Tüm Cihazlar İçin Tek Bir Windows Geliyor
Microsoft, bilgisayar, telefon, tablet ve Xbox için tek bir işletim sistemi geliştirip, bu cihazlar arasındaki uyumu olabilecek en iyi seviyeye çıkaracak. Uzun bir süredir kulaktan kulağa yayılan tüm cihazlar için tek bir Windows söylentisi, firmanın finansal çeyrek sonuçlarını açıkladığı toplantıda Microsoft CEO’su Satya Nadella tarafından doğrulandı. Satya Nadella’ya göre, her cihazla uyumlu çalışabilecek bir Windows üzerinde çalışan Microsoft’un amacı, mağazaları, tecrübeyi ve uygulama geliştiricilerini tek bir çatıda toplamak. OneCore adını alacağı söylenen Windows sürümü, tüm segmentleri tek bir mimaride bir araya getireceği için uygulama geliştiricilerinin işini kolaylaştıracak. Windows’lu telefon için geliştirdikleri bir uygulama, otomatik olarak bilgisayar ve tabletle de uyumlu olacak. Nadella, Windows’un bu radikal değişikliğe zaman uğrayacağını açıklamazken, Windows 9′un beklendiği tarihte bilinen özellikleriyle piyasaya sunulacağı düşünülüyor.stuff
Google Spotify'ı Satın Almak İstiyor
Dev şirketler rotayı çevrimiçi müzik işine çevirdi. İşe en baştan başlamak istemeyen devler, halihazırda milyonları bulan kullanıcı kitlelerine sahip servisleri satın alarak bu pazara girmek istiyor. Bundan birkaç ay önce Apple, Beats’i ve Beats Music’i satın alarak iTunes’un yanı sıra güçlü bir çevrimiçi müzik servisine sahip olmuştu. Apple’ın bu hamlesine Google’ın karşı hamlesi ise hiç gecikmemiş ve o da Songza’yı satın almıştı. Ancak görünüşe göre Google, Songza ile yetinmeyi düşünmüyor. Google şimdilerde, çevrimiçi müzik pazarının devi Spotify’ın peşinde. Google, daha önce de ilgilendiği Spotify’ı satın almak için tekrar kolları sıvadı. Google’ın daha önceki denemesinin, Spotify’ın 10 milyar dolarlık yüksek fiyatından dolayı sonuçlanmadığı da gelen haberler arasında. Dünyanın en büyük çevrimiçi müzik ve video portalı olan YouTube, aylık yaklaşık 1 milyar ziyaretçiye ve 250 milyon da dinleyiciye sahip. Ancak bu YouTube Spotify ve Beats Music gibi kesintisiz ve müzik odaklı bir yaklaşıma sahip değil. İsveçli bir şirket olan Spotify’ın 2013 yılına ait istatistikleri oldukça ilgi çekici. Geçtiğimiz yıl Spotify’ın yaptığı toplam müzik yayını tam 4,5 milyar saat! Aktif kullanıcı sayısı 24 milyon, ücretli üye sayısı ise 6 milyon. Her gün yüklenen şarkı sayısı ise 20 bin civarında. Neredeyse hepsini dinlemeye insan ömrünün yetmeyeceği kadar büyük bir arşivi bulunan Spotify, Google tarafından bir süredir takip ediliyor. Spotify Android, iOS, Windows Phone ve Blackberry uygulamalarına sahip. PC ve Mac için de uygulamaları var. Ayrıca, herhangi bir uygulama indirmeden, web tarayıcısı üzerinden ‘Web Çalar’ı kullanmak da mümkün. Spotify kullanmak için yeni bir hesap açabileceğiniz gibi Facebook hesabınızla da giriş yapabilirsiniz. Eğer Facebook hesabınızla giriş yaparsanız, dinlediğiniz müzikler otomatik olarak Facebook sayfanızda paylaşılır. İsterseniz bunu “Ayarlardan” değiştirebilirsiniz.stuff
Reklam
Birbirinden Güzel 21 Kedi Merdiveni
Sevimli dostunuz için evin tasarımını biraz değiştirmeye ne dersiniz? Hem onun canının sıkılmayacağı hem de evinizi daha estetik gösterecek tasarımlar için aşağıdaki fikirler size ilham verebilir. Tırmanmaya bayılan ve ev ortamı içerisinde bunu gerçekleştiremeyen kedilerin merdivenler en yakın dostları! İçgüdüsel olarak karşılamaları gereken hoplama, zıplama ve tırmanma isteğini evin içne yerleştireceğiniz sempatik basamak ve merdivenlerle sağlayabilirsiniz. Evinize gelen her misafirden tasarım zevkinize yönelik övgüler almak da cabası.
Google, İnsanların Genetik Bilgilerini de Toplayacak
Google şirketi, bugüne kadar yaptığı en büyük ve en zor sayılabilecek bir bilim projesine başlıyor. Projenin konusu ise bugüne kadar duyduklarınızdan tamamen farklı: İnsan bedeni. Baseline Study olarak adlandırılan proje için ilk olarak 175, daha sonra ise binlerce kişiden genetik ve moleküler veriler toplanacak. Şirketin umudu, bu verileri kullanarak sağlıklı bir insanın nasıl olması gerektiğini tamamen anlamak. Projenin ilk aşamaları, kan plazmasındaki HIV virüsü araştırmalarında kullanılan ucuz ve yüksek hacimli testlerin öncüsü olan 50 yaşındaki moleküler biyoloji uzmanı Andrew Conrad tarafından yürütülüyor. Google şirketinin araştırma birimi Google X'e 2013 yılının mart ayında katılan Conrad; fizyoloji, biokimya, optik, görüntüleme ve moleküler biyoloji uzmanlarından oluşan 70 ile 100 kişilik bir ekip kurdu. Elbette Google'ın projesi dışında tıp ve gen araştırmaları üzerine çalışmalar var. Ancak Baseline araştırması çok daha fazla sayıda yeni bilgiyi bir araya getirecek. Projenin araştırmacılara kalp krizi ve kanser gibi ölümcül hastalıkları erkenden teşhis etme ve hastalığın tedavi süresince değil de tanı konulduğu sırada ilaçla tedavi edilmesinde yardımcı olması umut ediliyor. Conrad, 'Her kompleks sistemde bu kavram mevcut ve temkinli bir şekilde sorunların üzerine gidiyor,' dedi ve ekledi, 'Bu devrim niteliğinde bir düşünce değil. Biz yalnızca 'Eğer ileriyi tahmin edebilecek olsaydık, neleri bilmemiz gerekirdi?' sorusunu soruyoruz. Bilmemiz gereken şey ise sağlıklı, düzgün bir insan bedeninin neye benzediği.' Projenin belirli hastalıklarla sınırlandırılmayacağı ve hastalıkların teşhisinde kullanacağı birçok araç sayesinde yüzlerce örnek toplayacağı belirtiliyor. Sonrasında ise Google, 'biyogösterge' adı verilen yapıları bulmak için gelişmiş bilgisayar teknolojilerinden yararlanacak. Bu biyogöstergelerin tıbbi araştırmalarda herhangi bir hastalığı çok önceden teşhis edebileceği umut ediliyor. Örneğin bu araştırmada, bazı insanların uzun yıllar boyunca yüksek kolestrol ve kalp krizinden uzak durmasını sağlayan ve yağ moleküllerini etkili bir şekilde parçalayabilen bir biyogöstergenin bulunabilir. Bu biyogöstergenin eksikliği ise erken yaşta kalp krizi geçirmelerine neden olabilir. Biyolog Conrad, Baseline'ın biyogöstergeyi bulmasının ardından araştırmacıların diğer insanlardaki biyogösterge eksikliklerini kontrol edebileceğini, bunu geliştirmelerini sağlayabileceğini veya yağ moleküllerini daha iyi parçalamaları için bir tedavi yönetimi geliştirebileceğini söyledi. Dünyanın en büyük bilgisayar ve veri merkezi ağlarını sahip olan Google, internette yaptığınız aramalarda anlık sonuçlar edinmenize olanak veriyor ve YouTube gibi verilere aç olan internet sitelerini yönetiyor. Google'ın bu başarıları artık tıbbi bilgilerin saklanmasında kullanılabilir ve diğer araştırmacıların bu verilere kolaylıkla erişmesini sağlayabilir. Araştırmalar genellikle hasta bireylerin üzerinde yapıldığı için, bugüne kadar keşfedilen çoğu biyogösterge hastalığın ileri safhasıyla ilgili bilgi veriyor. Stanford Üniversitesi'nın tıp fakültesine bağlı Radyoloji Bölümü'nü yöneten ve Conrad ile Baseline projesinde bir yılı aşkın süredir çalışan Sam Gambhir', araştırmacılar bu biyogöstergeleri hastalıkları erkenden teşhis etmek için kullandığını belirtti. Condrad ve Gambhir, bu projenin bilinmeyene doğru bir adım olduğunu kabul ediyor. Bunun sebeplerinden birkaçı insan vücudunun fazlasıyla kompleks bir yapı olması; DNA'lar, enzimler ve proteinler arasındaki etkileşim ve diyet gibi çevresel faktörlerin bu etkileşimi nasıl etkilediği hakkında çok az bilgiye sahip olunulması. Atılan bu adım, araştırmacılara hastalıklar hakkında çok fazla bilgi vermeyen biyogöstergeleri de ortaya çıkarabilir. Ancak durum ne olursa olsun, Conrad ilerlemenin 'ufak farklılıklarla' olmasını bekliyor. Gambhir, iş arkadaşı hakkında 'Conrad bunun bir veya iki yılda tamamlanabilecek bir yazılım projesi olmadığının farkında,' dedi ve ekledi, 'Eskiden kanseri tedavi etmekle ilgili konuşurduk ve birkaç yıldır bunu yapıyoruz. Öyle cümleler kurmamamız gerektiğini öğrendik.' Google, Baseline projesinde kullanılacak olan bilgilerin kimlere ait olduğunun bilinmeyeceğini ve bu bilgilerin kullanımının yalnızca tıp ve sağlık alanlarında kullanılacağını söyledi. Şirket ayrıca bu bilgilerin sigorta firmalarıyla da paylaşılmayacağını belirtti. Yine de Google'ın binlerce insana ait olan, hücrelerinin içindeki moleküllere kadar her türlü bilgiye sahip olacağı düşüncesi, mahremiyet ve adalet konularında ciddi sorunları gündeme getiriyor. Gelecekte bu tarz bilgilerin değeri, devamlı olarak kendi risklerini azaltmak adına çabalayan sigortacılar için paha biçilemez olabilir. Özellikle de iş görüşmeleri ve evlilik teklifleri gibi alanlarda bu bilgiler gizli olarak kullanılabilir. Baseline projesi, insanların katıldığı tüm tıbbi araştırmalarını denetleyen hastane etik kurulu tarafından takip edilecek. Araştırma tamamlandığında ise elde edilen verilerin nasıl kurulacağı, Duke Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi hastanelerinin etik kurulları tarafından belirlenecek. Gambhir, 'Tartışılan konulardan birinin bu olduğu kesin,' dedi, 'Google bu sonuçlarla istediğini yapma konusunda serbest olmayacak.' Baseline projesi kapsamındaki araştırmalar, klinik araştırma yapan bir firmayla birlikte bu yaz başladı. Projeye katılan 175 kişiden üre, kan, tükürük ve gözyaşı gibi vücut sıvıları alındı. Biyolog Conrad, Google'ın hangi firmayla çalıştığını belirtmedi. Ayrıca araştırmada katılımcılardan alınan doku örneklerinden oluşan bir veri deposu oluşturulacak. Conrad'ın ekibi bu sonuçları analiz ettikten sonra binlerce insanın katılabileceği daha kapsamlı bir araştırma yapmak adına Duke ve Stanford üniversitelerinin tıp fakülteleriyle birlikte çalışacak. Araştırmanın ilk basamağındaki araştırmaların yapıldığı klinik ile Duke ve Stanford üniversitelerinin klinikleri, Baseline projesi için gönüllüler toplayacak. Bu kliniklerde Google'da çalışmayan araştırmacılar da insanlardan numune alacak. Ayrıca bu araştırmacılar, isim ve sosyal güvenlik numaraları gibi katılımcıların kimliğini belirleyen bilgileri de ortadan kaldıracak. Google ve araştırmacıların, kişisel bilgilerin ortadan kaldırılmasından sonra bu verilere erişebileceği belirtildi. Klinik çalışmalar sonucunda elde edilen veriler katılımcıların tüm genleri ve ebeveynlerinin genetik geçmişleriyle ilgili bilgiler içerecek. Bunların yanı sıra yiyecekleri, besinleri ve ilaçları nasıl metabolize ettikleri, stres altındayken kalp atışlarının ne kadar hızlandığı ve kimyasal reaksiyonların genleri nasıl değiştireceği bilgilerine de ulaşılabilecek. Bu sırada Google X Life Science grubu da aksesuar olarak kullanılan veya giyilebilecek; kalp atış hızı, kalp ritmi ve oksijen seviyeleri gibi verileri sürekli olarak takip edebilecek cihazlar geliştiriyor. Araştırmada görev alan Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi rektör yardımcısı Robert Califf, Baseline projesine katılan bireylerin bu cihazları kullanacağını belirtti. Conrad, Baseline projesindeki katılımcıların büyük ihtimalle kendi ekibi tarafından uzun süre önce üretilmiş olan ve araştırma için düzenli olarak glikoz seviyelerini takip eden 'akıllı' kontakt lensleri kullanacağını söyledi. Eskiden bu tip araştırmalar yapmak hem çok pahalıydı, hem de fazla zaman harcanmasına neden oluyordu. Ancak genetik ve moleküler bilgi toplamanın fiyatında ani bir düşüş yaşandı. Yirminci yüzyılın başlarında neredeyse 100 milyon dolar olan insan geni, şu anda yaklaşık bin dolar tutuyor. Ayrıca günümüzde bilişim sektörünün gelişmesi de ortaya çıkan sonuç kalabalığının arasından gerekli olanlara hızlı bir erişim sağlıyor. Gambhir, yaklaşık 10 yıl önce kendisi tarafından yürütülen bir araştırmanın çok pahalı olduğu için devam edemediğini söyledi. Şu anda Google X'in yürüttüğü en son proje olan Baseline, uzun vadeli ve riskli bir girişim olarak tanımlanabilir. Ancak bu proje, dünya ve Google üzerinde çok büyük bir etki yaratabilecek niteliğe sahip. Google'ın diğer projeleri arasında kendi kendine giden arabalar, gözlük olarak üretilen bilgisayarlar ve yüksek irtifa balonlarıyla dağıtılması düşünülen internet servisleri yer alıyor. Çoğu Google X projesinin yanı sıra Baseline, hiçbir ticari ürün veya servis niteliği taşımıyor. Ancak Google X, diğer projelerinin ticari bir çaba sarf edilmesi gereken ürünlere dönüşeceğini umuyor. Bu projenin sayesinde Google, henüz yeni girdiği sağlık sektöründe de büyük bir adım atıyor. Freedonia Group adlı şirketin yaptığı araştırmaya göre, 2017 yılında dünya genelindeki sağlık sektörünün yıllık 10,8 trilyon dolar değerinde olacağını tahmin ediliyor. Conrad, artık toplanabilecek olan bir yığın yeni bilgi sayesinde ilaçların da gelişeceğini söyleyerek, bu düşüncesinin Google'ın 'dünyadaki bireylerin bilgilerini düzenleme, bu bilgileri evrensel olarak erişilebilir ve kullanılabilir hale getirme' hedefini gerçekleştirebileceğini de belirtti. Condra son olarak 'Hedef tanımımızı ikiye bölmemeli ve sağlık hizmetlerinin bu hedef dışında kaldığını söylemeliyiz,' dedi. WSJ
Reklam
Facebook İkinci Çeyrekte Rekorları Altüst Etti
Kullanıcı sayısını 1.3 milyarın üzerine çıkaran Facebook, yılın ikinci çeyreğinde mali beklentilerin üzerine çıkarak 2.9 milyar dolar gelir elde etti. Facebook, ikinci mali dönemine ait istatistikleri kamuoyuna sundu. Şirket, gelirlerini yüzde 61 artırarak neredeyse 3 milyara çıkarırken, hisse başına değer analistlerin beklentisinin 12 sent üzerine çıkarak 0.42 dolar değer kazandı. Facebook, faaliyet kârını 1.4 milyar dolara çekerek bu kalemde de analistleri yanıltmayı başardı. Şirketin geçtiğimiz yıl aynı dönem faaliyet kârı sadece 562 milyon dolardı. Hisse değeri ise NASDAQ borsasının dünkü kapanışında yüzde 4 artışla 74 doları gördü ve şirket tarihindeki en yüksek değerine ulaştı. Küresel alanda üye sayısı 1.3 milyara dayanan ve artık daha fazla üye almayacağı öngörülen Facebook, ikinci çeyrekte 41 milyon yeni üye kazanmayı da başardı. Facebook'un ikinci çeyreğe ait performans verileri kısaca şu şekilde belirdi: Gelir 2.91 milyar dolar. Analistlerin tahmini 2.81 milyar dolardı, Hisse başına değer 0.42 dolar arttı. Analistlerin beklentisi 0.32 dolardı, Aylık aktif kullanıcı sayısı yüzde 14 artarak 1.32 milyara ulaştı, Aktif mobil kullanıcıları yüzde 31 artarak 1.07 milyar oldu, Mobil reklam geliri ise yüzde 62 artış gösterdi. Şirketin maaliyetleri yüzde 21 artsa da, faaliyet geliri yüzde 147 artışa tanık oldu. Kaynak: Al Jazeera
Hırvatistan'a Vize Kalktı
Türkiye ile Hırvatistan arasında 16 Mayıs'ta imzalanan vize anlaşması resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bugünden itibaren Türk Vatandaşları 90 günden uzun kalmamak şartıyla Hırvatistan'a vizesiz seyahat edebilecekResmi gazatede yer alan metin şöyle: ' 2014 tarihinde Zagreb’de imzalanan ekli “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport Hamilleri İçin Vizelerin Karşılıklı Olarak Kaldırılmasına Dair Anlaşma”nın onaylanması; Dışişleri Bakanlığının 20/6/2014 tarihli ve 6588675 sayılı yazısı üzerine, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 30/6/2014 tarihinde kararlaştırılmıştır.'Posta
Reklam
"Adamlar Yaşıyor Ya" Dedirten 21 Plaj
Hepimizin hayalidir güzel bir yaz tatili fakat çalışmaktan kendimize zaman ayıramıyacak hale geldiğimizde çoğu zaman unuturuz böyle bir tatil yapmamız gerektiğini. Bu plajlar size acilen bir tatile gitmem gerekiyor hissini yeniden kazandıracaktır.
Bu Hafta 9 Yeni Film Vizyonda
''Herkül: Özgürlük Savaşçısı'' Brett Ratner'in yönettiği ve Dwayne Johnson, Ian McShane, Rufus Sewell, Joseph Fiennes ile Irina Shayk'ın oynadığı ''Herkül: Özgürlük Savaşçısı'' izleyiciyle buluşacak. Radical Studio'nun çok sevilen ve daha önce çizgi film ve televizyon dizisi olarak uyarlanan 'Hercules: The Thracian Wars' grafik romanı temel aksiyonu filminin senaryosunda, Ryan Condal ve Evan Spiliotopoulos'un imzası var. Film, klasik Herkül hikayesinin sona ermesinden bir süre sonrasını konu alıyor. ''Korku Yolu'' Jeremy Lovering'in yönettiği ''Korku Yolu''nda, arabalarıyla tatile çıkan iki gencin başına gelen korku dolu anlar izlenebilecek. Lain De Caestecker, Alice Englert ile Allen Leech’ın rol aldığı film özetle şöyle: ''Tom ve Lucy tatile gitmek üzere yola çıkarlar. Klasik tatillerden sıkılmış olan çift, tatillerini bir değişiklik yaparak bir taşra motelinde geçirmek isterler. Fakat otele doğru giden yollarda, tabelalarda bir gariplik vardır. Genç çift karanlığında çökmesiyle birlikte aynı yollardan geçtiklerini, içinden çıkamadıkları daireler çizdiklerini fark ederler. Kendi arabalarında tuzağa düşürülmüşlerdir. Göremedikleri biri, onlarla oyun oynamaktadır. Güvende oldukları tek yerin, arabanın içi olduğuna karar verirler.'' ''Dehşet Kasabası'' Julien Maury ile Alexandre Bustillo'nun yönettiği ve Chloe Coulloud, Lannick Gautry, Francis Renaud ile Beatrice Dalle'in oynadığı 'Dehşet Kasabası'' korku ve gerilim sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Üç arkadaşın okulu asıp, terk edilmiş bir lunaparka gitmesiyle başlayan film; gençlerin burada şahit oldukları olaylar etrafında dönüyor. ''Cin'' Ajmal Zaheer Ahmad'ın yazıp yönettiği 'Cin'de, Dominic Rains, Ray Park, William Atherton ile Faran Tahir rol alıyor. Fantastik gerilim türündeki filmin konusu özetle şöyle: 'Otomotiv tasarımcısı olan Shawn, yeni evlendiği eşi Jasmine ile sessiz sakin bir hayat sürmektedir. Ta ki nereden geldiği belli olmayan şifreli bir mesaj ellerine ulaşana kadar. Mesajda Shawn'ın ailesini kuşaklardır etkileyen bir lanetin hala üzerinde olduğunu ve unun Jasmine'le olan hayatını da tehlikeye atacağı yazmaktadır. Shawn'ın çok eski zamanlardan beri varlığını sürdüren ve ailesini lanetleyen kötücül ruhtan ailesini koruyabilmesi için tek başına ve bütün gücüyle savaşması gerekecektir.' ''Anormal Aktivite 2'' Marlon Wayans, Jaime Pressly, Ashley Rickards ile Scott Burn'un oynadığı ''Anormal Aktivite 2''nin yönetmen koltuğunda, Michael Tiddes var. ''Anormal Aktivite'' filminin devamı niteliğindeki filmde, çok sevdiği Kisha'yı bir trafik kazasında kaybeden Malcolm'un yaptığı yeni evliliğin ardından yaşadığı sıradışı şeyler anlatılıyor. ''Muska'' Yönetmen koltuğunda, televizyon sektöründen sonra ilk uzun metrajlı işine imza atan Özkan Çelik'in oturduğu 'Muska', haftanın korku türündeki yerli yapımı. Oyuncu kadrosunda, Sezgin Erdemir, Tanju Tuncel, Aslı Şahin ile Taylan Güner'in öne çıktığı filmin konusu şöyle: ''Bir gazetede yazar olarak çalışan Celal, kadınlara düşkün biridir, sevgilisini aldattıktan sonra evden kovulur ve kendine kalacak bir yer aramaya başlar. En yakın arkadaşı bile Celal'i evine almak istemez. Kiralık bir oda bulur. Ev döküntü bir haldedir. Kalmak istemez fakat evde kalan genç ve güzel bir kız olan Yasemin'i görünce, ev ile ilgili düşünceleri tamamen değişir. Celal'in verdiği bu karar, hayatının akışını tamamen değiştirecektir.'' ''Vecide'' Waad Muhammed, Reem Abdullah, Abdullrahman Al Gohani ile Sultan Al Assaf'ın oynadığı ''Vecide'', Suudi Yönetmen Haifaa Al Mansour'un ilk uzun metrajlı filmi. Çekimlerinin tamamı Suudi Arabistan'da yapılan dram ağırlıklı film, Riyad'ın çeperlerinde yaşayan 10 yaşındaki Wadjda'nın bisiklet tutkusunu konu ediniyor. ''İtalya Tatili'' Max Giwa ve Dania Pasquini'nin yönettiği ''İtalya Tatili'', 80'lerin dillerden düşmeyen şarkılarının yer aldığı müzikal ağırlıklı bir komedi. Annabel Scholey, Hannah Arterton, Giulio Berrutti ile Greg Wise'ın oyuncu kadrosunda bulunduğu filmin konusu şöyle: 'Sarsıntılarla dolu bir aşk hayatı olan Maddie, sonunda aradığı aşkı bulmuştur ve muhteşem bir erkek olan Raf'la evlenmeye karar vermiştir. İtalya Puglia'da yapılacak düğüne kardeşi Taylor'ı da davet etmiştir. Ortada herkes için sürpriz olacak bir gerçek vardır; Raf, Taylor'ın eski aşkıdır.' ''Zamanda Yolculuk'' Leon Joosen ile Aaron Seelman'ın yönettiği 3D animasyon türündeki filmin karakterlerini Yekta Kopan, Ender Yiğit, Ali Gül ile Aysun Topar seslendirdi. ABD yapımı olan film, Noel babanın kuzey kutbundaki bir görevini ve bu görev sırasında karşılaştığı zorlukları konu alıyor. Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Japonlar, Twerk Dansı Yapan Robot İcat Etti
Japonlar bilim ve ilim alanında dünyaya çoğu zaman örnek olurken, son buluşları Twerk dansı yapan robot pek olmadı gibi. Japon bilim adamları tarafından test süreçlerinden defalarca geçirilip, gerçek twerk yapan kızların popolarından örnekler aldıktan sonra kodlamalarını birebir uyarlayan Japon’lar, sonunda amaçlarına ulaştı. Toplamda 747 gün süren çalışmalarda ortaya Twerk Robot 1.0 çıkıyor. GERÇEK İNSAN KALÇASI ÜRETİMİ Videoyu izlediğinizde ilk olarak kalçanın nasıl yapılacağının plan ve projesini çizen Japon’lar, ardından hızlı bir şekilde şekillendirmeye geçiyorlar. Gerçek insan kalçasına benzeyen malzemelerden üretilen bu robot ilerleyen zamanlarda daha da geliştirileceği bekleniyor. Şuanlık sadece ayaklar ve kalça ile verilen komutları yerine getiren Twerking robot , videonun sonlarına doğru çok tutulduğunu ve satışa çıkartıldığını gösteriyor. Dilerseniz lafı fazla uzatmadan Japon’ların ilginç buluşu Twerking robotu izleyelim. TWERKING ROBOT – VİDEO
Reklam
Venedik Film Festivali'nde 2 Türk Filmi Yarışacak
Bu sene 71'nci kez düzenlenecek olan Venedik Film Festivali’nde iki Türk yönetmenin filmi yarışacak. Fatih Akın’ın “The Cut” filmi ve Kaan Müjdeci’nin “Sivas” filmi de bu yılki yarışma programında yer alıyor. Sinema sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Aslan için Venedik’te 20 film yarışacak. Festival, 27 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. Fatih Akın’ın 1915 olaylarının ardından kızlarını arayan dilsiz bir babanın hikayesini anlattığı filmi “The Cut”, ilk kez Venedik Film Festivali’nde izleyiciyle buluşacak. Kaan Müjdeci ise ilk uzun metraj filmiyle, Venedik’te hem Altın Aslan için hem de ilk filmler için verilen “Geleceğin Aslanı” ödülü için yarışacak. Festivalin yarışma programında Roy Andersson, Abel Ferrera, Alejandro Gonzalez Inarritu gibi yönetmenlerin filmleri de bulunuyor. Festivalin açılışı da Alejandro Gonzalez Inarritu’nun ‘Birdman or the Unexpected Virtue of Ignorance’ filmiyle yapılacak. 71- Venedik Film Festivali’nde yarışma programının dışında da bir Türk filmi gösterilecek. Türk sinemasının 100. yılı sebebiyle Ömer Lütfi Akad’ın “Gelin” (1973) filminin restore edilmiş versiyonu “Venedik Klasikleri” başlıklı programda yer alacak. Festivalin “Ufuklar” kategorisinde de Türkiye’den Alin Taşçıyan jüri koltuğunda oturacak. Venedik Bienali kapsamında düzenlenen Film Festivali’ne Türkiye’den çok sayıda konuğun gelmesi bekleniyor. Jüri başkanlığını Alexandre Desplat’ın yaptığı festivalde yarışacak olan filmlerin tam listesi şöyle: Fatih Akın - The Cut Roy Andersson - A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence Ramin Bahrani - 99 Homes Rakhshan Bani - Etemad Ghessha Xavier Beauvois - La rancon de la gloire Saverio Costanzo - Hungry Hearts Abel Ferrera – Pasolini David Gordon - Green Manglehorn Alejandro Gonzalez Inarritu - Birdman or The Unexpected Virtue of Ignorance Benoit Jacquot - 3 Coeurs Andrei Konchalovsky - The Postman’s White Nights Francesco Munzi - Anime Nere Kaan Müjdeci - Sivas Andrew Niccol - Good Kill David Oelhoffen - Loin des hommes Joshua Oppenheimer - The Look of Silence Shinya Tsukamoto - Nobi Wang Xiaoshuai - Red AmnesiaBBC Türkçe
Reklam
Yoksulluk Sınırı: 3.835 TL
Türk-İş'in her ay düzenli olarak yayınladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı bin 177, yoksulluk sınırı ise 3 bin 835 TL olarak hesaplandı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Temmuz ayı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı' araştırması verilerini açıkladı. Gıda harcama tutarının bir önceki aya göre yüzde 1,6 arttığı belirtilen verilere göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için 'açlık sınırı' bir önceki aya göre 19 TL artarak bin 177 TL'ye yükseldi. Yine 4 kişilik bir ailenin ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyatlarını karşılaması için hesaplanan 'yoksulluk sınırı' ise 3 bin 835 TL oldu. Bir önceki ay 'yoksulluk sınırı' ise 3 bin 772 TL olarak gösterilmişti. 2013 yılının Temmuz ayında da, 'açlık sınırı' bin 11 TL, 'yoksulluk sınırı' ise 3 bin 295 TL olarak açıklanmıştı. Verilerde tek kişi için Temmuz ayında göre hesaplanan yaşam maliyeti bin 400 lira 72 kuruş olarak gösterilirken, net 891 liralık asgari ücret ile aradaki fark 510 liraya yükselmiş oldu. TEMMUZ AYININ 'ŞAMPİYONU' LİMON! Et fiyatlarındaki artışın aile bütçesine, ramazan ayındaki artışlarla beraber ek yük getirdiğine dikkat çekilen verilerde, sebze ve meyvelerdeki ürün miktarındaki yetersizliğinin ürün miktarını yükselttiği belirtildi. Verilere göre, Temmuz ayı itibariyle sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı 3,44 lira olarak hesaplanırken, geçtiğimiz ay ise bu rakam 3,17 TL'ydi. Sebze-meyve grubunda en çok dikkat çeken artış ise limonda yaşandı. Limonun kilogram fiyatı geçtiğimiz ay 3-4 TL iken, Temmuz ayında 6-7 TL olarak belirlendi.  Evrensel
Man Booker Adayları Belli Oldu
Man Booker ödülünün bu yılki adayları belirlendi. Uzun listede 13 kitap yer alıyor En prestijli edebiyat ödüllerinden Man Booker’ın bu yılki uzun liste adayları belirlendi. 1969 yılından beri verilen ödül bu yıla kadar yalnızca İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinden olan ve İrlandalı yazarlara veriliyordu. Bu yıl uygulamaya konan kurallara göre eserin İngilizce yazılması ve İngiltere’de basılmış olması yazarın ödül alabilmesi için yeterli olacak. Yeni kuralla beraber Amerikalıların ödüle egemen olabileceği endişesi ortaya çıkmıştı. Bu yılki listede dört Amerikan yazar yer alıyor: Joshua Ferris, Siri Hustvedt, Karen Joy Fowler ve Richard Powers. İrlanda doğumlu Amerikan vatandaşı Joseph O’Neill da adaylar arasında. Listedeki kadın yazar sayısı ise 3. Jüri başkanlığını bu yıl İngiliz filozof A.C. Grayling üstleniyor. Adayların tam listesi şöyle: Joshua Ferris (ABD) – To Rise Again at a Decent Hour Richard Flanagan (Avustralya) – The Narrow Road to the Deep North Karen Joy Fowler (ABD) – We Are All Completely Beside Ourselves Siri Hustvedt (ABD) – The Blazing World Howard Jacobson (İngiltere) – J Paul Kingsnorth (İngiltere) – The Wake David Mitchell (İngiltere) – The Bone Clocks Neel Mukherjee (İngiltere) – The Lives of Others David Nicholls (İngiltere) – Us Joseph O'Neill (İrlanda) – The Dog Richard Powers (ABD) – Orfeo Ali Smith (İngiltere) – How to Be Both Niall Williams (İrlanda) – History of the Rain Grayling listenin kitapların değerlerine göre belirlendiğini, cinsiyet, milliyet ya da yazarların ününün dikkate alınmadığını söyledi. Aday sayısı Eylül ayında 6’ya indirilecek ve kazanan 50 bin sterlinin sahibi olacak.Milliyet Sanat
Reklam