"Selçuk İnan'ın Fenerbahçe'de Olmasını Çok İsterdim"
Fenerbahçe'nin başarılı oyuncusu Gökhan Gönül, TRT SPOR'da yayınlanan Futbol Ateşi programına önemli açıklamalarda bulundu.Gönül, Galatasaray-Fenerbahçe maçında Galatasaray taraftarları tarafından protesto edilen Selçuk İnan için 'Bizim takımda olmasını çok isterdim' dedi.İNŞALLAH DAHA GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ Geride kalan 2 yılda yaşadığımız sıkıntılardan sonra bu sezon o zorlukların taçlandırılması gerekiyordu. 30 seneye yakın bir zamandır alamadığımız Türkiye Kupasını almıştık artık şampiyon olmamız gerekiyordu. Sezon başında kulüpteki tüm çalışanlar dahil şampiyonluğa inanmıştık. Fikstürümüzde iyi olunca başkanımız sezon öncesi yanımıza gelip şöyle dedi: “2010-2011 sezonun ikinci yarısında 17’de 17 yapmıştınız. Bu fikstürü görünce şimdi de aynı şeyi yapmamanız için hiçbir neden göremiyorum” demişti. Böyle söyledikten sonra bir Konya faciası yaşadık. Ondan sonra takım arasında yeniden bir toplantı yaptık. Başkanımızda geldi “Ben size inanıyorum, hocanızın arkasındayım, sizin arkanızdayım, bu sene şampiyon olmamız lazım” dedi ve orada bir start alındı. Güzel maçlar oldu, son dakika galibiyetleri bizi ekstra motive etti ve sonunda da şampiyonluk geldi. 3 Temmuz sürecinde çok acılar çekmiştik artık hepsini geride bıraktık, inşallah daha güzel günler göreceğiz. SON DAKİKA GALİBİYETLERİNDE ERSUN HOCA'NIN PAYI BÜYÜK Son dakika gollerimize insanlar önce şans dedi ama bu maçların sayısı arttıkça öyle olmadıklarını gördüler. Bu son dakika galibiyetleri takımın her şeyini verdiğinin göstergesiydi. Takımı da zaten hep olumlu yönde etkiledi. Bir sonraki maç mesela skor berabereyken herkes gol arıyordu, yine olabilir inancımız hep vardı. Bu takımın azmini gösteriyordu. Vazgeçmemenin, inanmanın bir zaferiydi. Fenerbahçe’nin fizik olarak çok iyi durumda yorumlarına kesinlikle katılıyorum. Bizde bazı kulüplerde bazı sezonlar zaman zaman 70. Dakikadan sonra düşüş yaşarlar. Biz belki fizik kapasitemizi çok yükseltmedik ama düşmeyi hiç yaşamadık. Bu da şampiyonlukta emeği çok büyük olan Ersun hocamızın başarısıdır diye düşünüyorum. O yüzden son dakika galibiyetlerinde Ersun hocanın da payı büyük. ERSUN HOCA'NIN PROGRAMINA ÇABUK UYUM SAĞLAYAMADIK Aslında Ersun Hocanın çalışma programlarına çabuk uyum sağlayamadık. Aramızdaki toplantılarda Ersun Hoca bize “Ben futbol için, antrenman bilimi için çevrilmesi gereken bir sayfa varsa çevirmişimdir, emin olun. Siz benim dediklerimi yapın sonunda başarı gelecektir” derdi. Hocamızın futbolda bilmediği bir şey yok. Bizim antrenmanlarımızı izleyen biri Ersun Hocanın bize neler kattığını çok rahat görebilir. Ersun hoca gibi futbol konusunda bu kadar başarılı insanları ülkemizde yükseltmemiz gerekiyor. Sonuçta ortadaki başarıda belli. Ben Ersun Hoca ile çalışmaktan çok memnunum. Sezon başında hemen alışamadık çünkü çok ağır antrenmanlar yaptık. İlk 2 hafta neredeyse topa dokunmadık. Fenerbahçe takımının zaten bir yeteneği var. Fiziki olarak yükselmemiz gerekiyordu. Ersun hocada bunu başardı. Ersun hocanın devam etmesiyle ilgili karar verecek insanlar biz değiliz. Başımızda bir yönetim var, başkanımız var. Onların ve hocanın kararı olacak. İnşallah kalır. Fenerbahçe için çok güzel şeyler başardı, şampiyonluğu getirdi. Umarım devam eder. Başkanımız sadece birilerini yükseltmek yada fırça atmak için değil, bende sizin yanınızdayım mesajını vermek için müsait olduğu hemen her zaman Samandıra’ya geldi. Bizi bırakın Türkiye’ye ilk defa gelen yabancı oyuncularımızda Aziz başkan için “O bizim babamız” diyebiliyor. Fenerbahçe’ye hayatlarını adadıklarını gördükleri için Aziz başkanı bu kadar seviyorlar. Tabi ki Can Bartu, Lefter bizim için bir efsane. Onlar zaten her zaman anlatılacak. Ama benim bir oğlum var 2,5 yaşında. İnşallah bir tanesi daha gelecek. Bende onlara Aziz başkanı anlatacağım. Onun ne kadar büyük bir Fenerbahçeli olduğunu, Fenerbahçe adına her şeyini adadığını, her zaman iki lafından birinin Fenerbahçe olduğunu, böyle bir insanın takımında oynamanın gurur verdiğini anlatacağım. Gerçekten çok büyük bir başkan. Sıkıntıları hala devam ediyor inşallah mutlu sonla bitecek bu durum. Geçen sene 10 asist yaptım, 4 gol attım. Bu sene ise sadece 4 asist yaptım. Bunun da en büyük nedeni Caner’in bu seneki performansı. Üzerimdeki yükü büyük ölçüde azalttı. Bu sene durduramıyoruz Caner’i. Değil biz hiçbir takım durduramadı. İnşallah sözleşmesini de yeniler ve bizle beraber olmaya devam eder. DOKTOR BENİ UYUTSUN DAHA İYİ İnsanlar Gökhan neden bu kadar çok sakatlanıyor diye söylüyorlar ama bir ikili mücadelede ayağıma topu uzatmasam, kendimi bu kadar zorlamasam sakatlanmam. Mesela arada kalan bir topa belki profesyonellik gereği ayağını sokmaman lazım ama ben biraz amatör düşünüyorum. Sahanın her yanında elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Benim için en kötü şey kenarda olmak, maçı orada izlemek. Sakat yada cezalıysam doktor beni uyutsun daha iyi. Kenarda izlemeye dayanamıyorum. Benim ağrı eşiğimde biraz yüksek olduğu için başka arkadaşlara oranla ağrılara daha çok dayanıyorum. Sonuçta her şey takım için. EN ÖN PLANA ÇIKAN CANER ERKİN Bu sezon Türkiye liginde ön plana en çok Caner çıktı. Sow, Emenike, Webo ve Kuyt 4’lüsü kimse göz ardı edemez ama Caner en ön plana çıkan isim oldu. BUNLAR TARAFTAR DEĞİL Karabük maçı bizim için bir ders niteliğindeydi. Eskişehir ve Sivas maçlarını kayıpsız geçsek şampiyonluğumuzu belki daha erken ilan edecektik. Ama orada kayıp yaşayınca yeniden bir araya geldik, toparlandık. Trabzon maçı sonrası şampiyonluktan iyice emin olduk. Soyunma odasında herkesin yüzündeki hırsı görünce tamam dedim. Bizi artık kimse yakalayamaz. Rakiplerimizin de o maçtan sonra bizi takip etmeyi bıraktıklarını düşünüyorum. Trabzon maçında yaşananları anlamıyorum. Bir kulübe kızgın olabilirsin. Tepki gösterebilirsin ama sahaya girmeye çalışmak ne demek. İnsen ne yapacaksın. Futbolcuları mı keseceksin, doğrayacak mısın? Ne yapacaksın. Amaç ne? Anlayamıyorum. Volkan’ın elinde gözüken taşı sahaya niye atarsın. Ölmesini mi istiyorsun Volkan’ın. Burada tüm Trabzon taraftarından bahsetmiyorum. Ama bunları yapanları stada sokmayacaksın. Bunlar taraftar değil. Kendi seyircimde aynı şeyi yapsa yorumum aynı olur. 'TÜRKİYE'Yİ TER EDELİM DAHA İYİ' DEDİK Eskişehir ve Sivas kayıplarından sonra Gençlerbirliği maçı öncesi, eğer burada şampiyonluğu verirsek kimseye bakacak yüzümüz olmayacağını, sokağa bile çıkamayacağımızı, Türkiye’yi terk edelim daha iyi dedik. Zaten çıktık Gençlerbirliği’ni mağlup ettik, ardından Trabzon maçı ve artık herkes inandı. Maçların gerginliğinden dem vuruyorsak Beşiktaş maçında da bunun olması lazımdı ama olmadı. Bilic ile yaşadığımız güzel diyalog ortada. Rakip takım futbolcusundan bir terbiyesizlik olmadı, bizden de olmadı. Sonuçta da maç güzel bir şekilde berabere bitti. Ama başka bir takım olsa aynısının olacağını düşünmüyorum. İnsanlar futbolun bir eğlence olduğunu unutmaması lazım. Caner’i Beşiktaş maçında yaptığı centilmenlikten dolayı niye eleştirilim ki. Sahadaki futbolcuların hiçbirinin bilmediği bir kural nedeniyle Caner öyle bir hareket yaptı. Bizde sonra öğrendik karar doğruymuş ama hiçbirimiz bilmiyorduk. Caner doğru davrandı orada. SELÇUK İNAN'IN BİZİM TAKIMDA OLMASINI ÇOK İSTERDİM Önce Akhisar’ın sonrasında Karabük’ün bizi alkışlaması çok güzel. Burada en büyük payı Hamza hocaya vermek lazım. Zaten Türkiye’de herkesin duyduğu bir isim. Kendisine yakışanı yaptı. Bizde böyle bir durumda olsak bizde alkışlarız. Niye yapmayalım. Futbol öyle bir şey ki, kimi zaman sizi vezir kimi zaman sizi rezil eder. Selçuk İnan, Galatasaray’ın bundan önceki 2 şampiyonluğunda bana göre %75 payı olan adam. Bizim maçta ona yapılan protestoyu hak ettiğini hiç düşünmüyorum. Bende ona orada destek olmadım istedim. O da benim gibi duygusal bir insan. Bizim takımda da olmasını çok isterdim. O maçta sadece Selçuk’a destek olmak istedim. CANER'İN PEROFRMANSINA YAKIŞIR BİR GOLDÜ Emre abinin Kasımpaşa’ya attığı gol mükemmeldi. Caner’in Kayserispor’a attığı gol inanılmazdı. Duran bir top değildi. Caner’in sezon performansına yakışır bir goldü. Mehmet Topal’ın Akhisar’a attığı gol çok güzeldi. Belki hepsi aklıma gelmiyor bizim adımıza sezonun en güzel golleri bunlardı. MANCINI DÜRÜST Bİ İNSAN Karabükspor maçında yaptığımız kağıt esprisine bazıları çok fazla alınmışlar. Hala aynı hataları yapmaya devam ediyorlar. Maçtan 2-3 gün önce bize yapılan bir terbiyesizlik vardı. Paylaşılan videoda edilen küfürleri herkes biliyor. Biz en azından böyle bir şey yapmadık. Emre abide Mancini’nin çok iyi bir insan olduğunu daha önce 2 sene çalıştığını. Eğer böyle bir şey yaparsak, insanların ona yorabileceğini, ayıp olabileceğini söyledi. Bizde maçtan sonra gerekli açıklamayı yaparız, onunla alakası olmadığını söyleriz dedik. Mancini de zaten daha önce şampiyonluğu bizim hak ettiğimizi söyleyen, dürüst bir insan. Biz bunu sadece bize yapılan bir terbiyesizliğe cevap vermekti. Küfür etmeden biz espri yapılsa biz kabulleniriz. Mancini ile alakası yoktu bunun. Güzel bir espriydi, insanlarından buna ekran başında güldüklerini düşünüyorum. Küfür, terbiyesizlik olmadığı sürece böyle kaliteli esprilere varım.Maraton
Aziz Yıldırım: "Paralı Köpekler, Ahlaksızlar"
Aziz Yıldırım, şampiyonluk konuşmasında Alex lehine tezahuratta bulunan taraftarlara sahneden 'paralı köpekler' dediFenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, şampiyonluk konuşması yaparken GFB grubunun Alex de Souza diye bağırması üzerine çılgına döndü. Yıldırım GFB grubuna 'Sizi bir daha stada sokmam. Paralı köpekler, ahlaksızlar' diye bağırdı. Aziz Yıldırım, Alex de Souza tezahüratları sonrasında “Yeter artık. Burada bir takımın şampiyonluğu nu kutluyoruz. Bir şahsı Fenerbahçe’nin züerine çıkarttınız. Alex’i ben aldım siz yuhaladınız. Yeter artık bu çocukların emeklerini hiçe sayıyorsunuz…Sizi bir daha stada sokmam. Paralı köpekler, ahlaksızlar” diye bağırdı. Yıldırım’ın bu sözleri stattan büyük alkış alırken GFB grubu meşaleler yaktı ve Alex diye bağırmaya devam etti. Yıldırım yerinden hareket ederkek tribüne doğru hareketlendi ve bir süre tribünleri izledi… Aziz Yıldırım daha sonra teşekkür konuşmasına devam etti…t24.com.tr
Engin Altan Düzyatan ile Neslişah Alkoçlar Nişanlandı
Oyuncu Engin Altan Düzyatan dün akşam Hülya Koçyiğit'in torunu Neslişah Alkoçlar' ile nişanlandıNişantaşı’ndaki Frankie isimli mekanda evliliğe ilk adımı atan oyuncu Engin Altan Düzyatan ile Hülya Koçyiğit ’in torunu Neslişah Alkoçlar ’ın yüzüklerini eski Fenerbahçe Başkanı Ali Şen taktı. Sinem Vural 'ın Hürriyet’te yer alan haberine göre, aile büyükleri ve arkadaşlarının katıldığı törende Alkoçlar ve Düzyatan çifti, yaza düğün yapacaklarını söyledi. Nişanda bol bol dans eden çift, sevenleriyle toplu fotoğraf çektirdi.T24
Reklam
Fenerbahçeli Ünlüler 'Adalete Fener Yak' Projesi İçin Buluştu
Fenerbahçe Kulübü'nün 'Adalete Fener Yak' kampanyası kapsamında sarı-lacivertli takıma gönül vermiş birçok ünlü bir araya geldi. Türkiye'de 3 Temmuz dönemi ile başlayan ve Türk futbolunu derinden etkileyen şike skandalında Fenerbahçeli taraftarların takımına olan destekleri gün geçtikçe devam ediyor. Özellikle Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a yönelik başlatılan ve adına 'Adalete Fener Yak' denilen imza kampanyasında sarı-lacivertli camia ve taraftarlar desteklerini her platformda göstermeye çalışıyor. Bu destek için yapılan son proje ise birçok Fenerbahçeli ünlünün bir araya gelmesiydi. Aralarında Cem Yılmaz, Kıraç, Şebnem Ferah ve Fenerbahçe taraftarı olmayan Okan Bayülgen gibi isimlerin bulunduğu videoda ünlü isimler adalet çağrısında bulunuyor. Adilce yeniden yargılanma çağrısında bulunan bu isimler hükümeti, iktidarı, Anayasa Mahkemesi, Sivil Toplum Örgütlerini ve bütün halkı Adalet için Fener yakmaya davet etti. Eurosport
Günümüz Liselilerinin Hayatında Rastlamadığı 49 Şey
2000 yılında doğanlar önümüzdeki sene liseye başlıyorlar. Artık değil 80'lerde, 90'ların sonunda olan şeyleri bile bilmeyen bir nesil geliyor. 'Bunları bilen liseli olamaz' şiarından hareketle bir liste derledik. 'A şu yok', 'a bu da yok', vs. diyeceğinizi biliyoruz ama maalesef 1000 maddelik bir liste yapsak bile eksikler olacağının da farkındayız. O nedenle bu gözle bakın bakalım ne kadar liseli değilsiniz.
Reklam
Galatasaray 14 Yıl Aradan Sonra Şampiyon Oldu
Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde 2013-14 sezonu şampiyonu Galatasaray Odeabank oldu. Ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Abdi İpekçi'de deviren Cimbom sezonu şampiyon tamamladı. Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde 2013-14 sezonu şampiyonu Galatasaray Odeabank oldu. Ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Abdi İpekçi'de 73-54 deviren Cimbom sezonu şampiyon tamamladı. Gazetesport
Natali AVAZYAN'ın Albümünden 31 Eski İstanbul Fotoğrafı
Natali Avazyan Twitter hesabından Türkiye'nin 81 iline ait çok özel fotoğraflar paylaşıyor. Biz de sizler için bu özel koleksiyonun İstanbul fotoğraflarından belli başlılarını derledik. Yanına da günümüze ait fotoğrafları koyduk ki değişime tanıklık edin.  Günümüze ait fotoğraflar birebir o mekanın fotoğrafı olmayıp, yakın yerlerden çekilmiş fotoğraflarıdır. Fotoğraflara bakarken bunu göz önünde bulundurmanızı rica ediyoruz.  Daha çok fotoğraf için: https://twitter.com/NataliAVAZYAN
Reklam
"Yakışıklı Erkek Yoktur, Çirkin Erkek de Yoktur..."
Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal şampiyonluk yemeğine neden katılmadığını açıklarken, merak edilenleri de yanıtladı.Çaykur Rizespor karşısında aldığı puanla şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe'de gece yapılan kutlamalara katılmayan Ersun Yanal'ın daha önceden belirlenmiş programı olduğu ve Antalya'ya gittiği ortaya çıktı. Başkan Aziz Yıldırım, yöneticiler ve futbolcuların katıldığı şampiyonluk kutlamasında yer almayınca hakkında çeşitli iddialar ortaya atılan Yanal, Skorer'den Cemal Ersen’e konuştu. Başarılı teknik adam niçin gecede olmadığını şu sözlerle açıkladı: 'Doğaçlama gelişen bir organizasyon olmuş. Planlanmış değildi. Benim de günler öncesinden yaptığım bir planım vardı. Gece Antalya'ya uçtum. Gitmeden önce sayın Başkanım Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu bey de aradılar. Onlara da aynı şeyi söyledim. İstanbul'da kalmış olsam tabii ki futbolcularımla bir arada olup eğlenmek isterdim. Bizim aramızda dargınlık kırgınlık olabilir mi? Bu tip dedikoduları çıkaranlar ayıp ediyor. Biz yakaladığımız başarının tadını çıkarmak isterken yaptıklarına bakın..' Gelecek sezon Fenerbahçe'yi çalıştırıp çalıştırmayacağına dair sorumuza ise Yanal şu yanıtı verdi: 'Başarının alternatifi olur mu? Başarılı mıyız. Evet. Ben de elbette devam etmek daha büyük başarılar kazanmak istiyorum. Başkanımız ve yöneticilerimiz de sanırım böyle düşünüyor. Kimse merak etmesin bizim aramızda problem olmaz. Son dönemlerde duyguğum bir söz var. Sana da söyleyeyim. Yakışıklı erkek yoktur. Çirkin erkek de yoktur. Başarılı erkek vardır. Sanırım anlaşıldı bu konu...'Eurosport
Şampiyon Fenerbahçe!
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında 2013-2014 sezonunun şampiyonu olmayı garantiledi. Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda sarı lacivertli takımın cezası nedeniyle kadın ve çocuk taraftarların önünde oynanan maçta Fenerbahçe, Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kalmasına rağmen bitime üç hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. VOLKAN NET GOLÜ ÖNLEDİ Karşılaşmanın 75. dakikasında Çaykur Rizespor gole çok yaklaştı. Savunma arkasına atılan topa hareketlenen Deniz, ceza sahasında Volkan'la karşı karşıya kaldı. Sert vuruşunda milli kaleci topu çelmeyi başardı. KUYT DA ÇIKTI Ersun Yanal, maçın 72. dakikasında sıra dışı bir değişikliğe imza attı. Genelde doksan dakika oynattığı Dirk Kuyt'ı oyundan alarak yerine Alper Potuk'u oyuna soktu. 65'TE WEBO OYUNA GİRDİ Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, 65. dakikada oyuna müdahele etti ve sarı kartı bulunan Emenike'yi kenara alarak yerine Webo'yu sahaya sürdü. EMENIKE NET FIRSATI KAÇIRDI Maçın 62. dakikasında Fenerbahçe Emmanuel Emenike ile gole çok yaklaştı. Kale sahası çizgisinin hemen önünde topla buluşan Emenike, net pozisyonda vuruşunu yaptı ancak top farklı bir şekilde dışarı gitti. RİZESPOR KALESİ ABLUKADA Fenerbahçe mücadelenin ilk 30 dakikalık bölümünde Çaykur Rizespor kalesini kuşatma altına aldı. Üst üste gol pozisyonları yakalayan Fenerbahçe'de, Raul Meireles, 30. dakikada ceza sahasında dönerek yaptığı vuruşta topu ağlara gönderemedi. DÜNYA REKORU KIRILDI Fenerbahçeli kadın ve çocuk taraftarlar 50 bin 537 kişilik tribünlerin tamamını doldurdu. Bu kadın taraftarlar açısından bir rekor oldu. Şampiy10
Reklam
Volkan Demirel Rekora Koşuyor
Fenerbahçe'nin tecrübeli file bekçisi Volkan Demirel 19. şampiyonlukla birlikte tarihe geçmeye hazırlanıyor.Fenerbahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel adını sarı lacivertli kulübün tarihine altın harflerle yazdırmaya hazırlanıyor. Beş şampiyonluğa bir yıldızın verildiği ligimizde, Fenerbahçe ile beşinci şampiyonluğuna hazırlanan Volkan Demirel, 19. şampiyonlukla birlikte sarı lacivertli takımın formasındaki yıldızlardan birinin altına imzasını atacak. Rüştü Reçber'in Barcelona'ya transferiyle birlikte Recep Biler ile girdiği forma rekabetinden galip ayrılan Volkan, o tarihten bu yana yaşanan dört şampiyonlukta takımın kalesini koruyordu. 19- şampiyonlukla birlikte Fenerbahçe'de dört şampiyonluk yaşayan Rüştü Reçber'i geride bırakacak olan Volkan Demirel, bu özelliğiyle kulüp tarihinin en fazla şampiyonluk yaşayan kalecisi ünvanına da kavuşacak. Toni Schumacher, Rüştü Reçber, Cihat Arman ve Engin İpekoğlu gibi unutulmaz isimlerin yanı sıra hala Spor Toto Süper Lig'de forma giyen Oğuz Dağlaroğlu ve Serdar Kulbilge gibi isimlerle de şampiyonluk kazanan Fenerbahçe'nin en çok şampiyonluk kazanan kalecisi olacak olan Volkan için 19. şampiyonluk şüphesiz diğerlerinden çok daha anlamlı olacak.eurosport
Alex de Souza: ''Fener Gol Gol Gol. Şampiyonluk Geliyor!''
Fenerbahçe, 19. şampiyonluğunu ilan etmek için artık saatleri sayıyor. Kutlamalar için sabırsızlanan Fenerbahçe taraftarına ise eski bir dosttan mesaj var. Süper Lig'de en yakın rakibi Beşiktaş'ın 12 puan önünde zirve koltuğunda oturan Fenerbahçe'de şampiyonluk heyecanı en üst seviyeye çıkmış durumda. Öyle ki Fenerbahçe bugün Rizespor karşısında 1 puan kazansa bile ligin bitimine 3 hafta kala şampiyonluğunu ilan edecek. Fenerbahçe camiası ise şampiyonluğu Şükrü Saraçoğlu'nda resmi bir şekilde kutlamak için artık saatleri sayıyor. Ancak şampiyonluğu bekleyen biri daha var. Alex de Souza ... Alex, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ilan etmesini sabırsızlıkla beklediğini resmi Instagram sayfasından paylaştığı bu fotoğrafla gösterdi. Eurosport
Reklam
Beşiktaşlı Yıldızın Yaptığı İşaret Ne Anlama Geliyor?
Fenerbahçe'ye karşı attığı gol sonrası eliyle 'A' harfi yapan Beşiktaş'ın başarılı futbolcusu Ramon Motta’nın sevinci oldukça farklı bir anlama sahipBeşiktaş Fenerbahçe derbisinde gol atan Ramon Motta 'nın gol sonrası eliyle yaptığı 'A' işaretinin kötü alışkanlıklara karşı çocukları sokaktan kurtarmak için kurulan bir vakdın sembolü olduğu ortaya çıktı “Her çocuk bir yıldız” sloganıyla yola çıkan; genç çocukları kötü alışkanlıklardan, sokaklardan özellikle de erken ölümden kurtarmak isteyen Fitz Hall, Andy Johnson, Ken Bonsu ve Ronnie Wilson adındaki 4 kişi, kurdukları A Star League adındaki vakıfla dünya çapında büyük bir etki yarattı. Bu vakfın amblemi ise üç parmakla yapılan “A” işaretinden oluşuyor. İşte Beşiktaş’a 1 puanı getiren golün sahibi Motta’da sevinci sırasındaki “A” harfiyle A Star’a destek verdi. A Star nedir? Dünyanın önde gelen futbolcularının da yeşil sahada “A” harfi işaretiyle destek verdiği bu kuruluş kurduğu ligle gençleri futbola kazandırıyor. İngiliz hükümetinin suç ve adalet araştırmasından yola çıkan vakfın amacı; çocuklardaki suç algoritmasını yok ederek kendilerine örnek alabileceği rol modeller yaratmak. Vakıf ayrıca yoksul ve sosyal dışlanma riski altında olan gençlere sahip çıkarak onların hayallerine ulaşması için ilham olacak farklı kuruluşlarla da işbirliği içinde çalışmayı amaçlıyor. Milli futbolcumuz Colin Kazım, Fransız yıldız Hatem Ben Arfa, İngilizlerin golcü oyuncusu Andy Carroll, Bayern Münih’in savunmacısı Dante başta olmak üzere Emile Heskey, Micah Richards, Leighton Baines pek çok yıldız isim bu vakfa saha içinde ve dışında destek veriyor. A Star Vakfının amacı nedir? Rol model bireyler yetiştirmek. Ekip ruhunu anlamalarını sağlamak. Bir topluluğa katılmak için çaba vermenin önemi Farklı beceriye sahip insanların değerli olduğu Önyargıların aşılabileceği yeni yollarla, yeni insanlarla çalışılabileceği Sorumluluk alabilme Özgüvene sahip bireyler yaratma. T24
Bilic'in Jestine Fenerbahçe'den Karşılık!
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Biliç’in Fenerbahçe maçından sonra yaptığı açıklamalar, sarı lacivertlilerin resmi Twitter hesabından yayınlandı. Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Biliç’in Fenerbahçe maçından sonra yaptığı açıklamalar, sarı lacivertlilerin resmi Twitter hesabından yayınlandı. Biliç’in dev derbi sonrası rakibi için kullandığı övgü dolu açıklamalar sonrasında bir jest de Fenerbahçe cephesinden geldi. Daha önce rakip takım teknik direktörlerinin açıklamalarını paylaşmayan Fenerbahçe resmi Twitter hesabı, Biliç’in açıklamalarını takipçilerine duyurdu.
"Adalet Bir Gün Herkese Lazım Olur"
1907 Fenerbahçe Derneği başkanı ve Fenerbahçe eski yönetim kurulu üyesi Ali Koç çarpıcı açıklamalarda bulundu 3 Temmuz 2011’de başlayan şike soruşturması boyunca Fenerbahçe camiası kendilerine operasyon yapıldığını savundu. Hürriyet'in haberine göre, Başkan Aziz Yıldırım’ın itirazının reddedildiği ve hapis kararının alındığı sırada ise eski Asbaşkan ve 1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı Ali Koç ‘Adalete Fener Yak’ ile hukuk mücadelesini sürdürüyordu. Fenerbahçe’nin yeniden yargılanmasını hedefleyen Ali Koç’a başkanlık dahil her soruyu sordum ama o “Önce adalet, sonra diğer konular” dedi, adalet gelene kadar mücadele edeceklerini söyledi... Neden “Adalete Fener Yak” diyorsunuz? Fenerbahçe camiası, 3 Temmuz 2011’de sözde şike operasyonu ile başlayan süreç içerisinde oldukça zor ve karanlık günlerin içerisinden geçti ve halen de geçiyor. Bu süreci günbegün yaşadım, biliyorsunuz o dönemde Fenerbahçe Yönetim Kurulu’ndaydım. Dünya spor tarihinde görülmemiş bir operasyon gerçekleştirildi; evrensel hukuk kurallarına aykırı, domino etkisi yaratan birçok sıkıntı ile karşılaştık. Biz dava başladığı günden itibaren bu davada yargılamanın hiçbir şekilde adil yapılmadığını anlatmaya çalıştık. Bu koşullar ve son dönemde yaşanan gelişmeler doğrultusunda hiçbir Fenerbahçelinin de verilen kararlara inanmadığı, adil yargılanma süreci oluşmadığı takdirde de inanmayacağı, ikna olmayacağı aşikârdır. Camiamızın tek beklentisi olan adil yargılanma hakkının verilmesi arayışı bizi ortak bir paydada buluşturdu. Fenerbahçe’ye gönül veren ve destek olan 350 bini aşkın kişinin katıldığı ‘Türkiye İçin Adalet, Fenerbahçe İçin Adalet’ yürüyüşünde Bağdat Caddesi’nde 1907 Fenerbahçe Derneği olarak ‘Adalete Fener Yak’ çağrısında bulunduk. Mart ayında Anıtkabir’e gerçekleştirdiğimiz ziyarette de dünya görüşü, tuttuğu takım ne olursa olsun hukukun, temel hak ve özgürlüklerin önemine inanan vatandaşlar bir araya geldi. Ortak çağrımız yine “Türkiye için Adalet, Fenerbahçe için Adalet” idi. Bugün görüyoruz ki, sosyal medyada bir hashtag ile başlayan çağrımız toplumsal karşılığı olan bir söyleme dönüştü ve adalet çağrımız her geçen gün daha gür bir sesle yankılanıyor. Rengi ne olursa olsun Fenerbahçenin haklılığına inanan yüzbinlerce gönüllü insan sosyal medyada çağrımızı dile getiriyor. Biz de 1907 Fenerbahçe Derneği olarak yaşadığımız dünyanın koşullarına uygun yöntemler ile erişebildiğimiz kadar kişiye erişmeye çalışıyoruz Kampanyamıza yoğun ilgi var, imza sayısı 40 günde 500 bini geçti. Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi başta olmak üzere, tüm branşlardaki sporcularımız da bu çağrıya kulak verdi ve imzalarını attı. İmza kampanyasına katılan herkese şükranlarımızı sunarken, teşekkürü borç biliriz. Adalet isteyen her vatandaşımızın da adil yargılanma hakkını elde edene kadar kampanyamıza sahip çıkmaya devam edeceğini yürekten diliyorum. Sosyal medya çağrıda bulunduğunuz kampanyanızın amacına ulaşma yolunda etki yarattığına inanıyor musunuz? Bu sorunuza veriler ile yanıt vermek istiyorum. Change.org küresel bir platform ve Adalete Fener Yak kampanyası bu platformda bugüne kadar dünyada gerçekleşen en yoğun katılımlı ilk 10 kampanyanın arasında, Türkiye’de ise en üst sırada yer alıyor. Yarım milyonu aşkın kişi imza attı. Ama beni asıl etkileyen şey Elazığ’dan Artvin’e Türkiye’nin her bir köşesinden, Almanya’dan San Francisco’ya dünyanın bir ucundan diğer ucuna insanların imzasını bu listede görmek. İmza atarken düşüncelerinizi de yazabildiğiniz bir alan var. Vakit buldukça mesajları okumaya gayret ediyorum. Ve her seferinde istisnasız görüyorum ki, dünyanın her bir köşesinde yaşayan ve çağrımıza destek veren herkesi ortak paydada buluşturan husus: ‘Adalet’. Ayrıca sosyal medyadaki paylaşımları derneğimiz anbean takip ediyor. Twitter’da, Facebook’ta ve daha birçok sosyal ağda yapılan paylaşımlarla 7 milyonu aşkın sosyal medya kullanıcısı ‘Adalete Fener Yak’ çağrımıza destek verdi. Kulübümüzün sosyal medya hesaplarından da aktif olarak kampanyamızın çağrısı yapılıyor. Peki, Fenerbahçe hukuka inancını yitirdi mi? Hukuk o kadar hassas ve önemli bir evrensel değer ki, her vatandaşın hukuka inanmaktan başka bir şansı yok. Hukuk, evrensel kurallarla, bağımsız kurumlarıyla ve hukukçularımızın vicdanlarıyla bir bütün olarak işler. Biz hukuka güvenmek istiyoruz, güvenmek zorundayız da. Hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Ancak 3 Temmuz sürecinin ve son dönemde yaşanan olayların ardından birçoğu mevcut hükümet yetkilileri tarafından da dile getirilen hukuk ihlalleri, kamuoyu vicdanında telafisi imkânsız yaralar açtı ve adalete olan güven duygusunu zedeledi. Gizlilik olmasına rağmen süreçteki tüm detayları, ifadeleri tüm kamuoyu daha soruşturma aşamasında an be an öğrendi. Gizlilik ihlallerine müsaade edildi. Spor hukuku dikkate alınsaydı, Türk sporu uluslararası kamuoyunda bu kadar zedelenmezdi. Hiçbir savunma hakkı verilmeden basın yoluyla kişiler kamuoyu önünde suçlu ilan edilmiştir. ‘O mahkemeler artık yok’ “Gelinen noktada şunu görüyoruz: O gün Fenerbahçe’yi yargılayan mahkemelerin tartışma konusu olduğu, kaldırıldığı, başka davalardaki hükümlerinin tartışıldığı bir dönemdeyiz. Maalesef Fenerbahçe hukukun hiçbir zemininde bugüne kadar hakkını arama şansına sahip olmadı. Bizim 3 senedir söylediklerimiz bugün Türkiye’de adalet arayan herkes tarafından dile getiriliyor. Tüm bu ihlaller sonucu inanıyoruz ki, şike iddiasıyla görülen davada yargılama yapılmadan hüküm verilmiştir. Verilen erken hüküm, Fenerbahçe’ye gönül verenleri, ülkemizi, spor ekonomisini olumsuz etkiledi; etkilemeye de devam ediyor. Hiçbir Fenerbahçeli’nin adil yargılanma dışında başka bir beklentisi yok. Biz vicdanlarda açılan yaraların ancak adil yargılanma ile kapanacağına, hukukun ancak böyle üstün geleceğine inanıyoruz. Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım’ın her şeyi göze alarak sürdürdüğü mücadelenin de özünde bir adalet arayışından başka bir şey olmadığı da açık ve net. Adalet isteyen her Fenerbahçeli haklarını elde edene kadar kulübüne sahip çıkmaya devam edecek. İnanıyorum ki, geçmişte de olduğu gibi bu dönemden Fenerbahçe Camiası büyüyerek ve güçlenerek çıkacaktır. Bugüne kadar karşımıza çıkan zorlukların kenetlenerek üstesinden gelmeyi başaran camiamız, bugün de aynı dayanışma ruhu içinde bu haksızlıkları birlikte aşacak.” Adil yargılanmadan kastınız nedir? Af ya da şartlı salıverme olursa tavrınız ne olacak? Bu sizi tatmin edecek mi? Bu sorunuzun cevabına change.org/tr üzerinden başlattığımız Adalete Fener Yak imza kampanyası ile net bir cevap veriyoruz: -Önerimiz, suçsuz olduğunu haykıran camiamızı rencide edecek bir af veya şartlı salıverme değildir. Önerimiz, doğrunun yanlıştan, haklının haksızdan ayrılmasını sağlarken, adil yargıya olan güçlü inancın da sarsılmadan sağlanmasına yöneliktir. -Halen daha imkân varken, adil yargılanma hakkının tanınmasının adalet adına, aydınlık bir Türkiye adına gerekli olduğunu düşünüyoruz. Demokrasi, ifade özgürlüğü Yeniden yargılama halinde Fenerbahçe’nin haklılığının ispatlanacağını mı düşünüyorsunuz? Adil yargılanmak bir hak ise, evet hakkımızı arıyoruz. Ancak unutmayın ki bu çağrının altında demokrasi, ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü içeren evrensel değerler etrafında kenetlenmemiz yatıyor. Dikkatinizi çekmek isterim, Fenerbahçe Spor Kulübü, yüz binlerin yürüyüşünde, yüksek sesle haykıran binlerce kadın-erkek, çocuk, genç, yaşlı pek çok kesimin vicdanında bir kez daha aklandı. Camiamız, evrensel hukuk kuralları çerçevesinde yargılanma hakkı talep ediyor. İnanıyoruz ki adil yargılanma gerçekleştiğinde çok daha farklı bir tablo ortaya çıkacaktır. Önümüzdeki süreçte Fenerbahçe yönetiminde aktif bir rol alacak mısınız? Olası bir kötü senaryoda Fenerbahçe Başkanlığı’na taraftarın da kulübün de sıcak baktığı ortak isim olarak isminiz anılıyor. Başkanlık konusundaki düşüncenizi öğrenebilir miyim? Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım’ın ve Camiamızın her şeyi göze alarak sürdürdüğü adalet mücadelesi benim de Fenerbahçe’ye gönül veren herkesin de bugün tek önceliğidir. İstediğiniz herhangi bir Avrupa ya da dünya kulübüne üye olup, onun kombine biletini alıp, her hafta onun maçını yerinde izleyebilecek imkânlara sahipsiniz. Türkiye’deki sportmenlikten uzak ortama rağmen, bu işlerle uğraşmanızın sebebini açıkçası çok merak ediyorum. Bir insan bunca sıkıntının altına neden girer? Bu sorunun yanıtı sizce de çok basit değil mi? Ben bu ülkede yaşıyorum. Bu ülkenin bir parçasıyım. Kendini bu ülkenin geleceğine adamış, geçmişini bu ülkeden alan bir Topluluğun temsilcisiyim. Hayatımdaki ilk futbol maçını bu ülkede izledim. Fenerbahçe’nin renklerine gönül verdiğimde kaç yaşındaydım hatırlamıyorum bile. İlk tezahüratı da ‘ilk 11’i de bu sokaklarda ezberledim. Sadece futbol değil, hayatın her alanında vermeniz gereken bir mücadele var ise sahip olduğunuz değerler sizi o mücadeleye çağırır. İnandığınız doğrular ışığında yürürsünüz. Hele ki söz konusu, kayıtsız şartsız bağlı olduğunuz bir duygu ise...Bu benim değil Fenerbahçe’ye gönül vermiş milyonların duygusudur. Öyle öğrendim, öyle inandım, öyle de yaşıyorum. Sorunuzun ikinci bölümüne gelirsek, Türkiye’de futbolun ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerektiğine inanıyorum. Bugünün koşullarında bunu gerçekleştirmek zor görünse bile imkansız değil. En başta, kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyin başkasına da yapılmamasını istemek iyi bir başlangıç olur. 3 Temmuz sürecinde yönetimde iken camiamız dışında kulübümüzün ne kadar yalnız bırakıldığını, derdini anlatmak için ne kadar sıkıntı yaşadığını bizzat tecrübe ettim. Fenerbahçe’nin haklılığını anlatmak için verilmek istenen mücadelenin sadece yönetim ile olmayacağı aşikardır. Ben Fenerbahçe’nin haksızlığa uğradığına inanıyorum. İşte tam da bu nedenle, Fenerbahçe’nin renklerine olan saygım, takımımıza olan bağlılığım ile haksız bir süreçten geçtiğimize inanıyorum. Ve bu haksızlığın üstesinden ancak hep birlikte gelebiliriz. **Fenerbahçeli olmayanlar da ikna olabilir mi? Sonuçta Fenerbahçe aklanırsa, bu karar ‘sahaya yansır’ mı? Adil yargılanmanın, Fenerbahçeliler haricinde Türkiye kamuoyunun fikrinde değişim sağlayacağına inanıyor musunuz? Az önce de söylediğim gibi Fenerbahçe’yi yargılayan mahkemelerin tartışma konusu olduğu, kaldırıldığı, başka davalardaki hükümlerinin tartışıldığı bir dönemdeyiz. Unutmayın ki biz bu mahkemeler tartışmaya açılmadan, kaldırılmadan ilk günden bu yana aynı şeyleri söylüyorduk. Üç yıl önce savunup da ikna edemediğimiz görüşlerimiz, bugün pek çok kesim tarafından dile getiriliyor. Zaman bizi haklı çıkardı. 3 Temmuz sürecinin ardından birçoğu mevcut hükümet yetkilileri tarafından da dile getirilen hukuk ihlalleri, kamuoyu vicdanında telafisi imkansız yaralar açtı ve adalete olan güven duygusunu zedeledi. Hangi takımdan olursa olsun milyonlarca kişiyi bir araya getiren Büyük Fenerbahçe Yürüyüşü, Anıtkabir ziyaretlerindeki fotoğraf karelerinin sahayı yeterince iyi aydınlattığına inanıyorum. Fenerbahçe’nin vicdanlarda aklandığına yürekten inanıyorum. Tüm bu saydıklarımız yeterli nedenler değil mi? Kampanyanızın Avrupa’daki yansıması ne olacak? Başarı halinde UEFA hatta FIFA nezdinde yapılacaklar hakkında öngörünüz var mı? Bundan sonrası tabii ki yönetimimiz ve kulübümüzün hukuk kurulu tarafından atılacak adımlar neticesinde gelişecektir. Ancak şunu söyleyebilirim ki; Fenerbahçemiz Avrupa Kupalarından men edilerek büyük zarara uğratıldı. Bu doğrultuda bazı adımlar atılabileceğini düşünüyorum. Az önce de dediğim gibi bu öncelikle kulüp yönetim kurulumuzun atacağı adımlar sonrasında gelişecek bir süreçtir. 3 Temmuz süreci tamamen yönetim dışında gelişen bir olay mıydı yoksa yönetim olarak da hatalar yapıldı mı? 3 Temmuz sonrasında bütün yaşananlara rağmen kulübümüzün yönetim kurulu doğru bildiği yolda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Geriye dönüp baktığımızda tabii ki bazı süreçleri daha farklı yönetilebilirdi ki ancak bugünün penceresinden baktığımız zaman bunu söylemek mümkün. O zamanın şartlarını ancak yaşayanlar bilir. Taraflı tarafsız kabul edilen bir gerçek var ki, bu süreçte Fenerbahçe camiası herkesin takdirini kazanan bir duruş sergiledi. 500 bin imza geçildi Adalete Fener Yak, change.org üzerinden yürütülen bir kampanya. http://www.change.org/tr/kampanyalar/adaletefeneryak adresinden adınızı soyadınızı ve varsa fikrinizi yazıp imza verebiliyorsunuz. İmza hedefi konulmamasına rağmen, “Gittiği yere kadar gitsin” denilen kampanya 500 bin imzayı aştı. Gelişmeleri de şu adreslerden takip edebilirsiniz: www.adaletefeneryak.com, www.twitter.com/AdaleteFenerYak, www.facebook.com/AdaleteFenerYak, www.instagram.com/AdaleteFenerYak Çankaya’ya da çıkacak... Ali Koç, imzaları devlet erkânına da sunacak: “Toplanan imzaları kampanyanın muhatabı olarak belirlediğimiz başta Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç ve Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, muhalefet partileri Genel Başkanları’na ve parlamenterlere 1907 Fenerbahçe Derneği yöneticileri ile önümüzdeki haftalarda randevu alarak birlikte götüreceğiz.” **‘Belki başka davaları da etkileyebiliriz’ Kampanya amacına ulaşıp tekrar yargılanma yapılsa bile bunun adil olduğuna nasıl emin olacaksınız? Adil yargılanmadığımız konusunda yüzde 100 eminiz. Yargılanmanın tekrar yapılmasını sağlamak öncelikli amacımız. Bu yapılırken adil yargılanma olup olmayacağını bilemeyiz. Ama bu doğru istikamette bir adım. Bu işin öncüsü olursak belki başka davaları da etkileyebilir. Ve hukuk sistemimize katma değer sağlayabilir. İkinci kez daha adil şekilde yürütüleceğine inanmak zorundayız. İddianameyi hazırlayan mahkemenin artık olmadığını, sürecin topyekün tekrarlanacağını belirtince Koç şunları ekliyor: “Söz konusu kişi ve kurumlarda yapılan bu değişiklikler, hukuk usulsüzlüklerinden dolayı yapılmışsa, peki konu Fenerbahçe olunca neden usulsüzlük olarak görülmüyor da hukuk olarak görülüyor?” Adil yargılanma sonucunda Fenerbahçe’ye karşı oluşan yargının toplum nezdinde değişip değişmeyeceğini sorduğumda, “Siz Fenerbahçeli olmayanlar Fenerbahçe’yi suçlu mu buluyor demek istiyorsunuz?” sorusunu yöneltip kendi cevabını veriyor: “Hiç katılmıyorum buna. Bu işe renkler gözünden bakmayın. Adalete fener yak’ın görüşlerine, Bağdat caddesi, Anıtkabir yürüyüşlerine bakın. Sokaktaki insanın tepkisi başka.” ‘Fanatikler 500 bin’i geçmez’ Tam burada Galatasaray ve Trabzonspor’un açıklamalarını hatırlatıyorum. Yönetimlerin ‘Fenerbaçe suçlu’ açıklamalarına ve o yönetimlerin belirli bir kitlesi olduğunu ifade ediyorum. “Adaletin rengi olmaz” diyor Ali Koç: “Fanatik her takımda 500 bini geçmez. Her şey futbol değil. Adaletin rengi olmaz. Sen kendine yapılmasını istemediğin bir şeyin başkasına yapılmasından haz duyamazsın. Böyle olduğu takdirde biz Türkiye’de arzu ettiğimiz ortamı en azından futbolda yakalayamayız. Bugün bunu iddia eden insanlara soruyorum: Kendi arkadaşları, komşusu, dava arkadaşı, apar topar evinden alınıp ne olduğunu bilmeden, halkla ilişkiler kampanyası yürütülüp masumiyet karinesi hiçe sayılıp evrensel hukuk prensipleri çiğnenip, kamuoyu nezdinde birinci günde suçlu ilan edilse, bırak futbolu, onlar nasıl hissederlerse bu konuya da öyle bakmalarını istiyorum. Bu kadar.” Başkanlıkla ilgili bu süreçte konuşmak doğru değil Ali Koç, Fenerbahçe taraftarının gözünde sıradaki başkan olarak görülüyor ve olası bir Aziz Yıldırım yokluğunda o koltuğa mutlak surette geçmesi isteniyor. Genel kanı bu. Bunu iletince kendisi amacının Fenerbahçe’ye hizmet etmek olduğunu, iki dönem Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yönetim kurulunda yer aldığını hatırlatıyor. Diğer yandan da uzun süredir Fenerbahçe Spor Kulübü’ne çok önemli katkılar sağlayan 1907 Fenerbahçe Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı ve başta ‘Adalete Fener Yak’ projesi olmak üzere birçok proje ile hizmet etmeye devam ettiğini söylüyor. Başkanlık konusuyla ilgili, Aziz Yıldırım’ın cezaevine girmesi ihtimali ortadayken konuşmanın doğru olmayacağını ifade ediyor. ‘Yılmayacağız, mücadeleye devam’ Biz söyleşiyi gerçekleştirdikten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Aziz Yıldırım’ın itirazını reddettiği dolayısıyla Yıldırım’ın yeniden hapse girebileceği ihtimali ortaya çıktı. “Bu yol haritanızda değişikliğe yol açacak mı” sorusunu ilave olarak yönelttim. “Sayın Başkan ve yöneticiler hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazları reddetmesi fiili bir durumdur. Hepimizi üzmüştür. Fenerbahçelilerin vicdanında ve kamu vicdanında zaten var olan yara maalesef daha da derinleşti. Kulübümüzün hukukçularının bu kararı bile haber sitelerinden öğreniyor olması, 2010’dan beri sürecin nasıl ilerlediğine dair –konuya ilişkin hiçbir fikri olmayanlar için bile– yeterince öğretici. Üzüntümü tarif edemiyorum ama hukuk için, Fenerbahçe için yarım milyonu aşkın imzacımız ile Adalete Fener Yak demeye devam edeceğiz. Adil yargılanma talebimizin dikkate alınıp hayata geçirileceği güne kadar adalet çağrımızı daha gür sesle dile getireceğiz. Bugün dünden daha çok isteyerek, daha büyük inançla elimizden geleni yapacağız. Yılmıyoruz, adil yargılanma mücadelemize devam ediyoruz. Planladığımız gibi en yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere görüşmelerimizi yapmak için randevu talebinde bulunacağız.” İmza bir şeyleri değiştirebilir mi? ‘Twitter’ın kapatılması’nda, Anayasa Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verip, yasağın kaldırılmasını istedi. Ama hükümetten tepki geldi. Siz, yürüttüğünüz kampanyada imza topluyorsunuz ve kamuoyu oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının bile eleştirildiği ortamda bu imzaların bir şeyi değiştireceğine inanıyor musunuz? 1907 Fenerbahçe Derneği bir sivil toplum kuruluşu ve Adalete Fener Yak kampanyası da sivil bir hareket. Sivil bir inisiyatif olarak bizim tek amacımız adil yargılanma çağrımızı tüm platformlarda dile getirmek ve inandığımız doğruları tüm muhataplara veriler ile anlatabilmek. Kamuoyu vicdanlarında bunu başardığımızı düşünüyorum. Ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum ama üzgünüm size “İmzalar hiçbir şeyi değiştirmeyecek” demeyeceğim. Çünkü camiamızın duruşu, Adalete Fener Yak çağrımız, taraftarımızın inancı çok şeyi değiştirdi. Bugün Fenerbahçe’ye gönül veren herkes “Adil yargılanma”dan bahsediyorsa biz zaten zihinlerde, vicdanlarda yapılmak istenen manipülasyonun önüne geçerek birçok değişimi gerçekleştirmişiz. Biz bu imza kampanyası ile görevimizi yapıyoruz, atılan imzalar ile güçleniyoruz. Bir kez daha söylüyorum: Unutmayın, adaletin rengi olmaz, adalet hepimiz içindir.
Reklam