, avını yumruğu ile öldüren pek çok ilginç canlı mevcuttur. Bu canlılar ve daha fazlasını sizler için derledik.
Reklam