Birincisini 2012 yılında yazdığım yazımı, zaman içerisinde bazı sitelerin kaybolup yerine yenilerinin gelmesi yüzünden güncellemek zorunda kalmıştım. Zaman ilerledikçe bir kez daha güncellemek lazım geldi. Ortadan kaybolanları listeden çıkartıp yeni çıkanları en alta ekledim. Bence facebook, twitter, google plus hayranlığı bırakılıp ülkemizde ortaya çıkan bu sosyal ağlara mutlaka şans verilmeli.Not 1: Listeye almayı unuttuğum, gözümde kaçan ya da bilerek listeye eklemediklerim de vardır. Merakınız varsa Google amcaya sorabilirsiniz:)Not 2: Yazının orijinalinde onedio sitesi de vardır. Tekrar ekleme gereği duymadım:)Not 3: Zaman içerisinde bu sitelerden bazıları yok olup yerine yenileri çıkacaktır. Elimden geldiği kadar güncellemeye çalışacağım. Başka siteler varsa yorum bölümüne ekleyebilirsiniz.
Origami, tarihi yüzyıllar öncesine dayanan Japon kağıt katlama sanatıdır. Fakat bu çalışmalar bir cümle önce verdiğimiz basit tanımın fazlasıyla ötesindeler.İyi eğlenceler dileriz...
Çin'in Google'ı olarak bilenen Baidu'nun da 'akıllısı' geliyor. Ama bu ne bir telefon; ne de TV...Çin'in dev arama motoru Baidu , Çin dışında çok tanınmıyor. Ancak milyara yaklaşan kullanıcı sayısıyla, aslında Google kadar büyük bir servis. Üstelik Çin'deki tekel konumu nedeniyle Google'dan daha çok para kazandığını da unutmamak lazım.Şimdi bu dev şirket, obeziteyle savaşan ve sağlıklı yaşam imkanları için taklalar atan, cep telefonundaki fitness uygulamalarına bel bağlayan umutsuz insanlar için akıllı bisiklet tasarlamaya girişti. Elbette bisikletin birincil hedefi, her yere bisikletle giden Çin vatandaşları. Ancak piyasaya çıktıktan sonra Çin'le sınırlı kalmayacakmış gibi görünüyor zira bisiklet son derece yetenekli.Kullanıcının kalp ritmini ölçen, telefonu şarj eden, güçlü ışıklandırma sistemleri sayesinde geceleri de rahatça kullanılabilen, modern çağın akıllı bisikleti olarak tanımlanan bisiklet, Çin'den çıkan devrimsel bir ürün olabilir mi, göreceğiz...
Were Dengê Min - Sesime Gel', Latin Amerika'nın en köklü sinema etkinliği Mar Del Plata Film Festivali'nde en iyi film dahil üç ödül birden kazanarak tarih yazdı.Hüseyin Karabey’in yönettiği ‘Were Dengê Min – Sesime Gel’, Arjantin’de düzenlenen Latin Amerika’nın 60 yıllık en köklü sinema etkinliği Mar Del Plata Film Festivali’nde en iyi film dahil üç ödül birden kazanarak tarih yazdı. Festival tarihinde büyük ödülü ilk kez Türkiye’den bir filme verildi. 5 Aralık’ta Başka Sinema kapsamında gösterime girecek Hüseyin Karabey’in yönettiği ‘Were Dengê Min – Sesime Gel’, Arjantin’de düzenlenen Latin Amerika’nın 60 yıllık en köklü sinema etkinliği Mar Del Plata Film Festivali’nde büyük ödülle beraber üç ödül birden kazandı. Festivalin uluslararası yarışma bölümünde en iyi film seçilen ‘Sesime Gel’, Kiliseler Birliği’nin verdiği onursal ödül olan ‘Signis’ ve seyirci ödülünün de sahibi oldu. Yönetmen Karabey, büyük ödülü ‘Taxi Driver’, ‘Günaha Son Çağrı’ gibi Oscar’lı filmlerin senaristi Paul Schrader’in elinden aldı. Karabey, ödülü alırken yaptığı konuşmada Türkiye ve Arjantin arasında kurduğu köprü üzerine söyledikleriyle büyük alkış aldı.Paul Schrader’ın yanı sıra 2009 yılında yabancı film Oscar’ı alan ‘Gözlerimdeki Sır’ filminin başrol oyuncusu Soledad Vilamil ve yine aynı filmin yapımcısı Gerardo Herrero’nun da yer aldığı jüri, büyük ödülü “Yerel bir hikayeyi evrensel bir kültür aktarımıyla verdiği hikaye anlatımındaki başarısı” için oybirliğiyle ‘Sesime Gel’e verdi. 130 BİN KİŞİ İZLEDİLatin Amerika’nın en büyük festivali olan ve bu yıl 500’e yakın filmin gösterildiği Mar Del Plata Film Festivali’ni 130 bin kişi izledi. 800 kişilik ana salonda üç seans gösterilen ‘Sesime Gel’ de salonu tamamen dolduran izleyiciler gösterimlerin sonunda Hüseyin Karabey’i dakikalarca alkışladı. Beyazperde
Adolf Hitler’in Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğu hayranlığa dair belge ve iddiaları derleyen yeni bir kitap yayımlandı. Stefan Ihrig’in kaleme alığı ‘ Nazilerin Hayalindeki Atatürk (Atatürk in the Nazi Imagination) ‘ isimli kitapta, Hitler’in 1’inci Dünya Savaşı sonrasında Atatürk’ün Anadolu’da verdiği mücadeleden ve bazı politikalarından ilham aldığına dair tezler sıralanıyor.Kitapta, ‘ çaresiz ve perişan haldeki ‘ Almanya’nın gözünde, Türkiye’de yaşananların ‘ milliyetçi bir hayalin gerçekleşmesi ‘ olarak algılandığı belirtiliyor; tarihsel bir perspektiften, savaş sonrası ‘ küllerinden doğmak isteyen ‘ Almanların, kurtuluş mücadelesini kazanan bir Türkiye’ye nasıl baktığı anlatılıyor.Yıldıray Oğur ve Hilal Kaplan’ın da gündemindeHarvard Üniversitesi Yayınları tarafından 27 Kasım 2014’te yayımlanan kitap, hükümete yakın yazarlar tarafından da adeta altın madeni muamelesi gördü. Türkiye gazetesinden Yıldıray Oğur iki gündür köşesini bu kitaba ayırırken, bugün Yeni Şafak’tan Hilal Kaplan da aynı konuyu ele aldı. İki yazar da, Hitler’in Atatürk hayranlığını ‘ Atatürk’ün suçuymuş ‘ gibi lanse ederek dillerine doladı.Amerikan haber sitesi Daily Beast’in derlemesine göre, kitapta öne çıkan belge ve iddialar arasında şunlar yer alıyor:‘Hitler ve Goebbels kişisel olarak hayrandı’Hitler, iktidara yükselirken İtalyan diktatör Benito Mussolini’yi değil, Atatürk’ü örnek aldı. Öyle ki, Türkiye’yi kendisinin ‘ parlayan yıldız ‘ı olarak görüyordu.Naziler, ‘Türk Ulusal Hareketi’ni model aldı; Hitler ve propaganda bakanı Joseph Goebbels Atatürk’e kişisel hayranlık besliyordu.1’inci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanlar, özellikle de ülkedeki muhafazakar kesimler, Paris Barış Konferansı’nda kendilerine adil davranılmadığına, hatta bürokratlar ve Berlin’deki azınlıklar tarafından ihanete uğradıklarına inanıyordu. 1’inci Dünya Savaşı’nda kendileri gibi yenilgiye uğrayan Türklerinse, Sevr Anlaşması’ndan sonra ‘ küllerinden doğması ‘, Almanları derinden etkiledi.Ihrig bu konuda şu ifadeleri kullanıyor: ” Çaresiz ve perişan haldeki Almanya’nın gözünde, bu durum milliyetçi bir hayalin gerçek olması ya da daha ziyade bir tür aşırı ulusal bir pornografiydi.’ ‘‘Aşk hikayesi’ yaşanıyorduAlman gazeteleri 29 Haziran 1919’da, Paris’te imzalanan ve toprak kaybedip devasa bir tazminat ödemek zorunda bırakan Versay Barış Anlaşması’nı manşetlerine taşımıştı. Sadece iki gün sonraysa, Daily Beast’in deyimiyle, ‘ Mustafa Kemal Paşa’yla bir aşk hikayesi ‘ başladı. Türkiye, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’na dair haberler gazete manşetlerine yükseldi.
Türk resmine örnek teşkil edebilecek 200 tablo, bir açık artırma ile satışa çıkacak. Eserleri satılacak ressamlar arasında Hoca Ali Rıza, Sami Yetik ve İbrahim Çallı bulunuyor.Geleneksel çizgisini 18. yüzyıldan itibaren bulmaya başlayan, doğunun konuları ve batının ekollerini buluşturan Türk resim sanatının örnekleri bir müzayede ile satışa çıkıyor. 14 Aralık'ta düzenlenecek olan müzayedede Şevket Dağ, Şeker Ahmet Paşa, Halil Paşa, Nazmi Ziya, Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Vecih Bereketoğlu, Şefik Bursalı, Fahrel Nisa Zeid gibi Türk resminin en önemli örneklerine imza atan ressamların tabloları yer alacak.
Morrissey, Viva Hate albümünde yer alan ‘Margaret on the Guillotine’ şarkısında başbakan Margaret Thatcher’i tehdit ettiği iddiasından dolayı Scotland Yard tarafından sorgulanmıştır.
Kış aylarının ilk günüyle birlikte bu özlediğimiz manzaraları yavaş yavaş hatırlamaya başladık. Güzel bir kış geçirmeniz dileğiyle...İyi eğlenceler dileriz...
Geçtiğimiz yıl beklenmeyen çıkışıyla herkesi şaşırtan, yapımcıların yüzünü güldüren Frozen’ın devam filminin çekileceği açıklandı. Film gişede büyük bir başarı elde ettikten sonra, önce tiyatroda bir müzikal olarak oynanacağı yönünde bir anlaşamaya varılmıştı, sonrasında ise ABC kanalında yayınlanan Once Upon a Time dizisinde tema olarak izleyicilere sunuldu.Dünya çapında 1.274 milyar dolarlık bir hasılat elde eden Frozen’ı (Karlar Ülkesi) tüm zamanların en çok kazandıran beşinci yapımı olarak adını listeye yazdıran filmin devamını biraz daha beklemek gerekecek. Disney çok belirgin bir açıklama yapmasa da, filmin devamının 2018 yılında vizyonda olacağı ön görülüyor.Süper Karga
Gerek giyimleri gerek konuşmaları gerek tavırlarıyla aklımıza kazınmış 1 film karakterini derledik. Genelde erkek insanlardan oluşan listemizde 1 kadın, 1kurtadam, 1 Whill, 1 Maia bulunuyor. İyi okumalar. (Liste sırasızdır.)
Dizi izlemeyi sevenler hele ki yabancı dizi izlemeyi sevenler için benim zannımca en iyi 6 dizi sitesini sizler için derledik eğer sizinde eklemek istedikleriniz varsa yorumlarda bekliyorum
1) Şimdi öncelikle akşam git kale de bi çay iç manzarası güzeldir, çayı da.2) Şehirin içerisinde ziraat diye bir bahçe var. Botanikten hoşlanıyorsan gidebilirsin.3) Çayelinde (şehre 20 km) lale lokantasına git. kavurması ve kuru fasulyesi muhteşemdir. hayır hüsreve gitme gerek yok lale lokantası daha güzel.4) Zilkale'yi muhakkak gör. hemşin ile çamlı hemşin arasındadır. şehre uzaklığı yaklaşık 50 km dir 5) Ayder değil de fırtına vadisi görülmeye değer.6) Hani o kadar vaktin var mı ayrıca hava güzel olur mu bilmiyorum ama fırtına vadisinin üzerindeki palovit ve elevit yaylaları var. bu yaylalardan yaklaşık bir saatlik yürüme mesafesinde bir göl var. işte orada huzur neymiş görürsün.7) Anzer yaylası da iyi bir seçenek. ama açık söylüyorum bu mevsimde yaylalarda götün donar.8) Şehrin içinde yemek yemek istersen Bekiroğlu lokantasına git. Kime sorsan gösterir. Sormasan da bulursun. Pidesinden yemeden dönme. Hele bir de şanslı isen kalmışsa sabah kahvaltısını da orada yapabilirsen çok şanslısın :) (kavurmasın da nasıl bir lezzet var bilmiyorum ama sabah 5 te gittiğimizde kalmadı abi bitti demişlerdi )
AIDS ile mücadele konusunda ön saflarda yer alan Apple, 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde de konuya dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bugün için mağazalarındaki logolarını kırmızıya çeviren şirket, bugün hem fiziksel hem de çevrim içi mağazalarında yapılan alışverişlerden elde ettiği gelirin bir kısmını da AIDS ile mücadele için kurulan küresel fona aktarıyor. Apple’ın İstanbul’da Zorlu Center ve Akasya Alışveriş Merkezi’ndeki mağazalarının logoları da bugüne özel olarak kırmızıya çevrildi.Product (RED) organizasyonuyla birlikte hareket ederek AIDS ile mücadele konusunda kararlı bir duruş sergileyen Apple, farkındalık yaratma ve mücadeleye destek olma konusundaki çalışmalarının kapsamını bu yıl biraz daha genişletmiş durumda. Özel iTunes hediye kartları hazırlayan şirket, uygulama içi satış gelirlerinin bir kısmını AIDS ile mücadeleye aktarmak için bazı geliştiricilerle işbirliğine gitti.Teknoblog
Hem Android Auto’yu hem de Apple CarPlay’i aynı anda çalıştırma yeteneğine sahip Hyundai Sonata’da birbirine rakip iki sistem test edildi. Çeşitli özellikleri tek tek denenen sistemlerin nasıl çalıştığına göz atmak ve hangisinin üstün olduğunu anlamak için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz.
Aylar sonra yeni bir Google Plus haberiyle karşınızdayız ancak başlıktan da anlaşılacağı üzere bu haber de Google Plus’ın lehine değil. Zira ‘hashtag’in mucidi olarak bilinen eski Google çalışanı Chris Messina, Google Plus konusunda ciddi itiraflarda bulundu.Google Buzz ve Google Plus’ın geliştirilmesinde önemli roller alan Chris Messina’nın Google’dan ayrılmasının üstünden 450 gün geçmiş. Google’a tercih ettiği girişimden de ayrılan ve şu sıralarda kendi girişimini çıkarmaya hazırlanan Messina, Twitter’da başlayan eleştirisinin ardından Google Plus’ın kötü gidişatına dair bir blog yazısı paylaştı.Messina, hem kullanıcılar hem girişimler hem de sektörel açıdan Facebook’un sosyal ağ pazarının tek sahibi olmaması gerektiğini ifade ediyor ama Google Plus’ın bu konuda sınıfta kaldığını da itiraf ediyor. Google Plus’ın Facebook’a rakip olmak konusunda başarısız ve vizyonsuz olduğunu bulan Messina, Google Plus’ı anlamadığını ve bunun da kendisini endişelendirdiğini söylüyor.Google’ın tutucu ve geleneksel bir tavırla büyük bir fırsatı geri teptiğini düşünen Messina’ya göre kullanıcıların, daha iyi reklam hedeflemesi sunmaktan başka bir faydası olmayan yeni bir Facebook’a ihtiyacı yok.Google Plus’ın eski tepe yöneticisi Vic Gundotra‘nın görevini bırakmasından sonra başa gelen David Besbris’in röportajına da değinen ve yetersiz bulan Messina, geleceğin dijital kimlik yönetimi, gizlilik ve veri kullanımı konusunda içini döküyor ve Google’ı eleştiriyor.Her şeye rağmen Google’ın Facebook’a bir rakip olabileceğine de değinen Messina’nın bu eleştrileri Google Plus’ın hayalet kasaba olarak anılmasını ve insan faktöründen yoksunluğunu akıllara getiriyor. Google Plus için iyi bir yorum yapmak son zamanların en zor işi ama içerden ve yetenekli bir ismin bu konudaki eleştirileri durumun daha vahim olduğunu gösteriyor….Webrazzi
Son yıllarda 'ev yapımı bira'nın tercih edilmesinden dolayı tüketiciler mağaza raflarında değişik ve bilmedikleri seçeneklerle yüzyüze geliyor.Nextglass isimli yeni uygulama damak zevkinize uygun olarak size bira ya da şarap seçeneklerini sunarak kontrol etmenize yardımcı oluyor. Uygulamaya nelerden hoşlandığınızı ve hoşlanmadığınızı söyledikten sonra, içeceğinizi alacağınız mağazada telefonunuzu içeceğin etiketine tutuyorsunuz ve size bu içeceği ne kadar seveceğinizi söylüyor.Huffingtonpost'ta yer alan habere göre; Nextglass'ın göze çarpmasının sebebi size bu tavsiyeleri nasıl yaptığıyla ilgili. Diğer uygulamaların aksine bu uygulama sizin ne seveceğinizi insanların yorumlarına ya da benzer markalara göre yapmıyor. Bunun yerine kimyasal olarak neler içerdiğine bakıyor. Şirketin işletme müdürü, Tracy Smith bu uygulama için 30.000 şişe bira ve şarabın yüksek çözünürlüklü büyük bir spektrometre kullanılarak tadıldığını belirtti.Birgün
Bugün gazetelere, internet sitelerine, magazin gündemine bomba gibi düşen 'Acun & Adriana' aşkı bizleri de şaşırttı ve böyle bir ihtimal başka nerelerde var diye düşünmekten kendimizi alamadık.Olayın haberi ve sosyal medya tepkileri için de sizi şöyle alalım
Apple ’ın uzun süredir gündemde olan 12 inç ekrana sahip yeni tableti iPad Air Plus ’ın donanımsal özellikleri hakkında yeni detaylar ve tabletin taslakları sızdırıldı.Japon MAC dergisi iPad Pro tarafından ortaya ortaya çıkan bazı plan ve tasarım detayları ile iPad Pro iddiaları gerçeğe dönüşüyor gibi. Son bir senedir dedikoduları hiç bitmeyen Apple ‘ın yeni ürünü 12.9 inçlik büyük boy tablet bilgisayar iPad Pro ile ilgili bilgiler sonunda piyasaya sızmış oldu. 2015 yılında piyasaya çıkacak yeni iPad modelinin isminin iPad Pro veya iPad Air Plus olacağı söylentiler arasında.LCD ekran olarak yeni iPad‘ in üzerinde uzun süredir devam eden dedikodular arasında yer alan 12.2 inçlik bir ekranla üretileceği söylentileri de MAC Fan dergisinin tekrar vurguladığı bir detay olarak ortaya çıkıyor. iPad Pro boyut olarak ise 305.11 mm x 220 .8 mm x 7 mm boyutları veriliyor. Japon Mac dergisinde yer alan sızıntılara göre yeni iPad‘lerin işlemci olarak daha önceleri iPad Air 2‘deki AX8 işlemciler ile değil, yeni bir işlemci serisine sahip AX9 modelleri ile piyasaya sürüleceği iddia ediliyor. Cihazın tahmini çıkış tarihi olarak 2015 yılının Nisan ve Haziran ayları gösteriliyor.