Eğer kahvenin içmekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kahve, sadece sabahları gözlerimizi açmamıza yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda gerek evinizde gerek cildinizde ya da saçınızda mucizeler de yaratabiliyor.İşte kahvenin aklınıza hiç gelmemiş 4 kullanma yöntemi:
Son yıllarda teknolojik gelişmelerin her sanat akımına olduğu gibi fotoğrafçılığa da yeni bir boyut kazandırdığını gözlemliyoruz. Sizlerle daha önce paylaştığımız birbirinden ilginç fotoğraf manipülasyonlarında, fotoğraf sanatçılarının fotoşop kullanarak ortaya çıkardıkları eserlerin en güzel örneklerini incelemiştik.Polonya’lı sanatçı Dariusz Klimczak, fotoğraf manipülasyon sanatını meslektaşlarından biraz daha farklı şekilde yorumlamış. Klimczak diğerlerinden farklı olarak, fotoğraflarında sürrealist akımın öncülerinden Salvador Dali’nin tarzına yer vermiş. Fotoğraflarda kullanılan ilginç ve abartılı oranlardaki objeler, çöl teması ve karanlık atmosfer Dali’nin tablolarını andırıyor.İşte Klimczak’ın gerçekliğin ötesindeki muhteşem fotoğraf manipülasyonları;
Bildiğimiz üzere günümüzde alternatif tarih üzerine yazılar düşünceler var. 'Kennedy öldürülmeseydi nasıl olurdu?', 'İç savaşı güneyliler kazansaydı veya ABD iki parça halinde kalsaydı?', 'Hitler başarılı olsaydı?' Tabi ki çoğu spekülasyondan fazlası değil. Bu konuda konuşmayı, okumayı, yazmayı seven insanların sayısı da oldukça fazla. “Peki, ya teknolojinin ilerleyişinde değişiklikler yaşansaydı nasıl olurdu?” konusu cidden az kişinin konuştuğu bir başlık olarak kalıyor. Günümüz perspektifini, geçmişteki imkanları ve modayı sentezleyerek ortaya koyduğunuz akıma retro-fütürizm diyoruz. Karıştırılmaması gereken nokta şu; geçmişte yapılan fütüristik eserlerden ziyade günümüzde yapılan ve geçmişte gibi gözüken fütüristik kurguları ele alıyoruz. Daha iyi anlaşılması için; Jules Verne (1828-1905) dönemine göre bir fütüristtir fakat eğer bugün yaşasaydı (ve eserleri aynı olsaydı) kendisine retro-fütürist demekte bir sakınca olmazdı. Yine de bugün tekrar okumak (Henüz okumadıysanız zaten çok ayıp!) gayet tabi retro-fütürist iştahımızı giderebilir.Retro-fütürizmi tanımlarken kullandığımız kavramları biraz açalım: Öncelikle geçmişteki imkanları ve modayı ele alalım. Burada geçmişteki bazı dönemler, mevcut teknolojilerine odaklı parçalara ayrılarak kendi alt başlıklarını oluşturur. Kurgunun bahsi geçen döneme ait estetik kaygılara sadık olması oranı, o kurgunun kalitesinin bir göstergesidir. Moda ve tasarım derken kastettiğim şey tam olarak budur. Mimariden endüstriyel tasarıma, giyim-kuşama kadar her şeyi bu kaygıyla tasarlamak gerekir.Retro-fütüristik temalardan en yaygın olanları şu şekildedir:
Öncelikle #AbdülhamidhanıRahmetleAnıyoruz..Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid Han bundan,108 yıl önce Türkiye üzerinde petrol bulunan yerlere tek tek gösteren birharita hazırlattı.
'Televizyonun diktatör dediğine diktatör, terörist dediğine terörist, hain dediğine hain, şehit dediğine şehit, şerefsiz dediğine şerefsiz, kahraman dediğine kahraman diyen uydu alıcıları sizi.. Spikerin dudak uçlarında yaşayan; okumaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan nefret eden üniversite mezunları sizi.. Hiç okumayın, sorgulamayın, araştırmayın, incelemeyin.. Sadece kumandanin tuşuna basıp ezberleyin.. Televizyonda yemek yiyenlerin görüntüleriyle beslenip, öpüşenlerin sevdasıyla tatmin olup, askere gidenlerin kanlı elbisesiyle cesur olun.. Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığınız birini alçak ilan edin, yine dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığınız birini kahraman. Yalnız dua edin elektrikler gitmesin !'Emrah Serbes
Thermite, Demir ve alüminyum oksit karışımından yapılan ateşlendiğinde sıcaklığı 3000 dereceleri bulabilen bir maddedir ve tabi yine bir iPhone kurban edilmiş
Herkesin hayatında bir gün de olsa görmesi gereken bölgelerden biridir Karadeniz. Sabah esen rüzgarıyla, burnunuza gelen deniz kokusuyla, temiz havayı içinize iyice çektiğiniz yaylalarıyla içinize işleyecek bir yer kendisi Rize'siyle, Trabzon'uyla ve diğer yerleriyle. İşte sizi oralara götürecek nitelikte 15 şarkı, keyifli dinlemeler :)
Antrepo en son projesinde sadelik ve uluslararası markaların bazı paket örnekleri için alternatif basit versiyonlarını bulmaya çalışmış. Creative Ajans : Antrepo Executive Sanat Yönetmeni : Mehmet Gözetlik Proje Yazarı : Concept Yer: İstanbul
MARKET- Çolpan İlhan & Sadri Alışık TiyatrosuBu sezonun en çok ismi duyulan oyun yazarı, zira üç farklı tiyatroda oyunu var.Tiyatro camiasının adını duyduğu biriydi, sessiz ve derinden geliyordu, bombayıgeçen sene İstanbul Şehir Tiyatroları’nda prömiyer yapan Vakti Geldi adlıoyunuyla patlattı. Bu sezon İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Paşa Paşa Tiyatroyahut Ahmet Vefik Paşa ve Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu’nda Marketisimli oyunları da sahnelenmeye başladı. Özellikle genç kuşağın ayağını kestiğiödenekli tiyatroların can simidi oldu. Market’i ayrıca yönetti. Önümüzdekiyıllarda daha çok kez bu ismi duyacağız…
Galaxy S6 hakkındaki son sızıntılar, daha önce çok sık dile getirilen ama son dönemde pek bahsedilmeyen bir özelliği yine gündeme getirdi: Cihazın tamamen metalden oluşan bir gövdeyle geleceği konuşuluyor.Bloomberg'in 'konu hakkında bilgisi olan kişilere' dayandırdığı rapora göre Samsung Galaxy S6'nın iki farklı modeli olacak. İkinci model, daha önce de birçok kez söylendiği gibi kıvrımlı ekrana sahip Galaxy S Edge olacak. Bunun yanında Samsung'un Galaxy S6'da yine 5.1 inç'lik bir ekran kullanacağı söyleniyor. Rapora göre ekran boyutu aynı kalırken, çözünürlük Full HD'den Quad HD'ye yükseltilebilir.Yukarıda gördüğünüz saydam kılıflar ise Galaxy S6'nın görünümü hakkında size fikir verebilir. Bir üçüncü parti üretici tarafından paylaşılan görüntülerde Galaxy S6'nın kavisli kenarlara ve dokulu ses düğmelerine sahip olduğu gözleniyor.Arka kamera, önceden de olduğu gibi biraz çıkıntılı görünüyor. Kalp ritmi sensörüyse bu kez kameranın sağ tarafında yer alıyor. Bu tasarımın Galaxy S6'nın son sürümüne ait olduğunu söylemek doğru olmayabilir, ancak önceki sızıntılarla eşleştiği doğru.Galaxy S6 ve S Edge'in 1 Mart'ta, MWC 2015'te tanıtılması bekleniyor.
Her ne kadar zor gibi görünse de ilerleyen yıllarda Scientology tarikatı Türkiye'de kendini göstermek isteyebilir. Belki bir kilise açmaz ama bir şube açmasının önünde pek engel yok gibi.
Kimi zaman Tunalı Hilmi, kimi zaman Tunus caddesinde veya bir metro hatta avm girişinde onlarla karşılaşıyoruz. Onlar duvardakileri silmeye gelen belediye görevlilerinin silmeye kıyamadığı çalışmaları yapan Ankara'yı seven bir sokak sanatçısı grubu.Bozuk gördükleri her şeyi kendi yöntemleriyle eleştiriyorlar. Bu konuda duvarlar da Avare'lerin yardımcısı olmaktan çekinmiyor.
SDO uzay aracıi 5 yıl boyunca Güneş yüzeyinde meydana gelen patlamaları kayda aldı, NASA uzmanları da nefes kesen patlamalardan bir video klip hazırladı.
Malumunuz çoğu Türk filmine ev sahipliği yapan, hatta son yıllarda Hollywood'un da gözdesi olan şehrimiz İstanbul'u koymadığım bu listede, filmleri popülerlik,kamuoyunun beğenisi ve IMDB puanlarını baz alarak oluşturdum. Tabiki kendi beğenilerimi de kattım biraz işin içine. Filmlerin çoğu tek şehre bağlı kalarak çekilmese de önemli sahnelerinin çekildiği yerleri baz almaya çalıştım. Bazı filmler çekildiği yere göre,bazıları ise filmin içinde geçen şehre göre değerlendirildi. Eksikler,gözden kaçanlar elbet vardır ama bu filmler de izlenesi filmlerdir. :)
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış kimselere 'Entel' deriz. Bazılarında yalan söylemek ya da olduğundan farklı gibi görünme çabası öyle hastalıklı bir hal alır ki; sonunda komik duruma düşse bile farkına varamayacak derecede aciz bir insan portresi ortaya çıkar. Kendimizi ait hissetmediğimiz, bir parçası olduğunu düşünmediğimiz bir çevreye girdiğimizde tedirgin oluruz. Çünkü modern toplum 'bilmiyorum' demeyi ayıp saymıştır. O yüzden bu sözcüğü bir türlü kullanamayız. Bu yüzden de aşağıdaki sahtekarlıklara başvurmayı çare olarak görürüz. Bu sahtekarlıkların en bilinen 11 tanesini sizler için derledik. İşte 'Entelektüel' olmanın değil, Entel görünmenin 11 çok bilinen yolu:
Üçüncü havalimanı çalışmalarını inceleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, isim konusunun istişare edildiğini belirterek, “Önemli olan bebeğimizin dünyaya gelmesidir, isimlendirme daha sonra yapılır” dedi. Başbakan Davutoğlu, yeni havalimanının 29 Ekim 2017'de açılacağını söyledi.Başbakan Davutoğlu, 'Bu çapta bir projenin, Türk firmaları tarafından üstlenilmesi, başlı başına ekonomi, firmalarımızın ve inşaat sektörünün ulaştığı düzeyi gösteren olağanüstü güzel bir göstergedir. Çok büyük bir proje, maliyeti ve finansmanı itibarıyla… Ama aynı zamanda İstanbulumuzun çevre dokusu ve bu bölgenin zemini itibarıyla da son derece duyarlı olmamız gereken bir proje. Projenin büyüklüğü ile İstanbulumuzun çevre dokusuna gösterdiğimiz duyarlılık, at başı giden hususlardır' dedi.'ÖNCE BEBEK GELSİN, İSİM SONRA'Başbakan Davutoğlu şunları ifade etti: 'Böylesine bir projenin uzun dönemli üstlenilmiş olması ülkenin istikrarına duyulan güvenin de çok çarpıcı bir işaretidir. Planlamalar, Euro bazında yapıldı. Euro bazında herhangi bu anlamda bir kayıp ya da yeniden değerlendirmeyi gerektiren bir tablo söz konusu değil.'Davutoğlu, bir soru üzerine yeni havalimanının isminin istişare sonucu belirleneceğini belirterek, 'Şu ana kadar ilan edilmiş bir isim yok. İstişare edilir, İstanbul'a yakışan bir isim üzerinde çalışılır. Önemli olan önce bebeğimizin güzel şekilde dünyaya gelmesi. Öncelikle onun ortaya çıkması, hepimizi gururlandırılacak şekilde takdim edilmesi. İsimlendirme daha sonra en uygun şekilde yapılır' dedi.ATATÜRK HAVALİMANI NE OLACAK?Ahmet Davutoğlu, Atatürk Havalimanı'nın durumuyla ilgili soruya 'Atatürk Havalimanı Cumhurbaşkanımızın da başbakanlığı döneminde açıklamaları oldu. Tekrar konuşulur, planlanır. Şehrin içinde kaldığı için havalimanı dışarı taşınıyor. Özel inişler için tanzim edilebilir. Geri kalan alan yeşil alana dönüştürülebilir diye bir düşüncemiz var. Ama bunlar istişare edilebilir' diye yanıt verdi.Davutoğlu, Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörlüğü'ne Fatih Birol'un oy birliğiyle seçildiğini de açıkladı.Sputnik Türkiye