onedio
Barcelona'dan Dev TV Anlaşması
İspanya La Liga'nın dev kulüplerinden Barcelona, önümüzdeki sezon iç saha maçlarının televizyon yayını konusunda Telefonica şirketiyle anlaşma sağladı.Barcelona resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, kulübün yönetim kurulu üyelerinin Telefonica yetkilileriyle görüşmeler yaptığını ve anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Barcelona, anlaşmanın ne kadara mal olduğunu açıklamasa da, yerel medya muhabirleri Camp Nou'da oynanacak 19 maçlık anlaşmanın 140 milyon euro olduğunu açıkladı.İspanya'da tüm kulüplerin kendi iç saha maçlarını pazarlama hakkı var. Ancak, bazı kulüpler biraraya gelerek kollektif anlaşmalar da yapabiliyor. Espanyol, Sevilla ve Valencia kulüplerinin de gündeminde sağlıklı bir TV yayın hakkı anlaşması var.Bu anlaşmayla birlikte Real Madrid ve Barcelona kulüpleri, La Liga'nın toplam yayın gelirlerinin yarısını almış olacak.Sporx
Hamzaoğlu: "Yaptığımız Güzel Şeyleri Gölgeledik"
Süper Lig'in 20. haftasında Balıkesirspor'u evinde mağlup eden Galatasaray'ın teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu, son dakikalardaki oyundan memnun değildi.Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, galibiyete sevinse de oyuncularının son dakikalardaki düşük temposunu beğenmediğini söyledi.Sözlerine '3-1' e kadar her şey iyiydi' diye başlayan Hamzaoğlu, 'Ama 3-1'den sonra oyuncularım kendi becerilerini ortaya koymaya kalkıştılar. Bu da yaptığımız iyi şeyleri gölgeledi. Bunları konuşacağız. Maçı biraz gevşek oynayınca neler olabileceğini görmek açısından iyi. Galibiyetten memnunum ama en azından bu maçta böyle kötü bir görüntüyü görmek sevindiricidir' diye konuştu.Hamzaoğlu, Melo'nun yaşadığı sakatlıkla ilgili olarak da 'Doktorlar muayenelerini yapacaklar biz de göreceğiz umarız haftaya Melo'da Sivas'a bizimle gelir' diye temennide bulundu.Eurosport
Kemal Özdeş: "Melo 2. Sarı Kartı Görmeliydi"
Galatasaray'ın sahasında Balıkesirspor'u 3-1 mağlup ettiği maç sonrasında konuk ekip Balıkesirspor'un Teknik Direktörü hakeme sitemde bulundu. Teknik Direktör Kemal Özdeş, maçın hakemine gördüğü sarı karttan sonra itirazını sürdüren Melo'nun 2. sarıdan kırmızı kart görmesi gerektiğini savundu.İşte o açıklamalar;'İkinci yarı oynadığımız oyunu ilk yarının başlangınca oynadık. ilk 15 dakika puan alacak oyunu sahaya yansıttık fakat 2 gol yedik. Gol atıp diğerini kovalamayı düşündük. Amacımız ligde kalmak. Bu maç ilerisi için referans olacak. Önümüzdeki hafta lig için final niteliğinde Gençlerbirliği ile çok önemli bir maç oynayacağız. Maçın hakeminin Aykut'a gösterdiği 2. sarı kart bana ağır geldi.Melonun sarı karttan sonra yaklaşık yarım dakika tepkisine devam etmesi 2. sarı kartı gerektiriyor.'Sporx
Galatasaray Rahat Kazandı
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında Galatasaray, sahasında Balıkesirspor ile karşılaştı. Türk Telekom Arena'da oynanan mücadeleyi sarı-kırmızılılar ilk yarıdaki etkili oyunu ile 3-1 kazandı.Galatasaray'da galibiyeti getiren golleri 16. dakikada Aurelien Chedjou, 26. dakikada Wesley Sneijder ve 30. dakikada Burak Yılmaz kaydetti. Öte yandan Felipe Melo, 55. dakikada sakatlanarak oyundan çıkarken, Balıkesirspor'da ise Aykut Çeviker, 29. ve 61. dakikalarda gördüğü sarı kartların ardından kırmızı kart ile oyun dışında kaldı.Galibiyetin ardından Galatasaray puanını 45 yaptı ve 3. sıraya yerleşti. Balıkesirspor ise 13 puanla ligin dibinden kurtulamadı. Süper Lig'in 21. haftasında G.Saray deplasmanda Sivasspor ile karşılaşacakken, Balıkesirspor ise evinde Gençlerbirliği'ni konuk edecek.HAMZAOĞLU SADECE KALEYİ DEĞİŞTİRDİSpor Toto Süper Lig'in 20. hafta mücadelesinde Balıkesirspor'u konuk eden Galatasaray'ın 11'inde, Ziraat Türkiye Kupası'ndaki Torku Konyaspor maçının kadrosundan kaleci dışında değişiklik yapılmadı.Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu, kupa maçında 11 kişilik kadroda yer alan kaleci Sinan Bolat'ı yedeğe çekip, ilk 11'de Muslera'yı görevlendirdi. Diğer 10 futbolcuyu da Balıkesirspor karşısında ilk 11'de sahaya sürdü.Hamzaoğlu, Balıkesirspor karşısında 11 kurgusunu Muslera, Tarık Çamdal, Koray Günter, Chedjou, Olcan Adın, Selçuk İnan, Melo, Bruma, Sneijder, Yasin ve Burak'tan oluşturdu. Son dönemde sarı-kırmızılı teknik adamın ilk 11'de sıklıkla tercihi olan isimlerden Alex Telles, Hakan Balta, Emre Çolak ve Umut Bulut, yedekler arasında yer aldı.SABRİ KADRODA YOKLigdeki Bursaspor maçında sakatlandıktan sonra takımla çalışmalara yeni başlayabilen Sabri Sarıoğlu, kadroya alınmadı.Sarı-kırmızılı takımın son 3 resmi maçında forma giyemeyen, Balıkesirspor karşısında forma giyme ihtimali bulunan oyuncu, tedbir amaçlı olarak kadroda düşünülmedi.Sakatlığı devam eden Semih Kaya da Balıkesirspor maçında takımdaki yerini alamadı.GALATASARAY SALDIRDI, GOLÜ BULDUMücadeleye mutlak 3 puan parolası ile başlayan ve ilk dakikadan itibaren oyunu rakip yarı alana yıkan Galatasaray, aradığı golü de 16. dakikada buldu.Sol kanattan kazanılan köşe vuruşunda topun başına geçen Wesley Sneijder uzak direğe ortasını yaptı. O bölgede bulunan Koray Günter'in içeri çevirdiği topa Burak Yılmaz hamle yaptı ve kaleye yönelen topa son dokunan Aurelien Chedjou topu ağlarla buluşturdu.SNEIJDER'DEN GÜDÜMLÜ FÜZE!Öne geçtikten sonra da ataklarına devam eden ve Balıkesirspor defansına zor anlar yaşatan Galatasaray, 24. dakikada Sneijder'in harika golü ile farkı 2'ye çıkarttı.Sol kanatta topla buluşan Wesley Sneijder pasını ceza sahasında bulunan Yasin Öztekin'e aktardı. Yasin Öztekin topu kontrol edip ceza sahasına hareketlenen Wesley Sneijder'e tekrar pasını verdi. Wesley Sneijder sol ayağıyla çok sert vurdu ve topu Emrullah Şalk'ın sağından ağlarla buluşturdu.BURAK 'BURADAYIM' DEDİ...Galatasaray ilk yarım saatlik bölümde oyunun tek hakimi olurken, Balıkesirspor'a organize atak geliştirme şansı tanımadı. Sarı-kırmızılılar 31. dakikada Burak ile de, iyice rahatladı.Ceza sahasının sol tarafında topla buluşan Burak Yılmaz, Yasin Öztekin ile yaptığı verkaç sonrasında topa tekrar sahip oldu. Sağ ayağı ile çok sert bir vuruş yapan golcü oyuncu, karşılaşmada durumu 3-0'a getiren golü attı.İlk yarıda başka pozisyon olmazken, Galatasaray iyi bir oyun ve 3 farkın getirdiği rahatlık ile soyunma odasının yolunu tuttu.MELO SAKATLANDI...İkinci yarıya sarı-kırmızılılar daha sakin başlarken, orta sahada yaptıkları sık paslarla rakibi yormaya ve süreyi harcamaya başladı. Sarı-kırmızılılar, 60. dakikada zorunlu bir değişiklik yapmak zorunda kaldı.Felipe Melo, orta sahadaki ikili mücadelein ardından yerde kaldı ve oyuna devam edemedi. Sakatlanarak oyundan çıkan Felipe Melo'nun yerine Emre Çolak oyuna dahil oldu.BAL-KES'TE KIRMIZI VE BİR GOL...61. dakikada Balıkesirspor'da Aykut Çeviker, orta yuvarlakta Bruma'ya yaptığı sert müdahale sonrasında ikinci sarı karttan kırmızı kart gördü ve takımını 10 kişi bıraktı. Bu dakikadan sonra Galatasaray oyundan kopmaya başladı.Balıkesirspor, 80. dakikada bir gol buldu. Rakip yarı alanın ortalarında topla buluşan Ronald Vargas güzel ara pasıyla topu Ermin Zec ile buluşturdu. Ermin Zec ceza sahasında topu soluna çekip yakın direğe şutunu çekti ve farkı 2'ye indiren golü attı.Kalan dakikalarda iki ekip de tehlike yaratamadı ve Galatasaray rakiplerinin kazandığı haftada 3 puanı hanesine yazdırdı.Sporx
Ankara'da Es Es Rüzgarı
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında Eskişehirspor, Ankara'da konuk olduğu Gençlerbirliği karşısında 1-0 geriye düştüğü maçı 2-1 kazanrak önemli bir galibiyet elde etti.Geçtiğimiz hafta içi kupada Eskişehir’i 3-0’la geçerek adını çeyrek final'e yazdıran Gençlerbirliği, rakibini bu kezde ligde de yenerek 5 haftalık galibiyet hasretine son verdi.Karşılaşmaya daha etkili başlayan Kırmızı Siyahlı ekip maçın 7. dakikasında Rumen golcüsü Stancu ile 1-0 öne geçti. Bu golden 10 dakika sonra sağ kanattan gelişen Gençlerbirliği atağında El Kabir'in şutu direkten döndü. Karşılaşmanın 20. dakikasından sonra oyunun üstünlüğünü eline alan konuk ekip, üst üstte bulduğu pozisyonlarla Gençlerbirliği kalesinde gol arıyordu. İlk yarının sonra ermesine bir dakika kala köşe vuruşu kazanan Eskişehirspor, Nzuzi Toko'nun ceza sahası dışından vurduğu şık şutla golü buldu ve ilk yarı 1-1 eşitlikle sonuçlandı.Mücadelenin ikinci yarısı golle başladı. 48. dakikada sol kanattan Özgür Çek'in ortasına şık bir kafa vuruşu yapan Funes Mori, Eskişehirspor'u 2-1 öne geçiren golü attı. Golün ardından orta saha hakimiyetini rakibine kaptıran Gençlerbirliği'nde teknik direktör İrfan Buz, 53. dakikada Radosav Petrovic'in yerine Guido Koçer'i oyuna aldı. Oyuncu değişikliği sonrası oyunda dengeyi kuran ev sahibi ekip, karşılaşmanın 80. dakikasında Gosso ile gole çok yaklaştığı pozisyonda Eskişehir kalecesi Boffin gole izin vermedi. 91. dakikada Gosso sert müdehalesi sonrası ikinci sarı kart ve ardından da kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Karşılaşmanın uzatma dakikalarında rakibine çok sert bir müdehalede bulunan Ahmet Çalık'ın hareketini hakem Mete Kalkavan kırmızı kartla cezalandırınca Gençlerbirliği maçı 9. kişi ile tamamladı. Karşılaşmanın geri kalan dakikalarında skor değişmedi ve Eskişehirspor zorlu Ankara deplasmanından 2-1 galibiyetle ayrıldı.Bu sonuçla Eskişehirspor puanını 20'ye yükseltti ve düşme hattından uzaklaştı. Gençlerbirliği ise 22 puanda kaldı.LİG TV
Reklam
Nihat Doğan Galatasaray'dan Parasını Geri İstedi
Mersin'in Tarsus İlçesinde evine gitmek için bindiği minibüste tecavüz edildikten sonra vahşice öldürülen Özgecan Aslan cinayetinden sonra attığı 'Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın' şeklindeki tweeti tepki çekti. Galatasaray kulübünden ihracı gündeme gelen Doğan, Galatasaray'ın taraftar grubu ultrAslan tarafından da darbe yedi. Ayrıca kendisini Galatasaray Kulübü Üyeliği'nden ihraç etmek için harekete geçenlere Twitter'dan cevap veren Doğan; 'İhraç edeceseniz üyelik için yatırdığım parayı iade edin de hiç olmazsa Filistin'deki mazlum kardeşlerime göndereyim' ifadesini kullandı.
MHK'dan Beşiktaşlı Futbolculara Brifing
Merkez Hakem Kurulu, Beşiktaşlı futbolcular ve teknik heyete kurallar ve talimatlarla ilgili brifing verdi.MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, MHK Yönetim Kurulu Üyesi Fahir Ersoy ve Hakem İşleri Müdürü Burçin Keskin'in BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde sunduğu brifinge, teknik direktör Slaven Bilic ile teknik ekip ve tüm oyuncular katıldı.Yaklaşık 30 dakika süren bilgilendirme toplantısında, UEFA'nın ocak ayında hakem seminerinde aldığı kararlar, değişen talimatlar ve uygulamalar hakkında güncel durum hakkında bilgiler sunuldu.Sporx
Reklam
TFF Yeni Sistemin Detaylarını Açıkladı
Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig'de futbolcuların uygunluğu ve yerli futbolcu teşvik sistemini karara bağladı. Alınan kararlar gelecek sezonun birinci transfer ve tescil döneminden itibaren başlayacak ve en az 4 sezon uygulanacak.TFF Yönetim Kurulu'nun aldığı karar gereği kulüpler istedikleri sayıda profesyonel futbolcu ile sözleşme imzalayıp, tescil ettirebilecek ancak A takım listesinde en fazla 28 futbolcu bulunacak.A Takım listesinde yer alacak en az 14 futbolcunun, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğuna sahip futbolcu olması gerekecek. Gelecek sezonun birinci transfer ve tescil döneminin başlangıcından önce başka ülke A milli futbol takımlarını tercih etmiş futbolcular açısından Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğu şartı aranmayacak. Türk vatandaşlığına sonradan geçen yabancılar ise Türkiye A Milli Takımı'nın en az bir resmi müsabakasında oynadıktan sonra bu kapsamda listeye yazılabilecek.Söz konusu 14 futbolcudan en az 2'sinin (bu sayı 2016-2017 sezonunda 3, 2017-2018 sezonundan itibaren 4 olarak uygulanacak) 15'inci yaş gününe denk gelen sezon ile 21. yaş gününe denk gelen sezonlarda kesintili veya kesintisiz en az 3 sezon veya 36 ay kendi kulübünde tescilli olması zorunlu olacak.Bahsedilen 14 futbolcudan en az 4'ünün ayrıca 15. yaş gününe denk gelen sezon ile 21. yaş gününe denk gelen sezonlarda kesintili veya kesintisiz en az 3 sezon veya 36 ay TFF'ye tescilli kulüplerde tescilli olması zorunlu kılınacak.Kulüpler A takım listesinde en fazla 3 kaleci bulunduracak. Bu kalecilerden en az birinin Türkiye A Milli Takımı'nda oynama uygunluğu zorunluluğu bulunacak.Kulüplerin yukarıda belirlenen kriterlere uygun futbolcuları bildirmemesi durumunda, A Takım listesi bildirilmeyen futbolcu sayısı kadar eksik oluşturulacak ve kulüplere ilave disiplin yaptırımları uygulanacak.Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğuna sahip futbolcuların, son listelerin TFF'ye ibrazından sonra bu uygunluğunu kaybetmesi halinde, takip eden ilk transfer ve tescil döneminin başında bu kapsamda oynama uygunluğunu kaybedecek. Transfer ve tescil dönemleri içerisinde Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğunu kaybeden futbolcular ise listedeki Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğuna sahip futbolcu statüsünden çıkarılacak.Genç futbolcular müsabaka isim listesiKulüpler belirlenen esaslar çerçevesinde resmi müsabakalara iştirak edecek profesyonel futbolcularının listesini federasyona ibraz etmek zorunda olacak.TFF'nin açıkladığı yeni sistemin 5. maddesine göre, takımlar 18 kişilik maç kadrosunda A Milli Takım'da oynamaya uygun en az 7 futbolcuya yer vermek zorunda. Bu 7 futbolcudan birisinin de kaleci olma zorunluluğu getirilirken, takımlar yerli kaleciyi kadroya almaması durumunda sahaya 17 kişilik kadroyla çıkacak.Süper Lig kulüplerinin 21 yaş altı takımında yerli statüsünde oynayan futbolcular, sezon başında 28 kişilik kadroda olmasına gerek kalmadan A takım maç kadrosuna alınabilecek. Bu futbolcuların, gelecek sezon için 1994 ve sonrası, 2016-2017 için 1995 ve sonrası, 2017-2018 sezonu içinse 1996 ve sonrası doğumlu olması gerekiyor.TFF, diğer kurul ve mahkemeler, FIFA ve UEFA'nın yargı kurulları, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından verilen kararlar dahil olmak üzere, vergi daireleriyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na kesinleşmiş borçlarını ödememesi veya yapılandırmaması durumunda, kulüplere transfer yasağı getirilecek.Yerli futbolcu teşvik sistemiTFF, yeni uygulama içinde önemli bir yer tutan yerli futbolcu teşvik sisteminin ayrıntılarını da paylaştı.2015-2016 sezonu birinci transfer ve tescil döneminin başlangıcından itibaren Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğu bulunmayan futbolcu transfer eden kulüplerden, Yerli Futbolcu Teşvik Fonu'nda biriktirilmek üzere ücretler alınacağı aktarılacak.15 ve üzeri futbolcu14 futbolcuya ödenen fon payına ilaveten her bir futbolcu başına 1.000.000 TL ödenir.Geçici transferlerde fon payının futbolcuyu geçici olarak tescil ettiren kulüp tarafından ödeneceği ve Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğu bulunmayan kaleciler iki futbolcuymuş gibi sayılacağı vurgulanırken, şu ifadelere yer verildi:'İkinci transfer ve tescil döneminde, birinci transfer ve tescil dönemi sonundaki Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğu olmayan futbolcu sayısının artması halinde, artan oyuncu sayısı dikkate alınmak suretiyle, yatırılması gereken fon bedelleri arasındaki farklar ikinci transfer ve tescil döneminin bitimini takip eden 5 gün içerisinde kulüp tarafından TFF'ye yatırılır.'Ayrıca, birinci transfer ve tescil dönemi sonunda Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğu bulunmayan futbolcu sayısı artmayan kulüplerin ise kontenjan boşaltmak suretiyle yeni oyuncu transfer etseler dahi fon bedeli ödemeyecekleri kaydedildi.Teşvik sistemi dağıtım kriterleriTFF, yeni uygulamayla birlikte teşvik sisteminin dağıtım kriterlerini duyururken, tahsil edilen fonun yüzde 75'inin Spor Toto Süper Lig Geri Ödeme Payı, yüzde 5'inin Millilik Geri Ödeme Payı ve yüzde 20'sinin de TFF Gençlik Gelişim Programları Payı olarak paylaştırılacağını açıkladı.Süper Lig Geri Ödeme Payı'nın hesaplanmasıyla ilgili olarak, Süper Lig müsabakalarında Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğu bulunan futbolcuları oynatan kulüplere verilecek puanların sistemi hakkında, şu maddeler paylaşıldı:'a- İlk onbirde başlayan her bir futbolcu için 10 puan,b- Sonradan oyuna giren her bir futbolcu için 4 puan,c- 18 kişilik müsabaka isim listesinde olup oyuna girmeyen her bir futbolcu için 2 puan verilir.d- a,b, c maddelerindeki puanlar, futbolcunun kaleci olması halinde 1,5, genç futbolcu olması halinde 2 ile çarpılır.e- Bir müsabakaya denk gelen puanı 75 ile 124 puan arasında ise bahsi geçen kulübe ekstra 75 puan, 125 ve üzeri ise bahsi geçen kulübe ekstra 100 puan verilir.f- Birinci transfer ve tescil dönemi sonunda toplanan fon gelirinin Süper Lig Geri Ödeme Payı'na ayrılan kısmının ikinci transfer ve tescil dönemi sonu itibariyle oynanan Spor Toto Süper Lig resmi müsabaka sayısı oranındaki bölümü ilk devre müsabakalarında, bakiyesi ikinci devre müsabakaları için bloke edilmek suretiyle kulüplere geri ödenecektir.g- İkinci transfer ve tescil dönemi sonunda toplanan fon geliri ile birinci transfer ve tescil döneminde toplanan fon gelirinin bloke edilen Süper Lig Geri Ödeme Payı'na ayrılan kısmı 2015-2016 sezonu ikinci devre müsabakaları dikkate alınmak suretiyle hesaplanarak kulüplere geri ödenir.h- Herhangi bir sebeple ertelenen veya yeniden oynanmasına karar verilen müsabakaların olması halinde, müsabakanın asıl oynanması gereken haftaya denk gelen hesaplama ve ödemeler söz konusu maçlar oynanıncaya kadar yapılmaz.'Toplanacak fonun 2015-2016 sezonu ilk yarısında ve ikinci yarısında oynanacak Spor Toto Süper Lig hafta sayısına bölünerek, bir haftada dağıtılacak teşvik miktarının belirleneceği, bu tutarın da tüm kulüplerin bir hafta içerisinde topladıkları puanlara bölünmek suretiyle, 1 puanın karşılığının hesaplanacağı kaydedilirken, 'Bir kulübün toplam puanı ile 1 puanın karşılığı çarpılmak suretiyle o müsabakaya ilişkin kulübün hak ettiği teşvik miktarı hesaplanır. Ödemeler her ayın sonunda yapılır' denildi.Yapılan puanlamadaki rakamların, FIFA Dünya Kupası final müsabakalarında 2'yle, UEFA Avrupa Şampiyonası final müsabakalarında ise 1,5 ile çarpılacağı aktarılırken, şöyle denildi:'Her iki transfer dönemi sonunda bu fonda toplanan tutar, sezon sonunda yukarıdaki kriterlere göre oluşan puanların toplamına bölünmek suretiyle 1 puana denk gelen tutar tespit edilir. Kulübün toplam puanı ile 1 puana denk gelen rakam çarpılmak suretiyle, ödenecek teşvik tutarı belirlenir. Kulüplerin yukarıdaki puanları hak edebilmesi için, futbolcunun milli takıma gittiği tarihlerde ilgili kulübün tescilli futbolcusu olması zorunludur. İki sezon arasında oynanan milli maçlar takip eden sezonda oynanmış kabul edilir.'AA
26 Yaşındaki Oyuncu Kansere Yakalandı
İngiltere İkinci Futbol Ligi (Championship) ekiplerinden Wigan'ın Honduraslı savunmacısı Juan Carlos Garcia'nın kan kanserine yakalandığı açıklandı.Kulüpten yapılan açıklamada, sağlık sorunları nedeniyle Manchester'daki Christie Hastanesi'nde bulunan 26 yaşındaki Garcia'ya kan kanseri teşhisi konulduğu bildirildi.Wigan Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Jonathan Jackson yaptığı açıklamada, Carlos'un hastalığını atlatabilmesi için en iyi tedaviyi görmesini sağlayacaklarını belirterek, 'Ailesi ve bizim için büyük bir yıkım oldu. Doktoruyla konuştuk, kendisine destek olmaları için Honduras'tan annesi, eşi ve kız kardeşini getirerek hastaneye yakın bir yere yerleştirdik. Carlos'u hastanede ziyaret ettim, morali yerindeydi. Kısa zamanda iyileşerek yanımıza dönmesini umuyorum' ifadelerini kullandı.Ülkesinin Marathon ve Olimpia takımlarında forma giydikten sonra 2013'te Wigan'a transfer olan Garcia, geçen yılı İspanya'nın Tenerife takımında kiralık geçirmiş, sezon başında tekrar takımına dönmüştü.Savunmanın sol tarafında görev yapan Garcia, Honduras Milli Takımı'nda ise 38 kez forma giydi.TRT Spor
Galatasaray'da İstifa Krizi
Galatasaray Kulübü Basketbol Şubesi'nde sular durulmuyor...Mali sorunlar ve koç Ergin Ataman'ın, genç oyuncu Göktürk Ural'a tokat attığının ortaya çıkmasıyla uzun süredir gündemi meşgul eden sarı kırmızılılarda bu sefer de istifa krizi yaşanıyor.Galatasaray'ın basketboldan sorumlu yöneticisi olan Can Topsakal, geçtiğimiz hafta yapılan yönetim kurulu toplantısında, 'şube yöneticiliği' görevinden ayrılmak istediğini açıkladı. Topsakal bu kararının gerekçesini de şöyle anlattı:'OYUNCULARLA KONUŞUR MUSUN DEDİM, DİNLEMEDİ''Oyunculara yapılacak ödemelerle ilgili Ergin Ataman'dan bir ricada bulunmuştum. Kendisine 'oyuncularla konuş bize biraz daha zaman tanısınlar' dedim. Fakat kendisi uyarımı dikkate almadı. 'Ben daha ne konuşayım' dedi. Sözümün dinlenmediği bir yerde idarecilik yapmamın anlamı yok. Artık basketbola bakmak istemiyorum.'Ancak Can Topsakal'ın bu talebi yönetim kurulunda kabul görmedi ve göreve devam etmesi istendi.Topsakal yine geri adım atmadı. Galatasaray Liv Hospital'ın dün İstanbul'da Torku Konyaspor ile oynadığı karşılaşmayı izlemeye gitmedi. Sarı kırmızılıların büyük zorluklarla 81-80 kazandığı mücadeleyi sarı kırmızılı yönetimden Cem Kınay ile Ural Aküzüm izledi.Maraton
Reklam
Hulk, 2019'a Kadar Zenit'te
Rusya Premier Ligi ekiplerinden Zenit'te forma giyen Brezilyalı forvet Hulk'un sözleşmesinin 2019 yılına kadar uzatıldığı duyuruldu.Kulüpten yapılan açıklamada, Givanildo Vieira de Sousa'nın (Hulk) 2017'de sona eren kontratının, 2018-2019 sezonunun sonuna kadar uzatıldığı bildirildi.Kariyerine ülkesinin Vitoria takımında başlayan 28 yaşındaki Hulk, Japonya'da Kawasaki Frontale, Consadole Sapporo ve Tokyo Verdy'de top koşturdu. Daha sonra 2008'de Portekiz'in Porto takımına transfer olan Hulk, 2012'de 40 milyon avro karşılığında Zenit'e imza attı.Zenit'te 3 yıllık sürede 92 maçta görev yapan Brezilyalı Hulk, 44 gol attı, 35 asist yaptı. Hulk, Brezilya Milli Takımı'nda ise 41 maçta 9 gol kaydetti.Kaynak: AA
Devler Ligi'nin Resmi Topu Tanıtıldı
Şampiyonlar Ligi'nde kullanılacak 'Finale Berlin' isimli futbol topu tanıtıldı.UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2. tur maçlarından itibaren kullanılacak futbol topunun tanıtımı yapıldı.UEFA'dan yapılan açıklamada, adidas tarafından üretilen topun tasarımında, final karşılaşmasının oynanacağı Berlin kentinin özelliklerinin ön plana çıkarıldığı bildirildi.'Finale Berlin' ismi verilen topun, Berlin'in dinamik ve modern görüntüsünden esinlenilerek tasarlandığı belirtildi. Topun tasarımında kullanılan 'Devler Ligi'nin logosundaki yıldızların, yeşil, kırmızı, mor, sarı ve maviyle renklendirildiği ifade edildi. Yıldızların içerisinde, Berlin kentinin sembollerinden Brandenburg Kapısı'na ve ayı figürüne yer verildiği aktarıldı.Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonu olarak kabul edilen Şampiyonlar Ligi'nin final karşılaşması, 6 Haziran Cumartesi günü Almanya'nın başkenti Berlin'deki Olimpiyat Stadı'nda oynanacak.Kaynak: AA
Galatasaraylı Sinan Gümüş'ten Müthiş Performans: 14 Maç 17 Gol
Galatasaray U21 Takımı'nda Sinan Gümüş fırtınası esmeye devam ediyor.Zaman zaman Hamza Hamzaoğlu'nun A Takım'da görev verdiği Sinan Gümüş, bugün takımının Balıkesirspor'u 6-0 mağlup ettiği maçta hat-trick yaparak 14 maçta 17 gole ulaştı. Genç oyuncu gol krallığında 7 maç eksiği olmasına rağmen en yakın takipçisi Enes Ata'nın 3 gol önünde bulunuyor.Galatasaray, U21 Ligi 20. hafta maçında Balıkesirspor'u konuk etti.Sarı-kırmızılılar, karşılaşmadan 6-0 galip ayrılırken, galibiyeti getiren goller Sinan Gümüş (3), Emre Tosun, Serdar ve Mehmet Bayram’dan geldi.Galatasaray, bu sonucun ardından 20. hafta sonunda 45 puanla 1. sırada yer aldı. Oynadığı 20 maçta 14 galibiyet, 3 beraberlik ve 3 mağlubiyet alan Galatasaray, bu maçlarda 52 gol atıp, kalesinde 17 gol gördü.NTVSpor
Reklam
Olcay Şahan: "Tur Atlayacağımıza İnanıyoruz"
Beşiktaşlı futbolculardan Olcay Şahan, Necip Uysal, Serdar Kurtuluş ve Veli Kavlak, Capitol AVM'de hizmete giren Vodafone Müşteri Merkezi'nin açılış törenine katıldılar.Açılışta taraftarlarla bir araya gelen futbolcular imza dağıttılar ve hatıra fotoğrafı çektirdiler. Düzenlenen etkinlekte basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Olcay Şahan, Bursaspor maçında Beşiktaş'a yakışır bir oyun oynadıklarını belirterek, 'Bursa maçında Beşiktaş'a yakışır bir oyun oynadık. 3 puan aldığımız için mutluyuz. Liverpool maçlarından iyi skorlarla ayrılmak istiyoruz. Taraftarlarımız bizi her yerde destekliyorlar. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın şartları ve hava durumu dünkü maçta seyirci sayısında etkili oldu. Taraftarlarımız bize her yerde en güzel şekilde destekliyor.Sezonun ikinci yarısına iyi başladık. Hedefimiz belli. Bir seri yakaladık. Özgüvenle Liverpool'a gideceğiz. İyi oynayacağımıza inanıyoruz. Güzel bir şekilde maça hazırlanıyoruz. Takımın havası iyi. Kalitemizin farkındayız. Liverpool bir İngiliz takımı ve bu sene İngilizlerle çok eşleştik. Onlara karşı iyi sonuçlar aldık. Tur atlayacağımıza inanıyoruz. Ankara'da iki maç oynadık ve kazandık. Kayseri maçı da Ankara'da oynanacak. Taraftarlarımız açısından çok iyi oldu.'Kaynak: DHA
A Milli Kadın Futbol Takımı'nda Kadro Açıklandı
A Millli Kadın Futbol Takımı'nın Gürcistan'la 24 ve 26 Şubat'ta oynayacağı hazırlık maçlarının aday kadrosu açıklandı.Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Rize ve Trabzon'da oynanacak maçlar için belirlenen aday kadro 22 Şubat Pazar günü Trabzon Havalimanı'nda toplanacak.Teknik direktör Talat Tuncel yönetimindeki milliler, Gürcistan'la 24 Şubat Salı günü Rize Yeni Şehir Stadı'nda, 26 Şubat Perşembe günü ise Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı'nda karşılaşacak. Her iki maç da saat 14.00'te başlayacak.Ay-yıldızlı takımın aday kadrosuna çağrılan oyuncular şunlar:Ezgi Çağlar, Hanife Demiryol, Emine Ecem Esen, Çiğdem Belci, Fatma Kara (Ataşehir Belediyespor), Fatma Şahin, Didem Karagenç, Berna Yeniçeri, Esra Erol, Arzu Karabulut, Yaşam Göksu, Gülbin Hız, Sevgi Çınar, Yağmur Uraz, Ebru Topçu (Konak Belediyespor), Selda Akgöz, Emine Demir, Elif Deniz(Trabzon İdmanocağı), Esra Sibel Tezkan (Bergisch Gladbach), İpek Kaya (Feminin Condenn), Çağla Korkmaz (Lübars), Banu Gürcüoğlu (Teisderbanders).Kaynak: AA
Reklam
Bursaspor'dan Sert Açıklama
Bursaspor Kulübü, 3-2 mağlup oldukları Beşiktaş karşılaşması sonrasında, resmi internet sitesinden sert bir açıklama yaptı.Yeşil-beyazlı kulübün yaptığı açıklama şöyle;“Puan cetvelleri ile ölçülebilen tek şey, sonuçlardır…O cetveller; haksızlıkları ve futbolu yönetenlerin adalet duygularını gizler, göstermez…O cetvellerin boyu da, vicdanlardaki sıralamayı ölçmeye yetmez.Özellikle 3 Temmuz süreciyle Türk toplumunun üzerine akan bataklığın ortasına yeşiliyle beyazıyla tertemiz bir bayrak dikmiş Bursaspor Kulübü, futboldaki kirliliğe isyan edip statlara gelmeyen, ya da bağrına taş basıp sevgisinin peşine düşerek tribündeki yerini alan temiz vicdanlarda oluşan puan cetvellerinin en üst basamağında olduğunu bilerek yoluna devam etmektedir.Futbolu masum ve adil bir oyun haline getirecek olan sadece yazılı kurallar değil, bu kuralları uygulama noktasında sorumluluğu olan insanlar ve kurumlardır. Biz sportif kuralların dışında etik değerlere de bağlı bir kulüp olarak, mücadelemizi ‘temiz futbol’ ilkesi ışığında sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz, ancak haksızlıkları dile getirmeyi de bir görev ve toplumsal sorumluluk olarak sürdüreceğiz.İstanbul Olimpiyat Stadı’nda Beşiktaş’la oynadığımız karşılaşma sırasında ve sonrasında yaşananlar, Bursasporumuza puan ve oyuncu kaybı olarak yansımış ama biraz evvel sözünü ettiğimiz vicdani puan cetvelinde en az bir puan daha yükselmemize neden olmuştur.Karşılaşmayı yöneten Mustafa Kamil Abitoğlu’nun, maç esnasında yaptığı en az iki önemli hata futbol kamuoyunda tartışılmaktadır.Bunlardan ilki; futbolcumuz Fernandao’nun rakibine yaptığı hareketi sarı kartla cezalandırması ve kırmızı kartını göstermemiş olması olarak değerlendirilmiştir.Bu kararın, maçın gidişatını nasıl etkileyeceğini değişik senaryolarla ele almak ve farklı ihtimaller üzerinden yürüyerek bir sonuca ulaşmak mümkündür ama, uzatma dakikalarının bitimine doğru oyuncumuz Şener Özbayraklı’nın rakibiyle girdiği ikili mücadelenin, haksız bir şekilde penaltı ve kırmızı kartla cezalandırılmış olmasının ortaya çıkarttığı sonuç ve senaryo tektir ve o da; bu haksız kararla karşılaşmayı 3-2 kaybetmiş olduğumuzdur.Bu maç, Bursaspor Kulübü olarak, bu sezon hakem hatalarıyla kaybettiğimiz ne ilk maçtır, maçlar bu duygu ve yeterlilikle yönetildiği takdirde ne de son maç olacaktır.Ancak bu kayıplar üst üste yazıldığında ortaya çıkan tablo, sportif ve ekonomik açılardan kabul edilemez ve korkunç boyutlarda olduğu gibi, camiamızda infial yaratacak düzeydedir. Ve bu durum haliyle oyuncu grubumuzla birlikte, teknik kadromuz ve en önemlisi camiamızın bütün fertlerinin adalet duygusunu yerle bir edip, sabrının limitlerini aşar hale gelmiştir.Maç bitiminde Beşiktaşlı oyuncuların ve özellikle Motta’nın sportmenlik dışı hareketleriyle birlikte, bazı Beşiktaşlı yöneticilerin tribündeki agresif tutum ve hakaretamiz davranışları ise tasvip edilemez, çirkin görüntülerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.Ligde daha katedecek çok yolumuz olması ve Ziraat Türkiye Kupası’nda da kendine finali değil, kupayı hedef seçmiş bir kulüp olarak Bursaspor’umuzun tek beklentisi vardır ve o da; artık maçları ve futbolu yöneten tüm kişi ve kurumların daha dikkatli, özenli ve geçmişteki mağduriyetimizin farkına vararak adaletli karar vermeye başlaması gerektiğidir.Sevgi, saygı ve dürüstlüğün hakim olması gereken futbol ikliminde, nefretin egemen hale gelmesinde adalet duygusuna indirilen bu sayısız darbelerin hiç kuşkusuz çok önemli payı vardır.Eğer makus hale gelen futbol kaderimiz olumlu yönde değiştirilmek isteniyorsa, kulüpler, oyuncular ve antrenörlerden daha çok, hakemlere, nefret ateşini üfleyen medyaya ve futbolu yöneten kadroların iptidai, gerçeklikten ve sonuç almaktan uzak cezai yöntemleri artık yeniden gözden geçirmelerine gereksinim duyulmalıdır.Vicdanlarda oluşan puan cetveliyle, görünürdeki puan cetveli arasındaki farklılıkları ortadan kaldırma ve bu oyunun en önemli unsuru olan adaleti yeniden tesis etme görevini yerine getirmesi gerekenlere, maiyeti ‘uyarı’ olan bu açıklamamızı doğru ve objektif bir gözle okumalarını öneriyoruz.SaygılarımızlaBURSASPOR KULÜBÜ”AMK
Galatasaray Tribünlerinden "Siyah" Çağrısı
Balıkesirspor maçında Galatasaray tribünleri siyaha bürünecek, tribünde renksiz pankartlar açılacak.Geçtiğimiz günlerde vahşi bir şekilde öldürülen Özgecan Aslan cinayetine tribünlerin tepkisi devam ediyor. Bugün oynanacak Galatasaray-Balıkesirspor mücadelesi için Galatasaraylı taraftarlar sosyal medyada 'siyah giyinin' çağrısı yaparken, #Özgecan için pek çok pankart da hazırlandı. Ayrıca Galatasaray tribünlerinin 20. dakikada ıslık ve sloganlarla bu vahşeti kınaması bekleniyor.Eurosport
'Bilic'i Kesinlikle Bırakmayacağız'
Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Metin Albayrak Biliç ile ilgili yapılan 'başka takımla anlaştı 'söylentilerini sert bir ifade le yalanladı.Metin Albayrak DHA'ya yaptığı özel açıklamada teknik direktör Slaven Biliç'in sezon sonunda bırakıp gideceği yönündeki açıklamaların takımı karıştırmak için yapılan kasıtlı hareketler olduğunu söyleyerek bu söylentilerin zamanlamasını da manidar olarak değerlendirdi.Metin Albayrak 'Slaven Biliç ile şampiyonluğa koştuğumuz bir ortamda çıkartılan söylentilerin hangi amaca hizmet ettiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum,bizim ne şimdi ne sezon sonu hocamızı bırakma düşüncemiz kesinlikle yok ve olmayacaktır da.'diye konuştu.'Slaven Bilic'i kesinlikle ve kesinlikle bırakmayacağız'Albayrak taraftarların bu söylentiler inanmamasını isteyerek 'Takım olarak müthiş bir şekilde kenetlendiğimiz ,ligde lider durumda olduğumuz ,Avrupa Ligi'nde de Liverpool ile çıkacağımız önemli bir maç arefesinde bu tarz söylentilerin kasıtlı olarak çıkartılmasını şiddetle kınıyoruz ve değerlendirmesini futbol kamuoyunun iyi bir şekilde yapmasını istiyoruz.Taraftarlarımızı da böyle söylentilere kesinlikle inanmamaları konusunda uyarıyoruz.'Bu söylentiler takımı karıştırmak için ve zamanlaması çok manidar'Metin Albayrak bu söylentilerin kasıtlı olarak takımı karıştırmak için çıkarıldığını söyledi ve 'bu takımı iki yılda hocamız Biliç ile beraber oluşturduk ve uzun vadeli planlar yaptık.Şimdi niye bir anda yaptığımız her şeyi yıkalım ki ! Kendisi ile sezon bitiminde masaya oturacağız ve kesinlikle anlaşacağız.Biz hocamızı bırakmayacağız.Slaven Biliç ile daha önce bu konuları konuştuk ve kendisi ile 'hem şampiyonluğa hem Avrupa Kupasına odaklandığımız için sözleşme konusu ile meşgul olmayalım sezon sonu mutlaka anlaşırız' diyerek bu konuyu sezon sonuna bıraktık.Ama bir kez daha tekrarlıyorum bu söylentiler takımı karıştırmak için kasıtlı olarak çıkartılıyor.Biz Atiba'yı da bırakmayacağız ve kesinlikle yeni sözleşme yapacağız.' diyerek Slaven Biliç ve Atiba ile ilgli yapılan spekülasyonları net bir ifade ile yalanladı.'Beşiktaş hakemle kazandı algısı yaratmaya çalışıyor'Metin Albayrak ayrıca takımın bu sezon Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki şanssızlığını kırıp Bursaspor'u geriden gelerek yenmesinin önemli olduğunu belirtti.Albayrak maçın hakemi ile ilgili olarak yapılan eleştirilere 'hakem Fernandao'nun kırmızı kartını verse belki de maç orada kopacak.Ama her şey bizim attığımız penaltıya bağlanıp hakemle kazandığımız algısı yaratılmaya çalışılıyor.Üstelik Bursaspor'un attığı gol de net bir ofsayt.Bunlar değerlendirilmiyor ve Beşiktaş penaltı ile kazandı denilerek algı yaratılıyor.Bizim aleyhimize verilen kırmızı kartlara,penaltılara baksınlar ondan sonra konuşsunlar.'diye cevap verdi.Ali DANAŞ, İstanbul-DHA
Savcı Zekeriya Öz: 'Ergenekon Soruşturması Bana Tesadüfen Geldi'
Türkiye kamuoyunun Ergenekon davasıyla tanıdığı, 17-25 Aralık soruşturmalarını takip eden süreçte görevden uzaklaştırılan savcı Zekeriya Öz ilk mülakatını BBC Türkçe'ye verdi.Zekeriya Öz, Türkiye'de son yılların üzerine en fazla konuşulan, tartışılan savcısı.Türkiye Öz'ün adını Ergenekon davasıyla tanıdı.Operasyonların ardından kamuoyunun bir bölümüne göre derin devletin üzerine cesaretle giden bir savcı, diğer bir bölümüne göreyse bir siyasi operasyon adına hukuksuzluklara imza atan bir hukukçuydu.Bu dönemde hükümet, davaya ve davanın savcısı Öz'e açıktan destek çıkıyordu.Ergenekon'un ardından ODA TV davasıyla da gündemdeydi Öz.2013'e gelindiğindeyse, 17 Aralık tarihinde, yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla soruşturma yürüten savcılardan sorumlu Başsavcı vekiliydi.Ergenekon ve ODA TV davaları döneminde hükümet tarafından örnek gösterilen Öz, 17-25 Aralık ardından hükümetin gözünde, hükümete karşı siyasi operasyonun parçası bir isme dönüşmüştü.Önce düz savcı olarak Bolu'ya atandı, daha sonra da hakkında başlatılan soruşturma tamamlanıncaya kadar görevden uzaklaştırıldı.Savcı Öz hakkında bugüne kadar çok şey konuşuldu, çok tartışıldı.Öz basında ilk kez BBC Türkçe'ye konuştu.Zekeriya Öz'e Ergenekon ve ODA TV davalarıyla ilgili detaylı sorular sorduk ancak Ergenekon ana davasının Yargıtay aşamasında olduğunu, ODA TV davasının ise sürdüğünü belirterek, bu sorular içinden sadece bu davaların içeriğini etkilemeyeceğini düşündüğü bazılarını yanıtlamanın doğru olacağını söyledi.Ergenekon'la ilgili bazı genel sorulara cevap verdi.17-25 Aralık operasyonlarından paralel yapı iddialarına, diğer birçok sorumuzu ise yanıtladı.Kamuoyu sizi Ergenekon davasıyla tanıdı. Biz de Ergenekon davasıyla ilgili bazı sorular sormayı çok isteriz. Sizin açınızdan hukuki anlamda bu dava hakkında konuşmanın bir mahsuru var mı?Ergenekon, ODA TV tarzı bu davalar şu an itibariyle derdest. Ergenekon bitti ama şu an itibariyle Yargıtay'da temyiz aşamasında. ODA TV davası devam ediyor. Bunların içeriğiyle ilgili şu aşamada konuşmak hem etik olmayabilir, hem de davayı etkilemeye yönelik algılama oluşabilir.Biz de o zaman davaların içeriğinden ziyade bazı genel sorular soralım.Evet, sorabilirsiniz.Ergenekon soruşturması nasıl başladıÇok kısaca Ergenekon davasının nasıl başladığını ve sizin sürece nasıl dahil olduğunuzu anlatabilir misiniz?2007 yılı, Haziran ayıydı. Ümraniye'de bir gecekonduda bombalar bulunmuştu. Bombalar bulunduğunda Ergenekon veya herhangi bir şey yoktu. Dosyanın da UYAP sisteminden bana verildiğini odama gidince öğrendim.Gözaltında üç kişi vardı. Bunların bir tanesi emekli astsubaydı. Daha sonra bu bombalarla irtibatlı üç dört kişi daha tespit edildi. Bu aşamadan sonra elde edilen deliller ardından, dördüncü, beşinci günü bir adreste yine, birçok bomba, Eskişehir'de bomba, plastik patlayıcı maddeler bulununca soruşturmayı biraz daha derinleştirme ihtiyacı hissettim.Tabi çıkan dokümanlar var bazı kişilerde. Ergenekon ismi ilk orada geçiyordu. Daha sonra Ergenekon'la ilgili ciddi araştırmalar yaptım, beş altı ay boyunca uğraştım. Emniyet'in eski arşivlerine baktım.Geçmişte bununla ilgili varsa soruşturmalar onların evraklarını buldum. Sonuç itibarıyla da Ergenekon ismi aslında yedi ay sonra duyuldu. Ocak ayında ilk büyük operasyon dediğimiz operasyonda duyuldu.Bu davanın bana verilmesinde iddia edildiği gibi herhangi bir seçim tarzı yoktur. Tamamen başsavcının dahi bilgisi olmadan UYAP sistemine attığı, sistemin otomatik dağıttığı bir soruşturmadır.Ergenekon'un, Türkiye'deki gizli bir yapılanma olduğunu, bu yapılanma içinde profesörlerden rektörlere kadar, askerlerden sivillere kadar, siyasetçiden belediye başkanına kadar, çok değişik kişi kurum ve sivil toplum örgütleriyle irtibatlarını ve onların bu yapı içinde olduğunu fark ettik ve bununla ilgili de soruşturmalar yürütüldü. Dört yıl boyunca da bu soruşturmalarda bizzat ben fiilen bulundum.Birçok dava açıldı. Sonuçta mahkeme beş yıl sonra karar verdi. İlk davadan itibaren beş yıllık bir süre içinde karar verdi. Birçok kişi çeşitli cezalara mahkum oldu. Bu karar Yargıtay aşamasındadır.'Radyodan duydum'Kamuoyunun bir bölümü bu davanın önceden planlandığını ve dava sürecinin de siyasi bir süreç olduğunu düşünüyor. Siz bu soruşturmanın tesadüfen size geldiğini ve dava başladıktan sonra bu kadar kapsamlı hale geldiğini mi söylüyorsunuz?Bu soruşturmanın tesadüfen bana geldiği dönem, Beşiktaş'taki görevimde üçüncü yılı doldurduğum için tayinimin çıkacağını beklediğim bir dönemdi. Akabinde bu olayları radyodan duyduk. Ümraniye'de 28 tane el bombasının bulunduğunu duyduk. Daha sonra adliyeye geldiğimizde dosyayı masamın önünde buldum.Bu dosyanın ilk başlangıcı da çok ilginçtir. Bu ihbar, Trabzon İl Jandarma'ya yapılıyor. Trabzon İl Jandarma, İstanbul İl Jandarma'ya bildiriyor. Onlar polis mıntıkası diye polise bildiriyor, polis gidiyor arama yapıyor. Daha sonra bombaları buluyorlar, bombalarla ilgili gözaltı ve arama kararı isteyecekler, Ümraniye savcılığı diyor ki, 'Bu işe özel yetkili savcılık izin versin, biz gece arama izni vermeyiz.' Bizim Beşiktaş'taki nöbetçi savcımıza geliyorlar, o da arama kararı veriyor. Üç kişiyi gözaltına aldırıyor.Ertesi gün başsavcı normalde bizde nöbette gelen olayları, nöbetçi savcıya verir ama çok olay gelirse de o savcıya değil diğer savcılara da verilir. Onun nöbetinde çok fazla olay olmuştu.Sabahleyin de bana geldi. Aradan iki gün geçti. İrtibatlı olduğunu düşündüğüm, bombalarla irtibatlı olduğuna dair deliller bulunan emekli bir askeri şahsı, Danıştay olayında da ismi geçmişti, bu şahsı gözaltına alması için emniyete talimat verdim. Onlar uygulamamak için bahaneler ileri sürdüler. Daha sonra, bu bahanelerden sonra yazılı talimat verdim, Cuma günüydü.Bu dosya Çarşamba bana geldi. İkinci, üçüncü günü, birden o dönemin başsavcı vekilimiz olan Turhan Bey (Çolakkadı) telefonla aradı. 'Bu dosyayı kim vermiş sana, bu dosya sana nereden geldi, benim imzam mı var, ben mi vermişim, nasıl vermişim, bu dosyayla ilgili her şey medyada yer alıyor' dedi.Ben de kendisine dosyanın bana iki gün önce geldiğini, dosyada hiçbir şey olmadığını yani sadece üç kişinin gözaltında olduğuna dair bir belge olduğunu, başka bir şey olmadığını, bir de arama kararı olduğunu, bunun dışında dosyayla ilgili hiçbir bilgi olmadığı için, bizim bilgi verme ihtimalimizin de olmadığını söyledim. Daha sonra kendisi bana Ferhat Sarıkaya'dan beter olacağımı söyledi. Ben de 'Beni niçin aradığınızı anladım, bir şahsın gözaltına alınmasını istediğimiz için talimat verdiğim için beni aradığınızı anladım, benim için iş yapmayıp terfi etmektense iş yapıp sürülmek bir şereftir' dedim.'Sızıntılarla ilgili 200 suç duyurusu yaptım'Gizli tanıkların davadaki etkisi önemli tartışma başlıklarından biriydi. Bu tanıkların birçoğunun güvenilmez tanıklar olduğu iddia edildi. Ve bu tanıkların hem beyanlarının kendileri, hem de o beyanlarının ciddiye alınış şekli eleştirildi. Gizli tanıkların Ergenekon davasındaki etkisi nedir?Her davada gizli tanık olabilir. Bu davada da belki yüzlerce kişi geldi, gizli tanık olmak isteyen oldu. Biz hemen hemen yüz kişi dinlemişsek, bunların 5-6 tanesine veya 10 tanesine itibar etmişizdir. Hiçbir zaman da hiçbir dosyada, ben hatırlamıyorum da, bir gizli tanığın sırf beyanlarına istinaden hiçbir operasyon yapılmaz. Gizli tanık bir olay anlatır, o olay doğruysa, onun adli belgeleri varsa geçmişe yönelik çalışmaları yapılır. O beyanları destekleyici bilgi, belge vermişse, soruşturmalarda deliller o yöndeyse ona yönelik çalışmalar yapılır.Ben Ergenekon sürecinde bir gizli tanık beyanından hiç kimsenin gözaltına alındığını bilmiyorum.Ergenekon ve Oda TV davaları sürecinde gizli kalması gereken bazı bilgilerin bazı medya organlarına yansıdığını gördük. Kamuoyunun bir bölümü bu durumdan savcıları sorumlu tuttu. Siz ortaya çıkan bu tablonun nedeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz?Zaman zaman bu konularla ilgili geçmişte iddialar oldu. Hakkımızda soruşturmalar da açılmış olabilir ve incelemeler yapılmış olabilir. Ancak yanlış hatırlamıyorsam şahsım olarak soruşturmanın gizliliğini ihlalle ilgili 200 tane suç duyurusunda bulunduğumu hatırlıyorum. O dönem itibariyle bütün gazeteler vardı. Yani o dönem bu soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kimse, hangi gazete ise, hangi kanal ise...Bizim asıl işimiz bu değil ama bunlarla ilgili bütün mahkemeler, suç duyurusunda bulunduğumuz için bize soruyordu. 'Bu soruşturmanın içeriği ile ilgili midir, değil midir' diye soruyorlardı. Bazen de öyle haberler çıkıyordu ki, hiç bizim dosyamızda yok ama onlarla ilgili de davalar açılmış... Biz ciddi bir soruşturma yapıyoruz ama bir yandan da her gün 10-15 tane böyle mahkemeye veya savcılığa cevap veriyorduk.'Erdoğan'ın bu davanın savcısıyım demesinden rahatsız oldum'Hükümet sizce Ergenekon davası döneminde yargıyı etkiledi mi?Yargıyı etkileyici çok ciddi bir tavırları ve baskıları olmadı. Girişimler oldu veya hukukun prensiplerini bilmeden bazı açıklamalar oldu. 'Ben bu davanın savcısıyım' diyerek aslında bizim adli mecrada yürütülmüş bir davanın sanki siyasi bir ayağı varmış gibi olduğunu vurguladılar. Biz bayağı sıkıntıya girdik ama siyasetçiler hukuktaki bu davaların tarafsızlık şeylerini belki çok ayrıntılı bilemeyebilirler. Veya kötü niyetle de yapmamış olabilirler. Onları ben bilmiyorum. Bunun dışında yargıyı etkileyecek bir şey olmadı. Sonraki süreçlerde bu tür şeyler, girişimler olmuş olabilir. İlerleyen süreçlerde, belirli şeyler duydum ama ben oradan ayrıldıktan sonra.Siz, sayın Erdoğan'ın bu açıklamasından kişisel olarak rahatsız mı oldunuz?Bir savcı olarak biz hiçbir partinin, hiçbir kişi ve kurumun savcısı değiliz. Cumhuriyetin savcısı olarak görev yapıyoruz. Tamamen tarafsız, tamamen bağımsız... Yaptığımız bütün işlemler, bütün soruşturmalar, soruşturma içindeki işlemlerin tamamı itiraza, denetime, temyize, her türlü kontrole tâbi. Biz bu şartlarda işlem yapıyoruz. Ama yaptığımız işlemin başkası tarafından sahiplenilmiş olması adli olarak yürüyen bir işin sanki siyasi bir mecrada yürütülüyormuş gibi bir algı oluşmasına sebep oldu. Bu da tabii beni şahsen rahatsız etti. Çünkü soruşturmaları kanunlar için, bu millet için, bu devlet için, kamu adına, bu Cumhuriyet için yapıyoruz. Kimsenin keyfi veya şahsi talimatıyla bir savcının böyle bir şey yapması mümkün değil.'Hükümet davayı istifade ettiği için sahiplendi'Recep Tayyip Erdoğan'ın Ergenekon davasını destekler birçok açıklamasının olduğunu biliyoruz. Bunun yanında doğrudan sizden övgüyle bahsettiği sözleri de olmuştu. Hatta kendi özel (makam) aracı sonradan size verildi. Bugünse Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve hükümetin gözünde siz hükümeti darbe ile devirmeye teşebbüs etmiş bir ekibin mensubusunuz. Sizce ne oldu da size yönelik bu tavırda böylesine keskin bir dönüş oldu?Biz Ergenekon'dan önce terör davalarına baktık, o dönem itibariyle CIA ajanı, MOSSAD ajanı tarzı suçlamalara maruz kaldık, Ergenekon'dan önce AK Parti düşmanı diye şikayet edildik. Bizzat başsavcımız 'AK Parti düşmanı olduğun için şikayet ettiler' dedi. Ergenekon'da da AK Partili diye şikayet ettiler.Ben yaptığım bir soruşturmanın ne siyasi sonuçlarını düşünürüm bir savcı olarak, ne de toplumdaki algının nasıl gelişeceğini. Biz sadece kanunu eşit olarak herkese uygulamak gibi bir mükellefiyet içerisindeyiz. Bunun dışında toplumsal algı, işte siyasal düşünce bizi bağlamaz. Yani beni bağlamadığı gibi normalde hakim, savcıları da bağlamaz. O dönem itibariyla dediğim gibi bu davalar Türkiye'nin önünü açtı. Türkiye'de cinayetler bıçak keser gibi kesildi. Faili meçhuller durdu. Ekonomik ciddi düzelmeler sağlandı ve belli yerlerde bu dava ile ilgili övücü sözler; siyasetçiler, bakanlar, başbakanlar tarafından söylenip, sahiplenilmiş oldu. Ancak tabii bu dava onlar sahiplendiği için olmadı. Ama onlar bu davadan biraz da siyasi olarak istifade ettikleri için veya istifadelerine, menfaatlerine uygun düştüğü için bunlar bu davayı sahiplendi.Peki sizin Ergenekon davası döneminde AKP hükümetini desteklemeniz söz konusu muydu? Eğer öyleyse neden bu desteği sonlandırdınız?Ben bir Cumhuriyet savcısı olarak göreve başladığım 1995 yılından beri hiçbir siyasi partinin destekçisi ve sempatizanı olmadım. Konjonktür gereği seçimlerde her vatandaş gibi oyumuzu kullanmışızdır ondan sonra hiçbir siyasi kimlik bizim içim önem arz etmez. Benim hiçbir zaman AK Parti'ye destek vermem gibi bir şey olmamıştır. Hiçbir partiye olmadı.Tuncay Özkan'ın tweetini RT'lemesiSon dönemde sosyal medyayı yoğun olarak kullanmaya başladınız. Hatta dönem dönem Ergenekon ve ODA Tv sanıklarına benzer söylemlerle hükümeti eleştirdiğinizi görüyoruz. Bu, kamuoyunun bir bölümü açısından ilginç bir görüntü yaratıyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?Hükümeti eleştirme bâbında değil de, benim genelde üzerinde durduğum konular demokratikleşme, demokrasinin yaygınlaşması, temel hak ve özgürlüklerin her insanın bilerek ve şuurlu olarak bu hakları kullanmasını temini, yargının bağımsız olmasıdır.17 Aralık'tan sonra bazı gazeteciler, hakkımda asılsız tweetler atmaya başladı. Ben de baktım tekzip yazmak veya prosedür uzun sürüyor, onlara anında cevap verdim. Sonra da baktım halkın ciddi bir teveccühü var. İnsanların gerçekten çok sevdiğini ve attığım tweetlere değer verdiğini fark ettim. Zamanla ortaya çıkan hukuksuzluklarla ilgili ve hukukun nasıl olması gerektiğiyle ilgili tweetler paylaşmaya devam ettim. Aynı zamanda hukuksuzlukları kime karşı, kimin için yapıldığına bakmaksızın, ayrım gözetmeksizin, yaptım. Veya doğru söylediğini, gerçeği ifade ettiğini düşündüğüm kişilerin üzerindeki etiket, isim kim olduğuna bakmaksızın da bunların kamuoyuyla paylaşılması veya ben bu görüşü beğeniyorum veya bu insan böyle demiş, böyle dediyse doğru olabilir veya doğru olmayabilir ama bu böyle demiş. Retweet yapmanın zaten şeyi odur, ben buna katıldım, katılmadım değil, bir kişinin görüşünün kamuoyunda duyulmasını sağlamak.RT ederken kimin yazdığından ziyade içeriğine bakarak mı RT ediyorsunuz?Ben içeriğine bakarım, bazen beni sevmediğini düşündüğüm bir kişinin dahi tweetlerini retweet yapabilirim.Geçtiğimiz günlerde Tuncay Özkan'ın hükümeti eleştiren bir tweetini RT ettiniz. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası istediğiniz birinin tweetini belli ki içeriğine de katılarak RT etmeniz ilginç bir tablo ortaya çıkarmıyor mu?Ben hiç bir dosyada, önüme gelen dosyada, dosyasına baktığım kişiyi kendime düşman olarak görmüyorum. Ben işimi yapıyorum, profesyonelce bu işleri yapıyoruz. Karşımızdaki kişinin kim olduğuna bakmıyoruz. Daha sonra da o dosyayla bütün irtibatımızı koparıyoruz. Dosya elimizden çıktıktan sonra o kişiler bizim düşmanımız değil.Yarın: Savcı Zekeriya Öz, Gülen cemaati hakkında neler söyledi?Mahmut Hamsici - BBC Türkçe
Reklam