onedio
Kartal: "Sezon Sonunda Şampiyon Olacağız"
Fenerbahçe Teknik Direktörü Kartal, Spor Toto Süper Lig'i şampiyon olarak tamamlamak istediklerini söyledi.Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, devre arası hazırlıklarını Antalya'nın Belek beldesinde sürdüren sarı-lacivertli ekibin kamp yaptığı otelin sahasında düzenlediği basın toplantısında, şampiyonluğun en büyük adayı olduklarını belirtti.TFF Süper Kupa'yı kazanıp, ligin ilk bölümünü lider bitirerek, ilk iki hedeflerini gerçekleştirdiklerini dile getiren Kartal, 'Kısa vadeli hedefimiz olan TFF Süper Kupa'yı kazandık. Orta vadede 6. ve 8. haftada teknik ve fizik olarak yükselişe geçerek, ilk yarıyı lider bitirmeyi planladık. Uzun vadeli planımız ise şampiyon olmak. Kısa ve orta vade hedeflerine ulaştık. Şu andan itibaren uzun vadeli hedefimize ulaşabilmek için güzel bir ortamda çalışıyoruz. Sezon sonunda inşallah şampiyon olacağız' diye konuştu.Takıma sezon başında FIFA Dünya Kupası'nda oynayan futbolcuların geç katıldığını hatırlatan İsmail Kartal, 'Kolay değil. Zamana ihtiyacımız vardı. Çok çalıştık bu zaman içinde. Çok uğraştık. Altını çizerek söylüyorum, son hedefe gidebilmek için çok iyi ortamımız var. Gerçekleştirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz' değerlendirmesinde bulundu.Ligin kalan bölümünde işlerinin daha zor olduğuna vurgu yapan sarı-lacivertli teknik adam, 'Ligde 8 içeride, 10 dışarıda maçımız var. İçeride derbileri, dışarıda da daha fazla maç kazanarak şampiyon olabiliriz. Bunun bilincindeyiz. İlk yarıdan daha fazla puan alarak şampiyonluk hedefine emin olarak ilerlemek istiyoruz. Şampiyonluk yolunda küçük de olsa avantajımız var. Deplasmanda daha fazla maç kazanmalıyız. Şampiyonluk yolu da buradan geçer' ifadelerini kullandı.İsmail Kartal, Eskişehirsporlu futbolcu Erkan Zengin'in transferini istediğini, ayrıca bir hücum oyuncusu da alabileceklerini belirtti.Erkan Zengin konusundaki son gelişmeleri bilmediğini aktaran Kartal, sözlerine şöyle devam etti:'Gelişmelerden herhangi bir bilgim yok. Erkan Zengin konusunda gelişmeleri başkanımız ve yöneticilerimiz biliyor. Hücuma bir oyuncu alabiliriz. Takip ediyoruz, araştırıyoruz. Bununla ilgili çalışmaları başkanımız yapıyor. Hücum anlamında kanat olur ya da merkez santrfor olabilir. Bakıyoruz. Ama kesin bir şey yok. Başkan ve yöneticiler karar verecek. Devre arası transfer kolay değildir. İstediğimiz şartlar oluşursa alabiliriz. Erkan'ın dışında 'yüzde 100 alabiliriz' dediğimiz bir hamlemiz yok.'Bursasporlu Ozan Tufan'ın transferi konusunda ise tecrübeli teknik adam, yeşil-beyazlı kulübün istediği yüksek bonservis rakamından dolayı bu transferin gerçekleşme ihmalinin zor olduğunu kaydetti.Diego ve Emenike hakkındaSezonun ilk bölümünde fazla forma şansı bulamayan Diego'nun çok iyi çalıştığını anlatan Kartal, 'Diego, 24 kişilik kadromuzun oyuncusu. Daha öncede söyledim, Spor Toto Süper Lig sert bir lig. O da buraya adapte oluyor. Oynamaya başlarken sakatlık yaşadı. Ara verdi. Ama Diego çalıştığı sürece, ki iyi çalışıyor, her an oynayabilir' şeklinde konuştu.Emenike'nin oynamadığı zaman mutsuz olmasının doğal olduğunu vurgulayan sarı-lacivertli teknik adam, şunları kaydetti:'Emenike, gol atamadığı için ve dışarıda kaldığı için zaman zaman tepki gösterebilir. Bu ilk ve son olmayacak. Dünyanın her takımında olabilir. Biz teknik direktörler oyuncuları kazanmak için görevliyiz. Basının yazdığı gibi olsaydı, 3 oyuncumuzu kazanamazdık. Bizim 3 transferimiz var. Caner, Emenike ve Bruno Alves. Bir oyuncuyu kaybetmek çok kolay, önemli olan o oyuncuyu takıma monte etmektir. Emenike çok temiz bir çocuk. Hiçbir sorunumuz yok. Ben şeffaf ve açık bir insanım. Kimseyle sıkıntım olmaz. Biz bir aileyiz. Bir sorun varsa da kendi içimizde hallederiz.'Forvet oyuncularının zaman zaman yerlerini değiştirdiklerini dile getiren Kartal, 'Forvetlerimiz hem oyun içinde hem de ilk 11'de değişerek oynuyor. Son iki maçta Sow ilerdeyken takım iyi oynadı. İstanbul Başakşehir maçında beklentimizin üzerinde oynadık. Bu oyunumuzun üstüne ikinci yarıda daha fazla koymak istiyoruz. Bunun için gece gündüz çalışıyoruz' diye görüşlerini aktardı.'Yabancı sınırı derin bir konu'İsmail Kartal, gelecek sezon uygulanacak yeni yabancı oyuncu kuralıyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.Konuyla ilgili yöneltilen soru üzerine Kartal, 'Yabancı sınırlaması çok önemli ve derin bir konu. Şu an burada cevap vermek istemiyorum. Başkanımız ve kulübümüz araştırınca, hep beraber bir araya gelince, kulüp olarak açıklama yapacağız' demekle yetindi.'Verilenden fazla verilmeyen penaltımız var'Teknik direktör Kartal, bu sezon kazandıkları penaltılardan fazla kendi lehlerine verilmeyen penaltılar olduğunu savundu.Kartal, üçüncü bölgede topla en fazla oynayan takım oldukları için daha çok penaltı kazandıklarını anlatarak, 'Üçüncü bölgede fazla oynadığımız için tabii ki fazla penaltı alacağız. O bölgede en üretken takım biziz. Asıl verilmeyen penaltılarımız konuşulmalı. Attığımızdan fazlası verilmedi' diyerek düşüncelerini dile getirdi.Futbolu, bilime dayalı olmayan ancak bilimsel verilerle desteklenen bir spor olarak tanımlayan Kartal, istatistiklere önem verdiğini ve Türkiye'nin en fazla koşan takımı olduklarını kaydetti.'Kolay kolay kimse uzun süre kalamaz'Takımın başında 10 yıl kalması durumunda neler yapabileceğinin sorulması üzerine İsmail Kartal, şu cevabı verdi:'Kolay kolay kimse uzun süre kalamaz. Ben Fenerbahçeliyim. Uzun yıllar hizmet etmek isterim. Uzun yıllar burada kalıp bir sistemi oturtmak kolay değil. Fenerbahçe'ye altyapıdan oyuncular kazandırmak, aşağıdan oyuncu gelmiyor imajını silmek isterim. Bunlar uzun vadeli yatırımlar. Sabır isteyen işlerdir. Türkiye'de zor biraz.''Karamsarlığa kapılmadım ama üzüldüm'Ligin ilk bölümünde hiçbir zaman karamsarlığa kapılmadığını ifade eden İsmail Kartal, ancak üzüldüğü dönemler olduğunu aktardı.Özellikle kendi sahalarında oynadığı maçlardan sonra üzüldüğü zamanlar olduğunu anlatan Kartal, sözlerini şöyle tamamladı:'Karamsarlığa kapılmadım ama zaman zaman üzüldüğüm dönemler oldu. Çok karakterli oyuncularım var. Onları çok seviyorum. Kendime ve ekibime çok güveniyorum. Yükselişimizi herkes gördü. Oyuncularımla lider olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bir numaralı şampiyonluk adayı olduğumuzu kanıtladık. Hiçbir zaman bırakmayı düşünmedim. Ben Fenerbahçeliyim. Dışarıdan gelmedim. Yüzümün akıyla görevimi yapmak ve başkanımıza verdiğim sözü tutmak için çalışıyorum.'AA, Erkan Tiryaki
GFB Olay Çıkardı, Derbi Ertelendi
Aziz Yıldırım'a muhalif olmalarıyla bilinen Genç Fenerbahçeliler Grubu üyesi 50-60 kişilik taraftar grubu, İstanbul Genç Erkekler Basketbol Ligi'ndeki Fenerbahçe-Galatasaray maçı öncesi olay çıkardı. Sarı kırmızılı oyuncuların üstüne patlayıcı madde yağdıran fanatikler, salonda yeterli güvenlik olmadığı için önlenemedi ve bunun sonucunda maç iptal edildi.İstanbul Genç Erkekler Basketbol Ligi'nde bugün saat 16.00'da oynanması gereken Fenerbahçe-Galatasaray maçı, olaylar nedeniyle başlayamadan tatil edildi.Kadıköy'deki Caferağa Spor Salonu'ndaki karşılaşma öncesi, Aziz Yıldırım karşıtlıklarıyla bilinen Genç Fenerbahçeliler Grubu üyesi 50-60 kişilik bir grup, salona geldi. Ellerinde çok sayıda torpil, meşale gibi patlayıcı ve madeni madde lerbulunan taraftarlar, o sırada ısınma antrenmanı yapan Galatasaraylı basketbolcuların üstüne patlayıcı madde yağdırdı. Bunun üzerine iki takımın oyuncuları ve hakemler korkuyla soyunma odasına kaçtı. Salon yetkilileri hemen karakolu arayarak durumu bildirdi ve polis gönderilmesini istedi. Ancak polisler gelene dek salondaki fanatikler eylemlerini sürdürünce hakemler karşılaşmanın oynanmaması kararını aldı.Daha sonra salona gelen polis, üzerlerinde bıçak bulunan iki taraftarı gözaltına aldı. Olayların görüntüleri Emniyet Müdürlüğü'ne iletildi. Emniyet yetkilileri olayları çıkartanları tespit ettikten sonra 'spor sahalarından men' cezası verecek.'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ'Fenerbahçe Kulübü olaylarla ilgili resmi siteden bir açıklama yayımladı. Açıklama, şöyle:'Fenerbahçe Ülker Genç Takımı ile Galatasaray Genç Takımı arasında bugün (11.01.2015) saat 16.00'da başlaması gereken Genç Erkekler Basketbol Ligi Final Grubu maçı GFB grubunun takımlar ısınırken sahaya meşale ve ses bombası gibi birtakım yabancı madde atmaları yüzünden hakemler tarafından başlatılmamıştır.Bu tip şiddet eylemleri sadece Fenerbahçe'ye değil, aynı zamanda Türk sporuna da zarar vermektedir.Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu kişiler hakkında kulübümüzce savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır.Hem emniyet birimleri hem de yargıdan bu kişiler hakkında gerekli yaptırımların uygulanmasını acilen beklemekteyiz. Bu olayın takipçisi olacağımızı da kamuoyunun bilgisine sunarız.'Fotomaç
Abdürrahim Albayrak: 'O Pozisyondan Sonra 4 Saat Ameliyatta Kaldım'
Hareketlerinin bazı insanlar tarafından yapmacık zannedildiğini ama rol kesmediğini ifade eden G.Saray Başkan Yardımcısı “Chedjou, Mersin İY maçı 2-1 sürerken, basit bir hatayla topu kaptırdı. Allah’tan Hakan golü önledi. Golü yesek orada ölebilirdim” dedi.Abdürrahim Albayrak, Mersin İY maçında yaşadıklarını anlattı. İşte o açıklamalar...3. GOL GELSE ÖLEBİLİRDİM“ÇENEMİ DAĞITTIM. 4 SAAT AMELİYATTA KALDIM. DAMAKLARIMDAN ET ALIP, ÇENE YAPILDI.”Bazı insanlar benim hareketlerimi yapmacık zannediyor. Ama değil. Chedjou, Mersin İY maçı 2-1 devam ederken, çok basit bir hatayla topu kaptırdı. Allah’tan Hakan iki kez zamanında hamleyle golü yememizi önledi. 3. gol gelse ölebilirdim. O an çenemi dağıttım. 4 saat ameliyatta kaldım. Damaklarımdan et alıp çene yaptılar.“CHEDJOU DERBİDE DE BENİ YAKIYORDU!”Maçlarda kendimi tutamıyorum. O pozisyonda dişlerim dağılırken, sesi duyduğumda beynim dağıldı zannettim. Belki yapmamam lazım. Hayatıma mal oluyordu. Allah’a çok şükür o gün dişlerimin hepsi de döküldü ama gam yemedim. Çünkü, Mersin İY maçında galip geldik.Chedjou, Beşiktaş derbisinde de riskli hareketler yaptı. Aynı duyguları yaşadım. Devre arası soyunma odasına indim. İdmanlarda da hep ona takılırım. “Eğer bir daha böyle hata yaparsan öbür dişlerim de dağılır, bunun sorumlusu ikinci kez sen olursun” dedim. Güldü, “Merak etme” dedi. Nitekim, ikinci yarı neyse ki riskli hareket yapmadı. Beşiktaş’ı yendik.“ BENİM REKLAMA İHTİYACIM YOK Kİ”Şu anda benim reklama ihtiyacım yok ki. Yıllar önce bunu söyleseler insanlar inanırdı. Benim yaptığım bazı şeyler, ben biliyorum ki bana zarar veriyor. Hatasız kul olmaz. Tabii ki benim de her insan gibi hatalarım vardır.Eleştiriler olacak. Bu çok doğal. Seviyeli şekilde eleştirenlere asla gücenmem. Ama bazı şeyler, bazı sözler beni üzüyor. Artık gazeteleri de okumuyorum, televizyonları da izlemiyorum. Onlardan da beni mahrum ettiler. Seviyeli eleştirenlere sevgim, saygım sonsuz. Benim ve Galatasaray’ın daha iyi olması için eleştiriyor olabilirler.Albayrak, “Futbolcuların gözünden her şeyi anlarım” dediBaşakşehir’e yenileceğimizi ve Beşiktaş’ı yeneceğimizi gördüm!“Florya’ya seçildikten sonra gittiğimde Başakşehir maçı orada zaten kaybedilmişti. Görüntü netti. Derbiden önce ise kenetlenmiştik. Çok rahattım.”Göreve geldikten sonra Başakşehir maçına eski yönetime saygısızlık etmemek için gitmek istemediğini açıklayan Albayrak, “Duygun Başkan çok ısrar etti ve ‘Florya’ya gidiyorsun. Ben Ünal Aysal ile konuştum’ dedi. Ben de öylece Florya’ya gittim. Orada, Başakşehir maçının kaybedileceğinin farkına vardım. Cenk Ergün’e dedim ki ‘Bu maçı kazanamayız’ Florya’da maç kaybedilmişti. Ben futbolcuların gözünden, hareketlerinden bunu görüyorumdum” diye konuştu.“DERBİDE İÇİM ÇOK RAHATTI”Beşiktaş derbisini kazanacaklarını da yine Florya’da anladığını belirten Albayrak, şunları söyledi: “Malzemeci de dahil hep birlikte tüm takım yemeğe gittik. Futbolcular memnun. Başkan’da idmana geldi, bundan da enerji aldı takım. Beşiktaş derbisini kazanacağımız orada belliydi. İçim rahat derbiyi izledim. O görüntü, ortam bunun aynasıydı.”Albayrak, genç hocanın uzun yıllar görev yapması gerektiğini söylediHAMZA HOCA GELENE KADAR YILDIZLAR AYRILMAK İSTİYORDU“Mayıs’ta seçim var. Ben giderim, kalırım, olurum, olmam. Ancak, Hamza Hamzaoğlu ile devam edilmeli. Çünkü, o bizim Alex Ferguson’umuz olmalı. O gelene kadar bir çok oyuncu ayrılmayı planlıyordu.”Hamza Hamzaoğlu’nun da kendisi gibi tırnaklarıyla kazıya kazıya bulunduğu noktaya geldiğini belirten Albayrak, “Geçen gün eşiyle birlikte ofisime geldi, konuştuk, dertleştik. O geçmişini anlattı, ben de. Birbirimize sarılıp, ikimiz de ağladık. İkimizin de kaderi, çileleri aynı. İkimiz de çok uzun, ince yollardan geçmişiz. Buralara kadar gelmişiz. O göreve gelene kadar birçok yıldız Galatasaray’dan ayrılmak istiyordu. Kulüplerle görüşmeler yapanlar vardı” dedi.“ÖRF VE ADETLERİMİZİ BİLİYOR”Mayıs'ta seçim olduğunu hatırlatan Albayrak, “Ben giderim, olurum, olmam. Ama Hamza Hoca’nın Galatasaray’da uzun yıllar kalması lazım. O, bizim Alex Ferguson’umuz olmalı. Doğrusu bu. Galatasaray’ın içinde yetişen, G.Saray örf ve adetlerini almış o terbiyeden gelen insanlara bu kulübün ihtiyacı var” diye konuştu.Milyon Euro’lar verip getirdiğimiz yabancıyı gönderirken anamız ağlıyorYeni yabancı kuralı, Türk futbolunun gelişmesine katkıda bulunacak. Bu yerli oyuncuların fiyatlarını da aşağı çekecektir. Bana göre doğru bir karar alındı. Bana göre futbolculara verilen hak geri alınmaz. Aksi takdirde performans kaybına sebebiyet verirsin. Ayrıca yabancı teknik adamlar yerine yerlilere şans verilmeli. Milyon eurolar verip yaabancı getiriyoruz, gönderirken anamız ağlıyor!Florya’da bıraktığım aile ortamı yoktuFLORYA’ya tekrar döndüğümde orada bıraktığımız aile ruhunu bulamadım. Birkaç arkadaşımız yemek yerken kimseyi görmemek için tabağın içine girmişti. Selçuk’un doğum günü olduğu için Florya’da pasta kestik. Ama o olaya dahi herkesin katılmadığını gördüm. Başakşehir yenilgisine çok üzüldüm. O gece o maça gitmesem ve o ortamı görmesem bugün belki bu noktada olmayabilirdik. Duygun Başkan iyi ki ısrarla beni maça göndermiş.G.Saray’a hizmet benim için ibadetBen Galatasaray’a hizmet etmenin bir ibadet olduğunu düşünüyorum ve bunu kalpten yapıyorum. Ben her gittiğim yerde G.Saray’ı herkese sevdiriyorum. Ben asla bu kulübe düşman kazandırmam. Ben ne yapıyorsam Galatasaray menfaatleri için yapıyorum. Benim asıl görevim budur. Ben son nefesime kadar G.Saray için çalışacağım. Zaman zaman hatalarım oluyor. Ama ben onda da camianın sabırlı, hoşgörülü olmasını istiyorum. G.Saray camiası bize sahip çıkmalı.Prandelli’ye sahip çıktımBAŞAKŞEHİR maçı sonrasında aslında kafamda Prandelli ile ilgili her şeyi bitirmiştim. Ancak Duygun Başkan haklı olarak “Mali durumu biliyorsun, Prandelli ile gitmeye çalışalım. İkinci bir ödeme yapamayız” dedi. Mecburen Prandelli’ye sahip çıktım. Benim kafamda kaç senedir Hamza Hamzaoğlu vardı. Onun milli takıma geçmesi üzerine Ali Dürüst’e “Fatih hoca çok iyi seçim yapmış ama üzüldüm” dedim.Liseli, lisesiz ayrımına inanmıyorumBiz Galatasaray çatısı altında ayrım yapmadan bir olmalıyız. Şimdi liseliler ile liseli olmayanlar ayrımı çıkartmaya çalışıyorlar. Ben okulluları çok seviyorum. Hepimiz birlik olursak, üstesinden geleceğimiz hiçbir şey yoktur.Saldırmak için hazır bekliyorlardıBeşiktaş maçını kaybedebilirdik. Fark 6 puan olsaydı moraller çok bozulacaktı. Ben biliyorum ki, birçok insan hazır bekliyordu saldırmak için. Eğer kaybetseydik, yönetime bize saldırıp eleştireceklerdi. Ama ben futbolcu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Kimseye konuşma fırsatı vermediler.Bazıları kaçarken bazıları kelle koyduMayıs’taki kongreyi konuşmak için şu an erken. İnşallah Dursun Özbek bu göreve soyunur. Mutlu olurum. Dursun Ağabey’e de yakışır. Seçimden önce benim ya da kimin geleceği değil, Galatasaray’ın geleceği önemlidir. Ara dönemde göreve talip olan, Duygun Yarsuvat ve Alp Yalman’ın listesine girenlerin isimleri altın harflerle yazılmalı. Bazıları kaçtı, bazıları kellesini taşın altına koydu.“Hamza hocayı oğullarımdan bile sakladım”Albayrak, hoca konusunda kimseye sır vermediğini belirtip, “İki oğlum da teknik direktör olarak kimin geleceğini sordu, onlara bile isim vermedim. Ne Karaman da ne de başka bir hoca. Biz Hamza hocadan başka kimse ile görüşmedik” dedi.“Kavga ile bir yere varamayız”Abdürrahim Albayrak, Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki çekişmenin bu sene bitmeyeceğini, yarını da olduğunu söyledi. “Kavga ile bir yere varamayız. Deplasman yasağına karşıyım” dedi.eurosport
Erzurum Tarihinin En Tanınmış İnsanları
1945 yılında Erzurum - Tortum'da dünyaya geldi. 1955 yılındabir havuz kazasında görme yetisini yitirdi. 1958 yılında lise öğrencisiykenkörler okuluna gitti. 1963'te üniversite seçme sınavlarını üçüncülüklekazanarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.[1]12 Mart darbesiyle üniversiteden uzaklaştırıldı.Daha sonra Hukuk Fakültesini bitiren Yağmurdereli, 1972'de Samsun'da avukatlığa başladı. 1986 yılında bir yarışmada 'Pek Firaklı Bir Dağ Masalı' adlı öyküsüyle ilk ödülünü kazandıİnsan hakları mücadelesinin en önde gelen isimlerindenYağmurdereli'nin 13 buçuk yıllık cezaevi günlerinde yazdığı 'Akrep'oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahneledi.Akrep, Yağmurdereli'ye iki de ödül getirdi: 1998'de SanatKurumu'ndan 'bütün zamanların en iyi yazılmış oyunlarından', 1999'daİsmet Kuntay En İyi Oyun Yazarı ödülleri.1985'de Nelson Mandela'nın aldığı, Fransa'nın Bordeauxkentindeki İnsan Hakları Enstitüsü ile Avrupalı Avukatlar Derneği'nin verdiğiLudovic Trarieux ödülü 2000'de Yağmurdereli'nin oldu.Pek çok ödül sahibi Yağmurdereli, 8 Temmuz 2001 GörmeEngelliler Satranç Turnuvası'nda da beşinci oldu.
Fenerbahçe Rusya'da Fark Attı
Fenerbahçe Ülker, BC Nizhny Novgorod'u deplasmanda 78-60 yendi.Fenerbahçe Ülker, EuroLeague Top 16 F Grubu ikinci maçında deplasmanda Rus temsilcisi BC Nizhny Novgorod'u 78-60 mağlup etti.Çekişmeli başlayan ilk çeyrek 20-19 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sona erdi. Karşılıklı basketlerle geçilen ikinci çeyrek de 38-36 sarı lacivertlilerin üstünlüğü ile sonuçlandı.Üçüncü çeyrekte farkı açan Fenerbahçe Ülker, son çeyreğe 60-51 önde girdi. Son çeyrekte rakibine yakalanmayan sarı lacivertliler zorlu deplasmandan 78-60 galip ayrıldı.Gruplarda ilk galibiyetini alan Fenerbahçe Ülker, üçüncü maçında İstanbul'da Olympiakos'u konuk edecek.Maçkolik
Reklam
Erkan Zengin: "Fenerbahçe'yi İstiyorum"
Transferi bilmeceye dönen Erkan Zengin, İsveç basınına konuştu.Eskişehirspor’dan ayrılık kararı alan Erkan Zengin, Fenerbahçe’ye mi yoksa Trabzonspor’a mı transfer olacak? Ara transfer döneminin 1 numaralı gündem maddesi olan Erkan Zengin için Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan, Trabzonspor ile el sıkıştıklarını söyledi. Bu gelişmenin ardından Erkan’ın Trabzonspor’a gitmesi bekleniyordu ancak Türk asıllı İsveçli oyuncu ülke basınına gönlünde Fenerbahçe’nin olduğunu söyledi.Aftonbladet’e konuşan Erkan Zengin şunları söyledi:“12 Ocak’a kadar herhangi bir kulüple görüşebilmek için Eskişehirspor’dan yazılı belge aldım. 800 bin Euro alağımdan vazgeçtim, kulübüm de 500 bin Euro bonservis istiyordu. Yani onlara 1.3 milyon Euro kazandıracaktım. Daha sonra Fenerbahçe ile masaya oturup anlaştım. Hatta Eskişehir’deki evimi satıp takım arkadaşlarımla bile vedalaştım.”“Sonra bir telefon aldım ve 800 bin Euro’luk borcumun ödendiğini ve Eskişehirspor’un oyuncusu olduğumu söylediler. Kulübümün Fenerbahçe’den gelen teklifi kabul etmesini istiyorum. Diğer takımlara teşekkürler ama ben Fenerbahçe’yi istiyorum.”“Eskişehirspor’a asla dönmeyeceğim. Kulübümün bu tutumu beni hayal kırıklığına uğrattı.”“İnsanlar birbirlerine verdiği sözleri tutmalıdır. Bu davranışları kabul edemiyorum. Beş yıl boyunca Eskişehirspor için her şeyimi verdim. Başkanın bana saygı göstermesi lazım. Ben Fenerbahçe’yi istiyorum.”Eurosport
Galatasaray ve Fenerbahçe İçin Ciani İddiası
Ara transfer sezonunun açılmasıyla, yeni isimler ortaya atılmaya başlandı. Son olarak L'Equipe, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Lazio'nun stoperi Ciani için karşı karşıya geldiğini iddia etti.Türk devleri Galatasaray ve Fenerbahçe, Fransız stoper Mickael Ciani için karşı karşıya geldi.Bu iddia, Fransa’nın sayın gazetelerinden L’Equipe’e ait. Gazete, Lazio ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan 30 yaşındaki futbolcuya birçok talibin çıktığını öne sürdü. İtalya’daki futbol kariyerini bitirmek istediği yazılan Ciani için sadece Galatasaray ile Fenerbahçe’nin değil, Yunan kulübü Olympiakos’un da devrede olduğu belirtiliyor.Bir başka iddiaya göre Ciani, İngiltere Premier Ligi’nde oynamak için teklif bekliyor. Eğer beklediği teklif gelmezse, diğer taliplerle transfer görüşmelerine geçecek. 30 yaşındaki futbolcu bu sezon Serie A’da sadece 7 maçta forma şansı bulabildi. Ciani’nin adı bir dönem Beşiktaş’la da anılıyordu. Lazio, tecrübeli savunmacıyı 2012-2013 sezonunda 1.5 milyon Euro ödeyerek Bordeaux’dan transfer etmişti.Eurosport
Reklam
Emenike Gönderilecek mi? F.Bahçe'den Açıklama!
Fenerbahçe Kulübü, Emenike'nin gönderileceği yönündeki haberleri yalanladı.Sarı lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, 'Emmanuel Emenike, kulübümüzün 2017 yılına dek sözleşmeli oyuncusudur. Fenerbahçe Spor Kulübü yönetiminin, bahse konu oyuncumuzla ilgili herhangi bir transfer çalışması bulunmamaktadır.' denildi.Ligtv
Bir Devir Kapanıyor
1992 yılında Özerk yapıya bürünen Futbol Federasyonu'nun ilk Başkanı olan ve yaptığı hizmetlerle kırılması güç bir rekoru elinde bulunduran Şenes Erzik bu ay itibarıyla UEFA'daki görevini tamamlayarak kelimenin tam manasıyla emekli olacak. Erzik, 'Yaş sorunumu, yoksa Futbol Federasyonumu sizi yeniden aday göstermediğinden mi, emekli oluyorsunuz' şeklinde sorulan soruyu şu şekilde yanıtladı:'UEFA'da belli bir yaş kriterinden sonra devam edip etmeme konusunda alınan karar benim komisyon başkanlığımda yürürlüğe girdi. Ancak şu anda müktesep bir hakkım var. İstersem devam ederim. Ama etmeyeceğim. Bu kadar yeter. İkinci soruya gelince. Son cümle herşeyi ortaya koyuyor.' Erzik, Lennart Johansson'un UEFA Başkanlığı döneminden başlayarak başarı merdivenlerini hızla çıktı. UEFA 1.Asbaşkan olarak tüm kararlarda imzası vardı. Michel Platini'nin en güvendiği birinci isim oldu. 1982 yılında UEFA'da başlayan 34 yıllık bir Şenes ErzikŞenes Erzik 1982-1990 yılları arasında UEFA Gençler Komitesi üyeliğine seçildikten sonra, 1990 yılında Malta'da yapılan seçimlerde UEFA İcra Kurulu üyeliğine seçildi. 1994 yılından bu yana UEFA Başkan Yardımcısı, 2000 yılından itibaren de UEFA 1. Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Halen UEFA Ulusal Futbol Federasyonları Komitesi Başkanı, UEFA Strateji Konseyi Başkan Vekili ve UEFA Hakem Komitesi Başkan Vekili olarak görev yapmaktadır.22 Mart 2011 tarihinde yapılan Genel Kurul'da halen mevcut olan görevine 6. kez seçilerek UEFA tarihinde bir rekor kırdı. Bu görevler sırasında 'Kulüp Müsabakaları Organizasyon Komitesi', 'Kulüp Lisans Sistemi Komitesi', 'Fair Play ve Sosyal Sorumluluk Komitesi' gibi çeşitli komitelerin başkanlığını yapmış ve yapmaya devam etmektedir.Londra'da yapılan UEFA Genel Kurulu'nda, FIFA İcra Kurulu üyeliğine 5. Kez seçildi. 'FIFA Olimpiyat Komitesi' üyeliği ve 'Hakem Komitesi' Başkanlığı (1998-2002) yaptı. Halen, 'FIFA Dünya Kupası Organizasyon Komitesi' Üyeliği, 'Fair Play ...Sosyal Sorumluluk Komitesi' Başkan yardımcılığı ve FIFA 'Stadyum ve Güvenlik Komitesi' Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.1977'den itibaren sırasıyla, Dış İlişkiler Komitesi, Yönetim Kurulu üyeliği, Başkan Vekilliği ile 24 Mart 1989 - Haziran 1997 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı görevini yürüttü. 1989-1992 yılları arasında son atanan, 1992-1997 yılları arasında da ilk seçilen Başkan olarak görev yaptı.Giresun'da doğdu. Liseyi ve Üniversiteyi Robert Kolej'de bitirdi. 1975-1980 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Dış İlişkiler Komisyonunda, 1981-1987 yılları arasında da Yönetim Kurulunda görev aldı. 1988 yılında Asbaşkanlık, 1989-1997 yılları arasında Başkanlık görevlerini ürüten Erzik, 1996 yılında Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu tarafından Onursal Başkan seçildi. UEFA Gençler Komitesi, FIFA Atlanta Olimpiyat Oyunları Futbol Organizasyon Komitesi, Fransa Dünya Futbol Şampiyonası Organizasyon Komitesi üyeliği yaptı. Dünya Gençler Şampiyonası Organizasyon Komitesi Asbaşkanlığı, Güvenlik ve Fair-Play Komitesi Başkanlığını yürüttü. 1998-2000 yılları arasında Avrupa Birliği Komitesi üyeliği de yapan Erzik, UEFA Birinci Başkan Yardımcısı, Kulüpler ve Liglerden Sorumlu Grup Başkanı olarak görev aldı. 2002 Dünya Futbol Şampiyona'sında FIFA Hakem Kurulu Başkanlığını da üstlendi. Şenes Erzik halen Fenerbahçe Genel Kurul üyesi olarak bulunmaktadır.UEFA ve FİFA'da yaptığı hizmetlerle efsane konuma gelen Erzik, Profesyonel yaşamı süresince 'Olimpiyat Meşalesi Ödülü', 1996, 1999 ve 2000 yıllarında Milliyet Gazetesi 'Yılın Spor Adamı Ödülü', ayrıca 2000 yılında yine Milliyet Gazetesi tarafından sadece 3 yıl ödül kazananlara verilen 46. Yıl 'Özel Ödülü', Avrupa Fair Play Ödülü' gibi bir çok ödüle layık görüldü. İstanbul Üniversitesi ve Azerbaycan Devlet Spor Akademisi tarafından verilen Fahri Doktora unvanlarına da sahip.YERİNE SERVET YARDIMCI ADAY GÖSTERİLECEKTürkiye Futbol Federasyonu'nun, Şenes Erzik'in emekliye ayrılmasıyla birlikte yerine halen Birinci Başkanvekilliği görevini yürüten Servet Yardımcı'yı UEFA'ya teklif edeceği öğrenildi.Şampiy10
"Fatih Terim Adam Gibi Adamdır"
Gattuso, Fatih Terim, Ümit Davala, Sneijder ve Salih Uçan hakkında önemli açıklamalarda bulundu.İtalya'nın önde gelen kulüplerinden Milan ve İtalya Milli Takımının efsanevi oyuncularından Gennaro Gattuso, TRT Spor'a samimi açıklamalarda bulundu. Futbolu bırakan Gattuso, son iki yıldır kariyerini teknik direktör olarak sürdürüyor.'BAŞARACAĞIMDAN ŞÜPHE DUYMUYORUM'Milan'da futbolu bırakan Gattuso, bugün teknik direktör olarak çalışmanın çok zor olduğunu ama keyifli yanları da olduğunu söyledi. Gattuso, 'Futbolcu olduğunuz dönemde bir ekipsiniz ve bir takımın üyesi oluyorsunuz yani orada her bir futbolcuya düşen görev ayrı ayrı bütünlüyor. Diğer takım arkadaşlarınızla çalışıp maçlara hazırlanıyorsunuz. Teknik direktör olarak ise siz hazırlamak zorundasınız. Tek başınıza bütün ekibi kontrol etmek onları iyi hazırlamak, yönlendirmek, motive etmek ve kazanmak tabii ki kolay bir görev değil ama başaracağımdan şüphe duymuyorum' dedi.'FATİH TERİM ADAM GİBİ ADAMDIR'Gattuso, Milan forması altında Fatih Terim ile çalıştığı dönemleri de şu şekilde aktardı:'Benim için çok değerli ve başarılı bir teknik adamdır. Deyim yerindeyse adam gibi adamdır deriz. Diyalog ve iletişim gücü bambaşka tarzda idi ve çok azimli, hırslı mutlak başarılı olmak, başarıyı yakalamak için çalışırdı.'Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in tecrübeli ve karizmatik bir kişiliği olduğunu da ifade eden Gennaro Gattuso, 'Kısa süre kaldı ama yinede izlenimleri çok olumlu olmuştur. Ayrıldıktan sonra da zaman zaman gorüşme fırsatımız olmuştur. Farklı ortamlarda karşılaştık ve haberleştik. Milan'da kısa süreli görevde kalması bana göre şansızlık sayılır ama yine de biz oyuncular için güzel izlenim bıraktı diyebilirim. Kendini futbola adamış, futbol için çalışan, tekniği çok iyi olan bir çalıştırıcıdır. Fiorentina'da daha başarılı olmuştu. Çünkü o kulüpte birçok iş ona bakıyor ve bunu da o organize ediyordu ama Milan'da bu farklı. İstediği şekilde 360 derece imkanı bulamadı. Aslında tam bir organizasyon adamı, üst düzey menajer özelliği var ama Milan'da roller ve kurallar farklı. Bu ortamı bulamayınca kalma süresi de kısa olmuştur. Ama bugün geride bıraktığı izler İtalya'da özellikle Firenze'de halen konuşuluyor ve çok sevilmesi de bunun bir göstergesidir' diye konuştu.Fatih Terim döneminde Milan'a transfer olan Ümit Davala hakkında da konuşan Milan'ın efsane oyuncularından Gattuso, Davala'nın da çok yetenekli bir futbolcu olduğuna değinerek, iyi bir takım arkadaşı olduklarını da ifade etti.Ümit Davala ile olan bir anısını da paylaşan Gennaro Gattuso, Ümit Davala'nın Galatasaray'da oynadığı dönemde Milan'a attığı golü unutmadığını da itiraf etti.Öte yandan Gattuso, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'ın Avrupa'da çok iyi tanındığını ve milli takımın da güçlü ve önemli başarılara imza attığını söyledi.Galatasaray ile Milan arasında eski Ali Sami Yen Stadı'nda oynanan maçta İtalyanca açılan pankartı unutmadığını ve ambiyansın çok etkileyici olduğunu da dile getirdi.Galatasaray'da forma giyen Hollandalı yıldız futbolcu Wesley Sneijder'i Juventus'un transfer etmek istiyor olmasının hatırlatılması üzerine Gennaro Gattuso, 'O özellikte bir oyuncuya Juventus'un ihtiyacı var. Çok kaliteli ve değerli bir oyuncu. Ancak Galatasaray bu transfer için 20 Milyon Euro istiyor. Bu rakam o yaştaki bir oyuncu için çok yüksek. Juventus ekonomik olarak güçlü olsa da bu rakamı veremez. Ama bir ortak noktada buluşma olursa Sneijder, Juventus'a gelir oynar' dedi.Sezon başında Roma'ya transfer olan Salih Uçan hakkında da açıklamalarda bulunan Gennaro Gattuso, Salih'in genç ve yetenekli olduğunu söyledi. Gattuso, 'Roma onu aldıysa bir nedeni vardır. Yani yetenek ve kalite olmasaydı Roma onu asla almazdı. Ancak kendini gösterme şansı bulamıyor. Ama ilk fırsatta yeteneğini sahada gösterecektir' yorumunda bulundu.Star
Reklam
Emenike Fenerbahçe'den Ayrılmayı Kafasına Koydu!
Fenerbahçe'nin Nijeryalı santraforu Emmanuel Emenike'nin ayrılma kararı aldığı ve bu kararını Fenerbahçe yönetimine ilettiği iddia edildi.Habertürk'ten Feridun Niğdelioğlu'nun iddiasına göre Fenerbahçe'de mutsuz olan ve menajerini İstanbul'a göndercek olan Emenike'yi mutsuzluğa iten nedenler şu şekilde; Sahada Emre kaptan olabilir ancak ben ona kaptanlık için saygı duyarım. Ne abim ne de hocam. Sadece takım arkadaşım ve kaptanım. Benden hep özür dilememi istediler ama dilemedim, dilemeyeceğim de! Defalarca konuştum, ceza yedim. Bunun için ceza yemek bana ağır geldi. Neden? Çünkü ben direkt santrfor oynamak istiyorum. Bunu söylemek ceza gerektirir mi? Taraftarlarımızı çok seviyorum ama onlar da bana anlayış göstersinler. Fenerbahçe için çok şey yaptım. Sow takım arkadaşım ama o gol kaçırdığında ne tepki alıyor ne eleştiriliyor. Ama ben kaçırınca yerim hemen kulübe oluyor. Sözleşmemde 40 maç oynarsam, maç başı para alacağıma dair madde var. 40 maçın altında olursa almıyorum. 12 bin 500 Euro maç başı param var. Oynamadıkça da mali kayıp yaşıyorum. Bu da hak etmediğim bir durum. Zaten ben bu parayı kazanıyordum. Başkandan rica ediyorum, gelen teklif olumlu. Bu konuda hassasiyet bekliyorum ve dönmek istemiyorum.Eurosport 
Hamzaoğlu: "Çocuklar Bu Paraların Altında Eziliyor"
Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Lig TV'de katıldığı programda önemli açıklamalarda bulundu.'Eskiden beri yabancı hocalar ve yabancı oyuncular toplumumuza sempatik geliyor. Çünkü bilinmiyorlar. Merakla izlenip bekleniyorlar. Daha fazla tolerans sahibi oluyorlar. Yerli hocaların da farklı avantajları var. Alışma süreci olmuyor ve kısa sürede etkilerini gösterme şansları oluyor.''Aslında göreve geldikten sonra çok şey yapmadım. Bugüne kadar çalıştırdığım takımlarda na yaptıysam onu yaptım. Oyunculara daha samimi yaklaştım ve tecrübelerimi aktardım. En önemlisi de oyuncuları dinleyebilmek. Çünkü bizzat bizler de burada yaşıyoruz ve onların düşüncelerini anlayabiliyoruz. Futbolcular sıcaklığı ve samimiyeti anlıyor. Buna yabancılar da dahil.''TAKIMDA DİYALOG EKSİKLİĞİ VARDI''Bunlar yanlış anlaşılmalardan ve diyalog eksikliğinden kaynaklanıyor. Ben takıma geldiğimde diyalog eksikliği vardı. Biz bunları düzelttik. Mancini'ye de Prandelli'ye de teşekkür ediyorum. Ben kondisyon olarak iyi bir takım buldum. İyi oyuncularımız var zaten. Antrenmanda iletişimleri bozuktu oyuncuların. Biz bunu düzelttik.''Ayrı ayrı çok iyi oyuncular olabilir ama futbol takım oyunu. Bütün olarak bunları yapmalıyız. Biz bunu aşıladık oyunculara. onlar da bunu başarıdkça inançları arttı. Hem birbirlerine hem bize inançları arttı.''Taraftarlarımız da bu birliği görünce hemen pozitife döndü. Taraftarın duruşu bu görmek istediği takım bu zaten. Forması ve arması için savaşan oyuncular. Taraftarlar Arsenal maçında 3-0 gerideyken bizi alkışladı. Onların isteği de bu.''İSTİKRARA İNANAN BİRİYİM''Ben futbolda istikrara inanan biriyim. Yönetim, teknik heyet ve futbolcu anlamında istikrarlı olduğunuz sürece başarı kaçınılmazdır. Bugüne kadar çalıştırdığım takımlarda benim 11'im bellidir. Ama geri kalan arkadaşlar da benim için değerlidir. Bu takımın başarısı da oynayanlar kadar oynamayanların başarısından geçer. Onlar antrenmanlarda %100 çalışarak diğer arkadaşlarını ateşliyor.''Emre'nin yeteneklerini önceden biliyordum. Milli takımda da çalılştığımız için... Ama Galatasaray'da çalışmaya başlayınca onun başka özelliklerini de keşfettim. Dikine oynayan. Ara pası olan, şut atabilen bir oyuncu. Bu farkları görünce faydalanmam gerektiğini düşündüm.''Galatasaray takımı önceki dönemlerde geriye ve yana oynamayı benimsemişti. Bunu kırmak için Emre'yi kullandım ve takımı dikine oynatmaya başlattık. Burada Emre'nin payı büyük.''ELİMDE SİHİRLİ DEĞNEK YOK''Selçuk'la Milli Takım'dan tanışıyoruz. Daha önce karşılıklı da oynamışız. Önceki iletişim kopukluğundan dolayı oyuncular mutsuzdu. Mutsuz olan, arkadaşıyla samimi olmayan takım sahada başarılı olamaz. Oyuncular mutlu olunca başarı da gelecektir. Bizimle beraber bu birlik olgusu yerleşince başarı geldi. Elimde sihirli değnek yok samimi şekilde bu işin doğrusu b udur diye anlattık. Allah da yardım etti ve oyuncular arkadaşlarına yardım etti ve bu durum ortaya çıktı.''Burak hep önde oynatılmış ve sürekli takım topu aldığında Burak'ıo arıyordu. Atılan 10 topun 4'ünde Burak ofsayt. Geri kalan dördünde rakip topu alıyor ve size atak dönüyor. Geri kalan iki topu burak alıyor ve atarsa birini atıyor. Ben Burak'ı oyuna daha dahil ettim. İlerde yalnız kalmaktansa oyun içindeki aktifliği arttı ve daha verimli olmaya başladı.'GİDECEK İSİMLERİ AÇIKLADI!'32 kişiyle antrenman yapıyoruz. Ban asorarsanız 20 oyuncu 3 kaleci idealdir. Eğer ihtiyacınız olursa altyapıdan alma şansınız olur ve o çocuklar da umutla çalışır. Ama şimdi 2-3 kulvarda yarışma olursa bu kadro 26'ya çıkabilir. Ama ondan fazlası sıkıntı. Furkan ayrıldı. Bazı arkadaşlar da gidecek konuştuk.''Veysel'le yolları ayıracağız. 6 ay sonra masaya oturduğumuzda oynayamay bir oyuncununn değeri düşecek.En azından bu 4-5 ayı oynayarak geçirsinler. Umut Gündoğan, Gökhan Zan'la konuştuk. Bir de Yekta'ya teklifler varsa değerlendirebilirsin dedik. Yoksa kadroda devam edebilirsin. Yekta iyi bir oyuncu en azından isteyen takımlar faydalansınlar dedim.'PANDEV GÖZÜME BATAN İLK OYUNCUYDU'Sinan'dan memnunum. Çok arzulu ve istekli. Çok da gelişime açık bir oyuncu. Kadroya almadığımız zaman U21 takımında oynamak istediğini söylüyor. Çok yetenekli bir oyuncu. Sinan'ı da eğer iyi bir kulüpte oynama şansı bulabilirse kiralayabiliriz. Birhan Vatansever de iyi olacak.''Pandev geldiğim gün gözüme ilk batan oyuncuydu. Dikkatimi çekenlerden oldu. Futbolu çok iyi biliyor. İyi de bir golcü. Ama fizik olarak istenilen seviyede değil. Bu yüzden faydalanamıyoruz. Bu kapasiteyi artırabilirsek ondan da yararlanabiliriz.''KALABALIK BİR KADROMUZ VAR''Kendi scout ekibimi önemserim. Onlar da çok iyi çalışıyorlar. Dünyanın her tarafından araştırmalar yapıyorlar. Ama onların bizim nasıl oyuncular istediğini bilmeleri lazım. Bazen oyuncu getiriyorlar. Olmaz diyorum neden diyorlar. Benim felsefeme uyması lazım. Çok iyi oyuncu da olsa düşüncemize uyması gerek.''Bu kural bizi şu anda etkilemeyecek. 14 oldu hemen yabancı alalım düşüncemiz yok. Kalabalık bir kadromuz var. Bunu nasıl kullanabiliriz öncelikle konumuz bu. Kural olmasa bile ihtiyacım varsa yerli yabancı isterim. Bu sınır üzerine ben de düşündüm bayağı. Önceleri pek sıcak bakmıyordum bu konuya. 6 hak varsa kulüplerin bu hakkı doldurma isteği kulüpleri borç batağına soktu. Ama şimdi istediğiniz an yabancı oyuncu alabilirsiniz. Çünkü istediğiniz kadar alabiliyorsunuz. Bu yerli ve yabancı transferinde rakamları düşürecektir.''PARALARIN ALTINDA EZİLİYORLAR''Sadece yerli oyuncu diye inanılmaz paralar veriliyor. Ve çocuklar da bu paralar altında eziliyorlar. İyi kontrat yaptım deyip boşluyor ya da oynamayınca hoca beni oynatmıyor diyor.''Fizik ve çabukluk olarak Avrupa'nın gerisindeyiz. Genel olarak konuşurken bu konu böyle ne yazık ki.Bunun nedeni oyuncu seçimlerinde. Biz hep göze hoş gelen çocukları seçiyoruz. Çünkü minikleri izlerken top ayağına yakışanı seçiyoruz. Daha fizikli, sahadaki görevini yapan oyuncuları yakalamak lazım.''SNEIJDER'İN ZAMANLAMASI YANLIŞTI''Sneijder'in tespiti yanlış değildi ama zamanı yanlıştı. Evet doğru bir zaten 3-4 kez topa vurmadan pas vermiyoruz. Ama Sneijder gibi yetenekleri bu yüzden alıyoruz ülkemize. Biz bu eksikleri biliyoruz ve tamamlayacağız. Zamanlaması kötüydü tabii ki. Milli takım hocası olarak susamazdım. Bugün olsa yine susmam. Bu Sneijder'i de kötülemez bana yani. Şu anda da çok iyiyiz. Odamıza geliyor. Hocalarımızla şakalaşıyor.''Bize ne kadar iyi rakam gelirse gelsin oyuncununn istemesi her şeyden önemlidir. Oyuncu bana bu rakamlar gelse de ben burada mutluyum derse kalır. Ama ben gitmek istiyorum böyle bir şans geldi bana misaade edin derse her türlü kolaylığı yaparız.''Amrabat'ı Mayıs'a kadar değerlendireceğiz. Ülkemizi bilen bir oyuncu ve izleyeceğiz. Bakalım neler olacak.''BURAK GOLE GİDERKEN DUA ETTİM''Bruma iyi bir oyuncu. Çok yetenekli. Ama ben Prandelli gibi düşünmüyorum. Bruma zeki bir oyuncu. Topu dikine taşıyabilen ender bir oyuncu. Çok yönde kullanabiliriz. Adam geçebiliyor. Topu kaleye taşıyabiliyor. Ama savunma ve takım oyununa henüz alışamadı. Arkadaşlarıyla oynayama alışırsa daha faydalı olacaktır. Ben kendisinden çok umutluyum.''Burak gole giderken içimden dua ettim. Burak giderken bir ara hızlandı. Orada bir golcünün gol atmaya olan iştahını hissettim. Orada Burak rezerv depolarını açtı. O süratle giderken topu ayağından hiç açmadı ve rakiplerinden uzaklaştı. Çok da güzel vurdu. Tolga da güzel kapatmıştı.''BURAK BİZDEN ÖNCE 0.6'YLA OYNARKEN''Burak'ın fizik gücü iyi. Yeter ki koşmaya istekli olsun. Burak gol attıkça ben daha çok seviniyorum. Aslında Burak arkada oynamayı pek istemiyordu. Akhisar maçında oynadığı yeri yadırgadı ev maç öncesi bana gelip hocam ben oynamasam dedi. Ben onu ikna ettim.''Benim dediklerimi yaparsan zaman içinde bu senin için daha iyi olacak dedim. Geçen hafta analizlerini çıkardık. Bizden önce Burak bir maçta 22 kez topla buluşuyordu. Şu anda 48 kez buluşuyor. Bizden önce 0,6'yla oynarken şu anda 1.2 gol atıyor. Şimdi ofsayta da daha az düşüyor. Geride oynamanın avantajını öne koyduğumuzda da anlayacak Burak. Burak'ı çok yönlü kullanacağız.''Chedjou'nun Afrika Kupası'nda uzun kalması dezavantaj olur. Önemli bir oyuncu. Uğur Demirok listemizde var ama henüz bir temas olmadı.Bir stoper arayışına girdik. Bunlar içinde Uğur da var. Bilal listemizde yok.''İÇİMDE FIRTINALAR KOPUYOR AMA...''Zaman zaman sinirlendiğim oluyor. İçimde fırtınalar kopuyor ama sakin kalıyorum. Evde de sakinimdir. Ama zaman zaman bu sakinlik bozuluyor. Çok derinden hissetmiş ve dışa vurmam gereken bir durum olursa bunu dışarı vuruyorum. Oyuncumu birebir eleştiririm. Ama daha ziyade genel konuşurum. Zaten oyuncular neyi üzerine alacaklarını iyi bilir. Benuğura çok fazla inanmam. Takımımızın sponsor firmasını onore etmek için bu şekilde giyinm eyi uygun görüyorum. Uğur takıntım yok.''Eşim aslında eski atlet. Lisede sınıf arkadaşıydık. Mücadeleci bir insan. Hayatla savaşabilen. Zorluklara göğüs gerebilen ve bana inanılmaz destek olan bir insan. Burada ona çok teşekkür ediyorum. Beden Eğitimi öğretmeniydi ve arkadaşları Kadın Futbolu'nun gelişmesi açısından ona böyle bir kurstan haber vermişti. Kendisi istekli değildi ama ben teşvik ettim. Federasyonun bir projesinde yer aldı. Şu anda yapmıyor. Eleştirilerine değer veririm. Fikirlerini alırım. Çocuklarım da aynı şekilde. Sağolsun beni hiç yalnız bırakmadı.''Akhisar'a biz gittiğimizde Bank Asya'dan düşmek üzereydi. Aslında risk alarak gittik. Oradaki Beldiye Başkanı ve Kuılüp Başkanı'nı bu mücadeleye değer gördük ve bir yola çıktık. Ligde kaldık ve sonraki iki sene bir kadro kurup Bank Asya'da bir sistem oturtup şampiyon olduk. Güzel de bir takım olduk. Bir aile olduk. Ben oyuncularımı transfer ederken onlara büyük paralar almayacaklarını söyledim ama mutlu olacaklarını da söyledim. Hepsinden Allah razı olsun çok da iyi oynadılar. Güzel bir aile olduk orada ve mutlu bir şekilde çalıştık ve başarılı olduk.''G.SARAY'DAN TEKLİF ALDIĞIMDA...''Teklifi aldığımda çok zor bir durumdaydım. Kendi adıma babam vefat etmişti. Galatasaray'ın da durumu kötüydü. Karmaşık durumdayken Abdurrahim Albayrak aradı ve düşünür müsün dedi. Ben ne demek kulübüm böyle bir durumda ve bize görev verilmiş. Ama defin işlemleri falan bana biraz zaman verin dedim. Onlar da çok üzüldü ve yardımcı oldular.''Fatih Hoca'nın bir yönlendirmesi olmadı. Abdurrahim Albayrak hocayı arayıp izin almışlar. Sonrasında beni arayıp istediler. Teklif direk olarak bana yapıldı ve hocadan izin almadan gelemeyeceğimi söyledim. Onlar da anlayış gösterdiler. Sonrasında imzayı attık.''KÜÇÜKKEN MAHALLEDE MAÇLARI BEN AYARLARDIM ''Eşime iyi bir oyuncu olamadım ama iyi bir hoca oalcağım. Galatasaray'dna takım kaptanı olarak ayrıldım. Sonrasında İstanbulspor macerası yine kötü gitmedi. Sonra Siirt'e gittim. O zaman hiçbir futbolcunun duramayacağı o şehirde ben 2 yıl kaldım. Çok da severek oynadım. Siirt'le iki sezon Süper Lig'de oynadım. Sonra Yozgat'a gittim. Orada para almadan oynadım neredeyse. Sonra Konya'ya gittim.''Küçükken mahallede maçları ben ayarlardım. 10-11 yaşındayken Büyüğkler beni alır maçlara götürürdü. Yaşım büyüdükçe küçük yaşlardaki oyuncuları toplayıp takım yapar rakip bulur onlara antrenörlük yapardım. Böyle böyle antrenörlüğümüz başladı.''Hayal ettiğim yerde Galatasaray'dayım. Bundan sonra ne olur bilmiyorum. Milli Takım düşüncem şu anda yok. Fatih Terim hayatımın dönüm noktalarında olmuştur hep. İyi ki de varlar. Kızımın adınıo kendisi koymuştur. Okula Fulya abla yazdırdı. Onlar benim için çok değerli. Florya'da 6 saat kalıyorum. Ama aklımız hep işimizde. Florya'da olsak da olmasak da.''Ben karakter olarak sözleşmenin süresine göre hareket etmem. Tüm kulüplerde aynı şekilde çalıştım. Sanki oradan hiç ayrılmayacakmışım gibi hareket ettim. Ama her an ayrılacak gibi hareket ettim. Galatasaray'la anlaşırken onlar bana süre sordu. Ben de siz ne kadar buradasınız dedim. Onlar Mayıs'a kadar buradayız deyince ben de Mayıs'a kadar burada olurum dedim. Sonrasında yeni gelecek olan yönetimi sıkıntıya düşürmeye gerek yok.''DÜŞÜNDÜĞÜMÜN ALTINDAYIZ''Futbol olarak düşündüğümün altındayız daha. Beşiktaş 10 kişiyle bizi sıkıntıya soktu. Çok daha güvenli pas yaparak rakip kaleye gidebilmemiz lazımdı. Biraz daha yavaş oynuyoruz. Daha çabuk oynanmasını istiyorum. Top aynı yerde kalsın istemiyorum.Top sürekli hareket halinde olsun. Yan ve geri pas sevmiyorum. Sürekli öne araya savunma arkasında oynamalıyız.''Hamit ortada oynayabilir. Sneijder'i de ortada oynatırsam daha faydalı olur bunu biliyorum. Benim için oyuncular her mevkide oynayabilmeli. Sık sık bu bölgeleri değiştiririm. Defansı kurcalamadan.''Dzemaili'yle henüz çalışma fırsatı bulamadık. Devre arası kampına hazır gelecek ev başlayacak.''HAZIRINI ALAYIM DİYORLAR''Altyapının ne kadar önemli olduğunu benimsememiz lazım. Hep transferle işi çözdüğümüz için altyapıya ihtiyaç yokmuş gibi görülüyor. Burası yük gibi görülüyor. Olup olmayacağı garanti olmayan bir oyuncuya emek vermek saçma geliyor hazırını alayım diyorlar hemen. Ama hazır aldığın adam da bir yerde yetişmiş sonuçta. Bu aynı zamanda sosyal bir sorumluluk. Hepsi çok iyi oyuncu olmayacak ama bilinçli taraftar, iyi bir spor yazarı, ilk ligde oynayan bir oyuncu olacak. Bunu engellememeliyiz. Gençlerimize gerekli güveni duymak zorundayız. Alıp oynatabilmeliyiz. Ama skora endeksli kaygılar bunu engelliyor.''Futbol aslında güzel bir oyun. Bunu izlemek de güzel. Bir maça gideceksiniz. Ona yapılan hazırlık bile güzel. Çocuğunuzu alıyorsunuz maç öncesi cafede oturuyorsunuz. Bunlar güzel şeyler. Bizde yok ne yazık ki. Konuk ekiplerin deplasman seyircileri tribüne hala giremiyor. İnsanın kendini geliştirmesi rekabetle olur. Bazen kendimize rekabette oluruz bazen de mahalledeki arkadaşımızla. Burada da rekabet eden aynı mahalledeki dostlar aslında. Gelsin iki taraftar da takımını desteklesin. Olay çıkaranı tek tek ayıklayalım.''SABRİ HAK EDEREK OYNUYOR''Sabri hak ederek oynuyor. Kadro dışı kalması hata. Bu hatayı kimin yaptığını bilemeyiz. Olayın içyüzünü bilmediğimiz için bir şey söylemem doğru olmaz. Sabri Galatasaray'ın değerli bir oyuncusudur. Belki kaptanlık bandı yok ama takımın abisidir onursal kaptanıdır. Selçuk'la birlikte takıma önderlik edeceklerdir. Sabri de Galatasaray aşkıyla takıma katkı vermeye devam edecektir. Eboue de çalışıyor ve sezon sonunda ayrılacak. Engin ve Yiğit'i isteyen takımlar da var ve onlar da aramızdan ayrılacak.''FENERBAHÇE'Yİ YENMEK ZOR''Kadıköy'de Fenerbahçe'yi yenmek zor. Oyuncuyken de zorlanırdık. Ama galibiyetlerimiz vardı. En kısa zamanda diliyoruz ama ne olur ne biter bilemeyiz. İkinci yarıdaki maçta özel bir önlem düşünmüyorum. Kendi sahamızdaki maçta nasıl oynuyorsak öyle oynayacağız''Beşiktaş maçında çok rahattım. İlk derbim ve kazanmalıyım diye düşünmedim. Az stres olmalı zaten. Kazanmaya olan istek ve kaybetmeme düşüncesi olmalı. Ama beni oyuncuların yaptığı işler meşgul ettiği için sonuç çok bağlamıyor. Kötü oynadığım bir maçtaki galibiyet beni mutlu etmez. Kendi özeleştirimi de yapıyorum.''ŞAMPİYONLUK İÇİN HESAP YAPMADIM''Şampiyonluk için bir hesap yapmadım. Önümüzde 18 maç var. Bu maçları teker teker kazanmak için oynayacağız. Kazanmak için uğraşacağız. Antrenörlük seminerinde favori biz çıkmışız bunun için antrençr arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Beşiktaş ile Fenerbahçe favori olarak eş düzeyde. Beşiktaş'ın iyi bir kadrosu var. Fenerbahçe de sakin ve iyi oyuncuları var. İkisi de bizim için eşit zorlukta.''Hakemler hata yapacakır. Üzerlerine çok gidiliyor. Üzerlerine gidildikçe hata yapma sayıları artacaktır.''Gece maçları seyirci azlığında etkili olabilir. Passolig de etkilemiş olabilir. Zor gibi düşünülüyor ama kolay yolu var. Geçmişte yaşanan bir süreç vardı(şike) onun da etkileri vardır. Futbola ve içindeki unsurlara değer verilirse seyircide de artış olacaktır.''ABDURRAHİM ALBAYRAK'IN HEYECANINI...''Abdurrahim Albayrak'ın heyecanını yatıştırmaya çalışıyoruz. Abi sen rahat ol sakin ol diyoruz sürekli. Sağolsunlar bize her konuda yardımcı oluyorlar. Maddi sıkıntılar da çözüldü artık daha rahatız.''Bursaspor'un iyi bir futbolu var ama 65-70'ten sonra çok düşüyorlar. Mersin İdmanyurdu iyi oynuyor. İyi bir takım. Bizi de zorladılar. Maça çok iyi başlayıp iyi de oynadılar. Konya'nın son maçı ve Beşiktaş maçında iyi oynadılar. Gençlerbirliği de iyi bir takım.''SEMİH'İN HATALARI GÖZE BATIYOR''Semih'in hataları göze çok batıyor. Ama takım adına yaptığı şeyler çok daha fazla. Stoper olmanın kötü yanı da budur yaptığınız hata golle sonuçlanıyor. Bu yüzden olumlu yaptıkları gözden kaçıyor. Bence Semih'in hakkını yiyoruz. Belinde bir problem var. Kafasına da bir darbe almıştı ama hala tekmeye kafa atıyor.''Muslera çok pozitif bir insan. Herkese karşı aynı. Çok pozsitif ve çok da iyi bir kaleci. Beraber çalışınca bunu daha iyi anladım. Taffarel'e de teşekkür ediyorum bu konuda. Etkisi çok büyük.''EKİBİMİ KORUMA PAZARLIĞI YAPTIM''Takımın başına gelirken para pazarlığı yapmadım ama ekibimi koruma pazarlığı yaptım. Ekimizle geleceğim dedim. Bana Taffarel var bırakmak istemiyoruz dediler. Ben de istemiyorum dedim. Onun olması bana katkı sağlar. Ama benim kaleci antrenörüm de var ve onu bırakmak. Taffarel'in bize katkısı olacaktır. Metin hocayı da dışarda bırakmak istemem dedim. Alt yapı veya başka kulvarlarda değerlendiriyoruz.''Milli Takım'da böyle bir başlangıç beklemiyorduk. İzlanda maçında o kadar kötü bir oyun beklemiyorduk. Sonrasında hiçbir maça sağlıklı bir şekilde hazırlanamadık. Hep bir şeylerle meşgul olduk.'Şampiy10
"Aslında Ben Çocukluğumda Fenerbahçeliydim"
Galatasaray Dergisi'nin ocak ayı sayısına röportaj veren Hamzaoğlu, çocukluk döneminde Fenerbahçeli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:'Aslında ben çocukluğumda Fenerbahçeliydim. Ama profesyonel yaşantı başlayınca o duygu azalıyor, kendi takımınızla oynadığınız maçlara odaklanıyorsunuz. Nerede oynuyorsanız, kalbiniz orası için atıyor. Buraya transfer olacağım zaman da Yunanistan'daki Akdeniz Oyunları'ndan dönüşte Yurdeşen (Karahasan) Ağabey marinada bir yata götürdü bizi, kaleci Altay'la beraber. Orada hangi takımlı olduğumuzu sordu, 'Ben Fenerbahçeliyim' dedim. Kaleci Altay da Galatasaraylı olduğunu söyledi. Uçakla dönüyoruz, Altay'a 'Sen gidersin ama benim işim olmaz, ben gelemem' dedim. Ben buraya geldim, kaleci Altay da Fenerbahçe'ye gitti bir sene sonra.'Galatasaray'dan ayrıldığı dönemde Fenerbahçe'den transfer teklifi aldığını belirten Hamzaoğlu, şu ifadeleri kullandı:'Sayın Ali Şen anlaşamadığımız günün gecesinde aradı beni, 'Hamza gel hemen ben sana iki katını vereyim' dedi ama ben Galatasaray'da Hamza olduğumu, şartlarımı son ana kadar burada zorlamak istediğimi söyledim ve teşekkür ettim. O da anlaşamazsam aramamı istedi. Bu süreç transferin son gününe kadar sürdü. O arada İstanbulspor çok istiyordu, onlar haber gönderdi. Leo Beenhakker gelmişti İstanbul'a. Sol bek ihtiyacı oluşmuş, bütün Türkiye'deki sol kanat oyuncularını izlemiş kasetlerden, beni istemiş. Onun gibi bir hocayla çalışmak da benim için önemliydi. Ama yine de ben son gün, son dakikaya kadar bekledim, hiç kimse bana 'Hamza gel, anlaşalım, şuraya bir imza atalım sen bu durumda kalma' demedi. Son gün de gittim ben.''Avrupa'da Galatasaray'ın imajı çok olumlu yönde ilerleyecek'Hamza Hamzaoğlu, Galatasaray'da neleri değiştirmek istediğiyle ilgili bir soru üzerine, şunları aktardı:'İmaj anlamında, Galatasaray dediğiniz zaman bir görüntü çıkacak ortaya. Nasıl ki şimdi Akhisar Belediyespor sadece futbol oynamaya ve futbolu güzelleştirmeye çalışan, taraftarı, oyuncusu ve teknik ekibiyle centilmenliği ön planda tutan, yönetimiyle belli bir çizgiyi koruyan, oyuncularının saha içi ve saha dışı davranışlarında belli bir ölçü olan, iş disiplinine bağlı bir yapı ise Galatasaray'ın da inşallah bu yapıya kavuşması çok kısa süre alacak ve inşallah biz bu sesi Avrupa'ya taşıyacağız. Yani Avrupa'da artık Türk takımlarının, Türk futbolcularının ve Galatasaray'ın imajı bence çok olumlu yönde ilerleyecek. Ümit ediyorum bunları gerçekleştireceğiz.'Galatasaray'ın başına geçtikten sonra sarı-kırmızılı ekibin performansını artırmasını nasıl başardığının sorulması üzerine ise Hamzaoğlu, şunları söyledi:'Araba aynı araba aslında baktığınızda, otobana çıkmış, gidecek ama el freni çekili unutulmuş. Biz ona müdahale ettik sadece. Çocuklar üzerlerindeki yükten, baskıdan kurtuldular. İlk geldiğimde de söyledim, ben sadece onların burada mutlu olmaları için çalışacağım. Maç kaybedebiliriz, hiç önemli değil benim için, hep söylüyorum onlara. Biz yine kazanırız. Biz Galatasarayız. Önemli olan, biz bu işi yaparken keyif alalım. Keyif verelim taraftarımıza. Yeri gelmişken, taraftarımıza büyük bir teşekkür borcumuz var. Arsenal maçında bize verdikleri destek çok önemli bir dönüm noktasıydı bizim için. Biz orada 3-0 gerideyken sahada mücadele eden oyuncularımıza destek olmaları, onları alkışlamaları, bana burada bir şeylerin çok hızlı bir şekilde değişebileceğini gösterdi.Biz bu camiada, bu bakış açısıyla çok daha güzel şeyler yapabiliriz. Oyuncularımızı, bizim kazançlarımıza birer alet gibi görmeyelim. Onlar, saygın insanlar, saygıyı hak eden insanlar; onlar bizi eğlendirmek için orada değiller, bir iş yapıyorlar, insanlara güzel bir şey sunuyorlar, bizim de onlara destek olmamız gerekiyor. Ancak acıyı, kötü günleri hep beraber paylaştığımızda mutluluğu da birlikte yaşayabiliriz. Paylaşıldıkça da mutluluk daha da büyür.''Maliyeti yüksek transfer düşünmüyorum'Ara transfer döneminde takıma takviye yapıp yapmayacaklarının sorulması üzerine ise Hamzaoğlu, şunları kaydetti:'Maliyeti yüksek transfer düşünmüyorum. Bizim kulübümüz özelinde söylemiyorum, genel olarak futbolda hep 'biz kurtaracağız' diyenler zarar verip gidiyor. Benim tek derdim var, ben zarar vermeyeyim. Ben zarar vermezsem zaten Galatasaray büyük bir camia, bu zorluklardan zaman içinde bir şekilde kurtulur. Dolayısıyla ben kulübe maliyetli transfer yapmayı düşünmüyorum. Öncelikle elimdeki oyuncuları maksimum seviyede kullanmaya çalışacağım, gerekirse devre arasında transfer yapmayabilirim. Kulübün menfaati bunu gerektirecekse, ben elimdeki kadroyla bu işi yapabiliriz diye düşünüyorum. Çünkü elimde gerçekten birbirinden çok farklı özelliklere sahip, değişik alanlarda kullanabileceğim oyunculardan kurulu çok kaliteli bir kadro var. Hala oynatamadığım oyuncularım var. O yüzden belki de hiç transfere bile ihtiyacımız olmayabilir.''Borca sokup şampiyon olacaksam, ben o şampiyonluğu istemem'Hamzaoğlu, Galatasaray'a sadece kendi başarısı için gelmediğini vurgulayarak, 'Galatasaray'a topyekün bakıyorum. Ben sadece kendi başarım için gelmedim buraya. Kulübe ne verebileceğimi düşünüyorum' değerlendirmesinde bulundu.Genç teknik adam, şöyle devam etti:'Beni bu göreve layık görenler, sağ olsunlar bir şeyler düşünerek getirdiler. Ben de burada bilgimle, becerimle, icraatlarımla kulübe nasıl faydalı olabilirim, bunun derdindeyim. Eğer kulübü milyonlarca dolar borca sokup şampiyon olacaksam, ben o şampiyonluğu istemem, açık söylüyorum. Ben şampiyonluğun peşinde değilim. Şampiyon olmayı çok arzuluyorum, çok istiyorum; ama bunu kulübüme zarar vermeden başarmak zorundayım. Bunu yapabilirsem, o zaman kendimi başarılı addederim.'Sneijder'le diyaloğuHamzaoğlu, Galatasaray'daki ilk antrenmanında Hollandalı futbolcu Wesley Sneijder'le ne konuştuklarının sorulması üzerine de şu ifadeleri kullandı:'Espriyle yaklaştım. 'Ben yönetimle konuştum, birazdan aşağıya iniyorsun, bavulunu toplayıp gidiyorsun' dedim. Şöyle bir baktı, sonra güldük. Şakalaştık yani. Aramızda bir sorun yoktu zaten. O an için onun da yaptığı açıklama yanlıştı, ben de biraz ileri gittim. Benim amacım bir milli takım hocası olarak onun söylediğine karşılık bizim oyuncularımızı korumaktı, ama ben zaten onu tasdik ettim, 'Evet bizim oyuncularımız üç kere topu dürtmeden vermiyor ama biz de onun için yabancı oyuncu getiriyoruz' diye. Ama bu sadece Sneijder ile alakalı değil. Biz niye büyük paralar vererek transfer yapıyoruz yurt dışından? İyi oldukları için. Bizim oyuncularımız o seviyeye gelemedikleri için. Yoksa aynı seviyede olsak niye alalım dışarıdan? O anda Sneijder'in Dünya Kupası'na giderken bu şekilde bir demeç vermesine kızmıştım aslında, ama orada ben de biraz ileriye gittim tabi, bunu da daha önce söyledim. Çünkü benim düşüncem buraya gelen yabancı oyuncularla ilgili genel bir söylemdi, bunu sadece Sneijder özelinde söylemek istemedim.''Yabancı sınırlamasına karşıyım'Teknik direktör Hamzaoğlu, yabancı oyuncu sınırlamasına karşı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:'Ben hep söylüyorum, sınırlamalara karşıyım. Siz ne kadar sınır koyarsanız koyun, eğer insanlar bilinçli değilse o sınırları da mutlaka delecek bir şeyler bulurlar. Bütün sınırları kaldıralım, insanlar bilinçliyse zaten yanlış bir şey yapmazlar. Yabancı serbest kalsın ama ben takımıma ihtiyacım kadar yabancı alıyor ve kulübümün imkanlarını, takımımın dengelerini gözeterek bir sınırda duruyorsam, ihtiyaçtan fazlasını almıyorsam sınırların hiçbir anlamı yok, kalksın hepsi. Ama biz maalesef bu sınırlamaları kendimiz yaratıyoruz. İnsanlar hak ettiği şekilde yönetiliyorlar. İlla bir sınır gerekiyor bize. Çünkü biz sınırlarımızı bilemiyoruz.'Eurosport
Reklam
Fenerbahçe'ye Transfer Yasağı Gelebilir
Uluslararası Spor Hukuku konusunda Uzman Avukat Alpay Köse, Erkan Zengin nedeniyle Fenerbahçe'yi bekleyen tehlikeye dikkat çekti.Transferin gözde ismi Erkan Zengin geçtiğimiz günlerde, ‘’Fenerbahçe’den başkasına gitmeyeceğim. Görüşmelerimiz devam ediyor. Eskişehir’e dönmeyeceğim bile. Ya Fenerbahçe, ya İsveç. Bu kadar basit yani” ifadelerini kullanmış ve Fenerbahçe’de oynayamaması durumunda ülkesine döneceğinin sinyalini vermişti. Uluslararası Spor Hukuku konusunda Uzman Avukat Alpay Köse, Erkan Zengin transferinde gelinen son durumu değerlendirdi.Yıldız futbolcunun Fenerbahçe’ye transfer olamayıp bu nedenle ülkesine dönmesi ve Eskişehirspor’un da bu durumu UEFA’ya taşıması durumunda Fenerbahçe’nin transfer cezası alabileceğini ifade etti. Aynı zamanda fesih işleminden sonra Fenerbahçe’ye gitmesi halinde dahi bu cezanın oluşabileceğine dikkat çeken Alpay Köse ‘’Hem UEFA düzenlemelerinde, hem de FIFA düzenlemelerinde futbolcuyu ayartan kulüp, haksız olarak fesih etmesine neden olursa bu kulübe 2 döneme kadar transfer yasağı verilir. Fesih işleminden sonra ilk transfer olduğu kulüp haksız feshe neden olmuş sayılır’’ diyerek sarı-lacivertli takım adına tehlikenin boyutunu gözler önüne sermiş oldu.Skorer
Aziz Yıldırım'ın Kehaneti Tuttu!
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, iki hafta önce ligin ilk yarısını lider bitireceklerini iddia etti ve öyle de oldu...Aziz Yıldırım'ın ligin ilk yarısının bitimine 2 hafta kala yani Fenerbahçe 3. sıradayken bulunduğu iddia tuttu!Başkan Aziz Yılıdırım, 25 Aralık tarihinde takımın idmanını izledikten sonra 'Mersin'i ve Başakşehir'i yenip ilk yarıyı bitiririz' demişti.Dünkü derbinin ardından Yıldırım'ın dediği çıktı. Fenerbahçe bu iki maçı kazanırken, Galatasaray Gençlerbirliği'ne puan kaptırdı, Beşiktaş da dün akşam Galatasaray'a kaybetti.Böylece Fenerbahçe 3. sırada girdiği son 2 hafta sonrasında zirveyi kaptı.Takvim
Reklam
Düz Adamın Penceresinden ST Süper Lig 2014-2015 Sezonu
İlk yarısını geride bıraktığımız ST Süper Lig 2014-2015 sezonuna bir de düz adam penceresinden bakın. Daha önce hiç dikkatinizi çekmemiş, en ince noktaları görün. İşte en efsane analizlerle, hiç bakmadığınız açılardan ligin ilk yarısı. Şaşırmaya ve ligi yeniden keşfetmeye hazır olun!
Selçuk İnan İsyan Etti!
Galatasaray'ın kaptanı Selçuk İnan, Beşiktaş mücadelesi sonrasında konuk olduğu programda karşılaşmayı değerlendirdi.Spor Toto Süper Lig'in 16. haftasında Beşiktaş'ı 2-0'lık skorla geçen Galatasaray'da kaptan Selçuk İnan, TRT'de yayınlanan Stadyum programına konuk oldu. Burada açıklamalarda bulunan Selçuk sözlerine, Beşiktaş derbisini anlatarak başladı: Gerçekten o sahada oynamak kolay değildi. Ben Beşiktaşlı futbolcu arkadaşlarımla da konuştum. Allah onlara kolaylık versin. Gerçekten zor bir zeminde mücadele ediyorlar. Çünkü o sahada oynamak zor. İyi oynamak da zor, konsantre olmak da zor. İki takım da çok iyi bir mücadele etti. Ancak sizin de söylediğiniz gibi bizim için daha önemli bir maç olduğu için inanmıştık ne olursa olsun bu maçı kazanacaktık zaten, kazandığımız için de çok mutluyuz. Bu maç başka statta oynansaydı bizim için daha iyi olurdu. Sahaya göre daha iyi oynayan taraf bizdik' dedi.Hamza Hamzaoğlu'nun gelmesiyle birlikte nelerin değiştiği ile ilgili soruya cevap veren Selçuk, 'Dışardan baktığınız zaman, 'Prandelli böyle, Mancini böyle, başkası böyle' diyebilirsiniz ama açıkçası ben de bıktım artık bu tür şeylere cevap vermekten. Yalanlamaktan. Benim adıma da bir sürü haber yapıldı biliyorsunuz Prandelli falan Mancini dönemi. Bu hocaların kendi oyun anlayışları vardır. Bu bizi ilgilendirmez, biz bize verilen görevi yaparız ne olursa olsun. Prandelli kendisini kanıtlamış bir hoca dünyada. Ama Galatasaray'da istedikleri tutmayabilir. Bu normaldir. Ama insanlar, 'Prandelli döneminde oynamadınız, Hamza hocayla oynuyorsunuz'. Böyle bir şey yok futbolda. Hocalar ne isterse biz onu yaparız. Prandelli İtalyan olduğu için daha çok defansif oynuyordu. Ama tekrar söylüyorum. Gerçekten inanılmaz bir insan, onu çok seviyorum. Benim hakkımda da 'İyi ki Prandelli gitti' dediler. Hayatım boyunca böyle bir şey söylemem. Buradan taraftarlara da söylemek istiyorum. Galatasaray kaptanı olarak, bırakın Galatasaray kaptanlığını benim adamlığıma yakışmaz.' sözlerini sarf etti.'MAKSİMUM SEVİYEYE ULAŞMADIK, DAHA VAR''Hamza Hoca bizi tanıyor. Hamza Hoca elimde sihirli değnek yok dedi ama bizi tanıması, içimizdekileri dışarı çıkarması bizi bir üst seviyeye çıkardı diyebiliriz. Biz maksimum seviyeye ulaşmadık, daha çok var. Bu maçtan sonra bütün takıma sorsanız, kimse kendi performansından memnun değildir. Ben memnun değilim, çok basit hatalar yaptık. Daha doğru tercihler yapsak, daha farklı bir skor olabilirdi.''YAN PAS, GERİ PAS, ÇOK SÖYLÜYORLAR''Gol pası atmayı düşündüm ama kimseyi göremedim. O ara göz ucuyla Tolga'nın önde olduğunu gördüm. Güvendim kendime. Tolga iyi kaleci tabii, onu oradan çıkarması falan. Yan pas, geri pas, çok yorumcu söylüyor. Oynadığım mevki, ne zaman ileri, ne zaman geri gitmeyi bilmek gereken bir mevki. Oyunu dinlendirmek gerekebiliyor. Bizim takımda en çok ileri oynayan Muslera, geri oynayamaz gol olur. En çok geri olanlar da Burak ve Umut ama sürekli gol atıyorlar. Ben de ayağıma aldığım zaman sürekli ileri atarım topu. Uzun atarım, final pası atarım. Ben bir oyun kurucuyum. İLk geldiğim sene biraz fazla atmış olmam insanları yanıltmış olabilir. Benim önümde 4 ofansif oyuncu oynuyorsa yerimi bırakıp gidemem. Tabii eleştirebilirsiniz ama hocalarım da öyle bir kadro çıkarıyor ki bazen, orada durup yardımcı olmam gerekiyor. Ben hocaların dediklerini mi yapmayalım, yoksa taraftarın istediğini mi? Ben 15 yıldır hep hocamın istediklerini yaptım. Yine aynı şekilde devam edeceğim. Futbol bir takım oyunudur. Sneijder'in yerine koşmak, Umut'un Burak'ın yerine koşarım, hoşuma gider. Ben 1.5 yıl sol açık oynadım, ben burada faydalı olamam demedim. Ne görev verilirse, o görevi yaparım. Hamza Hocam beni kendi mevkimde oynatıyor, böyle daha rahatım.''OLCAN ÇOK DUYGUSAL''Oyun olarak keşke devre bitmeseydi, fiziksel olarak da bitmesi iyi oldu. Çok maç yaptık. Gerçekten bir fiziksel olarak düşüş başlamıştı. Belki bu anlamda faydalı oldu. Bazı arkadaşların kenarda durması üzücü. Anlayabiliyorsunuz. Hem hoca için, hem takım için çok zor bir şey. Kendim başta olmak üzere, hepimizin vereceği daha çok şey var. Olcan'ı, Bruma'sı, Pandev bunlar önemli oyuncular. Bütün büyük takımların kadrosunda görmek isteyeceği oyuncular. Olcan, Prandelli döneminden çok etkilendi. Olcan, soğukkanlıdır, öyle görünür dışarıdan. Onun mutlu olması için oynaması lazım. Oynaması gerektiğini düşünüyor. Olcan bizim için çok önemli, çok yetenekli. Çok duygusaldır. Bu dönemi geçince bizim için çok faydalı olacak.''VELİ'YE YAPMA, KIRMIZI DEDİM''Olcay, burada Melo'ya sert bir faul yaptı sonra da kızdı. Gol sevincinin abartılı olduğunu düşündü ve bence ona kızdı. Veli'nin yaptığı kırmızı kart. Bir oyuncunun diğerine vurma hakkı yok. Adrenalinle bir şeyler söyleyebilir ama fiili bir şeyler yapmaması lazım. Yani biriyle konuşuyorsunuz, o size bir şey yapıyor ama siz bir şey yapamıyorsunuz. Bence her dokunma kırmızı kart olmalı. Orada Veli'ye yapma kırmızı kart görürsün dedim. Hepsi bizim arkadaşımız, kırmızı kart görmesini istemem. Diğerleri, bırak kırmızı kart görsün dedi ama. Sneijder gözüme geldi dedi, tırmalamış gibi.''FEDAKARLIK YAPTI DENSİN İSTEMEM''Arsenal maçı beni çok üzdü. Beni çok kıran insan oldu. Galatasaray'a nasıl geldiğimi anlatmak istemiyorum tekrar. Ben Galatasaraylıyım, Galatasaray için her şeyi yaparım. Ben bundan önce hangi takımda oynasam öyle oynadım. Fedakarlık, sakat sakat oynadı denmesine de gerek yok. Profesyoneliz, para kazanıyoruz. Ben birçok maça hastalıkla, sakatlıkla çıktım. Fedakarlık yaptı densin istemem. Sakatlık ya oynatır, ya oynatmaz, benim düşüncem bu.''SAYGIM SONSUZ DEDİM, ÇEKİLDİM''Arsenal maçından önce hoca çok yıprandığımı, ilerideki fikstürde ihtiyacı olduğunu söyledi. Beni performanstan değil de sakatlıktan korktuğu için oynatmak istedi. Ben ne olursa olsun oynamak istedim. Hazır değilsiniz, taktik derseniz anlarım ama hastalık, sakatlık diyorsanız ben iyiyim dedim. Saygım sonsuz dedim, çekildim. Bazı programlar yapılıyor ama futbol ülkemizde yeterli değil deniyor ya, biz futbolcu olarak bir şeyler yapmaya hazırız ama bizim bir şeyler yapmamız yetmiyor. Herkesin bir şeyler yapması lazım.''OYUN TAMAMIYLA DIŞARI ÇIKTI''Ben Anadolu'da bir maç izliyorum, bir takım mağlupsa, oyundan çıkan oyuncu yuhlanıyor. E bir sonraki hafta var. Küme düşmek istemiyorsan, o oyuncuya ihtiyacın var. Oyun tamamıyla dışarı çıktı, başka yerlere bakılıyor. Bu bu kadar kazanıyor, bu buradan geldi, aman bunu eleştirmem lazım, Selçuk şöyle, Oğuzhan böyle, Arda falan tamam. Biz tabii ki elimizden geleni yapacağız, yapıyoruz da. Sadece tek bir taraftan değil, her pencereden bakılmalı.''FUTBOLUN ÖTEKİ TARAFLARINI SEVİYORUZ''Biz futbolu konuşmalıyız. Selçuk, Arsenal maçında oynamadı, kız arkadaşının yanına mı gitti. Böyle şeyler konuşuluyor bizim ülkemizde. Şimdi maçlara çıkıyoruz, en azından Galatasaray, Kayseri'ye gidiyorsa stadyumun dolup taşması lazım. Ben de bir taraftardım. Ben hayatımda amatör maç kaçırmazdım. Maddi konular dışında konuşuyorum ama insanlar futbolu sevmeli. Ülkemizde U20 Dünya Kupası oynandı. Ben Hollanda'da oynadım, 30 bin kişiye oynuyorduk. Bizim ülkede stadyumlar boş. Biz futbolu değil, futbolun öteki tarafını seviyoruz. Selçuk bu kadar kazanıyor, Sneijder bu kadar paraya geldi, Demba Ba bu parayı alıyor falan. Kayseri Erciyesspor - Kasımpaşa maçını izledim, hiç kimse yoktu maçta.''FORMAYI BIRAKMAM BİR BİRİKİMDİ''Fenerbahçe maçında forma bırakma olayı bir birikimdi. Çok duygusal bir insanım. Ben o olayda sonra her şeyi alttan almaya başladım. 1-0 öndeyken bile yuhlanmak zoruma gitti. Ben Galatasaray'dan aldığımın iki üç katını kazanabilirdim başka takımlarda. 3 yılda 5 kupa, kupa, 2 Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkma kötü mü? Başka etkenler vardı, insanlar onu konuşuyordu. Yemek yemeye gidiyoruz, gece dışarı çıkıyor deniyor. Bir tanesi yazı yazıyor, bu geçen sene iyiydi, nasıl böyle falan. Ben orada formayı yere atmadım. Artık istenmediğimi düşündüm ve formayı bıraktım.''SELÇUK'UN, BURAK'IN YUHLANMASI ALIŞKANLIK''Galatasaray'dan ayrılmayı düşünmedim. Ben başkanla sözleşme konusunda da sadece 5 dakika görüştüm. Bana Galatasaray'ın ihtiyacı olduğunu, futbolu Galatasaray'da bırakmam gerektiğini söyledi. Para konuşmadım başkanla. Benimle 5 yıl daha uzatmaya hazır olduklarını söyledi, ben de gurur duydum. Sözleşmeniz, teklifiniz hazırsa ben de hazırım dedim, düşünmedim, imzalamadım. O maçtan önce daha farklı bakıyordum, ben de bir şeyler değişti orada. Trabzon'da da aynı şeyi yaşadım. Trabzonspor maçı oynuyorsanız, 3 gol yiyoruz. Benim gollerle bir alakam da yok. 3-0 oldu, hani Selçuk nerede! Selçuk'un, Burak'ın yuhlanması bir alışkanlık haline geldi. Diğer oyuncular böyle olunca bir rahatladı. Sorun olursa kabahatli belli. Bu takıma da zarar veriyor. Şimdi bu iş değişti biraz biraz.''OLİMPİYAT BATAKLIK GİBİ''Bu kadar büyük oyuncuyu Türkiye'ye getiriyorsanız, kaliteyi görmek için daha iyi zemin vermelisiniz. Bu zeminde oynamak kolay değil. Olimpiyat yeşil görünüyor ama öyle değil. Bataklık gibi.''ABDULLAH HOCA BENİ O AN İÇİN KAYBETTİ''Estonya maçında attığım golden sonra verdiğim tepki. Abdullah Hoca, Selçuk olayı yıprattı dedi ama ben bir şey yapmadım, basın yaptı. Basın, Hollanda maçından önce Selçuk niye oynamıyor falan dedi. Hoca Burak ile beni çağırıp anlattı, bana Hollanda maçında berabere bitmesi yetiyor, Estonya maçında oynayacaksın, size orada ihtiyacım var dedi. Estonya maçında da, basına tepki olarak beni oynatmadı. Ben Galatasaray kaptanıyım. Bana bir söz veriliyor. Beni o an için kaybetti. Bu insanın düşürür. Yanlış anlaşıldık tabii. Ben Abdullah Hoca'yı çok seviyorum. Ben nasıl etkilendiysem, o da etkilenmiştir.' Şampiy10
"Galatasaray Sıradan Bir Oyunla Rahat Kazandı"
Fanatik gazetesi yazarı Mehmet Demirkol, Galatasaray'ın Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ettiği derbiyi analiz etti.Beşiktaş rüzgarı arkasına almasına rağmen ilk yarıda Olcay’ın zayıf denemesi dışında şut atmadı. Bu garip durumun tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Olcay, Sosa, Töre, Oğuzhan gibi oyunculara sahip olup, hem de bu hava şartlarında şut denememek... Planlasan olmaz. Ama Bilic’in oyun stratejisinin oyunculara söylediği şey bunu yaptırıyor. Kaleyi düşünmüyorlar bile. Bakın! Beşiktaş açısından,Chedjou veya Semih’e topu aldırmak ok...Onlara basmamayı anlamak çok zor.Onların topu Selçuk veya Melo’ya vermesine müsaade etmeyi anlamak daha zor.Anlamak imkansız!Ancak onlar aldıktan sonra hâlâ yarı sahanda beklemek, merkeze baskı yapmamayı anlamak imkansız... Rüzgar lehineyken... Rakip pas yapmadan oynamayı bilmiyorken oyunun kaynağı açık bırakmak... Bilic, Fenerbahçe maçında yaptığı hatayı tekrar etti dün. Demba Ba yalnızlaştı. Olcay, Sosa ve Töre hattının varlığının yararı ortadan kalktı. Sıradanlaştılar. Galatasaray’ın tüm zaafları böylece ortadan kalktı. Topa ve oyuna hakim oldular. Açık konuşmak gerekir. Normalde Galatasaray’ın bu oyunu çok daha ağır bir şekilde cezalandırması gerekirdi.Beşiktaş’ın golü yedikten sonra, hatta Veli atıldıktan sonra oynadığı oyun, hem de rüzgara karşı oynadığı oyunun çıkardığı pozisyonlara bakıldığında doğru oyunun ne olduğunu anlayabilirsiniz. Burada Hamza hoca ve öğrencilerini de bir konuda övmek lazım. Burak ve sahada olduğu zaman Umut’un Beşiktaş’ın ekstradan atadığı hücumcularla beraber geri dönüşleri sayısal açıdan eksik kalmamalarına yardım etti.Baskı yediler ama bunalmadılar... Topu oradan çıkardılar. Sayısal üstünlüğü rakibe vermediler.Rahat galibiyetGalatasaray sıradan bir oyun oynayarak rahat kazandı derbiyi. Hem de çok rahat. Çünkü Hamzaoğlu geldiğinden beri söylediğim gibi: Çekilirsen Galatasaray ezer... Beşiktaş’ta ise durum farklı. Atiba’nın üstüne Veli’nin yaptığı laubaliliği anlamak mümkün değil. Böyle bir maçın böyle bir dakikasında hem de... Bilic’in strateji tercihini analiz etmek ise olanaksız. Kendisini her derbide tekzip ediyor. Bilic’in Beşiktaş için önemini biliyorum. Ama Bilic’le olmaz diyenlere bundan sonra şaşırmış gözlerle bakmam. Argümanlarını anlıyorum.Fanatik
Yılın İlk Derbisi Galatasaray'ın
Türkiye Süper Ligi'nin 16'ncı haftasında Galatasaray, Olimpiyat Stadı'nda Beşiktaş'ı 2-0 yendi. Siyah beyazlılar zirveden inerken ilk yarıyı Fenerbahçe lider kapattı.Galatasaray'ın gollerini 52'nci dakikada Felipe Melo ve uzatmalarda Burak Yılmaz attı. Sarı kırmızılıların Selçuk İnan, Beşikaş'ın da Gökhan Töre ile birer topu direkten döndü.Ev sahibi ekipte Veli Kavlak, 62'nci dakikada Sneijder'e yüzüne eliyle müdahalede bulunduğundan kırmızı kartla oyundan atıldı.Bu galibiyetle birlikte Galatasaray puanını 35'e çıkardı, Beşiktaş'ı yakaladı. Sahasında Başakşehir'i 2-0 yenen Fenerbahçe ise puanını 36'ya çıkartarak ilk yarının lideri oldu.Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Galatasaray derbisinde kırmızı kart cezalısı Atiba Hutchinson'ın yerine orta alanda Oğuzhan Özyakup'a görev verdi. Geçen haftaki Torku Konyaspor maçında savunmanın solunda görev yapan İsmail Köybaşı, derbide yedek soyundu, bu bölgede Ramon Motta forma giydi.Bilic, bu iki değişikliğin dışında takımını derbiye Torku Konyaspor maçının kadrosuyla çıkardı. 'Kara Kartallar'da yedek kulübesinde ise Cenk Gönen, İsmail Köybaşı, Uğur Boral, Ümit Karaal, Atınç Nukan, Kerim Frei ve Cenk Tosun yer aldı.Kırmızı kart cezalısı Atiba Hutchinson'ın yanı sıra sakatlıkları süren Tomas Sivok, Mustafa Pektemek ve Necip Uysal derbi maçın kadrosuna alınmadı.Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Süper Lig'deki 50. maçına Galatasaray derbisiyle çıktı. Beşiktaş'ın sezon başında transfer ettiği Demba Ba ve Jose Sosa ilk kez bir Galatasaray derbisinde forma giydi.Son maçlarında seyirci rekoru kırılmıştıBeşiktaş ile Galatasaray, 469 gün aradan sonra Atatürk Olimpiyat Stadı'nda karşı karşıya geldi.İki takım arasında geçen sezonun 5. haftasında, 22 Eylül 2013'te Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan karşılaşma, sahaya giren taraftarlar nedeniyle tamamlanamamış, Türkiye Futbol Federasyonu daha sonra Galatasaray'ı 3-0 hükmen galip ilan etmişti.Bu maçta 76 bin 127 biletli taraftarlar seyirci rekoru kırılmıştı.Bu kez 35 bin kişiAtatürk Olimpiyat Stadı'ndaki karşılaşmayı yaklaşık 35 bin sporsever izledi.Daha önce alınan karar gereği Galatasaraylı taraftarların bulunmadığı derbide, siyah beyazlı taraftarlar yağmur ve soğuk havaya rağmen takımlarını yalnız bırakmadı. Skorbordun bulunduğu kale arkası tribün boş kalırken, doğu ve batı tribünlerinin de yan ve alt kısımları boş kaldı.İlk 5 sıraya seyirci alınmadıEmniyet yetkililerinin direktifleri ile müsabakada ilk 5 sıraya seyirci alınmadı.Saha ile seyirciler arasına 1,70 metre yüksekliğinde polis bariyerleri konuldu. Buna ilaveten özel güvenlik ve polis yerleştirerek güvenlik şeridi oluşturuldu. Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 463 güvenlik kamerası aktif hale getirilerek, kameraların son kontrol ve yerleşim çalışmaları tamamlandı.Ayrıca müsabakada 1 tanesi engelli turnikesi olmak üzere toplamda 85 adet elektronik bilet geçişli turnike açıldı. Bu arada stat dışında ve içinde de geniş güvenlik önlemleri alındı.Galatasaray'ın kadrosunda ise ligde son yapılan Gençlerbirliği müsabakasına göre 3 değişiklik oldu.Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Mersin İdmanyurdu maçında sarı kart cezalısı durumuna düşen ve cezasını Gençlerbirliği maçında dolduran Felipe Melo ile sakatlıkları düzelen Wesley Sneijder ve Aurelien Chedjou'yu Beşiktaş derbisine ilk 11'de başlattı.Bu 3 oyuncunun yokluğunda Gençlerbirliği maçının 11'inde yer alan Hamit Altıntop, Hakan Balta ve Olcan Adın ise derbiye yedekler arasında başladı.Hamzaoğlu'nun ilk derbi maçıCesare Prandelli'nin ardından teknik direktörlük koltuğuna oturan Hamza Hamzaoğlu, Galatasaray'ın başındaki ilk derbisine Beşiktaş önünde çıktı.Sarı-kırmızılı ekibin başındaki ilk lig maçına 12. haftada 2-1 kazanılan Akhisar Belediyespor maçında çıkan Hamzaoğlu yönetimindeki 'Cim Bom', derbiye kadar olan süreçte Torku Konyaspor (5-0) ve Mersin İdmanyurdu (3-2) karşılaşmalarını kazanıp, Gençlerbirliği müsabakasında ise 1-1 berabere kaldı.Duygun Yarsuvat döneminin ilk derbisiSarı kırmızılı ekip, Beşiktaş karşısında, Duygun Yarsuvat'ın kulüp başkanı olmasının ardından ilk derbi maçına da çıkmış oldu.Ünal Aysal'ın yerine, 25 Ekim'de gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda başkanlık görevine seçilen Yarsuvat, futbol takımının ilk derbi maçını izlemiş oldu.Aljazeera
Reklam