onedio
Beşiktaş Yönetimi, Seçim Kararını Rafa Kaldırdı
Beşiktaş yönetimi, bugün yaptığı toplantıda olağanüstü seçim kararı ve teknik direktör konularını tartıştı.Olağanüstü kongre kararı alınması durumunda tüzük gereği bir ay içinde seçim yapılması gerektiğinden yönetimin ortak kararı ile seçim konusu rafa kaldırıldı. Beşiktaş'ın tüzüğü gereği kongre kararı alan yönetimin bir ay içinde erken seçim yapma zorunluluğu bulunuyor. Bugün yapılan toplantıda seçim konusunu enine boyuna tartışan yönetim, alınacak seçim kararının stat ve yeni sezon çalışmalarını çok olumsuz etkileyeceğini düşünerek kongre kararından vazgeçti.Seçim kararı alınmamasına en büyük sebep, stat inşaatında yaşanan sorunların olası bir seçim kaosunda çözüme kavuşturulmasının zorlaşması olarak gösterildi.Siyah beyazlı yönetim ayrıca, teknik direktörün henüz belirlenmemesi, yeni sezon çalışmalarının yoğunluğu ve transfer ayına girilmiş olması sebebiyle de erken kongre kararı almaktan vazgeçti.TEKNİK DİREKTÖR KONUSUNDA YETKİ BAŞKANDATeknik direktör konusunu da tartışan yöneticiler, adaylar ile ilgili kendi düşüncelerini ortaya koydular ve bu konuda yetkiyi başkana verdiler. Teknik direktör konusunun, herhangi bir hoca üzerinde uzlaşma ve oylama değil, yöneticilerin düşüncelerini açıklama şeklinde geçtiği öğrenildi. Bütün yöneticileri tek tek dinleyen başkan Fikret Orman'ın ise yöneticilerin düşüncelerini değerlendireceği ve buna göre hareket edeceğini söylediği ifade edildi.GÖKHAN KESKİN BREZİLYA'DA FUTBOLCU BAKIYORBeşiktaş yönetimi tarafından önümüzdeki sezon takım içinde daha faal bir göreve getirilmesi düşünülen Gökhan Keskin, futbolcu bakması için Brezilya'ya gönderildi. Gelecek olan teknik direktöre göre, yardımcı antrenörlüğe de getirilmesi düşünülen Gökhan Keskin için ikinci ihtimal ise sportif direktörlük görevi. Önder Özen'in istifası sonrası bir yıldır boşta olan sportif direktörlüğe bir isim atamak isteyen yönetim bu kişinin ilk etapta siyah beyazlıların eski futbolcusu ve herkes tarafından sevilen bir isim olmasına öncelik tanıyor.DHA, Ali Danaş
Galatasaray, Yönetim Değişikliklerini KAP'a Bildirdi
Galatasaray Sportif AŞ'de Hamdi Yasaman'dan boşalan yönetim kurulu başkanlığı görevine Cüneyt Tanman'ın atandığı duyuruldu.Sarı-kırmızılı kulüpten Borsa İstanbul'a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamada, Galatasaray Sportif AŞ'den istifalarını kulübe ileten isimlerden Hamdi Yasaman, Abdurrahim Albayrak ve Mete İkiz'in yerine yeni tamalar yapıldığı kaydedildi.Şirket yönetim kurulu başkanlığından istifa eden Hamdi Yasaman'ın yerine Cüneyt Tanman'ın, yine istifa eden üyeler Abdurrahim Albayrak ile Mete İkiz'in yerlerine ise Fatih İşbecer ile Ural Aküzüm'ün atandığı belirtildi. Atanan isimlerin, ilk yapılacak şirket genel kuruluna kadar görevlerini sürdürecekleri ifade edildi.AA
Türkiye Kupası Galatasaray'ın!
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş 3-2 yenildikleri Türkiye Kupası finalini değerlendirdi.Maç sonrası yayıncı kuruluşa konuşan Güneş'in açıklamaları şu şekilde; 'Çok emek vererek pozisyonlar ürettik, bunların bir çoğunu kaçırdık. Rakibimiz kolay goller attı.''Yarışmak ve başarmaktan daha önemli olan insanlıktır. Futbolcularım insanlık değerlerini sahada kullandılar, teşekkür ediyorum. Bugün her şeye rağmen kazanmamız gerekiyordu. Taraftarlara olan borcumuzu ödeyemedik, üzgünüz.''Benim Bursa'da kalıp kalmamam hiç önemli değil. Ben gerekenleri 8 ay önce yönetime söyledim zaten. Eğer kadro korunacaksa burada benim olup olmamam önemli değil ama önce bu şartların sağlanması gerek.'Eurosport
Mesut Özil'e Büyük Onur
Arsenal'in yıldız futbolcusu Mesut Özil, yaptığı hayır işleriyle takdir toplamaya devam ediyor.Arsenal 'in Türk asıllı Alman yıldızı Mesut Özil , katıldığı yardım kampanyaları nedeniyle Alman Futbol Elçisi seçildi.Deutsche Welle 'e konuşan Mesut, 'Sadece sahada değil, her alanda fark yaratmaya çalışıyorum. Beni tanıyan kime sorsanız, çocuklara yardımcı olmak için ne kadar çaba gösterdiğimi anlatır size. Bu ünvan benim için bir gurur kaynağı. Takımımla da konuştuk. Topladığımız parayı Afrika'daki ihtiyacı olanlar için kullanacağız.' dedi.Çalışmalara devam edeceğini belirten Mesut, 'Bir vakıf kurmayı düşünüyorum. Böylece daha çok çocuğa daha hızlı yardım götürebiliriz. Kurduğum bağlantılar bunda etkili olacaktır. Temel amacımız çocuklara iyi bir gelecek sağlamak. Az da olsa şartlarını iyileştirebilirsek ne mutlu bize.' ifadelerini kullandı.Mesut dışında Thomas Hitzlsperger ve Jürgen Klinsmann da bu ünvan için aday gösterilse de oylamadan Mesut birinci çıktı.Goal
Finale Yükselen İlk Takım Anadolu Efes
Türkiye Basketbol Ligi Spor Toto play-off yarı final üçüncü maçında Trabzonspor Medical Park'ı deplasmanda 59-54 yenen Anadolu Efes, seride durumu 3-0 yaparak, finale yükselen ilk takım oldu.Trabzonspor Medical Park, karşılaşmanın başında hücumlardan boş dönen ve ilk 3 dakika 40 saniye boyunca sayı üretemeyen Anadolu Efes karşısında Hardy ile Velickovic'in basketleriyle 6-0'lık üstünlük yakaladı. Daha sonra Lasme ile ilk sayısını bulan konuk takım, Saric'in de skora destek vermesiyle periyodun bitimine 4 dakika 18 saniye kala skoru 8-6'ya getirdi. Etkili savunma yapan bordo-mavililer karşısında yine sayı atmakta zorluk çekmeye başlayan Anadolu Efes, yaklaşık 4 dakika sayı bulamadı. Marshall, Hardy, Stipanovic ve Velickovic'in basketleriyle çeyreğin son dakikasına Trabzonspor Medical Park 14-6 önde girdi. Bitime 22 saniye kala Saric'in serbest atıştan attığı basketle ilk periyot, ev sahibi takımın 14-8'lik üstünlüğü ile sona erdi.İkinci periyoda hızlı başlayan Trabzonspor Medical Park, Velickovic ve Marshall'ın basketleriyle 14. dakikada farkı 12 sayıya (24-12) kadar çıkardı. Cedi Osman, Lasme ve Janning ile 8-0'lık seri yakalayan Anadolu Efes, 17. dakika içinde skoru 24-20'ye getirdi. Rakibinin kendisini yakalamasına izin vermeyen Trabzonspor Medical Park, Can Altıntığ ile dışarıdan, Stipanovic ile içerden bulduğu sayılarla ilk yarıyı 29-24 önde tamamladı.Trabzonspor Medical Park, ikinci yarının başında Lasme ile art arda sayılar bulan Anadolu Efes karşısında Marshall, Stipanovic ve Can Altıntığ'ın basketleriyle 26. dakika içinde de skoru 37-32 yaparak üstünlüğünü sürdürdü. Bu dakikanın ardından savunma direncini daha da artıran konuk takım, 27. dakikada Janning'in 3 sayılık atışıyla maçta 37-37'lik beraberliği sağlarken, 28. dakika içinde Lasme'nin serbest atıştan kaydettiği sayılarla 37-39 öne geçti. Bu periyodun son 4 dakika 39 saniyesinde rakibine sayı izni vermeyen Anadolu Efes, Lasme ve Janning'in sayılarıyla 14-0'lık seri yakalayarak üçüncü çeyreği 46-37 galip durumda bitirdi.Maçın son periyodunda Lasme ve Krstic'in basketleriyle Anadolu Efes, 34. dakikada farkı 10 sayıya (40-50) çıkardı. Daha sonra farkı eriten Trabzonspor Medical Park, Velickovic'in basketiyle son dakika içinde farkı 2 sayıya (52-54) indirdi. Ancak Jenning'in bitime 24 saniye kala üç sayılık basketiyle 57-52 üstünlüğünü koruyan lacivert-beyazlılar, Trabzonspor Medical Park'ın farkı kapatmasına izin vermedi. Anadolu Efes, son bölümde Marshall'ın attığı baskete Lasme'nin serbest atışlarıyla karşılık vererek maçtan 59-54 galip ayrıldı.Anadolu Efes'in ürettiği 59 sayının 24'ünü atan Lasme, maçın en skorer oyuncusu oldu. Lacivert-beyazlı oyuncu, takımına 12 ribauntluk katkı da sağlayarak, maçı 'double-double' yaparak tamamladı.1. Periyot: 14-8Devre: 29-243. Periyot: 37-46Eurosport
Goudelock, Türkiye'yi Reddetti
Fenerbahçe Ülker'in ABD'li oyun kurucusu Andrew Goudelock, Türkiye A Milli Basketbol Takımı'nda oynama önerisini, evlenecek olması nedeniyle geri çevirdiğini duyurdu.Twitter'daki hesabından konuyla ilgili açıklama yapan Goudelock, Türkiye adına oynama önerisine para isteğiyle karşılık verdiği şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, 'Yazın evleneceğim ve bu nedenle Türk Milli Takımı'ndan gelen teklifi geri çevirdim' ifadesini kullandı.https://twitter.com/0goudelock/status/606129136747343872https://twitter.com/0goudelock/status/606129347095891968https://twitter.com/0goudelock/status/606129447914340352
Reklam
Djokovic, Nadal'ı Toprağa Gömdü
Fransa Açık çeyrek final mücadelesinde dünya 1 numarası Novak Djokovic, toprak kortun kralı Rafael Nadal'ı 7-5, 6-3 ve 6-1'lik setlerle yenerek yarı finale yükseldi.Karşılaşmaya hızlı bir giriş yapan Novak Djokovic iki kere servis kırarak ilk dört oyunu kazandı. Beşinci oyunda ise rüzgar bir anda tersine esmeye başladı. Harika bir geri dönüş gerçekleştiren Nadal sette 5-4 öne geçti. Uzun rallilerin ve nefes kesen sayıların alındığı sette kazanan raket ise bir saat sonunda 7-5 ile Novak Djokovic oldu.İkinci sette üstünlüğü elinde tutan Sırp raket sekizinci oyunda Nadal'ın servisini kırdı ve seti 6-3 kazandı. Erken finalin üçüncü setinde ise Djokovic adeta şov yaptı. Nadal'ın üç kere servisini kıran Djokovic rakibine sadece bir oyun şansı tanıdı ve seti 6-1 kazandı.Nadal'ı Fransa Açık'ta eleyen Novak Djokovic yarı finalde Ferrer - Murray maçının galibi ile oynayacakEurosport
Ramos: "Beşiktaş'la Görüşüyoruz"
Başkan Fikret Orman önceliği yabancı teknik direktöre veriyor. bu nedenle başta Mircea Lucescu olmak üzere pek çok yabancı teknik adamla görüştü. Fakat olumlu sonuç alınamadı.Lucescu ile yapılan son görüşmede, Rumen teknik adam Shaktar'da kalacağını söyledi. Bunun üzerine siyah beyazlılar daha önce Galatasaray'ın gündemine gelen hatta, başkan adayı Turgay Kıran'ın 'Seçilirsem, birlikte çalışacağım'' dediği Juande Ramos'la görüşmeye başladı.İspanyol teknik adama ilk teklif verildi. Daha önce iki kez Sevilla'yı Avrupa Ligi şampiyonu yapan, İspanya'da Copa del Rey zaferi yaşayan, Totthenam, CSKA ve Dinopro'da başarılı bir dönem geçiren tecrübeli teknik adamın menajeri Gines Carvajal'le Beşiktaş ilk görüşmeyi yaptı.TEKLİF GELDİ, HER AÇIDAN BİR DEĞERLENDİRME YAPTIKTAN SONRA CEVAP VEREBİLİRİZ Radyospor'da Özgür Sancar'ın konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Juande Ramos, 'Görüşme oldu. Menajerim aracılığıyla teklif geldi. Ama şu anda somut bir şey yok. Teklifi değerlendiriyorum.  Bize bazı veriler sunuldu; ama ben kulüpte ne yapabileceğimizi tüm açılardan analiz etmek istiyor. O nedenli biraz düşünmemiz, üzerinde çalışmamız gerekiyor' dedi.Son olarak, önceki sezon, Ukrayna'nın Dinipro takımını çalıştıran Juande Ramos, geçen sezon çalışmadı.  Radyo Spor
Reklam
Tüm Zamanların En İyi 10 Spor Ayakkabısı
Bu yazıyı okuduğunuza göre siz de iflah olmaz bir spor ayakkabı bağımlısınız. Sunduğu konforla kalplerimizi kazanan spor ayakkabılar, tasarımlarıyla hepimiz için birer tutku haline dönüştü. Bu anlatılmaz tutkuyu ancak yaşayan bilir;) Şimdi bu tutkuyu körükleyen ve tasarımlarıyla efsaneleşen 10 spor ayakkabıya yakından bakıyoruz.
Gökhan Zan, Galatasaray'dan Ayrıldığını Duyurdu
Galatasaray'da Eboue'nin ardından tecrübeli futbolcu Gökhan Zan da takımdan ayrıldığını duyurdu.Sezon sonu itibariyle sözleşmesi sona eren Gökhan Zan, 6 yıllık Galatasaray macerasını noktaladı. Galatasaray’a Beşiktaş’tan bedelsiz olarak 2009 yılında gelen Gökhan Zan’ın sarı-kırmızılılarla olan macerası son buldu.Galatasaray’da bu sezon başında kadro dışı kalan ve hiç forma giyemeyen Gökhan, sarı-kırmızılı takımda toplam 76 kez forma giydi, 3 gol attı.Sözleşmesi sona eren milli futbolcu ile masaya oturmayan Galatasaray, Gökhan’ı serbest bıraktı.Fanatik
Krasic Sırbistan'da Kriz Çıkardı
Partizan ve Kızılyıldız taraftarları, Fenerbahçeli Milos Krasic için sanal ortamda birbirine girdi.Fenerbahçe'nin Sırp futbolcusu Milos Krasic için ülkesinin iki dev ekibinin birden devreye girmesi ortalığı karıştırdı. Sırbistan'ın iki ezeli rakibi Partizan ile Kızılyıldız'ın kadrolarına katmak istedikleri sarı-lacivertli futbolcu için, bu ekiplerin fanatikliği ile tanınan taraftarları arasında gerilim çıktı.Sezonu Fenerbahçe B takımında geçiren 30 yaşındaki futbolcuyu her iki takımın taraftarları da kendi takımlarında görmek isterlerken, internet üzerinde adeta sanal savaşa giriştiler. Oyuncunun bilgilerinin bulunduğu Wikipedia sayfasında, Krasic'in transferini bitmiş gibi gösteren Kızılyıldız ve Partizan taraftarları, kimlik bilgilerini değiştirdi.Siyah-beyazlılar Miloc Krasic için 'mevcut takımı' bölümünü FK Partizan olarak gösterirlerken, kırmızı-beyazlı Belgrad ekibinin taraftarları da boş durmadı. Onlar da künyenin bulunduğu bölgeye, oyuncunun 2015'ten sonraki takımını 'Kızılyıldız' olarak değiştirdiler. Bu bölümler sonrasında düzeltildi.Milliyet, Onur Dinçer
Reklam
Thomas Tuchel Görevine Resmen Başladı
Borussia Dortmund Sportif Direktörü Michael Zorc ile birlikte basın mensuplarının karşısna çıkan Tuchel, 'Ekol bir takım çalıştırmak benim hayalimdi. Burada bugün göreve başladığım için çok mutluyum' dedi.Görevi devraldığı Jürgen Klopp'a da değinen Tuchel, 'Jürgen bu kulüp için bir hocadan çok daha fazlasıydı. Onun olağanüstü başarılarını takdir ediyorum' dedi.
Lucas Ontivero Galatasaray'a Geri Dönüyor!
Honved Kulübü, altı ayda sadece 1 maçta forma giyebilen Lucas Ontivero'nun Galatasaray'a geri gönderildiğini duyurduGalatasaray'dan Macaristan'ın Honved takımına kiralanan Lucas Ontivero geri dönüyor.Honved Kulübü'nün resmi internet sitesinden 'Ayrılacak oyuncuların listesi' başlığıyla yapılan açıklamada, sarı-kırmızılı ekipten sezon ortasında alınan Arjantinli oyuncunun kulübüne geri döneceği duyuruldu.Roberto Mancini'nin isteğiyle 2013-2014 sezonu ara transfer döneminde 2 milyon euro bonservis karşılığında kadroya dahil edilen oyuncu ile 4.5 yıllık sözleşme imzalanmıştı. Geçen sürede Gaziantepspor'a da kiralanan futbolcuyla ilgili Hamza Hamzaoğlu'nun nasıl bir karar vereceği merak konusu oldu.
Fenerbahçe Formaya Dev Sponsor Arıyor!
Fenerbahçe'nin iki yıl aradan sonra Avrupa kupalarında boy gösterecek olması formanın değerini artırdı.Sow, Meireles, Kadlec, Emenike'den en az ikisini satmak isteyen, gerekirse Alper ve Salih gibi gençleri de iyi rakam karşılığında verebilecek olan, bu sayede yaratılacak kaynaklarla transfer yapacak olan Fenerbahçe, forma sponsoru için de düğmeye bastı. Geçen seneyi taraftara bırakan ve formasına sponsor almayan Fenerbahçe bu sezon ise büyük firmalarla görüşmelere başladı.Fenerbahçe formasına gelecek sezon için göğüs reklamı almayı ve bunun yanı sıra kol, şort ve sırt reklamı da eklemeyi düşünen yöneticiler parasal sorunları da bu yolla aşmak istiyor.
Reklam
"Taraftarıma 'Beyaz Yalanlar' Söyledim"
Lig Tv'de yayınlanan Futbol Gündemi programında Şansal Büyüka ve Ömer Güvenç'in sorularını yanıtlayan Fikret Orman'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;Belediye tarafından bir bölümü mühürlenen Vodafone Arena inşaatıyla sözlerine başlayan Fikret Orman, 'Burası zor bir lokasyon. Türkiye'de bizim stadyumumuz dışında 28 stadyum inşaatı daha var ama en çok burası konuşuluyor. Bilgi kirliliği oluyor. Bir sıkıntı var yok diyemem. Sıkıntıda Eski Açık kısmında. Kadir Ağabey ile bir buluşup konuşmamız lazım. Ona da yanlış bilgiler aktarılıyor.' dedi.Bu stadyum yapılacakİlk günden beri söylüyorum, o dönemki Başbakan şimdiki Cumhurbaşkanımız olmasaydı burası olamazdı. Ayrıca zihnimizi tazeleyelim. Gezi olayları oldu buradan inşaattan iş makinaları alındı Başbakanlığa gitmeye kalktılar. Cumhurbaşkanımız bize hep destek verdi. İzah edeceğiz, bu stadyum yapılacak. Bu çatıdan suyun akabilmesi için bir eğim olması lazım. O eğim için tam merkez noktada biraz üstüne çıkıyoruz bize verilen limitin. Ama bir kaç santimlik bir çıkma, 40 santimlik yükselik oluştu. Zaten görüyorsunuz inşaatın çalışması devam ediyor. Seçim nedeniyle çok yoğunlar ama kısa sürede Kadir Ağabeyle görüşüp sıkıntıyı çözeceğiz.
6 FIFA Yetkilisi İçin Kırmızı Bülten Çıktı
Interpol, aralarında FIFA'nın eski yöneticileri Jack Warner ve Nicolas Leoz'un bulunduğu 6 kişi hakkında kırmızı bültenle arama emri çıkartıldığını açıkladı. Reuters'a göre FIFA Başkanı Sepp Blatter de soruşturmaya dahil edildi.ABD medyası da yetkililerin yolsuzluk iddiaları kapsamında Blatter hakkında soruşturma açtığını yazıyor. Fakat FIFA'dan henüz resmi açıklama gelmedi.Interpol de FIFA'nın eski yöneticileri Jack Warner ve Nicolas Leoz hakkında kırmızı bültenle arama emri çıkartıldığını açıkladı. Bu isimler dışında dört yetkili de aranıyor.https://twitter.com/INTERPOL_HQ/status/606004728795959296Jack Warner, Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler'i kapsayan CONCACAF'ın eski başkanıydı. Nicolas Leoz ise Güney Amerika Futbol Federasyonu'nun başkanlığını yürütmüştü.Diğer dört kişi de Alejandro Burzaco, Hugo Jinkis, Mariano Jinkis ve Jose Margulies.
Reklam
UEFA'nın 6 Haziran'da Toplanacak Kongresi Ertelendi
UEFA Başkanı Michel Platini, Berlin'de bu hafta sonu yapılması planlanan FIFA'daki yolsuzluk iddiaları ve soruşturmalar kapsamındaki toplantının, FIFA Başkanı Sepp Blatter'in istifa kararı sonrasında ertelendiğini duyurdu.Platini, yaptığı yazılı açıklamada, 'FIFA'dan dün yapılan istifa açıklaması ve soruşturmaların önceden kestirilemeyen yapısı nedeniyle, Berlin'de bu hafta sonu yapmayı planladığımız toplantının ertelenmesine karar verdim' ifadesini kullandı.Platini, 'Her gün ortaya çıkan yeni bilgiler nedeniyle durumu değerlendirmek için zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Böylece, biz de bu duruma karşı nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğini bilebiliriz' değerlendirmesine bulundu.Başka bir tarihte konuyla ilgili başka bir toplantı yapma fırsatlarının olacağını ifade eden Platini, 'Tekrar toplantı yapma fırsatımız olacak ve o zamana kadar da daha fazla şey aydınlığa kavuşmuş olacak' ifadelerini kullandı.
"Şenes Erzik FIFA Başkanı Olmalı"
Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanı Kemal Ulusu, FIFA'da yaşanan gelişmelerin ardından, ülke olarak tam destek vererek Şenes Erzik'i başkanlığa aday gösterme önerisinde bulundu.Yaşanan gelişmeleri ve başkan Blatter'in istifasıyla ilgili soruları cevaplayan Ulusu, UEFA'da ve FIFA'da önemli görevler üstlenen Erzik'in, uluslararası arenada başkanlık için adı geçen isimler arasında bulunduğunu söyledi.Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere ilgili kurumları Erzik'e destek vermeye çağıran Ulusu, 'Sayın Erzik bu görev için tertemiz pırıl pırıl bir isim ve bir Türk. Bütün uluslararası ilişkilerinde fevkalade itibarlı bir kişi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türk milleti ve sporseverler, Şenes Erzik Bey'i FIFA'ya aday gösterip müthiş bir kampanya başlatmalıyız. Blatter'in yerine Erzik gelmeli. Şu anda aday değil. Arkasında bir devlet gücü, millet gücü, sporsever gücü hissettiği anda aday olur. Bütün gücümüzle Erzik'in dünyanın bu en büyük organizasyonuna aday olması konusunda desteklenmesini talep ediyorum' diye konuştu.
'Onur Haftası Sloganları Ortak Bir İsyandan Doğuyor'
1969 yılında, New York’taki Stonewall Inn adlı barda baskıya ve şiddete dayanamayan eşcinseller ayaklanmış, kendileri üzerinde baskı kuran polisi bara hapsetmiş ve dört gün boyunca sokaklarda çatışılmış, eylemler yapmıştı. LGBTİ mücadelenin dönüm noktalarından biri olan bugün dünyanın her yerinde Onur Haftası olarak kutlanıyor. Türkiye'de ise Onur Haftası ilk defa 'Cinsel Özgürlük Haftası' adı altında, 1993 yılında kutlanmak istendi. Ancak valiliğin izin vermemesi ve yurt dışından gelen konukların sınır dışı edilmesi sonucu etkinlikler gerçekleştirilemedi. Geçtiğimiz yıl İstiklal Caddesi'ndeki yürüyüşte 70 bin kişi özgürlük için yürüdü.Kültür- sanat haberleri sitesi Mürekkep Haber bu hafta Onur Haftası organize komitesi aktivistleriyle ile Onur Haftası konulu bir söyleşi gerçekleştirdi.Türkiye'de düzenlenen Onur Haftası etkinlikleri, çeşitli aşamalardan geçti ve günümüze kadar geldi. Bu süreci bize özetler misiniz?İlk Onur Yürüyüşü, 2003 yılında 40 kişilik “kalabalık” bir grupla gerçekleştiğinde İstiklal Caddesi’ndeki insanlar “Kim bu deliler?” ya da “sapıklar” gözüyle bakmıştı bizlere. Beyoğlu’nda 2 Temmuz 1993’te ‘Cinsel Özgürlük Etkinlikleri’ adı altında yapılması planlanan ilk Onur Yürüyüşü ve üç günlük etkinlik programı, İstanbul Valiliği tarafından ‘‘Örf ve adetlerimize, toplumumuzun değer hükümlerine aykırı’’ olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştı. Yürüyüşten önceki gece polis, aktivistlerin kapılarını kırıp evlerini basmış, yürüyüş günü de İstiklal Caddesi’ni ablukaya almıştı. Cadde'de eşcinsel olduğundan şüphelenilenler gözaltına alınmış ve yurt dışından gelen katılımcılar sınır dışı edilmişti. İlk Onur Yürüyüşü ancak on sene sonra 2003’te, yaklaşık 40 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirilecekti.Haftanın etkinlikleri de oldukça kısıtlı imkanlarla gerçekleşmişti. Hafta diyoruz lakin birkaç günlük bir etkinlik dizisi idi. İlerleyen yıllarda LGBTİ hareketi büyüyüp geliştikçe Onur Haftası etkinlikleri de hem içerik hem de katılımcılar açısından zenginleşti, kalabalıklaştı. İlkini 40 kişiyle yaptığımız bu yürüyüşün bugün 80 binden fazla insanla gerçekleşiyor olması birçok zorlukla mücadele eden hareketin tüm bu olumsuzluklara rağmen nasıl direnç gösterdiği ve bugünlere geldiğini gösteriyor. Bu süreci kısaca özetlersek; Her yıl artan katılımcı sayısı sonraki yıllardaki etkinliklerin organizasyonuna daha fazla insanın katılması ve hareketin görünürlüğünün artması Onur Haftaları'nın da daha çok duyulmasına ve daha çok insan tarafından sahiplenilmesini sağladı. Elbette ki birçok olumsuzluk yaşandı lakin geldiğimiz noktada bizler bu olumsuzluklara değil, 80 bin kişinin barışçıl bir biçimde yürüdüğü fotoğrafa bakmayı tercih ediyoruz. Peki bu süreç içerisinde ne gibi zorluklarla karşılaşıldı?En sık yaşadığımız etkinliklerimizi yapmak için mekan bulamamaktı sanırım. “Sapıklara yer yok” diyen de oluyordu, “buraya aileler geliyor” diyen de. Birçok mekan bize kapılarını açmak istemiyordu. Yürüyüş öncesi ofisi arayıp tehdit edenler oluyordu. Bu birkaç yıl sürdü sektirmeden. Lakin tehditler telefonda kaldı şükür. Kalabalıklaştıkça o telefonlar da kesildi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle de istediğimiz her etkinliği yapamıyorduk. Yurt dışından katılımcı davet edemiyorduk, sanatçıları sahneye çıkartamıyorduk... Medyadaki sorunlu ve hedef gösterici haberler birçok kişinin etkinliklere katılmasını engelliyordu. Bu sene 22- 28 Haziran 2015 tarihleri arasında Onur Haftası gerçekleştirilecek. Bu süre zarfında ne gibi etkinlikler düzenlenecek? Hafta programımız paneller, atölyeler, forumlar, piknik ve partilerden oluşuyor. Paneller kapsamında Türkiye'deki eşcinseller, translar ve seks işçilerinin sorunlarına odaklanan iki araştırmanın sunumu olacak. LGBTİ bireylerin toplumda yaşadıkları sorunları biliyoruz ama bu sorunlar ne düzeyde ve ne gibi çözümler gerekli bu anlamda rapor sunumları çok önemli. Hapisteki LGBTİ'lerin deneyimlerinin aktarılacağı panelde 'özel' hapishaneleri konuşacağız. Türkiye'deki LGBTİ örgütlenmeleri (Kocaeli'nden Mersin'e bu örgütlerin sayısı son yıllarda arttı) bir araya geldiği forum, bu yılın Onur Haftası teması Normal'in konuşulacağı forumlarımız var.  LGBTİ bireyler olarak toplumsal normlara uyum sağlamaya çalışmıyoruz, şöyle ki toplumsal normlar kadın-erkek ikiliğine, tek cinsel yönelime yani heteroseksüelliğe, tek aile biçimine, belirli davranış, giyiniş kalıplarına dayanıyor, bunlar aracılığıyla sınıflı, heteronormativ ataerkil toplum onaylanıyor. Forumumuzda hem bu bağlamda 'normal olmayı' hem de LGBTİ hareket içinde ne gibi normlar hayatımızı şekillendiriyor ya da tek tip eşcinsel ve trans algısı dışında varoluşumuzu ifade edebiliyor muyuz, bunları konuşacağız. Atölyeler arasında, liseli LGBTİ'lerin akran zorbalığını konuşacağı buluşma, lezbiyenler için cinsel sağlık atölyesi, beden atölyesi, ruh sağlığı çalışanlarının buluşacağı atölye, pedagojiye queer yaklaşım, şiddetsizlik, lgbtiqa (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, queer, aseksüel) bireyler ve cinsel şiddet, sakatlık ve lgbti hareketi, Hiv, işaret dili konulu atölyelerimiz var. Ayrıca Onur Haftası sırasında düzenleyeceğimiz 'Nerdeen Nereye' sergisi kapsamında sergi sanatçıları, seçici kurul ve kuratörlerin katılımıyla bir buluşma gerçekleştireceğiz. 80'lerde 'Lubunya Olmak' tiyatro oyunu, 'Ben Senin Bildiğin Erkeklerden Değilim' tek kişilik gösterisi ve 'Seni Seviyorum' performansı gerçekleştirilecek. 24 Haziran Çarşamba akşamı Şişli Kent Kültür Merkezi'nde ise bu yılın homofobik, transfobiklerinin ödül olacağı 11. Hormonlu Domates Ödül Gecemiz var. Onur Haftası her yıl olduğu gibi bu yıl da kitlesel Onur Yürüyüşü ile sonlanacak. 28 Haziran Pazar günü 17.00'da hep birlikte Taksim'den Tünel'e şarkılarımız, sloganlarımızla yürüyeceğiz. Onur Haftası kapsamında bir de Onur Yürüyüşü düzenleniyor. Bu yürüyüşe sadece eşcinseller değil aynı zamanda heteroseksüel bireyler de katılıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yürüyüşün eşcinsel sorunlarının anlaşılması noktasında bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz? LGBTİ hareket olarak yıllardır yalnızca LGBTİ bireylerin özgürlüğü için mücadele yürütmüyoruz; homofobiye, transfobiye, heteroseksizme, heteronormativiteye, ataerkilliğe, ırkçılığa, militarizme, milliyetçiliğe, sınıf eşitsizliğine yıllardır esaslı eleştiriler yöneltiyoruz. Sınıflı ve eşitsizliğe dayalı bir toplumda herkesi heteroseksüel olarak gören, cinselliği belirli kalıplara sıkıştıran, erkekliğin yüceltildiği, dinsel normları dayatan sistem yalnızca LGBTİ'lerin değil, herkesin sorunu. Özgürlük ve eşitlik talebimize bu nedenle sadece LGBTİ'lere değil, herkese yönelik bir çağrı olarak yöneltiyoruz. Diğer yandan kendimiz dışında ezilen, yaşam hakkı başta olmak üzere hakları baskılanan her birey ve grupla da birlikte söz üretmeye çalışıyoruz, bu nedenle yıl boyunca çeşitli etkinlikler, eylemler ve işbirlikleri yapıyoruz: Gezi direnişi konusunda LGBTİ'lerin aktif bir bileşen olması, translara yönelik şiddete karşı çıkarken polis ve devlet şiddetinin son bulmasına yönelik söz üretmemiz gibi... Dolayısıyla LGBTİ'lerin sorunlarına destek verenlerle birlikte yürümek ve söz üretmek bizim için çok önemli. Özellikle Gezi eylemleri sürecinde eşcinsel bireyler bu eylemleri destekledi. Geçtiğimiz yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü'ne ise 70 bin kişilik rekor bir katılım gerçekleşti. Eşcinsellerin Gezi sürecini desteklemesi Onur Yürüyüşü'ne olan ilgiyi arttırmış diyebilir miyiz? Onur Yürüyüşü'ne yıllardır artan bir katılım var. Gezi'den önce de katlanarak artıyordu. Gezi zamanında farklı gruplarının birbirini tanıması etken olmuş olabilir. Gezi direnişinden sonra en yakın tarihli sokağa çıkma Onur Yürüyüşüydü. Ayrıca LGBTİ hareketin diğer sosyal hareketlerle birlikte iş yapması, taleplerine destek bulması, siyasi partiler ve sosyal hareketlerde (Gezi Direnişi'nde LGBT Blok gibi) LGBTİ oluşumlarının söz söylemesi ve görünürlüğünün artması da yürüyüşün kalabalıklaşmasına etken olabilir.Türkiye'deki  Onur Haftası kutlamaları ile dünya genelinde yapılan kutlamalar arasında ne gibi farklar var? Dünya genelinde kutlanan onur haftalarıyla kıyaslayacak olursak, Türkiye’deki haftanın özellikle Batı'daki haftalardan içerik ve söylem açısından ayrıldığını söyleyebiliriz. Batı'daki haftaların birçoğu artık sponsorlarla gerçekleştiriliyor ve içerikleri sadece partilerden oluşuyor. Daha çok bir kutlama havası hakim. Türkiye’de bizim hala bir derdimiz var. Dert ettiğimiz meseleler var ve sadece lokal dertler de değil bunlar. Dünyanın birçok yerinde LGBTİ’lerin yaşadıklarını da kendi derdimiz kabul edip onlar için da bağırıyor, slogan atıyor ve kamuoyuna ulaştırmaya çalışıyoruz bunları. Sermayenin ya da sistemin değil kendi bildiğimizi okuyoruz hala. İstanbul Onur Haftası eğlenceyi politikayla harmanlayarak özellikle Batı'daki haftalardan ayrılıyor.  'Velev ki ibneyiz!', 'Ayşe Fatmayı, Ahmet Mehmedi; birbirlerini sevebilmeli', 'Çürük değil eşcinsel'...Onur yürüyüşü sırasında ortaya renkli görüntüler de çıkıyor. Sanırım bunlardan en eğlencelisi sloganlar. Bu sloganlar nasıl ortaya çıkıyor? Onur Haftası başlamadan önce yürüyüş için alınan toplantılarda, slogan atölyelerinde ya da bazen kendi aramızdaki  toplaşmalarda, partilerde ortaya çıkabiliyor. 'Velev ki ibneyiz' yürüyüş öncesi bir toplantıda bir arkadaşımız tarafından ortaya atılmıştı, herkesi heyecanlandırmıştı bu slogan. 'Nerdesin aşkım?'ı ilk kez bir doğum günü partisinde uyarlayarak kullanmaya başlamıştık. Belirleyici olan hepsinin ortak bir isyandan, coşkudan çıkıp sahiplenilmesi... Bu sene temamıza uygun olarak 'Normalleşmiyoruz - Genel ahlaksız', 'Yoldan çıktım - Böyle iyiyim', 'Direnişin O biçimi - yasak ne ayol!' lolipoplarımızla yürüyüşte olacağız. Eşcinselleri düzeltmeyi, normalleştirmeyi, gizlemeyi, küçük düşürmeyi amaçlayan sözleri alıp güçlendirici bir şekilde kullanmak istedik.Onur Haftası kapsamında bir dizi etkinlik yapılıyor. Bu etkinliklerin finansmanını nasıl sağlıyorsunuz? Ya da şöyle soralım: Bu etkinlikleri kimler destekliyor? Onur Haftası, sabit bir geliri olmayan, her sene sıfırdan yapılan bir organizasyon yapısına sahip olduğu için, destekleyen kurumlar ya da bireysel yardımlar her yıl farklılık gösteriyor. Bütçemizin en önemli kısmını yürüyüşte kullandığımız bayraklar, yerel örgütlerden aramıza katılacak olan aktivistlerin ulaşım masrafları, basılı materyaller oluşturuyor. Masrafları karşılayabilmek için, bu sene geçen senelerden farklı olarak kendimiz bütçe yaratma yoluna gittik. Uluslararası fonlama sitesi İndiegogo'ya '2015 İstanbul LGBTİ Onur Haftasına Destek Ol' adında bir kampanya yükledik. Kampanya kapsamında ihtiyaçlarımızı kalem kalem yazdıp, yapılan bağış karşılığında destekçilerimize küçük hediyeler hazırladık. Ayrıca; LGBTİ hareketinin içinden açık kimlikli arkadaşlarımızın belediye meclis yönetimlerine katılması, belediyelerin Onur Haftası'na destek olmalarını sağladı. Bu sene Şişli Belediye'si ve Beşiktaş Belediye'sinin desteğini alıyoruz. Bahsettiğimiz kaynaklara ek olarak, her sene hafta başlamadan yaptığımız Pre-Pride partileriyle hem eğleniyor hem de kendimize kaynak yaratıyoruz.Peki Türkiye'de eşcinseller ne gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor?Eşcinsel bireylerin yaşadıkları sorunların başında eşcinselliği hala hastalık olarak görülüp yansıtılması (Selma Aliye Kavaf ve hükümet üyelerinin bu yönde açıklamaları mevcut, bazı doktorların ve sözde terapistlerin bunun düzeltilebilecek bir durum olarak yansıtıp 'düzelme terapileri' sunması, ailelerin kişi eşcinsel olarak açıldığında reddetmesi, şiddet uygulaması -ne yazık ki bunun ölümle sonuçlandığını da görüyoruz-, eşcinsel ve trans bireylerin yaşadıkları baskılar sonucu intihar etmesi, kişilerin açık eşcinsel kimlikleriyle iş bulmakta zorlanması ve bunu saklamak zorunda kalmaları ya da işyerinde açıldıklarında işten atılabilmeleri, toplumun eşcinsel bireylere bakışının eşcinselliği kadınlıkla ve erkekliğe ihanetle eşdeğer görmesi nedeniyle ataerkilliğin de etkisiyle sokakta karşılaşılan şiddet ve genel olarak toplumda var olan ön yargılar diyebiliriz. Son olarak Boston Erkek Eşcinsel Korosu'nun Zorlu PSM'de konseri iptal edildi. Eşcinsellerin varlığına bile tahammül edilmediği durumlarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle birçok kişi kimliğini saklamak, ilişkilerini ve hayatını gizli yaşamak zorunda kalıyor. Vahdet gibi gazeteler eşcinselliği 'sapkın' olarak niteleyip her gün nefret dilini körükleyen haberler yapılıyor ve buna müdahele edilemiyor. Bizler dayanışma ağlarımızı ve yollarımızı genişleterek tüm bunlara karşı güçlü durmaya ve yalnız olmadığımızı birbirimize söylemeye devam ediyoruz, bu konuda kamuoyu oluşturma çalışıyoruz, eylemler yapıyoruz.Trans ve interseks bireylerin sorunlarını ise ayrı olarak ele almak gerekiyor. Translık ve intersekslik çok daha görünür olduğu için trans bireyler cinsiyet geçiş sürecini çok daha zor yaşıyor, trans seks işçileri çok sık olarak şiddete maruz kalıyor, öldürülüyor, bu sayının ne yazık ki her gün arttığını görüyoruz. Trans kadın ve erkekler beden geçişi olmak için kısır olmak zorunda, 2 yıl zorunlu terapi görüyorlar. Ayrıca toplumsal normlara uygun şekilde giyinip davranarak mahkemede kendilerini kanıtlamaları gerekiyor. Kısır olma şartının kalkmasını, kişinin kendi beyanıyla kolayca cinsiyet geçişi yapabilmesini istiyoruz. İnterseks bireyler içinse kişinin kendini nasıl hissettiği ve beyanı sorulmadan aile isteğiyle zorla yapılan ameliyatlar söz konusu. Anayasada 'Cinsel yönelim' ve 'cinsiyet kimliği'ne yönelik ayrımcılık yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme yapılmasını, böylece yaşam hakkımızın garantiye alınmasını istiyoruz. Ayrıca nefret suçlarına karşı bir yasanın çıkması talebimiz de var. Tabii en önemlisi devlet ve hükümet düzeyinde LGBTİ'lerin yaşam hakkının tanınması ve her türlü şiddet ve baskıya karşı önlem alınması, nefret ve ayrımcılık dilinden vazgeçilmesini istiyoruz.
"Blatter'in İstifasının Arkasında Büyük Oyunlar Dönüyor"
Polonya basınına istifa kararını değerlendiren Boniek, üzülmeye bir sebeb görmediğini belirterek, 'Ben zaten Blatter’e oy vermedim ama yine de bir şok yaşadım. Birisi aradı ve ne olduğunu biliyor muyum diye sordu. Önce inanamadım ve şaka olup olmadığını sordum' ifadelerini kullandı.1982-85’de Juventus, 1985-88’de ise Roma formasını giyen 59 yaşındaki Zbigniew Boniek, 'Korkuyorum ki, istifanın arkasında büyük oyunlar dönüyor. Kaosun başlangıcındayız. Bizi neler bekliyor hep beraber göreceğiz' ifadesini kullandı.
Reklam