onedio
Bilic'ten İlginç Derbi Yorumu
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Fenerbahçe maçı öncesi Gökhan Töre'nin eksikliğini duyduklarını söylerken, son şampiyona karşı oynayacaklarını dile getirdi.Çok önemli bir derbiye çıkacaklarını kaydeden Bilic, “Çok önemli bir derbi. Çok iyi hazırlandık. Özgüvenimiz tamamen yüksek ve maça tamemen hazırız” dedi.Gökhan Töre ‘nin kendileri için önemli bir oyuncu olduğunu kaydeden Bilic , “Gökhan’ın olmaması bizim için handikap. Ama bugün oynayacak oyunculara da inancımız tam. Aslına bakarsanız iki önemli oyuncumuz da kenarda. Sosa ve Mustafa’nın da eksikliklerini hissettik. Bu üç büyük oyuncunun eksikliğini Türkiye değil, Avrupa’daki her takım hisseder. Çok büyük bir kulübe, son şampiyona karşı oynuyoruz” ifadelerini kullandı.Açık Mert Korkusuz
Demba Ba'ya Derbi İçin Özel Misafir
Derbide Beşiktaş’ın en önemli gol umudu olacak Demba Ba’nın özel misafirleri maç için geldi.Derbide Beşiktaş’ın en önemli gol umudu olacak Demba Ba’nın özel misafirleri maç için geldi.Senegalli futbolcu instagram hesabı üzerinden paylaştığı fotoğrafa, “Benim ekip yarınki maç için sabırsızlanıyorlar. Yeri gelmişken, ben de sabırsızlanıyorum” diye yazdı.eurosport
Beşiktaşlı Futbolculardan 'Aziz Yıldırım' Sözü
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları Beşiktaşlı futbolcuların motivasyonunu ikiye katladı.Süper Lig’de liderlik koltuğunu Galatasaray’dan geri almak için Fenerbahçe ile bugün çok kritik bir derbi oynayacak Beşiktaşlı futbolcuları hırs bastı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın önceki gün yaptığı açıklamalardan etkilenen siyah-beyazlı futbolcular kendi aralarında galibiyet yemini etti.Beşiktaş’ın ortaya koyduğu mücadeleye yeterince saygı gösterilmediğini dile getiren siyah-beyazlı futbolcuların, “Biz sadece yakaladığımız havayla yolumuza devam etmiyoruz. Herkesin kabul ettiği gibi biz iyi bir takımız. Tüm Türkiye futbolumuzdan övgüyle bahsediyor” ifadelerini kullandıkları kaydedildi.'Favori taraf biziz’Siyah-beyazlılar, Teknik Direktör Slaven Bilic’e de üç puan sözü verdi. Zirveyi yeniden ele geçirmek için derbide büyük bir mücadele ortaya koyacaklarını dile getiren futbolcuların, “Şampiyonluğun en güçlü adayı biziz. Rakiplerimizin puan kaybetmemizi beklemeleri gayet normal. Biz iyi futbol oynadığımız için bu tür açıklamalar yapılıyor. Derbide bütün Türkiye bizim nasıl bir takım olduğumuzu görecek. İnşallah stat tamamen dolar. Şimdiye kadar hiç kötü oynamadık. Puan kaybettiğimiz maçlarda bile rakiplerden iyiydik” diye konuştukları bildirildi.Siyah-beyazlı futbolcuların gösterdiği bu kenetlenme Slaven Bilic’i de mutlu etti. Oyuncularına teşekkür eden Hırvat hocanın, “Siz Türkiye’nin en iyi takımısınız. Stadımız yok. Seyirci avantajımız yok. Bu ülkeyi Avrupa’da çok iyi temsil ediyorsunuz. Derbide de iyi oynayan siz olacaksınız” diyerek, siyah-beyazlı oyunculara moral aşıladığı aktarıldı.Skorer
Tahkim Kurulu Yıldırım'ın Cezasını Onadı, Töre'ye İse İndirim Uyguladı
TFF Tahkim Kurulu 60 gün hak mahrumiyeti ve 26.000.-TL para cezası verilen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın duruşma talebini reddetti ve PFDK'nın verdiği cezayı onadı.Gökhan Töre'nin 3 maçlık cezasının 1 maçı da 1 yıl süreyle ertelendi.Tahkim Kurulu'nun aldığı kararlar şöyle;Zara Belediye Spor Kulübü futbolcusu Fatih Yaman'ın AFDK'nın 23.10.2014 tarihli ve E.2014-2015/224, K.2014-2015/296 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya üzerinde yapılan müzakere neticesinde; Zara Belediye Spor Kulübü futbolcusu Fatih Yaman'ın, rakip takım antrenörüne yönelik saldırı ve hakaret eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, futbolcunun eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirilip ceza tayinine gidilmesi Kurulumuzun yerleşik içtihatları doğrultusunda uygun görülmemiş ise de, aleyhe bozma yasağı ve cezanın re'sen aleyhe bozulamaması nedeniyle AFDK'ca, rakip takım antrenörüne saldırısı nedeniyle FDT'nin 44/1-a. maddesi uyarınca 5 resmi müsabakadan men cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, itirazın reddine, cezanın onanmasına oybirliği ile (K.2014/242);Fenerbahçe A.Ş. Başkanı Aziz Yıldırım'ın PFDK'nın 30.10.2014 tarihli ve 2014-2015/290 E., 2014-2015/335 K. sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamında yapılan müzakere neticesinde;Eylemin mahiyeti ve Kurulumuzun emsal kararları çerçevesinde yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddine oybirliği ile;Fenerbahçe A.Ş. Başkanı Aziz Yıldırım'a müsabaka hakemine yönelik tehdidi nedeniyle FDT'nin 41/1-b.maddesi uyarınca 60 gün hak mahrumiyeti ve 26.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, itirazın reddine, cezanın onanmasına oybirliği ile (K.2014/243);Beşiktaş A.Ş.'nin, idarecisi Ahmet Mete Vardar ve futbolcusu Gökhan Töre ile ilgili PFDK'nın 30.10.2014 tarih ve E.2014-2015/297, K.2014-2015/343 sayılı kararına itirazı incelendi. İtirazın süresinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Tüm dosya kapsamında yapılan müzakere neticesinde;(1) Eylemlerin mahiyeti ve Kurulumuzun emsal kararları çerçevesinde yerinde görülmeyen duruşma talebinin, her iki fail yönünden de reddine oybirliği ile;(2) PFDK'ca Beşiktaş A.Ş.'nin, idarecisi Ahmet Mete Vardar'a müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle FDT'nın 41/1-b maddesi 60 gün hak mahrumiyeti cezası ve 26.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına oybirliği ile;(3) Beşiktaş A.Ş.'nin, futbolcusu Gökhan Töre'ye;Müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle FDT'nın 41/1-a. ve 35/4. maddeleri uyarınca 3 resmi müsabakadan men cezası ve 13.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına oybirliği ile;Kurulumuzun yaptırımın ertelenmesine ilişkin kararlarında ve FDT'nin 102. maddesinde belirtilen şartları taşıdığı anlaşıldığından 'yaptırımın ertelenmesi' talebinin kabulüne, PFDK'ca verilen 3 resmi müsabakadan men cezasından henüz infaz edilmeyen yalnız 1 resmi müsabakadan men cezasının 1 yıl süreyle ertelenmesine, ertelenmeyen 2 resmi müsabakadan men cezasının ise derhal infazına oybirliği ile (K.2014/244);Skorer
Bilic: 'Beşiktaş'tan Teklif Aldığımda 'Hayır, Olamaz' Dedim'
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic , “Bana ilk kez, 2008’de milli takımı çalıştırdığım dönemde teklif yapmışlardı ama o sıralar ayrılmaya hazır değildim, çünkü eleme maçları başlamak üzereydi. Beşiktaş’tan teklif aldığımda da kendi kendime ‘Hayır, Beşiktaş olamaz!’ dedim, reddedemeyeceğimi biliyordum. Çok özel ve tutkulu bir kulüp olduğunun farkındaydım” dedi.Beşiktaş'ın teknik direktörü Slaven Bilic, Four Four Two dergisinden Recep Özerin 'e konuştu. Türk futbolu, Beşiktaş’ın geleceği ve özel hayatını anlatan Bilic şunları söyledi:Hajduk Split altyapısında oynadınız, orada profesyonel oldunuz, futbolu orada bıraktınız ve teknik direktörlüğe de orada başladınız. Sizin için bir hayli anlam ifade ediyor olmalı...Beşiktaş’a çok benzeyen bir kulüp. Çok özel bir camia ve bir futbol kulübünden çok daha fazla anlamlar içeriyor. O dönem Yugoslavya Ligi çok zorluydu, şampiyonluk mücadelesi veren birbirinden güçlü dört takım vardı. Kızılyıldız, Partizan, Dinamo Zagreb ve Hajduk Split. Hajduk sadece bir futbol kulübü değil, orada yaşayan insanlar için çok daha farklı anlam ifade ediyor. Adeta bir yaşam tarzı, bir kimlik ve bu açıdan Beşiktaş’a benzetiyorum.Futbol oynarken aklınızda teknik adamlık yapmak var mıydı?Kesinlikle yoktu. Futbolcuyken teknik adam ya da antrenör olmayı bir an bile aklımdan geçirmedim. Her şey bir anda olup bitiverdi. Hajduk Split o dönem ciddi ekonomik sorunlar yaşıyordu. Büyük bir kulüptük, ligde şampiyon olmuştuk, Şampiyonlar Ligi’ne gitme şansı yakalamıştık ve kadroda birçok yetenekli oyuncu vardı. Şimdi kim olduğunu hatırlamıyorum ama bir gün biri bana gelip, Hajduk forması giymiş dört eski oyuncu olarak (Aljosa Asanovic, Alen Boksic, Igor Stimac ve ben) kulübe para yardımı yapmamızı istedi, biz de aramızda para topladık. O dönem üç arkadaşım hâlâ futbol oynuyordu, ben emekli olmuştum. Para yardımı sonrası adeta yönetim kurulu üyesi haline gelmiştik. Birkaç ay sonra saha içi sonuçları kötü gidince teknik direktörü değiştirme kararı aldık. Boşta olan birkaç teknik adamla görüştük ama hiç kimse gelmek istemiyordu. Sonra bana “Beş maçlığına takımın başına geçer misin?” diye sordular, ben de geçtim. Ligin sonuna kadar çok iyi bir performans sergiledik, sezon sonunda kalmamı istediler, ben de bu süreçten ciddi ölçüde keyif almıştım ve kaldım.Beşiktaş’tan teklif aldığınızda ilk tepkiniz ne oldu?Yalan söylemeyeceğim, Beşiktaş şu an dünyanın en büyük kulübü değil ama futbolla yakından ilgilenen herkes tarafından tanındığı da bir gerçek. Futbol benim hayatımın da önemli bir parçası ve futbolculuğumdan bu yana Beşiktaş’ı tanıyorum. Aslında bana ilk kez, 2008’de milli takımı çalıştırdığım dönemde teklif yapmışlardı ama o sıralar ayrılmaya hazır değildim çünkü eleme maçları başlamak üzereydi. Bu teklifi aldığımda Lokomotif’ten yeni ayrılmıştım ve aileme bir süre dinlenmek istediğimi söyledim. Tabii ne zaman ne olacağını hiçbir zaman kesin olarak bilemiyoruz. Beşiktaş’tan teklif aldığımda da kendi kendime “Hayır, Beşiktaş olamaz!” dedim çünkü reddedemeyeceğimi biliyordum. Çok özel ve tutkulu bir kulüp olduğunun farkındaydım. Zaten Türk futbolunu yakından takip ettiğimden ülkenin en köklü kulüplerinden biri olduğunun bilincindeydim. Euro 2012 play-off maçı için İstanbul’a geldiğimiz üç günlük süreç de bu kararımı olumlu etkiledi. O kısa sürede şehre adeta hayran kalmıştım.Türkiye’ye gelen yabancı teknik adam ve futbolcular, genelde burada oynanan futbolun taktiksel anlamda zayıf, fiziksel anlamda üst düzey olduğunu söylüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?Süper Lig’in çok da fiziksel olduğunu düşünmüyorum. Tabii bu hangi ligle karşılaştırdığınıza da bağlı ama mesela 20 yıl öncekine göre daha fiziksel olduğu bir gerçek. Yine de Türk futbolcular fiziksel olarak çok güçlü değilken ligin öyle olması çok mantıklı değil. Yani burada mesela Zlatan Ibrahimovic fiziğinde bir oyuncu yok! Her geçen gün taktiksel anlamda geliştiğini söyleyebilirim ama en nihayetinde Türk futbolcular da İskandinav oyuncular kadar disiplinli değil. Maçların 70’inci dakikasından sonra oyundan kopuyorlar.Bu açıdan kendi takımınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?Son dönemde ciddi gelişme kaydettiğimizi görüyorum. Elbette kusursuz değiliz ama her geçen gün seviye atlıyoruz. Sezon başında oynadığımız Feyenoord, Arsenal ve Tottenham maçlarına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Süper Lig’in alt sıralarında yer alan takımlar savunmada çok iyi organize oluyor ve topun arkasına çok iyi geçiyorlar. Onları açmak hiç kolay değil. Taktiksel anlamda üst düzey olmasalar da belli bir seviyenin üstündeler.Hayal ettiğiniz Beşiktaş’ın şu ana kadar yüzde kaçını sahaya yansıttığınızı düşünüyorsunuz? Memnun olduğunuz ve geliştirmeniz gereken yönler neler?Net bir sayı söyleyemem ama hem bireysel, hem de takım anlamında çok geliştik. Kadromuz geçen sezona oranla çok daha iyi durumda. Yine de daha geliştirmemiz gereken birçok yönümüz ve bunu yapacak potansiyelimiz var. Özellikle de hücum oyuncularının teknik olarak seviye atlaması gerek. Sadece santrforlarımızdan bahsetmiyorum tabii. Son dönemde maç içinde girdiğimiz pozisyonlarda son vuruşlarda belli sorunlar yaşıyoruz. Bunu daha iyi yapmalıyız çünkü hücuma dönük bir oyun oynuyoruz. Savunma performansımızdan da mutluyum; hem az gol yiyoruz, hem de rakibe çok az pozisyon veriyoruz.Geçen sezon 3-3 biten Fenerbahçe maçının ardından ikinci yarıda rakibin sizi fiziksel olarak alt ettiğini söylemiştiniz. 2 Kasım’da oynanacak derbi öncesi şu anki durumunuz nasıl?Bu aslında daha çok düşünce yapısıyla alakalı bir durum ve bunu da oynadığınız stat belirliyor. Bizim bir stadımız yok! Evinizde oynarken, tribünlerde sizi destekleyen binlerce taraftarı gördüğünüzde, kendi topraklarınızda olmanın verdiği güvenle mücadele edersiniz. Bunun yanı sıra, geçen sezon Fenerbahçe ve Galatasaray’la aramızda şöyle bir fark vardı: Onlarda şampiyonlara özgü bir düşünce yapısı var. Mesela Fenerbahçe’de Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu gibi oyuncular birçok lig şampiyonluğu yaşadı. Dirk Kuyt, Bruno Alves, Raul Meireles de kariyeri boyunca bir sürü kupa kaldırdı. Galatasaray’da da Fernando Muslera, Didier Drogba, Selçuk İnan, Burak Yılmaz gibi isimler vardı. Futbolda saha içinde gelişim gösterebilirsiniz ama en önemli gelişme bir şeyler kazandığınızda meydana gelir. Bu yüzden Feyenoord’u elediğinizde, Arsenal ve Tottenham’a karşı öyle bir futbol oynadığınızda, hatta Soma için düzenlenen turnuvada Chelsea’yi yendiğinizde seviye atlarsınız. Mesela geçen sezonki maçta devreye 3-2 önde girdiğimiz için memnunduk, rehavete kapıldık ve ikinci yarıya kendi kendimize “Şu 45 dakika bir an önce geçse keşke!” diyerek çıktık. Ya da mesela Galatasaray maçında oyuncularım taç atışı ya da korner kazandığımıza bile seviniyordu! İşte bunu değiştirmeye çalışıyoruz ve bu sezon ciddi gelişim gösterdiğimizi düşünüyorum.O halde Demba Ba ve Ernesto Sosa’nın da bu tür derbilerde size bu anlamda katkı yapmasını bekliyorsunuz…Sadece derbilerde değil! İşler zora girdiğinde sahneye çıkıp “Ben buradayım! Bu işi yapmaya hazırım!” diyecek oyunculara ihtiyacınız var. Mesela Oğuzhan Özyakup da çok yetenekli bir oyuncu ve artık “lider oyuncu” seviyesine yükselmeli. Aynı şekilde Olcay Şahan, Gökhan Töre ve Mustafa Pektemek de çok gelişti. Tabii Kerim Frei ve Cenk Tosun’dan beklentilerimiz de büyük!Atatürk Olimpiyat Stadı’nın olumsuz koşullarından sürekli bahsediyorsunuz. Ankara’da oynadığınız Sivasspor maçındaki atmosferi nasıl buldunuz?Harikaydı. İyi bir futbol karşılaşması için birçok şey gerekli; iki takım da pozitif oynamalı, zemin güzel olmalı, tribünler iyi olmalı… Sivasspor maçında tüm bunlar bir araya gelmişti. Hem zemin şahaneydi, hem de taraftarımızı bize inanılmaz bir destek verdi. Rakibimiz de futbol oynamaya çalışınca ortaya böyle güzel bir maç çıktı.Vodafone Arena’da oynamak için sabırsızlanıyor musunuz?Kesinlikle! İnönü’deki atmosferi hiç yaşamadım ama insanlardan sürekli bir şeyler duydum, videodan maçları izlerken bazı şeyler gördüm… Herkes harika bir ortam olduğunu söylüyor. Geçen sezonun başında Olimpiyat Stadı’nda da birkaç maç çok ateşli bir atmosfer yaratmıştık ama Sivasspor maçındaki ortam, Vodafone Arena’da oynamaya başladığımızda nasıl bir şeyle karşılaşacağıma dair ipuçları verdi.Passolig uygulaması hakkında neler düşünüyorsunuz?En ince detayına kadar bilmiyorum ama şu ana kadar tam olarak işe yaramadığını görüyorum çünkü tribünlerdeki insan sayısı ciddi anlamda azaldı. Maçları bu kadar az kişinin izlemesi ne kulüpler, ne de Türk futbolu için iyi. Taraftarların karşılaşmaları güvenli bir şekilde izlemesi gerektiğine katılıyorum ama federasyon daha iyi bir çözüm bulmalı. Bu yöntemin şu ana kadar işe yaradığını söyleyemem.Peki tribündeki seyirci sayısının artması konusunda kulüpler ve teknik adamlar ne yapmalı?Göze hoş gelen futbol oynayan takımlar yaratılmalı, seyirciyi tribüne çekecek oyuncular alınmalı, daha iyi statlar yapılmalı, taraftarların maçı izlerken rahat etmesi sağlanmalı… Avrupa’nın büyük liglerine baktığınızda, olayın sadece futboldan ibaret olmadığını görüyorsunuz. Özellikle yeni yapılan statlar çok amaçlı kullanılıyor. Eskiden tribüne gidip yerinize oturur ve takımınızı desteklerdiniz ama artık işler çok değişti. Yeni statlar taraftarın yapısını da değiştirdi. Artık çok daha fazla ailenin maçlara geldiğini görüyoruz çünkü bunu birlikte bir şeyler yapmak için fırsat olarak görüyorlar. Yemek yiyor, kahve içiyor, alışveriş yapıyorlar… Tüm bunların yanı sıra, yeni yapılan statlar kesinlikle Olimpiyat Stadı ya da Osmanlı Stadyumu gibi olmamalı, maça gelecek taraftara ulaşım konusunda uygun olanaklar sağlamalı. Mesela Arsenal, Emirates Stadı’nı inşa ederken bir de metro hattı yaptırdı. Türkiye’de eksik olan şeyler işte bunlar.Bu sezon Avrupa Ligi’nde beklentileriniz neler? Sizce Beşiktaş ne kadar ilerleyebilir?Biz bu kadar uzağı düşünen bir takım değiliz, maç maç ilerlemeye çalışıyoruz. Zorlu bir gruptayız, rakiplerimizi gördük ve önümüzde daha birçok maç var. Ayrıca kupa sisteminde tur atlasanız bile kiminle eşleşeceğinizi ya da takımınızın o anki form durumunu bilemezsiniz. Elbette gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz çünkü hedefimiz bu kupayı kazanmak. Kazanacağımızı söylemiyorum ama burada mücadele etme sebebimiz de bu.Yardımcınız Edin Terzic, Dortmund’un yolundan gittiğinizi söyledi. Takımınızın böyle bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyor musunuz?Dortmund yolu… Kendimize onları örnek almadık ya da oyuncularıma Dortmund maçlarının videolarını izlettiğimiz söyleyemem. Dortmund yerine mesela Atletico Madrid de diyebilirsiniz. Biz sadece enerjik oynamaya çalışıyoruz ve bunu başaracak takım kimyasına sahibiz. Dortmund şu an bizden çok farklı bir seviyede çünkü her sene birkaç iyi oyuncu transfer ediyorlar. Yıldızlarını kaybetseler de yerlerini doldurabiliyorlar. Onlar da bizim gibi agresif oynuyor ve sürekli pres yapıyor. Top bizdeyken de gelişim gösterdiğimizi düşünüyorum. Mesela Luka Modric, Londra’da oynadığımız Arsenal maçından sonra beni arayıp oynadığımız futbola çok şaşırdığını söyledi. “Çok rahat pas yapıyorsunuz, tiki-taka oynuyorsunuz” dedi. Biz burada yeni bir şeyler icat etmiyoruz, sadece modern futbola ayak uydurmaya çalışıyoruz.Türk futbolseverlerle aranız nasıl? Mesela sokakta sizi görünce ne tür tepkiler veriyorlar?Yürürken, kahve içerken ya da bir yerde yemek yerken sürekli insanlarla karşılaşıyorum. Şu ana kadar tek bir tatsızlık bile yaşamadım. Hepsi bana karşı çok iyi ve sıcak davranıyor.Peki kadınların size olan ilgisini nasıl buluyorsunuz?Dürüst olmam gerekirse böyle bir ilgi olduğunu düşünmüyorum. Tabii bunu istediğimi de zannetmeyin! Dışarda fotoğraf çektirdiğim kişilerin çoğu erkek. Aralarında çok az kadın oluyor.Futbol dışında neler yapıyorsunuz?Günlerimin çoğunu tesislerde geçiriyorum. Deplasman yolculukları da epey zamanımı alıyor. Kalan zamanımı genelde kız arkadaşıma ayırıyorum. Fırsat buldukça köpeklerimizi gezdirmeye çıkarıyoruz, yemeğe gidiyoruz, arada film izliyoruz… Yani sıradan ama iyi bir hayatım var.İstanbul’un hangi semtlerini sevdiniz?Yaşadığım yer Kandilli’yi seviyorum. Bağdat Caddesi de çok güzel bir yer. Eminönü de inanılmaz bir etkiye sahip. Ataşehir biraz farklı ama orası da çok güzel. Bebek tarafı da çok etkileyici.Türk müziğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Televizyonda müzik kanallarına denk gelmişsinizdir…Bazen rastlıyorum ama hepsi MTV’de yayınlanan klipleri taklit ediyor gibi geliyor! Havuz etrafında bir sürü dans eden kız… Zaten genel olarak bana hitap eden bir tarz değil. Sadece Duman’ı beğeniyorum. Evimde iki albümleri var, çok iyi müzik yapıyorlar. Geçen sene bir konserlerine gidecektik ama başka bir iş çıktı. Yaptıkları müzik benim sevdiğim türe daha yakın.Bize Slaven Bilic’le ilgili hiç kimsenin bilmediği bir şey söyleyebilir misiniz?Günümüzde insanlardan bir şey gizlemek imkânsız hale geldi. Herkes her şeyi biliyor! Mesela çok az insan basketbol oynadığımı bilir. Tabii açıkça anlaşılacağı üzere çok da iyi değilmişim! O dönem Avrupa’nın en iyi takımlarından biri olan Jugoplastika’da oynadım. Kadroda Dino Radja, Toni Kukoc, Velimir Perasovic gibi yıldızlar vardı ve üç yıl üst üste (1989, 1990 ve 1991) Avrupa şampiyonu olduk. Kukoc’la aynı apartmanda doğduk, aramızda 10 gün var ama hangimizin büyük olduğunu tam hatırlamıyorum. Hatta birlikte futbol da oynadık.T24
Reklam
Yarsuvat'tan Ersun Yanal Açıklaması
Galatasaray'ın yeni başkanı Duygun Yarsuvat; Cesare Prandelli, Ersun Yanal, transfer düşünceleri ve hedefler ile ilgili konuştu.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, TRT Spor'a özel açıklamalarda bulundu. Yarsuvat, Prandelli ile devam edeceklerini üstüne basa basa vurgularken, Ersun Yanal ile gelecekte çalışabileceklerini kaydetti. Öte yandan Galatasaray'ın yeni başkanı, ocak ayında transfer yapmayı düşünmediklerini söyledi.İŞTE YARSUVAT'IN SÖZLERİ...PRANDELLI'Yİ GÖREVDEN ALACAK MI?'Dışarıdan, kulübün içinde olmadan ahkam kesiyorlar. Yaşayıp görmek lazım. Hoca tarafını dinliyorlar mı? Kişiler, bunları nereden çıkartıyor, benim böyle bir niyetim yok. Teknik heyetin de böyle bir niyeti yok. Abdürrahim ile, Ali ile de görüşüyorum. Onların da böyle bir niyeti yok. Bu sözler motivasyonu bozuyor. Lütfen kendi köşelerinde kalsınlar, böyle şeyler söylemesinler. Bunlar takımın motivasyonunu bozuyor.''YERLİ HOCA DA GELSE...''Yerli hocalar içinde Galatasaray'da çok çalışmak isteyen olabilir. Nasıl Galatasaray'da herkes başkan olmak istiyorsa, hocalar arasında da böyle bir rekabet vardır. Yerli hocanın da Galatasaray'ı tanıması lazım. Galatasaray, kendine has düşünceleri olan bir camiadır. Yerli hocanın bile adaptasyon süreci olur.''YANAL 6 AY, 1 SENE SONRA GELEBİLİR''Ersun Yanal olsa olsa yakıştırma olur. Ersun Yanal ile ileride, 1 sene ya da 6 ay sonra kulübün başında antrenör ya da teknik adam olarak yer alabilir. Ama şu an için Ersun Yanal'ın adı aramızda geçmedi.'SABRİ SARIOĞLU KONUSU...'Prandelli ile görüştüm ve Sabri'yi ben çıkartmadım dedi. Belki Prandelli ile ilgisi yok ama, Mancini ile arasında bir olay olmuş olabilir. Onun yapmış olduğu bir tasarruftur. Yeni hoca ile bir çekişme olmadı. Yeni hocanın bu olaya bir dahli olmadığını söyledi. Herhalde çok memnundur Sabri. Çalışıyor.'DEMİRÖREN İLE İLİŞKİLER...'Federasyon başkanı ile herhangi bir zıtlaşmaya girmenin normal olmadığını düşünüyorum. Başkan çok güzel bir yatırım yapmış orada. Bu yatırım beni çok etkiledi. O da Türk futboluna faydalı olmaya çalışıyor. Çok memnunum ziyaretten. İnsanlar konuşa konuşa anlaşır.''YILDIRIM İLE BİRLİKTE MAÇ İZLERİM''Aziz Yıldırım ile tabii ki birlikte maç izlerim. Beraber, belli kurallar dahilinde herkesle beraber olurum. İlk milli maç, Brezilya ile hazırlık maçı. Saraçoğlu Stadı'nda yapılacak, o maçta federasyon başkanının davetlisi olarak bulunacağım. Ben niye Fenerbahçe'nin maçlarına gitmeyeyim, o niye bizim maçlarımıza gelmesin. Beşiktaş için de aynı. Bu futbol hepimizin, çok güzel bir oyun. Baktıkça bundan zevk alıyoruz, bu zevki düşmanlığa çevirmenin anlamı yok.'SOYUNMA ODASINA NEDEN İNMEYECEK?'Bir maç stresi vardır, maçtan önce. Soyunma odasında hepsi gergindir, ne olacak diye. Medyada devamlı yazılar çıkıyor, Çık aslan öldür onu falan. Öyle bir gergin ortamda yöneticinin ne işi var orada? Daha streslerini arttırmak için mi? Esasında iyi teknik direktörler buna müsaade etmezler. Mesela Fatih Terim etmezdi. Çok başarılı bir teknik adamdır, o müsaade etmezdi.'FUTBOLCULARIN PARASI NE ZAMAN ÖDENECEK?'Allah bize, bir futbolculara. Var tabii kaynaklarımız var. Kasım ayında senetlerin vadesi doluyor. Bunun hazırlığı için dolaşıyoruz. Her gün toplantı halindeyiz, her gün sokaklarda dolaşıyoruz bunu temin etmek için.'SELÇUK KAPTANLIKTAN ALINACAK MI?'Kaptanlıkla ilgili iddialar var, bana kimse bir şey söylemedi bununla ilgili. Ancak Florya'daki yemekte Selçuk kaptan olarak benim yanımdaydı. Formaların kaybolması Ünal Aysal'ın sorumluluğunda olan bir şeydir. Ünal Aysal'ın gerekli girişimlerde bulunmuş olduğunu tahmin ediyorum. Bu soruşturma devam edecektir tabii. Bir tır dolusu formanın kaybolmuş olması büyük olay.''Ali Dürüst, kulüp içinde sportif A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesidir ve futboldan sorumludur. Futbolu her zaman ön plana çıkartan bizim kamuoyumuz, Ali Dürüst'ün Abdürrahim ile birlikte futbol takımını yönetmesi nedeniyle, tevatür çıkıyor. Transfer düşüncemiz yok şu anda. Ama onlardan bir teklif gelirse düşünürüz. Benim kafamda bir transfer programı yok. Benim kafamdaki düşünce şu. Ocan ayında yapılan transfer yanlış transferdir. Bütün kulüpler oyuncularını elinde çıkarmaya çalışır.'ALBAYRAK VE DROGBA...'Abdürrahim Albayrak'ın enerjisini bildiğimiz için bizimle çalışır mısınız dedik. Benim düşüncem o ki, Florya başsız kalmıştı, antrenör yalnız bırakılmıştı. Kulüp başkanı da oraya yanlış bir şekilde müdahil olmuştu. Önce bir dayanışmayı canlandırmak istiyoruz ki, bunda da başarılı olduk diye düşünüyorum. Futbol takımı benim oyuncağım değil, Drogba da oyuncak değil. Oradaki 31 kişi de, kimsenin oyuncağı değil.''Asla devam etmeyeceğim. Çünkü bir kere söz verdim ve beni seçenler bu sözün üzerine seçtiler. Beni seçenler, mayıs ayına kadar beni seçti ve bu sözümden dönmem, bu sözüm kesin. Adnan Öztürk çok sevilen, Galatasaray'ın içinde yetişmiş bir kardeşimizdir. Gerek kulübe, gerek vakfa, gerek eğitim kurumlarımıza çok faydalı olmuştur. Onlar gibi başkaları da var, daha çıkacaklardır.'HT Spor
"Fikret Orman'ın Gücü Varsa İnsin..."
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın 'Ben hakemlerin yanına inmem' söyleminin ardından Orman'a cevap verdi.Fikret Orman'ın, 'Bu yönetim tarzımız bazen eleştiri alıyor. Ama kimse bizden hakemlere hakaret etmemizi, soyunma odasını basmamızı beklemesin. Bu bizim tarzımız değil' diyen Fikret Orman, 2.5 yıllık başkanlığında daha hakemlerle konuşmadığını söylemesi üzerine Aziz Yıldırım konuştu.İşte Aziz Yıldırım'ın açıklamaları;Beşiktaş Stadı'nı yaptığı stat kendi paralarınla yaptıklarını söylüyorlar ama sounlar çözülmez. Herkes bugünü konuşuyor. Fikret başkan konuştu yoksa konuşmayacaktım. Stadın yapılması önemli olan kimin yaptığı önemli değil. Beşikjtaş'ın stadı, Fenerbahçe'nin stadı, Galatasaray'ın stadı hepsi devletindir. Bu olaylara böyle bakmamız gerekiyor. Biz salon yaptık ama milli maçlar içinde kullanılıyor. Biz bunula gurur duyuyoruz ama bu ülkenin varlığıdır. Beşiktaş Kulübü'yle ilgili konuşmadım ama bugün konuşacağım.Süleyman Seba gibi bir isimle başkanlık ypama şerefine nail oldum. Benim ilk başkanlık dönemimdi kulüp lişikilerimiz dostluğumuz çok iyiydi. Şimdi Özhan Bey'lede çok iyi dostluğumuz vardı. İkisine de Allah'tan rahmet diliyorum. Süleyman Seba şerefli ikincilikler diyerek, onun duruşu ve dostluğuyla aynı çizgiye sokmaya çalışıyoruz. Beşiktaş'ın durumunu da biliyorum ben o zamanlar neler yaşadığını... Kendi yaptıkları ifade edemiyorlar ama ona atıf yapıyorlar, Beşiktaş hakemlerle ilgili konuşuyor. 3 haftadır kiminle oynuyorsak başkanı çıkıp konuşuyor. Galatasaray, Gençlerbirliği bugün de Fikret bey hakemi izleyeceğiz diyor ve baskı altına alıyorlar hakemleri... Ben hakem odası basmadım koridorda söyledim devre arasında koridorda görünce söylüyorum. Hakem odası basmadım ama gerekirse basarım onu da bilsinler. Fenerbahçe'nin hakları yeniyorsa Yıldırım Demirören Bey hakem odasına gitmedi mi? Rakip takımın soyunma odasına gittiler. Çabuk unutuyorlar bize sallıyorlar. Kiğılı ile konuşmuş hapisten çıktıktan sonra geldiler. Oynayabilirsiniz dedim Galatasaray'la anlaşın aynısını imzalayın vereceğim dedi. Bu sene Fikret Bey ve ikinci başkan geldi görüşmek istediler. Yine stadı açtılar ben de 'Kusura bakmayın veremeyiz' dedim. U21'i oynatmaya çalışıyorum ama zemin bozuluyor. Yanlış lanse ediyolar bu yanlış. Demba Ba'yı mutlaka git al dedim. Bir oyuncu daha vardı onu almadık fiyatı bu dedim git al istiyorsam dedim ama bize saldırıyorlar anlayamıyorum. Hakeme söylerim yarın, öbürgün hep söylerim. Maçtan önce hakemi baskı altına almam.Beşiktaş'ın Sivas maçı elle atıyor golü, 5. hafta Balıkesir maçı 1-0 öndeler stoperi gole giden adamı düşürüyor kırmızı kart görmesi lazım görmüyor. Eskişehirspor maçı normal gol atıyor Eskişehir, Beşiktaş ofsayttan gol atıyor sayılıyor maç berabere bitiyor. Bursa'da Beşiktaş hem lheine hem alehine gayet doğal... Mete Kalkavan Beşiktaş'tan önce ibizm maçı idare ettik, Konya maçını yönetti bizim çok zor kazandık yani.. Kendi lehine ve alehine Hakemler formsuz yani ama maçtan önce Galatasaray başkanı, Beşiktaş başkanı etkilemeye çalışıyor. Nasıl oalcak bu iş yani. Ben hiç değilse maçı idare ediyor ben onu tenkik ediyorum. Geçen senelere öbür seneye geçersek Federasyon bana ceza veriyor neden ceza veriyor ya... İdare edemiyorsunuz bir daha gelemezsiniz. Fenerbahçe Spor Kulübü ben kaybettiğim zaman TFF'den para alıyorum bunları takıma dağıtıyorum. 160 gün versen ne fark eder. Ayıp yani, Tahkim'den sözlü savunma istedim gidip savunmamı yapacağım. Çok ayıp bizim sağır ve nal olmamızı istiyorlar. Buna 17 sene her şeyi ben biliyorum ayıp yani, kötü bir şey demedik. Kadlec;'in ayağına basıyor tepki göstermiyor. Hakem tamam başkan dedi bir şey olmadı. 60 gün ceza vermek için büyütülür mü ya?'Beşiktaş arkamıza saklandı'Beşiktaş arkamıza saklanmış durumda, Fenerbahçe gidiyor en önden diye düşünüyorlar . Biz 2011'de şikeyle uğraşıyoruz. Yazışmalar, konuşmalar bu kanun bilinçli hazırlanmış ve düşünce bile suç unsuru böyle bir kanun olmaz. Bizi mahkum etmeye çalışyorlardı. Özel mahkemelerde yargılandık Beşiktaş bir gün çıkıp söyledi mi? Hep bizim yanımızda Fenerbahçe'nin yanında seni kupadan yargılanıyorsun sen bunu gidip iade ettiniz, siz şimdi şike yapıp yapmadığınızı bir çıkıp konuşun, bunları dile getirmiyorlar. Aziz Yıldırım dışında kimse yargılanmamış gibi davranıyorlar. Ayıp yani ayıp çıkıp söylesinler biz şike yapmadık desinler. Biz hangi yanı Fikret Bey'e hiç yakıştıramadım. Gücün varsa in soyunma odasına inebiliyorsa insin. Maçlardan önce konuşmaya hakkı var mı? Bir dahaki maçta 1 hafta önceden başlayalım böyle spor olmaz ayıp. Süleyman Seba'dan ders alıp ondan iyi ders alsınlar. Sporun ve liderliğin ne olduğunu anlarlar. Benim söyleyeceklerim bu kadar.Aziz Yıldırım'ın ardından Mahmut Uslu da konuştu.İşte Mahmut Uslu'nun açıklamaları;Ben özellikle, Beşiktaş'ın Çarşı Grubu biz onlar ıseviyoruz, onlarda bizi seviyordur. Başkan her şeyi söylediği için benim söyleyecek bir şeyim yok. Fikret'in başkan olarak bunları konuşması çok yanlış. Canımız yanınca konuşuyoruz ama Galatasaray maçında lehimize kırmızı kart penaltı verilmedi ama maçtan sonra bile çıkıp konuşmadık ama yine sustuk. Soyunma odasını bastı diyorlar bunlar olmuyor, biz aynı gemideyiz. Biz bu sene devreyi lider bitireceğiz ve biz yine şampiyon olacağız çünkü biz takımımıza güveniyoruz.Skorer
Reklam
Hangi İstanbul Semtinin Çocuğusun?
Her semtin türlü türlü huyu var, sen belki Fikirtepe'de belki de Cihangir'de doğdun, büyüdün. Peki aslında hangi semtin çocuğusun merak ediyor musun?
Demba Ba'dan Sow'a Derbi Mesajı
Beşiktaş'ın Senagalli golcüsü Demba Ba, NTV Spor'a açıklamalarda bulundu. Senegalli golcü, Fenerbahçe'de forma giyen arkadaşı Sow ile şampiyonluk için iddiaya girdiklerini fakat derbi için özel bir meydan okumanın olmadığını söylediTürkiye'deki üç ayını değerlendiren ve yaşantısının beklentilerini karşılayıp karşılamadığı sorusunu yanıtlayarak sözlerine başlayan Demba Ba, 'Buradaki hayatım gayet iyi gidiyor. Buraya geldiğimde hava da çok güzeldi. Burada olağanüstü bir yaşam var. İstanbul olağanüstü bir yer. Buradaki yaşantım gayet güzel' dedi.Türkiye'ye gelişinden dolayı tatmin olmuş durumda olduğunu kaydeden Senegalli golcü, 'Gittiğiniz, oynadığınız her yerde, yaşadığınız her şehirde mutlaka olumlu ve olumsuz taraflar vardır; ama en önmlisi genel olarak kendinizi iyi hissetmektir. Buradaki olumlu şeyler, olumsuz şeylere kıyasladığınızda çok baskın çıkıyor ve buradaki günlerim gayet iyi geçiyor' diye konuştu.'TÜRKİYE LİGİ İNGİLTERE'Yİ HATIRLATIYOR'Daha önce oynadığı Alman, Fransız ve İngiliz futboluyla Türkiye'yi de kıyaslayan Demba Ba, 'Burası, fiziksel mücadele olarak bana İngiltere Ligi'ni hatırlatıyor. Çünkü maçlardaki fiziksel mücadeleler gerçekten çok üst düzey gerçekleşiyor. Bununla birlikte oyuncuların sahip olduğu teknik kapasite gerçekten olağanüstü ve çok üst düzeyde' ifadelerini kullandı.Çekindiği savunma oyuncuları konusunda değerlendirme yapmması için erken olduğunu dile getiren Demba Ba, derbide Moussa Sow'la karşı karşıya gelecek olmasıyla ilgili olarak da, 'Onunla her gün konuşuyoruz. O benim en yakın arkadaşım, her gün mutlaka bir muhabbetimizi sohbetimiz oluyor. Ama maçla ilgili yaptığımız konuşmalar doğrusunu söylemek gerekirse o kadar da baskın değil' dedi.'KAZANAN BÜYÜK ÖDÜLÜ ALACAK'Geçen sezon Kadıköy'e gelip Moussa Sow'u izlediğinin ve şimdi rakip olacaklarının hatırlatılması üzerine de Moussa Sow, 'Bundan çok memnunum. Bunlar işin güzel tarafı; çünkü küçük meydan okumalar da oluyor. İkimiz de kaybetmeyi kesinlikle sevmiyoruz. Birbirimize olumlu anlamda meydan okuyoruz, bu şekilde maça hazırlanıyoruz. Derbiyle ilgili belirlediğimiz bir meydan okuma yok. Ama uzun dönemde belirlediğimiz bir meydan okuma var. Sezon sonuyla ilgili özellikle gol sayısında kim önde bitirecek diye bir meydan okumamız var. Bunu kazanan çok büyük bir hediyenin sahibi olacak' diyerek aralarındaki iddiayı gün ışığına çıkardı.'ŞAMPİYONLUK SADECE BANA BAĞLI DEĞİL'Bilic'in 'Demba Ba 20 gol atarsa şampiyon oluruz' sözlerini de değerlendiren golcü oyuncu şu yorumu yaptı, '20 gol atmak benim açımdan çok iyi bir performans olur. Şunu da unutmamak lazım, diğer hücum oyuncuları ve orta saha oyuncularından yüksek katkı alırsak zaten şampiyonluk yolunda önümüz çok açılır. Sadece bana bağlı değil ama 20 gol atmak işin şeklini epeyce değiştirecektir.'Mourinho başta olmak üzere önemli teknik adamlarla Slaven Bilic'i kıyaslaması isteyen Demba ba, 'Slaven Bilic'in karakteristik özellikleri bana tamamıyla uyuyor. Çünkü çok açık ve iletişime çok açık bir teknik direktör. Onunla rahatlıkla konuşup tartışabiliyoruzsunuz. Futbola çok büyük tutkusu var. Futbol konusunda çok büyük donanımı var. Futbolcuların, daima en iyisine sahip olması için elinden geleni yapıyor. Her zaman kazanmak istiyor. Her maça kazanmak için çıkıyor. Bu da benim özelliklerime tamamen uyuyor' diye konuştu.Takım arkadaşlarıyla arasının çok iyi olduğunun hatırlatılması üzerine Demba Ba, 'İslami olarak dinimden kaynaklanan çok iyi bir eğitimim, çok iyi bir hayat görüşüm var. Bu tip ilişkileri fazlasıyla etkiliyor' ifadelerini kullandı.Aynı zamanda Fransızca, Almanca ve İngilizce konuştuğunun hatırlatılması ve bunun da etkileşimde önemli bir etken olduğunun dile getirilmesi üzerine Senegalli futbolcu, 'Her dil gibi bu dili de Türkçe'yi de dinleyerek öğrenmeye çalışıyorum. Her gün yeni kelimeler yeni yapıları öğrenmeye çalışıyorum. Ama Türkçe şimdiye kadar öğrendiğim dillerden daha farklı bir yapıya sahip' değerlendirmesini yaptı.'DERBİ LİGİN KADERİNİ ETKİLEMEYECEK'8. hafta olmasına rağmen derbinin ligin gidişini etkileyip etkimeyeceği sorusuna Demba Ba şöyle yanıtladı, 'Bence çok belirleyici olmayacak. Derbinin çok belirleyici olacağı görüşüne katılmıyorum. Çünkü ligin 8. maçını oynayacağız ve bu maçı oynadıktan sonra hala oynayacağımız bir çok maç, hala alabileeceğimiz bir çok puan olacak. Bunun çok büyük psikolojik etkisi olacağını da düşünmüyorum. Sonuç ne olursa olsun biz iyi bir ivme ve pozisyon yakaladık. Bundan da memnunuz ve bunu devam ettireceğiz. Ancak şunun da bilincindeyiz. Bu maç; kulüp , taraftarlar ve Beşiktaş ailesi için çok önemli bir maç ve bunu maçın hakkını vermeye çalışacağız.''TÜNELİN SONUNDAKİ IŞIĞI GÖREBİLİYORUZ'Beşiktaş'ın şu anda lider olması ve kendisinin tecrübeli bir isim olması dolayısıyla şampiyonluk için hissiyatın nedir sorusuna ise Demba Ba, 'Şunu söyleyebilirim; çok uzun ve zorlu engellerle dolu bir yol. Ama bu engellerle dolu yollarda biz bütün zorlukları göğüslemeye hazırız; çünkü tünelin sonunda bugünden baktığımızda o ışığı görebiliyoruz' yanıtını verdi.Sow'a mesajının sorulması üzerine ise Demba Ba, 'Hem sahada hem kale önünde onları susturmak için elimizden geleni yapacağız' ifadelerini kullandı.'SULTANAHMET'TE NAMAZ KILDIM''İstanbul'la ilgili kendisini en çok nerede rahat ediyor. En çok nerelerde bulunmayı seviyor?' sorulması üzerine ise Demba ba, 'Dün ilk kez Sultanahmet'e gittim. Eşimle çocuklarımla birlikte orada namaz kıldım, çok etkilendim. Boğaz kenarındaki restoranları çok seviyorum. Orada da çok güzel yerler var. Bu iki yer beni gerçekten etkiledi. Deniz kenarındaki restorandan çıktığınız da paparazilere yakalanmıyorsunuz' yanıtını vererek sözlerini bitirdi.Fotomaç
Beşiktaş Tahkim'e Gidiyor
Beşiktaş Kulübü, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından yönetim kurulu üyesi Mete Vardar'a verilen 60 gün hak mahrumiyeti ve futbolcu Gökhan Töre'ye verilen 3 maç men cezaları nedeniyle Tahkim Kurulu'na itiraz etme kararı aldı.Hem Gökhan Töre, hem de kendisine verilen cezalar nedeniyle Tahkim Kurulu'na başvuracaklarını açıklayan Beşiktaş Futbol A Takımı'ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Vardar, kendisine verilen cezanın çok ağır olduğunu ifade ederek, 'Bırakın böyle bir cezayı, en ufak bir ceza dahi hak edecek hiçbir davranışta bulunmadım. Eğer Türkiye'de gerçekten adalet varsa bu cezanın Tahkim Kurulu tarafından tamamen kaldırılacağına inanıyorum. Ama gerçekten adalet varsa...Ben Tahkim Kurulu'nun cezada indirim yapacağına değil, cezayı tamamen kaldıracağına inanıyorum. Türkiye'de eğer adalet varsa, benim cezam da tamamen kalkar' diye konuştu.HT Spor
Reklam
Aziz Yıldırım ve Gökhan Töre'nin Cezası Açıklandı
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, kırmızı kart gören Beşiktaşlı Gökhan Töre’ye üç maç ceza verdi. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ise 60 gün hak mahrumiyeti cezası aldı.Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinde yer alan PFDK kararlarına göre, Gökhan Töre Erciyes maçında karşılaşma hakemine yönelik hakareti nedeniyle üç maç cezanın haricinde 13 bin lira da para cezasına çarptırıldı.Aynı karşılaşmada Beşiktaş idarecisi Ahmet Mete Vardar'ın müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 60 gün hak mahrumiyeti ve 26 bin lira para cezası verilmesine karar verildi.Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a ise Gençlerbirliği maçında müsabaka hakemine yönelik tehdidi nedeniyle 60 gün hak mahrumiyeti ve 26 bin lira para cezası verildi.Başakşehir’e 4-0 yenilen Galatasaray’da maç sonu basın toplantısına teknik ekipten kimsenin çıkmaması nedeniyle Sarı Kırmızılılar 20 bin lira ceza ödeyecek.Al Jazeera
"Beşiktaş Bu Ülkenin En Büyük Kulübüdür"
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile yapılacak derbi maçın öncesinde uyarılarda bulundu.Orman, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlendiği basın toplantısında Fenerbahçe ile oynanacak derbi maçın yanı sıra stat konusunda da açıklamalar yaptı.Beşiktaş'ın Türk sporunun en eski camiası olduğunu belirten Fikret Orman, 'Beşiktaş, futbolun kamuoyundaki algısı konusunda destek verme anlamında büyük çaba sarf etmektedir. Bizler içinde bulunduğumuz sezona adını veren Süleyman Seba ağabeyimizle ve önceki başkanlar olmak üzere belli terbiye ile büyüdük. Kulübümüzü aynı terbiyeyle yönetmeye çalışıyoruz' dedi.Türkiye Futbol Federasyonu ve diğer kulüplerle fair play kuralları içinde ilişki kurmaya çalıştıklarını kaydeden Orman, 'Fenerbahçelisi, Galatasaraylısı olmak üzere Beşiktaş'ın Türk futboluna verdiği pozitif desteği herkes gayet iyi algılamakta. Beşiktaş sezona iyi başlamıştır. Bir kolej havası olması Beşiktaş'ta en çok istenen seviye şeklinde izlenimler yaratmaktadır. Hiçbiri kendiliğinden oluşmuş değil. Transfer ettiğimiz ya da kalmasına karar verdiğimiz oyuncu konusunda bizim ahlak çizgimize ve Beşiktaş çizgisine uygun olmasını planlayarak karar veriyoruz. Yerlisi, yabancısı hepsi pırlanta gibi çocuklardır' diye konuştu.Beşiktaş'taki yönetim tarzlarından dolayı eleştiriye maruz kaldıklarını anlatan Fikret Orman, şunları söyledi:'Kimse bizden hakemlere hakaret etmemizi, soyunma odalarını basmamızı beklemesin. Bunlar bizim üslubumuz değil. 2,5 yıllık dönemde ben hiçbir hakemle konuşmadım. Kayseri'deki maçtan sonra hakem heyetiyle aynı uçakta döndük. Biriyle bile konuşmadım. Kimseye de baskı kurmuyoruz. Ancak bu dediklerimiz, mağdur olmamız anlamına gelmez. Bu sezon 'Süleyman Seba Sezonu' olduğundan bu yana Beşiktaş'ı şampiyon yapacaklar gibi hava estirilmeye çalışılıyor. Federasyon ve MHK başkanı Beşiktaşlı. En çok hata yapılan kulüp de biz oluyoruz. Futbola pozitif desteği vermeye devam ederken kayırma beklemiyoruz. Beklentimiz eşit muameledir. 19 yaş altı maçında haksız penaltı verildiğinde hocamız gole çevirmesin diye oyuncusuna müdahale etmiştir. Biz bununla övünen camiayız.'Ne hakem konusunda ne de başka konuda taleplerinin olmadığını anlatan Orman, 'Çok organize olarak hem oyuncularımızın üzerine hem kulübün üzerine bir hareket yaratılmaya çalışılıyor. Özellikle futbolu yönetenler; federasyon, disiplin ve tahkim kurullarının buna dur demesi gerektiğini düşünüyorum. Son maçta Gökhan Töre'nin atılmasıyla ilgili pozisyonu izledim. Dördüncü hakem Gökhan'ı tahrik ediyor. Gökhan pırlanta gibi çocuktur. Derbi maçları öncesi kırmızı kartların sayısına baktırdım. Beşiktaş 7, Galatasaray 3 ve Fenerbahçe 1 defa görmüş. Son 10 sezonda Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki derbilerde kırmızı kart sayısı ise Beşiktaş'a 12, Fenerbahçe'ye de 5 kırmızı kart verilmiş' diye konuştu.'Sadece Beşiktaş maçını altı hakem yönetmiyor'Hakem eleştirilerini sürdüren Fikret Orman, 'Sadece Beşiktaş maçını altı hakem yönetmiyor. Nedense dördüncü, çizgi hakemleri oyunun ve yorumların içinde. Negatif şeyler, dördüncü veya yan hakemlerden çıkmaya başladı. Bütün branşlarımızla Türkiye'yi temsil ediyoruz. Yatırım yapıyoruz. Kimsenin hakkını yemeden yapıyoruz. Beşiktaş pozitif manada buna destek verirken cezalandırılacak kulüp değil. Herkes aklını başına alsın. Beşiktaş nezakettir, zarafettir. Herkes Beşiktaşlıların kör olmadığını bilsin' ifadelerini kullandı.Hafta sonu Fenerbahçe ile yapacakları derbi maçında görev alacak Bülent Yıldırım'a değinen siyah-beyazlı kulübün başkanı, şunları söyledi:'Hayırlı olsun. Daha önce bizim maçlarımızda görev yaptı. Özellikle Galatasaray ile 3-3 berabere kaldığımız maçı hiç unutmuyorum. Verilen penaltıyı unutmuyorum. Gözlerimiz üzerinde olacak' dedi.Kamuoyu yaratılıp Beşiktaş'ın Süleyman Seba Sezonu'nda şampiyon yapılacağı yönündeki düşünceye tepki gösteren Orman, 'Kimseden zarardan başka iyilik görmedik. Beklentimiz de yok. Beşiktaş, Fenerbahçe'yi yenebilir. Fenerbahçe de yenebilir. Bu bir derbi mücadelesidir. Bırakın kimin yenip yenmeyeceğine oyuncular ve sahadaki oyun karar versin' diye konuştu.Camialar arasında polemiğin kimseye faydası olmadığını vurgulayan Fikret Orman, futbolu güzelleştiremedikleri sürece seyirci sayısının düşeceğini dile getirdi.Stat konusundaki sıkıntılarBu sezon stat konusunda yaşadıkları sorunlara değinen Fikret Orman, bu konudaki planlamanın kendilerine ait olduğunu ifade etti.Stat konusunda iyi planlama yapamadıklarını anlatan Orman, şöyle devam etti:'Beşiktaş'ın planlaması Beşiktaş'ın işidir. Kimseden planlama konusunda ne destek ne akıl istedik. Beşiktaş'ın stadı 23 metre kuzeye kaymıştır. 8 metre de aşağı inmiştir. Tribün tribün yapılmaya imkan yoktur. Nasıl tribün tribün yapılacakmış, mühendislik olarak bunu anlatsınlar. İstanbul'da stat bulamadık yönündeki söz, sitem şeklindedir. Hiçbir camiayı hedef olarak söylemedik. Stat bitecek, Beşiktaşlılar evine dönecek. Son süreci şampiyon olarak bitireceğiz. Bizim bir beklentimiz yok. Bekleyen namerttir'Maçları nerede oynayacakları yönündeki soruyu yanıtlayan Orman, şunları söyledi:'Önümüzde Fenerbahçe ve Partizan maçları var. Olimpiyat Stadı'nın sadece çim sorunu yok. Futbol ambiyansı sorunu var. 40-50 bin taraftar olduğunda bu atmosferi tutturuyoruz. Ama sayı 7 bin olduğunda olmuyor. Ankara'da 3-2 kazandığımız maçta seyircinin inanılmaz payı vardır. Şu anda karar vermek istemiyoruz. Şu iki maçımızı oynayalım. Sonra Başakşehir Stadı'nda oynayacağız. Ardından milli takım arası var. Ona göre konuşacağız. Beşiktaş'a İstanbul'da taraftarların ilgisini az gördüğümüz takdirde bütün maçlarımızı Ankara'da oynayabiliriz. Anadolu'da inanılmaz ilgi ve alaka görüyoruz.'Taraftarlardan destek istediOrman, Fenerbahçe derbisi için taraftarlardan destek istedi.İstanbul dışında yapılan maçlarda takımın büyük ilgiyle karşılandığına dikkati çeken Orman, 'Taraftarlar iyi günde, kötü günde, yağmurda, çamurda olan bir şeydir. Ankara'ya, Belgrad'a İstanbul'dan taraftar geliyor. İstanbul'da trafik varmış. Herkesi pazar günü bekliyoruz' diye konuştu.Gökhan Töre'ye destekSiyah-beyazlı kulübün başkanı, son lig maçında kırmızı kart gören Gökhan Töre'ye destek verdi.Kendisinin soyunma odasına inen bir başkan olmadığını belirten Orman, yaşanacak disiplinsizliklerde önlemleri alacak yöneticilerin olduğunu söyledi.Gökhan Töre konusunun kamuoyunda çok tartışıldığını anlatan Fikret Orman, 'Herkesin işi gücü bitti Gökhan aşağı, Gökhan yukarı. Pırlanta gibi çocuktur. Kendisini yöneticileri, hocaları ve arkadaşları çok sever. Türk futbolunun kazanması gereken önemli bir yıldız. Bu çizgiden çıktığı anda karşısında Ahmet Nur Çebi'yi, Mete Vardar'ı, Ahmet Ürkmezgil'i bulur' ifadelerini kullandı.Yıldırım Demirören'in sözleriOrman, bir gazetecinin 'Yıldırım Demirören, Beşiktaş başkanı olduğu sırada 'iki büyük yaratılmak isteniyor', kendisi başkan olduğunda ise 'benim yönetimimde herkes eşittir' dedi. Siz ne diyeceksiniz?' sorusuna şu yanıtı verdi:'Böyle şeyi kabul edemem. İki büyük, üç büyük değil bizim açımızdan tek büyük vardır. Rakiplerimiz dönem dönem kayrılmıştır. Sadece hakem olarak görmeyin. Devlet kurumundan yardım almadan geliyoruz. Gençlik ve Spor Müdürlüğü, 20 milyon lira para verdiğini açıklıyor. Spor Toto'daki Beşiktaş takımlarının isimleri yazılmış. Bu sadece bize verilmiyor. Bütün kulüplere veriliyor. Federasyonla bir işimiz yok. Bizim esas işimiz MHK, disiplin ve tahkim kurullarıyla. Onlar da kendi içinde özerk kurumlar. Yoksa Demirören'in bu işlere müdahil olduğunu düşünmüyorum. Öyle izlenim aldığım da yok. Beşiktaş'ı kimse üçüncü büyük yapamaz çünkü Türkiye'nin en büyük kulübüdür. Bu sezona ismini veren başkanın kulübüdür. Cenaze töreninde herkesi toplayan camiadır. Üstümüzdeki ölü toprağı atılmıştır. Gelirlerimiz rakiplerin üstüne çıkacak. Stat bittiğinde bir iki sene sonra kombinede sıra yazacağız.'Orman, derbi maçına yönelik 'Kazanan futbol olsun, fair play olsun. İnşallah biz kazanırız' diyerek sözlerini tamamladı.Muhabir: Ercan Doğan | AA
Kartal ve Bruno Alves Sarmaş Dolaş
Sarı-lacivertliler, Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasında Beşiktaş ile yapacağı maçın hazırlıklarına tam gaz devam ediyor.Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasında 2 Kasım Pazar günü deplasmanda Beşiktaş ile yapacağı derbi maçın hazırlıklarını sürdürdü.Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. 5'e 2 top kapma çalışmasıyla devam eden antrenman, 2 grup halinde yapılan dar alanda çift kale maçla tamamlandı.Antrenmana sakatlıkları süren Egemen Korkmaz ve Hakan Çinemre ile dünkü çalışmada sakatlanan ve sol kasığında kısmi kanama bulunan Serdar Kesimal katılmadı. Grip olan Mert Günok, bel ağrısı bulunan Emenike ile özel kondisyon çalışması yapan Emre Belözoğlu da çalışmada yer almadı.Fenerbahçe, Beşiktaş maçı hazırlıklarına yarın yapacağı antrenmanla devam edecek.BRUNO ALVES ANTRENMANDAGalatasaray maçında gördüğü kırmızı kartın ardından teknik heyet tarafından silindiği iddia edilen Bruno Alves bugünkü antrenmana çıktı. Alves'in İsmail Kartal ile sarıldığı anlar dikkatlerden kaçmadı.İnternet Haber
Reklam
Kartal'dan Müthiş Zafer
Beşiktaş İntegral Forex, Eurocup D Grubu maçında namağlup lider Khimki Moscow'u 66-64 mağlup etti.Eurocup mücadelesine tam gaz devam eden Beşiktaş İntegral Forex, Akatlar İntegral Arena'da D Grubu'nun namağlup lideri Khimki Moskova'yı konuk etti. Maça Holland, Doğan Şenli, Ryan Broekhoff, JJ Johnson ve Engin Atsür beşiyle başlayan temsilcimiz, Tyrese Rice, Vysltsev, Sergey Monia, Lauvergne ve Honeycutt beşiyle başlayan rakibini son çeyrekteki muazzam basketboluyla 66-64 devirmeyi başardı ve haftayı çok önemli bir galibiyetle tamamladı.Fotomaç
Beşiktaş'a Martin Linnes'ten Kötü Haber
Beşiktaş'ın yaz transfer döneminde almak için büyük çaba sarf ettiği Linnes kulübüyle olan sözleşmesini 3 yıl uzattı.Geçtiğimiz transfer döneminde almak için büyük çaba sarf edilen ancak bir türlü Beşiktaş'a transferi gerçekleşmeyen Martin Linnes'den kötü haber! Linnes, kulübü Molde'yle olan sözleşmesini 3 yıl uzattı.23 yaşındaki sağ bek, yaz döneminde gündemi oldukça meşgul etmiş, kulübü Molde'nin onay vermemesi nedeniyle transferi gerçekleşmemişti. Bu gelişme üzerine Beşiktaşlı yönetici Deniz Atalay, 'Linnes'i Ocak ayında transfer edebiliriz' demişti.1991 doğumlu olan Linnes, sağ bek ve sağ açık pozisyonlarında görev alıyor. Genç futbolcu, Norveç A Milli Takımı'nda da 9 kez forma giydi.Transfer için açık kapı!Beşiktaş'a Ocak ayında gelmesi beklenen Linnes'in sözleşme uzatmasının 'kazan-kazan' şeklinde yorumlanabileceğini belirten Norveç basınının bu vurgusu Norveçli futbolcunun kulübüne daha iyi bir para kazandırmak istediği fikrini gündeme getirdi.Eurosport
Reklam
"Fenerbahçe'den Ayrılmam 1 Saniye Sürer"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal hafta sonu oynanacak Beşiktaş derbisi öncesinde basın mensuplarıyla sohbet toplantısı düzenledi. Sözleşmesinde ne tazminat ne de şampiyonluk primi maddeleri olmadığını söyleyen Kartal, Fenerbahçe camiasının bir ferdi olduğunu vurgulayarak, 'Benim buradan ayrılmam, istifa etmem 1 saniye sürer' dedi.Süleyman Arat ’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre, İsmail Kartal'ın açıklamalarından satır başları şöyle:Gençlerbirlği maçında gözlerinin dolması...Hırsımdan, inancımdan, sinirimden dolayı gözlerim doldu. Ben bugün Fenerbahçeli olmadım. Uzun yıllar bu forma altında futbol oynadım. Antrenörlük hayatım da Fenerbahçe’nin en kötü günlerinde, 3 Temmuz sürecinde de yer aldım güzel günlerinde de yer aldım. Bu takım son şampiyon. Ne oldu da bir grup tarafından bu oyuncular protesto edilmeye başlandı? Başka bir hocanın ismine tezahürat yapılması antrenörü üzecek şeyler.Ben burayı sahiplenmişim, ben Fenerbahçeliyim. Dışarıdan gelen bir antrenör olsa bunları kafasına takmayabilir. Ancak arada bir fark var; ben bu kulübe neredeyse hayatımı verdim. Yaşananlar var; 3 Temmuz süreci, şampiyonluklar... Bu yaşananlarda belki arka plandaydım ama kalbinde olan bendim ve ben her zaman vardım. Ben bugün Fenerbahçeli olmadım.Mağlubiyeti kabul etmeyen hırslı bir insanım. Buraya sahiplenmiş Başarılı olmak için kendini adamış Fenerbahçe’nin içinden çıkan bir insan olarak sinirlerdim, gözlerim doldu. Bazen üzülürsünüz bazen şampiyonluk da bile ağlarsınız. Hepimiz insanız; rol yapan politik bir insan değilim. Çok farklı bir şekilde, politik bir şekilde engelleyebilirdim ama olmadı. Ben net bir insanım.Taraftarların protesto tezahüratlarıBu oyuncular şampiyon. 3-4 ayda ne değişti de protesto ediliyor. Bu tarz tezahüratlar bu takımı aşağı çeker. Gol de yiyebiliriz, 2-0 geriye de düşebiliriz. Bunlar futbolda var. Böyle bir tezahürat geldiği zaman takımı aşağı çeker. Takımını gol yese de yemese de sürekli destekleyen bir taraftar grubu ise bu takımı ileriye iter.Emre'nin kendisini yedek kulübesinden alması ve sevince ortak etmesiÇocuklar bir mesaj vermek istedi. Biz bugüne kadar hep beraber olduk. Üzüldüğümü, sinirlendiğimi anladılar. 'Hocam orada oturma çık beraber sevinelim' dedi Emre. Hep beraber kendiliğinden olan bir şey... Gol atalım da hocaya gidelim diye önceden bazı hazırlıklar olur; bu planlanan bir şey değildi.Sakatlıklar üst üste geliyorGeçen sene ilk 7 haftalık dönemimize baktığınız zaman Sivas ve Elazığ maçı haricindeki maçlar da son dakikalarda, kılpayı çevirdiğimiz maçlardı. Net konuşuyorum biz 6 maç çok iyi oynadık, bir maç kötü oynadık. Akisar maçında mağlup olduk. Geçen sezon ilk 7 haftada full kadro oynuyorduk bu sene Akhisar maçına Emre, Volkan, Raul ve Egemen'den yoksun olarak çıktık. 4 tane en önemli oyuncunuz oynamıyor. Birçok konuda elim sıkışık. Geçen hafta maça çıkacağız, 6 stoperden 2’si cezalı, 3’ü sakat. Bazı oyuncuların yerlerini kaydırarak bir kadro belirlemem gerekiyordu.Hakan Cinemre’yi oynatmayı düşünüyoruz. Ancak milli takımda ayak bağlarından sakatlanmıştı. Serdar’ı tam oynatmayı düşünüyoruz antrenmanda dizi dönüyor. Hepsi üst üste geliyor. Bakıyorsunuz Bruno Alves ve Bekir cezalı. Altyapıdan Mehdi’yi çağırmak istiyorduk, o da zehirlendi hastaneye yattı. Bir terslik de var. Mehmet Topal’ı stopere aldık mecburen. Bir şey olursa Gökhan’ı mı Selçuk’u mu oynatırız diye düşünüyoruz. Allah’tan olmadı.‘Aziz Yıldırım'ın gelmesi...’Başkan bir kere bile aramadı şahidim Allah… Başkanın antrenmana gelmesi, futbolculara moral vermesi olumlu bir etki yapmıştır.İlk 11'e giremeyen oyuncularBayern Münich’de Ribery sonradan oyuna girebiliyor. Chelsea’da bazı isimler sonradan oyuna giriyor. 24 kişilik kadroya sahibiz. Kendime göre bir sistemim var. 20 kişiyse kadro herkesin aynı seviyede olmasını istiyoruz. Her an herkesi oynatabilmeliyiz. 11-12 kişi üzerinde yoğunlaşırsanız diğerleri aynı derecede olmazsa sıkıntı olur. Takım olamazsınız. Uzun süre oynamayan Hasan Ali çok iyi oynadı. Webo oynuyor, Alper çok iyi durumda. Bu çocuklarla yaşayan benim. Her şeylerine bakıyoruz, koşma mesafelerine, sprintlerine, maç performanslarına... Buna göre değerlendirme yapıyoruz. Daha sonra rakiplerin tarzına, fizik, taktik gücüne göre bir strateji belirliyoruz. Forma giyemediği için üzülen, tepki koyan oyuncular da olacak. Onlarla yaşayan benim, onlara takıntılı değilim. Herkesi en iyi konuma getirmek için uğraşıyoruz.Bazı şeyleri oturtmak için fazla mesai harcıyorum. Takımın içinin dolması lazım. Gelinen noktada pas, topla oynama yüzdesi, teknik verilerde birçok takımdan üstünüz. Skor olarak bunu kendi lehimize çevirmekte sıkıntı yaşıyoruz.Derbi maçlarıBaşakşehir duran takım; kontratak yapan bir takım. G.Saray oynadı oynadı sonuç elde edemedi. Üretken değildi. Biz de aynı sıkıntıyı çekiyoruz. Kapanan, hızlı hücuma gitmeye çalışıyor. Bu böyle gitmez. Her zaman da tutmaz. Bir şeyler de üretmek zorundasınız. Bu tip takımlar bekler, gelsin üstüme derler.Beşiktaş iyi ve coşkulu oynuyor. Saha sonuçları da onlara yardım etti. Beşiktaş'ın Türkiye'de en iyi futbolu oynadığı görüşü... Kişiden kişiye değişir. Ben buna katılmıyorum. Türkiye'nin en iyi oynayan takımlarından bir tanesi benim takımım. Gökhan Töre 3. bölgede topu tutan, ters ayakla içeri girerek rakibin dengesini bozan bir oyuncu. Bu hafta kimin oynayacağını bilmiyoruz. Kerim Frei'ın oynayacağı söyleniyor. Neyle karşılaşacağımızı göreceğiz.Hakem kararlarıBizim Galatasaray maçında Emenike'ye yapılan harekete kırmızı kart verilebilir ama kimse konuşmuyor. Bu hafta Kadlec'e yapılan yüzde yüz kırmızı kart. Aynı şeyi biz yapsak direkt atılmıştık. Bütün bunları bir kenara koyarsak, Beşiktaş takımı coşkulu oynuyor. İyi durumdalar. Her şeye rağmen biz de iyi durumdayız.Türkiye'de futbolun son durumuBu sene Türkiye'de futbol kötü oynanıyor deniyor. Herkes aynı şeyi söylüyor ama ben buna katılmıyorum. Gelen her takım kapanıyor. Oynamaya çalışan takım sayısı az olduğu için oyun kitleniyor, üretkenlik azalıyor. Kötü performanslar tabii ki olacak. Her şeye kötü diye diye kimse maçlara gelmiyor. Passolig çıktı. Kendi kardeşim bile 'maça gelmek bir ton iş, neden bunlarla uğraşayım ki' diyor ve maça gelmek istemiyor. Her şeyi böyle söylerseniz bir algı oluşur. O zaman kim gelecek maça. Kötü olabilir ama bu kötüyü hep beraber, birbirimize destek olarak düzeltmeliyiz.‘Benim buradan ayrılmam 1 saniye sürer’Benim buradan ayrılmam 1 saniye sürer. Ne tazminat alırım ne başka bir şey. Ben Fenerbahçe'nin çocuğuyum. Boş sözleşmeyi imzaladım. Yardımcı antrenör ve futbolcuyken boş kağıda imza attım. Ne tazminat, ne şampiyonluk pirimi var. Bu sezon sonunda da mukavelem bitiyor. Bir yıllık anlaştık.Dıego RibasDiego, iyi ve kariyerli bir oyuncu. Türkiye ligi hakikaten çok sert. O da buraya yeni yeni adapte oluyor. 5 maç oynattık. Baktığımızda biz de eşikteyiz o da tam eşikte. Diego, 19 yaşında değil ki oynatıp futbolcuyu kazanalım. Diego oynadığı zaman bize maç alması lazım. Daha tam o kıvama gelmedi. Bu lige adapte olması lazım. Yoksa Diego'yu oynatmak için oynatıp hem futbolcuyu hem de maçı kaybetmek olmaz. Diego, çalışmalarına devam ediyor. Zaman zaman bazı antrenmanlarda zorlanıyor ama istek ve çalışma konusunda sıkıntısı yok. Hiçbir kaprisi yok.Kuyt Kuyt da yedek oturabilir. Kuyt her antrenmanda her maçta olağanüstü çalışan, maçlarda yapabileceğinin en iyisini yapan bir oyuncu. Bazı oyuncular sakatlandığı zaman bir düşüş yaşayabiliyor. Kuyt her zaman, her yerde, her şeyini verebilen bir oyuncu. Kuyt oynadığı zaman her mevkide oynayabilen bir oyuncu. Bu tip oyuncular çok azdır.Gökhan Töre'nin kırmızı kartıBiz maçı izledik 4. hakemin gözü önünde olup rakip antrenör de devreye giriyorsa herkesin bazı şeyleri gözden geçirmesi lazım. Antrenör müdahale etmeden 4. hakem görece ve hakemi uyaracak. Kadlec'in dizine rakibi 4. hakemin önünde basıyor. Hakem pozisyonu görüyor ama uyarmıyor bile. Görmedim diyor. Onu görmüyorsan neyi göreceksin. Kadlec rol yapan bir oyuncu değil. Gözünün önünde oluyor.T24
Dört Büyüklerin Sorunu ne?
Uğur Meleke’ye göre lider Beşiktaş’ın Erciyes’e yenilmesinin nedeni stres. Galatasaray’da sorun Prandelli değil, takımı sabote eden oyuncular. Fenerbahçe’nin problemi ise Kartal’ın kendini ispat çabası.Lider Beşiktaş’ın, puan farkını dörde çıkarabileceği haftada Kayseri Erciyesspor’a yenilmesinin ve bu fırsatı kaçırmasının başlıca nedeni stres. Aynen iki sezon önce, Aybaba döneminde her liderlik fırsatı geldiğinde kazanamamaları gibi…Beşiktaş, çok sayıda tecrübesiz oyuncusu olan bir takım. Kadroda hiç şampiyonluk yaşamamış, hatta hiç şampiyonluk yarışı yapmamış oyuncu sayısı çok fazla. Durum böyle olunca, kader anlarında, kırılma anlarında sakin kalamıyorlar.Maçın Beşiktaş adına kahramanının Kerim Frei olması da aslında bu duyguyla alakalı. Bu tarz müsabakalarda bireysel hedefi olan oyuncular, kendini gösterme ihtiyacı olan oyuncular daha rahat kalırlar. Olcay, Oğuzhan, Veli takımın liderlik stresini üstlerinde taşırken, Kerim’in Cenk’in derdi kendileri göstermektir, daha farklıdır duyguları.Biliç’in Kerim’i, Cenk’i, hatta Uğur Boral ve İsmail gibileri kullanması için iyi bir fırsattı bu. Ve eğer onları da kullansaydı sonuç daha farklı olabilirdi belki de.İsmail Kartal, hocanın kendisi olduğunu ispat etmek istiyorFenerbahçe’nin Gençlerbirliği’ni yenmesi vaka-ı adiye sayılır. Yani şaşılacak bir durum yok. Gençlerbirliği zaten bence son 20 yılın en kötü günlerini geçiriyor, Cavcav’ın teknik direktörlük merakı, takımı yavaş yavaş tüketiyor. Son üç maçta bir puan alınması tesadüf değil. Öncesinde de hiçbir şey oynanmadan Eskişehir’e karşı alınan mucizevi galibiyet, sadece sorunların üstünü örtmüştü bir süre. Fenerbahçe karşısında çok çaresizlerdi, tek bir pozisyon bile üretmeden bir şans golü buldular ve sonuçta kazanmayı hak eden taraf Sarı Lacivertlilerdi.“İsmail Kartal iyi bir teknik direktör, iyi bir insan ama maalesef çok çok duygusal.”Fenerbahçe’nin galip geldiği halde birinci gündem maddesinin üç puan olamamasının nedeniyse, İsmail Kartal’ın duygusallığı. Aslında onun ne kadar duygusal bir adam olduğunu iki sene önce, Aykut Kocaman döneminde Kasımpaşa’ya 2-0 kaybettikleri maç sonrası fark etmiştim. O gün Fenerbahçe berbat bir top oynamış, Kocaman’ın oyundan aldığı Alex-Stoch tribüne oturarak teknik adamlarını protesto etmiş, Aykut Hoca maç sonu basın toplantısına çıkmayıp Kartal’ı göndermişti. O gün o basın toplantısında ben de vardım. Kartal’ın ne kadar heyecanlı, ne kadar gergin, ne kadar dağılmış olduğunu gözümle gördüm. Ufak bir krizde soğukkanlı kalmasının ne kadar zor olduğuna şahit oldum o gün. O yüzden cumartesi akşamı Gençlerbirliği önünde gözlerinin dolu dolu olmasına da hiç şaşırmadım aslında. Kartal iyi bir teknik direktör, iyi bir insan ama maalesef çok çok duygusal.Bence son iki haftada yaptığı bazı oyuncu tercihleriyle de bu duygusallığını gösterdi: Geçen hafta Galatasaray derbisinde 60’ta Emenike’nin yerine Hasan Ali’yi sokup son yarım saatte ileri üçlüyü Alper-Kuyt-Caner olarak kurması enteresan bir tercihti. Bu hafta da başka enteresan tercihlere imza attı: Beklenmedik biçimde Caner’le başlamadı. Sonra 67’de yine bu oyuncuyu Webo’nun yerine sol açık olarak soktu. Tüm bu değişik tercihlerin altında yatan duygu bence şu: “Bu takımın hocası benim. Aziz Yıldırım değil. Ayrıca Aykut Kocaman ve Ersun Yanal’dan farklı şeyler düşünebilirim. Benim de kendi futbol mantalitem var. Ve bunu göreceksiniz…”Eğer Kartal takımın asli menfaatleri yerine kendini ispat etme duygusunu koyarsa, yapabileceği iyi şeyleri de yapamayabilir.Prandelli hatalı ama gönderilmesi sorunu çözmezEvet, Galatasaray’da kriz büyük. Evet, bir takım bu derece kötüyse muhakkak teknik adamın payı da büyüktür. Prandelli’nin de bu tabloda payı azımsanamaz. Ama şu kötü alışkanlıktan da kurtulmak gerek: Ligin yedinci haftasında her kötü giden takım hoca değiştirirse, ortada hoca kalmaz, istikrar kalmaz, futbol da kalmaz aslında...“Prandelli çok değerli bir teknik direktör ama bütün bir iş hayatını İtalya’da geçirmiş olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Üstelik teknik kadrosunda da tek bir Türk yok. (...) Başakşehir diye bir semti de Abdullah Avcı diye bir hocayı da oynayacağı hafta ilk kez duyuyor. ”Prandelli çok değerli bir teknik direktör ama bütün bir iş hayatını İtalya’da geçirmiş olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Üstelik teknik kadrosunda da tek bir Türk yok. Bence ne kendi kadrosunu, ne de rakipleri yeterince tanıyor; Başakşehir diye bir semti de Abdullah Avcı diye bir hocayı da oynayacağı hafta ilk kez duyuyor. O zaman da ortaya rakiple alakalı ön çalışması çok eksik bir takım çıkıyor...Yine de Prandelli’nin ön çalışması ne kadar eksik olursa olsun, takımın yıldızlarının gerekeni yapmaları lazım. Golü Prandelli atmayacak sonuçta, Sneijder atacak, Selçuk atacak, Burak atacak. Ama onların da hali ortada.Takımda uzun süredir istikrarla kötü olan, görünmez olan adamlar var. Bir tür sabote ekibi: Burak, Selçuk, Dzemaili gibi. Artık yeterince şans verilmiş olan Veysel gibi. Bu hafta bunların hiçbirinin 18’de olmaması gerek. Umut Gündoğan gibi, Furkan Özçal gibi şans bekleyenlere sıra gelmesi gerek. Belki bu tarz bir neşter, bu tarz bir elektroşok Galatasaray’ı kendine getirebilir.Halilhodzic kadroyu değiştirmek zorundaydıHerkes Halilhodzic’in kadroyu değiştirmesini eleştiriyor ama ben bazı şeyleri anlayamıyorum doğrusu: Sekiz yabancıyla çıkılan Lokeren maçı kadrosunu ligde koruyamazsınız ki! İlla ki üç yabancıyı yerlilerle değiştirmeniz gerek. Ki Halilhodzic de bunu yaptı, Avraam-Cardozo-Waris yerine M. Yumlu, Sefa, Serdar’ı soktu. Onun dışında 11’de yaptığı tek değişiklik hafif sakatlığı olan Mehmet Ekici’nin yerine Soner’i oynatması.Hocayı Özer’i 11’de başlatmaması konusunda eleştiriyorlar. İki aydır sakat olan bir adamı 11’de başlatsa, bu kez “Nasıl başlatırsın!” diye eleştirecekti aynı kitle. Yani ben hocanın oyuncu tercihlerinde bir sorun göremiyorum.Benim hocayı eleştirebileceğim tek konu şu: 34’te Özer girerken Soner’i değil Mustafa Yumlu’yu çıkarabilirdi. Böylece Medjani savunmanın göbeğine kayar, belki de kalan iki golü yemeyebilirdi Trabzonspor... Yoksa onun dışında hocanın yapabileceği çok fazla bir şey yoktu doğrusu... O da, hiç kimse de Mustafa Yumlu-Belkalem savunmasının bu kadar geçirgen olacağını, araya atılan her topta dağılacağını öngöremezdi. Trabzon’un dört gol yeme nedeni de bu zaten.Kaynak: Al Jazeera | Uğur Meleke, Milliyet Gazetesi spor yazarı
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat'tan Reçete
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, ekibiyle izleyecekleri yol haritasını ve çok merak edilen Prandelli kararını çarpıcı örneklerle tek tek anlattı...Sarı-Kırmızılı kulübü içine düştüğü durumdan kurtarmak için başkanlık koltuğuna oturan ve mayısta görevi bırakacağını söyleyen Duygun Yarsuvat, ilk röportajını FANATİK’e verdi. Yazarımız Serdar Dinçbaylı’nın yaptığı ve FANATİK TV’den de izleyebileceğiniz söyleşide Yarsuvat çok çarpıcı ifadeler kullandı. İşte detaylar...Köylü derken düşündünüz mü?Basın mensupları olarak, gerek görsel medyada gerek yazılı medyada çok hoşunuza gidiyor teknik direktörlerin değişimi. Geçmişe bakıldığında kaç tane teknik direktör eskittiniz? Örneğin Löw’e köylü dediniz, adam gitti, Almanya Milli Takımı’nı şampiyon yaptı. Hiç düşünmüyor musunuz bu insana köylü derken, ya da başka birisi gitsin diye manşet atarken. Del Bosque’ye hiç unutmuyorum bir Fenerbahçeli yazar, “Bu adam gitmeden Beşiktaş düzlüğe kavuşmaz” dedi, adam gitti İspanya Milli Takımı’nın başına geçti. Bizim için de Rijkaard gitsin dediler o dönem Galatasaray ligde 3. oldu. Sonra Karl-Heinz Feldkamp geldi. Fakat o da yaşlıydı ve soğuk havadaki maçlara gitmek istemiyordu. Ve o da gitti. Derwall’in ilk geldiği yılı hatırlayın. O sene Hilton Oteli’ni bastılar kasım ayında Galatasaraylı taraftarlar git dedi. Allah’tan gitmedi. Hem kendisi Galatasaray’a faydalı oldu hem de yerli teknik direktörler yetiştirdi.Atmak, kesmek, tedavi etmezHâlâ 2-3 hafta üst üste yenilen bir takımın hocası için gitsin/gitmesin tartışmaları yapıyorsunuz. Bunları bırakın. İnsanlara biraz çalışma alanları yaratın. Sadece teknik direktörde mi suç? 11 kişi futbol oynuyor. 15 kişilik yönetim kurulu var yedekleriyle birlikte. Acaba oyuncular hata yapmıyor mu? Hava nasıl, adam nerede kalıyor, ne yemek yedi, İstanbul çok güzel, şarap, rakı o da güzel. Boğaz, balık iyi. Adam daha makarnadan kurtulamamışken, rakı, şarap içirip, yediriyoruz ve alışsın istiyoruz. Ve bunu en kısa sürede yapmasını talep ediyoruz. Buraya gelen adamlar 2 ayda daha konuşmaya bile alışamıyor. Onun için bekleyelim Prandelli biraz nefes alsın. Yurt dışına bakalım. Başarılı takımların antrenörleri devamlıdır. Arsene Wenger, Sir Alex Ferguson bunlar kaç senedir takımlarının başında durdu ve durmaya devam ediyor. Atmak, kesmek tedavi de etmez. İlk önce hastalığı teşhis edelim.Sezon sonuna kadar devamEkim ayını bitirdik, kasıma geldik. Prandelli ile yollar ayrılırsa işler bizim adımıza zorlaşacak ve yeni gelen hocanın alışma süresi, adapte olma zamanı ile başarıya gitmesi çok zor olacaktır. O yüzden bu çok yanlış bir düşünce. Prandelli ile sezon sonuna kadar kesinlikle devam edeceğiz. Ve öyle de düşünüyorum ki, onunla çok başarılı bir sezon geçireceğiz. Ve unutmayın İstanbul’da Real Madrid’den 6 yedik o zaman Mancini vardı.(O dönem Galatasaray'ın başında Fatih Terim vardı.) Bizim Dortmund’dan 4 yediğimiz hafta, koskoca Roma da kendi evinde Bayern Münih’ten 7 yedi. Son Dünya Kupası’nda şampiyon olmuş Almanya, Polanya’ya 2-0 yenildi. Futbol bu, bunun güzelliği de bu zaten. Hep Almanya yense bunun neresinde güzellik kalacak.Dürüst cok faydalı olacakAli Dürüst, Abdurrahim Albayrak’la birlikte Florya’dan sorumlu olacak ve oradaki işleyişi denetleyerek bize büyük fayda sağlayacak.Ali Dürüst bizim yönetimimizle çalışmayı kabul etti. Ve çok faydalı olacağına inanıyorum. Ali Dürüst, Sportif A.Ş.’nin içinde olacak. Abdurrahim Albayrak ile birlikte Florya’dan sorumlu olacak ve oradaki işleyişi denetleyecek.Her şeyden o sorumluAli Dürüst’ün beyin olarak her şeyden sorumlu ve altında birçok kontrol mekanizması bulunacak. Sık sık Abdurrahim Bey’in de gitmesine gerek yok. Merkezden bu işler yapılır. Abdurrahim Bey’in çalışma ofisi de oraya yakın olacağı için muhtemelen Florya’da bol vakit geçirecektir. Futbolcuların da Abdurrahim Bey’i çok sevdiğini biliyorum. İki yöneticimizin de başarılı olacağını tahmin ediyorum.Bağlı olmak yokDirekt bana bağlı olarak değil, Ali Dürüst bir anonim şirketin yönetim kurulunda olacak. Ben prensip olarak ‘bağlı olmak’ kelimesini sevmiyorum. Ali Dürüst ile bir problemim olursa zaten gelir bana söyler ve ortadaki sorunları çözmeye çalışırız. Ama ‘bağlılık’ kelimesi benim lugatımda yok. Ben Sportif A.Ş.’nin başında olacağım ve yukarıdan işlerin üzerinde bir kontrolüm olacak.Derslerimi bırakamamEsasen 24 saat ayırmak lazım. Ama derslerim var onları bırakamam. Pazartesi full, salı günü öğleden sonra, perşembe de 17.00’den sonra derslerim var. Bir kere onları aksatmayacağım. Çok şanslıyım ki çalışma ofisimle, stat çok yakın. Trafik yoksa 3 dakika, varsa da 10 dakikada ulaşabilirim. Bu durum benim için avantaj. Her iki yere de muhtelif saatler içinde gidebilirim. O bakımdan asıl yerim kulüp olacak fakat diğer işlerimi de çalışma ofisimde yürüteceğim.Passolig işi şüpheliKombinem var ama Passolig’im yok. Çünkü sevmiyorum Passolig’i. Birileri bir mesaj vermek istiyor. Böyle bir uygulamaya gerek yok.Kombine kartım var. Fakat Passolig’im yok. Çünkü sevmiyorum Passolig’i. Birileri bir mesaj vermek istiyor. Böyle bir uygulamaya gerek yok. Geçen gün bir tanıdığım Osmanlıspor’un maçı varmış. Boş vakti de varmış. ‘Stadın içinde 10 kişi vardı. İçeri girmek istedim fakat Passolig’im olmadığı için beni almadılar’ dedi. Kaldı ki çıkan kanunda Passolig yok. Sadece e-bilet var. Benim 5 kişilik locam var. Biz 3 kişiyiz kalan 2 yere de genelde dostlarımızı, sevdiklerimizi çağırırız. Yurt dışında yaşayan arkadaşlarımız telefon eder, bu hafta maça geliyoruz diye. Biz de hep beraber gideriz. Şimdi onlar gelemiyor.Tribün kültürünü yok ettilerYok efendim çok kolaymış da internetten girecekmişsin de, pasaport numarasını da verecekmişsin de aslında kolay falan değil. Ben baloya gittiğimde Passolig ile mi gidiyorum? Tiyatroya gittiğimde tiyatrolig ile mi gidiyorum? Uygulamayı getirene sormak lazım. Ben getirmedim. Ama tribün kültürünü yok ettiği bir gerçek.Börek de yerim beyaz sıvı da içerimSigara böreği de yiyeceğim. Beyaz sıvıdan da içeceğim. Hayatımın geri kalanına devam edeceğim. Bunca sene bunu yapmışım. Yaptığım şeylerden neden vazgeçeyim? Cemiyet bizim evimiz. Benim evim. Herkes orada birbirini görüyor. Konuşuyor, dertlerini paylaşıyor. Cemiyetin olması Galatasaraylılar için büyük bir avantaj. Cemiyet, Galatasaray’ı Galatasaray yapan unsurlardan biri.Serdar DinçbaylıFanatik
Reklam