Samsung Galaxy Alpha Ne Kadar Başarılı?
Galaxy Alpha Samsung‘un radikal bir değişikliğe gittiği ilk telefonu olma özelliğine sahip. Çünkü daha önce hiç bir telefonunda metal çerçeve kullanmamıştı. Gerçi bu saye de cihaz daha dayanıklı ve şık görünüm kazanmış gibi gözüküyor. Tahminimizce bundan sonraki galaxy serilerinde de bu metal çerçeve benzeri tasarımlarını göreceğiz. Galaxy Note 4’te de bu metal çerçevenin kullanıldığını da belirtmeden geçmeyelim.Metal çerçeve kullanılmış olmasına rağmen cihaz gerçekten çok hafif. 115 gram ağırlığına sahip olan Alpha‘yı cebinize koyduğunuz da cihazın nerede olduğunu bazen unutabilirsiniz. 720*1280 çözünürlüğe sahip Samsung Galaxy Alpha, 4.7 inç değere sahip bir ekran kullanılıyor. Bu ekranda da inç başına düşen piksel sayısı ise sadece 312. Bu değerin biraz ortalama bir değer olduğunu da hatırlatmış olalım. Ekran çözünürlüğü ise 720 x 1080 piksel. Bunun anlamı ise HD çözünürlük demek olduğunu sanırım belirtmemize gerek yok.  iPhone ile kıyaslanmaz ise de Samsung Galaxy Alpha ekranının daha parlak olduğunu belirtmeliyiz. Cihazın ekranında Gorilla Glass’ta bulunuyor ancak hiç bir dökümanında kaç seviye olduğu belirtilmemiş. Tecrübelerimize göre Gorilla Glass 3 bulunuyor diyebiliriz, çünkü ekranın verdiği his diğer 3. seviye Gorilla Glass’larla neredeyse birebir aynı.
İşte FIFA 15'in En Hızlı 20 Futbolcusu
FIFA 15, FUT ve FIFA World oyun modlarında yer alan  en hızlı oyuncuların sıralamasını sizler için hazırladık. FIFA 14'de göre bu yılki oyunda hızlı futbolcuların önemi dahada arttı.  Kimi futbolcular hızlı ama beceriksiz, bazı futbolcular ise hız ve becerileriyle tam bir gladyatör. Bu futbolcular sahanın tozunu attıracak kadar hızlılar..TOP 20 HIZLI FUTBOLCULAR
iPhone 6 Plus'ın Bükülme Sorunu Çözüldü mü?
Bu yıl Apple'ın merakla beklenen yeni telefonu iPhone 6 Plus'ın bükülme problemi çözülmüş olabilir. Bir Reddit kullanıcısı tarafından ortaya koyulan detaylar bunu destekler yönde.Apple'ın piyasaya sürdüğü yeni akıllı telefonları iPhone 6 ve iPhone 6 Plus kuşkusuz satış rakamlarıyla oldukça dikkat çekiyor. Fakat dikkat çektiği tek yönleri bu değil.Takipçilerin yakından bileceği üzere iPhone 6 Plus özellikle kolay bükülme problemi nedeniyle oldukça tartışma konusu olmuştu.Bu tartışmalar hala süre dursun Reddit'te bir kullanıcı yeni üretilen iPhone 6 Plus'ların önceki iPhone 6 Plus'lardan daha güçlü bir metal ile üretildiğini savunuyor.20 gramlık bir fark söz konusuKullanıcı, önceki iPhone 6 Plus'ının rahat büküldüğünü fakat yeni aldığı iPhone 6 Plus'ın daha farklı bir tutuş hissiyatı verdiği ve telefonları karşılaştırdığında yeni telefonun 20 gram daha ağır olduğunu söylüyor.Apple tarafından bu konuya dair hala açıklama gelmemiş olması ise bu varsayımı oldukça güçlü kılıyor. Bükülme probleminin oldukça sükse yarattığını düşünürsek Apple bu sorunu sessiz bir şekilde çözmüş de olabilir.ShiftDelete.Net
Google'dan Bedava Uluslararası Konuşma İmkanı
Google, Hangouts hizmetini öne çıkarmak için uluslararası arama yapma özelliği sunacak. İlk dakikası bedava olacak hizmet, 2015'te tüm ülkelerde geçerli olacak.Google, Gmail, Google+ ve Chrome üzerinde kullanılabilen Hangouts üzerinden uluslararası arama yapma seçeneğini hayata geçirdi. Google'ın sessiz sedasız duyurduğu yeni hizmet, 2014 sonuna kadar 25 ülkede geçerli olacak ve aramaların ilk dakikası ücretsiz olacak.Google Hangouts ile uluslararası arama yapabilmek için Google hesabına arama kredisi yüklenmesi gerekiyor. Kullanıcılar, aynı anda birden fazla arama yaparlarsa, sadece bir tanesinin ilk dakikasını bedava konuşabilecek.Android ve iOS cihazlarda Hangouts uygulaması ile sunulacak uluslararası arama yapma hizmetini, Google hesabına sahip olan herkes PC'lerinde Gmail veya Google+ ile de yapabilecek. Google'ın verdiği bilgiye göre, Hangouts ile arama yapabilecek olmanıza rağmen aramaları, kısa mesajları ve sesli mesajları almak için sadece ABD'de sunulan Google Voice hesabı gerekiyor.Google, yabancı ülkelerde iletişim kolaylığı sunmak için hayata geçirdiği yeni özellikle Hangouts kullanımının artmasını hedefliyor. Hangouts ile sunulan uluslararası arama özelliğiyle ilgili daha fazla bilgi almak için bu bağlantıya bakabilirsiniz.Al Jazeera
Pirate Bay Kurucusuna Hapis Cezası
Meşhur Pirate Bay'in kurucularından Gottfrid Svartholm Warg, gerçekleştirdiği bir hack saldırısı sebebiyle yaklaşık olarak 4 yıl boyunca hapishanede misafir edilecek.Meşhur paylaşım sitelerinin başında gelen Pirate Bay'in kurucu üyelerinden biri olan Gottfrid Svartholm Warg gerçekleştirilen uzun soluklu dava neticesinde 3,5 yıllık hapis cezasına çarptırıldı. Danimarka'da süren dava görüşmelerinde 30 yaşındaki Warg'ın ve 21 yaşındaki bir başka ismin, 2012'de gerçekleştirdikleri bir hack saldırısı sebebiyle suçlandığı açıklandı.Danimarkalı IT hizmet sağlayıcısı CSC'nin 2012 yılında uğradığı sanal saldırının sorumlusu olarak gösterilen iki kişi, mahkemenin iddiasına göre A vrupa vatandaşlarına ait 91 bin sosyal güvenlik numarası, ehliyet lisans numarası ve çok sayıda polis kaydını ele geçirmiş .Warg kendini savunduMahkemenin başındaki isim, Yargıç Kari Sorensen ise iki yıl önce gerçekleşen bu saldırıların tamamen bilinçli yapıldığını , belli bir sistematik çerçevesinde kişisel çıkarlar için üçüncül şahısların verilerinin çalındığını dile getirdi. Bu arada Pirate Bay kurucusu Warg mahkemeye, kişisel bilgisayarının başkaları tarafından uzaktan kontrol vasıtasıyla kullanıldığını ve hack saldırılarını kendisinin yapmadığını belirtti. Yine de mahkemenin kararı sabit kaldı.Gottfrid Svartholm Warg böylece yaklaşık olarak 4 yıl boyunca hapishanede hayatına devam edecek.SDN
Diyanet'ten Kertenkele Dizisine Tepki
Diyanet İşleri Başkanlığı, bir televizyon kanalında yayınlanmaya başlayan dizi filmde yer alan 'sahte imam' karakteriyle ilgili, 'Geçmiş dönemlerde kaldığını düşündüğümüz bu tarz senaryoların cübbeyle, sarıkla ve bu kıyafetlerin taşıdığı değerleri küçük düşürücü tiplemelerle bir dizide karakterize edilmesini tasvip etmek asla mümkün değildir' dedi.Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamada, 'Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında yayınlanmaya başlayan bir dizi filmde 'sahte imam' karakteriyle yansıtılan tipleme ile ilgili olarak Başkanlığımıza gelen yoğun tepkiler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına lüzum görülmüştür.Filmde karakterize edilen 'sahte imam' tiplemesi toplumsal saygınlığı olan din görevlilerimizi derinden yaralamıştır. Geçmiş dönemlerde kaldığını düşündüğümüz bu tarz senaryoların cübbeyle, sarıkla ve bu kıyafetlerin taşıdığı değerleri küçük düşürücü tiplemelerle bir dizide karakterize edilmesini tasvip etmek asla mümkün değildir. İmamın sosyal dünyasındaki yeri ve rolü hakkında gerçekliği tahrif ederek ortaya konan bu tipleme karşısında başta kanal yöneticileri olmak üzere ilgili makamların gerekli duyarlılığı göstereceğinden kuşkumuz yoktur. Geçmişte yaşanan acı hatıralar hala hafızalardayken, dini değerlere saygıda bir seviye kazanan yayın hayatımızın tekrar bu seviyenin altına inmesini en hafif ifadeyle dikkatsizlik ve özensizlik olarak değerlendirmek istiyoruz. Bu açıklamamız sonrasında bu tür senaryolarda İslam'ın temel esaslarını, Hz. Peygamber'in ve toplumsal saygınlığı olan şahsiyetlerin değerini aşındırıcı tarzda konu edinilmemesi noktasında bir bilincin oluşması temennimizdir' denildi.Beyaz Gazete
Reklam
15 Fotoğrafta Sonbahar Renkleri
Sonbaharın güzelliği renkleri her zaman bizi büyülemiştir.Sonbahara birde fotoğrafçının gözünden bakmaya ne dersiniz işte ortaya çıkan o muhteşem fotoğraflar
Reklam
Aslında Hangi İşi Yapmalısın?
etiket
Sen bu dünyaya hangi işi yapmak için geldin, neye yeteneğin var, potansiyelin ne? Bu soruların cevabını öğrenmek için tek bir yol var!..
Reklam
Facebook ve Twitter'dan 'Şiddeti Teşvik' Edene 50 Bin Lira Para Cezası
Eskişehir Başsavcı Vekili Celalettin Karanfil, Yargıtay'ın uygulamalarıyla Facebook ve Twitter'ı da 'basın' kapsamında değerlendirdiğini söyledi.Eskişehir Başsavcı Vekili Celalettin Karanfil, 'Facebook ve Twitter 'basın' gibi kabul edilmiyordu. Yargıtay uygulamalarıyla şimdi bunu kabul etti. Burada normal vatandaş da sporda şiddeti teşvik ediyorsa aynı suç, aynı ceza onlar için de geçerli. Bununla ilgili 5 binden 50 bin liraya kadar para cezası var' dedi.Karanfil, Anadolu Spor Gazetecileri Derneği (ASGD) Eskişehir Şubesi'nce düzenlenen söyleşide yaptığı konuşmada, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun çıkarılmadan önce statların adeta kan gölü haline geldiğini iddia etti.En basit suçun hakaret olduğunu, bununla ilgili de kulüplere ciddi para cezaları kesildiğini anlatan Karanfil, 'Bugüne kadar sporda şiddet üzerine çok şeyler konuşuldu. Bugün 'futbol nereye gidiyor?, seyirci nerede?' sorusunu soruyoruz. İlk önce spor branşlarında seyirciyi nasıl tribünlere getiririz. Bunların üzerinde çalışmamız lazım.Kulüp yöneticilerine, federasyona, sporculara ve basın mensuplarına özellikle eğitim faaliyetleri konusunda büyük görevler düşüyor' diye konuştu. Seyirci için en büyük cezanın 'seyirden men' cezası olduğunu belirten Karanfil şöyle devam etti:'Seyirden men cezası alan kişi, karakola gidip imza atmak zorunda. Atmadığı her maç için 500 lira ceza kesiliyor. 20 bin lirayı bulan cezalar var. Onun için seyirden men cezasının aslında yaptırımının da olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu yasa tüm spor branşlarında geçerli, sadece futbolda değil hatta buna amatör ligler de dahil.'Karanfil, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 22.maddesinin basın ve basın yayın yoluyla yapılan şiddete yönelik olduğunu dile getiren Karanfil, şunları kaydetti:'Yargıtay'ın son uygulamaları kapsamında Facebook ve Twitter üzerinde yapılan yayınlar da bu kapsamda görülüyor. Facebook ve Twitter'de yazılanlara da dikkat etmesi gerekiyor. Gazete sahibine 100 bin liradan 500 bin liraya kadar para cezası kesilebiliyor. Bugüne kadar Trabzon'da bir gazeteye bu ceza kesildi. Facebook ve Twitter 'basın' gibi kabul edilmiyordu. Yargıtay şimdi bunu kabul etti. Burada normal vatandaş da sporda şiddeti teşvik ediyorsa aynı suç, aynı ceza onlar için de geçerli. Bununla ilgili 5 binden 50 bin liraya kadar para cezası var. Ayrıca 3 ay seyirden men cezası veriliyor.'T24
Facebook’un Uygulaması Çalıntı Çıktı!
Geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaşmış olduğumuz haberimizde Facebook’un yepyeni uygulaması Room ‘dan bahsetmiştik…Gerçek isminizi kullanmak zorunda olmadığınız ilk Facebook uygulaması olarak da nitelendirilen Facebook Roomyayımlanmasından kısa süre sonra gündeme bomba bir iddia ile oturdu. Facebook Room çalıntı çıktı!İnternet gündemine bomba gibi düşen bu iddia Room Inc. İsimli bir şirketten geldi. Firmanın adından da anlaşıldığı gibi ortada büyük bir benzerlik var. Peki Facebook ’un bu ayrıntıyı atlamış olması ve gerçekten Facebook Room ’uRoom Inc şirketinden “esinlenmiş” olabilir mi?Room Inc şirketinden gelen açıklama ise bu sorulara kesin yanıt verircesine sert ve kararlı geldi. Room Inc.’nin ortağı ve CTO’su olan Damien Rottemberg, “ Facebook gibi bir firma, nasıl oluyor da hem isim olarak hem de uygulamanın içeriği olarak ürettiğimiz bir projeyi piyasaya çıkarır, doğrusu anlayamadık. Biz böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğiz: Hem kendimiz hem de fikirleri çalınan fikir ve vizyon sahibi girişimciler adına” dedi.Yapılan açıklama sonrasında henüz Facebook tarafından bir açıklama gelmese de bu durum Facebook ’un ilk kez karşılaştığı bir durum değil. Facebook ’un geçtiğimiz aylarda duyurduğu “Paper” uygulamasının da çalıntı çıkması ile başı oldukça ağrımıştı ve attığı birçok adımı geri çekmek zorunda kalmıştı.Bakalım Facebook bu durum karşısında nasıl bir yol izleyecek ve yayımladığı uygulamasını geri çekecek mi? Yoksa Room Inc şirketini satın alma yoluna mı gidecek bekleyip göreceğiz…Silikonvadisi
Paylaşılmak İçin Kasım Ayını Bekleyen Parçalar
Her sene heyecanla beklediğimiz Kasım ayının başlamasıyla hepimizi bir gerginlik almış olabilir. Sonuçta bu ay paylaşım yapılacak çok fazla konu ve şarkı, ay dolayısıyla izlenecek çok fazla film var. 'Aman ha hiçbirini kaçırmayalım' diye birkaç şarkı önerimiz olacak.
Reklam
Uçakta Cep Telefonuna Şartlı İzin
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden (SHGM) yapılan açıklamada, uçaklarda cep telefonu başta olmak üzere taşınabilir elektronik cihazların kullanımına belirli şartlar altında izin verildiği bildirildi.Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçaklardaki taşınabilir elektronik cihazların (cep telefonu, tablet bilgisayar, dizüstü bilgisayar, elektronik oyun konsolu, elektronik kitap, MP3 çalar vb.) uçuşun her aşamasında kullanımına yönelik yeni bir genelge yayınladı. Genelgeye göre, 21 Ocak 2014 tarihinde yapılan düzenlemeyle bu cihazların uçuş sırasında kullanımına belirli şartlar altında izin verildiği hatırlatılarak, yapılan değerlendirmeler ve uluslararası uygulamaların incelenmesi sonucunda, belli hususlar çerçevesinde taşınabilir elektronik cihazların uçuş esnasında kullanılmalarına müsaade edildiği vurgulandı.HAVAYOLU ŞİRKETLERİ GARANTİ EDECEKYeni genelgeye göre, taşınabilir elektronik cihazların uçakta kullanılmasına izin vermek isteyen havayolu şirketleri, uçuş öncesinde bu cihazların uçağın emniyetle işletilmesine etkisinin olmadığına emin olacak ve bu cihazların uçağın elektronik sistemlerini, donanımını ve özellikle seyrüsefer ve iletişim sistemlerini etkilemediğini garanti altına alacak.Taşınabilir elektronik cihazların uçuş sırasında kullanım şartlarını kesin olarak tanımlayacak olan havayolu şirketleri, bu cihazların ne tip hava araçlarında, ne zaman ve hangi koşullar altında kullanılabileceğini belirleyecek.KAPI KAPANMADAN ÖNCEYeni kurallar doğrultusunda, yolcu, uçağa binişten sonra, kapı kapatılıncaya kadar cep telefonlarını veya taşınabilir elektronik aletlerini açık olarak kullanabilecek. Kapının kapatılmasıyla birlikte, tüm elektronik cihazlar ikinci bir anonsa kadar 'uçuş modunda' kullanılacak.Uçağın havalanmasının ardından, seyir yüksekliğine gelinmesiyle birlikte kabin amiri anons yaparak cihazların kullanımının serbest bırakıldığını bildirmesiyle yolcular cihazlarını açabilecek. Ancak bu konuda havayolu şirketleri farklı uygulamalara da gidebilecek.UÇUŞ EMNİYET KARTI HAZIRLANACAKHavayolları bu konuda daha fazla bilgi için koltuk ceplerine bilgilendirici uçuş emniyet kartı koyacak. Emniyet Bilgilendirme Kartlarında, söz konusu cihazların kullanımına yönelik standart uygulama usulleri belirtilecek.UÇUŞ PERSONELİ TAKİP EDECEKTaşınabilir elektronik cihazların kullanımına ait uygulamalar, yolcular emniyet kemerlerini bağlamadan önce anons edilecek ve uçuş mürettebatı tarafından verilen talimatlara her koşulda riayet edilmesi gerektiği açıkça vurgulanacak. Taşınabilir elektronik cihazların uygun şekilde kullanıldığına dikkat edilecek, şüphe halinde cihazın kapatılması sağlanacak ve cihazlardaki batarya sızıntılarına ve aşırı ısınmaya gerektiğinde müdahale edilecek.Hüseyin ASLIYÜCE - DHA
Biz Yoğun Siyasete Maruz Kalırken Dünya Biliminde Yaşanan 23 Mühim Gelişme
etiket
Malumunuz, uzun zamandır, dünya gündeminde Türkiye'nin bahsinin geçmesini sağlayan tek özellik, Ortadoğu'da yer alan bir ülke olması.. Birçok alanda olduğu gibi bilimdeki gelişmeleri de dışarıdan takip eden bizler,  'zorunlu kimya tartışılmıyor' sözlerini tartışırken, birkaç ay içerisinde, bilim alanında hangi önemli gelişmeler yaşandı bir göz atalım..
Reklam
Altın 4 Yılın En Düşüğünde
Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı 1172,52 dolara kadar geriledi. Bu düşüşle birlikte altın fiyatı ons bazında son dört yılın en düşük seviyesine gerileyerek Ağustos 2010'daki değerine geriledi.Serbest piyasada dolar 2,1966 lira, euro 2,7592 lira seviyesinde işlem görüyor.Altının gram fiyatı serbest piyasada dolardaki düşüşle de birlikte 82,86 liraya kadar geriledi.Saat 11:30 itibariyle altın fiyatları Kapalıçarşı'da düşüşünü sürdürüyor.Altının gramı 83,20 lira, çeyrek altın 136 lira ve Cumhuriyet altını ise 559 liradan el değiştiriyor.ALTINDA YENİ HEDEFLERTurkishFX, altın piyasasının durumuyla ilgili olarak hazırladığı günlük raporunda şu yorumu yatırımcılarla paylaştı:Altın dün Asya oturumunda en yüksek 1215.70$ seviyesini görse de ABD tarafında gelen 3.çeyrek büyüme verisinin beklentilerden iyi gelmesi ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) beklenmedik şekilde parasal genişlemeyi 70 trilyon yen'den 80 trilyon yen'e çıkarmasıyla, gün boyu ve Asya oturumunda görülen sert satışlarla en düşük 1184.13$ seviyesine kadar indi.
Depremde GSM Kullanılamayacak
Deprem ve benzeri doğal felaketler mobil iletişimi sekteye uğratıyor. En son örneği Gökçeada merkezli depremde yaşanan bu durumu mevcut teknolojiyle kısa vadede çözmek mümkün değil.Marmara bölgesinde 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ilk olarak GSM şebekelerini vurmuş ve iletişim çökmüştü. Uzun bir süre kimse birbirini arayamamış ve iletişimde kopukluk yaşanmıştı.O dönemki kadar olmasa da benzer bir durum geçtiğimiz günlerde yaşanan Gökçeada merkezli depremde de ortaya çıktı. Özellikle İstanbul ve yakın çevresinde hissedilen depremden hemen sonra telefonlarına sarılanlar derin bir sessizlikle karşılaştılar. Şebeke çöktü ve kimse birbiriyle haberleşemedi. Yaklaşık 45 dakika süren bu durum şebekenin düzelmesiyle ortadan kalktı.Ancak birçok kişinin aklına 'bu kadar küçük bir depremde bile GSM şebekesi çöküyorsa çok daha büyük bir felakette ne olur?' sorusu geldi. Gerçekten de böyle bir durumda ne olur?Şebeke yapısıBu soruya cevap vermeden önce GSM şebekelerinin yapısına bakmak gerekiyor. GSM temelde cell yani hücre adı verilen mantıkla çalışıyor. Her bir hücre baz istasyonları arasında kuruluyor ve bu alanda yer alan kullanıcı görüşme yapabiliyor. Şebekelerin kurulma mantığı aynı anda abone sayısının belli bir oranının görüşme yapacağı mantığı üzerine kuruluyor. Karmaşık bir hesap olsa da kabaca her bir operatör abone sayısının yüzde 25-30'unun aynı anda görüşme yapacağını öngörerek bir altyapı kuruyor.Normal bir günde elbette bu tahmini ortalama oran aşılmıyor. Çünkü herkes aynı anda görüşme yapmıyor. Ancak deprem ya da benzeri bir acil durumda herkes aynı anda telefon açtığında şebeke bu yükü kaldıramıyor. Benzer sorun stadyum ya da benzeri kalabalık ortamlarda da yaşanıyor.Elbette yüzdeyi artırmak mümkün. Ancak bu bir yandan ekonomik diğer yandan teknik olarak çok zor. Ekonomik olarak zor çünkü hiçbir operatör bütün abonelerinin aynı anda görüşme yapacağı bir altyapıyı sürdürülebilir görmüyor. Teknik olarak da bu mümkün değil çünkü baz istasyonu sayısını artırmak gerekiyor ki bazı durum ve yerler için bu da yapılamıyor.Yani bu türde bir altyapıyı Türkiye'deki 70 milyona yaklaşan GSM abonesi için sürekli ayakta tutmak teknik ve ekonomik olarak mümkün değil. Operatörler de resmi olarak olmasa da gayrı resmi olarak bu durumu kabul ediyorlar. Yine de bu durum için Turkcell, Vodafone ve Avea'dan görüş istediğimizi ancak olumlu yanıt alamadığımızı da belirtelim.Dünyada durum nasıl?Dünyada yaşanan deprem olaylarında da GSM şebekeleri çöküyor. Örneğin 2011 yılının Mart ayında Japonya'da yaşanan 8.9 büyüklüğündeki depremde de benzer bir durum yaşanmıştı. Şebekenin çökmesinin önemli bir sebebi sadece fiziksel hasar değil aynı zamanda herkesin aynı anda iletişime geçme isteği olarak açıklanmıştı.Japonya'da deprem sonrası sabit telefonlar mobil rakiplerine oranla daha az hasar gördü ve daha rahat iletişim yapıldı. Ayrıca deprem sonrası sabit telefonlarda sırayla arama mantığını kullanan Japonlar, bu sayede şebekeyi rahatlatmayı da başardı. Japonya örneğin kişiler sabit telefonlardan sırayla arama yaparak tıkanmanın bir nebze olsun önüne geçmeyi başardılar.Benzer bir durum 2010 yılında Haiti'deki deprem sonrasında da yaşandı. Sabit ve mobil hatların çöktüğü ülkede gönüllülerin oluşturduğu bir grup internet ve sosyal ağlar üzerinden örgütlenerek kayıplar ve yardımlar konusunda devlet ve diğer kuruluşlara yardım etti. Ayrıca internet üzerinden bölgede yaşayanları su baskını, yiyecek ve su eksikliği gibi konularda uyardı.İnternet ve SMS çökmediGökçeada merkezli depremde sesli iletişim kesilse de SMS ve mobil internet bağlantısı çökmedi. Birçok kişi telefonla ulaşamadığı yakınlarına WhatsApp ve benzeri anında mesajlaşma yazılımlarını kullanarak gerek mobil gerekse sabit internet üzerinden ulaştı. Zaten sektörü düzenleyen kurum olan BTK da deprem sonrası yaptığı açıklamada SMS ve internetin kesilmediğini ifade etti.Şebekenin çökmesi mevcut durumda kesin gibi olduğundan kullanıcıların alacağı önlemler ve bilinçli yaklaşımlarla bu 'çökme' süresi kısaltılabilir. Bunun için bazı önlemler almak ve mobil şebekeleri gerektiği kadar kullanmak konusunda çalışmalar yapılmalı.Ne yapmak gerekiyor?Sektörü düzenleyen Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu BTK'nın acil durumlarda iletişim konusunda çalışmaları bulunuyor. Her ne kadar bu haber için görüş isteğimize BTK olumlu yanıt verseme de bu konuda çalıştıkları biliniyor. Deprem sırasında çökmeyen özel bir yapı üzerinde çalışan BTK en azından acil durum ekiplerinin haberleşmesini sağlamayı amaçlıyor. Üzerinde çalışılan sistemde belli illerde bulunan gezici baz istasyonları ile Türkiye'nin birçok yerinde özel altyapılar kuruluyor. Ancak bu çalışmaların son durumu nedir, sistem ne kadar çalışıyor ve neler yapılıyor net olarak bilinmiyor.Deprem ve benzeri durumlarda vatandaşların yani kullanıcıların da alacağı bazı önlemler bulunuyor. Bu sayede şebekenin çökmesi engellenemese bile çökme süresinin kısaltılması mümkün oluyor. İşte bireysel olarak alınacak bazı önlemler:Görünen o ki eski depremlerden yeteri kadar ders alınmıyor. Olası bir depremde mobil iletişim kesin olarak çökecek. Önemli olan bu durumun ne kadar süreceği ve şebekenin tekrar ne zaman çalışır hale geleceği. Böyle bir durumda sadece kurum, devlet ya da şirketlere değil bireylere de önemli görevler düşüyor.Deprem ve benzeri durumlarda vatandaşların yani kullanıcıların da alacağı bazı önlemler bulunuyor. Bu sayede şebekenin çökmesi engellenemese bile çökme süresinin kısaltılması mümkün oluyor. İşte bireysel olarak alınacak bazı önlemler:Öncelikle acil bir durum yoksa sesli iletişimi kullanmamak gerekiyor. Mümkünse iletişimiçin SMS ya da anında mesajlaşma yazılımları (WhatsApp, Line, TicToc, Skype ya da benzeri) yöntemler kullanılabilir.Acil durumlarda telefon, tablet ya da bilgisayarı ağ trafiğini yavaşlatacak video izleme ve benzeri amaçlar için kullanmamak gerekiyor.Sesli iletişimi kullanıyorsak mümkün mertebe uzun görüşmelerden kaçınmak gerekiyor.Görünen o ki eski depremlerden yeteri kadar ders alınmıyor. Olası bir depremde mobil iletişim kesin olarak çökecek. Önemli olan bu durumun ne kadar süreceği ve şebekenin tekrar ne zaman çalışır hale geleceği. Böyle bir durumda sadece kurum, devlet ya da şirketlere değil bireylere de önemli görevler düşüyor.Özgür Çetin - Al Jazeera Turk
Reklam