onedio
Alex Son Maçını Galatasaray'a Karşı Oynayacak
Fenerbahçe'nin eski yıldızı ve kaptanı Alex de Souza'nın yolu yine Türkiye'den geçecek.Ülkesinde jübile yapan ve sarı lacivertli formayla Türkiye'de de jübile yapma talebine Fenerbahçe tarafından izin verilmeyen Brezilyalı yıldız, son kez Beşiktaş ve Galatasaray'a karşı Coritiba formasını Alanya'da giyecek.Ünlü organizasyon firması Sport Park Yönetim Kurulu Başkanı Doğukan İntepe'nin verdiği bilgilere göre 'Sport Park Uluslararası Futbol Turnuvası'na Brezilya'dan Coritiba, Arjantin'den River Plate, Beşiktaş ve Galatasaray katılacak.AÇILIŞI BEŞİKTAŞ YAPACAK16 Ocak'ta Beşiktaş-Coritiba, 17 Ocak'ta Galatasaray-River Plate, 18 Ocak'ta Beşiktaş-River Plate ve Galatasaray-Coritiba maçları oynanacak. Alanya Stadı'ndaki yıldızlar geçidine sahne olacak maçların bilet fiyatları da normal 50 TL, VIP 70 TL olarak belirlendi.Hürriyet
Yıllar Geçse de Unutulmayacak 8 Kaleci-Oyuncu Hatırası
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan unutulmaz, hafızalardan silinmeyen bir derbi... Bitime 10 dakika kala sebep olduğu penaltı sebebiyle Oscar Cordoba'nın oyundan atılması ve oyuncu değişiklik haklarının da dolmuş olmasıyla birlikte kaleye geçen Daniel Pancu, Alex de Souza'nın durumu 3-3'e getiren penaltı golüne engel olamasa da, Anelka ve Alex'in ilerleyen dakikalarda yakaladığı fırsatlarda gol izni vermemiş, son anlarda ise siyah-beyazlı takım Koray Avcı'nın golüyle sahadan 4-3'lük galibiyetle ayrılmıştı. Pancu, bu maçtan sonra 'Kadıköy Panteri' olarak anılacaktı...
Fenerbahçe Ülker, Bayern'e Şans Tanımadı
Euroleague C Grubu son maçında sahasında Bayern Münih'i konuk eden Fenerbahçe Ülker, sahadan 87-81'lik galibiyetle ayrıldı.Sarı lacivertli takımda Bogdan Bogdanovic 16 sayıyla galibiyetin mimarı olurken, konuk Bayern Münih'te Nihad Djedovic'in 19 sayısı yenilgiyi önlemeye yetmedi.Fenerbahçe Ülker'in de yer alacağı TOP 16 F Grubu'ndaki takımlar şu şekilde;Fenerbahçe ÜlkerAnadolu EfesCSKA MoskovaOlympiakosLaboral KutxaUnicaja MalagaEA Milano NizhnyEurosport
Tatsız Maçta Fenerbahçe Güldü
Spor Toto Süper Lig'in 14. haftasında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ve Fenerbahçe karşı karşıya geldi.Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda oynanan maç oldukça düşük tempoda geçti ancak Fenerbahçe 1-0 kazanmayı bildi.Sarı-lacivertli takımın golü 85. dakikada Emre Belözoğlu'nun penaltısından geldi.Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 30 yaptı. K. Erciyesspor ise 14 puanda kaldı. Ligin 15. haftasında K. Erciyesspor deplasmanda Başakşehir ile karşılaşacak. Fenerbahçe ise sahasında Mersin İdmanyurdu'nu konuk edecek.EGEMEN UZUN SÜRE SONRAFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine Egemen Korkmaz'a ilk 11'de yer verdi.Kartal, ligin 13. haftasında Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Sivasspor'u 4-1 yenen kadroda 1 zorunlu değişikliğe gitti.Sarı-lacivertli ekibin teknik direktörü Sivasspor galibiyetini getiren takımı bozmazken, kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine savunmanın göbeğinde Egemen Korkmaz'ı tercih etti.TÜTÜNEKER İLK KEZSuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Uğur Tütüneker, Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda ilk kez takımı başında sahaya çıktı.Kısa bir süre önce Bülent Korkmaz'ın yerine teknik direktörlüğe getirilen Tütüneker, üst üste Sivasspor ve Mersin İdmanyurdu deplasmanlarında takımını yönetmişti.Tütüneker, Fenerbahçe karşısında üçüncü kez yeni takımı başında sahaya çıkarken, mavi-siyahlı ekip, Tütüneker yönetiminde Sivas ve Mersin deplasmanlarından '1-1''lik skorlarla ayrılmıştı.TRİBÜNLER BOŞ KALDISuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ile Fenerbahçe arasındaki maçta tribünlerde büyük boşluklar göze çarptı.Fenerbahçeli taraftarlar kendilerine ayrılan misafir tribünü büyük oranda doldururken, Erciyesspor tribünlerinde boşluklar görüldü.Soğuk havanın da etkisiyle taraftarlar maça fazla ilgi göstermedi.Karşılaşmanın biletleri 12 ile 52 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunulmuştu.TADI TUZU YOKMaçın ilk yarısında iki takım da adeta yokları oynadı. Futbol zevki açısından oldukça düşük bir tempoda geçen maçta Fenerbahçeli oyuncuların isteksiz görüntülerine Kayseri Erciyessporlular da eşlik edince skora dair bir katkı iki taraftan da gelmedi.16'da Kuyt 23'te ise Bruno Alves'in vuruşları kaleci Gökhan'ı geçmedi. Kayseri Erciyesspor ise Cenk Ahmet ile sağ çizgiden Fenerbahçe savunmasını zorlasa da taraftarlarını 'goool' diye bağırtamadı.İLK YARININ KOPYASITakımlar soyunma odasına 0-0 beraberlikle giderken ikinci yarıda futbol severler farklı bir oyun bekledi. Ancak beklentileri suya düştü. Sarı-lacivertli takım 70. dakikada Mehmet Topal'ın kafasını Gökhan'ın çizgi üzerinden çıkarmasına kadar hiçbir etki gösteremedi. Kayseri Erciyesspor ise atak dahi geliştirmedi denebilir.Alper'in oyuna girmesi ile birlikte hareketlenen Fenerbahçe, 74'te Mehmet Topal'ın 78'de ise Raul Meireles'in şutuyla golü yoklasa da başarılı olamadı....VE PENALTI!Herkes maçın 0-0 biteceğini düşünürken 84. dakikada kazanılan penaltı Fenerbahçe'nin imdadına yetişti. Ceza alanına doğru soldan yapılan ortada Mehmet Topal'ın kafa vuruşu Mehmet Akgün'ün açık olan koluna çarptı. Hakem Hüseyin Göçek kale arkası hakemi Koray Gençerler'in de uyarısı ise penaltı kararını verdi.Erciyesli oyuncular büyük itirazda bulunurken karar değişmedi ve topun başına geçen Emre Belözoğlu dakikalar 86'yı gösterirken skoru 1-0 yaptı.Kalan dakikalarda başka gol olmayınca maç 1-0 Fenerbahçe üstünlüğü ile sona erdi.Sporx
K.Erciyesspor-F.Bahçe Maçı Öncesi Taraftar Bıçaklandı
Kayseri'de Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor - Fenerbahçe maçını izlemek için gelen sarı lacivertli iki grup arasında çıkan kavgada 1 kişi bıçaklandıKadir Has Stadı önünde karşılaşan iki Fenerbahçe grubu arasında sözlü tartışma çıktı. Bu sırada İstanbul'dan gelen gruptakilerden biri, diger gruptaki Kayserili 19 yaşındaki Tolgahan Alper'i sağ baldırından hafif şekilde bıçakladı. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilerek, tedavi edilen gencin durumunun iyi olduğu belirtildi.DHA
Reklam
Kafkas Fatih Terim'i Kızdıracak: "Saçmasapan..."
Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, Fatih Terim’in başında bulunduğu Türkiye Futbol Direktörlüğü projesini eleştirdi. Proje için 'saçma sapan' diyen deneyimli teknik adam, 'Türk insanından ümidimi kestim' açıklamasını da yineledi.Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, gündem yaratacak açıklamalara imza attı. TRT Spor'da yayınlanan Futbol VIP programına katılan Kafkas,Türkiye Futbol Direktörlüğü projesi için 'saçma sapan' ifadesini kullandı.Futbol Federasyonu’nda idari ve teknik iki yapılanma olduğunu belirten Kafkas, 'Fatih hoca ile 5-7-10 yıl sözleşme yapılır. Bu çok da doğaldır. Eğer bu konsepte birisini düşünüyorsanız yapılandırır. Ama ondan sonrası hocanın işi değildir. Hocanın yapacağı şey Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası’na götürmektir. Eğitim başka bir şeydir. İdari yapılanmayı doğru yapmak lazım. Federasyon’daki idari yapılanmayı ve Türkiye Futbol Direktörü titrini doğru bulmuyorum' dedi.'Ben Fenerbahçe’yi çalıştırabilmeliyim. İnsan somut başarılarıyla bir yere gelmeli. Avrupa’da bu böyle' diyen Kafkas, başarılı insanların önünün açılması gerektiğini savundu. “Türkiye’de iyi futbol oynanmıyor’ diyen Tolunay Kafkas, yabancı sınırlamasının da Türk futboluna zarar verdiğini dile getirdi.Kafkas, daha önceden yaptığı 'Türk insanından ümidimi kestim' açıklamasını yinelerken,Türkiye’de futbolu kulüplerin değil, Federasyon’un yönetmesi gerektiğini, kulüplerin her seferinde Federasyon’u suçlamasının yanlış olduğunu kaydetti.Cumhuriyet
"Demba Ba'yı Yendim"
Son haftaların formda ismi Fenerbahçeli Moussa Sow, ülke basınına açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe'nin yıldız golcüsü Moussa Sow, Fenerbahçe'deki durumu, geleceği hakkındaki düşünceleri, Senegal Milli Takımı ile yaklaşan Afrika Uluslar Kupası heyecanı olmak üzere daha bir çok konuda açıklamalarda bulundu. Senegal basınına konuşan oyuncu, samimi itiraflarda bulundu.Sow, 'Sezon başına göre daha iyi bir duruma geldim. Her zamanki gibi çalışmaya devam ediyorum. Umarım böyle devam edeceğim. Fenerbahçe'de çok mutluyum. Şu ana dek 6 gol kaydettim. Daha devrenin bitmesine de var o yüzden gollerimin süreceğini düşünüyorum. Geçmişteki bazı kötü maçlara takılıp kalmıyorum. Kafam rahat' dedi.Diyalog, 'Başka bir takıma transfer olmak istiyor musun?' sorusuyla devam etti: 'Sezon başında hoca değişikliği yaşadık. Açık konuşmak gerekirse tekrar ritmimizi bulmamız biraz süre aldı. Bunun için uğraş verdik ve zamanla daha iyi bir duruma geldik. Kişisel durumumla ilgili de bir sıkıntım yok. Futbolda herşey çok hızlı değişiyor, bunu biliyoruz. Şu an için benim takımdan ayrılmak gibi bir düşüncem yok. Fenerbahçe'de keyfim yerinde. Burada kendimi gerçekten iyi hissediyorum'.Başbakan ile ilişkileri'Türkiye Başbakanı ile görüştün, kendisiyle ilişkilerin nasıl?' sorusuna da Fenerbahçeli futbolcu şöyle cevap verdi: 'Çok iyi arkadaş değiliz. Ancak ben İstanbul'a geldiğimden beri Başbakan beni iki kere davet etti. Protokole alınmak ve orada onurlandırılmak benim için büyük bir keyifti. Bu gerçekten çok hoşuma gitti'.Şampiyonlar Ligi umuduAvrupa kupalarıyla ilgili sarı-lacivertlilerin cezasının artık sona ereceğine dikkat çeken Senegalli forvet, 'Sezon sonuna kadar atabildiğim kadar çok gol atmak istiyorum. Yine bu sezonu şampiyon olarak bitirmek en önemli isteğimiz çünkü böylece Avrupa'da, Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme fırsatı yakalayacağız' şeklinde konuştu.'Demba Ba'yı yendim'Vatandaşı ve yakın arkadaşı Demba Ba ile karşı karşıya geldikleri Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşmasını da değerlendiren tecrübeli futbolcu, 'Ligde birbirimizin ne yaptığını takip ediyoruz. Karşı karşıya geldiğimiz maçta ben fileleri havalandırmayı başardım. O ise maalesef gol atma fırsatı yakalayamadı. Açıkçası ben golümü atmayı istedim ve Demba Ba kaybeden oldu. Ancak ikimiz için de iyiydi, çünkü çok sağlam bir maç oldu. Benim golümle takımımın kazanması da benim için iyiydi' ifadelerini kullandı.Uluslar Kupası yorumuAfrika Uluslar Kupası'nın yaklaştığını hatırlatan 28 yaşındaki oyuncu, 'Türkiye'de lig 26 Ocak'ta tatile girecek. Dolayısıyla bu sene turnuvanın maçlarında rahatlıkla oynayabileceğim. Lig ile milli maçların çakışma durumu fazla olmayacak. Her şey güzel olacak diye düşünüyorum. Bu benim ikinci Afrika Uluslar Kupası deneyimim olacak. Bu kez kupayı almak istiyoruz. Yedek kalırsam buna saygı duyarım. Çünkü Senegal'in çok iyi oyuncuları var' diye konuştu.Eurosport
Reklam
Şenol Güneş'ten Duygun Yarsuvat'a Sert Sözler!
Bursaspor teknik direktörü Şenol Güneş, Özlüce Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair açıklamalarda bulundu.Şenol Güneş, ligin 13 haftasının geride kaldığını, listeye bakıldığında 19 puanla 7'nci durumda olduklarını hatırlattı. Hiçbir rakibe karşı kötü futbol oynamadıklarını, oyun olarak olumsuzluk görmediğini vurgulayan Şenol Güneş, daha sonra şöyle konuştu:'Yükselen bir değeriz. Şu anda ilk 4’te olmalıydık. Bizden yukarıda olan takımlardan Trabzonspor ile bu hafta oynayacağız. Durumumuzu yukarıya çekme şansımız var. Umut veren bir oyun oynuyoruz. Kadromuzun iskeletinin tecrübesi artacak ve sonuçlarla güveni artacaktır. Ziraat Türkiye Kupası'nda da 2 maçta da 1’er puan aldık. Ama umutsuz bakmıyorum. Herşeyi kaybetmiş değiliz.''PENALTININ GOL OLMAMASINA SEVİNDİM'Kupa maçlarını da değerlendiren Şenol Güneş, şunları söyledi:'Mersin İdmanyurdu maçında kendi sahamızda son dakikada penaltımız var, o penaltının gol olmamasına da sevindim. Hep akılda kaldı. 18 dışında olan bir hareketin penaltı verilmesi, haksız bir karardı. Zaten bir tane haksız karar vardı ve golü atamayarak adaleti yerine getirmiş olduk. Bir sıkıntımız da sizin de gördüğünüz gibi Centone Karagümrük maçındaki yaşananlar. Bizim orada suçlama düşüncemiz yok. Anlatmaya çalıştığımız, Türk futbolu, federasyon, hakemler, seyirciler, medya herşeyin içinde olduğu camiadır. Bunun da başında federasyondur. Profesyonel takımların yarışacağı sahalar kontrol edilmeli. Oyuncuların sakatlanmasına sebep olabiliyorsunuz. Buna hakkınız yok. Bunu tahmin ettiğimiz için yazı yazdık. Eğer bu kadar yaptırım hakkınız yoksa hiçbir yaptırım hakkınız olmaması gerekiyor. Karagümrük başkanı 1 hafta önceden maç bileti satıyordu, bizim yazdığımız yazılara cevap verilmedi. Yönetenler karar verir. Bu konuda herhalde yanlış algılama var. Şahsımla ilgili bir takım beyanlar kullanıldı. En azından İstanbul’da Karagümrük maçında beni görmeye gelseydi yeterdi. Oradaki arkadaşlar evlerine davet etti beni. Karagümrük taraftarları sevgiyle çağırdı. Ama sorun şu evlerin tribün olduğu bir yerde oynadık. Evlerden olumsuzluk olsaydı, evler mi kapanacaktı. Biz yaşadıklarımızı paylaşıyoruz. Futbol güzelleşsin diye konuşuyoruz.''SAHAYA 5 TANE SEDYE GİRDİ'Centone Karagümrük maçının hakemleri konusuna da değinen Şenol Güneş, bu konuda şöyle dedi:'Ben ofsayttan 90+2’de gol yedim. Hakem itildi kakıldı, yine konuşmadım. Maçta 9 kişi kaldık. Eklenen 3 dakikayı anlayamadım. 9 kişiyim doğru ama 5 tane sedye girdi sahaya. 3 dakika neden oynatıldı, diye soruyorum? 15 kişi için 15 bin kişilik tribünü kapatıyorsunuz. Peki orada evi kapatırsanız ne olur? Sonra seyirci neden sahaya gelmiyor diyorsunuz. O konuda da bir adım atıldığını düşünmüyorum. Oturduğunuz yerde kulüplerden para cezası almak yerine ödüllendirme ile yapın o zaman. Taraftarı olmayan kulübün hiç sorunu olmuyor o zaman. Tek sebebi passolig değil. Futbol güzelliği kadar, seyirci giriş çıkışı, medya ilişkileri tüm bunların hepsinin fikirlerinin alınıp ortak akılda buluşturularak yeni düzenleme yapılabilir. Ama hiçbir gayret görmüyorum. Bizim taraftarımız Karagümrük maçına gidemedi. Ben bunu Kıbrıs’ta gördüm. Baskı yok dediler, polisler silahlarla araca bindiler ve gerginlik yok, diyorlar. Demek ki bir rahatsızlık var. Keyif içinde oynanan oyunu ne hale getiriyoruz. Çelişkiler yumağı içinde gidiyoruz ve patinaj yapıyoruz. Birçok takım, sonuç için yapıyor, beni de aynı kefeye koyuyorlar. Ben orada yokum. Sayın federasyon başkanı, mutlaka yenilikler yapmak istiyordur, onlara karışamam. Ama yaşayan biri olarak fikirlerimi söylemek durumundayım. Ben başarısızlığıma kılıf aramak için iş yapmıyorum. Başarı nedir, başarısızlık nedir bunun ölçüsü de yoktur.''TRABZONSPOR'U YENMEK İSTİYORUZ'Pazar günü sahalarında oynayacakları Trabzonspor maçını değerlendiren Şenol Güneş, rakiplerinin kendilerinin üstünde olduğunu belirtti, şöyle dedi:'Kazanırsak Trabzonspor'u geçeceğiz. Kaybettiğimiz puanları geri getirmek için bu maçı almak istiyoruz. İki büyük camianın takımlarının fair play ruhu içinde yarıştığı maç olacağını düşünüyorum. Trabzonspor’un iyi bir takımı ve antrenörü var. Biz de iyi bir takımız ve büyük bir camiayız. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş’la kafa kafaya yarışacak bir camiayız. Belki bir takım kırılmalarımız olacak bu sezon. Büyümek istiyorsak, değişeceğiz. Bu süreçte de bazı yaralanmalar olacak. Bir düşünce ortaklığı sağlamamız gerekiyor. Ben gitsem de bu düşüncelerin doğruları varsa, bunların devam etmesinden yanayım. Başka hiçbir şey beni mutlu etmez. Burada güzel bir maç olmasını istiyorum.''KENDİMİ BORÇLU HİSSEDİYORUM'Takımının durumuyla ilgili bilgi veren Şenol Güneş, şöyle devam etti:'Cezalı olarak şu an Traore görünüyor. Ethem'in sakatlığı var. Centone Karagümrük maçında da Serdar, Volkan, Ozan, Bekir, Emre sakatlandı. Suni çim sakatlığını zaten biliyorduk. Serdar’ın ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Orada kendimi ilk defa vicdanen üzüldüğüm olay oldu. Kimseyi rahatsız etmesin. Federasyon başkanını hiç rahatsız etmesin. Serdar bana maçtan önce oynamak istemediğini söyledi. Kendimi borçlu hissediyorum ama oynatmak durumundaydım. kendisi pazar günü maç oynamadığı için seçtim. Ya Civelli, ya o oynayacaktı. Maalesef sakatlık geçirdi. Bu oyuncunun sakatlanmasında ben de kendimi sorumlu hissediyorum ama yapacak da bir şey yoktu. Aynı şekilde Volkan, Ozan sakatlık geçirdi. Bu tip sahalarda üst seviyede oyuncuların riskleri var. Futbol kalitesi düşüyor. Bu kaliteden memnun olanlara afiyet olsun yesinler devam etsinler.'Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in MHK eski başkanı Zekeriye Alp'ın istifasını değerlendirmesi konusunda da görüşünü açıklayan Şenol Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Zekeriye Alp’in istifasının benimle ilgisi yok. Çünkü ben atamadım. Şark kurnazlığı yapıyorlarsa yanlış yola giriyorlar. Federasyondan alacağım var. Belki onu da bilmiyor onu da hatırlatayım. Hem de yüklü bir para. Benim bir borcum yok. Ama beni buraya getirdiği için teşekkür borcum da var. Beni başka biriyle karıştırmasınlar. Zekeriye Alp beni aradı teşekkür etti. Orada belki gitmesini istiyorlardı, bu oyunu yaptılar. Madem o kadar istiyorlardı arkasında dursaydılar. Benim bu kadar etkim olsaydı, o kadar çok şey yapardım ki Çarşı grubunun mahkemede söylediği gibi. En azından Türk futbolunun kalkınması için çok daha büyük hamle yapardım. Benim konuşmamı doğru bulmayabilir. Hocam yanlış konuşuyorsun, derse susarım. Ben söylediklerimin arkasında duruyorum. Josue’nin yazısında benim ismim geçirilerek sebebinin ben olduğum yazıldı. 5 maç da ceza verebilir. Ben karışmam o işlere. Ben haksızlığa karşıyım. Josue orada kendini kaybetti. Orada bir dengesizliği vardı. Faul yaptı, gol yedik. O zaman şike mi yaptı? Şamil eliyle vurdu. Bana burada yorum yaparak benim üzerime yığmak doğru değil. Akvaryum kirliyse bu kirlilikten herkes nasibini alır. Bu akvaryumu temizleyelim. Günah keçisi aramayın. Günah keçisi buluyorsunuz. Adamları değiştirip dururuz. O yüzden patinaj yaptığımızı söylüyorum. Benimki suçlama değil, paylaşım. Susma hakkımı kullandım, toplantı yapmıyorum. Bunları kendilerine de söylüyorum. Futbolun değişimi için adım atacaklarmış kimle atacaklar? Bu ülkede şiddet varsa futbolda şiddet olacak. Biz güzellikler olsun topluma da olumlu yansısın diyoruz. Ben de yanlış yapıyorum o zaman. Benim için çocuk da, büyük de, işçi de, memur da insani değerdir. Ama onların bakışı farklı olabilir. İyi bir iş adamısınız, iyi bir federasyon başkanısınız, iyi takımlar olsun, Türkiye çok güzel bir ülke olsun istiyorum. Bunda hakaret yok, mesaj yok. Ben taraftar küfrederse ona da karşıyım. Beni o alan içinde gördüler mi? Vur, kır, parçala tezahüratına da karşıyım. İyi futbolla rakibi hırpalayacaksın. Gidin futbolcularıma sorun. Kafamızı kuma gömmeyelim.'Ozan Tufan ve Serdar Aziz hakkında çıkan transfer haberleri hakkında da açıklamalarda bulunan Şenol Güneş, şunları söyledi:'Bunların bizim oyuncumuza da kulübe de yararı yok. Bizim gazetede yer almamız sadece Ozan ve Serdar’ın transferiyse Türk futbolunun halini düşünün. Diğer kulüplerin bir çoğu bunu gazeteciler kanalıyla kamuoyu oluşturabiliyor. O yüzden güçler dengesi hatalı. Ozan ve Serdar konusunda 1 yıl daha burada kalmalarından yanayım. Bugün Türkiye’nin en iyi stoperi olacak Serdar’ı yaşıyoruz. Serdar’ın yetenekleri var, eksiklerini düzeltmeye başlamıştı. Yıldız oyuncu alırsanız hem ona hem Türk futboluna zarar verirsiniz. Belki 1-2 sene sonra geç kalınmış da olsa Türkiye’nin dünyadaki en iyi stoperi olacak Serdar. Burada yaşam ve Türkiye’nin koşulları onu geriye itiyor. Arda da böyleydi. Serdar’ın önünde çok zaman olduğunu düşünüyorum. Aynı şey Ozan, Serdar ve Enes için de geçerli. Enes oynattığım oyunlarda benim düşündüğüm Enes gibi oynamadı. İsteğiyle oyunu örtüşmedi. Son dönemde oyun hırsı düzeliyordu ama sahada bunu gösteremedi. Hataları olacak, belki bize zarar verecek ama yetenekli oyuncu. Yeteneğiyle üst seviyede. İsteğiyle, çalışmasıyla üste çıkarmalı. Volkan Şen de hızlı bir şekilde değişimle büyüyen bir oyuncu. Volkan çok şey gördü yaşadı ve onlardan dersler çıkarıyor. Onların eskilerini görüp örnek olan oyuncular batağa giderler. Ama şu anda çok iyiye gidiyor.'GALATASARAY BAŞKANININ AÇIKLAMASIŞenol Güneş, Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat'ın şike süreciyle açıklamalarının sorulması üzerine şöyle konuştu:'Hiç girmek istemediğim bir konu. İşte hukukçular bunlar. Bunu söyleyen kulüp başkanı. Ne zaman şike süreci oldu. 4 yıl geçti şimdi mi geldi aklına? Gerçekse çok kolay. Failleri belli. Paraleller var, kareler var, dikdörtgenler var. Kolay nasılsa hapisteler sorarsın soruşturursun. Fenerbahçe kulübü inkar mı etmiş? Peki bu kim oluyor? Ben haksızlığa uğramayı çok iyi biliyorum. Ben çok gerçekler biliyorum söyleyemiyorum çünkü delillendiremiyorum. Fenerbahçe ben şike yapmadım diyor. O zaman yapmadığı için Fenerbahçe’yi koruyalım. Bir yanlışlık var. Türkiye’de ortalık bulandırma hikayesi var. Ben o suda olmak istemiyorum. Bana benim zenginliğim yeter. İşte Türkiye’de hukukçular bunlar. Ben tahkime gittiğimde yapılan haksızlığa bugünkü Cumhurbaşkanı da biliyor. Gücün hukuku olmasın, dediğim lafı o günlerde söyledim. O gün söylediğimde ben yalnızdım. Hukukun gücü olmalı.'DHA
İlhan Cavcav'ın Falcao'su; Berat Tosun
Genç futbolcuları yetiştirerek 'parlatıp', yüksek bonservis bedelleriyle İstanbul kulüplerine veren Gençlerbirliği, iki genç ismi daha Türk futboluna kazandırmaya hazırlanıyor.Gençlerbirliği'nin yıldız adayları İrfan Can Kahveci ve Berat Tosun, ortaya koydukları performansla 'duayen' başkan İlhan Cavcav'ın yüzünü güldürüyor.Geçen sezon Spor Toto 3. Lig'de şampiyon olan başkent ekibinin 'pilot takımı' Hacettepespor'da gösterdikleri performansın ardından bu yıl Gençlerbirliği kadrosuna dahil edilen Kahveci ve Tosun, primler ve maç başı ücretleri hariç aylık 2 bin 500 lira maaşla oynadıkları Spor Toto Süper Lig'de de isimlerinden söz ettirmeye başladılar.Fenerbahçe'de efsane olan ve Coritiba formasıyla Brezilya'da jübile yapan Alex'i örnek alan 19 yaşındaki Kahveci, '10 numara' bölgesinde topa hakimiyeti ve mücadelesiyle beğeni topluyor.İsmini Balıkesirspor maçında attığı 2 golle duyuran ve futboluyla İlhan Mansız'a benzetilen 20 yaşındaki forvet oyuncusu Tosun ise 'yırtıcı' özelliği ve son vuruşlardaki becerisiyle ön plana çıkıyor.'Çorapla futbol oynuyordum'Kırmızı-karaların iki yıldız adayından İrfan Can Kahveci, ailesinin kötü alışkanlıklardan uzak durması için kendisini 7 yaşında Gençlerbirliği futbol okuluna yazdırdığını söyledi.Futbola sevgisini 'Evde çoraptan top yapar oynardım' sözleriyle anlatan Kahveci, 'Batıkent'te büyüdüm. Babam 10 yıl beni antrenmanlar için Beştepe'ye götürüp getirdi. Çok çalışmamın sonunda A takıma kadar yükseldim. Üç ay öncesine kadar tesislere metroyla geliyordum' diye konuştu.Kahveci, bu sezon 5 arkadaşıyla Hacettepe'den, Gençlerbirliği kadrosuna alındıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Kadromuzda altyapıdan yetişen toplam 11 futbolcu bulunuyor. 'Hiç yalnızlık çekmedik' diyebilirim. Altyapıdan gelerek devam eden iyi bir arkadaşlık ortamı mevcut. Normalde heyecanlanırsınız ama burada böyle bir şey yok. Diğer arkadaşlarımız da altyapıdan çıktığı için kendinize güveniniz artıyor.' Spor Toto 3. Lig ile Spor Toto Süper Lig'i kıyaslayan genç orta saha oyuncusu, '3. lig özellikle orta sahada oynayan futbolcular için çok zor. Çok sert bir lig, üç kişi birden basıyor. Süper Lig'de daha rahat oynuyorum' değerlendirmesinde bulundu.'Direkt Avrupa'ya gitmek istiyorum''Futbol zekaları çok üst düzeyde ' diye tanımladığı Alex ve Ronaldinho'ya olan hayranlığını dile getiren Kahveci, aynı zamanda savunma yönünü de geliştirmeye çalıştığının altını çizdi.Kahveci, 12 bin metre koştuğu maçların bulunduğuna işaret ederek, hedeflerine ilişkin, 'Direkt Avrupa'ya gitmek istiyorum, çok ciddiyim. Küçüklüğümden beri Gençlerbirliğiliyim. Manchester United ve Real Madrid'de oynamayı hayal ediyorum. Bu kulüplerin zenginliği değil 'kaliteli duruşları' beni etkiliyor' dedi.'Hiçbir zaman 'ben oldum' havasına girmedim'Çok sayıda yıldız adayı futbolcunun birkaç sezon 'parlayıp' sonra kaybolduğunun hatırlatılması üzerine Kahveci, 'Sürekli çalışıyoruz. Hiçbir zaman 'ben oldum' havasında değiliz. Kendimizi sürekli geliştirmeliyiz' ifadesini kullandı.Kahveci, yabancı futbolcu kontenjanıyla ilgili ise 'Kaliteli yabancı futbolcular, genç oyuncuların gelişimine katkı sağlar. Yabancı kontenjanı olmasın ama İngiltere'deki gibi kaliteli oyuncular gelsin. Milli takımda oynamış futbolcular olsun. Burada parsını alıp, oturacak futbolcular gelmesin' değerlendirmesini yaptı.A Milli Futbol Takımı'nın performansına da değinen orta saha oyuncusu, 'Milli takımın performansında gerileme var ancak 2-3 yıl sonra çok daha iyi olacak. Sadece Gençlerbirliği değil, Bursaspor gibi başka takımlarda da başarılı arkadaşlarımız var. Hepsi çok yetenekli. 1992-1995 doğumlu, potansiyeli yüksek bir jenerasyon geliyor' diye konuştu.Yıldız golcü adayıGençlerbirliği'nin çok şey beklediği genç golcü Berat Tosun ise 10 yaşından bu yana Beştepe Tesisleri'nde olduğunu söyledi.Daha çok alt gelir grubunun yaşadığı Mamak'ta doğduğunu ifade eden Tosun, 'Ancak orada değil tesislerde büyüdüm. Babam kolumdan tuttu, çok destek oldu. Babamın bu kadar desteği olmasa belki bugün burada olamayabilirdim. Mahallemiz, evimiz adeta Gençlerbirliği oldu. Mamak'tan çok tesislerde zaman geçirdim' dedi.Tosun, Gençlerbirliği'nin A takım kadrosunda altyapıdan yetişen çok sayıda futbolcunun yer aldığına dikkati çekerek, 'Hepimiz birbirimizin huylarını biliyoruz. Altyapıdan çıkan oyuncu ilerleyen dönemde daha da artacaktır. Altyapıda çok yetenekli arkadaşlarımız var. Gençlerbirliği, Türkiye'nin en iyi altyapılarından birine sahip' yorumunu yaptı.'Falcao gibi yırtıcıyım'Spor Toto Süper Lig'de oynanan Balıkesirspor maçında iki gol birden atarak dikkatleri üzerine çekmeyi başaran genç golcü, hiçbir zaman havaya girmediğini vurguladı.'Ayağımın yerden kesilmesi söz konusu değil' diyen Tosun, sözlerine şöyle devam etti: 'İyi yerlere gelmek için sürekli çalışmak zorundayız. Bu yaşta oldum derseniz, hiçbir hedefiniz yoktur demektir. İspanya ya da İngiltere'de oynama hedefim var. Takım olarak hiç düşünmedim, Chelsea olabilir. İmajımı Sanchez'e benzetiyorlar ancak Falcao'yu örnek alıyorum. Öne çıkan en büyük özelliğim Falcao gibi 'yırtıcı' olmam. Santrafor oynayabilmenin yanında kanatta da görev alabiliyorum. ''Milli takım daha iyi olacak'Tosun, A Milli Futbol Takımı'nın geleceğiyle ilgili endişe duymaya gerek olmadığını belirterek, 'Gerçekten alttan gelen çok iyi bir jenerasyon geliyor. Endişeli olmaya gerek yok. Bu mutlaka milli takıma yansıyacaktır. Milli takım önümüzdeki dönemlerde daha iyi olacak' ifadesini kullandı.Genç golcü, nitelikli yabancı oyuncuların Türkiye'ye gelmesi durumunda, Türk futbolunun daha da gelişeceğini sözlerine ekledi.Cavcav: 'Onlar bizim istikbalimiz'Röportaj sırasında tesislere gelen Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, İrfan Can Kahveci ve Berat Tosun'u 'şımarmamaları' konusunda uyardıktan sonra 'Onlar bizim istikbalimiz' ifadelerini kullandı. Teknik direktör İrfan Buz ise şu değerlendirmeyi yaptı: 'Böyle gençlerimiz olduğu için çok mutluyuz. Arkadaşlarımız gerçekten yetenekli. Yetişmelerinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Oynadıkları zaman zaaflarını da görebiliyoruz. Bu zaaflarını giderip üstüne koyarak devam etmeleri gerekiyor. En önemlisi futbolcunun kendini bilmesidir.İrfan Can'ın inanılmaz bir çıkışı var. Oyunu 2 yönlü oynarsa çok iyi bir futbolcu olacak. Berat çok çalışkan ve gol şansı yüksek santraforlardan. Karakterli çocuklar, 'ben oldum' demeden çok çalışmaları lazım.'AA
Arda Turan'ı Çıldırtan Ozan Tufan İddiası
Fenerbahçe'nin Ozan Tufan transferiyle ilgili iddialar gündeme bomba gibi düştü. Arda Turan resmen çıldırdıFenerbahçe 'nin gözdesi haline gelen Bursaspor 'un genç yıldızı Ozan Tufan 'ın transferiyle ilgili gündeme çok çarpıcı iddialar geldi. Sosyal medyada patlak veren iddia ise Arda Turan'ı adeta deliye döndürdü. Her şey, bir twitter kullanıcısının iddiasıyla başladı. O iddiaya göre, Emre Belözoğlu , Arda Turan ve Belözoğlu'nun yiğeni aynı zamanda Fatih Terim 'in damadı olan Volkan Bahçekapılı , Ozan Tufan'a Fenerbahçe'ye transfer olması için baskı yaptı! Üçlünün, Ozan'a, 'Menajerini değiştirmezsen A Milli Takım'a alınmayacaksın' tehdidinde bulunduğu ileri sürüldü. Yine aynı iddiaya göre bu dayatma sonrası Ozan menajerini değiştirdi ve Fenerbahçe ile ön protokol imzaladı.Arda: Bırakırım!İddiaya ilk tepki veren isim ise Arda Turan oldu. Atletico'nun yıldızı, Twitter adresinden iddia sahibine tepki gösterdi. Arda, iddia sahibi kişiye, 'Neyi biliyorsun ben mi aramışım. Kanıtla yarın bırakacağım. Ama kanıtlayamazsan sen bırak bu işleri' ifadeleriyle mesaj gönderdi. Arda'nın bu mesajı, iddia sahibi kişiyi tanıdığı şeklinde yorumlandı. Arda daha sonra Twitter'dan bir mesaj daha yayınlayarak, 'Ben hayatımda bir tek Selçuk ile Hamit ağabeye transferle ilgili söyledim. Bize gel abi bize git dedim. Ozan Tufan kardeşimle hiç konuşmadım. Ben hayatım boyunca yediğim kaba sıcmam yasadıgım bütün kariyerim boyunca ben karektersizce bir davranış yaptıgımı iddaa eden yönetici antrenör bu isin icinde olan taraftar antrenör veya gazeteci varsa heryerde yüzleşmeyi kabul ederim. Ben saygımdan sevgimden susuyorum yettiniz sizden ne kadar varsa ben adamlığıma kimse laf söyleyemez. Sizden ne kadarınız varsa internet delikanlısınız ya hepiniz ben tek. Biraz emege aileye calışmaya saygılı olun uç günde bir bu seviyede dunyanın en onemli takımlarıyla mücadele veriyorum saygı!' ifadelerini kullandı.Fanatik
Reklam
Avrupa'nın En Yaşlı 5. Ligi, Oyuncu Yetiştirmede de Son Sıradayız!
Uluslararası Spor Araştırma Merkezi, Avrupa liglerini mercek altına aldı... Birçok değerlendirmenin yapıldığı çalışmada, Türkiye kıtanın en yaşlı 5. Ligi oldu. Oyuncu yetiştirme sıralamasında ise Türkiye son sırada yer aldı.Spor Toto Süper Lig, Avrupa ligleri arasında en yaşlı 5. Lig. Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi'nin verilerine göre; Süper Lig'deki yaş ortalaması 26.8. Kıtanın en yaşlı ligi ise 27.3 ortalamayla İtalya. Sıralamada Rusya 2. Güney Kıbrıs Rum Kesimi 3. olurken Avrupa'nın kaliteli ligleri arasında gösterilen İngiltere 26.8 ile 4. Sırada yer aldı. Kıtanın en genç ligi ise 24.2 yaş ortalamasıyla oynanan Hollanda ligi.Avrupa kulüpleri arasında Fenerbahçe 29.3 yaş ortalamasıyla 2. sırayı yer aldı. En yaşlı takım ise Belarus'tan Torpedo Zhodino oldu.Futbolcuların kulüplerinde kalma sıralamasında Bundesliga 2.9 yıl ile sürekliliği öne çıkan lig oldu. Türkiye ise 2.1 yıl ile 22. basamakta kaldı. Bu kategoride kulüp sıralamasına bakıldığında ise Fenerbahçe, yalnızca Real Socıedad ve CSKA Moskova'nın gerisinde kaldı. Sarı lacivertlilerde bir futbolcu ortalama 4.4 yıl forma giyiyor. Süper Lig'de ise Fenerbahçe'yi 3.1 yıl ortalamasıyla Galatasaray ve 3.05 ortalamayla Beşiktaş takip ediyor.Ülke futbolunun geleceğinin sıksık gündeme geldiği Türkiye, oyuncu yetiştirme konusunda kıtanın en düşük yüzdeli ülkesi oldu. Araştırmada kriter olarak, 15 - 21 yaş arasındaki oyuncuların kulübünde en az 3 sezon forma giymesi alındı. Türkiye yüzde 8.9 ortalamayla son basamakta yer alırken, en çok oyuncu yetiştiren ülke Finlandiya oldu.Araştırmada yer alan bir diğer konu ise bu yıl içinde yapılan transfer sayısı üzerineydi. Türkiye 12.2 ortalamayla Avrupa'nın en çok transfer yapılan 8. ülkesi oldu. Kıtanın en az takviye yapan takımları 1'er transferle Fenerbahçe ve Fransa'nın Lens kulübü.. Sezon öncesi 21 yeni oyuncu alan Mersin İdmanyurdu ise bu alanda Avrupa 3.'sü oldu.Eurosport 
Sadri Şener'den Hacıosmaoğlu'na Şok Cevap!
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun eski başkan Sadri Şener'le ilgili ortaya attığı şok iddialara cevap gecikmedi.Hacıosmanoğlu'nun 'Şener'e iki sorum var, bunları cevaplasın' diyerek gündeme getirdiği şok iddialara Sadri Şener'den bir o kadar sertlikte 'İlk okulu zorla bitirmiş cahil cühela adamdan ne beklersin' sözleriyle yanıt geldi.Konuyla ilgili sporx.com'a konuşan Sadri Şener, Hacıosmanoğlu'nun kaleci Onur'la ilgili, 'Bursaspor'un şampiyon olduğu sezon 1-1 biten Fenerbahçe maçından sonra Sadri Şener, soyunma odasına gidip kaleci Onur Recep Kıvrak'ı neden azarladı, çıksın açıklasın' iddiasına, 'Aslında bu arkadaş benim muhatabım filan değil. Neyse. Söylediği doğru değil. Bir kere ben başkanlığım boyunca hiç soyunma odasına gitmedim. O Fenerbahçe maçında da. Kaldı ki Fenerbahçe maçından sonra biz stattan zor çıktık zaten. O açıklamazsa ben açıklayacağım demiş, çıksın o açıklasın.O maçtan sonra ne soyunma odasına indim ne de Onur'la bir diyaloğum oldu. Pes ki ne pes. Cahil cühela adamın işleri ne olacak' cevabını verdi.Şener, yine Hacıosmanoğlu'nun hukuk kurulu üyesi Atilla Dilaver'le ilgili, 'Bu arkadaşımız zamanında Sadri Şener'e gidip bizim yaptığımız bu müracaatları yapmamızı istiyor. Kendisi de Atilla beye kardeşim rektör abim işadamı yapamam, imzalayamam diyor' iddiasına da, ''(gülerek) birincisi böyle bir şey asla olmadı yalan. İkincisi Atilla Dilaver avukat değil. Benim muhatabım değil. Hadi onu geçtim. Ben kulübün haklarını kendi avukatlarımla beraber korudum, korumaya da devam ettim. Sonuçları da ortada... Kulübün başkanı kendi işine baksın. İlk mektebi zorla bitiren adamdan ne beklersin'' yanıtını verdi.SPORX ÖZEL
9 Gol Yiyen Kaleci Engin Kaya PFDK'ya Sevk Edildi
Galatasaray maçında 9 gol yiyen FBM Makine Balçova Yaşam Spor kalecisi Engin Kaya, attığı tweet yüzünden Disiplin Kurulu'na sevk edildi.İşte TFF'nin sitesinde yer alan açıklama;Hukuk Müşavirliği'nin 18.12.2014 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na yapılan sevk raporları aşağıda belirtilmiştir.FBM MAKİNA BALÇOVA YAŞAM SPOR Kulübü futbolcusu ENGİN KAYA'nın, 'enginkaya1' isimli Twitter hesabında yer alan 'Satılık köpek Trabzon satılık ihoo Şampiyon Fenerbahçe diye bağırın ulen' şeklindeki 'hakareti' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.Eurosport
Reklam
"Benden Top Kapan Havalara Uçuyor"
Adını PTT 1. Lig’de duyuran, ertesi yıl ayağının tozuyla Spor Toto Süper Lig’de fırtınalar estiren Emmanuel Emenike, ülkemizdeki tüm futbolseverleri kısa zamanda etkilemeyi başarmıştı. Güç, hız ve dayanıklılığın üst noktada buluştuğu Nijeryalı, top ayağına geldiğinde kendi taraftarını heyecandan ayağa kaldıran, rakip taraftara ise korku salan haliyle ligin en dikkat çeken oyuncularından biri olmayı sürdürüyor. Geç kavuştuğu F.Bahçe’de ilk yılını şampiyonlukla kapatan Emenike, HABERTÜRK’e verdiği özel röportajda tüm soruları samimiyetle yanıtladı. İşte Emenike röportajı:‘HER ŞEY YOLUNDA’“Fenerbahçe’de iyi bir süreç geçirdiğimi düşünüyorum. Geride kalan 1.5 yıla baktığımda işler iyi gitti benim ve takım için. Her şey yolunda. Yine bu sürece baktığımda mutlu olduğumu söyleyebilirim. Tüm bunlar sebebiyle güzel bir 1.5 yıl geçirdim diyebilirim.”‘EN CİDDİ RAKİP BEŞİKTAŞ’“Beşiktaş’ın bu sezon en ciddi rakibimiz olacağını düşünüyorum. Bu sezon gerçekten çok iyi bir iş çıkardılar ve şu anda zirvedeler.”‘TOPU KAPAN RAKİP HAVALARA UÇUYOR’“Rakip stoperlerin bana karşı çok daha konsantre ve çok daha dikkatli oynadıklarının farkındayım. Savunma oyuncuları ne zaman benden top kapsa hem onların hem de taraftarının çığlıklar attığını ve çok mutlu olduklarını görüyorum. Bu durum beni daha çok motive ediyor. Çünkü o anları yaşadıkça, topu kaptıktan sonra o mutluluklarını gördükçe, ‘Ya ben hakikaten iyiyim galiba! Herhalde bu nedenle bağırıyorlar. Ben çok iyi bir oyuncuyum demek ki’ diye düşünüyorum. Diğer forvetler top kaptırdıklarında bu çığlıklar, bu sevinç olmuyor. Bunu görüyorum. Bu da elbette beni mutlu ediyor.”‘GEÇEN YILKİ ŞAMPİYONLUĞU UNUTAMAM’“Şampiyonluk kupasını kaldırdığımız an, son derece duygusal bir andı benim için. Bu benim ilk lig şampiyonluğumdu aynı zamanda. Ben Fenerbahçe’ye ve Türkiye’ye zaten şampiyon olmak için geldim. İlk yıl bu hedefimize ulaştık. Ve çok şükür o şampiyonlukla her şey çok iyi, çok güzel oldu benim için. Eksik parça tamamlandı. O şampiyonluktan dolayı çok mutluyum ve hayatım boyunca unutmayacağım. Umarım bu sezon da takımımla birlikte şampiyonluk yaşayabiliriz. Bunun için de hepbirlikte çalışıyoruz.”‘DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ’“Günden güne zorlaşan bir lig var aslında önümüzde. Her geçen gün, her geçen dakika bu lig daha da zorlu bir hal alıyor. İnsanlar belki ‘Fenerbahçe en zorlu, en önemli maçları geride bıraktı’ diyor ama bu lafların bizi etkilemesine izin vermemeliyiz. Önümüzdeki maçları da aynı şekilde, aynı ciddiyetle oynamalıyız. Tüm bu maçlara iyi bir şekilde konsantre olmalıyız. Şu an işler bizim için iyi gidiyor. Takım halinde iyi durumdayız ama buna kendimizi kaptırıp ‘Zorlu maçlar geride kaldı’ diye düşünüp bunun etkilemesine izin vermemeliyiz. Şampiyon olmamız için çok çalışmamız gerekiyor. Önümüzde çalışmamız gereken çok fazla zaman var.”‘BU FORMAYLA DEVLER LİGİ HAYALİM’“Öncelikli hedefimiz tabii ki bizim için de çok özel bir hedef olan 4. yıldızı takmak. Zaten Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılabilmek için de bu gerekiyor. Bunun için hem oyuncular hem teknik heyet çok çalışıyoruz. Eğer şampiyon olup Devler Ligi’ne gitme hakkını elde edersek bizim için çok iyi olacak. Bu benim hayallerimden biri. Ben daha önce de o seviyede oynadım ama Fenerbahçe ile de oynamayı çok istiyorum. Şimdiden ‘Şu kadar gol atarım’ diyemem. Zamanı geldiğinde bunu tekrar konuşuruz. Siz de göreceksiniz zaten sahada. Tek diyebileceğim; Şampiyonlar Ligi’ne gitmemiz halinde iyi bir iş çıkaracağıma eminim.”‘BENCİL OLMAM’“Kariyerimde çok asist yaptım. Çünkü ben her zaman takımın kazanmasını isteyen biriyim. Hep takımın mutluluğunu düşünürüm. Gol atmayı seviyorum ama asist yapmayı da seviyorum. Gol atmak için daha iyi pozisyonda bir arkadaşım varsa mutlaka ona pas vermeye çalışırım. Bencillik yapmamaya çalışıyorum ve bencil bir oyuncu değilim. Çünkü herkesin mutlu olmasını istiyorum. Çok asist yaptığımın en güzel örneği zaten geçen sene.”‘İSMAİL HOCA İÇİN EKSTRA ÇABA GÖSTERİYORUZ’“İsmail hocamızla iyi bir ilişkimiz var. Ben buraya geldiğimden beri büyük saygı duyuyordum ve o da bana saygı duyuyor. Bu yıl, geçen yıl farketmeden saygı ve sevgi içerisinde ilişkimiz devam ediyor. Çok iyi ve son derece çalışkan bir insan. O nedenle şu ana kadar hiçbir problemimiz olmadı. Her şey çok iyi gitti. Yardımcı antrenörken teknik direktörümüz olması onu kesinlikle değiştirmedi. Herkesi mutlu etmek için çok uğraşıyor. Etrafındaki herkes mutlu olsun istiyor. Futbolcular arasında ki dengeleri çok iyi sağlıyor. Siz de, taraftarlar da futbolcuların hepsinin mutlu gözüktüğünü görüyordur. Bu takım için çok çalışıyor, çok uğraşıyor... Herkesle saygı ve sevgi çerçevesinde güzel ilişkiler kurduğu için sahaya çıkan herkes onun için ekstra çaba sarf etmeye gayret ediyor.”‘BUNLAR FUTBOLUN DOĞASINDA VAR’“Gaziantepspor maçında tribünler ve kaptanımız Emre ile aramda bir olay yaşandı. Futbolda bu tarz şeyler olabiliyor. Özellikle Fenerbahçe gibi bir takımda oynuyorsanız ve kendi evinizde oynadığınız bir maçın 2. yarısında skor hala berabereyse böyle şeylerin olması son derece doğaldır. Çünkü o sırada kazanma mecburiyetimiz var. Kaptan ile yaşadığımız da bunla alakalı şeylerdi ve futbolun doğasında olan son derece normal şeylerdi. Bu konu artık geride kaldı ve çoktan çözüldü. Ama İsmail hocanın bu süreçteki etkisi gerçekten çok büyüktü. Benim o sürecin ardından kendimi geliştirmemi de o sağladı.”‘BOLT’U ÇAĞIRIN YARIŞALIM’“Usain Bolt’u gidip çağırın, onla yarışalım. Kimin kazanacağını görebilmeniz için onu çağırmanız gerekiyor. Gelmesi halinde ben onla yarışırım. (Gülerek)”‘SERT VE KATI BİRİ DEĞİLİM’ “Şakalaşmayı çok seven bir insanım. Etrafımda kim varsa mutlu etmek istiyorum. Özellikle takım arkadaşlarımla şakalaşmaya, onları mutlu etmeye çalışıyorum. Sürekli gülelim istiyorum. Bazen çok ciddi gözükebilirim. İnsanlar dışarıdan baktığında çok katı olduğumu düşünebilir. Ama o anlarda bile benim kalbim, içim öyle değil. Ben hiçbir zaman çok katı, çok sert, çok ciddi bir insan değilim.”HTSPOR.COM
Yıldırım'dan Yarsuvat'a Yalanlama
Duygun Yarsuvat'ın 'Cemaat, Aziz Yıldırım'dan 50 milyon dolar istedi. Yıldırım parayı vermeyince 3 Temmuz şike operasyonu başlatıldı' şeklindeki iddiasına Fethullah Gülen'in avukatının ardından Aziz Yıldırım'dan da yalanlama geldi.Fenerbahçe’nin resmi internet sitesinden Aziz Yıldırım imzasıyla yayınlanan açıklamada konuyla ilgili şu ifadeler kullanıldı:“Bugün Milliyet Gazetesi’nde Atilla Gökçe imzasıyla yayınlanan haber üzerine bu açıklamayı yapmak zarureti hasıl olmuştur.Kamuoyunun bilmesi gereken husus, haberde yer aldığı üzere 50 Milyon Dolar ile ilgili, Aziz Yıldırım olarak benim hiç kimse ve hiçbir grupla herhangi bir diyaloğum olmamıştır.Kamuoyuna duyurulur.”Aziz YILDIRIMFenerbahçe Spor Kulübü BaşkanıAçık Mert Korkusuz
Reklam
Beşiktaş Aşkına Lizbon'a Gitmedi
Beşiktaş altyapısının her aşamasında oynadı, A takıma Denizli tarafından alındı. 1 sene boşta kaldı. Sporting Lizbon'un teklifini 'İlle de Kartal' diye reddetti. Ve Atınç Nukan sonunda hedefe ulaştıBazı maçlar vardır, tabelaya yansıyan skordan fazla anlamlar taşır... Kimi takımın havasını değiştirir, kimi geriye büyük miraslar bırakır. Tıpkı Gaziantep-Beşiktaş maçı gibi. Kartal 3 puanı aldı, 5'te 5 yaptı ama bunlardan da önemli olan Türk futbolunun yepyeni bir stoper kazanması oldu. Atınç Nukan’dan söz ediyoruz. Beşiktaş'ın 21 yaşındaki 1.96’lık ‘kulesi’nden... Peki kim bu Atınç? Nerede yetişti, nasıl karşımıza çıktı? HABERTÜRK, Gaziantep’te taraftara üçlü çektirirken gözleri dolan genç yeteneğin öyküsünü mercek altına aldı...20 Temmuz 1993 doğumlu Atınç, Beşiktaş’ın kapısından içeri girdiğinde henüz 13 yaşındaydı. 2006 yılında Küçükçekmecespor’dan Ömer Gülen yönetimindeki Beşiktaş minik takımına gelen Atınç, daha sonra sırasıyla yıldız, genç, süper genç ve A2 takımlarında oynadı.KADERİ DERBİYLE DEĞİŞTİ Zaman zaman işler istediği gibi gitmedi. Kendi yaş grubunda kadroya giremediği günlerde genç takımın ara grubunda oynamak zorunda kaldı. Taa ki 2009-2010 sezonuna kadar. O sezon Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli idi. A2 Takım’ın başında ise Sarp Yiğit vardı. Ümraniye’de oynanan A2 Ligi maçında Beşiktaş ile F.Bahçe karşı karşıya geliyordu. İşte şans tam da o anda güldü Atınç’ın yüzüne. A2 Takım’ın as stoperi olan ve şu an Rizespor forması giyen Sezer Öztürk’ün sakatlığında hocası Atınç’ı ilk 11’e almış, bir de özel bilgi vermişti: Mustafa Denizli de maçı izleyecek. Göster kendini... Atınç mesajı aldı, balkondan maçı izleyen Denizli’nin gözüne girmeyi başardı.DE NİZLİ İLE A TAKIM’AMustafa Denizli’nin talimatıyla bir sonraki idmana A Takım ile birlikte çıkan Atınç Nukan için adeta rüyaları gerçek olmuş gibiydi. 16’sında profesyonel oldu, 2009-10 sezonunun 33. haftasında bir dev adım daha attı. 7 Mayıs 2010’daki Manisaspor maçında Rıdvan Şimşek’in sakatlanması sonrası teknik direktör Denizli, 44. dakikada ‘Haydi’ dedi. Atınç, hem de İnönü Stadı’nın büyüsünde ilk kez A Takım’la sahaya çıkmanın gururunu yaşadı. Türkiye Kupası’nda da zaman zaman forma giyen Atınç artık “Geliyorum” diyordu.HAVUTÇU İLE 11’EAncak Mustafa Denizli’nin vedası, O’nun gelişimine ciddi bir darbe vurdu. Bernd Schuster’in şans vermediği 1.96’lık yetenek, kısa süren Tayfur Havutçu döneminde yeniden A Takım’a döndü. İnönü’deki Eskişehir maçında ilk kez 11’de sahaya çıkma mutluluğuyla tanıştı. Dile kolay; Guti, Quaresma, Fernandes gibi yıldızlarla aynı kadrodaydı. Ligin son haftasındaki Gaziantep maçına 11’de çıkarak 2010-11 sezonunu tamamladı.1 SEZON BOŞTA KALDI2011-12 sezonunda Carlos Carvalhal’in şans vermediği Atınç Nukan, 2012-13’te de Samet Aybaba tarafından ikinci plana atıldı! 33 yaşındaki Escude’nin transferiye önü kapanmıştı! Aybaba O’nu görmüyordu ama Avrupa’nın yetenek avcıları potansiyelinin farkındaydı! Portekiz’in 3 büyük kulübünden Sporting Lizbon kapısını çaldı. Belki de hayatının en kritik kararını verdi, “Ben Beşiktaş’ta oynayacağım” diyerek reddetti! Bu karar, ilk başta pahalıya patladı Kartal’ın kulesine! A2 takımına bile alınmadı, 1 sezon boşta kaldı. İdman açığını Belgrad Ormanları’nda koşarak kapatmaya çalıştı! Ama ne futbola ne de Beşiktaş’a asla küsmedi.BİLİC’LE YENİDEN DOĞDUAtınç Nukan için şans Slaven Bilic’in gelişi oldu. Bilic, genç stopere en büyük eksiğini söylerken, “Ben de senin gibi A Takım’da şans bulamıyordum. 1 sezon takımdan ayrıldım, oynayacağım bir yer buldum ve daha sonra Hırvat Milli Takımı’nın bankosu oldum. Hiçbir zaman küsme” dedi. Bunun üzerine geçen yıl Spor Toto 2. Lig takımlarından Dardanel’e kiralandı. Burada kendini geliştiren Atınç’a güvenen Beşiktaş’ın hocası, genç yıldızı takıma çağırdı.FUTBOL BABA MESLEĞİAslında Atınç Nukan’ın futbolla olan ilişkisi eski bir kaleci olan babası Şenol Nukan’dan geliyor. Davutpaşa, Karagümrük ve Kasımpaşa gibi kulüplerde kalecilik yapan baba Nukan, Atınç’ın henüz yolun başında olduğunu belirtirken, oğlunu şöyle anlatıyor: “Atınç’ın güzel bir özelliği var. Hiçbir zaman pes etmedi. Kadroya alınmadığı dönemlerde çok çalıştı. Boşta kaldığı sezon haftada 2 gün Belgrad Ormanı’na gidip koşuyor, ardından fitness çalışıyordu. İnşallah emeğinin karşılığını alacak. Çünkü Beşiktaş’ı çok seviyor. Bu nedenle hiçbir yere gitmedi.”HTSPOR/Kartal YİĞİT
Alex Jübile İçin Geliyor
Fenerbahçe taraftarı, Alex de Souza’yı İstanbul’da son bir kez seyretme fırsatı bulacak.Sarı-lacivertli ekipten ayrıldıktan sonra formasını giydiği ilk kulüp olan Coritiba’da aktif futbol yaşamına nokta koyan ünlü yıldız için F.Bahçe’nin bir jübile yapıp yapmayacağı tartışılıyordu.Bu noktada devreye giren Fener’in eski yöneticisi Sadettin Saran, Alex’e İstanbul’da bir jübile yapmak için hazırlıklara başladı. Mayıs ayında Olimpiyat Stadı’nda yapılması planlanan törende Sambacı’nın birlikte top koşturduğu arkadaşlarından oluşan takımın, Dünya Karması’na karşı mücadele etmesi planlanıyor.Şampiy10
"Gülen Grubu, Aziz Yıldırım'dan 50 Milyon Dolar İstedi"
MİLLİYET Gazetesi yazarlarından Atilla Gökçe, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içerisinde bulunduğu şike davası ile ilgili bir yazı yazdı.Galatasaray Başkanı, “Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç” dedi.Bilim insanı, hukukçu. 1961’de üniversite diplomasıyla çıktığı yolculuğu 53 yıldan beri aralıksız sürdürüyor. Bir yandan davalar, duruşmalar, dosyalar arasında koşuştururken, bir yandan da öğrencilerine yeni tezlerinde yeni yeni mesajlar veriyor, onlarla tartışıyor. Bilimsel jürilerde oy kullanıyor. Onlarca doçentin, profesörün akademik unvanını imzasıyla onaylamış büyük bir hoca o!Koşullar, Duygun Yarsuvat’ı Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığına getirmiş. Hevesle, hayalle hazırlandığı bir rol değil bu. Altı aylık geçici bir görev olarak bakıyor başkanlığa...Yanlış yargılamaBelki de sırf bu nedenle, Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki rekabete farklı bir masumiyetle yaklaşıyor. Popülist demeçler verip ortalığı kızıştırma, rakibi gıcık etme, taraftarlara selam çakma kolaycılığına sapmıyor. Ortamı yangın yerine çeviren demeçlerden uzak duruyor.Duygun Yarsuvat’ın spor adamı, bilim insanı kişiliğinin en taze örneğine de bizzat tanık oldum.Geçen hafta Çarşamba gecesi, dostlarım Mehmet Ayan ve Ilgaz Çınar’la birlikte “Galatasaraylılar Evi”ne, onların diliyle “Cemiyet”e konuk olduk. Galatasaray Basketbol Takımı’nın geçen yıl final serisindeki son Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak olimpizm ilkelerine aykırı davranıldığını, Koç Ergin Ataman’la oyuncuların “spor yapma” hakkının çiğnendiğini, bir dava açmaları halinde o günkü yönetimden yüklü tazminat alabileceklerini anlatım.Sonradan sohbet sırasında Yarsuvat’ın özellikle Fenerbahçe Başkanı hakkında söyledikleri ilgimi çekti:“-Aziz Yıldırım, 6222 sayılı yasa kapsamında yargılandı. Normal olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerekirdi. Ama Giresunspor eski başkanı Olgun Peker’le ilgili iddialar kapsamında olayı çete suçu olarak gördüler ve ağır cezaya gittiler. Bence bu yanlıştı. Normal olarak asliye cezada yargılansaydı, tutuklanmazdı. Asliye cezada suçlu bulunsa dahi “hükmün açıklanması geri bırakılır” ve bu kadar yıpranmamış olurdu. Bu dava ile ilgili yargılama usulü kararları üç gün içinde değişti. İyi olmadı.”Yarsuvat’a “Peki bu çoraplar neden örüldü başkanın başına?” diye sordum.Aynen şunları söyledi:“-Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç!”Hasım ya da rakip değilBaşkan Yarsuvat, bunları söylerken Fenerbahçe’ye ortalama Galatasaraylıların baktığı “hasım” ya da “rakip” gözüyle bakmıyordu. Üzgün ve samimi bir tavırla sanki komşusunun başına gelen bir felaketten söz ediyordu.Başkan’la tartışmaya girmedim. Bu 50 milyon doların bağış olarak mı, destek olarak mı talep edildiğini sormadım. Kendi mantığımla bunun karşılığını da bulamadım. Ne var ki Aziz Yıldırım’ın 2 Temmuz 2013 gecesi tahliyesinden hemen sonra, evinde Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e başına gelenlerin Fethullah Hoca örgütünün işi olduğunu anlattığını biliyorum. Ertesi gün Yıldırım, bu beyanları yalanlamıştı, onu da hatırlıyorum.Bir de Aziz Yıldırım’ın sık sık tekrarladığı bir mesaj var: Günü geldiğinde konuşacağını, Türkiye’yi sarsan açıklamalar yapacağını söylüyor Fenerbahçe Başkanı.Duygun Yarsuvat’ın ayrıntısız, sade ve net sözcüklerle anlattıklarını buraya yazmadan önce, Pazar akşamı arayarak “Sohbette söylediklerinizi yazabilir miyim? Bunu sormak benim görevimdir” dedim. “Elbette yazabilirsiniz, dedi, teşekkür ettim. Son sözü de şu oldu: “Asıl ben size izin istediğiniz için, nezaketiniz için teşekkür ederim!”Yazının devamı için
"Gökhan Töre'nin Emre Gibi Psikolojik Yardıma İhtiyacı Var"
Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran spor olaylarını değerlendirdi.Arka arkaya maçlar yapan Beşiktaş, Gaziantep maçının pazartesi gününe alınmasını talep etti ama bir karşılık bulamadı. Eksiklere ve yorgunluğa rağmen sahadan galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu durumlarda federasyonun bir esneklik göstermesi gerekmez mi?Federasyonun, Galatasaray'a yaptığı neydi? Belçika'dan dönüp takımı Gaziantep'e gönderdiler. Federasyonun neyi nasıl yaptığına akıl erdirmek güç!..Buna karşılık Beşiktaş'ın iyi bir kadrosu var. Biri sakatlandığı zaman yerine herhangi bir adam gelmiyor. O sakatlananın yerine Beşiktaş formasını rahatça giyebilecek bir adam geliyor. Yerli, yabancı...Düşün; iki tane milli santrforun var. Biri yerli milli, öbürü yabancı milli... İkisi de aynı hafta sakatlanıyor ama üçüncü santrforun bunlardan aşağı kalan yanı yok. Türkiye'nin en iyi forvetlerinden biri Cenk Tosun Beşiktaş'ta... Orta sahadaki adamları öyle… Savunmadakiler öyle…Mesela bu hafta Motta sakatlandı. Ben Beşiktaşlı olsam 'İyi oldu' derim. Çünkü bana sorarsan; İsmail Köybaşı, Motta'dan iyi...Gökhan Töre'nin ilk yarıda Şenol Can'a dirsek atması maça damgasını vurdu. Çağatay Şahan'ın çarpma olarak değerlendirip, oyunu devam ettirmesi büyük tepki çekti. Bu karar maçın kaderini ne kadar etkiledi?Maçın kader anıydı. Birinci yarıda maç 0-0'ken Beşiktaş 10 kişi kalsa!..Tabii çok şey değişirdi. Beşiktaş'ın kendi yöneticisi bile 'Dürüst olmamız lazım; ben olsam atardım' dedi.Gökhan Töre'nin aynen Fenerbahçeli Emre gibi psikolojik bir yardıma ihtiyacı var. Bu çocuk başına gelenleri tek başına sırtlayacak güçte değil. Gökhan Töre'nin neredeyse arka arkaya olay çıkartmadığı hafta yok!İyi bir topçu ama 'Beni şutlayın' diye bastırıyor! İyi bir doktora götürüp, profesyonel yardım almasını sağlamak lazım. Yoksa kaybediyoruz Gökhan Töre'yi...İŞTE O YAZININ DEVAMI...Beşiktaş-Galatasaray maçının hangi statta oynanacağı da çok konuşulan konular arasındaydı. Beşiktaş, Konya'daki stattan memnun kaldıktan sonra derbiyi Konya'da oynama arzusundaydı. Galatasaray yöneticileri önce olumlu yanıt verdi, ardından vazgeçtiler!Galatasaray şaşkın! Galatasaray'ı kimin yönettiği belli değil, her kafadan bir ses çıkıyor.Ben Galatasaray'da yetkili olsam; Konya'da oynamayı tercih ederim. Çünkü Galatasaray iyi futbol oynama yolunda hızlı adımlar atan bir takım... İyi futbol oynayan takım, kendisine güvenen takım; iyi saha ister, iyi hava şartları ister.Olimpiyat Stadı futbol oynamanın yasaklanması gereken bir stadyum aslında...Biz 'Olimpiyat'ta oynamak istiyoruz' diyen Ali Dürüst açıkça şunu söylüyor: 'Biz Galatasaray olarak bu maçta beraberliğe razıyız. En berbat koşullarda oynansın ki maç, Beşiktaş bir şey yapamasın biz de aradan sıyrılırız!' Bunun anlamı bu!..Galatasaray, Konya'daki sahada nasıl top oynayacağını gösterdi. Olimpiyat'ta oynanması Beşiktaş'ın lehine...Fenerbahçe'nin Sivas'ı yendiği karşılaşmada büyük bir hakem hatası yaşandı. Sarı-lacivertli takımın attığı ilk golde bariz ofsayt vardı. Aslında son dönemde hakemlerle ilgili şikayetler de artmaya başladı. Hakem hatalarının asgariye indirilmesi için ne yapılması gerekiyor?Akla hayale gelmez bir hata!.. Ben bunca yıldır futbol seyrediyorum, bunca yıldır futbol yorumculuğu yapıyorum; böyle bir şey görmedim. Abartılı olmasın ama öbür taraftaki yan hakem dahi ofsaydı görebilirdi! Arkadaki 6. hakem görebilirdi, durduğu yerden orta hakemin kendisi görebilirdi. O kadar açık ve net!.. Bir kişi de değil, dört kişi birden ofsayt!.. Ve de bir metre ofsayt!!! Piero'sunu çekmişler; 86 santim ofsayt çıkmış.'Bu ofsaydı ben görmedim; veremiyorum' diyen bir hakem olamaz.Orada suç sadece yan hakemin değil; aynı zamanda orta hakemin... Re'sen düdük çalabilirdi.O maç Türkiye ligi için o kadar kritik ki... Birisi şampiyonluğa oynuyor, birisi de kümede kalmaya oynuyor. Maçın 3. dakikasında Sivas gibi bir takım böyle bir gol yerse ondan sonra iflah olur mu!..Neticeyi etkileyen, skoru değiştiren hakem hataları felaket bir şekilde artmaya başladı.Ahmet Çakar, Sabah gazetesindeki köşesinde yazmış. 'Bu Zekeriya Alp ile olacak iş değil. Yaptığı salı toplantıları hakemleri hırpalamak, zayıflatmaktan başka bir işe yaramıyor. Ama öte yandan düzelmeleri yolunda da herhangi bir katkıda bulunmuyor. Hakemler çok kötü yönetiliyor' diye...Bu pozisyonun dışında başka tartışmalı anlar da vardı. Emre ve Meireles'in pozisyonlarında Sivas penaltı bekledi.İki tane penaltı vardı. Net... Öteden beri söylüyorum; bu inancımda değişiklik yok. Üç büyükler özellikle kendi sahalarında oynadığı zaman hakem de yanlarında yer alıyor. Fenerbahçe sahada 14 kişiydi. Resmen...14 kişi olmasına gerek de yoktu. Bu gördüğüm en kötü Sivaslardan bir tanesiydi ama ne olursa olsun, sen 3. dakikada akıllara seza bir hakem tokadı yersen iyi olsan da bir şey yapamazsın.Fenerlilere kart çıkarılmıyor, Sivaslılara çıkarılıyor. Penaltılar verilmiyor. Yani tam bir hakemlik komedisi!!!Böyle olunca da maçı yorumlamak da zor. Hatırla, Roberto Carlos hafta içinde maçın hakemlerinin böyle olacağını adeta tarif etti. 'Saracoğlu'na gidiyoruz, orada nasıl hakemler bulacağımızı biliyoruz' dedi.Fenerbahçe kamuoyunda bu defa genel anlamda beğenildi.Maçın genelinde Fenerbahçe'nin iyi futbol oynadığını söylemek mümkün değil. Tabelacı olsam bile söyleyemem ki ben tabelacı değilim. Savunması çok kötü... Fenerbahçe iyi oynasa o maç 10-0 biterdi. Atılan gollere bak; Sivas kalecisinin hediyesi gibi goller...Galatasaray, Konya'yı 5-0 mağlup ederek adeta büyük bir patlamaya imza attı. Aslında maçın zorlu geçmesi bekleniyordu ama Konya, son dönemde çıkışta olan Galatasaray karşısında varlık gösteremedi.Aykut Kocaman'ın gelişinden sonra Konyaspor kendi sahasında ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biriydi. Galatasaray'ın da Hamza ile kıpırdanma içinde olduğu ortadaydı. Ama Arsenal maçındaki durum da meydanda...Onun için maç öncesi bana bir Galatasaraylı olarak 'Beraberliğe razı mısın?' diye sorsalardı; 'Evet' derdim. Öyle bir görüntü vardı ama Galatasaray'ın en kolay maçlarından biri oldu. Hatta bu sezona bakarsan; Galatasaray'ın kazandığı en kolay maçların ilki oldu.Bunda tabii Galatasaray'ın girdiği pozisyonları gole çevirmesi etkili oldu. Galatasaray'ın kaleyi bulan 8 şutu var; 5'i gol... Galatasaray'ın böyle bir şut isabet yüzdesi yok. Galatasaray'ın bu kadar şut attığı bir maç yok.Hamza'nın gelişi ile takımda ortaya çıkan durum şu: Hücum futbolu oynuyorlar. Hem kadronun kuruluşu hücuma dönük hem oynanan futbol anlayışı hücuma dönük. Hücum futbolu oynamak da sanki hücum oyuncularını psikolojik olarak etkilemiş, gol pozisyonlarında onları daha akılcı, daha doğru vuruşlar yapmaya sevk etmiş gibi...Hepsi bir araya geldi ve beklenmedik kolaylık da bir maç ortaya çıktı.Bu maç gelecek maçlara örnek olur mu; göreceğiz. Ben hem Fenerbahçe'nin 4-1'ini hem Galatasaray'ın 5-0'ını fazla güvenilmesi gereken maçlar olarak görmüyorum.Öteki taraftan Arsenal maçını aradan cımbızlarsak Eskişehir, Akhisar ve Konya maçlarına baktığımızda bir 'toparlanmadan söz edebiliriz' miyiz?Hala erken... Bu erken kararları Trabzon için de vermişlerdi; Trabzon'un durumu ortada... Galatasaray'da gözle görülür bir düzelme var. Özellikle yerli futbolcularda...Bunun en bariz görüntüsü şu; Galatasaray 4-4-2 oynuyor. Ortada iki tane santrfor -Umut ve Burak- var.Kanat kombinasyonlarını bu taktik içinde orta sahanın ve savunmanın kanatlarında oynayan adamlar ikili ataklarla geliştirirler. Galatasaray'ın sağında Sabri ve Emre Çolak oynuyor. Solda Telles ve Sneijder oynuyor. Galatasaray hangi kanattan daha tehlikeli, daha fazla akın yapar? Hangi kanat daha fazla gol pozisyonu yaratır?Sneijder solu en azından isim olarak parlatıyor.Sabri ile Emre; Telles ile Sneijder'e fark attı! Bırak Türk Milli Takımı'nı, Galatasaray da bile oynatılmayan iki adam sağ kanatta; Brezilya Milli Takımı'nın beki ile Hollanda'nın en iyi oyuncularından biri sol kanatta ama sağdan gelen akınlar sola fark attı!Bu da beraberinde başka bir soruyu getiriyor: İtalyan hocalar, yerli oyuncuları küstürmüşlerdi; şimdi de yabancılar da mı bir sorun var?Melo da bir durgunluk hissediliyor sanki...Melo, Arsenal maçının en iyisiydi. Konya maçında sahada yoktu. Telles döküldü. Ben hayatımda bu kadar kötü bir Telles görmedim. Resmen 'Adamlar soldan gelecekler' diye korkuyorduk ki ben başından beri Telles ve Bruma'nın oynatılması ve kazanılması gerektiğine inanıyordum. Hala da inanıyorum ama onların da fırsat verildiği zaman bunu değerlendirmeleri lazım.İşte Sabri'ye bir fırsat verildi; A2 takımından geldi ve 11'e yerleşti. Telles gibi bir adam kendisine verilen fırsatı böyle mi kullanır!Daha önce Hamzaoğlu'na verdiğiniz öğütler arasında Melo önemli bir yer tutuyordu. 'Melo tercihi belirleyici olacak' demiştiniz. Hamzaoğlu'nun Melo'lu bir takımı tercih ettiğini görüyoruz. Buna karşılık Konya maçında Bruma kenardaydı. Bu seçim sahaya nasıl yansıdı?Bruma, Arsenal maçında çok kötü oynadı. Melo da sahanın en iyisiydi. Bir de gözle gördüğün var. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile kıran kırana bir puan mücadelesi veriyor. Son yıllarda olmayan bir mücadele bu...O zaman Hamzaoğlu'nun doğru yerde doğru seçimi yaptığını söyleyebilir miyiz?Yapacak bir şey yok. Ben de Hamza Hamzaoğlu'nun yerinde olsaydım; Bruma'yı değil, Melo'yu düşünürdüm. Ama şu Melo'yu gördükten sonra da yeniden düşünürümTelles de dediğiniz gibi son iki maçta döküldü.Galatasaray iyi takım olacaksa iyi bir Bruma ve iyi bir Telles'e ihtiyacı var.O zaman ilk söylediğinize dönersek; Hamzaoğlu'nun yabancıları da sarıp sarmalaması gerekiyor.Evet. Yabancıları kazanırsa maddi manevi kazancın olur. Bir de bunları iyi paraya satarsın. Emre Çolak harikalar yaratıyor da kime satacaksın Emre Çolak'ı!.. Avrupa'da Emre'ye talip olacak takım var mı?Bruma'nın, Telles'in şimdiden talipleri var. Galatasaray gibi boğazına kadar borca batmış bir kulübün transfer pazarını düşünmesi lazım. Bir yandan bu var bir yandan da hata affetmeyen, kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var. Avrupa'dan elendikten sonra Galatasaray'ın başka mücadele edeceği bir alan yok.Hamza hocanın kazandığı isimlerin başında Emre Çolak geliyor. Siz Emre'de bir gelişme görüyor musunuz?Emre, İtalyanların zamanında fırsat verildiğinde de takımın en yararlı adamlarından biri oluyordu ama İtalyanlar, yüz vermediler nedense!.. 'Fatih Terim'in adamı' diye herhalde yüz vermediler! Emre görev adamı; Emre büyük bir futbolcu değil.Golü güzeldi.Ramsey'in golü gibi… Ayağına oturursa olur.Selçuk da doğru yerde ve doğru zamanda topu çıkardı.Öyle topların biz hem de Emre tarafından tribünlere atıldığını çok gördük. Bazen sen de iyi oynarsın, şansın da yerinde olur ve top da ayağına oturur. Bana sorarsan; Emre hakkında bu hafta çıkan abartılı övgülerin baş sebebi o gol...Topu ayağına öyle oturtursan herkes senden bahseder. Ramsey'e topu kimin verdiğini hatırlayan var mı? Galatasaraylılar verdi. Topu açmak isterken adamın önüne attılar. Adamın da ayağına oturacağı varmış.Sneijder kaç tane şut attı? Sneijder'in bir tane kaleyi tutan şutu yok. Şöyle bir Avrupa'da, herhangi bir gazeteciye sorun bakalım; hangisi iyi şut atar; Sneijder mi, Ramsey mi? Ramsey'in iki golü var, Sneijder'in yok. Bazen olmayınca olmuyor, bazen de olunca oluyor.Galatasaray'da unutulan isimlerden bir tanesi de Trabzonspor'dan alınan Olcan Adın…Olcan'ın alınması yanlış. Trabzon'dan alınan iyi adam bana sorarsan; Yasin. Yasin geleceği olan bir adam... Aklını başına devşirirse, kendini bu işe ciddi ciddi verirse ve hoca da ona inanırsa Galatasaray, Yasin'den çok şey kazanır.Olcan'dan fazla bir beklentiniz yok anladığım kadarıyla...Bir an evvel satılmasında fayda var. Olcan küçük takımın büyük futbolcusu... Trabzon da o yüzden vazgeçti zaten...Takım düzelmeye başladı ama Galatasaray'daki mali kriz derinleşmeye devam ediyor.Bir de 40 milyon lira ceza geldi. Vuran vuruyor!Özellikle basketbol şubesi büyük darbe yedi bu mali kriz nedeniyle... Oyuncular teker teker gidiyorlar.Galatasaray basketbol şubesi bitik. Bu hafta maça çıkacak 5 kişi bulunur mu; bilemiyorum! Şiddetle ve çok hızlı bir şekilde sponsora ihtiyacı var Galatasaray'ın... Çünkü Liv Hospital 5 milyonluk sponsorluğunu 1 milyona indirmiş. Kulüpte 5 kuruş para yok.Ergin Ataman'ın 'Ünal Aysal basketbola sponsor olsun' diye bir teklifi var. Bence en mantıklı ve en akılcı teklif... Ünal Aysal basketbola sponsor olur ve iyi bir Galatasaray Basketbol Takımı ortaya çıkarsa kulüpte ve camiada kaybettiği itibarını da bir ölçüde kurtarır.Sabah
Reklam