Sinemanın Efsaneleşmiş Kötülerini Yine Ünlü Oyuncuların Canlandırdığı 13 Kısa Film
Gary Oldman, Brad Pitt, Glenn Close ve George Clooney gibi 13 başarılı oyuncu The New York Times'ın 'Sinematik Kötülüğün Video Galerisi' için bir araya gelerek Alex Pragar yönetmenliğinde kısa filmlere konuk olmuşlar. 30 ve 60 saniye arasında değişen uzunluğa sahip bu kısa filmlerin her biri hemen aşağıdaki resimde görebileceğiniz sinema tarihindeki önemli kötü karakterlerden ilham alınarak çekilmiş.
Yüzlerini Daima Merak Ettiğimiz Gizli Oyuncuların, El Modellerinin 10 Fotoğrafı
Sabun, el kremi, oje, yüzük gibi bilimum ürün reklamlarında görmeye alışık olduğumuz eller vardır. Çoğu zaman yüzlerini göremeyiz. Hiç düşündük mü acaba, bu ellerin sahibi nasıl birisi? Bunu merak eden, İngiltere'den Oli Kellet  ve Alex Holder, el modellerinin yüzlerini fotoğraflamak gibi ilginç bir projeye giriştiler. Uzun zamandır reklamcılıkla uğraşan bu ikili, bu zamana kadar birçok el modeliyle çalıştıklarını ama hiçbir zaman yüzlerini yansıtmadıklarını söylediler. Eğlenceli bir girişim olarak da, böyle bir projeye imza attılar.
Sayaç Okuma Süreleri Uzadı, Elektrik Faturaları Tavan Yaptı
Bazı dağıtım şirketlerinin sayaç okuma sürelerini uzattığı gerekçesiyle bu ay abonelerin elektrik faturası şişti. Vatandaş protesto ederken, şirketler kendini ‘mevzuata uygun’ diye savunuyor. EPDK ise konuyu mercek altına aldı.Elektrik faturanızda bir gariplik mi var? Örneğin geçtiğimiz ay 100 lirayken, bu ay bir anda 200 liraya mı çıktı? Sebebi, faturalandırma döneminin değişmesi olabilir. Yani dağıtım şirketi, 30 gün yerine, daha uzun bir süreyi kapsayan tüketim dönemini faturalandırmış olabilir. Son olarak Antalya’da vatandaşlara iki ay elektrik faturası göndermeyen elektrik dağıtım şirketi, daha sonra iki aylık yüklü miktarda faturalar göndermeye başlayınca kamuoyunda infiale sebep oldu. Hürriyet'ten Merve Erdil'in haberine göre; Normalin iki katı gelen elektrik faturalarını ödemede sıkıntı yaşayan vatandaşlar imza kampanyası başlattı. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde, “Tüketicinin tüketim dönemi, bir aydan az olmamak ve bir yılı geçmemek üzere, görevli tedarik şirketi tarafından belirlenir” deniliyor. Bu da elektrikte faturalandırma döneminin 1 yıla kadar uzayabilmesine imkan tanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), dağıtım şirketlerinden uzun fatura dönemleriyle alakalı savunma talep edecek. Son dönemde elektrik faturalarında gün uzatımı ya da kısaltımı nedeniyle, vatandaşlar mağduriyet yaşıyor. Elektrikte bir aylık tüketimin faturalanması gerekirken, bazı dağıtım şirketlerinin okuma tarihlerinde değişiklik yaptığı ve kimi zaman gün kısaltımına giderek 20 günlük tüketimi faturaladığı, kimi zaman da gün uzatımına giderek 70 günlük tüketimi faturaladığı ortaya çıktı. Son olarak Antalya’da, ödeme düzenlemesi yaptığı gerekçesiyle bazı abonelere 2-3 aylık fatura tek seferde yansıyınca, yüksek meblağlarla karşı karşıya kalan vatandaşlar tepki gösterdi. EPDK ise konuyu mercek altına aldı. KonuşulacakBir EPDK yetkilisi, mevzuatta fatura dönemiyle alakalı “bir aydan az, bir yıldan fazla olmamak üzere” şeklinde hüküm bulunduğuna işaret ederek, “Ayrıca altı aydan fazla olan sayaç okumalarına da taksitlendirme imkanı getirildi. Uzun okuma aralıkları mevzuata aykırı değil ancak abone grupları bazında bir ayrım yapılabilir. Örneğin tarımsal sulama birlikleri, sulama sezonu başlayınca ürün kaldırana kadar fatura gelmesin istiyor. Bu da altı ayı bulabiliyor. Diğer taraftan, uzun faturalandırma süreleri meskenlerde sıkıntıya yol açıyor. Bu sıkıntının olduğunu görmüş olduk. Şirketlerle oturup konuşulması gerekiyor. Bu konuda yükümlülükler getirilebilir” diyor.Diğer bedellere dikkatEMO yetkilileri, süre uzatımları dışında faturalarda zaman zaman kesme bağlama veya sayaç bedeli gibi ekstra yansımalar da olabildiğine, bunlara ayrıca dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Faturalandırma süreleri, elektrik faturasındaki ilk okuma tarihi ve son okuma tarihi kalemlerine bakılarak görülebiliyor.EPDK gerekçesini şirketlere soracakAynı yetkili, 2013 yılsonunda da benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Şirketlere uyarı yazısı yazdık ve ‘Sözleşmeler Hukuku’nun genel ilkelerine uyun’ dedik. Yine sıkıntı yaşanan dağıtım bölgelerinden gerekçelerini talep edeceğiz. Sıkıntıların Antalya, Ankara ve İstanbul’un bazı bölgelerinde yaşandığı görülüyor” diyor. İstanbul’da aralık ayında 152 TL, ocakta ise 245 TL elektrik faturası gelen bir tüketicinin, bu faturalarını bizim için inceleyen Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) temsilcileri şunları kaydediyor: “Elektrik sayaçlarının en az 30 günlük periyodlarla okunması gerekiyor. Yılda bir kereye mahsus, okuma periyodunu kaydırmak için bir ay 20 gün, bir sonraki ay 40 gün olabilir. Ancak daha önceki faturalarda da 20 gün çıkıyorsa bu usulsüz bir okumadır. İncelediğimiz faturada aralık ayında 20 günlük periyodu, bir sonrakinde 40 günde çıkarmış...”Faturada farklılık oluşur mu?EMO temsilcileri, faturalandırmanın günlük tüketimin yapıldığı aya göre belirlendiğini ifade ederek, “Diyelim ki ilk okuma 16 Aralık, son okuma tarihiniz 16 Ocak. Aralıktaki tüketim o ayın tarifesi, ocaktaki tüketim ocak tarifesi üzerinden alınır. Ki aralık ve ocak tarifesi arasında faturayı etkileyecek büyük fark yok. Ocakta okundu, 2015’in zamlı fiyatlarıyla fatura kesildi’ iddiası doğru değil” diyor. EPDK yetkilileri ise “70 günlük tüketim faturalandırıldığında 70’e bölünüyor. 15 Ocak’ta fatura kesildiyse, 15 günü ocak, geriye kalan 55 gün bir önceki dönem tarifesinden faturalandırılır. 70 gün eşit tüketim kabul edilir ve o ayın tarifesine göre faturalandırılır. Yine de Tarife Dairesi inceleyecek” diyor.CLK: Taksit  imkânı verilecekCLK Akdeniz’den yapılan açıklamada, yüksek faturalar nedeniyle ödeme güçlüğü çeken abonelere taksitlendirme imkanı verileceği belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi: “Bu uygulamanın sonucunda sınırlı sayıda abonemize 30 günden daha uzun süreli fatura hesaplanmıştır. Fatura hesaplanmasında bir hata olmamasına rağmen, tüketim gün sayısını 30 günden fazla olması ve tüketimin yüksek olduğu döneme denk gelmesi nedeniyle bazı abonelerimizin tek seferde ödeme güçlüğü yaşadığı tespit edilmiştir. Abonelerimiz müşteri hizmetlerimize müracaat ederek taksitlendirme yapabilir.”
İddiaya Göre Google, Twitter'ı Satın Alıyor
Sosyal medyanın önemli oyuncusu Twitter'in satılacağı iddia ediliyor. Satın almak isteyen ise Google.Sosyal medya devi Twitter'in satılacağı iddiaları, hisselerinin değer kazanmasına neden oldu. İddiayı gündeme getirense, Almanya'nın saygın ekonomi gazetelerinden 'Handelsblatt'.Habere göre, Google'ın Twitter'ı satın alacağı yolundaki iddialar Twitter hissesinin yüzde 3,5 oranında değer kazanmasına yol açtı.Gözlemciler Twitter'ın geçen yılın son çeyreğine ilişkin bilanço rakamlarını açıklayacağı 5 Şubat'ın dönüm noktası olacağına işaret ediyor. Popülersosyal medya platformunun negatif rakamlar açıklaması halinde bunun hissedarların baskısını artıracağı belirtiliyor.40 MİLYAR DOLAR ÖDEYECEKBu durumda Google'ın Twitter'da büyük hissedar olması ihtimal olarak görülüyor. Google'ın Twitter hisseleri için ödeyeceği rakamın 40 milyar dolara kadar tırmanabileceği belirtiliyor.Google'ın Twitter'ı devralacağı yönündeki iddialar 2009 yılında da gündeme gelmişti. O dönemde telaffuz edilen rakam 10 – 20 milyar dolar arasında oynuyordu.Google'ın bu hafta içinde uzay araçlarıyla tanınan SpaceX şirketine ortak olacağı açıklanmıştı. Google, uydu üzerinden internet hizmeti sağlayacak şirkete 1 milyar dolarlık yatırım yapıyor.Cumhuriyet
Öfkeli Tweet'ler Kalp Hastalıklarına Neden Oluyor
Sosyal medyada içimizi dökmenin ve bütün sinirimizi çıkarmanın yararlı olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Yapılan araştırma gösteriyor ki sinirli tweet‘ler atmak kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor.Araştırmacıların açıklamalarına göre kızgın gönderiler göndermenin kalp rahatsızlıklarıyla direkt olarak bağlantısı bulunuyor. Daha önce sigara içmenin, düşük gelire sahip olmanın ve stresin kalp hastalıklarına sebebiyet verdiği ortaya çıkmıştı. Ancak Twitter ile ilgili yapılan bu araştırma yeni bir gerçeği ortaya çıkarmış oldu. Pensilvanya Üniversitesi‘nin ortaya çıkardığı bir diğer bilgi ise daha da dikkat çekici. Buna göre nefretin aksine sevgi dolu gönderiler atan ve yaşamın güzellikleriyle ilgili tweet’ler gönderen kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma ihtimali daha da düşük oluyor.LOG
13 Maddede Türkiye'de Gıda Mühendisi Olmak
Ne iş yaptığınızı, nerelerede çalıştığınızı, nasıl çalıştığınızı anlatmanız çok zor olabilir ve bunu karşınıza çıkan her insanda tekrarlamak zorunda kalabilirsiniz. Giderek kabusa dönüşen bir durumdur. Artık bıkkınlıkla 'valla bişey yapmıyorum ben abi yaaa' haline gelir.
Reklam
Hangi Quentin Tarantino Filmi Seni Anlatıyor?
Quentin Tarantino filmlerini kimisi sever baş tacı yapar, kimisi sevmez yerden yere vurur. Bu tartışmaları göz ardı ederek sinemaya büyük katkısı bulunan bu önemli yönetmenin hangi filmi seni anlatıyor hiç merak ettin mi?Sonucu öğrenmeye hazırsan, başlayalım.
Dinlenmeyi Hak Eden 10 Türk Grup
Henüz fazla bilinmeyen fakat dinlenmeyi hak eden birbirinden farklı tarzlarda 10 grup. Umarım kendinize uygun bir şeyler bulabilirsiniz. Keyifli dinlemeler!
Reklam
3 Boyutlu Yazıcı ile Villa Yapıldı!
Teknoloji ilerliyor, bilim hız kazanıyor! Bununla birlikte önceden var olan şeyler zamanla yok olabiliyor! Bunlardan biri de inşaat yapmak için gerekli ekip ve ekipman mı? Görünüşe göre artık 3 Boyutlu Yazıcı ile ev yapılabilir!Geçtiğimiz günlerde dünyanın ilk 3 Boyutlu Yazıcı ile üretilen aracı yapılmıştı. Bu büyük gelişmeden sonra bina yapımları da söz konusu haline geldi! Çin’deki Winsun isimli inşaat firması dünyanın ilk 3 Boyutlu Yazıcı ile inşa edilen villasını duyurdu!Tamı tamına 1100 metre karelik bir araziye yapılan villanın inşaatı için özel bir materyal ile çıktı alındığı belirtiliyor. Firmanın söylediğine göre, özel materyal; sanayi atıkları ve inşaat malzemelerinden oluşturulmuş ve oldukça çabuk kuruyan bir beton formuna getirilmiş.Maliyeti 161 bin dolar olan binanın iç tasarımının yapılmadığı, sadece bir konsept olduğu belirtildi. Ayrıca Winsun şirketi bu villanın yanı sıra 3 Boyutlu Yazıcı ile üretilen 5 katlı bir binayı da sergiledi!Bu şekilde üretilen binaların işçi maliyetinin %50-80 ve inşaat sürersinin de %50-70 oranında azaldığı ve çevre kirliliği konusunda inşaatlara oranla çok daha zararsız olduğu söyleniyor!Teknolopi
12 Maddede Geleceğin Süper Uzay Araçlarına Bir Ön Bakış
İkarus projesinin grafik mühendisi Adrian Mann, yıldızlararası yolculuk için gerekli olan uzay araçlarına dair bazı konsept çalışmaların çizimlerini yaptı.Güneş sistemimizin ötesine, uzayın derinliklerine yapılacak yolculuklar için, araçların nükleer güç ve anti-madde gücü gibi bazı itici mekanizmalara sahip olması bekleniyor. Bu beklentilere göre yapılan ilüstrasyon çalışmalarını Adrian Mann’ın gözünden görebilirsiniz.
Reklam
14. !f İstanbul'un Programı Açıklandı
14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin programı açıklandı!Her sene olduğu gibi bu yıl da dopdolu bir programı sinefillerle buluşturmaya hazırlanan !f’in bu yılki sloganı “Kalbine Bak, Yerinde Mi?” olarak belirlenmişti. 42 ülkeden 115 filmin gösterileceği festivalin İstanbul ayağı 12 Şubat’ta, Ankara ve İzmir ayakları ise 26 Şubat’ta başlıyor.Tim Burton’ın Big Eyes‘ıyla açılışı yapacak !f’in tüm programına göz atmak için buraya tıklamanız yeterli.Bantmag
Apple, Kore'de Rekor Kırdı
Samsung’un ülkesi Güney Kore’de Apple’ın iPhone 6 satışlarının itici gücü beraberinde rekor pazar payına ulaştığı açıklandı. İşte detaylar…Samsung , küresel anlamda en çok satış gerçekleştiren akıllı telefon şirketi konumunda. Pazarın büyük kısmını hakimiyeti altında tutmayı başarıyor. Buna karşın Apple ’ın yeni iPhone modelleri eşliğinde yarışa ayrı bir tat kattığı da yadsınamaz bir gerçek. Fiyat etiketleri ne kadar tartışılsa da iPhone 6 ve iPhone 6 Plus ’la önemli satış adetlerine ulaşan şirketin ayında, Güney Kore ’deki pazar payı kısa süre önce netleşti. Buna göre yüzde 33 gibi rekor bir paya ulaşıldığı görüldü.Apple adına bu net başarının arka planında yatan gerçekler arasında ilk sırada yeni iPhone modellerinin benimsenmesi var. Buna ek olarak iPhone 5 ve iPhone 5s ’ler için belli oranlarda indirime gidilmesi de etkili olmuşa benziyor.
'Hala 450 Yıl Öncesini Yaşıyor Olmak Üzüyor'
Bülent Emin Yarar’ı kimileri Öğretmen Kemal olarak, kimileri de Reha Erdem filmleriyle hatırlıyor. Şimdilerdeyse Devlet Tiyatrosu’ndaki Hamlet ve Profesyonel oyunlarıyla ismi hafızalara kazınmış durumda. Her iki oyundaki performansıyla göz dolduran oyuncuyla buluştuk. Yarar, tiyatroya nasıl başladığını, oyunlarını, ailesini anlattı.Hamlet oyunuyla iki sezondur sahnelerdesiniz. Shakespeare’i ve eserlerini değişmez kılan ne?Shakespeare tarafından 450 yıl önce yazılmış metinde ne yazık ki hiçbir şey değişmeyen dünyanın resmini görüyoruz. Sadece Danimarka Krallığı’nın değil, dünyanın çürümüşlüğünün belki de. Shakespeare’in başta Hamlet olmak üzere tüm eserleri bugün yerini buluyor. Üstelik aynı güzellikte ve aynı samimiyette karşılığını buluyor. Shakespeare’in de tek arzusunun bu olduğunu biliyoruz.Türkiye’de Hamlet’i tek başına ilk kez oynayan sizmişsiniz…Daha önce Fransa’da tek kişiyle oynanmış ama Türkiye’de ilk olduğunu öğrendim ben de.Bütün karakterleri oynamak zor olmuyor mu?En son konservatuvarda, öğrencilik yıllarımda şöyle bir kafamı uzatmıştım Hamlet’e. Bu oyunu altı kişiyle yapabileceğimi düşündüm. Hatta kendime partner aramaya başladım. Oyunun dramaturjisi geliştikçe, metin oluştuktan sonra yönetmen Işıl Kasapoğlu aradı ve ‘Okuyorum, okuyorum tek kişilik okuyorum. Sen tek başına oynarsın.’ dedi. ‘Yapamam, hazırlıklarım tek kişilik değil.’ dedim. Çünkü bütün yaz boyunca sadece kendi metnime hazırlanmıştım ama nafile! Bu kez tek kişilik okumaya başladım metni, aradan zaman geçti, yazın sezon sonu bir araya geldik. Metni tek başıma okudum ve herkes ‘İşte oldu’ dedi. Tek kişilik oynamak zor olabilirdi ama ben Hamlet ile arkadaş oldum resmen. Bu işimi kolaylaştırdı. Böylece başlamış olduk Hamlet’e. Tabii en önemlisi prova dönemiydi. Korkular olsa da çok keyifli geçti.Hamlet’i Hamlet yapan şeylerden biri politika diyebilir miyiz?Hamlet’in hep mutlu bir çocuk olduğunu düşündüm. Her şeyden habersiz bir çocuk. Gülen, ağlayan, duyguları olan. Shakespeare’in diğer bütün karakterleri gibi. Saraydaki entrikalardan uzak duran Hamlet’i hep böyle hayal ettim. Ta ki babası ölüp de onun hayaletiyle karşılaşana kadar. Hesaplaşmaya ve yüzleşmeye başlar. Kendi hisleriyle kendi gözünden gördüğü bir yelpaze açılır. İşte Shakespeare öyle bir usta ki, bu küçücük hikâyeden ve böyle bir baba hayaletinden yola çıkarak günümüze kadar yaşanan bütün entrikaları, politikayı, aşkı, kini, nefreti, hareketsizliği hepsini çok büyük bir başarıyla yansıtır. Yani Hamlet babasının ölümüne kadar küçük bir çocukken, babası öldükten sonra her şeyi görmeye başlar. Politikayı da entrikayı da o zaman görür.Aslında her toplumda haksızlığa uğrayan Hamlet’ler, Claudius gibi entrikacı politikacılar, politikacıları alkışlayan Rosencrantz ve Guildenstern gibi çıkarcılar yok mu?Olmaz olur mu.. Her dönemde, her ülke ve toplumda böyle insanlar olmuş. Shakespeare zaten sadece bir oyun yazmamış. Kendi döneminin toplumunu, siyasi, sosyal yapısını anlatmış. Bugünleri yazmış aslında. Oyundaki kadınlara benzeyen kadınlar, benzeri düşünen babalar, iktidar sahipleri kendini görebilir oyunda. Eğer gerçekten bu oyun hayatın ta kendisi olmasa, izleyen ‘bu ben değilim’ der geçer. Tek başıma sahnede, bir saat 25 dakika boyunca bütün bu karakterleri oynarken, hiç sıkılmıyorum. Çünkü oyunu yaşıyorum.Profesyonel oyununun bu yıl beşinci sezonu. Sıkılmadınız mı aynı karakter ve metinden?Valla öyle sıkılma gibi bir durum olmuyor. Buna bir kere yazanın kalemi izin vermiyor. O kadar muazzam bir eser bırakmış ki Duşan Kovaçeviç. Günlük hayatımızda her gün değişen şeylere cevap veriyor. Dolayısıyla hayat ne kadar tazeyse, oyun da o kadar taze kalıyor. Ve yeni sezonda oyunu ilk kez izleyecek olan seyirciyi düşününce sıkılmaya fırsat kalmıyor.Profesyonel’de bir yazarla, emekli polisin hikâyesini anlatıyorsunuz. Sanatçılar, aydınlar sizce hâlâ fildişi kulelerinde gizleniyor mu?Sıradan insan ile entelektüel arasında bilinçli duvarlar örülmeye çalışılıyor. Ama sanat buna izin vermiyor. Bakın yıllar önce Shakespeare çıkmış, Çehov çıkmış. Bugün Haldun Dormen diye bir usta çıkmış ve çıkacak da. Bence aradaki duvar giderek kırılıyor, daha da kırılıp büyük kitlelere ulaşmalı. Ödenekli tiyatrolar çok önemli. Bana ‘Sen Profesyonel’e özel tiyatro açıp oynasaydın, şimdiye neler olurdu, neler!’ diyorlar. Ben işin o tarafında değilim. 5-6 liraya Türkiye’nin dört bir tarafına taşıyoruz oyunu. Bu benim için daha anlamlı. Sanat öyle bir şey ki, samimi bir iş ya da sanat sizi özgürleştirir, güzelleştirir, besler, birbirimizi anlamamızı, çoklu bakmamızı sağlar.Uzun yıllar çocuk oyunlarında oynamışsınız. Oyunculuğunuza nasıl katkıları oldu?Tiyatro bölümüne girmemiştim daha, o zamanlar başlamıştım. Opera, şan bölümündeydim. Bir müzikal çocuk oyununda başrol oynadım. Kendiliğinden oldu her şey, ben pek anlayamadım. Şimdi adını koyabiliyorum bunun. Samimi olduğunuzda, sadece oyun oynadığınız zaman değil, kendi çocuğunuza ya da bir başka çocuğa çocuk muamelesi yapmadığınızda, onu kandırmadığınızda ve ‘mış gibi’ yapmadığınızda, çocuğu da bir birey olarak gördüğünüzde onların gelişimine ne kadar büyük bir katkıda bulunabileceğimi gördüm. Çocuk oyunlarımda bunu yakaladım.Yeter ki hepimiz biraz daha özgür ve eşit alanlar bulalımSon dönemde sizi Onur Ünlü filmlerinde görsek de, genelde Reha Erdem filmleriyle hatırlanıyorsunuz. Var mı yeni bir film projeniz?Yeni bir film olacak ama Reha ya da Onur ile değil. Söylemek için erken olabilir çünkü yeni konuşuldu. İlk projesini yapacak genç bir arkadaşın filmi olacak.Şehir Tiyatroları’nda oynanan Cibali Karakolu oyunu, bir karakter sebebiyle sansürlendi. Oyunların sansürlenmesi yeni olan şeyler mi, hep var mıydı?Hep yaşandı bunlar. İşin üzen tarafı, hâlâ 450 yıl öncesini yaşıyor ve konuşuyor olmak. Niye bir arpa boyu yol gidememiş insanoğlu? Buna hayıflanıp durmak da yetmiyor bir süre sonra. İnsanın kendini daha iyi hissetmesi, çoğalması mümkün. Yeter ki hepimiz biraz daha özgür ve eşit alanlar bulalım. Bir gün daha özgür olacağımıza inanmasam burada, sahnede durmam.Özgürlüğün bu denli kısıtlandığı bir toplumdayız. Sanata etkisi nasıl oluyor?Sanat etkilenmiş ki, bu eserler çıkıyor ve yenileri de çıkacak. Böyle güzel eserler baskı dönemlerinde ortaya çıkar zaten. Mesela ‘Profesyonel’de 18 yıl boyunca bir polisin bir aydını, yazarı takip etmesine kimse şaşırmıyor. Çünkü bunlar oldu ve olmaya devam ediyor.Kızımın ve eşimin ikili dünyasını kıskanıyorumEşiniz Bennu Yıldırımlar da oyuncu. Magazin programlarında hiç boy göstermiyorsunuz!İkimiz de yoğun çalışıyor ve birbirimize vakit ayırıyoruz. 15 yaşında bir kızımız var Ada. Zaman iyi kullanınca o kadar bereketli ki, ‘Çok yoğunum, eşimi, kızımı, annemi görmeye vaktim yok.’ deme lüksüm yok.Kızınızla nasıl bir iletişiminiz var?Çocuk oyunları oynarken gördüğüm taktiği uyguluyorum. Taktik değil de, orada kavradığım şekilde iletişim kuruyorum Ada ile. Ada kendisini iyi biliyordu ve kendimizi anlatmak için ayrı bir çaba harcamadık. Çocuk olduğunun farkındaydı. Şimdi ise genç kız olduğunun farkında.Genelde kız çocukları babaya düşkün dense de, anneyle bir başka bağı vardır. Öyle mi sizde de?Mutlaka. Onların ikili ayrı bir dünyası var.Kıskanmıyor musunuz?Tabii kıskanıyorum. Öyle zamanlarda, hepimiz evde olmamıza rağmen ben tek başıma kalıyorum. (Gülüyor)Anne-babası oyuncu olanların çocuklara sorulan kaçınılmaz soru. Ne olacak Ada?O da aynı yolun yolcusu bence. Keşke oyuncu olsa. Mutlu olacağı alanı seçsin istiyorum, onun hayatı sonuçta. Bir ara keman eğitimi aldı. Ama şu aralar kafasında müzikal okumak var. Oyunlara gidiyor seyrediyor. Şarkılar söylüyor, film seyrediyor.Babamın beni sahnede görmesini çok isterdimSizin konsantre alanınız şu an tiyatro. Ama 23 yaşıma kadar bunu bilmiyordum diyorsunuz…Küçükken resim, müzik ve beden benim için en önemli ve en iyi olduğum derslerdi. Ne yazık ki itilip kakılmış derslerdi. Şimdi de aynı. Babam konservatuvar okumamı istemedi. Kendisi maden mühendisiydi. Hobi olarak enstrüman çalardı. Akordeon, mandolin, keman çok şamata bir adamdı. Babam isteseydi çok iyi bir tiyatrocu olurdu. Beni sahnede izlemesini çok isterdim. Ne yazık ki çok erken ayrıldı bu dünyadan.20 Dakika dizisinden sonra televizyonda görünmediniz…Geliyor bazı projeler. Geçen sezon Hamlet’e başladım diye kapattım dizi defterini. Bu sezonda film var. Televizyon çok yoruyor beni. İnsanlar görmek istiyor ama şartlar biraz daha iyi olsa keşke.Zaman
Reklam
Meryl Streep Tipi Sevgililerin En İyisi Olduğunun 16 Kanıtı
Meryl Streep sadece çok iyi bir aktris değil aynı zamanda kadınlar için çok iyi bir rol model. İşi, ailesi, özel hayatı ve kendisi arasında kurduğu mükemmel denge, hoşgörüsü, hanımefendiliği ile bir simge. Hal böyle olunca Meryl Streep tipi sevgililerin de 'sevgili aleminin' en iyi olması kaçınılmaz. İşte kanıtları.
En İlginç 5 Psikolojik Hastalık
etiket
Psikolojik problemler en az fiziksel hastalıklar kadar önemli. Ruh sağlığının iyi olmaması bedensel problemlere de yol açıyor.  Sizin için psikolojide ender rastlanılan ama ilginç olan 5 psikolojik hastalığı derledik.
Reklam
İnsana Kendini Yumruklama İsteği Veren En Lanet 11 Fiziksel Ağrı Sızı
Bütün gün şen şakrak biçimde oradan oraya gezen siz değilmişsiniz gibi gece olduğunda bir anda gelir diş ağrısı. İlk dakikalarda “Eheh, bir şey yok ya, geçer şimdi” umudu zamanla “Allah Allah geçmiyo bu” umutsuzluğuna dönüşür. Ardından insan Rus Hükümeti’yle anlaşma yapıldığını, yeni doğalgaz hattının muhtemelen kendi dişinden geçeceği için oranın delinmekte olduğunu düşünür. Çözümü: Dişinizi kerpeten, pense, balyoz, şişe açacağı, artık ne bulursanız onunla çekiniz…
Reklam