onedio
Tinder Yeni Özellikleriyle Arkadaşlık Uygulamasından Snapchat'e Evriliyor
Popüler arkadaşlık uygulması Tinder yeni özelliklerini paylaştı. Anı paylaşma odağında adım atan Tinder 24 saat sonra silinen paylaşımlarıyla Snapchat’i fazlaca andırıyor. Özelliklerden önce Tinder’ın paylaştığı rakamlarla başlayalım. Günlük eşleşme sayısını 10 milyon olarak belirten Tinder, kişi beğenmeyi belirleyen sağa veya sola kişiyi atma sayısınıysa günlük 850 milyon olduğunu paylaşıyor. Geçen iki yıllık sürecin sonucunda 2 milyar eşleşmenin olduğu girişim en büyük güncellemesini yayınladı. Yeni paylaşım özelliğiyle kullanıcı fotoğrafı çektiken sonra üzerinde çeşitli düzenlemeler yapabiliyor ve eşleştiği kişilerin görebileceği şekilde herkese açıyor. 24 saat süre içeriğin silinmesi ve düzenleme araçlarıyla Snapchat alıgısı oluşturan yeni özellikler Tinder’ın yeni bir yola girdiğinin ilk belirtileri. Arkadaşlık uygulamasından sosyal ağa geçiş yapması şu an için mümkün görünmese de Tinder eşleşen çiftlerin konuşmada belirli bir aşama kaydettikten sonra Facebook’a, Snapchat’e giderek konuşmasını azaltmak istiyor. Kullanıcı hareketliliğini artıracak görünen yeni özelliğin sonucunda şunu söyleyebilmek mümkün; Tinder uzun bir süre ücretsiz kalacak.Tinder’ın sahibi olduğu IAC’nin OkCupid, matches.com gibi dünyanın en fazla kullanılan arkadaşlık sitelerini bünyesinde barındırdığını ve bu sitelerin üyelik ücreti olduğu veya belirli işlemler için ücret talep edildiğini düşündüğümüzde Tinder bu adımla sosyal ağ ile arkadaşlık uygulamaların arasına konumlanmış oluyor. webrazzi
Sosyal Medyada Yapılan 10 Ölümcül Hata
Markanız için profesyonel bir sosyal medya ekibiyle anlaşmışsanız, ilk yapmanız gereken şey onlara bir yol haritası çizmek. Markanızın sosyal medyadaki temsiline dair hazırlayacağınız kural ve metotlar; sosyal medyada sizi temsil eden kişi / kurumların işini hayli kolaylaştıracak ve sizin için olumlu bir dönüş olarak neticelenecektir.
Reklam
Reklam
Beyaz Perdenin En Çekici 10 Kötü Adamı
Heath Ledger'dan Tom Hiddleston'a,en yakışıklı kötü adamlar.Bayanlara hep soruyorlar 'Anlamıyorum,neden filmdeki kötü karakteri sevdin ki?' Alın size cevabımız,siz o kadar yakışıklı adamı filme kötü diye koyarsanız,bizde kötü adamı daha çok severiz.Açık ve net ^-^
Reklam
Bir Diğer Şarkıyı Hatırlatan 10 Parça
Sanatın diğer tüm dallarında olduğu gibi müzikte de sanatçılar, bir diğer eserden esinlenebiliyor. Mashable’dan Brian Coerber, son yıllarda dinleyecilere bir başka şarkıyı hatırlatabilecek en popüler 10 parçayı seçti. Diken
Dünyamızdan 17 Kat Büyük Dev Gezegen Bulundu
Dünya'dan 560 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın yörüngesinde yer alan gezegene, Kepler-10c adı verildi. ABD'nin Boston kentinde düzenlenen Amerikan Astronomi Topluluğu toplantısında keşifleri ile ilgili bilgi veren bilim adamları, tıpkı yeryüzü gibi sert bir kabuğa sahip olan gezegenin 'Mega-Dünya' olarak tanımlanan yeni bir gezegen sınıfına ait olduğunu belirtti. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Prof. Dimitar Sasselov, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) 2009 yılında uzaya gönderdiği Kepler teleskobu ile keşfedilen Kepler-10c gezegeninin, süper-dünyalardan çok daha büyük olduğu için mega-dünya olarak adlandırıldığını belirtti. Sasselov, Kepler-10c'yi tanımlamak için 'Canavar Dünya' ifadesini kullandı. Kepler-10c'nin 29 bin kilometre olarak hesaplanan çapı, Dünya'nın çapının iki katı büyüklüğünde. Kanarya Adaları'nda bulunan Galileo Teleskobu ile yapılan ölçümler de gezegenin santimetrekarede 7,5 gram özkütleye sahip olduğunu gösterdi. Daha önce Kepler-10c kadar büyük gezegenlerin, kendilerine çok fazla hidrojen çektikleri için gaz devi Jüpiter'e benzeyecekleri sanılıyordu. Gezegenin yörüngesinde olduğu yıldızın, 11 milyar yaşında olduğu, evrenin oluşumunun ilk evrelerinden ve patlayan yıldızların henüz kayalıklı gezegenler oluşturmak için gerekli ağır elementlere sahip olmadığı dönemden geldiği sanılıyor. Sasselov, 'Kepler-10c, kayalıklı gezegenlerin düşündüğümüzden çok daha önce oluştuğunu gösteriyor. Eğer kayalık varsa, o gezegende hayat da olabilir' dedi.teknolojioku
Reklam
En İyi 100 Türk Filmi Seçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik , geride bıraktığı yüzyılda birçok başarılı ve gurur verici yapımı armağan eden Türk sinemasının en iyi 100 filminin halkın oyları ile belirleneceğini bildirdi. Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Türk sinemasının 100. yılının kutlandığını ve bakanlık olarak halkın sinemaya olan ilgisini arttırmayı hedeflediklerini belirtti. Türk sinemasının Fuat Uzkınay tarafından 1914'te çekilen 'Ayestefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı' adlı belgesel ile tarihi yolculuğa başladığını kaydeden Bakan Çelik, 'Geride bıraktığı yüzyılda birçok başarılı ve gurur verici yapımı bizlere armağan eden Türk sinemasının en iyi 100 filmini halkımızın oyu ile belirleyeceğiz' ifadesini kullandı. Son yıllarda Türk sinemasının uluslararası alanda elde ettiği prestijli ödüllerin, katıldığı uluslararası festivallerin geleceğe yönelik umut ve beklentileri daha da yükselttiğini bildiren Çelik, açıklamasında şunları belirtti: 'Akademisyenler, meslek birlikleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından belirlenen 500 film arasından seçilen 300 film halkımızın oyuna sunulacak. 1 Eylül'e kadar sürecek oylamanın sonuçlarını düzenleyeceğimiz özel bir gece ile kamuoyuna duyuracağız. Düzenlenecek gecede seçilen 'En İyi 100 Türk Filmi'ne ait afiş ve görüntüler de bir sergi ile sinemaseverlerle buluşturulacak. Ayrıca her filmden bir kostüm tekrar dikilerek kamuoyunun beğenisine sunulacak ve ardından bu kıyafetler, açılacak 'Ulusal Film Arşivi ve Sinema Müzesi'nde sergilenecek. En iyi 100 filmi belirlemek için 'http://100yil100film.gov.tr/' veya 'http://www.yuzyilyuzfilm.gov.tr/' adresleri ziyaret edilebilecek.'T24
Bilimin Geldiği Son Nokta: Bakteriden Portreler Yapmak
Her şeyden portre yapmanın mümkün olduğu günümüzde, bakterileri sanat uğruna kullanan Zachary Copher ile tanışın. Mikrobiyolog Zachary Copfer, lise yıllarında kariyerinin bilimde gizli olduğunu keşfediyor. Bilimin derinliklerinde raks eden Copfer, işinin sanatsal yönünü fark ediyor. Zachary Copher çalışması ile ilgili olarak “Mikroorganizmalarla görünür, insanların hoşuna gidebilecek sanatsal projeler yaratma fikri beni büyülüyor.” diyor. Sanatçı, önce bakterileri bir alana yerleştiriyor, zamanla onların büyüdükçe ve çoğaldıkça bir portreye dönüşmesini sağlıyor. Eğer bu fikir kafanıza yatmadıysa komedyen Stephen Fry’ın portresinin nasıl oluştuğunu izleyebilirsiniz: Play Tuşu
Reklam
Elektronik Müzik Tutkunlarına Özel 5 Festival
Biletleri satışa çıktığı anda buharlaşan, sadece beş dakikagibi kısa bir sürede elektronik müzik tutkunlarının yoğun ilgisi sayesinde tükeniveren Ultra, Miamı dolaylarında can bulan ve her sene on binlerce kişiyi alana toplayan, aynı gün festival düzenleyen rakiplerine nal toplatan Ultra, görmezden gelinemeyecek bir festival. Dünyanın dört bir yanından gelen ve elektronik müzik severlerinkendilerini gecenin ritmine kaptırmasına yardımcı olmak gibi ulvi bir görevi yerine getiren DJ’lerin efsane performansları unutulacak gibi değil.
Game of Thrones'taki Dothraki Dilini İnternetten Öğrenin!
Fenomen haline gelen televizyon dizisi Game of Thrones’da (Taht Oyunları) Dothrakilerin konuştuğu dili öğrenmek artık mümkün. İnternet üzerinden dil dersi veren ‘Living Language ‘, 7 Ekim’den itibaren Dothraki dili kurslarına başlıyor. Dizide Dothrakilerin kraliçesi olan ‘ Khaleesi ‘, Dothraki dilini birkaç bölümde öğrenebilmişti. Gerçek hayattaki kursta da, öğrencilerin bu ‘ yapay ‘ dili hızla öğrenebilmesi için CD’ler ve kitapların yanı sıra bir cep telefonu uygulaması olacak. Dersi, bu dili yaratan dil bilimci David J. Peterson hazırladı. CD’leri seslendiren kişi de bizzat Peterson olacak. Kursta 500′den fazla kelime öğretilecek; dilbilgisi ve telaffuz derslerinin yanı sıra kültürel kodlara dair bilgiler de verilecek. Örneğin, Dothrakiler tarafından aşağılayıcı bulunduğu gerekçesiyle kullanmamanız gereken kelimeler öğretilecek. Tanıtım bilgilerinde, ‘ Bir Dothraki’ye ne yaparsanız yapın ‘ifak (yürüyen)’ dememelisiniz; zira bu, onun bir daha ata binemeyeceğini ima ettiği için hakaret olarak algılanıyor ” ifadesi yer aldı. Wikipedia’ya göre, dünyada şimdiden Dothraki dilini konuştuğunu iddia eden 150 kişi var. Kurs ekimde başlasa da, sabırsız Game of Thrones hayranları için bir ön sipariş dersi hazırlandı. Bu derste şu sıfatlar öğretiliyor: davra – kullanışlı / iyi dik - hızlı fish - soğuk haj – güçlü naqis – küçük zheana - güzel zhokwa – büyük Arakh davrae : Arakh (Dothrakilerin kullandığı silah) iyi. Hrazef dik adavrae : Hızlı at iyi. Khaleesi zheanae Kraliçe güzel. Diken
Türkiye'de Süryanice Çekilen Uzun Metrajlı İlk Film
Türkiye'de Süryanice çekilen uzun metrajlı ilk film gösterime girdi. ‘Gittiler; sair ve meçhul’ isimli film, Süryani bir ailenin 90'lı yıllardaki göç etmek ile kalmak arasındaki dramını konu ediyor. Hayatlarında daha önce hiç sinemaya gitmemiş Midyat'ın Gülgöze köyünde yaşayan Süryani bir aile de filmin başrol oyuncuları oldu. 90'lı yıllarda Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan çatışmalar nedeniyle göç etmek zorunda kalan Süryanilerin hayatını kadrajına alan yönetmen Kenan Korkmaz’ın filmine plato olarak seçtiği yer Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Gülgöze (Aynvert) köyü oldu. Oyuncuları da Aynvert köyünde yaşayan ve ilk kez kamera karşısına geçen Süryani Akay ailesinin fertleri. Uluslararası Mardin Film Festivali’nde gösterimi yapılan film ‘gitmek ve kalmak’ arasındaki paradoksu dramatize ediyor. Filmdeki bir replik ise, kalan Süryanilerin yalnızlığını vurguluyor: “Biz ölürsek artık toprağın altına koyacak kimsemiz yok.” Sair ve Meçhul1960’lı yıllarda yapılan nüfus sayımlarında vatandaşlara anadillerinin de sorulması ve resmi kayıtlarda Süryanice'nin ‘sair ve meçhul’ başlığı altında yer almasından esinlenen Altın Portakal’lı genç yönetmen Kenan Korkmaz’ın ‘Gittiler Sair ve Meçhul’ isimli filmi, birbirinden bağımsız iki bölümden oluşuyor. 'Sair' bölümünde göç etmeyerek kalan, 'meçhul' bölümünde ise göç eden iki Süryani kardeşin hikâyesi anlatılıyor. Yönetmen Korkmaz’ın bir belgesel çalışması sırasında tanıştığı Akay ailesinin üyelerinin tamamı filminde rol almış. Yönetmen Korkmaz filmin hikayesini şöyle anlatıyor: “Akay ailesiyle tanışmam Süryanilerin ve onların hikâyeleriyle tanış olmama da yol açtı. Hazreti İsa’nın dili Aramice ile aynı olan Süryaniceyi konuşan bu kadim halk hakkında biraz literatür taradığımda bir anlamda film kendini dayattı. Filmin ilk bölümünün oyuncuları da bizzat ‘gitmek ve kalmak’ arasında bocalamış Süryani bir aile oldu.” Korkmaz’ın filmi için kullandığı Midyat’ın Aynvert köyünde bir kaç Süryani aile yaşıyor. Filmde rol alan Akay ailesi de onlardan biri. Daha önce sinemaya bile gitmemişler Filmde göç etmeyerek kalmayı tercih eden kardeşi canlandıran Yuhannun Akay, eşiyle birlikte kamera karşısına geçtiklerinde önce utandıklarını sonra yönetmenin telkinleriyle bu durumu aştıklarını anlatıyor: “Önce oynamak istemedik. Ancak oynamamızı istediği şey saten bizim hayatımızdı ve yaptığımız işlerdi. Biraz yabancılık çektik ancak sonuçta yaptık.” Yuhannun’un filmdeki gibi gerçek hayatta da eşi olan Sonya ise gösterdiği performansla eleştirmenleri bile şaşırtmış. Karakteristik bir yüze sahip olan Sonya olumlu eleştireler nedeniyle utanmış. Filmde oynadığı rol gerçek hayatta yaptıklarıyla aynı: “7 inek, 15 koyun ve 22 keçimiz var. Kaynanam Hanıme ile birlikte bakıyoruz. Ben her sabah beşte uyanıyorum. Hayvanları sağıp ahırı temizledikten sonra çobana veriyorum. Sonra çocukların kahvaltılarını hazırlayıp okula gönderiyorum. Ev temizliği ve yemek yapıncaya kadar akşam oluyor. Hayvanlar gelmiş oluyor o zamana kadar, sağıp ahıra yerleştiriyorum. Bana yine bunları yapacaksın dediklerinde ben de yaptım. Hem işlerimi gördüm hem de filme çektiler.” Filmin Midyat Süryani Dernekleri Federasyonu (SÜDEF) salonundaki gösterimine katılan Akay ailesi daha önce hiç sinemaya gitmemiş. Ekranda kendilerini gördüklerinde şaşıran ve beğenen Yuhannun Akay, bu kadarını beklemediklerini söylüyor: “Hepimiz iyi oynamışız. Daha önce hiç sinemaya gitmemiştik. Hem kendimiz oynadık hem de Süryanice olması çok güzel. Bizim yani Süryanilerin var olduklarını göstermesi anlamında önemli. Bizi olduğumuz gibi anlatmış. Giden Süryanilerin geri dönmelerini çok isterim. Ben ilkokula giderken numaram 137 idi. Oğlumunki 20. İsterim ki torunlarımın numaraları 200-300 olsun.”Abdülkadir Konuksever| Kaynak: Al Jazeera Türk
Reklam