"Şenes Erzik FIFA Başkanı Olmalı"
Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanı Kemal Ulusu, FIFA'da yaşanan gelişmelerin ardından, ülke olarak tam destek vererek Şenes Erzik'i başkanlığa aday gösterme önerisinde bulundu.Yaşanan gelişmeleri ve başkan Blatter'in istifasıyla ilgili soruları cevaplayan Ulusu, UEFA'da ve FIFA'da önemli görevler üstlenen Erzik'in, uluslararası arenada başkanlık için adı geçen isimler arasında bulunduğunu söyledi.Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere ilgili kurumları Erzik'e destek vermeye çağıran Ulusu, 'Sayın Erzik bu görev için tertemiz pırıl pırıl bir isim ve bir Türk. Bütün uluslararası ilişkilerinde fevkalade itibarlı bir kişi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türk milleti ve sporseverler, Şenes Erzik Bey'i FIFA'ya aday gösterip müthiş bir kampanya başlatmalıyız. Blatter'in yerine Erzik gelmeli. Şu anda aday değil. Arkasında bir devlet gücü, millet gücü, sporsever gücü hissettiği anda aday olur. Bütün gücümüzle Erzik'in dünyanın bu en büyük organizasyonuna aday olması konusunda desteklenmesini talep ediyorum' diye konuştu.
'Onur Haftası Sloganları Ortak Bir İsyandan Doğuyor'
1969 yılında, New York’taki Stonewall Inn adlı barda baskıya ve şiddete dayanamayan eşcinseller ayaklanmış, kendileri üzerinde baskı kuran polisi bara hapsetmiş ve dört gün boyunca sokaklarda çatışılmış, eylemler yapmıştı. LGBTİ mücadelenin dönüm noktalarından biri olan bugün dünyanın her yerinde Onur Haftası olarak kutlanıyor. Türkiye'de ise Onur Haftası ilk defa 'Cinsel Özgürlük Haftası' adı altında, 1993 yılında kutlanmak istendi. Ancak valiliğin izin vermemesi ve yurt dışından gelen konukların sınır dışı edilmesi sonucu etkinlikler gerçekleştirilemedi. Geçtiğimiz yıl İstiklal Caddesi'ndeki yürüyüşte 70 bin kişi özgürlük için yürüdü.Kültür- sanat haberleri sitesi Mürekkep Haber bu hafta Onur Haftası organize komitesi aktivistleriyle ile Onur Haftası konulu bir söyleşi gerçekleştirdi.Türkiye'de düzenlenen Onur Haftası etkinlikleri, çeşitli aşamalardan geçti ve günümüze kadar geldi. Bu süreci bize özetler misiniz?İlk Onur Yürüyüşü, 2003 yılında 40 kişilik “kalabalık” bir grupla gerçekleştiğinde İstiklal Caddesi’ndeki insanlar “Kim bu deliler?” ya da “sapıklar” gözüyle bakmıştı bizlere. Beyoğlu’nda 2 Temmuz 1993’te ‘Cinsel Özgürlük Etkinlikleri’ adı altında yapılması planlanan ilk Onur Yürüyüşü ve üç günlük etkinlik programı, İstanbul Valiliği tarafından ‘‘Örf ve adetlerimize, toplumumuzun değer hükümlerine aykırı’’ olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştı. Yürüyüşten önceki gece polis, aktivistlerin kapılarını kırıp evlerini basmış, yürüyüş günü de İstiklal Caddesi’ni ablukaya almıştı. Cadde'de eşcinsel olduğundan şüphelenilenler gözaltına alınmış ve yurt dışından gelen katılımcılar sınır dışı edilmişti. İlk Onur Yürüyüşü ancak on sene sonra 2003’te, yaklaşık 40 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirilecekti.Haftanın etkinlikleri de oldukça kısıtlı imkanlarla gerçekleşmişti. Hafta diyoruz lakin birkaç günlük bir etkinlik dizisi idi. İlerleyen yıllarda LGBTİ hareketi büyüyüp geliştikçe Onur Haftası etkinlikleri de hem içerik hem de katılımcılar açısından zenginleşti, kalabalıklaştı. İlkini 40 kişiyle yaptığımız bu yürüyüşün bugün 80 binden fazla insanla gerçekleşiyor olması birçok zorlukla mücadele eden hareketin tüm bu olumsuzluklara rağmen nasıl direnç gösterdiği ve bugünlere geldiğini gösteriyor. Bu süreci kısaca özetlersek; Her yıl artan katılımcı sayısı sonraki yıllardaki etkinliklerin organizasyonuna daha fazla insanın katılması ve hareketin görünürlüğünün artması Onur Haftaları'nın da daha çok duyulmasına ve daha çok insan tarafından sahiplenilmesini sağladı. Elbette ki birçok olumsuzluk yaşandı lakin geldiğimiz noktada bizler bu olumsuzluklara değil, 80 bin kişinin barışçıl bir biçimde yürüdüğü fotoğrafa bakmayı tercih ediyoruz. Peki bu süreç içerisinde ne gibi zorluklarla karşılaşıldı?En sık yaşadığımız etkinliklerimizi yapmak için mekan bulamamaktı sanırım. “Sapıklara yer yok” diyen de oluyordu, “buraya aileler geliyor” diyen de. Birçok mekan bize kapılarını açmak istemiyordu. Yürüyüş öncesi ofisi arayıp tehdit edenler oluyordu. Bu birkaç yıl sürdü sektirmeden. Lakin tehditler telefonda kaldı şükür. Kalabalıklaştıkça o telefonlar da kesildi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle de istediğimiz her etkinliği yapamıyorduk. Yurt dışından katılımcı davet edemiyorduk, sanatçıları sahneye çıkartamıyorduk... Medyadaki sorunlu ve hedef gösterici haberler birçok kişinin etkinliklere katılmasını engelliyordu. Bu sene 22- 28 Haziran 2015 tarihleri arasında Onur Haftası gerçekleştirilecek. Bu süre zarfında ne gibi etkinlikler düzenlenecek? Hafta programımız paneller, atölyeler, forumlar, piknik ve partilerden oluşuyor. Paneller kapsamında Türkiye'deki eşcinseller, translar ve seks işçilerinin sorunlarına odaklanan iki araştırmanın sunumu olacak. LGBTİ bireylerin toplumda yaşadıkları sorunları biliyoruz ama bu sorunlar ne düzeyde ve ne gibi çözümler gerekli bu anlamda rapor sunumları çok önemli. Hapisteki LGBTİ'lerin deneyimlerinin aktarılacağı panelde 'özel' hapishaneleri konuşacağız. Türkiye'deki LGBTİ örgütlenmeleri (Kocaeli'nden Mersin'e bu örgütlerin sayısı son yıllarda arttı) bir araya geldiği forum, bu yılın Onur Haftası teması Normal'in konuşulacağı forumlarımız var.  LGBTİ bireyler olarak toplumsal normlara uyum sağlamaya çalışmıyoruz, şöyle ki toplumsal normlar kadın-erkek ikiliğine, tek cinsel yönelime yani heteroseksüelliğe, tek aile biçimine, belirli davranış, giyiniş kalıplarına dayanıyor, bunlar aracılığıyla sınıflı, heteronormativ ataerkil toplum onaylanıyor. Forumumuzda hem bu bağlamda 'normal olmayı' hem de LGBTİ hareket içinde ne gibi normlar hayatımızı şekillendiriyor ya da tek tip eşcinsel ve trans algısı dışında varoluşumuzu ifade edebiliyor muyuz, bunları konuşacağız. Atölyeler arasında, liseli LGBTİ'lerin akran zorbalığını konuşacağı buluşma, lezbiyenler için cinsel sağlık atölyesi, beden atölyesi, ruh sağlığı çalışanlarının buluşacağı atölye, pedagojiye queer yaklaşım, şiddetsizlik, lgbtiqa (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, queer, aseksüel) bireyler ve cinsel şiddet, sakatlık ve lgbti hareketi, Hiv, işaret dili konulu atölyelerimiz var. Ayrıca Onur Haftası sırasında düzenleyeceğimiz 'Nerdeen Nereye' sergisi kapsamında sergi sanatçıları, seçici kurul ve kuratörlerin katılımıyla bir buluşma gerçekleştireceğiz. 80'lerde 'Lubunya Olmak' tiyatro oyunu, 'Ben Senin Bildiğin Erkeklerden Değilim' tek kişilik gösterisi ve 'Seni Seviyorum' performansı gerçekleştirilecek. 24 Haziran Çarşamba akşamı Şişli Kent Kültür Merkezi'nde ise bu yılın homofobik, transfobiklerinin ödül olacağı 11. Hormonlu Domates Ödül Gecemiz var. Onur Haftası her yıl olduğu gibi bu yıl da kitlesel Onur Yürüyüşü ile sonlanacak. 28 Haziran Pazar günü 17.00'da hep birlikte Taksim'den Tünel'e şarkılarımız, sloganlarımızla yürüyeceğiz. Onur Haftası kapsamında bir de Onur Yürüyüşü düzenleniyor. Bu yürüyüşe sadece eşcinseller değil aynı zamanda heteroseksüel bireyler de katılıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yürüyüşün eşcinsel sorunlarının anlaşılması noktasında bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz? LGBTİ hareket olarak yıllardır yalnızca LGBTİ bireylerin özgürlüğü için mücadele yürütmüyoruz; homofobiye, transfobiye, heteroseksizme, heteronormativiteye, ataerkilliğe, ırkçılığa, militarizme, milliyetçiliğe, sınıf eşitsizliğine yıllardır esaslı eleştiriler yöneltiyoruz. Sınıflı ve eşitsizliğe dayalı bir toplumda herkesi heteroseksüel olarak gören, cinselliği belirli kalıplara sıkıştıran, erkekliğin yüceltildiği, dinsel normları dayatan sistem yalnızca LGBTİ'lerin değil, herkesin sorunu. Özgürlük ve eşitlik talebimize bu nedenle sadece LGBTİ'lere değil, herkese yönelik bir çağrı olarak yöneltiyoruz. Diğer yandan kendimiz dışında ezilen, yaşam hakkı başta olmak üzere hakları baskılanan her birey ve grupla da birlikte söz üretmeye çalışıyoruz, bu nedenle yıl boyunca çeşitli etkinlikler, eylemler ve işbirlikleri yapıyoruz: Gezi direnişi konusunda LGBTİ'lerin aktif bir bileşen olması, translara yönelik şiddete karşı çıkarken polis ve devlet şiddetinin son bulmasına yönelik söz üretmemiz gibi... Dolayısıyla LGBTİ'lerin sorunlarına destek verenlerle birlikte yürümek ve söz üretmek bizim için çok önemli. Özellikle Gezi eylemleri sürecinde eşcinsel bireyler bu eylemleri destekledi. Geçtiğimiz yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü'ne ise 70 bin kişilik rekor bir katılım gerçekleşti. Eşcinsellerin Gezi sürecini desteklemesi Onur Yürüyüşü'ne olan ilgiyi arttırmış diyebilir miyiz? Onur Yürüyüşü'ne yıllardır artan bir katılım var. Gezi'den önce de katlanarak artıyordu. Gezi zamanında farklı gruplarının birbirini tanıması etken olmuş olabilir. Gezi direnişinden sonra en yakın tarihli sokağa çıkma Onur Yürüyüşüydü. Ayrıca LGBTİ hareketin diğer sosyal hareketlerle birlikte iş yapması, taleplerine destek bulması, siyasi partiler ve sosyal hareketlerde (Gezi Direnişi'nde LGBT Blok gibi) LGBTİ oluşumlarının söz söylemesi ve görünürlüğünün artması da yürüyüşün kalabalıklaşmasına etken olabilir.Türkiye'deki  Onur Haftası kutlamaları ile dünya genelinde yapılan kutlamalar arasında ne gibi farklar var? Dünya genelinde kutlanan onur haftalarıyla kıyaslayacak olursak, Türkiye’deki haftanın özellikle Batı'daki haftalardan içerik ve söylem açısından ayrıldığını söyleyebiliriz. Batı'daki haftaların birçoğu artık sponsorlarla gerçekleştiriliyor ve içerikleri sadece partilerden oluşuyor. Daha çok bir kutlama havası hakim. Türkiye’de bizim hala bir derdimiz var. Dert ettiğimiz meseleler var ve sadece lokal dertler de değil bunlar. Dünyanın birçok yerinde LGBTİ’lerin yaşadıklarını da kendi derdimiz kabul edip onlar için da bağırıyor, slogan atıyor ve kamuoyuna ulaştırmaya çalışıyoruz bunları. Sermayenin ya da sistemin değil kendi bildiğimizi okuyoruz hala. İstanbul Onur Haftası eğlenceyi politikayla harmanlayarak özellikle Batı'daki haftalardan ayrılıyor.  'Velev ki ibneyiz!', 'Ayşe Fatmayı, Ahmet Mehmedi; birbirlerini sevebilmeli', 'Çürük değil eşcinsel'...Onur yürüyüşü sırasında ortaya renkli görüntüler de çıkıyor. Sanırım bunlardan en eğlencelisi sloganlar. Bu sloganlar nasıl ortaya çıkıyor? Onur Haftası başlamadan önce yürüyüş için alınan toplantılarda, slogan atölyelerinde ya da bazen kendi aramızdaki  toplaşmalarda, partilerde ortaya çıkabiliyor. 'Velev ki ibneyiz' yürüyüş öncesi bir toplantıda bir arkadaşımız tarafından ortaya atılmıştı, herkesi heyecanlandırmıştı bu slogan. 'Nerdesin aşkım?'ı ilk kez bir doğum günü partisinde uyarlayarak kullanmaya başlamıştık. Belirleyici olan hepsinin ortak bir isyandan, coşkudan çıkıp sahiplenilmesi... Bu sene temamıza uygun olarak 'Normalleşmiyoruz - Genel ahlaksız', 'Yoldan çıktım - Böyle iyiyim', 'Direnişin O biçimi - yasak ne ayol!' lolipoplarımızla yürüyüşte olacağız. Eşcinselleri düzeltmeyi, normalleştirmeyi, gizlemeyi, küçük düşürmeyi amaçlayan sözleri alıp güçlendirici bir şekilde kullanmak istedik.Onur Haftası kapsamında bir dizi etkinlik yapılıyor. Bu etkinliklerin finansmanını nasıl sağlıyorsunuz? Ya da şöyle soralım: Bu etkinlikleri kimler destekliyor? Onur Haftası, sabit bir geliri olmayan, her sene sıfırdan yapılan bir organizasyon yapısına sahip olduğu için, destekleyen kurumlar ya da bireysel yardımlar her yıl farklılık gösteriyor. Bütçemizin en önemli kısmını yürüyüşte kullandığımız bayraklar, yerel örgütlerden aramıza katılacak olan aktivistlerin ulaşım masrafları, basılı materyaller oluşturuyor. Masrafları karşılayabilmek için, bu sene geçen senelerden farklı olarak kendimiz bütçe yaratma yoluna gittik. Uluslararası fonlama sitesi İndiegogo'ya '2015 İstanbul LGBTİ Onur Haftasına Destek Ol' adında bir kampanya yükledik. Kampanya kapsamında ihtiyaçlarımızı kalem kalem yazdıp, yapılan bağış karşılığında destekçilerimize küçük hediyeler hazırladık. Ayrıca; LGBTİ hareketinin içinden açık kimlikli arkadaşlarımızın belediye meclis yönetimlerine katılması, belediyelerin Onur Haftası'na destek olmalarını sağladı. Bu sene Şişli Belediye'si ve Beşiktaş Belediye'sinin desteğini alıyoruz. Bahsettiğimiz kaynaklara ek olarak, her sene hafta başlamadan yaptığımız Pre-Pride partileriyle hem eğleniyor hem de kendimize kaynak yaratıyoruz.Peki Türkiye'de eşcinseller ne gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor?Eşcinsel bireylerin yaşadıkları sorunların başında eşcinselliği hala hastalık olarak görülüp yansıtılması (Selma Aliye Kavaf ve hükümet üyelerinin bu yönde açıklamaları mevcut, bazı doktorların ve sözde terapistlerin bunun düzeltilebilecek bir durum olarak yansıtıp 'düzelme terapileri' sunması, ailelerin kişi eşcinsel olarak açıldığında reddetmesi, şiddet uygulaması -ne yazık ki bunun ölümle sonuçlandığını da görüyoruz-, eşcinsel ve trans bireylerin yaşadıkları baskılar sonucu intihar etmesi, kişilerin açık eşcinsel kimlikleriyle iş bulmakta zorlanması ve bunu saklamak zorunda kalmaları ya da işyerinde açıldıklarında işten atılabilmeleri, toplumun eşcinsel bireylere bakışının eşcinselliği kadınlıkla ve erkekliğe ihanetle eşdeğer görmesi nedeniyle ataerkilliğin de etkisiyle sokakta karşılaşılan şiddet ve genel olarak toplumda var olan ön yargılar diyebiliriz. Son olarak Boston Erkek Eşcinsel Korosu'nun Zorlu PSM'de konseri iptal edildi. Eşcinsellerin varlığına bile tahammül edilmediği durumlarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle birçok kişi kimliğini saklamak, ilişkilerini ve hayatını gizli yaşamak zorunda kalıyor. Vahdet gibi gazeteler eşcinselliği 'sapkın' olarak niteleyip her gün nefret dilini körükleyen haberler yapılıyor ve buna müdahele edilemiyor. Bizler dayanışma ağlarımızı ve yollarımızı genişleterek tüm bunlara karşı güçlü durmaya ve yalnız olmadığımızı birbirimize söylemeye devam ediyoruz, bu konuda kamuoyu oluşturma çalışıyoruz, eylemler yapıyoruz.Trans ve interseks bireylerin sorunlarını ise ayrı olarak ele almak gerekiyor. Translık ve intersekslik çok daha görünür olduğu için trans bireyler cinsiyet geçiş sürecini çok daha zor yaşıyor, trans seks işçileri çok sık olarak şiddete maruz kalıyor, öldürülüyor, bu sayının ne yazık ki her gün arttığını görüyoruz. Trans kadın ve erkekler beden geçişi olmak için kısır olmak zorunda, 2 yıl zorunlu terapi görüyorlar. Ayrıca toplumsal normlara uygun şekilde giyinip davranarak mahkemede kendilerini kanıtlamaları gerekiyor. Kısır olma şartının kalkmasını, kişinin kendi beyanıyla kolayca cinsiyet geçişi yapabilmesini istiyoruz. İnterseks bireyler içinse kişinin kendini nasıl hissettiği ve beyanı sorulmadan aile isteğiyle zorla yapılan ameliyatlar söz konusu. Anayasada 'Cinsel yönelim' ve 'cinsiyet kimliği'ne yönelik ayrımcılık yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme yapılmasını, böylece yaşam hakkımızın garantiye alınmasını istiyoruz. Ayrıca nefret suçlarına karşı bir yasanın çıkması talebimiz de var. Tabii en önemlisi devlet ve hükümet düzeyinde LGBTİ'lerin yaşam hakkının tanınması ve her türlü şiddet ve baskıya karşı önlem alınması, nefret ve ayrımcılık dilinden vazgeçilmesini istiyoruz.
"Blatter'in İstifasının Arkasında Büyük Oyunlar Dönüyor"
Polonya basınına istifa kararını değerlendiren Boniek, üzülmeye bir sebeb görmediğini belirterek, 'Ben zaten Blatter’e oy vermedim ama yine de bir şok yaşadım. Birisi aradı ve ne olduğunu biliyor muyum diye sordu. Önce inanamadım ve şaka olup olmadığını sordum' ifadelerini kullandı.1982-85’de Juventus, 1985-88’de ise Roma formasını giyen 59 yaşındaki Zbigniew Boniek, 'Korkuyorum ki, istifanın arkasında büyük oyunlar dönüyor. Kaosun başlangıcındayız. Bizi neler bekliyor hep beraber göreceğiz' ifadesini kullandı.
Haluk Ulusoy TFF Başkanlığına Aday
Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanı Haluk Ulusoy, federasyonun bu ay yapılması planlanan seçimli olağan genel kurulunda başkanlığa aday olduğunu açıkladı.Ulusoy, yaptığı yazılı açıklamada, Türk futbolunun iyi yönetilemediğini savunarak, 'Türk futbolunu hak ettiği seviyeye tekrar çıkarmak, ileriye götürmek ve Türk futboluna hizmet etmek için göreve hazırım ve adayım' ifadelerini kullandı.Yaklaşan Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu öncesinde, kaygıların çok geniş bir kitle tarafından paylaşıldığını gördüğünü kaydeden Ulusoy, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:'Bugün, maalesef Türk futbolunun iyi yönetilemediği gerçeği ve geldiği vahim durum her türlü gösterge ile apaçık ortadadır. Ülkemi çok seviyorum, Türk futbolunu çok seviyorum. Bana her ihtiyaç duyulduğunda Türk futboluna en iyi şekilde hizmet etmek için taşın altına sadece elimi değil, yüreğimi de koydum. Her zaman futboldan bir şeyler almak isteyenlerden değil, aksine futbola bir şeyler katmak isteyenlerden oldum. Bu nedenlerle; Türk futbolunu hak ettiği seviyeye tekrar çıkarmak, ileriye götürmek ve Türk futboluna hizmet etmek için göreve hazırım ve adayım.'Ulusoy, yakın zamanda adaylığıyla ilgili basın toplantısı düzenleyeceğini bildirdi.AA
Real Madrid'in Yeni Hocası Benitez
Real Madrid yeni hocasını resmen açıkladı. İspanyol kulübü, Rafael Benitez'in yeni teknik direktörleri olduğunu resmi sitesinden duyurdu.https://twitter.com/realmadrid/status/606007618394562561Real Madrid İtalyan teknik adam Carlo Ancelotti'den boşalan teknik direktörlük koltuğuna Rafael Benitez'i getirdi. İspanyol takımın kendi internet sayfasından yaptığı açıklama ile teknik direktör Rafael Benitez ile 3 yıllık anlaşma imzaladıklarını resmen açıkladı. Bugün TSİ 14.00'te Bernabeu stadyumunda gerçekleşecek imza töreni sonrası Benitez resmen Real Madrid'de ki görevine başlayacak. DHA
Sepp Blatter'den İstifa Kararı
Uluslararası Reuters Haber Ajansı, FIBA Başkanı Sepp Blatter'in istifa ettiğini duyurdu.Blatter 'FIFA'nın yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Yeni başkanı seçmek için herkesi olağanüstü kongreye çağırıyorum' dedi.FIFA, Aralık 2015 ile Mart 2016 tarihleri arasında yapılacak olağanüstü kongreyle yeniden seçime gidecek.
Reklam
“Başıma Her Şey Geldi.. Oğluma Laf Atmalar, Eşime Taciz Mesajı..."
Ligin son haftasındaki İstanbul Başakşehir maçının ardından F.Bahçe’deki teknik direktörlük görevinden istifa eden İsmail Kartal suskunluğunu şampiy10 için bozdu. Ersun Yanal’ın ardından yardımcı antrenörlükten teknik direktörlüğe terfi eden Kartal 1 sezon boyunca yaşadıklarını, kendisini istifaya götüren olayları, hayâl kırıklıklarını, karşılanmayan transfer beklentilerini ve gelecekle ilgili planlarını Ali Can’a anlattı:“Devre arası bazı oyuncular istedim. Transferler yapmamız gerektiğini konuştum başkanla, bir rapor da verdim. Bana ‘Ekonomik olarak fazla iyi değiliz. Biraz sıkıntıdayız’ dedi. Bunlar da gerçekleşmedi, olmadı.Erkan Zengin’in olabileceğini söylediler. Ben de ‘Hiç olmazsa bir Erkan Zengin, sağ ön, sol ön, ileriye dönük bir oyuncumuz olabilir’ dedim. İki kulvarda mücadele ediyoruz. Hem kupada hem ligde. O da olmadı.Artı takımda 7-8 tane sözleşmesi biten oyuncularım vardı. O oyuncuların beklentileri vardı. Onlarla ilgili görüşme olmadı. Futbolcunun bu tip durumlarda kafası karışık olur. Geleceğini görmek ister. Kafasındaki kaygılarının bir an önce giderilmesini ister. Daha çok sahiplenir, daha huzurlu ve mutlu olur. Bunlar olsa çok daha iyi olabilirdi ama olmadı.
Sporun Manşetleri | 3 Haziran 2015
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Reklam
En Çok Karşılaştırdığımız 10 Şey
Karşılaştırma, insanın doğası gereği. Yemekte olsun, sporda olsun, hatta aile bireylerinde olsun hepimiz bir şeyleri karşılaştırırız. Çocukken az mı birbirimize girdik mahalledeki en yakın arkadaşımızla, “Benim babam senin babanı döver” diye? Tabii bize kalırsa hiçbir baba diğerini dövmesin. Ama onun yerine gelin, diğer “en çok karşılaştırdığımız 10 şey”e, daha doğrusu ikiliye bir göz atalım.
Adidas Predator Serisini Giyen 10 Efsane Futbolcu
Adidas, ilk olarak 1994 yılında çıkardığı Predator serisinin üretimine son verdi. 21 yıl aradan sonra verilen bu karardan sonra artık yeni bir Predator krampon daha göremeyeceğiz. Bundan böyle sadece anılarımızda canlanacak olan Adidas Predator’ı bugüne kadar giyen 10 efsanevi futbolcuyu hatırlayalım…
Kocaman Fenerbahçe'ye mi Dönüyor?
Fenerbahçe'de futbolun başına getirilen Ali Yıldırım'ın Aykut Kocaman'ı geri döndürmek istediği iddia edildi.Fenerbahçe'de hafta sonu yapılan kongre ile birlikte hiçbir şey geride kalan sezon gibi olmayacak.İsmail Kartal, sezon boyunca yalnız kalmış ve şampiyonluk yarışında fazla destek görememişti. Eskiden ağabey olan ve dert babası olarak adlandırılan İsmail Kartal, futbolcular açısından karşı tarafa geçmiş, sportif direktörsüz çalışmış, silahlı saldırıdan tutun diğer tüm olumsuzluklarla tek başına mücadele etmişti. Ancak kongre ile birlikte Fenerbahçe'de birçok şey değişmeye başladı.Önce bir profesyonel, takımın başına getirildi; Giuliano Terraneo... Ardından uzun süre yönetimde olmayan Ali Yıldırım, futbol şubesine geri dönünce ipleri de yeniden eline aldı.Kongreden hemen sonra, oyunu Aziz Yıldırım için kullandığı öğrenilen eski teknik sorumlu Aykut Kocaman ile yemekte buluşan ve yaklaşık 2 saat görüşen Ali Yıldırım, gelecek sezon için fikir alışverişinde bulundu. Bu yakınlaşma 'Aykut Kocaman geri mi dönüyor?' sorusunu da beraberinde getirdi.Yıldırım'ın Aykut hocayı yeniden takımın başında görmek istediği ve 3 sene önce Avrupa Kupası'nda yarı finale giden başarıyı daha da ileri taşımak istediği bilinirken, Aykut Kocaman'ın bu duruma sıcak bakmadığı belirtildi. Ali Yıldırım'ın takımı ve camiayı çok iyi tanıyan Aykut hocaya her konuda danıştığı ve görev için ikna edemese de tecrübelerinden yararlanacağı ifade edildi.https://twitter.com/ibrahimseten/status/605846316946571264DHA
Reklam
Kerimoğlu: "Kartal'a da Bilic'e de Yapılan Yanlış"
Galatasaray'ın ve Milli Takım'ın efsane oyuncularından Tugay Kerimoğlu, NTVSpor'da yayınlana Spor Gecesi programında açıklamalarda bulundu.'Çok keyifli bir ligdi. Evet Galatasaray ligi 1. bitirdi ve tebrik ettik. Ama 2. ve 3. olan takımlar başarısız mıydı? Hocaları gönderilmeli miydi? Bence İsmail Kartal'a da Bilic'e de yapılan yanlıştı. Acaba sabretmek mi şampiyonluk gelince gelecek seneyi klurtarmak mı? Buna karar vermek lazım.''BILIC YATTIĞI YASTIĞI UNUTMUŞTUR...''İsmail Kartal birçok sıkıntılar yaşamış. Bilic'e bakıyoruz stadı yok neredeyse göçebe yaşamışlar. Yattıkları yastıkları unutmuşlar her hafta ayrı otelde yatmaktan. Ve başarısız diye yollar ayrıldı.''Şenol Güneş'i tebrik ediyorum futbol anlamında oldukça iyi bir sezon geçirdiler. Kolay maç olmayacak. İki ekibin de göze hoş gelen bir oyun oynayacağını düşünüyorum. Bir takım şampiyonluğun yanına kupayı katmak istiyor. Diğer ise oyun açısından iyi geçen sezonu kupayla taçlandırmak istiyor. İyi maç olacak.''Galatasaray'a karşı Glasgow Rangers ile Sami Yen'de oynadığımız karşılaşma hayatımın en zor maçıydı. Isınmaya çıkmadım sahaya. Koridorda ısındım. Hayatımın en zor günüydü gerçekten. Bu her oyuncunun hayatında olmuştur aşmak lazım tabii ki ama yine de çok ilginç bir tecrübeydi.''GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ TEKNİK ADAMI''Jupp Derwall beni futbol camiasına katmış adamdır. Bana göre Galaatsaray'ın gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörü. Genç takımdan A takıma antrenöana geldim. İdmanın sonunda bana bir daha alt takıma gitmememi söyledi.''SELÇUK İNAN ÜLKENİN EN İYİSİ...''Selçuk'un farklı bir stili var. Çalıştığımız dönemde de söylerdim top gelmeden önce 3-4 seçeneğin olsun diye. Kaliteli bir insan akıllı bir insanm. Kaptanlık çok yakışıyor. Liderlik vasfı da var. Selçul şu anda ülkedeki en iyi orta sahalardan bir tanesi. Diğerleri alınmasın ama benim için çok özel Selçuk.'Şampiy10
Ürdün Prensi Ali, FIFA Başkanlığı'na Yeniden Aday
Ürdün Prensi Ali bin el-Hüseyin'in, FIFA Başkanı Joseph Sepp Blatter'ın görevini bırakma kararı almasının ardından, yeniden FIFA Başkanlığı'na aday olmaya hazırlandığı açıklandı.Ali bin el-Hüseyin'in yardımcısı Salah el- Sabra, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Blatter'ın istifasını açıklamasının ardından Prens Ali'nin yeniden FIFA Başkanlığı'na aday olma kararı aldığını bildirdi.Sabra, gerekli hukuki karşılığın verilmesi halinde Prens Ali'nin seçim olmaksızın FIFA Başkanlığı'na geçebileceğini  ve bu görüşün bazı Avrupalı futbol federasyonları tarafından desteklendiğini savundu.Prens Ali, yaptığı basın açıklamasında Blatter'a istifa etme çağrısında bulunarak, 'FIFA'nın hizmet eden bir kurum gibi değil, şirket gibi çalıştığını' ifade etmişti. Blatter, dün FIFA Başkanlığı'ndan istifa edeceğini açıklayarak yeni başkan seçilmesi için FIFA Genel Kurulu'nu olağanüstü kongreye çağıracağını belirtmişti.FIFA'nın 5 dönem başkanlığını yapan Blatter, 29 Mayıs tarihinde yapılan seçimlerde 133 oy alarak tekrar FIFA Başkanı seçilmişti. Rakibi Prens Ali ise 73 oy alarak birinci turun ardından adaylıktan çekildiğini açıklamıştı.AA, Zehra Yaman
Hidayet: "Türkiye'ye Dönersem O Takım Fenerbahçe Olur"
Ülkemizi NBA'de temsil eden Hidayet Türkoğlu, kariyeri ve Türk basketboluyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.Trtspor'da yayınlanan Sporda Bugün programına konuk olan Hidayet Türkoğlu, basketbolu şu an bırakma gibi bir niyetinin olmadığını ve son kararını Ağustos ayında vereceğini söyledi.FENERBAHÇE ÜLKER AÇIKLAMASIKariyerine Türkiye'de devam etme kararı vermesi halinde hangi takımda oynamak istersin sorusuna da yanıt veren Türkoğlu, 'Eğer Türkiye'ye dönersem, oynayacağım tek takım Fenerbahçe Ülker olur' diye konuştu.'CEDİ VE FURKAN NBA'DE ŞANSLARINI DENEMELİ'Genç basketbolcuların kendilerine güvenmeleri gerektiğini ifade eden yıldız basketbolcu, kendisinin de çok genç yaşta NBA'e adım attığını ve uzun yıllar kariyerini sürdürdüğünü ifade etti. Şu an Türkiye'de NBA'de oynayabilecek kalitede genç basketbolcuların bulunduğunu belirten Hidayet Türkoğlu, Anadolu Efes forması giyen Cedi Osman ve Furkan Korkmaz'ın mutlaka NBA'de şanslarını denemeleri gerektiğini vurguladı.Sporx
Reklam
Wawrinka ve Tsonga Yarı Finalde
Sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası Fransa Açık'ta (Roland Garros) tek erkeklerde 2 numaralı seri başı Roger Federer, vatandaşı Stan Wawrinka'ya 3-0 yenilerek turnuvaya çeyrek finalde veda etti.Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen turnuvadaki tek erkekler çeyrek finaline 2 maçla devam edildi. Kariyerindeki tek grand slam şampiyonluğunu 2014'te Avustralya Açık'ta kazanan İsviçreli 8 numaralı seri başı Stan Wawrinka, vatandaşı dünya 2 numarası Roger Federer ile karşılaştı.Mücadeleye hızlı başlayan Wawrinka, sert servislerle üstünlük kurduğu Federer karşısında ilk seti 6-4 kazandı. İkinci setin 7. oyunda rakibinin servisini kıran Wawrinka, skor avantajını koruyarak bu setten de 6-3 galip ayrıldı.Çekişmeli geçen 3. sette 6-6 beraberliğin ardından 'tie-break'e geçildi. Oyunun bu bölümünde de rakibi karşısında etkili bir oyun sergileyerek 7-4 üstünlük kuran Wawrinka, seti 7-6, maçı ise 3-0 kazanarak yarı finale yükseldi.5 setlik mücadele Tsonga'nınGünün diğer çeyrek final mücadelesinde 5 numaralı seri başı Japon Kei Nishikori ile dünya 14 numarası Fransız Jo-Wilfried Tsonga karşılaştı.Sert servisleriyle rakibine üstünlük kuran Fransız sporcu, rakibini ilk sette 6-1, ikincisinde ise 6-4 yenerek yarı finale kalmak için önemli bir avantaj yakaladı.Mücadeleyi bırakmayan Nishikori, kortun çaprazına gönderdiği sert 'backhand' vuruşlarının da yardımıyla rakibi karşısında üstünlük kurarak üçüncü seti 6-4, dördüncü seti de 6-3 kazanarak skoru eşitledi.Maçın final setinde file önünde daha iyi bir performans sergileyen Tsonga, 3 saat 42 dakika süren mücadelenin son setini 6-3, karşılaşmayı ise 3-2 kazanarak yarı finale yükselen diğer tenisçi oldu.Fransa Açık'ın 11. gününde oynanacak yarı final karşılaşmalarında tek kadınlarda dünya 1 numarası Serena Williams ile İtalyan Sara Errani, tek erkeklerde ise 1 numaralı seri başı Novak Djokovic ile İspanyol Rafael Nadal maça çıkacak.TRTSpor
Carlo Ancelotti, Milan'ı Reddetti
İtalyan teknik direktör Carlo Ancelotti, kendisini ısrarla isteyen eski takımı Milan'da yeniden görev almayacağını açıkladı.Tecrübeli teknik adam, kariyerine ilişkin Milan Kulübü’ne gönderdiği yazılı açıklamada, gelecek sezon Milan A takımı'nda görev yapamayacağını bildirdiği ifade edildi. Milan Başkanı Silvio Berlusconi ’nin kendisini takımını başında görmeyi çok istediği Ancelotti, bu yıl dinlenmek istediğini belirterek, kırmızı-siyahlıların teklifini geri çevirdiği kaydedildi. Resmi Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Ancelotti, 'İlgisi için Milan'a teşekkür ediyorum. Çok sevdiğim bir kulübe hayır demek zordu ama biraz dinlenmeye ihtiyacım var.' ifadelerini kullandı.https://twitter.com/MrAncelotti/status/605797236392402945Carlo Ancelotti ’nin geçen hafta İspanyol takımı Real Madrid ’den ayrılacağı belli olunca Milan, asbaşkan Adriano Galliani ile kıdemli teknik adamı Milan’a dönmesi için ikna turları yapmıştı. Deneyimli teknik adam, daha önce 2001-2009 yılları arasında çalıştırdığı Milan ile 2 UEFA Şampiyonlar Ligi, 2 UEFA Süper Kupası, 1 Serie A şampiyonluğu, 1 İtalya Kupası ve 1 de FIFA Dünya Kulüpler Kupası zaferlerini yaşamıştı.Carlo Ancelotti’den sonuç alamayan Milan’ın, teknik direktör arayışında Sevilla’ya son iki sezondur UEFA Avrupa Ligi’ni kazandıran Unai Emery ya da Roberto Donadoni ismi üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.Fanatik
Reklam
Işıl Alben Yeniden Galatasaray Yolunda
Galatasaray Odeabank Kadın Basketbol Takımı'nda kaptanlık görevini sürdürürken, geride kalan sezonun başında Rusya'nın Dinamo Kursk takımına transfer olan Işıl Alben, yeniden eski kulübüne dönme yolunda.Sarı-kırmızılı kulüp yetkililerinden alınan bilgiye göre, Galatasaray'a dönmek isteyen Işıl Alben'le, yeni yönetimin görev dağılımı yapmasının ardından masaya oturulacak.Işıl'la yapılan ilk görüşmelerden sonra, konunun yeni yönetime bırakılması kararı alındığı, iki tarafın şartlarının uyuşması durumunda da transferin gerçekleşeceği bildirildi.Eurosport
Ivanovic ve Safarova Yarı Finalde
Sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası Fransa Açık'ta (Roland Garros) tek kadınların 7 numaralı seribaşı Ana Ivanovic, 19 numaralı seribaşı Elina Svitolina'yı, 13 numaralı seribaşı Lucie Safarova da 21 numaralı seribaşı Garbine Muguruza'yı 2-0 yenerek adlarını yarı finale yazdırdı.Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen turnuvadaki tek kadınlar çeyrek final maçında, kariyerindeki tek 'grand slam' şampiyonluğunu 2008'de burada kazanan Sırp Ana Ivanovic ile ilk defa bir 'grand slam' çeyrek finalinde boy gösteren Ukraynalı Elina Svitolina karşılaştı.Zayıf bir servis performansı sergileyen 20 yaşındaki rakibine, puan kazandıran vuruşlarda (winner) 37-8 üstünlük sağlayan Ivanovic, 6-3 ve 6-2'lik setlerle korttan 2-0 galip ayrıldı.27 yaşındaki tenisçi böylece 2008'den bu yana ilk kez bir 'grand slam'de yarı finale yükseldi.Safarova ilk defa son 4'teKadınlardaki diğer çeyrek final mücadelesinde son şampiyon Maria Sharapova'yı eleyen Çek Lucie Safarova ile 2014 Fransa Açık'ın 2. turunda 1 numaralı seribaşı Serena Williams'ı eleyerek dikkatleri üzerine çeken 21 yaşındaki İspanyol Garbine Muguruza karşı karşıya geldi.'Tie break'e giden ilk sette daha az hata yapan Safarova, Muguruza'ya 7-3 üstünlük kurdu ve 1-0 öne geçti. Daha iyi servis karşılayan Safarova, rakibinin yine daha fazla basit yaptığı 2. seti de 6-3 kazanarak Roland Garros'ta ilk defa son 4 isim arasına kaldı.Safarova, yarı finalde Ivanovic'in karşısına çıkacak.TRTSpor
Demirören: "Fair Play'in Öne Çıkacağını Umuyorum"
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Galatasaray ile Bursaspor arasında yarın yapılacak Ziraat Türkiye Kupası finalinde fair play'in ön plana çıkacağını umduğunu söyledi.Ziraat Türkiye Kupası'nın 53. finali için hazırlanan maç kitabında görüşlerine yer verilen Demirören, kupa coşkusunu tüm Türkiye'ye yaşatmak adına bu yıl 'bir kupadan daha fazlası' sloganıyla yola çıktıklarını belirterek, 'Büyük küçük takım ayrımının ortadan kalktığı, dikkat çekici sürprizlere sahne olan Ziraat Türkiye Kupası maçları, bu sayede yepyeni bir heyecanın adresi oldu' ifadelerini kullandı.Galatasaray ve Bursaspor'u tebrik eden Demirören, iki takım arasında finale yakışır bir mücadele olacağına inandığını belirterek, şunları kaydetti:'Kupanın isim sponsoru Ziraat Bankası'na ve sezon boyu yaptıkları başarılı yayıncılık için Turkuvaz Medya Grubu'na teşekkür ediyorum. Bu güzel futbol gecesinde, fair play'in ön plana çıkacağını umuyor, siz değerli futbolseverlere ve televizyonlarının karşısında bu heyecana tanıklık edecek milyonlara iyi seyirler diliyorum.'HaberTürk
Sinan Güler Bıçak Altına Yattı
Galatasaray Liv Hospital Basketbol Takımı’nın milli oyuncusu Sinan Güler, ayak bileğinden ameliyat edildi.Türkiye Basketbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, milli oyuncu Sinan Güler’in Acıbadem Sports’ta “ayak bileği artroskopisi” ameliyatı geçirdiği belirtildi.Sinan Güler’in sağlık durumunun iyi olduğu ve 3-4 hafta sonra antrenmanlara başlayabileceği duyuruldu.Açık Mert Korkusuz
Reklam