Süleymaniye Camii Haberleri

Süleymaniye Camii ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Süleymaniye Camii ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İstanbul'un Mutlaka Görmeniz Gereken 45 Mekanı
Nice imparatorluklara başkentlik yapmış, doğu ile batının birleşme noktası olan güzel şehir İstanbul. Bu şehirde gezilecek o kadar çok yer, fotoğraflanacak o kadar çok tarih var ki, hepsinin bu listeye sığmayacağını garanti edebilirim. İşte güzel bir İstanbul turu yapmak isteyenler için hazırlanmış; İstanbul'un görmeniz gereken mekanları...45 Places You Should Definitely Visit in İstanbul
İstanbul'un Hüzün Akan Çeşmeleri
Osmanlı su kültürünün nadide bir meyvesi sokak çeşmeleri, hem vatandaş hem yetkililer eliyle tahrip ediliyor. Kitabesi kırılan, musluğu çalınan, asfalta gömülü, depoya çevrilmiş, hatta baz istasyonu monte edilen çeşmelerin hali içler acısı. İncele incele narin bir kalıp şeklini alan ve bu kalıptan çıkmış onlarca sanat eseriyle mamur hale gelen medeniyet başkentimiz eski günlerini mumla aratıyor. Her geçen gün artan kalabalığın arasında sıkışıp kalmış ata yadigârı çeşmeler, bilinçsiz yapılaşma ve vandalizmin en büyük kurbanı. Sokak ve imar çalışmaları sırasında zeminin yükseltilmesinden dolayı yarıya kadar asfalta gömülü, dükkâna hatta baz istasyonuna çevrilmiş, kitabesi kazınmış veya çalınmış, muslukları sökülmüş, kurnası çöp tenekesine dönüştürülmüş, üzerine yapıştırılmış reklam afişlerinden zar zor seçilen tarihi çeşmelerin sayısı yüzleri buluyor. Hatırlanacağı üzere, son yüzyılda yapılan devasa imar faaliyetleri birçok çeşmenin yok olup gitmesine sebep olmuştu. Bununla beraber, günümüzdeki bazı iyi niyetli restorasyon çalışmaları devam etse de yakın tarihte yürürlüğe konan kentsel dönüşümün de bu konuda hassas kriterler içerdiği söylenemez. Denilebilir ki, yol zeminin altında kalan çeşmeleri ihya ederek kurtarabilme şöyle dursun, var olanı koruyabilmek bile büyük bir zanaat. Kaldı ki halkın da tarihî yapıları koruyup kollamak adına bir bilinç sahibi olduğundan bahsetmek pek kabil değil. İşte duyarsızlık ve cahilce tasarruflara kurban edilen çeşmeler ve acı hikâyeleri... Gülhane Parkı belki de İstanbul’un en önemli turistik mekânı. Ama her yaz bir insan akınına uğrayan bu önemli merkez, türlü yağmadan yakasını kurtaramıyor. Duvara bir sedef gibi hakkedilen çeşmelerin bugün suları akmıyor. Zira çeşmeler hırsızların mütemadiyen devam eden yağmasına maruz kalıyor. Yaz aylarında çekilen bu fotoğrafta da farklı bir tahribata şahit oluyoruz. Kitabesinde Sultan II. Abdülhamid’in hayratı olduğu yazan çeşmenin kurnası yenmiş mısır koçanları ve pet şişelerle doluyor. Beşiktaş’ta Şenlikdede Mescidi karşısındaki set üstünde yer alan çeşme, kelimenin tam anlamıyla karalama tahtasına çevrilmiş. Kısa bir zaman önce üzeri temizlenen tarihî Ramiz Ağa Çeşmesi, sprey boyalarla kirletiliyor. Üzerindeki kitabede suya dair ayet ve hadislerin bulunduğu çeşme en son 45 sene önce akıyormuş. İlginç yanı alınlığın tam ortasından çıkan incir ağacı. Çevredekiler incir mevsimi gelince önünde gölgelik yaptığını ve çok lezzetli incirler verdiğini söylüyor. Beşiktaş, Asariye Caddesi başında kendinden emin bir tavırla zamana ve insanlara direnen Sultan Abdülhamid Çeşmesi’nin yakın bir zaman önce kurnası kırılmış. Aynalığındaki izlerde üzerine defalarca ilan ve afiş asıldığı belli oluyor. Musluğu da çalınan çeşmenin 8 cm kalınlığındaki mermer kurnası da kırılmış. Önü ve arkasına arabaların park ettiği çeşmenin de bu yüzden kırılmış olabileceği tahmin ediliyor. Sıradaki hikâye, Vatan ve Millet caddelerini birleştiren Muratpaşa Sokağı’ndan. Yakınlardaki Muratpaşa’nın hayratı olarak çevre ahaliyi sulayan bu çeşme çarpık yapılaşmanın kurbanı. Tam arkasına yapılan bina yüzünden statiği kaymış ve yola doğru çökmüş. Kitabesi de ciddi derecede zarar gören çeşmenin süslü aynalığı da toprak altında kalmış. Karaköy Yeni Cami Çeşme Sokağı’ndaki tarihî çeşmenin kitâbesini okumanın imkânı yok. Bundan dolayı herhangi bir malumat edinmek de çok zor. Acilen espampajının alınması gerekiyor. Hırdavatçı dükkânlarının arasında kalan tarihi çeşme, egzoz dumanından dolayı da karardıkça kararmış. Yolun altında kalmak talihli çeşmelerimizden birisi de, Yeni Cami Çeşmesi. Yahya Kemal’in o muhteşem mısralarıyla tasvir ettiği Süleymaniye Camii, maalesef günümüzde hırdavattan deriye, kırtasiyeden hac malzemesine kadar onlarca izbe imalathane ve salaş dükkânla kuşatılmış. Burada dolaşırken yalağına beton dökülerek merdivene çevrilen Firuze Sokak’taki çeşmenin görüntüsü can yakıyor. Hemen yanındaki baskülde tartılacak karton kutuların konulduğu yalağı çoktan yok olmuş. Kitabesindeki tarihe göre Sultan I. Abdülhamit devrinde Kaim-makamı Melek Muhammed Paşa kethüdası sahib-ul hayrati ve-l-hasenati Hacı Huseyn Ağa’nın hayratı olarak yaptırılmış. (1771/1772) 100 sene sonra bir yangın geçirmiş. Kim tarafından yeniden ihya ettirildiği bile satır satır yazıyor. Üsküdar’da restorasyon çalışmaları henüz tamamlanmış Sadrazam Halil Paşa sebiline yapılanlar görenleri çıldırtacak türden. Aziz Hüdai Sokağı ile Yeni Çeşme Sokağı köşesindeki bu çeşme köhne halinden henüz çıkmıştı ki yeni bir çirkinliğe daha uğradı. 1626 yılında Sultan Ahmet Camii’nin de mimarı olan Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmış bu klasik Türk mimarisi ürünü çeşme, yeşil renkte Allah ve ay yıldız çizilerek mahvedilmiş. Anlaşılıyor ki bu tahribi yapanlar, Allah adını çeşmenin üzerine yazmakla kim veya ne adına hareket ettiklerinin bile farkında değil. Şişhane Metro İstasyonu Kasımpaşa’ya bakan çakışındaki Mehmed Ağa Çeşmesi, benzeri görülmemiş bir vandalizme maruz şu sıralar. Çeşmenin lüleli musluklarıyla şırıl şırıl aktığını görenler yok denecek kadar az. Önce hemen yanında bulunan ahşap bina üzerine yıkılmış ve ahşap enkaz iki yıla yakın üzerinde kalmış. Çevredekilerin uyarıları ve ikazları ile güç bela korunmaya çalışan çeşmenin duvarına baz istasyonu kurulmuş. Tarihî yapının duvarı delinerek yapılan kıyım bir tarafa başka yer yokmuş gibi bitişiğinde yeni bir inşaat daha yükseliyor. Kasımpaşa Küçük Piyale Mahallesi sınırları içinde, Kulaksız Caddesi üzerinde yer alan çeşme, ‘Uyan ey gözlerim uyan’ diyen Sultan III. Murat’ın çeşmesi. Sultan tarafından 1585 tarihinde kesme küfeki taştan inşa edilen çeşme de diğerleri gibi beton zemine saplanıp kalmış. Nişin üzerinde on iki mısradan oluşan kitabedeki şiir ise Prizenli Şair Nihadi Çelebi’ye ait. Çeşme bugün alelade bir musluk takılarak, bu kadarlık da olsa iade-i itibar görüyor. Galata’da Perşembe Pazarı yakınlarındaki çeşme tam anlamıyla bir şark kurnazlığı eseri. Yanıkkapı Sokağı ile Tenha Sokak’ın kesiştiği noktada bulunan tarihî Sokollu Mehmet Paşa Çeşmesi, beline kadar asfaltta kalmış olmasının yanında akıllara zarar bir soygunun abideleştiği bir anıt. Bundan birkaç sene evvel, yan tarafındaki hazne duvarı delinerek dükkana çevrilmiş. Bu da yetmemiş, tarihî çeşmenin üzerine bir kat çıkılarak elektronik malzeme toptancısına kiralanmış. Elmayı yiyen bir kurt gibi içi boşaltılan çeşmenin dört sene önce çekilmiş bir fotoğrafında kitabesi de yerli yerinde duruyordu. Şimdi sökülen kitabesi ve çeşme nişi boş. Galata’nın en eski Osmanlı çeşmesi (1568-69) bugün ticarethane ve arabaların arasında sıkışmış durumda. Aksaray Selçuk Sultan Camii Sokak içinde yer alan sokak çeşmesinin hali içler acısı. Zaten yolun yükselmesinden dolayı kaybolan mermer çeşmenin önüne elektrik trafoları konularak hayattan tamamen koparılmış. Üzerinde herhangi bir yazı veya kitabe bulunmasa da ince sanatlarla süslenmiş bir sokak çeşmesi olduğu hemen göze çarpıyor. Ancak ne bir zamanlar onun suyundan içenler, ne yetkililer mevcut durumdan şikayetçi. ERKAM EMRE - İSTANBUL
Aynı Karede Gece ve Gündüzü Gösteren 7 Fotoğraf
Fotoğrafçı Richard Silver, günün farklı saatlerinde çektiği yaklaşık 36 fotoğrafı birleştirerek yarattığı fotoğraflar, dünyanın bilinen ikonik mekanlarının farklı saat dilimlerinde nasıl göründüğünü aynı karede bize sunuyor. Daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.
Dünyanın En İkonik Yapılarından 'Zaman Dilimli' 14 Muhteşem Fotoğraf
Dünyanın en ikonik, bulunduğu şehir ve ülkelerle sembolleşmiş yapıları ve anıtları, onları hangi saatlerde ziyaret ettiğinize göre görkemlerini değiştiriyor. Sabahın ilk saatlerinde Kolezyum'a güneşin vuruşunu mu görmek istersiniz, yoksa Şangay'ın gece ışıl ışık olan caddelerinde bir şeyler içerek manzaranın tadını çıkarmak mı?Bir turist olarak kısıtlı zamanınız olabilir, bu yüzden bir yapının '36 tonu'nu göremeyebilirsiniz. Bu noktada fotoğrafçı Richard Silver yardımınıza koşuyor ve sizin için bir yapıyı, bir günün tam 36 zaman dilimiyle en görkemli şekliyle size sunuyor.
Süleymaniye'de Kafe-Kondu
Türkiye’nin en önemli kültür miraslarından Mimar Sinan’ın kalfalık eseri Süleymaniye Camii, rant ve işgal tehdidiyle karşı karşıya.Caminin restorasyon işini 2010’da tamamlayan Gürsoy İnşaat, Kanuni ve Hürrem Sultan türbelerini bedelsiz restore etti. Türbeler Temmuz 2013’te ziyarete açıldı. Ancak avludaki Gürsoy İnşaat’a ait şantiye 1 yıldır kaldırılmadı. Haliç’e bakan şantiye alanında sadece seçkin kişilerin ağırlandığı kaçak bir kafe yapıldığı ortaya çıktı. Firma, ‘şantiye kafe’de başta siyasetçiler, üst düzey bürokrat ve VIP konuklarını ağırlıyor. Zaman, kafede ziyafetli buluşmayı geleneksel hale getiren konukları görüntüledi. Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi, restorasyon ve sanat tarihi uzmanı Prof. Dr. Suphi Saatçi, duruma tepki gösterdi: “Süleymaniye, milletin malıdır. Şantiyenin kaldırılmaması, yemek olayları büyük ayıptır. Süleymaniye’yi kendi bahçeleri mi sanıyorlar? Ne biçim işler bunlar?”Gürsoy İnşaat, 2010’da İl Kültür Müdürlüğü ile bir anlaşma yaparak, Süleymaniye Camii’nin haziresinde yer alan Kanuni ve Hürrem Sultan türbelerinin restorasyonunun yapılması için gönüllü oldu. Anlaşma gereği şirket, türbelerin bakımını ‘bedelsiz’ olarak yapma taahhüdünde bulundu. 2010’da başlayan restorasyon, 2013 Temmuz’unda sona erebildi. Türbeler ziyarete açıldı. Ancak Gürsoy İnşaat’ın yerleştiği Süleymaniye Camii’nin Haliç’e bakan avlusunun üçte birini kaplayan şantiye alanı bir türlü kaldırılmadı. Hem yerli hem de yabancı turistler tarafından İstanbul’da en çok ziyaret edilen mekânlar arasında olan caminin avlusundaki şantiye sahası hâlâ duruyor. Ziyaretçiler, şantiye sahasının duvarları sebebiyle bu manzaradan mahrum kalıyor. Namazdan çıkıp şantiye duvarının kapattığı alana geçmek isteyen vatandaşlar da inşaat şirketinin güvenlik görevlilerince engelleniyor.Vatandaşlar bu duruma tepki gösterirken, Gürsoy İnşaat tarafından etrafı brandalarla çevrilip ‘girilmez’ tabelaları asılan şantiye alanına kaçak bir kafe-restoran yapıldığı ortaya çıktı. İnşaat şirketinin yıllar önce kurduğu bu kafede, özellikle Süleymaniye’ye cuma namazlarına gelen siyasetçi ve işadamı gibi ‘VIP’ kişiler ağırlanıyor. Şantiye sahasındaki toplantıları yerinde takip eden Zaman muhabirleri, skandalla karşılaştı. Cuma namazı için Süleymaniye’ye gelen VIP konuklar, namazın bitimiyle geçmişte sadece Osmanlı sultanları tarafından kullanılan ‘hünkar mahfili’ adı verilen kapıdan avluya, hemen oradan da şantiyenin kapısından kafeye alınıyor. Konuklar, özel giyimli garsonların yaptığı servislerle ağırlanıyor.SAĞLIK BAKANI MÜEZZİNOĞLU DA KONUKLAR ARASINDA24 Ekim Cuma günü Süley-maniye’ye gelen VIP konuklardan biri de Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’ydu. Hünkar mahfilinden özel korumalarıyla giren misafirler, namazın bitmesinin hemen ardından yine aynı kapıdan çıkıp ‘şantiye bölgesi’ndeki masalarında yerlerini aldılar. 31 Ekim Cuma günü de aynı manzara yaşandı. Gürsoy İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gürsoy ile AK Parti ekonomiden sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı ve İTÜ Rektörü Nazım Ekren, ziyaretçilerden sadece birkaçıydı.Firma yetkilileri, Zaman muhabirlerinin ısrarlı aramalarına rağmen konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı. Restorasyon projesini şirket adına yürüten sorumlu mimar Nilgün Olgun, firmanın şantiye alanını kaldırmamasını “2014 Mayıs ayında tam olarak camiyi teslim ettik. Aslında çıkmamız gerekiyor. Ama camide çıkabilecek sorunlar için kalmamız şu an için daha sağlıklı.” sözleriyle değerlendirdi. Bahçede yemek servis edilmesinin ise normal olduğunu belirten Ongun, “Camiye gelen herkes bu ikramdan yararlanabilir.” diyerek kendilerini savundu. Restorasyon anlaşmasına imza atan İstanbul İl Kültür Müdürlüğü ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı. Vakıflar Genel Müdürlüğü de cevap vermedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bilgi edinme masasından gelen cevap ise şöyle: “Süleymaniye Camii restorasyonu tamamlanarak geçici kabulü yapılmıştır. Bahsettiğiniz ve firmanın şantiyesinin küçük bir kısmı olan çadırın, kesin kabulün yapılmasına kadar sahada kalmasına izin verilmiştir.”Zaman