onedio
Dr. House İstanbul'a Geliyor
Türkiye’de ve dünyada Dr. House dizisiyle tanınan Hugh Laurie, 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında 9 Temmuz’da sahne alacak. 21- İstanbul Caz Festivali’nin programı açıklandı. Festivalde Hugh Laurie’nin yanı sıra, Zülfü Livaneli ‘Rumi Suite – The Eternal Day’ adlı eserini ilk kez seslendirecek. Ayrıca trompetin ustası Hugh Maskela, perküsyon ustası Manu Katche, basgitarın tanınan ismi Richard Bona ve daha birçok konuk İstanbul’da sahne alacak. Bu yıl 1 - 16 Temmuz 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek olan İstanbul Caz Festivali'nin direktörü Pelin Opcin dün akşam düzenlenen bir törenle festivalin bu yıl ağırlayacağı konukları açıkladı. İstanbul’un Santralistanbul, Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi başta olmak üzere birçok farklı mekanda düzenlenecek festivalin büyük sürprizi Dr. House dizisiyle tanınan aktör, yazar ve müzisyen Hugh Laurie’nin vereceği konser olacak. Masakela ile trompetin büyüsü Dünyanın en tanınmış trompetçilerinden biri olan Hugh Masakela da İstanbul Caz Festivali'nin konukları arasında. Güney Afrikalı müzisyen ülkesinin farklı etnik kültürlerinden beslenmiş ve müziğinde onları biraraya getirmiş bir isim. Nelson Mandela için yazdığı 'Bring Him Back Home' adlı şarkısı ile birçok ödül kazanan Masakela, bu defa tüm kadrosuyla birlikte İstanbul'da 14 Temmuz'da Ortaköy'de sahne alacak. Al Jazeera
Rihanna-Shakira Düetinin Klibini Yayımlayan Kanallara RTÜK'ten 'Eşcinselliği Çağrıştırma' Cezası
Shakira ve Rihanna ’nın birlikte söylediği ‘ Can’t Remember To Forget You ‘ şarkısının klibini yayınlayan kanallar, videonun ‘ eşcinselliği çağrıştırdığı ‘ gerekçesiyle RTÜK’ten para cezası aldı. Daha önce Dream TV, Kral TV ve Show TV ‘ye klibi yayınlamaktan dolayı ceza veren RTÜK’ün gerekçesi ortaya çıktı. Hürriyet’in haberine göre son toplantısında ‘ Can’t Remember To Forget You ‘ klibini görüşen RTÜK, videodaki dansın ‘ eşcinselliği çağrıştırdığı ‘, ‘ çocuk ve gençler için rol model ‘ oluşturabileceğini belirtti. RTÜK verdiği cezanın gerekçesinde ‘klipte Shakira’nın, bir yatağın içerisinde ellerini sık sık bacaklarının arasına götürdüğü, iki kadın sanatçının aynı yatağın içerisinde, son derece açık saçık giysiler ve ritmik hareketlerle kıvrıldıkları’ söylendi. Kurulun yaptığı açıklamada “Klipte sergilenen erotik dansların eşcinselliği çağrıştırdığı, özellikle çocuk ve gençler açısından rol model oluşturabilecek türden olduğu dikkate alınmalıdır” ifadeleri de yer aldı. RTÜK’ün sakıncalı bularak ceza verdiği video klip Türkiye’de hâlâ yasaklı YouTube’da iki ay içerisinde 268 milyon kez izlendi.Diken
Lady Gaga Konserine Hazır mısınız?
Günümüzün dünya turnesine çıkmış en ünlü sanatçılarından Lady Gaga, “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında ilk kez Türkiye’ye geliyor. Daha önceki turnelerinde 4 milyonun üzerinde bilet satışı gerçekleştiren Lady Gaga’nın 16 Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Türkiye konseri, Pozitif Live organizasyonu ve Live Nation Global Touring işbirliği ile gerçekleşiyor. Şu anda listelerde 1 numaralı en çok satan album olan ARTPOP’un tanıtımı kapsamında gerçekleşecek konserin biletleri 05 Mayıs Pazartesi saat 10:00’da satışa çıkıyor.Türkiye’deki organizasyonu Pozitif Live tarafından üstlenilen “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında gerçekleşecek konser, 4 platin plak sahibi sanatçının Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yapan son albümü ARTPOP’un dünya turnesi kapsamında düzenleniyor.04 Mayıs’ta ABD’de başlayan “Lady Gaga’sartRAVE: the ARTPOP Ball ” turnesi, takip eden aylarda Kuzey Amerika, Asya ve Avustralya’yı dolaştıktan sonra Avrupa’ya gelecek. Avrupa turnesinin ilk durağında İstanbul’a uğrayacak olan Lady Gaga, son yılların en çok dinlenen parçaları Alejandro, Bad Romance, Poker Face, Born This Way ve son albümünden dinlenme rekorları kıran G.U.Y gibi şarkılarıyla hayranlarına gerçek Monster deneyimini yaşatmaya hazırlanıyor.Live Nation Global Touring’den yapılan açıklamaya gore “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesinin Kuzey Avrupa ve Avrupa bilet satışlarına inanılmaz bir talep var ve bu talebi karşılayabilmek adına da ek konserler turneye ekleniyor.
Kurt Cobain'in, Eşi Courtney Love'a Yazdığı Mektup 20 Yıl Sonra Ortaya Çıktı
Nirvana grubunun efsanevi solisti Kurt Cobain ‘in, 20 yıl önce intihar ettiği gün cüzdanından çıkan ve eşi Courtney Lova ‘a yazdığı düşünülen bir mektubu ilk kez ortaya çıktı. CBS televizyonun haberine göre, San Francisco’daki Phoenix Hotel ’de yazıldığı tahmin edilen mektupta Cobain, “Sen Kurt Cobain, Courtney Michelle Love’ı, sivilceli bir fahişe olsa ve senin tüm paranı hortumlasa bile yasal eşin olarak kabul ediyor musun?” sözleri yer alıyor. eşi Love’a dan bahsediliyor. Cobain’in bu notu eşiyle ‘ dalga geçmek ‘ için kaleme aldığı düşünülüyor. Nirvana’nın vokalisti, intihar mektubunda eşine methiyeler düzmüştü. Mektup, Seattle polisinin Cobain’in intiharı hakkında ortaya atılan iddiaları değerlendirmek için tekrar soruşturma açması üzerine ortaya çıktı. Daha önceden de, bu soruşturma kapsamında yeniden ele alınan olay yeri görüntüleri ve otopsi raporu kamuoyuyla 20 yıl sonra ilk kez paylaşılmıştı. Diken
Assassin's Creed Filminin Yönetmeni Justin Kurzel Olacak
Ünlü oyun serisi Assassin's Creed'in filmi için yönetmen arayışları nihayet son buldu. Başrolünde Fassbender'ın olacağı filmin yönetmeni belli oldu.Ubisoft’un dünyaca ünlü oyun serisi Assassin’s Creed’in filminden haberler gelmeye devam ediyor. Şu ana kadar Michael Fassbender’ın başrolü oynayacağı açıklamasının dışında pek detayın belli olmadığı filmin yönetmen arayışı sürüyordu. Ay başında iki senaristle anlaşmış olsalar da henüz bir yönetmenin bulunamamış olması, yapımın yavaş ilerlemesine sebep oluyordu. Nihayet müjdeli haber geldi.Deadline sitesinin aktardığı habere göre yapımcılar Justin Kurzel ile filmin yönetmenliği için anlaşmış durumda. Şu sıralar Macbeth filmiyle uğraşan Kurzel, bu filmde de Michael Fassbender ile çalışmıştı. Böylece Macbeth sonrası filminde de Fassbender ile çalışmış olacak. Muhtemelen Kurzel’in seçiminde bunun payı büyüktür zira filmin 2015′in Ağustos ayında vizyona girecek olması takvimi biraz daraltıyor. Oyuncusundan tam verim almak için onunla taze çalışmış bir yönetmen, takvimi kısaltmaya yardımcı olabilir.Oyunun yapımcısı Ubisoft’un halen isim haklarını elinde bulundurduğunu ve filmi kendisinin de içinde olduğu bir süreçle yürüttüğünü belirtelim. Bu da oyuncuların “ucuz bir aksiyon filmine mi dönecek” sorularına şimdilik cevap olabilir. Ancak iş sinema olunca mükemmel bir film çıkacağını kimse garanti edemez. En azından oyunun senaryosuna katkıda bulunacakları için alt metninin sağlam olacağını düşünebiliriz.Film ülkemizde de Tiglon tarafından sinemada dağıtılacak. Firma, daha önce de yaptığı açıklamada dünya ile aynı dönemde, Ağustos ayında vizyona sokacağını açıklamıştı.Superkarga
Mars'ta Yeni 'Kazı Çalışması'
Amerikan Uzay ve Havacılık Kurumu NASA'nın Mars'a gönderdiği insansız uzay aracı Curiosity, kızıl gezegende yine 'kazı çalışmasına' başladı. Robot, yaklaşık bir yıl aradan sonra matkabıyla Mars'ın yüzeyinde yeniden minik bir çukur açtı. Bir otomobil büyüklüğündeki bir tonluk araç bu süre içinde incelemelerinin asıl hedefi olan, Gale kraterine hakim dağın eteklerine doğru beş kilometre yol katetti. Cruosity'nin Çarşamba günü dünyaya gönderdiği yeni fotoğraflarda, etrafında gri toz yığını olan çukur görünüyor. Bu işlemden önce, robot bazı kaya örneklerini inceledi. Şimdi uzmanlar, açılan çukurdan çıkarılan tozları inceleyecek. Bunun ardından, aracın bünyesindeki laboratuvarda incelenmek üzere yeniden örnek alınacak. Buradan alınan örnekler, bölgede çok eskiden bir göl olduğunu ortaya koymuştu. Uzmanlar, alınan örneklerden Gale Krateri'nin milyarlarca yıl önceki koşullarını belirledi. Uzmanlara göre, krater o dönem mikro organizmaların yaşamasına uygun koşullara sahipti.BBC Türkçe
Reklam
Porno İzleyerek Doğayı Kurtaracaklar
Porno içerikli yayın yapan bir web sitesi ABD'de ilginç bir sosyal sorumluluk kampanyası başlattı. Sitenin belirlediği kategori altında izlenen her 100 video için bir ağaç dikileceği açıklandı. Sitede bulunan sayaça göre şu ana kadar izlenen videolar sonucu 11 bin adet ağaç dikilecek. Bu sayı her an artmaya devam ediyor. Sitenin iletişim temsilcisi Mike Williams Mashable’a yaptığı açıklamada; Bunu markamızı güçlendirmek ve topluma katkı sağlamak için bir fırsat olarak gördüğünü belirtti. 2012 senesinde, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda site yine benzer bir kampanya yürütmüştü. 2012’deki kampanyada yine belli bir kategori altında izlenen videolar için kanser araştırmalarına bağış yapmıştı. Kampanyanın 2 Mayıs’a kadar süreceği ve kampanya bitiminde ağaçlandırma çalışmalarına başlanacağı bildirildi.T24
Dünyanın En Pahalı Otomobili Lykan Hypersport $3.4M
BAE 'de üretilen bu canavar dünyanın en pahalı otomobili olma ünvanını almış bulunmaktadır. Sadece  7 tane üretilen araç araba aşıkları arasındaki rekabeti arttırıyor. Aracın fiyatı $3.4M
Reklam
Murat Başekim'le Çizgi Roman Ve Fantastik Üzerine
Murat Başekim, Türkiye’de çizgi roman ve fantastik edebiyat okurunun aşina olduğu bir isim. Kısa ömürlü Tam Macera dergisinde yazdığı Cinhan öyküleri, akabinde kendine has üslubuyla Anadolu’nun tekinsiz gecelerine musallat ettiği Deli Gücük senaryoları ve “şark gotiği” kısa öyküleriyle sadece sağlam bir üsluba değil, dehşet verici bir hayal gücüne sahip olduğunu gösterdi.Geçtiğimiz haftalarda çıkan ilk romanı İskit, hayalperest hikayeci Od’un bozkırın sert şartlarında hayatta kalabilmek ve sevdiği kadınla ocaklanmak için hikayeleri bir kenara bırakıp ok salmayı, savaşmayı ve can almayı – kısacası İskit olmaya – karar vermesini anlatıyor. Murat’la yazın serüvenini, İskit’i, tarihi ve hikayeleri konuştuk.Öteki Sinema için söyleşen: Can YalçınkayaHocam, Türk okuru seni yazdığın korku çizgi romanlarıyla tanıdı ilk kez. Bize biraz yazarlığa nasıl başladığından ve çizgi roman serüveninden bahseder misin?İlk okuduğum eserler, banka tabelaları, Cin Ali serisi ve onlardan beş yıl sonra da ‘Balonda Beş Hafta’ ile Poe Hikayeleri idi. Tabii böyle bir külliyat ile ‘zehre’ alışınca, insan fena bağımlı oluyor. Kendisi de öykünüyor ve aynı aromada metinler üretmek istiyor… O yüzden 1999’dan itibaren ben de hemen banka tabelaları yazmaya başladım. Fakat beceremeyeceğimi anlayınca, çok sevdiğim korku/macera türlerine yönelmeye çalıştım. Birkaç tanesi güzel bir edebiyat dergisinde çıktı. Sonra kendim için birşeyler yazmaya daha devam ettim.Derken 2007’de Tam Macera projesi başladı. Cinhan karakterinin senaristliğini verdiler. Hayallerime kavuşmuştum artık. Mahmud Asrar ve bir sayıda da Yıldıray Çınar en güzel şekilde betimledi senaryolarımı.Derken Levent Abi’nin, Deli Gücük projesi başladı. Yaklaşık 1989’dan beri hayalim bu idi: bir derginin bir köşesi… Bir projenin bir kıyısı… Bir karakterin hikayeleri.Böylece DG albümlerine katkıda bulunma ve Korkut Öztekin, Ozan Küçükusta, Gürdal Akkoç, Emre Yüce, Sümeyye Kesgin, Murat Başol, Koray Kuranel, Uğur Sertçelik, Mert Yavaşça gibi usta çizerlerle çalışma imkanı buldum.Senin de ikinci albümün sonuna yazdığın o inceleme yazısında (‘ Canavarlar, Deliler, Çizgi Romanlar, ve Diğer Lanetli Hikayeler’-Can T. Yalçınkaya) derinlikle anlattığın korku edebiyatı tarihçesine bayılan birisi olarak, sevdiğim metinlere öykünüyorum sadece işte.Kendisini ‘sanatçı’ ilan eden popçular gibi ben de ‘yazar’ demeyeyim… Mesele bir tek öykünme.Mimesis’çilik patikam,’ öyküN-yazıcılığı’ sicilim budur.Deli Gücük serisinde Aziz Tuna’yla beraber karaktere şekil veren yazarlardan biri sensin. Hatta Deli Gücük kısa öykülerinden oluşan bir kitabın da yayınlandı DG adıyla. Bize bu iyi saatte olsunlar karakteriyle olan ilişkini anlatır mısın?Aramızda seviyeli bir ilişki var. Ben DG’nin yaşadığı maceraların, kendi payıma düşen %10’unu naklediyorum, o da ara sıra Kızılay’da falan uzaktan görünüp ödümü kopartıyor. Şaka bir yana, DG ve onun yaratıcısı Levent Cantek olmasa hikaye kitabım olmazdı. O yüzden ikisine de ömür boyu minnettarım.Cinhan’ı yazarken DG hikayelerini severek okuyordum. Sonrasında katkı imkanı bulunca mutlu oldum. DG hikayelerinin İsviçre Ordu Çakısı gibi çok yönlü olmasını, nice sivri uç bulundurmasını seviyorum. Son albümlerdeki sağlam hikayelerinde de gördüğümüz üzere, Kemal Tahir’den Cthulhu’ya kadar uzanabilen cesur ve nefis bir yelpazesi var DG mitolojisinin. Yani bu varlık Doğu ile Batı mitlerinin çarpıştığı bir Anadolu masalı oldu artık ciddi ciddi. Bu gücünü seviyorum.Son olarak İskit adlı romanın yayınlandı. Çizgi romanlar ve kısa öykülerden sonra roman yazmak nasıl bir deneyim oldu?Severek yol kat etmesem, çok zorlu bir külfet olurdu. Ama eğlendim. Önce kendime anlattım. Ve çok öğretici oldu benim için. Aylarca sabah 4.30-9.30 aralığında deldim dağı ve tüneli açtım. Umarım bu arada karpal-tüneli de açmamışımdır.Şimdiye kadar yayınlanan işlerin tarihi/fantastik olarak nitelendirilebilir (bilim kurgu öykülerinle ödüller kazandığını da not olarak düşelim elbette!). Bu türü tercih etmendeki nedenler neler?Sevdiğim hikayelere ‘gerçek dünya vizesi’ koymuyorum. Sınırlarımdan serbestçe geçebiliyorlar. “Uydurma bunlar” suçlaması benim için bir hikayenin kalifiye olma ihtimalinin ilk (ama yegane olmayan) habercisi. O eski sihrin peşindeyim. Gerçek dünya yeterince acılarla, sevimsizliklerle dolu zaten… Bir de bunları yazıda yeniden üretmeye, simüle etmeye gerek yok diye düşünüyorum. Gerçekçilik akımına torpil geçen Kanonlar, beyaz Avrupalı adamlar tarafından yazılmıştı, bunu unutmamaya çalışıyorum. Gerçek hayatta da, edebiyatta da fazla gravitas’ın zararlı olduğunu düşünüyorum.Ama tabii Kanonları topyekün umursamaz değilim, Kızılmaske’nin Karamazov Kardeşler’den daha iyi olduğunu söyleyecek halim yok. (Ama Zagor daha iyi elbette.)Tarihi anlatılar yazarken nasıl bir araştırma süreci içine giriyorsun? Örneğin İskit’te kullandığın detaylar tarihi bilgilerle ne kadar örtüşüyor? İskit bir tarihi roman mı? Fantastik mi?Bir diyar üretmek istemedim; yapılabilecek tüm araştırmayı yapayım dedim. Mevcut herşeyi topladım, okudum. Özümsedim. Sonra da sadık kalarak kurdum. Nice bakımdan İskit, tarihi bir anlatı. Marifetli bir üstün-insan kahramanı bile yok. Fakat o noktada bırakmayıp, bir köşesinden büktüm. Gerçekçilik sınırlarını biraz zorlayıp hokus-pokus yaptığım yerler oldu.İskit’te değindiğin temalardan biri de “hikaye olarak tarih”. Sence tarihçiler de hikayeci midir? Ya da Herodotus gibi “yalancı” mıdırlar?Tarih, bence, bir ormana gidip, sonra sadece oradaki çiçeklerden bir demet toplayıp sunma acizliği. Gerçeği asla bilemeyeceğiz; hem sonra algımız sürekli kendi zamanımızın filtresinden süzülecek. Onların düşünce ve yaşam biçimlerini asla tam anlayamayacağız. Örneğin bazı eski ilkel kabileler, küçülen, solan Ay’ı tekrar eski parlak haline getirmek için ayin yapardı. Böylece her ay, korku dolu nice geceler geçiriyorlar… Bunu bizim bu çağda anlamamız imkansız. Çünkü o sihir yitirildi… Her anlamda.Yani evet, her tarih, bir anlatıdır bence. Uzun zaman sonra, bu devirleri nasıl anlatacaklar kimbilir…11 Eylül kitaplara girer elbette, ama ya diğer acılar, mutluluklar? Tarihçilerin ilgi, bilgi ve dikkat çeperine girmeyi başarmış her bir tarihi yaşanmışlığa karşılık, çemberin dışında kalan, unutulacak belki yüzlerce, binlerce bilgi parçası olacak.İskit’ten tarihi roman olarak bahsediyoruz fakat “yaşadığımız toplumla uyuşmama”, “ulusal/kültürel aidiyet hissetmeme” gibi modern temaları işleyen, hatta meta-anlatı yapısıyla postmodernizme de göz kırpan bir yanı var. Bu düşüncelere katılır mısın?Tamamen doğru. Bir yanı ile bizimle de konuşsun istedim. Mevcut nice kılıç-büyü hikayeleri ile metinlerarası bir hısımlığı var… Ama ne yazık ki kahramanımızın tek hısmı bunlar, diğer öyküler. Onun dışında mutlak bir yabancılaşma, sürgün ozan hali içinde. Tek başına. İnsanlık tarihi gökdeleninin bize ait katlarına yakın dertleri ve tasaları var.Bundan sonra sırada ne var?Şu anda iki eser yazıyorum:“Vizeye girmemiş bir öğrenci için telafi sınavı” ve “Karneler”.Bu epik çalışmalar bittikten sonra, umuyorum ki başka şeylerle uğraşma fırsatı bulabileceğim.
Bir İlişkinin 14 Evresi
Hepimizin başına geldi yalnız değilsin! Aynı yollardan geçtik ağladık, güldük, eğlendik... Çoğumuz aynı evreleri ya da benzerlerini yaşadık. Eğer sende yaşadıysan eskiyi bir hatırla :)
Reklam
Yıldız Savaşları 7'nin Oyuncu Kadrosu Açıklandı
JJ Abrams’ın yönetmenliğini yapacağı Yıldız Savaşları (Star Wars) serisinin yedinci filminin oyuncu kadrosu açıklandı. Harrison Ford, Carrie Fisher ve Mark Hamill gibi daha önce filmde oynamış isimlere yeni oyuncular da katıldı. 2015′in Aralık ayında vizyona girmesi planlanan filmin yeni oyuncuları arasında Coen biradelerin Inside Llewyn Davis filminin oyuncularından Oscar Isaac’ le Adam Driver ve adı pek duyulmamış Daisy Ridley yer alıyor. Oyuncu kadrosunu açıklamaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu belirten JJ Abrams, filmin çekimlerine önümüzdeki ay Londra’da başlayacaklarını söyledi. Diken
Külüne Muhtaç Olmak İstemeyeceğiniz 11 Kötü Komşu
Ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır gibi güzel atasözlerimizi kulaklarımızda çınlatan komşulardan bahsedeceğiz sizlere, bunlardan bahsederken 'kötü komşu insanı ev sahibi yapar' atasözünü de aklınızdan çıkarmamanızı isteyeceğiz. Olumlu yanlarını da görmek lazım bu komuşularımızın. KÖTÜ KOMŞULAR 9 MAYIS'TA SİNEMALARDA!
Reklam
'The Water Diviner' Kamera Arkası
Avustralyalı bir babanın Çanakkale Savaşı’nda kaybolan iki oğlunu aramak için 1919’da Türkiye’ye gelişi anlatılıyor.Russell Crowe'un yönettiği Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan'ın rol aldığı filmin çekimleri Çanakkale ve İstanbul'un değişik mekanlarında gerçekleştiriliyor
Reklam
Reklam