onedio
Evrenin Bir Sanal Gerçeklik Olabileceğinin 10 Kanıtı
Fiziksel Gerçekçilik içerisinde yaşadığımız ve gözlerimizle deneyimleyebildiğimiz gerçekliğin tek başına ve mutlak bir şekilde var olduğunu savunan görüştür. Birçok insan bu konu hakkında hiçbir şüpheye dahi sahip değildir ve bu dünyanın tek gerçeklik olduğunu kabul eder. Fakat fiziksel gerçekçilik görüşü uzun bir süredir bazı karşıt argümanlara cevap verememekte. Geçtiğimiz yüzyılda fizik dünyasını alt üst eden paradokslar bugün hala geçerliliklerini korumakta ve fiziksel gerçekçilik görüşünü çürütmeye devam etmektedir. Anlaşılıyor ki cisim teorisiyle ve süper simetri ile bir yere varamayacağız. Fiziksel gerçekçiliğin aksine, kuantum teorisinin beraberinde getirdiği prensipler geçerliliğini korumakta. Fakat fiziksel gerçekçiliğe göre, havada dolaşan, çakışarak bir olabilen ve ardından tek bir noktada var olan kuantum fizikselliği imkansız bir şey, bu maddeler hayali olmalı. Bu nedenle tarihte ilk kez, fiziksel gerçekçiliğe göre teorik olarak var olamayan maddeler başarılı bir şekilde fiziksel gerçekçiliğin var olduğunu iddia ettiği gerçekliği tahmin edebilmekte. Kuantumlardan bahsediyorum. Fakat hayali bir şey gerçekliği nasıl öngörebilir?Buraya kadar sorduğumuz sorular fiziksel gerçekçiliği benimsemiş bir kişinin soracağı sorulardı. Diğer taraftan, bir de kuantum gerçekliğini değerlendirmemiz gerekir. Kuantum gerçekliği, fiziksel gerçekliğin tam tersidir (gerçek olan kuantum dünyasıdır ve fiziksel dünya kuantum gerçekliği tarafından yaratılmış bir sanal gerçekliktir). Kuantum mekaniği, fiziksel mekaniği tahmin edebilmektedir çünkü nihayetinde fiziksel mekaniği oluşturan öğe kuantum mekaniğidir. Bu nedenle, 'kuantum gerçekliği varolamaz' diyen bir fizikçi ya gerçeği görmek istemiyordur ya da gördüğü gerçeği söyleyebilecek cesarete sahip değildir.Kuantum gerçekliği deyince aklınıza Matrix filmindeki durum gelmesin çünkü bu filmde bizim dünyamızı oluşturan diğer dünya da fizikseldir. Aynı şekilde, insanlar var olmadan çok daha önce bu sanal gerçeklik varolduğundan dolayı, sanal dünyanın insan beyninden kaynaklandığı da iddia edilemez. Fiziksel gerçekliğe göre kuantum dünyası var olamaz; kuantum gerçekliğine göre fiziksel gerçeklik var olamaz ve eğer var oluyorsa, bu mutlaka bir sanal gerçeklik olmalı. Peki nasıl? İşte birkaç neden;
Google'dan Kış Gündönümü İçin Özel Logo
Google, 21 Aralık Kış Gündönümü için özel bir logo hazırladı.Kış Gündönümü, Kuzey Yarımküre'de 21 veya 22 aralık tarihine denk gelen, gündüzün en kısa gecenin en uzun olduğu gündür.Yaz Gündönümü`nde yaklaşık 21 Haziran, güneş ışıkları Yengeç Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler kısalmaya, güney yarıkürede uzamaya başlar.Kış Gündönümü'nde (yaklaşık 21 Aralık) ise, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi'ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır.Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir. Güney yarıkürede en uzun gün, Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.MİTOLOJİ VE SEMBOLİZM'DE KIŞ GÜNDÖNÜMÜBugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü (Janua coeli). Bugün Ulu Ana Tanrıça, Gökyüzü (Cennet) Kraliçesi’nin Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “tanrıların kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. Kış Gündönümü’nü altın anahtar ile, Yaz Gündönümünü ise gümüş anahtar ile.21 ARALIK KONUMU VE ÖZELLİKLERİ21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir: Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır. Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir. Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır. Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar. Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir. Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır. En uzun gece ise Sinop'ta yaşanıyor.Diğer gün dönümleri;21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar.21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede)23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede)21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)HaberTürk
Müzelerdeki Dinozor İskeletleri Böyle Birleştiriliyor
İlk defa Wyoming’de keşfedilen dünyanın en eksiksiz Stegosaurus iskeleti İngiltere’deki Natural History Museum’da sergilenmeye başladı. Hazırlanan videoda müze küratörlerinin ve paleontologların bu sadece sol kolu ve kuyruğunun bir kısmı eksik olan dinozor iskeletini nasıl birleştirdiklerini görebilirsiniz. Merak edenler için, işlemin tamamı 4 saat sürmüş.
Türünün Son Örneği 10 İlkel Kabile
Hepimizin, zamanla yarıştığı, daha fazla şey elde etmek için didinip durduğu, sürekli cep telefonlarına yapışık şekilde yaşadığı bu dünyada, çok az da olsa tıpkı yüzyıllar önce olduğu gibi doğayla iç içe yaşayan birileri var. İklim değişikliği ve modern sömürü düzeni onların nüfusunun azalmasına neden olsa da, bu 10 kabile hala hayatta.
Uzaydan Dünyaya Dönerken Astronotlar Ne Görüyor?
Saatte 32.000 kilometre ile dünyaya düşen bir uzay aracının içinden baktığınızda ne görürsünüz? Görünüşe göre astronotlar bu deneyimde çılgın ışık oyunlarına maruz kalıyorlar. Orion uzay aracının içerisine konulan bir kamera modülü sayesinde biz de nasıl bir şov izlediklerini görebiliyoruz.
Reklam
Saatinize Emir Verin, Arabanız Ayağınıza Gelsin!
BMW belki de arabalarda görebileceğimiz en ilginç teknolojiyi önümüzdeki ay CES fuarında sunmaya hazırlanıyor. Artık araçlarımız kendi kendini kullanarak katlı otoparkta boş yer bulup kendini park edebilecek ve sürücüsü akıllı saatindeki uygulama yardımıyla çağırdığı zaman yine kendi kendine onun yanına gidebilecek. Üstelik bir GPS’e ihtiyaç duymayacak.İki sene önce Audi de benzer bir teknolojiyi görücüye çıkarmıştı. Ancak kendi kendini park eden A7, otoparkın içinde yönünü bulmak için sensorlar ve beacon’ları kullanıyordu. BMW bu teknolojiyi bir adım daha ileri götürmüş gözüküyor.
Telefonumuzun Kamerası Nasıl Çalışıyor?
Çoğu insan konsept olarak kameraların nasıl çalıştığını bilir. Pratikte ise işlemi hayal etmek biraz zor olabilir. Bu inanılmaz 3 boyutlu animasyon ise bir fotoğrafın nasıl çekildiğini nefis bir şekilde gösteriyor.
Reklam
Sony Pictures CEO'su Sessizliğini Bozdu
Sony Pictures’a ”Guardians of Peace” isimli sanal korsan grubu tarafından düzenlenen saldırı önce şirketin sistemlerini işlemez hâle getirmiş, ardından da saldırıda ele geçirilen şirket içi bilgiler internete sızdırılmış ve Sony Pictures’a dair pek çok sır açığa çıkmıştı. Tüm yaşananların ardında Sony Pictures’ın yapımcılığını üstlendiği The Interview isimli filmin vizyona girmesini istemeyen Kuzey Kore’nin bulunduğu iddia edilirken, gelen terör saldırısı tehditlerinin ardından Sony Pictures’ın The Interview’in ABD’de vizyona girmesini ertelemesi işleri başka bir boyuta taşımıştı.Dünya gündeminde kendisine oldukça ciddi bir yer bulan saldırı konusundaki sessizliğini uzun süre koruyan Sony Pictures CEO’su Michael Lynton, CNN’e verdiği röportajla bilinmeyen pek çok konuya açıklık getirdi. Sony Pictures’ın The Interview’in çıkışını iptal etme kararı üzerine gelen tepkileri değerlendiren Lynton, önlerinde çok kısa bir süre varken bir tehditle karşı karşıya kaldıklarını ve iptal kararını almalarında sinema zincirlerinin takındığı tutumun etkili olduğunu belirtti. The Interview konusunda geri adım atmadıklarını vurgulayan Sony Pictures CEO’su, filmi ABD halkına ulaştırma konusunda halen çok istekli olduklarını dile getirdi.Michael Lynton, iptal kararının alınmasının ardından Sony Pictures’a yapılan ”filmi internette yayınlayın” çağrılarına ilişkin açıklamalarda da bulundu. Filmi yayınlama konusundaki arzularından vazgeçmediklerini yeniden hatırlatan Lynton, internetin ilk seçenekleri olmadığını belirtti. Lynton halihazırda hiçbir çevrim içi yayıncının veya e-ticaret sitesinin kendilerine The Interview’in yayınlanması ve dağıtımı konusunda başvurmadığını ifade etti. Bu noktada Sony’nin kendi çevrim içi video platformlarının da bulunduğunu belirtmek gerekiyor.Sony Pictures CEO’sunun filmi yayınlama konusunda ısrarcı oldukları yönündeki açıklamalarına rağmen, The Interview’in tanıtımı için oluşturulmuş çevrim içi mecraların ortadan kaybolması dikkat çekiyor. Filmin internet sitesine, Facebook sayfasına, YouTube kanalına ve Tumblr sayfasına hâlihazırda erişilemiyor. The Interview için oluşturulan Twitter ve Instagram hesapları hâlen erişilebilir durumda olsa da, bu hesaplardaki paylaşımların ortadan kaybolduğu görülüyor. Sony’nin filmle ilgili her şeyi kaldırmasında sanal korsanların tehditlerinin etkili olmuş olabileceği öne sürüldü.Teknoblog
Akdoğan: 'TRT'deki Dizilerle Aslında Sınıf Atladık'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, TRT'de yayımlanan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinin setini ziyaretinde 'Gerçekten her bir karakter son derece başarılı, bu dizilerle aslında sınıf atladık' dedi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, TRT'de yayımlanan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinin Beykoz Riva'daki setini ziyaret etti. Buraya gelişinde Akdoğan'ı, TRT Genel Müdürü Şenol Göka ve dizinin yapımcısı Mehmet Bozdağ karşıladı. Bazı dizi oyuncularının at sırtında karşılamaya katılması dikkati çekti.Dizide rol alan Serdar Gökhan ve Engin Altan Düzyatan'ın da bulunduğu bazı oyuncularla sohbet eden Akdoğan, daha sonra seti gezdi. Dizinin yönetmeni Metin Günay'la konuşan ve bir süre yönetmen koltuğunda çekimleri izleyen Akdoğan, bir sahnede de 'başla' komutu verdi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, seti gezdikten sonra düzenlenen basın toplantısında, teşvik ve destek için seti ziyaret ettiğini söyledi.Kocaeli'nde dün 'Filinta' dizisinin setini ziyaret ettiğini hatırlatan Akdoğan, 'Avrupa'nın en büyük platosu kurulmuştu. Bugün buradayız. Gerçekten gurur duyacağımız bir tablo var. Hem yapım ve set olarak hem de muhteva olarak gurur duyacağımız bir tabloya şahit olduk' diye konuştu.'Filinta ve Diriliş, muhtemelen reytingde yarışacak'Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 'Diriliş Ertuğrul' dizisinden büyük beklenti için olduklarını belirterek, şunları kaydetti:'Hem onlar iddia sahibiler hem de biz büyük bir beklenti içindeyiz TRT olarak, Türkiye olarak. Bu tür yapımlar soft power açısından Türkiye'nin yumuşak gücü, bölgesel etkinliği açısından büyük önem taşıyor. Balkanlardan Ortadoğu'ya Kafkaslara kadar birçok bölgede Türkiye daha çok tanınıyorsa, daha iyi tanınıyorsa, tarihimizi daha iyi tanıyorsak dizilerin önemli katkıları var. Gerçekten her bir karakter son derece başarılı, son derece yerinde. Bu dizilerle aslında sınıf atladık. Sınıf atladığımız düzeydeyse TRT dizileri birbiriyle rekabet edecek. Filinta ve Diriliş, muhtemelen reytingde yarışacak. Genelde 'Hollywood tadında diziler, sinema filmi gibi diziler' deniyor, doğrudur. Bazı yapımlarda dış destek de alınıyor. Çekim teknikleri, makyaj açısından Hollywood ayarında denebilir. Onlarda çekim teknikleri var, diğer sanat kabiliyetleri açısından var. Ama bizde de tarih var. Bu karakterler var. Bunların hepsi biz de var. Süleyman Şah, Hayme Ana, Ertuğrul... Bunları izlediğimizde duygulanıyoruz. Her biri Osmanlı'nın kurucu iradesi. Büyük bir imparatorluk kurmuş bir anlayış.''Sanat formu açısından da başarılı'Başbakan Yardımcısı Akdoğan, son dönemde Soğut Şenlikleri gibi Haymana Şenlikleri başlattıklarına dikkati çekerek, Osmanlı'yı kuran gerçek iradenin biraz da Haymana'nın iradesi olduğunu vurguladı.Dizinin karakterlerinden Süleyman Şah'a değinen Akdoğan, şöyle konuştu:'Suriye'de yaşananlar bağlamında son dönemde mevzu oluyor. Orada bir karakolumuz var. Mehmetçiğimiz nöbet tutuyor. Türkiye toprakları sayılıyor. 'Kim acaba bu Süleyman Şah, niye orası vatan toprağı' diye sorulduğunda bu dizide daha iyi görüyoruz. Osmanlı'yı kuran insanlar bunlar. Bu diziler hem tarihimizi daha yakından tanımamız için önemli hem de Türkiye'nin bilinirliği açısından önem taşıyor. Sanat formu açısından başarılı bu diziler. Ama sadece sanat sanat içindir diye bu işler yapılmıyor. Toplumsal sorumluluk, muhteva da önem taşıyor. Sanat formu kadar mesaj da önem taşıyor. Bu diziler o açıdan da bence başarılı bir yapım olarak değerlendirilebilir. Biz her zaman arkadaşlarımızın yanındayız. Başarılarının devamını diliyoruz.'TRT'nin İngilizce kanalı yeni yılda yayındaYalçın Akdoğan, bir basın mensubunun 'TRT'de buna benzer Osmanlı'yı anlatan yeni yapımlar görecek miyiz?' sorusu üzerine, TRT'nin büyük bir çıkışta olduğunu belirterek, kurumun, sadece dizilerle değil, diğer yayınlarıyla da çıkış yaptığını anlattı.İngilizce kanalının yeni yılda yayına başlayacağını, diğer dillerde de yayınların geliştirildiğini ifade eden Akdoğan, dizilerle farklı dillerdeki kanallarla her açıdan gelişmeyi sağlamaya çalıştıklarını aktardı.Akdoğan, yeni dönemde de yeni dizilerin başlayacağını dile getirerek, 'Biz çok umutluyuz, bütün bu yapımlardan. Bu yapımlar basit yapımlar değil, teknik olarak da maliyet olarak da. Arkadaşlarımız gerçekten emekleriyle çok şeyler katıyorlar. Tarih ileri tarih, malzeme iyi, geçmişimizde bu karakterler yaşananlar, muhteva çok iyi. Oyuncular iyi. Tiplemeler, ortaya koyulan sanat ürünü, yapım, prodüksiyon çok başarılı. İnşallah buradan güzel bir ürün çıkacak' dedi.Oyuncuları da tebrik eden Akdoğan, 'Bu kadar yolu her gün gidiyorsunuz, geliyorsunuz. Kolay değil. Başarılar diliyorum' ifadelerini kullandı.Dizinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'a ziyaretin anısına bir kılıç hediye etti.Kenan Irtak, AA
Reklam
Gemiciliğin Geleceğiyle Tanışın
Rolls Royce’a göre geleceğin kaptan köşkleri oldukça teknolojik olacak. oX Bridge adı verilen sistem ile denizde otomatik olarak seyreden gemiler 2025 yılında gerçeğe dönebilir.Sistem içinde kaptanların buz dağları gibi tehlikeleri görüp aksiyon alabilmeleri için arttırılmış gerçeklik sunan ekranlar, gemi üzerinde dolaşılan tayfanın izlenebilmesi için araçlar gibi ilginç özellikler barındırıyor.
Dünyanın İlk Robot Figürü!
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte zaman zaman oyuncak olarak da kullanılan aksiyon figürleri de başka şekillere bürünüyor. Tomoaki Kasuga tarafından kurulan bir şirketin geliştirdiği bu küçük robot, üzerinde bulunan 20 eklem sayesinde pek çok hareketi kendi kendine yapabiliyor. MF201 olarak adlandırlan konsept robot ileride favori karakterlerimizin içinde kullanılabilir ve masalarımızın üzerinde hareket eden biblolara dönüşebilir.
Volvo’dan Bisikletçi Dostu Teknoloji
Aynı yolu paylaşmalarına rağmen bisikletler ve arabalar çok iyi anlaşamayabiliyor. Dünyadaki en güvenli arabalardan birkaç tanesini geliştirmiş olan Volvo, şimdi de bisikletler ve arabaların haberleşmeleri ve birbirlerini göremiyorlarken bile birbirlerinden haberdar olmaları için yeni bir teknolojik güvenlik kaskı geliştirdi. POC ve Ericsson ile yapılan ortaklık neticesinde tasarlanan ve geliştirilen kask, konum bilgisini popüler bisikletçi uygulaması Strava ile paylaşıyor ve Volvo araçları internet üzerinden bu verilere erişebiliyor. Eğer bir bisiklet görüş alanında olmasa bile bir Volvo’ya yaklaşırsa aracın sürücüsü uyarı mesajı alıyor. Aynı uyarı mesajı bisikletçiye de gidiyor, Strava uygulamasından yakındaki arabaya yönelik bir uyarı alan kask uyarı ışıklarını yakıyor.
Reklam
Uçaklar Nasıl Yapılıyor?
Ticari bir uçak yapmak oldukça devasa bir iş. 4000 zeki mühendisin 7 yıllık planlamaları ile yapılan dev makinelerin her bir parçası tekrar tekrar test ediliyor (bir Airbus A350’de 2,65 milyon parça mevcut). Aşağıdaki videoda bu işlemin nasıl yapıldığı görülebiliyor: motora ördek atılarak yapılan bir test bile var!
Yılanı Andıran Robot Kol!
(Robot olsun veya olmasın) Yılanlardan korkanlarımız için gelecekte onlardan kaçılabilecek çok az yer bulunacak gibi gözüküyor. Havada asılı kalarak belirlenen yolu izleyebilen OC Robotics’ Series II – X125 system snakebot, çocukluk korkularımızı gün yüzüne çıkarmasının haricinde gelecekte insanlığa oldukça faydalı olabilir.
Reklam
Can Sıkıntısına Birebir İnternet Spirografı
Aslında kendisine çoğumuz aşinayız ancak ismini bilmiyoruz: şu sokaklarda seyyar satıcıların önünde gördüğümüz, çember dişlilerden oluşan ve kağıt üzerine absürd ancak değişik bir şekilde haz verici şekiller çizebilmeye olanak tanıyan aletler. Şimdi teknoloji ile birlikte tarayıcılarımıza taşınan bu güzel icadın bulunduğu web sitesini derhal sık kullanılanlara eklemek isteyebilirsiniz. http://nathanfriend.io/inspirograph/
Twitter’da En Çok Kullanılan 100 Emoji
FiveThiryEight, Twitter’daki en popüler 100 emoji listesini hazırladı. Liste gerçek zamanlı bir şekilde şu çılgın web sitesi üzerinden de takip edilebiliyor: http://www.emojitracker.com/
Say: 'Holdinglere İhtiyaç Duymuyoruz'
Sanatçı Fazıl Say, 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.Fazıl Say 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. 'Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz' diyen Say, Borusan'ın festivali iptal etmesinin ardından aldığı ihaleye dikkat çekti.Say tarafından yapılan açıklama şu şekilde:'DostlarBORUSAN yönetimi (Ceo'su Agah bey) bugün tüm medyaya açıklamalar yapmış. Bir BİFO-SAY(Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say) festivalimiz vardı İstanbul'da. İki yılda bir olurdu. Bu yılki iptal edilmişti. Niye iptal edildiğini anlatmışlar basına. Tabi her zaman her şeye bir kılıf uydurulur.İşin aslı ise şu;Hatırlarsınız; Şu Antalya'da yaşanan haksızlık sebebi ile ben Gürer Aykal ile artık çalışamayacağımızı anlattım. Sadece ben mi anlattım? Gürer Aykal kendisi basına açıklamalar yaptı 'bir daha Fazıl Say eseri yönetmem' dedi. Şimdi belli ki burada bir anlaşmazlık var. Evet keşke olmasaydı. Ama maalesef o 'keşke'ler bu insanların egolarının önüne geçemiyor. Evet Antalya'da bu kavga oldu ama ben bunun Borusan ile olan Festivalimize yansımaması için gayret gösterdim. Bifo-Say festivali 4 konserden oluşuyordu. Bu 4 konserden sadece 1 tanesi Gürer beyin yöneteceği konser idi. Borusan 4 konserin tamamını iptal etmiştir. Okudunuz, hepsi ortada yazıldı.Tekrar etmeye gerek yok. Ben hep şunu savundum. Gürer Aykal ile zaten olmuyor, o da istemeyecektir benim ile konser yapmayı -ki istemiyor. Ya 4 konser içinden onun yöneteceği o konseri de kaldırın, ya o konsere başka şef alalım. Gürer Aykal'a da ayrı bir kapsamda başka bir konser verilsin. Sonuçta adı ve konusu Fazıl Say olan bir festival de devam edebilsin.' Bunu savundum. Ama bu olmadı... Olmadığının zaten hemen ardından da Borusan bir ihale kazandı. Agah bey diyor ki 'ihalenin bu konu ile alakası yoktur',  ben diyorum ki ' Bilemiyorum, neden olmasın?'.Dostlar kendi konserlerimizi organize ediyoruz. Türkiye'nin her yerinde konser veriyoruz. Gerekirse, Anadolu'da köylere gidip çalıyorum. Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz. Başımızın çaresine bakarız. İyi müzik yaptığımız sürece de bu salonlardaki doluluk oranımız artıyor. Dünyanın her yerinde yılda 100 konserimiz var. Eserlerimiz her yerde çalınıyor. Tüm internette de yayılmış durumda. Her yıl 3-4 CD üretiyoruz. Çalışıyoruz. Deli gibi çalışıyoruz. Orkestra eserlerimin Türkiye'de çalınması durumuna gelince. Dünyanın her yerinde çalınıyor. Türkiye'de benim (Orkestra) eserlerimin çalınma olasılıkları kısıtlanmıştır. Bu durum tamamen siyasidir. CSO olayında gördünüz. Gürer Aykal ise tüm bu olaylarda kendini kullandırtmıştır. Kötü bir duruş sergilemiştir.Dostlar,Şunu sorun kendinize, Aykal ne kaybederdi Muammer Sun gibi duruş sergileyebilseydi?Borusan'daki arkadaşlara başarılar dilerim. Ben her yıl 40-50 Orkestra ile çalıyorum fazla ihtiyacım yok illaki Borusan Orkestrası ile çalmaya. Herkes işine baksın. Bizi de artık rahat bırakın. Çalışan üretenleri rahatsız etmeyin.Sevgiler, Saygılar.'İleri Haber
Reklam