onedio
'Yüce Atatürk' Davası Başladı!
Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup takımlarından Fethiyespor yönetiminin, 'Yüce Atatürk' tişörtü nedeniyle eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının ilk duruşması yapıldı.Geçen sezon PTT 1. Lig'de mücadele eden ve Türkiye Kupası maçında Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Fenerbahçe'yi 2-1'lik sonuçla yenen Fethiyespor, bu maçın öncesinde sahaya 'Yüce Atatürk' yazılı tişörtle çıkmıştı.Bunun ardından spor yorumcusu Ahmet Çakar eleştirilerde bulunarak, 'Sırf Fenerbahçe'ye şirin gözükmek için böyle bir yazıyla sahaya çıktılar. Atatürk'ü kimse istismar edemez. Yemişim Fethiye'yi, inşallah küme düşerler' demişti.Bu sözlerin ardından Fethiyespor Kulübü ve Kulüp Başkanı İsmail Öztürk’ün, Ahmet Çakar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının ilk duruşması, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapıldı. Taraf vekillerinin katıldığı duruşmaya, Ahmet Çakar mazeret beyan ederek katılmadı.Ahmet Çakar'ın avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu savunmasında, 'Şike davasında alınan cezayı, operasyonel olarak Atatürk sevgisinin cezalandırılması olarak niteleyen bir camiaya, 'Yüce Atatürk' tişörtü giyerek sempatik görünmeye çalıştıklarını düşündüğümü dile getirdim. Kesinlikle kulüp başkanı ya da kulübe yönelik bir ithamım olmamıştır' ifadelerine yer verildiği öğrenildi.Programın yayınlandığı kanalın mahkemeye gönderdiği yazıda ise Ahmet Çakar’ın, kanaldan aylık 26 bin 80 TL ücret aldığı belirtildi. Mahkeme, RTÜK’e yazı yazılarak ilgili program kayıtlarının gönderilmesinin istenmesine, kayıtlar geldiğinde bilirkişi vasıtasıyla kayıtların deşifresinin yapılmasına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.Skorer
''Cemal Özgörkey, Galatasaray'a Layık Bir İsim''
Radyospor'da Özgür Sancar'ın canlı yayın konuğu olan Yalman'ın sözlerini Ajansspor derledi. Yalman, Galatasaray'da kriz ortamı olduğunu ifade ederken, Ünal Aysal'ın adayı Cemal Özgörkey'i 'Galatasaray,'a yakışan bir isim' olarak yorumladı, Prandelli için de bomba bir göndermede bulundu.“MALİ SORUNLAR VAR..”Öncelikle Galatasaray’ın Arsenal mücadelesini yorumlayan Yalman, “Her Galatasaraylı gibi ben de Galatasaray’ın Arsenal’i yenmesini bekliyorum, istiyorum ve umut ediyorum. İnşallah alnımızın akıyla döneriz” ifadelerini kullanırken, Perşembe günü teslim etmesini istediği listesi hakkındaki soruda ise sır vermedi. Yalman, “Listeyi önce Divan Kurulu’na takdim edeceğim, bundan önce de bir şey söylemeyeceğim. Söylentileri kimse çok da kabul etmemeli” dedi.Seçim süreci ve sonrasında Galatasaray camiası için iç barışın önemli olduğuna dikkat çeken Yalman, “Bunun yanında da Galatasaray’ı bekleyen problemler var; mali durumlar var, bununla ilgili açılımları tamamladık, kimsenin endişe etmesine gerek yok” dedi.GALATASARAY AVRUPA’DAN MEN EDİLİR Mİ?Mali durumun kötüleşmesi ile birlikte seneye UEFA Finansal Fair Play kuralları dahilinde Galatasaray’ın Avrupa’dan men edilebileceği hakkındaki yorumlara katılmadığını da söyleyen Yalman, “Endişe verecek durum olduğunu zannetmiyorum, hazırlıklarımızı yaparken buna göre tedbirler alıyoruz. Galatasaray’da göreve gelen insanlar nasıl problemlerle karşılaşacaklarını bilirler, tedbirini de buna göre alırlar. Ama asıl önemlisi; Galatasaray neden böyle bir ihtiyaçlar işine girdi, bunu tespit etmek önemli. Bizim bu konudaki tespitlerimizi ise daha sonra paylaşabiliriz” diye konuştu.“CEMAL GALATASARAY’A DA LAYIK BİR İSİM”Ünal Aysal’ın devam etmeme kararı hakkında kendisiyle konuşmadığını, yeniden aday olma durumu hakkında konuşmasının da ancak spekülasyon olabileceğini ifade eden Yalman, Aysal’ın aday olarak sunduğu Cemal Özgörkey ismini ise “Ünal’ın takdiri” diyen yorumladı.Yalman şöyle devam etti; “Cemal benim de sevdiğim bir arkadaşım, Galatasaray’a da layık bir isim. Onun da Galatasaray’ın problemleriyle ilgilenmeyi tercih ediyor olması, beni memnun eder”.PRANDELLİ’YE BOMBA MESAJ: “SÖZLEŞMEYİ ÜNAL’LA İMZALAMADI”Mevcut teknik adam Prandelli’nin “Ünal Aysal benim için Galatasaray’dır” sözünü yorumlanması da istenen Yalman, “Neden böyle söylediğini bilmiyorum ama Prandelli’nin mukavelesi Ünal’la değil, Galatasaray’la. Böyle bir şeyi konuşmak bile bugünün konusu değil” diyerek sert bir mesaj verdi.Kimseye Mustafa Denizli’yi göreve getireceği hakkında bir şey söylemediğini de açıklayan Yalman, “Bugün Prandelli Galatasaray’ın mukaveleli antrenörü, bunun hakkında konuşacak bir durum da yok. Şu anda ben seçilirsem de devam edecek görüntüsü var” diye konuştu.“GALATASARAY İÇİN ŞAMPİYONLUKTAN BAŞKA HEDEF OLMAZ”4. yıldız konusunun da şu an düşünülmesi gereken bir şiar olmadığının altını çizen Yalman, “Mücadeleye çıkan bir takım için ilk müsabakası önemlidir, önündeki maçları teker teker kazanırsa hedefine ulaşır. Bugün Arsenal, daha sonra da lig maçı düşünülmeli. Galatasaray da bunları teker teker geçecek kuvvet ve beceriye sahip” dedi.Yalman “Galatasaray için şampiyonluktan başka bir hedef olmaz, Şampiyonlar Ligi’nde de böyle” ifadelerini kullandı.KENDİ ÖNDERLİĞİNDE LİSTEYE SICAKBaşkanlık için ortak bir liste belirlenmesi spekülasyonu hakkında da konuşan ve kendisine bu tür bir talep gelmediğini ifade eden Yalman, kendi önderliğinde böyle bir liste hazırlanmasına pozitif bakacağını söylerken, “Pozitif bakarım, çünkü birlik beraberlikten önemli bir şey yoktur” dedi.“GALATASARAY’DA KRİZ DURUMU VAR”“Galatasaray’ın içinde olduğu durum seçim ortamı değil, Galatasaray’da kriz durumu var. Galatasaray’da hiçbir görev yerde kalmaz. Kimse Galatasaray’da mecburen bir şey de yapmaz, o hallere düşmüş bir kulüp değil” diyerek hem seçim ortamını, hem de aday olmasını önemli bir mesajla yorumlayan Yalman, sözlerini şöyle noktaladı; “Camia endişe etmesin, güvensin, inansın ve kenetlensin… Galatasaray’ın ihtiyacı olan şu an sadece birlik beraberlik. Galatasaraylılık duruşunu bugünlerde yeniden göstermeliyiz”.Ajansspor
Szymkowiak: "Onlar İçin Futbol Din Gibi, İnanç Gibi"
Trabzonspor'un eski futbolcularından Miroslaw Szymkowiak, Legia Varşova maçını değerlendirdi.2005-2007 yılları arasında Trabzonspor'da forma giyen ancak sağlık sorunları nedeniyle takımdan ayrılarak futbolu bırakan orta saha oyuncusu Trabzonspor'u değerlendirirken, ' Türkiye'de futbolcular tünelden çıkarken bile korku hisseder. Varşova'da bu kadar fanatizm yok. Trabzonspor ligde 4 maç oynadı ve yerel halk şu anda çok gergin ve sinirlidir. Onlar için futbol din gibi, inanç gibi. Aşk ve nefret arasında çok ince çizgileri var. ' ifadelerini kullandı.Maçı da değerlendiren Szymkowiak, ' Legia'nın Türkiye'de kaybetmeyeceğini düşünüyorum. Umarım zaferle ayrılırlar. ' diyerek ülkesinin takımına destek verdi.Henüz 29 yaşında futbolu bırakan oyuncu bordo-mavili takımda 55 maça çıkıp 14 gol atmıştı.Sporx
Fenerbahçe Tarihi İhaleyi Kazandı!
Fenerbahçe Spor Kulübü, Fenerbahçe Koleji'nin bulunduğu arazi için girdiği ihaleyi 70 milyon TL'ye kazandı.Ataşehir'de yer alan arazinin bedeli 15 milyon TL'den son olarak 70 milyon TL'ye kadar çıkmıştı. Aziz Yıldırım '50 milyon lira fiyat biçtiler. Bunu ödeyeceğimizi beyan ettik. Buna göre ihale hazırlıkları yapıldı, kulübe verilecek şekilde düzenlemeler yapıldı. Ama yine vazgeçtiler, emir büyük yerlerden geldi. Şimdi duyduğumuza göre 70 milyona ihale edeceklermiş. Bilmem kaç milyon dolara veya liraya satışa çıkarsalar da burası Fenerbahçe 'nindir. Biz ne olursa olsun alacağız' şeklinde ifadeler kullanarak artan fiyata tepki göstermişti.Sarı-Lacivertli Kulüp, Fenerbahçe Eğitim Kurumları'nın yer aldığı arazi için igirdiği ihaleyi 70 milyon TL'ye kazandı.Fanatik
Hıncal Uluç'tan Çarpıcı Fenerbahçe Yorumu
Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç, Akhisar Belediyespor’a 2-0 yenilen Fenerbahçe’deki kötü gidişin nedenleri hakkında çarpıcı yorumlar yaptıİşte usta gazetecinin sarı-lacivertliler hakkındaki dikkat çekici yorumları;Fenerbahçe’nin 2-0 kaybettiği maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? İki takım arasında büyük bir fark ama Akhisar oyunu domine eden, golleri bulan taraftı. Akhisar mı iyi oynadı yoksa Fenerbahçe çok mu kötüydü?Çok fazla Akhisar’ı seyredemiyorum ama seyrettiğim en iyi Akhisar değildi, iyi Akhisarlardan da değildi. Bu Akhisar’ın normal bir Fenerbahçe’yi yenmesi söz konusu olamaz. Ama Fenerbahçe o kadar kötü oynadı ki Akhisar değil, Çatladıkapıspor olsa orada Fenerbahçe’yi yenerdi.Bir defa işin adını doğru koymak lazım: Bu kadar büyük hatalar yapan bir savunma karşısında biraz akıllı adam golleri atar. İşte Gekas… Biraz akıllı adam, golleri attı. O kadar… Daha fazlasını da atarlardı.Mesela şurada; Fenerbahçe’nin elinde -aksini iddia eden varsa, çıksın tartışalım- yerlisi ve yabancısıyla Türkiye’nin en iyi kadrosu var. Eksiği-gediği var mı, yok mu o ayrı ama şu anda Türkiye liglerindeki en iyi kadro Fenerbahçe’nin elinde… Türkiye’de görevli herhangi bir teknik direktör o kadroya sahip olmak için can atar.FENERBAHÇE GALATASARAY’A BENZEMEYE BAŞLAMIŞFenerbahçe’nin Akhisar maçında oynattığı oyuncu sayısı 13… 11 kişi sahaya çıktı, 2 kişi değişti; toplam 13… Bu 13 kişiyi bir kenara bırakarak geri kalanlardan 11 yaparım, çıkar Akhisar’ı yenerim. Öyle bir kadrosu var Fenerbahçe’nin… Ama bu kadroyu İsmail Kartal taşıyamıyor.Fenerbahçe, Akhisar maçına fizik olarak hazır değildi, moral olarak hazır değildi, bireysel olarak hazır değildi, takım olarak hazır değildi. Fenerbahçe şiddetle Galatasaray’a benzemeye başlamış.İSMAİL KARTAL ORAYA ‘TEKNİK DİREKTÖR’ DİYE GELMEDİİsmail Kartal’ın da günahı yok. İsmail Kartal oraya ‘teknik direktör’ diye gelmedi.İlhan Cavcav “Takımı gerekirse ben yönetirim” dedi, hocayı kovdu ya; Aziz Yıldırım, İlhan Cavcav’dan önce yaptı bu işi… Geçen yılki hocayı ‘cart’ diye kovdu ve ‘Ben takımı yöneteceğim’ demedi ama oraya göstermelik bir adam koydu.Hani diyorlar ya ‘Türkiye’de 25 milyon Fenerbahçeli var’ diye!.. O 25 milyonun, 25 milyonuna da ‘Görevden alınan Ersun Yanal’ın yerine Fenerbahçe antrenörü kim olsun’ diye sorsalardı, ‘İsmail Kartal’ diyen bir kişi çıkmazdı.İsmail Kartal oraya geldi. Peki niye geldi: Aziz Yıldırım ‘Artık ben yöneteceğim’ dediği için…TAKIMI SEN Mİ ŞAMPİYON YAPTIN?Ersun Yanal gibi adama, Mustafa Denizli gibi adama, Aykut Kocaman gibi adama “Takımı sen mi şampiyon yaptın; ben yaptım” demeye meraklı Aziz Yıldırım bu sefer adını daha açık seçik koymak için İsmail Kartal’ı oraya getirdi. Ama işte sonuç bu…Fenerbahçe her maç, biraz daha fizik bakımdan yetersiz görünüyor, biraz daha bitkin görünüyor, biraz daha yorgun görünüyor ve biraz daha kopuk görünüyor.Ligin 4. haftasındayız ve Fenerbahçe’nin Beşiktaş, Trabzon, Galatasaray gibi Avrupa maçları da yok. Ligden başka hiçbir maçı yok. Yani en rahat durumdaki büyük ama en kötü oynayan büyük!.. Elindeki o iyi kadroya göre!..Demek ki ortam dedikoduya müsaitEmre ve Volkan, Akhisar maçı kadrosuna yer almaması iddiaları da beraberinde getirdi. Volkan’ın, ilk 11′de yer almadığı için, Emre’nin de Emenike’yi kadro gördüğünde sakat olduğunu söyleyip Akhisar’a gitmediği ileri sürüldü.İddialar doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Okuyorum ki Emre’de ciddi bir sakatlık varmış, bu hafta da oynamayacakmış. Galatasaray maçına kadar yokmuş, falan…Ama işin önemli olan yanı; eskilerin çok yerinde, çok anlamlı bir lafı vardır; “Şüyuu vukuundan beterdir” diye… Bir şeyin kulaktan kulağa konuşulması, şayi olması, gerçek olmasından, gerçekleşmesinden beterdir. Bu Emre, Volkan dedikoduları, ‘Biz sakatız’ der demez, Akhisar’a gitmekten vazgeçer vazgeçmez birden yayılıyorsa, ‘Fenerbahçe’de durumlar pek iyi değil… Fenerbahçe’deki durumlar fevkalade dedikoduya müsait… Fenerbahçe’deki durumlar, fevkalade karıştırılmaya müsait’ demektir. Önemli olan bu…Fenerbahçe zamanında bundan çok daha kritik günler geçirdi. Bu tür dedikodular çıkmadı. Çıkanlara da gülüp geçti millet… Bu defa ciddiye alındı. Demek ki Fenerbahçe’de düzeltilmesi gereken bir şeyler var.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Kuzey Londra'da Türk Alarmı!
Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde temsilcilerimizin konuk olacağı Londra'da alarm verildi.Avrupa'daki temsilcilerimizden Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde çarşamba günü Arsenal'e, Beşiktaş ise Avrupa Ligi'nde perşembe günü Tottenham'a konuk olacak. Bu sebeple Kuzey Londra'da alarm verildi.İki gün içerisinde iki Türk takımını ağırlayacak olan Londra'da polis alarma geçti. Yaklaşık 10.000 Türk'ün başkentte olmasının beklendiği günlerde, Londra polisi olası karışıklıkları önlemek istiyor. Fakat bu konuda amaç sadece Türkler ile İngiliz taraftarlar arasındaki atışmalar değil. Galatasaray ve Beşiktaş'ın ezeli rakip olduğunu bilen polis, iki Türk taraftar grupları arasında da yaşanabilecek olası gerilimler için önlemler alıyor.Özellikle geçen sezon Galatasaray'ın Didier Drogba'nın golleri ile 2-1 önde olduğu Beşiktaş - Galatasaray maçının farkında olan polisler, sahaya giren binlerce Beşiktaş taraftarın ancak polislerin biber gazı kullanması ile sahadan çıktığını biliyor.Ayrıca sosyal medyada da Türklerin iki gün boyunca Londra'da İngilizlere 'yabancı' hissi vereceği konuşulurken, İngiltere'de bir polis Mail 'e konuştuİki kulübün birbirleri ile olan ilişkilerinin farkındayız, ve buna göre önlemlerimizi aldık. Ayrıca sadece dışardan gelenler değil, halihazırda Londra'da ikamet eden taraftarlar da var. Bütün önlemlerimizi aldık. Çok sayıda taraftarla mücadele etmek konusunda tecrübeliyiz, ayrıca herkesin güvenliği konusunda da kulüplerle irtibat halinde olacağız.Özellikle Tottenham - Beşiktaş maçı ile ilgili planlamalar dikkat çekerken, Tottenham'ın taraftar forumlarında Partizan maçında yaşanılan tatsız olaylar hatırlatılırken, Beşiktaşlıların olması gerektiği biçimde takımlarını desteklemelerini umduklarını söyleniyor.Eurosport
'Bu Nasıl Kulüp!'
Halilhodzic, antrenmanları kapatmasına rağmen kulüpte olan bitenin sürekli dışarıya sızmasından oldukça rahatsız Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalarak Süper Lig'in 4. haftasında 4. beraberliğini alan Trabzon'da Halilhodzic, antrenmanları kapatmasına rağmen kulüpte olan bitenin sürekli dışarıya sızmasından oldukça rahatsız. Trabzon’un Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile bu konuda konuşan Boşnak çalıştırıcı şu ifadeleri kullandı:'Bu nasıl bir kulüp anlamadım. Kendi işimi sağlıklı yapamıyorum. Antrenmanda olanlar medyaya sızıyor. Kulüp binası içinde olan biten medyaya sızıyor. Burada sır saklanmıyor. Aile içinde olanlar aile içinde kalmıyor. Oyuncularla konuştuklarım bile bir saat içinde yazılıyor. Kapalı antrenmanda olan biten bile yazılıyor. Ben daha ne yapacağım.'(Vatan)
Reklam
Fenerbahçe'de Tercümanın İşine Son Verildi
Yaklaşık 1 senedir Fenerbahçe'de görev yapan tercüman Görkem Ekal'ın işine son verildiEkal'ın yapılan uyarılara rağmen futbolcularla geceleri sık sık dışarı çıkması ve çeşitli mekanlarda çektirdiği fotoğrafları sosyal medya üzerinden paylaşması , yönetimin sabrını taşırdı.Ekalla yollar dün ayrıldı.Cumhuriyet
Jazz'dan Mehmet Okur'a Büyük Onur!
2004-2011 yılları arasında Utah Jazz forması giyen ve 1 şampiyonluk yüzüğü bulunan Mehmet Okur, bu sabaha karşı yapılan açıklamayla Utah Jazz'da ‘Takım Temsilcisi’ olarak görevine başladı.Utah Jazz'de 2004-2011 arasında forma giyen Mehmet Okur, takımın elçisi görevine getirildi.Utah Başkanı Randy Rigby, Okur'un takımla ve Utah topluluğu ile her zaman iyi ilişkiler içinde olduğunu belirtti ve 'Böyle büyük bir karakter, organizasyonumuz için harika bir takviye olacak.' dedi.Okur, Utah Jazz elçisi olarak oyuncularla, takım, taraftar, Utah ile işbirliği içinde olan partnerler ve sponsorlar arasındaki ilişkileri düzenleyecek, Enes Kanter'in mentoru görevine de devam edecek.2001 NBA Draft'ında Detroit Pistons tarafından seçilip NBA kariyerine merhaba diyen Okur, 2003-04'te NBA şampiyonluğu yaşayan ilk Türk basketbolcu unvanını kazanmayı başardı. Milli basketbolcu ayrıca, Utah formasıyla gösterdiği performansla 2007'de All-Star'a seçilen ilk Türk oyuncu da oldu.Milliyet
"Fenerbahçeli Futbolcular Muz Yesin"
Prof.Dr. Canan Karatay, taraftarı olduğu Fenerbahçe'ye kondüsyon reçetesi verdi: 'Bizim futbolcular 11 kişi 45 dakika oynuyor ve 15 dakika dinleniyor. Tenisçiler ise 8 saat koşturuyor. Ben de eski tenisçiyim, biz muz yerdik.' dedi.Söylemleriyle çığır açan Prof. Dr. Canan Karatay, genç futbolculara beslenme taktiği verirken Amerika'da tenis şampiyonu olduğunu söyledi. Başarısını ise muz yemeye bağladıTGRT Haber'e konuşan Beslenme konusunda çığır açan ünlü Kardiyolog Prof. Dr. Canan Karatay katıldığı bir canlı yayında, izleyicilerden gelen sorulara cevap verdi. Soruları cevaplarken canlı yayına bağlanan genç bir futbolcunun 'Nasıl beslenmeliyim?' sorusu üzerine Karatay, bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu vurgulayarak genç futbolcunun sorusunu cevapladı. Geçmişte Amerika'da tenis şampiyonu olduğunu ve yarım boy muz yiyerek beslendiğini anlatan Canan hoca Fenerbahçe'nin son dönemdeki başarısızlığına da değindi. İşte Canan hocanın çarpıcı açıklamaları:Bizim zamanımızda Lefter en iyi futbolculardandı. Lefter 'Karbonhidrat sporcular için zehirdir' demiştir. Hayatında ekmek yememiş, yalnız yağ, yumurta ve balık yemiş. Hep zayıftı ve performansı yerindeydi.' Sözlerine Fenerbahçeli oyuncu Emre Belözoğlu üzerinden devam eden Prof. Dr. Karatay 'Emre, İspanya'ya gittiğinde fitti, buraya geldi, karbonhidart ağırlıklı beslendi şişmanladı' dedi. Bu açıklamasının ardından ise gerek Fenerbahçe'nin son zamanlarındaki başarısızlığına gerekse Türk futbolcularına değinen Prof. Dr. Karatay 'Bizim futbolcular ilk yarıda, 45 dakika oradan oraya çok güzel koşarlar. 2-3 gol atarlar. Ben eyvah derim. Çünkü ikinci yarıda gol yiyecekler. İkinci yarıda bizim çocuklar artık halsiz kalırlar. Bizim adetimizdir' ifadelerine yer verdi.Ünlü Kardiyolog sözlerine şu şekilde davam etti: 'Bizim futbolcular 11 kişi 45'er dakika oynuyor ve 15 dakika dinleniyorlar. Tenisçiler ise 8 saat teke tek koşturuyorlar ve çok yorulmuyorlar. Ben de tenis oynadım. Amerika'da şampiyonuluğum var. Yarım boy muz yerdim. Biraz da mineral için tuzlu su içerdim.' 'Son dakikada yüklenen karbonhidratın faydası yok. Adaledeki glikojen son dakikada birikmez.'Avustralya'da Ekmek tüketimiyle ilgili bin kadın üzerinde anket yapıldı. İnsanlar kilo vermek için ekmek yemezken uzmanlar, ekmeği beslenme düzeninden tamamen çıkarmanın hata olduğu belirtti. Özellikle kepekli ekmeği yememenin yarardan çok zarar getireceğini belirtildi.Kaynak: Hürriyet
Reklam
Ünal Aysal'ın Adayı Cemal Özgörkey
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Atatürk Havalimanı’nda başkan adayının Cemal Özgörkey olduğunu söyledi.Şampiyonlar Ligi karşılaşması için takımı ile birlikte Londra’ya giden Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Atatürk Havalimanı’nda başkan adayının Cemal Özgörkey olduğunu söyledi. Cemal Özgörkey’in adaylığını 'biraz sonra kendisinin açıklayacağını' belirten Ünal Aysal, 'Cemal Özgörkey’i destekliyorum. Kendisinin Galatasaray için çok faydalı işler yapacağına inanıyorum. Kendisi de donanımlı bir şekilde hazırlandı.' dedi.DHA
Profesyonel Güreş'te İzlenmesi Gereken 12 Maç
Profesyonel Güreşin en büyük şovlarından birisidir WrestleMania ... Yılda bir kez yapılan bu şov , büyük futbol stadyumlarında yapılır ve yaklaşık 80bin izleyici ortalamasıyla stadyumdan izlenir. İşte bu iki isim , WrestleMania'da Dwayne 'The Rock' Johnson ile karşılaşabilmek için WWE'nin haftalık şovu Monday Night Raw'da karşı karşıya geliyor . SPOILER VERMEK İSTEMEM
Polat: "Galatasaray Tarihinde Kara Bir Lekedir"
Galatasaray'ın eski başkanı Adnan Polat, Sky 360'ta yayınlanan Telegol programında zehir zemberek açıklamalarda bulundu.Galatasaray Başkanı Ünal Aysal hakkında olay sözler sarfeden Polat, 2011 kongresinde kendisine ve sarı kırmızılı kulübün başkanlık makamına hakaret edildiğini dile getirdi.Aysal'ın başarısız bir yönetim sergilediğini dile getiren Polat, çok konuşulacak ifadeler sarfetti.İşte Polat'ın açıklamaları;'G.SARAY TARİHİNDE KARA LEKE''Benim gönderildiğim 2011 kongresi Galatasaray tarihinde bir kara lekedir. Galatasaray başkanlığı yıpratıldı. Son 3 buçuk senedir Aysal ile gelişmeleri görüyorsunuz. Galatasaray'da tamamiyle kavga ortamı var. Herkes birbiriyle küs. Ciddi suçlamalarda bulunuluyor. B u hale gelinmesinin birinci nedeni o kongredir.''Ben iki defa disipline verildim ikisinde de vazgeçildi. Karar almaya korktular. Aysal yönetime kendilerini eleştiren insanları disipline verdiler. Camiadaki insanları küstürdüler, susturmaya çalıştılar. Çevreyle olan ilişkilerinde kötü ilişkilere girdikleri için Galatasaray kaos ortamının içine girdi.''GENÇ G.SARAYLILAR KANDIRILDI''Galatasaray ekonomik olarak mirası yedi. Yani deniz bitti o yüzden bu duruma gelinildi. Ünal aysal'ın üyelik süreci kadar benim kulüpte aktiflik görevim var. Resmi olarak veya özel olarak. Galatasaray'ın içinde olan bitenden haberdar olduğunu sanmıyorum.3 senede belki bir şeyler öğrenmiştir.''Bazı şeyleri konuşurken neyi konuştuğunu bildiğini sanmıyorum. Galatasaray kongresi Galatasaray'a yakışmayacak şekilde kaos ortamına sürüklendi beni göndermek uğruna. Bu planlandı ve organize edildi, uygulamaya sokuldu.''O gün beni protesto edip el kaldıranlar benimle karşılaştıklarında 'allah bizim belamızı versin' diyorlar. Genç Galatasaraylıları kandırdılar. Neticede Galatasaray bugünlere geldi. Hangi Galatasaraylı memnun?''İNSANLARI MAHKUM ETTİRMEK İÇİN...''Galatasaray'ın 10 senelik acılarla dolu bir süreci olacağını düşünüyorum. Benim iadeyi itibara ihtiyacım yok. Ben hangi Galatasaray'a yanlış yaptım? Galatasaray şikeye bulaşmamış bir kulüpken o kavgayı seçmeyi ve düşmüş takımlara vurmayı seçtiler. Bizim adetlerimizde düşene vurulmaz.''Ben kanunların ve yönetmeliklerin uygulanmasını isterdim ama o insanları mahkum ettirmek için çabanın içinde olmazdım.''EN ONURLU NETİCE SEKİZİNCİLİKTİR''Yaşadığımız şampiyonluların içinde en onurlu netice 2010-11 sezonunda aldığımız sekizinciliktir. TFF kuyumuzu kazdı, camia arkamızdan vurdu. Rakipler zaten şike sürecinin içine girmiş. Açıkçası muhalefetin ve TFF'nin yanında olan medya da bizi bombardımana tutmuştu. Biz dört taraftan ateş altındaydık. Biz yine de şirket birleştirmesi yapıp stadı bitirdik. Galatasaray'ın tüm sorunlu ödemelerini yaptık. Daha salim bir duruma getirdik.''3 senelik sürede 220 milyon dolar borçla aldık, 328 milyon dolar borçla bıraktık. 118 milyon dolarla ne yaptık? 1996'dan bu yana gelen ne kadar UEFA problemli futbolcu ve menajer ödemesi varsa kapattık. Devlete tüm borçlarımızı kapattık. Bankalarla ilgili acil olan borçları ödedik ve Galatasaray'ın şirket birleşmesini yaptık. Buna 32 milyon dolar ödedik. Stadı devraldık ama içini oynanabilir hale getirebilmek için ciddi bir para ödedik. Riva'nın ruhsatlarını aldık. Bunların ruhsat harcı bile 10 milyon euro tutuyor. Bu temizlikleri yaparken borcu arttırdık ama 200 milyon dolar gelir yarattık. ''SERMAYE ARTTIRIMINDA HAKSIZLIK...''Biz basketbolda voleybolda Galatasaray'a yenilmiyorduk diyorlardı. İkinci ligdeydik de o yüzden yenilmiyorduk. Çok para harcayarak iyi neticeler alamıyorsunuz da para olmadan da olmuyor bu işler. Eğer şirket birleşmese olmasaydı Aysal o sermaye artışını nasıl yapacaktı? Buna da hiç katılmadım. Çünkü küçük yatırımcıları ziyana uğrattılar. Orada haksızlık yapıldı.''Ben bıraktığımda sponsorluk anlaşmaları 230 milyon euro civarındaydı. Biz 3 senede 300 milyon dolar harcadık. Ama neler yaptığımızı anlattım. 1 milyar dolarlık gelirde bu yönetim ne yapmış merak ediyorum. Çalışanların ücretleri 4-5 kat arttı. Bizim zamanımızda 4-5 kulüp arabası vardı şimdi 100'ün üzerinde bir rakam söyleniyor. Mevcut yönetimde çalışanların ücretleri 4-5 kat arttı. ''HİÇ VERGİ ÖDEMEMİŞLER''Vergi hiç ödememişler. Bu da haksızlık. Ödeyenler de isyan ediyorlar haklı olarak. Bir de varlık satışı yaptı. Biz o kadar sıkıntıda böyle bir şey yapmadık. Galatasaray'ın hisse senetlerini sattılar. Saymakla bitecek gibi değil.''Galatasaray'ı neresinden tutsak içler acısı. Yüreğimize hançer saplanıyor. Belki İnan Kıraç'ın ya da Galatasaray Eğitim Vakfı'nın menfaatlerine karşı bir hareket yapmışımdır. Galatasaray'a zarar veren herkesi kapının önüne koydum. Galatasaray bize Galatasaraylıların emanetiydi.''İNAN KIRAÇ'IN BENİMLE DERDİ NE?''İnan Kıraç'ın benimle alıp veremediği nedir bilmiyorum. Kendisine yakın adamlarla epey bir entrikalar çevirerek beni göndertti. O genel kurulda seçimlere girseydim yine kazanırdım. Ama insanlar bu işlere girerken gönül meselesi olarak giriyor. Ben kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım. Ali Sami Yen ilk açıldığında ben girdim. İnan Kıraç o statlara girdiğimin binde biri kadar girmemiştir. Madalyaonun bir tarafını görüyor.''Ünal Aysal'ın esamesi okunmazken birden ortaya çıktı. Geldi 3 buçuk senede gördük çalışmalarını. Galatasaray'da başkanlar atama usulüyle belirleniyor. Bütün kulüpler şikeyle uğraşırken alınan şampiyonlukları çok büyük başarı olarak lanse ediyorsunuz. Sportif netice iyiyse taraftar mutludur. ''DENİZ BİTTİ, AYSAL GİDİYOR''Ünal Aysal zaten bırakıp gitmek istiyordu. Bıraktığımız miras bitti. Ünal Aysal bu yüzden bırakıyor. Bana yapılanlarla ona yapılan eleştirilere baktığımızda bunlar devede kulak bile değil. Bunun adına kaçıyor mu diyin ne diyorsanız diyin. Proje de üretemiyorlar. Kaynak da üretemiyorlar.''Ünal Aysal Özhan Canaydın'a AIG'den hisseleri alabilmek için 23 buçuk milyon dolar borç verdi. 35 milyon dolarlık bir hisse aldı kendisini garantiye aldı. 10 milyon dolardan fazla para kazandı. Galatasaray tarihinde böyle yapan başka biri var mı bilmiyorum.''ALP YALMAN'A TAVSİYEM ŞUYDU...''Galatasaray büyük bir kurum. Sıkıntılı günler yaşar. Bu hale getirenler çözer bunu. Alp bey tek başkan adayı. Devam edeceğini de biliyorum. Kendisiyle telefonda konuştum. Ona tavsiyem şuydu. Galatasaray'daki bütün yönetimler 50-60 isim etrafından dolaşıyor. Bunlardan kurtulmak lazım. Binlerce üye var bilinmeyen onlara şans verilmesi lazım. Bir iki tane tecrübeli ismin dışında yönetime yeni isimlerin sokulması gerektiğini tavsiye ettim. Alp Yalman sonuna kadar gideceğini söyledi.''Galatasaray içindeki kavga bitmezse çok kötü günler bekliyor. 2011 Mart ayındaki usulsüzlükten kurtulunması lazım. Galatasaray'a hayatını veren insanlar var. Disiplin cezalarıyla bu dünyadan göçüp gittiler. Bunları kaldırıp genel barış ilan edilmesi lazım. Alp beyin arkasında durup G.Saray'ı yeniden ayağa kaldırmak lazım''BORÇLAR ARTINCA ADAM BULAMAZSINIZ''Ben Galatasaray'a hizmetimi yaptım. Galatasaray'da ekonomik kriz olunca yönetime girmek isteyenlerin hepsi ortadan kayboluyolar. Kriz döneminde liste yapacak adam bulamazsınız. Başkanlığı kesinlikle düşünmüyorum. Alp beyin yönetimine girmem ama her türlü yardımı yaparım''Galatasaray samimiyetsizliğin en üst düzeyde olduğu bir dönemi yaşıyor. 2006'da Galatasaray bıçak sırtı değil miydi? Burada görev yine taraftara düşüyor maalesef. Avrupa'da takımlar ne kadar kötü olursa olsun tribünler dolu oluyor. Galatsaray taraftarı kulübe sahip çıkmalı.''Aysal, 3 buçuk yıldır Başbakan'dan randevu alamadı. Stadın yapımında bize çok yardım etti. 3 buçuk yıldır inşaatta oynuyorlar.'Sporx
Reklam
Saran'ın Gecesinde G.Saray İçin Seçim Zirvesi
Saran Holding'in Stansport lansmanı Galatasaray'ın seçim zirvesine dönüştüBu akşam(29 Eylül) saat 19:00'da Four Seasons Otel'de yapılan lansmana Galatasaray camiasının etkili isimleri Faruk Süren, Abdürrahim Albayrak, Haldun Üstünel, Türker Arslan, Mehmet Helvacı ve Ali Dürüst de katıldı.Lansmana birlikt gelen Süren, Albayrak ve Dürüst, gösterimden kısa bir sonra başka bir alana geçerek mini bir seçim zirvesi gerçekleştirdi. Üçlüye daha sonra Haldun Üstünel de dahil oldu ve yapılan kısa toplantının ardından Süren, Albayrak ve Dürüst lansmandan ayrıldı.Galatasaray başkan adaylığı için ismi geçen Mehmet Helvacı da başka bir masada Türker Aslan ile bir süre sohbet etti ve seçim hakkındaki düşüncelerini paylaştı.Lansmanda Galatasaray'ı CEO Lütfi Arıboğan temsil ederken; Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de Faruk Süren, Abdürrahim Albayrak ve Ali Dürüst ile kısa bir görüşme yaptı.Sporx
Bilal Kısa'dan Aykut Kocaman İtirafı
Fenerbahçe alt yapısında yetişen Akhisar Belediyespor'un kaptanı Bilal Kısa, Lig Radyo'ya konuştu.‘İçeride mevcut bir grafiğimiz vardı’Maçın çok zor olacağını biliyorduk. Geçen yılın şampiyonu, iyi futbol oynayan bir takım, oturmuş, aynı kadroyla bu yıl devam eden, Diego gibi iyi bir oyuncuyu kadrosuna katmış bir takımla oynayacağımızı biliyorduk. Ama bizim de içerde devam eden grafiğimiz vardı. İçeride hem tempolu oynuyoruz hem de güzel sonuçlar almıştık. Bunu devam ettirmek istiyorduk. Neticesinde dün akşam güzel bir skor ve iyi oyunla 3 puanı almayı başardık.‘Teknik Allah vergisi’Hamza hocanın üzerimde çok büyük emeği olduğunu düşünüyorum, bana çok büyük katkı sağladı. Benim bundan önce de tekniğim aynıydı. Teknik, yetenek Allah vergisi, bu hiçbir zaman değişmiyor, sen sadece oyununa ilave ediyorsun. Ankaraspor’da Hamza hocayla kısa bir dönemimiz geçmişti, Akhisar’a geldikten sonra da hem takım olarak hem benim de uyum sağlamamla, çabalayarak, 30 yaşında koşmaya başlayarak bunu da asistlerle, gollerle süsleyerek bir anda 2-3 yıldır gündeme gelmeye başladık. Biraz geç yakaladım ama futbol dönemimin sonuna kadar devam ettirmek istiyorum.Bu sezon başı büyük tekliflerden teklifler geldi. Bir kota koymadım ama A Milli Takım’a da seçildiğimde yaşlı oyuncu gibi tepkiler oldu. Avrupa’ya baktığımızda 37-38 yaşına kadar üst düzey oynayan futbolcular var. Vücudum el verdiği sürece devam etmek istiyorum.‘Beşiktaş’tan teklif aldım’Geçen yıl Beşiktaş’tan teklif aldım. Ama bu transfere dönüşmedi. Diğer takımlardan da oldu ama en ciddi teklif Beşiktaş’tan geldi. Şu an 1 yıl daha sözleşmem var, ama Akhisar’la uzatmak istiyoruz. Akhisar’ın bende emeği çok fazla… Şu an kaptanlığa da geldim. Uzun yıllar oynamak istiyorum, ama takıma para kazandıracak büyük transferler olursa ‘Hayır’ demem kulübün menfaatleri açısından…‘Fenerbahçe alt yapısında yetiştim, ama…’Fenerbahçe alt yapısında yetiştim, onun da bana kattığı çok fazla şey var profesyonellik açısından, ama baktığınız zaman alt yapıdan çıkıp da A takımda oynamak çok zor oluyor. Üst düzey transferler yapılıyor, alt yapıdan gelen oyunculara o yüzden çok değer verilmiyor. Bunu zaten görmekteyiz. Ayrıldıktan sonra 10-11 yıldır profesyonel oynuyorum, birçok kez Fenerbahçe ile rakip olduk. Ama hem galip gelip hem de iyi oynayınca bu tip şeyler gündeme geliyor. Sonuçta profesyonel olarak bakıyoruz. Oradan ayrılalı uzun zaman oldu. Benim için mutluluk verici şu an.‘Kulüp kapatıldı, çok sıkıntı yaşadık’Malatyaspor’dan sonra Ankaraspor’a transfer olmuştum, o sene de Milli Takım, transfer gündemleri olmuştu, ama o eşiği atlayamamıştım. Ankaraspor’a transfer oldum. Kapanma sürecinden önceki süreçte iyi bir sezona başlamıştık, maalesef 4. Hafta kulübümüz kapatıldı. Ankaragücü ile birleşimimiz oldu. Ankaraspor’daki oyuncular Ankaragücü’ne geçti. Bayağı sıkıntı yaşadık, çünkü 50 kadar futbolcu bir anda oldu aynı takımın içinde. Sakatlığım oldu, o sezon çok kötü geçti benim açımdan, düşüşüm başlamıştı.‘Şu anki performansım olsaydı, Aykut hoca belki beni isterdi.’Aykut Kocaman Fenerbahçe’ye gittiği dönemde, benim Ankaraspor’da yaşadığım formsuzluk dönemi Karşıyaka’ya transfer oldum. Fenerbahçe değil de başka bir takıma gitseydi, Bursaspor, Gaziantep gibi Anadolu takımı olsaydı Aykut hoca alırdı beni. Fenerbahçe olunca umutların düşüyor o konuda. Tam sakatlık dönemime denk geldi. Belki şu anki performansım olsaydı, Aykut hoca belki beni transfer etmek isterdi.‘Gekas’ın kalitesini tartışamayız’Ben Gekas’ı Türk futbolunda Tanju Çolak’a benzetiyorum. Ceza sahasının içinde bitiriciliğiyle ünlüydü, Gekas da o tarz bir futbolcu. Bir de biz birbirimizi tamamlıyoruz. Gekas, ben, Güray, Uğur birbirini tamamlayan oyuncular. İyi niyetli ve mücadele eden bir takım gösteriyoruz sahada. Gekas, aramıza katıldığı sene zaten gösterdi futbolunu. Geçen yıl talihsiz bir ayrılık oldu aramızda. Bu yıl tekrar aramıza döndüğü için mutluyuz. Kalitesini zaten tartışamayız. Ceza sahası içinde müthiş bir bitiriciliği var, o bizi, biz onu sırtlıyoruz.‘Fikstüre bakarken korkuyorum’Fikstüre bakmak içimden gelmiyor. 1. Sırada gördüğümde korkuyorum açıkçası. Ligin henüz 4. Haftası. Buna en iyi örnek Rizespor. Geçen sezon ilk 5 haftada 12 puan yapmıştı. Lig çok uzun. Takım olarak aynı oynayan ekibiz, form düşüklüğü yaşamayız, ama ben ligin son haftasına bakıyorum. Şu an çok güzel başladık, sezonu nasıl bitireceğimiz önemli. Şu an amacımız ligde kalıcı olmak ama geçen sene ligi 10. Sırada bitirdik ve 5 puanla Avrupa şansımızı kaybettik. Her yıl bunun üstüne çıkmak, her sene kendini geliştirmek zorundasın takım olarak. İnşallah ilk 10’un içinde Avrupa’ya giden bir sıralama içinde oluruz.‘Milli Takım en üst mertebe’Milli Takım’a çağrılmayı bekliyorum, orası en büyük mertebe. Bu fırsatları yakaladım, kötü başlangıç yaptık. Şu an çağrılsam da gitsem, gitmesem de çok önemli değil. Çünkü Dünya Kupası, Avrupa Kupası’na katılamadık, bu ülkemiz için son derece üzücü. Fatih hocam şans verirse, elimden gelenin en iyisini yaparım.Milliyet
Reklam
HRW: 'AKP Hükümeti, Politik Muhalefete Sopa Sallayarak Cevap Verdi'
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), yayımladığı bir raporda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP yönetimindeki Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatmak, medyayla interneti kontrol etmek, hükümeti eleştirenleri ve protestocuları sindirmek için çok aşırı adımlar attığını belirtti.HRW Press’ten yapılan yazılı açıklamaya göre İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Sinclair-Webb, “Türkiye Suriye’deki ve Irak’taki savaşın sıcaklığını ensesinde hissettikçe, Ankara’nın Avrupa ile daha yakın bağlar kurmak konusundaki isteği tazelendi. Ama Türkiye’nin liderleri insan hakları alanındaki gerilemeyi geri döndürmez ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmezlerse, Türkiye’nin Avrupa’ya yaklaşması mümkün olmaz” dedi.Açıklamada, ‘Türkiye’nin İnsan Hakları Alanındaki Gerilemesi ve Reform Önerileri’ başlığını taşıyan 38 sayfalık raporun Türkiye’de 2013′te yaşanan kitlesel hükümet karşıtı protesto eylemlerini ve iktidardaki AKP’yi tam kalbinden vuran yolsuzluk iddiaları ile bağlantılı olarak insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında yaşanan gerilemeyi özetlediği ifade edildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün son gelişmeler karşısında hükümetin verdiği tepkilerin izini sürdü ve dört alanda somut önerilerde bulunduğu raporda “Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile yürütülen barış sürecinde insan hakları bağlamının güçlendirilmesi; ceza yargılamaları sisteminde reform yapılması; devlet görevlileri tarafından halen yapılmakta olan ve geçmişte yapılmış insan hakları ihlallerinde ve kadınlara karşı işlenen aile içi şiddet suçlarında faillerin cezalandırılmaması uygulamasına son verilmesi; ve ifade, medya, İnternet özgürlüklerine ve toplanma ve örgütlenme haklarına getirilen kısıtlamalara son verilmesi” önerileri sunuldu.İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Emma Sinclair-Webb, raporda “Geçtiğimiz yıl içinde Erdoğan’ın AK Partisi politik muhalefete kuralları hiçe sayarak, eleştirel sesleri susturarak ve sopa sallayarak karşılık verdi. Türkiye’nin ve Türkiye vatandaşlarının geleceği adına, hükümetin girdiği yoldan geri dönmesi ve insan haklarına saldırmak yerine, onları koruması gerekli” dedi. Hükümetin baskıcı refleksleri dünya kamuoyunun dikkatini 2013 yılının Mayıs – Haziran aylarında İstanbul’da ve diğer şehirlerde yaşanan Gezi eylemlerinde, polisin biber gazını yanlış kullanmak da dahil olmak üzere, aşırı şiddet kullanması ile çekmişti, denilen raporda binlerce insanın hakkında gösterilere katıldıkları için ceza soruşturması açıldığı belirtildi. Bunların arasında Beşiktaş futbol kulubünün taraftar grubu Çarşı ile bağlantılı ve haklarında ömür boyu hapis cezası gerektiren darbe girişiminde bulunmak suçuyla dava açılan 35 kişinin de olduğu vurgulanırken “Buna karşın göstericilerin öldürülmesi ve yaralanmasının hesabı çok az sayıda polis memurundan soruldu” ifadeleri kullanıldı.HRW Press tarafından yapılan yazılı açıklamada şu açıklamalar yer aldı: “2013 yılının Aralık ayında emniyet güçlerinin üst düzey hükümet yetkilileri ve aile üyelerinin adlarının karıştığı bir ceza soruşturmasının varlığını ve bu soruşturma kapsamında tutuklamalar yapıldığını açıklamasıyla, büyük bir yolsuzluk skandalı gün ışığına çıktı. Skandal yerleşik politik düzen içinde AK Parti ile onun eski müttefiki, Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan din adamı Fethullah Gülen liderliğindeki Gülen hareketi arasında yaşanan bir ihtilaftan kaynaklanıyordu. Hükümet buna yargı bağımsızlığını baltalayarak ve hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatarak karşılık verdi. Hükümet ayrıca hakimlerin, savcıların ve polis memurlarının görev yerlerini değiştirdi. Son dönemde ise soruşturmalarda yer alan polisleri tutukladı, soruşturma dosyalarını kapattı ve konu hakkındaki haberleri veren sosyal ve geleneksel medyayı susturma çabalarını yoğunlaştırdı. Türkiye’nin zaten çok kısıtlayıcı olan İnternet yasasında yapılan üç grup değişiklik ki en sonuncusu Eylül ayında yapıldı, Internet sansürünü artırdı. Milli İstihbarat Teşkilatı yasasında Nisan ayında yapılan değişiklikler ise hükümetin izleme, gözetleme ve kişisel verilere sınırsız erişim yetkilerini artırıyor, istihbarat personelini ceza soruşturmalarına karşı koruyor ve insan hakları ihlallerini ve hukuksuzlukları kamuoyuna sızdıranlar ile, sızdırılmış istihbaratı yayınlayan gazetecilere verilecek cezaları artırıyor.Bilançonun artı tarafında ise, hükümet Kürdistan İşçi Partisi ile yürüttüğü insan hakları bağlamında büyük ilerleme potansiyeli taşıyan müzakerelerde ilerleme kaydetti. Bu ihtilafın temelinde Kürtlerin insan haklarında karşılaştıkları noksanlıklar yatıyor ve bu noksanlıkları gidermek için atılacak cesur adımlar Türkiye’de ki bütün etnik ve dini azınlık gruplarının insan haklarını ilerletebilir. Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de insan hakları alanında yaşanan daha büyük gerilemeye ciddiyetle eğilinmezse, Kürtlerle yürütülen henüz başlangıç aşamasındaki barış sürecinin çözülme riski ile karşı karşıya kalabileceğini de vurguluyor”Raporun yazarı Sinclair-Webb, “İnsan hakları alanındaki daralma ve yargıya yapılan müdahaleler, hükümetin Kürtlerle yürüttüğü barış sürecine bağlı kalmaktaki olumlu kararlılığı ile bir tezat teşkil ediyor ve hatta bu süreci tehdit ediyor. Kürtlerle yürütülen barış sürecinin başarısını garantilemenin en iyi yolu, İnsan haklarını korumak ve herkesin insan haklarını güçlendirmektir” açıklamasında bulundu.Raporda ayrıca İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre insan haklarını korumak için Türkiye Hükümeti’nin 1982 anayasasını değiştirmesi gerektiği savunuldu. “Devlet görevlisi failler tarafından yapılan yaşam hakkı ihlallerindeki zaman aşımı kaldırılmalı ve istihbarat personeli ve diğer devlet görevlileri ve memurlarına dokunulmazlık veren yasalar iptal edilmeli” denildi.Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik koşullarının İnsan Hakları ile ilgili boyutuna ilişkin müzakereleri açmak için yerine getirmesi gereken koşulları, kamuoyu önünde açıklamalarını öneren raporda şu ifadeler kullanıldı: “Hükümet terörizm suçları ve devlete karşı işlenen suçların istismar edilmesini ve şiddet içermeyen politik eylemlere ve protestolara katılan insanların bu suçlarla itham edilerek yargılanmalarını da sonlandırmalı. Hükümet ayrıca aile içi şiddete maruz kalan kadınlara yeterli koruma temin etmeli ve saldırganların yargılanmasını sağlamalı. Ayrıca hak ihlallerine yol açan İnternet Yasalarını iptal etmeli ve gazetecileri sızdırılan bilgileri yayınladıkları için insanları da şiddet içermeyen sözleri nedeniyle yargılamaya son vermeli.Hükümet, 18 Eylül Günü Avrupa Birliğine katılmak için yeni bir strateji açıkladı ve bu bağlamda komşu ülkelerdeki ve daha geniş bölgedeki karışıklıkların arttığı bir dönemde Avrupa ile güçlü bağlar kurmanın önemini vurguladı. On yıl önce, AK Parti’nin ilk döneminin başlarında, AB üyeliği hedefi reformlar için önemli bir motivasyon kaynağıydı. Rapor Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik koşullarının İnsan Hakları ile ilgili boyutuna ilişkin müzakereleri açmak için yerine getirmesi gereken koşulları, kamuoyu önünde açıklamalarını da öneriyor”İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Sinclair-Webb, “Türkiye Suriye’deki ve Irak’taki savaşın sıcaklığını ensesinde hissettikçe, Ankara’nın Avrupa ile daha yakın bağlar kurmak konusundaki isteği tazelendi. Ama Türkiye’nin liderleri insan hakları alanındaki gerilemeyi geri döndürmez ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmezlerse, Türkiye’nin Avrupa’ya yaklaşması mümkün olmaz” dedi. DHA
Hasan Şaş'tan Fatih Terim'e Eleştiri
Galatasaray'da Fatih Terim'in yardımcılığını yapan Hasan Şaş, şu an A Milli Takım Futbol Direktörlüğü'nü yapan Terim'i eleştirdi.Hasan Şaş, Teknik Direktör Fatih Terim'in A Milli Takım'ın İzlanda maçında oynattığı 3'lü savunma için 'Gereksiz' diye konuştu.Selçuk İnan'ın performans düşüklüğüne de değinen Hasan Şaş, Olimpiyat Stadı için de 'Orada oynamak çok zor' diye konuştu.İşte Hasan Şaş'ın açıklamaları;Reaksiyon iyi bir reaksiyon gösterdiler. Bununla maç kazanabilirsiniz. Tehlikeli bir gelecek oluşturur... Oyuncular reaksiyon olarak kazandı sistem olarak kazanmadı. Arsenal maçında yanılır, Prandelli böyle olursa... Arsenal'in iyi gününe gelirse 3 gol atarlar.Arsenal maçında denemesini bekliyor bu sistemi ama kesinlikle denememesi gerekiyor. Biz o yıllarda 3'lü defans denedik ama olmadı başarısız olduk.İzlanda maçında da gereksiz bir şekilde 3'lü savunma denendi.Selçuk İnan...Selçuk İnan'ın performans düşüklüğü ilk bizimle başladı. Çünkü taktik gereği onu biraz daha geriye çekmek zorunda kaldık.Sabah
"Şampiyonlar Ligi'ni Bu Sene Kazanabiliriz"
Belçikalı yıldız, çok iyi bir kadro oluşturduklarını ve bu sene sonunda Şampiyonlar Ligi'nde mutlu sona ulaşacaklarına inanıyor.Chelsea 'nin Belçikalı yıldızı Eden Hazard , tüm kulvarlar için yeterli kadroları olduğunu ve Şampiyonlar Ligi'nde zafere uzanacaklarını iddia etti.Haziran 2012'de Stamford Bridge'ye transfer olan Belçikalı, yeni kulübüne gelişinden sadece 1 ay sonra Bayern Münih'i devirerek Devler Ligi kupasının sahibi olmuştu.Bu yaz Diego Costa, Filipe Luis, Cesc Fabregas ve Loic Remy gibi ünlü isimlerin Londra ekibine transferiyle güçlerine güç kattıklarını ifade eden genç yıldız, Berlin'de Mayıs ayında oynanacak finalde tekrar mutlu sona ulaşacaklarına inanıyor.Devler Ligi şanslarını değerlendiren Hazard, kulübün resmi sitesine verdiği demeçte, 'Chelsea'ye geldiğimden günden beri Şampiyonlar Ligi'ni kazanma arzumu herkes biliyor. Elimizden gelenin en iyisini yaparak bunu başarabileceğimizi biliyorum.' dedi.Arkadaşlarına güvenen Belçikalı yıldız, 'Bu takımla neden olmasın? Real Madrid ve Bayern Münih bu sene kadrolarını oldukça güçlendirdiler. Evet bunların dışında birçok sağlam takım var. Öncelikle gruplardan çıkmaya bakacağız. Şimdilik ilk hedefimiz bu. Elbette insan o anı hep hayal ediyor. Her sene aynı umutla başlıyoruz. Umarım bu sene hasret sona erecek.' şeklinde konuştu.Salı günü G Grubu'ndaki ikinci maçına çıkacak olan Chelsea, Sporting Lizbon ile karşı karşıya gelecek. İlk hafta mücadelelerinde Schalke ile 1-1 berabere kalmışlardı.Goal.com
Albayrak Yönetime Giriyor mu?
Galatasaray'da yapılacak seçim öncesinde en çok merak edilen konuların başında, Faruk Süren ve Abdürrahim Albayrak'ın yönetime aday olup olmayacağı geliyor. Galatasaray'da olağanüstü seçim öncesi başkanlığa aday başvurusu için 2 gün kalırken, Ünal Aysal'dan boşalacak başkanlık koltuğuna şu ana kadar sadece Alp Yalman aday oldu.Camianın önde gelen isimlerinden olan ve kendisinden çok şey beklenen eski başkanlardan Faruk Süren, DHA'ya yaptığı açıklamada, ' Kesinlikle aday değilim. Öyle bir düşüncem yok ' dedi.ALBAYRAK İKNA TURLARINDATaraftarlar tarafından çok sevilen Abdurrahim Albayrak ise, ' Şu an bir isim ile birlikte çalışıyoruz. Adaylığını açıklarsa ben de o yönetim içinde olacağım ' diyerek sır vermedi.Camiada birleştirici bir rol üstlenen Albayrak, StanSport TV'nin tanıtım gecesinde yine Süren, Dürüst ve Arıboğan ile yakın temastaydı.Sporx
Reklam