onedio
Madımak Günlüğü "Motor" Diyecek
Ulaş Bahadır’ın, Sivas katliamını anlatacağı filminin çekimleri başlıyor. Yönetmen, acı günü, hayatını kaybeden 37 kişiden biri Hollandalı Carina Cuanna’nın gözünden anlatıyorYeni Kuşak Sinemacılar’ın kurucularından yönetmen Ulaş Bahadır, Sivas’ta yaşanan Madımak Oteli katliamının filmini çekmeye hazırlanıyor. Ancak Bahadır, katliamı, o gün hayatını kaybeden 37 kişi arasındaki tek yabancı olan Hollandalı Carina Cuanna’nın hikâyesi üzerinden görüyor. Yönetmen, 15 Ağustos’ta başlayacak Carina’nın Günlüğü- Sivas’93 adlı film için neden Cuanna’yı seçtiğini şu sözlerle anlatıyor: “Carina, bize dışarıdan bakan, ülkemize hayranlık duyan biriydi. Katliamda hayatını kaybetmeseydi beş ay sürecek bir tez araştırması yapacak, Türkiye kadınının toplumdaki yerini gözlemleyecekti. Bir yıl boyunca hızlandırılmış Türkçe dil eğitimi aldı. Amacı, Türk Kadını ve Toplumdaki Yeri başlıklı tezini hazırlamaktı. Ailesi Türkiye’ye gelmesine karşı çıktı ama o kararlıydı. 22 Haziran 1993’te Türkiye’ye geldi. Gelişinden 10 gün sonra, tüm dünyanın gözü önünde, beraberindeki 36 kişiyle birlikte yakılarak öldürüldü.” ONLAR BİZİ DAHA NET GÖRÜYOR Yönetmen Bahadır, üzerinden yıllar geçmesine rağmen hiç kimseye konuşmayan Carina’nın ailesini ikna etmek için bir buçuk yıl uğraşmış. Film projesi ilerlerken Bahadır, Carina’nın ailesinin, katliamla ilgili davanın 20 yıldır çözülmemiş olmasından dolayı, Hollanda’da Türkiyelilerin düzenlediği anma gecelerine bile katılmadığını öğrenmiş. Çünkü aile, Türkiye adaletine güvenini yitireli çok uzun zaman olmuş. Yönetmen, ailenin bu hukuk komedisine bakışını şu sözlerle özetliyor: “Dışarıdan bakıldığında insanı din adına yakan bir güruh ve buna izin verip dava sürecinde katilleri aklayan bir devlet var ortada. Ülkede ileri demokrasi nutukları atılırken; Cuannaların, ne kadar geride olduğumuzu çok daha net gördüğünü düşünüyorum.” Senaryoyu yazarken çok dikkatli olmaya çalıştığını ifade eden genç yönetmen, “İnsanların acılarını sömürmek yerine Carina’nın gözlemlerinden yola çıktım. 2 Temmuz’da neler yaşandı onu anlatmaya çalıştım” dedi. » Yeni Kuşak Sinemacılar, sinema ve dizi sektörüne “isyan” ederek hayata geçmiş bir oluşum. Ulaş, oyuncu Erkan Bektaş ve görüntü yönetmeni Aras Demiray’la kurdukları Yeni Kuşak Sinemacılar’ı şu sözlerle anlatıyor: “Korkak senaristlere, insanı obje olarak gören yapımcı ve yönetmenlere karşı bir isyan bu. Kimsenin cesaret edemediği şeyler üretelim diye düşünüp yola çıktığımız bir oluşum. İlk projemiz de Carina’nın Günlüğü Sivas’93 oldu. Her konuda ve alanda olduğu gibi birlik olmanın, dayanışmanın gücünü kullanıyoruz. Yeni hikâyeler, yeni projeler yaratıyoruz. Sektöre yeni kuşağın girmesini engellemek için bütün gücünü kullanan tekelci duruşa karşı alternatif fikirler, projeler geliştiriyoruz.” Taraf
Rap Müziğe Başlayanların Kurduğu Hayaller ve Gerçekler
Öncelikle okuyanlara merhaba.  Artık herkesin rap müzikle uğraşan bir arkadaşı ve ya aile bireyi var. Ne yazık ki çoğu kişi dinleyici olmakla yetinemiyor. Bodoslama giriyorlar rap yapmaya genelde. Size yaptıkları birkaç hatayı yazacağım. Umarım beğenirsiniz.
50 Yıl Hapis Kalan Fil Raju'nun Yüreklere Dokunan Kurtuluş Hikayesi
Hindistan'da sokaklarda para toplamak için 50 yıl boyunca zincire bağlı tutulan bir fil, yetkililer tarafından kurtarıldı. Raju adlı fil zincirlerinden kurtulduğu an ağladı. Uttar Pradeş Orman Departmanı yetkilileri, geçtiğimiz hafta Raju'yu tutulduğu yerden polis yardımıyla alarak bir kamyonla barınağa götürdü. Raju'nun uyuşturucu bağımlısı olduğu belirlenen sahipleri de gözaltına alındı. On yıllardır gördüğü kötü muameleden dolayı ilk başta kurtarıldığını anlamayan Raju, meyveyle ikna edilerek kamyona bindirildi. Olay yerinde bulunanlar, Raju'nun kamyona bindirilirken ağladığını belirtti.
Reklam
Reklam
Johnny Depp'in En Unutulmaz 8 Acayip Rolü
Johnny Depp kuşkusuz ki Amerikan sinemasının en yaratıcı oyuncularından birisi. Ancak son dönemde bu dahi oyuncunun sadece Karayip Korsanları'na indirgenmesi üzücü bir gelişmedir. Şüphesiz ki Johnny Depp'i tanımak demek Edward Scissorhands'i, Wade Walker'ı ve Don Juan'ı tanımak demektir. Kaptan Jack Sparrow olmadan çok önceleri Ed Wood olmuştur o, Sam olmuştur, William Blake olmuştur; unutulmaması gerekir.  Johnny Depp'i biraz daha tanımak için Johnny Depp'i Johnny Depp yaptığına inandığım 'eski yaşanmışlıkları' paylaşmak istedim.  İyi seyirler... NOT: Filmleri kadar eski fotoğrafları da bu dahi oyuncunun eşsiz karakterinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Çok Acayip 25 Fotoğraf ile Eski Johnny Depp NOT 2: Elden geldiğince spoiler vermemeye çalıştım ama kaçmış da olabilir yine de siz bilirsiniz, dikkatli okurlara sinematik uyarımdır. Allah Johnyy Depp'e, manevi anne-babası Helena Bonham Carter ile Tim Burton'a zeval vermesin!
Toplumun En Neşeli İnsanları Çingeneler (Romanlar) Hakkında Bilinmeyenler
Çingeneler, aslen kuzey Hindistan kökenli olup günümüzde ağırlıklı olarak Avrupa'da yaşayan göçebe bir halk. Türkçede Roman sözcüğü de sıklıkla Çingene anlamında kullanılır.[ Hindistan'ın Pencap-Sind (Pakistan, Karaçi) nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan'ın da içinde bulunduğu bölgelerden 1050 civarında İran ve Anadolu üzerinden dünyaya yayılmış bir Hint-Avrupa halkıdır.
Gidip Görmek İsteyeceğiniz 17 Rengarenk Şehir
Bu yazımızda dünyanın en renkli 17 şehrini sıralamaya çalıştık. Pastel renklerden, parlak renklere; Hindistan’dan, Yunanistan’a farklı yerlerdeki farklı renklerdeki şehirler gününüzü aydınlatacak ve muhtemelen böyle güzel renklere sahip cıvıl cıvıl yerlerde yaşamanın veya en kısa sürede ziyaret etmenin hayalini kuracaksınız. Ülkemizde de böyle insana neşe ve huzur veren renklere sahip yerlerin de olması dileğiyle işte o 17 şehir.Kaynak: Hemen gitmek isteyeceğiniz 17 rengarenk şehir
Reklam
Kediyi silah yaptı
Rusya'da bir gencin kediyi, adeta uzun namlulu bir silah yerine koyup yaptığı esprinin yer aldığı video, ilginç görüntülere sahne oldu. İnternette paylaşılan videolar ile adlarından sıkça söz ettiren Ruslar yine ilginç bir görünütü paylaştı. Görüntülerde, oturma odasında televizyon seyreden aileye mensup genç, evin sevimli kedisini yakaladı. Kediyi, ön ve ayaklarından tutup havaya kaldıran şakacı genç
Reklam
Alkolün afrodizyak etkisi var mı?
En sevdiğiniz içki, orgazm olmanızı engelliyor ya da cinsel hayatınızı olumsuz yönde etkiliyor olabilir mi?Sosyal etkinliklerde ya da kalabalık bir ortama girdiğimizde; bir kadeh şarap ya da kokteyl, rahatlamamızı ve kendimizi daha seksi hissetmemizi sağlıyor. Acaba sanıldığı gibi cinsel hayatımızı da olumlu etkiliyor mu? Uplifers olarak bu soruyu ayrıntılı olarak inceleme altına aldık.Önce, alkol aldığımızda cinsel organlarımızın nasıl etkilendiğine bir bakalım.Alkolün depresan etkisiAlkolün, merkezi sinir sistemi üzerindeki depresan etkisi biliniyor. Alkol; sinir uçlarındaki solunum, dolaşımı etkileyerek hassaslığı azaltıyor. Bunun yanı sıra, sinir sistemimizin orgazm ve cinsel uyarılma konusunda görevli bölümlerinin çalışmasını inhibe ediyor.Dehidrasyon etkisiCinsel organlarımız uyarılma için, kan dolaşımıyla gelecek bir miktar oksijene ihtiyaç duyar. Bu süreç erkeklerde ereksiyon, kadınlarda kayganlaşma ile bağlantılıdır.Vücuttaki su miktarı düştüğünde ve sinir sistemi deprese olduğunda, vücut cinsel aktivitelerde başarılı bir performans sergilemekte zorlanıyor. Ancak alkolün içerdiği her şey cinsel hayat üzerinde olumsuz etkiler yapmıyor.Devamı: http://www.uplifers.com/alkol-afrodizyak-mi/#ixzz36xXplmaJ
Reklam
Kokular, cinsellik ve beyin
Hayvanlar, en gelişmiş kimyasal analiz cihazlarından çok daha etkili bir kimyasal analiz yeteneğine sahiptirler. Tat ve koku duyumuz milyonlarca maddeyi farklı birleşenlerine ayırarak, birbirinden ayırt edebilir. Burnumuzun içindeki yüzlerce koku reseptörünün onlarcası sadece bir koku tarafından aktive edilir ve oluşan elektrik sinyalleri, nöronlarımızı harekete geçirir. Nöronlar, her bir kokuya ait sinyal kombinasyonunu tanıyarak, algılanan kokuyu tanımlar. Bu, mucizevi bir analiz sürecidir. Taze ekmek kokusu, Türk kahvesi, portakal kabuğu, sevgilimizin gömleği, evimizin kokusu gibi daha binlerce koku bu süreç sayesinde, hafızamızdaki yerini bulur.Bir duyu olarak hayatımızda oynadığı rolün çok fazla bilincinde olmadığımız koku alma duyusu, sadece kokuları ayırt etmekle görevli değildir. Çoğu zaman kokular duygusal çağrışımlara yol açabilir. Uzun zamandır kullanmadığımız bir parfümün kokusu bazen beynimizde onlarca sahneyi canlandırır ve bizi eskilere götürür. Kötü bir anımızla çağrıştırdığımız bir koku, üzüntü veya öfkeye yol acar. Kimisi için bir travmaya sebep olan bir koku, bir başkası için pozitif duyguları tetikleyebilir. Vietnam Savaşı sırasında geçen “Kıyamet” (Apocalypse Now) filmindeki Kilgore’un sözlerini düşünün: “Sabahları napalm kokusuna bayılıyorum; zafer kokuyor.“Devamı: http://www.uplifers.com/kokular-cinsellik-ve-beyin/#ixzz36xXJPjZn
En İyi Selfie Telefonu: Sony Xperia C3
Sony, daha önce söylentisi ortaya çıkan dünyanın en iyi selfie selefonu Xperia C3′ü duyurdu. Orta seviye bir akıllı telefon olan Sony Xperia C3′ü özel kılan, 5 MP’lik geniş açılı ön kamerası ve onun hemen yanındaki LED flaşı. Sony’nin telefonun ön yüzünde konumlandırdığı bu flaş, az ışıklı ortamlarda da çok kaliteli selfie’ler çekilebilmesine olanak tanıyor. Ön kamera, Superior Auto moduna alındığında 36 farklı sahneyi tanıyabiliyor ve ayarlarını otomatik olarka yapılandırabiliyor. Kameraya eklenen uygulamalarla, selfie’lere artırılmış gerçeklik efektleri de eklenebiliyor. 5,5 inç ekranından HD çözünürlük sunan Xperia C3, gücünü 1,2 GHz dört çekirdekli bir Qualcomm işlemciden alıyor. Ayrıca, 1 GB belleğe ve microSD kart ile 64 GB’a kadar artırılabilen 8 GB dahili depolama alanına sahip. Android 4.4.2 işletim sistemiyle çalışan Xperia C3, çift SIM kart destekli ve 2500 mAh pil ile donatılmış. İlk etapta ağustos ayında Çin’de satışa sunulacak olan Xperia C3′ün, bundan kısa bir süre sonra Avrupa’ya da geleceği belirtiliyor. Telefonun fiyatı ise henüz bilinmiyor.Stuff
Reklam