Erdoğan'dan Merkez Bankası'na: 'Bağımlılığın mı Var?'
Merkez Bankası'nın faiz indirimini geç ve yetersiz bulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Başka bir yerlere karşı bağımlılığın mı var? Bir de bunu söyle' dedi.Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) heyetine hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’nı (MB) faiz indirimiyle ilgili eleştirdi.'Bizim Merkez Bankası'nın bağımsızlığına bir sözümüz yok, ayrı bir konu. Ama nereye kadar yok? Ülkenin ve milletin menfaatlerini koruduğu yere kadar yok. Bu konuda bir yanlış gördüğümüz, eksik gördüğümüz zaman sözümüzü söylemekten asla çekinmeyiz. Burada bir kez daha ifade ediyorum, yani bize karşı bir bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da, başka bir yerlere karşı bağımlılığın mı var? Bir de bunu söyle.'''Dün Merkez Bankası lütfetti. Politika faizinde ve faiz koridorunda çeyrek puanlık bir indirim yaptı. Yıl boyunca yapılan indirimleri topluyorsunuz, 2,5 puan ediyor. Halbuki geçtiğimiz yıl Ocak ayında bir kalemde 5,5 puanlık artış yapılmıştı. Hâlâ Ocak ayındaki artışın yarısı kadar dahi indirim yapılmış değil. Faiz artırımına konu bu şartlar ortadan kalktı ama artan faiz hâlâ yerinde duruyor. Böyle şey olur mu?'Erdoğan'ın Merkez Bankası'nı eleştirdiği bu sözlerden sonra dolar yükseldi. 2.4670’te olan dolar açıklama sonrası 2.4778’a kadar çıktı.'Düşmedik, alçalmadık'Erdoğan, Süleyman Şah Türbesi'nin taşınıp emanetlerin Türkiye’ye getirildiği Şah Fırat operasyonuyla ilgili, PKK’nın Suriye kolu PYD ile işbirliği yapıldığı iddialarını da yalanladı; “Bu tür terör örgütleriyle işbirliği yapacak kadar düşmedik, alçalmadık” diye konuştu. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de tepki gösterdi; “Senin bu ülkede vatan, millet, bayrak diye bir derdin var mı ya. Vatan, millet, bayrak adına ne yaptın ya, şunu söylesene. Bu ülkede başbakan yardımcılığı yaptığın zaman ne yaptın ya” dedi.'Kaybedilmiş toprak yok'“Musul Başkonsolosluğu'nu niye zamanında boşaltmadınız' dediler. Süleyman Şah Türbesi'ni daha güvenli bir yere taşıyoruz. Bu defa da 'niye böyle yaptınız, topraklarımızı bıraktınız, kaçtınız' diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Bizim her iki hadisede de tek önceliğimiz tek bir vatandaşımızın burnu dahi kanamadan meseleyi çözmek olmuştur. Ne Musul meselesinde, ne Süleyman Şah'ta oradaki kardeşlerimize, milletimize mahçup olmadık.”“Diyorlar ki 'topraklar bırakıldı gelindi.' Aylarca biz bu operasyon için çalıştık. Bizim şu anda Suriye toprakları içinde kaybedilmiş bir metrekare toprağımız yoktur. Birileri rahatsız oluyormuş. Ana muhalefet bundan rahatsız olduysa doğru yoldayız demektir. Öbürü rahatsız olduysa çok daha doğru yoldayız demektir. Ve bunların sırtında tabii yumurta küfesi yok.”'Terörün temsili parlamentoya girmiş demektir'Cumhurbaşkanı, Meclis’te maddeleri kavga gürültü geçen iç güvenlik paketini de savundu. HDP milletvekillerinin paketteki yüz örtmeyi suç sayan maddesini protesto için yaptıkları poşulu eylemi eleştiren Erdoğan, “TBMM çatısı altında Sayın Başkanvekili'nin önündeki çan kırılıyorsa; kürsüde konuşmacı, bayan vekiller gelip onları taciz ediyorsa ve bir başkası geliyor orada mikrofonu kırıyor koparıyorsa; bir başkası veya başkaları oturup suratlarını maskeyle örtüyorsa terörün artık temsili parlamentoya girmiş demektir” dedi. Erdoğan şöyle devam etti:“Bir taraftan kadına şiddet konuşuluyor, öbür taraftan TBMM'de başkanvekili olan bir bayana her türlü ağza alınmayacak hakaretleri yapacaksınız. Lanetliyorum. Bu demokratik parlamenter sistem içerisinde temel hak ve özgürlüklerin egemen oldukları sistem içerisinde milletvekillerine yakışacak üslûp değildir. Milletvekilinin görevi yasa çıkarmaktır. Engel olabiliyorsan engel olabilirsin. Bunun yolu, yöntemi her şeyi bellidir. Olamıyorsan kabul edeceksin. Oradaki vekiller bu milletin vekilleri olarak oradadır. Millet size elinize ne varsa alın, gereğini yapın diye oraya göndermedi. Meclis'teki manzaraya baktığınızda, sanırsınız ki bu değişiklikle molotof serbest bırakılıyor. Böyle şey olur mu ya.”'Ne erkeği ya'“Bunlar ne dediklerini, ne istediklerini de bilmiyorlar. Hangi esnafımız molotof kokteyliyle, havai fişeklerle taciz edilmeyi kabul edebilir, mümkün mü; demir bilyeler, sapan, bunun kullanılmasını kabul edebilir! Maske, niye maske takıyorsun? Eğer sen terörist değilsen yüzün açık dolaş. Erkeğim diyor, ne erkeği ya. Erkek pantolonla dolaşıyor, sen niye etekle dolaşıyorsun? Maalesef bunlarla dolaşıyorlar, kendilerini gizliyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Dürüst olun dürüst. Yani terörist ama her yola başvuruyor. Bununla ilgili bu kanun er veya geç çıkacak.”'İnşallah düzenlemeyi yapıp bize gönderecekler'“Ben şahsen bu makama geldikten sonra bir şeyden çok rahatsız oldum. Birilerinin amacını anlıyoruz da, ana muhalefet ve muhalefetin yaptıklarını anlamakta zorlanıyorum. Parlamento içinde üç tane parti, bir de bunların yanında paralel yapı. Dört birliktelik ve medyasıyla yazılı ve görsel olarak bu üç taneye desteği veriyor. Bu süreci devam ettirmek istiyorlar. Er veya geç milletimizin parlamentoya gönderdiği milletvekilleri inşallah burada bu düzenlemeyi yaparak bize gönderecekler.”Kaynak: Al Jazeera
LG G Flex2 Dünya Genelinde Satışa Sunuluyor
LG , CES 2015’te duyurduğu kavisli telefon G Flex2 ’yi satışa sunuyor. Önümüzdeki hafta başlayacak Mobil Dünya Kongresi ’nin ardından G Flex2’yi Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Hong Kong ve Singapur’da satışa sunacak olan LG, G Flex2’nin diğer ülkelerde ne zaman piyasaya süreceğini ise Mobil Dünya Kongresi’nde açıklayacak.Full HD çözünürlüklü 5,5 inç kavisli ve Gorilla Glass 3 kaplı P-OLED ekranıyla piyasada satılan telefonlardan kolayca ayrılan G Flex2’de 2 GHz hızında çalışan 64 bit Snapdragon 810 işlemci, Adreno 430 grafik işlemci ve 2160p video kaydedebilen 13 megapiksel arka kamera ile 2,1 megapiksel ön kamera bulunuyor. Telefonun arkasında yer alan kamerada otomatik görüntü sabitleme teknolojisi ve lazer oto fokus özelliği de mevcut. 16 GB hafızalı modelde 2 GB RAM’in, 32 GB hafızalı modelde 3 GB RAM’in tercih edildiği telefonun hafızası microSD kartlarla artırılabiliyor. 3.000 mAh çıkarılamayan pille birlikte gelen telefonun Türkiye’deki piyasaya çıkış tarihi henüz bilinmiyor.LOG
Modern Köleliğe "Hayır" Deyip Motosikleti ile Dünya Turuna Çıkan Tolga Başol'un İnanılmaz Serüveni
Çoğumuz günlerimizin ne kadar monoton ve sıkıcı geçtiğinden şikayet ederiz. Ama pek azımız bu durumu değiştirmek adına bir şeyler yapar. İşte Tolga Başol'da o nadir insanlardan bir tanesi. 1 Haziran 2014 tarihinde başladığı motosikletle dünya turu yolculuğunda bugüne kadar 18 bin kilometre yol kat etti. Galerimizde Tolga Başol'un yola çıkmaya nasıl karar verdiğini anlatan süreci kendi dilinden aktaracağız. Kim bilir belki sizlere de ilham verir.
Reklam
Guitar Hero Efsanesi Geri Dönüyor
Partilerin vazgeçilmez oyunlarından biri olan ancak uzun zamandır yeni bir oyunla karşımıza çıkmayan Guitar Hero, verdiği aranın ardından bir kez daha oyuncularla buluşmaya hazırlanıyor.Kotaku ‘ya yakın kaynakların aktardığı bilgiye göre PlayStation 4 ve Xbox One için piyasaya sürülmesi beklenen oyun, serinin önceki oyunlarına göre daha farklı bir yapıda olacak. Gerçekçiliğin biraz daha ön plana alınacağı iddia edilen oyunun E3 Fuarı’nda duyurulacağı söyleniyor. Oyunun gitarlarının ve diğer aksesuarlarının da yılın sonlarına doğru raflardaki yerini alacağı iddia ediliyor.Activision ise iddiaları ne doğruluyor ne de yalanlıyor. Guitar Hero ‘nun sevilen bir oyun serisi olduğunu belirten şirket, yeni bir Guitar Hero oyunu geliştirmeleri için önemli yenilikler yapmaları gerektiğini ve ancak bu yenilikler yapılabildiği takdirde yeni oyunu piyasaya sürebileceklerini belirtiyor.Geçtiğimiz günlerde Guitar Hero’nun rakibi olan Rock Band’in geri döneceği duyurulmuş ve türün hayranlarını heyecanlandırmıştı. Görünüşe bakılırsa oyun sektörü önümüzdeki dönemlerde yeni bir Guitar Hero ve Rock Band rekabetine şahitlik yapacak. Serinin hayranlarının gözü kulağı ise haziran’da düzenlenecek olan E3 Fuarı’nda olacak.LOG
Reklam
Sony Fotoğrafçılık Ödüllerine Aday 18 Finalistin Sizi Hayran Bırakacak Fotoğrafları
Dünya Fotoğraf Organizasyonu, Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödüllerinin adaylarının listesini açıkladı. Rekor sayıda fotoğraf (173.444) yarışmaya bu sene gönderildi ve 171 farklı ülkeden hem amatör hem profesyonel fotoğrafçılar yarışmaya katıldı. 23 Nisan'da kazanan yarışmacılar açıklanacak. O zamana kadar profesyonel, serbest ve genç kategorilerinde seçilmiş en iyi fotoğrafların listesine bir göz atmak ister misiniz?
Reklam
SİYAD Adaylıklarında ‘Kış Uykusu’ Damgası
Nuri Bilge Ceylan'ın Altın Palmiyeli filmi, SİYAD Ödülleri'nde 13 adaylık kazandı. En son Uğur Yücel'in 'Yazı Tura'sı 2004'de 13 adaylık alabilmişti47. SİYAD - Sinema Yazarları Derneği adayları, üyelerin oylarıyla belirlendi. 47. SİYAD Ödülleri'nde yıl boyu gösterime giren 108 filmden dokuzu çeşitli dallarda adaylık kazandı.Bu yıl 'Kış Uykusu' on dalda on üç adaylık elde ederken, bu filmi yedi dalda elde ettiği sekiz adaylıkla 'Kusursuzlar' takip etti. 'İtirazım Var', 'Köksüz' ve 'Sivas' ise yedi dalda aday oldu. 'Unutursam Fısılda' dört dalda beş adaylık elde ederken; 'Ben O Değilim' dört dalda dört adaylık, 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku' ve 'Pek Yakında' ise ikişer adaylık elde etti.Bu yılın en dikkat çekici adaylıklarından birisi ise yardımcı erkek oyuncu dalında gerçekleşti. 'Kış Uykusu' dört oyuncusuyla bu dalda adaylık ederek SİYAD ödülleri tarihinde bir ilke imza attı. 'Kış Uykusu', müzik hariç bütün dallarda aday olurken, en son 2004 yılında 'Yazı Tura' on dalda 13 adaylık elde etme başarısını göstermişti.'Kusursuzlar', kadın oyuncu; 'Unutursam Fısılda' ise yardımcı kadın oyuncu dallarına ikişer aday verdi. 'Sivas'ın çocuk oyuncusu Doğan İzci’nin erkek oyuncu dalında aday gösterilmesi de bir diğer ilgi çekici sonuç oldu.SİYAD üyelerinin iki turlu elektronik oylaması sonucunda ödüller, 11 Mart 2015 Çarşamba akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda gerçekleştirilecek gecede sahiplerini bulacak.Aynı gece Nebahat Çehre, Yavuz Turgul, Atilla Özdemiroğlu, Genco Erkal’a onur ve İrfan Demirkol’a da özel emek ödülü takdim edilecek.Kış Uykusu - Zeyno Film, Memento Films, Bredok FilmsKöksüz - Zoe Film, Re Prodüksiyon, Mars ProductionKusursuzlar - Giyotin FilmSivas - Kaan Film, Coloured Giraffes, Ret FilmNuri Bilge Ceylan - 'Kış Uykusu'Ramin Matin - 'Kusursuzlar'Onur Ünlü - 'İtirazım Var'Mahmut Tali Öngören En iyi senaryoEbru Ceylan, Nuri Bilge Ceylan - 'Kış Uykusu'Onur Ünlü - 'İtirazım Var'Emine Yıldırım - 'Kusursuzlar'Cahide Sonku En iyi kadın oyuncu performansıFarah Zeynep Abdullah - 'Unutursam Fısılda'Esra Bezen Bilgin - 'Kusursuzlar'Melisa Sözen - 'Kış Uykusu'İpek Türktan Kaynak - 'Kusursuzlar'En iyi erkek oyuncu performansıErdal Beşikçioğlu - 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'Haluk Bilginer - 'Kış Uykusu'Ercan Kesal - 'Ben O Değilim'Serkan Keskin - 'İtirazım Var'En iyi yardımcı kadın oyuncu performansıDemet Akbağ - 'Kış Uykusu'Hümeyra - 'Unutursam Fısılda'Zerrin Tekindor - 'Pek Yakında'Işıl Yücesoy - 'Unutursam Fısılda'En iyi yardımcı erkek oyuncu performansıSavaş Alp Başar - 'Köksüz'Nejat İşler - 'Kış Uykusu'Serhat Kılıç - 'Kış Uykusu'Ayberk Pekcan - 'Kış Uykusu'Nadir Sarıbacak - 'Kış Uykusu'Ahmet K. Bilgiç, Okan Kaya, Taner Yücel - 'İtirazım Var'Barış Diri - 'Kusursuzlar'Kenan Doğulu - 'Unutursam Fısılda'Giorgos Koumendakis - 'Ben O Değilim'Harun Tekin - 'Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'Deniz Eyüboğlu Aydın - 'Kusursuzlar'Vedat Özdemir - 'İtirazım Var'Andreas Sinanos - 'Ben O Değilim'Gökhan Tiryaki - 'Kış Uykusu'Emre Boyraz - 'İtirazım Var'Bora Gökşingöl, Nuri Bilge Ceylan - 'Kış Uykusu'Yorgos Mavropsaridis - 'Sivas'Theron Patterson - 'Kusursuzlar'Soydan Kuş - 'Unutursam Fısılda'Hakan Yarkın - 'Pek Yakında'Natali Yeres - 'Ben O Değilim'Emre Yurtseven, Meral Efe Yurtseven - 'Sivas'En iyi belgesel film adayları'Bir Varmış Bir Yokmuş', Kazım Öz'Motör' - Kopya Kültürü ve Popüler Türk Sineması, Cem Kaya'Tepecik Hayal Okulu', Güliz Sağlam'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek', Reyan TuviEn iyi kısa film adayları'Durak', Serdar Çotuk & Buğra Uğur Sofu'Müjdeler Var Yurdumun Toprağına Taşına, Erdi Sinemam 100 Şeref Yaşına!', Melik Saraçoğlu & Hakkı KurtuluşMilliyet Sanat
Google, Facebook'ta Mobil Reklam Optimizasyonu Yapan Toro'yu Satın Aldı
Google, Facebook üzerinde mobil reklam optimizasyonu hizmetleri sunan Toro’yu satın aldı. Evet, satın alan taraf Facebook değil, Google .Facebook’un 2 milyon aktif reklamverene ulaştığından ve dijital reklam pazarındaki Facebook-Google rekabetinin kızıştıracağından bahsetmiştik. Google, yaptığı bu satın almayla rekabetteki kararlılığını bir kez daha gösteriyor.Tamamen Facebook odaklı bir mobil pazarlama aracı olan Toro, geliştiricilerin uygulamalarında en verimli reklamları yayınlamasına yardımcı oluyor. Çeşitli seçenekler üzerinde denemeler yaparak en verimli reklamın yayına alınmasını sağlıyor.Daha önce Zynga’nın satın aldığı MyMiniLife’ı kuran Amitt Mahajan ve Joel Poloney , kendi oyununu Zynga ‘ya satmayı başaran yanlarına Dave Pekar’ı da alarak 2012 yılında Toro’yu kurmuş. Mahajan ve Poloney, Farmville’nin geliştirilmesinde kilit rol üstlenmiş.Toro, 2013’te aralarında Andreessen Horowitz, Greylock Partners ve SV Angel gibi önemli isimlerin olduğu yatırımcılarından 1.5 milyon dolar yatırım almayı da başarmış. Satın alma değerine ilişkin bir blgi verilmese de Toro’nun yeni müşterileri kabul etmeyeceği ve Google’da mobil reklam ekibine katılacağı belirtiliyor.Google, bu satın almayla elbette sadece yetenekli bir girişim satın almak kalmıyor, Facebook’un reklam dinamiklerine dair önemli bir tecrübeyi de kendi bünyesine katmış oluyor. Özellikle mobil tarafta devam edecek reklam savaşlarında bakalım Facebook’tan yeni bir atak gelecek mi…Webrazzi
Samsung Türkiye'deki İlk Ar-Ge Merkezini Açtı
Samsung arge Türkiye’ye merkez açtı. Bu Merkezde yeni teknolojileri araştıracaklar.Samsung, 17 ülkede 36 araştırma ve geliştirme merkezi bulunmakta. SemperTech ile birlikte Türkiye’de Ar-Ge çalışmalarına başlıyor. Teknopark İstanbul’da kurulan merkez öncelikli olarak sağlık ve eğitim üzerine çalışmalar yapacak. 4G çalışmaları ile Türkiye de 4G gelişmeleride başlayacak.Samsung Electronics Türkiye başkanı Yoonie Joung, Türkiye’deki genç nüfusun fazla olmasından dolayı Türkiye’ye de merkez açtıklarını söyledi.
Reklam
Kuantum Dünyasında Gelecek Geçmişi Etkiliyor!
Roman yazarının roman örgüsü içinde zamanla nasıl oynadığını farketmediğimiz cinayet romanlarına alışkınızdır. Çok tipik bir şekilde; cinayet henüz kitabın ortasına bile gelmeden gerçekleşir. Fakat tam bu noktada bir bilgi karartması olur ve okur ne olduğunu ancak kitabın son sayfasında öğrenir.Peki ya son sayfa kitaptan yırtılmışsa?Okur; kitabı yalnızca ölümcül olayın gerçekleştiği kısma kadar okuyarak ya da tamamını okuyarak, ne olduğuna dair iyi bir tahmin yürütebilir mi?Cinayet gizeminde daha açık olan cevap; belirsizliğin esas olduğu kuantum mekaniğinde daha az belirgindir.Washington University in St. Louis Fizik Bölümü’nden asistan profesör Kater Murch:”Her şeyi biliyor olsanız bile, kuantum mekaniği; size bir kuantum parçacığı sunar ve basit bir deneyle yerini saptayabilecek kesinliğe erişemezsiniz. Kuantum mekaniği, muhtemel sonuçların istatistiksel ihtimallerini sunabilir ” diyor.Akılcı bakışa göre; bu belirsizlik teori için bir kusur değildir, aksine doğanın bir gerçeğidir. Parçacığın yeri yalnızca bilinmeyen değil, aslında test edilmeden önce belirsizdir. Ölçme teşebbüsünün kendisi; parçacığı belirgin konumunu bozmaya zorlar.Physical Review Letters‘ın Şubat sayısında Kater Murch olasılıkları daraltan bir yol geliştirdi. Kuantum sistemin bir hedef zamanın sonrasındaki değişimi ile ilgili bilgiyi, bu hedef zamana kadarki süreçteki değişimin bilgisiyle birleştirerek, kuantum sistemin durumuna dair yapılan doğru tahminlerin olasılıklarını daraltabildi.Yani bir benzetme ile ifade edersek; bugün yaptığımız şey; dün yaptığımız şeyi değiştirdi. Ve bu benzetmedeki önerme gibi; deneysel sonuçlar zaman ve nedensellik için oldukça acayip çıkarımlar sunuyor, fakat en azından bu etkileşim kuantum mekaniğin uygulandığı mikroskobik dünyada gerçekleşiyor.Bir “Hayalin” ÖlçümüŞimdiye kadar; fizikçiler tekil parçacıkların kuantum mekanik özelliklerini yalnızca düşünce deneyleriyle anlamaya çalışıyorlardı, çünkü bu parçacıkları gözlemeye dair atılan her maddesel adım; onların gizemli kuantum özelliklerini saklamalarına sebep oluyor.Fakat 1980’lerde ve 1990’larda fizikçiler bu hassas kuantum sistemlerini oldukça nazik bir şekilde( belirli hallerini bozmaya sebep olmadan) ölçebilmelerini mümkün kılan cihazlar icat ettiler.Murch’un kullandığı cihaz; neredeyse mutlak sıfıra soğutulduğunda kuantum dünyaya girebilen basit bir süper iletken çevrim. Ekip kuantum sistemleri için; bu kubitin (kuantum büyüklüğü) alttan iki enerji seviyesini; yani taban halini ve uyarılmış halini, kuantum sistemlerinde model olarak kullandılar. Bu iki hal arasında, taban hal ve uyarılmış halin süperpozisyonları ya da kombinasyonları olan sonsuz sayıda kuantum halleri vardırÇevrimin kuantum hali; mikrodalga kutunun içerisine konularak saptanabildi. Kuantum bölgeler ile süper iletken çevrimin etkileşime girdiği kutuya birkaç mikrodalga fotonu gönderildi. Böylece, fotonlar kutudan çıktığında kuantum sistemle ilgili bilgi taşır halde çıkıyorlardı.Kritik bir şekilde bu “zayıf” salınımsız ölçümler kubiti rahatsız etmiyor, aksine iki hal arasındaki enerji farkının rezonansları olan fotonlarla yapılan “güçlü” ölçümler, çevrimi bir ya da diğer hale çarpıyor.Murch:” Her işleme kubiti iki halin süperpozisyonuna koyarak başladık. Sonra güçlü bir ölçüm yaptık ancak sonucu gizledik, devamında sisteme zayıf ölçümleri uyguladık “ diyor.Sonrasında araştırmacılar; benzetmemizdeki cinayet hikayesinin kayıp sayfası olan gizli sonucu tahmin etmeyi denediler.Murch:” Sistemin belirli bir hal içerisindeki olasılığını ifade eden Born denklemini kullanarak, ileriye dönük hesaplama yaparken; doğru tahmininizin olasılığı yalnızca 50-50’dir. Fakat etki matriksi denilen bir şeyi kullanarak aynı zamanda geriye dönük hesaplama da yapabilirsiniz. Yalnızca bütün denklemleri alıp, yüz seksen derece döndürmelisiniz. Hala işe yarar durumdadırlar ve geriye doğru yörüngeyi işleme sokabilirsiniz ” diyor.Ve ekliyor:“Artık geriye giden bir yörünge ve ileriye giden bir yörünge vardır. İkisine birlikte bakarsak ve bilgiyi eşit olarak tartarsak, önemi sonradan anlaşılan bir tahmin ya da bir “retrodiction” ( bugünün bilgisiyle geçmişi yorumlama ) bulursunuz.”Retrodiction hakkındaki “bozucu bir şey” %90 kesinliğe sahiptir. Fizikçiler bunu sistemin ilk halinin kayıtlı ölçümleriyle kıyasladığında, tam olarak 10’da 9 olduğunu gördüler.Zaman SimetrisiKuantum tahmin oyunu; açık sistemlerin kuantum hesaplama ve kuantum kontrolünü yapabilmek için yollar sunuyor. Aynı zamanda da fizikteki daha derin problemlere dair önerilere sahip.Örneğin; araştırma gösteriyor ki; kuantum dünyada zaman hem ileriye hem de geriye doğru çalışır, buna karşılık klasik dünyada zaman yalnızca ileriye çalışır.Murch:” Daima ölçümlerin kuantum mekaniğindeki zaman simetrisini çözebileceğini düşündüm. Eğer süperpozisyon haldeki bir parçacığı ölçersek ve bu parçacık iki halden birisine düşerse, bu durum sürecin zamanda ileriye işlediği anlamına gelir ” diyor.Fakat kuantum tahmin deneyinde zaman simetrisi geri döndü. Gelişen olasılıklar ölçülen kuantum halin bir şekilde gelecekten ve geçmişten gelen bilgiyi kapsadığını ima ediyor. Ve bu zamanı şöyle ifade ediyor; klasik dünyadaki tek uçlu ok, kuantum dünyada iki uçludur.Gerçek dünyada, fazlaca parçacığın bulunduğu dünyada, zamanın neden yalnızca ileriye işlediği ve entropinin daima arttığı bilinmiyor. Fakat bu sorun üzerinde de çalışan oldukça fazla sayıda fizikçi var.Zamanın simetrik olduğu bir dünyada, sebep ve sonuç ilişkisi gibi şey olacak mı? Bu da Murch ve ekibinin kubit düzeyde bir deney tasarlamayı düşündüğü bir başka soru.Makale Referansı: D. Tan, S. Weber, I. Siddiqi, K. Mølmer, K. W. Murch. Prediction and retrodiction for a continuously monitored superconducting qubit . Physical Review Letters , 2015Kaynak: Washington University in St. Louis
Facebook, Yapay Zeka ve Yann LeCun
Derin mevzulara girmeye ne dersiniz? Başını Google'in çektiği, yapay zeka konusunda çalışan diğer şirketler Facebook, Apple, Baidu ve Microsoft işi ne kadar ileriye götürebilir? Bu dev şirketler yapay zeka konusunda birbirleri ile sessiz bir savaş sürdürüyorlar. Özellikle 'Deep Learning' yani 'Derin Öğrenme' adı ile anılan yapay zekanın işlevselliğinin arttırılması, insan beynini örnek alan 'sinirsel bilgiağı' (Convolutional Neural Networks) araştırması sayesinde günümüzün önemli başarılarından biri oldu. Makinelerin bu yeni öğrenme tekniği, bilgisayarların tahminde bulunmaları, ses tanıma özellikleri ve gene sesli şekilde farklı dilleri algılama ve o dillerden neredeyse hatasız şekilde çeviri yapabilme kabiliyetlerini arttırdı. İşte bunların hepsine 'Deep Learning' yani 'Derin Öğrenme' deniyor.Facebook da bu alanda boş durmuyor. Muazzam bilgi toplama ve depolama konusunda neredeyse Google'dan geri kalmayan şirket 2013 yılında yapay zekanın en önemli isimlerinden biri olan Yann LeCun'u Yapay Zeka Araştırma Labrotavuarı'nın başına getirdi. 54 yaşındaki LeCun'un ilk başarısı 1980'lerde el yazısını algılayan sinirsel bilgiağı geliştirmesi ile başladı ki halen banka çeklerinin kontrol edilmesinde bu sistemin temelleri kullanılmaktadır. 1990 ile 2000'ler arasında bütün dünyada yapay zeka araştırmaları gözden düşmeye başlamasına rağmen LeCun azmini hiç kaybetmedi ve 2003'te profesörlük unvanını alarak bugün bu tekniğin gelişmesindeki en önemli isimlerden biri oldu.
Reklam
Eski Dönemlerde Kadın Olmanın Daha Keyifli Olduğunu Gösteren, Bisikletleriyle Bize Gülümseyen 30 Kadın
Kadın olmak sadece Türkiye'de değil, dünyanın bir çok yerinde zor. Belki geçmiş dönemlerde de zordu, ama hiç değilse o günlerden böyle fotoğraflar çıkabilmiş. Kadınların bisikletleriyle özgürce gezebilmesi, keyiflerinin yüzlerinden okunması, sadece bisiklet sürerek bile yarattıkları o özgüvenin taa günümüzden anlaşılması bu fotoğrafları belki de daha da değerli kılıyor.
Apple'a 553 Milyon Dolar Patent Cezası
Apple, iTunes aracılığıyla sunduğu yazılım ve oyunlarda başka bir firmaya ait patentleri ihlal ettiği gerekçesiyle 553 milyon dolar ödemeye mahkûm edildi.Apple, ABD'nin Texas eyaletinde görülen davada patent ihlâlinde bulunmaktan 553 milyon dolar para cezasına çarptırıldı. Bloomberg'de yer alan bilgiye göre, iTunes üzerinden sunulan yazılım ve oyunlarda SmartFlash LLC firmasına ait teknolojilerin patenti ihlâl edildi.Davada, Apple'ın 'Coin Dozer' ve '4 Pics 1 Movie' gibi uygulamarda Smartflash'in veri depolama ve ödeme sistemleri aracılığıyla erişim yönetimi teknolojilerine ait üç patentin ihlal edildiği belirtildi. Smartflash'in söz konusu patentlerin ihmalinden geçmişte de tazminat aldığı ifade edildi.Apple ise savunmasında tek bir içerik için bir telefonun fiyatına telif ücreti eklenmesinin mantıksız olduğunu belirtti. Avukat Eric Albritton, 'insanların akıllı telefonları sadece uygulama kullanma amacıyla satın almadıklarını' ifade etti.Smartflash, iTunes üzerinde yapılan satışlarda hakları olduğunu öne sürerek mahkemeden 852 milyon dolar ödenmesi talebinde bulunmuştu. Hiçbir ürün üretmeyen Smartflash, sahip olduğu yedi patentin lisansları üzerinden gelir elde ediyor. Geçmişte Amazon.com'dan tazminat alan Smartflash, Google ve Samsung'la da mahkemelik.Al Jazeera
"Türkiye'de İşsizlik Resmi Rakamdan İki Kat Fazla"
Türkiye'nin yükselen işsizlik oranını Radyo Sputnik'ye değerlendiren Uğur Civelek, gerçek rakamın TÜİK'in verdiği orandan çok daha yüksek olduğunu kaydederken, Erdal Sağlam ise asıl korkutucu olanın genç işsizlerin oranı olduğuna dikkat çekti.Türkiye İstatistik Kurumu'nun son açıkladığı verilere göre işsizlik Türkiye'de yüzde 10.7'ye yükseldi. Bu oran, son dört yılın en yüksek seviyesi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise yüzde 19.9 oldu. Peki işsizlik oranı neden yükseliyor? Bu durum kalıcı olabilir mi? İşsizlik oranının aşağılara çekilmesi için ne yapılmalı? ekonomist yazar Uğur Civelek ve Erdal Sağlam, Barbaros Devecioğlu'nun ‘Üç Soru İki Bakış' programında bu soruları yanıtladı.'İŞSİZLİK GİDEREK YÜKSELECEK'İşsizliğin kalıcı olup olmadığını anlamak için, Türkiye'nin dengelerine ve küresel koşullara bakmak gerektiğini belirten Uğur Civelek, durumu şöyle özetledi: 'Türkiye'nin dengeleri malum. Dışardan yabancı kaynak geldikçe, hizmet sektörü ağırlıklı büyüyor. Böyle büyüdükçe de cari açığı artarak, sorunları ağırlaşan bir ekonomi sergiliyor. Küresel koşullar, 2003-2011 döneminin likidite bolluğu, herkesin risklerini azaltmaya çalışıp başının çaresine bakmaya odaklandığı bir dönemden geçtiğimize işaret ediyor. Bu ikisini birleştirdiğimizde karşımıza çıkan tablo şu: Türkiye'ye eskisi gibi akın akın para gelmeyecek. Tasarruf açığını kapatmanın sıkıntılarını büyük ölçüde yaşanacak. Aynı anda eşzamanlı olarak sorunlarını çözmek zorunda kalacak. Bunun makroekonomik göstergelere yansıması da yüksek dalgalanma sergileyen bir enflasyon, küçük büyüme veya ekonomik daralma şeklinde olacak. Bu ikisinin sonucu da giderek yükselecek bir işsizliğin karşımıza çıkması.'Fiili işsizliğin yüzde 20'nin üzerinde olduğunu düşünen Civelek, TÜİK'in verdiği oranın gerçeği yansıtmadığına dikkat çekti ve ekledi: 'TÜİK, 2 buçuk milyon yabancı çalışan olduğunu söylemiyor, göçmen durumunu ve oluşan dengesizlikleri anlatmıyor. Öte yandan 30-45 yaş arası işsizler, işsizden sayılmıyor. Verilen çok kuru bir rakam.''BÜYÜME ORANLARINDA CİDDİ SIKINTI VAR'Erdal Sağlam ise, şu anki koşullara bağlı kalınarak konuşulduğunda, işsizliği kalıcı olacağını, büyüme oranlarında ciddi bir sıkıntı olduğunu ifade etti. Sağlam'a göreüretim yapısı değişmediği ve ihracattaki bu gelişmeler aynen sürdüğü müddetçe bu durum işsizliğe yansıyacak.Türkiye'deki göçmenlerin oranının, genel işsizlik oranı olan yüzde 10.7 içinde, yalnızca yüzde 0.1 ya da 0.2 olduğunu kaydeden Sağlam, asıl korkutucu olanın genç işsizlerin oranı olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu: 'Siyasi iktidar nüfus artışını yeniden hızlandırmak istiyor. Ama bunu hızlandırmak yetmiyor. Bunlara iş sağlamanız lazım. Aksi takdirde işten, eğitimden yoksun olan bir gençlik yetiştirirseniz bu ilerde çok büyük sorunlara yol açabilir. Ekonomide üretime yönelik yapısal ve radikal değişiklikler yapmadığınız ve sosyal yardımlara ianeyle yaşayan bir toplum yarattığınız sürece bu bilincin oluşması çok zor. Bilimsel eğitim anlayışından sapıldı. Türkiye son 7-8 yıldır kendine hedef belirlediği batı değerlerinden uzaklaşıyor. Orayı yakalamak için gereken ekonomik ve moral değerler açısından başka yöne savrulmuş görünüyor. Bunların düzeltilmesi lazım. Bu gidişat devam ederse Türkiye'deki büyüme oranları çok daha küçülecek. Halka refah ve özgürlük verecek adımlar atılmıyor.'Sputniknews
Yoksulluk Sınırı 4,200 Lirayı Aştı
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), dört kişilik ailenin açlık sınırının 1,300 lirayı, yoksulluk sınırının da 4,200 lirayı aştığını açıkladı.Türk-İş’in yaptığı hesaplamalara göre, dört kişilik ailenin Şubat ayında açlık sınırı, Ocak ayına göre yüzde 4,04 artışla 1,308 lira, yoksulluk sınırıda 4,259 liraya yükseldi.Türk-İş’in verilerine göre geçen yıl Şubat ayında 1,130 lira olan açlık sınırı ve 3,682 lira olan yoksulluk sınırındaki yıllık artış da yüzde 15,7’yi buldu.Gıda fiyatlarına dayanılarak hesaplanan Türk-İş açlık sınırındaki veriler, Türkiye İstatistik Kurumu’nun Şubat ayı enflasyonda gıda fiyatları artışının yüksek gelebileceğine işaret ediyor. DHA
Reklam