Schalke 04 Haberleri

Schalke 04 ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Schalke 04 ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Bir Tek Fenerbahçe Transfer Yapmadı!
7 Ocak'ta başlayan ve dün sona eren ikinci transfer döneminde kadrosuna 10 futbolcu katan Medical Park Antalyaspor, Spor Toto Süper Lig'de en fazla transfer yapan kulüp oldu. Fenerbahçe ise transfer yapmayan tek kulüp olarak dikkat çekti. Spor Toto Süper Lig kulüplerinin ara transfer döneminde yaptığı transferler şöyle: FENERBAHÇE GELENLER: Yok GİDENLER: (2): Semih Şentürk (Medical Park Antalyaspor), Joseph Yobo (Norwich City-kiralık) GALATASARAY GELENLER: (9): Koray Günter (Borussia Dortmund), Alex Telles (Gremio), Salih Dursun (Kayserispor), Oğuzhan Kayar (Manisaspor), Umut Gündoğan (Bucaspor), Izet Hajrovic (Grasshopper), Lucas Ontivero (Centro Atletico Fenix), Veysel Sarı (Eskişehirspor), Guillermo Burdisso (Boca Juniors-kiralık). GİDENLER: (7): Engin Baytar (Çaykur Rizespor-kiralık), Nordin Amrabat (Malaga-kiralık), Bruma (Gaziantepspor-kiralık), Sercan Yıldırım (Bursaspor-kiralık), Dany Nounkeu (Beşiktaş-kiralık), Albert Riera (Serbest), Yiğit Gökoğlan (Kayseri Erciyesspor-kiralık). BEŞİKTAŞ GELENLER: (2): Jermaine Jones (Schalke 04-kiralık), Dany Nounkeu (Galatasaray-kiralık) GİDENLER: (4): Günay Güvenç (Adanaspor-kiralık), Bruno Dentinho (Shakhtar Donetsk), Michael Eneramo (Kardemir Karabükspor-kiralık), Mehmet Akgün (Kayseri Erciyesspor) SİVASSPOR GELENLER: (5): Pedro Henrique Oldoni do Nascimento (Esporte Clube Vitoria), Ahmet Şahbaz (Silivrispor), Fatih Kıran (FC Ismaning), Aykut Öztürk (RW Erfurt), Mahmut Bezgin (Mersin İdmanyurdu) GİDENLER: (7): Kamil Grosicki (Stade Rennais), Rafik Djebbour (Nottingham Forest), Murat Akça (Kardemir Karabükspor), Abdulkadir Özgen (Manisaspor-kiralık), Timur Bayram Özgöz (Adana Demirspor-kiralık), Deniz Öksüz (Anadolu Üsküdar 1908-kiralık), Milan Borjan GELENLER: (2): Tunay Torun (Stuttgart), Alpaslan Öztürk (Standard Liege-kiralık) GİDENLER: (2): Şahin Aygüneş, Özer Hurmacı (Trabzonspor) ESKİŞEHİRSPOR GELENLER: (3): Deniz Topçu (Aschaffenburg), Kamil Çörekçi (Kayserispor), Raheem Lawal (Mersin İdman Yurdu) GİDENLER: (6): Goran Causic (Manisaspor), Alfred N'diaye (Real Betis), Rodrigo Tello (Sanica Boru Elazığspor), Veysel Sarı (Galatasaray), Ufuk Budak (Gaziantep Büyükşehir Belediyespor), Mahmut Boz (Gaziantep Büyükşehir Belediyespor) KARABÜKSPOR GELENLER: (4): Michael Eneramo (Beşiktaş), Musa Çağıran (Bursaspor), Murat Akça (Sivasspor), Jones Da Silva Lopes (Deportivo Maldonado) GİDENLER: (2): Lomana Tresor Lulua (Rizespor), Joseph Akpala (Werder Bremen) TRABZONSPOR GELENLER: (5): Şahin Aygüneş (Kasımpaşa), Alexandru Bourceanu (Steaua Bükreş), Mustafa Akbaş (1461 Trabzon), Gökhan Alsan (1461 Trabzon), Özer Hurmacı (Kasımpaşa) GİDENLER: (4): Aykut Akgün (Çaykur Rizespor-kiralık), Volkan Şen (Bursaspor), Alanzinho (Serbest), Batuhan Karadeniz (Elazığspor-kiralık) AKHİSAR BELEDİYESPOR GELENLER: (2): Guirlain Desire Wato Kuate (Manchester City), Bahattin Köse (Mons) GİDENLER: (4): Luciano Guaycochea (TKİ Tavşanlı Linyitspor-kiralık), Özgür Can Özcan (TKİ Tavşanlı Linyitspor-kiralık), Mustafa Aşan (Şanlıurfaspor-kiralık), Bekir Öztürk (Tokatspor-kiralık) BURSASPOR GELENLER: (9): Fernandao (Atletico Paranaense), Volkan Şen (Trabzonspor), Sercan Yıldırım (Galatasaray-kiralık), Bekir Yılmaz (Manisaspor), Taşkın Çalış (Gaziantepspor), Onurcan Piri (Giresunspor), Renato Caja (Guangzhou Evergrande-kiralık), Ethem Ercan Pülgir (Kartalspor), Oğuzhan Aynaoğlu (FC Nordsjaelland) GİDENLER: (6): Musa Çağıran (Karabükspor), Hakan Aslantaş (Gençlerbirliği), Murat Yıldırım (Kayseri Erciyesspor), Okan Deniz (Balıkesirspor-kiralık), Süheyl Çetin (Kahramanmaraşspor-kiralık), Emre Pehlivan (Kızılcahamamspor-kiralık) GAZİANTEPSPOR GELENLER: (6): Marek Sapara, Sercan Hacıoğlu (Şanlıurfaspor), Muhammed İldiz (Nunberg), Birol Hikmet (Adana Demirspor), Armido Bruma (Galatasaray-kiralık), Oğulcan Çağlayan (Bursaspor) GİDENLER: (7): Özden Öngün (Futbolu bıraktı), Semir Stilic (Wisla Krakow), Darvydas Sernas (Perth Glory-kiralık), Artem Milevskiy (Boşta), Ivan Kecojevic (FC Zürih), Taşkın Çalış (Bursaspor), Uğur Kavuk (Göztepe) GENÇLERBİRLİĞİ GELENLER: (3): Johan Dahlin (Malmö), Artem Radkov (BATE Borisov), Hakan Aslantaş (Bursaspor) GİDENLER: (3): Atabey Çiçek (Boluspor-kiralık), İlkay Durmuş (Medical Park Antalyaspor), Serkan Yanık (Mersin İdmanyurdu) TORKU KONYASPOR GELENLER: (2): Alexander Hleb (BATE Borisov), Jagos Vukovic (Vojvodina) GİDENLER: (7): Şenol Akın (Şanlıurfaspor), Abdülkerim Bardakçı (Anadolu Selçukluspor-kiralık), Muhammet Yürükuslu (Anadolu Selçukluspor-kiralık), İsmail Güven (Anadolu Selçukluspor-kiralık), Atilla Yıldırım (Şanlıurfaspor-kiralık), N'Douassel, Cristovao Da Silva Ramos MEDICAL PARK ANTALYASPOR GELENLER: (10): Giray Kaçar (Trabzonspor), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Köksal Yedek (Elazığspor), Ozan Evrim Özenc (Denizlispor), Eyong Enoh (Ajax), İlkay Durmuş (Gençlerbirliği), Ramazan Çevik (Standart Liege), Sedddar Karaman, Joseph Boum, Abdurrahman Kuyucu GİDENLER: (7): Nikola Zizic (Fethiyespor), Emre Torun (1461 Trabzon), Petr Janda (Denizlispor), Ömer Arslan (Beşiktaş A2), Deniz Barış, Milan Baros, Polat Keser ÇAYKUR RİZESPOR GELENLER: (9): Deniz Kadah (Hannover 96 ), Mehmet Gürkan Öztürk (Aydınspor 1923), Ahmet Görkem Görk (Elazığspor), Lomana Lualua (Kardemir Karabükspor), Ali Liban Abdi (Academica), Martin Mutumba (AIK Stockholm), Ümit Korkmaz (Ingolstadt 04), Aykut Akgün (Trabzonspor), Engin Baytar (Galatasaray) GİDENLER: (11): Cenk Ahmet Alkılıç (Kayseri Erciyesspor), Maiusz Pawelek (Adana Demirspor), Uche Kalu (Adanaspor), Oğuzhan Berber (Adana Demirspor-kiralık), Cenk Güvenç (Karşıyaka), Ozan Papaker (Ofspor-kiralık), Mesut Yılmaz (Nazilli Belediyespor-kiralık), Şahinali Terzi (Yeni Malatyaspor-kiralık), Nevzat Bilen (Kırıkhanspor-kiralık), Mehmetcan Kasap (Çıksalınspor), David Alberto Depetris SANICA BORU ELAZIĞSPOR GELENLER: (6): Ognjen Vranjes (Alaniya Vladikavkaz-kiralık), Franco Dario Cangele (Boca Juniors-kiralık), Tanju Kayhan (Beşiktaş-kiralık), Rodrigo Tello (Eskişehirspor), Ali Gökdemir (Hannover 96-kiralık), Batuhan Karadeniz (Trabzonspor-kiralık) GİDENLER: (10): Köksal Yedek (Medical Park Antalyaspor), Ahmet Görkem Görk (Çaykur Rizespor), Adem Alkaşi (Boluspor), Alper Kalemci (Göztepe), Oktay Pop (Tekden Denizlispor), Volkan Yılmaz (Ankaragücü), Caner Bulut (Hatayspor), Hakan Söyler, Luke Moore, Yusuf Hacı KAYSERİSPOR GELENLER: (4): Alexandros Tziolis (PAOK-kiralık), Levent Gülen (Grasshopper Club Zürich-kiralık), Ondrej Vanek ( FK Jablonec), Sinan Bolat (Porto-kiralık) GİDENLER: (7): Jaja, Bilal Gülden (Adana Demirspor-kiralık), Cem Sultan, Cleyton, Gökhan Değirmenci (Kayseri Erciyesspor-kiralık), Salih Dursun (Galatasaray), Samed Ali Kaya (Tarsus İdman Yurdu-kiralık) KAYSERİ ERCİYESSPOR GELENLER: (9): Cen Ahmet Alkılıç (Çaykur Rizespor-kiralık), Hüseyin Kala (Kasımpaşa), Josef Çınar (Chemnitzer FC), Mehmet Akgün (Beşiktaş), Murat Yıldırım (Bursaspor), Yakup Ramazan Zorlu (Giresunspor), Yiğit Gökoğlan (Galatasaray-kiralık), Gökhan Değirmenci (Kayserispor-Kiralık), Pape Diakhate (Granada-kiralık)GİDENLER: (11): Bilal Kılıç (Batman Petrolspor-kiralık), Uğur Demirkol (Şanlıurfaspor-Kiralık), Volkan Okumak (Şanlıurfaspor-kiralık), Ramazan Övüç (Bafraspor-kiralık) Ferhat Çapa, Emre Dönmez, Erhan Güven, Ovares, Murat Akın, Serkan Atak, Sinan KaloğluCumhuriyet
Ernst-Nouma Karışımı!
Nokta transfer, hatta daha ötesi... Mevkisel açıdan Ernst katkısı, hatta daha fazlasını verebilecek olan Jones, isyankar ve savaşçı ruhuyla da Pascal Nouma’nın daha kurnazı. ALİ ECE - GÜNÜN ANALİZİ Sezonun ikinci yarısına Atiba sağ bekte başladı. Serdar Kurtuluş’un ilk yarıda sağ bekte yarattığı hayal kırıklığından sonra bu kaçınılmaz. Şartlar devre arasında iyi bir sağ beki transfer etmeye yetmeyince Trabzon maçında da görüldüğü gibi Beşiktaş Atiba’nın ön liberoda bıraktığı boşluğu doldurmak zorundaydı. Bu açıdan Jermaine Jones transferi mevkisel olarak nokta atışı. Ama son tahlilde bundan daha da fazlası. Daha çok genç oyunculardan kurulu ve bu yüzden maç içinde fazlasıyla kırılgan hale gelebilen Beşiktaş’ın aynı zamanda yeni model bir Ernst’e, maç içinde hem isyan edecek hem de genç oyunculara liderlik edecek bir kayaya ihtiyacı büyüktü. HEM HAVADA HEM KARADA 1 NUMARA Jones, Schalke’de bu sezon 3’ü Şampiyonlar Ligi’nde olmak üzere 12 maçta ilk 11’de başladı. Sezon başında dizinden ameliyat olmayacağını ve 2014 Dünya Kupası’nda Amerika ilk 11’inde olmayı hedef bellediğini açıkladı. Sezonun ilk yarısında Schalke’nin maç başına en çok hava topu mücadelesi kazanan oyuncusu olan 32 yaşındaki Jones, Werder Bremen ve Stuttgart galibiyetlerinde takımının en başarılı oyuncularından birisiydi. Frankfurt ve Stuttgart maçlarında takımı adına en fazla top çalan oyuncu olan Jones sezonun ilk yarısını 1 gol 1 asistle tamamladı. PAS METRAJI 20 METRE'NİN ÜSTÜNDE Geçen sezon Schalke’nin forvetleri dışında en çok şut atan oyuncusu olan Amerikalı orta saha, 26 anahtar pasla orta sahanın ortasından hücuma en fazla verimli destek sağlayan Schalke futbolcusuydu. Özellikle uzun paslarıyla meşhur olan oyuncunun geçen sezonki pas metrajı ortalaması 20 metrenin üzerinde. Bu sezon maç başına ortalama 3 top çalmayla oynayan Jones geçen sezon da girdiği 2’li mücadelelerin % 81’ini kazanmıştı. KONTROLLÜ, SADECE 1 KIRMIZI GÖRDÜ Bundesliga’da fark yaratan tüm bu özellikleriyle Türkiye Ligi’nde ekstra katkı yapabilecek profilde olan 32 yaşındaki orta saha oyuncusunun sol kolundaki dövme de Beşiktaş taraftarına yabancı değil. “Sadece Tanrı beni yargılayabilir” yazan sol kolundaki dövmenin yanı sıra savaşçı, sert oyununa rağmen sadece 1 doğrudan kırmızı kart görmesi, Jones’un Nouma isyankarlığını oyununa daha akıllıca yansıtan bir karakterde olduğunun önemli bir göstergesi. 3 SAATLİK BİR TOPLANTIDA DOĞDU! Evli ve 5 çocuklu olan Jones, boşanmış bir anne babanın çocuğu olmanın ve Frankfurt’un varoşlarında yetişmiş olmasının etkisiyle gençliğinde gece hayatı ve disiplinsiz yaşam tarzı nedeniyle çok eleştirilmiş bir oyuncuydu. Ta ki Köln’de bir kafede Frankfurt Teknik Direktörü Funkel’le 3 saatlik bir “hayat toplantısı” yapana kadar. Jones’un “Hayatımdaki en önemli toplantıydı” diye nitelendirdiği o günden sonra ise önce ümit milli seviyesinde oynadığı Almanya A milli formasını giymek için oynadı. Ancak sadece hazırlık maçlarında A milli olabilince babasının ülkesi Amerika’yı tercih etti. BEŞİKTAŞ DA ONA KAZANDIRACAK Şimdiki hedefi de 2014 yazında Amerika formasıyla Dünya Kupası’nda oynamak. Yani Jones, Beşiktaş’a ne kadar kazandıracaksa, Beşiktaş da Jones’a kazandıracak. Sezon sonu bonservisi elinde olacak oyuncu Ernst-Melo karışımı bir etki yapabilecek potansiyelde. Jones de hocası Bilic gibi müziğe yatkınlığıyla tanınıyor. Akşam/Ali ECe
Şampiyonlar Ligi Geri Dönüyor
Avrupa'nın en prestijli kulüp kupasında son 16 turu başlıyor. İlk karşılaşmalar Manchester City-Barcelona ve Leverkusen-PSG.UEFA Şampiyonlar Ligi'ne verilen iki aydan uzun ara son buluyor. Manchester City-Barcelona eşleşmesi, iki formda takımı ilk kez bir resmi maçta karşı karşıya getirecek. City Cumartesi günü İngiltere Federasyon Kupası'nda lig lideri Chelsea'yi 2-0 yendi. Barcelona ise İspanya Ligi'nde Rayo Vallecano'yu 6-0 gibi ezici bir skorla geçti. İki takımda da önemli oyuncular sakatlıklarını atlattı. City'de Samir Nasri yedi maç kaçırdıktan sonra Chelsea maçında sonradan oyuna girdi, bir de gol attı. Neymar da Barcelona'da dört maç sonra sakatlıktan dönüşünü bir golle taçlandırdı. İngiliz takımında son üç maçta sakatlığı yüzünden forma giymeyen Brezilyalı orta saha oyuncusu Fernandinho da kadroda ama James Milner cezası yüzünden oynamayacak. Arjantinli golcü Sergio Agüreo'nun sakatlığı da geçmedi. Barcelona Şampiyonlar Ligi'nde son altı sezonda en azından yarı final gördü, bunların üçünde de kupanın sahibi oldu. Teknik direktör Gerardo Martino, bu kupadaki üstün performanslarına rağmen rakibi yabana atmıyor. Martino iki takımın kupa finalinde de karşılaşabilecek güçte olduğunu söyledi, Manchester City'yi 'dünyanın en iyi takımlarından biri' diye niteledi. Barcelona'nın çalıştırıcısı City'nin kendi oyun tarzlarını taklit ettiği yorumuna ise katılmıyor: 'Bizimkine benzer bir tarzda oynuyorlar ama küçük bir Barcelona falan değiller.' City'nin teknik direktörü Manuel Pellegrini, Şampiyonlar Ligi'nde dört zaferi bulunan Barcelona'yı yakından tanıyor. Şilili teknik adam İspanya'da Villarreal, Malaga ve Real Madrid'i çalıştırmıştı. Takımın çok yönlü orta saha oyuncusu Yaya Toure de Barcelona'da üç yıl geçirmişti. Hatta Katalan ekibiyle 2009'da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmıştı. City'nin kupada mütevazı bir geçmişi var. Önceki iki deneyimlerinde grup aşamasını geçemediler. Ama bu sezon kupada onlardan fazla gol atan yok. Tam 28 gol kaydettiler. İspanya Ligi'nin son şampiyonu Barcelona ise Lionel Messi'nin iki ay süren sakatlık döneminden sonra, Ocak başında takıma yeniden katılmasıyla daha da güçlendi. Messi, ligde 228 gole ulaşarak Alfredo di Stefano'yu geride bıraktı. Lig tarihinin en golcü oyuncuları listesinde Telmo Zarra (251) ve Hugo Sanchez'in (234) arkasında, Raul ile üçüncülüğü paylaşıyor. Hücum oyuncusu Pedro, Rayo Vallecano maçından sonra 'Bu zafer önümüzdeki birkaç maçımızda kendimize daha fazla güven duymamıza yardımcı olacak, çok dişli olacağız' dedi, Manchester City ile futbol kalitesi yüksek maçlar oynayacaklarını söyledi. Odakta İbrahimovic var Gecenin diğer maçında Bayer Leverkusen, Paris Saint-Germain’i ağırlayacak. Alman ekibi Leverkusen bu maçta enerjisinin kayda değer bir kısmını Zlatan Ibrahimovic'i durdurmaya çalışmak için harcayacak. PSG’nin İsveçli golcüsü bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde sekiz gol attı. Onu geçebilen tek kişi, bir gol farkla, Real Madrid'li Cristiano Ronaldo. Leverkusen Teknik Direktörü Sami Hyypia, 'Ona karşı mükemmel oynasanız bile gol atmayı beceriyor. Topa olabildiğince az sahip olması için mücadele etmemiz gerek' diyerek Ibrahimovic'i savunmak için özel bir çaba harcayacaklarını vurguladı. PSG’nin çalıştırıcısı Laurent Blanc; Hollanda, İtalya, İspanya ve Fransa'da lig şampiyonlukları kazanan Ibrahimovic'in bu baskıyla da baş edebileceği görüşünde: “Yeterince deneyimi var. Hep gol atacak, kariyerinin sonuna kadar gol atmaya devam edecek… O bizim en güçlü gol tehdidimiz. Bayer ona odaklanacaktır. İşte böyle bir maç onu şampiyonluktan daha çok motive ediyor.” PSG, Leverkusen’den çok daha iyi bir dönem geçiriyor. Fransa Ligi’nde lider. Alman takımı ise son lig maçında Schalke’ye 2-1 yenildi, bundan önce de Almanya Kupası'nda ikinci lig ekibi Kaiserslautern'a kaybetmişti. Al Jazeera
UEFA, Ronaldo'nun En İyi Gollerini Seçti
UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde 16 kez fileleri havalandıran Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'nun en iyi 6 golünü seçti. UEFA'nın internet sitesinde yer alan haberde, UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finali ikinci ayağında Bayern Münih'e attığı 2 golle rakibi Lionel Messi'nin rekorunu egale ederek 16 kez ağları sarsan Ronaldo'nun en iyi 6 golüne yer verildi. Geçen sezon FIFA Altın Top (Ballon d'Or) ödülüne layık görülen ve kariyerinin en iyi dönemlerinden birini yaşayan Portekizli yıldızın Galatasaray'a attığı gol de değerlendirmede yer aldı. AACristiano Ronaldo'nun en iyi 6 golü şöyle:
Drogba: "Buraya Para İçin Gelmedim"
Galatasaray'a veda eden Didier Drogba, kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu.İşte kulüp televizyon kanalına yaptığı açıklamalar: Big Legend’ın sezon finaline hoş geldin; ama sadece sezon finali diyorum, final değil. Umarım bu konu hakkında da konuşacağız. Ancak biliyorsun, Türkiye’de büyük bir trajedi yaşandı. Soma’da 300’den fazla madencimizi kaybettik. İlk olarak, bu konu hakkında bir şeyler söylemek ister misin? Evet, ülke için büyük bir trajedi. Burada bir buçuk yıldır yaşıyorum. Ve bu tabii ki beni de etkiledi. Ben de tüm iyi dileklerimi hayatını kaybeden işçilerin ailelerine gönderiyorum; çünkü o işçiler, Türkiye’nin büyük bir ülke olmasını sağlayan kişilerdi. Tüm o ailelere… Evet, sizin için çok zor bir durum olduğunu biliyorum; ama sürekli sizi düşünüyorum. Zorlu bir sezon olduğunu söyleyebiliriz; hem takım için, hem de sezonun son bölümünde yaşadığın sakatlıktan dolayı senin için… Senin de bu yüzden üzgün olduğunu biliyorum. Sezon hakkında genel olarak ne söylersin, en başından sonuna kadar… Farklı durumlarla karşılaştığımız bir sezon oldu. Ve takım buna alışık değildi. Çok sayıda farklı şey yaşandı. Yeni kurallar, yabancı sınırı… Bu, ligdeki tüm takımlar arasında en fazla Galatasaray’ı etkiledi. Ayrıca teknik adam değişikliği yaşadık. Bu da takım için oldukça zor bir durumdu. Biliyorsunuz, Fatih Terim’e çok büyük bir saygım vardı ve onu seviyordum. Bence geçtiğimiz sezon takım olarak beraberliği ve takım ruhunu yakalama konusunda zorluklar yaşadık. Bunu bazı zamanlarda başardık, özellikle de Şampiyonlar Ligi’ndeki maçlarda; çünkü orası rekabet alanı yüksek bir turnuva. Ancak lig maçlarında bunu pek hissedemedik. Ve bu yüzden de ligde fazla puan kaybı yaşadık. Burada bir buçuk yıl geçirdin. Senin için en unutulmaz hatıra ne oldu? Bundan sonra biri sana, “Galatasaray” dediğinde… O kadar fazla ki… Çok güzel anılarım var burada. İlki havalimanında taraftarlar tarafından karşılandığım an. İkincisi, takım arkadaşlarımla tanışmam ve onlarla birlikte antrenman yapmış olmam. Ama bir numarada Akhisar maçında oyuna girdikten sonra topa ikinci veya üçüncü dokunuşumda Burak’ın yaptığı ortada attığım o gol var. O anı hayatım boyunca hiç unutmayacağım. O an hissettiklerimi hayatım boyunca asla unutmayacağım. Kariyerindeki en iyi anlardan biri olduğunu söyleyebilir miyiz? Evet, kariyerimin en üst noktalarından biriydi; çünkü bu gibi anların hayalini her zaman kurarsınız. Yeni bir takım, ilk maç… Ve aynı zamanda kale arkasındaki tribün tamamen Galatasaray taraftarlarıyla doluydu. Ben de o kaleye attım golü. Maç 0-0’dı… Ben her zaman maçı değiştiren golleri atmayı sevmişimdir. Sanırım bu da onlardan biriydi. Golden sonra neler hissettin; çünkü senin de söylediğin gibi topa sadece ikinci veya üçüncü dokunuşundu… “Evet, başlıyorum” dedin mi? Bilemiyorum, bilemiyorum. Yeni bir dünyayı keşfetmek benim için bile zordu. Ama bunu hâlâ yapabileceğimi kanıtlamıştım. Ve benim kariyerimdeki en iyi gollerden biriydi. O golü kesinlikle ilk 10’a koyarım. Gol sonrası mutluluğumu taraftarlarla ve takım arkadaşlarımla paylaşmak harika bir histi. Kusursuz bir karşılama oldu benim için. Burada aldığın en iyi tavsiye veya öğrendiğin en iyi ders ne oldu? En iyi tavsiye? Bilemiyorum, aslında en iyi tavsiye değil; ama burada çok şey öğrendim. Oyunculardan, insanlardan gerçekten çok şey öğrendim. Galatasaray’ı temsil ettiğim için onur duydum. Tüm Türkiye’nin saygısını kazandığım için çok şanslıyım. Bu kendi adıma futboldan çok daha önemli bir şey. Böylesi bir saygıyı kazanmak, her zaman görülen bir şey değildir. Bu yüzden gerçekten gurur duyuyorum. Türkiye’deki kariyerin boyunca karşılaştığın herhangi bir zorluk oldu mu? Eğer varsa, bunun üstesinden nasıl geldin? Hayal kırıklığı yaşadığım bazı şeyler oldu. İnsanların takıma bağlılığımı sorguladıkları ve benden kuşku duyup, benim para için burada olduğumu düşünmeye başladıklarında... Tamamen yanılıyorlardı. Ben buraya para için gelmedim. Parayı düşünsem, zaten Çin’de kalırdım. Orada oynamasam bile paramı öderlerdi. Ama ben buraya para için gelmedim. Buraya futbol oynamak, tutkuyu yeniden hissedebilmek için geldim. Buradayım; çünkü burada rekabet vardı. Dördüncü yıldızı kazanma hırsı vardı. Evet, bazı hayal kırıklıkları yaşadım. İnsanlar, benim daha önce Chelsea’de oynadığım için onlara karşı yeteri kadar iyi performans sergilemediğini düşündükleri anlarda… O hâlde şöyle yapalım; siz de Galatasaray’la şampiyonluklar yaşayın ve birkaç sene sonra Galatasaray’a karşı oynayın. Ben de o zaman sizin reaksiyonunuzu görmek isterim. Ben sahip olduğumun en iyisini verdim. Benim için duygusal bir maçtı ve belki de bu yüzden sakatlık yaşadım, hâlâ bununla mücadele ediyorum; ama futbolun içinde bunlar var. Burada karşılaştığım tüm güzel şeylerle kıyaslandığında, yaşadığım hayal kırıklıkları bunlardı. Galatasaray – Fenerbahçe rekabeti, Beşiktaş maçında attığım iki gol, Süper Kupa maçında Fenerbahçe’ye karşı attığım gol… Ve taraftarların bana gösterdiği saygı. Benim onlara karşı çok büyük saygım var. Benim için en önemli olan da bu. İnsanları her gün mutlu edemezsiniz; ama 365 günün 340’ında mutlu ederseniz, bu iyi bir şeydir. Fenerbahçe ile oynanan son derbi maçından önce sakatlığın vardı… Evet, oynamamalıydım. Ama oynamak istediğini söyledin. Maç öncesinde, maç sırasında neler oldu? Kendini nasıl hissettin? Evet, Chelsea maçında yaşadığım sakatlıktan dolayı iki hafta antrenman yapamamıştım. Koşamıyordum, yönümü değiştiremiyordum. Hâlâ o maçı nasıl oynadığımı bilmiyorum. Ama evimizde, Fenerbahçe’ye karşı oynadığımız bir derbi maçıydı. Ve istediğimiz yerde olduğumuz bir sezon değildi. Oynamak zorundaydım. Kazanmak zorundaydık. Evet, şampiyon olamayabilirdik; ama evimizde Fenerbahçe’ye kaybedemezdik. Sahip olduğum her şeyi verdim. Maçı da kazandık. Ve herkes çok mutluydu… Chelsea ile 2012 yılında Münih’te oynadığın final maçının ardından herkes Şampiyonlar Ligi’nde son kez sahaya çıktığını düşünüyordu. Ama sen daha sonra Galatasaray ile Şampiyonlar Ligi’nde iki harika sezon yaşadın. Münih’tekinin bu turnuvadaki son maçın olmadığını biliyor muydun? Hayır, bilmiyordum. Benim için turnuvadaki son maçtı. Tekrar edeyim, benim bir kontratım varsa, o kontrata bağlı kalmak isterim. İlişkilerimiz iyiyse, kontratıma saygı duyarım. Çin’e gittiğimde de bunu yaptım. Ama pişman değilim. Buraya geldim ve burada yeni bir ev, yeni bir yuva buldum. Evet, son maçım olmadığını bilmiyordum. Galatasaray ile imzaladığımda bana, “Şampiyonlar Ligi’nde Schalke ile oynayacağız” dediklerinde, “hmm, bu çok iyi, yeniden iş başına geçiyorum” diye düşündüm. Hayatının her bölümü güzel bir hikâyeyi andırıyor. Fildişi Sahili’nde doğdun, Fransa’da büyüdün, İngiltere’de tecrübe kazandın. Türkiye’nin insan olarak hikâyendeki yeri ne olacak? Buraya geldikten beş ay sonra, ülkede bazı problemler yaşandı. Taksim’de ve başka yerlerde… Sosyal medyadaki fotoğraflara bakarken kendi ismimi gördüm: “Çare Drogba.” Ve endişelendim, “neden her yere benim ismimi yazıyorlar, ben herhangi bir yanlış yapmadım.” Ama daha sonra insanlar bana bunun ne anlama geldiğini açıkladı. İşin aslını öğrendiğimde, bu kelimenin ne kadar güçlü olduğunu fark ettim. Futbolun çok ötesinde bir şeydi. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarları tek bir amaç için bir araya gelmişlerdi. Kendi düşünceleri savunuyorlardı. Ve benim adeta bir elçi olmamı istiyorlardı. Böyle bir ülkeyi en üste koymalısınız. En üste. Fildişi Sahili ile beraber en üste. Fildişi Sahili’nden sonra? Evet, Fildişi Sahili doğduğum yer. Tabii ki, onu demek istemedim. Bu çok önemli bir şey… Elbette gol atmak benim için çok güzel, harika bir his. Ama bir insanın bana gelip, “sen harika bir adamsın” demesi beni daha çok gururlandırıyor. Hayatındaki en büyük amaç gol atmak değil, öyle değil mi? Çok gol attım. Hâlâ atmak istiyorum. Ve atacağım. Ama hayattaki en büyük amacım, iyi bir insan olmak. Ben insanların, “belki çok iyi futbolcu değil; ama bana saygı duyuyor” demesini isterim benim için; çünkü futboldan sonra hayat başlar. Futbolu 10, belki de 15 sene oynayabilirsiniz; ama sonrasında hayat devam eder. Biliyoruz ki, biz yeniden buluşacağız, ben senin gözlerine bakıp, “nasılsın” diye sormayacaksam, bu neye yarar? Bu özelliğini Türkiye’de de korumayı başardın. Bir buçuk sezon, çok uzun bir zaman dilimi değil; ama sen buradaki insanlar için büyük bir karakter, bir rol modeli oldun. Sadece Galatasaray taraftarları değil, Fenerbahçe, Beşiktaş, tüm takımların taraftarları seni bir karakter, rol model olarak aldı. Bunu nasıl sağladın? Özellikle Galatasaray taraftarları, seni tüm kalbiyle seviyor… En başından beri aynı davrandım. Kalbimle oynadım. Bu tip şeyleri hesaplamam. Asla, “evet, bu maçta şöyle davranarak tüm ilgiyi üstüme çekeceğim” diye düşünmem. Ben buyum. Bunu açıklayabilir miyim, bilmiyorum. Sizin için, diğer insanlar için bu çok özel bir şey olabilir. Ama benim için normal, ben buyum. Benim ailemden gelen bir şey, ben bu şekilde büyütüldüm. Kendi çocuklarımı da böyle yetiştiriyorum. Ve hep bu gibi şeylerle hatırlanmak istiyorum. İlk hedefinin iyi bir insan olmak istediğini, iyi bir futbolcu olmanın ikinci planda yer aldığını söylüyorsun, öyle değil mi? Herkes senin gibi düşünmüyor çünkü. Ama benim fikrimi sorarsan, bu doğru bir düşünce şekli… Evet, bu farklı bir şey. Benim futbol dünyasına girişim biraz geç oldu, en üst seviyedeki ilk maçımı oynadığımda 24, 25 yaşındaydım. Ama her zaman söyledim, tüm bunlardan önce ben sadece Didier’dim. Sadece Didier. Guingamp’tan Marsilya’ya geçtiğimde Drogba oldum. Her şey değişti. İnsanların bana bakışı, davranışı, her şey değişti. Ama ailemin, arkadaşlarımın gözünde hâlâ Didier’dim. Didi, Tito, nasıl isterlerse… Değişmeye ihtiyacım yoktu. Kameraları, fotoğraf makinelerini gördüğüm, goller attığım veya Galatasaray’da oynadığım için değişirsem eğer, bana saygı duymayın. Değişirsem, farklı olursam bana saygınızı yitirebilirsiniz. Ben şu an neysem, 10 yıl veya 20 yıl sonra da o olacağım. Tabii ki geliştireceğim kendimi; çünkü çok tecrübe kazandım. Hatalar yapabilirim, hâlâ yaptığım gibi; ama umarım bunları 10-15 sene sonra tekrarlamayacağım. Ama bilge bir insan olmak için bazı hatalar yapmanız da gerekiyor. Hayatında gerçekleştiremediğin için üzüldüğün bir dileğin var mı? Listemde kayıp bir dilek yok. Fırsat bulursam, yapacağım şeyler var; ama şu an, nasıl derler, elhamdülillah, Tanrı’ya şükürler olsun, sahip olduğum her şeyden dolayı çok mutluyum. Belki duygusal bir soru olacak, benim için, senin için, tüm Galatasaray taraftarları için… Ben, “bizimle kal” demek istiyorum. Ama bu olacak mı, bilmiyorum. Sen neler söylemek istersin? Çok zor bir soru… Bunun açıklamasını bence yönetime bırakalım, benim buraya gelişimi de onlar duyurmuştu. Üzücü; çünkü burada daha yapacak çok işimiz vardı. Ama hayat bu. Ben her şeye, herkese saygı duyuyorum. Ama nasıl Chelsea’ye, Marsilya’ya saygı duyuyorsam, Guingamp’ta oynamayı çok sevdiysem, dünyanın neresine gidersem, gideyim; insanlara Galatasaray’ı anlatacağım. Burada çok fazla arkadaş edindim, çok güzel insanlar tanıdım. Kendimi çok iyi hissettim. Ama üzücü. İnsanlar sizi “efsane” olarak adlandırdığında, size büyük saygı duyduklarını hissettirdiğinde… Bu gibi şeyleri anlatmak her zaman oldukça zor. Ben de tüm bunları açıklamak için burada değilim; ama gelecek sezon birlikte olacağımızdan da emin değilim. Belki yeni bir hikâye… Önemli değil. Önemli olan şu an. Emin değilim… Umarım önünde oynayacağın bir Dünya Kupası var. Sakatlığın ne durumda? Kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Fenerbahçe maçından sonra oynayamadım, takımın dışında kalmak çok zordu. Türkiye Kupası finalinde oynayamamak beni duygusal anlamda çok etkiledi. Ama orada takımla birlikte olmaktan keyif aldım ve o anın tadını çıkardım. Beni “selfie” çekerken görmüşsünüzdür. Duygularımı saklamak zorundaydım. Kupayı kazandığımız için çok mutlu oldum. Umarım çok, çok daha iyi olacağım. Bir ilerleme var. Ama evet, umarım çok daha iyi olacağım. Takım arkadaşlarına söylemek istediğin bir şey var mı? Birebir veya genel olarak? Şunu söylemek istiyorum. Buraya gelme kararını vermeme bir adam çok yardımcı oldu: Wesley. Mourinho’yla konuşuyordum, bana, “Eğer Wesley oraya gidiyorsa, sen de git. Sen de bundan keyif alacaksın, sen de orada eğleneceksin” dedi. Ben de onu dinlemekte haklı olduğumu gördüm. Bana doğru fikri verdi. Buraya geldim, harika insanlar tanıdım. İlk olarak, Wesley. Buraya gelme nedenlerinden birinin Wesley olduğunu söylüyorsun… Nedenlerimden biriydi. Sadece o değil tabii, nedenlerden biri. Bir sene önce dünyanın en iyisi olan bir oyuncunun sizinle birlikte olacağını bilmek size yardım edebilir. Bana göre o dünyanın en iyi oyuncusuydu. Aynı zamanda onunla birlikte oynamak iyi bir fırsattı, ondan öğrenebileceklerim vardı, onlarla birlikte kendimi geliştirebilirdim. Buraya geldikten sonra daha da şaşırdım. İzlediğim ilk maçta, sanırım Kasımpaşa’ya karşı (Antalyaspor maçı), Burak iki gol atmıştı. Daha sonra diğer takım arkadaşlarımla tanıştım. Harika insanlar tanıdım. Hiçbirinin kalbi kötü değildi, hepsi iyi yürekli insanlardı. Seni, “baba” diye çağırıyorlardı… Bana, “baba” diyorlardı; ama ben Godfather’ı tercih ediyorum. İşte, bilirsiniz… Burada çok fazla yetenekli oyuncu var. Favorilerimden biri, gençlerden Emre. En beğendiğim oyunculardan biri Semih. Çok mütevazı, basit oynar, sahada kalbini, her şeyini verir. Asla konuşmaz, asla şikâyet etmez. Sadece çok çalışır. Tabii ki tüm çocukları seviyorum. Ama o böyle çalışmaya devam ederse, bu takımın lideri olabilir. Çok fazla oyuncu var. Selçuk, Burak… Eğer takımınızda Burak gibi bir oyuncunuz yoksa, her sezon 15-20 gol daha az atarsınız ve ligi kaybedersiniz. O, böyle bir santrfor. İnsanların onun hakkında, “bunu iyi yapmıyor, şunu şöyle yapmıyor” dediklerini biliyorum. Ama günün sonunda, şu an ikinci sıradaysak, onun attığı goller sayesinde. Ona daha fazla saygı duyulması lazım. Eğer futbolun içindeyseniz, ne kadar iyi olursanız, olun; insanlar daha fazlasını istediği için sizin hakkında kararlar verir. O da bunu öğreniyor. Ama futbol bu… Sen sadece bir futbolcu değilsin, bir futbol adamısın, bir efsanesin. Türk futboluna, daha iyi seviyeye gelebilmesi için, bir tavsiye vermek ister misin? Gelecek sezon yabancı kuralının 5+3 olacağını öğrendim mesela… Bu sezonkinden iyidir… Eğer ligi daha cazip, ilgi çekici yapmak isterseniz, Sneijder, Nando gibi büyük yabancı oyuncuları buraya getirmelisiniz. Bunun için de düşünce tarzınızı, mantalitenizi daha açık hâle getirmeniz gerekir. Bu oyuncular sizin gelişmenizi sağlar. Siz de aynı şekilde onlara yardımcı olursanız, onlar sizi daha iyi hâle getirir. Örneğin Brezilya Milli Takımı’ndaki tüm oyuncular, yurt dışında forma giyiyor; ama hâlâ iyi bir milli takımları var. Yani bunun bir anlamı yok. Fenerbahçe, geçtiğimiz sezon UEFA Avrupa Ligi’nde yarı final oynadı. Biz Avrupa’nın en iyi takımlarından Real Madrid’e karşı kendimizi gösterdik. Bu sezon Juventus önünde gücümüzü kanıtladık. Onlar Türk futbolunun nerede olduğunu biliyor, Türk futboluna saygı gösteriyor. Futbol evrenseldir… Kesinlikle, kesinlikle. Galatasaray taraftarlarına bir mesajın var mı? Onlara neler söylemek istersin? Onlar seni gerçekten çok seviyor, kalpten seviyor… Hepsini söylemek istersem, bu çok uzun sürer. Onları asla unutmayacağım. Gittiğim her yerde, her tatilimde, her zaman Galatasaray olacak. Bilmek isterseniz, her yerde sarı ve kırmızı olacak. Kalbimde de öyle… Kalbim de Galatasaray için atacak. Burada sadece bir buçuk yıl kaldım. Ama bu takım için attığım her gol, kariyerimin en iyi deneyimlerden biri oldu. Marsilya ve Chelsea ile birlikte. Kariyerimin en güzel anlarından biri. Her şey için teşekkürler Didi. Benim için kariyerimdeki en zor programlardan biri oldu. Ama umarım bu seninle son programımız olmayacak… Hayır, son olmayacak. Çok eğlenceliydi. Burada veya başka bir ülkede, yine birlikte olacağız.Hoş gelirsiniz, her zaman. Galatasaray tarihinin en önemli sayfalarında yerini alacaksın. Burada her zaman bir efsane olarak hatırlanacaksın. Ve eminim herkes senin için, “o bir Galatasaray efsanesi” diyecek… Çok teşekkür ederim.Şampiy10
Osmanlı İmparatorluğu En Geniş Haliyle Hala Ayakta Olsaydı, Dünya Kupasına Hangi Kadro ile Katılırdı?
Malum bu aralar spor programlarında 'Yugoslavya dağılmasaydı şöyle güzel bir takım olurdu', 'Sovyetler dağılmasaydı böyle güçlü bir takım olurdu' muhabbetleri pek bir revaçta. Onu bunu geçtik de Osmanlı İmparatorluğu, o en büyük topraklarıyla ve doğal sınırlarına ulaşmış haliyle bugün ayakta olsaydı ne olurdu, onu hiç düşündünüz mü? Biz düşündük ve geniş bir kadro yarattık. Ve bu kadro emin olun Dünya Kupası'nın en büyük favorilerinden biri olurdu. Takımın yaş ortalaması: 26.5 Değeri ise: 361 Miyon Euro Not: Hırvatistan, Fas ve Ukrayna'yı; Osmanlı buraları tam olarak fethedemediği için listeye almadım. İşte o kadro: 
Galatasaray'ın Torbası Belli Oldu
Yeni sezonda da Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Galatasaray'ın, kura çekimine hangi torbadan katılacağı kesinleşti.UEFA'dan aldığı men cezası nedeniyle Avrupa'ya gidemeyen şampiyon Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterecek olan Galatasaray, 28 Ağustos'ta gerçekleştirilecek olan grup kura çekimine 3. torbadan katılacak. 55.340 takım puanına sahip olan sarı kırmızılılar, 3. torbanın son takımı olarak Monaco'da gerçekleştirilecek olan kura çekimindeki yerini alacak. Direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Cimbom, şu ana kadar gruplara kalması kesinleşen 22 takım arasında 19. sırada yer alıyor. Şampiyonlar Ligi'ndeki grup kura çekimine katılacak takımların torbaları şöyle: 1. TORBA Real Madrid 161.542 Barcelona 157.542 Bayern München 154.328 Chelsea 140.949 Benfica 129.459 Atletico Madrid 119.542 Arsenal 112.949 (play-off oynayacak) Porto 105.459 (play-off oynayacak) 2. TORBA Schalke 95.328 Borussia Dortmund 82.328 Juventus 80.387 Paris Saint-Germain 80.300 Shakhtar Donetsk 78.193 FC Basel 75.645 Zenit St. Petersburg 73.899 (play-off oynayacak) Manchester City 72.949 3. TORBA Bayer Leverkusen 70.328 (play-off oynayacak) Olympiakos 67.720 CSKA Moscow 66.899 Ajax 61.862 Napoli 61.387 (play-off oynayacak) Liverpool 58.949 Sporting Lisbon 58.459 Galatasaray 55.3404 TORBA Anderlecht 50.260 Salzburg 46.185 (play-off oynayacak) Roma 39.887 Steaua Bucuresti 39.451 (play-off oynayacak) APOEL Nicosia 37.650 (play-off oynayacak) Celtic 36.813 (play-off oynayacak) BATE Borisov 33.725 (play-off oynayacak) Monaco 11.300 (Goal.com)
Klaas-Jan Huntelaar Galatasaray'ın Transfer Teklifini Kabul Etmedi
Geçen sezonu Almanya'nın Schalke 04 takımında tamamlayan Hollandalı yıldız, Premier Lig'e gitmek için Galatasaray'ın teklifini reddetti.Ülkesi Hollanda ile Dünya Kupası'nda boy gösteren Klaas-Jan Huntelaar, gelecek sezon İngiltere Premier Lig'de oynamak için Galatasaray'dan gelen teklifi reddeti. Bugün İngiliz basınında çıkan haberde Cesare Prandelli'nin Sneijder'i araya sokarak Huntelaar'a mesaj gönderdiği iddia edildi. Fakat Hollandalı yıldızın gelen bu teklifi kabul etmediği ve İngiltere Premier Ligi'nde oynamak istediği belirtildi. Ayrıca öünümüzdeki sezon sonu Schalke 04 takımı ile olan sözleşmesi sona erecek olan 30 yaşındaki Huntelaar, Dünya Kupası sırasında gelecek planlarıyla ilgili yaptığı açıklamalarda Liverpool'un kendisini istediğini ve fakat önce kulübü Schalke ile konuşması gerektiklerini belirtmişti.eurosport