onedio
Galatasaray'ın Yeni Formaları Finlandiya'da Satışa Çıktı
Galatasaray'ın yeni formalarının Türkiye'den önce Finlandiya'da satışa çıktığı iddia edildi. Galatasaray'ın yeni sezonda giyeceği formalar Türkiye'de satışa sunulmadan Finlandiya'da satışa sunuldu. Henüz gelecek sezon hangi formaları giyeceğini basına açıklamayan sarı kırmızılıların yakın zaman içerisinde yeni formalarını basına tanıtması bekleniyor. Sosyal medyada paylaşılan bu formanın antrenman için özel olarak yapıldığı da iddia ediliyor. Eurosport
Ümit Akbulut: ''Galatasaray'la %99 Anlaştık''
Portekizli golcünün 7 aydır temsilciliğini yapan Akbulut ise, 'Bu hafta içerisinde Almeida Galatasaray'a transfer olabilir. Biz başkanla zaten anlaştık' dedi.YÜZDE 99 OLUR. BU HAFTA İÇERİSİNDE NETLEŞİR Radyospor'UN konuğu olan Ümit Akbulut, 'Hugo Almeida, bugün Türkiye'ye geldi. Türkiye'de kalmak istiyor. Başkan Ünal Aysal'la çok pozitif bir görüşme yaptık. Bu hafta imzalar atılır diye düşünüyorum. Galatasaray'a imza atma olasılığı yüksek. Bu hafta içerisinde yüzde 99 bir neticeye varırız. Başkan tatilini iptal ederek, bu görüşme için İstanbul'a geldi. Ofisinde yaptığımız görüşmede Almeida'ya 'Beğendiğimiz bir oyuncusun, takımda seni görmek istiyoruz. Ama hoca kararı verecek' dedi. Biz şimdi haber bekliyoruz' şeklinde konuştu. BEŞİKTAŞ İSTESE DE, ALMEIDA DÖNMEZ; GALATASARAY'DA OYNAMAK İSTİYOR FIFA menajeri Akbulut, 'Almeida, 3 buçuk yıl Türkiye'de oynadı. Burada olmaktan çok mutlu. Ama Beşiktaş'tan son yapılan hamleler çok hoş değildi. Kendisine saygısızlık yaptığından bahsediyor. Artık Beşiktaş çağırsa bile Almeida tekrar Beşiktaş'a gitmeyi kabul etmez. Çok teklif olmasına rağmen Galatasaray'ı bekliyor. Türkiye'nin en büyük kulübü olarak Galatasaray'ı gördüğü için bekliyor ve burada kalmak istiyor. Yoksa çoktan gitmişti. Beşiktaş defteri Almeida için artık kapandı' dedi. 2+1 YILLIK KONTRAT ÜZERİNDE ANLAŞTIK Ümit Akbulut, 'Başkan bizi görüşmeye boşu boşuna çağırmazdı. Ben Prandelli konusunda da büyük sorun yaşanacağını sanmıyorum. Biz toplantıda beklentimizi söyledik. Başkan teklifini sunduk ve anlaştık. Geçen hafta Çarşamba görüşmüştük, o zaman Prandelli'nin yeni teknik direktör olacağı kesinleşmemişti. Akşam belli oldu. Bu nedenle Başkan bu hafta içerisinde haber vereceğini söyledi. Bana göre yüzde 99 bu transfer gerçekleşir. Tabii ki yanılabilirim; ama olacağı yönünde bir hissim var. Biz 2+1 yıllık bir kontrat üzerine prensip anlaşması yaptık' ifadelerini kullandı. YURTDIŞINDAN 7 TEKLİF VAR; AMA O GALATASARAY'I İSTİYOR Akbulut, 'Yurtdışından 7 tane teklif var. Olympiakos, West Ham United ve Lazio Hugo'yu istiyor; ama kendisi ve biz Galatasaray'da oynamasını istiyoruz. Bu yüzden diğer kulüplere şu ana kadar cevap vermedik' dedi. Eurosport
Spor Toto Süper Lig 2014-2015 Sezonu Fikstürü Belli Oldu
Ligin resmi yayıncısı Digitürk'ün Ayazağa'daki stüdyolarında gerçekleştirilen fikstür çekimine Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, TFF Yönetim Kurulu üyeleri ile Süper Lig kulüplerinin başkan ve temsilcileri katıldı. 18 takımın mücadele edeceği Spor Toto Süper Lig'de yeni sezon, 29-30-31 Ağustos tarihlerinde oynanacak ilk hafta maçlarıyla başlayacak. Bu sezonki planlamaya göre ligin ilk devresi, 17. hafta müsabakalarının oynanması beklenmeden, 2-3-4 Ocak 2015 tarihlerinde yapılacak 16. hafta maçlarının ardından tamamlanacak. İlk yarının son haftası olan 17. hafta karşılaşmaları, 23-24-25 Ocak 2015 tarihlerinde gerçekleştirilecek ve sezonun ikinci yarısı bu haftadan itibaren start alacak. Toplam 34 haftalık maraton, 31 Mayıs 2015'te tamamlanacak. İlk hafta maçları Balıkesirspor - Akhisar Belediyespor Kayseri Erciyesspor - Trabzonspor Fenerbahçe - Kardemir Karabükspor Bursaspor - Galatasaray Sivasspor - Gaziantepspor Çaykur Rizespor - Gençlerbirliği Mersin İY - Beşiktaş Eskişehirspor - Torku Konyaspor İşte Süper Lig'de oynanacak derbi maçların tarihleri; 2- hafta Trabzonspor - Fenerbahçe 6- hafta Galatasaray - Fenerbahçe 8- hafta Beşiktaş - Fenerbahçe 10- hafta Galatasaray - Trabzonspor 12- hafta Beşiktaş - Trabzonspor Ligin ilk yarısındaki maçların programını görmek için tıklayınız. CNN TÜRK
Dünya Kupası'nın Altın Eldivenleri
Almanya'nın şampiyonluğuyla tamamlanan 2014 FIFA Dünya Kupası, kalecilerin ortaya koyduğu üst düzey performanslarla akıllarda yer etti.Turnuva sonunda 'Altın Eldiven' ödülüne layık görülen Alman Manuel Neuer başta olmak üzere, özellikle Amerika kıtası temsilcilerinin kalecileri, sergiledikleri performansla ön plana çıktı. ABD'den Tim Howard, Meksika'dan Guillermo Ochoa, Kosta Rika'dan Keylor Navas, Şili'den Claudio Bravo ve Kolombiya'dan David Ospina ile Uruguay'ın Galatasaraylı file bekçisi Fernando Muslera gibi kendilerini kulüp takımlarında kanıtlamış birçok başarılı eldiven, Dünya Kupası'nda bu kez ülkeleri adına önemli performanslar ortaya koydu. Brezilya 2014'te bir kez daha yetiştirdiği kalecilerle göze çarpan Amerika kıtası, geçmiş yıllarda Türkiye'de forma giyen Claudio Taffarel, Oscar Cordoba ve Aly Faryd Mondragon'un yanı sıra, Rene Higuita, Sergio Goycochea, Jose Luis Chilavert, Dida ve Rogerio Ceni gibi isimleri dünya futboluna armağan etti. 'Panzerler'in kalesi Neuer ile emin ellerde Almanya Milli Takımı'nın Dünya Kupası şampiyonluğunda pay sahibi olan başlıca isimler arasında, Manuel Neuer yer aldı. 'Panzerler'in kalesini emanet ettiği 28 yaşındaki file bekçisi, tipik kaleci özelliklerinin yanı sıra, ceza alanının dışında topla bir libero misali oynamasıyla oyunun geriden kurulması anlamında da takımına önemli bir katkı sağladı. Neuer, 18 gol atıp 4 gol yiyen Almanya Milli Takımı ile 2014 FIFA Dünya Kupası'nın en başarılı kalecisi seçilerek, 'Altın Eldiven' ödülüne layık görüldü. Kupanın unutulmazı Tim Howard Dünya Kupası'nın adından en fazla söz ettiren ismi, ABD'nin file bekçisi Tim Howard oldu. Başarılı performansıyla sosyal medyada da birçok ilginç paylaşımın kaynağı olan Howard, takımının Belçika ile oynadığı ikinci tur maçında 16 kurtarışa imza atarak Dünya Kupası tarihine geçti. 35 yaşındaki file bekçisinin kalesini koruduğu ve ikinci turda elenen ABD, turnuvada 5 gol atıp, 6 gol yedi. 'Örümcek adam' Guillermo Ochoa Meksikalı Guillermo Ochoa, Dünya Kupası'nda performansıyla en fazla dikkati çeken isimler arasına girdi. Grup aşamasında yalnızca 1 gol yiyen ve Meksika'nın kalesini başarıyla koruyan 28 yaşındaki file bekçisi, yaptığı kurtarışlarla taraflı tarafsız tüm futbolseverlerin beğenisini topladı. Ochoa, grup karşılaşmasında Hırvat oyuncu Ivan Perisic'in golüne engel olamazken, ikinci turda ise takımının Hollanda'ya 2-1'lik skorla elenmesini önleyemedi. 'Portakallar' karşısında son anlara kadar kurtarışlarıyla rakip takıma gol izni tanımayan Ochoa, son dakikalarda birisi penaltıdan olmak üzere kalesinde iki gol gördü. Başarılı kaleci, turnuvada oynadığı 4 maçta 3 gol yedi. Kosta Rika'da Navas etkisi Kupanın sürpriz takımlarından Kosta Rika'da elde edilen çeyrek final başarısında en önemli pay, kuşkusuz kaleci Keylor Navas'a ait. Kosta Rika'nın 27 yaşındaki file bekçisi, yaptığı olağanüstü kurtarışlarla Dünya Kupası'nın adından söz edilen kalecileri arasına girdi. Navas, forma giydiği 5 maçta kalesinde yalnızca 2 gol gördü ve turnuvanın en az gol yiyen kalecisi oldu. Kolombiya'nın kalesi Ospina ile güvende Kolombiya Milli Takımı kalecisi David Ospina, Dünya Kupası'nda çeyrek finalde elenen ülkesinin kalesinde oynadığı 5 maçta 4 gol gördü. C Grubu'nda mücadele eden Kolombiya'nın Fildişi Sahili ve Japonya maçlarında birer gol yiyen 25 yaşındaki kaleci, 2-0 kazanılan ikinci tur maçında ise Uruguay'a karşı kalesini kapadı. Güney Amerika'nın futbol dünyasına kazandırdığı önemli kalecilerden biri de Aly Faryd Mondragon. Bir dönem Galatasaray'da da forma giyen ve turnuvada Ospina'nın yedekliğini üstlenen Mondragon, Brezilya'daki Dünya Kupası'nda tarihe geçti. Emektar kaleci, Japonya karşılaşmasında Ospina'nın yerine oyuna dahil olarak 43 yaş 3 gün ile Dünya Kupası tarihinde forma giyen en yaşlı futbolcu unvanını, Kamerunlu Roger Milla'nın elinden aldı. Şili'nin kalesi Bravo'ya emanet Yeni sezon için İspanyol devi Barcelona ile anlaşan Şilili kaleci Claudio Bravo, Dünya Kupası'ndaki performansıyla ön plana çıktı. Turnuvaya ikinci turda Brezilya'ya yenilerek elenen Şili'de oynanan 4 maçta da sahaya çıkan Bravo, bu karşılaşmalarda kalesinde 4 gol gördü. 31 yaşındaki file bekçisi, aynı zamanda kaptanlığını yaptığı Şili Milli Takımı'na tecrübesiyle liderlik etti. Julio Cesar'ın acı vedası Turnuvayı hayal kırıklığıyla kapatan Brezilya'nın en talihsiz ismi, kaleci Julio Cesar olarak göze çarptı. Evsahibi takımın tecrübeli file bekçisi, özellikle ikinci turda Şili'yi eledikleri maçta kurtardığı penaltılarla takımını çeyrek finale taşıdı. Ancak yarı finalde 7-1'lik tarihi Almanya yenilgisinde kariyerinin en kötü maçlarından birini yaşayan Julio Cesar, üçüncülük maçında alınan 3-0'lık Hollanda mağlubiyetinin ardından milli takım formasına şanssız bir şekilde veda etti. Yarı finale kadar sergilediği performansla güven veren ve yalnızca 4 gol yiyen 34 yaşındaki kaleci, turnuva sonunda kalesinde 14 gol gördü. Courtois güven verdi Belçika Milli Takımı'nın yakaladığı altın jenerasyonun temel parçalarından biri kaleci Thibaut Courtois. İspanya'da Atletico Madrid'in yaşadığı tarihi sezonda pay sahibi olan Courtois, Dünya Kupası'nda çeyrek finalde Arjantin'e boyun eğen Belçika'nın kalesinde yine güven verdi. 22 yaşındaki file bekçisi oynadığı 6 karşılaşmada 3 gol yedi. Muslera'lı Uruguay ikinci turda takıldı Uruguay Milli Takımı'nın kalesini başarıyla koruyan Fernando Muslera, Brezilya 2014'te takımıyla gruptan çıkma başarısı gösterdi. Muslera, ikinci tura yükselen Uruguay ile her zamanki performansının bir adım uzağında kalsa da yeteneğiyle Güney Amerika'nın çıkardığı başarılı kalecilerin arasında yer alıyor. 28 yaşındaki Galatasaraylı kaleci, turnuvada 4 maçta 6 gol yedi.
Vizyon Toplantısı'ndaki Hangi Ünlü Ne Kadar Tepki Gördü?
Günlerdir, Cumhurbaşkanı Adayı Tayyip Erdoğan’ın Vizyon Toplantısı’na katılan ünlülere tepki yağıyor. Gonzo Insight konuyu araştırdı, kimin ne düzeyde tepki gördüğünü ölçtü. İşte bulgular…Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Vizyon Toplantısı” adını verdiği ve cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda uygulayacağı politika ve tutumları anlattığı kapalı salon buluşmasına, spor ve eğlence dünyasından ünlüler de katıldı. Bu haberin medyada yer bulmasıyla birlikte, Tayyip Erdoğan’a muhalif olan Twitter kullanıcıları ünlü isimlere karşı sert tepkilerde bulundu. Tepkiler özellikle toplantının yapıldığı gün ve ertesi gün o kadar yoğunlaştı ki, toplantıya katılan ünlülerin bir kısmı konuyla ilgili açıklama yapma ihtiyacı hissetti. Twitter mesajlarını baz alarak, sosyal algı araştırmaları yapan Gonzo Insight, ZETE için hangi ünlünün ne kadar tepki gördüğü ve ünlülerin hangi gerekçelerle eleştirildiğini açıklayan bir araştırma hazırladı. İşlenen veriler ve ortaya çıkan bulgular 11-12 Temmuz 2014 tarihlerinde, Twitter üzerinde konuyla ilgili atılan Türkçe tweet’leri kapsamaktadır. Gonzo Insight Bulguları: 1- Eğlence dünyasının ünlüleri, spor dünyasının ünlüleriyle kıyaslandığında daha büyük bir reaksiyonla karşı karşıya kaldı. 2- Eğlence dünyasından toplantıya katılanlar için en çok tepki alan isim Hande Yener oldu. 11.589 farklı kullanıcının attığı mesajların içinde en çok tekrar eden tweet, Zaytung tarafından dolaşıma sokuldu. Hande Yener’in Gezi eylemlerine katıldığını gösteren fotoğraf da Twitter kullanıcıları tarafından yoğun bir şekilde paylaşıldı. 3- Eğlence dünyası ünlüleri arasında ikinci en yoğun protesto Orhan Gencebay’a geldi. Orhan Gencebay hakkında yazılan 9.318 tweet’in kelime bulutunda en çok öne çıkan kelime grupları “yazıklar olsun” ve “kula kulluk edene” oldu. 4- Eğlence dünyasında en çok tepki gören ve alaya alınan diğer isim Ece Erken hakkında atılan tweet hacminin bu denli yüksek olmasının nedeni, toplu fotoğraf çekimi sırasında selfie çekmesi oldu. 5- Bazı medya kuruluşları toplantıya katılan ünlüler arasında en çok tepki gören şarkıcının Bülent Ersoy olduğu yönünde haber yayınladı. Oysa Ersoy’un aldığı tepkiler eğlence dünyası içinde dördüncü sırada yer alıyor. Spor Dünyası’ndan Galatasaray Başkanı Ünal Aysal ve Beşiktaş Başkanı Fikret Orman da Ersoy’dan daha büyük bir tepki gördü. 6- Ünal Aysal ve Fikret Orman’ın toplantıya katılması, kendi taraftarları tarafından yoğun olarak eleştirildi. Fenerbahçe taraftarları başkanları Aziz Yıldırım’ın toplantıya katılmamasını olumlu yorumladı. 7- Basketbol dünyasından iki isim; Hidayet Türkoğlu ve Ömer Onan tepkileri üzerine çekti. Hidayet Türkoğlu, Spor Dünyası ilk 5 listesinde yer alan tek basketbolcu oldu.Zete
İyi ki GALATASARAYlıyım Dedirten 13 Efsane İsim
GALATASARAY bünyesinde öyle futbolcular, öyle taraftarlar, öyle başkanlar barındırmıştır ki taraftarına iyi ki GALATASARAYlıyım dedirtir...  Fazla söze gerek yok saymakla bitmeyecek işte o isimlerden bir kaçı ve efsane oluş sebepleri...
Reklam
Arda Turan'dan Fenerbahçe Açıklaması
Atletico Madrid'in yıldız Arda Turan transferden özel hayatına kadar önemli açıklamalar yaptı.Uğura inandığını ifade eden Arda, “Her maç konçumun altını keser, beyaz çorap giyerim mesela” dedi. Arda Turan, maçlardan önce Barış Manço’nun “Gibi Gibi” ile Ahmet Kaya’nın “Ayrılığın Hediyesi” şarkılarını dinlediğini söyledi. Yasin suresinin uzunluğunun 11 dakika 32 saniye olduğunu kaydeden Arda, “15 dakikalık ısınmamı Yasin suresiyle yapıyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir alan” dedi. En çok Kur’an-ı Kerim’i okuduğunu dile getiren Arda, “Hemen hemen her akşam. Çok yorgunsam en azından bir ayet okuyorum. Allah’ın yazdığı bir kitap sonuçta. İyi geliyor” ifadelerini kullandı. İngilizce ve İspanyolca konuşmak istediğini belirten Arda Turan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Acun Ilıcalı’nın İngilizcesini beğendiğini ifade etti. Transfer dedikodularında başı Atletico Madrid çekiyor. Dağılıyor mu takım? 2017’ye kadar kontratım var. Ekstra bir durum yok. Takım olarak çok başarılı bir yıl geçirmişiz. 2-3 senedir Avrupa’nın en iyileri arasında gösteriliyoruz. Oyunculara teklif yağması çok normal.Telefonda mı tüm dualar? Tabii. Genelde Yasin suresi dinliyorum. 11 dakika 32 saniye... 15 dakikalık ısınmamı Yasin suresiyle yapıyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir alan. Fatih Terim’in “What can I do sometimes?”ı hâlâ internette dolaşımda... Yok, ben en çok Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le Acun Abi’nin (Ilıcalı) İngilizcesini beğeniyorum. Türk gibi konuşuyorlar. Kasmıyorlar. Karşındakine derdini anlatabiliyorsan yeter. Türk aksanı gayet iyi bence. “Takım arkadaşlarıyla Ibiza’da, St. Tropez’de eğlenmek varken hâlâ ne işi var Ahmetcan’lar, Oğulcan’larla Bodrum’da Çeşme’de” diyen çok... Miami, New York, San Antonio’daydı tüm takım. Beraber NBA finallerini izledik. Bunları anlatmaya, göstermeye gerek yok ki. Ondan önce İspanya’da da tatil yaptım Yunanistan’da da... Çok merak etmesinler. Nerede kimlerle, ne zaman tatil yapıp nasıl mutlu olacağımı çok iyi bilirim. O işi bıraksınlar. Dünyanın her yerinde eğlenip istediğim köşesinde denize giriyorum Allah’a çok şükür. FENERBAHÇE’DE OYNAR MI? Yıllar geçtikçe daha profesyonel düşünüp ‘Batı kafası’nda karar verip Fenerbahçe’de oynar mısınız? En büyük profesyonelliğim içimdeki amatör ruh. Onu kaybedersem ben ben olamam. O amatör ruhun huyu suyu, hali tavrı değişir mi zamanla? Ben Arda’yım; karakterim konusunda değişmem. Atlético Madrid’in kontratlı bir futbolcusu olarak Galatasaray ile Fenerbahçe arasında bir seçim veya yorum yapmak, kulübüme saygısızlık olur. ARDA’NIN 24 SAATİ İspanya’dayken 9 gibi kalkıyorum. Genelde evde kahvaltı ediyorum. Peynir, ekmek, portakal suyu, taze meyve ve mısır gevreği yiyorum. Antrenman 10.30’da başlıyor; 1-1.5 saat sürüyor. Sonrası haftanın röportajları, çekimleriyle geçiyor. Öğle yemeği için eve dönüyorum. Mesafe 10 dakika. Sebze yiyorum, yanında da mutlaka yoğurt. Her gün 2-2.5 saat öğle uykum var. Tek boş zamanım akşamüstü. İki köpeğim Bayram ve Paşa’yı yürüyüşe çıkarıyorum. Akşam yemeğe çıkıyorum. Mesela El Torado’ya gider balık yerim. Bodrum ya da Çeşme’deyken Bodrum üstüme üstüme gelmeye başladı. Alaçatı’da daha iyiyim. Yalıkavak çok iyi ama. Mübariz Mansimov çok sevdiğimiz bir abimizdir. Marinayı çok güzel yapmış. Çeşme’de ne olacağı belli olmuyor ama Marrakesh’i çok severim. Aile ortamı gibi geliyor. Yemek Tuval ya da Before Sunset’te yeniyor. Adrian’ın (Lopez) Çeşme tatilini ben organize ettim. Neredeyse tüm Türk yemeklerini tattırdım. Hepsine de bayıldı.eurosport
'Bu Dövmeler Ne Ya?'
Başbakan Tayyip Erdoğan, Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp Ve Eğitim Tesisleri'nin açılış töreninde Galatasaray'ın genç futbolcusu Berk Yıldız ile ilginç bir diyalog yaşadı Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim ve Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören tarafından karşılanan Erdoğan, tesis girişinde bekleyen genç futbolcularla ayak üstü sohbet etti. 18 yaşındaki Galatasaraylı genç futbolcu Berk Yıldız'ın kolundaki dövmeyi gören Başbakan, 'Bu dövmeler ne ya? Niye böyle vücuduna zarar veriyorsun?' dedi. Sözlerini, 'Yabancılara aldanmayın. İleride Allah muhafaza, cilt kanserine varıncaya kadar yapabilir' diye sürdüren Erdoğan, Fatih Terim'i de yanına çağırarak, aynı sözleri tekrarladı. Genç futbolcunun dövmeleri silmek için Başbakan Erdoğan'a söz verdiği öğrenildi. DHA
Reklam
Tarihteki 10 Ünlü Casus
CASUSLUK TARİHİNİ BİLEN BİRİNE BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI YILLARINDA, HATTA TÜM ZAMANLARDA ADI EN ÇOK ANILAN CASUS KİMDİ DİYE SORARSANIZ BÜYÜK BİR İHTİMALLE MATA HARİ YANITINI ALIRSINIZ. 1876'DA HOLLANDA'DA ORTA SINIF BİR AİLENİN ÇOCUĞU OLARAK DÜNYAYA GELEN ZELLE, RAHİBE OKULUNA GİTTİ VE BİR İSKOÇ KAPTANA ÂŞIK OLUP ONUNLA EVLENDİ. DOĞU HİNT ADALARI'NA KOCASIYLA BİRLİKTE GİDEN ZELLE, DAHA SONRA ONDAN BOŞANDI.
Reklam
Türkiye Liglerinde Oynamaları Sakıncalı Olabilecek 15 Kulüp
Malumunuz, ülkemizde futbol icra edilmesi zor sporlardan biri. Birbirine zerrece tahammül edemeyen, kendine büyük diyen takımlar mı dersiniz, en ufak bir kararda isyanlar çıkaran holigan taraftar toplulukları mı dersiniz, her hafta maç sonları televizyonlara çıkan abuk subuk adamlar falan hepsi mevcut. Durum buyken ve halihazırda ortalık bunlarla bile karışıkken, bir de isimleri sebebiyle ülkemizde oynaması büyük tehlike yaratabilecek takımlar da yok değil. İşte onlardan bazıları
Dünya Kupası'nın En Yakışıklı 11 Futbolcusu
etiket
Buyrun dostlar buyrun bir amme hizmeti olarak gruplardan çıkmayı başaran ülkelerin oyuncularından oluşan “Dünya Kupası en yakışıklı 11” kadrosuna.  Her sene iç çamaşırı modasının trendlerini yakalamak adına Victoria’s Secret defilesi izleyen erkeklerin “Yakışıklı futbolcu görmek için mi maç izliyorsunuz yaa!!” atarlanmalarına aldırmadan seç beğen izle canım kardeşim.Diğer konularda çeşit çeşit süper saptamalar için: http://vdgrl.blogspot.com.tr/
Galatasaray: Şike Konusunda Gerçekler
Galatasaray Spor Kulübü, resmi internet sitesi üzerinden şike davası ve Aziz Yıldırım hakkında çıkan yeniden yargılanma kararı hakkında bir açıklama yaptı. Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle; Yargıtay’dan kesinleşen Şike davasında mahkûm olan bazı şahıslarla ilgili, “Yeniden Yargılama Kararı”nın verilmesinden sonra, toplumda yaratılmaya çalışılan algı üzerine, bazı gerçeklerin açıklanmasını zorunlu gördük. Türk sporunun en önemli paydaşı olan Galatasaray Spor Kulübü, “Adaletli ve ahlâklı bir spor” için yürüttüğü mücadelede; “temiz toplum”dan yana her kurum ve her kişi gibi, bu davanın doğrudan tarafıdır. ’17 Haziran’la simgelediği duruş doğrultusunda; adaletin yerine getirilmesi için mücadeleye devam etmek ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmak da en doğal hakkı ve görevidir. 13- Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar konusunda bir değerlendirme yapmayı, süreç devam ettiği için, hukuka olan saygımız açısından doğru bulmuyoruz. Ancak, gerekçesi ve sonucu ne olursa olsun, bu kararın, sportif hukuk açısından “Şike Davası”nın özüyle hiç bir ilgisi yoktur. Adı geçen hükümlüler, yeniden yargılama yoluyla beraat etseler dahi, bu karar; sportif hukuka göre, 2010-2011 sezonunda şike yapılmış olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Uluslararası yargı organlarında ceza verilmesine yol açan deliller, “Sportif” hukukun dava dosyaları arasında “kıyamet gününe kadar” en önemli kanıt olarak kalmaya devam edecektir. UEFA ve CAS dahil, bütün uluslararası kurullar, ülkelerin yerel mahkemelerinin kararlarıyla bağlı olmayıp, sportif cezaları, kendi bağımsız yargılamaları sonucu verdiklerini defalarca dile getirmiştir. Şike hükümlüleri; UEFA Disiplin Kurulu, UEFA Tahkim Kurulu ve CAS yargıçları önünde, mevcut iddia ve delillerle ilgili, saatlerce savunma yapmış ve bu süreç sonunda kurul üyelerini ikna edememiş, aksine üç önemli uluslararası mahkeme de, ilgili takımların kesin olarak şike yaptığına karar vermiştir. Bu kararların sabit olduğu da herkesçe bilinmektedir. Bu gerçeklere rağmen, kamuoyunu manipülatif ve yalan haberlerle yönlendirmek isteyenlere karşı, özellikle medyayı uyarmayı görev biliyoruz. Bu tür maksatlı haberlerin, kamuya açık şirketlerde, hissedarları zarara uğratabileceği riskini de herkes düşünmek zorundadır. Bilinçli spor kamuoyu, sızdırılan haberlere gülüp geçmektedir: Galatasaray Futbol Takımı, kendisine UEFA’dan gönderilen yazı doğrultusunda, gruplara doğrudan katılarak Türkiye’yi Şampiyonlar Ligi’nde bu yıl da onurla temsil edecektir. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Sonuç olarak; “Ahlaklı ve Adaletli Spor” mücadelesini sürdüren Galatasaray Spor Kulübü, çocuklarımızın kirli bir spor ikliminde yetişmemesi için, bu davanın doğrudan tarafı olup; ulusal ve uluslararası düzeyde süreci sonuna kadar takip edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Galatasaray Spor Kulübü 3puan
Reklam
Başbakan'dan Bahçeli'ye: 'İspatlamazsan Alçaksın, Adisin'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti’nin haftalık grup toplantısında konuşuyor. Erdoğan konuşmasında Bahçeli'nin 'Pınarhisar'ı mumla arayacak' sözlerine cevap verirken Pınarhisar yerine yanlışlıkla Pensilvanya dedi.İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:AVRUPA ZİYARETLERİBildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta sonu itibariyle Avusturya ve Fransa’daki vatandaşlarımızın, orada yaşayan çalışan hayat kurmuş kardeşlerimizin samimi sizlere selamları var, bunu iletmek istiyorum. Perşembe günü Avusturya’nın başkenti Viyana’ya gittik, ayağımızın tozuyla kardeşlerimizle bir araya geldik. Avrupalı Türk Demokrat Birliği’nin 10’ncu kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlediği toplantı 10 bin kişinin katıldığı bir salonda yapıldı. Daha büyük bir salon talebi vardı, ancak çeşitli bahanelerle bu karşılanmadı.Avusturya’daki vatandaşlarımız akın akın geldiler. Salon içinde ve salon dışında çok büyük bir coşku çok büyük bir heyecan söz konusuydu. Ve saatlerce orada bekleyen vatandaşlarımızın salon dışında olanları da kapalı salondaki konuşmamızı sonuna kadar dışarda izlediler, beklediler, salon içindeki toplantıdan sonra çıkıp dışarda da açık hava mitingi yaptık.Gerçekten Türkiye’yi aratmayan, mitingleri aratmayan, heyecanın coşkunun muhabbetin zirve yaptığı anları Avusturya’daki kardeşlerim bizlere yaşattılar. Ertesi gün kaldığımız otelde Avusturya Dışişleri Bakanı’nı kabul ettik. Ardından Paris’e geçtik. Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Holland ile başbaşa görüşmemiz oldu.Bir güncelleme diyebileceğim geleceğe yönelik bir plan oluşturduk. Cumartesi günü Fransa’nın, aynı zamanda Türkiye’de 1200’ü bulan Fransız şirketi var. Bunların ileri gelenlerinden bir kısmıyla kahvaltı yaptık. Paris’teki bu resmi temaslar esnasındaki yaptığımız bu görüşme, Türkiye’deki yatırımların geleceğine yönelik de bir yeni değerlendirme fırsatı verdi. arzuları talepleri nelerdir, bunları dinlemek suretiyle de bu eksiklikleri gidermek ve geleceğe yönelik de yaptıkları yatırımların daha da artırılması için taleplerimizi kendilerine ilettik.Lyon kentine geçtik. Paris’ten sonra Fransa’nın en büyük kenti. Bölge valisi ve belediye başkanıyla görüşmeler yaptık. Belediye başkanı, aynı zamanda senatör. Lyon’da da yine Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin düzenlediği vatandaş buluşmasına katıldık. 20 bin vatandaşımızla buluştuk, hasret giderdik. Üç vatandaş buluşması gerçekleşti. İlkini Köln, ikincisi Viyana, üçüncüsü ise Lyon olmuş oldu. orada yaşayan vatandaşlarımızın morallerinin yüksek olduğunu bizzat müşahede ettim. Askerlikle ilgili konularda kolaylıklar sağladık, bulundukları ülkede oy verme hakkı, Türkiye ile ilgili irtibatlarını daha da güçlendirdi. Vatandaşlarımız ilk kez olarak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanacaklar. Tüm genel seçim ve halk oylamalarında Türkiye’ye gelmelerine gerek kalmaksızın demokratik tercihlerini yapabilecekler. Oy kullanma tarihleri tabi ki buradan farklı olacak, bazı ülkelerde 4 bazı ülkelerde 2 gün olarak bu oy kullanma süreci devam edecek.Yurt dışında ilk tur 31 Temmuz 3 Ağustos, seçimler ikinci tura kalırsa 17 ila 20 Ağustos tarihi arasında olacak. Büyükelçiliklerimiz seçimlerinin sağlıklı şekilde yapılmasını, katılımın yüksek olmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyorlar.Cumartesi akşamı Fransa’dan döndük. Pazar günü çalışmalarımıza devam ettik. İlk olarak Ak Parti İstanbul İl Teşkilatımızın danışma meclisi toplantısına katıldık. Ardından milli irade platformunun düzenlediği STK buluşmasına iştirak ettik. Böyle bir buluşmayı 25 Ocak’ta yapmış, gerçekten istifade etmiştik.'BİZE OY VERENLER - VERMEYENLER DİYE AYIRMADIK'Sevgili peygamberimizin “ümmetimizin ihtilafı rahmettir” diye buyurdu biliyorsunuz. İhtilaftan kasıt çatışma değildi. İstikamet belliyken, menzil belliyken, helal haram çizgileri belliyken, farklı yolların izlenmesi hayırlı bir ihtilaf olarak hazreti peygamber tarafından rahmet olarak tarif edilmişti. Her insan nevi şahsına münhasırdır. Fikirler beceriler farklı olabilir. Mezhepler meşrepler tutulan yollar farklı olabilir. Bu farklılıklar çatışmanın değil, renkliliğin yani zenginliğin belirtisidir.Biz mezheplere meşreplere kültürlere karşı eşit mesafede olduk. Kucaklayıcı olduk, yapıcı davrandık. Hiçbir ferdi grubu bize oy verenler vermeyenler diye asla ayırmadık. Asla ve asla seçim sonuçlarını önümüze almadık. Kimin nereye oy verdiğini kriter olarak kullanmadık. Bizim kriterlerimiz bellidir, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olmak bizim için en önemli kriterdir.'YAŞAM TARZLARI BİZİM İÇİN ZENGİNLİK ALAMETİDİR'Bunun dışındaki her özellik, mezhep meşrep yaşam tarzları bizim için zenginlik alametidir. Türkiye’deki dini yapılanmalara cemaatlere aynen bu nazarla baktık. Bize oy versinler, yöntemlerimizi tasvip etsinler etmesinler, özgürce fikirlerini ifade edecekleri bir zemini inşa etmenin mücadelesi içinde olduk. On yıllar boyunca, örgütlenmenin, örgütlerin, dernek ve vakıfların üzerinde çok ciddi baskılar oldu, zulümler yapıldı. Farklı düşünen herkes ve her grup on yıllar boyunca ötelendi. Kurban derilerini kimlerin toplayacağı dahi bu ülkede bir dönem çok büyük zulümlere sahne oldu.'BU KURBAN SENİNDİR, DERİSİ DE SENİNDİR'Benim kurbanım, benim kurbanımın derisi, sana ne ya. Sen buna nasıl müdahale edersin? Hayır ben nereye istiyorsam oraya vereceksin dediler. Bunların hepsine biz son verdik. Dedik ki kardeşim bu kurban senindir, derisi de senindir. Nereye istersen oraya verirsin. Hristiyan, Musevi, Müslüman tüm inanç sahiplerinin, önündeki engelleri tek tek kaldırdık kaldırıyoruz.Azınlıklara ait gayrimenkuller el konulmuştu. Şimdi bu vakıflara tek tek biz iade ettik. Gayrimenkullerin toplam değeri 2 milyar doları aşmış vaziyette.Bundan dolayı Türkiye zayıflamadı. Toplumu korkuttukları gibi Türkiye bölünmedi. Azınlık vakıflarıyla ibadethaneleriyle ilgili bu adım, muhalefet partileri tarafından adeta sürekli sömürüldü. Bu Türkiye’nin sonu olur dediler, oldu mu? Hayır. Başörtüsünü yasaklayanlar, başörtüsünün Türkiye’yi böleceğini ifade ediyorlardı. Türkiye bölündü mü? Parçalandı mı? İşte biz serbest bıraktık. Dinlerle kültürlerle inançlarla ilgili yaptığımız her reformun öncesinde, başta CHP ve MHP olmak üzere, muhalefet karanlık tablolar çizdiler. Şu dilde tv açarsanız bölünür, klavyelere özgürlük getirirseniz Türkiye parçalanır. Peki ne oldu? hiçbir dedikleri çıkmadı. Ne oldu biliyor musunuz? CHP ve MHP’nin onların egemen zihniyetlerinin bizden önceki on yıllar boyunca gereksiz yere zulmettikleri ortaya çıktı.'CHP VE MHP VARLIK ZEMİNİNİ KAYBEDİYOR'Korkuları kendileri ürettiler. Korkularla milleti tehdit ettiler. Millete istedikleri gibi istikamet çizmeye çalıştılar. Aslında şu anda CHP ve MHP’nin hırçınlaşmasının altında bu yatıyor. CHP bölünme parçalanma korkusuyla işi idare etti. Varlık zeminini kaybediyor. MHP terör korkusuyla şehitleri istismar ederek işi idare etti. Şimdi bu korku ortadan kalkınca, o da varlık zeminini kaybediyor.Bu sabah yaptığı konuşmaya bakıyorsunuz Bahçeli’nin, aman yarabbi. Baştan aşağı, yine ifade ediyorum bu kürsüden ağzından salyalar akıyor. Biz öyle konuşmayacağız. Ve tamamıyla bir müfteri edasıyla yaptığı konuşma. İftiralarla dolu bir konuşma. 16 – 17 yıldır partinin başındasın geldiğin yer ortada. Ben MHP’li kardeşlerime hep sesleniyorum. MHP’yi küçülten bu adamla bir yere varamazsınız. Bu adam siyasette çırak bile olamadı, olamayacak da. Bunun varlığı MHP teşkilatı için bir tehlikedir. Bu denli bir tehlikedir. Bugün yine iftiralarla dolu, yolsuzluklar şu bu filan falan.'İSPAT EDEMEZSEN ALÇAKSIN ADİSİN'Kalkıp evladıma hazine arazilerinin tahsisinden bahsediyor. Bakın bu kürsüden söylüyorum. Terör örgütünün başıyla aynı sofraya oturup oturmamaktan bahsediyor. Ey Bahçeli, bunları ispat edemezsen sen alçaksın adisin.Üç buçuk yıl başbakan yardımcılığı yaptık. Takımın yargılandı. Niye kaçıp gittin iktidardan? Sakarya düzce depremlerinin altında kalan sensin sen. Oraları ayağa kaldıramadınız. Kaçıp gittiniz. Biz geldik ayağa kaldırdık. Bu ülkede faiz lobisinin ihya edilmesinin tek sebebi sizsiniz. Şu anda da beraber yandaş olduğunuz CHP o da aynı işi yaptı. CHP’nin yavrusu DSP ile beraberdiniz. Görev zararı adı altında, bu ülkede sıkıntılarının en önemli sebebi siz oldunuz. Ziraat Bankasını, Halkbank’ı batırdınız. Biz Halkbank’a şahsiyetini kazandırdık, kişiliğini kazandırdık. Esnafıma yüzde 47 ile kredi verirken, öbür tarafta aynı şekilde ziraat bankası yüzde 59’la kredi verirken. Biz bunları adeta sıfırladık, 0-5 aralığına indirdik. Bu halka zulmeden siz oldunuz.AYAKKABI KUTUSUNA MİLYARLARLA NE AVRO NE DOLAR SIĞMAZİkide bir ayakkabı kutularıyla konuşup duranlara sesleniyorum. Milyarlarla ne avro ne dolar sığmaz. O ancak sizin kasalarınıza sığar. Siz önce bunu ortaya koyun. Neler yaptıklarınızın hepsi ortada, o yüzden kaçıp gittiniz. Ben davalarımı yine açacağım. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanına köksüz diyecek kadar kökten binasip olan kişi bunun hesabını verecektir. Despot diyen bir adam bunun hesabını verecektir.“CEMAAT MASKESİ ALTINDA İHANET ŞEBEKESİ İNŞA EDİLDİ”Görünürde öğrenci yetiştiriyor, yoksul öğrencilerin elinden tutuyorlardı. Milletimizin değerlerinin şefkatinin merhametinin yardım etme hissiyatının görünenden çok farklı amaçla kullanıldığı acı bir şekilde ortaya çıktı. 40 yıl boyunca cemaat maskesi altında ince ince sinsi şekilde bir ihanet şebekesinin inşa edildiğini gördük. Öyle bir notaya geldi ki, benden olmayanın söz hakkı yaşam hakkı yoktur demeye başladı. Hiçbir alanda başkalarının varlığına tahammül edemez hale geldiler. Tatmin edilemez bir hırsla, kendileri gibi her grubu son derece iğrenç metodlarla saf dışı bırakmaya başladılar. Kendilerine rakip olan herkes, yanlarındaki arkadaşlarını, telefonlarını dinleyerek, iftira atarak saf dışı bırakma gayreti içine girdiler.“BUNLARIN BİZİM DÖNEMİMİZDE BÜYÜDÜKLERİ GELİŞTİKLERİ İDDİASI ASILSIZ BİR İDDİADIR”Öyle bir noktaya öyle bir azgınlık seviyesine ulaştılar ki, Türkiye’nin istikametini tek başlarına belirlemek gibi bir şehvete kapıldılar. Orada maskeleri düştü. Gerçek yüzleri ortaya çıktı. Dertlerinin talebe yetiştirmek, yoksulların elinden tutmak olmadığı, dertlerinin iktidar olduğu güç olduğu orada ortaya çıktı. Başta emniyet ve yargıya yerleştirdikleri maşaları dışında teşebbüslere giriştiler. Bize farklı göründüler. Ama başka işlerin içine girdiler. Bunların bizim dönemimizde büyüdükleri geliştikleri iddiası asılsız bir iddiadır. 12 Eylül darbesine bakın bunların oradan güç devşirdiklerini görürsünüz 28 Şubat’ta görürsünüz. Uluslararası bazı çevrelerden özellikle de istihbarat örgütlerinden bunların güç devşirdiklerini görürsünüz. Her işlerinde tedbir adı altında 40 yıllık gizlenme taktiklerini kullandılar.“BÖCEK’TE BİZ İKİ YIL BEKLEMEDİK ONLAR ENGELLEDİ”Nasıl hukuk cinayetlerini işlediklerini geçmişte fark edebilmek kolay değildi. Evet mağdurlar biliyorlardı fakat ateş düştüğü yeri yakıyor. Bizim de milletimin de gerçeklerden haberdar olmamız engelleniyordu. İşte böcek soruşturması. Bazıları soruyor, neden iki yıl beklediniz? Biz iki yıl beklemedik, onlar maşaları yoluyla iki yıldır soruşturmanın üzerini örtüyorlar. Biz bunun takipçisiyiz. Bunu takip edeceğiz.“MASUM İNSANLARI DAHİ NASIL ZİNDANA ATTIKLARI TEK TEK ORTAYA ÇIKIYOR”Sırf kendileri gibi düşünmüyor diye masum insanları dahi nasıl zindana attıkları tek tek ortaya çıkıyor. Darbeyle mücadele ediliyor görüntüsü altında masum insanların nasıl mahkum edildiği tek tek ortaya çıkıyor.“BUGÜN EVET HAYIRCILARA YARADI”2010 yılında halkın oyuyla yaptığımız anayasa değişikliği bugün geç de olsa hatan dönüşün vasıtası olmuştur. O değişikliği olmasa halen içerde olacaklardı. AİHM’e gittikleri zaman böyle bir tabloyu karşılarında bulabilecekler miydi? Hayır. Fakat biz bireysel başvuruyu getirmek suretiyle böyle bir imkanı yakalamış oldular. Bugün bahçeli yine aynı şeyleri konuşuyor, diğeri konuşacak. Çünkü bunlar o referandumda biliyorsunuz bizim getirdiğimiz değişikliğe ‘hayır’ dediler. Biz ‘evet’in mücadelesini verdik, bugün evet hayırcılara yaradı.“HALA KENDİNE GELEMEMİŞSİN”Bazıları cezaevinden çıkınca, oradan intikam ifadeleriyle bağırıp çağırıyorlar. Sen bir defa kendine gel. Hala kendine gelememişsin. Bunu bir defa hal yoluna koymak gerekir. Ne olacak? Kılavuz ortada, kendileri de ortada. Bunların birbirinden farkı olmaz.O anayasa değişikliği olmasa 12 Eylül sorumluları yargıda da mahkum olmayacaklardı. AYM, HSYK değişikliğiyle ilgili seçimi yapmasa yargı tartışılıyor olmayacaktı. Yargı Türkiye’deki tüm devlet kurumları içinde son sıraya düşmüş durumda, güvenilirliği itibariyle.“İNANIN ORTAYA ÇOK DAHA FAZLA BİLGİ BELGE ÇIKACAK”Yargı ne CHP’nin ne MHP’nin ne Pensilvanya’nın egemenliğine asla teslim olmayacak. Yargı birilerinin arka bahçesi değil, milletin yargısı olacak. İnanın ortaya çok daha fazla bilgi belge çıkacak. Yargı emniyet içinde nasıl ahlak dışı vicdan dışı komplolara giriştikleri ortaya çıkacak. Ben milliyetperver olan yargı mensuplarına güveniyorum. Bu süreci onlar aslına dönüştürecekler.Hem yargı hem emniyet içinde vatanını milletini seven bütün vatandaşlarımız o mücadeleyi inanıyorum ki yüreklerini gönüllerini ortaya koyarak sürdürecekler. Daha önce de söyledim. Polis fezlekesine şüpheli diye isim koyacaklar, neye bakıyorlar, şüphelinin çocuğu hangi okulda okuyor, malum gazetelere üye mi değil mi? Buna bakıyor şüpheli yapıyorlar. Yargı bu urun temizlenmesi için cesur olmak zorundadır. Savcılarla ilgili öyle iddialar ortaya çıkıyor ki, hediyeler, tatiller vesaire. HSYK da ortada bu kadar deliller şüphe varken maalesef bunu izlemekle yetiniyor. Bir ülkenin başbakanın ofisine dinleme cihazı koyulması, sadece başbakanın şahsına değil, o ülkenin tamamına yapılmış bir ihanettir.“BİZ YARGIYA MÜDAHALE ETMİYORUZ, YARGIYA GÖREVİNİ HATIRLATIYORUZ”Başbakanın ofisine bu böcekleri koyanlar, kim bilir millete neler yaptılar, yapıyorlar. Binlerce on binlerce sanatçısına varıncaya kadar herkesi dinlemişler. Polis üniforması içinde birileri çıkıp da başbakanın ofisine koyuyorsa, yarın gidip hakimin savcının yatak odasına kamera koymaktan da çekinmez. Koymadıkları ne malum?Kitap yazma hazırlığını yaptı diye insanlar mahkum ediliyor. Ama dinleme cihazı koyan zanlılar, dışişleri bakanlığındaki toplantıyı dinlenmesinden haberi olanlar ellerini kollarını sallayarak dolaşabiliyorlar. Biz yargıya müdahale etmiyoruz, yargıya görevini hatırlatıyoruz. İşte 17-25 aralık’ta biz dik durmasaydık, ortada yargı diye bir şey kalmayacaktı.“O PENSİLVANYA’DAKİ (PINARHİSAR) YATIŞIMIN NEDENİ BENİM ASİLLİĞİMİN İFADESİDİR”SELAM örgütü diye bir örgüt uydurdular. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi toplamış olacaklardı. Hazırladıkları fezlekeyle, sizler burada, kendilerine tabii olmayan kim varsa alıp götüreceklerdi. Şimdi CHP MHP bu Pensilvanya çetesinin arkasında duruyor.Ne diyor Bahçeli biliyor musunuz? Pınarhisar’da yattığın günleri arayacaksın diyor. Ey Bahçeli, o Pensilvanya’daki (Pınarhisar yerine yanlışlıkla Pensilvanya dedi) yatışımın nedeni benim asilliğimin ifadesidir. Sen bir defa kendine bak. Pınarhisar günleri, senin düşündüğün ya da düşlediğin günler değil zaten. Eğer bizim için o tür günler yine gelecekse, biz öper başımıza koyarız. Bundan herhangi bir sıkıntımız yok. Yeri geldiği zaman Ziya Gökalp dersin…“Minareler süngü, kubbeler miğfer, Camiler kışlamız, müminler asker” Cümlelerinden rahatsız oluyorsan bu millet seni gerekli olan yere zaten mahkum edecek.“SON KULLANMA TARİHLERİ GEÇİNCE ONLARI DA SIRTLARINDAN HANÇERLEYECEKLER”CHP MHP Pensilvanya’nın arkasında duruyorlar. Son kullanma tarihleri geçince onları da sırtlarından hançerleyecekler. Kılıçdaroğlu mu dik duracak, Devlet Bahçeli mi dik duracaklar? Şimdi ki genel müdüre kurmayacaklarını mı zannediyorsunuz? Anayasa oylamasında parlamentoda bize bu haber geldiğinde, Baykal’la ilgili onu hemen yarım saat içerisinde yayından kaldıran benim. Fakat Kılıçdaroğlu hala bunu farklı şekilde yorumlama yollarına gidiyor.“BİZ CHP İÇİN DE MHP İÇİN DE DİK DURDUK, DİK DURACAĞIZ”Çünkü kendisi o kasetle geldi. MHP’li vekillere kurduklarının aynısını Devlet Bahçeli’ye kurmayacaklar mı? Onu da yayından süratle kaldırtan biz olduk. Bu Pensilvanya çetesi var olduğu sürece o kayıtları da muhafaza edecek. Gün gelecek CHP’yi MHP’yi yeniden dizayn etmek bunlar için önemli, o kayıtlar da ortaya çıkacak. Biz CHP için de MHP için de dik durduk, dik duracağız. Bu çetenin siyaseti yargıyı yasamayı dizayn etmesine asla müsaade etmeyeceğiz. CHP ve MHP bu çeteyi korusa da biz bu çetenin inlerine gireceğiz. Zaten girdik, giriyoruz.Cumhurbaşkanlığı seçimlerine artık 47 gün kaldı. Adaylık başvurusu için de 10 günlük süre var. Son değerlendirmeleri yapacak, adayımızı 1 Temmuz Salı günü açıklayacağız. Hemen ardından yollara revan olacak. Milletimizden adayımızdan yetki isteyeceğiz.Kendileri aday olamadılar. Siyasetin güç kazanmasını istemediler. Hatta şu ifadeleri de kullandılar 'Biz cumhurbaşkanlığı makamının siyasetçi olmasını da istemiyoruz'Yani siyasetçi olmasını istemeyecekseniz de apoletli olmasını mı isteyeceksiniz? adayımız kim olursa olsun, AK Parti'nin istikametinde, heyecanında, gücünde hiçbir değişiklik olmayacak. Bu konuda yapılan tartışmaları hem gereksiz hem de art niyetli tartışmalar olarak görüyorum. Önemli olan AK Parti'yi kimin yönettiği değil AK Parti'nin ne olduğudur. Şunu unutmayın.Baki olan davalar, fanilerden öte hizmetkarlarıyla yürür. Önemli olan şahıslar isimler değil muhtevadır. Allah’a çok şükür mayası sağlam, ilkeleri politikaları sağlam bir partimiz var. AK Parti şahıslara göre istikameti değişen değil, şahıslara istikamet belirleyen bir partidir.AK Parti başta parlamento grubu olmak üzere kulislerin bir partisi olmamalıdır olamaz. Şunu da açıkça söylüyorum. Ganimet paylaşımı peşinde olmayı arzu etmek bizim şiarımız değildir. Bizim hedefimizde sadece cumhurbaşkanlığı seçimi vardır. 2015’ten sonrası nasıl gidecek, bunları konuşmanın yanlış bir yaklaşım türü olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bırakın küçük hesapların peşinden başkaları koşsun. Küçük hesapların peşinden muhalefet koşsun. Biz büyük bir dava çınarının kollarıyız, büyük hedeflerin peşinden koşacağız. Küçük hesapların peşinden küçük insanlar koşar.Diyarbakır’da evlatları için yüreklerini ortaya koyan ağlayan anneleri burada görüşeceğiz. Neler yaptık, neler yapabileceğimizin değerlendirmeleri yapacağız. Bizler bu anneleri yalnız bırakmamak için bütün imkanlarımızla seferber olmuş durumundayız. Başta HDP olmak üzere burada yapmaları gereken görevler var. gittik dağdan şunları aldık getirdik diyeceksin, öbür tarafta sessiz kalacağız, belediyenin önünden kalkıp gitmesi için her şeyi yapacaksın. Hani siz özgürlük barış diyordunuz? Galatasaray annelerine gösterdiğiniz ilgiyi alakayı Diyarbakır’daki annelere niye göstermiyorsunuz?haberler.com
'9 Yılımızı 3 Dakikada Sildiler'
DE Souza ailesi... Bu ismi duyduğunuzda pek çoğunuzun yüzünde bir tebessüm oluştuğunu tahmin etmek zor değil. Çok uzaklardan gelip ülkemize, şehrimize, kalbimize yerleşiverdiler. Hem de en güzel en özel yerine. Çok sevdiler çok sevildiler... TANIŞMAMIZDAN yıllar sonra haklarında bu satırları yazacağımı tahmin etmem söz konusu değildi elbette. Ama bu tatlı ailenin her bir ferdi, acısı tatlısıyla geçen günler aylar yıllar içinde hayatımdaki en özel insanlar arasında değişmez bir yere sahip oldu. Vedaları bir kat daha derinden etkiledi beni o yüzden. Birkaç kez ziyaretlerine gitmiş olsam da 20 ay aradan sonra yeniden İstanbul’a geleceklerini duyduğumda da bir kat daha fazla sevinen oldum tabii ki. 10 gün boyunca yedik, içtik, gezdik, hasret giderdik... BU süreçte bir şey dikkatimi çekti. Alex’i bu kadar aradan sonra İstanbul’da gören herkes ‘en çok neyi özledin kaptan’ diye soruyordu. Onunla daha önce yaptığım röportajda bunun yanıtını almıştım. Hiç düşünmeden 'Kadıköy' demişti. PEKİ eşiyle birlikte yıllarını burada geçiren, çocuklarını burada büyüten, Daiane en çok neyi özlemişti? Çok başarılı bir erkeğin arasındaki güçlü bir kadın olarak o Türkiye’ye gelmeye karar verdikleri ilk günden, gözyaşlarıyla ayrıldıkları son ana kadar neler yaşamış neler hissetmişti? Israrlarımı geri çevirmeyen sevgili Daiane, Şampiy10 okurları için sorduğum tüm sorulara içtenlikle cevap verdi. İşte keyifle okuyacağınızı düşündüğüm o söyleşi... Alex’in F.Bahçe’den ayrılış sürecindeki hislerini biliyorum. İnsanlar da hep sordular ona. Çok zordu evet onun için. Peki sen neler yaşadın? 'AİLEMİZ için de benim için de çok kötü bir süreçti. Şuradan başlamak lazım. Bir gün Türkiye’den ayrılacağımızı tabii ki biliyorduk. Ama bu şekilde ayrılacağımızı hiç ama hiç aklımızdan geçirmemiştik. Alex’in bir süre daha burada oynayıp futbolu burada bırakacağını düşünüyorduk. hayatımızın da bir bölümünü buraya yerleşmek olarak planlamayı düşünüyorduk ve bu yüzden ayrılıktan aylar önce de satın almak için bir ev arayışındaydık. Fakat sonra kulüple ilişkilerde sorunlar baş göstermeye başladı ve ev satın alma planını durdurduk. O gün Maria okula gitti, ben de spor salonuna. Spor salonunda televizyonlar var ve son dakika haber olarak gördüm Alex’in kadro dışı kaldığını. O zaman hissettim ayrılık zamanı geldi diye. Sonrasında da diğer detayları öğrendim. Samandıra’da çalışamayacağını, eğer antrenman yapmak istiyorsa Dereağzı’nda A2 takımla çalışması gerektiği gibi... Hepimiz için büyük şok oldu. Ve gelişmeleri merak ediyordum. BUNUN antrenörün (Aykut Kocaman) kararı olması sebebiyle başkanla görüşmeye gitmiş ve bana mesaj gönderdi. Şu an başkanla görüşmeye girdim diye. O mesajdan 3 dakika sonra da ‘bitti’ diye mesaj gönderdi. İnanamadım. Aslında hissediyordum olumsuz bir sonuç çıkacağını ama bu kadar çabuk olmasına şaşırdım. 9 yılımız 3 dakikada bitti. ALEX de biz de hem hocanın hem başkanın kararına saygı duyduk. Ama burada kalıp A2 takımla çalışmak istememesi de Alex’in kararı ve onu da o zaman da şimdi de bu kararında haklı buluyorum. Sonra küçük kızımı okuldan alıp eve geldim Maria da okul çıkışı eve geldi. Evde çalışan insanlar, biz durmaksızın ağlıyorduk. Çocuklara ayrılacağımızı anlatmaya çalıştık ama başta pek anlayamadılar. Aslında ben de pek anladım diyemem.” “KARARI?öğrendikten sonra bir şeyler yemek için sitenin önündeki bir restorana gittik. Güvenlik geldi ve bize insanların siteye giriş yaptığını söyledi. Sonra çok sayıda insan geldi Alex’in ayrılacağı haberini duyan. Eve döndük ve takip eden günler boyunca takım fark etmeksizin pek çok insan evimizin önünde bahçemizin içindeydi. 'Gitme' sesleri vardı. Sabaha kadar bekleyen, tezahürat yapan, meşaleler yakan insanlar vardı. FELIPE pek anlamıyordu ama kızlar neler olduğunu sorup duruyordu. Bir ara korktuklarını hatırlıyorum. 'Babanızı sevdikleri için, buradan ayrılmamızı istemedikleri için geldiler' diye onlara açıklama yapmaya çalışıyordum. Çünkü uyumak mümkün olmuyordu o günlerde. Günler hep böyle devam ediyordu daha fazla sayıda insan geliyor, evin önünde güvenlikler bekliyor haldeydi.” ‘Tam Türkçe konuşurken ayrıldık’ 'BURAYA geldiğimizde bizi en çok zorlayan şey dildi açıkçası. En kısa sürede öğrenmemiz gerek diye düşünüyorduk ama insanlar İngilizce öğrenmemizin daha iyi olacağını ve daha sonra da kullanacağımızı söyleyince İngilizce'ye yöneldik. Çünkü geldiğimiz zaman bu kadar uzun süre Türkiye’de kalacağımızı tahmin etmiyorduk. Sonra takıma pek çok Brezilyalı oyuncu geldi ve zaten Brezilya takımı gibi oldu. Türkçe öğrenmekte çok geç kaldık. Zaman geçtikçe kendimizi daha çok buraya ait hissetmeye başladık ve az olan Türkçemiz'i geliştirmeye karar verdik. Sonra arkadaşlarımızın da yardımıyla iyiye gitmeye başladı Türkçemiz. Fakat tam konuşuyor hale geldik kısa süre sonra ayrıldık.' 'Felipe stadı görünce 'BABAM MAÇ' dedi, o sahneyi unutamam' 'MARIA uçakta çok fazla ağladı ve sakinleştirmeye çalışırken pilot 'Size son bir İstanbul turu yaptıracağım' dedi. Bizi Boğaz'ın ve stadın üzerinden geçirdi. O akşam Şükrü Saracoğlu Stadı'nda maç oynandığı için (Türkiye-Romanya maçı) ışıklar yanıyordu. FELIPE çok az konuşabiliyordu o zamanlar ve stadı görünce 'Babam maç' dedi. O sahneyi asla ama asla unutamam. Çok üzüntülü ve duygulu bir seyahat oldu.' 'Felipe bir tek stadı hatırladı' 'AYRILDIĞIMIZDA Felipe çok küçüktü. Çok şey hatırlamıyor. Şimdi geldiğimizde sadece doktorunu ve stadı hatırladı. Çünkü futbol aşığı bir çocuk ve hemen hemen her gün babasının gollerini izliyor. Marşları da oradan ezberledi melodilerini mırıldanıyor.” Brezilya’ya döndükten sonra neler yaşadın? “ORADAKİ hayata adapte olmak çok zordu. Çünkü artık neredeyse Curitiba’da nasıl yaşandığını unutmuş haldeydik. Ben Curitiba’dan ayrıldıgımda 16 yaşındaydım. Herşeyi yeniden öğreniyormuş gibiydi başlarda. Ailemiz arkadaşlarımız çok sevindi ama biz aylarca atlatamadık üzüntümüzü. Hatta ailem 'Neden hâlâ üzüntü duyuyorsun biz burdayız artık beraberiz' diye bana sitem bile etti. ANCAK Alex bu zorlu periyodun ardından tekrar antrenmanlara başladı, çok üzgün de olsa normal hayata en kısa sürede dönmek zorundaydı. Bize üzüntüsünü göstermemeye çalışıyordu ve kariyeri önceliğimiz olduğu için üzüntüyü belli etmemeye çalıştım hep. Ama çocuklar... Özellikle de kızlar ve benim için çok zordu. Uzun bir süre yastaydım. TV’de İstanbul'la ilgili haberler ara sıra veriyordu, onlara bile bakamıyordum. BU?zamana kadar gelme planı da yapmadık. Çünkü kendimizi hazır hissetmedik. Şimdi elbette hayatımız normal döndü. Şu an mutluyuz, hayatımız düzende, çocuklar mutlu. Herşey yolunda.' ‘En çok ezan sesini özledim’ Herkes Alex'e 'en çok neyi özledin?' diye soruyor. Peki sen neyi özledin? Boğazdan başka... 'BELKİ buna inanmakta zorlanacak insanlar ama sen beni iyi tanıyorsun ve bu detayı biliyorsun. Ben hep sabaha karşı uyurum. Burada yaşadığımız süre boyunca da hemen hemen her gün benim uyuma saatim ezandan sonraya denk gelir. Artık rutin gibi olmuştu ezan sonrası uyumak. Hiçbir kelimesini anlamama rağmen o melodi bana çok huzurlu gelir hep çok güven verici olduğunu düşünürüm. Ve en önemlisi Türkiye'de olduğunuzu belki de en çok hissettiren şeydir. O yüzden de en çok özlediğim şeyler arasında ilk sıralarda.' 'İstanbul'a çok hızlı adapte olduk' 'HAKAN Bilal Kutlualp, transfer görüşmeleri için Brezilya'ya geldiğinde bize Türkiye’yi, İstanbul’daki yaşamı anlatmaya çalışıyordu sürekli. Hatta İstanbul’un, New York’tan da Barcelona’dan da daha güzel bir şehir olduğunu söylemişti. 'Bizimle alay ediyor' diye aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum çünkü buraya gelmeden önce buradaki yaşamdan haberimiz yoktu. Uzun süren görüşmeler sonrası F.Bahçe'yle anlaştı Alex ve taşınmaya karar verdik. İlk adaptasyon sürecini atlattıktan sonra da hızlıca buradaki yaşama alıştık.' ‘Kadıköy'e derbiyle geri döneceğiz’ 'EVET istiyoruz. Sezon başladığında fikstüre bakıp Kadıköy'deki G.Saray derbisine denk getirmek istiyoruz bir sonraki gelişimizi. Çok yakın arkadaşlarımız var futbol tutkunu olan Brezilya'da ve onlar da çok izlemek istiyorlar. Birlikte gelmeyi planlıyoruz. Tabii maçın ligin ikinci yarısında oynanması durumunda ancak izleyebiliriz. Umarım denk gelir.' nİstanbul'a dönmenizi bekliyor herkes... 'ALEX pek çok takımda oynadı. Mutlu olduğu da oldu, mutsuz olduğu da. Genelde şöyle bir düşünce vardır. Avrupa’da oynamanın daha önemli olduğu düşünülür. Esasında ben de en başta Türkiye’ye gelmekle alakalı tedirginlikler hissettim. Fakat her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum. Ben buraya geldikten ve tüm o güzel zamanları geçirdikten sonra buna bir kez daha inandım ve tanrıya çok şükürler ettim. GİDERKEN de evet olumsuz bir nedenle gittik, üzücü bir ayrılık oldu ama bunun da bir nedeni olduğunu düşünüyorum. Belki şu an bilmiyoruz bu nedeni, henüz anlayacağımız zaman gelmedi ama elbette bir gün anlayacağız. Geri döneceğimize inanıyorum, bunu hissediyorum. Ne zaman ve ne için olacağını bilmesem de inancım bu. Alex’in burada onu sevenlerle özel bir bağı var ve bence bu hikaye henüz bitmedi.' 'Zamanla F.Bahçe'yle bağım daha da güçlendi' 'Alex’in oynadığı her takımda, o sahada olsun ya da olmasın o takımın bir parçası olarak hissedip takımı desteklemek için her koşulda maçlara gittim. Fakat F.Bahçe’de yıllar geçtikçe ben de artık kendimi daha fazla F.Bahçeli hissettim. Aksi mümkün değil çünkü Kadıköy harikaydı, taraftarlar, stat Her şey çok büyüleyiciydi ve zamanla bağım çok daha güçlü hale geldi.' 'Türkiye sevgimi vücuduma kazıdım' Türk bayrağı ve Boğaz Köprüsü dövmen var... Bunu herkes biliyor. Ne zaman yaptırdın ve buna nasıl karar verdin? '5 yıldan fazla oldu sanırım dövmeyi yaptıralı. Türkiye'yi çok seviyordum. Sonsuza kadar burada yaşayamayacağımızı biliyordum. Aklıma dövmeyi yaptırmak geldi. Çok sevdiğim bir yere dair özel bir sembol sonsuza kadar benimle olsun istediğim için yaptırdım. Benim için İstanbul Boğazı çok özel. En yoğun trafikte bile eğer köprüye yakınsam trafiği falan umursamazdım. Her seferinde ilk kez o köprüden geçiyormuşum gibi o manzaraya bakardım. Vücudumda çocuklarımın isimleri, Alex, İstanbul ve Türk Bayrağı dövmelerim var.' ‘Alex'in büyüklüğü ‘basit'likten geliyor' Dışarıdan bakınca Alex işinde başarılı ve ailesine bağlı bir baba. Fakat durum bu kadar normalken onu bu kadar sıra dışı yapan ne sence? BASİT olması bence. Basit şekilde yaşaması. Basit şeylerle mutlu olması. Eğer normalin dışında şeyler yapmaya kendinizi zorlarsanız hata yaparsınız. Hayatta en iyi şeyler hep basit şeylerin içindedir. Mutluluk basit şeylerin içindedir aslında. Eğer işiniz varsa siz bunu en iyi biçimde yapmaya çalışmalısınız. Aileniz varsa onlarla sevgi içinde normal bir yaşantı sürmelisiniz. İNSANLARIN bizi sevmesi çok mutluluk verici bir olay. Ama bizi sevmelerini sağlamak adına çaba sarfetmiyoruz. Olduğumuz gibiyiz ve bu şekilde bizi sevmiş ve seviyor olmaları çok güzel. Doğru olan da bu. Bizim için önemli olan Alex’in işinde mutlu olması ve ailesi olarak da onunla evimizde huzurlu olmak. MESELA Maria’nın maçta İstiklal marşı okuması çok konuşulmuştu. Maria burada okula gitti ve okulda diğer her çocuk gibi İstiklal Marşı’nı öğrendi. Her duyduğunda da herkes gibi o da söyledi. Yani son derece sıradan bir durum bu aslında. Burada yaşadığı için o da biliyor herkes gibi. Hatta biz Brezilya’ya dönene kadar Brezilya Milli Marşı’nı bilmiyordu.' ‘Heykeline gittiğimizde Alex çok duygulandı’ Alex heykelini ziyaret ettiniz, duygusal olmuştur eminim... 'EVET hepimiz için çok özeldi o ziyaret ama en çok da Alex için. Onu tanıyanlar bilir, çok yoğun duygu yaşadığında diyalog kurmaz pek. O gün de öyleydi. Nefes almakta zorlanacak kadar duygulandı ve arabaya gitti. Onun için anlamı çok büyük heykelin.' ‘Boğaz'ı içime çekince İstanbul'dayız dedim’ Tatil için geldiniz, neler hissettin? 'ASLINDA şu an sanki hiç ayrılmamışım, hep burdaymışım gibi hissediyorum. Araba kullanıyorum mesela her gün. Taksiye binmiyorum. Çünkü hâlâ bana burada yaşıyormuşum hissi veriyor. Birkaç gün sonra ayrılacağımızı düşündükçe yine üzülüyorum çok. Buraya geldik havalimanında yine ilgi vardı. Sonra araca bindik ve köprüyü geçerken şoförden yavaşlamasını istedim. Camı açtım, derin bir nefes aldıktan sonra telefonumu çıkarıp kayıt ettim. İstanbul'a geldiğimin gerçekliğini hissettiren şeydi.' ‘Kadıköy'e veda bile edemedik’ 'PEK çok insan biliyor belki o zamanları ama ben anlatmaya kelime bulamıyorum yaşanılan şeyleri. Alex kontratı fesih olduktan sonra aslında o kadar hızlıca ayrılmayı düşünmüyorduk fakat kalmaya devam ettiğimiz sürece bu durum devam edecek gibi görünüyordu. Ve Alex ‘gitmemiz gerek’ dedi ve Brezilya'ya döneceğimiz seyahat planını yaptıktan sonra bana ‘8 günümüz var’ dedi. Şok oldum. '8 yıllık hayatımı 8 günde nasıl toplayıp gideceğim' dedim. Hızlıca eşyalarımızı toplamaya çalıştık çok zordu. Her anlamda. Biz eşya paketlenirken insanlar bazen eve kadar giriyordu sarılıyorlardı, ağlıyorlardı. İnanması güçtü. Alex’e 'Lütfen bana bir tokat atar mısın? Tüm bunlar gerçek olamaz' dedim. Çünkü gerçek üstüydü yaşanan her şey. Onu sevdiklerini biliyordum ama bu kadarını hayâl edemezdim. DAHA sonra havalimanında asla unutulmayacak manzaralar, meşaleler, taraftarların oradaki yoğun ilgisiyle çok duygusal anlar yaşayarak uçağa bindik. Eğer normal şartlarda ayrılsaydık hem bizim için hem de insanlar için bu durum olağan olacaktı. F.Bahçe'ye veda edemeden, son maçı olduğunu bildiğimiz bir maç oynamadan. Sadece Alex için değil hepimiz ve herkes için beklenmedik ve sürpriz bir ayrılık olduğu için bu kadar üzüntü verici oldu.'Şampiy10
Reklam
Fenerbahçe'den Şampiyonluk Tişörtü
Fenerbahçe, Galatasaray'ın Beko Basketbol Ligi Play-Off Final Serisi'nde 7. maça çıkmaması sonrası yaptığı 'Asalet mecbur kılar' tişörtüne cevap olarak bir tişört çıkardı.Beko Basketbol Ligi'nde, Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulunun kararıyla şampiyon ilan edilen Fenerbahçe Ülker'in şampiyonluk tişörtleri 26 Haziran Perşembe günü satışa çıkarılacak. Fenerbahçe Kulübü'nden yapılan açıklamada, 'Beko Basketbol Ligi'nde şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe Ülker basketbol takımımızın elde etmiş olduğu şampiyonluk sonrası ortaya çıkan tablo karşısında Fenerium en güzel yanıtı 'Asalet 3,5' tişörtüyle veriyor. 'Asalet 3,5' tişörtleri bugünden başlayarak ön sipariş yöntemiyle www.fenerium.com.tr internet sitesinden, 26 Haziran Perşembe gününden itibaren de tüm Fenerium mağazalarından satın alınabilecek' denildi.stargazete.com
Google'da Son 6 Ayda ne Aradık?
Türkiye'deki internet kullanıcıları, son 6 ayda arama motoru Google'da en çok 'Facebook', ''Youtube', 'Google', 'sahibinden', 'e okul', 'Face', 'hotmail', 'haber', 'mynet' ve 'Milliyet' kelimelerini aradı. AA muhabirinin Google verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye genelinde 2014'te Google'da yapılan aramalarda en büyük yükseliş gösteren kelimeler, 'seçim sonuçları', 'dailymotion', 'izlesene', 'düğün dernek', 'eokul', yabancı dizi izle', 'med cezir', 'yandex' ve 'milli piyango' oldu. Ülke genelinde 'Sağlık' kategorisinde 'bursa' ilk sırayı alırken, bunu 'SGK' ve 'randevu' kelimeleri takip etti. Aynı kategoride en büyük çıkışı ise 'yeşil kahve', 'kızıl elma' , 'likeme', 'kalp ağrısı', ibrahim saraçoğlu' kelimeleri gösterdi. 'Seyahat' kategorisindeki aramalar incelendiğinde, 'THY' ilk sırada bulunurken, bunu 'uçak', 'istanbul', 'uçak bileti', 'Pegasus', 'bebek' ve 'anadolu' izledi. Söz konusu dönemde bu kategoride en büyük çıkışı gösteren aramalar ise 'hazelbebek' ve 'ebebek' oldu. Aynı dönemde dünya genelinde en çok 'Facebook', 'Youtube', 'Google', 'Hotmail', 'film', 'video', 'outlook', 'song', 'translation', kelimeleri aranırken, Google'da dünyada en çok yükselen aramalar 'aeat', 'game of thrones', 'e okul', 'iphone 6', 'www.facebook.com login', 'nba', 'milli piyango' şeklinde gerçekleşti. En çok 'Galatasaray' arandı 'Spor' kategorisi incelendiğinde, bu dönemde en çok aranan kelimeler sırasıyla, 'lig', 'Galatasaray' ve 'ligtv' olurken, bu alanda en çok çıkış gösteren aramalar 'chelsea-galatasaray maçı', 'chelsea galatasaray', 'ak parti', 'osm', 'chelsea' oldu. 'İnternet' kategorisinde 'Google', 'Twitter', 'Hotmail' ve 'MSN' aramalarda ilk sırada yer alırken, 'Gayrimenkul' alanında ise 'sahibinden', 'milliyet' ve 'emlak' sıralaması oluştu. Büyükşehirler ne aradı? İstanbul'daki internet kullanıcıları en çok 'Facebook', 'Youtube', 'Google'ı ararken, 'dailymotion', 'survivor' ve izlesene' kelimeleri en çok çıkış gösteren aramalarda ilk sıralara yerleşti. Ankaralı ve İzmirli internet kullanıcılarının aramalarında ise 'Facebook', 'Youtube', 'google' kelimeleri ilk sıralarda yer aldı.  Hangi ay ne arandı, en çok çıkışı ne yaptı?  Son dönemde Google'daki aramalar aylık periyotlar halinde ise şu şekilde gerçekleşti: - 1 Ocak-1 Şubat: 'Facebook', 'Youtube', 'google' en çok aranan kelimeler, 'arkadaşım hoşgeldin', 'recep ivedik 4', 'takdir teşekkür hesaplama' en çok çıkış yapanlar. 1 Şubat-1 Mart: 'Facebook', 'Youtube', 'google' en çok arananlar, 'seçim sonuçları', 'survivor', 'recep ivedik 4' en çok çıkış yapanlar. 1 Mart-1 Nisan: 'Facebook', 'Youtube', 'Face' en çok arananlar, 'seçim sonuçları', 'dailymotion', 'izlesene', en çok çıkış yapanlar. 1 Nisan-1 Mayıs: 'Facebook', 'Youtube', 'e-okul' en çok arananlar, 'soma', 'izlesene com', 'dailymotion' en çok çıkış yapanlar. 1 Mayıs-1 Haziran: 'Facebook', 'Youtube', 'e-okul' en çok arananlar,  'soma', 'takdir teşekkür hesaplama', 'anneler günü' en çok çıkış yapanlar. 1 Haziran-17 Haziran: 'Facebook', 'Youtube', 'e okul' en çok arananlar, 'berat kandili', 'takdir teşekkür hesaplama', 'eokul' en çok çıkış yapanlar. Haber, görseller ve YouTube'da neler aradık? Google'ın istatistiklerinde 'Haber' kategorisinde 'facebook', 'galatasaray', 'fenerbahçe' en çok aranan kelimeler olurken, bu alanda 'seçim sonuçları, 'soma' ve 'milli piyango' en büyük çıkışı gerçekleştiren kelimeler oldu. 'Görseller'de 'facebook', 'bebek' ve 'siyah' aramalarda ilk sırayı alırken, 'serenay aktaş', 'soma' ve 'soma maden' en çok çıkış gösteren aramalar oldu. Türkiye'de bu dönemde 'YouTube'da '2014', 'Ahmet Kaya' ve 'Sıla' en çok aranan kelimeler sıralamasını oluştururken, 'arkadaşım hoşgeldin', '2014' ve 'oğuzhan koç' en çok çıkış gösterenler oldu AA
Galatasaray'ın Torbası Belli Oldu
Yeni sezonda da Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Galatasaray'ın, kura çekimine hangi torbadan katılacağı kesinleşti.UEFA'dan aldığı men cezası nedeniyle Avrupa'ya gidemeyen şampiyon Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterecek olan Galatasaray, 28 Ağustos'ta gerçekleştirilecek olan grup kura çekimine 3. torbadan katılacak. 55.340 takım puanına sahip olan sarı kırmızılılar, 3. torbanın son takımı olarak Monaco'da gerçekleştirilecek olan kura çekimindeki yerini alacak. Direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Cimbom, şu ana kadar gruplara kalması kesinleşen 22 takım arasında 19. sırada yer alıyor. Şampiyonlar Ligi'ndeki grup kura çekimine katılacak takımların torbaları şöyle: 1. TORBA Real Madrid 161.542 Barcelona 157.542 Bayern München 154.328 Chelsea 140.949 Benfica 129.459 Atletico Madrid 119.542 Arsenal 112.949 (play-off oynayacak) Porto 105.459 (play-off oynayacak) 2. TORBA Schalke 95.328 Borussia Dortmund 82.328 Juventus 80.387 Paris Saint-Germain 80.300 Shakhtar Donetsk 78.193 FC Basel 75.645 Zenit St. Petersburg 73.899 (play-off oynayacak) Manchester City 72.949 3. TORBA Bayer Leverkusen 70.328 (play-off oynayacak) Olympiakos 67.720 CSKA Moscow 66.899 Ajax 61.862 Napoli 61.387 (play-off oynayacak) Liverpool 58.949 Sporting Lisbon 58.459 Galatasaray 55.3404 TORBA Anderlecht 50.260 Salzburg 46.185 (play-off oynayacak) Roma 39.887 Steaua Bucuresti 39.451 (play-off oynayacak) APOEL Nicosia 37.650 (play-off oynayacak) Celtic 36.813 (play-off oynayacak) BATE Borisov 33.725 (play-off oynayacak) Monaco 11.300 (Goal.com)
Osmanlı İmparatorluğu En Geniş Haliyle Hala Ayakta Olsaydı, Dünya Kupasına Hangi Kadro ile Katılırdı?
etiket
Malum bu aralar spor programlarında 'Yugoslavya dağılmasaydı şöyle güzel bir takım olurdu', 'Sovyetler dağılmasaydı böyle güçlü bir takım olurdu' muhabbetleri pek bir revaçta. Onu bunu geçtik de Osmanlı İmparatorluğu, o en büyük topraklarıyla ve doğal sınırlarına ulaşmış haliyle bugün ayakta olsaydı ne olurdu, onu hiç düşündünüz mü? Biz düşündük ve geniş bir kadro yarattık. Ve bu kadro emin olun Dünya Kupası'nın en büyük favorilerinden biri olurdu. Takımın yaş ortalaması: 26.5 Değeri ise: 361 Miyon Euro Not: Hırvatistan, Fas ve Ukrayna'yı; Osmanlı buraları tam olarak fethedemediği için listeye almadım. İşte o kadro: 
Reklam