onedio
Yeni Aslanlar Umut Verdi
Geçen sene şampiyonluğu ezeli rakibi Fenerbahçe’ye kaptırıp dördüncü yıldızı kılpayı kaçıran Galatasaray, yeni sezonda takıma gerekli takviyeler yapıp işini şansa bırakmak istemediğini gösterdi.Avusturya kampının ardından sezon öncesi hazırlıklarını Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de sürdüren Sarı-Kırmızılılar, Macaristan 1. Lig ekiplerinden Honved ile karşılaştı. Budapeşte Bozsik Stadı’ndaki karşılaşmayı Galatasaray, Burak Yılmaz’ın golleriyle 2-1 kazandı. Hazırlık karşılaşmalarında yeni transferlere şans veren Prandelli, böylelikle sezonda kafasında oluşturacak ilk onbiride şekillendiriyor. İtalyan teknik adam Honved karşılaşmasında geçen sene ara transferde Galatasaray’a gelmiş fakat fazla forma şansı bulamayan genç oyuncuları da denedi. BOLAT VE OLCAN İLK ONBİRDE BAŞLADI Honved karşılaşmasında ilk onbirde yer alan yeni transferlerden Sinan Bolat ve Olcan Adın gösterdikleri performansla alkış aldı. Karşılaşmada 81 dakika forma giyen Olcan Adın, Burak Yılmaz’a bir asist yaptı ve genç oyuncunun bir şutu da direkten döndü. Maçın 87. dakikasında ise Aslan’ın yeni file bekçisi Sinan Bolat Galatasaray’da ki kariyerinin ilk kurtarışını yapmış oldu. Sinan’ın karşılaşma boyunca sergilediği oyunu göz önüne alacak olursak Galatasaray’ın kalesi bu sene emin ellerde sinyalini veriyor. ‘BENİ ROBBEN’E BENZETİRLER’ 2014-15 transfer döneminin ilk günlerinde Türkiye’ye gelen Sinan Gümüş, başta Fenerbahçe, Rizespor ve Beşiktaş olmak üzere bir çok kulüp tarafından istense de Galatasaray’ı tercih etmişti. Mücadele’nin 64. dakikasında Emre Çolak’ın yerine oyuna giren Gümüş, Galatasaray’a transfer sonrası yaptığı bir açıklamayı doğrular bir oyun sergiledi. Sinan Almanya’da oynadığı dönemler içerisinde takım arkadaşlarının kendi oyun stilinin Arjen Robben’e benzetildiğini ifade etmişti. GEÇEN SENE FORMA ŞANSI BULAMAYANLAR 2013-2014 sezonu ara transferde Galatasaray’a transfer olan ve başka takımlara kiralanan oyuncular da Honved karşılaşmasında yer aldı.Amrabat, Bruma,Umut Gündoğan ve Koray Günter karşılaşmada göstermiş oldukları istekli ve hırslı futbollarıyla Cesare Prandelli’ye fazla mesai yaptıracak gibi gözüküyor.SÜLEYMAN BOĞA / Amkspor.com
Haram Lokma Değil 557 Maaş
Emniyet içindeki paralel yapılanmanın, polislere para ödülü verilmesini düzenleyen taltif sistemini sabote ederek, ödüllerin tamamına yakınını yapıya mensup emniyet müdürlerine aktardıkları tespit edildi. Maaş taltifiyle ihya olan müdürlerden birisi de, gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için gittiği hastanede 'Haram lokma yemedim' diyerek şov yapan, İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdür yardımcısı Hayati Başdağ oldu. Başdağ'ın tam 557 maaş taltif aldığı ortaya çıktı. HEPSİ DAİRE ZENGİNİ Ali Fuat Yılmazer'in de 490 maaş taltif aldığı belirlendi. 2003 yılına kadar hiçbir mal varlığı olmayan Yılmazer'in 11 yılda 'Çanakkale Sarıtaş ve Tepecik'te 3 arsa, Ankara Yumrutepe, Karagedikli ve Gölbaşı'nda 3 arsa, Ankara Mera Besi Çiftliği'nde hisse' elde ettiği görüldü. Terörle Mücadele Şube eski Müdürü Yurt Atayün'ün de 731 maaş taltif aldığı ve 2012'den sonra Büyükçekmece'de 2 daire aldığı öğrenildi. Asayiş Şube eski Müdürü Ertan Erçıktı'nın da 697 maaş taltif sayesinde Atakent'te 1 daire ve birisi eşinin üzerine olmak üzere Kayabaşı'nda 2 daire aldığı öğrenildi. İstihbarat Şube eski Müdürü Serdar Güldalı ise 449 maaş taltif ile Ankara Eryaman ve Yapracık'ta 2 daire ile İstanbul Beşiktaş'ta geçen yıl 400 bin lira karşılığında alınan bir daireye sahip olduğu öğrenildi. Terörle Mücadele Şubesi'nin 17 sürecindeki müdürü Ömer Köse'nin ise 428 maaş taltif aldığı ve Tekirdağ Çerkezköy'de bir arsaya sahip olduğu öğrenildi.Beyaz Gazete
Sanatçı Çolpan İlhan Son Yolculuğuna Uğurlandı
Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde öğle vakti kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Sadri Alışık'ın yanında toprağa verildi. Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenden sonra Teşvikiye Camisi'ne getirildi. Törende, taziyeleri Çolpan İlhan'ın oğlu Kerem ve torunu Sadri Alışık ile oyuncular Sibel Turnagöl ve oyuncu Songül Öden kabul etti. Cami avlusunda İlhan için anı defteri oluşturuldu. Cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, taziye dileğinde bulunduktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Çolpan İlhan'ın Türk sinemasının saygın bir ismi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, İlhan'ın filmleriyle büyüdüklerini ifade ederek, 'Bir üzüntümü dile getireyim, sanata ve sanatçıya gerekli önemi vermiyoruz. Öldükten sonra onunla ilgili güzel şeyler söylüyoruz. Keşke o hayattayken, o güzel şeyleri söylesek ve o da duyabilse. Kendisini her zaman saygıyla andım, saygıyla anmaya devam edeceğiz. O bizim kalbimizde, yüreğimizde. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.' Bugün Necef Uğurlu'nun yazısı okunduğunda İlhan'ın hangi koşullarda okuduğunun, hangi koşullarda yaşam mücadelesi verdiğinin görüldüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, bir toplumun yaşam kalitesini sanatın, kültürün belirlediğini, sanat, bilim ve kültür insanlarına saygı duymak gerektiğini belirtti. Kerem Alışık ise aslında söylenecek çok şey olmadığını dile getirerek, 'Bizim yere, göğe kalbimize sığdıramadığımız insanı, bugün bir karış toprağa sığdıracağız. Bugün ona helallik vereceğiz, hakkımızı helal edeceğiz ama onu, gerek sanata, Türk sinemasına, Türk tiyatrosuna ait gerek evine ailesine ait olan tüm zamanların zümrütü gibi parlayan bir insanı çok önemli bir değeri, önemli bir sanatçıyı, ailemizin de onurunu, bireyini, bizim anamızı, hocamızı, ustamızı kaybetmenin üzüntüsünü, acısı yaşıyoruz. Biz ona helallik vereceğiz ama onun hem sanattan hem ailesinden hem sanatçı arkadaşlarından hem de aile dostlarından veya özel dostlarından hepsinden alacağı var aslında. O bize helal etmeli bütün alacaklarını. Hem asaletin, zerafetin sembolü hem vicdanlı hem fedakar hem mücadeleci bir profil, bir rol model, bir örnek kadın kimliği, kişiliği maalesef bugün dediğim gibi içimize sığdıramadığımızı toprağa sığdıracağız. Hepimizin başı sağolsun' diye konuştu. 'Saf tutmaktan hiç imtina etmemiş bir kadını uğurluyoruz' İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çolpan İlhan'ın kendisini yetiştirmiş bir sanatçı olduğunu vurgulayarak, İlhan'a Allah'tan rahmet diledi. Oyuncu Mehmet Aslantuğ da 'Türk sinemasının manidar dönemlerinde bir dikiş makinasıyla evinin bereketi ve huzuru için başka anlamda saf tutmaktan hiç imtina etmemiş bir kadını uğurluyoruz biz aslında. onlardan çok kalmadı. Ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Allah rahmet eylesin' dedi. Sanatçı Orhan Gencebay ise Çolpan İlhan'ı çok sevdiğini dile getirerek, 'Allah, gani gani rahmet eylesin. Sadri Ağabeyimiz de öyleydi. Ailece çok sevdiğimiz, saydığımız, görüştüğümüz kişilerdi' ifadelerini kulandı. Uzun bir süre önce görüştüklerini belirten Gencebay, 'Biz biraz ihmal ettik ama sevgimiz, saygımız aynen neyse baştan itibaren oydu tabii' dedi. Sanatçı Türkan Şoray da 'Kaybından duyduğum acıyı anlatamam. Çok yakın dostumdu her şeyden önce. İnanamıyorum. Sevenlerine Allah sabır versin' diye konuştu. Oyuncu Mustafa Alabora ise İlhan'la bir dizide çalıştıklarını dile getirerek, 'Orada ne kadar derin, ne kadar ince bir insan olduğuna bir kez daha tanıklık ettim. Hayatı boyunca insanlara hizmet etmiş, çok değerli bir sanatçıydı. Hepimizin başı sağolsun' değerlendirmesinde bulundu. Bu arada helallik alınması sırasında bir kişi tepki gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu, cenaze törenine CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile geldi. Cenaze törenine, Çolpan İlhan'ın ailesi, yakınları ve sevenlerinin yanı sıra aralarında eski CHP milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Berhan Şimşek, İBB Şehir Tiyatroları Genel Yayın Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu, Atilla Dorsay, Ali Müfit Gürtuna, Nevra Serezli, Mahsun Kırmızıgül, Oktay Kaynarca, Ali Sunal, Erol Evgin, Sezen Cumhur Önal, Gönül Yazar'ın bulunduğu sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Törene, Demirtaş Ailesi, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi, Oğuz Kaan Salıcı, Mustafa Sarıgül de çelenk gönderdi. Çolpan İlhan'ın cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Sadri Alışık'ın yanında toprağa verildi. Muhabir: Andaç Hongur | AA
Fenerbahçe'nin Forvetteki Hedefi Nadir Çiftçi
Kadrosunu Brezilyalı Diego ile güçlendiren son şampiyon Fenerbahçe'de yeni hedef sürpriz bir Türk golcü: Nadir Çiftçi.Forvet hattında Sow, Emenike ve Webo gibi tecrübeli ve yabancı isimleri bulunan Fenerbahçe bu bölgeye bir de Türk golcü eklemek istiyor. Hedefteki isimse İskoçya Premier Lig'de Dundee United forması giyen Nadir Çiftçi. 1992 Hollanda doğumlu olan ve Hollanda alt milli takım kadrolarında forma giyen Nadir, daha sonra Türkiye Milli Takımı'nı seçti. Futbola Hollanda'da ADO altyapısında başlayan Nadir daha sonra İngiltere'ye Portsmouth takımına transfer oldu. 2012'de Kayserispor forması da giyen Nadir daha sonra İskoçya'nın Dundee United takımına transfer odu. Gerçek patlamasını burada gerçekleştiren genç golcü Dundee formasıyla çıktığı 40 maçta 17 gol atıp 12 asist yaptı. Radyospor
Fenerbahçe'de Cristian Baroni ve Samuel Holmen'le Yollar Ayrılıyor
Fenerbahçe'de iki isimle yollar ayrılmak üzere.Dün oynanan hazırlık maçında forma giymeyen Cristian Baroni ve Samuel Holmen sarı alcivertlilerden ayrılıyor. Ersun Yanal'ın iki gün önce yaptığı basın toplantısında gidecek oyuncuları hazırlık maçlarından sonra belirleyeceğiz açıklamasının ardından Cristian ve Holmen'in dün kadroya alınmaması ve oynatılmaması ayrılık iddialarını güçlendirdi. Aziz Yıldırım: Tekliferi değerlendiriyoruz Dün hazırlık maçı çıkışında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yaptığı açıklamayla da adeta ayrılığın işaretlerini verdi. ' Yabancı oyuncularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bazı kulüplerle görüşmeler var, onların da yakında kararını vereceğiz. Hiçbir oyuncu transferi yapmayacağız. Bunu bir kez tekrar ediyorum. Kadromuz yeterlidir, bu kadroyla devam edeceğiz”' Cristian Baroni için eski kulübü Corinthians, Bursaspor ve Sivasspor, Holmen için de yine aynı şekilde Bursaspor ve Sivasspor, bunların dışında Başakşehirspor ve Gaziantepspor'un ilgilendiği biliniyor.eurosport
Yanal'dan Kuyt'a Fırça: 'Sakın Gelme'
Teknik Direktör Ersun Yanal, Dirk Kuyt'a fırça attı: 'Sakın erken gelme. Zaten fit durumdasın. İyi bir tatil yap, ailenle zaman geçir'Dünya Kupası'ndaki performansıyla herkesi kendine hayran bırakan Dirk Kuyt, 'Tatilden sıkıldım, dönüp çalışmak istiyorum' haberi gönderdi. Yanal'ın 'polar saat' ile durumunu yakından takip ettiği Hollandalı yıldızı, 'Sakın erken gelme. Zaten fit durumdasın. İyi bir tatil yap, ailenle zaman geçir' dediği öğrenildi. 34 yaşındaki Hollandalı oyuncu normal şartlarda 9 Ağustos'ta kampa katılacak. Tabii fikir değiştirmezse!
Reklam
Galatasaray'dan Gary Medel İçin Cardiff City'ye 10 Milyon Pound
Son güncelleme Şu anda - Güncellendi 27/07/2014 tarihinde 11:25'de Eurosport Türkiye tarafından - Şu anda Cardiff Başkanı Mehmet Dalman, Galatasaray'ın istediği Gary Medel için açıklama yaptı. Gary Medel transferi ile ilgili açıklama yapan Cardiff Kulübü başkanı Mehmet Dalman Galatasaray'ın Medel için 10 Milyon Pound teklif ettiğini, dünya kupasındaki en başarılı oyunculardan biri olan Medel'in transferi için Sevilla'ya 11 Milyon Pound verdiklerini ve zarar etmek istemediklerini belirtti. İnter de devrede Cardiff kulübü İnter'in de kadrosuna katmak istediği Gary Medel için 11 Milyon Pound'ta kararlı. İnter 1 Milyon peşin verip geri kalanını taksitlere bölmek isteyince kulüpten ret cevabı geldi. Kaynak: Fanatik
"Erdoğan'ın Mavi Marmara'nın Gidişinden Haberi Yoktu"
Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay , Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan ve İsrailli askerlerin baskınına uğrayan Mavi Marmara gemisi hakkında, “Mavi Marmara Olayı olduğunda, Başbakan’la birlikte Brezilya’daydık. Haberler geldiğinde, Başbakan hiç mutlu olmadı, geminin gidişine öfkelendi. Kontrolsüz, devlet sorumluluğu taşımayan bir hareket olduğu konusunda nitelemeler yaptı” dedi. Günay, Başbakan Erdoğan’ın, İstanbul’un siluetini bozan Zeytinburnu’ndaki 16/9 kulelerinden haberi olduğunu söyleyerek, “2011 Seçimleri’nin hemen ardından, İstanbul Yedikule’deki kulelerle ilgili -‘Küstüm Kuleleri’ diyorum ben onlara Başbakan, ‘Yaptıklarından haberim yok’ demişti. Oysa ben bu konuyu on kez kendisiyle tartıştım” ifadelerini kullandı. Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmesi ile başlayan Gezi Parkı Direnişi için Günay, “ABD’ye gitmeden önce de Gezi’yle ilgili, ‘İstedikleri kadar itiraz etsinler. Ben söylüyorsam yapılır’ tavrı içindeydi. Fakat bunu kabul etmeyen toplum ayaklandı. Yurtdışından da morali bozuk gelince, ‘ayağının altından iktidar ve Türkiye kayıyor’ hissine kapıldı” dedi. Bugün gazetesinden Fatih Vural ’a konuşan Ertuğrul Günay bakanlığı döneminde yaşananları anlattı. Vural’ın “Ertuğrul Günay: Cemaat'in evrenselliği Erdoğan'a uymadı” başlığıyla yayımlanan (27 Temmuz 2014) röportajı şöyle: 2007-2013 yılları arasında, Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev yapan Ertuğrul Günay, Ortadoğu eksenli, bölgesel vizyonu olan Başbakan Erdoğan’ın, Cemaat’in evrensel vizyonunu kaldıramadığı için çatışmaya girdiğini söylüyor. Ertuğrul Günay, “Akif, ‘Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı’ der. Bu teceddüt ve yenileşme çizgisi yok, Erdoğan’da. Dünyevi saltanat çizgisi var! Emevi saltanatının anlayışıdır, bu” diyor. 17 Aralık ve 25 Aralık’ın sonuçlarından korunmak için Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmek zorunda olduğunu düşünüyorsunuz. Emniyet mensuplarına yapılan operasyon da bunun sonucu mu? Uzunca bir süredir Sayın Erdoğan’ın iktidara ve güce mahkûm olduğunu düşünüyorum. Hukuktan ve toplumsal olaylardan biraz anlayan her vicdan sahibi, ortadaki suçu, zaman aşımı ve yargı kararıyla gündemden düşürmek ihtiyacıyla hareket edildiğini görüyor. Başbakanlık sürdürülebilir; ama Cumhurbaşkanlığı daha dokunulmaz, belirleyici bir model. Erdoğan’ın kafasındaki Cumhurbaşkanlığı modeli, Anayasayı da zorlayan bir model. Bunu sadece partisine değil, kendisine, ailesine ve yakın çevresine gelecek olan hukuki tehlikelerden korumak için de yapıyor. İktidar için son dönemde gündem daha da bunaltıcı. 2 aya yakındır, 39 diplomatımız, İslam’ı kullanan bir vahşet örgütünün elinde. Musul Konsolosluğumuz bu çetenin karargâhı haline geldi. Gazze ateş altında, İsrail’le ticari ilişkileri kesemeyeceklerini Başbakan Yardımcısı itiraf ediyor. Bundan 2 ay önce, 300’den fazla insanımız gerçek sayıyı Allah biliyor maden kazasında öldü. Onlar için hiçbir iyileştirme Meclis’ten geçirilmedi; ama ihmalleri olan işadamlarını korumak için AK Parti inanılmaz gayret içinde. 17 ve 25 Aralık’ta, sorumluluğu kabul ederek istifa ettirdiğiniz dört bakanla ilgili komisyon, fezlekeler Meclis’e gelmedi; gelince okunmayıp iade edildi; komisyon kuruldu, üye vermediniz; komisyon çalıştırılmıyor. Delillerin paylaşılmasından korktuğunuz bir yolsuzluk soruşturması var. Hukuka o kadar müdahale ettiniz ki, bundan sonra tapu gibi mahkeme kararı bile alsanız, milletin vicdanında beraat etmeyeceksiniz! Bütün bunları üst üste koyunca, bir gündem değiştirme ihtiyacı var. O ihtiyaçla, yolsuzluk operasyonunda savcıların emriyle görev yapmış olan emniyet mensuplarını, sabaha karşı, yaka paça ediyorsunuz. 25 Aralık’tan beri bir darbe var, Türkiye’de! Ama o darbe, hukuka, emniyete, devletin kurum ve kurallarına karşı yapıldı! Ortada bilgiler, belgeler, deliller, kasalar, paralar, kutular, tapeler var. AK Parti içindeki çok sayıda insanın, 17 ve 25 Aralık’taki iddiaların doğruluğuna inandıklarını çok yakından biliyorum. İnandıklarını neden yüksek sesle dile getirmiyorlar? Çünkü 12 yıllık iktidar bir işletmeye dönmüş vaziyette. Nasıl bir işletme bu? Milletvekilleri tekrar milletvekili olmak istiyor. O milletvekillerinin yakınındaki insanlar, elde ettikleri pozisyonları korumak istiyor. Ayrıca siyasetçilerin kamudan sağladığı imkânların çok daha fazlasını alabileceği mekanizmalar kuruldu. İhaleler belli bir merkezden kontrol ediliyor. “Kupon arazi” sözünü öğrendi, Türkiye! Bakanlığınız döneminde, kupon arazilerden haberdar mıydınız? Başbakanın telaffuzları nedeniyle, bir ölçüde haberdar olmaya başlamıştık, 2011 Seçimleri ve sonrasında. Nasıl haberdar oldunuz? 2011 Seçimleri’nin hemen ardından, İstanbul Yedikule’deki kulelerle ilgili -‘Küstüm Kuleleri’ diyorum ben onlara Başbakan, “Yaptıklarından haberim yok” demişti. Oysa ben bu konuyu on kez kendisiyle tartıştım. Yani bize yalan söyledi… Bu sözcüğü kullanmam; ama doğru söylemediğini biliyorum! Hem dilimle, hem kalbimle bunu iki cihanda da tekrar ederim. O olaydan sonra, biraz daha içeriden bakınca, özel arazilerin Başbakan tarafından yakından takip edildiğini gördüm. Örneğin, metruk olarak gördüğüm, belediyelerin de yıllardır kullanmadığı yerler, turizme tahsis için istediğimizde bize verilmedi. Bir yatırımcıya açık ihaleyle dahi teklif edilmediğini; ama bunun değerlendirilmesi gerektiğini söylediğim zaman, “Oraya bakıyoruz, talip arıyoruz” denildiğini gördüm. Nerelerdi, bahsettiğiniz yerler? Örneğin Atatürk Havalimanı’ndan Eminönü’ne giderken, Yedikule civarında, belediyenin depo olarak kullandığı, deniz kıyısındaki araziler… Bunların Başbakan tarafından bizzat takip edildiğini gördüm. 2012’de kamuyla ilgili bütün taşınmazların kiraları ve satışları ya da uzun süreli tahsisleri, Başbakanın imzasına geldi! Orada, Başbakanın bütün bunları bir merkezde topladığını gördüm. Bunları gördükten sonra itiraz etmediniz mi? Bazı saf yürekli bakanlar, Bakanlar Kurulu’nda bunları gündeme getirdik. Ne dedi size? Başbakan ısrarla böyle olması gerektiğini savundu. Havuz medyası mekanizmasının kökünün, bütün imzaların Başbakanda toplanmasında yattığını bu olaylar çıktığında anladık. Havuzun varlığından haberdar değildiniz? Hayır, o zaman bilmiyorduk. Ama Başbakan bütün imzaları kendisinde toplayarak, o önemli kupon arazilerin tahsisinde bazı mükellefiyetler getirmiş, o işleri alması gereken kişilere. Böylece bir kanalda toplamaya başlamış, sistemi kurmuş. Başbakan şimdi “Cemaat beni aldatmış” diyor ya, aslında aldanan varsa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iyi şeyler yapacağına inanan bizleriz! Ne kadar süre aldandınız? 2012 yılında bir başka senaryonun yazıldığını gördük. O yıl, Başbakanla, resmî toplantılar dışında bir diyaloğumuz kalmadı. O toplantılar da soğuk ve gergin geçiyordu. 2013’ün başında görevim sona erdi. Ama ondan önce birkaç kez, bazı bakan arkadaşlarıma, “Hayırlı bir eşikte bu işi bırakmak istiyorum” demiştim. Ama Başbakan benden önce davrandı. (Gülüyor) Gitmemekte neden direndiniz? Başladığım işler vardı. 2011 Seçimleri’ne girmeyebilirdim. Ama o seçimler sırasında ben, Gaziantep’te Zeugma Müzesi’ni açabildim. Van’da, Diyarbakır’da, Urfa’da, Hatay’da, Afyon’da, Uşak’ta halen takip ettiğim müze ve kültür merkezi inşaatlarımız var. Yüzüstü kalacak kaygısı taşıyorum. Nitekim de kaldı. Ben onları 2013’te bitirmeyi düşünüyordum; 2014 bitiyor, birçoğunun akıbeti meçhul. Bir de takip edip engel olmaya çalıştığım şeyler vardı. Mesela? İstanbul’da tarihi siluetin korunmasına dair çok sayıda talimatım var. Orada bir layüsellik, keyfilik olacağını hissetmeye başladığım için direnebildiğim kadar direndim. Cumhurbaşkanı, ben görevden alınmadan 8 ay önce, iyi tanıdığınız bir gazeteciye “Ertuğrul Bey’in aleyhinde çok çalışıyorlar” demişti. “Biliyorum, ben” dedim. Yaptığımız işlerle bize büyük bir özgüven gelmişti. Bakanlıkta, “Siz bir 10 sene daha gidersiniz” havası vardı. Genel müdürüme, müsteşarıma “İstanbul’daki rant lobisi, bizim canımızı okuyacak” demiştim. Makam meraklısı olsam, birçoğunu tenzih ederim; ama beni gördüklerinde hak veren, dışarıda susan arkadaşlarım gibi susar, işlerime bakardım. 4 bin eser getirdim Türkiye’ye. Bakanlıktan ayrıldığımda doruktaydım. Kulelere, silueti bozan inşaatlara, sit alanlarına yapılan müdahalelere susar, koltuğumda oturmaya devam ederdim. Ama bugünkü suçlamalar içinde ben de hak ettiğim payı alırdım! Mesela, ayrıldıktan 5 ay sonra Gezi Parkı Olayları başladı. Ben, Gezi Parkı’na bakanken itiraz ettim. Başbakan’la son kavgamız da Gezi Parkı’yla ilgiliydi. Başbakan’ın Gezi Parkı projesinin başlangıcı nedir? 2012’de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte, bizim dışımızda bir proje çalışması yürütüyordu. Ama kaçınılmaz olarak bizim kurullarımıza gelecekti. Geldi ve kurulumuz reddetti. Ben de ret kararını destekledim. Çünkü malzeme analizi yok, binanın alanda izleri kalmamış, üzerinde 80-90 yıllık bir ağaçlık oluşmuş, binanın krokisi yok. Üç tane fotoğraf var. Üstelik de Osmanlı geleneksel mimarisinde hiçbir yere oturmayan bir yapı. Bununla İstanbul’daki son yeşil alanı da yok edeceksin. Bakanlar Kurulu’nda Başbakan’la bu konuyu şiddetle tartıştık. Ertesi hafta benim bakanlığım bitti! Ben ayrıldım, Başbakan’ın baskısıyla kurul kararı yeniden görüşüldü ve kabul edildi. Ama 4 ay sonra ağaç kesmeye başladıklarında Türkiye ayağa kalktı! O mağlubiyet, Başbakan üzerinde ne tür etkiler yarattı? O mağlubiyet, ilginç bir konjonktürde oldu. Kamuoyundan bunu sakladı; ama ABD’den kötü dönmüştü. ABD’ye gitmeden önce de Gezi’yle ilgili, “İstedikleri kadar itiraz etsinler. Ben söylüyorsam yapılır” tavrı içindeydi. Fakat bunu kabul etmeyen toplum ayaklandı. Yurtdışından da morali bozuk gelince, ‘ayağının altından iktidar ve Türkiye kayıyor’ hissine kapıldı. Partide de bir panik havası oluştu mu? Kendisinde oldu. Zaten üçüncü seçimden sonra partideki bütün mekanizmalar işlemez hale geldi. Sadece Erdoğan’ın dediklerini yapanlar, etkili ve belirleyiciydi. O isimler, havuzla ilişkisi olanlar mı? Havuzun parçaları ya da havuza katkı yapmış isimler… Arkasından Mısır olayı çıkınca, psikolojisi daha da bozuldu Başbakan’ın. İnsanları sokağa dökerek bir anlamda, “Bana ve iktidarıma bir sokak hareketi başlatırsanız, sokağa daha büyük güçler dökerim” tehdidini yaptı. 17 ve 25 Aralık’taki yolsuzluk tartışmasında da mızrağın çuvala girmediği anlaşıldı. Düşmanı, ‘dış mihrak’ ve ‘faiz lobisi’nden, Cemaat’e nasıl evirdi? Her şey, dershanelerle başladı deniyor; ama her şey, 2010’da Sayın Erdoğan’ın Ortadoğu lideri olma hayali kurmasıyla başladı. 2011 Seçimleri’nde yüzde 49’u yakalayınca, içeride yeterli zemini bulduğunu hissetti. Dışarıda da hazırlıklı geziler yapılıyordu. İsrail ve destekçilerine yönelik söylemlerinden sonra, kendisine, “Size AB kapıları zaten kapandı; ama Arap sokaklarında çok etkili olabilirsiniz” denildi. O da buna inandı. İnandıran kim? Ben bu konuda Ahmet Davutoğlu’nun çok olumsuz etkileri olduğunu düşünüyorum. O halka içinde başka danışmanlar da var. Ali Bulaç, yaptığımız röportajda, bunların yeni İttihatçılar olduğunu söyledi. İttihatçılık, yeni bir ruhla Osmanlıyı ayağa kaldırma düşüncesiydi. Osmanlının erken mahvına sebep oldu. İttihatçılarla belki dünya görüşleri bağdaşmıyor; ama hayalleri bağdaşıyor. Röportajınızı okudum ve Ali Bulaç’la birebir aynı düşünüyorum. Burada, Cemaat’le bakış açısının farkı da ortaya çıktı. Nasıl? Ben, Hocaefendi ile 1994’te bir kez el sıkıştım. Bütün hukukum gıyabidir. Ama özellikle bakanlığım sırasında dışarıdaki okulların kalitesini görünce, bunun hayra vesile olduğuna inandım. Batının bu coğrafyada Robert Kolej’le, Galatasaray Lisesi’yle yüzyıllar önce yaptığını, gecikmiş biçimde şimdi biz yapıyoruz. Cemaat’in bakışı, Müslümanlığı ve Türklüğü, eğitim yoluyla anlatmaya çalışmak ve bunu evrensel kılmaya çalışmak. Hâlbuki Erdoğan’ın vizyonu evrensel değil, bölgesel. Burada kaçınılmaz bir çatışma var. Bütün ilişkinizi Arap coğrafyasıyla kurmaya kalkarsanız, dünya üzerinde yapacaklarınızı sınırlarsınız. Yani Cemaat’in suçu, siyasal İslamcı, ümmetçi olmaması mıydı? Bence öyle! Bunu son günlerde daha fazla düşünmeye başladım. Bediüzzaman üzerine yaptığımı yeni okumalarda da, bu işin eğitimle, dünyanın bugününden kopmadan yapılması gerektiğini fark ettim. Tarihi geriye doğru değil, ileriye doğru sürdürmeye çalışmak... Akif, “Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” der. Bu teceddüt ve yenileşme çizgisi yok, Erdoğan’da. Dünyevi saltanat çizgisi var! O saltanatın parayla mı geleceğine inandı? Emevi saltanatının anlayışıdır, bu. Egemenliğinizi bu dünyada kurduğunuz zaman, ahireti de satın aldığınızı düşünüyorsunuz! Mavi Marmara olayı da bölgesel ile global olanın çatışması mıydı? O tartışmada, gerçek, dışarıya yeteri kadar yansımadı. Mavi Marmara Olayı olduğunda, Başbakan’la birlikte Brezilya’daydık. Haberler geldiğinde, Başbakan hiç mutlu olmadı, geminin gidişine öfkelendi. Kontrolsüz, devlet sorumluluğu taşımayan bir hareket olduğu konusunda nitelemeler yaptı. Kendisinden izin alınmış mıydı? Zannetmiyorum; ama içeriye ve dışarıya karşı, orada yurttaşlarımız öldüğü için savunmak zorunda kaldık. O günlerdeki bir sözüm, Fethullah Gülen’e bir cevap gibi algılandı. Dedim ki, “Dışarıdan bakınca belki öyle gözüküyor” Bunu söylerken kastınız neydi? “Biz de içeride bunun sıkıntısını yaşıyoruz; ama siz onu oradan fark etmiyorsunuz” demekti. Biz de aynı sıkıntıyı yaşıyorduk; ama yurttaşlarımız öldüğü için dışarı yansıtamıyorduk. Başbakan aslında paylaşmadığı bir düşünceyi paylaşır gibi yaptı. Bunun toplumda karşılığı olduğunu görünce de o söylemi devam ettirdi. Ahmet Davutoğlu’yla dengelerin değiştiğini söylediniz. Deniz Zeyrek de olası Başbakan adayının Davutoğlu olduğunu yazdı… Zannetmiyorum. Çok büyük bir talihsizlik olur. Dış politikada geldiğimiz nokta, bir iflas tablosu. ‘Komşularımızla sıfır sorun’, bence güzel bir hayaldi. Bunun turizmde de, ticarette de ekmeğini yedik. Ama sonra vazgeçildi. Suriye’nin çıkmaz sokak olduğu belliydi. Bakanlar Kurulu’nda iki buçuk yıl önce Suriye uyarısı yaptım. Ne dediniz? “Burası Baas’ın kurulduğu yerdir. Sanmayın ki Baas’ı Sünni ve Şii Araplar kurmuştur. Bu bir Arap milliyetçiliği hareketidir. Karşınızda beklenmedik çevreleri bulacaksınız. Yönetimin çok garip ittifakları olduğunu göreceksiniz. Kaldı ki bir muhalefet yok. Suriye, Arap coğrafyası içinde istihbarat anlamında en sağlam kökleri olan devlettir. Dışarıdan adam taşıyarak onu yıkamazsınız” uyarısı yaptım. Karşılığı? Başbakan, “Sen kendini üzme, 6 ay içinde bitecek bu iş” dedi. Sayın Davutoğlu, vadeyi kısalttı. “6 ay sürmez efendim” dedi. Türkiye elini ateşe sokmadan, bu coğrafyada ağırlığını sürdürebilirdi. Hatırlayın, Türkiye, Suriye-İsrail arasında bir dönem hakemlik yapabiliyordu, bu ona itibar getiriyordu. Batının bu coğrafyayla ilgili mutlaka fikir danıştığı konumdaydı, Türkiye. Şimdi kimse Türkiye’nin fikrini sormuyor. Kendimizi tecrit ettik. Türkiye’nin Başbakanı bir buçuk yıldır Gazze’ye gidemiyor. Alay konusu oldu. Konuşabileceğimiz bir muhatabımız kalmadı. Varsa yoksa Katar Emiri! Bu, değerli yalnızlık falan değil: tecrit edilmişlik. Dolmabahçe’nin altına AVM yapmaya kalktılar. Başbakan önce bana yakındı. Demirören iki gazete alınca, “Bunları karşımıza mı alacağız?” demeye başladı. Sonra bana birisi dedi ki, “Yahu bırak burası stadyum kalsın. Yarın, senden sonra burayı alırlar, kupon arazi diye. Gökdelen yaparlar.” İlk projeyi geriletmekle tarihi bir hizmet yaptım.T24
Reklam
Keita Yıllar Sonra İtiraf Etti: 'Para İçin Sattılar'
Galatasaray'da 1 sezon forma giydikten sonra 150 bin euro kârla satılan Abdul Kader Keita, sarı-kırmızılı takımın kampını ziyaret etti ve ayrıldığı döneme ilişkin açıklamalarda bulundu.Abdul Kader Keita 8 milyon Euro bonservis karşılığında Galatasaray’a imza atmıştı. Lyon’dan alınan Fildişili yıldız, 1 sene içinde Galatasaray taraftarının gönlüne taht kurmuştu. Taklaları ve müthiş sürati ile o günlere damga vuran Keita, sürpriz gelişi gibi jet hızıyla gitmişti. Fildişili, 8 milyon 150 bin Euro karşılığında Al Sadd Kulübü’ne gönderilmişti. 4 yıl önce Galatasaray’dan ayrılan ve şimdilerde Honved Kulübü’nde forma giyen Keita, Hürriyet’e konuştu. Galatasaray’dan koparıldığını açıklayan futbolcunun röportajındaki itiraf ve yorumları şöyle oldu… “Al Saad 2Ödeme peşin olcak' demiş” +Galatasaray’da iz bırakmaya başlamışken Katar’a gittin. Hem de 28 yaşında. Para için mi gittin? Katar’a ben gitmedim, gönderildim. Galatasaray’dan koparıldım. Altını çizmek istiyorum ‘Galatasaray’dan ayrılmadım’… Gönderildiğimi tatilde telefonda öğrendim. O yönetim, beni para için Katar’a sattı. Kulübün mali durumu iyi değildi, ödemelerde sorun vardı. Al Sadd Kulübü, bonservisin büyük bölümünü peşin olarak vereceğini söylemiş. Bana “Biz anlaştık, sen de anlaş” dediler. Başka çarem yoktu. “Verdikleri sözleri tutmadılar' +O dönem senin disiplinsizliklere imza attığın yazıldı, çizildi. Hatta bu yüzden “İyi teklif gelince gönderdik” denmişti… -Sorunlu olduğumu nereden çıkarıyorlar. Bunu futbolculara, takım arkadaşlarıma ya da Rijkaard’a sorsunlar. O dönem beni şaşırttığı gibi Galatasaray taraftarı da gitmemi sürpriz karşılamıştı. Keşke yönetim o dönem verdiği sözleri yerine getirseydi. “Keşke daha geç gelseydim' Keita, “Galatasaray taraftarının bende çok ayrı bir yeri var. Halen söyledikleri tezahüratları benim için yaptıkları o eski şarkı, uyarlamaları kulağımda… Keşke Galatasaray’a daha geç gelseydim. Şu anda Galatasaray’ın başarılı olması ve sürekli şampiyonlar ligi’nde yer almasında bence yönetimin ve verilen sözlerin tutulmasının çok önemli payı var.eurosport
Arda Turan Adım Adım ManU'ya Doğru
İngiliz basınında yer alan haberlerde Manchester United'ın Başkan Yardımcısı Ed Woodword'un, menajer van Gaal'ın Arda'yı istediği yönündeki ifadelerine yer verildi.Aletico Madrid’in yıldız futbolcusu Arda Turan için İngiliz medyasından yeni bir iddia ortaya atıldı. Önceki günlerde Manchester United’ın Arda Turan için Manchester United’ın Atletico Madrid’le görüşmelere başladığı iddia edilmişti. Ada basını Arda Turan için yeni ve çok ciddi bir iddiayı daha kaleme aldı. O iddialara göre Milli yıldız yakın zamanda Ada’nın yolunu tutacak. Daily Star'da yer alan haberlerde Manchester United'ın başkan yardımcısı Ed Woodword'un, menajer van Gaal'ın Arda'yı istediği yönündeki ifadelerine yer verildi. Uzun süredir adı İngiliz kulübüyle anılan Arda Turan için söylenen iddialar da böylece doğru çıkmış oldu. 'Arda Premier Lig’de oynamak istiyor’’ Ada basınından Daily Star’ın haberine göre Arda Turan La Liga’daki misyonunu doldurdu ve artık Premier Lig’de forma giymek istiyor. Manchester United Teknik Direktörü van Gaal’ın Vidal ve Strootman transferlerini gerçekleştiremediğine dikkat çekilen haberde Hollandalı teknik adamın Arda transferine yöneldiği aktarıldı. Manchester United’ın Arda Turan için Nani+ 19 milyon Euro’luk bir teklif sunduğu iddia edilirken bu teklifin İspanyol kulübü tarafından arttırılmak istendiği iddia edildi. Nani’nin bir dönem Atletico Madrid’in gündemine geldiği belirtilirken İspanyol kulübünün Nani konusunda olumlu tavır gösterdiği ancak miktar konusunda teklifin arttırılması talebinde bulunduğu ifade edildi.Liverpool son anda vazgeçmiş! Ayrıca İngiliz basınında yer alan haberlerde Arda Turan'ın Liverpool'un kapısından döndüğü belirtildi. Liverpool menajeri Brendan Rodgers'ın Arda'yı istediği ancak Liverpool'un daha sonra Benficalı Markovic'le anlaştığı aktarıldı. Arda'nın Atletico Madrid kulübünün değerli isimleri arasında olması sebebiyle ikna edilemediği ve bu yüzden Markovic'in transfer edildiği ifade edildi. İngiliz Metro gazetesinde çıkan haberlerde Manchester United’ın 18 aydır Arda’yı izlediği ve Türk yıldız için Atletico Madrid’in kapısının çalındığı ifade edilmişti. Arda Turan üç sezondur Atletico Madrid forması giyiyor.skorer
İstanbul Başakşehir Stadı’nın Açılışı Yapıldı
Başakşehir Spor'un stadını açan Erdoğan, ünlü isimlerle şov maçına çıktı.Başbakan Tayyip Erdoğan İstanbul Başakşehir Spor’un açılış törenini yaptı. Erdoğan, stadın adını İstanbul Başakşehir Fatih Terim Stadı koyduklarını açıkladı. Daha sonra başta Erdoğan, olmak üzere Bilal Erdoğan, Acun Ilıcalı, Fatih Terim, Yıldırım Demirören, Tanju Çolak, Tolgahan Sayışman, Rıdvan Dilmen, Kadir Topbaş, Yılmaz Erdoğan, Aziz Babuşçu ve Fettah Can gibi isimlerin de aralarında bulunduğu karma takımlar maç yaptı. ERDOĞAN İLERDE TEK ADAM Tayyip Erdoğan’ın turuncu formayı giydiği maçta, beyaz takım Şifo Mehmet’in golleriyle 2-0 öne geçti. Bilal Erdoğan’ın kötü futbolundan yararlanan Şifo Mehmet’in attığı golleri Yılmaz Erdoğan’ın golü izledi ve maç bir anda 3-0′a geldi. Skor avantajıyla kendini geri çeken beyazların karşısına çıkan Tayyip Erdoğan ise kalecinin bilerek yaptığı hatalarla hat-trick yaptı. Ancak Erdoğan’ın attığı 2. gol ise jeneriklere geçecek türdendi. Rakibini ekarte eden Başbakan, bir anda topun dibine girerek meşin yuvarlağı çatala astı. 15 DAKİKA OYNADI Erdoğan’ın oynadığı şov maçı 30 dakika sürdü. Başbakan ilk yarının ardından alkışlar eşliğinde oyundan çıktı. Karşılaşma Turuncu takımın 9-4′lük galibiyetiyle sona erdi.AMK Spor
Reklam
G.Saray Tarık Çamdal ile Anlaştı İddiası
Eskişehirspor Teknik Asbaşkanı Mehmet Akman, Tarık Çamdal transferi hakkında konuştu. Eskişehirspor Teknik Asbaşkanı Mehmet Akman, oyuncuları Tarık Çamdal ile ilgili transfer iddialarına ilişkin, 'Şu ana kadar hiçbir kulüple anlaşma sağlayamadık. Tarık Çamdal, Eskişehirspor'un futbolcusudur. Gelen teklifleri değerlendiriyoruz' dedi. Akman, yaptığı açıklamada, Tarık Çamdal 'ın transferiyle ilgili son dönemde basında çok sayıda haberlerin yer aldığını söyledi. 'Yurt içinden 3, yurt dışından 2 takımla görüşmelerimiz devam ediyor' diyen Akman, 'Şu ana kadar hiçbir kulüple anlaşma sağlayamadık. Tarık Çamdal, Eskişehirspor'un futbolcusudur. Gelen teklifleri değerlendiriyoruz. Eskişehirspor 'un çıkarları doğrultusunda gelecek teklife göre transfer gerçekleşebilir' ifadelerini kullandı. Tarık ile Galatasaray 'ın anlaştığı iddiaları bulunuyor.Spor365
Trabzonspor Skoru Koruyamadı
Trabzonspor, Avusturya kampında oynadığı ilk hazırlık maçında Lokomotif Taşkent ile 2-2 berabere kaldı.4- dakikada sağ çaprazda topla buluşan Malouda’nın sert vuruşunda top yan direğe çarparak oyun alanına döndü. Ardından savunma topu kornere çeldi. 18- dakikada Yusuf’tan aldığı ara pasıyla ceza sahası çizgisi üzerinde topla buluşan Özer Hurmacı, kalecinin yanından topu ağlara gönderdi.1-0. 43- dakikada soldan yapılan ortada ceza sahası içerisinde Tadliev’in aşırtma şutunu kaleci İbrahim, iyi bir refleksle kornere çeldi. 48- dakikada Gökhan’ın pasıyla ceza sahası içerisinde topla buluşan Turgut Doğan Şahin, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi:2-0. 65- dakikada Geynrikh’in ara pasıyla ceza sahasına giren Rahimow, yerden vuruşla farkı bire indirdi: 2-1. 83- Khhasanov’un soldan ceza sahasına ortaladığı top sekince arka direkte Rahimow, kafayla skoru eşitledi:2-2. HAKEMLER: Sarg Bernhard, Mühlbacher Stefan, Heimer Gregor (Avusturya)TRABZONSPOR: İbrahim Demir (Dk. 66 Uğurcan), Caner Osmanpaşa (Dk. 35 Bosingwa), Mustafa Yumlu (Dk. 46 Aykut), Batuhun Artarslan (Dk. 46 Salih Dursun), Mustafa Akbaş (Dk. 46 Celustka), Ferhat Yazgan (Dk. 46 Colman), Serdar Gürler (Dk. 46 Turgut Doğan Şahin), Özer Hurmacı (Dk. 46 Anıl Taşdemir), Malouda (Dk. 46 Soner Aydoğdu), Yusuf Erdoğan (Dk. 46 Barış), Deniz Yılmaz (Dk. 46 Gökhan Karadeniz)LOKOMOTİF TAŞKENT: Nesterov, Tuhtahujaev, Suyunov, Rahimov, Mullahajanov, Abdullaev (Dk. 88 Ruzlev), Turaev, Rahmatullaev, Khhsanov, Tadliev), Geynrikh (Dk. 46 Nagaev)GOLLER: Dk. 18. Özer, Dk. 48 Turgut (Trabzonspor), Dk. 65-83 Rahimow (Lokomotif Taşkent)Gazetesport
Yanal: "Özellikle Kuyt ve Emenike..."
Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, Sepahan FC maçının ardından açıklamalarda bulundu. Yanal, Caner Erkin'in oynayacak durumda olduğunu ancak riske edilmediğini söyledi Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, Sepahan FC maçının ardından açıklamalarda bulundu. Yanal, Caner Erkin'in oynayacak durumda olduğunu ancak riske edilmediğini söyledi Ersun Yanal'ın açıklamaları; 'İki haftalık başlangıç sürecini tamamladık. Çok küçük problemler oldu. Caner belki oynayabilirdi ancak riske girmedik. 13 günlük kamp dönemini oyuncularımızın hiç ara vermeden antrenmanlara katılmış olması, özellikle genç oyuncuların takıma katılımlarıyla tamamladık. Önümüzde oynayacak çok önemli maçlar var. Sheffield United, Sevilla, Chelsea, Beşiktaş, Roma ve Olympiakos maçları sonrası Galatasaray karşısına çıkacağız. Özellikle Kuyt ve Emenike geldikten sonra sorunsuz şekilde kampa devam edeceğiz. Maraton
Reklam
Diego Asist Yaptı, Fener Tek Golle Kazandı
Spor Toto Süper Lig'in son şampiyonu Fenerbahçe, çıktığı ilk hazırlık maçında 1-0 galip gelirken Sarı-Lacivertli ekibin tek golü yeni transfer Diego'nun asistinde Mehmet Topuz'dan geldi. Yeni sezon çalışmaları kapsamında ilk hazırlık maçında Düzce 18 Temmuz Stadı'nda İran'ın İsfahan ekibi Sepahan FC ile karşılaşan Fenerbahçe, mücadeleden 1-0 galip ayrıldı. Sarı-Lacivertli ekipte yeni transfer Diego Ribas, ilk maçına çıktı ve ortaya koyduğu futbolla beğeni topladı. Son şampşyon sahaya Mert Günok, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Mıhael Kadlec, Hasan Ali Kaldırım, Emre Belözoğlu, Mehmet Topal, Mehmet Topuz, Diego Ribas, Moussa Sow, Pierre Webo ilk 11'i ile çıktı. Oyunun kontrolünü ilk dakikalardan itibaren elinde bulunduran Fenerbahçe, 20. dakikada Diego'nun asistinde Mehmet Topuz'un mükemmel golü ile 1-0 öne geçti ve ilk devre bu skorla sona erdi. İkinci yarıya Ersun Yanal, oyuncu değişiklikleri yaparak tüm oyunculara süre vermeye çalıştı ve özellikle son bölümde genç oyuncular kendilerini kanıtlamak için mücadele etti. Mücadelenin ikinci devresinde de Fenerbahçe oyunun kontrolünü elinde bulunduran taraf oldu. Sarı-Lacivertli ekipte Mousssa Sow ve genç oyuncu Muhammed rakip kalede tehlikeli pozisyonlar üretse de maçta başka gol sesi çıkmadı ve Sarı-Lacivertli ekip sahadan 1-0 galibiyetle ayrıldı. Gazetesport
Real Madrid Şimdi de Falcao'nun Peşinde
Son olarak James Rodriguez'i renklerine katan Los Blancos, şimdi de Monaco'dan Falcao'yu kiralamak için çalışmalara başladı. Fransız devine bir senelik kiralama bedeli olarak 12 milyon avro öneren Real'in aldığı yanıt ise iç kararttı. Ligue 1'i ikinci bitiren ve Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Monaco, ABC'nin haberine göre yıldız golcüsü için 45 milyon avroluk bir kiralama bedeli istedi. Sezon sonunda olası bir transfer için de 33 milyon avroluk bir opsiyon bedeli önerdi.'Kral'ın Takımı' bu sezon Toni Kroos ve James Rodriguez gibi iki yüksek bütçeli transfer yaptı. Skorer
Reklam
Devler Soma İçin Buluşuyor
Fenerbahçe, İngiltere Premier Lig takımlarından Chelsea ve Spor-Toto Süper Lig ekibi Beşiktaş, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Soma maden kazasında kaybettiğimiz madencilerimiz için düzenlenecek 3'lü turnuvada mücadele edecek.Soma için oynanacak 3’lü turnuvada karşılaşmalar 45’er dakika üzerinden oynanacak. Mini lig formatında yapılacak maçlarda; beraberliğe 1 puan, galibiyete 3 puan verilecek. En fazla puana sahip takım, turnuvanın kazananı olacak. 8 Ağustos’taki bu organizasyonda ilk maç saat 20.00’de,ikinci müsabaka 21.00’de, 3.maç ise 22.00’de başlayacak.Turnuvada, uzatma ya da penaltı atışı olmayacak. Aynı averaja sahip olunursa birinci kura ile belirlenecek, takımlar istediği kadar oyuncu değiştirebilecek. Maçta gösterilen kartlar sonraki resmi maç için geçerli olmayacak.Organizasyonda elde edilecek tüm hasılat, masraflar çıktıktan sonra Soma’da hayatını kaybeden madencilerimizin ailelerine bağışlanacak. Teknik Direktörlüğünü Jose Mourinho’nun yaptığı ve kadrosunda John Terry, Fabregas, Fernando Torres, Eden Hazard, Diego Costa gibi dünya yıldızlarını barındıran Chelsea, turnuva ile ilgili olarak herhangi bir gelir talep etmedi.Fanatik
Naklen Yayın Gelirleri Krize Yol Açtı
Eskişehirspor, naklen yayın gelirlerinin adil paylaştırılmadığı gerekçesiyle atağa kalkıyor.Eskişehirspor, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un haksız yere havuzdan fazla pay aldıkları gerekçesiyle Türkiye Futbol Federasyonu’nu, Rekabet Kurumu’na şikayet etme hazırlığında. Türk fut­bo­lun­da önü­müz­de­ki gün­le­rin en önem­li gün­dem mad­de­si nak­len ya­yın ge­lir­le­ri ola­cak gi­bi gö­rü­nü­yor. Spor To­to Sü­per Lig’in kök­lü ekip­le­rin­den Es­ki­şe­hirs­por’un Tür­ki­ye Fut­bol Fe­de­ras­yo­nu’nun (TFF) ha­vuz da­ğı­lı­mı­nı adil yap­ma­dı­ğı ge­rek­çe­siy­le Re­ka­bet Ku­ru­mu’­na şi­ka­yet et­me­ye ha­zır­lan­dı­ğı öğ­re­nil­di. Kır­mı­zı-Si­yah­lı yö­ne­ti­min bir sü­re ön­ce hu­kuk­çu­la­rın­dan ko­nuy­la il­gi­li de­tay­lı bir ça­lış­ma ya­pıl­ma­sı­nı is­te­di­ği öğ­re­nil­di. Hu­kuk­çu­la­rın ise bu ça­lış­ma­yı bi­tir­mek üze­re ol­duk­la­rı kay­de­dil­di. Kulüpler Birliği’ne taşıyacaklar 6 Ağus­tos’ta ya­pı­la­cak Ku­lüp­ler Bir­li­ği’nin baş­kan­lık se­çi­min­de Ana­do­lu ku­lüp­le­riy­le de­tay­lı bir bil­gi ve­ri­le­cek. Es­ki­şe­hirs­por yö­ne­ti­mi söz ko­nu­su zir­ve­de “Ana­do­lu ku­lüp­le­ri­ne da­ğı­tı­lan pa­ra ile 4 bü­yük­le­re (Fe­ner­bah­çe, Ga­la­ta­sa­ray, Be­şik­taş ve Trab­zons­por) da­ğı­tı­lan pa­ra ara­sın­da ina­nıl­maz fark var. Bu ra­kam­lar­la bu ta­kım­lar­la mü­ca­de­le ede­me­yiz” gö­rü­şü­nü ak­ta­ra­cak. Pe­ki Es­ki­şe­hirs­por’un mem­nun ol­ma­dı­ğı mev­cut nak­len ya­yın ge­lir ha­vuz da­ğı­lı­mı na­sıl ger­çek­le­şi­yor? Bu ko­nu­da TFF’nin be­lir­le­di­ği kıs­tas­lar şöy­le: -14 takıma 27.5’er milyon lira -*%11’i Sü­per Lig de şam­pi­yon olan ta­kım­la­rın şam­pi­yon­luk sa­yı­la­rı­na gö­re; -*%35’i ku­lüp­le­re eşit olarak, -*%45’i per­for­man­sa bağ­lı ba­şa­rı pri­mi ola­rak, -*%9’u ise ilk al­tı­ya gi­ren ta­kım­la­ra ba­şa­rı pri­mi ola­rak dağıtılacak. Bugün / Eurosport
Bursaspor'dan Chikhura Sachkhere'e Kınama
Bursaspor Kulübü'nün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te, Chikhura Sachkhere ile oynanan UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turu rövanş müsabakası sonrasında, basın toplantısı salonunda gazetecilere saldırıldığı ve görüntü almamaları için her türlü çirkin harekette bulunulduğu belirtildi. Açıklamada, 'Basın Bayramı'nın olduğu günde böyle bir saldırıya uğrayan ve sadece görevlerini yapmaya çalışan medya mensuplarına yapılan bu engelleme hareketini ve fiili saldırıyı şiddetle kınıyoruz' ifadesine yer verildi. TSYD de kınadı Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD), UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turu rövanşında Chikhura Sachkere ile Bursaspor arasında Gürcistan'da oynanan karşılaşmanın ardından basın toplantı odasında Türk basın mensuplarına yapılan saldırıyı kınadı.TSYD'den yapılan yazılı açıklamada, maçın ardından basın toplantısında yaşanan olayların üzüntü verici boyutlara ulaştığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi 'Toplantı salonunda meslektaşlarımıza karşı sergilenen kabul edilemez düzeydeki kaba tutum ve davranışların yanı sıra Doğan Haber Ajansı muhabiri Emre Koşak ve Bursa Medya Spor Müdürü Süha Gürsoy'a toplantı salonunda olmaması gereken ve medya kartları bulunmayan bir grup tarafından yapılan saldırılar sportmenlikle, centilmenlikte bağdaşmamaktadır. Olaylar sırasında herhangi bir UEFA yetkilisinin ve güvenlik güçlerinin salonda bulunmaması, emniyet güçlerinin ise ancak sözlü ve fiili saldırılar bittikten sonra müdahil olması da ciddi eksiklik olarak dikkat çekmiştir. TSYD olarak meslektaşlarımıza yapılan saldırıları kınarken, UEFA temsilcilerini, benzeri olayların başka maçlarda da yaşanmaması için, alınacak önlemlerin daha titiz biçimde uygulanmasını sağlamaya davet ediyoruz.'skorer
Drogba, Chelsea İle 1 Yıllık Sözleşme İmzaladı
İngiltere Premier Lig ekiplerinden Chelsea, Galatasaray ile sözleşmesi sona eren Didier Drogba'yı 1 yıllığına renklerine bağladı. Sarı-kırmızılı ekiple 2012-2013 sezonunun ara transfer döneminde 1,5 yıllık sözleşme imzalayan ve ilk sezonunda şampiyonluk yaşayan Didier Drogba, 8 yıl formasını giydiği Chelsea'ye geri döndü. Chelsea'de, Premier Lig, Lig Kupası, Federasyon Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi dahil toplam 10 kez şampiyonluk sevinci yaşayan 36 yaşındaki futbolcu, kulübün internet sitesine yaptığı açıklamada, eski takımına dönme kararını kolay verdiğini ve Jose Mourinho ile yeniden çalışma fırsatını geri çeviremeyeceğini söyledi. Chelsea'de her zaman kendini evinde hissettiğini belirten yıldız futbolcu, 'Kazanma arzum aynı ve bu takıma yardımcı olmak için fırsat kollayacağım. Kariyerimdeki yeni sayfa için heyecanlıyım' ifadesini kullandı. Londra temsilcisinin Portekizli menajeri Jose Mourinho da Didier Drogba'nın Avrupa'nın en iyi golcülerinden biri olduğu için transfer edildiğini kaydetti. Jose Mourinho, daha önceki açıklamasında, Didier Drogba'yı yeniden Chelsea'ye getirirken duygusal davranmadıklarını söylemişti. Fransa'nın Marsilya takımından 2004 yılında, 24 milyon sterline Chelsea'ye gelen Didier Drogba, 8 yıl boyunca Londra ekibinde forma giydi. Yıldız futbolcu, 2004-2007 yılları arasında Jose Mourinho ile çalıştı.2012 yılında Chelsea ile Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kaldırıp takımdan ayrılan Didier Drogba, önce Çin takımı Shanghai Shenhua'da yarım sezon, daha sonra ise Türkiye'de Galatasaray'da 1,5 yıl forma giymişti. Chelsea'ye 2 yıllık aradan sonra geri dönen Drogba, Chelsea ile çıktığı 341 maçta 157 gol atarak Chelsea tarihinin en çok gol atan dördüncü ismi oldu.skorer
Reklam