onedio
Kar Yağışı İstanbul Trafiğini Felç Etti
Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprülerinde araçlar hareket edemiyor. İstanbul Deniz Otobüsleri de (İDO) kar yağışı nedeniyle bazı seferlerini iptal etti.İDO'dan alınan bilgiye göre, 18.30 Bandırma-Yenikapı Hızlı Feribot, 18.30 Bostancı-Yenikapı-Bandırma Deniz Otobüsü, 18.40 Kadıköy-Yenikapı-Bursa Deniz Otobüsü seferleri yapılamayacak.Çarşamba günü de 07.00 Yenikapı-Bandırma Hızlı Feribot, 07.30 Bandırma-Yenikapı-Bostancı Deniz Otobüsü, 08.00 Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü- Yenikapı-Kadıköy Deniz Otobüsü, 18.30 Bostancı-Yenikapı-Bandırma Deniz Otobüsü iptal edildi.Olumsuz hava koşulları nedeniyle deniz otobüsü iç hat seferleri ile Sirkeci-Harem hattı araba vapuru seferlerinde aksamalar yaşanabildiği duyuruldu.Daha önce Beşiktaş-Üsküdar ve Kabataş-Adalar haricindeki seferleri iptal ettiğini açıklayan Şehir Hatları, tüm seferlerin normale döndüğünü duyurdu.
Fikret Orman'dan Sergen Yalçın Yanıtı
Beşiktaş Kukübü Başkanı Fikret Orman, TVEM'den yayınlanan 'Serbest Vuruş' programına gündeme dair özel açıklamalarda bulundu.Başkan Fikret Orman, ezeli rakipleri ile ilgili de önemli konulara değinirken Sivasspor'un teknik direktörlüğünü yapan Beşiktaş'ın eski futbolcusu Sergen Yalçın'ın Beşiktaş'ın başına geçeceği yönündeki iddialara da yanıt verdi.Şampiy10
Beşiktaş'a Bartzokas'tan Kötü Haber
Yeni antrenör arayışlarını sürdüren Beşiktaş Integral Forex’e Georgios Bartzokas’tan olumsuz yanıt geldi.Ahmet Kandemir’in istifasının ardından Olympiakos ile Euroleague şampiyonluğu yaşamış Yunan coach ile görüşmelere başlayan Siyah Beyazlıların teklifi kabul olmadı. Bartzokas, sezon ortasında takım devralmak istemediğini ileterek teklifi geri çevirdi.İsmail Şenol’un aktardığı bilgiye göre; Yeni adaylara yönelen Beşiktaş Integral Forex sezonun geri kalanını idare edebilecek ve orta vadeli bir planlama ile yola çıkacak bir koç arıyor.Eurohoops’un haberine göre ise; Siyah Beyazlılar Astana takımından ayrılan Aleksander Trifunovic ismini gündemine aldı. Daha önce Kızılyıldız, Panionios, Lietuvos Rytas ile Zalgiris Kaunas takımlarını da çalıştıran Sırp coach, Beşiktaş yönetiminin listesinde yer alıyor.Ajans Basketbol
Sosa: "Şampiyon Olmak İstiyoruz"
Beşiktaş'ın Arjantinli futbolcusu Jose Sosa, Spor Toto Süper Lig'de kalan haftalarda daha iyi performans sergileyip şampiyonluğa ulaşmak istediklerini söyledi.Sosa, BJK TV'ye yaptığı açıklamada, takım olarak iyi bir karakter ortaya koyduklarını ve sonuna kadar liderliği korumayı hedeflediklerini belirterek, 'Takımımızda bu kapasite ve istek var. Son haftalarda ekstra performans gösterip şampiyon olmak istiyoruz' dedi.Siyah-beyazlı ekipte 'on numara' olarak oynayan Arjantinli oyuncu, sorumluluğu yüksek bir pozisyonda olduğunu, hücuma büyük katkı vermesi gerektiğini ancak hiçbir zaman oynadığı pozisyonu sorun etmediğini dile getirdi.Liverpool maçıUEFA Avrupa Ligi'nde İngiltere'nin Liverpool takımıyla yapacakları maça değinen Sosa, rakiplerine karşı oynamanın ve Avrupa'da devam etmenin güzel olduğunu vurguladı.Liverpool'un Avrupa'da tarihi olan bir ekip özelliği taşıdığını kaydeden Jose Sosa, 'Lig ve Avrupa çok farklı platformlar. Avrupa'da ligden daha fazla motivasyonla oynamalıyız. İki maç oynayacağız. Devam edeceğiz ya da eleneceğiz. Güzel maçlar olacak' diye konuştu.Rakibi incelemenin teknik heyetin işi olduğunu anlatan siyah-beyazlı futbolcu, sahada oyuncuların yapacaklarının önemli olduğunu ve ellerinden gelenin en iyisini sahaya yansıtmaya çalışacaklarını söyledi.Kartal dövmesi yaptırmasıSosa, Beşiktaş'ın simgesi olan Kartal dövmesi yaptırdığını ifade etti.Dövmeyi yaptırmayı daha önceden düşündüğünü belirten Arjantinli futbolcu, Beşiktaş'a geldikten sonra her yerde kartal gördüğünü ve yaptırmaya karar verdiğini dile getirdi.Beşiktaş'taki adaptasyon sürecini de atlattığını vurgulayan Sosa, şunları söyledi:'Değişik bir kültüre geldim. Grup olarak iyi iş çıkarıyoruz. Kalitesi yüksek ve mücadeleye dayanan bir ligdeyiz. İyi gittiğimizi düşünüyorum. Kişisel olarak oyunumdan memnunum. Her zaman en iyisini yapmaya çalışıyorum. Daha iyi olabilirim. Milli takım ile ilgili düşüncem yok. Sadece Beşiktaş'ı düşünüyorum.'Kaynak: AA
Bilal Erdoğan 18 Milyon Dolarlık Nehir Tankeri Satın Almış
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen'in ortak olduğu BMZ Group Denizcilik Şirketi, M/T SHOVKET ALEKPEROVA isimli nehir tankerini 18 milyon dolara satın aldı.Recep Canpolat'ın Deniz Haber Ajansı'nda yer alan haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ailesine ait BMZ Group Denizcilik Şirketi, nehir tankeri filosunu büyütmeye devam ediyor.Alınan bilgiye göre Palmali Denizcilik Şirketi'nin iştiraki, Malta'da yerleşik Armada Voyager Seven Şirketi'nin mülkiyetinde bulunan, 2014 yılında Beşiktaş Tersanesi'nde inşa edilen, 140 metre boyunda, 16 metre genişliğinde ve 7 bin 100 DWT kimyasal ürün taşıma kapasitesine sahip, M/T SHOVKET ALEKPEROVA isimli nehir tankeri, 18 milyon dolara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, oğlu Necmettin Bilal Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen'in ortak olduğu BMZ Group Denizcilik Şirketi'ne satıldı.Deniz Haber Ajansı'nın aynı kaynaklardan aldığı bilgiye göre, Yardımcı ve Türkter Tersanesi'ne sipariş ettiği 5'i kesin 5'i opsiyonlu olan nehir tankeri siparişlerinden, opsiyonlu olan 5 tankerin siparişini iptal eden BMZ Group Denizcilik Şirketi, filoyu büyütmek için yaş ortalaması 2 olan, ikinci el tankerlere yöneldiği ve 2014 yılında Palmali'ye inşa edilen Armada Sınıfı M/T SHOVKET ALEKPEROVA isimli nehir tankerini satın aldığı kaydedildi.ERDOĞAN'IN AİLESİ, ONASSİS'İ SOLLAYACAKBMZ Group Denizcilik Şirketine, her biri 18 milyon dolara mal olan Armada sınıfı nehir tankerlerinden ilki M/T MECID ASLANOVA, 18 Haziran 2014 tarihinde Türkter Tersanesi'nde, ikinci nehir tankeri M/T BEGIM ASLANOVA ise 14 Kasım 2014 tarihinde, Yardımcı Tersanesi'nde yapılan törenle denize indirilmişti.BMZ Group Denizcilik Şirketi için Türkter Tersanesi'nde inşa edilen TURKTER 80 (IMO - 9729582), TURKTER 81 (IMO - 9729594) ve TURKTER 82 (IMO - 9745720) numaralı nehir tankerleri ise, 2015 yılı son çeyreğine kadar denize indirilmesi planlanıyor.PALMALİ SATIYOR, SONRA KİRALIYOR!BMZ Group Denizcilik Şirketi için inşa edilen Armada Sınıfı PROJECT RST22M dizaynı nehir tankerleri, Azeri kökenli Türk vatandaşı Mubariz Gurbanoğlu'nun (Mubariz Mansimov) Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yaptığı Palmali Denizcilik Şirketi'ne 10 yıllığına kiralanması, denizcilik sektörde 'Ballı İşbirliği' olarak niteleniyor.
"Biz Küme de Düşsek Bu Davadan Vazgeçmeyeceğiz"
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, düzenlediği basın toplantısında hakem hatalarını izlettirdi ve açıklamalarda bulundu. Hacıosmanoğlu'nun hedefinde federasyon ve hakem vardı.Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, takımının aleyhine yapılan hakem hatalarını gösteren videoları izletti ve ardından bir basın toplantısı düzenledi.Basın toplantısına Özgecan Aslan'a rahmet dileyerek başlayan Hacıosmanoğlu, genç kızın ailesine de başsağlığı diledi.Sezona fair-play adıyla başladık ama Süleyman Seba'nın adını verdik ama verilen kararlar görüyorsunuz. Eğer böyle olacaksanız Sayın Seba'nın adını sezona vermeyin.Biz konuşuyoruz. Ama ceza alıyoruz. Biz hakkımızı aramaya çalışıyoruz. Ama bunu başka türlü değerlendiriyorlar. Size 17 tane yanlış hakem kararı gösterdik. Hadi bunun 10 tanesini hata sayalım. Sayamayız ya. Hadi sayalım diyelim. Ligin ilk haftasında Erciyesspor maçında Deniz'e yapılan hareketten sonra bu kardeşimiz ilk yarıyı kaçırdı, Trabzonspor'un 2 puanı gitti.Başakşehir maçında yine maçta onlarca hatadan sonra Trabzonspor'un alınan 2 puanı daha. Bursaspor maçında öyle bir penaltı veriliyor ki 2 puan daha gidiyor. Kalecimiz dokunmadı değil dokundu ama Fenerbahçe Karabükspor maçında oyuncu rakibine sevgilisi gibi sarıldı. Ama penaltı yok. Giden iki puan daha.Balıkesir ligimize hoşgeldin, inşallah kalıcı da olursunuz. Ama daha 5. dakikada çok komik bir penaltı. İki puan daha gitti.'Hakem bana vicdan azabı çektiğini söyledi'Bir başka maçta bize golü vermeyen 6. hakemin Trabzonlu olduğunu öğrendim. Akçaabatlı bir kardeşim. Maçtan sonra aradım. Vicdanınız rahat mı dedim? Hakem bana 'Bir 10 gün vicdan azabı çektim' dedi. Kupayı saymıyorum. Burada Trabzonspor'un elinden alınan 13 puanından bahsediyoruz. Bize bu puanların yarısını verin. Biz bugün ligde daha iddialı olurduk.Eğer böyle olacaksa bize baştan söyleyin. Eğer 3 takımı yarıştıracaksanız, bize söyleyin. Biz de bütçemizi yapalım. Trabzonlu çocuklarımızla zaten biz 4. oluruz.Yıldırım Demirören Şansal Büyüka'ya verdiği röportajda 'Ligde üst sıralarda da alt sıralarda da çok iyi mücadele var' sözünü vicdanı rahatsa diyecek bir şeyim yok.Ama bir düşünün 'Burada oynayan futbolcular demez mi 'Biz neden çabalıyoruz' diye? Böyle düşüncede olan futbolculardan nasıl verim alabilirsiniz. Sizin bu hainliği Trabzonspor'a yapmaya ne hakkınız var.Biz bunları dile getirince yine bir 6 ay daha ceza verirler. Versinler, biz cezadan korkmuyoruz. Biz sizin adaletsiz yönetiminden korkuyoruz. Allah'tan size adalet duygusunu niyaz etmesini talep ediyorum.'Biz bu dava için dört duvara bile razıyız'Bana olmayan bir maddeden 6 ay ceza verdiler. Ama sonra akılları başlarına geldi. Sonra kural değişti de hakem aramaya ceza verildi. Şimdi soruyorum. Bana neye göre ceza verdiniz? Bülent Yıldırım'ın size benim centilmenlik dışı açıklamam olduğunu mu rapor etti.Stadyumlara neden kimsenin gelmediğini buradan görebilirsiniz. Kimse bu soğukta tiyatro izlemeye gelmez.İçeriden arkadaşlarımız da bu başarısızlığı bize fatura ediyorlar. Ama bunun nedeni TFF'nin adaletsiz yönetimidir.TFF, İstanbul kulüpleri aleyhine hata yaptığında o hakemeleri haftalarca sahalara sokmuyorlar. Ama Trabzonspor'a hata yapan hakeme maç vermeye devam ediyor. Herkes Trabzonspor'un büyüklüğünü görecek. Biz futboldaki, bu adaletsizliği sona erdireceğiz. Bunun için verdiğiniz cezalar bizi yıldıramaz. Biz bu dava için dört duvar arasında hapis yatmaya da hazırız. Bunu da herkes bilsin.'Trabzonspor - Beşiktaş maçının hakemi için MHK'yı aradım'Buradan yine açıklıyorum. Ben daha önce Merkez Hakem Kurulu'na daha önce Beşiktaşlı olduğunu açıklayan Mete Kalkavan'ı maça vermesiyle ilgili telefon ettim. Dönemin MHK başkanı 'Başkanım çok iyi maç yönetecek' dedi. Gördük yönetimini. Son Sivas maçına da yine aynı hakem verildi, sanki başka kimse yokmuş gibi. Yine neler yaptığı ortada.Avrupa nezdinde Trabzonspor'un süren davalarının başınıza neler getirebileceğini görebiliyorsunuz. O yüzden böyle davranıyorsunuz. Ama biz küme de düşsek bu davadan vazgeçmeyeceğiz.Yine Şansal Büyüka'nın sorusuna Federasyon başkanı 3 Temmuz süreci ile ilgili 'FIFA belki ceza verir, bilemem' diyor. Demek ki belli dersler alınmış. Son cezalardan önce de 'ceza gelmez' diyorlardı. Şimdi oradan gerekçeli kararı bekliyoruz. Duruma göre olay CAS'a ve FIFA'ya gidecek. Ondan sonra neler olacağını onlar da biliyorlar.Biz UEFA ile 1 yıldır yazışıyoruz ve UEFA Mali Kriterleri'ni uyguluyoruz. Sermaye artırımı da yaparak bu sorunu aştık ve UEFA'dan bunu başardığımız için teşekkür aldık. Ama içimizden bizi engellemeye çalışanlar oldu. Olsun. Adalet elbet bir gün yerini bulacaktır. Bizim bundan şüphemiz olmayacak.Federasyon bizimle uğraşmaya devam etsin. Onlara teşekkür ediyorum. Onların bu tavırları bizin daha çok kenetliyor. İhtiyacımız olan da bu zaten.Sert bir üslup kullanıyor gibi görünsek de biz Türk futbolunda adalet isityoruz. Sahaya çıkan her 11'den hak edenin kazandığı bir düzen istiyoruz.'Havuzda boğuluyoruz'Türk futbolu havuz sisteminden daha büyük sorunla karşı karşıya o da futbolumuzun bir havuz içinde boğulmak üzere olduğudur. Biz bundan kurtulamazsak, diğer havuzlar işimze yaramaz. Zaten şimdi bir havuz sistemi yasayla korunmakta. Süreç bitmeden bir şey yapamazsınız. Süreç sona erince istekli olanlar çıkar.Eurosport 
Reklam
Süper Lig'de Yaprak Dökümü: 7 Ayda, 12 Ayrılık!
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftası itibarıyla kulüpler, 12 kez teknik adam değişikliğine gitti.Sezona teknik direktör Mustafa Kaplan ile başlayan Gençlerbirliği, Kaplan'ın görevine son verilmesinin ardından takımı İrfan Buz'a emanet etmişti. Ligde dün 2-1'lik Eskişehirspor yenilgisinin ardından bir kez daha teknik direktörüyle yollarını ayıran başkent temsilcisinde, kulüp başkanı İlhan Cavcav, İrfan Buz ve ekibinin işine son verdiğini açıkladı.Gençlerbirliği ve Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, sezon içinde iki kez teknik adam değişikliğine giderek bu istatistikte ilk sırada yer aldı.Spor Toto Süper Lig'de daha önce Gençlerbirliği'nin yanı sıra Trabzonspor, Torku Konyaspor, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Eskişehirspor, Balıkesirspor, Galatasaray, Çaykur Rizespor, Medicana Sivasspor ve Akhisar Belediyespor teknik direktör değiştiren takımlar olmuştu.8 takım 'istikrar' dediSpor Toto Süper Lig'de yer alan 8 takım ise sezona başladığı teknik adamlarla mücadelesini sürdürüyor.Beşiktaş, Fenerbahçe, Bursaspor, İstanbul Başakşehir, Mersin İdmanyurdu, Kasımpaşa, Kardemir Karabükspor ve Gaziantepspor, sezona başladıkları teknik adamlarla yollarına devam ediyor.Eurosport
Beşiktaş Integral Forex, Georgios Bartzokas ile Anlaştı İddiası
Beşiktaş Integral Forex, Ahmet Kandemir'in takımdan ayrılmasının ardından Georgios Bartzokas ile anlaştı.Ahmet Kandemir’in görevden ayrılmasının ardından yeni koç arayışlarını sürdüren Beşiktaş İntegral Forex mutlu sona ulaştı.Dün görüşmeleri gerçekleştirmek için Yunanistan’a giden Yiğiter Uluğ, Yunanistanlı çalıştırıcı Georgios Bartzokas ile anlaşmaya vardı. Siyah beyazlı ekibin ilk tercihi olan 49 yaşındaki coach için resmi açıklamanın bugün yapılması bekleniyor. Bartzokas, Olympiakos’la 2012-2013 sezonunda Euroleague kupasını kaldırmıştı.Ajans Basketbol
Reklam
İşte Liverpool-Beşiktaş Maçının Hakemi!
Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde 19 Şubat Perşembe günü deplasmanda Liverpool ile oynayacağı maçın hakemleri belli oldu.UEFA'dan yapılan açıklamaya göre; Liverpool-Beşiktaş mücadelesini Polonya Futbol Federasyonu'ndan Szymon Marciniak yönetecek.Pawel Sokolnicki ile Tomasz Listkiewicz yardımcı hakemler olarak görev yapacak. Radoslaw Siejka'nın 4. hakem olacağı mücadelenin ilave yardımcı hakemleri ise Pawel Raczkowski ile Tomasz Musial.Ligtv
Beşiktaş, PFDK'ya Sevk Edildi
Beşiktaş, Bursaspor maçında yapılan 'çirkin ve kötü tezahürat' nedeniyle PFDK'ya sevk edildi.TFF'den yapılan açıklamaya göre, hukuk müşavirliği, siyah-beyazlı kulübü, Spor Toto Süper Lig'de 20. haftada Bursaspor ile yapılan maçta çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevk etme kararı aldı.Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Kardemir Karabükspor ve Gaziantepspor ile PTT 1. Lig takımlarından Karşıyaka, Kayserispor ve Manisaspor da kurula sevk edilen kulüpler arasında yer aldı.PTT 1. Lig'de yer alan Şanlıurfaspor'un oyuncusu Gökhan Alsan, Kayserisporlu Cem Can, Manisasporlu futbolcular Gökhan Sazdağı ve Berk Neziroğulları da PFDK'ya sevk edildi.Haber Türk
Slaven Bilic: "Beşiktaş'ta Çok Mutluyum"
Ligde liderliğini sürdüren, UEFA Avrupa Ligi’nde Liverpool’u aşıp son 16 takım arasına girmenin hesaplarını yapan Beşiktaş’ta gündeme bomba gibi düşen iddia Slaven Bilic’in vedası oldu. Hırvat hocanın sezon sonunda Beşiktaş’tan ayrılıp İngiltere’den bir takımın başına geçeceği haberi taraftarı kızdırırken, Slaven Bilic Habertürke’e konuştu. Başarılı çalıştırıcı, “Öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor. Şu an sözleşme konusu hiç önemli değil. Takımın başarısına, şampiyonluğa odaklanmış durumdayım. Celtic’in ya da İngiltere’den bir takımın başına geçmem söz konusu değil. Sıfır ihtimal. Sözleşme uzatma konusunu da şöyle değerlendirebilirim. BenBeşiktaş’ta çok mutluyum. Ancak sözleşme uzatmak sadece benim istememle olacak bir şey değil. Yönetimin de istemesi lazım. Çağırıp görüşecekler, bana bir teklif sunacaklar. Ona göre de gereken yapılacak” ifadelerini kullandı.Haberturk Spor
Reklam
MHK'dan Beşiktaşlı Futbolculara Brifing
Merkez Hakem Kurulu, Beşiktaşlı futbolcular ve teknik heyete kurallar ve talimatlarla ilgili brifing verdi.MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, MHK Yönetim Kurulu Üyesi Fahir Ersoy ve Hakem İşleri Müdürü Burçin Keskin'in BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde sunduğu brifinge, teknik direktör Slaven Bilic ile teknik ekip ve tüm oyuncular katıldı.Yaklaşık 30 dakika süren bilgilendirme toplantısında, UEFA'nın ocak ayında hakem seminerinde aldığı kararlar, değişen talimatlar ve uygulamalar hakkında güncel durum hakkında bilgiler sunuldu.Sporx
Olcay Şahan: "Tur Atlayacağımıza İnanıyoruz"
Beşiktaşlı futbolculardan Olcay Şahan, Necip Uysal, Serdar Kurtuluş ve Veli Kavlak, Capitol AVM'de hizmete giren Vodafone Müşteri Merkezi'nin açılış törenine katıldılar.Açılışta taraftarlarla bir araya gelen futbolcular imza dağıttılar ve hatıra fotoğrafı çektirdiler. Düzenlenen etkinlekte basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Olcay Şahan, Bursaspor maçında Beşiktaş'a yakışır bir oyun oynadıklarını belirterek, 'Bursa maçında Beşiktaş'a yakışır bir oyun oynadık. 3 puan aldığımız için mutluyuz. Liverpool maçlarından iyi skorlarla ayrılmak istiyoruz. Taraftarlarımız bizi her yerde destekliyorlar. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın şartları ve hava durumu dünkü maçta seyirci sayısında etkili oldu. Taraftarlarımız bize her yerde en güzel şekilde destekliyor.Sezonun ikinci yarısına iyi başladık. Hedefimiz belli. Bir seri yakaladık. Özgüvenle Liverpool'a gideceğiz. İyi oynayacağımıza inanıyoruz. Güzel bir şekilde maça hazırlanıyoruz. Takımın havası iyi. Kalitemizin farkındayız. Liverpool bir İngiliz takımı ve bu sene İngilizlerle çok eşleştik. Onlara karşı iyi sonuçlar aldık. Tur atlayacağımıza inanıyoruz. Ankara'da iki maç oynadık ve kazandık. Kayseri maçı da Ankara'da oynanacak. Taraftarlarımız açısından çok iyi oldu.'Kaynak: DHA
Reklam
Bursaspor'dan Sert Açıklama
Bursaspor Kulübü, 3-2 mağlup oldukları Beşiktaş karşılaşması sonrasında, resmi internet sitesinden sert bir açıklama yaptı.Yeşil-beyazlı kulübün yaptığı açıklama şöyle;“Puan cetvelleri ile ölçülebilen tek şey, sonuçlardır…O cetveller; haksızlıkları ve futbolu yönetenlerin adalet duygularını gizler, göstermez…O cetvellerin boyu da, vicdanlardaki sıralamayı ölçmeye yetmez.Özellikle 3 Temmuz süreciyle Türk toplumunun üzerine akan bataklığın ortasına yeşiliyle beyazıyla tertemiz bir bayrak dikmiş Bursaspor Kulübü, futboldaki kirliliğe isyan edip statlara gelmeyen, ya da bağrına taş basıp sevgisinin peşine düşerek tribündeki yerini alan temiz vicdanlarda oluşan puan cetvellerinin en üst basamağında olduğunu bilerek yoluna devam etmektedir.Futbolu masum ve adil bir oyun haline getirecek olan sadece yazılı kurallar değil, bu kuralları uygulama noktasında sorumluluğu olan insanlar ve kurumlardır. Biz sportif kuralların dışında etik değerlere de bağlı bir kulüp olarak, mücadelemizi ‘temiz futbol’ ilkesi ışığında sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz, ancak haksızlıkları dile getirmeyi de bir görev ve toplumsal sorumluluk olarak sürdüreceğiz.İstanbul Olimpiyat Stadı’nda Beşiktaş’la oynadığımız karşılaşma sırasında ve sonrasında yaşananlar, Bursasporumuza puan ve oyuncu kaybı olarak yansımış ama biraz evvel sözünü ettiğimiz vicdani puan cetvelinde en az bir puan daha yükselmemize neden olmuştur.Karşılaşmayı yöneten Mustafa Kamil Abitoğlu’nun, maç esnasında yaptığı en az iki önemli hata futbol kamuoyunda tartışılmaktadır.Bunlardan ilki; futbolcumuz Fernandao’nun rakibine yaptığı hareketi sarı kartla cezalandırması ve kırmızı kartını göstermemiş olması olarak değerlendirilmiştir.Bu kararın, maçın gidişatını nasıl etkileyeceğini değişik senaryolarla ele almak ve farklı ihtimaller üzerinden yürüyerek bir sonuca ulaşmak mümkündür ama, uzatma dakikalarının bitimine doğru oyuncumuz Şener Özbayraklı’nın rakibiyle girdiği ikili mücadelenin, haksız bir şekilde penaltı ve kırmızı kartla cezalandırılmış olmasının ortaya çıkarttığı sonuç ve senaryo tektir ve o da; bu haksız kararla karşılaşmayı 3-2 kaybetmiş olduğumuzdur.Bu maç, Bursaspor Kulübü olarak, bu sezon hakem hatalarıyla kaybettiğimiz ne ilk maçtır, maçlar bu duygu ve yeterlilikle yönetildiği takdirde ne de son maç olacaktır.Ancak bu kayıplar üst üste yazıldığında ortaya çıkan tablo, sportif ve ekonomik açılardan kabul edilemez ve korkunç boyutlarda olduğu gibi, camiamızda infial yaratacak düzeydedir. Ve bu durum haliyle oyuncu grubumuzla birlikte, teknik kadromuz ve en önemlisi camiamızın bütün fertlerinin adalet duygusunu yerle bir edip, sabrının limitlerini aşar hale gelmiştir.Maç bitiminde Beşiktaşlı oyuncuların ve özellikle Motta’nın sportmenlik dışı hareketleriyle birlikte, bazı Beşiktaşlı yöneticilerin tribündeki agresif tutum ve hakaretamiz davranışları ise tasvip edilemez, çirkin görüntülerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.Ligde daha katedecek çok yolumuz olması ve Ziraat Türkiye Kupası’nda da kendine finali değil, kupayı hedef seçmiş bir kulüp olarak Bursaspor’umuzun tek beklentisi vardır ve o da; artık maçları ve futbolu yöneten tüm kişi ve kurumların daha dikkatli, özenli ve geçmişteki mağduriyetimizin farkına vararak adaletli karar vermeye başlaması gerektiğidir.Sevgi, saygı ve dürüstlüğün hakim olması gereken futbol ikliminde, nefretin egemen hale gelmesinde adalet duygusuna indirilen bu sayısız darbelerin hiç kuşkusuz çok önemli payı vardır.Eğer makus hale gelen futbol kaderimiz olumlu yönde değiştirilmek isteniyorsa, kulüpler, oyuncular ve antrenörlerden daha çok, hakemlere, nefret ateşini üfleyen medyaya ve futbolu yöneten kadroların iptidai, gerçeklikten ve sonuç almaktan uzak cezai yöntemleri artık yeniden gözden geçirmelerine gereksinim duyulmalıdır.Vicdanlarda oluşan puan cetveliyle, görünürdeki puan cetveli arasındaki farklılıkları ortadan kaldırma ve bu oyunun en önemli unsuru olan adaleti yeniden tesis etme görevini yerine getirmesi gerekenlere, maiyeti ‘uyarı’ olan bu açıklamamızı doğru ve objektif bir gözle okumalarını öneriyoruz.SaygılarımızlaBURSASPOR KULÜBÜ”AMK
'Bilic'i Kesinlikle Bırakmayacağız'
Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Metin Albayrak Biliç ile ilgili yapılan 'başka takımla anlaştı 'söylentilerini sert bir ifade le yalanladı.Metin Albayrak DHA'ya yaptığı özel açıklamada teknik direktör Slaven Biliç'in sezon sonunda bırakıp gideceği yönündeki açıklamaların takımı karıştırmak için yapılan kasıtlı hareketler olduğunu söyleyerek bu söylentilerin zamanlamasını da manidar olarak değerlendirdi.Metin Albayrak 'Slaven Biliç ile şampiyonluğa koştuğumuz bir ortamda çıkartılan söylentilerin hangi amaca hizmet ettiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum,bizim ne şimdi ne sezon sonu hocamızı bırakma düşüncemiz kesinlikle yok ve olmayacaktır da.'diye konuştu.'Slaven Bilic'i kesinlikle ve kesinlikle bırakmayacağız'Albayrak taraftarların bu söylentiler inanmamasını isteyerek 'Takım olarak müthiş bir şekilde kenetlendiğimiz ,ligde lider durumda olduğumuz ,Avrupa Ligi'nde de Liverpool ile çıkacağımız önemli bir maç arefesinde bu tarz söylentilerin kasıtlı olarak çıkartılmasını şiddetle kınıyoruz ve değerlendirmesini futbol kamuoyunun iyi bir şekilde yapmasını istiyoruz.Taraftarlarımızı da böyle söylentilere kesinlikle inanmamaları konusunda uyarıyoruz.'Bu söylentiler takımı karıştırmak için ve zamanlaması çok manidar'Metin Albayrak bu söylentilerin kasıtlı olarak takımı karıştırmak için çıkarıldığını söyledi ve 'bu takımı iki yılda hocamız Biliç ile beraber oluşturduk ve uzun vadeli planlar yaptık.Şimdi niye bir anda yaptığımız her şeyi yıkalım ki ! Kendisi ile sezon bitiminde masaya oturacağız ve kesinlikle anlaşacağız.Biz hocamızı bırakmayacağız.Slaven Biliç ile daha önce bu konuları konuştuk ve kendisi ile 'hem şampiyonluğa hem Avrupa Kupasına odaklandığımız için sözleşme konusu ile meşgul olmayalım sezon sonu mutlaka anlaşırız' diyerek bu konuyu sezon sonuna bıraktık.Ama bir kez daha tekrarlıyorum bu söylentiler takımı karıştırmak için kasıtlı olarak çıkartılıyor.Biz Atiba'yı da bırakmayacağız ve kesinlikle yeni sözleşme yapacağız.' diyerek Slaven Biliç ve Atiba ile ilgli yapılan spekülasyonları net bir ifade ile yalanladı.'Beşiktaş hakemle kazandı algısı yaratmaya çalışıyor'Metin Albayrak ayrıca takımın bu sezon Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki şanssızlığını kırıp Bursaspor'u geriden gelerek yenmesinin önemli olduğunu belirtti.Albayrak maçın hakemi ile ilgili olarak yapılan eleştirilere 'hakem Fernandao'nun kırmızı kartını verse belki de maç orada kopacak.Ama her şey bizim attığımız penaltıya bağlanıp hakemle kazandığımız algısı yaratılmaya çalışılıyor.Üstelik Bursaspor'un attığı gol de net bir ofsayt.Bunlar değerlendirilmiyor ve Beşiktaş penaltı ile kazandı denilerek algı yaratılıyor.Bizim aleyhimize verilen kırmızı kartlara,penaltılara baksınlar ondan sonra konuşsunlar.'diye cevap verdi.Ali DANAŞ, İstanbul-DHA
Reklam
Savcı Zekeriya Öz: 'Ergenekon Soruşturması Bana Tesadüfen Geldi'
Türkiye kamuoyunun Ergenekon davasıyla tanıdığı, 17-25 Aralık soruşturmalarını takip eden süreçte görevden uzaklaştırılan savcı Zekeriya Öz ilk mülakatını BBC Türkçe'ye verdi.Zekeriya Öz, Türkiye'de son yılların üzerine en fazla konuşulan, tartışılan savcısı.Türkiye Öz'ün adını Ergenekon davasıyla tanıdı.Operasyonların ardından kamuoyunun bir bölümüne göre derin devletin üzerine cesaretle giden bir savcı, diğer bir bölümüne göreyse bir siyasi operasyon adına hukuksuzluklara imza atan bir hukukçuydu.Bu dönemde hükümet, davaya ve davanın savcısı Öz'e açıktan destek çıkıyordu.Ergenekon'un ardından ODA TV davasıyla da gündemdeydi Öz.2013'e gelindiğindeyse, 17 Aralık tarihinde, yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla soruşturma yürüten savcılardan sorumlu Başsavcı vekiliydi.Ergenekon ve ODA TV davaları döneminde hükümet tarafından örnek gösterilen Öz, 17-25 Aralık ardından hükümetin gözünde, hükümete karşı siyasi operasyonun parçası bir isme dönüşmüştü.Önce düz savcı olarak Bolu'ya atandı, daha sonra da hakkında başlatılan soruşturma tamamlanıncaya kadar görevden uzaklaştırıldı.Savcı Öz hakkında bugüne kadar çok şey konuşuldu, çok tartışıldı.Öz basında ilk kez BBC Türkçe'ye konuştu.Zekeriya Öz'e Ergenekon ve ODA TV davalarıyla ilgili detaylı sorular sorduk ancak Ergenekon ana davasının Yargıtay aşamasında olduğunu, ODA TV davasının ise sürdüğünü belirterek, bu sorular içinden sadece bu davaların içeriğini etkilemeyeceğini düşündüğü bazılarını yanıtlamanın doğru olacağını söyledi.Ergenekon'la ilgili bazı genel sorulara cevap verdi.17-25 Aralık operasyonlarından paralel yapı iddialarına, diğer birçok sorumuzu ise yanıtladı.Kamuoyu sizi Ergenekon davasıyla tanıdı. Biz de Ergenekon davasıyla ilgili bazı sorular sormayı çok isteriz. Sizin açınızdan hukuki anlamda bu dava hakkında konuşmanın bir mahsuru var mı?Ergenekon, ODA TV tarzı bu davalar şu an itibariyle derdest. Ergenekon bitti ama şu an itibariyle Yargıtay'da temyiz aşamasında. ODA TV davası devam ediyor. Bunların içeriğiyle ilgili şu aşamada konuşmak hem etik olmayabilir, hem de davayı etkilemeye yönelik algılama oluşabilir.Biz de o zaman davaların içeriğinden ziyade bazı genel sorular soralım.Evet, sorabilirsiniz.Ergenekon soruşturması nasıl başladıÇok kısaca Ergenekon davasının nasıl başladığını ve sizin sürece nasıl dahil olduğunuzu anlatabilir misiniz?2007 yılı, Haziran ayıydı. Ümraniye'de bir gecekonduda bombalar bulunmuştu. Bombalar bulunduğunda Ergenekon veya herhangi bir şey yoktu. Dosyanın da UYAP sisteminden bana verildiğini odama gidince öğrendim.Gözaltında üç kişi vardı. Bunların bir tanesi emekli astsubaydı. Daha sonra bu bombalarla irtibatlı üç dört kişi daha tespit edildi. Bu aşamadan sonra elde edilen deliller ardından, dördüncü, beşinci günü bir adreste yine, birçok bomba, Eskişehir'de bomba, plastik patlayıcı maddeler bulununca soruşturmayı biraz daha derinleştirme ihtiyacı hissettim.Tabi çıkan dokümanlar var bazı kişilerde. Ergenekon ismi ilk orada geçiyordu. Daha sonra Ergenekon'la ilgili ciddi araştırmalar yaptım, beş altı ay boyunca uğraştım. Emniyet'in eski arşivlerine baktım.Geçmişte bununla ilgili varsa soruşturmalar onların evraklarını buldum. Sonuç itibarıyla da Ergenekon ismi aslında yedi ay sonra duyuldu. Ocak ayında ilk büyük operasyon dediğimiz operasyonda duyuldu.Bu davanın bana verilmesinde iddia edildiği gibi herhangi bir seçim tarzı yoktur. Tamamen başsavcının dahi bilgisi olmadan UYAP sistemine attığı, sistemin otomatik dağıttığı bir soruşturmadır.Ergenekon'un, Türkiye'deki gizli bir yapılanma olduğunu, bu yapılanma içinde profesörlerden rektörlere kadar, askerlerden sivillere kadar, siyasetçiden belediye başkanına kadar, çok değişik kişi kurum ve sivil toplum örgütleriyle irtibatlarını ve onların bu yapı içinde olduğunu fark ettik ve bununla ilgili de soruşturmalar yürütüldü. Dört yıl boyunca da bu soruşturmalarda bizzat ben fiilen bulundum.Birçok dava açıldı. Sonuçta mahkeme beş yıl sonra karar verdi. İlk davadan itibaren beş yıllık bir süre içinde karar verdi. Birçok kişi çeşitli cezalara mahkum oldu. Bu karar Yargıtay aşamasındadır.'Radyodan duydum'Kamuoyunun bir bölümü bu davanın önceden planlandığını ve dava sürecinin de siyasi bir süreç olduğunu düşünüyor. Siz bu soruşturmanın tesadüfen size geldiğini ve dava başladıktan sonra bu kadar kapsamlı hale geldiğini mi söylüyorsunuz?Bu soruşturmanın tesadüfen bana geldiği dönem, Beşiktaş'taki görevimde üçüncü yılı doldurduğum için tayinimin çıkacağını beklediğim bir dönemdi. Akabinde bu olayları radyodan duyduk. Ümraniye'de 28 tane el bombasının bulunduğunu duyduk. Daha sonra adliyeye geldiğimizde dosyayı masamın önünde buldum.Bu dosyanın ilk başlangıcı da çok ilginçtir. Bu ihbar, Trabzon İl Jandarma'ya yapılıyor. Trabzon İl Jandarma, İstanbul İl Jandarma'ya bildiriyor. Onlar polis mıntıkası diye polise bildiriyor, polis gidiyor arama yapıyor. Daha sonra bombaları buluyorlar, bombalarla ilgili gözaltı ve arama kararı isteyecekler, Ümraniye savcılığı diyor ki, 'Bu işe özel yetkili savcılık izin versin, biz gece arama izni vermeyiz.' Bizim Beşiktaş'taki nöbetçi savcımıza geliyorlar, o da arama kararı veriyor. Üç kişiyi gözaltına aldırıyor.Ertesi gün başsavcı normalde bizde nöbette gelen olayları, nöbetçi savcıya verir ama çok olay gelirse de o savcıya değil diğer savcılara da verilir. Onun nöbetinde çok fazla olay olmuştu.Sabahleyin de bana geldi. Aradan iki gün geçti. İrtibatlı olduğunu düşündüğüm, bombalarla irtibatlı olduğuna dair deliller bulunan emekli bir askeri şahsı, Danıştay olayında da ismi geçmişti, bu şahsı gözaltına alması için emniyete talimat verdim. Onlar uygulamamak için bahaneler ileri sürdüler. Daha sonra, bu bahanelerden sonra yazılı talimat verdim, Cuma günüydü.Bu dosya Çarşamba bana geldi. İkinci, üçüncü günü, birden o dönemin başsavcı vekilimiz olan Turhan Bey (Çolakkadı) telefonla aradı. 'Bu dosyayı kim vermiş sana, bu dosya sana nereden geldi, benim imzam mı var, ben mi vermişim, nasıl vermişim, bu dosyayla ilgili her şey medyada yer alıyor' dedi.Ben de kendisine dosyanın bana iki gün önce geldiğini, dosyada hiçbir şey olmadığını yani sadece üç kişinin gözaltında olduğuna dair bir belge olduğunu, başka bir şey olmadığını, bir de arama kararı olduğunu, bunun dışında dosyayla ilgili hiçbir bilgi olmadığı için, bizim bilgi verme ihtimalimizin de olmadığını söyledim. Daha sonra kendisi bana Ferhat Sarıkaya'dan beter olacağımı söyledi. Ben de 'Beni niçin aradığınızı anladım, bir şahsın gözaltına alınmasını istediğimiz için talimat verdiğim için beni aradığınızı anladım, benim için iş yapmayıp terfi etmektense iş yapıp sürülmek bir şereftir' dedim.'Sızıntılarla ilgili 200 suç duyurusu yaptım'Gizli tanıkların davadaki etkisi önemli tartışma başlıklarından biriydi. Bu tanıkların birçoğunun güvenilmez tanıklar olduğu iddia edildi. Ve bu tanıkların hem beyanlarının kendileri, hem de o beyanlarının ciddiye alınış şekli eleştirildi. Gizli tanıkların Ergenekon davasındaki etkisi nedir?Her davada gizli tanık olabilir. Bu davada da belki yüzlerce kişi geldi, gizli tanık olmak isteyen oldu. Biz hemen hemen yüz kişi dinlemişsek, bunların 5-6 tanesine veya 10 tanesine itibar etmişizdir. Hiçbir zaman da hiçbir dosyada, ben hatırlamıyorum da, bir gizli tanığın sırf beyanlarına istinaden hiçbir operasyon yapılmaz. Gizli tanık bir olay anlatır, o olay doğruysa, onun adli belgeleri varsa geçmişe yönelik çalışmaları yapılır. O beyanları destekleyici bilgi, belge vermişse, soruşturmalarda deliller o yöndeyse ona yönelik çalışmalar yapılır.Ben Ergenekon sürecinde bir gizli tanık beyanından hiç kimsenin gözaltına alındığını bilmiyorum.Ergenekon ve Oda TV davaları sürecinde gizli kalması gereken bazı bilgilerin bazı medya organlarına yansıdığını gördük. Kamuoyunun bir bölümü bu durumdan savcıları sorumlu tuttu. Siz ortaya çıkan bu tablonun nedeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz?Zaman zaman bu konularla ilgili geçmişte iddialar oldu. Hakkımızda soruşturmalar da açılmış olabilir ve incelemeler yapılmış olabilir. Ancak yanlış hatırlamıyorsam şahsım olarak soruşturmanın gizliliğini ihlalle ilgili 200 tane suç duyurusunda bulunduğumu hatırlıyorum. O dönem itibariyle bütün gazeteler vardı. Yani o dönem bu soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kimse, hangi gazete ise, hangi kanal ise...Bizim asıl işimiz bu değil ama bunlarla ilgili bütün mahkemeler, suç duyurusunda bulunduğumuz için bize soruyordu. 'Bu soruşturmanın içeriği ile ilgili midir, değil midir' diye soruyorlardı. Bazen de öyle haberler çıkıyordu ki, hiç bizim dosyamızda yok ama onlarla ilgili de davalar açılmış... Biz ciddi bir soruşturma yapıyoruz ama bir yandan da her gün 10-15 tane böyle mahkemeye veya savcılığa cevap veriyorduk.'Erdoğan'ın bu davanın savcısıyım demesinden rahatsız oldum'Hükümet sizce Ergenekon davası döneminde yargıyı etkiledi mi?Yargıyı etkileyici çok ciddi bir tavırları ve baskıları olmadı. Girişimler oldu veya hukukun prensiplerini bilmeden bazı açıklamalar oldu. 'Ben bu davanın savcısıyım' diyerek aslında bizim adli mecrada yürütülmüş bir davanın sanki siyasi bir ayağı varmış gibi olduğunu vurguladılar. Biz bayağı sıkıntıya girdik ama siyasetçiler hukuktaki bu davaların tarafsızlık şeylerini belki çok ayrıntılı bilemeyebilirler. Veya kötü niyetle de yapmamış olabilirler. Onları ben bilmiyorum. Bunun dışında yargıyı etkileyecek bir şey olmadı. Sonraki süreçlerde bu tür şeyler, girişimler olmuş olabilir. İlerleyen süreçlerde, belirli şeyler duydum ama ben oradan ayrıldıktan sonra.Siz, sayın Erdoğan'ın bu açıklamasından kişisel olarak rahatsız mı oldunuz?Bir savcı olarak biz hiçbir partinin, hiçbir kişi ve kurumun savcısı değiliz. Cumhuriyetin savcısı olarak görev yapıyoruz. Tamamen tarafsız, tamamen bağımsız... Yaptığımız bütün işlemler, bütün soruşturmalar, soruşturma içindeki işlemlerin tamamı itiraza, denetime, temyize, her türlü kontrole tâbi. Biz bu şartlarda işlem yapıyoruz. Ama yaptığımız işlemin başkası tarafından sahiplenilmiş olması adli olarak yürüyen bir işin sanki siyasi bir mecrada yürütülüyormuş gibi bir algı oluşmasına sebep oldu. Bu da tabii beni şahsen rahatsız etti. Çünkü soruşturmaları kanunlar için, bu millet için, bu devlet için, kamu adına, bu Cumhuriyet için yapıyoruz. Kimsenin keyfi veya şahsi talimatıyla bir savcının böyle bir şey yapması mümkün değil.'Hükümet davayı istifade ettiği için sahiplendi'Recep Tayyip Erdoğan'ın Ergenekon davasını destekler birçok açıklamasının olduğunu biliyoruz. Bunun yanında doğrudan sizden övgüyle bahsettiği sözleri de olmuştu. Hatta kendi özel (makam) aracı sonradan size verildi. Bugünse Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve hükümetin gözünde siz hükümeti darbe ile devirmeye teşebbüs etmiş bir ekibin mensubusunuz. Sizce ne oldu da size yönelik bu tavırda böylesine keskin bir dönüş oldu?Biz Ergenekon'dan önce terör davalarına baktık, o dönem itibariyle CIA ajanı, MOSSAD ajanı tarzı suçlamalara maruz kaldık, Ergenekon'dan önce AK Parti düşmanı diye şikayet edildik. Bizzat başsavcımız 'AK Parti düşmanı olduğun için şikayet ettiler' dedi. Ergenekon'da da AK Partili diye şikayet ettiler.Ben yaptığım bir soruşturmanın ne siyasi sonuçlarını düşünürüm bir savcı olarak, ne de toplumdaki algının nasıl gelişeceğini. Biz sadece kanunu eşit olarak herkese uygulamak gibi bir mükellefiyet içerisindeyiz. Bunun dışında toplumsal algı, işte siyasal düşünce bizi bağlamaz. Yani beni bağlamadığı gibi normalde hakim, savcıları da bağlamaz. O dönem itibariyla dediğim gibi bu davalar Türkiye'nin önünü açtı. Türkiye'de cinayetler bıçak keser gibi kesildi. Faili meçhuller durdu. Ekonomik ciddi düzelmeler sağlandı ve belli yerlerde bu dava ile ilgili övücü sözler; siyasetçiler, bakanlar, başbakanlar tarafından söylenip, sahiplenilmiş oldu. Ancak tabii bu dava onlar sahiplendiği için olmadı. Ama onlar bu davadan biraz da siyasi olarak istifade ettikleri için veya istifadelerine, menfaatlerine uygun düştüğü için bunlar bu davayı sahiplendi.Peki sizin Ergenekon davası döneminde AKP hükümetini desteklemeniz söz konusu muydu? Eğer öyleyse neden bu desteği sonlandırdınız?Ben bir Cumhuriyet savcısı olarak göreve başladığım 1995 yılından beri hiçbir siyasi partinin destekçisi ve sempatizanı olmadım. Konjonktür gereği seçimlerde her vatandaş gibi oyumuzu kullanmışızdır ondan sonra hiçbir siyasi kimlik bizim içim önem arz etmez. Benim hiçbir zaman AK Parti'ye destek vermem gibi bir şey olmamıştır. Hiçbir partiye olmadı.Tuncay Özkan'ın tweetini RT'lemesiSon dönemde sosyal medyayı yoğun olarak kullanmaya başladınız. Hatta dönem dönem Ergenekon ve ODA Tv sanıklarına benzer söylemlerle hükümeti eleştirdiğinizi görüyoruz. Bu, kamuoyunun bir bölümü açısından ilginç bir görüntü yaratıyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?Hükümeti eleştirme bâbında değil de, benim genelde üzerinde durduğum konular demokratikleşme, demokrasinin yaygınlaşması, temel hak ve özgürlüklerin her insanın bilerek ve şuurlu olarak bu hakları kullanmasını temini, yargının bağımsız olmasıdır.17 Aralık'tan sonra bazı gazeteciler, hakkımda asılsız tweetler atmaya başladı. Ben de baktım tekzip yazmak veya prosedür uzun sürüyor, onlara anında cevap verdim. Sonra da baktım halkın ciddi bir teveccühü var. İnsanların gerçekten çok sevdiğini ve attığım tweetlere değer verdiğini fark ettim. Zamanla ortaya çıkan hukuksuzluklarla ilgili ve hukukun nasıl olması gerektiğiyle ilgili tweetler paylaşmaya devam ettim. Aynı zamanda hukuksuzlukları kime karşı, kimin için yapıldığına bakmaksızın, ayrım gözetmeksizin, yaptım. Veya doğru söylediğini, gerçeği ifade ettiğini düşündüğüm kişilerin üzerindeki etiket, isim kim olduğuna bakmaksızın da bunların kamuoyuyla paylaşılması veya ben bu görüşü beğeniyorum veya bu insan böyle demiş, böyle dediyse doğru olabilir veya doğru olmayabilir ama bu böyle demiş. Retweet yapmanın zaten şeyi odur, ben buna katıldım, katılmadım değil, bir kişinin görüşünün kamuoyunda duyulmasını sağlamak.RT ederken kimin yazdığından ziyade içeriğine bakarak mı RT ediyorsunuz?Ben içeriğine bakarım, bazen beni sevmediğini düşündüğüm bir kişinin dahi tweetlerini retweet yapabilirim.Geçtiğimiz günlerde Tuncay Özkan'ın hükümeti eleştiren bir tweetini RT ettiniz. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası istediğiniz birinin tweetini belli ki içeriğine de katılarak RT etmeniz ilginç bir tablo ortaya çıkarmıyor mu?Ben hiç bir dosyada, önüme gelen dosyada, dosyasına baktığım kişiyi kendime düşman olarak görmüyorum. Ben işimi yapıyorum, profesyonelce bu işleri yapıyoruz. Karşımızdaki kişinin kim olduğuna bakmıyoruz. Daha sonra da o dosyayla bütün irtibatımızı koparıyoruz. Dosya elimizden çıktıktan sonra o kişiler bizim düşmanımız değil.Yarın: Savcı Zekeriya Öz, Gülen cemaati hakkında neler söyledi?Mahmut Hamsici - BBC Türkçe
Beşiktaş'tan Tolga İçin Açıklama
Beşiktaş Doktoru Ertuğrul Karanlık, Bursaspor maçında sakatlanarak oyundan çıkan Tolga Zengin’in sağlık durumu hakkında BJK TV’ye açıklamalarda bulundu.Karanlık’ın açıkmaları şöyle:'Kalecimiz dünkü maçın ilk dakikalarında bir sakatlık yaşadı. Ambulansla hastaneye götürdük. MR çektirdik. Durumunu tesiste değerlendirdik. Dizindeki iç bağında bir problem olduğunu tespit ettik. Tolga’nın kramponu maçta çime takılıyor ve oyuncumuzun dizi dönüyor. Oyuna devam etmesi mümkün değildi. Soyunma odasında durumuna baktım ve çapraz bağlarında sıkıntı beklemediğimi söyledim.Tolga’da iç bağ zedelenmesi var. Orta dereceli bir sakatlık bu. En kısa zamanda takıma geri vermek istiyoruz.''Ramon Motta'da pubis şüphesi vardı'Motta'da pubis şüphesi vardı. Sol pubiste yüzde 90 iltihap vardı. Bu durum koşmasına ve şut çekmesine engel çıkarıyordu. İğnelerle tedavi yaptık. Dün de maçtan önce bir çalışma yaptık. Ağrılarının olmadığını öğrendik ve iltihabının çözüldüğünü görünce oynamasına karar verdik.'Sporx
Beşiktaş-Kayseri Erciyes Maçı Osmanlı Stadı'nda
Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı Olimpiyat Stadı yerine Osmanlı Stadı'nda oynanacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladığı Beşiktaş - Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında saha değişikliğine gidildi.TFF'den yapılan açıklamada, Beşiktaş ve SAİ Kayseri Erciyesspor'un talebi doğrultusunda mücadelenin aynı gün ve aynı saatte Ankara Osmanlı Stadı'na alındığı bildirildi.Skorer
Dilmen: "Bilic'in Yerine Sergen Gelecek"
Yorumcu Rıdvan Dilmen, Beşiktaş - Bursaspor maçı sonrasın yaptığı yorumda Slaven Bilic'in İngiltere'ye gideceğini yerine Sergen Yalçın'ın geleceğini söyledi.İşte Rıdvan Dilmen’in sözleri“Slaven Bilic çok başarılı bir teknik direktör. Bu duyduğum bir şey yanlış da olabilir ama Bilic’in anlaştığı ve İngiltere’ye gideceği, Sergen Yalçın’ın da gelecek sezon Beşiktaş’ın teknik direktörü olacağı konuşuluyor.”MOTTA’YA YÜKLENDİ“Türkiye’de Gökhan Gönül’den sonra yerli olarak en başarılı oyuncusu tartışmasız Şener’dir ama bugün çok etkili değildi. Özellikle Gökhan Töre ona çok ters geldi. Beşiktaş’ta Ramon Motta’nın en iyi performansı buysa Beşiktaş sol bek alsın. Yabancı kontenjanı da açıldı Motta kenara oturabilir.”Açık Mert Korkusuz
Reklam