Windows Phone ekosisteminin en çok eleştirildiği noktalardan bir tanesi uygulama mağazası. İddialara göre Microsoft, Windows Phone'da Android uygulamalarını çalıştırabilir.Günümüzde BlackBerry'nin QNX tabanlı kendi işletim sisteminde Android uygulamaları çalışabiliyor. Firma hatta Amazon ile anlaşarak, Amazon'un uygulama mağazasını cihazlarına entegre etmişti. Benzer bir hamle Microsoft'tan gelebilir.Windows Phone'un en büyük problemi uygulama eksikliği!2010 yılında tanıtılan Windows Phone 7' den beri devam eden Windows Phone ekosistemi, hala uygulama sorunu yaşıyor. Bunu tam olarak aşamayan firma, çözümü Android uygulamalarında bulabilir.Henüz net bir açıklama olmasa da firmaya yakın kaynaklara göre Android uygulamalarını çalıştırabilecek bir emülatör üzerinde çalışılıyor.Yeni yönetim de destekliyorMicrosoft'ta göreve gelen yeni CEO ve Windows tarafındaki pek çok yönetici, yeniliklere açık olmanın gerekliliğine inanıyor.Ekosistemin geleceğinin daha net görülebilmesi için böyle bir emülatör vasıtasıyla Android uygulamalarını çalıştırabileceği ihtimalleri artıyor.Windows 10 ve Windows Phone 10 ile mi gelecek yoksa daha sonraki cihazlarda mı bu destek gelecek orası kesin değil. Yani henüz net bir tarih yok.Google destekler mi?Tabi Android cihazlardan patent ücreti alan Microsoft, böyle bir adım atarsa Google'dan nasıl bir tepki görür orası meçhul.Windows Phone ekosistemi yaygınlaşmasın diye hiç bir uygulamasını bu platforma çıkarmayan Google, bu platformu destekler mi merak konusu.ShiftDelete
2014'de patlayan şarkıları eline geçirdiği aletlerle çalan adam. Video içinde çaldığı şarkılar;1. Clean Bandit ft. Jess Glynne - Rather Be2. Lilly Wood & The Prick and Robin Schulz - Prayer In C3. Pitbull ft. Ke$ha - Timber4. Pharrell Williams - Happy5. Jessie J ft. Ariana Grande and Nicki Minaj - Bang Bang6. Taylor Swift - Shake It Off
Android 5.0 Lollipop ile yeni bir tasarım anlayışı ve çok daha gelişmiş bir Android deneyimini hedefleyen Google , kısmen başarıya ulaşsa da hatalardan kurtulamıyor.Bir süre önce Nexus modellerine Android 5.0.1 güncellemesini yayınlayan Google'dan sonra Motorola ve Nvidia 'da telefon ve tabletlerini güncellemişti.Ancak genel anlamda Android 5.0 Lollipop 'daki hataları giderme amacı ile gelen Android 5.0.1 güncellemesinde, çok daha öncemli bir sorun belirdi.Android 5.0.1 güncellemesini yükleyen Nexus kullanıcılarından gelen şikayetlere göre, Android 5.0.1 'de önemli bir RAM yönetimi sorunu bulunuyor.Android 5.0.1 kullanıcılarının belirttiğine göre, cihazlarında hiçbir uygulamayı kullanmadıklarında dahi, aşırı miktarda RAM kullanılıyor ve aşırı RAM kullanımı ile telefonlarda ciddi yazılım çökemeleri gerçekeleşiyor.Ayrıca bu sorun sadece Nexus modellerinde değil, tüm Android 5.0.1 güncellemesi alan cihazlarda görülüyor.Şimdilik hata için açıklama yapmayan Google 'ın ayında duyuracağı Android 5.1 Lollipop çalışmalarını sürdürdüğü biliniyor.Henüz kesin olmasa ya da Google 'dan açıklama gelmemiş olsa da Android 5.0.1 'de yaşanan bu sorunun ayında Android 5.1 güncellemesi ile düzeleceğini tahmin ediyoruz.Ya da Google, küçük iyileştirmeler ile Android 5.1 'den önce Android 5.0.3 güncellemesini de duyurabilir. ShiftDelete.Net
Oyun tutkunları için2014 yılına damga vuran oyunların listesini okuyacağınız bu yazımızdan da anlayacağınız üzere 2014 yılı oyun tutkunları için gayet verimli ve güzel bir yıl oldu kanaatindeyiz. Her biri birbirinden güzel farklı alanda ve inanılmaz grafikleri muhteşem yaratıcılıkları ile işte 2014 yılına damga vuran oyunlar.
Yayınevi, e-kitapları daha yaygın kullanılmaları için basılı kitapların yarı fiyatına satacakTürkiye’de yayımlanan ilk elektronik kitabın sahibi Can Yayınları, bu konudaki öncü rolünü sürdürerek bir ilke daha imza atıyor. Yayınevinin bu haftadan itibaren uygulayayacağı karara göre, Can Yayınları etiketi taşıyan tüm e-kitaplar basılı kitabın yarı fiyatına okura sunulacak.“Aynısının Yarısı!” sloganıyla duyurulan kararı anlatan yayınevinin sahibi Can Öz, e-kitaba uygulanan fiyat politikasının, yayınevi için büyük bir fedakarlık değil, sadece doğru fiyatlandırma olduğunu ifade etti ve ekledi: “Yayıncılar olarak bugüne kadar okura e-kitap satın alması yolunda haklı bir gerekçe veremedik. Bence bu fiyat değişikliği, yayıncıların tamamının üzerine düşünmesi gereken bir özeleştiridir. Telif hakları ile sözleşmeler mani olmadığı sürece tüm basılı kitaplarımızı e-kitaba dönüştürmeyi hedefliyoruz. Düşüncenin önündeki engel ve tartışmaların arttığı bu dönemde, elektronik kitabın bağımsızlığını ilan etmesinin ayrı bir önemi olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple yayıncılığa korku salan bu süreci sonuna dek desteklemekte kararlıyız.”Milliyet Sanat
Davutoğlu, TÜSİAD Başkanı Dinçer'in 'Muhatabımız cumhurbaşkanı değil başbakan' açıklamasının ardından 22 Ocak'taki TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldı.AA'nın verdiği bilgiye göre kaynaklar, Ak Parti hükümetlerinin, 12 yıllık iktidar döneminde iş dünyasına yakın önem verdiğini belirterek, Türk sanayicisinin, bu dönemde, AK Parti hükümetlerinin tüm dünyada takdir gören politikaları sayesinde, ticaret alanında, ekonomide başarılara imza attığına işaret etti.'TÜSİAD Başkanı'nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, yeni Türkiye'yi anlamakta zorluklar yaşadığını ortaya koydu' değerlendirmesinde bulunan yetkililer, şu değerlendirmeyi yaptılar:'Hala eski Türkiye akışkanlıklarıyla hareket edildiğini görüyoruz. 12 yıl boyunca içeriden ve dışarıdan birçok vesayet odağıyla mücadele edildi. Artık hukuk devletinin kuralları ve demokratik süreçler, halktan meşruiyetini alan iktidarın yetki kullanması üzerine kurulu bir süreç var. Ancak TÜSİAD hala eski alışkanlıklarını terk edemiyor. Bütün diyalog süreci ve her türlü iletişim kanallarının açık olmasına rağmen dışarıdan verilen mesajlarla Türkiye'de siyasi süreçlerin nasıl yürümesi gerektiğine dair görüşlerini dikte etmeye çalışıyor.'İş dünyası örgütünün, yürüyen hukuki süreci etkileyecek kanaatler beyan etmesinin de kabul edilemeyeceğinin altını çizen yetkililer, 'Kaldı ki bu örgütün bazı üyelerinin başta Gezi Olayları olmak üzere gerektiğinde nasıl hukuk dışı yöntemlerle ülkede siyasete şekil vermeye, siyaset mühendisliği yapmaya çalıştığını onlarca kez gördük' ifadesini kullandı.Yetkililer, Davutoğlu'nun da bu çerçevede daha önce katılım yönünde kanaati olmasına rağmen TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldığını ifade ederek, 'Anlaşılması gereken husus, TÜSİAD'ın kimi muhatap aldığı değil kimin TÜSİAD'ı muhatap aldığıdır' değerlendirmesini yaptı.TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in ‘Cumhurbaşkanı devletin başıdır. TÜSİAD’ın muhatabı Cumhurbaşkanı değil başbakandır” sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem biz muhatap değiliz, bundan sonraki davetlerine katılmayız” demişti.AA
Hubble Uzay Teleskobu'nu kullanan gökbilimciler, Samanyolu'ndan yaklaşık 7 milyon ışık yılı ötede küçük ve izole edilmiş bir galaksi keşfetti. KKS3 adı verilen galaksi Samanyolu'ndan 7 milyon ışık yılı ötede yer alıyor.Rusya'daki Özel Astrofizik Gözlemevi'nde görev yapan Profesör Igor Karachentsev'in başını çektiği Rus ve ABD'li araştırma grubu, Samanyolu'nun 'yalnız komşusunu' keşfetti.Hubble Uzay Teleskobu kullanılarak Ağustos 2014'te keşfedilen galaksiye KKS3 adı verildi. Küçüksuyılanı (Hydrus) Takımyıldızı yönünde uzanan KKS3'ün, Güneş Sistemi'nin içinde yer aldığı Samanyolu'nun sadece 10 binde 1'i büyüklüğünde olduğu tespit edildi. Cüce küresel (dSph) galaksi tanımına giren KKS3, Samanyolu'ndaki gibi spiral kollara sahip değil. Gökbilimciler, Samanyolu'na kıyasla 'daha şekilsiz' olan KKS3'ün bu yüzden bu kadar geç fark edildiğini öne sürdü.Genelde gaz ve gezegen disklerini oluşturan toz materyallerin az bulunduğu dSph tarzı galaksiler, bu nedenle genç yıldız oluşumuna çok az tanık olurken, ağırlıklı olarak yaşlı ve sönük yıldızlara ev sahipliği yapıyor. Genç yıldızların besini olan kozmik materyal ise Andromeda ve diğer büyük galaksiler tarafından emiliyor.Yeni cüce galaksiler keşfedilmeyi bekliyorUzay derinliğinde izole edilmiş olarak duran KKS3 ve benzer galaksilerin, erken zamanlarındaki yıldız oluşumu esnasında gaz kaynaklarını tükettiği düşünülüyor. Hidrojen gazı içeren nebula (gaz bulutları) eksikliği, KKS3'ün Hubble tarafından keşfedilmesini de zorlaştırdı.Samanyolu'nu da içeren yaklaşık 50 galaksinin içinde bulunduğu Yerel Grubu'n ötesinde konumlanan KKS3, kendisi gibi başka silik galaksilere de işaret edebilir. Yerel Grup'taki tek cüce küresel galaksi olan KKR 25, 1999'da keşfedilmişti.Hubble, Mart 2002'de eklenen Advanced Camera for Surveys (ACS) donamıyla görüş gücü ve alanını fazlasıyla artırdı. NASA ve ESA tarafından kullanılan teleskobun KKS3 keşfinde yer alan Profesör Dimitri Makarov, 'KKS3 gibi galaksileri bulmak uzun ve yorucu bir çalışma gerektiriyor. Ancak zamanla komşularımızı ortaya çıkarıyoruz. Samanyolu'nun etrafı sandığımızdan daha boş görünüyor' dedi.Gökbilimciler, birkaç yıl içinde hizmete girecek James Webb Telescope ve EELT (Avrupa Çok Büyük Teleskobu) ile dSph galaksileri daha iyi incelemeyi umuyor.Space Exploration Network ve Al Jazeera
Her yaşın kendine göre bir güzelliği olduğu gibi kendi içinde zorlukları da mevcut. Bu zorluklar Türk vatandaşları için 21 yaşında zirveye ulaşıyor, nasıl mı? Şöyle ki...
Dünyanın en büyük sosyal ağlarından birisi olan Facebook bu büyüklüğün getirdiği problemlerle savaşmak durumunda kalıyor. Şirketin gizlilik ihlali davalarıyla oldukça başı ağrımış iken bir de kullanıcıların günden güne değişen kötüye kullanım senaryoları hem şirketi hem de diğer kullanıcıları zor duruma sokuyor.Geçtiğimiz günlerde yayınlanan yeni bir Chrome eklentisi ise Facebook kullanıcılarının gizlediği fotoğraflarını görmeye yarıyor. PictureBook isimli bu eklentinin geliştiricisi aynı zamanda Google Play'de yer alan Javelin Browser'in de geliştirilmesinde çalışan Steven Goh adındaki bir programcı. Uygulama ile gizlenen fotoğraflarını görmek istediğiniz kişi ile arkadaş olmanıza dahi gerek yok.Geliştirici uygulamanın Facebook gizlilik ayarlarında bulunan bir kör noktadan yararlandığını söylüyor. Uygulamanın Facebook arama kısmında her kullanıcıya verilen özel numarayı kullanarak kişinin diğer fotoğraflarına erişebiliyor. Facebook ise eklentiyi araştırdığını söylemesinin ardından kısa bir açıklama yaptı. Uygulamanın ekstra bir getirisi olmadığı söyledi. Kullanıcıların fotoğrafı yükleyen kişinin gizlilik ayarlarına göre benzer sonuçlara zaten ulaşabildiği açıklandı.Donanım Haber
Kadınların tamamen değişerek günümüze geldiğini düşünüyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz demektir. Her ne kadar ''Siz erkekler hep aynısınız!'' deseler de, kadınların eline su dökemeyeceğimizi 12 tarihi fotoğrafla ispatlayacağız.
Her yılbaşı akşamı olduğu gibi bu yılbaşı akşamı da TV ekranlarında yaşanacak olan eğlencelerle daha da katlanıyor. Peki bizi 2015 yılına girerken neler bekliyor? İşte yılbaşı akşamı özel TV Programları...
Bu avatar, James Cameron'un Avatar'ı değil, bildiğimiz son hava bükücü Avatar. Bildiğiniz gibi şu an son Avatar, Korra bir su bükücü. Onun ebediyete intikal etmesinin ardından gelecek Avatar'ın Türk olması durumunda nelerle karşılaşabiliriz diye düşündük.
Yeni yılın ilk hediyesi Intel’den geldi. Intel, soysal medya üzerinden başlattığı “ Yeni Yıla Yeni Bilgisayar ” kampanyasıyla kullanıcıları, sorun çıkaran eski bilgisayarlarını yenilemeye davet ediyor.Intel, 2015’e sayılı günler kala eski bilgisayarların kullanıcılara yarattığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla Hepsiburada.com işbirliği ile yeni bir kampanya başlattı. Sosyal medya üzerinden “Eski bilgisayar kullanmak kötü, yeni yıla eski bilgisayar ile girmek ise çok daha kötü” sloganıyşa başlatılan kampanya ile 2014 yılında kullanıcıların bilgisayarlarında en çok hangi sorunlarla karşılaştıkları belirlenecek ve en yaratıcı 3 tweet ödüllendirilecek .Kampanyaya katılmak için yeniyilayenibilgisayar.com sitesi üzerinden Twitter ile giriş yapan kullanıcılar, bilgisayarlarıyla ilgili ısınma, hız, pil ömrü ve ağırlık olarak dört ana başlık olarak belirlenen konulardan en çok hangisinden şikayet ettiklerini seçecekler. Seçtikleri başlıkla bağlantılı olarak ısınma için #sankitostmakinesi , hız için #kamplumbağadanhallice , pil ömrü için #bielektrikyok ve ağırlık için #kütükgibiadeta hashtagleri ile tweet atacaklar. Atılan tweetler arasından seçilen en yaratıcı 3 tweet ise Asus marka bilgisayarın sahibi olacak.tarihinde sona erecek kampanyada Intel ve Hepsiburada.com ortak jürisi tarafından seçilecek kazananlar, 13 Ocak 2015’te hem Intel Türkiye hem de Hepsiburada.com resmi Twitter hesapları üzerinden duyurulacak.LOG
Hayatta yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyin yapabileceğini belirten ünlü girişimci ve yazar Jim Rohn, mutlu olmak ile ilgili bugüne kadar yaratılmış teorilerin en iddialısını söylemiştir: 'En çok vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalaması bir hayata sahipsin' Ortalamalar kanunu (The Law of Averages) temelli bu iddiaya göre, davranış ve düşünce yapımızı şekillendiren en önemli etken (her ne kadar biz aksini iddia etsek de) yakın çevrenizdeki insanların görüş ve fikirleridir. Bu fikirler bizde tabiri caizse 'zihin virüsü' denebilecek ve bilinçaltımıza bulaşan düşünce katmanları yaratmakta, bu doğrultuda temel inançlarımıza hakim olmaktadır. Dolayısıyla etrafımızdaki insanların söylediği ve yaptığı şeyler bir süre sonra bize normal gelmeye başlamakta, adeta bilinçaltımıza işlemektedir. Biz farklı davranmak, kendimizi değiştirmek istediğimizde de bu durum bizi zorlamaktadır çünkü uzmanların da belirttiği gibi bilinçüstünüzle bilinçaltınız çatışmaya girdiğinde büyük çoğunlukla bilinçaltı kazanır.Peki bunun zengin olmak ya da mutlu olmakla ne ilgisi var diyeceksiniz? Neyin doğru neyin yanlış ya da neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verirken istemeden de olsa etkilendiğimiz yakınlarımız ve onların yaşadığı hayatlar bize sanki pergelin sivri ucuymuş gibi geliyor. İşte bu sivri uçların ortalaması ya da kesiştiği yer de bizim hayatımız oluyor. Örneğin çok zengin insanlar için yaptığımız 'kesin başka bir işler çeviriyor / zengin olman için ruhunu satman gerekir / para kötüdür' yorumları bizi içten içe aslında başarısız olmaya güdülüyor. Üstelik kendimiz zengin ya da istediğimiz kadar güzel olamadığımızda da çevremizi bize benzeyen insanlarla donatmamıza sebep oluyor ki kötü hissetmeyelim, bu kişiler de zaten olduğumuz gibi kalmamızı isteyen insanlar oluyor ve bizi bir kısır döngüye sokuyor.Teori çok geniş, ancak eğer bugün kendiniz için farklı bir şey yapmak ve hayatınızı kökten değiştirmek istiyorsanız aşağıdaki soruları kendinize sorun. Jim Rohn'un bu teorisi sonrasında eski arkadaşlarıyla görüşmeyi kesen, boşanan ya da işinden ayrılan insanlar olduğu söylenmektedir.
Mars Yörünge Kaşifi (MRO), Kızıl Gezegen'in yüzeyinde bugüne kadar görülen en tuhaf oluşumları görüntüledi. Soğukların etkisiyle görülen şekiller, Mars'ın mevsim değişimleri hakkında yeni bilgiler sunacak.MRO uzay aracı, HiRISE donanımı ile Mars'ın güney kutbunda oldukça değişik buzul yapılar görüntüledi. HiRISE ekibinde yer alan bilim insanları, yapıları 'örümcek benzeri' anlamına gelen 'araneiform' olarak adlandırdı.Örümcek, tırtıl hatta yıldız yağmuru olarak da ifade edilen şekillder, Mars kışında ortaya çıkan aşırı soğuklarda karbondioksitin donmasıyla ortaya çıkıyor. Yaz geldiğinde, karbondioksit çözülerek yeniden atmosfere karışıyor. Erime esnasında karbondioksit sıvı hale geçmeden doğrudan buharlaşıyor. Mars'a özgü bu durum, sadece Kızıl Gezegen'de görülen erozyon türleri ortaya çıkarıyor.HiRISE ekbinde yer alan Candice Hansen, 'bu nadir örnek kırmızı çamur yerine erozyonla oluşan kanalların parlak beyaz buz ile dolmasını sağlıyor. Yaz geldiğinde buz buharlaşıyor ve geriye hayalet örümcekleri andıran yapılar kalıyor' ifadesini kullandı.Dünya'da hava Mars'taki kadar soğumadığı için karbondioksitin donmasıyla ortaya çıkan buzlanmalar da görülmüyor. Sadece Mars'ta tespit edilen karbondioksit 'buzlanması' gezegendeki mevsim değişimleri ve erozyonlar hakkında da bilgi sunuyor.Discovery News ve Al Jazeera
Steve Rogers, Nick Fury ve gizli SHIELD örgütü ile işbirliğini koruyarak modern dünyaya ayak uydurmaya çalışıyor. Öykü bu sefer sosyalist dönem Rusya'sına uzanıyor. SSCB döneminde özel kuvvetler içerisinde yetiştirilen ve Winter Soldier (Kış Askeri) adı verilen bir adam aslında tam bir ölüm makinasıdır. Rusya tarafından donmuş bir gölde bulunur ve önüne çıkan her şeyi yerle bir etmeye kararlıdır. Kaptan Amerika yanına Falcon'u ve Black Widow'u da alarak güç birliği yapar ve soğuk diyarlardan gelen bu düşmana karşı büyük bir mücadeleye girer.
Türkiye'nin Antarktika'da kuracağı üs için 300'den fazla akademisyen arasından 16 kişi seçildi. Deniz Kuvvetleri ekibe özel eğitim verdi. Ekip gelecek ay '2. Antarktika Bilim Seferi'ne çıkacak.Türkiye Antarktika Kutup Bilimsel Araştırmalar Merkezi (TAKBAM) Başkanı Mehmet Ali Türkel, Antarktika'ya kurulacak Türk üssü için 2015 yılı Ocak ayında '2. Antartika Bilim Seferi'nin yapılacağını söyledi. Mayıs ayında da ilk kez Türkiye adına 2 akademisyen Antarktika'ya giderek üs için incelemeler yapmıştı.Türkel'in verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde başvuran 300'den fazla akademisyen Antarktika görevi için başvurdu. Başvurular arasından 16 kişilik bir ekip belirlendi. Ekip, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı'nda Antarktika şartlarında hayatı idame ettirme, ulaşım araçlarını kullanma, intikal, iklim şartlarını değerlendirme gibi konularda eğitim gördü.Ekipte jeoloji, zooloji, botanik, deniz bilimleri, fizik gibi farklı dallarından akademisyenler bulunuyor. Türk akademisyenler Çin, Bulgaristan, Rusya ve Şili'nin üslerinde de araştırma yapacak.Antarktika'daki Türk üssünün koordinatları belirlendiTAKBAM'ın Türkiye'nin Antarktika'da kuracağı üssün koordinatlarının belirlediğini anlatan Türkel şöyle konuştu:'Gidecek olan ekibimiz bu koordinat noktalarının zemin etüt çalışmalarını da yapacaktır. Antarktika'da üs için en önemli konu su kaynağı konusudur. Her ne kadar yeryüzünün tatlı su kaynağının yüzde 67'si Antarktika'da olsa da burası yeryüzünün en kurak bölgesi. Çünkü bir yağış bulunmamaktadır. Üsteki personellerin her türlü ihtiyacı için suyun bulunması gerekmektedir. Bunu kardan, buzdan eriterek sağlamak yerine mevcut olan gölet veya gölün kaynağını kullanmak daha önemlidir. Ülkeler üsleri kurarken en çok buna özen göstermektedir. Biz de tespit ettiğimiz koordinatlarda bu su kaynağını kullanabileceğimiz bölgeleri tespit ettik. İnşallah oradaki etütlerimiz tamamlanınca bunu gerçekleştireceğiz.'Antarktika'da devletler tarafından onaylanmış 29 resmi üs bulunduğunu ifade eden Türkel, üs kuran ülkeleri küçük veya büyük ülkeler gibi sınıflandırma yerine Antarktika'nın önemini anlayan veya anlamayan ülke olarak sınıflandırmanın daha doğru olacağını söyledi.14 milyon kilometrekarelik geniş bir kara parçası olan Antarktika'nın aşağısında göller, dağlar, vadiler bulunduğunu söyleyen Türkel, 'Dolayısıyla her türlü tabii zenginliklere haiz olan bir toprak parçası burası. Ülkeler bilimsel amaçlı çalışmaların haricinde geleceğe yönelik bu tabii kaynakları kullanma amacında olabilirler' dedi.Antarktika Yasası TBMM'ye sevk edildi'Antarktika Antlaşması Çevre Koruma Protokolüne Katılımımızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı', 18 Aralık 2014 tarihinde Bakanlar Kurulu'nda imzalanarak TBMM'ye gönderildi. Türkel, 'Diğer ülkeler 1994 yılında Antarktika ile ilgili Çevre Koruma Komitesi kurdular. Bu komite bir protokol ortaya koydu ve ülkelerin bunu imzalamasını istedi. Biz, 1959 yılında imzalanan Antartika Antlaşmasını ancak 1995 yılında imzaladık. 1998'de ortaya çıkan Çevre Koruma Protokolünü ise bu sene Meclis'e getiriyoruz' diye konuştu.'Ülkeler bilimsel amaçlı çalışmaların haricinde geleceğe yönelik tabii kaynakları kullanma amacında olabilirler' diyen Türkel, şöyle devam etti:'İmzalayacağımız protokol bu madenlerin, tabii kaynakların kullanılmasını yasaklayan bir anlaşmadır. 1998'den 2048'e kadar, 50 yıllık hazırlanmış protokoldür. Az kaldı bitmesine. Ülkeler bu antlaşmaya uyar uymaz bilemeyiz. Bugün Antarktika'daki tabii zenginlikler ekonomik değer arzetmediği için kullanılmıyor ama yarın hangi ülkenin ne yapacağını bilemeyiz.'Ülkelerin bugüne kadar prestij veya bilimsel amaçlarla Antarktika kıtasına seferler düzenlediğini kaydeden Türkel, bu rekabetin zaman zaman siyasi ve politik hale geldiğini vurguladı. Türkel, şöyle konuştu:'Günümüzde bir bilim rekabeti var. Antarktika'daki çalışmaların en önemlisi bilimsel faaliyetleri kapsar. Mesela haberleşme sistemleri. Antarktika, uzay bilimleri açısından çok önemli bir coğrafi yapıdır. Çünkü gökyüzünü gözleme veya diğer haberleşme sistemleri açısından özellikle yörüngelerde bulunan uydulardan veri elde etme konusuna daha uygundur. Mesela bir A uydusu Türkiye'den günde 4 kez veri elde edebilirken Antarktika kıta coğrafyası üzerinde o yörüngeyi belki 14 kez geçmiştir. Eğer bizim orada bir istasyonumuz, bir üssümüz olursa, o uydumuzdan daha fazla veri elde etme imkanına haiz olacağız demektir. Bu da Antarktika'da üs kurulması için bir gerekçedir.'‘Dünyanın kalan yerleriyle ilgilenmek zorundayız’Bilim heyetinin başkanlığını Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektör Yardımcısı ve Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Şakir Şahin yapacak. Şahin, egemen ülkelerin artık uzayı bile parsellenmeye başladığına dikkat çekerek, 'Büyük ülke iseniz dünyanın kalan yerleriyle ilgilenmek zorundasınız. Uzay meselesinde olduğu gibi Antartika meselesinde de durum aynı' dedi.Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında can yeleği kullanımından suya düşmeye, zodyak bottan gemiye binip inmeye kadar bazı eğitimler gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Şahin, kurulacak olan üste bilimsel araştırmalar yapmak üzere TAKBAM ile SDÜ'nün protokol imzaladığını belirtti.Şahin, şöyle konuştu:'Dünyada artık uzay bile egemen güçler tarafından tabir yerindeyse parsellenmeye başlandı. Türkiye son anda Antarktika ile ilgili istişare ülkelerinin içine girdi. Yarın egemen ülkeler, karar mercii ülkeler, artık Antarktika ile ilgili bir planlama yapalım derse, biz ancak bir başka ülkenin üssüne çalışma için gidebiliriz. Biz de o trende yer almak istiyoruz.'Antarktika'nın henüz keşfedilmediğini, gelecekte nelerle karşılaşılacağının bilinmediğini ifade eden Şahin, 'Büyük ülke iseniz dünyanın kalan yerleri ile ilgilenmek zorundasınız. Uzay meselesinde olduğu gibi Antartika meselesinde de ilgilenmek zorundasınız. Biz büyük ülkeyiz diyoruz ama büyük ülkeyiz demekle olmuyor, bu tür yerlerde olmakla oluyor. Mecliste çıkacak yasa bir devletin irade beyanı. Bizim uluslararası alanda elimizi güçlendirecek, ikincisi bilimsel araştırmalar için kaynak bulmayı kolaylaştıracak. Bizim artık bir Antarktika politikamız var' ifadesini kullandı.AA
Panasonic ve Visteon ‘ın ortaklaşa geliştirdiği ve cam yüzey üzerinde otomobille ilgili bilgileri gösteren teknoloji, sürücülerin dikkatini dağıtmadan güvenli bir sürüş deneyimi yaşamasını sağlıyor.Söz konusu teknoloji Mercedes , Lexus veya Ford da dahil olmak üzere birçok markanın üst segment otomobillerinde yer alıyor. Ancak bu ekranlar otomobille ilgili sınırlı bilgiler veriyor ve detaylı bilgiler almak için birden fazla ekrana bakmak gerekiyor. Direksiyonun arka tarafına yerleştirilen bir cihaz aracılığıyla kullanılabilen bu yeni teknoloji ise gösterge panelini ve orta konsolu bir araya getirmiş durumda. Böylece yalnızca cama yansıyan ekran üzerinden araçla ilgili tüm bilgilere erişmek mümkün oluyor. İki firmanın CES 2015’te tanıtacağı teknolojiyle ilgili detayların bu fuarda açığa çıkması bekleniyor.LOG
Doktorasını Melbourne Üniversitesinde nöroloji ve müzik eğitimi üzerine yapan Anita Collins, müzik dinlerken ve bir müzik aleti çalarken beynimizde olup bitenleri yaklaşık 5 dakikalık bir videoya sığdırarak anlatmayı başarmış.Sharon Colman Graham tarafından hazırlanan animasyonda, gelişen teknoloji sayesinde daha ayrıntılı olarak incelenebilen insan beyninin müziğe karşı verdiği olağanüstü tepki anlatılıyor. Günlük hayattaki aktiviteler için sadece tek bir bölgesi kullanılan insan beyninin, müzik dinlerken aynı anda birçok bölümü harekete geçiyor.Müzik aleti çalan bir insanın beyni ise tam bir havai fişek gösterisini andırıyor. Videoda özellikle enstrüman çalan birisinin normal hayatta olayları nasıl daha hızlı kavradığı, hafızasının ve yeteneklerinin nasıl çok yönlü olduğu da vurgulanıyor.