Demba Ba'dan Bayram Hediyesi
Arsenal karşısında olduğu gibi Londra'da bu kez Tottenham'a futbol dersi veren Beşiktaş, sayısız gol fırsatından yararlanamadığı maçta Tottenham karşısında 1 puanı 88. dakikada Demba Ba'nın penaltı golüyle kurtardı.UEFA Avrupa Ligi C Grubu ilk maçında Asteras ile berabere kalan temsilcimiz Beşiktaş, gruptaki ikinci maçında deplasmanda Tottenham'la karşılaştı. İngiltere'nin başkenti Londra'nın White Hart Lane Stadı'nda oynanan karşılaşmada Harry Kane'in 27. dakikadaki golüyle 1-0 geriye düşen Beşiktaş, Demba Ba'nın 88. dakikadaki penaltı golüyle sahadan altın değerinde 1 puanla ayrıldı.DEMBA BA DİREĞE NİŞANLADIMaça fırtına gibi başlayan Beşiktaş, Olcay Şahan'la ikinci dakikada, Demba Ba ile 12. dakikada iki net pozisyondan faydalanamadı. Olcay Şahan karşı karşıya pozisyonda yaptığı vuruşta topu direğin bir karış yanından auta gönderirken, Demba Ba'nın 12. dakikada ceza sahası içerisinde çektiği şut direkte patladı.Ev sahibi ekip Tottenham kaleyi bulan ilk şutunda Harry Kane ile golü buldu. Genç oyuncu, 17. dakikada ceza sahası dışından yaptığı yerden düzgün vuruşla topu Tolga Zengin'in solundan ağlarla buluşturdu.ALTIN DEĞERİNDE PENALTIİlk yarıyı 1-0 geride kapatan siyahbeyazılar, rakip kaledeki baskısını ikinci 45 dakikada iyice arttırdı fakat kaleci Lloris engelini bir türlü aşamadı. Olcay-Demba Ba ortaklığında art arda pozisyonlarda Fransız kaleci Hugo Lloris'in koruduğu kalede aradığı golü bulamayan Beşiktaş, maçın 88. dakikasında Tottenham'ın Rumen savunmacısı Criches'in topa elle müdahale etmesi sonrası penaltı kazandı. Penaltıda topun başına geçen Demba Ba, topu ağlara göndererek maçın skorunu belirledi: 1-1Fotomaç
Bilic'ten Savunmaya Eleştiri
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, basın mensuplarına Tottenham maçı hakkında açıklamalarda bulundu.İşte Hırvat hocanın açıklamalarından satırbaşları:“Burada olmak çok güzel bir duygu. Bu kupanın bir parçası olmak çok güzel. İlk maçlar sonunda her şey eşit. Yarınki maç çok büyük öneme sahip. Bu kupada ilerlemek istiyoruz. Beklentilerimiz yüksek. Büyük bir takıma karşı oynayacağız. Arsenal ile oynadığımız maçlar özgüvenimizi yükseltti. İyi bir seri yakaladık. Bu yarınki maça yansıyacaktır. İyi bir sonuçla dönmek istiyoruz.”“İki takım da iyi. Hiçbir sonuç şaşırtıcı olmaz. İç sahada iyi oynuyorlar. Beklentileri yüksek bir ekip. Kazanmak için şansımız var.”“Ucuz goller yiyoruz duran toplardan. 4 maçta iki gol yedik. Şampiyonluğa oynayan bir takım için iyi bir ortalama. Burada zemin çok iyi. Pas yapmaya elverişli bir ortam olacak. Oyun da açık olacak. Kapanan bir takım olmayacak karşımızda. Kapanan takımlara karşı zorluklar yaşıyoruz. Üretken olamıyoruz.”Açık Mert Korkusuz
Kişiliğinize Göre Avrupa'dan Hangi Takımı Tutsam Sorusuna Cevap Olacak 10 Takım
Türk futbolunda çok belirgin olmasa da, Avrupa'da genellikle inançlarınıza, savunduğunuz değerlere göre takım tutarsınız.Bunun en belirgin örneğini Celtic - Glasgow Rangers ile verebiliriz. Kotalik olan bir İskoç futbol severin Glasgow Rangers'ı tutma ihtimali hiç yoktur.Bakalım Avrupa'da yaşasaydınız, hangi takımı tutacaktınız?
Demirkol'dan G.Saray'a Uyarı! 'Barça Bile İstemez'
Demirkol, Fanatik gazetesindeki yazısında, Arsenal karşısında 3’lü defans oynanması halinde özellikle kanatlarda sarı kırmızılı takımın iki yönlü olarak çok zorlanacağını belirtti. Demirkol'un değerlendirmeleri şöyle:Arsenal karşısında 3’lü defans özellikle kanatlarda takımı iki yönlü olarak çok zorlar. İngiliz ekibinin tempoyu artırması dışında bir işe yaramaz ki bunu Barcelona bile istemez.Arsenal’in Tottenham maçında verdiği sakatlar önemli. Ancak Wenger’in maç sonu yaptığı açıklamada, oyuncu kaybından ziyade oyuncu değiştirme haklarını kaybetmiş olmaktan sıkıntı duyduğunu söyledi: Podolski ve Rosicky’i oyuna alıp maçı çevirebilirdik...Arteta yerine muhtemelen Flamini oynayacak. İki yönlü oyunda hücum yönünde bir kayıp bu. Ancak Cazorla muhtemelen sahada olacak. Ve bu kazanç bile olabilir. Wenger bu oyunda oyunu rahatlıkla Gibbs, Chambers, Alexis ve Chamberlain üzerinden kanatlardan oynayabilir. Böyle bir oyunda 3’lü savunma denemek risk. Eğer Prandelli gerçekten bu dizilişi uygulayacaksa bizim önceden farkına varamadığımız bir şey planlıyor olmalı. Sivas karşısında Sneijder’le uzun paslar kullanıp kanatlarını çıkaran Sivas’ın arkasına sarkmak kağıt üzerinde düşünülebilir ve denenebilir bir işti. Ama tutmadı.Arsenal’in güçlü kanat hücumları karşısında ise kötü bir sonuç doğurabilir. Unutmamalı ki Beşiktaş iki kanat oyuncusuyla sürekli zorlayarak Arsenal beklerini geri itmişti. Prandelli, Telles ve Tarık’ı yalnız bırakarak bu işi nasıl yapacak bilemiyorum. Halbuki Melo’nun savunmanın önünde olduğu bir oyunda, kanatları misal Telles-Bruma ve Tarık-Olcan’la çiftleyip aynı işi yapabilir. Sneijder ve Selçuk’un paslarıyla Burak’ı Koscileny ve Mertesacker’in arkasına sarkıtmak daha uygulanabilir bir plan.Açık söylemek gerekirse 3’lü defans özellikle kanatlarda takımı iki yönlü olarak çok zorlar. Geçen sene Mancini bunu zaman zaman denemişti ama o zaman ileride Drogba gibi bir gücün rakip savunmayı tedirginliğe itmek konusunda yaptığı bir etki vardı. Sneijder ve Burak’ı da ekleyince rakip savunma rahat çıkamıyordu. Bugün durum farklı.Demin bahsettiğim planla Galatasaray, Arsenal’in temposunu düşürebilir ama “3’lü” tempo artışı dışında bir işe yaramaz. Ve Barça da olsa Arsenal’in temposunu artırmasını istemez.Şampiy10
Hıncal Uluç'tan Çarpıcı Fenerbahçe Yorumu
Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç, Akhisar Belediyespor’a 2-0 yenilen Fenerbahçe’deki kötü gidişin nedenleri hakkında çarpıcı yorumlar yaptıİşte usta gazetecinin sarı-lacivertliler hakkındaki dikkat çekici yorumları;Fenerbahçe’nin 2-0 kaybettiği maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? İki takım arasında büyük bir fark ama Akhisar oyunu domine eden, golleri bulan taraftı. Akhisar mı iyi oynadı yoksa Fenerbahçe çok mu kötüydü?Çok fazla Akhisar’ı seyredemiyorum ama seyrettiğim en iyi Akhisar değildi, iyi Akhisarlardan da değildi. Bu Akhisar’ın normal bir Fenerbahçe’yi yenmesi söz konusu olamaz. Ama Fenerbahçe o kadar kötü oynadı ki Akhisar değil, Çatladıkapıspor olsa orada Fenerbahçe’yi yenerdi.Bir defa işin adını doğru koymak lazım: Bu kadar büyük hatalar yapan bir savunma karşısında biraz akıllı adam golleri atar. İşte Gekas… Biraz akıllı adam, golleri attı. O kadar… Daha fazlasını da atarlardı.Mesela şurada; Fenerbahçe’nin elinde -aksini iddia eden varsa, çıksın tartışalım- yerlisi ve yabancısıyla Türkiye’nin en iyi kadrosu var. Eksiği-gediği var mı, yok mu o ayrı ama şu anda Türkiye liglerindeki en iyi kadro Fenerbahçe’nin elinde… Türkiye’de görevli herhangi bir teknik direktör o kadroya sahip olmak için can atar.FENERBAHÇE GALATASARAY’A BENZEMEYE BAŞLAMIŞFenerbahçe’nin Akhisar maçında oynattığı oyuncu sayısı 13… 11 kişi sahaya çıktı, 2 kişi değişti; toplam 13… Bu 13 kişiyi bir kenara bırakarak geri kalanlardan 11 yaparım, çıkar Akhisar’ı yenerim. Öyle bir kadrosu var Fenerbahçe’nin… Ama bu kadroyu İsmail Kartal taşıyamıyor.Fenerbahçe, Akhisar maçına fizik olarak hazır değildi, moral olarak hazır değildi, bireysel olarak hazır değildi, takım olarak hazır değildi. Fenerbahçe şiddetle Galatasaray’a benzemeye başlamış.İSMAİL KARTAL ORAYA ‘TEKNİK DİREKTÖR’ DİYE GELMEDİİsmail Kartal’ın da günahı yok. İsmail Kartal oraya ‘teknik direktör’ diye gelmedi.İlhan Cavcav “Takımı gerekirse ben yönetirim” dedi, hocayı kovdu ya; Aziz Yıldırım, İlhan Cavcav’dan önce yaptı bu işi… Geçen yılki hocayı ‘cart’ diye kovdu ve ‘Ben takımı yöneteceğim’ demedi ama oraya göstermelik bir adam koydu.Hani diyorlar ya ‘Türkiye’de 25 milyon Fenerbahçeli var’ diye!.. O 25 milyonun, 25 milyonuna da ‘Görevden alınan Ersun Yanal’ın yerine Fenerbahçe antrenörü kim olsun’ diye sorsalardı, ‘İsmail Kartal’ diyen bir kişi çıkmazdı.İsmail Kartal oraya geldi. Peki niye geldi: Aziz Yıldırım ‘Artık ben yöneteceğim’ dediği için…TAKIMI SEN Mİ ŞAMPİYON YAPTIN?Ersun Yanal gibi adama, Mustafa Denizli gibi adama, Aykut Kocaman gibi adama “Takımı sen mi şampiyon yaptın; ben yaptım” demeye meraklı Aziz Yıldırım bu sefer adını daha açık seçik koymak için İsmail Kartal’ı oraya getirdi. Ama işte sonuç bu…Fenerbahçe her maç, biraz daha fizik bakımdan yetersiz görünüyor, biraz daha bitkin görünüyor, biraz daha yorgun görünüyor ve biraz daha kopuk görünüyor.Ligin 4. haftasındayız ve Fenerbahçe’nin Beşiktaş, Trabzon, Galatasaray gibi Avrupa maçları da yok. Ligden başka hiçbir maçı yok. Yani en rahat durumdaki büyük ama en kötü oynayan büyük!.. Elindeki o iyi kadroya göre!..Demek ki ortam dedikoduya müsaitEmre ve Volkan, Akhisar maçı kadrosuna yer almaması iddiaları da beraberinde getirdi. Volkan’ın, ilk 11′de yer almadığı için, Emre’nin de Emenike’yi kadro gördüğünde sakat olduğunu söyleyip Akhisar’a gitmediği ileri sürüldü.İddialar doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Okuyorum ki Emre’de ciddi bir sakatlık varmış, bu hafta da oynamayacakmış. Galatasaray maçına kadar yokmuş, falan…Ama işin önemli olan yanı; eskilerin çok yerinde, çok anlamlı bir lafı vardır; “Şüyuu vukuundan beterdir” diye… Bir şeyin kulaktan kulağa konuşulması, şayi olması, gerçek olmasından, gerçekleşmesinden beterdir. Bu Emre, Volkan dedikoduları, ‘Biz sakatız’ der demez, Akhisar’a gitmekten vazgeçer vazgeçmez birden yayılıyorsa, ‘Fenerbahçe’de durumlar pek iyi değil… Fenerbahçe’deki durumlar fevkalade dedikoduya müsait… Fenerbahçe’deki durumlar, fevkalade karıştırılmaya müsait’ demektir. Önemli olan bu…Fenerbahçe zamanında bundan çok daha kritik günler geçirdi. Bu tür dedikodular çıkmadı. Çıkanlara da gülüp geçti millet… Bu defa ciddiye alındı. Demek ki Fenerbahçe’de düzeltilmesi gereken bir şeyler var.Açık Mert Korkusuz
Kuzey Londra'da Türk Alarmı!
Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde temsilcilerimizin konuk olacağı Londra'da alarm verildi.Avrupa'daki temsilcilerimizden Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde çarşamba günü Arsenal'e, Beşiktaş ise Avrupa Ligi'nde perşembe günü Tottenham'a konuk olacak. Bu sebeple Kuzey Londra'da alarm verildi.İki gün içerisinde iki Türk takımını ağırlayacak olan Londra'da polis alarma geçti. Yaklaşık 10.000 Türk'ün başkentte olmasının beklendiği günlerde, Londra polisi olası karışıklıkları önlemek istiyor. Fakat bu konuda amaç sadece Türkler ile İngiliz taraftarlar arasındaki atışmalar değil. Galatasaray ve Beşiktaş'ın ezeli rakip olduğunu bilen polis, iki Türk taraftar grupları arasında da yaşanabilecek olası gerilimler için önlemler alıyor.Özellikle geçen sezon Galatasaray'ın Didier Drogba'nın golleri ile 2-1 önde olduğu Beşiktaş - Galatasaray maçının farkında olan polisler, sahaya giren binlerce Beşiktaş taraftarın ancak polislerin biber gazı kullanması ile sahadan çıktığını biliyor.Ayrıca sosyal medyada da Türklerin iki gün boyunca Londra'da İngilizlere 'yabancı' hissi vereceği konuşulurken, İngiltere'de bir polis Mail 'e konuştuİki kulübün birbirleri ile olan ilişkilerinin farkındayız, ve buna göre önlemlerimizi aldık. Ayrıca sadece dışardan gelenler değil, halihazırda Londra'da ikamet eden taraftarlar da var. Bütün önlemlerimizi aldık. Çok sayıda taraftarla mücadele etmek konusunda tecrübeliyiz, ayrıca herkesin güvenliği konusunda da kulüplerle irtibat halinde olacağız.Özellikle Tottenham - Beşiktaş maçı ile ilgili planlamalar dikkat çekerken, Tottenham'ın taraftar forumlarında Partizan maçında yaşanılan tatsız olaylar hatırlatılırken, Beşiktaşlıların olması gerektiği biçimde takımlarını desteklemelerini umduklarını söyleniyor.Eurosport
Reklam
Bilal Kısa'dan Aykut Kocaman İtirafı
Fenerbahçe alt yapısında yetişen Akhisar Belediyespor'un kaptanı Bilal Kısa, Lig Radyo'ya konuştu.‘İçeride mevcut bir grafiğimiz vardı’Maçın çok zor olacağını biliyorduk. Geçen yılın şampiyonu, iyi futbol oynayan bir takım, oturmuş, aynı kadroyla bu yıl devam eden, Diego gibi iyi bir oyuncuyu kadrosuna katmış bir takımla oynayacağımızı biliyorduk. Ama bizim de içerde devam eden grafiğimiz vardı. İçeride hem tempolu oynuyoruz hem de güzel sonuçlar almıştık. Bunu devam ettirmek istiyorduk. Neticesinde dün akşam güzel bir skor ve iyi oyunla 3 puanı almayı başardık.‘Teknik Allah vergisi’Hamza hocanın üzerimde çok büyük emeği olduğunu düşünüyorum, bana çok büyük katkı sağladı. Benim bundan önce de tekniğim aynıydı. Teknik, yetenek Allah vergisi, bu hiçbir zaman değişmiyor, sen sadece oyununa ilave ediyorsun. Ankaraspor’da Hamza hocayla kısa bir dönemimiz geçmişti, Akhisar’a geldikten sonra da hem takım olarak hem benim de uyum sağlamamla, çabalayarak, 30 yaşında koşmaya başlayarak bunu da asistlerle, gollerle süsleyerek bir anda 2-3 yıldır gündeme gelmeye başladık. Biraz geç yakaladım ama futbol dönemimin sonuna kadar devam ettirmek istiyorum.Bu sezon başı büyük tekliflerden teklifler geldi. Bir kota koymadım ama A Milli Takım’a da seçildiğimde yaşlı oyuncu gibi tepkiler oldu. Avrupa’ya baktığımızda 37-38 yaşına kadar üst düzey oynayan futbolcular var. Vücudum el verdiği sürece devam etmek istiyorum.‘Beşiktaş’tan teklif aldım’Geçen yıl Beşiktaş’tan teklif aldım. Ama bu transfere dönüşmedi. Diğer takımlardan da oldu ama en ciddi teklif Beşiktaş’tan geldi. Şu an 1 yıl daha sözleşmem var, ama Akhisar’la uzatmak istiyoruz. Akhisar’ın bende emeği çok fazla… Şu an kaptanlığa da geldim. Uzun yıllar oynamak istiyorum, ama takıma para kazandıracak büyük transferler olursa ‘Hayır’ demem kulübün menfaatleri açısından…‘Fenerbahçe alt yapısında yetiştim, ama…’Fenerbahçe alt yapısında yetiştim, onun da bana kattığı çok fazla şey var profesyonellik açısından, ama baktığınız zaman alt yapıdan çıkıp da A takımda oynamak çok zor oluyor. Üst düzey transferler yapılıyor, alt yapıdan gelen oyunculara o yüzden çok değer verilmiyor. Bunu zaten görmekteyiz. Ayrıldıktan sonra 10-11 yıldır profesyonel oynuyorum, birçok kez Fenerbahçe ile rakip olduk. Ama hem galip gelip hem de iyi oynayınca bu tip şeyler gündeme geliyor. Sonuçta profesyonel olarak bakıyoruz. Oradan ayrılalı uzun zaman oldu. Benim için mutluluk verici şu an.‘Kulüp kapatıldı, çok sıkıntı yaşadık’Malatyaspor’dan sonra Ankaraspor’a transfer olmuştum, o sene de Milli Takım, transfer gündemleri olmuştu, ama o eşiği atlayamamıştım. Ankaraspor’a transfer oldum. Kapanma sürecinden önceki süreçte iyi bir sezona başlamıştık, maalesef 4. Hafta kulübümüz kapatıldı. Ankaragücü ile birleşimimiz oldu. Ankaraspor’daki oyuncular Ankaragücü’ne geçti. Bayağı sıkıntı yaşadık, çünkü 50 kadar futbolcu bir anda oldu aynı takımın içinde. Sakatlığım oldu, o sezon çok kötü geçti benim açımdan, düşüşüm başlamıştı.‘Şu anki performansım olsaydı, Aykut hoca belki beni isterdi.’Aykut Kocaman Fenerbahçe’ye gittiği dönemde, benim Ankaraspor’da yaşadığım formsuzluk dönemi Karşıyaka’ya transfer oldum. Fenerbahçe değil de başka bir takıma gitseydi, Bursaspor, Gaziantep gibi Anadolu takımı olsaydı Aykut hoca alırdı beni. Fenerbahçe olunca umutların düşüyor o konuda. Tam sakatlık dönemime denk geldi. Belki şu anki performansım olsaydı, Aykut hoca belki beni transfer etmek isterdi.‘Gekas’ın kalitesini tartışamayız’Ben Gekas’ı Türk futbolunda Tanju Çolak’a benzetiyorum. Ceza sahasının içinde bitiriciliğiyle ünlüydü, Gekas da o tarz bir futbolcu. Bir de biz birbirimizi tamamlıyoruz. Gekas, ben, Güray, Uğur birbirini tamamlayan oyuncular. İyi niyetli ve mücadele eden bir takım gösteriyoruz sahada. Gekas, aramıza katıldığı sene zaten gösterdi futbolunu. Geçen yıl talihsiz bir ayrılık oldu aramızda. Bu yıl tekrar aramıza döndüğü için mutluyuz. Kalitesini zaten tartışamayız. Ceza sahası içinde müthiş bir bitiriciliği var, o bizi, biz onu sırtlıyoruz.‘Fikstüre bakarken korkuyorum’Fikstüre bakmak içimden gelmiyor. 1. Sırada gördüğümde korkuyorum açıkçası. Ligin henüz 4. Haftası. Buna en iyi örnek Rizespor. Geçen sezon ilk 5 haftada 12 puan yapmıştı. Lig çok uzun. Takım olarak aynı oynayan ekibiz, form düşüklüğü yaşamayız, ama ben ligin son haftasına bakıyorum. Şu an çok güzel başladık, sezonu nasıl bitireceğimiz önemli. Şu an amacımız ligde kalıcı olmak ama geçen sene ligi 10. Sırada bitirdik ve 5 puanla Avrupa şansımızı kaybettik. Her yıl bunun üstüne çıkmak, her sene kendini geliştirmek zorundasın takım olarak. İnşallah ilk 10’un içinde Avrupa’ya giden bir sıralama içinde oluruz.‘Milli Takım en üst mertebe’Milli Takım’a çağrılmayı bekliyorum, orası en büyük mertebe. Bu fırsatları yakaladım, kötü başlangıç yaptık. Şu an çağrılsam da gitsem, gitmesem de çok önemli değil. Çünkü Dünya Kupası, Avrupa Kupası’na katılamadık, bu ülkemiz için son derece üzücü. Fatih hocam şans verirse, elimden gelenin en iyisini yaparım.Milliyet
HRW: 'AKP Hükümeti, Politik Muhalefete Sopa Sallayarak Cevap Verdi'
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), yayımladığı bir raporda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP yönetimindeki Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatmak, medyayla interneti kontrol etmek, hükümeti eleştirenleri ve protestocuları sindirmek için çok aşırı adımlar attığını belirtti.HRW Press’ten yapılan yazılı açıklamaya göre İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Sinclair-Webb, “Türkiye Suriye’deki ve Irak’taki savaşın sıcaklığını ensesinde hissettikçe, Ankara’nın Avrupa ile daha yakın bağlar kurmak konusundaki isteği tazelendi. Ama Türkiye’nin liderleri insan hakları alanındaki gerilemeyi geri döndürmez ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmezlerse, Türkiye’nin Avrupa’ya yaklaşması mümkün olmaz” dedi.Açıklamada, ‘Türkiye’nin İnsan Hakları Alanındaki Gerilemesi ve Reform Önerileri’ başlığını taşıyan 38 sayfalık raporun Türkiye’de 2013′te yaşanan kitlesel hükümet karşıtı protesto eylemlerini ve iktidardaki AKP’yi tam kalbinden vuran yolsuzluk iddiaları ile bağlantılı olarak insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında yaşanan gerilemeyi özetlediği ifade edildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün son gelişmeler karşısında hükümetin verdiği tepkilerin izini sürdü ve dört alanda somut önerilerde bulunduğu raporda “Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile yürütülen barış sürecinde insan hakları bağlamının güçlendirilmesi; ceza yargılamaları sisteminde reform yapılması; devlet görevlileri tarafından halen yapılmakta olan ve geçmişte yapılmış insan hakları ihlallerinde ve kadınlara karşı işlenen aile içi şiddet suçlarında faillerin cezalandırılmaması uygulamasına son verilmesi; ve ifade, medya, İnternet özgürlüklerine ve toplanma ve örgütlenme haklarına getirilen kısıtlamalara son verilmesi” önerileri sunuldu.İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Emma Sinclair-Webb, raporda “Geçtiğimiz yıl içinde Erdoğan’ın AK Partisi politik muhalefete kuralları hiçe sayarak, eleştirel sesleri susturarak ve sopa sallayarak karşılık verdi. Türkiye’nin ve Türkiye vatandaşlarının geleceği adına, hükümetin girdiği yoldan geri dönmesi ve insan haklarına saldırmak yerine, onları koruması gerekli” dedi. Hükümetin baskıcı refleksleri dünya kamuoyunun dikkatini 2013 yılının Mayıs – Haziran aylarında İstanbul’da ve diğer şehirlerde yaşanan Gezi eylemlerinde, polisin biber gazını yanlış kullanmak da dahil olmak üzere, aşırı şiddet kullanması ile çekmişti, denilen raporda binlerce insanın hakkında gösterilere katıldıkları için ceza soruşturması açıldığı belirtildi. Bunların arasında Beşiktaş futbol kulubünün taraftar grubu Çarşı ile bağlantılı ve haklarında ömür boyu hapis cezası gerektiren darbe girişiminde bulunmak suçuyla dava açılan 35 kişinin de olduğu vurgulanırken “Buna karşın göstericilerin öldürülmesi ve yaralanmasının hesabı çok az sayıda polis memurundan soruldu” ifadeleri kullanıldı.HRW Press tarafından yapılan yazılı açıklamada şu açıklamalar yer aldı: “2013 yılının Aralık ayında emniyet güçlerinin üst düzey hükümet yetkilileri ve aile üyelerinin adlarının karıştığı bir ceza soruşturmasının varlığını ve bu soruşturma kapsamında tutuklamalar yapıldığını açıklamasıyla, büyük bir yolsuzluk skandalı gün ışığına çıktı. Skandal yerleşik politik düzen içinde AK Parti ile onun eski müttefiki, Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan din adamı Fethullah Gülen liderliğindeki Gülen hareketi arasında yaşanan bir ihtilaftan kaynaklanıyordu. Hükümet buna yargı bağımsızlığını baltalayarak ve hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatarak karşılık verdi. Hükümet ayrıca hakimlerin, savcıların ve polis memurlarının görev yerlerini değiştirdi. Son dönemde ise soruşturmalarda yer alan polisleri tutukladı, soruşturma dosyalarını kapattı ve konu hakkındaki haberleri veren sosyal ve geleneksel medyayı susturma çabalarını yoğunlaştırdı. Türkiye’nin zaten çok kısıtlayıcı olan İnternet yasasında yapılan üç grup değişiklik ki en sonuncusu Eylül ayında yapıldı, Internet sansürünü artırdı. Milli İstihbarat Teşkilatı yasasında Nisan ayında yapılan değişiklikler ise hükümetin izleme, gözetleme ve kişisel verilere sınırsız erişim yetkilerini artırıyor, istihbarat personelini ceza soruşturmalarına karşı koruyor ve insan hakları ihlallerini ve hukuksuzlukları kamuoyuna sızdıranlar ile, sızdırılmış istihbaratı yayınlayan gazetecilere verilecek cezaları artırıyor.Bilançonun artı tarafında ise, hükümet Kürdistan İşçi Partisi ile yürüttüğü insan hakları bağlamında büyük ilerleme potansiyeli taşıyan müzakerelerde ilerleme kaydetti. Bu ihtilafın temelinde Kürtlerin insan haklarında karşılaştıkları noksanlıklar yatıyor ve bu noksanlıkları gidermek için atılacak cesur adımlar Türkiye’de ki bütün etnik ve dini azınlık gruplarının insan haklarını ilerletebilir. Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de insan hakları alanında yaşanan daha büyük gerilemeye ciddiyetle eğilinmezse, Kürtlerle yürütülen henüz başlangıç aşamasındaki barış sürecinin çözülme riski ile karşı karşıya kalabileceğini de vurguluyor”Raporun yazarı Sinclair-Webb, “İnsan hakları alanındaki daralma ve yargıya yapılan müdahaleler, hükümetin Kürtlerle yürüttüğü barış sürecine bağlı kalmaktaki olumlu kararlılığı ile bir tezat teşkil ediyor ve hatta bu süreci tehdit ediyor. Kürtlerle yürütülen barış sürecinin başarısını garantilemenin en iyi yolu, İnsan haklarını korumak ve herkesin insan haklarını güçlendirmektir” açıklamasında bulundu.Raporda ayrıca İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre insan haklarını korumak için Türkiye Hükümeti’nin 1982 anayasasını değiştirmesi gerektiği savunuldu. “Devlet görevlisi failler tarafından yapılan yaşam hakkı ihlallerindeki zaman aşımı kaldırılmalı ve istihbarat personeli ve diğer devlet görevlileri ve memurlarına dokunulmazlık veren yasalar iptal edilmeli” denildi.Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik koşullarının İnsan Hakları ile ilgili boyutuna ilişkin müzakereleri açmak için yerine getirmesi gereken koşulları, kamuoyu önünde açıklamalarını öneren raporda şu ifadeler kullanıldı: “Hükümet terörizm suçları ve devlete karşı işlenen suçların istismar edilmesini ve şiddet içermeyen politik eylemlere ve protestolara katılan insanların bu suçlarla itham edilerek yargılanmalarını da sonlandırmalı. Hükümet ayrıca aile içi şiddete maruz kalan kadınlara yeterli koruma temin etmeli ve saldırganların yargılanmasını sağlamalı. Ayrıca hak ihlallerine yol açan İnternet Yasalarını iptal etmeli ve gazetecileri sızdırılan bilgileri yayınladıkları için insanları da şiddet içermeyen sözleri nedeniyle yargılamaya son vermeli.Hükümet, 18 Eylül Günü Avrupa Birliğine katılmak için yeni bir strateji açıkladı ve bu bağlamda komşu ülkelerdeki ve daha geniş bölgedeki karışıklıkların arttığı bir dönemde Avrupa ile güçlü bağlar kurmanın önemini vurguladı. On yıl önce, AK Parti’nin ilk döneminin başlarında, AB üyeliği hedefi reformlar için önemli bir motivasyon kaynağıydı. Rapor Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik koşullarının İnsan Hakları ile ilgili boyutuna ilişkin müzakereleri açmak için yerine getirmesi gereken koşulları, kamuoyu önünde açıklamalarını da öneriyor”İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Sinclair-Webb, “Türkiye Suriye’deki ve Irak’taki savaşın sıcaklığını ensesinde hissettikçe, Ankara’nın Avrupa ile daha yakın bağlar kurmak konusundaki isteği tazelendi. Ama Türkiye’nin liderleri insan hakları alanındaki gerilemeyi geri döndürmez ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmezlerse, Türkiye’nin Avrupa’ya yaklaşması mümkün olmaz” dedi. DHA
Reklam
"Dünyada Türkiye Denince Akla İlk Galatasaray Geliyor"
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakiplerinden Arsenal'in Türk asıllı yıldızı Mesut Özil, Fanatik gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.Arsenal-Galatasaray maçı hakkındaki düşüncelerin?Öncelikle, Galatasaray Avrupa’nın en büyük takımlarından birisi. Dünyada Türkiye denince akla ilk Galatasaray geliyor. Bir de biliyor musunuz, Galatasaray Avrupa’da çok farklı oynuyor. Her sene Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ediyor. Bazen o kadar iyi oynuyorlar ki, maçta ne olacağını kestiremiyorsunuz. Bunu İstanbul’daki Real Madrid maçında da yaşadık. Ama unutmayalım ki, Arsenal olarak evimizde oynuyoruz. Sahaya 3 puan için çıkacağız ve bunun için savaşacağız.Arsenal kimlere dikkat edecek, kimlere dikkat etmeli?Biz Galatasaray’ın çok tecrübeli bir takım olduğunu düşünüyoruz. Şampiyonlar Ligi deneyimi olan Sneijder, Burak, Selçuk, uluslararası deneyimi olan Muslera, Melo gibi isimler var. İyi futbolla 3 puanı kazanmak istiyoruz ama ne olursa olsun ben Türk takımına karşı oynarken çok mutlu oluyorum, çok duygulu anlar yaşıyorum. Tekrar İstanbul’a geleceğim için çok sevinçli oluyorum.Gruptaki mücadeleyi nasıl görüyorsun?İlk maçlarda da görüldü ki, bu grupta kimlerin ikinci tura çıkacağı, nasıl sonuçlar alacağı belli değil. Herkes gruptan çıkabilir. Biz grup birincisi olmak istiyoruz. Bunun için de çarşamba günü kazanacağımıza inanıyorum.Tottenham-Beşiktaş maçı hakkında neler söylemek istiyorsun?Çok heyecanlı bir maç olacağını düşünüyorum. Çünkü Beşiktaş Londra’da bize karşı da iyi bir futbol ortaya koydu. Tottenham da futbol oynamayı seven bir rakip. Bu maçtan çok mücadelenin olacağı bir 90 dakika bekliyorum.Neden Arsenal’i tercih ettin?Avrupa’nın en güçlü iki liginde zaten forma giymiştim. İspanya ve Almanya’da başarılı olduktan sonra bir tek hedefim vardı, o da İngiltere. Şu an o hedefime de ulaştım. Ama Arsenal’e gelmemin en büyük nedeni, teknik direktör Wenger’dir. Çünkü transfer döneminde benimle bire bir ilgilendi. Beni telefonla arayarak ikna etti. Ve bana güvendiğini dile getirdi.Londra’da hayat nasıl gidiyor?Londra büyük bir şehir. Birçok bilmediğim, görmediğim şeyler var. Genelde boş zamanlarımda bu şehrin bilinmeyenlerini öğreniyorum. Zaten zamanın çoğunda da ailem buraya geliyor. Onlarla beraber oluyorum. Ben fazla zaman bulduğumda ise Almanya’ya gidiyorum.Hobilerin neler?Sinemaya gitmeyi çok seviyorum. Aksiyon filmlerini izliyorum. Dizi izlemeyi de çok seviyorum. Alışveriş yapıyorum Londra’da. Ama biliyorsunuz ki bunlara fazla zaman kalmıyor, çünkü maçlarım nedeniyle çok seyahat ediyorum.Hangi yemeklerden hoşlanıyorsun?En çok annemin yaptığı yemeklerden hoşlanıyorum. Türk yemeklerinin her türlüsünü seviyorum. En çok da etli ve acılı şeyleri seviyorum. Zaman zaman balık da yiyoruz, Londra’daki Likya restoranında gerçekten damak zevkime uygun her şeyi bulabiliyorum.Kendini ne kadar Alman ne kadar Türk hissediyorsun?Bu konuda şunu söyleyebilirim ki, iki kültürü de içimde barındırdığım için, bu bana büyük bir avantaj sağlıyor. Böyle hayatı daha güzel yaşıyorum. İnsanları bu konuda sevindirebiliyorsam ne mutlu bana.Neden aslan dövmesi yaptırdın?Aslanı biraz kendime benzetiyorum. Ailesini sever korur. Adeta kral gibidir. Ne istediğini çok iyi bilir ve bu hedefe ulaşmak için hiç kimseden çekinmez. Başkalarının sözünü dinlemez, kendi yoluna gider. Bir şeyi isterse sormaz, yapar. Bu özellikleri taşıdığım için aslan dövmesi yaptırdım. Başka bir yerlere çekilmesini istemem.‘Biz Brezilya’ya ne yaptık!’Dünya Kupası’ndaki maçtan önce kazanacağımızı hissetmiştik ama soyunma odasına girdiğimizde herkes birbirine bakıyordu, çünkü durum 4-0’dı! Birbirimize, “Ya biz ne yaptık” diye soruyorduk!Kazanılacak her şeyi kazandın. Bundan sonraki hedefin ne?Evet, İspanya’da Almanya’da ve son olarak Dünya Şampiyonası’nda kupa kaldırdım. Ama benim felsefemde futbolcu başarıya doymamalı. Kendini hep ispatlaman lazım. Tabii ki Dünya Şampiyonluğu herkese nasip olmaz ama her futbolcu kendine yeni başarılar için hedefler belirlemeli ve bunu gerçekleştirmek için sonuna kadar mücadelesini ortaya koymalı.Şu 7-1’lik Brezilya maçını bize anlatır mısın?Açık konuşmam gerekirse maçtan önce kazanacağımızı hissetmiştik. Ama bu farklı skor asla aklımızın ucundan bile geçmedi. Devre arasında herkes birbirine bakıyordu. Çünkü durum 4-0’dı. Biz birbirimize, ‘Ya biz ne yaptık. Brezilya hem dünya devi hem de ev sahibi’ diyorduk. Yine de rakibi hafife almamalıydık. Çünkü biliyorsunuz biz daha önceki turnuvalarda hem yarı finallerde elenmiştik. O yüzden ikinci devreye aynı disiplinle çıktık ve golleri sıralamaya devam ettik. Bu skordan sonra tabii ki o maçı konuştu. Tarih yazmıştık.Bir teknik direktör size güveniyorsa, siz de ona güveniyorsanız, başarı hep geliyor. Takıma büyük faydam olacağını bildiği için beni sonuna kadar destekliyor. Ben de sahadaki mücadelemle o sevgiyi hak ettiğimi ispatlamak için mücadele ediyorum ve onu mahçup etmemek için sonuna kadar savaşıyorum.Arda kendini çok geliştirdiArda’yı çok beğeniyorum, Avrupa’da kim olursa olsun bir Türk oyuncu başarılı olduğunda ben inanılmaz mutlu oluyorum. Arda Atletico Madrid’e gittiğinde takım bir çıkış yakalamıştı. İyi futbol oynuyordu. Oturmuş bir takımdı, iyi de bir hocaları vardı. Arda da bunu kullanarak Atletico Madrid’de kendini inanılmaz geliştirdi. Adım adım zirveye çıktı. Başarılarının devamını diliyorum.Benim yerim 10 numaradırBiliyorsunuz ben 10 numarayım. Yani playmaker gibi oynamak istiyorum. Şu anda da o mevkide oynuyorum. Kısacası en çok verimli olduğum yer forvet arkası. Bana göre o pozisyonda oynadığımda takıma da en çok katkıyı bu şekilde sağlıyorum. Arsenal formasıyla zaman zaman sağ ve sol kanatta görev yapıyorum ama bu fark etmiyor. Hocanın verdiği tüm görevleri yaparım. Yeter ki takım bundan fayda sağlasın.Ligde en çok sarılan ikinci forma benimSeyirciyle güzel bir ilişki kurdum, galiba benim oyun stilimi beğeniyorlar. Ama ben de onlara en iyi şekilde, samimi bir şekilde karşılık veriyorum. Bu karşılıklı sevgi olsa gerek. Real Madrid’de de farklı değildi. Ronaldo’dan sonra en çok taraftar bana ilgi gösterirdi. Unutmayalım ki, Ronaldo’dan sonra en çok benim formam satılırdı. Burada da geçtiğimiz sezon Premier Lig’de en çok satılan 5. forma benimdi.Buradaki mücadeleyi seviyorumBen Arsenal’e gelirken 5 yıllık imza attım. 4 yıl daha var. Futbolda biliyorsunuz her şey mümkün ama ben kontratımı bitireceğimi düşünüyorum. İngiltere Ligi’ni seviyorum. En çok hoşuma giden burada skor ne olursa olsun, tüm futbolcuların 90 dakika mücadele etmeleri, pes etmemeleri.KAYNAK: FANATİK
“Beşiktaş'tan Önce Hayatımın Amacı Yoktu”
Beşiktaş’ın 33 yıllık malzemecisi Süreyya Soner’in belgeseli çekiliyor: “Güzel Adam Süreyya”. Beşiktaş macerasından önce Yeşilçam’da çalışan Soner o günleri hatırlattığımızda, “Beşiktaş olmasa ben hayatta evlenmezdim. Beşiktaş’tan önce hayatımın amacı yoktu. Beşiktaş’ta işe başlayınca düzene girdik” diyorBeşiktaş’ın yeni formalarının tanıtıldığı Reklam filmini izlemişsinizdir. Emeğe yaptığı vurguyla sadece Beşiktaşlıların değil, tüm futbolseverlerin gönlünü fetheden bu reklamın yıldızı Süreyya Soner’di. Beşiktaş’ın 33 yıllık malzemecisi Süreyya Soner, hayatını anlatacak belgeselin heyecanını yaşıyor şimdi. Gökçe Kaan Demirkıran’ın yönettiği belgeseli yakın bir zamanda izleyeceğiz. Biz de belgeselden önce Süreyya Soner’le bir söyleşi yaptık. Hem Soner’in anılarını konuştuk hem de belgeseli...Sizi en son Beşiktaş futbol takımının yeni sezon formaları için hazırlanan reklam filminde gördük. Neler hissettiniz?Sadece bir kere izledim. Kendimihiç seyretmem ben.Nasıl oldu bu reklamda rol almanız?Yöneticiler söyleyince oldu. Yöneticiler söylemeseydi olmazdı zaten.Bir de belgeseliniz çekiliyor...Bir gün İnönü Stadı’nın müdürü Turgut Bey çağırdı beni. “Bir arkadaş seninle görüşmek istiyor” dedi. Ben de kabul ettim. “Neden?” diye sordum, “Belgesel için” dedi. “Ne belgeseli müdürüm?” dedim. Arkadaş geldi, Turgut Bey tanıştırdı bizi. “Gökçe Kaan Demirkıran” dedi. Gökçe de “Abi, senin belgeselini çekmek istiyorum” dedi.Ben de şaşırdım.“Yılmaz Güney bana hayatı öğretti”Zorladınız mı Demirkıran’ı, yoksa hemen kabul ettiniz mi?Çok zorlamadım. Kabul ettim hemen. İlk önce altyapıdan bir çocuğun babası Kitap yazmamı istemişti. Onu kabul etmemiştim, Gökçe yönetimden izin alınca kabul ettim. Bir de “Üniversite öğrencisiyim” filan deyince dayanamadım. Çünkü ben okumadım. Bu yüzden de okuyanlara büyük saygı duyuyorum. Babam denizaltı subayıydı, okumamızı çok istemişti ama okumadım.Hemen iş hayatına mı atıldınız?Okumadığım için babam matbaaya verdi. Oradan başladık işte.Yeşilçam maceralarınız da var sizin...Benim arkadaşlarım hep Yeşilçam’daydı. Gide gele alıştık. Ama hep günlük işler yapıyorduk. Adam olmadığı zaman arayıp “Süreyya gel, film var. Mersin’e ya da Adana’ya gideceğiz iki günlüğüne” diyorlardı. Set işçiliği yapıyordum. Arkadaşlar da seviyordu beni. Böyle böyle birçok sette çalıştım devamlılık olmadığı için. Her artistle tanışmış oldum. Bir ara 9-10 günlük bir çalışmamız oldu Gebze’de. “Süreyya gel, adam yok fakat adam gelince yollarız” dediler. Yılmaz Güney’in “Kahreden Kurşun” filmini çektik. Yılmaz Güney’den çok şey öğrendim ben.9-10 günde hayatı öğretti bana.Beşiktaş’a nasıl “transfer oldunuz” diye sorayım...1981’di. Yedinci ayda altyapıda çalışmaya başladım. Ziya Doğan getirdi zaten beni. Bir maç esnasında tanışmıştık. Ahmet Abi vardı, daha sonra rahmetli oldu, o A takımındaydı. O ayrılınca ben geçtim A takımına. Şeref Stadı’ndaydık o zaman. Zor şartlar, her yer çamur. Makine yok, ufak merdaneli makineler var sadece. Formaları yıkamak zor...“Futbolcular Türkçe öğreniyor, ancak öyle anlaşıyoruz”Hiç aklınıza gelir miydi bunun 30 yıllık bir macera olacağı?Hayatta gelmezdi. Ben sigortalı bir iş arıyordum. Yeşilçam’da iyi para alıyordum ama sigorta yok. Yevmiye alıyoruz sadece.O zamanlar evli miydiniz?Bekardım. Beşiktaş olmasa ben evlenmezdim. Düşünmezdim bile.Beşiktaş’tan önce gelecek konusunda endişeli miydiniz? Bu yüzden mi evlenmeyi düşünmediniz?Tabii. Ev yok, sigorta yok.. Beşiktaş’tan önce hayatımın amacı yoktu açıkçası.Sizin futbolcularla aranız hep iyi oldu...Benim herkesle aram iyidir.Nedir bunun sırrı? Yabancı diliniz var mı?Ben ilkokulu yedi senede bitirdim. Onlar Türkçe öğreniyor, ancak öyle anlaşıyoruz. Ya da tercüman arkadaşlar yardımcı oluyor.Nasıl hazırlık yapıyorsunuz maçlardan önce?Beş ya da altı saat önce gidiyoruz. Hiç kriz yaşamadık. Allah göstermesin. Yalnız değilim. Arkadaşlarım da var. Defalarca kontrol ediyoruz malzemeleri. Armalara, reklamlara, numaralara sürekli bakıyoruz. Futbolcu sahaya çıkana kadar kontrol altında malzemeler.Kaç takım formayla gidiyorsunuz maçlara?Fazla götürürüz. Garantiye alıyoruz. Disiplinli çalışıyoruz.“En son ne zaman evde yemek yedim hatırlamıyorum”Tertipli, düzenlisiniz. Ev hayatına da yansıyor mu bu alışkanlık?Benim ev hayatım yok. Sabah 5.30’da yola çıkıyorum. İdman olsun olmasın çıkarım evden.Ailenizi görebiliyor musunuz?Akşam çay içmeye gidiyorum eve. En son ne zaman evde yemek yedim, hatırlamıyorum.Çok da geziyorsunuz tabii. Kaç ülke gördünüz?Hiç bilmiyorum. Ben otelden sahaya, sahadan otele giderim. Zaten malzemeleri başıboş bırakmıyoruz, çalınır çünkü.Eskiden maç sırasında da soyunma odasında duruyordunuz güvenlik amacıyla, değil mi?Tabii. Güvenlik, polis yok. Kapıyı kırıp eşyaları çalarlardı. Küçük bir radyom vardı, maçın kaç kaç olduğunu oradan öğreniyordum. Sonradan güvenlik gelince maçları izlemeye başladık. Benim işim soyunma odasında, sahada değil. Futbolcuların takıları var, telefonu var, pasaportu var...“Süleyman Seba evlenip ne yapacaksın dedi”Süleyman Seba ile aranız nasıldı?İyiydi. Arada giderdik, görmek için. Bizi görünce “Maaşları almaya mı geldiniz?” derdi. “Baba” derdim ben ona bazen. Çok eskiden “Baba ben evleneceğim” dedim. “Tamam, tamam... Sen evlen gerisi kolay. Ama evleneceksin de ne yapacaksın?” dedi. Kendi bekardı tabii. Bekar olmasına rağmen hiç yalnız kalmadı. Arkadaşları hiç yalnız bırakmadı. Arkadaşlıklarıçok sağlamdı.Evliliğinizde destek oldu mu?1991-92 sezonuydu. Cumartesi şampiyon olduk, pazar gününe düğün salonu tuttu Rıza (Çalımbay) Beşiktaş’ta. Ben de iş olsun diye Başkan’a, “Başkanım evleneceğim ama takım elbisem yok. Bir maaş ikramiye ver de elbise alayım” dedim. “Süreyya daha üç aylığımı almadım” dedi. “Ama” dedi sonra, “Benim mağazam var, oraya git. Beş taksit de, yedi taksit de yaparlar.” Ben de “Başkanım ne taksiti, daire mi alıyoruz” dedim. Beşiktaş’ın parasından vermezdi, kendi parasından verirdi.“15 senedir maçlara geliyorum hep yedeksin”Antalya’da Efes Kupası’nda Galatasaray ile oynuyorduk 2006’da. Tribünler yedek kulübesine yakın. Bir taraftar bir ayağını kulübeye atmış diğeri tribünde, elinde bayrak bağırıyor. Tam yanımızda. Tigana’ya bağırıyor “Değişiklik yap” diye. Tayfur Havutçu’ya “Yaşlandın. Gençlere bırak artık” diyor. Okan Buruk’a “Git Galatasaray’da oyna” diye bağırıyor. Sergen’e “At yarışı oyna” diyor. Sergen’in yanında Murat Şahin var. O “Abi sıra sana geliyor” dedi. Ben de kalktım, “Herkes rahatsız oluyor. Sus. Polis çağıracağım yoksa” dedim. Şöyle bir baktı, adımı da bilmiyor herhalde, “Ulan bıyıklı” dedi, “15 senedir maçlara geliyorum, hep yedeksin. Ne oynadığın bile belli değil. Sağda mı oynuyorsun solda mı? Kiralık da mı vermiyorlar?” Yedek kulübesi dağıldı gülmekten. Yıllar sonra biri tweet attı bana, Twitter hesabım var benim de... “Süreyya Abi babamı tanıdın mı?” demiş. Baktım, tanır gibi oldum. O taraftar babasıymış. Ben de tweet attım, “Baban futbolcu sandı. Sen de doktor mu sanıyorsun?” dedim.“Oğlum 2.5 ay isimsiz kaldı”Sene 1991. Eşim hamile. Biz de Kıbrıs’a kampa gittik. Gittiğimizin ikinci günü çocuğum dünyaya geliyor. Hanım aradı “Adını ne koyalım?” dedi. Ben de “Maçlar başlasın da ilk gol atan futbolcunun adını veririz” dedim. Elbet Metin, Ali, Feyyaz’dan biri gol atacak.Milliyet
Reklam
Slaven Bilic: "Kazanmayı Hak Etmedik"
Spor Toto Süper Lig'in 4. haftasında Eskişehirspor ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş'ta teknik direktör Slaven Bilic maç sonu açıklamalarda bulundu.Slaven Bilic'in açıklamaları şu şekilde;“Koşullardan şikayet etmiyorum ama düzgün bir ortamda oynamadık. Adil bir sonuç ortaya çıktı. Kazanmayı hak etmedik. İkinci yarı az üretkendik. Rakip geniş alanlar bırakırken golü bulmalıydık. Duran toptan rakip cezayı kesti.”“Perşembe günü önemli bir maç oynayacağız. 3 günde bir maç oynuyoruz. Bu tempoya alışmalıyız. Bir an evvel Tottenham maçına hazır hale gelmeye çalışacağız.”Eurosport
"2-0 Galip Geldik, Oyuncularımı Kutlarım"
Atatütk Olimpiyat Stadı'nda Beşiktaş'la 1-1 berabere kalan Eskişehirspor'da Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, maç sonrası açıklamalarda bulundu.İşte Sağlam'ın açıklamaları:'Kimse bir mazaret olarak kabul etmesin ama yağmur, fırtına, rüzgar oyuncuların topa hükmetmesine izin vermedi. İki takım da istediği oyunu sahyaa yansıtamadı. Sadece iyi bir mücadele vardı sahada. Beşiktaş kendi evinde kazanmak istedi. Biz de puan ve puanlar almak istiyorduk. Mücadele düzeyi yüksek olan bir mücadele oldu.''NİZAMİ GOLÜMÜZ VERİLMEDİ!'Yediğimiz golde ofsayt olduğunu sanıyorum. Attığımız nizami gol ise verilmedi. Çok açık bir pozisyon. Bu olay Galatasaray maçında da başımıza geldi. Olmayan bir pozisyonu nasıl olur da görürsünüz? Hakemlerimize bunu sormak istiyorum. Galatasaray ve Beşiktaş maçlarından 1'er puan çıkardık ama kazanabilirdik de. Hakemlerimiz daha dikkatli olsunlar. Ama ne diyelim canları sağolsun.Stüdyo'dan gelen Beşiktaş'ın golünün ofsayt, Eskişehir'in gol olduğu bilgisi üzerine Ertuğrul Sağlam; 'O zaman ben oyuncularımı 2-0 galip geldikleri için kutluyorum' dedi.Sporx
Londra Derbisinde Sakat Çok, Gülen Yok
İngiltere Premier Lig'in 6. haftasında Arsenal ile Tottenham arasında oynanan Londra derbisi 1-1 sona erdi.İngiltere Premier Lig'in 6. haftası Londra derbisine sahne oldu. Galatasaray'ın hafta arasında Devler Ligi D Grubu'nda karşı karşıya geleceği Arsenal Emirates Stadı'nda, Beşiktaş ile UEFA Avrupa Ligi C Grubu'nda karşılaşacak olan Tottenham ile karşı karşıya geldi. Mücadele 1-1 sona erdi.İlk yarısı 0-0 sona eren mücadelenin 56. dakikasında Tottenham, Flamini'nin kaptırdığı top sonrasında Erik Lamela'nın asistinde Nacer Chadli'nin golü ile öne geçti. Gol sonrası ataklarını sıklaştıran Arsenal'in beraberlik golü ise Alex Chamberlain ile geldi.Öte yandan Arsenal'de Aaron Ramsey ile Mikel Arteta, Tottenham'da ise Danny Rose sakatlıkları sonrasında mücadeleyi tamamlayamadı.Bu sonucun ardından Arsenal puanını 10 yaptı ve 4. sıraya yerleşti. Galibyet hasreti 4 haftaya çıkan Tottenham ise 8 puanla 8. basamakta yer aldı. 1 Ekim günü evinde Galatasaray'ı ağırlayacak olan Arsenal, Premier Lig'in 7. haftasında deplasmanda Chelsea'ye konuk olacak. 2 Ekim günü Beşiktaş'ı konuk edecek olan Tottenham ise, ligde bir sonraki maçında evinde Southampton ile kozlarını paylaşacak.Sporx
Reklam
'Aziz Yıldırım'la Birlikte Ankara'ya Gidip Statlarımızın Tapusunu İsteyeceğiz'
Fikret Orman, 'Sayın Aziz Yıldırım'la birlikte Ankara'ya gidip, statların tapusunu istediğimizi söyleyeceğiz. Parası da neyse ödeyeceğiz' dediGazetelerin ekonomi servisi yöneticileriyle bir araya gelen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Vodafone Arena hakkında önemli açıklamalarda bulundu.Stadı, bazı takımlar gibi devlet veya belediye desteği ile yapmadıklarını belirten Orman, “Vodafone Arena kulübün kaynakları ile inşa ediliyor. Stada gelen millet, parayı harcayan millet ama biz devlete pay ödüyoruz. Ben ve Sayın Aziz Yıldırım Ankara’ya gidip, statların tapusunu isteyeceğiz. Parası neyse ödeyeceğiz. Stadın sponsor gelirlerinden yüzde 25′ini Spor Genel Müdürlüğü’ne veriyoruz. Tapuyu alıp, bu parayı ödemekten kurtulmak istiyoruz” diye konuştu. Fikret Orman, G.Saray Başkanı Ünal Aysal’ın, “Mali durumumuz, Beşiktaş ve diğer kulüplerden daha iyi” sözlerini etik bulmadığını da dile getirdi.SOSA YİNE YEDEKBursaspor maçında sonradan oyuna girip, Olcay’ın attığı galibiyet golünün asistini yapan Sosa’nın, bugünkü Eskişehirspor maçında da yedek soyunacağı öğrenildi. Bilic’in kondisyon eksiği olan Arjantinli yıldızı, gidişata göre oyuna alacağı ifade edildi.Sabah
Galatasaray, Dünyanın En Çok Takip Edilen 5. Kulübü
Real Madrid'in ilk sırayı aldığı twitter listesinde Galatasaray, dünyanın en çok takip edilen beşinci kulübü oldu.Onur Dinçer / Skorer Dış HaberlerSosyal medyada en çok takipçisi bulunan kulüpler belli oldu. Uluslararası basın takip merkezi Info Press, twitter üzerindeki son rakamları yayınladı. Bir çok dev futbol kulübünü geride bırakan Galatasaray, dünyanın en çok takip edilen beşinci ekibi oldu.Listenin ilk sırası 12.8 milyon takipçi ile Real Madrid'deyken, ikinci sırayı ise İspanya'nın bir diğer dev ekibi Barcelona 12.7 milyon ile yakaladı. İngiliz kulüplerinden Arsenal 4.5 milyon ve Chelsea de 4.4 milyon rakamları ile ilk iki sıradaki kulüpleri izlediler.Manchester United (3.5 m), Milan (2.2 m), Bayern Münih (1.5 m) gibi bir çok önemli kulübü sollayan Galatasaray 4.2 milyon takipçisi ile Dünya beşincisi oldu. Türkiye;'den Fenerbahçe'nin 3.5, Beşiktaş'ın ise 850 bin takipçi sayısı bulunuyor.skorer
Reklam
Beşiktaş'tan UEFA Açıklaması
Beşiktaş, resmi internet sitesi üzerinden, UEFA'nın kulüp hakkında finansal fair-play çerçevesinde başlatmış olduğu incelemeye ilişkin açıklama yaptı.Siyah beyazlı kulüpten yapılan açıklama şu şekilde'UEFA tarafından bugün resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Kulübümüz de dahil toplam 7 kulübün, 2012 ve 2013 finansal raporlama dönemleri sonunda açıklamış oldukları denk bütçe açıkları nedeniyle, ilgili kulüpler hakkında resmi inceleme başlatıldığı ve bu Kulüplerden Ekim ve Kasım ayları içerisinde ek bilgi ve belge talep edileceği bildirilmiştir.Bu husus kulübümüzün halihazırda devam UEFA Avrupa Ligi'nde yarışma hakkına bir engel teşkil etmemektedir.Kamuoyu gelişmelerden haberdar edilecektir.Beşiktaş JK'Maraton
Beşiktaş'a Stat Müjdesi
Beşiktaş'ın akşam saatlerinde yapılan yönetim kurulu toplantısında sezonun ilk yarısındaki 3 karşılaşmanın Başakşehir Stadyumu'nda oynanmasına karar verildi.Siyah beyazlıların yönetim kurulu toplantısında 6. haftadaki Sivasspor, 10. haftadaki Kasımpaşa ve 14. haftadaki Akhisar Belediyespor karşılaşmalarının Başakşehir Stadyumu’nda oynanması kararlaştırıldı.8. haftadaki Fenerbahçe, 12. haftadaki Trabzonspor ve 16. haftadaki Galatasaray karşılaşmaları ile Avrupa Ligi maçları ise Olimpiyat Stadyumu’nda oynanacak.AMK Spor
İnci Sineması'nın Yerine Yapılacak Otel ve Rezidansın Sahibi AKP'li Çıktı
Otel ve rezidans yapılmak için yıkılan İstanbul Harbiye'deki İnci Sineması'nın yıkım kararı Planlama Müdürlüğü'nün karşı çıkmasına rağmen gerçekleştirildiği ortaya çıktı.İnci Sineması'nın yıkım kararını 2012 yılında Planlama Müdürlüğü'nün karşı çıkmasına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi aldı. Sinemanın yerine otel ve rezidansa onay veren plan tadilatını iki CHP'li yargıya taşıdı. Dava sonuçlanmadan sinema yerle bir edildi.Radikal.com.tr'den Ercan Sarıkaya'nın haberine göre, Yeşilçam filmlerinin tarihi mekanı İnci Sineması yerine otel yapılmak için yerle bir edildi.1946 yılında inşa edilen ve uzun zaman Yeşilçam filmlerinin halkla buluşma noktası olan İnci Sineması, Emek Sineması’nın akıbetini yaşadı. Peki İnci Sineması adım adım nasıl yok edildi?. Arkasındaki gerçek ne?Yıkım kararını İBB Belediye Meclisi verdiHalaskargazi Caddesi ile Nişantaşı’nın birleştiren yerde bulunan Ermeni Katolik Mihitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait 15 bin 409 metrekare arazi içinde İnci Sineması, dükkânlar, Pangaltı Özel Ermeni İlköğretim Okulu ve lisesi ile Pangaltı Ermeni Katolik Kilisesi bulunuyordu. Vakıf 2012 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne plan tadilatı için başvurdu.Planlama Müdürlüğü yıkıma karşı çıktıİstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi CHP’li üyelerin karşı çıkmasına rağmen oyçokluğu ile arazi üzerindeki okul ve kiliseyi aynen koruyup geri kalan sineman ve mağazaların bulunduğu alana otel ve rezidans yapılmasının önünü açan karara imza attı.Türk sinemasının 100. yılında İnci Sineması yıkıldı.İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderilen İmar Komisyonu raporunda planlama müdürlüğü yapılan plan değişikliğini karşı çıkmış. Müdürlük görüş yazısında şunları vurgu yapmış: “Yaklaşık 8 bin 400 metrekarelik bir alan, sosyal donatı alanından çıkarılarak, otel alanına alınıyor. Kaldırılan donatı alanına karşılık yeni sosyal donatı ayrılmadığı görülmektedir. Ancak, Plan Yapım Yönetmeliği'ne göre; imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılamaz.Zorunlu hallerde, bir tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması gerekmektedir. Plana okul ve kilise alanı da dahil edilerek inşaat alanı hesaplanmıştır. Turizm tesis alanında emsalin gerçekte zemin üstünde 5.40'a ulaşacağı, emsal hesabı dışında bırakılan bodrum katlar ve ticari otopark alanı ile birlikte bu emsalin daha da artacağı, ayrıca halen üzerinde mevcut yapılar bulunan okul ve kilise alanın imar hakkının iki kere kullanılmış olacağı, teklife konu alanın bir kısmının Taksim-4.Levent Metro Koruma Bandı içerisinde, yapı temeli kısıtlama alanı içinde kalmasına rağmen, bodrum katlardaki yapılaşmanın parsel tamamında yapılması öngörülerek, metro hattının dikkate alınmadığı görülmektedir. Yapılacak plan değişikliğinin caddesi üzerinde yapı, nüfus ve trafik yoğunluğunu arttırıcı, plan bütünlüğünü bozucu emsal teşkil edici ve sosyal donatı alanını azaltıcı nitelikte olduğu görülmektedir' denilerek plan değişikliğine karşı görüş vermiş. Ancak müdürlüğün bu karşı görüşüne rağmen karar meclisten oyçokluğu ile geçti.9 katlı otel ve alışveriş merkezi yapılacakBüyükşehir Belediye Meclisi’nden geçen kararda şunlar vurgulandı: “Turizm Tesis Alanında, otel, motel, apart konaklama tesisleri, günübirlik tesisler ile birinci bodrum kat ve zemin katında ticari fonksiyonlar yer alabilir. Bodrum katlar arazinin tamamında yapılabilir. Birinci bodrum kat iskan edilebilir, emsal hesabına dâhil değildir. Diğer bodrum katlarda, otopark yönetmeliği uyarınca ayrılması gereken otopark alanı ayrıldıktan sonra kalan alanda ticari kat otoparkı yapılabilir, bunlar emsal hesabına dahil edilmez. İnşaat emsali 3, yükseklik ise 27.50 metredir.”Meclis kararı ile İnci Sineması’nın bulunduğu alanda sadece yer üstünde 45 bin metrekarelik 9 katlı otel ve alışveriş merkezi inşaatının önü açıldı. Bodrum katlarla birlikte inşaat alanın yaklaşık 80 bin metrekareye ulaşacağı belirtiliyor.CHP'li üyeler planın iptali için Danıştay'a başvurduPlanın meclisten geçmesi üzerine CHP’li meclis üyesi Dursun Çaltı ile Hüseyin Sağ planın iptali için mahkemeye başvurdu. İstanbul İdare Mahkemesi davayı ehliyet yönünden reddetti. Meclis üyeleri Danıştay’a başvurdu Danıştay yerel mahkemenin kararı bozdu. Dava, yerel mahkemede devam ederken İnci Sineması yerle bir edildi.Projeyi eski AKP Meclis Üyesi üstlendiVakfa ait arazideki projeyi eski Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi işadamı Mehmet Uyanoğlu yapıyor. Uyanoğlu, Beşiktaş ’ta azınlıklara ait arazilerde yaptığı inşaatlar ile biliniyor.T24
UEFA, FFP Kuralları Nedeniyle Beşiktaş'ı İncelemeye Aldı
UEFA, Finansal Fair Play kuralları nedeniyle Beşiktaş'ın da içinde bulunduğu 7 kulübü incelemeye aldı. Kurul, Bursaspor'un gelirlerine ise FFP çerçevesinde el koydu.UEFA Finansal Fair Play kapsamında Beşiktaş'ı incelemeye aldı. BBC Sports editörü Dan Roan'ın haberine göre, Avrupa futbolunun patronu UEFA, toplam 7 kulübü finansal fair play çerçevesinde incelemeye aldı. Bu 7 kulüp arasında Beşiktaş da bulunuyor.DİĞER 6 TAKIMBeşiktaş ile beraber incelemeye alınan diğer kulüpler ise Liverpool, Monaco, Roma, Inter, Krasnodar ve Sporting Lizbon.BURSASPOR'UN GELİRLERİ DONDURULDUUEFA ayrıca Bursaspor'un da Avrupa Ligi katılım payını finansal fair play çerçevesinde askıya aldı.Haberler
Reklam