Facebook'un Yeni Özelliği: Facebook Save
Facebook, kullanıcılar tarafından zaman zaman istenen önemli bir özelliği devreye almaya başladığını resmi blogu üzerinden açıkladı. “Save” adı verilen yeni özellik sayesinde, Facebook’ta gördüğünüz bir içeriğe daha sonrasında bakmanız için size özel bir alanda kayıt altına alıyor. Çoğu okuma ve RSS aracında “Save for Later” özelliği olarak gördüğümüz bu özellik sayesinde artık daha sonrası için kaydetmek için Save butonunu kullanabileceğiz. Önümüzdeki birkaç günde eklenmesi ve tüm kullanıcılar tarafından kullanılabilir hale gelmesi beklenen özellik, Facebook uygulamasının hem iOS hem de Android versiyonunda kullanılabilir olacak. Yeni özellikle birlikte menünüzde “Saved” adında bir klasör de açılıyor. Sadece okumak istediğiniz haberleri değil, dış bağlantıları, mekanları, Facebook sayfası bulunan müzik gruplarını ya da kitapları da burada kayıt altına alabiliyorsunuz. Kısacası burayı ister Foursquare’deki gibi bir to-do-list olarak kullanmanız, isterseniz de daha sonra incelemek ve saklamak istediğiniz linkleri kaydettiğiniz bir bookmark listesi olarak kullanabilmeniz mümkün. Facebook’un yeni Save özelliğini canlı olarak gösteren bir videoyu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.Webrazzi
Bu Ağaç 40 Farklı Türde Meyve Veriyor
Bu zamana kadar aşılama işlemi ile tek ağaçtan birden fazla meyve elde edildiği birçok kişi tarafından zaten bilinir. Peki, bir ağaçtan 40 farklı meyve alınabilir olduğunu söylesek? Mesleki deneyimde oldukça tecrübeli olan Sam Van Aken adlı kişi, gerçekleştirmiş olduğu melez ağaç ile bu durumu gerçeğe dönüştürdü. Fotoğrafta görmüş olduğunuz ağaç, aşılama işlemi sayesinde 40 farklı meyve verebiliyor. Şeftali, erik, kayısı, nektari, kiraz ve badem gibi mevsimine göre farklı farklı meyveler üreten ağaç, aynı zamanda rengarenk çiçekleri ile de ön plana çıkıyor. New York'ta bulunan bu melez ağaç özellikle yazları pembe, kırmızı ve beyaz gibi etkileyici renkte çiçekler açıyor.teknokulis
Tarihin En Garip ve En Korkunç 29 Bebek Fotoğrafı
Bebek fotoğrafları genellikle çok sevimli olurlar. Bizi sakın yanlış anlamayın zira bu fotoğraflardaki bebeklere asla sevimsiz demiyoruz sadece o an çok fotojenik olamamışlar.İyi eğlenceler dileriz...
Ramazanda İnternet'te En Çok Neleri Arıyoruz?
Türkiye’ye özel geliştirdiği ürün ve servislerle İnternet kullanıcılarının beğenisini kazanan Yandex’in ramazan ayı kapsamındaki aramalarla ilgili gerçekleştirdiği analize göre Türk halkı en çok “ iftar ne zaman ” diye sordu. Bu sene ilk orucun tutulduğu 28 Haziran’dan 22 Temmuz’a kadar geçen süreyi kapsayan analiz sonuçlarına göre “ sahur vakti ” en çok merak edilen ikinci konu oldu. Yemek tarifleri ve Ramazan ile aynı döneme denk gelen Dünya Kupası maçları ve LYS ile ÖSYM tercih kılavuzu ise en çok arananlar listesine girdi. Zeytinyağlı Yemek Tarifleri Popüler Oldu Yandex’te yapılan yemek tarifi sorguları içerisinde en çok zeytinyağlılar arandı. Ramazanın değişmez tatlısı güllaç ise yemek tarifleri arasında ikinci en çok aranan tarif olurken, İzmir köftenin nasıl yapıldığı da aramalarda zirveye oynadı. Dünya Kupası Ramazanı Renklendirdi Bu sene ramazan ayıyla kesişen Dünya Kupası, ramazan süresince İnternet kullanıcılarının aramalarına da etki etti. Dünya Kupası şampiyonu olan Almanya’nın en çok zorlandığı takım olan Cezayir ile yaptığı maç en çok aranan müsabaka olarak kayıtlara geçti. İspanya-Şili mücadelesi ve Brezilya-Almanya karşılaşmaları en çok aranan diğer konular oldu. Ramazan ayı içinde çok sayıda genci ve ailesini ilgilendiren LYS tercihleri kapsamında ise ÖSYM tercih kılavuzu en çok arananlar listesindeki yerini aldı. Peki siz Ramazan ayında en çok hangi aramayı yapıyorsunuz?teknolojioku
İngilizceye Bizden Geçen 30 Kelime
Esasen daha fazlası mevcut ama sizler için bu 30 kelimeyi seçtik. Bu kelimelerden bazılarının Arapça ve Farsça olduğunu düşünebilirsiniz ki öyledir ancak İngilizler bu kelimeleri Osmanlı'dan görüp aldığı için Türkçeden geçmiş olarak kabul ettik. Zira Osmanlı Türkçesi Arapça ve Farsçadan geniş şekilde etkilenmiş bir Türk diliydi.
Direksiyonda SMS Atan Sürücüler İçin Yeni Uygulama
Finlandiya Jyvaskyla Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen VisGuard adlı uygulama sayesinde, sürücüler direksiyon başında uzun süre mesajlaşınca uyarılıyor.Akıllı telefonlar için geliştirilen uygulamanın amacı sürücülerin yola odaklanmasını sağlamak. Sürücüler uzun süre telefonda vakit geçirirse, telefon ekranlarında üçgen biçiminde bir ikaz ışığı yanıp sönüyor. Bu sayede sürücülerin uyarılarak yola odaklanmaları hedefleniyor. Uygulama, yoldaki olası tehlikeleri belirlemek için hız ve yer verileriyle, telefonun kamera görüntülerini kullanıyor. Araştırmacı Tuomo Kujala Uygulama yaya geçitlerinde, dar virajlarda ya da kavşaklarda da sürücüleri uyarabilme özelliğine sahip diyor. Yaptıkları testler sonucunda sürücülerin yola dikkatinin yüzde 15 oranında arttığını belirten Kujala'ya göre 'Uygulamanın küçük bir riski var. Sürücüler, uygulamaya güvenerek, telefonla daha fazla vakit geçirebilirler'. Araştırmacılar bir yıl sonra uygulamanın, akıllı telefonlar dışında tüm sistemler için de uygulanabilir olmasını hedefliyor.BBC
Amerikalıların En Nefret Ettiği Sosyal Paylaşım Sitesi
Amerikalıların çoğu sosyal paylaşım sayfaları Facebook, Twitter ve LinkedIn'de saatler harcamalarına rağmen bu siteleri oldukça rahatsız edici buluyor. Salı günü yayınlanan Amerika Tüketici Memnuniyet Endeksi'ne (ACSI) göre Facebook, Twitter ve LinkedIn gibi sosyal medya sayfaları ülke genelinde en düşük puanı alan şirketler arasında yer alıyor. Ancak genel olarak sosyal medya şirketleri tüketici memnuniyeti endeksinde en kötü dördüncü sırada. Bu sektör 100 üzerinden 71 puan aldı. Tüketicilerin memnun olmadığı diğer sektörler sırası ile internet servis sağlayıcıları (63), kablolu TV şirketleri (65) ve havayolları (69). Bağımsız olarak ABD genelinde tüketici memnuniyetini ölçen ACSI, 6 binden fazla kişinin katılımı ile yapılan bir anket. ACSI konuyla ilgili raporunda, 'Mahremiyet kaygıları ve reklamların yaygınlaşması sosyal medyaya yönelik memnuniyeti düşürüyor. Buna ek olarak sosyal medya sayfaları çeşitli cihazlar üzerindeki kullanım kolaylığı ve sayfa performansı olarak da diğer e-ticaret şirketlerinin internet sayfalarının gerisinde kalıyor.' dedi. Bazı sosyal paylaşım sayfalarına ise diğer sosyal paylaşım sayfalarına olduğundan daha fazla nefret ediliyor. Örneğin Facebook ile LinkedIn araştırmada yer alan yedi sosyal paylaşım sayfası içerisinde en düşük puanı alan sayfalar. Her iki sayfanın puanı da 67. ASCI müdürü David VanAmburg konuyla ilgili yorumunda bunun nedeninin bu sayfaların kullanımının diğer sayfaların kullanımına kıyasla daha karmaşık olması ve reklamların bu sayfalarda daha fazla öne çıkması olabileceğini söyledi. Twitter'de tüketicilerin pek de memnun olduğu bir sayfa değil. Twitter'ın puanı 69. Diğer yandan ACSI raporuna göre kullanıcıların Pinterest'ten memnuniyet arttı. Bu sayfanın memnuniyet endeksi geçen yıla kıyasla yüzde 6 yükselişle 76 puana çıktı. VanAmburg yorumunda, 'Pinterest'te reklamlar artık daha az önce çıkıyor ve daha az rahatsız edici. Ayrıca Facebook ve LinkedIn'deki sosyal etkileşim modelleri ve katmanlarına kıyasla bu sayfada 'pin' yapmak genel olarak daha kolay algılanıyor.' dedi. Facebook ACSI anketi ile ilgili açıklama yapmayı kabul etmezken LinkedIn'den ise yorum almak için kimseye ulaşılamadı. Yine de sosyal paylaşım sayfaları bir önceki yıla kıyasla kullanıcıları daha fazla mutlu ediyor: Sosyal medyaya yönelik memnuniyet genel olarak geçen yıla kıyasla yüzde 4,4 arttı. VanAmburg buna neden olarak bu sayfalarda işlevselliğin iyileştirilmiş olması ve yeni özelliklerin getirilmesini gösteriyor. Ancak genel olarak memnun olmamaları tüketicileri bu sitelere girmekten de alı koymuyor. Amerikalar geçen yıl sosyal medyada günde ortalama 3,2 saat harcadı. Tüketici memnuniyetsizliği bazen müşteri hizmetlerinin sorunları çözmemesinden de kaynaklanıyor: Şifrelerini unutan ya da bir özelliği çözemeyen kullanıcılar kimi zaman daha kafa karıştırıcı bir bilgiyle ya da sessizlik ile karşılaşıyor. İşte, bu tarz sorunları daha hızlı ve iyi şekilde çözmek için yapmanı gerekenler: İlk önce aradığınız sorunun cevabının sayfada olup olmadığına bakın. Bazen bu yöntem şirketin müşteri hizmetlerine ulaşmaktan daha kolay ve hızlı olabiliyor. Eğer bu işe yaramazsa, müşteri hizmetleri ile iletişime geçmek isteyebilirsiniz. Ancak bunu doğru yoldan yapmanız önemli. Danışma şirketi Chip Bell Grup'un kurucusu ve 'The 9 1/2 Principles of Innovative Service' (Yaratıcı Hizmetin 9,5 Prensibi) adlı kitabın yazarı Chip Bell, sosyal medya şirketlerinin geleneksel çağrı merkezi yaklaşımından çok online yanıt sisteminde uzmanlaştığına dikkat çekiyor. Bu da müşteri hizmetlerinin email adresini bulup belirtilen platform üzerinden sorunla ilgili mesaj atmanız anlamına geliyor. Sorununuzu net bir şekilde belirttiğinizden ve sorunu çözmek için neler yaptığınızı yazdığınızdan emin olun. Bell bu konuda, 'Durumun aciliyetini ve önemini belirten bir başlığın olduğu mail her zaman önemlidir.' diyor. Taciz ve güvenlik ile ilgili konularda ise sosyal medya şirketleri genel olarak çözüm sürecini hızlandıracak adımlar atıyor. WSJ
'Dünya Dışı Yaşam Okyanuslarla Mümkün'
İngiliz araştırmacılar, Dünya dışı yaşam arayışında en önemli bulgunun okyanuslar olacağını savundu. Gökbilimciler, okyanusların dış gezegenlerdeki iklimi düzene sokan en büyük etken olarak belirtti. Gökbilimciler, insanlığın yeni evi olabilecek gezegenleri yaşanabilir kılmak için okyanusların oluşturulması gerektiğini düşünüyor. İngiltere'nin East Anglia Üniversitesi (EAU) tarafından yapılan araştırma, dış gezegenlerde yaşama olanak sağlayacak bir atmosfer oluşması için büyük bir okyanusun gerekli olduğunu öne sürdü. Astrobiology dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan David Stevens, 'Birçok dış gezegenin yıldızlarına çok yakın veya uzak olduğu için yaşam barındıramadığını biliyoruz... Bir gezegenin sıvı suya sahip olabilmesi için, yıldızından yeterli ışın ve ısı alacağı yaşanabilir bölge içinde yer alması gerekiyor' dedi. Stevens, yaşanabilir bölge teorisini kapsayan modellerin bugüne kadar okyanusların önemini yeterince ele almadığını savundu. Yaşanabilir bölge, bir yıldızın etrafında ne çok soğuk ne de çok sıcak olan ve sıvı su oluşumuna izin veren mesafe aralığı olarak biliniyor. Güneş Sistemi'nde yaşanabilir bölgede yer alan tek gezegen Dünya'mız iken, Venüs bu bölgenin ön sınırında, Mars ise arka sınırında yer alıyor. Venüs asit yağmurları ve 500 derece sıcaklıkla kavrulurken, Mars kuru ve donmuş bir halde bulunuyor. Orta noktada yer alan Dünya ise yaşam için gerekli tüm özellikleri barındırıyor. Okyanuslar istisna olabilir Stevens ve meslektaşları, her ne kadar yaşanabilir bölgede yer almanın çok önemli olduğu bilinse de, okyanusların dış gezegenlerdeki yaşam ihtimalini değiştirebileceğini düşünüyor. Okyanusların iklimi kontrol etme kuvvetinin çok yüksek olduğunu belirten EAU araştırmasında, 'okyanusların yıldızlardan yayılan ısıyla değişen yüzey sıcaklıklarının mevsimlere göre çok yavaş tepki vermesini sağladığı' ifade edildi. Böylece, sıcaklıklar gezegen genelinde yayılarak yaşama olanak verecek bir seviyede korunabiliyor. Gökbilimciler, bugün yüzeyindeki sıcaklık 100 derece civarında değişen Mars'ın, düşünüldüğü gibi bir zamanlar büyük okyanuslara sahip olduğunun ortaya çıkarılması halinde teorilerinin destekleneceğine inanıyor. Okyanusların iklimleri sabit tuttuğuna ve dış gezegenlerin iklim modelleri aracılığıyla incelenmesi gerektiğini savunan Stevens, kayalık dış gezegenlerdeki en önemli bulgunun, küresel okyanuslara sahip olup olmadıklarını tespit etmekten geçeceğini belirtti. Kaynak: Al Jazeera
Google Chrome Dizüstülerin Pilini Sömürüyor
Yarışa en son katılmasına rağmen dünyanın en popüler web tarayıcısı olmayı başaran Google Chrome, yeni bilgisayara yüklenen ilk yazılımlardan biri olmasına rağmen, çok büyük bir dezavantaja sahip. Google Chrome’u diğer tarayıcılara kıyasla iyi bir seçenek kılan sayısız özelliği var fakat yıllardan beri dizüstülerimizin şarjını sömürüyor. Forbes Dergisi’nden Ian Morris, 2010 yılından bu yana, Chrome kullanılan dizüstü bilgisayarların pilinin, diğer bilgisayarlardan yüzde 25 oranında daha çabuk bittiğini yazıyor. Google ise 4 yıldır bu soruna dair herhangi bir çözüm geliştirmiş değil. Chrome, Windows işletim sistemiyle çalışan bir bilgisayarda kullanıldığında, sistem saniyede bin kez Chrome’un herhangi bir işleme ihtiyaç duyup duymadığını kontrol ediyor. Chrome arka planda çalışsa dahi, bu aşırı kontrol mekanizması çalışmaya devam ediyor. Firefox ve Opera gibi tarayıcılar ise sistemin saniyede 60 civarı kontrol yapmasına ihtiyaç duyuyor. Bu sorunu aşmak Google için zor olmasa gerek. Aslına bakılırsa, zor bile olsa çözmeleri hayati önem taşıyor çünkü Chrome’un bundan başka hiçbir sorunu yok.Stuff